<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>İlter Dergisi &#45; : Felsefe</title>
<link>https://ilterdergisi.com/rss/category/felsefe</link>
<description>İlter Dergisi &#45; : Felsefe</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>İlter 2026 &#45; Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Stoacılık Felsefesi</title>
<link>https://ilterdergisi.com/stoacilik-felsefesi</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/stoacilik-felsefesi</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202512/image_870x580_6935b56ad9b98.jpg" length="51470" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 07 Dec 2025 18:57:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>İskender Abdullaev</dc:creator>
<media:keywords>Felsefe-Stoacılık-Psikoloji</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Zorluklarla Barışmak Kendimizle Barışmaktır </strong></em></p>
<p>Stoizm, Antik Yunan felsefesinin en etkili etik ekollerinden biri olup bireyin mutluluğunu akıl, erdem ve doğaya uygun yaşam ilkeleri üzerine temellendirir. MÖ 3. yüzyılda ortaya çıkan bu felsefi sistem, yalnızca teorik bir öğreti olarak kalmamış; Roma İmparatorluğu döneminde siyaset, ahlak ve gündelik yaşam üzerinde derin etkiler bırakmıştır. Stoizm’in tarihsel gelişiminde Zenon, Seneca ve Epiktetos gibi filozoflarla birlikte Roma İmparatoru Marcus Aurelius özel bir yere sahiptir. Hem siyasi bir lider hem de bir filozof olarak Marcus Aurelius, Stoacı düşüncenin pratik hayata uygulanmasının en güçlü örneklerinden biridir.</p>
<p>Stoizm felsefesi evreni akılcı (logos temelli) bir düzen olarak kabul eder. Bu düzende her şey zorunlu neden-sonuç ilişkileriyle meydana gelir. İnsan mutluluğu, bu düzeni anlamak ve ona uygun yaşamakla mümkündür.</p>
<p></p>
<p><strong>Stoik düşüncenin temel ilkeleri şu şekilde özetlenebilir</strong>:</p>
<p></p>
<p>1. <strong><em>Erdem Tek Gerçek İyidir</em></strong></p>
<p>Stoacılara göre mutluluk hazda, servette veya toplumsal statüde değil; bilgelik, cesaret, ölçülülük ve adalet gibi erdemlerde bulunur.</p>
<p></p>
<p></p>
<p>2. <strong><em>Kontrol Edilebilirlik İlkesi</em></strong></p>
<p>Stoizm, insan yaşamını “kontrolümüz altında olanlar” ve “kontrolümüz dışında olanlar” şeklinde ayırır. Dış olaylar denetimimizin dışında olsa da onlara verdiğimiz tepkiler bizim sorumluluğumuzdadır.</p>
<p></p>
<p></p>
<p>3. <strong><em>Duyguların Akılla Yönetimi</em></strong></p>
<p>Stoacı felsefe duyguları tamamen reddetmez; ancak duyguların aklın rehberliğinde denetlenmesi gerektiğini savunur. Aşırı tutku ve korkular zihinsel yanılgılar olarak görülür.</p>
<p></p>
<p></p>
<p>4. <strong><em>Doğaya Uygun Yaşam</em></strong></p>
<p>İnsan doğanın bir parçasıdır ve onun yasalarına uyum sağlamakla yükümlüdür. Bu uyum, hem bireysel hem toplumsal düzenin temelidir.</p>
<p><strong>Stoacılık Felsefesinin Önderleri</strong></p>
<p><strong>Zenon</strong> (MÖ 334–262)</p>
<p>Stoizm’in kurucusu olan Kıbrıslı Zenon, Atina’daki Stoa Poikile adlı yapıda verdiği derslerle bu felsefenin temellerini atmıştır. Zenon’a göre mutluluk, insanın akılla uyumlu bir yaşam sürmesiyle mümkün olur.</p>
<p></p>
<p><strong><em>Seneca</em></strong> (MÖ 4 – MS 65)</p>
<p></p>
<p>Roma Stoası’nın en önemli temsilcilerinden biridir. Ahlaki öğütler içeren Epistulae Morales ad Lucilium adlı eseri Stoacı etik anlayışın temel metinlerindendir. Seneca, özellikle ölüm, zaman ve erdem konularında derin analizler yapmıştır.</p>
<p></p>
<p><em><strong>Epiktetos</strong></em> (MS 50–135)</p>
<p></p>
<p>Bir köle olarak yaşamaya başlamış olmasına rağmen Stoacı ahlak felsefesinin en etkili öğretilerini geliştirmiştir. Enchiridion adlı eserinde bireyin özgürlüğünü zihinsel tutumlarına bağlar.</p>
<p></p>
<p>Stoacılık denince günümüzde aklımıza gelen "<em><strong>Marcus Aurelius</strong></em>" hakkında biraz bilgi vermek istiyorum </p>
<p></p>
<p><strong>Marcus Aurelius’un Hayatı</strong></p>
<p></p>
<p>Marcus Aurelius, MS 121 yılında Roma’da doğmuştur. Asil bir aileden gelen Aurelius, küçük yaşlardan itibaren iyi bir eğitim almış ve özellikle felsefeye ilgi duymuştur. İmparator Hadrianus tarafından fark edilmiş, daha sonra Antoninus Pius tarafından evlat edinilerek imparatorluğa hazırlanmıştır.</p>
<p></p>
<p>MS 161 yılında Roma İmparatoru olan Marcus Aurelius, yönetimi boyunca Germen kabileleriyle yapılan savaşlar, salgın hastalıklar ve iç karışıklıklarla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Bu zorlu koşullara rağmen Stoacı ilkelerden vazgeçmemiş, görevini ahlaki bir sorumluluk olarak görmüştür.</p>
<p></p>
<p>Marcus Aurelius’un felsefi düşüncelerinin en önemli kaynağı, Yunanca kaleme aldığı “Ta Eis Heauton”, Latincede bilinen adıyla Meditationes (Kendime Düşünceler) adlı eseridir. Bu eser, yayımlanmak amacıyla değil, imparatorun kendi içsel disiplinini sağlamak için tuttuğu notlardan oluşur.</p>
<p></p>
<p></p>
<p>---</p>
<p></p>
<p><strong>Marcus Aurelius’un Stoacı Düşüncesi</strong></p>
<p></p>
<p>Marcus Aurelius’un Stoacılığı teorik olmaktan ziyade pratiktir. Eserlerinde şu temalar öne çıkar:</p>
<p></p>
<p>İnsanın görevi erdemli davranmaktır, sonuçlar doğaya aittir.</p>
<p></p>
<p>Ün, güç ve beden geçicidir.</p>
<p></p>
<p>İnsanlar hata yapabilir; hoşgörü erdemin bir parçasıdır.</p>
<p></p>
<p>Ölüm korkulacak bir olay değil, doğanın düzenidir.</p>
<p></p>
<p></p>
<p>Onun felsefesinde Stoizm, zor koşullar altında bile ahlaki tutarlılığı koruma çabasıdır. Bu yönüyle Marcus Aurelius, Stoacı ideali en yüksek siyasi makamda temsil eden nadir figürlerden biridir.</p>
<p>Kısaca: <em><strong>Düşüncelerimizi değiştirirsek hayatımızı ve kendimizi hatta sosyal yapıyı bile değiştirebiliriz çünkü çoğu şey düşüncemize bağlıdır.</strong></em></p>
<p><em><strong></strong></em></p>
<p><em><strong>Kaynaklar: </strong></em></p>
<p><em><strong>Aurelius, M. (2002). Meditations. (Çev. G. Hays). Modern Library.</strong></em></p>
<p><em><strong> </strong></em></p>
<p><em><strong>Long, A. A. (2002). Epictetus: A Stoic and Socratic Guide to Life. Oxford University Press.</strong></em></p>
<p><em><strong> </strong></em></p>
<p><em><strong>Seneca. (2015). Moral Letters to Lucilius. University of Chicago Press.</strong></em></p>
<p><em><strong> </strong></em></p>
<p><em><strong>Inwood, B. (2003). The Cambridge Companion to the Stoics. Cambridge University Press.</strong></em></p>
<p><em><strong> </strong></em></p>
<p><em><strong>Sandbach, F. H. (1994). The Stoics. Hackett Publishing.</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Milliyetçiliğin Felsefesi</title>
<link>https://ilterdergisi.com/milliyetciligin-felsefesi</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/milliyetciligin-felsefesi</guid>
<description><![CDATA[ Millet aslında bir zümrenin ismidir ve milliyetçilik bu zümrenin yüceltilmesi gerektiğini söyler. Peki neden ? Neden millet zümresi yükseltilmelidir ? İşte yazımda bunu açıklamaya çalıştım. Keyifli okumalar ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202501/image_870x580_67816b03962ae.jpg" length="83747" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 10 Jan 2025 22:03:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>egemtn</dc:creator>
<media:keywords>Millet, Milliyetçilik, Neden milliyetçiyiz, Milliyetçilik nedir, Milliyetçiliğin felsefesi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Neden diye sormak, sorabilmek, sormayı akıl etmek ne güzel bir şey değil mi? Bir<br>bilinç’e sahip olmamız... Ama bazen bu beceri sırtımıza çok büyük bir ağırlık<br>yükleyebiliyor. "Neden varız?", "Neden yaşıyoruz?", "Hayatın anlamı nedir?" gibi soruları<br>yanıtlamak çok zor ve bu soruların ağırlığı oldukça fazla. Ben bugün elimden geldiğince<br>size neden milliyetçi ve vatansever olmanız gerektiğini anlatacağım. Ama ilk önce<br>milliyetçiliğin kısa ve ‘yüzeysel’ kaçabilecek bir tanımını yapalım.</p>
<p><br>Milliyetçilik özünde, mensup olduğun büyük grubun, yani milletinin, çıkarlarını<br>gözetmek ve ona göre hareket etmektir. Milliyetçilik bu yönüyle ofansif değil, defansif bir<br>ideolojidir. "Başka milletlerden üstünüm" demez, tam aksine "Başka milletler beni yok<br>edebilir" der. Kendi milletinin varlığını korur. Öyle ya, varlığınızı korumak istiyorsanız<br>kendi çıkarlarınızı gözetmelisiniz. İşte bu noktada bazı sivri zekalar, "Neden tüm<br>insanlığın değil de milletimin çıkarlarını gözeteyim?" diyor.</p>
<p><br>Arkadaşlar, siz tüm insanlığın çıkarına elbette hareket edin. Ama ortak tarih, kan ve en<br>önemlisi kültür bağınız olduğu bu grubun çıkarlarını üstün tutun. Çünkü eğer bu grubun<br>çıkarlarını siz üstün tutmazsanız, diğer kendi çıkarlarını üstün tutan milletler sizi<br>parçalayacaktır. Siz enternasyonal çıkarları gözetin ama nasyonal, yani evinizin,<br>ulusunuzun çıkarlarını üstün tutun.</p>
<p><br>Her insan komşularından, yakınlarından önce kendi çıkarlarını gözetir, değil mi? Kendini<br>doyuramadan, kendine bakamadan başkalarına yardım edenlere en nahif tabirle<br>mülayim derler. Ve siz de o eski Türk filmindeki mülayimin durumuna düşmek<br>istemiyorsanız, kendi çıkarlarınızı, kendi milletinizin çıkarlarını gözetmek zorundasınız.</p>
<p><br>Her insan, varoluşu gereği mutlu olmak ister. Bu varoluşsal amacı tamamlamak ve<br>korumak için milliyetçi olmalısınız. Bakın, Napolyon bir ulus devleti kurabildiği için<br>Avrupa’ya bir dönem hükmedebildi. Kendisinden nefret etsem de Hitler’in başarısının<br>kaynağı da budur. II. Dünya Savaşı’nda Almanya, millet ve ulus ‘nasyonal’ olabildiği için<br>tüm dünyayla savaşabildi. Millet olmanın önemi işte budur. Eğer siz günümüzdeki o<br>muasır medeniyetler dediğimiz medeniyetlerin nasıl bu duruma geldiğine bakarsanız,<br>hepsi geçmişte kendi milli çıkarları için türlü entrikalar döndürmüştür. Hatta ileriye gidip<br>insanlık suçları işlemiş, kendi milletleri için diğer milletleri sömürgeleştirmiştir. Gariptir<br>ki, günümüzde liberallerin göz bebeği olan bütün toplumlar, milliyetçi olabildikleri için o<br>konumlara gelebilmişlerdir ama günümüz Türkiye’sindeki liberaller ile İslamcılar,<br>milliyetçiliğe karşı olmakta yarışmaktadırlar (bir nebze milliyetçi olan liberaller bu lafı<br>üstlerine almasınlar).</p>
<p><br>Böyle diyoruz diye de "Milliyetçiler hürriyet, özgürlük, liberalizm düşmanıdırlar" sonucu<br>çıkmasın. Bir milletin fertleri eğer hür değillerse, o millet başarısız bir millettir. Bireyler,<br>hürriyetini korumak ve sömürge olmamak için milliyetçi olmalıdır. Eğer sömürge<br>milletler, milliyetçi olup bu dava uğrunda teşkilatlanıp başarılı olsaydı, sömürge<br>olmayacaklardı. Bizim Kurtuluş Savaşımız bunun en iyi örneklerindendir.<br>Ülkemizde ‘milliyetçilik’ denince insanların kafasında kötü bir imaj canlanmasının<br>nedeni, Türk yakın siyasi tarihindeki o mafyatik ve milli çıkarları için değil, kendi çıkarları<br>için milliyetçi kisvesi altında gezen milliyetçi müsveddeleridir. Halbuki milliyetçilerin<br>tarihine bakarsanız, ne büyük fikir adamları, ne elitler çıktığı ortadadır: Atatürk, Ziya<br>Gökalp, Yusuf Akçura, Namık Kemal, Mehmet Emin Yurdakul, Mustafa Çokay, Sadri<br>Maksudi gibi isimlerin bizlere mirasını, o milliyetçi kisvesi altında gezen insan<br>müsveddelerine yedirmemek de bizim görevlerimizdendir.</p>
<p><br>Yurtsever olmanın, millet olmanın, imtiyazsız ve sınıflara rağmen kaynaşmış bir kitle<br>olmanın önemi, günümüz politiğinde ve insanlık tarihinde kendini tekrar ve tekrar ispat<br>etmiş bir gerçektir. Millet olamayan toplumlar yok olmaya mahkumken, millet olmuş<br>azınlıklar, kimi zaman kendilerinden kat kat daha güçlü düşmanlarını derdest<br>edebilmişlerdir. Millet olma halinin, milliyetçi olmanın birey için önemi ise, kendi<br>varoluşundaki mutluluğa kavuşmakta önemli bir yer tutmasıdır.<br>Bu kavramları başarabilmiş ülkelerde suç oranları daha düşüktür, halk daha gelişmiştir,<br>gelir seviyesi daha yüksektir. Eğer milletler başarılı milletler ise, bu milletin fertleri daha<br>özgür, daha hür, daha müreffeh bir ömüre sahip olacaklardır. Bu kavramların mutlu<br>olmaktaki önemi göz ardı edilemez. Eğer siz kendinizin, evlatlarınızın, torunlarınızın,<br>gelecek nesillerinizin rahat ve mutlu bir hayat sürmesini istiyorsanız, tarihteki milliyetçi<br>hakikatin kendini tekrar tekrar vuku buldurmasını göz ardı etmeyip milletinizin<br>çıkarlarına göre hareket etmeli ve milliyetçi olmalısınız.</p>
<p><br>Milliyetçi olmayan toplumlar, kendi milletinin çıkarlarını gözetmeyen toplumlar, milli<br>çıkarlarını gözeten toplumlar tarafından sindirilmeye, yenilmeye ve yok edilmeye<br>mahkumdur. Bu gerçeği göz önüne alırsak, sömürgeleştirilen toplumlarda yaşayan<br>fertler ne kadar huzurlu ve mutlu olabilir? Bugün Doğu Türkistan’da, Filistin’de olan<br>vahşetleri biliyoruz. Ve biz, kendi çıkarlarımızı olabildiğince gözetip millet olup<br>güçlenemediğimiz için Doğu Türkistan’daki soydaşlarımız bugün o vahşete maruz<br>kalıyorlar.</p>
<p><br>Milliyetçiliğe karşı sunulan aptalca argümanlardan biri olan "Bu millete şans eseri<br>geldin, bu milliyetçilik niye?" argümanını da bu gözle değerlendirmek gerekir. Eğer şans<br>eseri bu topluma geldin ise bile, sen millet olamazsan seni yok edecekler. Bu bir<br>hakikattir.</p>
<p><br>İnsan, tabiatından gelen acizliğinden dolayı bir miktar kolektif yaşama mahkumdur.<br>Zamanı biraz geriye alalım: Tarih öncesi çağlarda insan, doğada tek başına hayatta<br>kalma konusunda diğer türlere karşı elverişsizdir. Bir ayıyla yumruk yumruğa<br>dövüştüğünüzde, tabii ki ayı kazanacaktır. Ama eğer 10 insan birleşip materyal üretip<br>öyle ayıya saldırırsa, insan ırkı galip gelecektir. Bu küçük insan gruplarına klan dersek,<br>klanlar toplumların ilk örneklerindendir. Ve insanın rekabetçi doğasından dolayı<br>insanlar ve klanlar arasında da rekabet vardır. Hangi klan suya yakın yere yerleşecek?<br>Hangi klan daha gelişecek? İşte bu çekişme vardır. Klanlar, kendi çıkarlarını gözetmeye<br>başlarlar. Bizim milliyetçi hakikat dediğimiz şey de özünde budur.<br>Acizliğinden dolayı kümülatif yaşama mahkum insanoğlu, bulunduğu grubun çıkarlarını<br>hep gözetir ve dünya buna göre şekillenmiştir.</p>
<p><br>Ama bu durumla birlikte milliyetçiliğe aykırı olmayan bir enternasyonalizm yaratılabilir.<br>Milletler, tek bir resim gibi değil de, yapboz parçaları gibi birleşik bir formata girebilir.<br>Zamanla birlikte dünyanın geneline tek ve ortak bir kültür hakim olduğunda, tek dünya<br>devleti gerçekleşebilir. Veya bunların aksine, transhümanizmin, bilimin ve inovasyonun<br>gelişmesiyle birlikte her bir insan, bir millet kadar güçlü duruma gelirse, milliyetçi<br>hakikat artık hakikat olmayacağı savunulabilir. Ancak bunların dışında, günümüzde<br>milliyetçi hakikati tanımamak ve reddetmek çok büyük bir ahmaklıktır. Dünyanın<br>bulunduğu bu konjonktürde milliyetçi olmamak, yok olmaya mahkum olmaktır,<br>eşdeğerdir.</p>
<p><br>Yani kısaca, millet olma hali ve milliyetçilik gerekli olmasının iki ana nedeni vardır:</p>
<ul>
<li><br>1. İç sebepler: Millet olma hali, büyük bir kalabalığın ortak bir kütle olma hali, bir<br>sakinlik ve stabil olma hali yaratır. Bu da bu ortak kütleyi daha hızlı geliştirir.<br>Daha hızlı gelişmiş bu kütlenin mensupları da daha büyük kazançlar elde eder,<br>daha mutlu bir hayat sürer.</li>
<li><br>2. Dış sebepler: Eğer biz millet olamazsak, milliyetçi olmazsak, diğer kendi<br>çıkarlarını gözeten gruplar, yani milletler tarafından yok ediliriz ve bu ortak<br>kütlenin mensuplarının her birine çok kötü ve acı dolu bir hayat verir.</li>
</ul>
<p>Tüm bu anlattıklarım çerçevesinde "Neden milliyetçi olmalıyız?" sorusuna verdiğim<br>cevap şudur:</p>
<p><br>Her insanın varoluşsal ve evrimsel temel amacı mutlu olmaktır ve insanların bu<br>mutluluğa ve daha iyi yaşam kalitelerine ulaşması için milliyetçi olmak bir gerekliliktir.<br>Bundan dolayı, eğer mutlu olmak istiyorsanız, siz milliyetçi olmalısınız, ama az ama çok.<br>Eğer kendi varoluşsal amacınızı tamamlamak ve kendinizle torunlarınız için<br>yaşanılabilecek bir hayat istiyorsanız, bir miktar milliyetçi olmalısınız.</p>
<p><br>Millet olabilmiş bir toplum olarak Japonya’da depremlerde ölüm oranı daha düşüktür.<br>Neden? Çünkü kendi milletinin çıkarını gözeten bir müteahhit, aynı millete mensup olan<br>vatandaşlarının ölmesini istemez. Ayrıca Japonya, bu millet olma hali sayesinde, iki<br>nükleer bomba yemesine rağmen, bu kadar kısa sürede toparlanabilmiştir. İngilizler, ilk<br>olarak o küçük adaya, sonra da dünyanın büyük bir kısmına, milli çıkarlarını gözeterek<br>ulaşmışlardır. Amerika, milli çıkarlarını gözeterek, kapitalist sistemde en büyük güç<br>öznesi olan şirketleri dünyanın en büyüğü yapmıştır. Nazi Almanyası, millet olabildiği<br>için tüm dünya ile savaşabilmiştir. Yugoslavya’daki o kan dondurucu olaylar ve<br>katliamlar, millet olamadıkları için olmuştur. Filistin’de Araplar, millet halinde toprak<br>satışına ve Yahudi göçüne direnemediği için devletleri yıkılmış ve zulme maruz<br>kalmışlardır. Doğu Türkistan’da biz, tek ve güçlü bir millet olamadığımız için<br>soydaşlarımızın kanı dökülmektedir.</p>
<p><br>Emperyalist güçlerin ilk hedef aldığı kavram, bu yüzden millet kavramıdır. Öyle ki,<br>emperyalist güçler, bundan dolayı politik doğruculuk kavramını desteklemektedir. Millet<br>olamayan toplumlar daha kolay parçalanır ve sömürge haline getirilir.<br>Peki, günümüz Türkiye’si sizce milliyetçi midir ve millet olabilmişler midir? Mecliste<br>milliyetçi bir parti var mıdır? Devletler doğası gereği milliyetçi olmalı iken, sağcı partiyim<br>iddiası ile oy toplayanlar en sol politikalardan olan mültecilere izin vermektedir,<br>anayasa tartışmaları açarak milletin yapısını bozup bu güzel Anadolu’muzu<br>emperyalistlere açan ve geçmişte de açmaya çalışmış güçler bertaraf edilmedikçe<br>Türkiye aydınlığa çıkabilir mi? Otoriteye sahip kurumlar kendi halkını sömürdükçe<br>ekonomi düzelebilir mi? Türk milletinin fertleri bu ahval ve şerait için kendilerine bir yol<br>çizemiyorlar ve bunun da çözümü, saf seküler bir Türk milliyetçiliğidir. Eğer bu duruma<br>gelmeyi sağlarsak, işte o zaman müreffeh günleri görebiliriz. Biz o ulu önderin altında<br>millet olabildiğimiz zaman, dünyanın en büyük güçlerini derdest etmiş bir ırkın<br>torunlarıyız.</p>
<p><br>Eğer biz millet olabilirsek, tüm sorunlarımızı çözebilir, başımızdaki "biz akız" iddiasında<br>bulunan kara bulutları yok edebilir ve aydınlığa çıkabiliriz.</p>
<p><br>Bu yazımı ulu Türk milliyetçisi Mustafa Çokay’ın şu sözleriyle bitirmek istiyorum:</p>
<p><br>" Bizim maksadımız yalnız Türkistan’ın değil, bütün Türk ülkelerinin, bütün Türk halkının<br>dost olarak kendi aralarında birlik ve kardeşlik içinde yaşamaları ve dış düşmanlara<br>karşı kendisinin ve hükümetinin güçlü olduğunu göstermesidir. Ülkümüze<br>ulaşacağımıza, taleplerimizi yerine getireceğimize imanımız yüksek ve güçlüdür.</p>
<p><br><strong>Maksadımıza ulaşacağız, aksi halde halimiz haraptır. Yok oluruz. Dağılırız. Yok</strong><br><strong>olmamak için, dağılmamak için güçlerimizi birleştirip omuz omuza verip birbirimize</strong><br><strong>yardım ederek yaşamalıyız. Aksi halde geleceğimiz karanlıktır. Bunu</strong><br><strong>unutmamalıyız.</strong> "</p>
<p><br>Sağlıcakla kalın, Milliyetçi kalın.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>OT GİBİ(!) YAŞAMAK ÜZERİNE?</title>
<link>https://ilterdergisi.com/ot-gibi-yasamak-uzerine</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/ot-gibi-yasamak-uzerine</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202411/image_870x580_67438a5175c61.jpg" length="78468" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Nov 2024 23:31:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ömer Şerif Durmuş</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="498353199" paraeid="{59b618a1-8931-4ba0-8868-8c3a01cdc085}{161}" style="text-align: center;"><strong><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">OT GİBİ</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">(!)</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> YAŞAMAK ÜZERİNE?</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span></span></strong></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1084484978" paraeid="{a20fcfe3-31ef-4cd4-8ed2-bbb023cf468d}{164}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="702669651" paraeid="{a20fcfe3-31ef-4cd4-8ed2-bbb023cf468d}{178}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">    </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> Bazen keşke bitki olsaydım diye düşünürüm. Hiç de garipsemeden yürekten inanarak. Kaçımızın bu dünya için </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">gerçek bir yaşama amacı var ki? Hal böyleyken uçurumun kenarında yemyeşil bir vadiyi seyreden </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">mor bir sümbül olmayı hayal etmek garip midir? Sümbülün de bir amacı yok pek tabii ama sanki yağmura, fırtınaya, hastalı</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">klara inat yaşıyor. Benim ne eksiğim var ki bir Sümbülden. Her şey bir yana gerçekten bitkilere </span><span class="ContextualSpellingAndGrammarError SCXW32993448 BCX0">bir çok</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> açıdan ne kadar benzediğimizi fark etti</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">m. Üzerine biraz düşündüm ancak düşünmek yeterli gelmeyince yazıya dökme ihtiyacı da hissettim.</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="970935720" paraeid="{1bbbbe0a-ff3e-4931-bae2-0e2034b17bf8}{37}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1482333671" paraeid="{1bbbbe0a-ff3e-4931-bae2-0e2034b17bf8}{45}" style="text-align: center;"><strong><em><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">VARLIK</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span></em></strong></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1274437008" paraeid="{1bbbbe0a-ff3e-4931-bae2-0e2034b17bf8}{87}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1606786604" paraeid="{1bbbbe0a-ff3e-4931-bae2-0e2034b17bf8}{100}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">     Öncelikle öyle ya da böyle varız. İster bir tanrının ürünü olalım </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">ister büyük bir tesadüfün ürünü olalım en kötü ihtimalle de </span><span class="SpellingError SCXW32993448 BCX0">matrix</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> deneyinin bir parçası</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">,</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> bir şekilde atom</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> yığınlarından oluşan organik varlıklarız. Somut olarak var olmamız ve düşünebilecek canlılar ol</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">arak var olmamız, birbirinden ayrılıyor diyebiliriz yine de. Sonuç olarak diyalektik eylemlerde bulunduğumuzu</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> kabul ediyorsak varlığımızı kucaklamalıyız.</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1838358128" paraeid="{f7f7b167-dfa3-4c73-a829-4562a17acf5c}{204}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="126343293" paraeid="{f7f7b167-dfa3-4c73-a829-4562a17acf5c}{193}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">     Günümüz biliminin bize sunduğu kadarıyla bitkilerin sinir sistemi bile yok. Düşünmeyi bırakın</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">,</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> hormonlar dışında efektif vücutsal fonksiyonla</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">rı bulunmuyor. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">Peki bitkiler ve insanların niçin benzediklerini </span><span class="ContextualSpellingAndGrammarError SCXW32993448 BCX0">düşünüyorum?,</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="508389135" paraeid="{951717fb-93bb-4dd7-8717-8f8730b1658d}{183}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1281260286" paraeid="{951717fb-93bb-4dd7-8717-8f8730b1658d}{191}" style="text-align: center;"><em><strong><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">GÖVDE</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span></strong></em></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1016875092" paraeid="{951717fb-93bb-4dd7-8717-8f8730b1658d}{248}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="630365178" paraeid="{5ffd4982-4fd0-4451-9389-293a3c50a6bb}{1}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">     İnsanlar </span><span class="ContextualSpellingAndGrammarError SCXW32993448 BCX0">bir çok</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> karmaşık sistemin bir araya gelmesi ile bir organizma şeklinde yaşar. Bu organizmayı ayakta tutarak s</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">istemleri bağlayan gövdedir. Gövdemiz bizi korur, gelişimimizi sağlar ve postür görevi görür.</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> İçimizdeki bilinci, mekanik etkilerden korur. Bitki gövdesi olarak </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">özelleşmiş yapı da koruma ve bağlama görevleri üstlenir. Gövdenin duruşu fotosentez eylemi ve su kaybını </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">önlemek için çok önemlidir. Peki sinir sistemi bile olmayan bir canlı postürünü sağlamayı nasıl </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">b</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">aşarıyor</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">. </span><span class="SpellingError SCXW32993448 BCX0">Kütukula</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> dediğimiz mumsu yapıyı salgılamayı nereden öğrendi</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">? Nasıl hem güneşten korunmayı hem de onu kullanmayı tıpkı insanların güneş enerjisini </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">kullandığı</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> gibi</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">,</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> kullanmayı öğrendi</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">? Bunların </span><span class="ContextualSpellingAndGrammarError SCXW32993448 BCX0">bir çoğuna</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> cevap veremiyoruz tıpkı kendi evrimimiz hakkında </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">pek </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">bilgi sahibi olmadığımız gibi.</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">Ancak </span><span class="SpellingError SCXW32993448 BCX0">benzelik</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> arıyorsak insanı diğer canlılardan ayıran özellikleri irdelemeliyiz.</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1938940115" paraeid="{3b8b98b1-5378-4bc1-af1b-130a88801014}{245}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="837938442" paraeid="{3b8b98b1-5378-4bc1-af1b-130a88801014}{254}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="2054989715" paraeid="{87152de2-03b8-46ca-81a1-78b38085adae}{6}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1361329495" paraeid="{87152de2-03b8-46ca-81a1-78b38085adae}{41}" style="text-align: center;"><em><strong><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">  </span></span><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">AHLAK</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span></strong></em></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="953106029" paraeid="{87152de2-03b8-46ca-81a1-78b38085adae}{174}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="411557020" paraeid="{87152de2-03b8-46ca-81a1-78b38085adae}{183}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">     </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">İnsanoğlu bilişsel fonksiyonlarını kazandığı ilk</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> zamanlardan beri iyilik ve kötülük üzerine düşünmüştür</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">.</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">H</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">erkesin bildiği </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">habil</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> ve Kabil hikayesi de bu duruma güzel bir örnek. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">G</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">erçekten</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> insanlar olarak iyiliğin ne olduğu üzerine binlerce yıldır düşünsek de hatta binlerce yıl daha düşün</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">ecek olsak</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> bile nesnel bir tanım</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">lama</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> yapamadık yapamayacağız</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">. Yine de bana kalırsa iyilik neden yaptığını sorgulamadığın her eylemdir. Örneğin bir anda önemli bir işiniz varken resim yapmaya karar verdiniz. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">D</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">ertten, kaygıdan uzaklaşarak kendinize iyilik ettiniz. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">Ancak ‘’Bunu neden yaptım, çok önemli bir işim vardı!’’ şeklinde pişman olma</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> dueumları</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">, yapılan eylemi ‘kötü’ kalıbına sokar. Yine başkasına yaptığınız bir eylemin nedenini sorgulamak aslında sizin menfaat arayışına iter ki bu da dışarıdan iyi </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">görünse</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> bile derinlerde bir</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> art niyet oldu</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">ğu anlamına gelir</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">. Sorun şu ki mutlu olmak ve iyi olmak arasında her zaman paralellik olmayabilir. Kimi zaman insan gerçekten mutlu olmak istemez fakat mutsuz olmak da istemez. Böyle zamanlarda bu kişiye yaptığı bir iyilik için edilen teşekkür</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> etmek,</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> o kişiyi rahatsız ed</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">ebilir</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">İyilik övgüye layıktır fakat övgü mutluluğa götürmez. Habil ve Kabil hikayesin</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">de ön planda olan da hep Kabildir. Habil hep övgüye layık işler yapan örnek kimsedir</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> buna rağmen g</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">ünün sonunda mutlu olmayı bırakın varlığını bile kaybeder</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">. Kabil ise hala nesini sürdürüyor</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">. Gerçekten daha iyiliği ve kötülüğü bile tanımlayıp ulaşamıyor iken toplum içinde nasıl nispeten barışçıl bir hayat sürüyoruz? Bu soruya erdem ve ahlak diye yanıt vermek isterdim tabii ancak menfaat demek daha Realist bir tutum olurdu. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">insanlar</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> çeşitli</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">, anlamlı-anlamsız nedenler için iletişime geçerler. Peki bitkiler içinde bu durum geçerli mi?</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="263690890" paraeid="{c137b737-364b-40e1-8b8f-efb19c13a262}{241}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="55665353" paraeid="{c137b737-364b-40e1-8b8f-efb19c13a262}{250}" style="text-align: center;"><em><strong><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">KÖKLER</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span></strong></em></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1781626054" paraeid="{51b81e64-286f-43ca-84c5-ae82d1aa3347}{33}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="192703741" paraeid="{51b81e64-286f-43ca-84c5-ae82d1aa3347}{41}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">     Derinlere iniyoruz. Burası her ne kadar arka planda kalsa da bitkinin yaşamsal fonksiyonları için gerekli tüm materyallerin iletildiği, besinin depolandığı, şahsen daha da önemlisi diğer bitkilerle iletişimini sağlayabildiği kökler...</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> Yanlış okumadınız sadece kendi türleriyle değil farklı bitki ve mantarlarla da besin mineral ve hormon köprüleri kurabiliyorlar.</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> Tıpkı insanların farklı canlılarda sevgi ve ilgiyi araması gibi bitkiler de çıkarları için gerekli-gereksiz iletişime geçiyor. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">P</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">eki bitkiler birbirlerine</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> besin transfer ederek ne kazanırlar</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">? gerçekten iyi yahut kötü bitkiler var mıdır? yoksa sadece nesillerinin devamı için mi akranlarına yardımcı olurlar varsayalım ki öyle olsun yine de bizim durumumuz da onlardan farklı mıdır? insanoğlu da özünde bir hayvan olduğundan eylemlerinin çoğunda üremeyi ve cinsel dürtülerini göze alarak hareket eder. </span><span class="ContextualSpellingAndGrammarError SCXW32993448 BCX0">bu</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> da bizi bir sonraki başlığımıza götürüyor</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">. </span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="2066048769" paraeid="{a7915791-4754-44d1-b02a-d7c5569bc349}{144}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="788802633" paraeid="{a7915791-4754-44d1-b02a-d7c5569bc349}{155}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="788802633" paraeid="{a7915791-4754-44d1-b02a-d7c5569bc349}{155}" style="text-align: center;"><em><strong><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0" style="text-align: center;"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">CİNSEL DÜRTÜ</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}" style="text-align: center;"> </span></strong></em></p>
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="788802633" paraeid="{a7915791-4754-44d1-b02a-d7c5569bc349}{155}" style="text-align: center;"><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}" style="text-align: center;"></span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1949698323" paraeid="{a7915791-4754-44d1-b02a-d7c5569bc349}{253}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1192590577" paraeid="{108ce05f-085c-4f2d-99eb-b16f6d649547}{6}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">     Günümüzden bir asır kadar önce başta </span><span class="SpellingError SCXW32993448 BCX0">freud</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> olmak üzere pek çok psikolog ve filozof cinsellik üzerine derin ve önemli tahliller yapmıştır. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">B</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">eni aştığı için </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">ben </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">biraz kar</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">al</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">ayacağım o kadar.</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> E</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">vrimsel dönüşüm üremek üzerine kurulu kompleks bir ağdır</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">.</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">L</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">ibido şehvet ve hormonlar da bu diyalektik süreçte etkilidir</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">.</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">S</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">onuçta cinsellik ve cinsel dürtüyü bilimsel ve doğal bir süreçtir</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">.</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">B</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">enim asıl değinmek istediğim konu cinsel</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> gerginlik mevzusu. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">H</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">epimiz kendimiz</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">i</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> daha çekici kılmak için çeşitli atılımlar yapıyoruz</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">.</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">K</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">imi zaman somut kimi zaman soyut gerçekleştirdiğimiz bu faaliyetler nasıl olmuşsa zamanın arzu edilen özelliklerini kapsıyor. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">Ö</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">rneğin günümüzde ince bel revaçta iken </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">önceleri </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">etine dolgun olmak çok önemli bir zenginlik kıstası olarak görülürdü. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">K</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">imi zaman farkında olmadan da cinsel seçilim için bir şeyler yapabiliyoruz</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">.</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">M</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">esela klişe bir örnektir</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">,</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> bakirlik eziklik olarak lanse edilir</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">B</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">ir erkek bu konu hakkında rahatlıkla yalan söyleyebilir. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">H</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">er nasılsa bir şekilde kendimizi beğendirmeye çalışırız ve başarımıza göre cinsel gerginliğimiz etkilenir. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">B</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">aşarısızlık </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">kişiyi</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> yoğun depresyon yahut panik ata</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">k</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> ya da kalıcı travmalara sürüklerken başarı</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">ysa</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> daha fenadır. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">Kısa süreli</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">tatmin ve dopamin... </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">elde edilen sosyal statünün anlamsız hissettirmeye başlaması ve </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">sonra başarının ardından gelen boşluk hissi</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">.</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">.. C</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">insellik ucu o kadar açık bir mevzu ki çocukluktan yaşlılığa her evrede farklı incelenen bir olgu</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">.</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">P</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">eki bitkiler için bu kadar kompleks bir olgu mu cinsel dürtü?</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1442096675" paraeid="{79bef55f-cf66-4800-a5da-93ac0d3d9af0}{154}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="715027676" paraeid="{79bef55f-cf66-4800-a5da-93ac0d3d9af0}{162}" style="text-align: center;"><em><strong><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">ÇİÇEK</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span></strong></em></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1978621423" paraeid="{ec819c7b-b8cf-4286-aa4c-bc7beb307e1d}{83}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1843336861" paraeid="{ec819c7b-b8cf-4286-aa4c-bc7beb307e1d}{91}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">     Öncelikle şunu söyleyeyim cinsel seçilim bitkilerde hayvanlar kadar önemli yer tutmuyor. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">B</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">unun en önemli nedeni çoğu bitkinin hermafrodit yani çift cinsiyetli olması. Her ne kadar bu şeki</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">lde</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> üreyebil</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">seler</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> de bu </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">üreme şekli </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">çeşitlilik açısından verimsiz olması nedeniyle tercih edilmez. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> Bu durumu mastürbasyona benzetebiliriz. Doğru yapılması sağlıklı olabilir fakat doğru ve kesin yol olmadığı aşikardır. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">Çiçekli bitkilerin tozlaşma yapmak için onlarca dimorfizmi vardır. bunlar arasında tomurcuk çiçek ömrü netler üretimi koku çiçeklerin besin içeriği çiçek boyutu çiçeklenme fenoliji</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">si ve periyodikliği sayılabilir. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">G</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">örüldüğü üzere çiçeklerin hayvanlardan geri kalır yönü yok. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">H</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">atta çiçekler hayvanlara cilve yaparak bile nesillerini sürdürebilirler ki ben en çok bu bitkileri insana benzetirim. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">K</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">ılık değiştirerek cinsel ihtiyacı karşılama sıklıkla insanlarda da karşımıza çıkar. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">K</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">endini hayvana benzeten bitkilere örnek olarak mavi </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">K</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">elebek </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">Ç</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">alısı ve </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">P</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">apağan </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">Ç</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">içeği örnek olarak verilebilir. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">B</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">azen şık bir erkek ya da güzel bir kadın görünce niçin böyle görünmek istediklerini sorguluyor olabilirsiniz. Rengarenk çiçeklerini açmış bir çiçekten farksız! Temel neden</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">:</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">S</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">eçilim baskısıdır.</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1259342499" paraeid="{a031227a-1282-485a-bb89-cd6b45701040}{72}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1318445328" paraeid="{a031227a-1282-485a-bb89-cd6b45701040}{81}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="569053927" paraeid="{a031227a-1282-485a-bb89-cd6b45701040}{94}" style="text-align: center;"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><em><strong><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">SONUÇ</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span></strong></em></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" paraid="1530492189" paraeid="{0034bf0f-0b39-41da-8e1c-ddc68c7ac070}{43}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" paraid="340733602" paraeid="{0034bf0f-0b39-41da-8e1c-ddc68c7ac070}{51}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">     Aslına bakarsanız bu yazıda temel amacım bitkilerin müthiş gelişmiş canlılar olduklarını kanıtlamak değildi. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">A</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">ksine ne kadar basit ve doğal canlılar olduklarını; biz insanların da bitkilerle çok ortak yönümüz olduğunu göstermekti. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">İ</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">nsanlar hayatlarının inanılmaz kompleks olduklarını düşündükleri zamanlarda bitkilerden örnek alarak duruma uygun yanıt bulabilirler diye düşünüyorum</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">. </span><span class="SpellingError SCXW32993448 BCX0">M</span><span class="SpellingError SCXW32993448 BCX0">orsümbül</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> uçurumun kenarında yalnız ve huzurlu iken papatya kalabalıklarda kendini bulur. Mesele hangi bitki olduğunuzu anlamak meselesi</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">...</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Prangaizm: ideolojilerin temelindeki kölelik</title>
<link>https://ilterdergisi.com/prangaizm-ideolojilerin-temelindeki-koelelik</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/prangaizm-ideolojilerin-temelindeki-koelelik</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202411/image_870x580_67431d53ecd68.jpg" length="475620" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Nov 2024 15:45:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>Rüstem Kılıç</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">İnsan yaratılışı gereği bir ideaya sahiptir yani bir ülküye kendini adamaya meyillidir. Hal böyleyken ideolojilerin hayatımızda kapladığı yerin fazla olduğu bir gerçektir hatta daha ileri gidersek bu ideolojiler yaşam biçimimizi belirleyen bir alandır. Bu alan dikenli tellerle çevrili, girenin çıkamayacağı ya da duvarın diğer tarafından duyduklarımızı bulunduğumuz ortamda sesli söyleyemediğimiz bir hapishaneye benzer. </p>
<p style="text-align: left;">İnsan ideolojisinin esiri midir ya da neden körü körüne bir fikri savunma gereği duyar? </p>
<p style="text-align: left;">İnsan temelinde kimlik arayışı, aidiyet duygusu, belirsizlikten kaçınma, lider arayışı ve kendi fikirlerini doğrulama eğilimindedir. Tüm etkiler aslında insanı bir yöne veya ideolojiye yönlendirmeye itiyor. Sosyal olarak bireysellik insanın doğasına ters geliyor çünkü bireysel olsaydık bugün yarattığımız medeniyet bu seviyeye gelmemiş olurdu. Yani ne yaptıysak beraber yaptık. Sosyal Psikolog <strong>Henri Tajfel <em>Sosyal Kimlik Teorisi'</em></strong>nde bunu şöyle açıklar; <em>bireyler bir gruba ait olduklarında kendilerini daha değerli hisseder ve grup normlarına daha sıkı bağlanır. </em>Grup aidiyeti bireylere güvenlik, sosyal destek ve anlam sağlar. Gelelim ilk soruya savunduğumuz ideolojilerin esiri miyiz? İşte  bu noktada eğitim seviyesi ve çıkar ilişkileri devreye girer. Eğitim seviyesi düşük olan ve eleştirel becerileri zayıf olan bireyler, ideolojik dogmaları sorgulama eğilimi de zayıftır. Karmaşık durumlardan kurtulmak için liderlerinin açıklamasına sıkı sıkıya sarılır ve onu sorgulamaksızın kabul ederler. Çıkar ilişkileri de bizi ideolojinin kölesi yapabilir bu durum şöyle açıklanabilir; "bu ideoloji savunursam ve bu gruba dahil olursam kolayca yükselip zengin olabilirim ya da kirli işlerimi bu grup yoluyla kolayca halledebilirim" fikirleri ideoloji de çıkar yaklaşımının belirtisidir veya dahil olduğumuz grupta hayatta kalma içgüdümüzden dolayı hissettiğimiz güvende bi nevi çıkar ilişkisi grubuna girer.  </p>
<p style="text-align: left;">Savunduğumuz ideolojiye sonsuza kadar neden bağlı kalıyoruz? Karşı taraf belki de bizim düşmanımız değildir üzerimizdeki deli gömleklerini ve at gözlüklerini çıkardığımız zaman aslında genel olarak aynı ülkülerin peşinden gidiyoruz. <em>"özgürlük, adalet, huzur, güvenlik, aidiyet, ekonomik güç, insan ve hayvan hakları"</em> peki o zaman neden bunlardan bazılarını <strong>x</strong> grubu savunurken bazılarını <strong>y</strong> grubu savunsun? Adalet herkes için geçerli bir kavram değil mi? Dünya üzerindeki en güçlü ideolojik fikirlerin temelinde kan ve gözyaşı vardı. Tüm dünya 3-5 delinin ideolojisi yüzünden savaşa tutuştu ve 2 büyük dünya savaşında yaklaşık 100 milyon insan öldü 200 milyondan fazla insan bu savaşlardan etkilendi. Bu savaşlar sonunda kıtlıklar yaşandı aç kalındı, soğuktan donarak ölündü. Ölümün her türlüsü insana reva görüldü. Peki neden? İdeolojiler neden bu kadar kanlı sonuçlar doğurdu? 1. Dünya savaşında 3 lider uzaktan akrabaydı Rus çarı II. Nikolay, İngiltere kralı V. George ve Alman imparatoru Kaiser II. Wilhelm kuzenler milyonların ölümüne sebep oldu. İdeolojinin mürekkebi kandır. Kardeşi kardeşe kırdırıp sonunda kazananın haklı çıktığı savaşların sebebidir. Prangaizm ideolojisi tam olarak budur. Boynunuza takılan, size reva görülen prangaları kırın, dikenli tellerin ardındaki fikirleri dinleyin belki aynı dili konuşuyorsunuz ya da telleri kaldırın ve duvarları yıkın. Görünmeyen zincirlerden ve dogmatik fikirlerden kurtulun. </p>
<p style="text-align: left;">Sonuç olarak baktığımız zaman ideolojilere körü körüne bağlılık, bireyin kendini güvende hissetme, aidiyet arayışı ve belirsizlikten kaçınma gibi insani ihtiyaçlarından kaynaklanır. Ancak bu bağlılık, eleştirel düşünme ve bilgi eksikliği gibi faktörlerle birleştiğinde bireyi daha katı bir dogmatizme sürükleyebilir. Bizim burda yapmamız gereken şey ise eleştirel düşünme becerimizi kaybetmememiz yapıcı eleştirel düşünceler fikirlerimizi her zaman ileriye taşır lakin eleştirmeden olduğu gibi savunduğumuz görüşler, aklın süzgecinden geçirmeden kabullendiğimiz fikirler bizi uçuruma götürür ve unutmayın sizin kanatlarınız yok. </p>
<p style="text-align: left;"><strong>Jean-Jacques Rousseau</strong> şöyle der; <em>"Gerçek özgürlük, başkalarının özgürlüğünü kısıtlamadan kendi özgürlüğümüzü yaşamaktır." </em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Egoist etik ve alturist etik</title>
<link>https://ilterdergisi.com/egoist-etik-ve-alturist-etik</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/egoist-etik-ve-alturist-etik</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202411/image_870x580_6740bab713810.jpg" length="59203" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 22 Nov 2024 20:10:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>taner arslan</dc:creator>
<media:keywords>meta etik ayn rand egoist etik</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Egoizm / Egoist Ahlak</strong></em></p>
<p>Egoist ahlak, bireyin öncelikli olarak kendi mutluluğunu, çıkarlarını ve ihtiyaçlarını gözetmesi gerektiğini savunur. Bu anlayışa göre, kişinin ahlaki yükümlülüğü başkalarının çıkarlarını değil, kendi çıkarlarını öncelemektir. Egoist bir bakış açısıyla, bir eylem ancak bireyin kendi mutluluğunu veya hazzını artırıyorsa anlamlıdır. Egoizm, kişinin kendi mutluluğu için yapması gerekenin ne olduğunu sorgularken, başkalarının yararını yalnızca kendi çıkarlarıyla örtüştüğünde dikkate alır. Yani birey, başkalarına yalnızca kendisine yararı dokunacaksa veya kendisine zarar vermeyecekse yardım etmelidir.<br>Egoizmin temelinde, insanın doğasının gereği olarak kendi çıkarlarını koruması gerektiği inancı yatar. Bir egoiste göre, diğer insanların çıkarlarını gözetmek bir zorunluluk değil, kendi çıkarına uyduğu sürece yapılabilir bir tercihtir. Bu bağlamda, egoizmin ana ilkesi, bireyin kendi hayatını en iyi şekilde sürdürmesi ve kendi mutluluğunu artırmasıdır. Örneğin, egoist bir bakış açısıyla bir birey, çevresine yardım ederken bile aslında kendisine bir haz veya çıkar sağlamadığı sürece bu yardımı anlamsız bulacaktır.<br>Rasyonel Egoizmin Prensipleri<br>Metninizdeki rasyonel egoizm, bireyin kısa vadeli hazlardan ziyade uzun vadeli çıkarlarına odaklanması gerektiğini savunur. Bu yaklaşım, bireyin kendisine uzun vadede en fazla mutluluk getirecek eylemleri seçmesini öğütler. Bir rasyonel egoist, yalnızca anlık hazlara değil, uzun vadede kendi refahını sürdürebileceği eylemleri önemser. Örneğin, bir baba olduğunuzu varsayalım ve elinizde çocuğunuzun ihtiyacı olan ilaçları almak için yeterli miktarda para var. Aynı zamanda, bu parayı kendiniz için gereksiz bir lüks tüketime harcayabilirsiniz. Ancak rasyonel egoizme göre, çocuğunuzun sağlığı için ilaç almak, hem çocuğunuzun acısını dindirecek hem de sizin vicdanen rahat etmenizi sağlayacaktır. Bu durumda, çocuğunuzu iyileştirmek ve kendi huzurunuzu sağlamak adına rasyonel bir şekilde ilaç almak en mantıklı seçenek olur.<br><strong><em>Ahlaki Egoizm</em></strong><br>Ahlaki egoizm ise bireyin, yalnızca kendi çıkarlarına hizmet eden eylemleri ahlaki olarak kabul etmesi gerektiğini savunur. Bu görüş, bir bireyin başkalarına karşı herhangi bir ahlaki yükümlülüğü olmadığını, kendi mutluluğu için ne gerekiyorsa onu yapmasının ahlaki olduğunu belirtir. Ahlaki egoizme göre, bireyin kendi çıkarlarını gözeterek eylemlerde bulunması, en doğru ve en ahlaki olan davranış biçimidir. Ancak ahlaki egoizm her zaman rasyonel değildir; bir insan kendi çıkarlarını gözetirken akılcı olmayan veya geçici hazzı artıracak eylemlerde bulunabilir.<br>Örneğin, ahlaki egoist bir bakış açısıyla hareket eden bir kişi, başkalarına yardım etme konusunda kendini zorunlu hissetmez. Ancak, bu yardım kendisine bir şekilde haz verecekse veya kendisi için bir tatmin kaynağı olacaksa yardım etmeyi seçebilir. Aksi durumda, başkalarının çıkarlarına hizmet eden eylemleri yapmaktan kaçınması, bu görüş açısından doğru ve ahlakidir.<br>Egoizm ve Günlük Yaşamdaki Örnekler<br>Egoizmin gündelik hayatta kendini gösterdiği pek çok örnek vardır. Örneğin, kişinin kendi sağlık ve mutluluğunu koruma adına sağlıklı beslenmesi, spor yapması ya da stresli durumlardan uzak durması egoist bir yaklaşımın sonucudur. Egoist bakış açısına göre, birey kendi sağlığına özen göstererek, uzun vadede kendisine en fazla fayda sağlayacak eylemleri gerçekleştirmiş olur. Bu tür bir egoizm, başkalarına zarar vermek anlamına gelmediği gibi, bireyin kendisini koruması ve hayatını en iyi şekilde yaşaması anlamına gelir.<br>Bunun yanı sıra, bir bireyin kendi zamanını başkaları için feda etmektense, kendi ilgi ve hedeflerine odaklanmayı tercih etmesi de egoizmin günlük hayattaki yansımalarındandır. Örneğin, bir öğrenci zamanını arkadaşlarıyla vakit geçirmek yerine kendi çalışmalarına ayırmayı tercih edebilir. Bu durumda egoist bir yaklaşım sergileyen öğrenci, başkalarına göre kendi başarı ve mutluluğunu önceliklendirmiş olur.<br>Sonuç olarak, egoizm, bireyin kendi çıkarlarını önceleyerek mutlu bir yaşam sürme anlayışıdır. Egoist ahlaka göre, bireyin hayatının merkezinde kendi mutluluğu ve çıkarları bulunmalıdır. Başkalarının mutluluğu, bireyin çıkarlarına hizmet ettiği sürece dikkate alınabilir; ancak bu, bir zorunluluk değil, bireyin kendi mutluluğuyla uyumlu olduğu sürece yapılabilir bir tercihtir. Egoizm, bireyin kendi ihtiyaçlarını anlaması ve en iyi versiyonunu yaşaması için bir yol haritası sunar.</p>
<p><em><strong>Alturizm / Alturist Ahlak</strong></em><br>Alturizm, bireyin kendi çıkarlarını geri plana atarak toplum veya başkaları için fedakârlık yapmasını ve bu tür eylemlerin ahlaki olarak doğru olduğunu savunan bir düşünce sistemidir. Bu anlayışa göre, kişinin kendi mutluluğu ya da çıkarından çok, başkalarının iyiliği ve toplumun yararı ön planda tutulur. Alturizm, özellikle karşılıksız iyilik yapmanın ahlaki bir erdem olduğunu vurgular. Bu bağlamda, kişinin kendi mutluluğunu ve hazzını feda ederek başkalarına yardım etmesi, hatta bu yüzden zor duruma düşmesi dahi, değerli ve övülmeye layık bir davranış olarak görülür.<br>Alturizmi savunan filozoflar arasında Immanuel Kant, Karl Marx ve Georg Wilhelm Friedrich Hegel gibi düşünürler vardır. Kant’a göre, ahlaki bir eylem, yalnızca iyi niyetle yapılmalı ve sonuçlarından bağımsız olarak doğru sayılmalıdır. Bu bakış açısına göre, eğer bir davranış toplumun genel yararını sağlıyorsa, bireyin kendi çıkarlarını ne kadar feda ettiği değil, toplumun bu eylemden ne kazandığı önemlidir. Örneğin, Kant’ın ünlü Kategorik İmperatif ilkesine göre, bir davranışı herkesin uygulayacağı evrensel bir yasa gibi düşünmeliyiz; böylece her birey başkalarının yararını gözeten bir ahlaki çerçeve içinde hareket edebilir.<br>Alturizme Örnekler<br>Alturizmi gündelik hayattan örneklerle somutlaştırmak gerekirse, bir soğuk kış gününde kendi montunuzu üşüyen bir başkasına vermeniz, alturist bir davranış olarak görülür. Böyle bir durumda, kendinizi soğuktan korumak yerine, montunuzu ihtiyacı olan birine vermeyi tercih etmek, kendi rahatlığınızı göz ardı ederek toplumun yararını önceliklendirmeniz anlamına gelir. Bu davranış, alturist ahlak açısından oldukça değerli bir örnektir.<br>Bir başka örnek olarak, iyi bir doktorun insan hayatını kurtarmak adına bazı hastalarını ücretsiz tedavi etmesi verilebilir. Alturizme göre, bu doktor kendi maddi kazancını önemsemeden, hastaların iyiliğini ve sağlığını öncelik haline getirmiş olur. Bu tür eylemler, alturizmin özündeki “diğergamlık” ya da “başkalarını düşünme” prensibiyle uyumludur.<br>Alturizm ve Toplum<br>Alturizm, toplumsal uyumun sağlanması için oldukça önemli bir etik ilkedir. Alturist düşünceye sahip bireyler, toplumun daha dayanışmacı ve yardımsever bir yapıya bürünmesine katkıda bulunur. Örneğin, bir öğretmen düşünelim: Bu öğretmen, öğrencilerinin daha iyi bir eğitim alabilmesi için ek dersler verir, hatta kimi zaman ders materyallerini kendi cebinden karşılar. Bu fedakârlık, öğretmenin kendi çıkarlarını bir kenara bırakıp toplum yararına hizmet etme isteğinin bir yansımasıdır. Alturist ahlaka göre, öğretmenin bu davranışı toplumun daha iyi bir geleceğe sahip olması için yapılmış anlamlı bir eylemdir.</p>
<p><b><i>sonuç</i></b><br>Genel manada bakıldığında egoizm/ahlaki egoizmin daha mantıklı olduğunu söylemekteyim; çünkü alturizmin bir dayanağı ve temeli yoktur. Mesela neden iyi olanın toplum yararı ve çıkar gözetmemek olduğunu göstermez ya da neden ben bu kurallara uymalıyım sorusuna bir cevap vermez. Bu eksikler ise şunu beraberinde getirir: ahlakın bağlayıcılığı ve ontolojisi problemini bize açıklayamamaktadır.<br>Neden ateist bir devlet yöneticisinin parayı kendi zimmetine hiç fark edilmeden geçirme şansı varken geçirmesin veya kötü bir şeyi sırf çıkarı olduğu için yapmasın? Bu durum, genel anlamda alturizmin ana problemleridir. Bunun gibi sorulara cevap veremeyen alturist ahlaka inanmak bir tık güçtür.<br>Ama şunu da es geçmeyeceğim: egoist ahlak da neden ahlaklı olanın mutlu eden şeyler olduğunu, yani ahlakın ontolojisi problemini açıklayamamaktadır. Ayn Rand'a göre üretmek bir erdem ve ahlaklı bir şeydir ve bunun ontolojisinin hayat olduğunu öne sürer. Bir insan üretmeden de hayatta kalabilir ve mutlu olabilir; neden böyle bir şey yapması gerekmektedir, anlaşılmamaktadır.<br>son.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hayatın anlamı üzerine.</title>
<link>https://ilterdergisi.com/hayatin-anlami-uzerine</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/hayatin-anlami-uzerine</guid>
<description><![CDATA[ Hayat kelimesinin özünde 2 anlamı vardır birincisi kavram olan hayat ikincisi hayatı deneyimlemek yaşamak anlamına gelen hayat eğer tanrı yoksa birinciyi anlamlı kılacak bir varlık yoktur ama ikinciyi mantıklıyı kılacak tek şey intiharın mantıksızlığıdır peki intihar mantıksız mıdır? bilemeyiz. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/2024/10/image_750x500_67139623d8866.jpg" length="139857" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 19 Oct 2024 14:13:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>egemtn</dc:creator>
<media:keywords>Hayatın anlamı, İntihar, Mutluluk Kavramı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>,</p>
<p>,</p>
<p>En b&uuml;y&uuml;k problemler, asla &ccedil;&ouml;z&uuml;lemeyecek ve bilinemeyecek olanlardır.</p>
<p><br />Bazı şeylerin asla bilinemeyecek olması, bazılarına ağırlık y&uuml;klerken bazılarının y&uuml;k&uuml;n&uuml;<br />hafifletir. Eğer sorgulayıp ger&ccedil;eği &ouml;ğrenmek isteyen biriyseniz, onu asla<br />&ouml;ğrenemeyeceğinizi bilmek size ağırlık y&uuml;kler. Eğer tam tersiyseniz, işin i&ccedil;inden<br />&ldquo;bilemeyiz işte&rdquo; diyerek &ccedil;ıkıp rahatlayabilirsiniz ya da bilemeyeceğinizi reddedip bazı<br />bilgilere g&uuml;venip inanarak yaşayabilirsiniz. Ancak hakikati &ouml;ğrenmenin &ouml;nemini inkar<br />etmek bence &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir ahmaklıktır.</p>
<p><br />Bu yazımızda, felsefenin en b&uuml;y&uuml;k problemlerinden biri olan hayatın anlamı konusunukonuşacağız.<br />Bence "hayat" kelimesinin iki anlamı vardır:</p>
<p>1. Herkesin yaşadığı olgu, kavram olan hayat.<br />2. Herkesin farklı deneyimlediği yaşam anlamında olan hayat.</p>
<p>Hayat kelimesinin ilk anlamına anlam y&uuml;kleyecek tek şey, insanı umursayan sonsuz<br />g&uuml;&ccedil;teki semavi dinlerde de ge&ccedil;en bir tanrıdır. Eğer b&ouml;yle bir tanrı yoksa, ilk anlamdaki<br />hayatı anlamlı kılacak bir şey yoktur.</p>
<p><br />Anlamsız olan bir eylemi yapmayı anlamlı kılacak tek şey, o eylemi bırakmanın da<br />mantıksız ve anlamsız olmasıdır. Yani, hayat kelimesinin ikinci anlamını mantıklı kılacak<br />şey, intihar eyleminin mantıksızlığıdır. Peki, intihar eylemi nasıl mantıksız olabilir?</p>
<p><br />Hayatın birinci anlamına, yani asıl anlamına "kurşun para"; hayatı yaşamaya, yani ikinci<br />anlamına ise "yazı tura atmak" diyelim. Bu yazı turada &uuml;&ccedil; ihtimal var:<br />1.Yazı gelecek.<br />2.Dik gelecek.<br />3.Tura gelecek.</p>
<p><br />Yani eğer bir analoji yapacaksak:<br />1. Hayatımın kalanında mutlu olduğum an sayısı mutsuz olduğum an sayısını<br />ge&ccedil;ecek.<br />2. İkisi eşit olacak.<br />3. Hayatımın kalanında mutsuz an sayısı mutlu olduğum an sayısını ge&ccedil;ecek</p>
<p>.<br />Eğer bu para hileliyse, &uuml;&ccedil; ihtimalden tura gelmesi, yani mutsuzluk ihtimaline kesin<br />olarak ayarlandıysa intihar mantıklıdır. Dik gelmesi, yani eşit olmasına ayarlandıysa,<br />intihar anlamsızdır. Mutlu olduğun an sayısı mutsuz olduğun an sayısını kesin olarak<br />ge&ccedil;iyorsa, intihar mantıksızdır.</p>
<p><br />Bizler belki hayattaki her adımımızı kendi mutluluğumuzu maksimize etmek i&ccedil;in<br />atmayız. Ancak her adımımızın ucunda kendimizi mutlu etme hedefi veya isteği, kıyıdan<br />k&ouml;şeden de olsa vardır. Eğer bir idealimiz varsa, o idealimizi ger&ccedil;ekleştirmek bizi mutlu<br />edeceği i&ccedil;in o idealin peşinden gideriz. Sizin i&ccedil;in değerli olan birini veya bir şeyi mutlu<br />etmek de sizi mutlu edeceği i&ccedil;in bunu yaparsınız.</p>
<p><br />İşte bundan dolayı, para bu &uuml;&ccedil; ihtimalden yazı gelecek şekilde ayarlandıysa yaşamak<br />kesin olarak mantıklıdır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; her hamlemizin asıl amacı kendimizi mutlu etmek<br />olmasa da, o hamlede mutlu olmayı ama&ccedil;larız ve bu y&uuml;zden o hamleyi yaparız.<br />Peki para hileli midir? Hileliyse bu &uuml;&ccedil; ihtimalden hangisine ayarlanmıştır? Sorusunun<br />cevabı şudur: Bilemeyiz.</p>
<p><br />İntihar eyleminin mantıklılığı ya da mantıksızlığı bilinemez. Hileli olup olmadığını<br />bilemeyeceğimiz ve sadece iki eylemi yapabileceğimiz (&ccedil;&ouml;pe atmak veya yazı tura<br />atmak) bu teorik parayı &ccedil;&ouml;pe atmak mı mantıklıdır yoksa o para ile yazı tura atmak mı?<br />Hayatı yaşamak mı daha mantıklıdır yoksa intihar etmek mi?</p>
<p><br />Bu konuda herkesin yorumu farklı olabilir ama bilinemeyecek bir şey uğrunda<br />(hayatımın kalanında mutsuz olduğum an sayısı mutlu olduğum an sayısını kesin olarak<br />ge&ccedil;ecek d&uuml;ş&uuml;ncesi) elindeki tek ger&ccedil;eği harcamak ne kadar mantıklı olabilir? Yani<br />anlamsız olan hayatı bitirmenin mantıklılığını veya mantıksızlığını bilemiyoruz.</p>
<p><br />Bu arada fark ettiyseniz, bu ihtimallerin hepsinde &ouml;n&uuml;n&uuml;zdeki hayatı esas aldım. &Ccedil;&uuml;nk&uuml;<br />ge&ccedil;mişte yaşanmış bir olaydan dolayı mutsuzsanız, intihar gecikmiş bir eylemdir ve<br />mantıksızdır.</p>
<p><br />&Ccedil;ok sevdiğim bir s&ouml;z var: &ldquo;Ge&ccedil;ti mazi, &ccedil;ekme istikbale gam. D&uuml;n d&uuml;nd&uuml;, bug&uuml;n bug&uuml;n,<br />dem bu dem.&rdquo; Bu s&ouml;z, "carpe diem" felsefesi ile uyumlu olsa da, &ldquo;ge&ccedil;ti mazi, istikbale<br />&ccedil;ekme gam&rdquo; kısmı bu yazımıza tam olarak uygun. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ge&ccedil;en maziye &uuml;z&uuml;lmek<br />anlamsızdır ve istikbale gam &ccedil;ekmenin doğruluğu bilinemez. Bundan dolayı, bana g&ouml;re,<br />hayat kavramına &ccedil;ok fazla &ouml;nem vermeden bir ama&ccedil; belirleyip o ama&ccedil; uğrunda<br />korkmadan ilerlemek en doğru gelen se&ccedil;enektir. Hayatın bir anlamı yoksa, ona ama&ccedil;<br />vermek de anlamsızdır ama hayatın anlamı bilinemez ise hayata ama&ccedil; y&uuml;klemeyi yanlış<br />kılacak bir durum yoktur ve o ama&ccedil;, sizin hayatınızı anlamlı kılacaktır.</p>
<p><br />Bu yazının sonuna doğru yaklaşırken, filozof Emil Cioran&rsquo;ın bu yazıyla bağlantılı<br />g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m şu s&ouml;zlerini de sizinle paylaşmak isterim:<br />&ldquo;Beni hayatta tutan şey intihar fikriydi. İntihar fikri olmasaydı, &ccedil;oktan intihar ederdim.<br />Yaşamama devam etmemi sağlayan şey, her zaman &ouml;n&uuml;mde b&ouml;yle bir se&ccedil;enek<br />olduğunu bilmemdi. Sahiden, bu d&uuml;ş&uuml;nce olmasaydı, bu hayata bir yere veya bir şeye<br />saplanmış olma duygusuna asla katlanamazdım. Benim i&ccedil;in intihar fikri, her zaman<br />&ouml;zg&uuml;rl&uuml;k fikrine bağlıydı.&rdquo;</p>
<p><br />Aslında, ger&ccedil;ekten de intihar fikrine sığınarak &ouml;zg&uuml;r bir yaşam s&uuml;rmek ve kendi mutsuz<br />hayatını istediği an sonlandırabilme fikri, &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; ihtimalde bile insana bir &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k, bir<br />yaşama hevesi veriyor. &ldquo;Bu mutsuzluk aslında sahip olduğum tek şey ve bunu istediğim<br />an durdurabilirim&rdquo; fikrine sığınarak yaşamak da m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r.</p>
<p>Efendim, bug&uuml;n bu yazımızda hayatın anlamı konusuna değindik. &Ouml;zet ge&ccedil;mek<br />gerekirse:<br />&ldquo;Hayat kelimesinin iki anlamı vardır: Birincisi, kavram olan herkesin yaşadığı; ikincisi,<br />deneyim olan yaşam anlamına gelen hayat. Birinci anlam, semavi dinlerdeki tanrı yoksa<br />anlamsızdır. İkinci anlamın ise birinci anlam anlamsızken anlamlı olabileceği tek<br />durum, intiharın mantıksız olduğu durumdur. İntiharın mantıksız olup olmadığını<br />bilemeyiz. Bu y&uuml;zden, hayatı deneyimlemenin anlamsız olup olmadığını bilemeyiz. Ve<br />bilemediğimiz bir şey i&ccedil;in elimizdeki tek ger&ccedil;eği harcamak ne kadar mantıklıdır?&rdquo;</p>
<p><br />Yazının sonuna geldik. Kendinize iyi bakın, sağlıcakla ve esen kalın.</p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>