<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>İlter Dergisi &#45; İskender Abdullaev</title>
<link>https://ilterdergisi.com/rss/author/iskender-abdullaev</link>
<description>İlter Dergisi &#45; İskender Abdullaev</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>İlter 2024 &#45; Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Kazak Türklerinin Milli Uyanışının Öncüsü: MİRJAKIP DULATULOĞLU</title>
<link>https://ilterdergisi.com/kazak-turklerinin-milli-uyanisin-oencusu-mirjakip-dulatuloglu</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/kazak-turklerinin-milli-uyanisin-oencusu-mirjakip-dulatuloglu</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202605/image_870x580_69f49431da4c8.jpg" length="85623" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 24 Apr 2026 00:08:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>İskender Abdullaev</dc:creator>
<media:keywords>Tarih Edebiyat Bilim</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>MirJakup Dulatoğlu (1885–1935), 20. yüzyılın başındaki Kazak milli uyanış hareketinin en önemli fikir adamlarından, şairlerinden ve siyasi liderlerinden biridir. 25 Kasım 1885'te Turgay bölgesinde dünyaya gelmiş, erken yaşta yetim kalmasına rağmen geleneksel eğitiminin ardından Kazak-Rus okulunu bitirerek köy öğretmenliği yapmaya başlamıştır. Fikir dünyasının şekillenmesinde Ahmet Baytursunlu ve Ali Han Bökeyhan gibi Alaş hareketinin kurucu liderleriyle tanışması dönüm noktası olmuştur. Bu isimlerin etkisiyle sömürgecilik karşıtı ve reformist bir dünya görüşü benimsemiştir. 1909 yılında yayımladığı "Uyan Kazak!" şiir kitabı ve 1910 tarihli "Bahtsız Cemal" romanı ile kısa sürede Kazak bozkırlarında büyük bir edebi şöhrete ulaşmış ve halkın uyanışının sembol ismi haline gelmiştir. 1917 İhtilali sürecinde Alaş Orda hükümetinin kurulmasında aktif rol oynamış ve bağımsız Kazak devletinin temellerini atmak için çalışmıştır. Sovyet rejiminin güçlenmesinin ardından, pek çok Alaş aydını gibi Dulatoğlu da baskı altına alınmıştır. 1928 yılında milliyetçilik ve rejim karşıtı faaliyetler suçlamasıyla tutuklanmış, ardından ağır çalışma kamplarına gönderilmiştir. Hayatının son yıllarını sürgünde geçiren Dulatoğlu, 5 Ekim 1935'te Solovki toplama kampında hayatını kaybetmiştir. Sovyet döneminde adı uzun süre yasaklı kalsa da, 1988 yılında itibarı tamamen iade edilerek Kazak tarihinin en saygın şahsiyetleri arasındaki yerini yeniden almıştır. </p>
<p>Kazakistan’ın yetiştirdiği müstesna şahsiyetlerden biri olan Alaş aydını Mirjakup Dulatoğlu’nun doğumunun 140. yıl dönümü vesilesiyle onun hayatı ve eserleri büyük bir önem arz etmektedir. Kazak halkının aydınlanmacı ve demokratik eksendeki politik çizgisini benimseyen Dulatoğlu; yetenekli bir müellif, cemiyet adamı ve mühim bir tarihi şahsiyettir. Çalkantılı bir dönemde milletinin geleceği adına yürüttüğü mücadele dolu faaliyetleri ve ardında bıraktığı zengin edebi mirası dolayısıyla halkı nezdinde son derece muteber ve saygın bir konuma sahiptir. Dulatoğlu, hem sosyal sahada hem de edebiyat dünyasında ulusal bağımsızlık fikrini daima ön planda tutmuş, eserleri vasıtasıyla halkın uyanışını hedeflemiş ve Alaş Hareketi’nin en aktif liderlerinden biri olmuştur.</p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202604/image_870x_69ea811a21549.jpg" alt=""></p>
<p><strong>Edebi ve Bilimsel Faaliyetleri</strong></p>
<p>Sanat ve fikir hayatına ilk olarak şiir ile başlayan Dulatoğlu, ilerleyen süreçte nesir türünde de telifler vermiştir. Müellifin 1910 yılında kaleme aldığı "Bahtsız Cemal" (Bakıtsız Jamal) adlı eser, Kazak edebiyatı tarihinde doğrudan sanatsal/edebi düzyazı normlarına uygun olarak kaleme alınmış ilk roman olma niteliğini haizdir.</p>
<p>Edebi uyanışın en simgesel örneklerinden bir diğeri ise müellifin "Uyan Kazak!" (Oyan Qazaq) adlı meşhur manzumesidir. Dulatoğlu bu eseriyle Kazak halkına doğrudan bir çağrıda bulunmuş; dizeleriyle halkı fikri bir sarsıntıya uğratarak onları bilime, eğitime ve memleket için yararlı faaliyetlerde bulunmaya davet etmiştir. Toplumun hürriyetine kavuşabilmesinin birincil şartının, üzerlerine bir sis perdesi gibi çöken cehalet uykusundan uyanmak ve bilgisizlikten arınmak olduğunu savunan müellif, hayatı boyunca bu fikri haykırmaktan geri durmamıştır.</p>
<p>Edebi kişiliğinin yanı sıra Dulatoğlu, ilk Kazak Anayasası’nın hazırlayıcı heyeti içerisinde yer almıştır. Kendisi aynı zamanda Kazakların ilk matematikçisi olarak kabul edilmektedir. Bu doğrultuda hazırladığı ve matematik alanında bir ilk olan beş ciltlik "Hesap Aracı" (Esep Quralı) isimli ders kitabı serisi, dönemin eğitim hayatında büyük bir boşluğu doldurmuştur.</p>
<p><strong>Uluslararası Etkileri ve Siyasi Temasları</strong></p>
<p>Dulatoğlu’nun fikirleri sadece Kazakistan coğrafyasıyla sınırlı kalmamış, uluslararası alanda da derin yankılar uyandırmıştır. Bu bağlamda Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürkü kendi öğretmeni ve fikir aydını olarak görmüştür</p>
<p>Eserin tesir ettiği bir diğer önemli coğrafya ise Japonya olmuştur. Dulatoğlu, bizzat kendi şiirlerinde Japon ulusunun gösterdiği kahramanlıkları ve milli uyanış modellerini konu edinmiştir. Buna mukabil bazı Japon aydınları, yakın tarihte de bu esere ilgi sürmüş ve 1997 yılında Japon bilim insanı Tomohiko Uyama, Miryakup Dulatoğlu’nun siyasi ve felsefi görüşleri üzerine bir doktora tezi savunmuştur.</p>
<p>Dulatoğlu’nun mücadele azmi askeri ve stratejik boyutlara da taşınmıştır. Müellif, 1918 yılında günümüzde Çin Halk Cumhuriyeti sınırları içerisinde kalan Çöçek (Şäuweşek) şehrine giderek oradan silah ve mühimmat temin etmiştir. Bu kritik seyahati esnasında, henüz delikanlılık çağında olan meşhur direniş önderi Osman Batur ile görüşmüştür. Dulatoğlu, genç Ospan’a hayır dualarında bulunmuş ve kendisine "Uyan Kazak!" adlı kitabını hediye ederek gelecek mücadelelerin fikri tohumlarını ekmiştir.</p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202604/image_870x_69ea81d82e617.jpg" alt=""><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202604/image_870x_69ea8243a83a7.jpg" alt=""></p>
<p><strong>Tarih Bilinci ve Kültürel Miras</strong></p>
<p>Müellifin Hoca Ahmet Yesevi ve Sultan Abılay Han gibi tarihi şahsiyetlere dair arşivsel verilere vakıf olmasının yanı sıra; halk efsanelerine, ozan ve destancıların birikimlerine de ileri düzeyde hakim olması hayranlık uyandırıcı bir entelektüel derinliği işaret etmektedir. Özellikle Hoca Ahmet Yesevi Türbesi’nin tahrip edilmeden muhafaza edilmesini ve gelecek nesillere "ebedi bir miras" olarak aktarılması gerektiğini savunması ve bu hususta özel çalışmalar yürütmesi, onun ne kadar yüksek bir tarih bilincine ve bilgeliğe sahip olduğunu tevsik etmektedir</p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202604/image_870x_69ea83203d022.jpg" alt=""></p>
<p><strong>Sürgün Dönemi, Vefatı ve İade-i İtibar Süreci</strong></p>
<p>Dulatoğlu, yürüttüğü milli faaliyetler sebebiyle Sovyet rejimi tarafından baskıya ve sürgüne maruz bırakılmıştır. Sürgüne gönderilmeden evvel kızı Gülnar Miryakupkızı’na hitaben sarf ettiği: "Artık aklın eriyor Gülnar'ım. Annene destek ol! Derslerine iyi çalış! Bizim yaptığımız işler temiz ve haktır. Buna inanıyorum. Güçlü olun!" şeklindeki veda sözleri, onun davasına olan sarsılmaz inancını göstermektedir.</p>
<p>Müellifin vefatının ardından yürütülen hukuki süreçler neticesinde, 4 Kasım 1988 tarihinde Kazakistan SSC Yüksek Mahkemesi, herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı gerekçesiyle Miryakup Dulatoğlu’nun tamamen beraat etmesine ve itibarının iade edilmesine hükmetmiştir. Manidar bir tevafuk eseri olarak bu karar, Dulatoğlu’nun kızı Gülnar’ın doğum gününde açıklanmıştır.</p>
<p>Dulatoğlu’nun kayıp mezarını bulma şerefi ise araştırmacı Marat Absemetov’a aittir. Absemetov, 1990 yılında gerçekleştirdiği fedakarca bir araştırma gezisi neticesinde, Rusya'nın kuzey ucundaki Karelya bölgesinde yer alan Solovki Adaları'ndaki Solovetsk kasabasında müellifin kabrini tespit etmiştir. Yapılan antropolojik ve bilimsel analizler sonucunda naaşın kesin olarak Miryakup Dulatoğlu’na ait olduğu tescillenmiştir.</p>
<p>KAYNAKÇA:</p>
<p>Absemet, M.</p>
<p>Dulatova, G. M. Şındıq Şırağı (Gerçek Işığı).</p>
<p>Çeviren ve hazırlayan: İskender ABDULLAEV</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Stoacılık Felsefesi</title>
<link>https://ilterdergisi.com/stoacilik-felsefesi</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/stoacilik-felsefesi</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202512/image_870x580_6935b56ad9b98.jpg" length="51470" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 07 Dec 2025 18:57:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>İskender Abdullaev</dc:creator>
<media:keywords>Felsefe-Stoacılık-Psikoloji</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Zorluklarla Barışmak Kendimizle Barışmaktır </strong></em></p>
<p>Stoizm, Antik Yunan felsefesinin en etkili etik ekollerinden biri olup bireyin mutluluğunu akıl, erdem ve doğaya uygun yaşam ilkeleri üzerine temellendirir. MÖ 3. yüzyılda ortaya çıkan bu felsefi sistem, yalnızca teorik bir öğreti olarak kalmamış; Roma İmparatorluğu döneminde siyaset, ahlak ve gündelik yaşam üzerinde derin etkiler bırakmıştır. Stoizm’in tarihsel gelişiminde Zenon, Seneca ve Epiktetos gibi filozoflarla birlikte Roma İmparatoru Marcus Aurelius özel bir yere sahiptir. Hem siyasi bir lider hem de bir filozof olarak Marcus Aurelius, Stoacı düşüncenin pratik hayata uygulanmasının en güçlü örneklerinden biridir.</p>
<p>Stoizm felsefesi evreni akılcı (logos temelli) bir düzen olarak kabul eder. Bu düzende her şey zorunlu neden-sonuç ilişkileriyle meydana gelir. İnsan mutluluğu, bu düzeni anlamak ve ona uygun yaşamakla mümkündür.</p>
<p></p>
<p><strong>Stoik düşüncenin temel ilkeleri şu şekilde özetlenebilir</strong>:</p>
<p></p>
<p>1. <strong><em>Erdem Tek Gerçek İyidir</em></strong></p>
<p>Stoacılara göre mutluluk hazda, servette veya toplumsal statüde değil; bilgelik, cesaret, ölçülülük ve adalet gibi erdemlerde bulunur.</p>
<p></p>
<p></p>
<p>2. <strong><em>Kontrol Edilebilirlik İlkesi</em></strong></p>
<p>Stoizm, insan yaşamını “kontrolümüz altında olanlar” ve “kontrolümüz dışında olanlar” şeklinde ayırır. Dış olaylar denetimimizin dışında olsa da onlara verdiğimiz tepkiler bizim sorumluluğumuzdadır.</p>
<p></p>
<p></p>
<p>3. <strong><em>Duyguların Akılla Yönetimi</em></strong></p>
<p>Stoacı felsefe duyguları tamamen reddetmez; ancak duyguların aklın rehberliğinde denetlenmesi gerektiğini savunur. Aşırı tutku ve korkular zihinsel yanılgılar olarak görülür.</p>
<p></p>
<p></p>
<p>4. <strong><em>Doğaya Uygun Yaşam</em></strong></p>
<p>İnsan doğanın bir parçasıdır ve onun yasalarına uyum sağlamakla yükümlüdür. Bu uyum, hem bireysel hem toplumsal düzenin temelidir.</p>
<p><strong>Stoacılık Felsefesinin Önderleri</strong></p>
<p><strong>Zenon</strong> (MÖ 334–262)</p>
<p>Stoizm’in kurucusu olan Kıbrıslı Zenon, Atina’daki Stoa Poikile adlı yapıda verdiği derslerle bu felsefenin temellerini atmıştır. Zenon’a göre mutluluk, insanın akılla uyumlu bir yaşam sürmesiyle mümkün olur.</p>
<p></p>
<p><strong><em>Seneca</em></strong> (MÖ 4 – MS 65)</p>
<p></p>
<p>Roma Stoası’nın en önemli temsilcilerinden biridir. Ahlaki öğütler içeren Epistulae Morales ad Lucilium adlı eseri Stoacı etik anlayışın temel metinlerindendir. Seneca, özellikle ölüm, zaman ve erdem konularında derin analizler yapmıştır.</p>
<p></p>
<p><em><strong>Epiktetos</strong></em> (MS 50–135)</p>
<p></p>
<p>Bir köle olarak yaşamaya başlamış olmasına rağmen Stoacı ahlak felsefesinin en etkili öğretilerini geliştirmiştir. Enchiridion adlı eserinde bireyin özgürlüğünü zihinsel tutumlarına bağlar.</p>
<p></p>
<p>Stoacılık denince günümüzde aklımıza gelen "<em><strong>Marcus Aurelius</strong></em>" hakkında biraz bilgi vermek istiyorum </p>
<p></p>
<p><strong>Marcus Aurelius’un Hayatı</strong></p>
<p></p>
<p>Marcus Aurelius, MS 121 yılında Roma’da doğmuştur. Asil bir aileden gelen Aurelius, küçük yaşlardan itibaren iyi bir eğitim almış ve özellikle felsefeye ilgi duymuştur. İmparator Hadrianus tarafından fark edilmiş, daha sonra Antoninus Pius tarafından evlat edinilerek imparatorluğa hazırlanmıştır.</p>
<p></p>
<p>MS 161 yılında Roma İmparatoru olan Marcus Aurelius, yönetimi boyunca Germen kabileleriyle yapılan savaşlar, salgın hastalıklar ve iç karışıklıklarla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Bu zorlu koşullara rağmen Stoacı ilkelerden vazgeçmemiş, görevini ahlaki bir sorumluluk olarak görmüştür.</p>
<p></p>
<p>Marcus Aurelius’un felsefi düşüncelerinin en önemli kaynağı, Yunanca kaleme aldığı “Ta Eis Heauton”, Latincede bilinen adıyla Meditationes (Kendime Düşünceler) adlı eseridir. Bu eser, yayımlanmak amacıyla değil, imparatorun kendi içsel disiplinini sağlamak için tuttuğu notlardan oluşur.</p>
<p></p>
<p></p>
<p>---</p>
<p></p>
<p><strong>Marcus Aurelius’un Stoacı Düşüncesi</strong></p>
<p></p>
<p>Marcus Aurelius’un Stoacılığı teorik olmaktan ziyade pratiktir. Eserlerinde şu temalar öne çıkar:</p>
<p></p>
<p>İnsanın görevi erdemli davranmaktır, sonuçlar doğaya aittir.</p>
<p></p>
<p>Ün, güç ve beden geçicidir.</p>
<p></p>
<p>İnsanlar hata yapabilir; hoşgörü erdemin bir parçasıdır.</p>
<p></p>
<p>Ölüm korkulacak bir olay değil, doğanın düzenidir.</p>
<p></p>
<p></p>
<p>Onun felsefesinde Stoizm, zor koşullar altında bile ahlaki tutarlılığı koruma çabasıdır. Bu yönüyle Marcus Aurelius, Stoacı ideali en yüksek siyasi makamda temsil eden nadir figürlerden biridir.</p>
<p>Kısaca: <em><strong>Düşüncelerimizi değiştirirsek hayatımızı ve kendimizi hatta sosyal yapıyı bile değiştirebiliriz çünkü çoğu şey düşüncemize bağlıdır.</strong></em></p>
<p><em><strong></strong></em></p>
<p><em><strong>Kaynaklar: </strong></em></p>
<p><em><strong>Aurelius, M. (2002). Meditations. (Çev. G. Hays). Modern Library.</strong></em></p>
<p><em><strong> </strong></em></p>
<p><em><strong>Long, A. A. (2002). Epictetus: A Stoic and Socratic Guide to Life. Oxford University Press.</strong></em></p>
<p><em><strong> </strong></em></p>
<p><em><strong>Seneca. (2015). Moral Letters to Lucilius. University of Chicago Press.</strong></em></p>
<p><em><strong> </strong></em></p>
<p><em><strong>Inwood, B. (2003). The Cambridge Companion to the Stoics. Cambridge University Press.</strong></em></p>
<p><em><strong> </strong></em></p>
<p><em><strong>Sandbach, F. H. (1994). The Stoics. Hackett Publishing.</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>