<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>İlter Dergisi &#45; Son Yazılar</title>
<link>https://ilterdergisi.com/rss/latest-posts</link>
<description>İlter Dergisi &#45; Son Yazılar</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>İlter 2026 &#45; Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>24 Mayıs 2026</title>
<link>https://ilterdergisi.com/24-mayis-2026</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/24-mayis-2026</guid>
<description><![CDATA[ Kendi kendime konuşmaktansa, kalemimi konuşturayım dedim ve bu mektup ortaya çıktı. İyi okumalar dilerim, sürçülisan ettiysem affola. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202605/image_870x580_6a1372de6bc22.jpg" length="29980" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 25 May 2026 00:46:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>Efe Altındağ</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün 24 Mayıs 2026, saat 23.49 suları...</p>
<p><em>"Mesuliyetin yükü her şeyden, ölümden de ağırdır."</em></p>
<p>Mesuliyetin yükü kadar ağır bir söz söylemiş <strong>aziz Atatürk.</strong> Ben ise bu sözü son zamanlarda çok düşünüyorum. Aklımdan çıkmayan, zihnime mıh gibi çakılan bir söz. Sözün ağırlığını düşündükçe aynı ağırlığı kendi üzerimde de hissediyorum.</p>
<p>Hayatımın son evrelerinde, hayatım boyunca hiç almadığım kadar mesuliyet yani sorumluluk almaya başladım. Yaşım zaten küçük ve bu yaşa kadar sorumluluk sahibi, disiplinli biri değildim; doğruya doğru. Kimisi benim etkim, kimisi benim ektim dışında gerçekleşen ve hayatıma hem pozitif hem negatif etki eden olaylar sonucunda da bazı şeyler değişti. Değişimlerden biri de zamanla sorumluluk üstlenmeye başlamam oldu. Son zamanlarda düşündüğüm soru şu; yaşadıklarım neticesinde kendimde şahit olduğum bu değişim sonucunda almaya başladığım sorumlulukların ağırlığı hayatımda nasıl bir etki bırakacak? <strong>Değerli Atatürk'ün </strong>dediği gibi, sorumluluğun yükü ölümden bile ağırdır. Peki ben bu sorumluluğun üstesinden gelecek miyim, yoksa o sorumluluğun yükünün altında ezilecek miyim? Seneler önce kıymetli bir öğretmenimin bana söylediği gibi aslında; rezil mi olacağım, vezir mi olacağım? </p>
<p>Dürüst olmak gerekirse bu sorumluluğun altında ezilmek de, vezir de rezil de olmak benim umurumda değil. Eğer aldığım sorumluluklar neticesinde amacıma ulaşabiliyor ve içten içe de olsa o hareketlenmeyi görüyorsam benim için kâfidir. Uğruna canımı vereceğim ve uğruna yaşayacağım bir amaç için aldığım sorumluluklar altında ezilmek, rezil olmak beni neden korkutsun ki. Korkutmuyor da. Zannedersem korktuğum tek bir şey var, o da başarısız olmak. Bu amaç yolunda karşılaşacağım başarısızlığı kendime yediremem çünkü. Yani başarılı olmak zorundayım, ne olursa olsun. Başarılı olmak dışında bir şansım yok. Tüm umudum yitse de, gerçekleşmesinden korktuğum tüm kötü senaryolar gerçekleşse de, yapayalnız kalsam da, bu mektupları başlangıçta yazmama aracı olacak "Bilinmeyen"i tanıyamasam da, bahsettiğim sorumluluklar altında tüm benliğimi ve kişiliğimi de kaybetsem; başarılı olmak zorundayım. Başarılı olacağımdan emin değilim fakat başarılı olmak için nefesim kesilene kadar mücadele etmeye devam edeceğim.</p>
<p>Bu uğurda saydığım şeyleri yaşamaktan korkacak değilim. Ben kendimi bir şekilde bir ideale yani amaca addettim ve yolumun güllük gülistanlık bir bahçeden geçmediğini biliyorum. Esas başarıya giden yolun zeminine çiviler çakılmıştır. Kırmızı halılar serilmiş bir yolda sahte bir başarıya yürümektense, zemini çivili bir yolda esas başarısızlığa yürümeyi tercih ederim. Hayatında onurun, şerefin ve idealin için yaşarsın. Hatta, kıymetli Selim Erdoğan'ın Hain romanında, amaç uğruna Ahmet Muhtar; onurundan, şerefinden ve idealinden bile vazgeçmiştir. Amaca giden yola hizmet eden ve o yolun temelini atan gözüpek mimarlar, ustalar; hiçbir şeyden korkmaz, başarısızlık hariç.</p>
<p>Bahsettiğim amaca giden yolda yanımda kimler olacak hep de merak etmişimdir. Kimseyi kandırmayayım, özellikle o <em>"Bilinmeyen"</em> hayatımda olacak mıdır olmayacak mıdır, özellikle bunu merak etmişimdir. Belki de her gün kafamı kurcalayan bir meraktır bu. Ha az önce değindim şeyin altını tekrar çizmemde fayda var; ben amaca giden yolda yapayalnız yürümeye varım, bundan gocunacak değilim. Ben bu yola yanımda biri olacak hayaliyle veya şartıyla çıkmadım. Yolda yapayalnız kalabileceğimin, yolun sonunda cennet bahçelerinin beni karşılamayacağının, yolun sonunda vezir de rezil de olabileceğimin, yolun sonunda başarısız olabileceğimin bilincinde olarak bu yola çıktım. Dediğim gibi, amaca giden yolda her türlü olumsuzlukla karşılaşmaya hazırım. Bu olumsuzlukları tek başıma göğüslemeye de hazırım. Bunu özellikle vurguluyorum çünkü ben uzun süre hep birisini aradım ve onunla olumsuzlukları göğüslemeyi istedim. Şimdi ise meydandayım, yanımda biri olsun ya da olmasın çarpışmaya hazırım. </p>
<p>Yumuşak bir geçişle noktayı koyayım. Eğer oralarda bir yerlerde, bir <em>"Bilinmeyen"</em> var ise; ona da şu notu bırakayım. </p>
<p>Geçtiğimiz hafta çok güzel bir kolye aldım. Rengi mor, senin kadar zarif ve ince gözüken bir kalp. Üzerinde, aynen senin gözlerinde de olacağını tahmin ettiğim; baktığımda beni farklı dünyalara götüren ve bakarken kendimi kaybedeceğim parıltıları andıran yıldızlar var. Emin ellerde kolye, <strong>mavi gözlü bir adama</strong> emanet ettim. Olur da eğer bir gün seninle tanışırsam, bu kolyeyi boynunda gördüğüm her an eşsiz bir huzuru yaşayacağımı bilmeni istiyorum.  </p>
<p>Kendimi epey acemi aşık gibi hissettim, sürçülisan ettiysem affola. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yedinin Ölümü</title>
<link>https://ilterdergisi.com/yedinin-olumu</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/yedinin-olumu</guid>
<description><![CDATA[ Çocukluğun getirdiği masumluğa ve anılara duyulan özlem- pişmanlık konulu şiirim ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202605/image_870x580_6a0defed7649d.jpg" length="50290" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 20 May 2026 20:11:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>persephone</dc:creator>
<media:keywords>Geçmişe duyulan özlem, pişmanlık, umutsuzluk, hüzün</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Yedinin Ölümü </p>
<p>Ⅰ</p>
<p>Yakınlarda bir yerdesin biliyorum ama sen artık yedilerdesin</p>
<p>Bense on yedimdeyim</p>
<p>Okuduğun hikayeleri yarım bıraktığın yerdeyim</p>
<p>Hani hayaller kurup sonra hepsini karaladığın kağıttan gemideyim</p>
<p>II</p>
<p>Şimdi ben,son zamanlarda çok sensizim</p>
<p>Seni aramak beyhude biliyor gözlerim ama yeterli değil sözlerim</p>
<p>Artık ben oynamayı bırakıp düşünerek uyuyakaldığın günlerdeyim</p>
<p>Ağlarken annenin söylediği son ninniyim </p>
<p>III</p>
<p>Korktuğun gölgelerin ardında saklanıyorum bu karanlık ve çürümüş yerde</p>
<p>Belki unutulan bir eşya misali çıkarsın bir yerden diye</p>
<p>Fazla derinlere gitme kaybolursun dedim sana,dinlemez hep kendi bildiğini okurdun</p>
<p>Bilsen sen korkma diye hep baş ucunda aynı duaları okudum</p>
<p> IV</p>
<p> Kalmasın verdiğimiz sözler gömüldüğün o derin sularda</p>
<p>Ben yüzme bilmem,gitme korkarım kaybolduğun kıyılarda</p>
<p>Sen değil miydin gökkuşağı çizdiren bana bu yağmurlarda</p>
<p>Şimdi nasıl kendini layık görüyorsun sahipsiz mezarlara</p>
<p> V</p>
<p>Tekrar elinden tutsam bir horoz şeker alsam sana</p>
<p>İkinciyi ister miydin,bir sigara mı yakardın yoksa?</p>
<p>Dönüşmekten korktuğun insanların mahkûmu oluyorsun </p>
<p>Korkarım,sen sanki biraz ben oluyorsun</p>
<p>VI</p>
<p>Bana benzeme dememiş miydim sana,hep bindiğin o kırmızı salıncakta </p>
<p>Sense hep ben olmak istedin sonunu</p>
<p>bilmeden kanattın çizdin</p>
<p>Sonra bedelini bir bülbülün kanatlarıyla ödedin</p>
<p>Elindeki misketleri bir tefecinin namlusuyla değiştin</p>
<p>VII</p>
<p>Düştüğümde yaralarımı sardığın güvercinler yok şimdilerde</p>
<p>Kimse inanmadığında saydığımız yıldızlar başkalarına ait</p>
<p>Dünya nankör fakat kediler değil bulutların üzerinde </p>
<p>Hayat dediğin binlerce umut,tek bir kibrit</p>
<p>VIII</p>
<p>Bu bir veda değil,inanma sözlerime isterim ki tekrar senle kalsam </p>
<p>Son bir kez sarılmış gibi yapsan ben de ellerinle avunsam</p>
<p>Aynı masalları okusam yine birlikte inansak</p>
<p>Sen yine sen olsan,ben yine ben kalsam</p>
<p>IX</p>
<p>Öyle bir bağlasam ki saçlarını kader bile çözemese</p>
<p>Öyle bir yere saklansak ki kimseler bilemese </p>
<p>Yalvarırım son kez</p>
<p>Ya yokluğunla beni de götür ya da kal yine benimle</p>
<p>X</p>
<p>Üzgünüm,seni biraz da ben öldürdüm ama bir o kadar da güldürdüm</p>
<p>Ben senin narin bedenini ellerimin arasından düşürdüm </p>
<p>Şimdi toprağına papatyalar ekmek acıtıyor canımı </p>
<p>Geri geleceğini bilsem veririm bütün gözyaşlarımı</p>
<p>XI</p>
<p>Tekrar kulağıma umut verici şeyler söyle bu sefer söz veriyorum inanırım </p>
<p>Seni öldürmelerine izin vermem,savaşırım</p>
<p>Bu sefer sen benim elimden tut gidelim </p>
<p>O hayalini kurduğun atlıkarıncaya</p>
<p>Dönelim eski günlere birlikte, dönelim, dönelim...</p>
<p></p>
<p></p>
<p></p>
<p></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>19 Mayıs&amp;apos;ın Önemi</title>
<link>https://ilterdergisi.com/Atat%C3%BCrk</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/Atat%C3%BCrk</guid>
<description><![CDATA[ Bu incelemede 19 Mayıs&#039;ın Türk Milleti açısından önemi işlenecektir ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202605/image_870x580_6a0ca2e773b25.jpg" length="73574" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 19 May 2026 20:37:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Emir Ali Anter</dc:creator>
<media:keywords>Atatürk, Türk Milleti, 19 Mayıs, Gençlik, Vatan</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-size: 11.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Garamond',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';">-<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Garamond',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"><span style="mso-spacerun: yes;">   </span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Garamond',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"><span style="mso-spacerun: yes;">               </span>BİR BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİ OLARAK 19 MAYIS<br><br></span><span style="font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Garamond',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"><span style="mso-spacerun: yes;">                                             </span><br><span style="mso-spacerun: yes;">                                           </span><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">ÖNSÖZ<o:p></o:p></b></span></p>
<p class="MsoNormal"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><span style="font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Garamond',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"><o:p> </o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Garamond',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';">19 Mayıs, sadece Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı gün olarak nitelendirilmemelidir. 19 Mayıs, Türk milletinin, Çiçi Han’dan Ergenekon Destanı’na, Ergenekon Destanı’ndan Kürşad İsyanı’na, Kürşad İsyanı’ndan daha nice zulme boyun eğmememizin son ve en şanlı olanıdır. Aziz Türk Milleti, verdiği İstiklal Harbi içinde, düşmana yurdu dar etmiş, akabinde Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nde, büyük bir zafer kazanılmıştır. İşte, tüm bu direnişin başlangıcıdır 19 Mayıs, Türk milletinin, yeniden doğduğu gündür 19 Mayıs. Bu olayın önemi şüphesiz tarihimizde çok büyüktür. İşbu yazıda, 19 Mayıs ele alınacaktır.<br><br><span style="mso-spacerun: yes;">                                         </span><br><span style="mso-spacerun: yes;">                           </span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Garamond',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';">Osmanlı İmparatorluğu, dünya içerisinde değişen meselelere ok yaydan çıkana kadar çoğunlukla önem göstermemiştir. Özellikle 17. Yüzyıl’ın ortasında, Köprülüler, Osmanlı’nın içindeki çürümeyi fark etmiş, sistemi tamir etmeye çalışan birer tamirci gibi davranmışlardır. Şüphesiz ki Köprülüler Devri’nin tarihimizde önemi büyüktür. Fakat bu süreci bir inkılap olarak değerlendirmek metodolojik olarak bir hatadır. Köprülüler, sistemi baştan aşağı değiştirmemiş, sadece kusurlu yapıları tamir etmişti. Bu tezi şöyle somutlaştırabiliriz: Bir balkon düşünün, her yerinde hamamböcekleri var. Köprülüler bu balkonu gördüğünde, hamamböceklerini yere fırlatmıştı, balkon da “şimdilik” temizlenmişti. Ancak Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın Viyana Bozgunu’nun ardından gelen ne kadar kutsal oldukları meçhul Osmanlı-Kutsal İttifak Savaşları’nda, 16 yıllık amansız bir savaş yaşayan Osmanlı Devleti’nin omurgası bükülmüştür. Özellikle Salankamen Meydan Muharebesi’nde Fazıl Mustafa Paşa bir kurşun ile şehit düşmüş,<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>başlangıçta Osmanlılar lehine giden muharebe, sadrazamın şehitliğinin ardından tam bir bozgun ile sonuçlanmıştır. Haliyle sadrazamın şehit olması, Osmanlı askerlerinin moralinde büyük bir darbeye yol açmış, geriye kalan sekiz yılın başlarında Osmanlılar aleyhine büyük bir taarruz varken, Kaptan-ı Derya Mezzomorto Hüseyin Paşa ve o dönem bazı görevlere getirilmiş olan Köprülü Amcazade Hüseyin Paşa’nın, bu iki Hüseyin’in çabaları göze çarpmaktaydı. Ancak İttifak cephesinde, belki de tarihin gördüğü en büyük askeri dehalardan biri olan, Napolyon Bonapart’ın bile örnek aldığı Savoy Prensi Eugene vardı. II. Mustafa, Avusturya Seferlerinde ordusu yönetebilse de, Zenta Muharebesi’nde aldığı ağır bozgun, aynı zamanda sadrazam Elmas Mehmed Paşa’nın muharebe sırasında şehit düşmesi sonucunda 1699’a kalan iki yılda barış çabalarına girişilip, nihayetinde 1699’da Karlofça Barış Antlaşması’na imza atılarak, Osmanlı Avrupa karşısındaki ilk büyük toprak kaybını ve bozgununu yaşamıştır. Geri kalan yıllarda yine Avrupa devletleriyle girişilen savaşlar (Prut Savaşı’ndan Napolyon Bonapart’ın Mısır’ı işgaline ve geri çekilişine kadar olan savaşlar) Osmanlı’yı daha da yıpratmıştır. 19. Yüzyıl’da II. Mahmud, ülkeyi yenileme çabasına girişmiştir ve kısmen başarılı olmuştur. Genellikle Çar Petro ve II. Mahmud birbirlerine benzetilip karşılaştırılır. Fakat bu çok yaygın bir metodolojik hatadır. Öncelikle, aralarında neredeyse bir yüzyıl fark vardır. (Petro’nun tahta çıkışı: 1700, Mahmud’un tahta çıkışı: 1808) İkinci olarak, ikisinin vaziyetleri farklıdır. Petro’nun çarlığı boyarlar yüzünden tıkanık bir haldeyken, Osmanlı İmparatorluğu’nun vaziyeti köhneleşmiş medrese sistemi, tecrübesiz padişahlar, ilmiye sınıfında torpillerin artışı, teknolojik gelişmelerin takip edilmemesi, yeteneksiz devlet ricali, merkezi otoritenin zayıflığı, yeniçeri ocağının bozulması akçenin değer kaybı ve daha nice sebeple açıklanabilir. Rusya’nın ilerleyebileceği büyük bir bozkır vardı. II. Mahmud’un güneyi Kavalalı ile, doğusu Kaçarlar ile, kuzeyi Rus ile, batısı da Avrupalılar ile çevreliydi. Osmanlı Modernleşmesi sürecini değerlendirmeden bu olaylarla bağlantılı olan, Türk’ün şanlı kurtuluşunun başlangıcı olan 19 Mayıs’a geçmeyi düşünmek, metodolojik bir hata olacaktır. Temelsiz bir bina, çökmeye mahkûmdur. Buna İkinci Mahmud devrinden başlamayı uygun gördük.<br><br>Mahmud II döneminde yapılan modernleşme hareketleri, Osmanlı İmparatorluğu’nun yapısını önemli ölçüde değiştirmiştir. Örneğin Vaka-i Hayriye yani<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması, ardından Asakir-i Mansure-i Muhammediye ordusunun kurulması, modern Türk Silahlı Kuvvetleri’nin temelini atmıştır. Geleneksel ordu sisteminden Avrupai ordu sistemine geçişte önemli bir adımdır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Garamond',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';">Daha önce ufak çaplı avrupaileşme hareketleri görüldüyse de ilk defa büyük ölçülü avrupaileşme, Enver Ziya Karal’ın tabiriyle cesur bir reformcu olan Selim III’le başlamıştır. Kurulan Nizam-ı Cedid ordusu orduda avrupaileşmenin başlangıcı olmuş, ardından kısa süre sonra kaldırılsa da Mahmud II dönemindeki Asakir-i Mansure-i Muhammediye ordusuna zemin hazırlamıştır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Garamond',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Garamond',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';">Her ne kadar Mahmud II Sekbân-ı Cedid ordusunu Asakir-i Mansure-i Muhammediye ordusundan yaklaşık 18 yıl önce cülusunun ilk yılında kursa da, bu ordu kısa süreli oldu. Daha sonra çeşitli yenilikler yapılmış ve günümüz Türk Silahlı Kuvvetleri’ne zemin hazırlamıştır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Garamond',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Garamond',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';">Ayrıca, II. Mahmud döneminde Avrupa’ya ilk defa öğrenci gönderilmiş, bu da ileride Osmanlı İmparatorluğunda Jön Türkler adlı hürriyetçi sınıfın ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Burada garp tarzı eğitim gören talebeler Meşrutiyetçi sistemi benimsemiş ve Osmanlı İmparatorluğu’na bu sistemi getirmek istemiş, 1876’da kısmen muvaffak olmuşlardır. Fakat II. Meşrutiyet kadrosunun çekirdek isimlerine baktığımızda çoğunun Avrupa’da eğitim görmediği aşikardır. Nitekim, Meşrutiyet ve Hürriyet anlayışı Osmanlı İmparatorluğu’nda Hamidiye Devrinde gerek mecmualarla, gerek gazetelerle, gerek de cemiyetlerle yayıldı.<span style="mso-spacerun: yes;">  </span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Garamond',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Garamond',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';">Şüphesiz ki Avrupa’ya öğrenci gönderilmesi Mahmud II döneminde aniden gerçekleşmedi. Selim III devrinde Londra’ya elçi olarak gönderilen Yusuf Agâh Efendi’nin lisan eğitimi almaları için (bilhassa Fransızca) Mehmed Derviş Efendi ile Mehmed Tahir Efendi aracılığıyla Avrupa’ya talebe yollama meselesinin temeli atılmıştır.<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>Fransa Büyükelçisinin yardımıyla dil eğitimi görmesi için Fransa’ya gönderilen İshak Efendi de örnek gösterilebilir. İlk talebelerden biri de 1820’de Fransa’ya gönderilen, Cezayir ulemasından Hamdan Efendi’nin oğlu Seyid Ali (Müşir Ali Rıza Paşa) idi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Garamond',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Garamond',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Garamond',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Garamond',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';">Talebe gönderimi ise resmi olarak 1830’da Mahmud II döneminde Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasınıdan sonra kurulan Asakir-i Mansure-i Muhammediye ordusuna subay yetiştirmek gayesiyle, Hüseyin, Abdüllatif, Mehmed Reşid, Ahmed ve Edhem (sonradan sadrazam olan Edhem Paşa) isimli 5 öğrenci Avrupa’ya gönderildi. Avrupa’ya gönderilen talebelerde daha çok paşazâde ve sefir çocukları, (Örneğin: 1834-1837 arasında Paris’teki St. Louis İdadisi’nde okuyan, Paris Sefiri Mustafa Reşid Paşa’nın mütercim Ruhiddin Efendi’nin oğlu olan, geleceğin sadrazamlarından Ahmed Vefik Paşa, Enderun talebeleri ile Harbiye, Bahriye ve Tıbbiye’den mezun öğrenciler seçilmiştir. Velhasıl, Avrupa’ya talebe gönderilmesi, hem Osmanlı İmparatorluğu’na aydın insanlar yetirtişmiş, hem de hürriyetçilik<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>ve meşrutiyetçiliğin Osmanlı’da yayılmasına katkı sağlamıştır. Bu da Modern Türkiye Cumburiyeti’nin temelini atmıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Garamond',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Garamond',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';">Hürriyetçiliğe gelecek olursak, Hürriyetçilik akımı İmparatorluğun sosyo-politik yapısını değiştirmiştir. Fransa ve İngiltere’deki özgürlükçü düşünceler, Osmanlı İmparatorluğu’na hürriyetçilik adıyla yansımıştır. Namık Kemal, Ali Suavi ve Ziya Paşa gibi isimler bu akımın bilinen temsilcilerindendir. Nihayetinde 1876’da I. Meşrutiyet ilan edildi. Osmanlı’nın ilk anayasası olan Kanun-i Esasi yürürlüğe girdi. Fakat Sultan Hamid 13 Şubat 1878’de meclisi süresiz tatil edince hürriyetçilik yeniden ilan edilmek için 31 yıl beklemek zorunda kaldı. Ayrıca, Avrupa’ya gönderilen talebeler geri döndükten sonra bu beraberinde getirdikleri fikirler<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>Osmanlı’da ilk defa ciddi meselelerin tartışılmaya başlanmasına sebep oldu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Garamond',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';">Örneğin, anayasal düzen, parlamento ve vatandaşlık hakları gibi konular ciddi olarak tartışılmaya başlandı. Kul sisteminin bu dönemde vatandaşlık fikrine yerini bırakması da Modern Türkiye’yi anlamak için lazım olan bir noktadır. </span><span style="font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-size: 11.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Garamond',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';">Tanzimat Fermanı (1839) ve Islahat Fermanı (1856) kuldan vatandaşa geçişin hukuki ve zihni ilk adımları olarak kabul edilebilir</span><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Garamond',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Garamond',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Garamond',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';">19 Mayıs’ın Önemi<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; line-height: normal;"><span style="font-size: 12.0pt; font-family: 'Garamond',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-language: TR;">II. Mahmud devrinde temelleri atılan modern askeri ve mülki mektepler (Mekteb-i Harbiye, Mekteb-i Tıbbiye ve Mekteb-i Mülkiye), Osmanlı İmparatorluğu’nu kurtarmak amacıyla kurulmuş olsalar da, ironik bir şekilde imparatorluğun küllerinden yeni bir devlet çıkaracak olan entelektüel ve askeri kadroyu yetiştirmişlerdir. Garp tarzı eğitim alan, Fransızca kaynaklardan dünyadaki milliyetçilik ve hürriyet akımlarını takip eden bu yeni nesil zabitan sınıfı, sadece cephede savaşan askerler değil; aynı zamanda sosyo-politik meselelere kafa yoran birer aydın kimliği kazanmışlardır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; line-height: normal;"><span style="font-size: 12.0pt; font-family: 'Garamond',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-language: TR;">Nitekim 20. Yüzyıl’ın başı, bu kadronun teoriden pratiğe geçtiği amansız bir imtihan sahası olmuştur. Trablusgarp’ta gayrinizami harp usullerini öğrenen, Balkan Bozgunu’nda kurumsal çürümenin acı faturasını doğrudan cephede gören ve I. Dünya Savaşı’nın Çanakkale, Kut'ül Amare, Kafkasya ve Filistin gibi çetin cephelerinde pişen bu askeri kadro, modern askeri strateji ile Türk milletinin tarihsel mukavemet gücünü bünyesinde birleştirmiştir. İşte bu kadronun lideri olan Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak bastığında, arkasında II. Mahmud’dan beri süregelen iki asırlık modernleşme birikimi, önünde ise Mondros Mütarekesi ile tamamen savunmasız bırakılmak istenen bir vatan durmaktaydı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; line-height: normal;"><span style="font-size: 12.0pt; font-family: 'Garamond',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-language: TR;">Mustafa Kemal Paşa’nın İstanbul’dan Samsun’a çıkışı, sıradan bir askeri görevlendirmenin çok ötesinde stratejik bir dehanın ürünüdür. Karadeniz bölgesindeki Türk mukavemetini bastırmak ve İtilaf Devletleri’nin bölgeyi işgal etmesine zemin hazırlayan Pontus çetelerinin faaliyetlerine karşı yerel halkı silahsızlandırmak amacıyla, kendisine geniş yetkilerle Dokuzuncu Ordu Müfettişliği görevi verilmiştir. Bu yetki, sadece askeri birliklere değil, bölgedeki mülki amirlere de emir verme selahiyetini kapsamaktaydı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; line-height: normal;"><span style="font-size: 12.0pt; font-family: 'Garamond',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-language: TR;">Ancak Mustafa Kemal Paşa, saltanat ricalinin ve işgal devletlerinin kendisinden beklediği vazifeyi tersine çevirmiştir. İstanbul Hükümeti’nin yürüttüğü teslimiyetçi politikayı ve İngiliz muhipliği gibi mandacı çözümleri reddederek, kendisine verilen resmi yetkiyi millî direnişi teşkilatlandırmak amacıyla bir enstrüman olarak kullanmıştır. 19 Mayıs 1919 Pazartesi günü Bandırma Vapuru’ndan Samsun topraklarına basılan o ilk adım; teslimiyet meclislerinin, sömürgeci planların ve tarihe gömülmek istenen bir milletin kaderini değiştirecek olan ihtilal sürecinin fiili başlangıcı olmuştur.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; line-height: normal;"><span style="font-size: 12.0pt; font-family: 'Garamond',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-language: TR;">Samsun’un ardından süratle Havza’ya geçen Mustafa Kemal Paşa, yayımladığı Havza Genelgesi (28 Mayıs 1919) ile işgallere karşı ilk kitlesel mitinglerin yapılmasını sağlamış ve dağınık haldeki yerel direniş odaklarını (Müdafaa-i Hukuk cemiyetlerini) ortak bir ülkü etrafında birleştirmeye başlamıştır. Hemen akabinde kaleme alınan Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919) ise Türk inkılap tarihinin en radikal ve metodolojik metinlerinden biridir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; line-height: normal;"><span style="font-size: 12.0pt; font-family: 'Garamond',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-language: TR;">Genelgede yer alan şu iki madde, yazının başında vurgulanan kul sisteminden vatandaşlığa geçiş sürecinin ihtilal manifestosudur:<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; line-height: normal;"><i><span style="font-size: 12.0pt; font-family: 'Garamond',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-language: TR;">"Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir." (Gerekçe)</span></i><span style="font-size: 12.0pt; font-family: 'Garamond',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-language: TR;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; line-height: normal;"><i><span style="font-size: 12.0pt; font-family: 'Garamond',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-language: TR;">"Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır." (Yöntem)</span></i><span style="font-size: 12.0pt; font-family: 'Garamond',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-language: TR;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; line-height: normal;"><span style="font-size: 12.0pt; font-family: 'Garamond',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-language: TR;">Bu ifadeler, Osmanlı siyasal düşüncesinde o güne kadar görülmemiş bir paradigma kırılmasıdır. Devletin ve vatanın kurtuluşu artık hükümdarın iradesine değil, doğrudan doğruya milletin azim ve kararına bırakılmıştır. Bu durum, monarşik egemenlikten millî egemenliğe geçişin, yani cumhuriyet fikrinin ilk resmi habercisidir. 19 Mayıs’ta Samsun’da yakılan meşale; Erzurum ve Sivas Kongreleri ile hukuki bir çerçeveye oturtulmuş, 23 Nisan 1920’de Ankara’da Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla da kurumsallaşmıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; line-height: normal; mso-outline-level: 2;"><b><span style="font-size: 12.0pt; font-family: 'Garamond',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-language: TR;">Sonuç<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; line-height: normal;"><span style="font-size: 12.0pt; font-family: 'Garamond',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-language: TR;">19 Mayıs 1919, bir imparatorluğun çöküş sürecinde kaybolup gitmek üzere olan bir milletin, tarih sahnesinde yeniden ayağa kalkış hırçınlığıdır. Osmanlı modernleşmesinin sağladığı askeri-entelektüel altyapı olmasaydı, bu direnişi sevk ve idare edecek kurmay zekâ eksik kalırdı; Türk milletinin tarihsel genetiğindeki bağımsızlık karakteri olmasaydı, hiçbir kurmay zekâ topyekûn bir halk hareketini örgütleyemezdi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; line-height: normal;"><span style="font-size: 12.0pt; font-family: 'Garamond',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-language: TR;">Bu yönüyle 19 Mayıs; Çiçi Han’ın bağımsızlık nidasının, Kürşad’ın saray baskınındaki amansız cesaretinin ve Ergenekon’da demir dağı eriten o kolektif iradenin 20. Yüzyıl şarlarında Mustafa Kemal Atatürk’ün dehasıyla yeniden vücut bulmuş halidir. Türk milleti, 19 Mayıs’ta sadece düşman işgaline karşı değil, kendi makûs talihine karşı da amansız bir başkaldırı başlatmış ve bu başkaldırıyı modern, tam bağımsız bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti ile taçlandırmıştır. Temelsiz binaların çökmeye mahkûm olduğu tarihi bir hakikatse, Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli de 19 Mayıs’ta Samsun’da atılan o çelikten iradedir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Garamond',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"><o:p> </o:p></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İlk Arkeoloğumuz ve Müzecimiz Osman Hamdi Bey</title>
<link>https://ilterdergisi.com/ilk-turk-arkeologumuz-ve-muzecimiz-osman-hamdi-bey</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/ilk-turk-arkeologumuz-ve-muzecimiz-osman-hamdi-bey</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202605/image_870x580_6a12f0c9e372f.jpg" length="74360" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:13:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>Emir Ali Anter</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-pagination: none;"><b><span style="font-size: 16.0pt; line-height: 118%; font-family: 'Garamond',serif; mso-ligatures: none;">KISACA OSMAN HAMD</span><span style="mso-armenian-font-family: Cambria; mso-currency-font-family: Cambria; mso-cyrillic-font-family: Garamond; mso-default-font-family: Garamond; mso-greek-font-family: Garamond; mso-hebrew-font-family: Cambria; mso-latin-font-family: Garamond; mso-latinext-font-family: Garamond;">İ</span><span style="mso-armenian-font-family: Calibri; mso-cyrillic-font-family: Garamond; mso-default-font-family: Garamond; mso-greek-font-family: Garamond; mso-hebrew-font-family: Calibri; mso-latin-font-family: Garamond; mso-latinext-font-family: Garamond;"> </span><span style="mso-cyrillic-font-family: Garamond; mso-default-font-family: Garamond; mso-greek-font-family: Garamond; mso-latin-font-family: Garamond; mso-latinext-font-family: Garamond;">BEY<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-pagination: none;"><span style="mso-arabic-font-family: 'Times New Roman'; mso-armenian-font-family: 'Times New Roman'; mso-currency-font-family: 'Times New Roman'; mso-cyrillic-font-family: Garamond; mso-default-font-family: Garamond; mso-greek-font-family: Garamond; mso-hebrew-font-family: 'Times New Roman'; mso-latin-font-family: Garamond; mso-latinext-font-family: Garamond;"><span style="font-size: 16.0pt; line-height: 118%; font-family: 'Garamond',serif; mso-ligatures: none;"><span style="mso-spacerun: yes;">           </span><span style="mso-spacerun: yes;"> </span></span></span><span style="mso-arabic-font-family: 'Times New Roman'; mso-armenian-font-family: 'Times New Roman'; mso-currency-font-family: 'Times New Roman'; mso-cyrillic-font-family: Garamond; mso-default-font-family: Garamond; mso-greek-font-family: Garamond; mso-hebrew-font-family: 'Times New Roman'; mso-latin-font-family: Garamond; mso-latinext-font-family: Garamond;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 118%; font-family: 'Garamond',serif; mso-ligatures: none;"><o:p></o:p></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-pagination: none;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 118%; font-family: 'Garamond',serif; mso-ligatures: none;"><span style="mso-spacerun: yes;">                                    </span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-pagination: none;"><span style="mso-arabic-font-family: 'Times New Roman'; mso-armenian-font-family: 'Times New Roman'; mso-currency-font-family: 'Times New Roman'; mso-cyrillic-font-family: Garamond; mso-default-font-family: Garamond; mso-greek-font-family: Garamond; mso-hebrew-font-family: 'Times New Roman'; mso-latin-font-family: Garamond; mso-latinext-font-family: Garamond;"><span style="font-family: 'Garamond',serif; mso-ligatures: none;"><span style="mso-spacerun: yes;"> </span></span></span><span style="mso-arabic-font-family: 'Times New Roman'; mso-armenian-font-family: 'Times New Roman'; mso-currency-font-family: 'Times New Roman'; mso-cyrillic-font-family: Garamond; mso-default-font-family: Garamond; mso-greek-font-family: Garamond; mso-hebrew-font-family: 'Times New Roman'; mso-latin-font-family: Garamond; mso-latinext-font-family: Garamond;"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 118%; font-family: 'Garamond',serif; mso-ligatures: none;"><span style="mso-spacerun: yes;">                                 </span><span style="mso-spacerun: yes;"> </span></span><b><span style="mso-arabic-font-family: Calibri; mso-armenian-font-family: Calibri; mso-cyrillic-font-family: Garamond; mso-default-font-family: Garamond; mso-greek-font-family: Garamond; mso-hebrew-font-family: Calibri; mso-latin-font-family: Garamond; mso-latinext-font-family: Garamond;"><span style="mso-spacerun: yes;"> </span></span><span style="mso-cyrillic-font-family: Garamond; mso-default-font-family: Garamond; mso-greek-font-family: Garamond; mso-latin-font-family: Garamond; mso-latinext-font-family: Garamond;"><span style="mso-spacerun: yes;">    </span></span></b></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 8.0pt; text-align: justify; line-height: 106%;"><span><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 106%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ligatures: none;"> <o:p></o:p></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-pagination: none;"><span style="mso-arabic-font-family: 'Times New Roman'; mso-armenian-font-family: 'Times New Roman'; mso-currency-font-family: 'Times New Roman'; mso-cyrillic-font-family: Garamond; mso-default-font-family: Garamond; mso-greek-font-family: Garamond; mso-hebrew-font-family: 'Times New Roman'; mso-latin-font-family: Garamond; mso-latinext-font-family: Garamond;"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif; font-size: 12pt;"> </span><b><span style="mso-cyrillic-font-family: Garamond; mso-default-font-family: Garamond; mso-greek-font-family: Garamond; mso-latin-font-family: Garamond; mso-latinext-font-family: Garamond;"><span style="mso-spacerun: yes;">                                                                      <span style="font-family: 'times new roman', times, serif;">   </span></span><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;">ÖNSÖZ</span></span></b></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height: 106%; margin: 0cm 7.1pt 8.0pt 0cm;"><span style="mso-arabic-font-family: 'Times New Roman'; mso-armenian-font-family: 'Times New Roman'; mso-currency-font-family: 'Times New Roman'; mso-cyrillic-font-family: 'Times New Roman'; mso-default-font-family: 'Times New Roman'; mso-greek-font-family: 'Times New Roman'; mso-hebrew-font-family: 'Times New Roman'; mso-latin-font-family: 'Times New Roman'; mso-latinext-font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 106%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ligatures: none;">Türkiye’nin ilk arkeoloğu Osman Hamdi Bey, aynı zamanda ilk müzecisi, İskender Lahdi, Tabnit Lahdi gibi önemli arkeolojik bulguların kaşifi ve Kaplumbağa Terbiyecisi’nin ressamı. Modern Türk Entelijansiyası Tarihi’nde büyük önem arz eden Osman Hamdi Bey’i anlamak, tarihimizdeki öğrenilmeyen ya da yüzeysel öğretilen bilgileri gün yüzüne çıkarmayı sağlayacağı için önemi büyüktür. Bu incelemede kısaca Osman Hamdi Bey’i, hayatını, eğitimini, ölümünü, biyografik inceleme tarzında ele alacağız. Okura tarihimizin önemli şahsiyetlerinden olan Osman Hamdi Bey’in hayatını kaleme alacak bu makaleyi okura sunmaktan minnet duyarım<br><br>-Emir Ali Anter, 2026<br><br><b></b></span><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><b><span style="mso-arabic-font-family: 'Times New Roman'; mso-armenian-font-family: 'Times New Roman'; mso-currency-font-family: 'Times New Roman'; mso-cyrillic-font-family: 'Times New Roman'; mso-default-font-family: 'Times New Roman'; mso-greek-font-family: 'Times New Roman'; mso-hebrew-font-family: 'Times New Roman'; mso-latin-font-family: 'Times New Roman'; mso-latinext-font-family: 'Times New Roman';">Hayatı<br><br></span></b></span></span><span style="mso-arabic-font-family: 'Times New Roman'; mso-armenian-font-family: 'Times New Roman'; mso-currency-font-family: 'Times New Roman'; mso-cyrillic-font-family: 'Times New Roman'; mso-default-font-family: 'Times New Roman'; mso-greek-font-family: 'Times New Roman'; mso-hebrew-font-family: 'Times New Roman'; mso-latin-font-family: 'Times New Roman'; mso-latinext-font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;">Osman Hamdi Bey, 30 Aralık 1842 tarihinde, İstanbul’da doğmuştur. Babası, Abdülmecid devrinde 11 ay 7 gün sadrazamlık, İkinci Mahmud devrinde ise iki defa sadrazamlık yapmış Koca Mehmed Hüsrev Paşa’nın evlatlıklarından Rum asıllı İbrahim Ethem Paşa’dır. İlkokula Beşiktaş’ta başladı, akabinde 1856’da<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>Mekteb-i Maarif-i Adliye’ye kaydoldu. 1857’de hukuk tahsili almak için Paris’e gönderilen Osman Hamdi, aynı zamanda Paris Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nda resim dersleri aldı ve arkeoloji ile de ilgilendi. Sanata olan ilgisi hukuka olan ilgisine ağır basınca o dönemin ünlü ressamları olan Jean Leon Gérôme ve Boulanger’in atölyelerinde çalıştı. 1858’te gittiği Sırbistan ve Viyana’da müzeler ve resim sergileriyle alakalı incelemeler yaptı. 1867’de Süleyman Seyyid ve Ahmet Şeker Paşa ile birlikte 2. Paris Milletlerarası Resim Sergisi’ne katılıp ödül aldı. 1869’da o sıralarda Bağdat’ta bulunan Ahmed Mithat Efendi’nin yanına gidip onu Batı kültürüyle ilgili fikirlerini anlatma fırsatı buldu. İki yıl burada kaldıktan sonra 1871’de İstanbul’a döndü. Ardından 93 Harbi’ne kadar birkaç memuriyeti görevi yürüten Osman Hamdi, savaş sonunda memuriyetten ayrıldı. Yoğun bir şekilde resimle uğraşıyordu. 1877’de Maarif Nezareti’ne bağlı olan 8 kişiden oluşan müze komisyonunun bir üyesiydi. 1881’de Müze-i Hûmayun Başkanı Philipp Anthon Dethier’in ölümü üzerine komisyonun başına geçmesiyle Türk Müzeciliği’nde yeni bir devir açıldı. Müze-i Humâyun, onun çabalarıyla İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ne evrildi. 1882’de müze için yeni bir bina inşa etme işine girdi. İlk kısmı 1891’de, ikincisi 1903’de, üçüncüsü ise 1907’da açıldı. İskender Lahdi, Ağlayan Kadınlar Lahdi, Tabnit Lahdi, Likya Lahdi gibi arkeolojik açıdan büyük önem arz eden bulgular keşfetti. Sanayi-i Nefise Mektebini kurdu (günümüz Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) ve ilk başkanı oldu. 1884’de eski eserlerin yurt dışına çıkarılmasını engelleyen ve onları devlet malı olarak kabul eden Asar-ı Atika Nizamnamesi’ni çıkardı ve uygulamaya kurdu. Bu nizamname 1973’e kadar Türkiye’deki tek eski eser yasası olarak önemini korumuştur. Bir süre Kadıköy Belediye Başkanlığı yapmıştır. 1910’da İstanbul’da ölmüştür.</span> </span><span style="mso-default-font-family: 'Baskerville Old Face'; mso-latin-font-family: 'Baskerville Old Face';"><b><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 106%; font-family: 'Baskerville Old Face',serif; mso-hansi-font-family: Calibri; mso-ligatures: none;"><br style="mso-special-character: line-break;"><!-- [if !supportLineBreakNewLine]--><br style="mso-special-character: line-break;"><!--[endif]--></span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 106%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ligatures: none;"></span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-pagination: none;"><span style="mso-ligatures: none;"></span> <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 14.0pt; mso-pagination: none;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 118%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ligatures: none;">Eğitim Devrimi<br><br></span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 118%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ligatures: none;"></span><span style="mso-arabic-font-family: 'Times New Roman'; mso-armenian-font-family: 'Times New Roman'; mso-currency-font-family: 'Times New Roman'; mso-cyrillic-font-family: 'Times New Roman'; mso-default-font-family: 'Times New Roman'; mso-greek-font-family: 'Times New Roman'; mso-hebrew-font-family: 'Times New Roman'; mso-latin-font-family: 'Times New Roman'; mso-latinext-font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;">Osman Hamdi Bey’in Türk kültür tarihindeki asıl büyük inkılaplarından biri, hiç şüphesiz Batılı anlamda sanat eğitimi veren ilk kurum olan Sanayi-i Nefise Mektebi’ni tesis etmesidir. 1882 yılında temelleri atılan ve bugün Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi olarak varlığını sürdüren bu müessese, sadece bir okul değil, aynı zamanda Osmanlı entelijansiyasının estetik algısını dönüştüren bir merkez olmuştur. Paris’teki École des Beaux-Arts modelini İstanbul’a taşıyan Osman Hamdi, resim, heykel ve mimari gibi alanlarda yetkin sanatçıların yetişmesi için modern bir müfredat oluşturmuş; böylece sanatın zanaat ile estetik disiplin arasındaki o ince çizgide profesyonelleşmesini sağlamıştır.</span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 14.0pt; mso-pagination: none;"><span style="mso-arabic-font-family: 'Times New Roman'; mso-armenian-font-family: 'Times New Roman'; mso-currency-font-family: 'Times New Roman'; mso-cyrillic-font-family: 'Times New Roman'; mso-default-font-family: 'Times New Roman'; mso-greek-font-family: 'Times New Roman'; mso-hebrew-font-family: 'Times New Roman'; mso-latin-font-family: 'Times New Roman'; mso-latinext-font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 118%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ligatures: none;">Mektebin kuruluşu, Osman Hamdi’nin sadece bir idareci değil, aynı zamanda vizyoner bir eğitimci olduğunu kanıtlar niteliktedir. O dönemde heykel sanatı üzerindeki toplumsal çekincelere rağmen, okulun bünyesinde heykel bölümünü açarak bu alandaki tabuları akademik bir zeminle kırmıştır. Müze-i Hümâyun’un hemen yanı başında konumlanan bu okul, öğrencilerin teorik bilgiyi müzedeki antik eserleri inceleyerek pratiğe dökmesine imkan tanımıştır. Bu durum, Osman Hamdi’nin eğitimi teoriden ibaret görmeyip, onu arkeoloji ve tarihle harmanlayan bütüncül yaklaşımının en somut göstergesidir.<o:p></o:p></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 14.0pt; mso-pagination: none;"><span style="mso-arabic-font-family: 'Times New Roman'; mso-armenian-font-family: 'Times New Roman'; mso-currency-font-family: 'Times New Roman'; mso-cyrillic-font-family: 'Times New Roman'; mso-default-font-family: 'Times New Roman'; mso-greek-font-family: 'Times New Roman'; mso-hebrew-font-family: 'Times New Roman'; mso-latin-font-family: 'Times New Roman'; mso-latinext-font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 118%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ligatures: none;">Eğitim devriminin bir diğer sacayağı ise Asar-ı Atika Nizamnamesi ile eşgüdümlü yürütülen bilinçlendirme faaliyetleridir. Osman Hamdi, sadece okul sınırları içerisinde kalmamış, arkeolojik kazılarda görev alacak kadroların yerli imkanlarla yetişmesi için büyük çaba sarf etmiştir. Bu hamleyle, Osmanlı topraklarındaki kültürel mirasın korunmasını dış kaynaklı uzmanların inisiyatifinden kurtararak, milli bir koruma bilincinin akademik temellerini atmıştır. Onun gözünde eğitim, bir milletin geçmişine sahip çıkma iradesinin en güçlü enstrümanıdır.<o:p></o:p></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-pagination: none;"><span style="mso-arabic-font-family: 'Times New Roman'; mso-armenian-font-family: 'Times New Roman'; mso-currency-font-family: 'Times New Roman'; mso-cyrillic-font-family: 'Times New Roman'; mso-default-font-family: 'Times New Roman'; mso-greek-font-family: 'Times New Roman'; mso-hebrew-font-family: 'Times New Roman'; mso-latin-font-family: 'Times New Roman'; mso-latinext-font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 118%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ligatures: none;">Netice itibarıyla Osman Hamdi Bey, Sanayi-i Nefise Mektebi ile Türk sanatında mektepli dönemini başlatmış ve bu kurumun ilk müdürü olarak pedagojik bir otorite kurmuştur. Onun eğitim anlayışı, salt teknik bir öğretiden ziyade, Batı’nın metodolojisini Doğu’nun ruhuyla birleştiren bir sentezdir. Ölümüne kadar bu kurumun başında kalarak, Türk resim ve heykel sanatının öncü isimlerine hocalık etmiş ve modern Türk sanat tarihinin köşe taşlarını bizzat kendi elleriyle döşemiştir.<br style="mso-special-character: line-break;"><!-- [if !supportLineBreakNewLine]--><br style="mso-special-character: line-break;"><!--[endif]--></span><span style="font-size: 16.0pt; line-height: 118%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ligatures: none;"></span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 14.0pt; mso-pagination: none;"><b><span style="font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt; line-height: 118%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ligatures: none;"></span><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;">Sayda Kazıları</span><br><br></b><span style="font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt; line-height: 118%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ligatures: none;">1887 yılı, Türk arkeoloji tarihi için sadece bir keşif yılı değil, aynı zamanda bir rüştünü ispat etme dönemidir. Sayda’da (bugünkü Lübnan sınırları içinde) bir vatandaşın kendi arazisinde taş ocağı işletmek üzere aldığı izin, tarihin akışını değiştirecek bir kapıyı aralamıştır. Arazide mezar olması muhtemel derin bir kuyunun fark edilmesi ve durumun süratle Payitaht’a bildirilmesi üzerine, Sultan II. Abdülhamid bizzat Osman Hamdi Bey’i bu meçhul kuyuyu tetkik etmekle görevlendirmiştir. Osman Hamdi Bey, Sayda’ya vardığında sadece bir kuyuyla değil, antik dünyanın en görkemli nekropollerinden (mezarlık alanlarından) biriyle karşılaşmıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 14.0pt; mso-pagination: none;"><span style="font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt; line-height: 118%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ligatures: none;">Zorlu tabiat şartlarına ve teknik imkansızlıklara rağmen yürütülen titiz çalışmalar neticesinde, bu nekropolden tam 18 adet paha biçilemez lahit gün yüzüne çıkarılmıştır. Bu bulguların bilim dünyasındaki yankısı o kadar büyük olmuştur ki, o güne dek Osmanlı’nın kültürel mirası koruma yetisini sorgulayan Batılı arkeologlar, Osman Hamdi Bey’in metodolojik başarısı karşısında sessiz kalmak mecburiyetinde kalmışlardır. Bu devasa lahitlerden 11 tanesi, özel düzeneklerle gemilere yüklenerek büyük bir lojistik operasyonla İstanbul’a nakledilmiştir. Bu keşifler, ileride açılacak olan İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin de ana gövdesini oluşturacaktır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 14.0pt; mso-pagination: none;"><b><span style="font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt; line-height: 118%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ligatures: none;">Keşfedilen Başlıca Eserler </span></b><span style="font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt; line-height: 118%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ligatures: none;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 14.0pt; mso-pagination: none;"><span style="font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt; line-height: 118%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ligatures: none;">Bu kazının en kıymetli meyvesi hiç şüphesiz <span style="mso-bidi-font-weight: bold;">İskender Lahdi</span>'dir. İsmini üzerinde taşıdığı Büyük İskender’in Perslerle yaptığı savaşları betimleyen muazzam kabartmalardan alan bu eser, Helenistik dönem sanatının zirve noktası kabul edilir. Öyle ki, kabartmalardaki boya izleri keşfedildiği günkü tazeliğini korumaktaydı. Bir diğer önemli bulgu olan <span style="mso-bidi-font-weight: bold;">Tabnit Lahdi</span>, Fenike Kralı Tabnit’e aittir ve üzerindeki Mısır hiyeroglifleri ile Fenike alfabesiyle yazılmış kitabeler, dönemin diplomatik ve kültürel geçişkenliğini gözler önüne serer.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-pagination: none;"><span style="font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt; line-height: 118%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ligatures: none;">Kazının estetik derinliğini yansıtan <span style="mso-bidi-font-weight: bold;">Ağlayan Kadınlar Lahdi</span> ise, her bir sütun arasında farklı yas tutma pozisyonunda tasvir edilen 18 kadın figürüyle adeta taşa kazınmış bir hüzün senfonisidir. Bunların yanı sıra, sanat tarihindeki üslup çeşitliliğini temsil eden <span style="mso-bidi-font-weight: bold;">Likya Lahdi</span> ve Doğu ile Batı sentezini yansıtan <span style="mso-bidi-font-weight: bold;">Satrap Lahdi</span> gibi eserler de Sayda Kazıları'nın dünya mirasına sunduğu eşsiz parçalar arasındadır. Osman Hamdi Bey, bu eserleri sadece topraktan çıkarmakla kalmamış; onları modern Türk </span><span style="mso-spacerun: yes;"> </span><span style="font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt; line-height: 118%; font-family: 'Times New Roman',serif;">müzeciliğinin sarayı olan İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde ebedi istirahatgahlarına kavuşturarak tarihimize sarsılmaz bir kültürel kale inşa etmiştir.</span><span style="font-size: 16.0pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt; line-height: 118%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ligatures: none;"><o:p></o:p></span></p>
<p><span style="font-size: 16.0pt; mso-bidi-font-size: 12.0pt;"><br></span><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;"><b>Türk Resim Sanatında Mühim Bir Devrim</b></span><o:p></o:p></p>
<p data-path-to-node="3"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Osman Hamdi Bey, Batı’da aldığı akademik resim eğitimini Doğu’nun ruhuyla sentezleyen, Türk resim sanatının modernleşme sürecindeki en radikal figürüdür. Onu çağdaşlarından ayıran en temel vasıf, Türk resminde <span style="mso-bidi-font-weight: bold;">figürü bir kompozisyon öğesi olarak kullanan ilk sanatçı</span> olmasıdır. O döneme dek Türk resmi daha çok manzara ve cansız doğa (natürmort) üzerine yoğunlaşmışken; Osman Hamdi, insanı merkeze alan, hikayesi olan ve derinlikli sahneler kurgulamıştır. Eserlerindeki titiz işçilik ve adeta bir fotoğraf karesini andıran ayrıntılı üslubu, onun Paris’teki hocaları Jean-Léon Gérôme ve Boulanger’den tevarüs eden akademik disiplininin bir yansımasıdır.</span><o:p></o:p></p>
<p data-path-to-node="4"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Sanatçının çalışma metodolojisi de dönemi için oldukça yenilikçidir. Osman Hamdi, eserlerini inşa ederken <span style="mso-bidi-font-weight: bold;">fotoğraflardan ve kareleme yönteminden</span> yararlanmış; açık hava ressamlığının (en plein air) aksine, kontrollü ve lojistik imkanları yüksek olan atölye ortamını tercih etmiştir. Bu atölye disiplini içinde, zaman zaman kendi eserlerinde <span style="mso-bidi-font-weight: bold;">kendisini model olarak kullanması</span>, sanatçının kendi kurguladığı dünyayla kurduğu derin bağın bir tezahürüdür. Kendisini bazen bir derviş, bazen bir silah taciri, bazen de düşünen bir entelektüel kılığında resmederek; aslında Osmanlı insanının idealize edilmiş portresini çizmiştir.</span><o:p></o:p></p>
<p data-path-to-node="5"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;"><b data-path-to-node="5" data-index-in-node="0">Sanatı Hakkında Birkaç Analiz</b><span style="mso-bidi-font-weight: bold;"><br><br></span>Osman Hamdi’nin tuvalleri, sadece birer görüntü değil, aynı zamanda titizlikle seçilmiş birer nesneler manzumesidir. O, oryantalist bir sanatçı olmasına rağmen, Batılı meslektaşlarının aksine Doğu’yu dışarıdan bir gözle değil, bizzat içeriden, bir Osmanlı aydını olarak resmetmiştir. Bu durum ona sahnelerini yakından gözlemleme ve en ince ayrıntısına kadar doğru yansıtma avantajı sağlamıştır. Resimlerinde sıkça karşılaştığımız; <span style="mso-bidi-font-weight: bold;">kandiller, rahleler, Kur’an mahfazaları, kitaplar ve çeşitli boyutlardaki şamdanlar</span>, onun medeniyet tasavvurunun sessiz tanıklarıdır. Halılar, işlemeli örtüler ve metal tabaklardaki doku hassasiyeti, izleyiciyi resmin içine çeken bir gerçeklik sunar.</span><o:p></o:p></p>
<p data-path-to-node="7"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Aynı zamanda <span style="mso-bidi-font-weight: bold;">silahlar, müzik aletleri, buhurdanlar ve tütsü dumanı</span> gibi öğelerle sahnelerine mistik ve kültürel bir atmosfer kazandırır. Hayvan figürlerine (köpekler ve kuşlar) ve bitki örtüsüne (çiçekler ve vazolar) yer vererek kompozisyonlarını zenginleştirirken; arkeolog kimliğinin bir yansıması olarak <span style="mso-bidi-font-weight: bold;">lahitleri ve mezar içlerini</span> de tuvaline taşımıştır. Figüratif tercihlerinde ise genellikle kendi aile dairesinden şaşmamış; eşi, çocukları ve yakın çevresi, onun kurgusal dünyasının başrol oyuncuları olmuşlardır. Bu yaklaşım, onun resimlerine hem profesyonel bir vakar hem de mahrem bir samimiyet katmaktadır.</span><o:p></o:p></p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;"><b>Sonuç </b></span><o:p></o:p></p>
<p data-path-to-node="2"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Netice itibarıyla Osman Hamdi Bey, sadece bir ressam, bir arkeolog yahut bir bürokrat değil; çökmekte olan bir imparatorluğun küllerinden modern bir kültürel kimlik inşa etmeye çalışan çok yönlü bir hezarfendir. Onun liderliğinde hayat bulan Asar-ı Atika Nizamnamesi ve Müze-i Hümâyun, Türk müzeciliğini eser toplama evresinden bilimsel koruma ve sergileme evresine taşımıştır. Bugün İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin koridorlarında yürüyen her araştırmacı, aslında Osman Hamdi Bey’in Batılı metodolojiyi Doğu’nun tarihsel zenginliğiyle nasıl harmanladığının canlı şahididir.</span><o:p></o:p></p>
<p data-path-to-node="3"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Onun sanat sahasındaki mirası ise sadece tuval üzerindeki fırça darbelerinden ibaret değildir. Sanayi-i Nefise Mektebi’ni kurarak Türk sanatında akademik disiplini başlatması, kendisinden sonra gelecek nesillerin yolunu aydınlatmıştır. Bir ressam olarak oryantalizmi içeriden bir gözle yeniden yorumlaması, Doğu insanını pasif bir obje olmaktan çıkarıp düşünen ve sorgulayan bir özneye dönüştürmüştür. Bu yönüyle Osman Hamdi, Türk entelijansiyası için sadece bir öncü değil, aynı zamanda kültürel bir özgüvenin de temsilcisidir.</span><o:p></o:p></p>
<p data-path-to-node="4"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Tarihimizin bu müstesna şahsiyetini anlamak, bugün sahip olduğumuz pek çok kurumun ve hukuki düzenlemenin köklerine inmek demektir. 1910 yılında aramızdan ayrılmış olsa da, kurduğu mekteplerden mezun olan sanatçılar ve koruduğu lahitlerle yaşamaya devam etmektedir. Bu makalede ele aldığımız hayatı ve eserleri, onun öğrenilmeyen gerçekleri gün yüzüne çıkarma idealinin ne kadar büyük bir gayretle örüldüğünü ispatlar niteliktedir. Onun bıraktığı meşale, bugün hala Türk kültür ve sanat hayatının en karanlık köşelerini aydınlatmaya devam etmektedir.</span><o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;"><br><b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><span style="line-height: 118%;">Bazı Eserleri:<br></span></b><span style="line-height: 118%;">Kaplumbağa Terbiyecisi</span></span><br jsaction="" jscontroller="Gy8rfb" data-sfc-root="c" jsuid="tqAjtb_h" data-sfc-pl="|[]" data-sfc-cb="" data-complete="true" data-processed="true" data-copy-service-computed-style="font-family: " google="" sans",="" arial,="" sans-serif;="" font-size:="" 16px;="" font-weight:="" 400;="" margin:="" 0px;="" text-decoration:="" none;="" border-bottom:="" 0px="" rgb(230,="" 232,="" 240);"=""><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Silah Taciri</span><br jsaction="" jscontroller="Gy8rfb" data-sfc-root="c" jsuid="tqAjtb_i" data-sfc-pl="|[]" data-sfc-cb="" data-complete="true" data-processed="true" data-copy-service-computed-style="font-family: " google="" sans",="" arial,="" sans-serif;="" font-size:="" 16px;="" font-weight:="" 400;="" margin:="" 0px;="" text-decoration:="" none;="" border-bottom:="" 0px="" rgb(230,="" 232,="" 240);"=""><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Mihrap</span><br jsaction="" jscontroller="Gy8rfb" data-sfc-root="c" jsuid="tqAjtb_j" data-sfc-pl="|[]" data-sfc-cb="" data-complete="true" data-processed="true" data-copy-service-computed-style="font-family: " google="" sans",="" arial,="" sans-serif;="" font-size:="" 16px;="" font-weight:="" 400;="" margin:="" 0px;="" text-decoration:="" none;="" border-bottom:="" 0px="" rgb(230,="" 232,="" 240);"=""><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Arzuhalci</span><br jsaction="" jscontroller="Gy8rfb" data-sfc-root="c" jsuid="tqAjtb_k" data-sfc-pl="|[]" data-sfc-cb="" data-complete="true" data-processed="true" data-copy-service-computed-style="font-family: " google="" sans",="" arial,="" sans-serif;="" font-size:="" 16px;="" font-weight:="" 400;="" margin:="" 0px;="" text-decoration:="" none;="" border-bottom:="" 0px="" rgb(230,="" 232,="" 240);"=""><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Mimozalı Kadın</span><br jsaction="" jscontroller="Gy8rfb" data-sfc-root="c" jsuid="tqAjtb_l" data-sfc-pl="|[]" data-sfc-cb="" data-complete="true" data-processed="true" data-copy-service-computed-style="font-family: " google="" sans",="" arial,="" sans-serif;="" font-size:="" 16px;="" font-weight:="" 400;="" margin:="" 0px;="" text-decoration:="" none;="" border-bottom:="" 0px="" rgb(230,="" 232,="" 240);"=""><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Kur’an Okuyan Kız</span><br jsaction="" jscontroller="Gy8rfb" data-sfc-root="c" jsuid="tqAjtb_m" data-sfc-pl="|[]" data-sfc-cb="" data-complete="true" data-processed="true" data-copy-service-computed-style="font-family: " google="" sans",="" arial,="" sans-serif;="" font-size:="" 16px;="" font-weight:="" 400;="" margin:="" 0px;="" text-decoration:="" none;="" border-bottom:="" 0px="" rgb(230,="" 232,="" 240);"=""><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">İki Müzisyen Kız</span><br jsaction="" jscontroller="Gy8rfb" data-sfc-root="c" jsuid="tqAjtb_n" data-sfc-pl="|[]" data-sfc-cb="" data-complete="true" data-processed="true" data-copy-service-computed-style="font-family: " google="" sans",="" arial,="" sans-serif;="" font-size:="" 16px;="" font-weight:="" 400;="" margin:="" 0px;="" text-decoration:="" none;="" border-bottom:="" 0px="" rgb(230,="" 232,="" 240);"=""><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Şehzade Türbesinde Derviş</span><br jsaction="" jscontroller="Gy8rfb" data-sfc-root="c" jsuid="tqAjtb_o" data-sfc-pl="|[]" data-sfc-cb="" data-complete="true" data-processed="true" data-copy-service-computed-style="font-family: " google="" sans",="" arial,="" sans-serif;="" font-size:="" 16px;="" font-weight:="" 400;="" margin:="" 0px;="" text-decoration:="" none;="" border-bottom:="" 0px="" rgb(230,="" 232,="" 240);"=""><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Naile Hanım Portresi</span><br jsaction="" jscontroller="Gy8rfb" data-sfc-root="c" jsuid="tqAjtb_p" data-sfc-pl="|[]" data-sfc-cb="" data-complete="true" data-processed="true" data-copy-service-computed-style="font-family: " google="" sans",="" arial,="" sans-serif;="" font-size:="" 16px;="" font-weight:="" 400;="" margin:="" 0px;="" text-decoration:="" none;="" border-bottom:="" 0px="" rgb(230,="" 232,="" 240);"=""><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Türbe Ziyaretinde İki Genç Kız</span><br jsaction="" jscontroller="Gy8rfb" data-sfc-root="c" jsuid="tqAjtb_q" data-sfc-pl="|[]" data-sfc-cb="" data-complete="true" data-processed="true" data-copy-service-computed-style="font-family: " google="" sans",="" arial,="" sans-serif;="" font-size:="" 16px;="" font-weight:="" 400;="" margin:="" 0px;="" text-decoration:="" none;="" border-bottom:="" 0px="" rgb(230,="" 232,="" 240);"=""><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Kur’an Okuyan Hoca</span><br jsaction="" jscontroller="Gy8rfb" data-sfc-root="c" jsuid="tqAjtb_r" data-sfc-pl="|[]" data-sfc-cb="" data-complete="true" data-processed="true" data-copy-service-computed-style="font-family: " google="" sans",="" arial,="" sans-serif;="" font-size:="" 16px;="" font-weight:="" 400;="" margin:="" 0px;="" text-decoration:="" none;="" border-bottom:="" 0px="" rgb(230,="" 232,="" 240);"=""><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Kahve Ocağı</span><br jsaction="" jscontroller="Gy8rfb" data-sfc-root="c" jsuid="tqAjtb_s" data-sfc-pl="|[]" data-sfc-cb="" data-complete="true" data-processed="true" data-copy-service-computed-style="font-family: " google="" sans",="" arial,="" sans-serif;="" font-size:="" 16px;="" font-weight:="" 400;="" margin:="" 0px;="" text-decoration:="" none;="" border-bottom:="" 0px="" rgb(230,="" 232,="" 240);"=""><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Halı Satıcısı</span><br jsaction="" jscontroller="Gy8rfb" data-sfc-root="c" jsuid="tqAjtb_t" data-sfc-pl="|[]" data-sfc-cb="" data-complete="true" data-processed="true" data-copy-service-computed-style="font-family: " google="" sans",="" arial,="" sans-serif;="" font-size:="" 16px;="" font-weight:="" 400;="" margin:="" 0px;="" text-decoration:="" none;="" border-bottom:="" 0px="" rgb(230,="" 232,="" 240);"=""><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Ab-ı Hayat Çeşmesi</span><br jsaction="" jscontroller="Gy8rfb" data-sfc-root="c" jsuid="tqAjtb_u" data-sfc-pl="|[]" data-sfc-cb="" data-complete="true" data-processed="true" data-copy-service-computed-style="font-family: " google="" sans",="" arial,="" sans-serif;="" font-size:="" 16px;="" font-weight:="" 400;="" margin:="" 0px;="" text-decoration:="" none;="" border-bottom:="" 0px="" rgb(230,="" 232,="" 240);"=""><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Feraceli Kadınlar</span><br jsaction="" jscontroller="Gy8rfb" data-sfc-root="c" jsuid="tqAjtb_v" data-sfc-pl="|[]" data-sfc-cb="" data-complete="true" data-processed="true" data-copy-service-computed-style="font-family: " google="" sans",="" arial,="" sans-serif;="" font-size:="" 16px;="" font-weight:="" 400;="" margin:="" 0px;="" text-decoration:="" none;="" border-bottom:="" 0px="" rgb(230,="" 232,="" 240);"=""><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">İlahiyatçı</span><br jsaction="" jscontroller="Gy8rfb" data-sfc-root="c" jsuid="tqAjtb_w" data-sfc-pl="|[]" data-sfc-cb="" data-complete="true" data-processed="true" data-copy-service-computed-style="font-family: " google="" sans",="" arial,="" sans-serif;="" font-size:="" 16px;="" font-weight:="" 400;="" margin:="" 0px;="" text-decoration:="" none;="" border-bottom:="" 0px="" rgb(230,="" 232,="" 240);"=""><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Okuyan Genç Emir</span><br jsaction="" jscontroller="Gy8rfb" data-sfc-root="c" jsuid="tqAjtb_x" data-sfc-pl="|[]" data-sfc-cb="" data-complete="true" data-processed="true" data-copy-service-computed-style="font-family: " google="" sans",="" arial,="" sans-serif;="" font-size:="" 16px;="" font-weight:="" 400;="" margin:="" 0px;="" text-decoration:="" none;="" border-bottom:="" 0px="" rgb(230,="" 232,="" 240);"=""><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Pembe Başlıklı Kız</span><br jsaction="" jscontroller="Gy8rfb" data-sfc-root="c" jsuid="tqAjtb_y" data-sfc-pl="|[]" data-sfc-cb="" data-complete="true" data-processed="true" data-copy-service-computed-style="font-family: " google="" sans",="" arial,="" sans-serif;="" font-size:="" 16px;="" font-weight:="" 400;="" margin:="" 0px;="" text-decoration:="" none;="" border-bottom:="" 0px="" rgb(230,="" 232,="" 240);"=""><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Gebze'den Manzara</span><br jsaction="" jscontroller="Gy8rfb" data-sfc-root="c" jsuid="tqAjtb_z" data-sfc-pl="|[]" data-sfc-cb="" data-complete="true" data-processed="true" data-copy-service-computed-style="font-family: " google="" sans",="" arial,="" sans-serif;="" font-size:="" 16px;="" font-weight:="" 400;="" margin:="" 0px;="" text-decoration:="" none;="" border-bottom:="" 0px="" rgb(230,="" 232,="" 240);"=""><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Eskihisar'da Feraceli Kadınlar</span><br jsaction="" jscontroller="Gy8rfb" data-sfc-root="c" jsuid="tqAjtb_10" data-sfc-pl="|[]" data-sfc-cb="" data-complete="true" data-processed="true" data-copy-service-computed-style="font-family: " google="" sans",="" arial,="" sans-serif;="" font-size:="" 16px;="" font-weight:="" 400;="" margin:="" 0px;="" text-decoration:="" none;="" border-bottom:="" 0px="" rgb(230,="" 232,="" 240);"=""><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Cami Kapısında</span><br jsaction="" jscontroller="Gy8rfb" data-sfc-root="c" jsuid="tqAjtb_11" data-sfc-pl="|[]" data-sfc-cb="" data-complete="true" data-processed="true" data-copy-service-computed-style="font-family: " google="" sans",="" arial,="" sans-serif;="" font-size:="" 16px;="" font-weight:="" 400;="" margin:="" 0px;="" text-decoration:="" none;="" border-bottom:="" 0px="" rgb(230,="" 232,="" 240);"=""><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Yeşil Cami Önü</span><br jsaction="" jscontroller="Gy8rfb" data-sfc-root="c" jsuid="tqAjtb_12" data-sfc-pl="|[]" data-sfc-cb="" data-complete="true" data-processed="true" data-copy-service-computed-style="font-family: " google="" sans",="" arial,="" sans-serif;="" font-size:="" 16px;="" font-weight:="" 400;="" margin:="" 0px;="" text-decoration:="" none;="" border-bottom:="" 0px="" rgb(230,="" 232,="" 240);"=""><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Rahlede Okuyan Genç</span><br jsaction="" jscontroller="Gy8rfb" data-sfc-root="c" jsuid="tqAjtb_13" data-sfc-pl="|[]" data-sfc-cb="" data-complete="true" data-processed="true" data-copy-service-computed-style="font-family: " google="" sans",="" arial,="" sans-serif;="" font-size:="" 16px;="" font-weight:="" 400;="" margin:="" 0px;="" text-decoration:="" none;="" border-bottom:="" 0px="" rgb(230,="" 232,="" 240);"=""><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Köpekli Adam</span><br jsaction="" jscontroller="Gy8rfb" data-sfc-root="c" jsuid="tqAjtb_14" data-sfc-pl="|[]" data-sfc-cb="" data-complete="true" data-processed="true" data-copy-service-computed-style="font-family: " google="" sans",="" arial,="" sans-serif;="" font-size:="" 16px;="" font-weight:="" 400;="" margin:="" 0px;="" text-decoration:="" none;="" border-bottom:="" 0px="" rgb(230,="" 232,="" 240);"=""><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Şatoda Kadın</span><br jsaction="" jscontroller="Gy8rfb" data-sfc-root="c" jsuid="tqAjtb_15" data-sfc-pl="|[]" data-sfc-cb="" data-complete="true" data-processed="true" data-copy-service-computed-style="font-family: " google="" sans",="" arial,="" sans-serif;="" font-size:="" 16px;="" font-weight:="" 400;="" margin:="" 0px;="" text-decoration:="" none;="" border-bottom:="" 0px="" rgb(230,="" 232,="" 240);"=""><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Sakallı Adam Portresi</span><br jsaction="" jscontroller="Gy8rfb" data-sfc-root="c" jsuid="tqAjtb_16" data-sfc-pl="|[]" data-sfc-cb="" data-complete="true" data-processed="true" data-copy-service-computed-style="font-family: " google="" sans",="" arial,="" sans-serif;="" font-size:="" 16px;="" font-weight:="" 400;="" margin:="" 0px;="" text-decoration:="" none;="" border-bottom:="" 0px="" rgb(230,="" 232,="" 240);"=""><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Türbe Kapısı Önünde Kadınlar</span><br jsaction="" jscontroller="Gy8rfb" data-sfc-root="c" jsuid="tqAjtb_17" data-sfc-pl="|[]" data-sfc-cb="" data-complete="true" data-processed="true" data-copy-service-computed-style="font-family: " google="" sans",="" arial,="" sans-serif;="" font-size:="" 16px;="" font-weight:="" 400;="" margin:="" 0px;="" text-decoration:="" none;="" border-bottom:="" 0px="" rgb(230,="" 232,="" 240);"=""><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Haremden</span><br jsaction="" jscontroller="Gy8rfb" data-sfc-root="c" jsuid="tqAjtb_18" data-sfc-pl="|[]" data-sfc-cb="" data-complete="true" data-processed="true" data-copy-service-computed-style="font-family: " google="" sans",="" arial,="" sans-serif;="" font-size:="" 16px;="" font-weight:="" 400;="" margin:="" 0px;="" text-decoration:="" none;="" border-bottom:="" 0px="" rgb(230,="" 232,="" 240);"=""><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Gezintide Kadınlar</span><br jsaction="" jscontroller="Gy8rfb" data-sfc-root="c" jsuid="tqAjtb_19" data-sfc-pl="|[]" data-sfc-cb="" data-complete="true" data-processed="true" data-copy-service-computed-style="font-family: " google="" sans",="" arial,="" sans-serif;="" font-size:="" 16px;="" font-weight:="" 400;="" margin:="" 0px;="" text-decoration:="" none;="" border-bottom:="" 0px="" rgb(230,="" 232,="" 240);"=""><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12pt;">Yaşlı Adam Portresi</span><span style="font-size: 16.0pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt; line-height: 118%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p></o:p></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>How Péter Magyar Challenged Hungary’s Electoral Autocracy</title>
<link>https://ilterdergisi.com/how-peter-magyar-challenged-hungarys-electoral-autocracy</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/how-peter-magyar-challenged-hungarys-electoral-autocracy</guid>
<description><![CDATA[ A turning point in the political system built by Viktor Orbán and his party. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202605/image_870x580_69fb76c68598c.jpg" length="65608" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 06 May 2026 22:31:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>Deniz Şener</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Since 2010, Hungary has been dominated by the political leadership of Viktor Orbán. Following the fallout from Ferenc Gyurcsány’s infamous </span><strong><a href="https://en.wikipedia.org/wiki/%C5%90sz%C3%B6d_speech">Őszöd speech</a></strong><span>, public trust in the centre-left coalition government collapsed, leading to </span><a href="https://en.wikipedia.org/wiki/2006_protests_in_Hungary">protests in 2006</a><span>. This crisis of legitimacy paved the way for Orbán’s decisive victory in the 2010 parliamentary elections, where his party secured a huge parliamentary majority. But why has Orbán’s dominance endured since then?</span><br><br><br><br><span>What follows is an examination of the institutional changes introduced by Viktor Orbán and his Fidesz–KDNP coalition since 2010, and how they have reshaped Hungary’s political balance of power toward a right-wing autocratic model.</span><br><br><br><br><em><strong>Constitutional Overhaul and “Cardinal Laws”</strong></em><br><br><span>Having secured a two thirds majority in Parliament in 2010, the Orbán government immediately began reshaping the state's basic rules. In 2011, the 1989 constitution was substituted for the new </span><strong>"Fundamental Law of Hungary".</strong><span> The key change in the new constitution was the introduction of "cardinal laws," in other words, those covering crucial areas such as taxation, family policy, and the election system. Any revision of cardinal laws requires a two thirds parliamentary majority, thus effectively preventing the opposition to change its ideology even if it wins an absolute majority.</span><br><br><br><br><br><br><em><strong>Creating an Unbreakable Electoral System</strong></em><br><br><span>The most effective way to ensure indefinite rule through the ballot box is to change the electoral law. Between 2011 and 2012, Fidesz unilaterally revised the Hungarian electoral system. The size of the parliament was reduced to 199 seats. Gerrymandering ensured that many districts were dominated by rural conservatives. Moreover, the two-round system was replaced by </span><strong>single-round single-member districts</strong><span>, while retaining a </span><strong>national party-list component</strong><span>. Most importantly, the winner compensation system was adopted, which implies transferring surplus votes for winning candidates to the party list. Under this distorted system, Fidesz obtained a supermajority with only 44.5 percent of the vote in 2014.</span><br><br><br><br><em><strong>Co-opting and Taming the Judiciary</strong></em><br><br><span>As part of the plan to make his government immune from lawsuits, Orbán successfully co-opted the judicial branch. In particular, the Constitutional Court received additional justices loyal to the ruling party. What is more, it was stripped of the possibility to review laws concerning the central budget or taxation. Lastly, the creation of the </span><strong>National Judicial Office</strong><span>, led by a trusted ally of the ruling party, centralized the control over appointing, promoting, and relocating judges.</span><br><br><br><br><br><br><em><strong>Media Consolidation</strong></em><br><br><span>One of the key pillars of any electoral autocracy is tight control over information. In the last ten years, independent Hungarian media has been denied access to the state funding and bought out by pro-government oligarchs. Finally, in 2018, the “</span><strong>Central European Press and Media Foundation” (</strong><span>aka</span><strong><span> </span>KESMA)<span> </span></strong><span>was created. All but about fifty privately owned media companies, including various newspapers, radio stations, and TV channels, became its property. The result is a single channel media that dominates Hungarian society and makes it impossible for opposition groups to be heard.</span><br><br><br><br><br><br><em><strong><span>Abuse and Normalization of Emergency Powers</span><br><br></strong></em><span>Traditionally, the Hungarian legislation was changed using the standard process. However, since 2016 when Orbán declared a state of danger because of mass migration, this process has been supplemented with frequent use of emergency powers. In particular, declaring </span><strong>"states of danger"</strong><span> during the COVID-19 pandemic and the Russo-Ukrainian war, the government granted itself the ability to govern by decree. Consequently, sweeping legislative changes can be introduced instantly bypassing any discussions within Parliament.</span><br><br><br><br><br><br><em><strong>Strategic Corruption and Clientelism</strong></em><br><br><span>Finally, the economic supremacy of the Orbán regime is guaranteed by the </span><strong>"System of National Cooperation".</strong><span> Using its control over EU funding and state contracts, the regime builds a new class of oligarchs who are loyal to it. This creates an effective system of clientelism, wherein huge sectors of the Hungarian economy have become completely dependent on the political allegiance of the regime and its leaders for its prosperity.</span><br><br><br><br><br><br><em><strong>Intimidation through Institutionalization</strong></em><br><br><span>In one of the most recent moves in the sphere of political institution-building, in February 2024, the Orbán government launched the</span><strong><span> </span>“Sovereignty Protection Office”.</strong><span> Having unlimited investigation powers over any organization, political party, or person suspected in pursuing foreign interests and taking foreign funding, the Sovereignty Protection Office is an intimidating instrument aimed at harassing NGOs, investigative journalists, and political opposition.</span><br><br><br><br><br><br><span>But even after all these roadblocks, how did one man reshuffle the deck of Hungarian politics? First, let’s get to know Péter Magyar </span><strong>inside out.</strong></p>
<p><strong>Péter Magyar.<span> </span></strong><span>He wasn’t your typical opposition politician, he was a product of the very system he broke. As the ex-husband of Fidesz’s star Justice Minister, Judit Varga, and a high-ranking executive in state companies, he was the ultimate regime insider. Because he knew exactly how Orbán’s machine worked, his rebellion hit with an authenticity that traditional rivals simply didn’t have.</span><br><br><br><br><span>The first spark of change happened in February 2024. Katalin Novák, then President of Hungary, who had campaigned on family values and the protection of children, did the opposite. She pardoned Endre Kónya, the former deputy director of the Kossuth Zsuzsa Children's Home in Bicske, who was involved in covering up a child sexual abuse case. Judit Varga, then Minister of Justice and Magyar's ex-wife, countersigned the pardon. Magyar? </span><strong>He was not having it.</strong><br><br><br><br><span>Péter Magyar, announced on Facebook:</span><br><br><br><br><span>”</span><strong>Today, I am submitting my resignation from my positions at both state-owned companies. I am also resigning from my seat on the supervisory board of the partially state-owned MBH Bank Nyrt. My resignation is not based on professional reasons.</strong></p>
<p><strong>I do not want to be part of a system for even a single minute in which those truly responsible hide behind women’s skirts, where Tónik, Ádám, and Barbara can laugh merrily into their hands while thoughtlessly sacrificing those who, unlike them, never worked for their own financial gain but for the sake of their country and their fellow citizens.</strong></p>
<p><strong>For a long time, I believed in an idea—a national, sovereign, civic Hungary—and for many years I tried, with my own modest means, to contribute to making this a reality. But over the past few years, I have slowly—and now finally—come to realize that all of this is really just a political product, a sugar coating that serves only two purposes: to conceal the workings of the power machine and to amass immense wealth.</strong></p>
<p><strong>I believe that Hungary is not the country of the Antal Rogáns, the oligarchs, or even just a few influential families, but rather the country of the János Hunyadis, the István Széchenyis, the Ignác Semmelweis, the István Bethlens, the Miklós Radnótis, Margit Slachtas, Sándor Márais, the freedom fighters of ’56, the Ludas Matyis, and every decent Hungarian.</strong><span>” </span><strong>(</strong><a href="https://www.facebook.com/peter.magyar.102/posts/7670871222947259">translated and summarized</a><strong>)</strong><br><br><br><br><br><br><span>From that day on, the days of the Orbán government and the Fidesz-KDNP coalition were numbered.</span><br><br><br><br><span>Since the Orbán government controlled the media, what did Magyar do you might ask?</span><br><br><br><br><strong><span>He bypassed it.</span><br><br><br><br></strong><span>To reach his audience, he used the one thing the government couldn’t control, social media. Magyar reached out to the masses by pulling back the curtain on the corruption inside Fidesz. He didn’t just make accusations, he just spoke like a man who had been in the room where it happened.</span><br><br><br><br><span>He appeared on the independent YouTube channel </span><strong>Partizán</strong><span>, accusing Orbán’s government of corruption and instantly grabbing the nation’s attention. He wasted no time and took over the inactive, already existing </span><strong>Tisza Party</strong><span> to bypass the bureaucracy. He then began traveling all across Hungary. Ideologically, he is a conservative-liberal, which helped him attract traditional rural conservative voters alongside liberals and pro-europeans. He essentially united two rival voter bases </span><strong><span>into one.</span><br><br><br><br></strong><span>Then came his first test, </span><strong><span>the European Parliament election.</span><br><br><br><br></strong><span>On 9 June 2024, Hungary had its European Parliament elections. Tisza was about to enter its first election. The numbers came up rather impressive:</span><br><br><br><br><strong>Fidesz-KDNP:</strong><span> 44.82 percent (losing 2 seats, 11 in total).</span><br><br><br><br><strong>Tisza:</strong><span> 29.60 percent (winning 7 seats from scratch).</span><br><br><br><br><strong>DK-MSZP-Dialogue:</strong><span> 8.03 percent (losing 3 seats, 2 in total).</span><br><br><br><br><strong>Mi Hazánk</strong><span>: 6.71 percent (won a single seat).</span><br><br><br><br><span>These results proved that Magyar was indeed a serious threat to Orbán’s autocratic government. Magyar kept the pace, joining the pro-European European People’s Party shortly after the election.</span><br><br><br><br><span>His ideological position has remained consistent. On 18 March 2025, the Hungarian Parliament passed a bill that forbids promoting or displaying homosexuality or gender reassignment to anyone under 18. This effectively led to a ban on Pride parades and caused a major scandal among progressives, liberals and within the European Union. Magyar? He didn’t budge, he just stayed silent.</span><br><br><br><br><span>He kept that silence all the way through the most important day in modern Hungarian political history: </span><strong>12 April 2026</strong><span>. Polls had shown two different outcomes, government-allied polls showed Fidesz-KDNP ahead, while the opposition polls said otherwise. The pace was high, and the turnout was at a historical high of </span><strong>78.94 percent.</strong><span> (that’s almost 80 percent!) After all of this campaigning and the catastrophic defeat in 2022, this time, it had to be over, right? Let the results speak for themselves.</span><br><br><br><br><span>Tisza</span><br><br><span>Constituency vote: 3,333,415 (55.26 percent)</span><br><br><span>Party vote: 3,385,890 (53.18 percent, no swing since new party)</span><br><br><span>Total seats: 141. (won from scratch)</span><br><br><br><br><span>Fidesz-KDNP</span><br><br><span>Constituency vote: 2,215,225 (36.72 percent)</span><br><br><span>Party vote: 2,458,337 (38.61 percent, a 15.52 pp swing)</span><br><br><span>Total seats: 52. (lost 83 seats)</span><br><br><br><br><span>Mi Hazánk</span><br><br><span>Constituency vote: 345,252 (5.72 percent)</span><br><br><span>Party vote: 358,372 (5.63 percent, a 0.25 pp swing)</span><br><br><span>Total seats: 6. (same as 2022)</span><br><br><br><br><strong>Tisza won a two-thirds supermajority.<span> </span></strong><span>Orbán’s autocratic system absolutely failed him. It favored the opposition with a two-thirds supermajority, enough to overhaul Hungary from top to bottom. Budapest was cheering that night. Magyar said in his victory speech:</span><strong><br></strong><br><br><span>“</span><strong>My fellow countrymen! Hungarians! We did it! The Tisza and Hungary have won this election. Not just by a little, but by a lot. In fact, by a great deal. Together, we have ousted the Orbán regime; together, we have liberated Hungary… Our victory is visible not only from the moon, but from the window of every Hungarian home. Whether it’s the smallest mud-brick house or a high-rise apartment building, in a big city or in the countryside, it’s visible from every Hungarian window</strong><span>.” (</span><a href="https://www.prospectmagazine.co.uk/world/europe/hungary/73053/between-the-lines-peter-magyars-victory-address">source</a><span>)</span><br><br><br><span>This time, victory was not only limited to the Moon, and of course, Brussels. But was visible from the window of every Hungarian home. Péter Magyar, with that speech, stood with the Hungarian people.</span><br><br><br><span>But hold on, what about the silence that he kept? Well…</span></p>
<p><span>After his historic election victory, he declared:</span><br><br><br><strong>”In Hungary, everyone has the right to freedom of assembly. Period.”</strong></p>
<p>By saying this, he proved he was not like Orbán at all. He showed that he is indeed both a conservative and a liberal.</p>
<p><span>Thank you for sparing your time.</span><br><br><br><br><em>Árad a Tisza!<br><br></em></p>
<p><strong><span>Sources:</span><br><br></strong><a href="https://www.nytimes.com/2026/04/14/world/europe/viktor-orban-peter-magyar-election.html"><span>https://www.nytimes.com/2026/04/14/world/europe/viktor-orban-peter-magyar-election.html</span><br><br><br><br></a><a href="https://www.prospectmagazine.co.uk/world/europe/hungary/73053/between-the-lines-peter-magyars-victory-address">https://www.prospectmagazine.co.uk/world/europe/hungary/73053/between-the-lines-peter-magyars-victory-address</a><br><br><br><br><a href="https://www.theguardian.com/commentisfree/2026/apr/15/viktor-orban-defeated-energetic-campaigning-peter-magyar-hungary-election">https://www.theguardian.com/commentisfree/2026/apr/15/viktor-orban-defeated-energetic-campaigning-peter-magyar-hungary-election</a><strong><a href="https://www.nytimes.com/2026/04/14/world/europe/viktor-orban-peter-magyar-election.html"><br><br></a><br><br></strong><a href="https://en.wikipedia.org/wiki/2026_Hungarian_parliamentary_election">https://en.wikipedia.org/wiki/2026_Hungarian_parliamentary_election</a><br><br><br><br><a href="https://en.wikipedia.org/wiki/2024_European_Parliament_election_in_Hungary">https://en.wikipedia.org/wiki/2024_European_Parliament_election_in_Hungary</a><br><br><br><br><a href="https://www.venice.coe.int/webforms/documents/?pdf=CDL-AD(2011)016-e">https://www.venice.coe.int/webforms/documents/?pdf=CDL-AD(2011)016-e</a><br><br><br><br><a href="https://www.osce.org/odihr/elections/hungary/121098"><span>https://www.osce.org/odihr/elections/hungary/121098</span><br><br><br><br></a><a href="https://www.amnesty.org/en/documents/eur27/2085/2020/en/">https://www.amnesty.org/en/documents/eur27/2085/2020/en/</a><br><br><br><br><a href="https://www.hrw.org/news/2026/04/14/hungary-new-government-needs-to-restore-rule-of-law">https://www.hrw.org/news/2026/04/14/hungary-new-government-needs-to-restore-rule-of-law</a><a href="https://www.osce.org/odihr/elections/hungary/121098"><br><br></a><br><br><a href="https://rsf.org/en/country/hungary">https://rsf.org/en/country/hungary</a><br><br><br><br><a href="https://freedomhouse.org/country/hungary/nations-transit/2024">https://freedomhouse.org/country/hungary/nations-transit/2024</a><br><br><br><br><a href="https://www.transparency.org/en/countries/hungary">https://www.transparency.org/en/countries/hungary</a><br><br><br><br><a href="https://results.elections.europa.eu/en/hungary/">https://results.elections.europa.eu/en/hungary/</a><br><br><br><br><a href="https://www.reuters.com/world/europe/hungarys-orban-sees-weakest-support-decades-eu-vote-opposition-tisza-surges-2024-06-09/"><span>https://www.reuters.com/world/europe/hungarys-orban-sees-weakest-support-decades-eu-vote-opposition-tisza-surges-2024-06-09/</span><br><br></a><a href="https://www.venice.coe.int/webforms/documents/default.aspx?pdffile=CDL-REF%282024%29006-e"><br><br><span>https://www.venice.coe.int/webforms/documents/default.aspx?pdffile=CDL-REF%282024%29006-e</span></a><br><br><br><br><a href="https://www.venice.coe.int/Newsletter/NEWSLETTER_2012_02/1_HUN_EN.html">https://www.venice.coe.int/Newsletter/NEWSLETTER_2012_02/1_HUN_EN.html</a><br><br><br><br><a href="https://www.venice.coe.int/webforms/documents/default.aspx?pdffile=CDL-AD%282012%29012-e"><span>https://www.venice.coe.int/webforms/documents/default.aspx?pdffile=CDL-AD%282012%29012-e</span><br><br></a><br><br><a href="https://www.reuters.com/world/europe/hungarys-president-signs-law-banning-pride-parade-despite-protests-2025-03-19/">https://www.reuters.com/world/europe/hungarys-president-signs-law-banning-pride-parade-despite-protests-2025-03-19/</a><br><br><br><br><a href="https://helsinki.hu/en/wp-content/uploads/sites/2/2024/04/HHC_Hungary_states_of_exception_20240402.pdf"><span>https://helsinki.hu/en/wp-content/uploads/sites/2/2024/04/HHC_Hungary_states_of_exception_20240402.pdf</span><br><br><br><br></a><a href="https://www.reuters.com/article/world/hungary-gives-government-right-to-extra-powers-in-face-of-terror-threat-idUSKCN0YT1DA/">https://www.reuters.com/article/world/hungary-gives-government-right-to-extra-powers-in-face-of-terror-threat-idUSKCN0YT1DA/</a></p>
<p><a href="https://www.bbc.com/news/world-middle-east-68264363">https://www.bbc.com/news/world-middle-east-68264363</a><br><br><br><br><a href="https://en.wikipedia.org/wiki/Katalin_Nov%C3%A1k_presidential_pardon_scandal">https://en.wikipedia.org/wiki/Katalin_Nov%C3%A1k_presidential_pardon_scandal</a><br><br><br><br><a href="https://instituteofgeoeconomics.org/en/research/hungarys-electoral-system-constructing-a-system-favorable-to-the-governing-party-and-its-future-prospects/">https://instituteofgeoeconomics.org/en/research/hungarys-electoral-system-constructing-a-system-favorable-to-the-governing-party-and-its-future-prospects/</a></p>
<p><em> </em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tarladan Çatala Gıda Zinciri</title>
<link>https://ilterdergisi.com/tarladan-catala-gida-zinciri</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/tarladan-catala-gida-zinciri</guid>
<description><![CDATA[ Soframızdaki gıdanın tarladan çatala yolculuğunu ve o gıdanın israfını önlemede hem üreticiye hem de tüketiciye düşen görevleri, hayatın içinden pratik bilgilerle size aktarmaya çalıştım. Keyifli okumalar dilerim. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202604/image_870x580_69edd2bcef9e1.jpg" length="106514" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 25 Apr 2026 19:30:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>okuyandietolog</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Satın aldığımız yiyeceklerin ortalama dörtte birini çöpe atıyoruz. Bu, dört elmayla marketten çıkıp eve giderken bir tanesini çöpe atmak gibidir. Burada çöpe giden şey sadece besin değil, ona harcadığınız paranız, onu üretmek için harcanan tüm kaynaklardır (enerji, su dahil). Ayrıca gıda artıkları, güçlü bir  sera gazı olan metan gazı üreterek iklim değişikliğine neden olmaktadır. <em>(1)</em> Gıda israfı büyük bir sorun ama hepimizin yapabileceği bir şeyler var.<br><br>Gıda zincirinin her aşamasında çeşitli nedenlerle yenilebilir gıdalar kayba uğramakta ya da israf edilmektedir. FAO tahminlerine göre dünya gıda üretiminin 1/3’ü kayıp ve israfa uğramaktadır ki bu miktar üç milyar kişinin beslenmesine yetecek düzeydedir. <em>(2)</em></p>
<p style="text-align: justify;">Soframızdaki gıdanın “Tarladan Çatala” dediğimiz soğuk zincir yolculuğunda, bize düşen bazı görevler bulunmaktadır. Öncelikle “Tarladan Çatala" prensibi nedir, biraz ondan bahsedelim. Tarladan Çatala (Farm to Fork) yaklaşımı, gıdanın üretimden tüketime kadar olan tüm süreçlerinde gıda güvenliği, beslenme, sürdürülebilirlik ve atık azaltımını hedefleyen, FAO (Food and Agriculture Organization) tarafından desteklenen bütünsel bir gıda zinciri stratejisidir. FAO’nun Tarladan Çatala yaklaşımının temel bileşenleri: Sürdürülebilir tarım, gıda güvenliği, gıda kayıplarını azaltma, beslenme ve sağlık ve Avrupa Yeşil Mutabakatı stratejisidir. <em>(3)</em></p>
<p style="text-align: justify;">Bu tedarik zincirinin 6 aşamasından da kısaca bahsedelim.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> Üretim (Tarla/Çiftlik):</strong> Ekim, dikim, gübreleme, sulama ve hasat  işlemleri aşamasıdır. Hayvancılıkta ise bu aşama bakım ve beslemedir.</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li style="text-align: justify;"><strong>Hasat Sonrası Hazırlık:</strong> Ürünlerin temizlenmesi, ayıklanması ve ilk soğutma işlemleridir. Tazeliğin korunması ve fiziksel kirliliğin önlenmesi amaçlanır. </li>
<li style="text-align: justify;"><strong>İşleme ve Ambalajlama:</strong> Hammaddenin son ürüne dönüştürülmesi (örn. sütten peynir yapımı), paketleme ve etiketleme aşamasıdır. Gıda güvenliği standartları (HACCP), hijyen ve korumayı kapsar.</li>
<li style="text-align: justify;"><strong>Lojistik ve Depolama:</strong> Ürünlerin uygun sıcaklık ve nem koşullarında taşınmasıdır. Soğuk zincirin korunması ve izlenebilirlik bu aşamada çok önemlidir.</li>
<li style="text-align: justify;"><strong>Dağıtım ve Satış:</strong> Toptancı ağları ve marketler aracılığıyla tüketicilere sunum aşamasıdır. Raf ömrü yönetimi ve uygun saklama koşulları oldukça önemlidir.</li>
<li style="text-align: justify;"><strong>Tüketim (Çatal): </strong>Gıdanın evde veya restoranlarda hazırlanması, pişirilmesi ve tüketilmesi aşamasıdır. Bu son aşamada, mutfak hijyeni, doğru pişirme teknikleri ve israfın önlenmesi gibi birçok dikkat edilmesi gerekilen koşullar bulunmaktadır.</li>
</ol>
<p> Zincirin sağlıklı işleyebilmesi için <em><strong>izlenebilirlik</strong></em> (sorun çıktığında gıdanın geriye dönük hangi tarladan geldiğinin tespiti) ve <strong><em>denetim</em></strong> (ilgili yetkililerce yapılan kalite ve sağlık kontrolleri), her  aşamada mevcut olan iki ana unsurdur. Her aşama doğru bir şekilde tamamlandığında hem  tüketicinin sofrasına güvenli ulaşım sağlanmakta hem de gıdanın israfı minimum düzeye indirilmektedir.</p>
<p>Gelişmiş ülkelerde tüketici bilinçlendirilmesi ve paydaşların işbirliği; gelişmekte olan ülkelerde üreticinin eğitimi, altyapının iyileştirilmesi, daha iyi teknoloji kullanımı için üreticinin desteklenmesi önceliklidir. <em>(4)</em></p>
<p style="text-align: justify;">Peki, gıdanın ulaştığı biz tüketiciler evde gıda israfını nasıl azaltabiliriz ? Cevap oldukça basit: Yiyeceklerin bozulmasına izin vermeyin. Haftalık yemek listesi ve bu listeye bağlı alışveriş <br>listesi hazırlamak ilk adım olmalıdır. Bu listeye bağlı kalarak alışveriş yapıldığında fazla değil, yeteri kadar gıda temin etmiş oluyoruz. Daha sonra temin edilen gıdanın pişirilme aşamasında maksimum verim almak yani minimum düzeyde çöp çıkarmak diğer önemli adım olacaktır. Dikkat etmemiz gereken diğer bir önemli husus ise alınan gıdaların doğru şekilde saklanmasıdır. Doğru saklama koşulları, gıda israfında önemli bir basamaktır.</p>
<p style="text-align: justify;"></p>
<p style="text-align: justify;">İşte bazı gıdaların saklama koşulları:</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><strong>Oda sıcaklığında:</strong> Muz, fesleğen, salatalık, patlıcan sarımsak, kavun, soğan, patates, rutabagas, tatlı patates, arpacık, karpuz, kış kabağı, kabak.</li>
<li><strong>Buzdolabında:</strong> Elma, kuşkonmaz, pancar, biber, yaban mersini, brokoli, brüksel lahanası, lahana, havuç, karnabahar, kiraz, kişniş, mısır (bütün, kabuklu), koyu yapraklı yeşillikler, üzün, greyfurt, yeşil fasülye, pırasa, limon, marul, mantar, portakal, maydanoz, bezelye, nar, ahududu, çilek, yaz kabağı.</li>
<li><strong>Olgunlaşana kadar oda sıcaklığında, sonra buzdolabında:</strong> Kayısı, avokado, kivi, mango, nektarin, papaya, şeftali, armut, ananas, erik</li>
<li><strong> Diğer öneriler:</strong> Yeşillikler yıkanıp kurulanıp uygun koşullarda saklanmalı, meyveler ilk anda ayıklanmalı, ezik veya çürük   olanlar komposto için ayrılırken, olgunlaşmış olanlar ilk önce tüketilmeli, kesilmiş sebze ve meyveler hava geçirmez kapta 3-5 gün dayanır, kararmayı önlemek için kabuklarıyla saklanmalıdır.</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Besinlerin bozulmadan uzun süre muhafaza edilmek üzere yapılan besin saklama uygulamaları tarih öncesi çağlara kadar uzanmaktadır. Besinlerin saklanmasında kullanılan yöntemlerden bazıları, soğukta veya dondurarak muhafaza, ısı işlem uygulamaları, kurutma, kimyasal koruyucu ilavesi, ışınlama, kontrollü ve modifiye atmosferdi. Bilinen ve en çok kullanılan yöntemler ise, ısıl işle uygulamaları ve su aktivitesinin kontrolü ile besin saklama yöntemleridir. <em>(4)</em></p>
<p style="text-align: justify;">Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sitesinde kolaylıkla bulabileceğiniz gıdaların dondurucuda güvenle muhafaza edilebileceği azami süreleri <em>(5)</em> de aşağıdadır:</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><strong>Sebzeler:</strong> 1 yıla kadar</li>
<li><strong>Meyveler:</strong> 6 aya kadar</li>
<li><strong>Ekmek:</strong> 3 aya kadar</li>
<li><strong>Kek ve unlu mamuller (krema yoksa):</strong> 6–8 ay</li>
<li><strong>Süt:</strong> 1 aya kadar</li>
<li><strong>Rendelenmiş peynir:</strong> 4 aya kadar</li>
<li><strong>Tereyağı:</strong> 3 aya kadar</li>
<li><strong>Şarküteri ürünleri:</strong> 1–2 ay</li>
<li><strong>Çiğ kırmızı et:</strong> 4 –12 ay</li>
<li><strong>Pişmiş kırmızı et:</strong> 2–3 ay</li>
<li><strong>Çiğ kanatlı eti:</strong> 9–12 ay</li>
<li><strong>Pişmiş kanatlı eti:</strong> 4 ay</li>
<li><strong>Balık (çiğ veya pişmiş):</strong> 2–4 ay</li>
<li><strong>Artan yemekler:</strong> 2–4 ay</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Son olarak gıdaların besin değerini kaybetmeyeceği ve uzun dönem korunacağı en iyi saklama koşulunun dondurucu olduğunu ve mutfağa “ilk giren ilk çıkar” ilkesinin gıda israfında temel ilke olduğunu vurgulamak isterim.</p>
<p style="text-align: justify;">Sağlıkla kalın :)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Daha detaylı bilgi için kaynakça:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">1. FoodPrint, “The Best Ways to Store Fruits and Vegetables to Reduce Food Waste”, erişim: 3 Şub 2026, https://foodprint.org/blog/how-to-store-vegetables/.<br>2. Özçiçek Dölekoğlu, C. (2017). Gıda Kayıpları, İsraf ve Toplumsal Çabalar. Tarım Ekonomisi Dergisi, 23(2), 179-186. https://doi.org/10.24181/tarekoder.364946<br>3. T.C. Ticaret Bakanlığı. (2020). Çiftlikten Çatala Stratejisi (Farm to Fork Strategy). ticaret.gov.tr<br>4. Sayıner, G. ve Beyhan, Y. (2023). Geleneksel Besin Saklama Yöntemleri ve Yeni Teknolojiler. Toros <br>Üniversitesi Gıda, Beslenme ve Gastronomi Dergisi , 2 (1), 79-92. https://izlik.org/JA86CX29PA<br>5. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı. (2025). Gıdaların Dondurucuda Azami Muhafaza Süreleri. tarimorman.gov.tr</p>
<p style="text-align: justify;"></p>
<p style="text-align: justify;"></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>24 Nisan 2026</title>
<link>https://ilterdergisi.com/24-nisan-2026</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/24-nisan-2026</guid>
<description><![CDATA[ Yazdığım ikinci mektupta: Türk bayrağımızın bize neyi gösterdiğinden, bize verdiği mesajdan bahsettim. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202604/image_870x580_69eca01409761.jpg" length="54639" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:07:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>Efe Altındağ</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün tarih 24 Nisan 2024, saat 21.58 suları… Yalan olmasın, bu akşam mektup yazmak için bahane kovaladım doğrusu. Yakın çevremden tanıyanlar, benim halı sahaya veya top oynamaya siyah renkli, üzerinde aziz Türk bayrağımızın işlendiği şapkamla gittiğimi bilirler. Ve âdet oldu sanırsam; bu aktiviteyi her yaptıktan sonra, çocukluğumun geçtiği parka geliyor ve istisnai bir durum olmadığı müddetçe aynı banka oturuyorum. </p>
<p>Bu anlar benim için müzik dinleme, düşünme ve sorgulama anları oluyor; ki zaten tekrardan mektup yazmaya gene bu saatlerde, bu bankta karar verdim ve ilk mektubumu o saniye yazdım. Bugün maksadım gene aynıydı. Müzik arkadan düşüncelerime, düşün dünyama destek versin; ben ise kaybolup gideyim. Öyle de oldu. </p>
<p>Bacak bacak üstüne attığımda şapkam her zaman dizimin üzerinde olur. Fark etmeden, gökteki parlak bir yıldız ile şapkamdaki Türk bayrağımız arasında bakışlarımın gidip geldiğini gördüm. Bir an o yıldızın yakından nasıl gözüktüğünü düşünmedim de değil, o ayrı. </p>
<p>Farkında olsakta, o an farkında olduğumuz bir şeye daha farklı açıdan baktım. Gökte gördüğüm yıldız, bayrağımda gördüğüm de yıldız ve bir de yanında hilal. Bir milletin bayrağında hilal ve yıldız olması neyi simgeler ki? O an ve şu an aynı yıldıza ve Türk bayrağımıza bakıyorum. Cevap tekrardan ortaya çıkıyor: milletimizin bayrağındaki hilal ve yıldızın nedeni, milletimizin kaderinde daima yükselmek ve ilerlemek olması. Bizim kaderimiz, var oluş amacımız; daima yükselmek ve ilerlemektir. Bayrağımız bize açıkça bunu haykırıyor.</p>
<p>Irkçı değilim, fakat Türk milletini her yönden üstün tutarım. Hele söz konusu maneviyatı, merhameti, vicdanı, misafir ve insanseverliği ise bu üstünlüğün yeri ben de ayrıdır. Türk milleti, bulunduğu atıl ve karanlık durumdan çıkmalı ve kendisini daima yükselmeye, ilerlemeye adamalıdır. Ancak o zaman dünya barışına kendisini adayabilir. Bayrağımız bile bize yazgımızı gösterirken, daha da geriye gitmemiz ve hatta durmamız, ki durmak daima geriye gitmek demektir, bize ne kadar uygun? Yargımıza ne kadar ters? Binlerce yıldır yazgıya inanan bir millet, neden yazgısına yazılı olan gerçeği okumayı ve görmeyi reddediyor? Reddettiriliyor muyuz, körleştiriliyor muyuz yoksa?</p>
<p> Bu soruyu size bırakıyor ve devamı komplo teorilerine gireceği ve halka açık mektubu paylaşacağım için; detayına inmiyorum.</p>
<p>Bayrağımızda hilal ve yıldız olması daima yükselmemiz ve ilerlememiz gerektiğine bir işaret evet. Peki hilali ve yıldızı, <strong>“kırmızı”</strong>nın taşımasının nedeni ne? </p>
<p>Atatürk’ün bir sözü vardır: “Kanla yapılan inkılaplar daha sağlam olur, kansız inkılap ebedileştirilemez.”</p>
<p>Atatürk’ün barışçı politikaya sahip olduğunu ve bunu tüm dünyaya yaydığını biliyoruz. Atatürk neden böyle bir cümle kurdu?</p>
<p>Bir bina düşünelim. Bir gökdelen hatta. Sürekli yükselen bir gökdelenin, alt katları sağlam olmazsa; o gökdelenin yıkılması kaçınılmaz değil midir? Milletimizin, diğer tüm milletlerden çok daha farklı ve kutsal bir <strong>“şehit-gazi”</strong> görüşü vardır. Bizim için canını verene, yaralanana her zaman “vatan sağ olsun,” denir. Çünkü vatan uğruna verilmiş, başka bir açıdan bakacak olursak yükselmek ve ilerlemek için verilmiştir o can. Dökülen kanlar, bedenlerden ayrılan ruhlar bizim kanımızı ve ruhumuzu sağlamlaştırmıştır. Bu nedenle sağlam temeller atacak ve doğruyu-yanlışı ayırt edebileceğiz. Hayattan koparılan, yaşamından olan her bir canlı için yaşayacağız ve yaşatacağız. Onları kaybedişimizin bize vereceği acının gücü ve kuvvetiyle eskisinden çok daha iyi günlere adım atacağız. Yani <strong>“ilerleyeceğiz,”</strong> ve <strong>“yükseleceğiz.”</strong> </p>
<p>Bayrağımız, <strong>“Türklerin”</strong> yazgısını aziz ve vakur duruşuyla haykırıyor. </p>
<p>Son olarak, hilal ve yıldız bize bir gerçeği daha gösteriyor: o da her zaman <em><strong>“imkansız!”</strong></em> olanın peşinden koşmak. Bu cümlemle bahsetmek istediğim şey, <em><strong>“ulaşılmaz,”</strong></em> addedilen ideallere ve hayallere sahip olmak. </p>
<p>Aşina Kutluk yani İlteriş Kağan… Darmadağın olmuş ve Çin gibi kuvvetli bir medeniyetin esareti altına girmeye başlamış bir milletin üzerinden ölü toprağını atacağını ve milletin yüreğinde bağımsızlık ateşi yakacağını kim tahmin edebilirdi?<br>Mustafa Kemal Atatürk… Dört yanı sadece askerlerle değil; her türlü kültürle,  yabancı şirketle, vatan yolundan dönenleriyle ve hatta hiç o yolda olmayanlarıyla işgal altındayken; bir milletin yüreğinde bağımsızlık ve umut ateşini yakacağını kim tahmin edebilirdi?</p>
<p>Ülkeden umudunu kesenler: Sizce o anlardan çok daha kötü bir durumda mıyız? <br>680 senesinde her türlü tehlikeyi göze alarak, önceden bastırılan iki isyana rağmen bağımsızlık ateşini yakan İlteriş Kağan’ın yerine kendinizi koyun. O andan daha umutsuz bir an var mı? İlteriş Kağan’a yön veren milletini ve devletini esaretten kurtarma azmidir.<br>18 Mayıs 1919 tarihini düşünün ve o tarihte Mustafa Kemal Atatürk’ün yerine kendiniz koyun. O andan daha umutsuz bir an var mı? Yok. Atatürk’e umut veren, yükselme azmidir.</p>
<p>Kaderimiz, yazgımız, alnımıza yazılan apaçıktır. Parolamızdır:</p>
<p><em><strong>“İLERİ, DAİMA İLERİ!”</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ahmet Şimşirgil&amp;apos;in Çeşitli İddialarına Cevap</title>
<link>https://ilterdergisi.com/ahmet-simsirgilin-cesitli-iddialarina-cevap</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/ahmet-simsirgilin-cesitli-iddialarina-cevap</guid>
<description><![CDATA[ Bu incelemede Ahmet Şimşirgil&#039;in bazı revizyonist ama temelsiz iddialarını çürütmeye çalıştık. Okura iyi okumalar dileriz. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202604/image_870x580_69f1eb19d5553.jpg" length="58750" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 24 Apr 2026 22:41:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>Emir Ali Anter</dc:creator>
<media:keywords>kürt, şah ismail, abdülhamid, akşemseddin, inalcık, şimşirgil, şeçere</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">AHMET ŞİMŞİRGİL’İN ŞAH İSMAİL’İN “KÜRT” OLDUĞU İDDİASINA VE DİĞER İDDİALARA EL CEVAP</span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"> </span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">                                           ÖNSÖZ             </span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Ahmet Şimşirgil Bey, revizyonist yaklaşımlarıyla bilinen bir Osmanlı tarihçisidir.(?) Şimşirgil’in ortaya attığı muhtelif iddialar, ekseriyetle duygusal bir anlatıma sahip olmakta, ve bu argümanın ikna gücünü artırırken, metodik gücünü zayıflatmaktadır. Kendileri 13 ciltten oluşan “Kayı” adlı bir serinin müellifi ile olmakla beraber, bu serinin metodolojik olarak ciddi çatlakları vardır. Hitabet kabiliyetlerin ona verdiği fırsatla, duygusal manipülasyonlarla Aziz Atatürk’e, onun hatırası ve yegane değerlerimizden olan Cumhuriyeti’mize karşı insanları nefrete teşvik eden bu zatın, genel olarak Neo-Osmanlıcı olarak tanımlayabileceğimiz bu zat, genel olarak eserlerinde güçlü bir anlatım dili kullanırken, çoğu olayın aslını değiştirip olay bu deyip halkın duygularıyla oynamakta uzman olduğunu söyleyebiliriz. Bu incelemede ise Ahmet Şimşirgil adlı şahısın genel olarak tarih incelemelerinde yaptığı hatalardan bahsedeceğiz. İncelemenin pek uzun olmaması adına, bu yazıyı 3 ayrı başlıkla ele almayı planlıyoruz. İlki, Şimşirgil’in Şah İsmail’in Kürt olduğu meselesi üzerine söylevleridir. İkincisi, Ahmed Şimşirgil’in Halil İnalcık’ın ardından söylediği Akşemseddin meselesi, üçüncüsü ise Abdülhamid hakkında gereği olmayan yüceltmeleridir. Bu iddialara tarafımızca cevap vermeyi deneyeceğiz. Okurlara incelememizi sunmaktan memnuniyet duyarız.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">-Emir Ali Anter, 2026.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">                                                             </span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">1: Şah İsmail Kürt Müydü?</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Hayır, Şah İsmail’in Kürt olduğu iddiası tarihsel bağlamdan kopuk ve metodolojik olarak hatalıdır. Bu iddiayı savunanların en büyük dayanağı, Safeviye tarikatının kökenini Firuz Şah Zerrin-Külah’a kadar götüren şecerelerdir. Ancak burada gözden kaçırılan devasa bir zaman ve kültür boşluğu vardır. Firuz Şah’ın 900-1000 yılları arasında yaşadığı (Şeyh Safiyüddin’in 7. kuşaktan dedesi olduğu) kabul edilirse, Şah İsmail ile bu köken arasında 400 yıldan uzun bir süre bulunmaktadır. Tarihsel süreçte ailelerin etnik kimliği sabit bir donuklukta kalmaz; aradan geçen bu dört asırlık sürede hanedan, bölgedeki Türkmen nüfusuyla evlilikler yoluyla kaynaşmış, dil ve kültür bakımından tamamen Türkleşmiştir.</span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Şah İsmail’in biyolojik mirası incelendiğinde karşımıza son derece kozmopolit bir yapı çıkar. Anne tarafı, Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan’ın kızı Alemşah Begüm’e dayanır ki bu, Şah İsmail’i Oğuzların Bayındır boyunun doğal bir mirasçısı yapar. Alemşah Begüm’ün annesi Despina Hatun’un Rum olması ise bu genetik havuzun ne kadar geniş olduğunu gösterir. Dolayısıyla biyolojik düzlemde Kürt, Rum ve Türk genlerinin birleşimi söz konusu olsa da, tarih bilimi şahsiyetleri genetik kodlarıyla değil, aidiyet bilinciyle tanımlar.</span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Şah İsmail, kendini tereddütsüz bir şekilde Türk olarak tanımlamış ve bu kimliği devletinin temel taşı yapmıştır. Bunun en somut kanıtı, bizzat kaleme aldığı Türkçe Divan’ıdır. Hatayî mahlasıyla yazdığı şiirlerde en duru Azerbaycan Türkçesini kullanan bir hükümdarın, edebiyatını ve ideolojisini bu dil üzerine inşa etmesi tesadüf değildir. Kendi dilini ve ruhunu Türkçe ile ifade eden bir lideri, 400 yıl önceki bir ata üzerinden başka bir etnik kimliğe hapsetmeye çalışmak, yaşayan tarihi görmezden gelmektir.</span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Son olarak, Şah İsmail’i iktidara taşıyan Kızılbaş ordusunun sosyolojik yapısı bu tartışmaya son noktayı koymaktadır. Ustaclu, Şamlu, Rumlu ve Tekelü gibi Anadolu kökenli saf Türkmen boylarının, kendileriyle aynı dili konuşmayan veya kendilerinden olmayan bir yabancı liderin peşinden gitmesi, o dönemin kabile asabiyeti ve toplumsal yapısı gereği mümkün değildir. Şah İsmail, bu boylarla hem kültürel hem de siyasi bir doku uyuşması içindedir. Özetle; biyolojik kökeni ne kadar çeşitli olursa olsun, Şah İsmail siyasi eylemleri, edebi üretimi ve toplumsal tabanıyla bir Türk hükümdarıdır.</span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">2:İnalcık Akşemseddin’e Şaman Mı Dedi?</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Ahmet Şimşirgil’in, Halil İnalcık’ın vefatının ardından gündeme getirdiği bu iddia, bilimsel bir eleştiriden ziyade kelimeler üzerinden yapılan bir algı operasyonudur. Şimşirgil, İnalcık’ın Akşemseddin Hazretleri’ne doğrudan Şaman dediğini ileri sürerek, kitlelerin dini hassasiyetlerini kaşımakta ve büyük bir tarihçiyi itibarsızlaştırmaya çalışmaktadır. Oysa meselenin aslı, İnalcık’ın şahıs üzerine değil, kültürel süreklilik üzerine yaptığı akademik bir tespittir.</span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">İnalcık, Akşemseddin’in tıp ve şifacılık yönünü incelerken; II. Murad’ın haremindeki bir hastanın (kızı veya hanımı) saray hekimleri tarafından iyileştirilemediği bir vakayı anlatır. Akşemseddin’in doğadan topladığı bitkilerle ve uyguladığı özgün metotlarla bu hastayı iyileştirmesini, İnalcık bir sosyokültürel fenomen olarak değerlendirir. Buradaki Şamanizm vurgusu, Akşemseddin’in inancına yönelik bir itham değil; İslamiyet öncesi Türk kültüründeki Kam (Şaman) figürünün şifacılık ve doğa bilgeliği geleneklerinin, Anadolu evliya ve derviş tipolojisinde nasıl form değiştirerek devam ettiğine dair bir analizdir.</span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Bu durum, tarih biliminde kültürel senkretizm veya geleneğin intikali olarak adlandırılır. İnalcık, Akşemseddin’in İslami kimliğini reddetmez; aksine onun toplumsal karşılığının köklerini Türk tarihindeki kadim bilgi birikimiyle ilişkilendirir. Şimşirgil’in bu derinlikli sosyolojik yorumu evliyaya şaman dedi sığlığına indirgemesi, onun metodolojik olarak ne kadar zayıf bir zeminde durduğunun ve akademik polemikleri nasıl popülist bir zemine çektiğinin açık bir kanıtıdır.</span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Netice itibarıyla; Halil İnalcık bir tarihçi olarak olguya bakar, Şimşirgil ise bir retorik ustası olarak duyguya hitap eder. İnalcık’ın Akşemseddin yorumu, Türk kültür tarihinin sürekliliğini anlamaya yönelik bilimsel bir katkıyken; Şimşirgil’in bu konudaki çıkışları, bilimsel bir tartışma üretmekten ziyade sadece gürültü koparmaya yöneliktir.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"> </span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">3: Abdülhamid Hakkındaki Gereksiz Yüceltmeler</span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Ahmet Şimşirgil’in tarih anlatısında en çok başvurduğu ve kitleleri konsolide etmek amacıyla kullandığı II. Abdülhamid dönemi, bilimsel bir incelemeden ziyade adeta bir menkıbeler silsilesi olarak sunulmaktadır. Şimşirgil, Abdülhamid’i hatasız, her hamlesi mutlak bir dehanın ürünü olan ve her başarısızlığı sadece dış güçlerin komplosuyla açıklanan bir figür olarak resmeder. Bu yaklaşım, tarih biliminin en temel kuralı olan şahsiyetleri insani özellikleriyle, hatalarıyla ve sevaplarıyla değerlendirme ilkesini açıkça zedelemektedir.</span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Abdülhamid dönemi, Osmanlı İmparatorluğu’nun en sancılı ve en zor yüzyıllarından biridir. Bu dönemi sadece bir başarı hikayesi olarak yücelterek anlatmak, o dönemin gerçek trajedilerini ve yönetim zafiyetlerini kasten örtbas etmek anlamına gelir. Şimşirgil’in iddia ettiğinin aksine, otuz üç yıllık bu devir sadece eğitim ve bürokrasideki reformlardan ibaret değildir. Tarihsel hakikat, bu reformların yanında stratejik toprak kayıplarını ve donanmanın Haliç’e hapsedilerek işlevsiz bırakılması gerçeğiyle de yüzleşmeyi gerektirir.</span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Bir hükümdarı sevmek veya ona saygı duymak, onun yaptığı stratejik hataları hikmetinden sual olunmaz birer deha örneği gibi sunmayı meşru kılmaz. Şimşirgil, Abdülhamid’in izlediği denge siyasetini anlatırken bu siyasetin neden olduğu içe kapanmayı ve entelektüel hayat üzerindeki baskıcı sansür mekanizmasını tamamen görmezden gelir. Oysa ki bir tarihçinin görevi, devletin bekası için alınan sert tedbirlerin toplumsal ve kültürel maliyetini de objektif bir şekilde ortaya koymaktır.</span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Şimşirgil’in kullandığı Ulu Hakan retoriği, Abdülhamid’i tarihsel bir kişilikten çıkarıp modern bir siyasi sembole dönüştürmektedir. Bu durum, tarihsel bir figürün gerçek siyasi mirasının analiz edilmesini engeller. Gerçek tarihçilik, Abdülhamid’in Pan-İslamizm politikasının hangi noktalarda bölge gerçekleriyle örtüştüğünü, hangi noktalarda ise hayali bir beklentiden öteye gidemediğini tartışmayı zorunlu kılar. Ancak Şimşirgil, bu tür bir analize girmek yerine sadece duygusal bir savunma kalkanı inşa eder.</span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Eserlerinde sergilediği bu aşırı yüceltmeci dil, genç nesillere tarihsel bir perspektif sunmaktan ziyade bir kahramanlık mitosu pazarlamaktan başka bir işe yaramaz. Bu tür bir anlatım, okuyucunun olaylara eleştirel bir gözle bakma yetisini köreltir ve tarihi sadece bir nostalji sığınağına çevirir. Tarih biliminin amacı geçmişi bir övgü ya da yergi sahası olarak kullanmak değil, neden sonuç ilişkisi içerisinde olayları tüm çıplaklığıyla kavramaktır.</span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Abdülhamid döneminde kaybedilen Kıbrıs, Tunus ve Mısır gibi hayati bölgelerin sorumluluğunu sadece dönemin paşalarına veya dış mihraklara yüklemek, merkeziyetçi bir yönetim anlayışını benimseyen padişahın otoritesini yok saymaktır. Şimşirgil, tüm yetkiyi elinde toplayan bir hükümdarın başarısızlıklardan muaf tutulmasını sağlayarak mantıksal bir çelişki yaratır. Eğer bir lider tüm başarıların tek mimarıysa, o dönemde yaşanan stratejik gerilemelerin de en büyük sorumlusudur.</span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Ayrıca Şimşirgil’in Abdülhamid’i her şeyi önceden gören ve asla yanılmayan bir yarı tanrı gibi sunması, onun insani yönünü ve o dönemin gerçek bürokratik çatışmalarını gölgelemektedir. Bir devlet adamını kutsallaştırmak, aslında onun gerçekte verdiği zorlu mücadeleyi ve aldığı riskleri basitleştirmektir. Abdülhamid’i efsanelerden arındırıp gerçek bir padişah ve bir insan olarak değerlendirmek, hem ona hem de tarihe olan gerçek saygının bir ifadesidir.</span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Sonuç olarak, Ahmet Şimşirgil’in bu gereği olmayan yüceltmeleri, metodolojik bir körlüğün ve popülist bir tarih anlayışının tezahürüdür. Tarih bir alkışlama sahası değil, anlama ve ders çıkarma disiplinidir. Abdülhamid dönemini ideolojik bir kalkan olarak kullanmak yerine, o dönemin idari, askeri ve sosyolojik gerçeklerini tarafsız bir şekilde incelemek gerçek bir müverrihin asli görevi olmalıdır. Bu inceleme, duygusal manipülasyonların karşısında bilimsel verinin üstünlüğünü savunmak için bir zorunluluktur.</span></p>
<p><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">                                      BİBLİYOGRAFYA</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">ABBASLI, Mirza. (1976). "Safevîlerin Kökenine Dair". Belleten, Cilt: XL, Sayı: 158, Ankara: TTK Yayınları, ss. 287-329.</span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">AKDAĞ, Mustafa. (1975). Türkiye'nin İktisadi ve İçtimai Tarihi. İstanbul: Cem Yayınevi.</span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">GEORGEON, François. (2006). Sultan Abdülhamid. (Çev. Ali Berktay). İstanbul: Homer Kitabevi.</span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">GÜNDÜZ, Tufan. (2015). Son Kızılbaş Şah İsmail. İstanbul: Yeditepe Yayınevi.</span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">İNALCIK, Halil. (2003). Osmanlı İmparatorluğu: Klasik Çağ (1300-1600). İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.</span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">İNALCIK, Halil. (2015). Akşemseddin ve İstanbul'un Fethi. İstanbul: İş Bankası Kültür Yayınları.</span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">MACİT, Muhsin. (2015). "Şah İsmail’in Eserleri ve Şairliği Üzerine". Yeni Türkiye (Kafkaslar Özel Sayısı-II), Sayı: 72, Ankara: Yeni Türkiye Stratejik Araştırma Merkezi, ss. 603-610.</span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">MUSALI, Namıg. (2018). "I. Şah İsmail’in İdarî-Askerî ve İctimaî-İktisadî Politikaları Üzerine Bazı Notlar ve Değerlendirmeler". Akademik Tarih ve Düşünce Dergisi, Cilt: V, Sayı: 14, ss. 1-46.</span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">ORTAYLI, İlber. (1983). İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı. İstanbul: Hil Yayınları.</span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">ÖZDEMİR, Ali Rıza. (2021). "Şeyh Safiyyüddin-Erdebilî’nin Etnik Kökeni ve İnancı Hakkında Bazı Değerlendirmeler". Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi, Sayı: 100, ss. 235-252.</span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">SÜMER, Faruk. (1976). Safevi Devletinin Kuruluşu ve Gelişmesinde Anadolu Türklerinin Rolü. Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları.</span><br><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">TUYSUZ, Ş. Cem &amp; YILMAZ, Şahin. (2019). "Safevi Devleti Kurulmadan Önce Erdebil Dergâhı Şeyhlerinin Siyasi Faaliyetleri (Şeyhlikten Şahlığa)". Tarih ve Gelecek Dergisi, Cilt: V, Sayı: 3, ss. 724-753.</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kazak Türklerinin Milli Uyanışının Öncüsü: MİRJAKIP DULATULOĞLU</title>
<link>https://ilterdergisi.com/kazak-turklerinin-milli-uyanisin-oencusu-mirjakip-dulatuloglu</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/kazak-turklerinin-milli-uyanisin-oencusu-mirjakip-dulatuloglu</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202605/image_870x580_69f49431da4c8.jpg" length="85623" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 24 Apr 2026 00:08:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>İskender Abdullaev</dc:creator>
<media:keywords>Tarih Edebiyat Bilim</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>MirJakup Dulatoğlu (1885–1935), 20. yüzyılın başındaki Kazak milli uyanış hareketinin en önemli fikir adamlarından, şairlerinden ve siyasi liderlerinden biridir. 25 Kasım 1885'te Turgay bölgesinde dünyaya gelmiş, erken yaşta yetim kalmasına rağmen geleneksel eğitiminin ardından Kazak-Rus okulunu bitirerek köy öğretmenliği yapmaya başlamıştır. Fikir dünyasının şekillenmesinde Ahmet Baytursunlu ve Ali Han Bökeyhan gibi Alaş hareketinin kurucu liderleriyle tanışması dönüm noktası olmuştur. Bu isimlerin etkisiyle sömürgecilik karşıtı ve reformist bir dünya görüşü benimsemiştir. 1909 yılında yayımladığı "Uyan Kazak!" şiir kitabı ve 1910 tarihli "Bahtsız Cemal" romanı ile kısa sürede Kazak bozkırlarında büyük bir edebi şöhrete ulaşmış ve halkın uyanışının sembol ismi haline gelmiştir. 1917 İhtilali sürecinde Alaş Orda hükümetinin kurulmasında aktif rol oynamış ve bağımsız Kazak devletinin temellerini atmak için çalışmıştır. Sovyet rejiminin güçlenmesinin ardından, pek çok Alaş aydını gibi Dulatoğlu da baskı altına alınmıştır. 1928 yılında milliyetçilik ve rejim karşıtı faaliyetler suçlamasıyla tutuklanmış, ardından ağır çalışma kamplarına gönderilmiştir. Hayatının son yıllarını sürgünde geçiren Dulatoğlu, 5 Ekim 1935'te Solovki toplama kampında hayatını kaybetmiştir. Sovyet döneminde adı uzun süre yasaklı kalsa da, 1988 yılında itibarı tamamen iade edilerek Kazak tarihinin en saygın şahsiyetleri arasındaki yerini yeniden almıştır. </p>
<p>Kazakistan’ın yetiştirdiği müstesna şahsiyetlerden biri olan Alaş aydını Mirjakup Dulatoğlu’nun doğumunun 140. yıl dönümü vesilesiyle onun hayatı ve eserleri büyük bir önem arz etmektedir. Kazak halkının aydınlanmacı ve demokratik eksendeki politik çizgisini benimseyen Dulatoğlu; yetenekli bir müellif, cemiyet adamı ve mühim bir tarihi şahsiyettir. Çalkantılı bir dönemde milletinin geleceği adına yürüttüğü mücadele dolu faaliyetleri ve ardında bıraktığı zengin edebi mirası dolayısıyla halkı nezdinde son derece muteber ve saygın bir konuma sahiptir. Dulatoğlu, hem sosyal sahada hem de edebiyat dünyasında ulusal bağımsızlık fikrini daima ön planda tutmuş, eserleri vasıtasıyla halkın uyanışını hedeflemiş ve Alaş Hareketi’nin en aktif liderlerinden biri olmuştur.</p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202604/image_870x_69ea811a21549.jpg" alt=""></p>
<p><strong>Edebi ve Bilimsel Faaliyetleri</strong></p>
<p>Sanat ve fikir hayatına ilk olarak şiir ile başlayan Dulatoğlu, ilerleyen süreçte nesir türünde de telifler vermiştir. Müellifin 1910 yılında kaleme aldığı "Bahtsız Cemal" (Bakıtsız Jamal) adlı eser, Kazak edebiyatı tarihinde doğrudan sanatsal/edebi düzyazı normlarına uygun olarak kaleme alınmış ilk roman olma niteliğini haizdir.</p>
<p>Edebi uyanışın en simgesel örneklerinden bir diğeri ise müellifin "Uyan Kazak!" (Oyan Qazaq) adlı meşhur manzumesidir. Dulatoğlu bu eseriyle Kazak halkına doğrudan bir çağrıda bulunmuş; dizeleriyle halkı fikri bir sarsıntıya uğratarak onları bilime, eğitime ve memleket için yararlı faaliyetlerde bulunmaya davet etmiştir. Toplumun hürriyetine kavuşabilmesinin birincil şartının, üzerlerine bir sis perdesi gibi çöken cehalet uykusundan uyanmak ve bilgisizlikten arınmak olduğunu savunan müellif, hayatı boyunca bu fikri haykırmaktan geri durmamıştır.</p>
<p>Edebi kişiliğinin yanı sıra Dulatoğlu, ilk Kazak Anayasası’nın hazırlayıcı heyeti içerisinde yer almıştır. Kendisi aynı zamanda Kazakların ilk matematikçisi olarak kabul edilmektedir. Bu doğrultuda hazırladığı ve matematik alanında bir ilk olan beş ciltlik "Hesap Aracı" (Esep Quralı) isimli ders kitabı serisi, dönemin eğitim hayatında büyük bir boşluğu doldurmuştur.</p>
<p><strong>Uluslararası Etkileri ve Siyasi Temasları</strong></p>
<p>Dulatoğlu’nun fikirleri sadece Kazakistan coğrafyasıyla sınırlı kalmamış, uluslararası alanda da derin yankılar uyandırmıştır. Bu bağlamda Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürkü kendi öğretmeni ve fikir aydını olarak görmüştür</p>
<p>Eserin tesir ettiği bir diğer önemli coğrafya ise Japonya olmuştur. Dulatoğlu, bizzat kendi şiirlerinde Japon ulusunun gösterdiği kahramanlıkları ve milli uyanış modellerini konu edinmiştir. Buna mukabil bazı Japon aydınları, yakın tarihte de bu esere ilgi sürmüş ve 1997 yılında Japon bilim insanı Tomohiko Uyama, Miryakup Dulatoğlu’nun siyasi ve felsefi görüşleri üzerine bir doktora tezi savunmuştur.</p>
<p>Dulatoğlu’nun mücadele azmi askeri ve stratejik boyutlara da taşınmıştır. Müellif, 1918 yılında günümüzde Çin Halk Cumhuriyeti sınırları içerisinde kalan Çöçek (Şäuweşek) şehrine giderek oradan silah ve mühimmat temin etmiştir. Bu kritik seyahati esnasında, henüz delikanlılık çağında olan meşhur direniş önderi Osman Batur ile görüşmüştür. Dulatoğlu, genç Ospan’a hayır dualarında bulunmuş ve kendisine "Uyan Kazak!" adlı kitabını hediye ederek gelecek mücadelelerin fikri tohumlarını ekmiştir.</p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202604/image_870x_69ea81d82e617.jpg" alt=""><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202604/image_870x_69ea8243a83a7.jpg" alt=""></p>
<p><strong>Tarih Bilinci ve Kültürel Miras</strong></p>
<p>Müellifin Hoca Ahmet Yesevi ve Sultan Abılay Han gibi tarihi şahsiyetlere dair arşivsel verilere vakıf olmasının yanı sıra; halk efsanelerine, ozan ve destancıların birikimlerine de ileri düzeyde hakim olması hayranlık uyandırıcı bir entelektüel derinliği işaret etmektedir. Özellikle Hoca Ahmet Yesevi Türbesi’nin tahrip edilmeden muhafaza edilmesini ve gelecek nesillere "ebedi bir miras" olarak aktarılması gerektiğini savunması ve bu hususta özel çalışmalar yürütmesi, onun ne kadar yüksek bir tarih bilincine ve bilgeliğe sahip olduğunu tevsik etmektedir</p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202604/image_870x_69ea83203d022.jpg" alt=""></p>
<p><strong>Sürgün Dönemi, Vefatı ve İade-i İtibar Süreci</strong></p>
<p>Dulatoğlu, yürüttüğü milli faaliyetler sebebiyle Sovyet rejimi tarafından baskıya ve sürgüne maruz bırakılmıştır. Sürgüne gönderilmeden evvel kızı Gülnar Miryakupkızı’na hitaben sarf ettiği: "Artık aklın eriyor Gülnar'ım. Annene destek ol! Derslerine iyi çalış! Bizim yaptığımız işler temiz ve haktır. Buna inanıyorum. Güçlü olun!" şeklindeki veda sözleri, onun davasına olan sarsılmaz inancını göstermektedir.</p>
<p>Müellifin vefatının ardından yürütülen hukuki süreçler neticesinde, 4 Kasım 1988 tarihinde Kazakistan SSC Yüksek Mahkemesi, herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı gerekçesiyle Miryakup Dulatoğlu’nun tamamen beraat etmesine ve itibarının iade edilmesine hükmetmiştir. Manidar bir tevafuk eseri olarak bu karar, Dulatoğlu’nun kızı Gülnar’ın doğum gününde açıklanmıştır.</p>
<p>Dulatoğlu’nun kayıp mezarını bulma şerefi ise araştırmacı Marat Absemetov’a aittir. Absemetov, 1990 yılında gerçekleştirdiği fedakarca bir araştırma gezisi neticesinde, Rusya'nın kuzey ucundaki Karelya bölgesinde yer alan Solovki Adaları'ndaki Solovetsk kasabasında müellifin kabrini tespit etmiştir. Yapılan antropolojik ve bilimsel analizler sonucunda naaşın kesin olarak Miryakup Dulatoğlu’na ait olduğu tescillenmiştir.</p>
<p>KAYNAKÇA:</p>
<p>Absemet, M.</p>
<p>Dulatova, G. M. Şındıq Şırağı (Gerçek Işığı).</p>
<p>Çeviren ve hazırlayan: İskender ABDULLAEV</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>18 Nisan 2026</title>
<link>https://ilterdergisi.com/18-nisan-2026</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/18-nisan-2026</guid>
<description><![CDATA[ Bir senenin ardından tekrar yazmaya başladığım bu mektubun ardından nicesi gelecek. Eskiden olduğu gibi çiftli sayıları, hatta o zamanları da geride bırakarak üçlü sayılara geçecek. Bu mektupta ben kimim, neyi hedefliyorum, bu mektuplar nedir; bunu açıkladım. İyi okumalar dilerim. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202604/image_870x580_69e490a13ae06.jpg" length="37886" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 19 Apr 2026 00:30:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>Efe Altındağ</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün <em>18 Nisan</em>, saat <em>22.07</em> suları… En son mektubumu yazmamın üzerinden seneyi aşkın bir zaman dilimi geçti. Mektuba nasıl giriş yapacağım, neler söylemeliyim, ne anlatmalıyım; hiçbir şey hakkında zerre fikrim yok. Sanki vakti zamanında otuzu aşkın mektup yazmamışım gibi…</p>
<p>Bu mektupları halka açık yayımlayıp, yayımlamayacağımı bilmediğim için öncelikle kendimden ve amacımdan bahsetmek istiyorum. İsmim Efe, henüz liseyi bitirmemiş bir Türk genciyim. Türk genci olmanın hakkını kendince vermeye çalışan, vatanı ve milletinin menfaatini kalpten isteyen bir fâniyim sadece. Bedenen fâniliği gönül rahatlığıyla kabul eden, fakat zihnen fâniliği kabul etmeyen; daha doğrusu etmek istemeyen biriyim. Hayatımdaki başlıca temennim vatanımın ve milletimin hak ettiği değeri görmesi, aydınlığa ve parlaklığa kavuşmasıdır. Bu yolda önemli bir rol almak istiyorum. Belki yangın sönsün diye su götüren bir karınca, belki vatan ve millet yolunda insanlara umut ve ışık olan bir idealist… </p>
<p>Yeter ki bir faydam, bir hizmetim dokunsun. İki türlüsüne de razıyım. Vatanım için rezil de olmaya, vezir de olmaya dünden hazırım. Fakat az önce belirttiğim karınca ve idealist ikilisinden, ikinciyi tercih ederim. Vatan ve millet için son nefesine kadar yaşamını sürdüren, bedenen ebediyete eren fakat fikren ölmeyen; “bizden” Atatürk’e özendiğim bir konudur bu. Günümüze, insanlarımıza bakıyor ve görüyorum ki: Atatürk bir liderden ve komutandan öte bir isim, bir idealist. Onu tarihte gelen ve geçen her türlü liderden farklı kılan unsur da bu. Atatürk hiçbir zaman ölmeyen, kalplerde ve -günümüzde tam olarak söyleyemesem de- fikirlerde ölmeyen bir isim. İşte Atatürk’e bu konuda özeniyorum. Milletimiz adına yaptığı yol göstericiliğine, umutsuzluğu ve karanlığı delen ışığına hayranım ve ben de böyle bir rol oynamak istiyorum ömrüm boyunca, hatta öldükten sonra bile. Temennim bir umut, bir ışık olabilmek. </p>
<p>Hedeflerimi, hayallerimi ve ideallerimi keskin çizgiyle ayırmış bir insanım. Hedeflerim, hayallerim değişir; ideallerim asla değişmez. Hedeflerim, hayallerim tükenir; ideallerim asla tükenmez. Bahsettiğim o <strong>“ideal”</strong>i ise yukarıda belirtmiş bulunmaktayım.</p>
<p>Az önce bahsettiğim o <em><strong>“otuz mektup” </strong></em>olayını da açıklamam gerektiğini düşünüyorum. Seneler öncesinde, belki de izlediğim <strong>“How I Met Your Mother”</strong> dizisinin de etkisine kapılarak (:D) <em>“hayalimdeki kadın”</em> adında bir türküye kapılıp gitmiştim. Oturur, uzun uzun gerek iltifat eder, gerek aşk cümleleri kurar, gerek milletimize ve gençliğimize hitap eder; gerek hanımlarımıza manevi olarak dokunacak yazılar kaleme alırdım. Ben öfkelenir,  ellerim yazardı. Ben üzülür, ellerim yazardı. Ben umutsuzluğa kapılır, ellerim yazardı. Bazen içimi boşaltırdım, bazen de deşarj olurdum anlayacağınız. Peki şu an bu mektup kime hitap ediyor? Bilmiyorum. Dediğim gibi paylaşıp paylaşmama konusunda bile kararsızım. Gönlüm paylaşmaktan yana. Can sağlığımın, ülkenin durumu haricinde de, güvenli olmadığı bir durumda mektupları paylaşmamın daha doğru olacağını düşünüyorum. Ansızın bana bir şey olma durumunda mektuplar hiçlikte sürüklensin istemiyorum.  </p>
<p>Sorduğum soruya gelecek olursam. Belki tekrardan duygu boşaltmak, belki tekrardan deşarj olmak için yazıyorum. Belki içten içe hâlâ idealize ettiğim bir hanıma yazıyorum. Belki tüm milletimize, tüm gençliğimize yazıyorum. Hatta belki gelecek kuşaklar için yazıyorum. Aslına bakacak olursak, bu saydıklarımın hepsi mektup yazma nedenim. Fakat düşününce, <span style="text-decoration: underline;">bu mektuplar milletimden birkaç insana manevi olarak dokunursa</span>; amacıma ulaşmışım demektir. Ana temennim budur, altını çizerim.</p>
<p>Mektupların kapanışını bir hanıma hitaben yapardım. Şimdi kapanışı bile nasıl yapacağım bilmiyorum. Uzun süredir kullanılmamış tükenmez kalem gibi aslında. Birkaç kez karalayınca tekrardan çizgisi belirginleşmeye başlıyor. Önceden böyle olmuştu, şimdi de böyle olacak. :) </p>
<p>Esenlikler dilerim.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Olimpiyat Oyunlarının Mitolojik Temelleri</title>
<link>https://ilterdergisi.com/olimpiyat-oyunlarinin-mitolojik-temelleri</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/olimpiyat-oyunlarinin-mitolojik-temelleri</guid>
<description><![CDATA[ Her 4 yılda bir dünya çapında ilgiyle takip edilen olimpiyat geleneği nasıl başladı, neye dayanıyor hiç merak etmiş miydiniz? ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202605/image_870x580_69fb574b34c20.jpg" length="92557" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 00:23:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ömer Şerif Durmuş</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-size: x-large;">ANTİK OLİMPİYAT OYUNLARININ MİTOLOJİK TEMELLERİ</span></p>
<p align="justify">    “<span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;">Niçin, Zeus fakirdir; ve bunu açıkça size ispatlayacağım. O kurduğunda Olimpiyat oyunlarını, bütün Yunanistan’ı dört yılda bir toplar </span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;">peki kazananları neden yalnızca yabani zeytinle taçlandırıyor? Eğer zengin olsaydı onlara altın verirdi.” </span></span></p>
<p align="right"><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;">Aristophanes, </span></span><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;"><i>Plutus</i></span></span><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;">.</span></span></p>
<p align="left"><br><br></p>
<p align="left"><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;">    Hızlı ve sert bir giriş yaptık. Bu iki dizede sanki Aristophanes yüce tanrı Zeus’a hiç sakınmadan giydiriyromuş gibi duruyor. Daha da ilginci Antik Yunanda tanrılara küfür etmek yasak olmasa da yazar sivri diliyle küfürden beter aşağılıyor. Aslına bakarsanız bu yüzeysel bir çıkarım. Hiciv sanatını kullanan yunan şairler zamanının aristokratlarının bu kadar maddeci oluşunu tanrılar üzerinden yansıtırdı. Yani aslında Zeus, burada doyumsuz zenginlere yansıtılmış bir ayna. Ya da belki de ben fazla amaç arıyorum ve Aristophanes’in tek amacı Zeus’u aşağılamak.</span></span></p>
<p align="left"><br><br></p>
<p align="left"><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;">    Her neyse alıntıda dikkatinizi çekmesini beklediğim başka bir şey daha var. ...Olimpiyat oyunlarını kuran Zeus... Gerçekten de öyle mi? Bu konuda onlarca görüş yüzlerce tartışma var. Bu yazıda bir kaçına değinip en tutarlısını seçmeye çalışacağız. Tabii fazlasını merak ediyorsanız kaynaklardan ya da doğrudan bana ulaşarak bilgi alabilirsiniz. Zayıf görüşlerle başlayalım. Oyunların gerçek kuruluş öyküsü tarihsel katmanlarla sarılıdır; bir yanda Herakles’in Olympia’yı Zeus onuruna kurduğu anlatıları, diğer yanda Pelops ile Hippodameia’nın şanlı at yarışının ve bunun ardından düzenlenen törenlerin köken teşkil ettiği söylenceleri durur. Hatta Romalı tarihçi Titus’a göre Pelops’un kazanması üzerine ona sunulan adaklar olimpiyat geleneğini sürdürür. Fakat bugün arkeolojik kalıntılarla açıkça kesinleştirdiğimiz bir şey varsa o da olimpiyatların tanrı Zeus adına yapıldığıdır.</span></span></p>
<p align="left"><br><br></p>
<p align="left"><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;">    En tutarlı arka plan hikayesi ise şöyle: Peleponnes (Mora) Yarımadasını veba ve iç savaş sarmıştı. Zeus Tapınağının ve Olympia’nın da bulunduğu Elis şehir devletinin kralı Iphitos bu karışıklığa bir son vermek için yunanlılar için kutsal olan bir diğer mekana, Delphi kahinine danışmaya karar verdi. Kahinin isteği üzerine barışın ve huzurun sağlanması için Olympia’da Helen kültürünün yaşadığı her topraktan atletin katılımıyla büyük spor müsabakaları yapılmalıydı. Yani Delphi kahini, Ataları Pelops’un* şampiyonu olduğu Olimpiyat oyunlarının Zeus adına yeniden başlamasını istiyordu. Böylece ilk olimpiyatların MÖ 776’da düzenlendiğini, aynı zamanda bir şair ve sofist olan Elisli Hipias’ın hazırladığı şampiyon listesi sayesinde biliyoruz. Ayrıca kayıtlara göre ilk olimpiyat şampiyonu da Elisli Coroebus’tur. Elis adını bu kadar sık duyunca akıllara yapı gelmiyor değil. </span></span></p>
<p align="left"><br><br></p>
<p align="center"><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: large;">OLİMPİYAT OYUNLARIN ANA ÖZELLİKLERİ VE ZAMAN İÇİNDEKİ DEĞİŞİMİ</span></span></p>
<p align="left"><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;">    Oyunların düzenlenmiş olduğu dönemler genellikle Ağustos ayında tahıl hasatı sonrası ile üzüm ve zeytin hasatı öncesindeki boşlukta yapılıyordu. Başlangıçta oyunlar bilindiği üzere yedi gün değildi. M.Ö. 776-728’de bir gün, M.Ö. 632’de yedi gün, M.Ö. 472’de beş gün süreyle devam etmiştir. Olimpiyat oyunlarındaki bu süre değişimi ise, büyük bir olasılık ile Helen’lerin o dönemlerde yaşamış olduğu refah ve savaş ile ilişkilendirilebilirdi.</span></span></p>
<p align="left"><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;">    Olimpia’daki zeytin ağacı (kotinos) sadece bir süs değil, kazanmanın ilahi işaretiydi: galipler eliyle örülen yabani zeytin taçla onurlandırılıyordu ve bu paha biçilemez, simgesel bir ödüldü. Aynı zamanda sporcular vücutlarını yağla sıvar, çıplak yarışırdı; bu hem fiziksel hazırlığın hem de tinsel bir kavramın (bedendeki ‘görünür’ güzelliğin tanrısal onayı) göstergesiydi. </span></span></p>
<p align="left"><br><br></p>
<p align="left"><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;">    İlk gün sadece bir stadion koşusu varken zamanla program genişledi: uzun koşu, güreş, pentatlon (disk, cirit, uzun atlama, koşu, güreş), boks ve pankration (hırçın, neredeyse tüm kavrama ve yumruk tekniklerini kapsayan MÖ 648’te programa girmiş bir dövüş sporu) gibi dallar eklendi. Pankration’ın acımasızlığı antik yazarlarda ayrı bir yer tutar. Ayrıca, at yarışları soylu/atçı bazlı olduğundan yani sürücünün kendi adına değil de sahibi adına yarışmasıyla kadınların da at sahibi olarak yarış kazanması mümkün oldu: Kyniska , MÖ 396 ve 392’de dört atlı araba yarışını kazanarak “ilk kadın olimpiakos” olarak tarihe geçti; bu zaferler “sahip” sıfatıyla yazılırdı. </span></span></p>
<p align="left"><br><br></p>
<p align="left"><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;">    Çok hoşuma giden bir noktaya daha değinmek istiyorum. Olimpiyatların erkek-dominant görünümünün yanında, Hera’ya adanan Heraia adlı kadın yarışları da vardı. Genç kızların koştuğu, ayrı törenlerle yürütülen bu etkinlikte de mitoloji ve ritüel iç içe geçerdi.</span></span></p>
<p align="left"><br><br></p>
<p align="center"><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: large;">MODERN MARATON YARIŞININ MİTOLOJİK KÖKENLERİ</span></span></p>
<p align="left"><span style="color: #0a091c;"><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;"><span>    Maratonun kökeni, Yunan askeri Pheidippides efsanesine dayanır. Efsaneye göre, MÖ 490 yılında, Yunanlıların Maraton Muharebesi'nde Pers istilacılarına karşı kazandığı zaferin ardından Pheidippides, zaferin haberini almak için Maraton'dan Atina'ya 25 mil koşmuştur. Atina'ya vardığında Pheidippides, "Sevin, kazandık!" diye bağırmış ve ardından yorgunluktan yere yığılıp ölmüştür. Habercinin başarısını anmak için, 1896'daki ilk modern Olimpiyat Oyunları'nda Maraton'dan Atina'ya giden rotada 40 kilometrelik (24,8 mil) bir maraton yarışı düzenlenmiştir.</span></span></span></span></p>
<p align="left"><br><br></p>
<p align="left"><span style="color: #0a091c;"><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;"><span>    Günümüzde </span></span></span></span><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;">Olimpiyatlar, antik Yunan’ın dinsel ve kültürel dokusundan koparılarak evrensel bir modern ritüele dönüştü. Mitoloji burada hem kök, hem kozmetik hem de meşruiyet kaynağıydı. Aristophanes’in iğneleyici sözü hatırlatır ki: Kazananların ödülü altın değil, zeytin yaprağıydı ama o yaprak, epik ve ilahi bir mirasın eliyle cömertçe veriliyordu. Bugün maratonun son koşucusu kadar, antik bir zeytin dalıyla taçlandırılmış bir kahramanın gölgesi hâlâ bizimle.</span></span></p>
<p align="left"><br><br></p>
<p align="right"><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;">Ömer Şerif Durmuş</span></span></p>
<p align="right"><br><br></p>
<p align="right"><br><br></p>
<p align="center"><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: large;">kaynakça</span></span></p>
<p align="left"><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;">Perseus Digital Library (Tufts University) – Pausanias, Aristophanes ve Pindar çevirileri.</span></span></p>
<p align="left"></p>
<p align="left"><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;">BBC History – The Ancient Olympics.</span></span></p>
<p align="left"></p>
<p align="left"><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;">Aristophanes. Plutus (Zenginlik). Çev. B. Karadut. İstanbul: Kabalcı Yayınları, 2011.</span></span></p>
<p align="left"></p>
<p align="left"><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;">Pausanias. Yunanistan’ın Tasviri. Kitap V–VI. Çev. A. Erhat. Ankara: TTK Yayınları, 1995.</span></span></p>
<p align="left"></p>
<p align="left"><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;">Burkert, Walter. Antik Yunan Dini. İstanbul: Alfa Yayınları, 2019.</span></span></p>
<p align="left"></p>
<p align="left"><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;">Miller, Stephen G. Antik Yunan Atletizmi. Atina: Yale University Press, 2004.</span></span></p>
<p align="left"></p>
<p align="left"><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;">Golden, Mark. Antik Yunan’da Spor ve Toplum. Cambridge: Cambridge University Press, 1998.</span></span></p>
<p align="left"></p>
<p align="left"><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;">Spivey, Nigel. Antik Olimpiyatlar. Oxford: Oxford University Press, 2012.</span></span></p>
<p align="left"></p>
<p align="left"><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;">Guttmann, Allen. Modern Olimpiyatların Tarihi. Chicago: University of Illinois Press, 2002.</span></span></p>
<p align="left"></p>
<p align="left"><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;">Coubertin, Pierre de. Olimpiyat Anıları. Lozan: IOC Yayınları, 1931.</span></span></p>
<p align="left"></p>
<p align="left">“<span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;">The Ancient Olympic Games.” Encyclopaedia Britannica, 2023.</span></span></p>
<p align="left"></p>
<p align="left">“<span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;">Heracles and the Foundation of the Olympic Games.” Theoi Project, 2024.</span></span></p>
<p align="left"></p>
<p align="left"><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;">https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1114345</span></span></p>
<p align="left"></p>
<p align="left"><span style="font-family: Aptos, serif;"><span style="font-size: small;">https://www.nbcolympics.com/news/track-and-field-101-olympic-history-records-and-results</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Zaman&amp;quot; Kavramı Üzerine Bir Deneme</title>
<link>https://ilterdergisi.com/zaman-kavrami-uzerine-bir-deneme</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/zaman-kavrami-uzerine-bir-deneme</guid>
<description><![CDATA[ Düşününce &quot;zaman&quot; ne kadar sıra dışı bir kavram değil mi? Her şey geliyor ve geçiyor, biz farkına varmadan. Günlerimiz, haftalarımız, aylarımız, senelerimiz... Tüm ömrümüz de hızlı bir şekilde ilerleyen bu kervana dâhil değil midir? Kervanın her üyesinin bir gün tadacağı &quot;ölüm&quot;den korkmamanın yolu nedir? ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202604/image_870x580_69dab2c4e887c.jpg" length="45253" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 09 Apr 2026 18:23:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>Efe Altındağ</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Okulumda vereceğim son konferans, yani "jübilem" için metin yazmaya başlayacağım. Düşününce zaman ne kadar da hızlı geçiyor. Liseye başladığım zaman daha dün gibi. Ve bunu lisenin sonunda söylüyorum. Bu yazıyı okuyacak ve lise döneminden belki beş, belki on sene, belki daha da uzun zaman geçmiş insanlar okuyacak. Eminim ki onlar için de tüm bu zaman çok hızlı geçmiştir. </p>
<p>Hayatın bu yönü bana hep garip gelmiştir. Senelerdir zamanın akışına kafa yorup durmuşumdur. Bazı saatler saniyeler gibi geçerken, bazı saniyeler nasıl saatler gibi geçer anlam veremiyorum. Zaman akıp gidiyor anlayacağınız ve biz bu zamanda iyisiyle kötüsüyle yaşıyoruz. Sahip olduğumuz şeylerden ziyade sahip olamadıklarımıza odaklanıyoruz ve bu bize zarar veriyor. Oysaki hayatta sahip olduklarımızın değerini bilmeliyiz. Sevdiklerimizin, yaşamımızın, dünyamızın değerini bilmeliyiz. Anda gördüğümüz bir yüzü belki bir daha göremeyebilir, anda duyduğumuz bir sesi belki bir daha işitemeyebiliriz. İyi anlarımızın değerini bilmeliyiz, çünkü o anlarda mutluyuzdur. Kötü anlarımızın değerini bilmeliyiz, en kıymetli zamanlardır, çünkü bize bol bol ders alacağımız hatalar yaptırırlar. Gidenin, kalanın, gelenin değerini iyi bilmeliyiz ve saydıklarımın bize kattığı şeyler için onlara minnettar olmalıyız.<br><br>Düşününce, belki beş saniye sonra yaşamayacağız bile. Bu nedenle her anımızı doya doya yaşamalıyız. Hayatın güzelliğinin farkında olmalıyız. "Küçük" şeylerden mutlu olabilmeliyiz. Kendimizi iyiliğe adamalıyız. Ölümden korkmamalıyız. Marcus Aurelius'a göre ölüm, doğanın bir parçasıdır. Eğer doğanın parçası olan bir şey birini korkutuyorsa, o kişi çocuktur. Ölüm sadece doğanın bir parçasıdır ve hiç kuşkusuz doğayla uyumludur. Aurelius'a bir noktada katılıyorum. Ölüm doğanın bir parçası, yaşamın bir gerçeğidir. Bazı şeyleri değerli yapan, kıymetini anlamamızı sağlayan, bazı anları ölümsüz yapan ölüm değil midir? Ölümden korkan birisini de "çocuk" olarak addetmemek gerek ama. <br><br>İnsan her gününü son günü gibi yaşamalıdır. Buna göre yaşamalı, buna göre düşünmeli, buna göre konuşmalı; her işini buna göre yapmalıdır. Bu bazı insanlar için berbat, korkunç bir düşünce olabilir; bunu anlıyorum. Benim için değil. Peki neden? Çünkü ideallerim var ve bu ideallerimin temel prensibi: vatanın ve milletin iyiliğidir. Vatanın ve milletin iyiliği için hareket etmek, ilerlemek, engeller karşısında yılmamaktır. Son günümde bile bu idealle yaşayacağım. Bu ideal düşmana kurşun sıkmak değildir. Nedir peki? <em>"Basit şeylerden mutlu olmalıyız," </em>demiştim, o misal. Basit düşünün. Saygılı olmak, cömert davranmak, iyilik peşinde koşmak, doğaya zarar vermemek ve doğanın güzelliğine hayran kalmak, canlıları korumak; millete ve vatana hizmet etmek değil de nedir? Hizmet sadece siyasi ve askerî arenada olmaz. Eğer hizmet konusunda basit düşünmeseydim, beş saniye sonra ölmek korkutucu gelirdi. Basit düşünmenin gösterdiği fırsatlar bana her gün savaşma ve mücadele etme umudunu veriyor. Bugün son günüm de olsa, son anlarımı yaşıyor da olsam, şu an milletimin birkaç ferdinin yüreğine dokunabilecek bir yazı yazarak bile bu idealimi gerçekleştirmeyi amaç ediniyorum aslında. Hiç değilse ideallerimi gerçekleştirmeye çalışıyorum. İdeale sahip olmak ve bu ideal doğrultusunda koşmak; Saniyeler sonra beni, eğer bir ölüm bekliyorsa, bundan çekinmememe neden oluyor. Yaşamın büyük erdemlerinden biri ideal sahibi olmaktır. İdeal dediğimiz şey: meslek sahibi olmak, ev-araba almak, "X" maaşlı işte çalışmak değildir. İdeal maneviyat ile oluşur ve şekillenir. Beş saniye sonra da, beş sene sonra da, elli sene sonra da eğer öleceksem; ideallerim peşinde koşarak öldüğümü bilmek ölümden çekinmememe neden oluyor. </p>
<p>"Basit" kavramını da iyi anlamanızı isterim. Her konuda, her zaman basit düşünmemek gerek. Bunun açıklaması da başka yazıya kalsın.</p>
<p>Bu yazıyı yazarken çalmaya başlayan müzikte <em>"Hans Zimmer - First Step"</em> müziği. Jübile yapmaktan bahsederken çalan müziğin isminin "İlk Adım" olması, atılan her son adımın aslında son adım olmadığını; yeniliğe, değişime ve bu ikisinin getirdiği bilinmezliğte atılan o ilk adım olduğunu söylüyor sanki.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tarih Nedir, Tarih İlmi Üzerine</title>
<link>https://ilterdergisi.com/tarih-nedir-tarih-ilmi-uzerine</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/tarih-nedir-tarih-ilmi-uzerine</guid>
<description><![CDATA[ Bu yazımın temel amacı Tarih bilimini, Tarihçiliği ve bunların önemini yer yer felsefi ve 
edebi tanımlamalara başvurarak basitçe anlatmaktır. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202604/image_870x580_69d529204be09.jpg" length="87838" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 14:37:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>Barış Dinçer</dc:creator>
<media:keywords>Tarih, Felsefe, Tarih Felsefesi, Tarih Bilimi, Tarih ve Bugün</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazımın temel amacı Tarih bilimini, Tarihçiliği ve bunların önemini yer yer felsefi ve <br>edebi tanımlamalara başvurarak basitçe anlatmaktır. Öte yandan, okuyucuda Tarih bilimine <br>karşı bir merak ve ilgi uyandırmayı amaçlamaktır.<br> <br><em><strong>Tarihin Niteliği ve İşlevi</strong> </em></p>
<p>Tarih, yalnızca geçmişteki olaylardan ibaret değildir, sebep sonuç ilişkisi ile günümüzü <br>şekillendiren bir süreçtir. Zira geçmişte meydana gelen olaylar ve bu olayların nedenleri <br>zaman içinde birbirini etkileyerek bugünkü yapıyı ortaya çıkarır. Bu bakımdan tarih, olayları <br>yalnızca aktaran değil, aynı zamanda bu olaylar arasındaki neden-sonuç ilişkilerini inceleyen <br>bir disiplin olarak karşımıza çıkar. Bu yaklaşım pozitivist düşüncenin egemen olmaya <br>başlamasıyla yaygınlaşmaya başlamış olsa dahi geçmişte bu görüşe sahip tarihçiler var idi. <br>Birkaç örnek vermek gerekirse Eski Yunan tarihçilerinden Thucydides ve Polybius, <br>Araplardan İbni Haldun, İtalyanlardan Nicolo Machiavelli ve Jean Baptiste Vico, Türklerden <br>Naima, Koçi Bey ve Kâtip Çelebi gibi isimleri sayabiliriz<strong>(1)</strong>. Bu isimlerin ortak noktası, tarihe <br>yalnızca olayların aktarımı olarak değil, aynı zamanda neden-sonuç ilişkisiyle insan ve <br>toplum kimliğini şekillendiren bir süreç olarak yaklaşmalarıdır. Bu bakış açısı, tarihin işlevine <br>dair yapılan şu tanımda açıkça ifadesini bulur: <em>“Tarih bir kimlik oluşturur ve onu açıklığa </em><br><em>kavuşturur. Bu da bireyselliğin temel unsuru ve toplumun temel</em> <em>direğidir”</em><strong>(2)</strong>. Tarih biliminin <br>günümüzü şekillendiren bu yapıcı süreci, olayların zamana yenik düşmesini engelleyen <br>bilinçli bir muhafaza eylemidir. Döneminin en yüksek entelektüel süzgecinden geçmiş <br>zihinlerinden biri olan Anna Komnena, bu durumu şöyle mühürler: <em>“Tarih bilimi, zamanın </em><br><em>akışına karşı koyan sarsılmaz bir benttir: O [tarih], akıp gidiş sırasında olan bitenlerden, </em><br><em>akıntı üstünde yakalayabildiklerini kollarına alıp tutar ve onların, sonsuza dek orada kalmak </em><br><em>üzere unutulmuşluğun derinliklerine kayıp gitmesine asla izin vermez”</em><strong>(3)</strong>. </p>
<p>Tarih, geçmişte yaşanmış olayların kronolojik bir dizisi değildir; her olay, bu olaylara <br>katılan insanların karar ve davranışlarıyla şekillenir. İnsanlar, bulundukları koşullar ve <br>karşılaştıkları seçenekler doğrultusunda farklı yolları tercih ederler. Bu nedenle tarih, <br>insanların yaptıkları seçimlerin ve bu seçimlerin sonuçlarının incelenmesi olarak <br>tanımlanabilir<strong>(4)</strong>. Geçmişteki bu davranışlar, yalnızca olayları değil, toplumların ve bireylerin <br>bugünkü sosyal, kültürel ve siyasi yapısını da anlamamıza olanak sağlar. Nitekim tarihçilerin <br>geçmişi ele alış biçimi, bugünü anlamak ve yorumlamak amacıyla yönlendirilir; her dönemin <br>geçmişe farklı sorular yöneltmesi, bu yaklaşımı daha da derinleştirir<strong>(5)</strong>. Dolayısıyla tarih bilgisi, <br>insan davranışlarının sürekliliğini ve değişimini kavramamıza imkân tanıyarak hem bireylerin <br>hem de toplumların kendilerini ve geleceklerini daha bilinçli değerlendirmelerine yardımcı <br>olur.  <br> <br>Tarihin, geçmiş insan davranışlarını ve bunların sonuçlarını inceleyen bir bilim dalı olarak <br>tanımlanabileceğinden bahsetmiştik. Bu durumda insan, tarihin kaynağı ve hedefidir <br>diyebiliriz. <em>“Tarihin kaynağı ve hedefi insan olduğuna göre, insanı ilgilendiren ve insanın </em><br><em>ilgilendiği her şey tarihi ilgilendirir. Gelecekte de insanı ilgilendirecek her şey tarihin konusu </em><br><em>olacaktır. O halde tarih, sadece geçmişteki siyasi olayların yekunu (toplamı) olmayıp, </em><br><em>geçmişte insanı ilgilendiren her şey (siyaset, iktisat, kültür, hukuk, sanat, mimari, eğitim)dir. </em><br><em>… Kısacası tarih, zikredilen bu bilim dallarının geçmişinin, insanlığın medeniyet yolunda </em><br><em>gösterdiği gayret ve ortaya koyduğu eserlerinin bütünüdür”</em><strong>(6)</strong>.<br> <br><em><strong>Tarih Felsefesi: </strong></em> </p>
<p>Tarih sadece dış dünyada olup bitenlerin bir dökümü değil, aslında insan aklının ve <br>toplumsal bilincin bir serüvenidir. Felsefi bir açıdan baktığımızda, insan doğası dediğimiz <br>kavram aslında insanlık tarihinden başka bir şey değildir; çünkü insan ve toplum, biyolojik bir <br>kalıptan ziyade zaman içindeki eylemleriyle var olur. Bu bakış açısına göre, bir bireyin veya <br>bir toplumun “kendini bilmesi”, ancak kendi geçmişini derinlemesine kavramasıyla <br>mümkündür. Bu bağlamda akıl, kendi doğasını önceden sergileyen pasif bir yapı değil, bizzat <br>gerçekleştirdiği etkinliklerin toplamı olan saf bir edimdir. Doğadaki nedensellik ilişkisinin <br>aksine akılda geçmiş, şimdiki zamanın içinde çözümlenmiş bir içerik olarak varlığını <br>sürdürür; yani bir toplum ne olduğunu ancak tarih boyunca ne yapmış olduğuna bakarak idrak <br>edebilir. Dolayısıyla tarih, hem bireysel aklın hem de toplumsal kimliğin kendi öz-bilgisine <br>ulaşmasını sağlayan yegâne şema ve bilim dalıdır. Geçmişi incelemek, aslında bugünkü ortak <br>aklımızın ve kimliğimizin aynasına bakmaktır<strong>(7)</strong>. Bu çerçevede tarih felsefesi, tarihî olayları <br>yalnızca zaman ve mekân içerisinde sıralamakla yetinmez; bu olayların arkasındaki nedenleri <br>ve genel kanunları ortaya koymaya çalışır. Olayların sadece ne zaman ve nerede <br>gerçekleştiğini değil, hangi şartlar altında meydana geldiğini ve nasıl bir süreç izlediğini <br>sorgular. Bu yönüyle tarih felsefesi, tek tek olaylardan ziyade bu olayların bütün içindeki <br>yerini ve taşıdığı anlamı incelemeye yönelir<strong>(8)</strong>.<br> <br> <br>Sonuç olarak, tarih yalnızca geçmişte yaşanan olayların aktarımı değil, insanın ve <br>toplumların nasıl şekillendiğini anlamamızı sağlayan bir süreçtir. Tarih felsefesi ise bu süreci <br>daha derinlemesine ele alarak olayların nedenlerini ve aralarındaki ilişkileri açıklamaya <br>çalışır. Bu sayede insan, kendi geçmişine bakarak hem kendini hem de içinde bulunduğu <br>toplumu daha iyi kavrayabilir. Bu yönüyle tarih, insanın kendini tanımasının en temel <br>yollarından biridir. </p>
<p></p>
<p>(1) Mustafa Öztürk, Tarih Felsefesi, Akçağ yayınları, 3.bas., s.26 <br>(2) Jeremy Black, Kısa İngiltere Tarihi, Say yayınları, 7.bas., s.8 <br>(3) Anna Komnena, Alexiad, İnkılap yayınevi, 4.bas., s.13 <br>(4) Zachary M. Schrag, The Princeton Guide to Historical Research, Princeton Üniversitesi yayını 2021, s.9 <br>(5) A.g.e., s.14-15 <br>(6) Mustafa Öztürk, a.g.e., s.28 <br>(7) Robin George Collingwood, Tarihin İlkeleri, Yapı Kredi yayınları, 1.bas., s.311-312 <br>(8) Mustafa Öztürk, a.g.e., s.28-29 </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Buzdağının Görünmeyen Yüzü : SOSYAL ZEKA</title>
<link>https://ilterdergisi.com/buzdaginin-goerunmeyen-yuzu-sosyal-zeka</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/buzdaginin-goerunmeyen-yuzu-sosyal-zeka</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202603/image_870x580_69ca804f561bc.jpg" length="52394" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Yılmaz Erkan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal zeka, bireysel ilişkilerde ve bireyin toplumsal etkileşimlerinde sahnedeki rolunü korumasını sağlayan bir sosyo-norm durumudur. <br>Sadece sosyal zekanın tanımı yeter mi bize, yani bana ve siz ilterli okurlarıma (:<br>Hadi biraz konuşalım bu sosyal zeka neymiş !<br><br>Sosyal zeka, bazı kişilerde doğuştan gelen ilahi bir özellik olurken, kimisinde de verilen savaşlar ve alınan yaralar sonucu gelişir. Bireyin kolay aldanmamasını ve gülüşlerin arkasındaki sisli durumları öngörebilen kişi olmasını sağlar. Eksikliğinde hepimizin bildiği  '' Saf '' ya da '' Temiz kalpli'' adını verdiğimiz kişilikleri oluşturur. Oluşan bu karakterleri aldatmak oldukça kolaydır. Çünkü karşısındaki gülüşlere ve sarf edilen sözlere aldanma ihtimali oldukça yüksektir. Kötü emellerinizi bu kişiler üzerinde gerçekleştirebilme ihtimaliniz oldukça yüksektir. Kandırılmamak ve sahte gülüşlere aldanmamak konusunda hem fikiriz lakin..<br>Bir kişi neden kandırma ihtiyacı duyar ? Her şeyden önce bu durumu irdeleyelim. <br><br><strong>İNSAN NEDEN KANDIRMA İHTİYACI DUYAR ?<br><br></strong>İnsan bazen kendisini yetersiz hisseder. Hiç sevilmiyor ve sözlerine itibar edilmiyor gibi görür toplumda kendisini. Bu durum iliklerine kadar onu rahatsız eder ve bir karar verir. Kendisini baştan yaratacaktır. Lakin tek bir farkla !<br>Kendisini baştan inşa ederken emek yerine süslü cümlelere ve sahte senaryolara ihtiyaç duyar. Bu inşa sayesinde etkileşim kurduğu kişilerin gözlerini boyayacak ve süslü cümleleri ile de onları etkisi altına alacak. <br>Bunu bir hikaye örneği ile somutlaştıralım !<br><br><strong>Karakterler </strong><br><strong>SİNEM VE BANU<br><br></strong>Sinem hayata pozitif bakan bir kız. Etrafına sürekli gülüşleri ile pozitiflik yayan ve sürekli güzel diyaloglar kurarak gönülleri hoşnut edebilen bir karakter. Banu ise sürekli mutsuz hisseden, düşünceli ve somurtgan tavırlı birisi. En rahatsız olduğu durum ise Sinem'in bu denli sevilip ilgi görmesi. Sinem ile gayet güzel etkileşimler kuran Banu, içten içe ondan nefret ediyor ve en kısa zamanda onun gibi olmak istiyordu. Emellerine de kavuşacaktı. İlk işi olarak Sinem'in itibarını zedeleyecekti  . Sinem'in yapmadığı şeyleri o yapmış gibi gösterecekti. Bundan sonra da Sinem'e duyulan güven azalacak ve Banu bu işi çözdüğü ve uğraş verdiği için ilgi okları Banu'ya kayacaktı. Öyle de yaptı. Buluşmalar esnasında arkadaşlarının eşyalarını gizlice alıyor ve bunu Sinem'in eşyalarının arasına koyuyordu. Daha sonra da eşyası kaybolan kişiye de bunu Sinem'in yaptığını söylüyordu.O an inkar edilemez bir yalan gerçeği ile yüzleşen Sinem ne kadar inkar etse de ''Hırsız'' damgasını yemişti bir kere. Banu'nun planı tıkır tıkır işliyor ve Sinem günden güne itibarını kaybediyodu. Günler geçiyor, Sinem artık çok yalnız ve kötü hissediyordu. Banu'nun istediği tam olarak olmuştu. Lakin bir sorun vardı ! Banu, hala istediği ilgiyi ve sevgiyi daha doğru bir deyişle özlem duyduğu duyguları tam anlamıyla hissedemiyordu. Banu'nun farkında olmadığı bir şey vardı.<span style="color: #e03e2d;"> Sevgi, saygı ve itibar gibi kavramlar manipülasyonlar ile değil, gerçek bağlarla kazanılırdı.</span> Banu bu durumun farkında değildi. Hareketleri sonucunda Sinem'in hayatı mahvolmuş duruma geldi ama kendisi de hala neden tam anlamıyla mutlu olamadığını sorgulayıp durdu. Banu insanları ve Sinem'i kandırarak hak ettiğini almayı düşündü lakin, kandırılan sadece onlar olmadı. Banu kendisine de yalan söyleyerek , kendisini de kandırdı !<br><br></p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202603/image_870x_69c027036b71b.jpg" alt="" width="442" height="442"><br><br>En keyifli anda araya giren youtube reklamı gibi kandırılma konusunu da işlediğime göre artık gönül rahatlığı ile sosyal zeka konumuza dönebiliriz :D<br>Sosyal zeka sahibi olup olmamak durumlarının üzerinde durmuştuk. Lakin ya sosyal zekaya sahip birisiyseniz ve aslında bu durumun size fayda sağlayacağı kadar da mutsuz edeceğini de söylesemiş miydim !<br>Evet yanlış okumadınız ! Sosyal zeka sahibi bireyler normal insanlara nazaran daha mutlu ve daha üzgün yaşayabilirler. Şöyle ki..<br><br>Diğer insanlar olaylara anlık ve duygusal tepkiler verdiği için üzülme ya da mutlu olma durumları o anki duygularına göre değişebiliyor. Mutlulukları ve hüzünleri de insanların ağızlarından çıkan sözlere göre kontrol edemeksizin değişebiliyor. <br>Durum böyle iken sosyal zeka sahibi bireyler ise şöyle hislere kapılıyorlar..<br><br><strong><span style="color: #e03e2d;">1) Yalanların farkına varmak<br></span></strong></p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202603/image_870x_69c03c89253f8.jpg" alt="" width="557" height="373"></p>
<p><strong><span style="color: #e03e2d;"></span></strong><br>Sosyal zekaya sahip bir birey insanlar ile konuşurken onların sadece ağızlarından çıkan sözlere dikkat etmezler. Onların beden dillerine, davranışlarına ve bahsettiği konu ile ne kadar ilgili olup olmadıklarına bakarlar. Böylelikle de karşıdaki insanın anlatımını o an onun isteyeceği şekilde dinler ve bir role bürünür. O anlatıyordur ama sosyal zeka sahibi birey o an o cümleleri sadece dinliyordur. Kafasında çoktan karşıdaki kişinin yalanlarına karşı nasıl davranması gerektiğini düşünmeye başlamış oluyordur. İşte bu özellikleri sayesinde yalanlara kanmamış olabiliyorlar lakin yalanda olsa o an ona güzel gelebilecek anları kaçırıyor ve diğer insanların ilişkilerine gıpta ediyordur. Biliyordur ki onlar da bir kurgunun içindeler ama o an mutlulardır. İşte bu özellik bazen iyi ki dedirtebiliyorsa, bazen de keşke dedirtebiliyor bu durumlar yüzünden. Her sosyal zeka sahibi birey bu hislerine kulak vermese de iç dünyalarında bir savaş cephesi elbet de bu konu yüzünden açıyorlardır. <br><span style="color: #000000; background-color: #f1c40f;"><strong>''Herkes ne kadar da mutlu ! Bir ben miyim tüm bunların farkına varan Allah aşkına!  O kız/erkek onu kandırıyor, bunu nasıl göremez aklım almıyor !'' <br><br></strong><span style="background-color: #ffffff; color: #000000;">Çok tanıdık geldi değil mi cümleler (:<br>Şimdi sor kendine, şimdiye kadar neyin farkında oldun da neyi fark etmeleri için çabaladın?<br><br><br><span style="color: #e03e2d;"><strong>2) İletişim kurmak <br></strong></span></span></span></p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202603/image_870x_69c03bf42fe49.jpg" alt="" width="532" height="299"></p>
<p><span style="color: #000000; background-color: #f1c40f;"><span style="background-color: #ffffff; color: #000000;"><span style="color: #e03e2d;"><strong><br></strong></span>Çok iyi iletişim yeteneğine sahiptirler. Karşılarındaki insanı üzmekten, kırıcı davranmaktan oldukça çekinirler. Çünkü empati yetenekleri gelişmiştir. Başlarına da aynı şeylerin gelebileceğini hesap ederek, ince detaylara önem vererek kurarlar iletişimlerini. Duygularını oldukça akıllı kullanabilme yeteneklerine sahiptirler. Özellikle öfke kontrolü konusunda oldukça gelişmiştirler. Öfkelerini sadece bir duygu olarak değil, bir silah olarak kullanıyorlardır. Gereken yerde gereken tepki ile her zaman taraflardan kazanan olmayı tercih ederler. Akılsızca yükselen seslerin hezimete uğrayacağını çok iyi biliyorlardır. Bazen insanlar ağızlarından çıkan sözlere dikkat etmeme gereği duyarlar kendilerince. Kimsenin ne hissettiği ya da ne hissedeceği umurlarında olmaz. İşte bu durum bırakın ikili ilişkileri, toplumu dahi zedeler. Düşüncesiz söylenen sözler insanları kırar, kalbi kırılan insanlar da artık kimseyi önemsememeye başlar. Tüm bunlar da düşüncesiz bir topluma sebep olurken, düşüncesiz toplum ise bireysel konforuna düşkün bireyler yetiştirir. </span></span></p>
<p><span style="color: #000000; background-color: #f1c40f;"><span style="background-color: #ffffff; color: #000000;"><br><br><span style="color: #e03e2d;"><strong>3) İkna ve etkileme becerisi <br></strong></span></span></span></p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202603/image_870x_69c042e7e3279.jpg" alt="" width="527" height="351"></p>
<p><span style="color: #000000; background-color: #f1c40f;"><span style="background-color: #ffffff; color: #000000;"><span style="color: #e03e2d;"><strong><br></strong></span>Sosyal zekanın başlıca belirtileri arasında iletişim ile birlikte ikna kabiliyeti geliyor. Genelde iletişim esnasında şu husus çok göz ardı ediliyor. İletişimi sadece sözleri karşıya iletmekten ibaret sanıyoruz! Doğru bir iletişim modelinde yay ve ok metodunu kullanmamız gerekiyor. Ok yaydan fırlaması için, iyice gerilmeli ve eğim ayarları sonucunda da yaydan fırlatılmalıdır. İletişim de de bu durum aynen bu şekilde ilerliyor. Yay bizim zihnimiz durumunda. Ok ise sözlerimiz. Yay gerildikçe yani zihnimiz ağzımızdan çıkacak kelimeleri kontrol ettikçe, sözlerimizin doğru bir şiddet ve zamanlama ile karşıya ulaşmasını sağlıyoruz.  <br><br>Sosyal zeka sahibi insanlar da aynen bu metodu kullanırlar. Sözlerinin ağızlarından çıkması yeterli olmaz onlar için, onlar için esas mühim olan şey ; sözlerinin karşıya ulaşmak ile kalmayıp, onları sözleri ile kuşatmalarıdır !<br>İkna durumlarında bu geçerlidir. İkna edebileceğimiz insanın en savunmasız anında daha doğrusu bize karşı güveninin tam olarak sağlandığı o anda hamlemizi yaparak onu güven ile etkimiz altına alırız.Çünkü, insan güven duymaya başladığı anda bilişsel dirençleri azalır ve yeni fikirlere daha açık hale gelir.  Artık sözlerimiz onun için tesirlidir. Ok hedefine doğru şiddet ve açıyla ulaşmıştır. <br><br>Hepimiz hayatımızda en az bir kere de olsa topluluk önünde konuşma yapan birisini canı gönülden dinlemişizdir. Sözlerinin her bir harfini dahi aklımızda tutmak için çaba gösteririz. İşte o konuşmaları yapan kişilerin, yani topluluğun büyük çoğunluğunu sözleri ile etkisi altına alan sosyal zekası yüksek kişilerdir. Önceden saatler süren provalar alır kendi zihninde, her birinizin gözlerinin içine bakmayı ihmal etmez asla. Sanki baş başa bir konuşma yapıyor hissiyatı verir size. İşte bu durum sosyal zeka sahibi insanların en etkili silahıdır. İkili ilişkilerde tüm odağını sizde hissettirir. Sanki tüm dünyayı sessize almış ve sadece sizinle ilgileniyor hissihyatı uyandırır. Bu durum da ikili ilişkileri çok daha sağlıklı hale getirir.<br><br>İkna süreci bir mekanizma gibi işler. O yüzden yazımda bu gördüğünüz görseli tercih ettim. İkna söz ile başlar, beden dili ile devam eder ve en sonunda sözlerin dansı olan hitabet sanatı ile de son bulur. Üçünden birisi eksik olursa mekanizma çalışmaz. Çünkü güven denilen kavram gerçekleşmez. Bir kere başarısız olan bir güven girişimi, ikinci seferde daha fazla bilişsel direnç ile karşılaşmaya sebep olur. <br><br><br>Son olarak şunları söyleyebilirim..<br><strong>Sosyal zeka bazen bir yük bazen ise büyük bir armağan. İnsanın en büyük yardımcısı bazen ise en büyük içsel düşmanı !<br></strong><strong>Çünkü sosyal zekası artan bir insanın farkındalığı da bir o kadar artar. Farkındalığı arttıkça yalanlara kanmaz lakin bu sefer de fazla bilincin oluşturduğu yalnızlığa çekilir. Sahte de olsa gülümseten dostluklar yoktur mesela. Oysa ki kaçılması gereken bir bir durum değildi yalnızlık. İçimizdeki o hisleri inanılmaz bir motivasyona dönüştürdükçe anlam kazanacak bir durumdur !<br><br><br></strong>ŞİMDİLİK BU KADAR SEVGİLİ İLTERLİLER..<br>Sosyal zeka kavramı çok kapsamlı ve geniş bir konu. Ara ara geri dönüşler ile canlılık katacağımızdan şüpheniz olmasın !<br>ESEN KALIN !!!<br><br><br><br><br><br><br></span><strong><br></strong></span><span style="color: #000000; background-color: #f1c40f;"><span style="background-color: #ffffff; color: #000000;"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Açıksöz Gazetesi Perspektifinden Enver Paşa’nın Doğu Halkları Kurultayı’nda Halk Nezdindeki Konumu</title>
<link>https://ilterdergisi.com/aciksoez-gazetesi-perspektifinden-enver-pasanin-dogu-halklari-kurultayinda-halk-nezdindeki-konumu</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/aciksoez-gazetesi-perspektifinden-enver-pasanin-dogu-halklari-kurultayinda-halk-nezdindeki-konumu</guid>
<description><![CDATA[ Enver Paşa Bakü Kongresi’nde büyük ilgi gördü, Müslümanlarca neredeyse kutsal kabul edilip önemli şekilde güçlü bir birlik sembolü haline geldi. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202603/image_870x580_69c8f0e84d57d.jpg" length="71178" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 29 Mar 2026 09:48:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>Süleyman Bulus</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Enver Paşa, Türk ve İslam dünyasının geleceğine dair bir çıkış yolu arayışı içinde, <strong>1–7 Eylül 1920</strong> tarihlerinde Bakü’de düzenlenen <strong>Doğu Halkları Birinci Kongresi’nde</strong> dikkat çekici bir rol üstlenmiştir. Sovyetler Birliği’nin himayesinde gerçekleştirilen ve 1800’ü aşkın delegenin katıldığı bu büyük toplantıda, <strong>Enver Paşa</strong> yalnızca bir katılımcı değil, aynı zamanda en çok ilgi uyandıran şahsiyetlerden biri olmuştur.</p>
<p style="text-align: left;">Kongrede <strong>Sultan Galiyev</strong>, <strong>Zeki Velidi Togan</strong>, <strong>Feyzullah Hocayev</strong>, <strong>Karl Radek</strong> gibi dönemin önde gelen isimleriyle bir araya gelen Enver Paşa, Üçüncü Enternasyonal ile temas kurmuş ve bu yapı içerisinde yer almıştır. Her ne kadar başlangıçta Bolşevikler açısından onun varlığı stratejik bir kazanım olarak değerlendirilse de, Bakü’de gördüğü yoğun ilgi ve coşkulu karşılanışı, aynı çevrelerde belirgin bir huzursuzluk yaratmıştır.</p>
<p style="text-align: left;">Bu noktada, Enver Paşa’nın kongre salonuna giriş anının dönemin basınına nasıl yansıdığını göstermek, özellikle de <strong>Açıksöz</strong> gazetesinin aktardıkları üzerinden meseleyi somutlaştırmak, anlatımı daha da kuvvetlendirecektir.</p>
<p style="text-align: left;"><em>"Sonra nazar-ı hayretimizi celbeden bir mesele daha vardır: Enver Paşa’nın Müslümanlar üzerindeki nüfuz-u azamı! O ne cazibe, o ne kerametler? Meclis açılmıştı. Nutuklar devam ediyordu. Birden locaların birinde Enver göründü. Müslümanlar Enver’i görür görmez kıyametler koptu. Herkes meclisi bırakarak etrafını ihata etti. Kimi alnı öpüyor, kimi arkasını okşuyor, kimi elbisesine temas ediyor, kimi hayran hayran yüzüne bakıp duruyor. Onu adeta fevkal-beşer bir mahluk telakki etmek istiyorlar. Etrafını tavaf edip durdular. Görüp de hayretlere düşmemek mümkün olmuyor. Yetişip elini sıkamayanlar, onunla musafaha [tokaşma] edenleri yakalıyorlar, “Enver’le musafaha eden o mübarek ellerinizi veriniz öpeyim” diye görseniz ne muhabbet ve rabıta gösteriyorlar. İslam alemini tahrik için öyle müessir bir şahsiyet ki!.. O kadar şöhret kazanmış ki İslam alemi arasında adeta bir timsal-i ittihad ve necat olmuş onu bilmeyen, işitmeyen zan etmem ki hiçbir Müslüman olsun. Müslümanlar onun hakkında hiçbir kelime-i tenkit dinlemek istemiyorlar, kusurlarını söylemek isteyenlere düşman oluyorlar ve bazı yerlerde katiyen söyletmezler, söylemek cesaretinde bulunanlar olursa öldürmeye kalkışırlar. Çok garip bir mazhariyet."</em></p>
<p style="text-align: left;"><strong>¹<i>Açıksöz Gazetesi, 28 Teşrinievvel [Ekim] 1336, numero: 90, sayfa 1</i></strong></p>
<p style="text-align: left;"><em></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çanakkale: Bir Hatırlayış, Bir Soluk, Bir Mâtem ve Gençliğe Öğüt</title>
<link>https://ilterdergisi.com/%C3%A7anakkale-bir-hatirlayis-bir-soluk-bir-m%C3%A2tem-ve-genclige-ogut</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/%C3%A7anakkale-bir-hatirlayis-bir-soluk-bir-m%C3%A2tem-ve-genclige-ogut</guid>
<description><![CDATA[ Çanakkale Zaferi, Türk milleti için yalnızca bir askeri başarı değil; aynı zamanda bir hatırlayış, bir yas ve derin bir anlam günüdür. Bu zafer, vatan uğruna verilen büyük fedakârlıkları ve milletin birlik içinde neler başarabileceğini simgeler. Türk Milleti, Çanakkale&#039;de sahip olduğunu gösterdiği bu gücünü dünya barışına armağan etmelidir. Bu uğurda, Türk gençliğine çok iş düşmektedir. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202603/image_870x580_69baf0b78c948.jpg" length="53047" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 21:33:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>Efe Altındağ</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="78" data-end="734">18 Mart, Çanakkale Zaferi; biz Türkler için sadece bir zafer değildir. Bir hatırlayış, bir soluk, bir mâtem ve yas günüdür. Nefes aldığımız her anı borçlu bulunduğumuz şehitlerimizi, gâzilerimizi, yaşayanlarımızı; soluk almamız için soluk borusunu kestiren her insanımızı her an hatırlamamız gerekiyorken, bu tarihte bu hatırlayış milletçe ayyuka çıkmalıdır. Çanakkale, bir soluktur. 18 Mart bir nefes alıştır. Zor günümüzde bize; her türlü zorluğu yenme, bileği bükülmez her türlü eli dümdüz edebilme gücüne sahip olduğumuzu hatırlatan bir gündür. Çanakkale, bir mâtem ve yastır. Ölenlerimizin, yaralananlarımızın yasını tuttuğumuz günün adıdır 18 Mart.</p>
<p data-start="736" data-end="1594">Dünyada hiçbir büyük zafer yoktur ki uğruna çok kan dökülmesin, büyük ölüler olmasın... Tarihte eşine benzerine az rastlanacak şekilde, tüm dünyaya karşı yekvücut şekilde vatan savunması uğruna kan dökmek ne asil, ne onurlu bir harekettir... İşte bu konuda milletimizin eline su dökebilecek hiçbir millet yoktur. Konu vatan, millet, bayrak sevgisi olunca; konu Türk'ün Türk vatanını savunmasıysa; imkânsız zor olur, zor kolay olur. Hiçbir milletin, Türk insanı kadar yoğun bir maneviyat duygusu yoktur. Umutsuzca bir sineden diğer sineye çekildiğimiz şu günlerde, sahip olduğumuz gücü ve kudreti fark etmeliyiz. Damarlarımızda akan asil kanın farkında olmalıyız. Öldürmek için değil, yaşatmak için yaşamalı ve nefes almalıyız. Türk milleti, sahip olduğu eşsiz, benzersiz bu gücü dünya barışına armağan etmelidir. Türk'ün, dünyaya yön vermesi gerekmektedir.</p>
<p data-start="1596" data-end="2897">Vatanı savunmak demek, belirttiğim gibi öldürmek değildir. Yaşatmak demektir, yaşamak demektir. Yaşamanın yolu özgür olmak, özgür olmanın yolu eğitimli olmaktır. Eğitilecek olanlar özgür olanlar değildir. Özgür olanlar, eğitilecek olanlardır. Güzel milletimizi eğitmek; hak ettiği aydınlığı, parlaklığı ona sunmak; layık olduğu değeri ona vermek; onu ilimle, bilimle, yüksek fazilet ve asaletle süsleyip donatmak; ondan umudunu kesmeyen üç beş Türk gencinin elindedir. Evet, bu yazıyı okuyan genç, sen Türk milletine inandığın, onun için yaşamaya ve yaşatmaya devam ettiğin sürece bu millet senin boynunu eğdirmeyecektir. "Bunu ben mi yapacağım?" deme, yap. Türk milleti, kendisine inanan bir gençliğe muhtaç. Unutmamak gerek ki, Türk milletine hak ettiği değeri veren; ondan umudu kesmeyerek, ona inanarak canla başla mücadele eden Mustafa Kemal Atatürk'tür. O, Türk milletine inanmış ve bu inancından bir an olsun vazgeçmemiştir. Milletimizi tanıyalım. Milletimiz kadar cesur, milletimiz kadar savaşçı, milletimiz kadar kahraman, milletimiz kadar misafirperver, milletimiz kadar merhametli bir millet yoktur. Ve Atatürk bize göstermiştir ki, aziz Türk milleti kendisine hak edilen değer verildiğinde ilmiyle ve bilimiyle de dünya sahnesine çıkacak, bu sahnede pek parlak bir alan işgal edecektir.</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İnsanı Bekleyen Tehdit!</title>
<link>https://ilterdergisi.com/insan%C4%B1-bekleyen-tehdit</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/insan%C4%B1-bekleyen-tehdit</guid>
<description><![CDATA[ Gelişen teknoloji, yapay zekâ ve dijital cihazlar insanları, özellikle çocukları düşünmekten, sorgulamaktan ve fiziksel olarak hareket etmekten uzaklaştırıyor. Bu durum, özgürlük ve yaratıcılığı kısıtlayarak toplumu tembelleştiriyor, toplumu bir esir hâline getiriyor. Çocukların güvenli ve özgür bir ortamda büyüyememesi telefona ve tablete bağımlı olmalarına neden oluyor ve bu, gelecekte insanların düşünmeyen ve sorgulamayan bir toplum hâline gelmesine yol açacaktır. Hareket etmeyen, sorgulamayan ve okumayan bireyler, manipülasyona ve kontrol edilmek isteyen bir toplum yapısına zemin hazırlar. İnsanlığın geleceği, düşünme ve sorgulama yetisini kaybetmiş nesillerin eline bırakılırsa tehlikeye girecektir. İnsanı bekleyen tehdit, gelişen teknoloji ve yapay zekâ değildir. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202603/image_870x580_69b7f7418e85d.jpg" length="37853" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 06 Mar 2026 20:39:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>Efe Altındağ</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="114" data-end="561">Aklımda yeni bir yazı yazmak yoktu. Kitapçıya uğramış, Stoacılık ile ilgili kitaplar almıştım. Çocukluğumun geçtiği, vakit geçirirken eve gitmek bilmediğim parka gelip kitaplara göz atmayı düşünüyordum. Parka geldim, banka oturdum. Telefonumda <span class="whitespace-normal">Hans Zimmer</span>’ın “<span class="whitespace-normal">Mountains</span>” müziği çalmaya başladı. Ben dinlediğim müziklere ıslıkla eşlik etmeyi severim; özellikle yürürken. Başladım ritim tutmaya… Ben banka oturduktan sonra, herhâlde ortaokula giden bir kız çocuğu ve bir erkek çocuğu geldi. Karşılıklı top oynamaya başladılar. O an zihnim eskilere daldı gitti. Mountains o kadar eşsiz bir müzik ki sadece dinlemek bile beni düşünceden düşünceye sürükler. Size de tavsiye ederim, hatta yazımı bu müziği dinlerken okuyun. Benzer hisleri yaşayalım.</p>
<p data-start="865" data-end="1269">O an, bu parkta geçirdiğimiz zamanlar geldi aklıma. Okuldan döner dönmez üstümüzü başımızı değiştirir, evden çıkar; bazen arkadaşlarımızla haberleşmeden parka gider, kimse yoksa birilerinin gelmesini beklerdik. Mutlaka o arkadaş grubundan gelenler de olurdu. Akşama kadar her gün oyun oynardık. Bunun ruhu özgürleştirdiğini şimdi anlıyorum. Bir telefona, tablete bağımlı kalmamanın; dışarıda hür ve özgür havayı solumanın ne demek olduğunu şimdi anlıyorum.</p>
<p data-start="1271" data-end="1664">Çocuklarımızın çoğu esirler ve tutsaklar zincirinin halkası olmak için yetişiyor. Ülkemizde çocukların güvenliği garantide değil, huzur yok. Dışarıya çıkıp oyun oynayabilecekleri hür, çzgür ve güvenli bir ortam yok. Kitap okumuyorlar, düşünmüyor ve sorgulamıyorlar. Ellerine verilen telefon ve tablete bağımlı hâle geliyorlar. Bu da geleceğin getirmek üzere olduğu büyük tehdidi gözler önüne seriyor.</p>
<p data-start="1666" data-end="2355">İnsanlığı bekleyen o büyük tehdit gelişen teknoloji, yapılan robotlar değil. Teknolojinin kendisi insanlığa zarar vermiyor. Gelişen teknolojiyle beraber insanın bünyesini saran tembellik, aymazlık, düşünmekten ve sorgulamaktan uzak olma hâli teknolojinin insana vereceği en büyük zarardır. Gün geçtikçe okuyan insan sayısı azalıyor. Gördüğümüz bir şey gerçek mi, insan tarafından mı yoksa yapay zekâ tarafından mı yaratıldı bilmiyoruz. Yapay zekâ mevcut olanın sınırlarına çıkamıyor. Yaratıcılıktan uzak. Ve biz her şeyi yapay zekânın kontrolüne teslim ediyoruz, bu büyük bir hata. Bu bir ölüm işareti. İpleri bir başkasına, kimler tarafından yönetildiği belli olmayan teknoloji canavarının ve yapay zekânın ellerine teslim ediyoruz. İnsanlığın varlığını tehdide sokan tehlike bu; teknolojinin gelişimi veyahut robotların icat edilmesi değil!</p>
<p data-start="2357" data-end="2986">Düşünüyorum da, öyle bir gün gelecek ki belki de bir gün insan çalışmayacak bile. İşe gidip gelmeyecek, okula gitmeyecek. Markete, pazara gitmeyecek. İhtiyacı olan her şey evine gelecek. Çünkü insan bunların hepsini evinden de yapabilecek. Böylece hareketten aciz bir insan topluluğu oluşmayacak mı? Akıllı şehir projelerini duymuşsunuzdur. Trafik sorununun, güvenlik sorununun azalacağı söyleniyor. Ne hoş! Peki bu projenin insanı evden çıkmaya gereksinim duymayacak hâle getirecek bir proje olup olmadığını nereden bileceğiz? Evden çıkmayan, hareket etmeyen, istediği her şey önüne atılan bir insanın köleden farkı nedir sizce?</p>
<p data-start="2988" data-end="3248">Sizce neden belirli kesimler tarafından insan, düşünmekten ve sorgulamaktan mahrum hâle getirilmeye çalışılıyor? Çünkü: hareket etmeyen, düşünmeyen ve sorgulamayan bir topluluğa kendi idam fermanını bile kolaylıkla imzalatabilirsiniz. Düşünmeyecek ve sorgulamayacaktır. Sadece boyun eğeceklerdir.</p>
<p data-start="3250" data-end="3593">Çocukların eve kapanarak telefonların ve tabletlerin zehrine maruz kalması, tutsaklığa ve esirliğe alışması; düşünmekten, sorgulamaktan ve okumaktan uzak hâle gelmesi sizce bu duruma yol açmayacak mı? Yarınlar yeni nesillerin eseriyken, geleceği yeni nesiller oluşturacakken; mevcut durumda yetişen neslin oluşturacağı gelecek insanlığın sonunu getirmeyecek mi?</p>
<p data-start="3595" data-end="3829">Şimdi kritik bir soru soracağım. Çocuklarımız dışarı çıkamıyor. Çünkü sokaklarımız güvenli değil, can güvenliğimiz tehlikede, suç oranı fazla. Biz neden buna engel olamıyoruz? Veya engel olmamıza izin verilmiyor mu? Üç-beş serseriden daha mı güçsüzüz biz? Üç-beş sapıktan, arsızdan, namussuzdan daha mı güçsüzüz. Devletimiz ve milletimiz, insanlıktan uzak üç-beş kişiyi hizaya sokamayacak kadar güçsüz mü? Hayır, değil. Demek ki önümüzde bir engel var. Bu engeli önümüze kim, neden, nasıl koyuyor; bu soruları siz okuyucuların düşün dünyasına teslim ediyorum.</p>
<p data-start="3831" data-end="4161">Söylediklerim arasında bir bağlantı olup olmadığı bilinmezliğini sizler yanıtlayacaksınız. Belki söylediklerim bir komplo teorisi gibi gelecek kiminize, olabilir. Bir zamanlar bana da saçma gelirdi. Fakat ben adım kadar eminim ki insan, düşünmekten ve sorgulamaktan uzak hâle getirilmeye çalışılıyor. Köle ve esir bir insan dünyayı yönetenlerin işine gelecektir. Onlar akılcı, düşünceli ve sorgulayıcı insanları sevmezler.</p>
<p data-start="4163" data-end="4176">Esenle kalın!</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>HAKLI OLMAK &#45; KİME GÖRE VE NEYE GÖRE?</title>
<link>https://ilterdergisi.com/hakli-olmak-kime-gore-ve-neye-gore</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/hakli-olmak-kime-gore-ve-neye-gore</guid>
<description><![CDATA[ Sence haklılık nedir ? Bir insanın haklı olmasını ne sağlar? Kime göre ve neye göre haklı olursun? ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202603/image_870x580_69ab58b5e2f5d.jpg" length="75321" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 01:45:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>Yılmaz Erkan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haklı olmak..<br></strong>Kime göre ve neye göre?<br>Bir kişiyi haklılığa götüren sebep nedir?<br>Bakalım bu durumlar benim perspektifim ile nasıl cevaplanacak (:<br><br>Haklı olmak insanın benlik duygusu için olmazsa olmaz duygusal hazlardan birisidir. Kişinin kendini kendine ispatlaması için ve bazen de benlik duygusunu kabartmak için; başka bir deyiş ile egosunu tatmin etmek için girdiği türlü tartışmalar ve mücadeleler sonucu elde ettiği duygusal zafer ! Haklı olma isteği tamamen bundan ibarettir. Çoğu zaman haklı olma isteği zihinsel bir dopamin gereği olduğu düşünülse de , durum gerçekten çok farklı. Bu durumdaki asıl neden ile sosyoloji ilgileniyor. Kişinin toplumsal hiyerarşideki saygınlığı ve toplumun haklılık gibi olgulara fazlasıyla ehemmiyet göstermesi bu durumun başlıca nedenlerinden diyebiliriz. Sosyolojik kavramlar genelde hikayeleştirilen anlatımlarda çok daha iyi anlaşılır. O halde biraz hikaye anlatalım ve haklı olma konusuna yeni bir bakış açısı kazandıralım ! <br>.<br>.<br><strong>KARAKTERLER : RAMAZAN VE ÖYKÜ<br></strong><strong>OLAY: HAKLI ÇIKMAK VE TOPLUMUN SAYGISI<br><br></strong><strong>Ramazan kendi dünyasının mimarı olmaya çalışan, yaşadığı hayat standartlarını bir kademe yükseltmeyi amaçlayan bir kişidir. Genç yaşına rağmen fazlasıyla çalışmaya odaklıydı ve bu odağı ona gerçekten güzel rakamlar kazandırıyordu. Çünkü işine dört elle sarılıyor ve emeğini her verdiği işi çeşitli övgülerle sonlandırmayı hedefliyordu. Her şey Ramazan'ın istediği gibi şekillenirken bir anda işler tersine dönmeye başladı. Sevgilisi Öykü kendi  arkadaşlarının sevgilisi Ramazan hakkında sözlerinden epey rahatsız olmuştu. Ramazan'ın hiç işe gitmediğini, tüm vaktini bilgisayar başında geçirdiğini ve aileleri için bu durumun hiç iyi olmadığını söylüyorlardı. Bu durumu Ramazan ile de paylaşan öykü bir anlık duygusal karmaşalara girdi.. Ramazan'a bağırıyor, sorular soruyor ve ilişkilerini o anda gözden geçiriyordu. Sanki arkadaşlarının düşünceleri Öykü'nün zihninde haklılık kazanmıştı. Ramazan'dan acil bir açıklama bekliyordu. Öykü şöyle çıkıştı..</strong></p>
<p><strong><br><span style="color: #e03e2d;">Öykü</span> : ''Ramazan, bu durumu bana açıklar mısın? İnsanlar böyle düşünüyorsa bir bildikleri vardır. Bak Filiz'in kocasına , nasıl da her şeyini karısıyla paylaşıyor; ya sen? Sen tam bir sır küpüsün. Arkadaşlarım da zaten haklı, sen beni gerçekten sevmiyorsun. Ben sana bu halde geleceğimi nasıl emanet edebilirim ?''</strong><br><strong><span style="color: #e03e2d;">Ramazan </span>: '' Gerçekten bu şekilde mi düşünüyorsun? Bunca zamandır ben hayatımı nasıl devam ettiriyorum ? Bunu sende biliyorsun, sürekli çalışıyorum bilgisayarımdan. Belki dışarıya çıkmıyor ve fiziki bir işte çalışmıyor olabilirim ama paramı kazanıyorum. Üstelik onlara ne benim işe gidip gitmememden?''<br></strong><strong><span style="color: #e03e2d;">Öykü </span>: '' Ailem pek sıcak bakmıyor bu duruma. Arkadaşlarım da öyle diyorlar zaten. Hem sigorta var mı bu işte? Hatta Hümeyra teyze bana şöyle söyledi - <span style="background-color: #f1c40f;">'' Bak kızım, böyle bilgisayar başından çalışarak iş yaptım sayılmaz. Girsin bir işe, sigortası yatsın, geleceğiniz güzel olsun ve güvende olsun. Ne bu böyle? Bilgisayardan para kazananı kim görmüş?''</span> - dedi. </strong><strong></strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p>Ramazan anlamıştı. Kendisini Öykü'nün gözünde haklı çıkarmak istiyordu. Böylelikle hem Öykü'yü inandırmaya hem de akrabalarından, en yakın arkadaşlarına kadar kim varsa hepsini haksız çıkarmaya and içmişti resmen. Bu durum üzerine sabahlara kadar günlerce çalıştı. Uyumadı veya dinlenmedi.. Sadece çalıştı. O kadar güzel paralar kazandı ki, Öykü'nün düşünceleri bir bir dağılmaya başladı. Etrafındakiler bu duruma şaşırır oldular ve gıpta ettiler. Artık içsel haklılık savaşını da  kazanmıştı. Bu verdiği haklılık mücadelesi ile topluma kendini ispat etmişti. Artık Öykü ile anlamsız tartışmalar yapmıyordu. Ailesi artık Ramazan'ın işine saygı duymaya başladı ne kadar anlamasalarda. <br>.<br>.<br>.<br>İşte insan için HAKLILIK mücadelesi tam olarak böyle bir şey. İçsel olarak sen haklı olabilirsin lakin topluma somut örnekler göstermediğin için, kendi hayatını ispatlama yoluna gidersin ister istemez. Hadi bu haklılık meselesini biraz da yörelere göre tartışalım !<br><br><span style="color: #e03e2d;"><strong>DOĞU BÖLGESİ VE DOĞU KÜLTÜRÜ !</strong></span></p>
<p>Doğu bölgesi insanı sert mizaçlıdır. Her ne kadar kuralları Anayasa ve ceza hukuku olarak bilsek de , doğu bölgemizde kurallar TÖRE adı altında yazısız toplum sözleşmesi diyebileceğimiz kurallar da geçerlidir. Doğu bölgelerinde evlilik, gece hayatı gibi toplumsal normlar TÖRE'ye göre belirlenir. Doğu bölgesinde HAKLILIK durumları bazen evin en yaşlısının dudaklarının arasından dökülecek bir çift söze göredir yada TÖRE gözetilerek bu durumlara cevap bulunur. Örneğin doğu ilimizi normal kabul etmiş birisi şöyle düşünür. <br>''Bu saatte dışarıya çıkılmaz, millet ne der sonra !?''<br>''Büyüklerin yanında sigara içilmez !''<br>İşte bu ve bunun gibi yazısız kuralları çiğnediğin andan itibaren geri sayımın başlar !  Kendince haklısındır ama toplumun gözünde statü kaybedeceğin için haksız duruma düşeceksin. Topluma kendini kanıtlmak ve genel geçer bir haklılık durumu elde etmen gerek. <br>Haklılık meselesi doğu kültürümüzde böyle işlemektedir. Bireysel haklılıktan ziyade, toplumsal normlar ön planda tutulur. Bireysel haklar ise daha kısıtlıdır. Elbette dijitalleşen gelişen dünya çerçevesinden doğu bölgelerimizde etkilendiği için bu toplumsal baskılar da zayıflamış ve güncellenmiş olabilir. <br><br><strong><span style="color: #e03e2d;">BATI BÖLGESİ VE BATI KÜLTÜRÜ !</span></strong></p>
<p>Batı bölgesi insanı biraz daha yumuşak mizaçlıdır. Bireysel özgürlük ve hak arayışı çok daha fazla yaygındır. Toplumsal normlar doğu bölgemize nazaran az daha etkisiz kalmıştır. Batı kültüründe insan çocukluktan itibaren bazı haklarla donatılır. Çocukluktan itibaren düşüncelerin özgürce dile getirilmesi bunun başlıca örneğidir. <br>Batı yöresinde haklılık biraz da konfor alanı ile ilgilidir. Her birey kendi haklılık çerçevesini oluşturduğu için, toplumda konfor alanını bozan her hangi bir olayda hemen savunmaya geçerek o durumdan haklı çıkmanın yollarını arar. Dolayısıyla genel geçer bir haklılık meselesi yoktur. Kişisel çıkarlar ve güç dengesi vardır. Güç ve çıkar sahibi kişi, her daim haklıdır ! Burada da doğudan eksik bir batı medeniyeti görüyoruz. Doğuda baskıdan yakınanlar, batıda da adaletsizlikten yakınırlar. Özetle şunları söyleyebilirim..<br>.<br>.<br>Haklılık, bireyin içsel tatmininden toplumsal normlara uzanan bir yolculuktur. Doğu'da bu yol bazen baskı, bazen kararlılığın sembolü töre ile; Batı'da da gücün ve çıkarların gölgesindeki özgürlük ile döşenir ! Ramazan'ın hikayesi burada haklılığa giden yolu bizlere özetledi : haklı çıkmak, sadece kendini ikna etmek değil, aynı zamanda toplumun gözünde saygı kazanmak demektir. Şu sözümü akıllardan çıkarmayınız ; '' Haklılık, insanın hem kendisi hem de toplum ile verdiği bir mücadeledir; bu mücadelenin dili ise kültürden kültüre değişir !''<br>.<br>.<br>.<br>Bu yazımın sonuna geldik. Düşüncelerini benimle paylaşmayı unutma ! Kendine çok ama çok iyi bak !</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Turkish History View From Carter Findley</title>
<link>https://ilterdergisi.com/turkish-history-view-from-carter-findley</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/turkish-history-view-from-carter-findley</guid>
<description><![CDATA[ This writing is a short summary and review of historian Carter Findley&#039;s book, &quot;The Turks in World History,&quot; published by Oxford University. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202602/image_870x580_699602ace3df8.jpg" length="84361" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 21:30:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>Barış Dinçer</dc:creator>
<media:keywords>History, Turkish History, Carter Findley, Tarih, Türk Tarihi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>This writing is a analytical essay and little book review of Carter Findley's "The Turks in World History". The book was published from Oxford University in 2005. When evaluating the writing, This is not an absolutely accurate account of history, but rather a brief examination and summary of a historian's interpretive account of Turkish history.</p>
<p></p>
<p>Book examines the Turkish history in three main sections. These sections are <em>Turks before Islam</em>, <em>Turks in Islamic era</em> and <em>Turks in modern world</em>. İn world history The Turks are undergone two major changes. These changes were <em>acceptance of Islam</em> and <em>acceptance of modernity</em>.  </p>
<p>     </p>
<p>Findley says: <em>“The Turkic peoples are famous as empire builders, here again the diversity among them could not be wider. Turks often created or served major empires.”</em><strong>(p.19)</strong> One of the main reasons why Turks have frequently established states throughout history may be their language. Citing the French linguist Jean Paul Reux, book says that some linguists believe the unity of the Turkic peoples is most clearly manifested in their languages. Some words that are frequently used in Turkish shows that Turks knew about mining, agriculture, and animal husbandry. These features are not uniquely Turkic, but all of them are of lasting importance among Turks. The wide-ranging similarities across the orally transmitted folk literatures of Turkic peoples are another characteristic that continues to persist throughout history, even as these peoples began to diverge.  </p>
<p></p>
<p>The origins of the Turkic peoples are not widely understood. The Turks, or their predecessors, played a significant part in Eurasian history long before their name appeared in historical records. Their Inner Asian homeland was influenced by external historical events. Findley says: <em>“Although linguists hypothesize that proto-Turkic, of which no direct evidence survives, was spoken as early as 3000–500 B.C.E., the Turks did not indisputably appear in history until the sixth century.”</em><strong>(p.21)</strong> The state mentioned in this statement may be the Göktürk State. According to sources, the word “Turk” first debuted on the historical scene in the sixth <br>century. However, according to Chinese sources, people with similar characteristics emerged in the third century. The Xiongnu are largely, if not universally, acknowledged as precursors of the Turkic and Mongol peoples, even though they are not extensively documented enough to provide clear evidence of linguistic and ethnicity ties. The Xiongnu, in turn, inherited a steppe life tradition established in the first millennium BCE. Xiongnu were the first steppe empire, so they are particularly important. The Xiongnu formed a confederation of tribal peoples. As is customary in tribal civilizations, its confederation and even the member tribes <br>were likely ethnically diverse in origin. The Xiongnu later formed the basis of the Turkic Mongol steppe imperial order. The Xiongnu, especially their governing clans, are believed to have adopted a Turkic or Altaic identity.  </p>
<p></p>
<p>According to Findley’s study <em>“From the relations between Türk and Tang to those between the Turkish Republic and the European Union, participation in interregional diplomatic networks and the manifold exchanges that go with them has characterized Turkic states in every period.”</em><strong>(p.40)</strong> The system of land grants and dynastic struggles, frequently seen in pre Islamic Turkic empires, was a characteristic of the states founded by Turkic nomads for centuries. This feature was a major reason for the rapid rise and fall of these states. <strong>(The Ottoman Empire can be excluded from these states.)</strong> According to Findley’s book that the adoption of Islam was the first of two major transformations in Turkish history. This adoption had subjected the Turkish identity to a more drastic change than any that had occurred before or might occur in the future. During the time considerable numbers of Turks converted to Islam, the Qur’anic revelation had begun the growth of a civilization much beyond the essentials. The primary factor influencing the Turks acceptance of Islam was the perception of Islamic civilization as a rich and dynamic one. This was because the Islam that the Turks encountered upon beginning their conversion was highly developed.  </p>
<p></p>
<p>According the book, the conversion of the Turks to Islam into three phases. The first phase began in the 9th century with the use of Turks captured during border raids, who had not yet converted to Islam, ghulam in Baghdad or other parts of the Middle East. The second phase begins with Seljuks conversion to Islam in Transoxiana and their migration to Iran. With the migration of the Seljuks to Iran, the admirable history of the Turks as empire builders in the Muslim Middle East began. Seljuk subjects became a significant Turkic presence in the Middle East and certainly created an oral Turkic-Islamic folk culture. The ghulam’s, who were involved in the initial stages, were a key element in the process of state building in the Middle East, but they never managed to create a lasting Turkic presence. <em>“To create an appreciable Turkish presence in the Middle East became the work of the Seljuks.”</em><strong>(p.68)</strong> The Seljuks were drawn to Islamic high society due to its diverse aspects, some of which had pre Islamic origins. This led to mutual contact between Islamic and Turkish ideas, particularly in political culture.  </p>
<p>The Ottoman Empire was the most striking of Turkish-Islamic empires. In age of Gunpowder, Ottoman Empire was the one that left the most distinct Turkish cultural and demographic mark on the regional empires founded by Turkish dynasties. The Ottomans, whether large or small, understood the intricacies of both Turkish and Iranian-Islamic statecraft through various practices. Despite being a multiethnic state, it strived to prioritize Turkish elements in its culture and administration. The Ottoman Empire was not only Turkish-Islamic state, but also an empire claiming universal legitimacy. Findley explains this with following words: <em>“To Greek Christians, it was the Second Rome; to Slavs, Tsargrad. No longer merely ghazis, the Ottoman sultans now had universal claims to legitimacy.”</em><strong>(p.113)</strong>  </p>
<p></p>
<p>Modernization was the second major transformations in Turkish History. According to Findley, modernization process of the Turks consisted of two stages: There was a first stage of defensive modernization attempts to stave off the approaching imperialist threat, followed that the second stage is more self confident period in which the European threat subsided, and <br>the global nature of modernity became clear.  </p>
<p>Findley describes the Turks path to modernization as “externally induced modernization.” The late Ottoman Empire had progressed along this path. After 1923, the Republic of Turkey was freed from the threat of colonialism and imperialism and advanced its modernization process accordingly. But this modernization of Turkish republic can not be commented like <br>mimicry of Western. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>KISKANÇLIK</title>
<link>https://ilterdergisi.com/kiskanclik</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/kiskanclik</guid>
<description><![CDATA[ TOPLUMU VE İNSANI SARAN VİRÜS.. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202602/image_870x580_6983c4afa2ca8.jpg" length="76194" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 00:01:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>Yılmaz Erkan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Evrimsel psikolojiye göre kıskançlık, bireyin sahip olduğu şeyi koruma içgüdüsünden ötürü meydana gelir. <strong>Benim olan bende kalmalı </strong>düşüncesi de buna başlı başına bir örnektir. Kıskançlığı genelde iki çiftin arasındaki kıvılcımlara ithaf ederiz. Lakin kıskançlık, sadece aşkın olduğu yerde değil, insanın nefes aldığı her yerde filizlenmektedir. Hadi gelin, bazen güldüren bazen de canımızdan bezdiren bu kıskançlık türleri neymiş birlikte görelim !</p>
<p><strong><span style="color: #e03e2d;">1) TOPLUMSAL KISKANÇLIK</span> </strong><img src="file:///C:/Users/PC/Downloads/Copilot_20260204_225304.png" alt=""></p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202602/image_870x_6983a45d09654.jpg" alt="" width="504" height="336"></p>
<p>Resimde de görüldüğü üzere, komşusunun can alıcı renkteki arabasını gördükten sonra içerisinde alevlenen kıskançlık ateşinin , onu nasıl ele geçirdiğini ve bu durumun yüzüne nasıl yansıdığını görüyoruz. Bizler istesek de istemesek de, hayatımızda bizlere, mallarımıza ve yaşantımıza uzanacak eleştirel gözler her daim var olacaktir. Peki bu durumda bizler ne yapacağız? Gidip de onun bakışlarının hesabını soracak değiliz. Ki bu yapacağımız en büyük hatalardan birisi olacaktır. Kirli bakışlara karşı atılabilecek en güçlü adım, sessizliktir ! Planınızı ve dahi yaşantınızı asla kimse ile paylaşmayın. Toplumsal kıskançlığa sebep olan ve günümüzde her anımızı paylaştığımız sosyal medya bu kıskançlığın baş göstermesinde en büyük etkendir. Bizler anlarımızı ve hikayelerimizi oraya yansıtırız, karşılığında bir ''<strong>LİKE</strong><span>❤️'' b</span>ildirimi alırız. Oysa ki, o like bildirimini atan kişinin esas duygularına ve bizim hakkımızdaki esas düşüncelerine asla erişemeyiz. Böylelikle de türlü düşüncelerle hayatımızı yorumlayan, her türlü eksikliğimize ve kusurumuza kulak kabartan kişilere zemin hazırlamış oluruz. Unutmayın ki, evrende herşey bir enerjiden ve frekanstan oluşur. Buradan yola çıkarsak eğer düşüncelerimizin ve sözlerimizin de görünmeyen bir enerji yaydığına ulaşırız. Dolayısıyla bizim hakkımızda düşünenlerin söylediği sözler ve düşünceler bizim hayatımıza etki eder. Buna sosyal alanlarda kıskançlık, dini görüşte ise nazar denir.  Bu konuda şu söze kulak kabartmak gerekir..<br><span style="background-color: #f1c40f;"><strong>''Ağzımızdan çıkan şey, kaderimiz olur !''</strong></span></p>
<p><span style="color: #e03e2d;"><strong>2) AİLE / KARDEŞ KISKANÇLIĞI</strong></span></p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202602/image_870x_6983b1c826f76.jpg" alt="" width="498" height="332"></p>
<p>Hemen hemen her bireyin çocukluk döneminde yaşadığı bir durumdur bu. Kimi zaman aşılmış bir durum, kimi zaman ise geleceğe miras kalan kötü bir duygu. Elbet, çocukluğumuzda kardeşimize alınan çikolatanın bile içimize dert olduğu, özellikle büyük kardeş olup da ; ''Senin papucun dama atıldı artık !'' sözlerinin içimizi cayır cayır yaktığı, marketten aldığımız meyvesuyu ile içimizdeki yangını söndürmeye çalıştığımız zamanlarımız olmuştur. <span style="background-color: #bfedd2;">'' Ne güzel günlerdi be !''</span> dediğinizi duyar gibiyim. Lakin bu güzel günlere, çoğu kişi hüzün penceresinden bakıyor. Sebebi ise aileden ve akrabalardan doğuyor. Kimi zaman büyük çocuk olarak görülen, yaşını değil de kalbindeki o saf duyguyu taşıyan ; sürekli adları geçen ve sülalenizi kurtarmaya yemin etmiş şu meşhur ''Fatma teyzenin oğlu'' ile yapılan kısaslar, o bedeni büyümeye başlayan ama kalbi masum kalan o çocuğu derinden yaralıyor. İçerisinde içten içe bir kıskançlık ateşini harlıyor. İşte bu yapılan kıyaslamalar , o çok sevdiğiniz fatma teyzenin oğlunu etkilemiyor. O etki, sizin kendi kanınızdan ve canınızdan olan, aynı havayı soluduğunuz ve aynı sofrada yemek yediğiniz biricik evladınıza zarar veriyor. Bazen ailelerden geri dönül olarak şu söz yükseliyor <strong>'' Biz onu kötü hissetsin diye değil, hırs yapsın da başarılı olsun diye söylüyoruz !''</strong></p>
<p>Peki, hiç düşündünüz mü oğlunuzun yada kızınızın bu sözlerinin ardından ne düşündüğünü?<br>Hadi o minik kalplerin iç dünyalarına doğru bir seyre dalalım.. <br><strong>"Babam Ahmet'in babası gibi o arabadan alacak mı? Ne güzel onlar haftasonu geziyorlar birlikte.".                                                                 " Ege'nin akülü arabası var, baksana çok eğleniyor gibi. Benim ne zaman akülü arabam olacak anne? Bizim paramız mı yok? Biz neden almıyoruz?"                                                                                    </strong>Bakın, işte farkında olmadan çocuğunuz da sizi kıyasladı. Peki bu durum sizde bir teşviğe sebep oldu mu? Şimdi daha da mı yıkılmaz hissediyorsunuz kendinizi? O akülü arabayı almak için bir güç buldunuz mu kendinizde? Tabii ki hayır ! Çünkü o araba her akıla gelişte , ay sonu gelen kart ekstreniz gelir akıllara. Ya da kira için arayan ev sahibi. Koskoca bir söz yankılanır bir babanın dudaklarından.. "Sonra alırız hanım, malum bu ay biraz sıkışığız. Hem çocuktur, bir ister, ikinciye unutur." <strong></strong></p>
<p><span style="color: #e03e2d;"><strong>3) İLİŞKİDE KISKANÇLIK </strong></span></p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202602/image_870x_6983c06198277.jpg" alt=""></p>
<p>Bir ilişkiyi sahiplenmek ve karşımızdaki insanı benimsemek mutlak bir aşka götürür insanı. Lâkin fazlası da güven duygusuna zarar verir. Karşı tarafta hep bir güven inşa etme çabasına sebebiyet verir. Sen kıskandıkça kafanda kurar, karşı tarafa toksikliğin kapılarını aralarsın. Peki ilişkide o tebessüm ettiren kıskançlıklara ne sebebiyet verir? Olması için gereken nedir? Bu durumun olması için kıskanmanın bir sahiplenme duygusundan öte gitmediğini unutmamak gerekir. Kıskanma ile güvenme duygusunu bir kılar ve ona göre hareket ederseniz , büyük ihtimalle o güven sarsılacak ve kıskançlık duygunuz sizi bir zarara götürecektir. Zaten kıskanmıyor diye düşünüp hareket etmek de, sizi ayrılığa sürükleyecek yegane sebeplerden birisi. Bunları unutmamak gerekir ! Kıskançlığınızda aşırılıktan nasıl korunacaksınız peki? </p>
<ul>
<li>GÜVEN BİR DUYGU OLARAK KALMAYACAK, İLİŞKİNİZE İŞLEYECEK.</li>
<li>DOĞRU SÖZ ACITSA BİLE, HER ZAMAN DİLLERDEN DÖKÜLENLER ONDAN BAŞKASI OLMAYACAK. </li>
<li>AŞKTAN DOĞAN ŞAHİPLENİŞİ, ARA ARA HİSSETTİRECEK VE TATLI TEBESSÜMLERE SEBEBİYET VERECEKSİNİZ.</li>
</ul>
<p>İşte bu ve bunun gibi etkenler sayesinde kıskançlığınızı törpülemiş olacaksınız. Böylece daha keyifli ve sağlıklı bir süreç yani birliktelik yaşayacaksınız ! </p>
<p>Kıskançlığın temel sebebi, duyulan güvenin azlığı yada oturmamışlığıdır. Bu sebepten dolayı şu sıralamaya dikkat etmekte fayda vardır.</p>
<p> Kıskançlığınızı alt edebilecek bir yöntem daha ! O yöntem ise, o an tartışamadığınız konuları akşam vakti tartışmamak ! Çünkü kadın beyni daha duygusallaşır o vakitlerde. Bu sebepten ötürü tüm duygusallığı ile cevap vererek ya kendisini yada sizi derin bir üzüntüye sokabilirler. Akşamları yapacağınız her bir tartışma emin olun ki sizin lehinizden çok, aleyhinize olacaktır. Akşam huzurun ve aşkın saatleridir. Tartışma ve gerginlik bu vakitlerde yaşanmamalıdır. </p>
<p>Ben hep derim..</p>
<p>"<strong>Bir ilişkide sevgi öncelik değildir. Bir ilişkide önem sırası şu şekildedir ; Saygı, Güven ve Sevgi !"</strong> Bu 3 etken işte toksik kıskançlık için bir neden olup olmadığını bizlere söylüyor.  Peki sizin daha önceki ilişkilerinizde veya şuan ki ilişkilerinizde bu 3 maddeden hangileri hayatınızda yer ediniyor? Top sizde..</p>
<p></p>
<p>Yorumlarda buluşmak üzere. Kendinize çok ama çok iyi bakın ! </p>
<p><strong></strong></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsmail Gaspıralı (Gasprinski) ve &amp;quot;Dilde, Fikirde, İşte Birlik&amp;quot; Söylemi Üzerine Bir Yazı</title>
<link>https://ilterdergisi.com/ismail-gaspirali-gasprinski-ve-dilde-fikirde-iste-birlik-soeylevi-uzerine-bir-yazi</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/ismail-gaspirali-gasprinski-ve-dilde-fikirde-iste-birlik-soeylevi-uzerine-bir-yazi</guid>
<description><![CDATA[ Bu yazıda Türkçülüğün öncülerinden biri olan ve Tercüman Gazetesinin Sahibi, Türk Dünyası&#039;nı birleştirmeye çalışan vatanperver bir Türk aydını olan ve Türkçülüğün  yayılması için büyük çaba gösteren İsmail Gaspıralı ve onun ideallerinden biri olan &quot;Dilde, Fikirde, İşte Birlik&quot; söylemi incelenecektir. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202604/image_870x580_69d5291c04796.jpg" length="58805" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 17:23:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>Emir Ali Anter</dc:creator>
<media:keywords>Ziya Gökalp, Türk, Türkçülük, Gaspıralı, Tercüman Gazetesi, &quot;Dilde Fikirde İşte Birlik&quot; İnceleme</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: 'Garamond',serif;"><span style="mso-spacerun: yes;"> </span></span><b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><span style="font-size: 14.0pt; font-family: 'Garamond',serif;">İSMAİL GASPIRALI VE DİLDE FİKİRDE İŞTE BİRLİK SÖYLEMİ ÜZERİNE BİR YAZI</span></b><b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><span style="font-size: 14.0pt; font-family: 'Garamond',serif;"><br><br></span></b><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;">İsmail Gaspıralı (Gasprinskiy) 21 Mart 1851’de<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>Kırım’da Bahçesaray civarındaki Avcıköy’de hayata gözlerini açtı. Babası Kırım’ın sahil kesimindeki Gaspıra köyünde doğan ve Çar Ordusu’ndan emekli bir teğmen <span style="background: white;">olan Mustafa Alioğlu Gasprinskiy, annesi ise bir mirza ailesinin kızı olan Fatma</span> Sultan’dır.</span></p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><span style="background: white;"><span style="mso-spacerun: yes;"> </span>İsmail Gaspıralı, </span>mahallî bir müslüman mektebinde başladığı öğrenimini Akmescid Erkek Gimnazyumu’nda sürdürdü. Buradan da mezun olduktan sonra, ilk olarak Voronej’deki bir askeri okula, daha sonra ise Moskova Harp Okulu’na girdi. Moskova’daki tahsil yıllarında Rus aydınlarını ve fikir hayatını yakından tanıdı. Her ne kadar tanıştığı Rus aydınlarına saygı duysa da, okuldaki Panslavist hava onu rahatsız etti ve Rus İmparatorluğu’nun içindeki Türkleri uyandırmayı düşüncesi oluşmaya başladı. </span><o:p></o:p></p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;">İsmail Gaspıralı Odesa’da yakalanarak askerî öğrencilik hayatı sona erdikten sonra 1868’de Bahçesaray’a dönerek Zincirli Medrese’de Rusça muallimi oldu, 1872’de Paris’e gidip Turgenyev’in asistanlığını yaptı, 1874’te Osmanlı zabiti olma hayaliyle İstanbul’a gitti ancak kabul edilmeyince Kırım’a döndü; 1878’de Bahçesaray belediye başkan yardımcısı, ertesi yıl belediye başkanı oldu ve 1881’de <em>Russkoe Musulmanstvo</em> adlı yazı dizisini yayımladı; 1883’te Bahçesaray’da çıkardığı <em>Tercüman</em> gazetesi kısa sürede Rusya’daki Müslüman Türklerin ortak sesi haline geldi; 1884’te açtığı mektepte “usûl-i savtiyye” ile kırk günde okuma yazma öğreterek başlattığı eğitim reformu “usûl-i cedîd” adıyla hızla yayıldı ve 1914’e gelindiğinde yaklaşık 5000 mektebe ulaştı, ayrıca 1893’te ilk kız mektebini açtırarak kadın eğitimi konusunda da öncülük yaptı; 1905’teki serbestlik ortamında Müslümanları teşkilatlandırarak kurultaylara başkanlık etti ve 1906’da kurulan İttifâk-ı Müslimîn partisinin programı büyük ölçüde onun fikirlerine dayandı; hem <em>Tercüman</em> gazetesi hem de usûl-i cedîd mektepleriyle Rusya’daki Müslüman Türklerin millî uyanışında öncü olan Gaspıralı, Türkçülük ve İslâmcılık hareketlerinin gelişiminde belirleyici bir rol oynadı.</span><o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12pt; line-height: 107%; font-family: 'times new roman', times, serif;"><br>Dilde Fikirde İşte Birlik Üzerine<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12pt; line-height: 107%; font-family: 'times new roman', times, serif;">İsmail Gaspıralı’nın bu cümlesi, dünya üzerindeki tüm Türklerin tek bir parça, tek bir vücut haline gelmesi isteğini ifade etmektedir. O, Türkler’e farklı farklı adlar verilmesinin (örn. Altay, Azeri, Başkurt, Özbek, Kırgız, Tatar, Karakalpak, Gagavuz, Türkmen vs.) Türk milletini çökertmeye yönelik planların ilk aşaması olduğunu, ardından Türklerin adım adım yok edileceğini daha genç yaşta iken anlamıştı. Daha Tercüman Gazetesi’ni çıkarmadan önce çıkardığı Tonguç’ta, bütün Türklerin ortak bir Türkçe konuşması meselesini gündeme getirerek tüm Türkler tarafından anlaşılabilecek bir Türkçe kullanmıştır.<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>İsmail Gaspıralı, Tonguç’un mukaddimesinde, (giriş) bu hususta şunları söyler: <o:p></o:p></span></p>
<h3><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><span style="font-size: 12.0pt;">“</span><span style="font-size: 12.0pt; font-weight: normal; mso-bidi-font-weight: bold;">Milletimizin eseri olan lisanımız, edebî olarak işlenmemiş ise de, eğitime ve kaidelere uyabilecek bir dildir. Gayet nâzik Tatar türkülerinden, Nogay cönklerinden, Kırgız ve Türkmen cırlarından anlaşılır ki, eğer dilimiz usta bulup, kelime alınıp işlenirse, şimdikine göre çok daha fazla parlak ve kullanışlı olur.”<br><br>“Yirmibeş seneden beri dediğim, yazdığım, çalıştığım budur. Çare açmak, yol açmak, başka bir şey değildir. Çünkü, kavi, necip, ömürlü, sabırlı ve cesaretli olan Türk milletinin</span></span><span style="font-size: 12.0pt;"> </span><span style="font-size: 12.0pt; font-weight: normal; mso-bidi-font-weight: bold;">perakende düşüp, Sedd-i</span><span style="font-weight: normal; mso-bidi-font-weight: bold;"> </span><span style="font-size: 12.0pt; font-weight: normal; mso-bidi-font-weight: bold;">Çin’den Akdeniz’e kadar yayıldığı hâlde, nüfuzsuz, sessiz kaldığı lisansızlığından, yani lisân-ı umumî (ortak dil)ye sahip olmadığından ileri gelmiştir. <span style="font-family: 'times new roman', times, serif;">Bu inanışla ömrettim (yaşadım), bu inanışla mezara gireceğim. (Ahmet Bican Ercilasun, “İsmail Gaspıralı’nın Fikirleri”, Türk Dünyası Üzerine İncelemeler, Akçağ Yay., Ankara 1992, s. 358.)</span></span></h3>
<h3><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><span style="font-size: 12.0pt; font-weight: normal; mso-bidi-font-weight: bold;"><br>Nitekim, Ziya Gökalp onun ve onun çıkardığı Tercüman Gazetesi için şu tabiri kullanmıştır: “Bunlardan ikincisi İsmail Gasprinskiy idir ki -ilki Mirza Fethali Ahundof’tur, Gökalp burada Rusya’daki iki büyük Türkçü’den bahseder.-<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>Türkçülükteki şiarı (yolu) “Dilde Fikirde İşte Birlik” idi. Tercüman Gazetesi’ni Şimal (Kuzey) Türkleri anladığı kadar Şark (Doğu) ve Garp (Batı) Türkleri de anlardı.” (Ziya Gökalp, Türkçülüğün Esasları, 4. Baskı, Ataç Yayınları, sayfa 19.)</span><span style="font-size: 12.0pt;"><br><br style="mso-special-character: line-break;"><!-- [if !supportLineBreakNewLine]--><br style="mso-special-character: line-break;"><!--[endif]--></span></span><o:p></o:p></h3>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; line-height: normal;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'times new roman', times, serif;">İsmail Gaspıralı için "Dilde Birlik" muazzam bir binanın temeliydi; ancak bu binanın ruhu ve çatısı <span style="mso-bidi-font-weight: bold;">"Fikirde Birlik"</span> ilkesiyle yükselecekti. Gaspıralı, Türk dünyasının sadece aynı kelimelerle konuşmasını değil, aynı meselelere kafa yormasını ve aynı hedeflere kilitlenmesini istiyordur. Ona göre fikirde birlik; Kaşgar’daki bir Türk’ün derdiyle Kırım’daki bir Türk’ün sancısının bir olması, ortak bir istikbal hayalinin kurulmasıdır. Bu, Türk dünyasının tarihsel uykusundan uyanıp, modern dünyaya karşı ortak bir zihinsel savunma hattı kurması anlamına geliyordu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; line-height: normal;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'times new roman', times, serif;">Gaspıralı bu aşamada, Türklerin içine düştüğü o ağır ataleti ve köhneleşmiş düşünce kalıplarını kırmak için "tecdid" (yenilenme) fikrini ortaya atmıştır. Fikirde birliğin temeli, boyculuk ve aşiretçilik gibi mikro kimliklerin ötesine geçerek "ortak bir Türk üst kimliği" bilincine ulaşmaktır. Gaspıralı’ya göre, parçalanmışlık sadece siyasi bir zayıflık değil, aynı zamanda zihinsel bir esarettir. Bu esaretten kurtulmanın yolu ise İslam’ın özü ile modern bilimi barıştıran, "eskiye sadakat, yeniliğe açıklık" formülüyle harmanlanmış bir aydınlanmadır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; line-height: normal;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><i><span style="font-size: 12pt;">Tercüman</span></i><span style="font-size: 12pt;"> gazetesindeki makalelerinde Gaspıralı, adeta bir fikir cerrahı gibi çalışarak Türk aydınlarına geniş bir vizyon aşılamıştır. Japonya’nın modernleşme başarısından Avrupa’daki sanayi devrimine kadar pek çok konuyu işleyerek, Türk dünyasının neden geri kaldığını ve nasıl yükselmesi gerektiğini anlatmıştır. Onun fikirde birlik anlayışı, sadece romantik bir hayal değil; rasyonel, eğitim odaklı ve ilerlemeci bir ideolojidir. Bu zihinsel devrim, Ziya Gökalp’in daha sonra sistemleştireceği "Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak" sacayağının da ilk ve en saf halini oluşturur.<o:p></o:p></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; line-height: normal;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'times new roman', times, serif;">Bu fikirsel uyanışın en büyük meyvesi, birbirinden binlerce kilometre uzaktaki Türk delegelerin 1905’ten itibaren tek bir masa etrafında toplanabilmiş olmasıdır. Fikirde birlik sağlandığında; artık herkes aynı hürriyet hayalini kuruyor, aynı eğitim modelini (Usûl-i Cedîd) savunuyor ve Rusya içindeki Türk varlığını korumak için ortak bir duruş sergiliyordu. Gaspıralı’nın bu hamlesi, Türk dünyasını etnik parçalara bölmeye çalışan politikalara karşı verilmiş en büyük stratejik cevaptır. Fikirde birlik, Türk milletinin bin yıl sonra yeniden aynı "Kızıl Elma"ya bakmasını sağlamıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12pt; line-height: 107%; font-family: 'times new roman', times, serif;"><br style="mso-special-character: line-break;"><!-- [if !supportLineBreakNewLine]--><br style="mso-special-character: line-break;"><!--[endif]--><o:p></o:p></span></p>
<p><span style="font-size: 12pt; line-height: 107%; font-family: 'times new roman', times, serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12pt; line-height: 107%; font-family: 'times new roman', times, serif;"><br style="mso-special-character: line-break;"><!-- [if !supportLineBreakNewLine]--><br style="mso-special-character: line-break;"><!--[endif]--><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; line-height: normal;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'times new roman', times, serif;">İsmail Gaspıralı’nın idealler silsilesinde "Dilde Birlik" başlangıç, "Fikirde Birlik" ruh ise, <span style="mso-bidi-font-weight: bold;">"İşte Birlik"</span> bu yapının vücut bulmuş halidir. Gaspıralı, sadece teorik tartışmalarla bir milletin kurtulamayacağını çok iyi biliyordu. Ona göre Türk dünyası; ticarette, ekonomide, sosyal yardımlaşmada ve siyasi eylemde tek bir vücut gibi hareket etmeliydi. "İşte Birlik", Kırım’daki bir tüccarın Türkistan’daki bir pamuk üreticisiyle ortaklık kurması, Kazan’daki bir zenginin Balkanlar’daki bir okulun inşasına yardım etmesi ve Türklerin birbirinin ürettiği malı, fikri ve emeği öncelikle tercih etmesi demekti.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; line-height: normal;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'times new roman', times, serif;">Bu ilkenin sahadaki en büyük örneği, Gaspıralı’nın bizzat yürüttüğü <span style="mso-bidi-font-weight: bold;">hayır cemiyetleri ve eğitim fonlarıdır.</span> Gaspıralı, "İşte Birlik" anlayışıyla zengin Türk iş adamlarını (özellikle Bakü petrollerinin sahiplerini ve Kazanlı tüccarları) eğitim seferberliğine dahil etmiştir. Onun vizyonu sayesinde, Türk dünyasının bir ucunda toplanan yardımlar, diğer ucundaki bir yetimhanenin veya gazetenin finansmanı olmuştur. Bu durum, Türk dünyasında ilk kez modern anlamda bir "milli sermaye" ve "kurumsal dayanışma" bilincinin doğmasını sağlamıştır. Gaspıralı için gerçek birlik, bir Türk’ün başarısının tüm Türklerin hanesine yazıldığı somut bir ortaklık rejimidir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; line-height: normal;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'times new roman', times, serif;">Siyasi alanda "İşte Birlik", Türklerin Rusya Duması'nda (Meclis) tek bir grup olarak hareket etmesiyle tezahür etmiştir. 1905 devrimi sonrasında Gaspıralı'nın önderliğinde kurulan "İttifâk-ı Müslimîn", farklı bölgelerden gelen Türk milletvekillerinin ortak bir program etrafında birleşmesini sağlamıştır. Bu, Türk tarihinin modern dönemdeki ilk büyük siyasi "iş birliği" hamlesidir. Artık talepler kişisel veya bölgesel değil; milli ve ortak bir iradenin sonucu olarak dile getirilmektedir. Gaspıralı, "İş" kategorisine siyaseti de dahil ederek, eylemsiz bir fikrin ölü doğacağını tüm dünyaya kanıtlamıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; line-height: normal;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'times new roman', times, serif;">Sonuç olarak "Dilde, Fikirde, İşte Birlik" formülü, İsmail Gaspıralı’nın parçalanmış bir millete sunduğu <span style="mso-bidi-font-weight: bold;">toplam kurtuluş reçetesidir.</span> Bu üçleme tamamlandığında, Türk dünyası sadece bir "kültürel topluluk" olmaktan çıkıp, küresel ölçekte söz sahibi bir "güç odağı" haline gelmiştir. Bugünün Türk Devletleri Teşkilatı gibi yapılar, aslında Gaspıralı’nın yüzyıl önce temelini attığı bu "İşte Birlik" vizyonunun modern meyveleridir. Gaspıralı’nın Bahçesaray’da yaktığı o küçük meşale, eyleme döküldüğü her noktada bir güneş gibi parlamış ve Türk dünyasının karanlık talihini aydınlatmıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p><span style="font-size: 12pt; line-height: 107%; font-family: 'times new roman', times, serif;"><img src="https://www.iccrimea.org/images/gaspiralio.jpg" alt="Celebrating the Life of Ismail Bey Gaspirali"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12pt; line-height: 107%; font-family: 'times new roman', times, serif;"><o:p> Gaspıralı'nın temsilini gösteren bir resim.</o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; line-height: normal;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><span style="font-size: 20pt;"><span style="mso-spacerun: yes;">                </span>BİBLİYOGRAFYA<o:p></o:p></span></b></span></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p style="margin-left: 36.0pt; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 10pt;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-size-adjust: none; font-language-override: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-weight: normal; font-stretch: normal; font-size: 7pt; line-height: normal;">        </span></span></span><!--[endif]--><b>Ablayev, E.</b> (1991). <i>İsmail Gasprinskiy-gumanist, prosvetitel, pedagog</i>. Taşkent.</span><o:p></o:p></p>
<p style="margin-left: 36.0pt; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 10pt;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-size-adjust: none; font-language-override: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-weight: normal; font-stretch: normal; font-size: 7pt; line-height: normal;">        </span></span></span><!--[endif]--><b>Akbayar, N.</b> “Gaspıralı İsmail Bey”, <i>TDEA</i>, III, 288-289.</span><o:p></o:p></p>
<p style="margin-left: 36.0pt; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 10pt;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-size-adjust: none; font-language-override: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-weight: normal; font-stretch: normal; font-size: 7pt; line-height: normal;">        </span></span></span><!--[endif]--><b>Burbiel, G.</b> (1950). <i>Die Sprache Isma’il Bey Gaspyralys</i> (Doktora tezi). Universität Hamburg.</span><o:p></o:p></p>
<p style="margin-left: 36.0pt; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 10pt;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-size-adjust: none; font-language-override: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-weight: normal; font-stretch: normal; font-size: 7pt; line-height: normal;">        </span></span></span><!--[endif]--><b>Caferoğlu, A.</b> (1964). <i>İsmail Gaspıralı: Ölümünün 50. Yıldönümü Münasebetiyle Bir Etüd</i>. İstanbul.</span><o:p></o:p></p>
<p style="margin-left: 36.0pt; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 10pt;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-size-adjust: none; font-language-override: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-weight: normal; font-stretch: normal; font-size: 7pt; line-height: normal;">        </span></span></span><!--[endif]--><b>Çervonnaya, S. M.</b> (1992). “İdeya natsionalnogo soglasiya v soçineniyah İsmaila Gasprinskogo”, <i>Oteçestvennaya İstoriya</i>, sy. 2, Moskova, s. 24-42.</span><o:p></o:p></p>
<p style="margin-left: 36.0pt; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 10pt;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-size-adjust: none; font-language-override: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-weight: normal; font-stretch: normal; font-size: 7pt; line-height: normal;">        </span></span></span><!--[endif]--><b>Devlet, N.</b> (1988). <i>İsmail Bey (Gaspıralı)</i>. Ankara.</span><o:p></o:p></p>
<p style="margin-left: 36.0pt; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 10pt;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-size-adjust: none; font-language-override: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-weight: normal; font-stretch: normal; font-size: 7pt; line-height: normal;">        </span></span></span><!--[endif]--><b>Ercilasun, A. B.</b> (1992). "İsmail Gaspıralı’nın Fikirleri”, <i>Türk Dünyası Üzerine İncelemeler</i>. Ankara: Akçağ Yayınları, s. 358.</span><o:p></o:p></p>
<p style="margin-left: 36.0pt; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 10pt;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-size-adjust: none; font-language-override: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-weight: normal; font-stretch: normal; font-size: 7pt; line-height: normal;">        </span></span></span><!--[endif]--><b>Fisher, A. W.</b> (1988). “Ismail Gaspirali, Model Leader for Asia”, <i>Tatars of the Crimea</i> (ed. E. Allworth), Durham, s. 11-26.</span><o:p></o:p></p>
<p style="margin-left: 36.0pt; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 10pt;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-size-adjust: none; font-language-override: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-weight: normal; font-stretch: normal; font-size: 7pt; line-height: normal;">        </span></span></span><!--[endif]--><b>Gafarov, S.</b> (1989-1991). “İsmail Bey Gasprinskiy. Ayatı ve Faaliyeti”, <i>Yıldız Dergisi</i>, Taşkent.</span><o:p></o:p></p>
<p style="margin-left: 36.0pt; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 10pt;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-size-adjust: none; font-language-override: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-weight: normal; font-stretch: normal; font-size: 7pt; line-height: normal;">        </span></span></span><!--[endif]--><b>Gankeviç, V. Y.</b> (1994). <i>İsmail Gasprinskiy (1851-1914). Sbornik dokumentov i materialov</i>. Herson.</span><o:p></o:p></p>
<p style="margin-left: 36.0pt; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 10pt;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-size-adjust: none; font-language-override: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-weight: normal; font-stretch: normal; font-size: 7pt; line-height: normal;">        </span></span></span><!--[endif]--><b>Gökalp, Z.</b> <i>Türkçülüğün Esasları</i> (4. Baskı). İstanbul: Ataç Yayınları, s. 19.</span><o:p></o:p></p>
<p style="margin-left: 36.0pt; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 10pt;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-size-adjust: none; font-language-override: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-weight: normal; font-stretch: normal; font-size: 7pt; line-height: normal;">        </span></span></span><!--[endif]--><b>Kasımov, B.</b> (1992). <i>İsmailbek Gaspralı</i>. Taşkent.</span><o:p></o:p></p>
<p style="margin-left: 36.0pt; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 10pt;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-size-adjust: none; font-language-override: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-weight: normal; font-stretch: normal; font-size: 7pt; line-height: normal;">        </span></span></span><!--[endif]--><b>Kırımlı, H.</b> (1990). <i>National Movements and National Identity among the Crimean Tatars: 1905-1916</i> (Doktora tezi). University of Wisconsin-Madison.</span><o:p></o:p></p>
<p style="margin-left: 36.0pt; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 10pt;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-size-adjust: none; font-language-override: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-weight: normal; font-stretch: normal; font-size: 7pt; line-height: normal;">        </span></span></span><!--[endif]--><b>Kırımer, C. S.</b> (1934). <i>Gaspıralı İsmail Bey</i>. İstanbul.</span><o:p></o:p></p>
<p style="margin-left: 36.0pt; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 10pt;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-size-adjust: none; font-language-override: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-weight: normal; font-stretch: normal; font-size: 7pt; line-height: normal;">        </span></span></span><!--[endif]--><b>Klimoviç, L. İ.</b> (1987). “Maarif Hizmetinde”, <i>Yıldız</i>, sy. 6, Taşkent, s. 75-86.</span><o:p></o:p></p>
<p style="margin-left: 36.0pt; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 10pt;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-size-adjust: none; font-language-override: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-weight: normal; font-stretch: normal; font-size: 7pt; line-height: normal;">        </span></span></span><!--[endif]--><b>Kramer, M.</b> (1986). <i>Islam Assembled. The Advent of the Muslim Congresses</i>. New York.</span><o:p></o:p></p>
<p style="margin-left: 36.0pt; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 10pt;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-size-adjust: none; font-language-override: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-weight: normal; font-stretch: normal; font-size: 7pt; line-height: normal;">        </span></span></span><!--[endif]--><b>Kuttner, T.</b> (1974). “Russian Jadidism and the Islamic World. Ismail Gasprinskii in Kahire-1908”, <i>Cahiers du monde russe et soviétique</i>, XVI/3-4, Paris, s. 383-424.</span><o:p></o:p></p>
<p style="margin-left: 36.0pt; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 10pt;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-size-adjust: none; font-language-override: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-weight: normal; font-stretch: normal; font-size: 7pt; line-height: normal;">        </span></span></span><!--[endif]--><b>Lazzerini, E. J.</b> (1973). <i>Ismail Bey Gasprinskii and Muslim Modernism in Russia, 1878-1914</i> (Doktora tezi). University of Washington.</span><o:p></o:p></p>
<p style="margin-left: 36.0pt; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 10pt;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-size-adjust: none; font-language-override: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-weight: normal; font-stretch: normal; font-size: 7pt; line-height: normal;">        </span></span></span><!--[endif]--><b>Lazzerini, E. J.</b> (1975). “Gadidism at the Turn of the Twentieth Century: A View from Within”, <i>Cahiers du monde russe et soviétique</i>, XVI/2, Paris, s. 245-277.</span><o:p></o:p></p>
<p style="margin-left: 36.0pt; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 10pt;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-size-adjust: none; font-language-override: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-weight: normal; font-stretch: normal; font-size: 7pt; line-height: normal;">        </span></span></span><!--[endif]--><b>Lazzerini, E. J.</b> (1984). “From Bakhchisarai to Bukhara in 1893: Ismail Bey Gasprinskii’s Journey to Central Asia”, <i>CAS</i>, III/4, s. 77-89.</span><o:p></o:p></p>
<p style="margin-left: 36.0pt; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 10pt;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-size-adjust: none; font-language-override: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-weight: normal; font-stretch: normal; font-size: 7pt; line-height: normal;">        </span></span></span><!--[endif]--><b>Lazzerini, E. J.</b> (1988). “Ismail Bey Gasprinskii (Gaspirali): the Discourse of Modernism and the Russians”, <i>Tatars of the Crimea</i> (ed. E. Allworth), Durham, s. 149-169.</span><o:p></o:p></p>
<p style="margin-left: 36.0pt; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 10pt;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-size-adjust: none; font-language-override: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-weight: normal; font-stretch: normal; font-size: 7pt; line-height: normal;">        </span></span></span><!--[endif]--><b>Lazzerini, E. J.</b> (1995). “Gasprinskii, Ismail Bey”, <i>The Oxford Encyclopedia of The Modern Islamic World</i>, New York, II, 52-53.</span><o:p></o:p></p>
<p style="margin-left: 36.0pt; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 10pt;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-size-adjust: none; font-language-override: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-weight: normal; font-stretch: normal; font-size: 7pt; line-height: normal;">        </span></span></span><!--[endif]--><b>Mende, G. V.</b> (1934). “Ismail Bey Gasprinski zur nationalen Bewegung der Russlandtürken”, <i>Osteuropa</i>, X, Berlin, s. 39-44.</span><o:p></o:p></p>
<p style="margin-left: 36.0pt; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 10pt;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-size-adjust: none; font-language-override: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-weight: normal; font-stretch: normal; font-size: 7pt; line-height: normal;">        </span></span></span><!--[endif]--><b>Saray, M.</b> (1987). <i>Türk Dünyasında Eğitim Reformu ve Gaspıralı İsmail Bey (1851-1914)</i>. Ankara.</span><o:p></o:p></p>
<p style="margin-left: 36.0pt; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 10pt;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-size-adjust: none; font-language-override: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-weight: normal; font-stretch: normal; font-size: 7pt; line-height: normal;">        </span></span></span><!--[endif]--><b>Saray, M.</b> (1993). <i>Gaspıralı İsmail Bey’den Atatürk’e Türk Dünyasında Dil ve Kültür Birliği</i>. İstanbul.</span><o:p></o:p></p>
<p style="margin-left: 36.0pt; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 10pt;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-size-adjust: none; font-language-override: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-weight: normal; font-stretch: normal; font-size: 7pt; line-height: normal;">        </span></span></span><!--[endif]--><b>Togan, Z. V.</b> “Gaspralı (Gasprinski) Ismāʿīl”, <i>EI2</i> (İng.), II, 979-980.</span><o:p></o:p></p>
<p style="margin-left: 36.0pt; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 10pt;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-size-adjust: none; font-language-override: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-weight: normal; font-stretch: normal; font-size: 7pt; line-height: normal;">        </span></span></span><!--[endif]--><b>Toker, M.</b> "İsmail Gaspıralı ve 'Dilde Birlik' Fikri Üzerine". İstanbul [1918].</span><o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12pt; line-height: 107%; font-family: 'times new roman', times, serif;"><o:p> </o:p></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>DEHB/ADHD Nedir?</title>
<link>https://ilterdergisi.com/dehbadhd-nedir</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/dehbadhd-nedir</guid>
<description><![CDATA[ DEHB/ADHD ile yaşamak. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202601/image_870x580_697a49aad6422.jpg" length="345527" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 Jan 2026 22:17:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nisa Yağmur Yaşar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DEHB </strong>yani<strong> Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu</strong>, İngilizce kısaltmasıyla ise <strong>ADHD</strong> (Attention Deficit Hyperactivity Disorder); dikkatsizlik, hiperaktivite ve/veya dürtüsellik ile kendini gösteren çocukluk, ergenlik ve hatta bilinenin aksine erişkinlik döneminde de oldukça yaygın olarak görülen nörobiyolojik bir rahatsızlıktır.</p>
<p>Çocuklar doğaları gereği koşar, zıplar, bağırır, koltuktan koltuğa atlayabilirler. Bunlar bir çocuğun gelişim sürecinde oldukça normal karşılanır. Fakat bazı çocuklarda ve bazı yetişkinlerde, dürtüsel davranışlarını kontrol edememe ve bir şeye dikkatini verememe durumu, tipik gençlik özelliklerinin ötesine geçip okulda, evde, iş yerinde, arkadaş veya herhangi bir sosyal ortamda ciddi sorunlara yol açabiliyor. <strong>DEHB tanısı için</strong> de belirtilerin bahsettiğim bu ortamlar benzeri en az iki ortamda yaşam kalitesini bozacak düzeyde olması gerekiyor. Başlangıcı genellikle üç yaş civarlarında olmakla birlikte, tanı düzenli öğrenim için gerekli dikkat süresi ve yoğunlaşmanın gelişmesinin beklendiği ilkokul yıllarında konuluyor.</p>
<p>Benim kardeşime de tam bu zamanlarda tanı koyuldu. Küçüklüğünden beri hep hareketli bir çocuktu ve bilirsiniz hareketli çocuklar toplum için sadece “<em>yaramaz</em>”dır. Çok yorucu bir çocuk olsa da artık bunu şımardığı için yapmadığının bilincindeyiz. Peki ya diğer insanlar? Maalesef toplumumuzda “<em>şımarıklık</em>” adı altında DEHB tanısı koyulmamış, bunun bilincine varamamış bir çok aile ve Anadolu’nun ücra köşelerinde dayak yiyen bir sürü çocuk bulunmakta. Ancak okuyarak bilincini kazandığını düşündüğümüz herkeste maalesef bu konuda bilinçli değiller.</p>
<p><em>Kardeşimin okul süreci belki de hayatının en zorlu dönemiydi. Her çocuk gibi sıralarda oturmak yerine o ayakta dolaşmayı tercih ediyordu, sınav esnasında sınav kağıdına odaklanmaktansa sınıftaki saatin yelkovanını kovalıyordu. Mesela öğretmeni konuşurken sözünü kesmek onun için bir sorun değildi, bu görgü kurallarını bilmediğinden değil, kendini kontrol edemediğinden yaptığı bir şey olsa da öğretmeni için maalesef aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Bir eğitimci olarak kardeşimin durumunun farkında ve diğer öğrencilerine kardeşimi “<s>o hastalıklı</s>” olarak iğneleyen bir öğretmen bir çocuğu ne kadar eğitebilir söyler misiniz? Doktor, DEHB tanısını koymuş ve onunla biraz daha ilgilenilmesi gerekilen kardeşimin henüz ilkokul yaşlarındaki arkadaşları arasında ne kadar küçük düşmüş olabileceğini bir düşünün. Şuan her şeyi biraz daha algılayabiliyor olsa da o dönem “anne ben hasta mıyım?” dediği günleri unutamıyorum. Doktorunun verdiği ilaçları o dönem ki öğretmeninin tavsiyesiyle bir süre kullanan kardeşim sonrasında okul değiştirmek zorunda kaldı. Şimdilerde ise ilaç kullanmıyor, beynini uyuşturmak yerine onu enerjisini atacağı şeylere teşvik ediyoruz. Dürtüselliği devam etse de hareketliliği epey azaldı. Sevdiği şeylerle ilgileniyorken dikkatini toplayabiliyor ama en ufak bir ilgisizlik yine dikkatini dağıtmasına sebep olabiliyor. Onu bu şekilde, her hareketiyle sevebilmek onun özgüveninde çok önemli bir rol oynuyor. Bu sayede toplum içinde bazen dikkat çekebilen bir çocuk olsa da sevmeyi ve sevilmeyi iyi bilen bir birey haline geliyor.</em></p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202601/image_870x_697a49aae62be.jpg" alt=""></p>
<p>DEHB hakkında tüm Dünya’nın bilmesini isteyeceğim tek bir şey olsaydı “<em>DEHB bir hastalık değil, bir farklılık”</em> diye haykırmak isterdim. İnsanlar DEHB’in adını duyduğunda canavar görmüş gibi oluyorlar. Sorduğunuzda ise bu farklılığın kaynağının yani hiperaktivitenin ne olduğunu bile bilmiyorlar maalesef ki. Bu çocukların dürtüselliklerinden dolayı etraftan soyutlanmaları değil aksine çevrelerine neşe katmalarına izin verilmesi gerekiyor. Merhametlerine, iyiliklerine, kalplerine odaklanmak gerekiyor. Bırakın da biraz içlerinde tutamadıkları o enerjiyi dışarıya vursunlar. Bağırmayın, kızmayın sadece her şeyin ilacı olan sevgiyi onlara da gösterin. Evet, bazen çok zor geliyor anlamak ancak şuan bu cümleyi okurken arkadaki saat sesinin, dışarıdaki kuş cıvıltılarının, rüzgar sesinin de farkında olduğunuzu bir düşünün, emin olun onlar içinde hiçbir şey dışarıdan gözüktüğü gibi kolay değil. Örneğin bir sinemaya gittiğinizde “<em>film boyunca ayakta dolaşmayacağım, mısırları ses çıkartmadan yiyeceğim</em>” gibi şeyler düşünmezsiniz çünkü bu tarz istenmeyen davranışlarınızı beyniniz zaten engelleyecektir. Fakat beyinlerimiz davranış seçenekleri arasında otomatik olarak seçim yapmakta yetersiz kaldığında bir şeyi yapmanın iyi bir fikir olup olmadığını düşünme vakti bulmadan dürtüsel bir davranışla hareket ederiz.</p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202601/image_870x_697a49b8cd035.jpg" alt=""></p>
<p>Beynin bazı bölgeleri birlikte çalışarak, dikkatimizi neye vermek istediğimizi seçmemize yardımcı olurlar.</p>
<p><em>Bu bölgeler: </em></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Prefrontal korteks:</strong></em></span> </span>plan yapmaya ve uygunsuz davranışları kontrol etmeye yardımcı olur.<span style="color: #e03e2d;"> </span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Bazal gangliya/striyatum:</strong></em></span> motivasyona ve farklı davranış çeşitleri arasında seçim yapmaya yardımcı olur.</p>
<p><em><strong><span style="text-decoration: underline;">Beyincik:</span></strong></em> bilgi işlemeye ve hareketleri kontrol etmeye yardımcı olur.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Korpus kallosum:</strong></em></span> beynin farklı bölgelerindeki bilgileri <span style="background-color: #ffffff;">birleştirmeye</span> yardımcı olur.</p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202601/image_870x_697a49c0e52ac.jpg" alt=""></p>
<p>Peki ya beynimiz bu işlevini tam anlamıyla yerine getiremiyorsa? İşte DEHB ile yolculuğumuz tam olarak burada başlıyor...</p>
<p></p>
<p><span style="background-color: #ced4d9;"><strong>DEHB Belirti ve Tipleri Arasındaki İlişki </strong></span></p>
<p>DEHB’in belirtileri ve şiddeti yaşa, cinsiyete, bireyde mevcut olan DEHB alt tipine, zeka düzeyine, birlikte bulunan diğer psikiyatrik bozukluklara göre değişkenlik gösterir. Toplumumuzda en büyük yanılgılardan birisi DEHB tanısı alan bireylerin hepsinde aşırı hiperaktivite beklenmesidir. Oysa <em>DEHB, Amerikan Psikiyatri Birliği (APA) tarafından geliştirilmiş olan DSM‘e göre 3 alt tipe ayrılır: </em></p>
<ol>
<li style="font-weight: bold;"><strong>Dikkat eksikliğinin ön planda olduğu tip</strong></li>
<li style="font-weight: bold;"><strong>Hiperaktivite/dürtüselliğin ön planda olduğu tip </strong></li>
<li style="font-weight: bold;"><strong>Kombine tip (dürtüsellik/hiperaktivite ve dikkat eksikliğinin birlikte olduğu alt tip)                                                              </strong><strong></strong></li>
</ol>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202601/image_870x_697a49c9a1166.jpg" alt=""></p>
<p><em>DEHB 2 ve 3. alt tipler erkeklerde, DEHB 1. alt tip ise kızlarda daha yaygındır</em>. Bu nedenlerledir ki kızlarda tanı, akademik alanda başarısızlık görülene kadar gecikebilmekte hatta hiperaktivite ve dürtüsellik belirgin olmadığı için bu çocuklarda DEHB tanısı hiç akla gelmemektedir.</p>
<p><span style="background-color: #ced4d9;"><strong>DEHB Tanısını Hangi Uzmanlar Koyabilir? </strong></span></p>
<p>DEHB tanısı, çocukluk ve ergenlik döneminde çocuk ve ergen psikiyatristi, erişkin dönemde de erişkin psikiyatristi tarafından konmalıdır. DEHB bir çok hastalıkla karıştırılabileceğinden ve beraberinde görülebileceğinden eğer kendinizde veya çevrenizde şüphelendiğiniz davranışlar bulunuyorsa bir uzmana gözükmeyi ihmal etmeyin.</p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202601/image_870x_697a49de90333.jpg" alt=""></p>
<p>Unutmayın, diğer rahatsızlıklar gibi bu da bizi biz yapan bir farkındalık. Kendimizi çevremizden soyutlamak yerine kendimizle barışmalı, etrafımıza neşe saçmayı unutmamalıyız. İşte bu yazıyı yazarken de amacım biraz olsun meraklısına bilinç kazandırabilmek ve de DEHB’in aslında hep hayatımızda var olduğunu hatırlatabilmekti.</p>
<p>Emin olun, sokakta karşılaştığınız bir sürü insan bununla baş etmek için çabalıyor belki de bazıları farkında bile değiller. Ancak <strong>DEHB hayatımızın her anında bizimle.. </strong></p>
<p>Umarım okurken bilgilenmiş ve keyif almışsınızdır.</p>
<p><span style="background-color: #f8cac6;"><em><strong>Siz sıkıcı değilsiniz. Biz DEHB’liyiz.</strong></em></span></p>
<p><span style="background-color: #f8cac6;"><em><strong></strong></em></span></p>
<p></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Konu Hakkında Daha Fazlası ve Kaynakça: </strong></span></p>
<ol>
<li>Amerikan Psikiyatri Birliği. Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı, Beşinci baskı: DSM-5. Washington: Amerikan Psikiyatri Birliği, 2013.</li>
<li>Khan SA, Faraone SV. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun genetiği: 2005 literatür incelemesi. Curr Psychiatry Rep 8(5):393–7. 2006</li>
<li> DEHB bilgi sayfası. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri. http://www.cdc.gov/ncbddd/adhd/</li>
<li><a href="https://tr.khanacademy.org/science/health-and-medicine/mental-health/neurodevelopmental-disorders/a/what-is-adhd">https://tr.khanacademy.org/science/health-and-medicine/mental-health/neurodevelopmental-disorders/a/what-is-adhd</a></li>
<li><a href="https://jag.journalagent.com/kpd/pdfs/kpd_5_2_111_119.pdf">https://jag.journalagent.com/kpd/pdfs/kpd_5_2_111_119.pdf</a></li>
<li><a href="https://www.turkpsikiyatri.org/arsiv/adhd-brosur-anababa.pdf">https://www.turkpsikiyatri.org/arsiv/adhd-brosur-anababa.pdf</a></li>
<li><a href="https://ideacdn.net/idea/an/95/myassets/blogs/dehb.jpg?revision=1686143774">https://ideacdn.net/idea/an/95/myassets/blogs/dehb.jpg?revision=1686143774</a></li>
<li><a href="https://tuba-aydin.com/wp-content/uploads/2023/01/dehb-nedir-1.jpg">https://tuba-aydin.com/wp-content/uploads/2023/01/dehb-nedir-1.jpg</a></li>
<li><a href="https://izmirpsikoloji.com/wp-content/uploads/2021/06/psikolog-ve-psikiyatri-farki.png">https://izmirpsikoloji.com/wp-content/uploads/2021/06/psikolog-ve-psikiyatri-farki.png</a></li>
</ol>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>DUYGULARINI BİR SİLAHA DÖNÜŞTÜR !</title>
<link>https://ilterdergisi.com/duygularini-bir-silaha-donustur</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/duygularini-bir-silaha-donustur</guid>
<description><![CDATA[ Duygular ve zihin, bunların bize etkisi.. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202601/image_870x580_6977cc41ab313.jpg" length="61711" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 26 Jan 2026 23:22:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>Yılmaz Erkan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Duygularımız, insanın bazen en güçlü hissettiği bazen de en kötü hissettiği anların başmimarıdır. Bu hususta iki görüş hakimdir. Bir taraf duyguların özgürce yaşanması gerektiğini, bir taraf ise duyguların yansıtılmasını ama gerçek duyguların saklanması gerektiğini savunur. Yani insanlar ne hissettiğimizi bilmeli ama bizim bilmelerini istediğimiz şekilde bilmeli. Böylelikle karşı tarafa bizim kontrolümüzden çıkmayan bir durumun senaryosunu sunar ve olabilecek herşeye hazırlıklı oluruz. Bunun içinse öncelikle duygularımızın efendisi olmamız gerekiyor. </strong></p>
<p><strong>Nasıl mı..?</strong></p>
<p><span style="color: #e03e2d;"><strong>DUYGULARIMIZI NASIL KONTROL EDERİZ?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><span style="background-color: #2dc26b;">Duygularımız zihinsel eylemler sonucu oluşur.</span> Yani düşüncelerimiz , duyguların şekillenmesine sebebiyet verir. Aşık olurken, üzülürken, korkarken.. Tüm bunlar gerçekleşirken düşüncelerimiz aktif rol oynar ve duyguları meydana getirir. <span style="background-color: #ffffff;">Örneğin</span> aşkın ilk evrelerinde zihnimiz sürekli o kişiyle meşguldür, sürekli onu düşünür ve hatta yemeden içmeden dahi kesiliriz. Bu sebepten ötürü aşk denilen olay gerçekleşmeye başlar. Düşüncelerin yerini, yoğun duygular alır. Peki istemediğimiz bir duyguyu nasıl kontrol altına alabiliriz? </strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Şimdi bir düşünün..</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Hayalini kurduğunuz arabayı sonunda aldınız ve keyifli bir şekilde eşsiz bir mutluluk ile seyir halinde ilerliyorsunuz. Bir kadının el işareti yaptığını ve yardım istediğini gördünüz. Yanına yeni aldığınız o haşmetli arabanızla yanaşıp büyük bir gururla '' Yardıma mı ihtiyacınız var?'' diye sordunuz. Siz kadın ile konuşurken, kafanıza bir silah doğrultuldu. Bir çetenin ağına düşmüşsünüz ve tek kurtuluşunuz arabanın teslimatından geçiyor. Çaresiz bir şekilde anahtarı teslim eder ve o hayalini kurduğunuz arabanın gidişini izlersiniz...</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Tam burada iki farklı durum olasıdır. </strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Ya büyük bir öfke ve üzüntü ile haykırır ve saçınızı başınızı yolarsınız. Ya da olanı kabullenir en kötü bir sigara yakarak genel bir durum değerlendirmesi yaptıktan sonra, çözüm yolu ararsınız. Evet, ikinci kısım oldukça zor geliyor ve hatta imkansız ! Lakin olmayacak bir durum da değil. Bu işte tamamen düşünce terbiyesinden geçen bir yol ile mümkün. Düşüncelerimizi nasıl sakin ve net bir şekilde oluşturacağımızı öğrenirsek, işte bu dediğim duruma da erişmiş oluruz. Bu bir stoa düşünce örneğidir. Stoa düşüncede kader kabullenilir ve çözüm aranır. Gereksiz tepkiler verilmez ve soğukkanlılık esastır. Böylelikle derin üzüntüler sarmaz zihnimizi yada ruhumuzu parçalayan pişmanlıklar. Çünkü stoada her oluşan bir durumun bir sebebi ve öğretisi mevcuttur. Bir olay yaşarsın, nedenini öğrenir ve bundan sonra hangi adımları daha dikkatli atman gerektiğini öğrenirsin. Duygularımızı işte bu şekilde terbiye eder ve kontrol altına alabiliriz. </strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Şimdi gelelim bu satırların meydana gelmesindeki ana düşüncemize..</strong></span><span style="color: #000000;"><strong></strong></span></p>
<p><span style="color: #e03e2d;"><strong>DUYGULARIM NASIL BİR SİLAHA DÖNÜŞÜR?</strong></span></p>
<p><strong>İletişim, insan için olmazsa olmaz bir husus. Lakin her iletişim, her insana iyi gelsin, ona fayda sağlasın diye kurulmuyor. Bazen iletişim, tamamen zarar vermek için kuruluyor. İşte bu zarardan en az pay ile çıkacağız. İnsanlarla konuşurken mimiklerimizle birlikte, ses tonumuzun da yardımıyla karşıya duygumuzu yansıtır ve hakkımızda düşünce sahibi olmasını sağlarız. Unutmayın ki, karşımızdaki insan bizim sözlerimize değil, onda uyandırdığımız duygulara bakarak hakkımızda bir yargıya ulaşıyor. </strong></p>
<p><em><span style="background-color: #ffffff;"><strong>''Öyle söylüyor iyi hoş da , pek iyi niyet sezemedim !''</strong></span></em></p>
<p><span style="background-color: #ffffff;"><strong>İşte tam burada bu anlattıklarım devreye giriyor ve insandan nefret etsek bile bizim hakkımızda olumlu şeyler düşünmesini sağlıyoruz. Az yukarıda bahsettiğim gibi, bir insanın bizim hakkımızdaki düşüncelerini sözlerimiz kadar bedensel hareketlerimiz, mimiklerimiz ve ona karşı yansıttığımız enerjimiz etkiliyor. Burada şu maddelere uymalısın :</strong></span></p>
<p><span style="background-color: #ffffff;"><strong>1) Konuşurken, göz kontağını kesme !</strong></span></p>
<p><span style="background-color: #ffffff;"><strong>2) Bedensel hareketlerin normalde olduğun gibi olsun, aksi taktirde normalden aykırı davranışlar ile esas niyetiniz belli olur. </strong></span></p>
<p><span style="background-color: #ffffff;"><strong>3) İyimser bir ses tonu ve tebessümün asla yüzünden eksik olmayacak.</strong></span></p>
<p><span style="background-color: #ffffff;"><strong>4) Her zaman güzel kokacak ve giyimine özen göstereceksin.</strong></span></p>
<p><span style="background-color: #ffffff;"><strong>5) Ortamına göre duygularını gizleyecek ve düşüncelerini birer duyguya dönüştüreceksin. Böylelikle sen nasıl istersen, insanlar seni öyle bilecek. </strong></span></p>
<p><span style="background-color: #ffffff;"><strong></strong></span></p>
<p><span style="background-color: #ffffff;"><strong>Böyle etkenler sayesinde karşı taraf sizi benimseyecek ve tamamen sözlerinin tesirinde olduğunuzu düşünecek. Böylelikle size biraz daha yakınlaşacak. Bu durum ise sizin onun hakkında daha çok bilgi sahibi olmanızı ve olası bir durumda bunu bir koz olarak kullanmanıza yarayacak. O size zarar vermeye çalışacakken, siz onun niyetini çoktan çözmüş, kurbanı oynayan bir kurt rolüne girmiş olacaksınız ! </strong></span></p>
<p></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong></strong></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ECE AYHAN HAKKINDA AZ BİLİNENLER &#45;1&#45;</title>
<link>https://ilterdergisi.com/ece-ayhan-hakkinda-az-bilinenler-1</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/ece-ayhan-hakkinda-az-bilinenler-1</guid>
<description><![CDATA[ Bu yazımızda Ece Ayhan şiirinin derinlerine ineceğiz. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202601/image_870x580_6977abe11e76b.jpg" length="61527" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 26 Jan 2026 20:27:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>Taha Murat Aydın</dc:creator>
<media:keywords>ece ayhan, ece ayhan şiiri, şiirimiz mor külhanidir abiler, mor külhani, şiir, ikinci yeni, ikinci yeni şiiri, cemal süreya, cemal süreyya, edip cansever, turgut uyar, sivil şiir, sıkı şiir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><em><strong>Bölüm 1: ”abiler” Hitabı Nereden Gelir?<br><br></strong></em><span>Ece Ayhan, en popüler şiirleri arasında başı çeken, aynı zamanda poetik manifesto niteliği taşıyan ”Mor Külhani” şiirinin her kıtasında iki kere ”abiler” hitabını kullanır.<br><br></span><span>Peki</span><span> ama bu abiler nereden gelir, aslı astarı nedir? Evet, her Ece Ayhan şiirinde olduğu gibi bu şiirde de hiçbir dize ve hatta sözcük, rastgele veya işlevsiz olmasına rağmen şiire eklenmemiştir, hele hele 12 kere geçen bir hitap! Çünkü Ece, şiirini, kendi deyimiyle ”sıkı” ördüğü için hiçbir ibarenin yerini değiştirmeye tenezzül edemezsiniz. Eğer buna kalkışırsanız şiir parçalanır. Gelin, bu parçalanması imkansız şiiri Ece’nin deyimiyle bir nebze olsun ''öldürelim''!<br><br></span><span>‘Şiirimiz karadır abiler’deki ‘abiler’ sesi, Ece Ayhan’ın karşısına, tüyler ürpertici bir çığlık olarak 1969’da Kayseri’de çıkar. ‘Abiler’in çıkış yeri, Kayseri sokaklarında bir kadının, basına yansıyan çaresiz yalvarışıdır. 1969’da, Kayseri’de Türkiye Öğretmenler Sendikası’nın -TÖS- olağan genel kurulu toplanır. Ülkücüler, nizam-ı âlem adına o salonu basarlar. Sonra da Kayseri sokaklarına dökülüp kimi kırtasiye dükkânlarını solcu kitaplar sattıkları için yıkıp kırarlar. O sırada, Kayseri pavyonlarından birinde çalışan bir konsomatris, kaldığı otelden şöyle bir çıkmıştır kaldırıma. Ülkücüler, o konsomatrisin çevresini hemen kuşatırlar ve ibret-i alem için onu, orada, çırılçıplak soymak isterler. Konsomatris yalvarır: “Abiler beni öldürün; ama bana bunu yapmayın!” Kaynakları genellikle köylüler, beslemeler olan konsomatrisler, öylesine ezilmişlerdir ki, kendileri 30-40 yaşlarında olsalar bile 18-20 yaşlarındaki müşterilerine ‘abi’ derler.<br><br></span><span>Ece Ayhan oturur, ‘Mor Külhani’yi yazar: “Dirim kısa ölüm uzundur cehennette herhal abiler”</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kahramanlar Neden Hep Yaralıdır?</title>
<link>https://ilterdergisi.com/kahramanlar-neden-hep-yaral%C4%B1d%C4%B1r-</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/kahramanlar-neden-hep-yaral%C4%B1d%C4%B1r-</guid>
<description><![CDATA[ Yara, yalnızca kahramanlara değil, insanlara özgüdür. Kahramanı diğer insanlardan ayıran şey acı çekmemesi değil; acısına rağmen sorumluluk alması, iyiliği seçmesi ve başkalarına ışık olmaya devam etmesidir. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202601/image_870x580_6967ea27d0677.jpg" length="48251" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 14 Jan 2026 22:08:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>Efe Altındağ</dc:creator>
<media:keywords>kahramanlık, acı, yara</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Başlığı görünce aklınıza kahramanların yaralı olduğuna dair basit bir yargı gelebilir. Oysa biraz düşününce şu soru çıkmaz mı? “Yarası olan yalnızca kahramanlar mıdır?” Elbette değildir. Dünyada her insanın, her canlının bir yarası var. Böyle bir durumda sadece kahramanların yarası olduğunu savunmak ne kadar mantıklı olur ki? Benim için olmaz. </span></p>
<p class="p2"><span class="s1"></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Benim için “kahraman” nedir, kime denir bunu açıklamak istiyorum. Kahraman filmlerde, çizgi romanlarda, hikâyelerde gördüğümüz uçan, görünmez olan, gözlerinden ışınlar saçan kişiye denmez. Kahraman benim gözümde yaşadığı onca acıya rağmen amacı başkalarına ışık sızdırmak olan insandır. Herkes kırılır, korkar ve kaybeder. Kimisi o kırığı saklayıp içine kapanır, hatta ruhunu kötülük sarar belki; fakat “kahraman” olarak adlandırdığım o kimi kesim ise o kırığın içinden başka insanlara ışık sızdırır. Yara, insana özgüdür. Kahramanlık ise o yarayla yürümeye devam edebilmektir bana göre. Kahraman dediğimiz insan acısına rağmen sorumluluk alan, devam eden, başkasını da düşünen insandır. Özetle kahramanı diğer insanlardan ayıran şey, yarasının varlığı değil, o yarayla ne yaptığıdır. Kahraman olmak için süper güce gerek yok, gerçek süper güç insanın yüreğindeki iyi niyettir. Bu açıdan bakarsak kahraman olmak insanın gündelik hayatta yaptığı ufak tercihlerde saklıdır. Gandalf’ın söylediği gibi:</span></p>
<p class="p1"><em><span class="s1">"Sıradan halkın her gün yaptığı ufak şeylerin kötülüğü dizginlediğini öğrendim. Basit nezaket ve sevgi gösterileri.”</span></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türk Milliyetçiliğinde Feminizm</title>
<link>https://ilterdergisi.com/turk-milliyetciliginde-feminizm</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/turk-milliyetciliginde-feminizm</guid>
<description><![CDATA[ Bu yazı bir Tarih araştırma yazısı değildir. Feminizm kavramının ve düşüncesinin Türk 
milliyetçiliğindeki yerini Ziya Gökalp’in “Türk Feminizmi” başlıklı yazısı üzerinden 
anlatmayı amaçlayan kısa bir yazıdır. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202512/image_870x580_69558268e446f.jpg" length="48377" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 31 Dec 2025 13:27:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>Barış Dinçer</dc:creator>
<media:keywords>Türkçülük, Kadın, Feminizm, Türk Ulusu, Eşitlik, Ziya Gökalp, Eski Türkler, Türk kadını, Ahlak, Medeniyet</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p><strong><em>Türk Milliyetçiliğinde Feminizm</em></strong></p>
<p>Bu yazı bir Tarih araştırma yazısı değildir. Feminizm kavramının ve düşüncesinin Türk <br>milliyetçiliğindeki yerini Ziya Gökalp’in <em>“Türk Feminizmi”</em> başlıklı yazısı üzerinden <br>anlatmayı amaçlayan kısa bir yazıdır.<strong>(1)</strong> Yazı Yakın tarihimizin önemli isimlerinden olan Ziya Gökalp'e dayandığı için yazıyı "Tarih" kategorisine almış bulunuyorum.</p>
<p></p>
<p></p>
<p>Feminizm özünde Kadın ile Erkeğin toplumsal olarak eşit olma düşüncesidir. Bu fikir <br>Türklerde bozkır kültüründe bile vardır:<em> “Eski Türkler, kem demokrat, hem de feminist idiler.” </em><br>Gökalp, eski Türklerde feminizm düşüncesinin olmasını Şamanizm’e bağlamaktadır. Türk <br>milliyetçiliğine göre feminizm kadınların hak mücadelesi değil, Türk ulusunun medenileşme <br>ve çağdaşlaşma yolundaki temel bir ihtiyacıdır.  <br>Türkçülük düşüncesinde kadın, yalnızca aile içinde değil, siyasal, askerî ve idarî alanlarda da <br>erkekle eşit bir konuma sahiptir. Kadınların hükümdar, vali, sefir veya kale muhafızı <br>olabilmeleri; silah kullanmaları ve kahramanlık göstermeleri, Türk toplumsal düzeninde <br>kadının aktif ve güçlü bir özne olarak kabul edildiğini gösterir. Gökalp bu durumu<em> “Eski </em><br><em>Türklerde kadınlar, umumen amazon idiler. Cündilik, silâhşörlük, kahramanlık, Türk </em><br><em>erkekleri kadar Türk kadınlarında da vardı. Kadınlar, doğrudan doğruya, hükümdar, kale </em><br><em>muhafızı, vali ve sefir olabilirlerdi.”</em> Sözleriyle açıklar.<strong>(2)</strong></p>
<p>Kadınlara gösterilen saygı, Türk toplumunda ahlaki bir değer ve şövalyelik anlayışıdır. <br>Erkeğin kadına hürmet etmesi, onu koruyan ve yücelten bir tavır olarak değerlendirilir. Bu <br>yönüyle feminizm, bir çatışma ya da karşıtlık ideolojisi değil, Türk ulusunun toplumsal <br>düzenini ahlaki açıdan tamamlayan bir ilke olmaktadır. Türk Feminizmi ’ne göre kadın ve <br>erkek hukuki-ekonomik haklar bakımından birbirine denk olmaktadır. Bu denklik sadece <br>toplumsal olarak değil, aile içinde de mevcuttur. Aile içinde evin ortak mülkiyet olarak kabul <br>edilmesi ve soy bağında ana ile baba soyunun eşit görülmesi, Türkçülük düşüncesinde kadının <br>toplumsal statüsünün güçlü bir temele dayandığını gösterir. <em>“Eski kavimler arasında hiçbir </em><br><em>kavim Türkler kadar kadın rehtine (reht = sexe) hukuk vermemişler ve hürmet </em><br><em>göstermemişlerdi.”</em><strong>(3)</strong> Türk toplumunda kadın ve erkek her ortamda birlikte hareket ederlerdi; <br>Gökalp bu durumun Töyonizm ve Şamanizm inançlarından kaynaklandığını belirtir.  </p>
<p>Bütün bunları göz önünde bulundurunca feminizm Türkçülük düşüncesinin temel ilkelerinden <br>biri olmaktadır.<em> “Feminizm de, Türklerin en esaslı şian idi.” </em><br><strong>(1)</strong> Ziya Gökalp’in ilgili yazısı için <em>Türkçülüğün Esasları</em> isimli kitaba bakabilirsiniz. Kitap Türkçülük fikrinin <br>(Türk Milliyetçiliğinin) temel kaynaklarının başında gelir ve bu fikri basit ancak detaylı bir şekilde açıklar. Ziya <br>Gökalp ise tarihte “Türkçülüğün babası” lakabı ile anılmaktadır.  <br><strong>(2)</strong> Gökalp, Türkçülüğün Esasları, Varlık Yay., Mayıs 1968, s.148 <br><strong>(3)</strong> Gökalp, s.148-149</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İttihat ve Terakki Döneminde Kürt Mültecilerin İskânı: 2 MAYIS ve 4 MAYIS 1916 TARİHLİ BELGE</title>
<link>https://ilterdergisi.com/ittihat-ve-terakki-doeneminde-kurt-multecilerin-iskani-2-mayis-ve-4-mayis-1916-tarihli-belge</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/ittihat-ve-terakki-doeneminde-kurt-multecilerin-iskani-2-mayis-ve-4-mayis-1916-tarihli-belge</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202512/image_870x580_69516af8b181f.jpg" length="57574" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 28 Dec 2025 19:07:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>Süleyman Bulus</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Birinci Dünya Savaşı yıllarında Osmanlı Devleti’nin iç güvenliği merkezî idarenin doğrudan müdahalesiyle yeniden düzenlenmiştir. Bu dönemde sevk ve iskân uygulamaları, yalnızca askerî zorunlulukların değil, aynı zamanda idarî kontrol, aşiret yapılarının çözülmesi ve asayişi sağlama hedeflerinin bir parçası olarak ele alınmıştır. Dâhiliye Nezareti bünyesinde yürütülen bu süreçte hazırlanan şifre telgraflar, devletin sahaya yönelik bakışını açık biçimde yansıtan birincil kaynaklar arasında yer almaktadır. <strong data-start="770" data-end="811"><span class="whitespace-normal">Talat Paşa</span></strong> imzasını taşıyan ve aşağıda aynen aktarılan belge, Kürt mültecilerin sevk ve iskânına ilişkin esasları, gerekçeleri ve uygulanacak yöntemleri maddeler hâlinde ortaya koyması bakımından dönemin iskân siyasetini anlamada özel bir önem taşımaktadır.</p>
<p data-start="950" data-end="984"><em><strong data-start="950" data-end="982">Bab-ı Âli, Dâhiliye Nezareti</strong></em></p>
<p data-start="991" data-end="1034"><em><strong data-start="991" data-end="1032">İskân-ı Aşair ve Muhacirîn Müdüriyeti</strong></em></p>
<p data-start="1041" data-end="1076"><em><strong data-start="1041" data-end="1074">Umumi No: 5445, Hususi No: 10</strong></em></p>
<p data-start="1083" data-end="1118"><em><strong data-start="1083" data-end="1116">Diyarbekir Vilayetine (Şifre)</strong></em></p>
<p data-start="1125" data-end="1173"><em><strong data-start="1125" data-end="1171">C. 18 Nisan (1)332 (1 Mayıs 1916) şifreye.</strong></em></p>
<p data-start="1180" data-end="1501"><em><strong>Kürd mültecilerini Urfa, Zor gibi güney bölgesine göndermek kesinlikle caiz (doğru) değildir</strong>. Bunlar oralarda ya Araplaşacak veya milliyetini muhafaza ederek gayr-i müfid (faydalı olmayan) ve muzır bir anasır (zararlı bir unsur) hâlinde kalacağından ve amaç hâsıl olmayacağından <strong>mültecilerin sevk ve iskânları lazımdır</strong>:</em></p>
<p data-start="1508" data-end="1632"><em><strong data-start="1508" data-end="1514">1-</strong> Türk mülteciler ile Türkleşmiş kasaba ahalisi, Urfa, Maraş, Ayintap cihetlerine sevk ve oralarda iskân olunmalıdır.</em></p>
<p data-start="1639" data-end="1975"><em><strong data-start="1639" data-end="1645">2-</strong> <strong>Kürd mültecilerin</strong>, gittikleri yerlerde aşiret hayatı yaşamamaları ve milliyetlerini muhafaza etmemeleri için, aşiret reislerini derhal ayırmak gerekli olduğundan, bunlar arasında ne kadar nüfus sahibi ve eşraf var ise, <strong>bunların ayrılarak Konya, Kastamonu vilayetleriyle Niğde ve Kayseri sancaklarına ayrı ayrı sevk edilmelidir.</strong></em></p>
<p data-start="1982" data-end="2255"><em><strong data-start="1982" data-end="1988">3-</strong> <strong>Sefere tahammüllü olmayan alil ve ihtiyarlar ile kimsesiz ve fakir kadın ve çocuklar</strong>, Maden kasabasıyla, Ergani ve Behremaz (Sivrice) nahiyeleri gibi <strong>Türk köylerinin yoğun olduğu yerlerde ve Türkler arasında müteferrikan (dağınık olarak) iskân ve iaşe edilecektir.</strong></em></p>
<p data-start="2262" data-end="2431"><em><strong data-start="2262" data-end="2268">4-</strong> Sabıkalı olanların dışındaki mülteciler, Amasya, Tokad livalarıyla Malatya’nın münasip mahallerinde müteferrikan (dağınık) iskân edilmek üzere sevk edilecektir.</em></p>
<p data-start="2438" data-end="2646"><em><strong data-start="2438" data-end="2444">5-</strong> Sevk edilen yerlerle muhabere edilmekle birlikte, oralardaki dağıtım ve iskân hakkında yapılacak işlemler, ne kadar mültecinin, hangi tarihte, nerelere sevk edildiği bakanlığımıza bilgi verilecektir.</em></p>
<p data-start="2653" data-end="2710"><em><strong data-start="2653" data-end="2690">Fi 19 Nisan (1)332 (2 Mayıs 1916)</strong></em><br data-start="2690" data-end="2693"><em><strong data-start="2695" data-end="2710">Nazır Talat</strong></em></p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202512/image_870x_6951512aa751d.jpg" alt=""></p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202512/image_870x_6951513037ccc.jpg" alt=""></p>
<p></p>
<p>Bu telgraftan 2 gün sonra<em>(4 Mayıs 1916)</em> ise<strong> Talat Paşa</strong>, <span>Kürdlerin dağıtılacağı, </span><em>Ankara, Konya, Bursa, Kastamonu</em><span> vilayetleri ve </span><em>Kayseri, Niğde, Kütahya<span> </span></em><span>mutasarrıflıklarına gönderdiği telgrafta <em><strong>Kürdlerin yerli ahalinin %5'ini geçmeyecek şekilde iskan edilmesini</strong></em> talep ediyordu.<strong>(BAO DH ŞFR 63/188)</strong></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>OVERTHİNK VE DEPRESYON</title>
<link>https://ilterdergisi.com/overthink-ve-depresyon</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/overthink-ve-depresyon</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202512/image_870x580_69415005c9c34.jpg" length="38723" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 14 Dec 2025 13:14:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>Yılmaz Erkan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #e03e2d;"><strong>                                OVERTHİNK VE DEPRESYON</strong></span></h2>
<h4><span style="color: #000000; font-family: 'arial black', sans-serif; font-size: 12pt;"><strong></strong></span></h4>
<p></p>
<h4><span style="color: #000000; font-family: 'arial black', sans-serif; font-size: 12pt;"><strong>Çağımızın başlı başına modern bir hastalığı..</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000000; font-family: 'arial black', sans-serif; font-size: 12pt;"><strong>İlk başta keyifli kahve yudumları ve yükselen melodiler eşliğinde devam eden bir düşünce silsilesi. Lakin, sanıldığı kadar masum mu? Ya da sosyal mecralarda alay konusu olacak kadar basit ?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: 'arial black', sans-serif; font-size: 12pt;"><strong>HİÇ SANMIYORUM !!</strong></span></p>
<h3><span style="color: #e03e2d;"><strong><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">&gt;</span></strong></span></h3>
<p><strong><span style="font-size: 12pt;">Genelde depresyon ve overthink karıştırılır. Benzerdir ama farkları vardır. Depresyonda olan birisi oraya kendisi sürüklenir, aynı şekilde overthink içerisindeki kişi gibi. Lakin depresyon biriken yoğun duygular, içe atım ve onca yaşanmışlıklar barındırırken; overthink' te ise anlık değişen duygular, geleceğe yönelik planlar, geçmişin tozlu perdeleri ve gün sonu değerlendirmesi misali yakın zaman düşünceleri vardır . </span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: 12pt;"></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: 12pt;">( <span style="color: #2dc26b;">Z raporu alıyor mübarek  :D</span>  )</span></strong></p>
<p><span style="color: #e03e2d;"><strong><span style="font-size: 12pt;">&gt;</span></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 12pt;">Psikoloji dalında ruminasyon adlı bir kavram vardır. Aslında ikisi de aşırı düşünme kavramıdır. Ruminasyon insanı bir müddet sonra overthink' e sürükler, overthink ise depresyona !<br> <br>Ruminasyon da kişi geçmişe odaklanır. Geçmişte aldığı kararlar, söylediği sözler, kırgınlıklar...   Hepsine derinlemesine kafa yorar ve adeta geçmişe takılı kalır. Artık ruhunu saran düşünce silsilesi ve pişmanlıkları , yarının dünü olan bugünü de etkileyerek ardı arkası kesilmez bir kısır döngüye girer ; belli bir müddet sonra geçmişindeki takıntısı gibi geleceğine de kafa yorar, düşüncelerine tamamen teslim olur ve overthink' e kapı aralar.<br></span></strong></span><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 12pt;"></span></strong></span></p>
<p></p>
<p><span style="color: #e03e2d;"><strong><span style="font-size: 12pt;">VE OVERTHİNK BAŞ GÖSTERİR !!</span></strong></span></p>
<p><span style="color: #e03e2d;"><strong><span style="font-size: 12pt;"></span></strong></span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;"><strong>İşte böyledir overthink ' e geçiş sürecimiz . <br>Geçmişe bir güzel kafa yorduk ve hamur misali bir güzel de yoğurduk ! O zaman biraz da geleceğe kafa yoralım. </strong></span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;"><strong>Eee, Allah akıl vermiş, düşün babam düşün !    ( <span style="color: #2dc26b;">VERGİSİ DE YOK !</span> )  </strong></span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;"><strong></strong></span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;"><strong>Overthink durumlarında kişi geçmişi, bugünü ve geleceği sürekli düşünür; bu düşünce sarmalı kontrol dışına çıktığında, çözüm aramak yerine bu zihinsel bataklığa razı olursa, depresyona doğru sürüklenmesi kaçınılmaz hale gelir. </strong></span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;"><strong>Her zaman söylerim..</strong></span></p>
<p><span style="color: #2dc26b;">'<span style="font-size: 14pt;">' </span><span style="font-size: 14pt;"><strong>Size tatlı gelen şey overthink halleri değil, geçmişe duyulan özlemdir!''</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-size: 10pt;"><strong>( Tabiki overthink bize sürekli bugünden hayıflanarak geçmişi aratmaz. Bazen silip atmak hissiyatı verir. Peki şimdi sorun kendinize; geçmişini mi arıyorsun yoksa sadece silip atmak mı istiyorsun?)</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-size: 10pt;"><strong></strong></span></p>
<p><strong><span style="font-size: 12pt;">Aşırı düşünmek bize kendimizi filozof gibi hissettirse de, işin gerçeği kontrolsüz bir savruluşun ayak seslerinden başka birşey değildir. Zaten aşırı düşünmek mecburiyetinde kalan bir insan , belirli bir amaca yönelik düşünür. Overthink mağdurları ise, HER ŞEYİ !!</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: 12pt;">Bu aşırı düşünme halleri artar ve yıllardır süregelen hatıralar bir bir canlanır zihinde. Böylelikle depresyon meydana gelir. Çünkü zihin olumsuz düşünmeye alışmış ve böyle çalışmaya başlamıştır. </span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: 12pt;"></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: 12pt;">DEPRESYON...<br>Çevre ile iletişimin kesilmesi, sağlığın giderek zayıflaması ve ruhsal bir girdaba çekilme hali . Ruminasyondan overthink' e, overthink' ten depresyona uzanan bir çöküş süreci !  İnsan, depresyon bataklığına işte bu süreçlerden geçerek saplanır. Kendi isteği ile girdiği melankolik düşünceler kontrolden çıkmış ve insanı sonu görünmeyen karanlık bir yola itmiştir . Filmlerde gösterildiği gibi çikolatalı dondurma ve melankolik dizilerle kısa sürede geçebilecek bir şey değildir depresyon. İnsanın tekrardan zihninin kontrolünü ele alması ve sağlığına yeniden kavuşması gerekir. Depresyondaki bir kişinin yeme bozukluğu başlar. Kendini yağlı fast food yemeklerine maruz bırakır yada iştah kesilerek vücut kuvvetten düşer ! </span></strong></p>
<p><span style="font-size: 14pt; color: #e03e2d;"><strong>&gt;</strong></span></p>
<p><span style="color: #f1c40f;"><strong><span style="font-size: 12pt;">'' Vücudumuzun mutluluk habercisi, haşmetli serotonin ! ''<br><span style="color: #000000;">Nedir bu serotonin? Neden bu kadar gerekli ve en önemlisi depresyon ile ilişkisi nedir ?  </span></span></strong></span></p>
<p><span style="color: #e03e2d;"><strong><span style="font-size: 12pt;">Mutluluk hormonu  <span style="color: #000000;">olarak da bilinen serotonin, sindirim sisteminde yer alarak sinir hücreleri arasında mesajlar yani sinyaller gönderen , ruh hali, bağırsak haraketleri, uyku ve cinsel istek gibi vücut fonksiyonlarında rol oynayan bir kimyasaldır. İşte bu sebepten ötürü haşmetli hormonumuz bizim bir numaralı antidepresanımız rolünde.</span></span></strong></span><span style="color: #e03e2d;"><strong><span style="font-size: 12pt;"><span style="color: #000000;"> Eksikliğinde overthink' ler baş gösterdi, depresyon adına hutbeler okuttu! :D<br><br></span></span></strong></span><span style="color: #e03e2d;"><strong><span style="font-size: 12pt;"><span style="color: #000000;"></span></span></strong></span></p>
<p><span style="color: #e03e2d; font-size: 14pt;"><strong>&gt;</strong></span></p>
<p><strong><span style="font-size: 12pt;">Sürekli içimize</span></strong><span style="font-size: 12pt;"> atar</span><span style="font-size: 12pt;"><strong> ve kendimizi hiçe sayarsak vücudumuz stres üretir . Gamı ve kederi  vücut dil ile atamazsa, bunu beden aracılığıyla yapar.  Bu da depresyonu başlatır. Çünkü düzeni bozulan bir mekanizma, ya sinyaller gönderir ve hararet yapar. Ya da temelli kendini kapatır ve faaliyetine son verir . Bizim de beden denilen mekanizmamızdaki sorunlara iyi bakmamız gerekir. Belki de bedensel görünen bir sorunun kaynağı depresyondur ! </strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; color: #e03e2d;"><strong>&gt;</strong></span></p>
<p><strong><span style="font-size: 12pt;">Makaleme Alman filozof Ludwig'in çok sevdiğim ve üzerine dikkat çektiğim sözü ile son vermek istiyorum. </span></strong></p>
<p><span style="color: #2dc26b;"><strong><span style="font-size: 12pt;">'' İNSAN NE YERSE, ODUR ! '' </span></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 12pt;">Hakikaten de öyle. Yediğimiz içtiğimiz şeyler sağlığımızı etkiliyor. Sağlığımız ile birlikte zihnimizi de etkiliyor. Bakınız ki filozof yada isimi nam salmış kişiler obur insanlar değillerdi. Onlar fazla ve zararlı gıdalar tüketmenin hem bedene hem de zihine iyi gelmediğini çok iyi biliyorlardı. Üstelik şunu da bilirlerdi; <span style="color: #e03e2d;">insanın yaptığından ziyade, doğanın sana sunduğu şeyleri tüket ! </span></span></strong></span></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yurda Bitmez Sevda</title>
<link>https://ilterdergisi.com/yurdabitmezsevda</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/yurdabitmezsevda</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202512/image_870x580_693c626f001c9.jpg" length="85106" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 12 Dec 2025 21:19:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ahmet Faruk Akdağ</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye, Anadolu, Kahraman, Antep, Maraş, Urfa, Sultan, Alparslan, Yınal, İbrahim, Atatürk, Türk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>100 yaşında bir yavru.<br> Öksüzlerin anası,<br>  Yetimlerin babası Türkiyedir Burası.<br> Türklerin vatanı,<br>  varlığını defalarca kanıtladığı<br> Anadolu!</p>
<p>İlk çağdandır Türk<br> son düvelinde hala Türk.<br>Yınallardan İbrahim'in önemi<br>  Sultan Alparslan'ın mertliği<br> Karacahisar'dan Yüce Devlet'i <br>  Plevnedeki ruhu haykıralım.<br>Ulu Gazi'nin aslanlarına gelelim,<br> Çanakkale'yi geçtirmeyelim!<br>  İnönü'yü<br>   Sakarya'yı<br>    Kütahya'yı yiğit postallarıyla inletelim!<br>Antep'i, Maraş'ı, Urfa'yı;<br> dünyanın eşsiz kahramanlarını duyuralım!</p>
<p>Sevdalıyız vatana<br> Zemzem kutisyeti vardır şehidimizin kanımızda<br>  Sattırmayız hayınlara.</p>
<p>100 yıl öncede<br> 800 yıl öncede kanıtladığımız gibi,<br>  Gerekirse barutla yine; yeniden...</p>
<p>Anadolu'da Rum varlığı<br> kibirli<br>  içi boş bir hayaldir!</p>
<p>Ümidimiz tükenmez şükür,<br> bitmez istiklal sevdası içimizde büyür!<br>Bizler hür Türkler,<br> hep bir yiğit var eder!</p>
<p></p>
<p>Kapak Görsel: Müdafaa-i Milliye Cemiyeti Posteri</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İnsanın En Büyük Günahı : Cehalet..</title>
<link>https://ilterdergisi.com/insanin-en-buyuk-gunahi-cehalet</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/insanin-en-buyuk-gunahi-cehalet</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202512/image_870x580_693ee3cdcf83a.jpg" length="55995" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 12 Dec 2025 00:13:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Yılmaz Erkan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Cehaletin içerisindeki insan, her türlü kötülüğü yapabilecek ve her türlü söylentiye aldanabilecek potansiyeldedir. Cehalet denilince akıllara ilk gelen isim ise tarihin babası İlber Ortaylı'dır. Ne der İlber Ortaylı..</strong></h3>
<h1><strong><br><span style="color: #e03e2d;">'' Bir insanın en büyük kusuru, cehaletidir. Cehalet görgüsüzlük doğurur!'' </span><br></strong></h1>
<h3><span style="color: #000000;"><strong>Cehalet içerisindeki insan, cehaletini görünüşüyle kapatmak ister. Abartılı kıyafetler, entelektüel izlenimler..<br>Lakin gelin görün ki; dışı deha, içi boşluk çınlayan insanlardır. Hemen hemen her konuda fikir sahibidirler. Tartışmaların bir numaralı galibidirler. Hatta en doğru söz, kendi ağızlarından çıkan sözdür!<br>Günümüz Türkiyesi ve onun öncesinde de en büyük günahımız, yine cehaletimizdi. Zaten İlber Ortaylı'da buna değinmeden geçmez.</strong></span></h3>
<p><span style="color: #000000;"><strong></strong></span></p>
<h1><span style="color: #e03e2d;">''Sopayı diksen filiz verecek şu topraklarda hala sürünüyorsak, açsak ve</span><span style="color: #e03e2d;"> yorgunsak iki sebebi var; cehalet ve ihanet !''</span></h1>
<p><span style="color: #000000;">--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------</span><span style="color: #000000;"></span></p>
<h2><span style="color: #000000;">Bazen bazı anlar olur..<br>Kendi fikirlerimizi özgürce açıklayamayız çünkü kendimizi karşıya anlatamayız. Ne yaparsak yapalım, geri dönüş her zaman olumsuzdur !</span></h2>
<h2><span style="color: #000000;">Bakalım İlber hoca bu duruma nasıl bakıyor ?<br><br><span style="color: #e03e2d;"><strong>'' Cahille polemiğe girilmez. Çünkü onun seviyesine inersen seni orada yener !''<br><br><br><span style="color: #000000;">İşte bir türlü haklı çıkamadığımız, bildiğimiz doğrulardan şüphe duyduğumuz insanların gerçek tarafı böyle !</span></strong></span></span></h2>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #e03e2d;"><strong><span style="color: #000000;">--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------</span></strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #e03e2d;"><strong><span style="color: #000000;"></span></strong></span></span></p>
<h2><span style="color: #000000;"><span style="color: #e03e2d;"><strong><span style="color: #000000;">Cehalet denilince akla kitaplar gelir. Yazıp çizerek, okuyarak cahilliğe savaş açar insan. Doğru olan da budur. Kitapsız kalan bir millet, medeniyetsiz kalmış demektir. Medeniyetsiz kalmış bir millet ise, yok olmaya mahkumdur !</span></strong></span></span></h2>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #e03e2d;"><strong><span style="color: #000000;"></span></strong></span></span></p>
<h2><span style="color: #000000;"><span style="color: #e03e2d;"><strong><span style="color: #000000;">Çünkü medeniyeti başlatan kitaplardır, ilimdir ve fendir. Kitaplar bilgiyi , bilgi medeniyeti ve medeniyet ise cehaleti yok eder !</span></strong></span></span></h2>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #e03e2d;"><strong><span style="color: #000000;"></span></strong></span></span></p>
<h1><span style="color: #000000;"><span style="color: #e03e2d;"><strong><span style="color: #000000;">Peki bu duruma İlber Ortaylı ne diyor ?<br></span></strong></span></span></h1>
<h1><span style="color: #e03e2d;"><strong>''Okumayan toplum, düşünmeyen toplumdur. Düşünmeyen </strong></span><span style="color: #e03e2d;"><strong>toplumun sonu ise cehalettir. ''<br><br><br></strong></span></h1>
<h2><span style="color: #000000;"><strong>O halde ne yapmamız gerekir?<br><br>Az çok demeden okumamız gerekir. Okuduklarımızı hayatımıza uyarlamak gerekir. <br></strong></span><span style="color: #000000;"><strong></strong></span></h2>
<h2><em><span style="color: #000000;"><strong></strong></span></em></h2>
<h2><em><span style="color: #000000;"><strong>"Nasıl uyarlanacakmış hayata hocam, eksik anlatma !!"</strong></span></em></h2>
<p><em><span style="color: #000000;"><strong></strong></span></em></p>
<h2><em><span style="color: #000000;"><strong>Şöyle ki.. Kitap okumak direkt bize para kazandırmaz. Belli konularda fikir sahibi olmamızı sağlar. Kelime dağarcığımızı genişletiriz. Akıcı ve güzel konuşabilmemize de olanak sağlar. Konuşurken kullandığımız sözcükler birer cephane ise, nasıl konuştuğumuz ise bir silahtır! İşte cehaleti bu silahla yok edebiliriz. Konuştuğumuz zaman kuru sıkı değil de , dolu ve gerçek mermilerle yani hakikati açığa çıkaracak sözcüklerle konuşmalıyız. Aksi taktirde , boş lakırtıdan öteye gidemeyiz.<br><br>Şimdilik bu kadar..<br><br>Kendinize çok ama çok iyi bakın.<br>ESEN KALIN..</strong></span></em></h2>
<p><em><span style="color: #000000;"><strong></strong></span></em></p>
<p><span style="color: #e03e2d;"><strong></strong></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Karanlığa Karşı Yanan Işık: Beren ile Lúthien Hikâyesi ve Umutla Aralarındaki İlişki</title>
<link>https://ilterdergisi.com/karanliga-karsi-yanan-isik-beren-ile-luthien-hikayesi-ve-umutla-aralarindaki-iliski</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/karanliga-karsi-yanan-isik-beren-ile-luthien-hikayesi-ve-umutla-aralarindaki-iliski</guid>
<description><![CDATA[ Beren ile Lúthien hikayesinin arka planı, hikâyenin bir kısmı ve ikilinin umutla olan ilişkileri. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202512/image_870x580_6935baf294442.jpg" length="49098" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 07 Dec 2025 20:33:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Efe Altındağ</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Beren ile Lúthien’in hikâyesi, J.R.R Tolkien’in (Orta Dünya’nın yaratıcısı) kaleme aldığı en derin aşk, kaleme aldığı en derin hikâyelerden biridir. Öncelikle hikâyenin arka planına inmek istiyorum. 1916 senesinin Mart aylarında John Reul Ronald Tolkien ve Edith Mary Bratt çifti evliliklerini gerçekleştirdiler. Mutlu mesut bir hayat yaşayacakları yerde kader, onları birbirlerinden ayırdı. Çünkü o dönem sürmekte olan Birinci Dünya Savaşı nedeniyle Tolkien, Edith ile evlendiği sene Fransa’ya, Somme Muharebesi’ne gönderildi. Orada geçirdiği bir rahatsızlık sonrası İngiltere’ye geri dönen Tolkien, 1917 senesinde Yorkshire’a sevk edildi. Tolkien’in, Beren ile Lúthien öyküsünün ilk nüshasını bu zamanlarda yazdığı oğlu tarafından aktarılmakta. Şu bilgiyi vermeden geçmeyeyim: Tolkien’ın, Lúthien Tinúviel ve Yüzüklerin Efendisi serisinde tanıdığımız Arwen Undómiel karakterlerini kaleme alırken eşinden bolca ilham aldığı bilinmektedir. Hikayeden bahsetmek gerekirse...</span><span class="s1"></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Lúthien, Elf krallığı Doriath’ın kralı Thingol’ün ve hem Maia (Valar’a yardımcı olmakla görevli ruhlar) hem peri olan Melian’ın kızıdır: “Göze görünmez Elfler arasındaki en güzel kız hem de; sahiden de onun kadar zarifi pek görülmemiştir bugüne kadar.”</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Beren, Ladroslu bir insan olan Barahir’in oğludur: “Mamafih o birçok yiğitten çok daha cesur biriymiş.”</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Beren, Lúthien’i gördüğü andan itibaren ona karşı hep bir hayranlık beslemiştir. Onu görebilmek için günlerce bilmediği, tanımadığı bir ormanda yapayalnız dolanıp durmuştur. En nihayetinde ikili tanışmış, Lúthien, Beren’in kendisine olan hayranlığının farkına varmıştır. Bir gün Beren ile Lúthien, kral Thingol’ün huzuruna çıkar. Beren, Lúthien’in, bu zamana kadar gördüğü ve hayal ettiği tüm kızlardan daha güzel ve tatlı olduğunu Thingol’e söylemiştir. Thingol ise Beren’i küçümseyip Lúthien ile birlikteliğine bir şart olarak ondan imkânsız bir görevi yerine getirmesini istemiştir. Bu görev ise Karanlık Lord Melkor’un tacındaki üç Silmarilden birini kendisine getirmesidir. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Silmariller, Orta Dünya’da çok önemli bir yere sahiptir. İki ulu ağaç Telperion ve Laurelin’in ışığını içinde saklar. Bu ışık Orta Dünya evreninde eşi olmayan, saflığın ve yaratılışın ışığıdır. Bu ışığı kıskanan Melkor, Silmarilleri Elflerden çalmıştır. Karanlık Lordun bile Silmarillerden gözünü ayıramadığı bilinmektedir. Bu taşların üçüde Melkor’un tacındadır. Thingol’ün Beren’den istediği şey ise kötülüğün ve karanlığın inine gidip, kötülüğe ve karanlığa neden olan varlığın kafasının üzerindeki tacından bu üç taşın birisini kendisine getirmesdir. Verdiği görevin imkansızlığı şimdi daha anlaşılır olmuştur sanırsam. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Tüm bu anlattıklarıma rağmen Beren bu görevi kabul eder. Karanlığın inine yolculuğa başlar. Lúthien ise Beren’in peşinden gitmemesi için babası tarafından alıkoyulmasına rağmen firar ederek Beren’in peşinden gider. İkili Melkor’un inine ulaşır. Yüreklerindeki umudu yitirmeyerek çeşitli zorluklara rağmen (neler yaşadıklarına belki başka bir yazıda değinirim, bu yazıda hikayenin detayına inmeyeceğim) Melkor’un tacından bir Silmarili alırlar. Hatta Beren bu uğurda bir elini kaybeder. Sonrasında Beren, Lúthien’in kollarında ölür. (Aşkları bitmez. Lúthien olanlardan sonra Mandos’un Salonları’na gider ve Mandos’tan Beren’in yaşama geri döndürülmesini ister. İkiliden etkilenen Mandos bu isteği geri çevirmez. Bunun sonucunda Beren hayata geri döner. Hikâyenin kalanına değinmememin nedeni hikayeden detayıyla bahsetmeyecek olmam ve çok fazla lore bilgisi gerektiriyor olması.)</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Değinmek istediğim asıl yere geliyorum şimdi: Beren ile Lúthien’in aşkını güçlendiren şey, onların karşılaştıkları engeller değildir. İçlerindeki umudu yitirmeyişleri, yan yana olmaya devam etmeleridir. Onlar için umudun ışığı savaş meydanlarında, kralların salonlarında parıldayan bir şey değildir. Onlar için bu ışık; birbirine tamamıyla zıt, bir ölümlü yürek ile bir ölümsüz yüreğin bağrında parıldamaktadır. Karanlığın ininde onları ayakta tutan; görülür, elle tutulur bir şey olmamasına rağmen hissedildiğinde -en karanlık zamanlarda bile- kişiyi yaşama bağlayan bu umut ışığıdır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Beren’i, Melkor’un karşısına çıkartan güç sahip olduğu cesaretten ziyade yüreğindeki tükenmeyen umut ışığıdır. Lúthien’i ise kendi soyunun bile korktuğu karanlığın inine çeken şey Beren ile birbirlerine besledikleri aşktan doğan umut ışığıdır. Umut ışığı, karanlığın tanımadığı bir kudrettir; onu hiçbir karanlık söndüremez, onu hiçbir gölge boğamaz; o her şeye, türlü karanlıklara rağmen insanın yüreğinde ufak bir parıltıda olsa yanmaya devam eder. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Beren ile Lúthien’in hikâyesi, karanlığa karşı bir başkaldırıdır. Umudun Orta Dünya’daki en güzel örneklerinden biridir. Bu hikayeyle vermek istediğim mesaj diliyorum ki okuyucu tarafından anlaşılmıştır. Daha önceki yazımda da bahsettiğim gibi insan yüreğindeki umut ışığının kendi istediği müddetçe sönmediğinin farkında olmalı. Hatta insan istese bile içindeki umut ışığını söndüremez. Umut, insan söndüğünü sansa bile onun yüreğinde parıldamaya devam eder. Hiçbir karanlık karşısında umudunuzu yitirmeyin. Elbet aydınlık günlerde gelecektir. Her gecenin bir sabahı, her kâbusun bir sonu vardır. Benim bu yazıları yazmaktaki nihai amacım insanın yüreğinde parıldayan ışığı fark etmesidir. Umuyorum ki bu amaç doğrultusunda okuyucuya umudun farkındalığını kazandırabiliyorumdur. </span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Stoacılık Felsefesi</title>
<link>https://ilterdergisi.com/stoacilik-felsefesi</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/stoacilik-felsefesi</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202512/image_870x580_6935b56ad9b98.jpg" length="51470" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 07 Dec 2025 18:57:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>İskender Abdullaev</dc:creator>
<media:keywords>Felsefe-Stoacılık-Psikoloji</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Zorluklarla Barışmak Kendimizle Barışmaktır </strong></em></p>
<p>Stoizm, Antik Yunan felsefesinin en etkili etik ekollerinden biri olup bireyin mutluluğunu akıl, erdem ve doğaya uygun yaşam ilkeleri üzerine temellendirir. MÖ 3. yüzyılda ortaya çıkan bu felsefi sistem, yalnızca teorik bir öğreti olarak kalmamış; Roma İmparatorluğu döneminde siyaset, ahlak ve gündelik yaşam üzerinde derin etkiler bırakmıştır. Stoizm’in tarihsel gelişiminde Zenon, Seneca ve Epiktetos gibi filozoflarla birlikte Roma İmparatoru Marcus Aurelius özel bir yere sahiptir. Hem siyasi bir lider hem de bir filozof olarak Marcus Aurelius, Stoacı düşüncenin pratik hayata uygulanmasının en güçlü örneklerinden biridir.</p>
<p>Stoizm felsefesi evreni akılcı (logos temelli) bir düzen olarak kabul eder. Bu düzende her şey zorunlu neden-sonuç ilişkileriyle meydana gelir. İnsan mutluluğu, bu düzeni anlamak ve ona uygun yaşamakla mümkündür.</p>
<p></p>
<p><strong>Stoik düşüncenin temel ilkeleri şu şekilde özetlenebilir</strong>:</p>
<p></p>
<p>1. <strong><em>Erdem Tek Gerçek İyidir</em></strong></p>
<p>Stoacılara göre mutluluk hazda, servette veya toplumsal statüde değil; bilgelik, cesaret, ölçülülük ve adalet gibi erdemlerde bulunur.</p>
<p></p>
<p></p>
<p>2. <strong><em>Kontrol Edilebilirlik İlkesi</em></strong></p>
<p>Stoizm, insan yaşamını “kontrolümüz altında olanlar” ve “kontrolümüz dışında olanlar” şeklinde ayırır. Dış olaylar denetimimizin dışında olsa da onlara verdiğimiz tepkiler bizim sorumluluğumuzdadır.</p>
<p></p>
<p></p>
<p>3. <strong><em>Duyguların Akılla Yönetimi</em></strong></p>
<p>Stoacı felsefe duyguları tamamen reddetmez; ancak duyguların aklın rehberliğinde denetlenmesi gerektiğini savunur. Aşırı tutku ve korkular zihinsel yanılgılar olarak görülür.</p>
<p></p>
<p></p>
<p>4. <strong><em>Doğaya Uygun Yaşam</em></strong></p>
<p>İnsan doğanın bir parçasıdır ve onun yasalarına uyum sağlamakla yükümlüdür. Bu uyum, hem bireysel hem toplumsal düzenin temelidir.</p>
<p><strong>Stoacılık Felsefesinin Önderleri</strong></p>
<p><strong>Zenon</strong> (MÖ 334–262)</p>
<p>Stoizm’in kurucusu olan Kıbrıslı Zenon, Atina’daki Stoa Poikile adlı yapıda verdiği derslerle bu felsefenin temellerini atmıştır. Zenon’a göre mutluluk, insanın akılla uyumlu bir yaşam sürmesiyle mümkün olur.</p>
<p></p>
<p><strong><em>Seneca</em></strong> (MÖ 4 – MS 65)</p>
<p></p>
<p>Roma Stoası’nın en önemli temsilcilerinden biridir. Ahlaki öğütler içeren Epistulae Morales ad Lucilium adlı eseri Stoacı etik anlayışın temel metinlerindendir. Seneca, özellikle ölüm, zaman ve erdem konularında derin analizler yapmıştır.</p>
<p></p>
<p><em><strong>Epiktetos</strong></em> (MS 50–135)</p>
<p></p>
<p>Bir köle olarak yaşamaya başlamış olmasına rağmen Stoacı ahlak felsefesinin en etkili öğretilerini geliştirmiştir. Enchiridion adlı eserinde bireyin özgürlüğünü zihinsel tutumlarına bağlar.</p>
<p></p>
<p>Stoacılık denince günümüzde aklımıza gelen "<em><strong>Marcus Aurelius</strong></em>" hakkında biraz bilgi vermek istiyorum </p>
<p></p>
<p><strong>Marcus Aurelius’un Hayatı</strong></p>
<p></p>
<p>Marcus Aurelius, MS 121 yılında Roma’da doğmuştur. Asil bir aileden gelen Aurelius, küçük yaşlardan itibaren iyi bir eğitim almış ve özellikle felsefeye ilgi duymuştur. İmparator Hadrianus tarafından fark edilmiş, daha sonra Antoninus Pius tarafından evlat edinilerek imparatorluğa hazırlanmıştır.</p>
<p></p>
<p>MS 161 yılında Roma İmparatoru olan Marcus Aurelius, yönetimi boyunca Germen kabileleriyle yapılan savaşlar, salgın hastalıklar ve iç karışıklıklarla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Bu zorlu koşullara rağmen Stoacı ilkelerden vazgeçmemiş, görevini ahlaki bir sorumluluk olarak görmüştür.</p>
<p></p>
<p>Marcus Aurelius’un felsefi düşüncelerinin en önemli kaynağı, Yunanca kaleme aldığı “Ta Eis Heauton”, Latincede bilinen adıyla Meditationes (Kendime Düşünceler) adlı eseridir. Bu eser, yayımlanmak amacıyla değil, imparatorun kendi içsel disiplinini sağlamak için tuttuğu notlardan oluşur.</p>
<p></p>
<p></p>
<p>---</p>
<p></p>
<p><strong>Marcus Aurelius’un Stoacı Düşüncesi</strong></p>
<p></p>
<p>Marcus Aurelius’un Stoacılığı teorik olmaktan ziyade pratiktir. Eserlerinde şu temalar öne çıkar:</p>
<p></p>
<p>İnsanın görevi erdemli davranmaktır, sonuçlar doğaya aittir.</p>
<p></p>
<p>Ün, güç ve beden geçicidir.</p>
<p></p>
<p>İnsanlar hata yapabilir; hoşgörü erdemin bir parçasıdır.</p>
<p></p>
<p>Ölüm korkulacak bir olay değil, doğanın düzenidir.</p>
<p></p>
<p></p>
<p>Onun felsefesinde Stoizm, zor koşullar altında bile ahlaki tutarlılığı koruma çabasıdır. Bu yönüyle Marcus Aurelius, Stoacı ideali en yüksek siyasi makamda temsil eden nadir figürlerden biridir.</p>
<p>Kısaca: <em><strong>Düşüncelerimizi değiştirirsek hayatımızı ve kendimizi hatta sosyal yapıyı bile değiştirebiliriz çünkü çoğu şey düşüncemize bağlıdır.</strong></em></p>
<p><em><strong></strong></em></p>
<p><em><strong>Kaynaklar: </strong></em></p>
<p><em><strong>Aurelius, M. (2002). Meditations. (Çev. G. Hays). Modern Library.</strong></em></p>
<p><em><strong> </strong></em></p>
<p><em><strong>Long, A. A. (2002). Epictetus: A Stoic and Socratic Guide to Life. Oxford University Press.</strong></em></p>
<p><em><strong> </strong></em></p>
<p><em><strong>Seneca. (2015). Moral Letters to Lucilius. University of Chicago Press.</strong></em></p>
<p><em><strong> </strong></em></p>
<p><em><strong>Inwood, B. (2003). The Cambridge Companion to the Stoics. Cambridge University Press.</strong></em></p>
<p><em><strong> </strong></em></p>
<p><em><strong>Sandbach, F. H. (1994). The Stoics. Hackett Publishing.</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Karanlık Bozulan Işıktır: Kötülüğün Doğası ve Kötülükten Kurtulma Üzerine</title>
<link>https://ilterdergisi.com/karanlik-bozulan-isiktir-koetulugun-dogasi-ve-koetulukten-kurtulma-uzerine</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/karanlik-bozulan-isiktir-koetulugun-dogasi-ve-koetulukten-kurtulma-uzerine</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202512/image_870x580_69340b1f595a1.jpg" length="24231" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 06 Dec 2025 13:50:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>Efe Altındağ</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Orta Dünya’nın yaratıcısı J.R.R Tolkien’in yarattığı Melkor ve Sauron karakterlerinden yola çıkarak anlayabiliriz ki, ona göre yoktan var olan bir “saf kötülük” yoktur. Kötü, iyinin bozulmuş ve yozlaşmış hâlidir. Orta Dünya'dan iki örnek vereceğim bu konuya. Karanlık Lord Melkor bir Vala iken (Valar: Eru’ya -evrenin tanrısı diyebiliriz- yardımcı olmakla görevli olanlar. Melkor, Valar'ın en güçlüsüydü) Gizli Ateş’i arama yolunda (bu konuya ayrıca başka bir yazıda değinirim :) kötüleşmiştir ve yozlaşmıştır. Yani başlangıçta kötü değildir. Kurgusal evrenlerin ve sinema tarihinin en epik kötü karakterlerinden Sauron da bir zamanlar kötü değildi, yalnızca sadık bir hizmetkârdı. Başka bir örnek ise meşhur Star Wars evreninden Anakin’i kötülüğün tarafına çeken ise sevdiğini kaybetme korkusuydu.. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Altını çizmek istediğim nokta şu: insanın varoluşunda kötülük yoktur. Hiçbir insan doğuştan kötü olarak doğmaz. İnsanın doğumundan sonra yaşadıkları, karşılaştıkları, zamanla oluşan düşünceleri; belki Melkor gibi içerisinde bulunduğu arayış, belki Sauron gibi kalbindeki aidiyet duygusu, belki Anakin gibi yüreğini saran korku insanı kötülüğün mahkumu yapar. Peki insan nasıl olurda kötülüğün boyunduruğuna girmez? </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bunun kanımca en önemli yolu umuttur. İnsanın yüreğindeki umudu diri tutmasıdır. Umudun özünde bir filiz olduğunu düşünüyorum. Her insanın içinde bir umut filizi vardır ve ne olursa olsun bu filiz yaşamaya, insanın yüreğine kök salmaya devam eder; her ne kadar kimileri o filizin sökülüp atıldığını zannetse bile. Her insan bunun bilincinde olmalı, her gecenin bir sabahı, her kâbusun bir sonu olduğunu bilmeli. Umudunu yitirmemeli. Fakat öyle günler geliyor ki umudun “u”su aklımıza bile gelmiyor. Her insanın bu durumdan geçtiği bir günü, bir dönemi vardır elbette. Fakat en nihayetinde ne oldu? En nihayetinde o gün, o dönem bitti. Her gün yeni bir başlangıç, yeni bir umuttur. Yeni günler, yeni başlangıçlar, yeni umutlar kapıdadır. Her kâbusun bir sonu vardır. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Umuyorum ki her insan bunun farkına varabilir. Bir tavsiyede vermek istiyorum naçizane; mutlu olmak için, umutlu olmak için gözünüzü büyük şeylere dikmeyin, küçük şeylere odaklanın. Farkına varıldığında insanı daha çok tatmin eden, daha çok mutlu eden her zaman küçük şeylerdir. Bir hedefi gerçekleştirme yolunda da aynen bu geçerlidir. Küçük ve istikrarlı adımlar insanı başarıya ulaştırır. Mutluluğun formülüde küçük adımlardır.</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>O Gitti</title>
<link>https://ilterdergisi.com/Miras%3A-Ak%C4%B1l-ve-Bilim.-957</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/Miras%3A-Ak%C4%B1l-ve-Bilim.-957</guid>
<description><![CDATA[ Gâzi&#039;nin bize bıraktığı mirasa edebî yönden bir çağrı. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202511/image_870x580_6918cf7aef1f2.jpg" length="34468" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 15 Nov 2025 21:30:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ahmet Ege Kara</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><em><strong><span class="s1">O Gitti</span></strong></em></p>
<p class="p2"><em><span class="s2">Gerçeği gör budun, o gitti!</span></em></p>
<p class="p2"><em><span class="s2">Sana bıraktığı mirası, değildi idrak edemeyeceğin,</span></em></p>
<p class="p2"><em><span class="s2">Bilim ve akıldı yalnızca, dimağına işleyebileceğin,</span></em></p>
<p class="p2"><em><span class="s2">İnanırız elbet bedenen vedasına, fikrininse kaldığına,</span></em></p>
<p class="p2"><em><span class="s2">Lâkin kandıramayız nefsimizi, onun nefes aldığıyla,</span></em></p>
<p class="p2"><em><span class="s2">Gerçeği gör budun, o gitti!</span></em></p>
<p class="p3"><em><span class="s2"></span></em></p>
<p class="p2"><em><span class="s2">Ayakta kalamaz hiçbir kale, mantıktan ırak durup,</span></em></p>
<p class="p2"><em><span class="s2">Sırf kurucusu babamız diye, teröristten gelecek umup,</span></em></p>
<p class="p2"><em><span class="s2">Etrafında ok var diye, çapsızlara göz yumup,</span></em></p>
<p class="p2"><em><span class="s2">Atasını tanımayıp, dimağında başkasını kurup,</span></em></p>
<p class="p2"><em><span class="s2">Gerçeği gör budun, o gitti!</span></em></p>
<p class="p3"><em><span class="s2"></span></em></p>
<p class="p2"><em><span class="s2">Gelmeyecek bir daha o mavi gözleri, ve sarı saçlarıyla,</span></em></p>
<p class="p2"><em><span class="s2">Varmayacak bir daha Samsun'a, Mayıs ayında bir vapurla,</span></em></p>
<p class="p2"><em><span class="s2">Çıkmayacak bir daha Kocatepe'ye, taaruzun şanlı sabahında,</span></em></p>
<p class="p2"><em><span class="s2">Kalkmayacak asla o kabirden, vatanı geri almak adına,</span></em></p>
<p class="p2"><em><span class="s2">Gerçeği gör budun, o gitti!</span></em></p>
<p class="p3"><em><span class="s2"></span></em></p>
<p class="p2"><em><span class="s2">Değildir onu savunmak anca türküler eşliğinde bağırmak,</span></em></p>
<p class="p2"><em><span class="s2">Ölçü daima esastır, bağnazlıktan, hayâllerden sıyrılarak,</span></em></p>
<p class="p2"><em><span class="s2">Modern olacağım niyetiyle, ceddinden, özünden koparak,</span></em></p>
<p class="p2"><em><span class="s2">Ancak olursun kurucu babaya, binbir metreden uzak,</span></em></p>
<p class="p2"><em><span class="s2">Gerçeği gör budun, o gitti!</span></em></p>
<p class="p3"><em><span class="s2"></span></em></p>
<p class="p2"><em><span class="s2">Emanetidir sana ancak, canını tükettiği toprak,</span></em></p>
<p class="p2"><em><span class="s2">İstemezdi görmek seni, geçmişe dönük olarak,</span></em></p>
<p class="p2"><em><span class="s2">Bir an evvel gör, bir an evvel tanı kendini,</span></em></p>
<p class="p2"><em><span class="s2">Tanı ki yutmasın şu bataklık, düşmüşlerin şanlı isimlerini,</span></em></p>
<p class="p2"><em><span class="s2">Haydi, çökmesin yurdumun üzerine satılmışların gölgesi,</span></em></p>
<p class="p2"><em><span class="s2">Haydi, taşıyalım hep birlikte, bize miras kalan o inciyi,</span></em></p>
<p class="p2"><em><span class="s2">Gerçeği gör budun, o gitti!</span></em></p>
<p class="p3"><em><span class="s3"></span></em></p>
<p class="p2"><em><span class="s4">~Alpay </span><span class="s2">/ Ahmet Ege Asiltürk 10.11.2025</span></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Suç ve suçun toplum üzerindeki etkisi</title>
<link>https://ilterdergisi.com/suc-ve-sucun-toplum-uzerindeki-etkisi</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/suc-ve-sucun-toplum-uzerindeki-etkisi</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202510/image_870x580_6900ee14a3112.jpg" length="502096" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 19:36:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>Bedirhan Kılıç</dc:creator>
<media:keywords>organize suçlar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div class="adn ads" data-message-id="#msg-a:r1113047830603057300" data-legacy-message-id="19a233a467e34d7f">
<div class="gs">
<div class="">
<div id=":vx" class="ii gt" jslog="20277; u014N:xr6bB; 1:WyIjdGhyZWFkLWE6cjkxMzA5NzI3OTc3OTg5OTE4MyJd; 4:WyIjbXNnLWE6cjExMTMwNDc4MzA2MDMwNTczMDAiLG51bGwsbnVsbCxudWxsLDEsMCxbMSwwLDBdLDg1MSw2NjQzLG51bGwsbnVsbCxudWxsLG51bGwsbnVsbCwxLG51bGwsbnVsbCxudWxsLG51bGwsbnVsbCxudWxsLG51bGwsbnVsbCxudWxsLDAsMF0.">
<div id=":vw" class="a3s aiL">
<div dir="ltr" style="text-align: center;">SUÇ VE SUÇUN TOPLUM ÜZERİNDEKİ TESİRİ
<div style="text-align: left;">A) TOPLUMUN SUÇA REAKSİYONU</div>
<div>Günümüz dünyasında teknolojinin gelişmesiyle hayatımıza giren en büyük kavram şüphesiz ki "haberdar olmak" Öyle ki ortalama bir vatandaş, 200 yıl önce kendi köyünün bile 100 yıl öncesine hakim değilken günümüz dünyasında İsa'nın havarilerine bile ulaşılabiliyor. Bunun olumlu olduğu yönler hep sıralanır ama ben bugün aksini savunacağım zira toplum alışılamazlarla büyür. Günümüz sosyal medyasından yola çıkarak şu gözlemi yapabiliriz; Haber (özellikle de suçlarla alakalı olan) toplum üzerinde çok ciddi yer kaplıyor. İnsanlar (psikolojik durumu ne olursa olsun) kaldıramayacakları, morallerini bozacak bu haberlere maruz bırakılıyor. Bu da yaşanan suçların sadece mağdur ve çevresine değil toplumun tamamına tezahür etmesine ve insanlarda alışılmışlık (suçun bir getirisi) hissi oluşmasına sebep oluyor. İnsanlar doğası gereği böyle haberleri görünce panikler, anlık tepkiler gösterir sonrasında durumu kanıksar ve durumun sebebi olarak gördüğü yargıya karşı güven duygusunu yitirir. Yargı erkinin bunu yeniden tesis etmesi uzun ve meşakkatlidir. Bu durum suçlunun adil şekilde yargılanıp adaletin tesisi şeklinde bitebilecekken milyonların öfkesini alan bir harekete dönüşür. Toplumun suça reaksiyonu, adil yargı prensibinin önüne geçer zira temel hukuktan yoksun kişiler kamuoyu baskısıyla yargıçları adil olmaktan alıkoyar ve güçlüyü seçmeye zorlar. Alfred Dreyfus ve Oj Simsons davaları ya da 1851 San Francisco olayları gibi spesifik birkaç olayla bu durumun yaratabileceği felaketleri göz önünüzde bulundurmanızı öneririm. bu olaylarda yargı otoritesini kısmen ya da tamamen kaybetmiş, manipüle edilmiştir. Ceza yargısı, suçun iyice globalleştiği dünyamızda bunun önünü alamayacaktır o halde bu baskıyı doğru yönetebilmek için davanın basına doğru ve net (burada net ifadesi mühimdir zira bu davaları hakkında bilgi sahibi olmayan kimseler de dinliyor yahut okuyor o halde açıklayıcı ve avama ithafen olmalıdır) Sonuçları ağır davaların önemli bir kısmının sansürlü şekilde paylaşılması şarttır. Her basın mensubu bu gerçekliği görerek toplumu aydınlatmalıdır. Trend olmak için olayı çarpıtmaktan kaçınmalıdır. Basın bunu sadece ahlaki yükümlülüğünün dışında ileride çıkailecek anarşinin kurbanı olmamak için de yapmalıdır. Toplum suça maruz kaldıkça hissizleşecektir bu yüzden acılı olaylar toplumun genelini ilgilendirmiyorsa bütün çıpaklığıya topluma açılmamalıdır. Basın ve yargı erki bu süreçte beraber hareket edip daha düzgün toplum inşasını arzulamalıdır. Bu konu özelinde son telkinimiz yargının burada yetki sınırlarını aşıp basına müdahil olmaması gerekliliğidir. Açıkça müdahalede bulunulan haberler tüm çıplaklığıyla anlatılan kadar zararlıdır zira yargı bu acılı olayı kendince revize eder ve olayın araca dönüşmesine sebep olur. Bu hem ahlaken hem de kişisel hak ve özgürlükler açısından tehlikelidir. Kurumların haklarımıza tecavüzünü engellemek aynı zamanda basının olayı tüm çıplaklığıyla anlatıp toplum algısının bozulmasının önüne geçilmesi için kanunların dışına çıkılmaması da şarttır. </div>
<div></div>
<div></div>
<div style="text-align: left;">B) ORGANİZE SUÇLARA KARŞI TOPLUM NEREDE BULUNMALI?</div>
<div>Günümüzde belli başlı suç cenneti ülkelerde en yaygın ve en etkili görülen suç tipi şüphesiz ki organize suçlardır. Kafkas mafyası, çete, gang, kartel...ismi ne olursa olsun altında yatan sosyoloji kalıcı ve hızla gerçekleşmiş enflasyon, dini bve milli kültürün toplum üzerindeki etkisinin hızla kaybolması gibi sebeplerken hukukun uygulanabilirliği üzerindeki kalıcı hasarlar da bu grupları güçlendiren en önemli unsurdur. Zira cezanın amacı da belli ölçüde bunun önüne geçmek yani caydırıcılıktır. Kısaca bu suçların altında yatan nedenleri inceledik. Bunların dışında bu çetelerin en önemli gelir kaynağını incelemek gerekir. Bu kaynak ne silahtır ne uyuşturucudur ne de paradır. Bunlar çetelerin büyümesinde kullanılan araçlardır. Bir çetenin temelini insan kaynağı oluşturur. Bu nedenle de çetelerin ilk amacı insan kaynağını kendi lehlerine çekmektir. Bunun başarılmasıyla yukarıda saydığımız araçların tamamına ulaşım sağlanır. Çetenin insan kaynağına ulaşabilmesi için çoğu zaman dizileri, dinleri, yozlaşan ahlakı, çöken ekonomiyi kullansa da bu kaynağa ulaşabilmesindeki en rahat yolu çetenin oluşmasındaki sebeple aynıdır. Bu yüzden de çeteleri toplum sosyolojisinden ayrı okumamak gerekir. Çeteler, yozlaşan toplumdan sıyrılan yine zarar verdiği toplumdan çıkan kişilerce kurulur, büyür ve şanslıysak ölür. O halde gerek kaynağını bünyesinde bulundurduğu gerekse yok edilmesinde bileik olması gerektiğinden çetelerle mücadelede toplum çok önemlidir. Güney Amerikada kartellerle mücadelede devletin zayıf kalmasında en önemli sebep toplumun açık desteğinin alınmamasındandır. Hiçbir güç organize ve örgütlü toplumu yenemez. Devlet o denli yozlaşmıştır ki çeteler toplum tarafından tercih edilebilir görülmüştür. Bunun önüne geçebilmek elzemdir. Başından beri çetelerin sosyolojisinden, kaynağından, bahsetmemizin sebebi başlıkta da anlattığımız üzere toplumun çetelere karşı bizim saflarımızda durmasını arzulamamızdır. Biz yaygın görüşün aksine en etkili çözümün çetelere karşı toplumun kullanılması olduğu görüşündeyiz. Daha önce Pablo Escobar'ın devlete karşı toplumu örgütlemesi gibi biz de bu belanın topluma verdiği zararı toplumu bilinçlendirerek çete mensuplarını en ağır şekillerde cezalandırarak çetenin salt kültür üzerindeki etkisini kırarak  çetenin silahını çeteye karşı kullanarak savaşacağız. Çetelere karşı o denli etkili olmalıyız ki "temiz eller operasyonundaki hukuk erki" imrenerek bakmalı. Biz onların aksine suçun kesilmesinin ötesinde tekrardan oluşmasına da engel olacağız. Toplum 2000lerin başındaki BatI Avrupa ülkelerindeki toplum gibi hukuka o denli güvenmeli ki organize suçun oluşmasını bırakın bireysel suçlarda bile toplumun tepkisini enselerinde hissedecekler. Toplum etik anlayışı hedonist yaşamdan öte koymadığı sürece burada anlattıklarımızın uygulanabilir olmayacağını belirtmek isterim. Toplum, internetin verimli kullanılması, devletin yanında olduğunu hissetmesi (buna kamu güvenilirliği de diyebiliriz) ve yargının adil, hızlı olduğunu kanıksaması sonucu tam teşekkül çetelere sırt çevirir. </div>
<div></div>
<div></div>
<div style="text-align: left;">3) SONUÇ </div>
<div style="text-align: left;"></div>
<div style="text-align: left;">3 bölümle ele aldığımız bu makalede amacımız: toplumun asayişi, adil yaşam ve devletin refah içinde olmasıdır. Suçun toplum üzerindeki sosyolojik etkilerinden organize suçlarla mücadele birçok konuda toplumu bilgilendirmekteki temel nedenimiz de bu muazzam toplumun muadillerinin aksine parçalanmaması ve hukuk literatürüne girmesi arzumuzdur. Bir ekol yaratma gayesindeyiz bu yüzden kalemi elimize aldık. Suçsuz toplum dileğiyle. Okuduğunuz için Teşekkürler</div>
</div>
<div class="yj6qo"></div>
<div class="adL"><br><br></div>
</div>
</div>
<div class="WhmR8e" data-hash="0" id="avWBGd-13"></div>
</div>
</div>
<div class="ajx"></div>
</div>
<div class="gA gt acV">
<div class="gB xu" jslog="184332; u014N:cOuCgd,Kr2w4b,xr6bB; 4:WyIjbXNnLWE6cjExMTMwNDc4MzA2MDMwNTczMDAiLG51bGwsbnVsbCxudWxsLDEsMCxbMSwwLDBdLDg1MSw2NjQzLG51bGwsbnVsbCxudWxsLG51bGwsbnVsbCwxLG51bGwsbnVsbCxudWxsLG51bGwsbnVsbCxudWxsLG51bGwsbnVsbCxudWxsLDAsMF0.">
<div class="mVCoBd"></div>
<div class="ip iq">
<div class="pLw6bb"></div>
<div class="bJvOmf" id="avWBGd-14"></div>
</div>
</div>
</div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mahmut Şevket Paşa&amp;apos;nın İttihatçılığı Meselesi</title>
<link>https://ilterdergisi.com/mahmut-sevket-pasanin-ittihatciligi-meselesi1</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/mahmut-sevket-pasanin-ittihatciligi-meselesi1</guid>
<description><![CDATA[ Mahmut Şevket Paşa aslında ittihatçı değildi, sadece dönem gereği onlarla temas halindeydi. Kendi sözleriyle “müstakil fikirliydi” ve Enver’le Talat’la da sık sık ters düşmüştü. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202511/image_870x580_692b49fea3bc4.jpg" length="80099" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 25 Oct 2025 23:43:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>Süleyman Bulus</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Mahmut Şevket Paşa hakkındaki en yaygın iddialardan biri, onun  "ittihatçı" olduğu düşüncesidir. Bu iddia özellikle paşa ile İttihatçılar arasındaki yakın ilişkilerin hatırlanmasıyla sık sık dillendirilir. Ancak birinci el kaynaklar ve Paşa'nın kendi ifadeleri bu tezi ciddi biçimde çürütür.</p>
<p><em>"Ben müstakil fikirli bir adamım. İttihat ve Terakkî'nin oyuncağı olamam."</em></p>
<p>Paşa'nın anılarındaki bu ifade, onun kendisini bağımsız bir askeri ve siyasetçi olarak konumlandırma isteğini doğrudan ortaya koyar. İttihat ve Terakkî ile mesleki ve kişisel temasları olmasına karşın, bu temasların otomatik olarak paşanın partinin tam bir yandaşı olduğu anlamına gelmediğine dikkat etmek gerekir.</p>
<p>Mahmut Şevket Paşa ile Enver ve Talat Paşalar gibi önde gelen İttihatçı isimler arasında dönem dönem yakınlıklar olduğu doğrudur; bununla birlikte ilişkilerin her zaman uyumlu olmadığı, tersine özellikle kritik askeri süreçlerde belirgin sürtüşmeler yaşandığı da kaynaklarda yer alır. Balkan Harbi örneği bu açıdan öğreticidir: Paşa, Edirneye harekat yapılması yönündeki taleplere ve bazı askeri kararlara karşı çıktı; bu tutum, Enver ve Talat ile aralarındaki fikir ayrılıklarını somutlaştırdı.</p>
<p>Sonuç olarak Mahmut Şevket Paşa'nın "ittihatçı" olduğu iddiası, kaynakların sağladığı bağlam içinde değerlendirilmediğinde yanıltıcıdır. Daha dengeli bir tarihsel okumaya, Paşa'nın anıları, dönemin resmi belgeleri ve çağdaş tanıklıkların birlikte ele alınmasıyla ulaşılabilir.</p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202510/image_870x_68fd364c02732.jpg" alt=""></p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202510/image_870x_68fd365f32f86.jpg" alt=""></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ankaraya Gurbetçe Sevda</title>
<link>https://ilterdergisi.com/ankaraya-gurbetce-sevda</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/ankaraya-gurbetce-sevda</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202510/image_870x580_68f92dafcfd1a.jpg" length="122688" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 22:17:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>Barış Dinçer</dc:creator>
<media:keywords>Ankara, Başkent</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>Bu şiirim Ankarayı çok seven fakat ankarada yaşayamayan bir gencin Ankaraya duyduğu sevgisinden çıkmıştır. Fotoğraftaki görüntü 1930 lu yılların Ankara-Ulus meydan görüntüsüdür. </em></p>
<p><em><strong>Ankaraya Gurbetçe Sevda</strong></em></p>
<p>Duymuştum hep gri şehir olduğunu, </p>
<p>Ama ben bilirim her taşında bir ruh var.</p>
<p>Ayazın vursa da gönlümü ısıtır,</p>
<p>Bir sığınak bulduğum, bir ruh var.</p>
<p></p>
<p>Belki sokaklarında geçmedi gençliğim,</p>
<p>İlk anılarım farklı şehirlerde yazıldı.</p>
<p>Yinede her gelişimde bir bağ oluştu,</p>
<p>Sırtımı dayattığım o sağlam duvar.</p>
<p></p>
<p>Anıtkabir'in heybeti, Atatürk'ün ruhu,</p>
<p>Sonsuz bir saygı ile anar her gezen.</p>
<p>O'nunla anlam bulur bu şehrin her bir taşı,</p>
<p>Yüreklerde açan onurlu bir düzen.</p>
<p></p>
<p>Seninle tanıştım, seninle bağlantım,</p>
<p>Sensiz geçen her an eksik bir yanım.</p>
<p>Başkentim değil sadece, kalbime doğdun,</p>
<p>Ankara'm sen benim sonradan sevdam.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Why is the far&#45;right rising in Europe?</title>
<link>https://ilterdergisi.com/why-is-the-far-right-rising-in-europe</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/why-is-the-far-right-rising-in-europe</guid>
<description><![CDATA[ This article is a critique about the rising far-right nationalist and patriotic movement of European nations. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202510/image_870x580_68e94aaf24d03.jpg" length="88509" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 10 Oct 2025 21:05:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ali Ege Hancıgaz</dc:creator>
<media:keywords>Far-Right Nationalism Europe Germany Hungary Sweden France Civilised</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p id="63ab" class="pw-post-body-paragraph ww wx su wy b wz xa xb xc xd xe xf xg ld xh xi xj lh xk xl xm ll xn xo xp xq fo bl" data-selectable-paragraph="">Europe, as the continent that we all know as peaceful and accepting for any other, is now going into a new direction: the far-right. The countries of Europe are all in a new situation with their politics, considering their economies and socio-cultural plans. Germany, Sweden, Hungary, France, and the UK show in their polls that far-right parties have risen up since the immigration and asylum plans.</p>
<figure class="xu xv xw xx xy xz xr xs paragraph-image">
<div role="button" class="ya yb dt yc bi yd" tabindex="0"><span class="ef eg eh ao ei ej ek el em speechify-ignore">Press enter or click to view image in full size</span>
<div class="xr xs xt"><picture><source srcset="https://miro.medium.com/v2/resize:fit:640/format:webp/1*8HbqZW-d_1QCKa_iGv4-lg.jpeg 640w, https://miro.medium.com/v2/resize:fit:720/format:webp/1*8HbqZW-d_1QCKa_iGv4-lg.jpeg 720w, https://miro.medium.com/v2/resize:fit:750/format:webp/1*8HbqZW-d_1QCKa_iGv4-lg.jpeg 750w, https://miro.medium.com/v2/resize:fit:786/format:webp/1*8HbqZW-d_1QCKa_iGv4-lg.jpeg 786w, https://miro.medium.com/v2/resize:fit:828/format:webp/1*8HbqZW-d_1QCKa_iGv4-lg.jpeg 828w, https://miro.medium.com/v2/resize:fit:1100/format:webp/1*8HbqZW-d_1QCKa_iGv4-lg.jpeg 1100w, https://miro.medium.com/v2/resize:fit:1400/format:webp/1*8HbqZW-d_1QCKa_iGv4-lg.jpeg 1400w" sizes="(min-resolution: 4dppx) and (max-width: 700px) 50vw, (-webkit-min-device-pixel-ratio: 4) and (max-width: 700px) 50vw, (min-resolution: 3dppx) and (max-width: 700px) 67vw, (-webkit-min-device-pixel-ratio: 3) and (max-width: 700px) 65vw, (min-resolution: 2.5dppx) and (max-width: 700px) 80vw, (-webkit-min-device-pixel-ratio: 2.5) and (max-width: 700px) 80vw, (min-resolution: 2dppx) and (max-width: 700px) 100vw, (-webkit-min-device-pixel-ratio: 2) and (max-width: 700px) 100vw, 700px" type="image/webp"><source data-testid="og" srcset="https://miro.medium.com/v2/resize:fit:640/1*8HbqZW-d_1QCKa_iGv4-lg.jpeg 640w, https://miro.medium.com/v2/resize:fit:720/1*8HbqZW-d_1QCKa_iGv4-lg.jpeg 720w, https://miro.medium.com/v2/resize:fit:750/1*8HbqZW-d_1QCKa_iGv4-lg.jpeg 750w, https://miro.medium.com/v2/resize:fit:786/1*8HbqZW-d_1QCKa_iGv4-lg.jpeg 786w, https://miro.medium.com/v2/resize:fit:828/1*8HbqZW-d_1QCKa_iGv4-lg.jpeg 828w, https://miro.medium.com/v2/resize:fit:1100/1*8HbqZW-d_1QCKa_iGv4-lg.jpeg 1100w, https://miro.medium.com/v2/resize:fit:1400/1*8HbqZW-d_1QCKa_iGv4-lg.jpeg 1400w" sizes="(min-resolution: 4dppx) and (max-width: 700px) 50vw, (-webkit-min-device-pixel-ratio: 4) and (max-width: 700px) 50vw, (min-resolution: 3dppx) and (max-width: 700px) 67vw, (-webkit-min-device-pixel-ratio: 3) and (max-width: 700px) 65vw, (min-resolution: 2.5dppx) and (max-width: 700px) 80vw, (-webkit-min-device-pixel-ratio: 2.5) and (max-width: 700px) 80vw, (min-resolution: 2dppx) and (max-width: 700px) 100vw, (-webkit-min-device-pixel-ratio: 2) and (max-width: 700px) 100vw, 700px"><img alt="" class="bi wh ye c" width="700" height="344" loading="eager" role="presentation" src="https://miro.medium.com/v2/resize:fit:700/1*8HbqZW-d_1QCKa_iGv4-lg.jpeg"></picture></div>
</div>
</figure>
<p id="a2df" class="pw-post-body-paragraph ww wx su wy b wz xa xb xc xd xe xf xg ld xh xi xj lh xk xl xm ll xn xo xp xq fo bl" data-selectable-paragraph="">When we take a look at Germany’s situation, AfD (Alternative for Germany) has been rising since the party was established. AfD shows that the party is going with a populist right-wing direction. Polls show that, since the administration from SDP (Social Democratic Party of Germany) to CDU/CSU (Christian Democratic Union coalition), AfD has doubled their votes, passing the last government of Olaf Scholz’s popularity and votes.</p>
<p id="7f5b" class="pw-post-body-paragraph ww wx su wy b wz xa xb xc xd xe xf xg ld xh xi xj lh xk xl xm ll xn xo xp xq fo bl" data-selectable-paragraph="">But how does a country like Germany, and the German people, show great support to such a party? In 2015, with the leadership of Chancellor Angela Merkel, the European Union accepted over a million refugees. Accepting the most refugees, Germany faced social tensions and political backlash because of the undocumented immigration. Now the German people show strong opposition to this crisis with the AfD, even though none of the other parties want a coalition with them.</p>
<figure class="xu xv xw xx xy xz xr xs paragraph-image">
<div role="button" class="ya yb dt yc bi yd" tabindex="0"><span class="ef eg eh ao ei ej ek el em speechify-ignore">Press enter or click to view image in full size</span>
<div class="xr xs yf"><picture><source srcset="https://miro.medium.com/v2/resize:fit:640/format:webp/1*UMF_7gNNCQTL4vZQsVzx3w.png 640w, https://miro.medium.com/v2/resize:fit:720/format:webp/1*UMF_7gNNCQTL4vZQsVzx3w.png 720w, https://miro.medium.com/v2/resize:fit:750/format:webp/1*UMF_7gNNCQTL4vZQsVzx3w.png 750w, https://miro.medium.com/v2/resize:fit:786/format:webp/1*UMF_7gNNCQTL4vZQsVzx3w.png 786w, https://miro.medium.com/v2/resize:fit:828/format:webp/1*UMF_7gNNCQTL4vZQsVzx3w.png 828w, https://miro.medium.com/v2/resize:fit:1100/format:webp/1*UMF_7gNNCQTL4vZQsVzx3w.png 1100w, https://miro.medium.com/v2/resize:fit:1400/format:webp/1*UMF_7gNNCQTL4vZQsVzx3w.png 1400w" sizes="(min-resolution: 4dppx) and (max-width: 700px) 50vw, (-webkit-min-device-pixel-ratio: 4) and (max-width: 700px) 50vw, (min-resolution: 3dppx) and (max-width: 700px) 67vw, (-webkit-min-device-pixel-ratio: 3) and (max-width: 700px) 65vw, (min-resolution: 2.5dppx) and (max-width: 700px) 80vw, (-webkit-min-device-pixel-ratio: 2.5) and (max-width: 700px) 80vw, (min-resolution: 2dppx) and (max-width: 700px) 100vw, (-webkit-min-device-pixel-ratio: 2) and (max-width: 700px) 100vw, 700px" type="image/webp"><source data-testid="og" srcset="https://miro.medium.com/v2/resize:fit:640/1*UMF_7gNNCQTL4vZQsVzx3w.png 640w, https://miro.medium.com/v2/resize:fit:720/1*UMF_7gNNCQTL4vZQsVzx3w.png 720w, https://miro.medium.com/v2/resize:fit:750/1*UMF_7gNNCQTL4vZQsVzx3w.png 750w, https://miro.medium.com/v2/resize:fit:786/1*UMF_7gNNCQTL4vZQsVzx3w.png 786w, https://miro.medium.com/v2/resize:fit:828/1*UMF_7gNNCQTL4vZQsVzx3w.png 828w, https://miro.medium.com/v2/resize:fit:1100/1*UMF_7gNNCQTL4vZQsVzx3w.png 1100w, https://miro.medium.com/v2/resize:fit:1400/1*UMF_7gNNCQTL4vZQsVzx3w.png 1400w" sizes="(min-resolution: 4dppx) and (max-width: 700px) 50vw, (-webkit-min-device-pixel-ratio: 4) and (max-width: 700px) 50vw, (min-resolution: 3dppx) and (max-width: 700px) 67vw, (-webkit-min-device-pixel-ratio: 3) and (max-width: 700px) 65vw, (min-resolution: 2.5dppx) and (max-width: 700px) 80vw, (-webkit-min-device-pixel-ratio: 2.5) and (max-width: 700px) 80vw, (min-resolution: 2dppx) and (max-width: 700px) 100vw, (-webkit-min-device-pixel-ratio: 2) and (max-width: 700px) 100vw, 700px"><img alt="" class="bi wh ye c" width="700" height="245" loading="lazy" role="presentation" src="https://miro.medium.com/v2/resize:fit:700/1*UMF_7gNNCQTL4vZQsVzx3w.png"></picture></div>
</div>
<figcaption class="yg yh yi xr xs yj yk bg b bh ab dy" data-selectable-paragraph="">The most recent election in Germany</figcaption>
</figure>
<p id="6450" class="pw-post-body-paragraph ww wx su wy b wz xa xb xc xd xe xf xg ld xh xi xj lh xk xl xm ll xn xo xp xq fo bl" data-selectable-paragraph="">With the immigration crisis that happened in 2015–2016, many European countries accepted refugees after Germany, such as France, Sweden, and Italy. After these efforts and humanitarian aid, with an unexpected response from the refugees, the polls show that people do not want them anymore. The kinds of parties with a far-right direction and plans — for instance, RN (National Rally) in France, Fratelli d’Italia (Brothers of Italy) in Italy, the Sweden Democrats, and, even after Brexit, Reform UK — are great examples.</p>
<p id="3976" class="pw-post-body-paragraph ww wx su wy b wz xa xb xc xd xe xf xg ld xh xi xj lh xk xl xm ll xn xo xp xq fo bl" data-selectable-paragraph="">People have diverse opinions on refugees, on the economy, or on parties, but even though these parties are Eurosceptic on paper, they don’t want to leave the European Union. For the economy, national leftists are also rising. So, in conclusion: although Europe isn’t in a clear economic situation, socio-culturally, people want nationalist or at least patriotic parties.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İttihat ve Terakki Döneminde Ordu&#45;Siyaset İlişkileri Hakkında Kısa Bir Değerlendirme</title>
<link>https://ilterdergisi.com/ittihat-ve-terakki-doeneminde-ordu-siyaset-iliskileri-hakkinda-kisa-bir-degerlendirme</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/ittihat-ve-terakki-doeneminde-ordu-siyaset-iliskileri-hakkinda-kisa-bir-degerlendirme</guid>
<description><![CDATA[ İttihat ve Terakki, ordu ile siyaseti ayırmak için ciddi adımlar atmış; hem kanunlarla hem de Enver Paşa’nın emirleriyle disiplin sağlamaya çalışmıştır. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202509/image_870x580_68d8647273120.jpg" length="61499" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 28 Sep 2025 01:27:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>Süleyman Bulus</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="108" data-end="342">İttihat ve Terakki denildiğinde akla gelenlerden biri de cemiyetin ordu ile ilişkisidir. Bu yazıda amacımız, İttihat ve Terakki’nin ordu ile siyaseti ayırma konusunda aldığı önlemleri okuyucuya sunmaktır. Faydalı olması dileğiyle…</p>
<p data-start="344" data-end="810">İttihat ve Terakki denilince ordu, hiç kuşkusuz zihinde canlanan ilk kavramlardan biridir ve bu kısmen doğrudur. Zira Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte yaşanan gelişmeler bu durumu açıkça göstermektedir. Ancak bu sorunu çözmek için İttihat ve Terakki hiç vakit kaybetmeden harekete geçmiştir. Nitekim 27 Eylül 1328 (1912) tarihinde geçici bir kanun çıkarılmış, bu kanun ile ordunun siyasetle uğraşmasının önüne geçilmek istenmiştir. Kanunda özetle şöyle deniliyordu:</p>
<p data-start="812" data-end="1018"><em data-start="812" data-end="1016">“Alenen siyasi fırka ve cemiyet kuran veya kuruluşuna yardım eden, gösterilere katılan, siyasi kulüplere devam eden ve o yolda nutuk irad eden erkân, ümerâ, subay ile askerî personel ordudan çıkarılır.”</em></p>
<p data-start="1020" data-end="1480">İttihat ve Terakki’nin aldığı önlemler bunlarla sınırlı kalmamıştır. Özellikle 1914’te Enver Paşa’nın Harbiye Nazırı olmasıyla birlikte ordunun siyasetten ayrılmasına yönelik birçok adım atılmıştır. Bunlardan biri de klikleşmenin önüne geçmek amacıyla cemiyete muhalif olan subayların ordudan uzaklaştırılmasıdır. Ancak şunu peşinen belirtmek gerekir ki ordudan ayrılan (veya atılan) subaylar, dışarıda ve parti içinde çeşitli görevlerde istihdam edilmiştir. Bunların dışında Enver Paşa, orduda disiplinin sağlanması için birçok emir yayınlamıştır. Bu emirlerden en dikkat çekici olanı ise subayların gazino ve birahane benzeri yerlere girmesini askerlik mesleğinin kutsiyetine aykırı bularak yasaklamasıdır.</p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202509/image_870x_68d8d767180fc.jpg" alt=""></p>
<p style="text-align: center;"><em><strong> Enver Bey </strong>24 Aralık günü Çatalca'daki subaylara hitaben <strong>tüm siyasi görüş ayrılıklarını bir tarafa bırakarak herkesin vatanseverlik konusunda bir araya gelmesini söylediği </strong>çoşkulu bir konuşma yaptı.</em></p>
<p style="text-align: left;"><em></em></p>
<p style="text-align: left;"></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Atatürk&amp;apos;ün Notlarında Hukuk</title>
<link>https://ilterdergisi.com/ataturkun-notlarinda-hukuk</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/ataturkun-notlarinda-hukuk</guid>
<description><![CDATA[ Atatürk&#039;ün hukuk anlayışını kendi el yazı notları üzerinden basitçe anlatmaya çalıştım, iyi okumalar dilerim. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202509/image_870x580_68cbdce4e801e.jpg" length="79665" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 18 Sep 2025 15:44:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>Barış Dinçer</dc:creator>
<media:keywords>Atatürk, Hukuk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Aptos',sans-serif; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-fareast-font-family: Aptos; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;"><span style="font-size: 13.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Aptos',sans-serif; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-fareast-font-family: Aptos; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;"> <em><strong>Giriş: </strong></em></span></span></p>
<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Aptos',sans-serif; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-fareast-font-family: Aptos; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;"><span style="font-size: 13.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Aptos',sans-serif; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-fareast-font-family: Aptos; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;"><em><strong>   </strong></em>  Bu kısa yazımızda Atatürk'ün Hukuk anlayışını kendi el yazı notları üzerinden basitçe anlatmaya çalışacağım. İyi okumalar dilerim.</span></span></p>
<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Aptos',sans-serif; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-fareast-font-family: Aptos; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;"><span style="font-size: 13.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Aptos',sans-serif; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-fareast-font-family: Aptos; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;"></span></span></p>
<p class="MsoNoSpacing"><em><strong><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Aptos',sans-serif; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-fareast-font-family: Aptos; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;"><span style="font-size: 13.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Aptos',sans-serif; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-fareast-font-family: Aptos; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;">Notlarda Hukuk:</span></span></strong></em></p>
<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size: 13.0pt;">     Atatürk'ün hukuk ile ilgili notları Ankara Hukuk Mektebi'nin açılışı hakkında tuttuğu notlardır. Bu nüsahaların yedincisinde günümüz Türkçesi ile <i>“Hukuk hükümlerini, kurallarını, din kuralları gibi değil, insanlığa ait olayları, olgunlaşmaları, ilerlemeleri takip ve ifade etmekle varlığını açıklayabilen yaşam kuralları olarak kabul etmek gereklidir.”</i> Yazıyor olup, hemen yan tarafında ise</span><span style="font-size: 13.0pt;"> günümüz Türkçesi ile <i>“Eski hukukumuzun kaynağı Arap İslam hukuku idi. Dinî bakış açısı bu hukukun ölçüsü idi. Dinî görüş sadece medeni hukukta değil, anayasalarda bile hükmünü yürütüyordu. Yeni hukukumuzun esin kaynağı, bir taraftan Türkçülük diğer taraftan Batıcılıktır.”</i> Yazar<b>[1]</b>.</span></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b><span style="font-size: 13.0pt;"><span style="mso-spacerun: yes;">     </span></span></b><span style="font-size: 13.0pt;">Atatürk’ün bu sözlerinden ilki olan ifade, hukukun nereden geldiğine ve ne işe yaradığına dair çok temel bir ayrım yapıyor. Hukuk kurallarının kaynağını, dinin buyruklarında değil, doğrudan <b>insanlığın kendi yaşam tecrübesinde, gelişmesinde ve ilerlemesinde</b> arıyor. Yani Atatürk’e göre hukuk, Tanrı'dan gelen değişmez emirler gibi değil, insanların yaşadığı olayları, büyümeyi ve değişimi anlamaya ve bunları düzenlemeye çalışan bir “yaşam kılavuzu” olmalıdır. Bu yaklaşım, hukukun <b>dini değil, insani </b>bir temele dayanması gerektiğini, <b>statik değil, dinamik ve gelişen</b> bir yapıya sahip olması gerektiğini vurgular. Atatürk ikinci tırnak işaretli sözde de bir zamanlar yürürlükte olan hukuk sistemimizi bir tür tarihsel analizden geçiriyor. Eski hukukumuzun kökenlerini ve işleyiş biçimini ortaya koyarak, onun Arap İslam Hukuku’na dayandığını ve “dinî bir bakış açısının” bu hukukun temel ölçütü olduğunu belirtiyor. Hatta bu dini etkinin sadece günlük hayatı düzenleyen medeni hukukla sınırlı kalmayıp, devletin en temel kurallarını belirleyen anayasalara kadar sızdığını vurguluyor. Atatürk’e göre bu durum çağdaş bir ulus-devlette olması gereken seküler (Laik) ve rasyonel (akla uygun) hukuk yapısına aykırıdır<strong>[2]</strong>. İkinci sözün devamında ise Atatürk inşa edilecek “yeni hukukun” ilham kaynaklarını belirlerken iki ana sütundan bahsediyor.</span> <span style="font-size: 13.0pt;">Birincisi “Türkçülük” kavramıyla özetlenen, <b>milli kimliğimizden ve özgün değerlerimizden</b> beslenen, kendi toplumumuza özel bir hukuk anlayışı; diğeri ise “Batıcılık”, yani <b>modern ve çağdaş Batı hukuk sistemlerinin</b> ilkelerinden ve deneyimlerinden yararlanma isteği. Dolayısıyla, Atatürk'ün bu sözleri, geleneği eleştirel bir süzgeçten geçirirken, milli olanla çağdaş olanı sentezleyen, böylece hem özgün hem de ilerici bir hukuk düzeni kurma vizyonunu özetlemektedir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size: 13.0pt;">     Not defteri nüsahalarının bir diğerinde ise günümüz Türkçesi ile <i>“Yeni ve laik esaslardan esinlenen Türk hukuk bilgisi inkılabın yolunu aydınlatacaktır. Bunun gerçekleşmesi ancak, Batı’nın çağdaş eserlerinin bize nakledilmesiyle mümkündür”</i>. Yazıyor olup, yanında ise günümüz Türkçesi ile <i>“Modern ve çağdaş milletlerin yürüdüğü yolda yürümeye ve yaşamlarında takip ettikleri yol ve yöntemleri takip etmeye karar veren milletimizin hukuk bilgisi ve hukuk alanındaki kazanımları da medeniyetin ve çağımızın kabul ettiklerinin aynı olacaktır. <o:p></o:p></i></span><i><span style="font-size: 13.0pt;">Medeniyetin çok verimli eserlerinden Türk milletinin faydalanmasına engel olmaya kimsenin yetkisi yoktur.”<span style="mso-spacerun: yes;">  </span></span></i><span style="font-size: 13.0pt;">Yazar<strong>[3]</strong>.</span></p>
<p><b><span style="font-size: 13.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Aptos',sans-serif; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-fareast-font-family: Aptos; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;"><span style="mso-spacerun: yes;">     </span></span></b><span style="font-size: 13.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Aptos',sans-serif; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-fareast-font-family: Aptos; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;"><span style="mso-spacerun: yes;">Atatürk'ün diğer nüsahada yer alan ilk tırnak işaretli</span> sözünden anlaşılacağı üzere, Atatürk’ün hukuk devrimi ve hukuk anlayışında hukukun dini dogmalardan ve geleneksel normlardan ayrıştırılarak, aklın ve bilimin rehberliğinde inşa edilmesi gerekmektedir<strong>[4]</strong>. Hukuk, sadece mevcut durumu düzenleyen bir araç olmanın ötesinde, toplumsal dönüşümün ve çağdaşlaşmanın temel itici gücü, yani <i>“inkılabın yolunu aydınlatan”</i> bir fener niteliğindedir. Bu vizyonun gerçekleşmesi için ise Atatürk, Batı'nın çağdaş hukuki birikimlerinin ve eserlerinin Türkiye'ye rasyonel bir şekilde adapte edilmesini gerekli görür. İkinci tırnak işaretli sözde belirtildiği üzere, Atatürk'ün hukuk ve adalet anlayışı, Türk milletinin <b>evrensel medeniyetle bütünleşme ve çağdaş standartları benimseme</b> arzusunun güçlü bir ifadesidir. İlgili ifade, Türkiye'nin kendi içine kapanık bir gelişim yerine, uluslararası arenada saygın bir konuma gelme ve evrensel değerlerle uyumlu bir hukuk düzeni inşa etme hedefinin altını çizer. Hukuk alanındaki bilginin ve kazanımların, <i>“medeniyetin ve çağımızın kabul ettiklerinin aynı”</i> olması gerekliliği, Türk hukuk sisteminin uluslararası normlara ve çağdaş hukukun evrensel ilkelerine uygun hale getirilmesi gerektiğini vurgular<strong>[5]</strong>. Bu bağlamda, Atatürk'ün <i>“Medeniyetin çok verimli eserlerinden Türk milletinin faydalanmasına engel olmaya kimsenin yetkisi yoktur”</i> şeklindeki kararlı beyanı, hukuk reformlarının önündeki her türlü gelenekselci engelin ve geri kalmışlık zihniyetinin reddini temsil eder. Basitçe anlatmak gerekir ise bu söz, medeniyetin sunduğu bilgi, birikim ve hukuk sistemlerinin Türk milletinin doğal hakkı olduğunu, bu kazanımlardan faydalanmanın ülkenin ilerlemesi ve modernleşmesi için vazgeçilmez bir gereklilik olduğunu güçlü bir biçimde ifade etmektedir. </span></p>
<p><span style="font-size: 13.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Aptos',sans-serif; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-fareast-font-family: Aptos; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;"></span></p>
<p><em><strong><span style="font-size: 13.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Aptos',sans-serif; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-fareast-font-family: Aptos; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;">Kaynaklar:</span></strong></em></p>
<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size: 12.0pt;"><strong>[1]</strong><b> </b>Genelkurmay, Atatürk’ün Not Defterleri, Cilt12, s.55-56<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size: 12.0pt;"><strong>[2]</strong> Ahmet Mumcu, Atatürk’ün Kültür Anlayışında Vicdan ve Din Özgürlüğünün Yeri, Ankara, 1991, s.63 </span></p>
<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="font-size: 12.0pt;">[3] </span></strong><span style="font-size: 12.0pt;">Genelkurmay, a.g.e, s.61-62 </span></p>
<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="font-size: 12.0pt;">[4] </span></strong><span style="font-size: 12.0pt;">Muammer Aksoy, Atatürk'ün Laik Hukuk Devleti, Türk Hukuk Kurumu Yay., s.7; Prof. Aksoy Türkiyenin en büyük hukukçularından ve Atatürk dönemi Adliye vekili Mahmut Esat Bozkurt'un öğrencisidir.</span></p>
<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="font-size: 12.0pt;">[5] </span></strong><span style="font-size: 12.0pt;">Genelkurmay, a.g.e, s.51-52</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Laikliğin Kökeni Üzerine Kısa Bir Çalışma</title>
<link>https://ilterdergisi.com/laikligin-koekeni-uzerine-kisa-bir-calisma</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/laikligin-koekeni-uzerine-kisa-bir-calisma</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202508/image_870x580_68ae1f1fedb4f.jpg" length="92193" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Aug 2025 23:55:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>Barış Dinçer</dc:creator>
<media:keywords>Laiklik</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Giriş: </strong><br>     Laiklik ile ilgili sıklıkla dile getirilen bir iddia var. Deniyor ki; “Laiklik Batı kültüründen <br>gelmiştir! Biz laikliği Fransızlardan aldık!”. Bu söylem yüzeysel olarak doğru denilebilir, <br>fakat derinlemesine baktığımız zaman yanlıştır. Bu yazımızda hem Fransız kaynaklardan hem <br>de Türk kaynaklardan yararlanarak; Laikliğin esasen Batı’dan değil, Türklerden geldiğinden <br>bahsedeceğiz.   <br>     Laikliğin kökenine geçmeden önce Atatürk ilkelerindeki laikliğin veya başka bir tabir ile <br>Kemalist laikliğin ne olduğundan biraz bahsedelim. En basit tanımı ile din ve devlet işlerinin <br>birbirinden ayrı olması, din ile idari işlerin ayrılması anlamına gelen bu ilkede din yok <br>sayılmaz ve din karşıtlığı olmaz. Merhum Ahmet Taner Kışlalı der ki; <em>“Laiklik, dini devre dışı </em><br><em>bırakmak anlamına gelmez; din adına baskı yapmak, zor kullanmak isteyenleri devre dışı </em><br><em>bırakmak anlamına gelir”</em><strong>[1]</strong>. Atatürk’ün çoğunu kendi el yazısı ile yazdığı, geri kalanını ise <br>yazdırdığı ve okullarda okutturduğu “Medeni Bilgiler” isimli kitapta laiklik şu şekilde <br>tanımlanır: <em>“Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dini yoktur. Devlet idaresinde bütün kanunlar, </em><br><em>nizamlar ilmin muasır medeniyete temin ettiği esas ve şekillere, dünya ihtiyaçlarına göre ve </em><br><em>tatbik edilir”</em><strong>[2]</strong>. Aynı kitapta Türkiye Cumhuriyeti “müstakil bir müslüman devlet” olarak <br>tanımlanır<strong>[3]</strong>. Laik bir devlette dine dayalı bir yönetim yani teokrasi olmaz. “Din devleti” <br>kavramı laikliğe aykırıdır, fakat laik bir devlet dini yok sayan bir devlette değildir.  <br><strong>Fransız Kaynaklarda Laikliğin kökeni: </strong><br>     İlk önce Fransa’dan alındığı iddia edilen laiklik için Fransız kaynakları ne diyor ona <br>bakalım. Bu noktada dünyanın önde gelen Türkologlarından biri Fransız Türkolog Joseph de <br>Guignes’in ilk defa 1756 ve 1758 yılları arasında 3 cilt olarak basılan kitabında verilen <br>bilgiler çok önemlidir. Guignes, Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey’in 1055 yılında Bağdat’a girerek <br>Abbasi Halifesini siyasi yetkilerinden tamamen arındırdığını ve yönetimi fiilen devraldığını <br>aktarır. Halife, Tuğrul Bey’e doğu ve batının hükümdarı unvanını vermiş, iki altın kılıçla <br>yetkisini sembolik olarak devretmiş, Tuğrul Bey de Halife'nin elini öperek sadece manevi bir <br>bağlılık göstermiştir<strong>[4]</strong>. Bu kitap akademik bir kitap olduğundan dolayı döneminde ağırlıklı <br>olarak aydın çevreyi etkilemiştir. Voltaire de bu kitaptan etkilenenler arasındadır. Fransız <br>devriminin en önemli fikir babalarından olan Voltaire kitaba atıfta bulunarak Selçuklu Sultanı <br>Tuğrul Bey’in, halifenin siyasi yetkilerini elinden aldığını ve ona sadece sıradan bir camii <br>imamı gibi rol bıraktığını aktarır<strong>[5]</strong>. Bu iki kaynağı da göz önüne aldığımız takdirde <br>anlıyoruz ki; “Fransa’dan” alındığı iddia edilen laikliğin köklerinin Selçuklulara dayandığını <br>Fransızlar kendileri söylüyor.  <br>     Fransızların meşhur büyük lügat ve ansiklopedi külliyatı Meydan Larousse ise farklı bir <br>şekilde Selçuklulardaki din devlet işi ayrımından bahseder. Anlatılana göre Selçukluların adli <br>teşkilatında hem şer’i hem de örfî mahkemeler vardır. Fakat önemli nokta şudur ki; devlet <br>idaresi ile ilgili davalara, siyasi davalara ve devlete karşı gelme gibi davalara örfi mahkemeler <br>bakmaktadır, şer’i mahkemeler değil<strong>[6]</strong>.  <br><strong>Türk Kaynaklarda Laikliğin kökeni:</strong>  <br>     Laikliğin en basit anlamının din ve devlet işlerinin ayrı olması demek olduğundan <br>bahsetmiştik. Türkiye’de Selçuklu tarihçiliğinin duayenlerinden olan merhum Prof. Dr. <br>Mehmet Altay Köymen laiklik ilkesinin köklerinin Selçuklulara dayandığını şöyle açıklar: <br><em>“Emirü’l-ümerâlar ve Büveyh Oğulları, </em>(Selçuklular Büveyh Oğulları hanedanını ortadan <br>kaldırmıştır)<em> halifeliği tahakkümleri altına almalarına rağmen, bu müessesenin ikili vasfı yani </em><br><em>islamın hem dini hem dünyevi emiri olması nazari bakımdan devam etmiştir. Ayrıca </em><br><em>göreceğimiz gibi ilk defa Selçuklular zamanında halife dünyevi salahiyetlerini bir anlaşma ile </em><br><em>Selçuklulara devretmiştir. Bu itibarla bu hadise din ve dünya işlerinin ayrılmış olması </em><br><em>bakımından İslam tarihinde bir dönüm noktasıdır”</em><strong>[7]</strong>. Selçuklu tarihçiliğinin ülkemizdeki <br>diğer önde gelen isimlerinden olan merhum Osman Turan da din ve dünya işlerinin ayrı <br>olmasından bahsetmiştir. <em>“Selçuklu devletinin kuruluşundan sonra şeriatın ve İslam </em><br><em>dünyasının mânevî reisi olarak kabul ettiği halife yanında, bir de sultan meydana çıkmış ve </em><br><em>yüksek hakimiyet bu iki makam arasında taksim olunmuştur. Filhakika din işleri halifeye, </em><br><em>dünya işleri de sultana intikal etmiştir. Böylece dini ve manevi bakımdan sultan nasıl halifeye </em><br><em>bağlı idiyse, siyasi bakımdan halife de sultana bağlı bulunuyordu”</em><strong>[8]</strong>. Selçuklularda din ve <br>dünya işlerinin ayrımına dikkat çeken bir diğer önde gelen Selçuklu tarihçisi ise Prof. Dr. <br>İbrahim Kafesoğlu’dur. Kafesoğlu “mevcut din ve dünya işlerini birbirinden ayrıma” <br>prensibinin Türk tarihinde daha önce de uygulandığını, fakat İslam dünyasında Selçuklularla <br>birlikte ortaya çıkan bir devlet anlayışı ve devletin yükselmesini sağlayan başlıca etkenlerden <br>olduğunu anlatır. Türk-İslam tarihinde bir dönüm noktası ve yeni bir devlet nizamı olan bu <br>durum Selçuklularda Tuğrul Bey’in uygulamaları ile din ve dünya işlerinin ayrılması (laiklik) <br>prensibi uygulanmaya başlanmıştır<strong>[9]</strong>.  <br>     Selçuklu sultanı Tuğrul Bey’in bu laik uygulamalarına başka önemli kaynaklarda da <br>rastlayabiliyoruz. Bunlardan bir tanesi Türk Tarihçiliğinin piri sayılan ve profesörlerin hocası <br>(Ordinaryüs) unvanına sahip Zeki Velidi Togan hocadır. Kendisi, sultan Tuğrul’un din ile <br>dünyevi işi ayırarak “İslam alemine yeni bir devlet nizamı” getirdiğini aktarır<strong>[10]</strong>. Türk <br>Tarihi üzerine pek çok akademik eser kaleme almış Yılmaz Öztuna da bu durumdan <br>bahsetmektedir. Öztuna’nın anlatımına göre Miladi 15 Aralık 1055 tarihinde Halife dünyevi <br>işleri Tuğrul Bey’e devretmiştir; kendisi ise sadece Müslümanların ruhani lideri olarak <br>kalmıştır<strong>[11]</strong>.  <br>     En önemli özelliği Laiklik olan Türk Medeni Kanun’un gerekçesini yazan eski adliye <br>vekili Hukukçu ve hukuk tarihi alanında oldukça bilgili olan Mahmut Esat Bozkurt da “İslam <br>tarihinden misaller vererek laik devletin doğuşunun Türklerden başladığını” anlatmıştır<strong>[12]</strong>. <br>Atatürk döneminde liselerde okutulan tarih kitaplarında da laiklik ilkesinin eski Türklere <br>dayandığından bahsedilmiştir<strong>[13]</strong>. Yukarıda bahsetmiş olduğumuz Joseph de Guignes’in <br>kitabından etkilenenler arasında Atatürk’te vardır. De Guignes, Tuğrul Bey’in laik uygulaması <br>konusunda Atatürk’ü etkilemiştir ve Atatürk kendi el yazılarında Tuğrul Bey’in laik <br>uygulamalarından bahsetmiştir. <em>“Tuğrul zamanında İslam âleminin idaresi resmen Türklere </em><br><em>verilmiş oluyordu. Bütün Müslüman dünyası bir kül(l) kabul olunuyordu. Tuğrul, dinî riyaseti </em><br><em>kabul etmedi. Laik bir devlet reisi kalmayı tercih etti. Unvanı Sultan-ı İslam oldu; dinî </em><br><em>riyasette Halifeyi bıraktı”</em><strong>[14]</strong>.  <br><strong>Sonuç: </strong> <br>     Sonuç olarak söyleyebiliriz ki Laiklik ilkesinin kökleri eski türklere, hatta ve Müslüman <br>Türk devletlerinden biri olan Selçuklulara dayanıyor. Türk devriminin öncüsü olan Atatürk <br>dahi kendi el yazılarında bunu belirtiyor. Bu ise şu anlama gelir. Laikliğin Fransa’dan alındığı <br>iddiasına en baştan Atatürk’te karşı çıkıyor. Çıkarılan bir diğer önemli sonuç ise laikliğin <br>Fransa’dan alındığı iddiasını Fransızların kendileri, Fransız devriminin fikir babası bile <br>reddediyor. Bu durumda hala laikliğin Fransızlardan geldiğini iddia etmek Tarih <br>Metodolojisinde hata yapmak anlamına gelmez mi?  <br>     Son olarak birkaç destekleyici kaynaktan bahsederek yazıyı sonlandıracağım. Türk <br>Tarihçiliğinin en önde gelen isimlerinden Ord. Prof. Dr. Mehmed Fuat Köprülü, Tuğrul Bey <br>devrinde halifenin devlet idaresinden soyutlanmasından, Selçukluların “yargıda laiklik” <br>uygulamasından bahsetmiştir<strong>[15]</strong>. Yukarıdaki sonucumuzu destekleyen başka bir ifade Prof. <br>Dr. Mehmet Saray’ın <em>“Lâik düşünce tarzı, yani din işleri ile devlet işlerinin ayrı tutulması </em><br><em>fikri, diğer bir ifadeyle başkalarının inancına saygı gösterilmesi konusu tarihimizin ilk </em><br><em>devirlerinden itibaren Türk insanının hayatında açık bir şekilde görülmüştür.”</em> İfadesidir<strong>[16]</strong>.  <br><strong>Kaynaklar: </strong><br><strong>[1]</strong> Ahmet Taner Kışlalı, Kemalizm Laiklik ve Demokrasi, Kırmızı Kedi Yayınevi, s.163 <br><strong>[2]</strong> Vatandaş İçin Medeni Bilgiler, Cilt1, Devlet Matbaası, İstanbul 1933, s.74 <br><strong>[3]</strong> A.g.e, s.131  <br><strong>[4]</strong> Joseph de Guignes, Histoire Générale Des Huns, Cilt2, Paris, Türk Tarih Kurumu Kütüphanesi, s.197-198 <br><strong>[5]</strong> Œuvres Complètes de Voltaire, Cilt16, Paris, 1879, s.151 <br><strong>[6]</strong> Meydan Larousse Ansiklopedisi, Cilt11, İstanbul 1973, s.146; bunun benzerinden Prof. Dr. Erdoğan <br>Merçil’de bahsetmektedir. Bkz. Erdoğan Merçil, Büyük Selçuklu Devleti, Bilge Kültür Sanat Yayın, s.138  <br><strong>[7]</strong> Mehmet Altay Köymen, Selçuklu Devri Türk Tarihi, TTK Basımevi, Ankara 1989, s.10-11  <br><strong>[8]</strong> Osman Turan, Selçuklular Tarihi ve İslam Medeniyeti, Ötüken Neşriyat, s.307   <br><strong>[9]</strong> İbrahim Kafesoğlu, Selçuklu Tarihi, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul 1972, s.123-124 <br><strong>[10]</strong> Zeki Velidi Togan, Umumi Türk Tarihine Giriş, İş Bankası Kültür Yayınları, 2.bas., s.280 <br><strong>[11]</strong> Yılmaz Öztuna, Devletler ve Hanedanlar, Cilt1, 3.bas., Kültür Bakanlığı Yayınları, s.478 <br><strong>[12]</strong> Mahmut Esat Bozkurt, “Türklerde Laik Devlet Turanilerden Başlar”, Kurun, 1 Mart 1935, s.4 <br><strong>[13]</strong> Tarih IV Türkiye Cumhuriyeti, Devlet Matbaası, İstanbul 1931, s.203 <br><strong>[14]</strong> Genelkurmay, Atatürk'ün Türk Tarihi Yazıları, s.11-12; Ayrıca Bkz. ATATÜRK Kol. Kls. Nu.:11, Dosya <br>Nu.:232, Fihrist Nu.:1-15   <br><strong>[15]</strong> Mehmed Fuat Köprülü, “Ortazaman Türk Hukuki Müesseseleri”, TTK Belleten, Cilt2, Ocak 1938, s.39-72  <br><strong>[16]</strong> Mehmet Saray, “Türk İdare Sisteminin Temel Prensipleri ve Türklerin Dine Bakışı”, Atatürk Araştırma <br>Merkezi, Atatürk’ün İslama Bakışı: Belgeler ve Görüşler, s.1</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Atatürk, “Şapka giymek, bu millet hesabına bir Musul fethinden üstündür!” Dedi Mi?</title>
<link>https://ilterdergisi.com/ataturk-sapka-giymek-bu-millet-hesabina-bir-musul-fethinden-ustundur-dedi-mi</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/ataturk-sapka-giymek-bu-millet-hesabina-bir-musul-fethinden-ustundur-dedi-mi</guid>
<description><![CDATA[ Son günlerde sosyal medyada Atatürk’e aitmiş gibi dolaştırılan bir söz, gerçekte bağlamından koparılarak gündeme taşınmaktadır. “Şapka giymek, Musul’un fethinden üstündür” ifadesi, aslında Atatürk’ün değil, ona moral vermek isteyen Mahmut Esat Bozkurt’un sözleridir. Konunun aslına inildiğinde, bu ifadenin devrimlerin kalıcı değerini vurgulamak için söylenmiş olduğu açıkça görülür. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202508/image_870x580_68adadeee0720.jpg" length="67687" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Aug 2025 16:01:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>Süleyman Bulus</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde bazı Atatürk karşıtı çevreler, sosyal medyada şu ifadeyi dolaşıma sokmaktadır:</p>
<p> “Şapka giymek, bu millet hesabına bir Musul fethinden üstündür!”</p>
<p>Bu söz, çoğu kişinin iddia ettiği gibi Atatürk’ün kendi ifadesi değildir. Gerçekte Mahmut Esat Bozkurt’un hatıralarında geçen bir olaydan doğmuştur. O dönemde Musul meselesi Türkiye için derin bir hayal kırıklığı yaratmıştı. Lozan’da çözülemeyen ve daha sonra İngiltere lehine sonuçlanan Musul’un kaybı, Atatürk’ün moralini sarsmış; yüzüne belli belirsiz bir hüzün sinmişti. İşte tam bu anda yakın çevresindeki Mahmut Esat Bozkurt, onu teselli etmek amacıyla bu cümleyi dile getirmiştir.</p>
<p>Buradaki maksat açıktır. Esat, bir toprak parçasının kaybına takılıp kalmak yerine, yapılan inkılapların çok daha köklü ve kalıcı sonuçlar doğurduğunu hatırlatmak istiyordu. “Şapka” burada yalnızca bir giysi değildir; milletin zihin dünyasında başlayan büyük bir dönüşümün, modernleşmenin ve çağdaşlaşma yolunda atılan dev adımların sembolüdür. Mahmut Esat, aslında “Musul’u kaybettik ama milletin kafasındaki zincirleri kırıyoruz” diyerek Atatürk’e moral vermeye çalışmıştır.</p>
<p>Dolayısıyla bu söz, sosyal medyada iddia edildiği gibi Atatürk’ün kendi görüşü değil; Atatürk için söylenmiş bir teselli ve hatırlatma cümlesidir. Geçici kayıplara değil, kalıcı zaferlere odaklanmak gerektiğini vurgular.</p>
<p>Kısacası, olay çarpıtıldığı gibi Atatürk’ün Musul’u küçümsemesi değil; devrimlerin değerini ve milletin çağdaşlaşma yolundaki kazanımlarını ön plana çıkarma çabasıdır. </p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202508/image_870x_68adadb101fee.jpg" alt=""></p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202508/image_870x_68adadb5cfe5a.jpg" alt=""></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kıbrıs Barış Harekatının Yıldönümü Anısına</title>
<link>https://ilterdergisi.com/kibris-baris-harekatinin-yildoenumu-anisina</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/kibris-baris-harekatinin-yildoenumu-anisina</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202507/image_870x580_687d2e42dc7f0.jpg" length="118603" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 20 Jul 2025 21:07:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ahmet Faruk Akdağ</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Bugün 20 Temmuz 2025. Kıbrıs Barış Harekatının başlamasının 51. yıldönümü. Bu yıl gönüllü vatandaşlar olarak kurduğumuz dergimiz sayesinde Kıbırs Barış Harekatı hayatımda daha farklı bir yer edindi.</span></p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202507/image_870x_687d2e5871225.jpg" alt="" width="523" height="523"></p>
<p><span>Geçtiğimiz ay ziyaret ettiğimiz Türkiye Muharip Gaziler Derneği Bursa Şubesinde birbirinden değerli, hala vatan aşkıyle yanıp tutuşan gazi büyüklerimiz ile tanıştım. Kendilerinin anılarını dinlemek o an sanki oradaymışımcasına bana heyecan vermişti.</span></p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202507/image_870x_687d2ec60e0ed.jpg" alt="" width="523" height="523"></p>
<p><span>"Yavru; korunması gereken." parolasını söylerken gözlerinin dolmasını görmekte beni bir yandan duygulandırmıştı.</span></p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202507/image_870x_687d2ecb117a0.jpg" alt="" width="523" height="294"></p>
<p><span>Onlardan bizlere emanet edilen bu bayrak ve vatan toprağını korumak bizlerin en asil görevi olacaktır. Ayrıca kendilerinin bizlere hediyesi olan TÜMGAZİDER flamasını da ömrüm boyunca saklayacağım.</span></p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202507/image_870x_687d2ed0e2b08.jpg" alt="" width="522" height="522"></p>
<p><span>Yazımın sonuna geldim. Bu satırları yazarken hem böyle bir geçmişe sahip olduğum için gururlu hem de vatan aşkını iliklerime kadar hissettiğim için mutluyum. Kendilerine bir Türk Genci olarak teşekkürlerimi sunmak istiyorum. </span></p>
<p><span>Son olarak röportajımız çok yakında yayında.</span></p>
<p></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trajedik Polis İntiharı</title>
<link>https://ilterdergisi.com/trajedik-polis-intihari</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/trajedik-polis-intihari</guid>
<description><![CDATA[ Son zamanlarda gerçekleşen Mehmet Selçuğun intiharı üzerine ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202507/image_870x580_6876b90361efb.jpg" length="375899" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 15 Jul 2025 23:58:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>Tuna Akın</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: rgb(224, 62, 45);">Trajedik Polis İntiharı</span></strong></p>
<p style="text-align: left;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><strong>Tuzla'da görevini sürdüren Polis memuru Mehmet Selçuk EGM'nin de açıklamalarından öğrendiğimiz üzere 11 Temmuz'da evinde ölü bulundu.</strong></span></p>
<p style="text-align: left;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><strong>Tuzla'da görev yapan iki çocuk babası Mehmet Selçuk birkaç gün önce</strong></span></p>
<p style="text-align: left;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><strong> arkadaşlarının kendisinden haber alamaması ve arkadaşlarının evine gelmesi üzerine, </strong></span><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><strong>evinde ölü halde bulundu. </strong></span></p>
<p style="text-align: left;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><strong>Arkadaşları komşusundan yedek anahtar alarak eve girdiklerinde şakağında kurşun izi bulunan, </strong></span></p>
<p style="text-align: left;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><strong>yerde cansız halde yatan Mehmet Selçuğun neden intihar ettiği, çocuklarına bıraktığı son mektup ile beraber açığa kavuştu</strong></span></p>
<p> <img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202507/image_870x_6876b9013841b.jpg" alt="" width="479" height="359"></p>
<p>Mektupta ; Kendisinin hali hazırda zor şartlar altında çalıştığı, bir de 10 yıldır ertelediği atamasının 11. kez ertelenmesinin dikkate alınmaması sonucu</p>
<p>Diyarbakıra atandığını belirten Selçuk,''EGM'de ki yetkililere ve beni buna zorlayan kimseye <strong>HAKKIMI HELAL ETMİYORUM'' </strong>şeklinde ki son mektubunda bıraktığı mesajla;</p>
<p>buna zorlandığını ifade etti. Ayrıca intihar sebebinin ''<em>psikolojik sorunlar''</em> adı altında örtpas edilmemesini istediğini mektubunda defalarca kez belirtti.</p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202507/image_870x_6876b8fdb0fa2.jpg" alt="" width="494" height="278"></p>
<p>Son mektubunda çocuklarına seslenen Selçuk; <em>Canım Oğlum, Prenses Kızım, Babamız bizi asla bıraktı gitti demeyin. Sizi çok seviyorum. Babanız hiçbir zaman güçsüz değildi. </em></p>
<p>Ve <em>''Canım oğlum, Babacım, gidince üstüne çok yük binecek biliyorum ama lütfen bana kızma. Eğer ki yükün fazla gelirse gel yanıma, bağır çağır git. </em></p>
<p><em>Sen benim <strong>SARI KANARYAMSIN. ''  </strong></em>Şeklinde ki ifadeleriyle yürek burktu.</p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202507/image_870x_6876bfe5ab466.jpg" alt="" width="496" height="496"></p>
<p>Kendisine Allahtan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Nihat Genç&amp;apos;e Vefa</title>
<link>https://ilterdergisi.com/nihat-gence-vefa</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/nihat-gence-vefa</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202507/image_870x580_68680be9bca3f.jpg" length="67491" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Jul 2025 20:15:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Aziz Yeldan</dc:creator>
<media:keywords>Nihat Genç, Vefat, Etti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><b><span style="mso-tab-count: 5;">                                                                          </span>Nihat Genç’e Vefa<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" align="right" style="text-align: right;"><b><span style="font-size: 9.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;">“</span></b><i><span style="font-size: 9.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Rahmetle anılmak, ebediyet budur amma<o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" align="right" style="text-align: right;"><i><span style="font-size: 9.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Sessiz yaşadım, kim beni nerden bilecektir?” <o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" align="right" style="text-align: right;"><i><span style="font-size: 9.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;">M. Akif Ersoy<o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Tanınmayacağını, bilinmeyeceğini, bilenlerin unutacağını düşünerek vefat etmişti büyük İstiklal şairimiz. Ardından ne oldu? Bugün onun adıyla yapılan yarışmalar, anmalar, adına müzeler, heykeller yapılmakta. Millet şuurunda ve kalbinde her gün yeniden açmakta. Rahmetle anılma ebediyetine kavuşmuş durumda. İşte bugün Nihat Genç’te öyledir. Ömrü boyunca “lafı gediğine koyan, sözünü sakınmayan, yılmaz yazar”, bugünün çürük ve bedbaht konjonktüründe yetimdir. Hazmedemeyen adamın “<i>beni tek başına izleyen o çocuk sahip çıkacak Cumhuriyete</i>” dediği çocuk, bugün onun mirasına da sahip çıkmakla mükelleftir. 48 sene söz söyleme gününü bekleyen adamın <i>“birgün ülke gelir ve ağzınızdan bir söz bekler. O günü bekleyin “</i>dediği çocuk, onun söylediği sözleri taşımakla da mükelleftir. Kimseye efendi demeden, ağabey demeden, şıh/şeyh kovalamadan büyüyen o çocuk, istiklal mücadelesinin yeni mücahidi olmakla mükelleftir. Yazar, çizer, konuşur, yürür bazen de fitne gününde sadece durur. Ama duruşuyla da bir mücadele beyan eder. Ümidini kesmemesi gerektiğini öğrendiği Toroslar, Batı Anadolu dağları yanarken; ciğerlerine kin solur, kan kaybeder. İşte o kin solumanın, kan kaybetmenin, ümit etmenin, hür düşünmenin, gün beklemenin vakarına eren çocuk, bunları öğrendiği Nihat ağabeyinin hatırasını da unutmayacak, yaşatacaktır. O çocuk, merhumun cenazesini musalla taşından değil yüreğinden, yüreği dağlanarak kaldıracaktır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Cenazesinde, kameralara poz vermeye gelen takım elbiseli adamlar olacaktır. Yıllarca uyarılan, ikaz edilen, küfür yiyen ama yine de ar etmeyen, utanmayan, vicdanı sızlamayan Mercedes müdavimleri; onun cenazesinde bulunacak, sosyal medya hesaplarında paylaşacak ve riyakarlıklarını katlayacaktır. Olsun bir önemi yok. 100 yıl sonra dahi Akif’in hatırasını yaşayan, yaşatan bu vefalı millet, zor zamanların Türk mütefekkirini de yaşamayı ve yaşatmayı bilecektir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><i><span style="font-size: 11.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Türk milletinin başı sağ olsun. Allah, ailesine sabır versin merhuma rahmet eylesin. <o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 9.0pt; line-height: 115%;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 9.0pt; line-height: 115%;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 9.0pt; line-height: 115%;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 9.0pt; line-height: 115%;"><span style="mso-spacerun: yes;">  </span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" align="right" style="text-align: right;"><i><o:p> </o:p></i></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Stefan Ihrig Eleştirisi: Naziler ve Atatürk</title>
<link>https://ilterdergisi.com/stefan-ihrig-elestirisi-naziler-ve-ataturk</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/stefan-ihrig-elestirisi-naziler-ve-ataturk</guid>
<description><![CDATA[ Sevgili İLTER DERGİSİ okuyucuları bu makalemizde Batı&#039;nın Doğuya karşı propagandasının sonucu olarak ortaya çıkmış olan Stefan Ihrigin &quot;Naziler ve Atatürk&quot; kitabının tarih ilmine yakışır bir çalışma olmadığını göstereceğiz... ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202506/image_870x580_685ad97dbe576.jpg" length="78154" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Jun 2025 21:10:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>Asımzade</dc:creator>
<media:keywords>Stefan Ihrig Naziler ve Atatürk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202506/image_870x_685ad97f16afe.jpg" alt=""></p>
<p style="text-align: justify;">Öncelikle, Türkiye'nin bir örnek teşkil etme durumu üzerinden Türk Kurtuluş Savaşı'nı inceleyelim. Ihrig'in kitabının ilk bölümünde, Türk Kurtuluş Savaşı'nın Alman milliyetçileri üzerinde derin bir etkisi olduğu ve bu etkide İtalyan milliyetçilerinden daha başarılı oldukları belirtilmektedir. Savaş sonrası Versailles Antlaşması'na duyulan yoğun öfke nedeniyle, merkez, liberal ve sosyal demokrat yayınların milliyetçilerle Türkiye konusunda ortak bir söylem geliştirdiğini ifade ederken, yazar bu durumu şaşırtıcı bulmaktadır. Sol-liberal medyanın bir parçası olarak, yazar Türkiye'nin Almanya'da "tehlikeli" bir şekilde önem kazandığını dile getirmektedir[1]. 1920’lerde, Türkiye, İtalya’nın aksine, Müttefik Devletler tarafından dayatılan I. Dünya Savaşı sonrası antlaşmasını (Sevr Antlaşması) başarılı bir şekilde reddetmesiyle öne çıkmıştır. Benzer bir şekilde, Türk Kurtuluş Savaşı da bağımsızlığını kazanamamış birçok ülkede büyük bir ilgi uyandırmıştır. Versailles Antlaşması’na verilen tepkiler Almanya’da o kadar yoğundu ki, aşırı milliyetçi yayınlar Gandhi’nin pasifist direnişini bile örnek göstermiştir[2]. Ihrig’in yazılarında, Alman aşırı milliyetçi basının Türkiye hakkında pek çok sahte haber yaptığı anlaşılmaktadır. Örneğin, bir gazetede Mustafa Kemal’in 1919’da 300.000 askeri olduğu belirtilmiştir[3]. Yazar, Misak-I Milli’nin kabul tarihini Ocak 1921 olarak veren bilgilere herhangi bir düzeltme eklememiştir[4]. Türkiye’nin işgal altındaki İzmir’I kurtarma girişimi “Türk İrredentizmi” olarak tanımlanmıştır. 1922’de Türklerin Yunan kuvvetlerine karşı kazandığı zaferin ardından, aşırı milliyetçi Alman basını, Mustafa Kemal’in imajını demokrasiye karşı karizmatik liderliği savunmak için yanlış bir şekilde kullanmış ve Türk Bağımsızlığını savaşçı politikaların doğuşu olarak sunmuştur; bu, Mustafa Kemal’in savaşlar arası dönemdeki barışçıl politikalarına tamamen zıttır[5].</p>
<p style="text-align: justify;">Türk Kurtuluş Savaşı, sadece Nazi Almanya’sında değil, dünya genelinde olumlu karşılanmıştır[6]. Ancak, bu hareket, Alman aşırı milliyetçileri tarafından kendi siyasi amaçlarına hizmet edecek şekilde yanlış bir biçimde yorumlanmıştır. Bu bağlamda, Kemalist Türkiye’nin Nazi Almanya’sı için ideolojik bir model oluşturduğu iddiası da dikkat çekmektedir. Koloğlu’nun bu konudaki dengeli analizine göre, Nazi yanlısı basın, Türkiye’yi nasıl sunduğunu şöyle değerlendiriyor:</p>
<p style="text-align: justify;">“Nazi basını, Atatürk’ü yüceltmek için ortaya konan tüm nedenlerin, Hitler hükümetinin adalet sağlama amacı doğrultusunda belirlediği argümanlar olduğuna inanıyordu. Bu eğilim o kadar güçlüydü ki, Hitler’in ulusun kaderini yönlendirmek üzere ilahi bir güç tarafından gönderildiğini iddia ettiler. Aynı şekilde, Atatürk’ün de milleti bu önemli anlarda yönlendiren bir figür olarak tasvir edildiği belirtildi. Ayrıca, Hitler’in parti güçlendirme ve başkanlığı tek çatı altında toplama temalarının, Atatürk tarafından benzer şekilde uygulandığı ve bu durumun ‘onurlu’ bulunduğu ileri sürüldü.”[7]</p>
<p style="text-align: justify;">Ihrig’in Hitler’in Atatürk’e duyduğu büyük ilgiyi bulması, literatüre önemli bir katkıdır. Ancak, Hitler ve Nazilerin Atatürk’e yaklaşımı, onu ideolojik bir rehber olarak görmektense, ideolojik bir stratejiyi uygulamak gibi görünmektedir. Bu ayrım analitik olarak büyük önem taşır çünkü Atatürk ve fikirleri, Naziler tarafından sistematik bir şekilde yanlış bir biçimde sunulmuştur. Daha önce belirttiğimiz gibi, Ihrig bu çarpıtmalara zaman zaman sessiz kalmaktadır. Bahsetmediği noktalar önemlidir ve okuyucular Atatürk ve onun görüşleri hakkında eksik bilgiye sahiptir. Örneğin, Atatürk, hazırlanan yurttaşlık bilgisi ders kitabında demokrasiyi diğer yönetim biçimlerine üstün kılmıştır[8]. Ayrıca, onun görüşlerini yansıtan lise tarih ders kitaplarında, ırkların tarih açısından bir değeri olmadığı belirtilmiştir[9]. Kemalist rejim, demokrasiyi bir misyon olarak savunmaktaydı[10]. Ihrig’in de belirttiği gibi, Atatürk irredentist ya da emperyalist politikalar izlememiştir[11]. Atatürk, çeşitli ittifak antlaşmaları ile bölgesel barışa katkıda bulunmuş ve Musul meselesindeki olumsuz tavrına rağmen, Türkiye Milletler Cemiyeti’nin sadık bir üyesi olmuştur; bu, Hitler’in Almanya’sının aksine bir tavırdır. Atatürk, eski rakibi Yunan Başbakanı Eleftherios Venizelos tarafından 1934’te Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilmiştir[12]. 1938’de ölümünden sonra Milletler Cemiyeti, onu “dahi bir uluslararası barış yapıcı” olarak anmıştır[13]. Türkiye’nin dış politikası “barış” iken, Hitler’in dış politikası “savaş” idi. Atatürk, tüm uluslar arasında önyargıları ortadan kaldıracak ve insancıl ideallere uygun bir eğitim sistemini savunurken[14], Hitler’in Almanya’sı ırkçı bir rejim ve siyasi gündem oluşturmuştur. Hitler yönetiminde Alman üniversitelerinden atılan Yahudi profesörler, Atatürk’ün Türkiye’sinde davet edilmiştir[15]. Hitler, İspanya İç Savaşı’nda Franco’yu desteklerken, Türkiye yıllarca Cumhuriyetçi hükümeti tanımaya devam etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu bağlamda, kitapta işaret edilen diğer sorunlu noktaları da ele almak gerekir. Ihrig’e göre, Atatürk, rol model olma konusunda kronolojik olarak Mussolini’den önce gelir. Alman aşırı sağ basını, Almanya’nın bir “Alman Kemal Paşa”ya ve bir “Ankara Hükümeti”ne ihtiyaç duyduğunu propaganda ediyordu. Hitler’in 1923’teki darbe girişiminde, yabancı ilham kaynaklarından pek söz edilmemişti; ancak “Mustafa Kemal örneği” “Roma Yürüyüşü”nden daha etkili olmuştu. Hitler, Atatürk’ün ulusun kurtuluşu için yaptığı devrimle paralellik kurarak, bazen ulusun kurtuluşu için yaptığı eylemleri “hainlik” olarak nitelendirenlere yanıt vermeyi düşünmüştür[16]. Ancak yazarın verdiği bilgilerin yetersizliği nedeniyle, bu bölümdeki yazılar tam anlamıyla açıklayıcı değildir. Almanya’da, Birinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından darbe amacıyla örgütlenen aşırı sağcı gruplar vardı. Örneğin, 1920-1921 yıllarında, Bavyera Başbakanı Gustav von Kahr’ın hoşgörülü politikaları nedeniyle Bavyera, yaklaşık 15 “sağcı cunta” için bir sığınak olmuştu. Mart 1920’de Wolfgang Kapp’ın liderliğindeki başarısız darbe girişimi de iyi bilinir[17]. Bu nedenle, Hitler’in eylemleri için yabancı bir ilham kaynağına ihtiyaç duymuyordu. Hitler’in Atatürk’ün başarısını ve prestijini yorumlaması ve buna dayanarak halkı etkilemeye çalışması, önemli bir çarpıtmadır. Hitler’in Atatürk’ün etkisi iddialarına rağmen, yazar, Hitler’in kitabı Mein Kampf’ta (Kavgam) Atatürk’ten hiç bahsedilmemiş olmasına dikkat çekmektedir. Mein Kampf’ta, “dünyanın büyük adamlarından biri” olarak kabul edilen Mussolini’den kısaca bahsedilmiş olması[18], yazarın bu konunun önemsiz olduğunu düşündüğünü gösterir.</p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202506/image_870x_685ad97e1bb47.jpg" alt=""></p>
<p style="text-align: justify;">Başka bir eleştiri noktası, yazarın, Almanya basınının Türkiye’yi Milli Mücadele’nin neredeyse başından itibaren bir diktatörlük olarak tanımlamasıyla ilgili verdiği bilgileri göz ardı etmesidir. 1921 ve 1924 Anayasaları, herhangi bir diktatörlük içermiyordu; Bağımsızlık Savaşı sırasında Meclis, Başkomutan Mustafa Kemal’e geçici olarak olağanüstü yetkiler vermişti. Kurtuluş Savaşı döneminde Ankara’da tek parti yönetimi bulunmuyordu. Yazarın bu bilgileri fazla detaylandırmaması anlaşılır bir durumdur, çünkü Türkiye ve Atatürk hakkında oldukça garip bir yorumda bulunmaktadır: “Nazilerin Atatürk’ün hikayesinden tam anlamıyla yararlanmış olmaları şaşırtıcı değil. Bir yazarın vurguladığı gibi, Yeni Türkiye ve Atatürk, Avrupa’da giderek daha yaygın hale gelen otoriter rejimlerin öncüsü ve yolunu açan kişi haline gelmişti.”[19] Bu yorum karmaşıktır; çünkü 1923 Ekim’ine kadar Türkiye’nin hükümet rejimi belirlenmemiş ve tek parti hükümeti kurulmamışken, Mussolini çoktan iktidara gelmiş ve General Primo de Rivera 1923’te darbesini gerçekleştirmişti. Dahası, Atatürk’ün aydınlanmış otoriter yönetimi, bu hükümetlerden ve onların hedeflerinden önemli ölçüde farklıdır[20]. 1923’te Türkiye’de bir darbe değil, Cumhuriyet’in kurulduğu bir siyasi devrim yaşanmıştır. Atatürk, milletvekillerinin oylarıyla Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Avrupa’ya örnek olma meselesi ise farklı bir konudur; 1929’da Türkiye, Milli Eğitim Bakanı Taray’ın belirttiği gibi, üzerinde “Küçük Asya” yazılı mektupları reddederek hâlâ Avrupa’nın bir parçası olarak kabul edilmeye çalışıyordu[21]. Yazarın Atatürk’ü bir rol model olarak kabul etmesine ilişkin görece kabul edilebilir görüşü ise şudur: Atatürk’e yönelik övgüler, Hitler kültünü tehdit etmemiştir[22] çünkü Türkiye, Hitler Almanya’sının Avrupa ve dünya politikasındaki olası rakipleri arasında yer almıyordu. Bu durum, Ihrig’in “Türkiye’nin bir rol model olarak” önem atfetmesiyle çelişmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">İkinci olarak, Ihrig’in Ermeni meselesi ve Nazi’lerin Atatürk ve Türkiye hakkındaki imajını etkileyen azınlık politikaları konusundaki görüşlerini ele alacağız. Yazarın “Ermeni Soykırımı” hakkındaki tutumu, kitabın genel yaklaşımının bir örneği olarak değerlendirilebilir. Öncelikle, yazar “Üçüncü Reich’ın başlarında Türkiye’deki ‘azınlık meselesi’ esasen ‘çözülmüştü.’ Anadolu’nun çoğu Ermeni’si ya Ermeni Soykırımı sırasında ölmüş ya da sonradan ülkeyi terk etmişti”[23] ifadesiyle “Ermeni Soykırımı”nı kabul ettiğini ima etmektedir. Ancak, bir sayfa sonra, “Ermeni Soykırımı’nın gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediğini tartışmanın anlamı yok”[24] diyerek bu konu hakkında net bir görüş belirtmemektedir. Yazar, bu ifadeyi tırnak içinde kullanmadan “Ermeni Soykırımı” terimini kullanmaya devam etmektedir. Ayrıca, yazar, 19. Yüzyıldaki modern anti-Semitizm ile Alman anti-Ermeniizminin benzer kökenlere sahip olduğunu belirtir ve Ermenileri “Doğunun Yahudileri” olarak tanımlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Üçüncü olarak, yazar, Nazi’lerin hem Ermeni Soykırımı hem de Türk Kurtuluş Savaşı’ndan etkilendiğini ifade etmektedir. Nazi’lerin Ermeni Soykırımı’ndan ilham aldığı ve Kemalist zaferlerden bir ders olarak ülkenin “etnik temizliği”ni aldığı belirtilmiştir[25]. Ancak, Atatürk’ün Ermeni Göçü’nde herhangi bir rolü olduğuna dair akademik bir kanıt bulunmamaktadır. Ihrig, Nazi’lerin Yeni Türkiye için kullandığı “modern völkisch devlet” tanımını geçerli görmemekte ve bunu Avrupaileşme ile değiştirmeyi önermektedir[26]. Atatürk’ün milliyetçilik anlayışındaki önemli farklara dair bilgi verilmemekte; 1935 Genel Seçimlerinde seçilen dört Ermeni, Yunan ve Yahudi kökenli milletvekili hakkında bilgi sunulmamaktadır[27]. Ayrıca, medeni hukukun kabulü ve din fark etmeksizin verilen eşit haklar ele alınmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Yazar, Nazi’lerin “Ermeni Soykırımı” ile büyüdüğünü belirttiği halde, Hitler’in Ermeni olaylarından önce anti-Semitist ve ırkçı olduğu bilgisi mevcuttur. Hitler bu görüşlerini Mein Kampf adlı kitabında ifade etmiştir. Yazar, Hitler’in ırkçı duygularının Viyana’nın kozmopolitizmine karşı geliştiğini bilmektedir[28]. Dolayısıyla, Avrupa’daki ırkçı duyguların etkisiyle, Hitler’in Viyana kozmopolitizmine karşı bir tepki geliştirdiği söylenebilir[29]. Nazi görüşlerini yansıtan metinlerde, Atatürk’ün İstanbul’un kozmopolitizmine karşı tepkisi ile Hitler’in Viyana’nın kozmopolitizmine karşı tepkisi arasında bir paralellik kurulmaya çalışılmıştır, ancak yazar bu konuyu düzeltme gereği duymamıştır. Ancak, Atatürk’ün İstanbul’daki kozmopolitizmin etkisiyle Hitler benzeri görüşler geliştirmediği, kesinlikle Atatürk’ün kişisel yaşamı hakkındaki düzeltmelerden çok daha önemli bir meseledir.</p>
<p style="text-align: justify;">Son olarak, yazarın İkinci Dünya Savaşı sırasında Türkiye’nin dış politikası hakkındaki iddialarına değineceğiz. Yazar, Türkiye’nin Nazi Almanya’sına, İtalya’nın Almanya’ya olan yakınlığı kadar yakın olmadığını savunmaktadır. Almanların Türkiye’de gördüğü ideolojik benzerlik, henüz dış politikalara tam olarak yansımamıştır. Savaşın başında, Türkiye’nin Britanya ve Fransa ile yaptığı ittifak anlaşması gereği Almanya’ya karşı savaşa katılması gerekiyordu. Ancak Türkiye, Almanya ile daha da yakınlaştı, Almanya’nın savaşı kazanmasını destekledi ve Boğazlar üzerindeki kontrolünü Almanya’nın lehine kullanma eğilimindeydi. Atatürk döneminde baskı altında kalan Turancı örgütler[30] tekrar ortaya çıktı. Görünüşe göre, İsmet İnönü dışında devlet içindeki herkes pro-Almanya olarak değerlendiriliyordu. Ihrig, “ne yazık ki bu konuyu ayrıntılı olarak ele almak için uygun bir yer değil” derken, sınırlı kaynaklarla revizyonist bir bakış açısı benimsiyor. Türkiye, statükoyu koruyan bir ülke olarak, revizyonist güçler olan Almanya ve İtalya’yı tehdit olarak algıladığından, 1930’ların ikinci yarısından itibaren Britanya ile ilişkilerini güçlendirdi. Atatürk döneminde başlayan bu yakınlaşma, 1939’da Britanya ve Fransa ile imzalanan ittifak anlaşmasıyla zirveye ulaştı. Ancak, yazarın belirttiği gibi, bu anlaşma Türkiye’nin savaş başladığında otomatik olarak savaşa girmesini gerektirmiyordu. Türkiye, bu konuda üç önemli şart öne sürdü. Birincisi, anlaşma üç ülke ile imzalanmıştı; ancak Fransa savaş dışında bir ateşkesle bulunuyordu. İkincisi, Fransa ve İngiltere ile imzalanan “Özel Protokol”ün altıncı maddesine göre, Türkiye yalnızca bu ülkelerden savaş malzemeleri aldıktan sonra savaşa girebilirdi, fakat yeterli malzeme yardımı sağlanmadı[31]. Üçüncüsü, Türkiye anlaşmaya bir çekince koydu. “Protokol No.2”ye göre, Türkiye’nin üstlendiği yükümlülükler, Sovyetler Birliği ile silahlı bir çatışmaya yol açamazdı. Almanya ve Sovyetler Birliği, Polonya’yı paylaştıkları bir saldırmazlık paktı imzaladı. Türkiye savaşsa, Polonya ile aynı sonu paylaşabilirdi. Ancak bu olasılığı ortadan kaldıran faktörler şunlardır: Ağustos 1939’da imzalanan Almanya-Sovyetler Birliği Saldırmazlık Paktı, Türkiye’nin Sovyetler Birliği ile yapmayı planladığı anlaşmanın Boğazların ortak savunmasını içeren talebi ve Sovyetlerin Almanya ile olası bir silahlı çatışmayı önlemek için anlaşmaya çekince koyma talebi[32].</p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202506/image_870x_685ae4f4e415c.jpg" alt=""></p>
<p style="text-align: justify;">Sovyetler Birliği’nin savaş sonrası Almanlardan Boğazları talep etmesi, Türkiye’nin Sovyetlere karşı duyduğu şüpheyi artırdı. Bu bağlamda, Türkiye’nin stratejisi savaştan her türlü şekilde uzak durmak oldu. Bu konuyu ele alan uzman Selim Deringil, İkinci Dünya Savaşı sırasında Türk dış politikasını incelediği önemli çalışmasında şu ifadeleri kullanmaktadır: “İncelenen dönemdeki Türk dış politikası, son uluslararası ilişkiler tarihinin en büyük diplomatik deneme yanılma başarılarından biri olarak kalmaktadır. (…) 1941 yılında çizilen haritada, Türkiye, tamamen Mihver güçleri tarafından çevrilmiş ve ‘kötü gelişmiş topraklardan oluşan büyük bir dikdörtgen şerit’ şeklinde görülmektedir. Çevresinde yıkım ve kışkırtmalara rağmen, Türkiye, etrafını saran bu felaket ortamından uzak kalma temel amacını başarmıştır.”[33]</p>
<p style="text-align: justify;">Bu bölümde, yazar Nazi-Sovyet Paktı, Sovyetlerin Polonya’yı Almanya ile paylaşması, Sovyetlerin Finlandiya’ya saldırısı ya da Türkiye’nin Sovyetler Birliği ile ittifak kurmasını neredeyse imkansız hale getiren kabul edilemez talepler hakkında bilgi vermemektedir. Ayrıca, Türkiye sürekli olarak İngiltere ile ittifakını ilan ediyordu. Cumhuriyet Halk Partisi’nin yarı-resmi yayını olan Ulus gazetesi, Hitler ve Mussolini’nin emperyalist politikalarını eleştirip, işgal altındaki ülkelerle dayanışma gösterdi[34]. Almanya ile imzalanan saldırmazlık anlaşması, Türkiye’nin sınırındaki Alman ordusundan korunmakla doğrudan ilişkilidir. İnönü, Hitler’e yazdığı mektuplarda, Türkiye’nin savaş durumunda Almanya’ya karşı koyma kararlılığını dolaylı olarak ifade etmiştir[35]. Anlaşma imzalanmadan kısa bir süre önce, Ribbentrop’a Türkiye’nin amacını şu şekilde belirttiği yazılmıştır: “Türkiye Almanya ile bir anlaşma yapmak istiyor, böylece kendisini Almanya’nın saldırısından koruyabilir, ancak aynı zamanda İngiltere ile ittifakını sürdürmek ve gerektiğinde dolaylı olarak da olsa onunla politik ve askeri işbirliği yapma olasılığını korumak istiyor."[36]</p>
<p style="text-align: justify;">Savaşın bitimine daha 2,5 yıl varken, Ulus gazetesinin köşe yazısında yeni dünya düzeninin Atlantik Paktı çerçevesinde şekilleneceği belirtilmiştir[37]. Ancak Türkiye’nin en büyük endişelerinden biri Avrupa’nın savaş sonrası Sovyetleştirilmesi ve Türkiye’ye Boğazlar konusunda baskı yapılmasıydı. Avrupa’nın Sovyetleşme endişesi, W. Churchill tarafından da paylaşılmıştı. Bu nedenle, Churchill İnönü’yü savaşa sokmayı başaramasa da, İngiltere Türkiye’ye silah yardımlarını sürdürmüştür[38]. Ayrıca, Tahran Konferansı’nda[39] Roosevelt, “eğer Türk Cumhurbaşkanı’nın yerinde olsaydım, böyle bir talebi öyle bir miktarda uçak, tank ve ekipmanla yapardım ki, bu talebi kabul etmek, Overlord’u belirsiz bir süre erteletirdi” demiştir.[40]</p>
<p style="text-align: justify;">Ihrig, Kemalizmin faşizm olmadığını savunanlara karşı çıkmıştır; ancak bunu “bir eğitim diktatörlüğü” olarak tanımlamıştır[41]. Yine de, çalışmasında Kemalizmin faşizm olup olmadığını detaylı olarak incelemeyeceğini belirtmiş ve Kemalizm ile faşizm arasındaki ilişki hakkında kendi görüşlerini ifade etmiştir. Bu çelişkili tutum, hem Kemalizm hakkındaki yorum ve bilgilerini kullanmaktan kaçınmadığını hem de çarpıtmaları tam olarak göstermediğini göstermektedir. Sonuç olarak, Nazilerin Atatürk ve Kemalizmi kendi çıkarları doğrultusunda çarpıttığı bir gerçektir. Ancak yazar, bu bilgileri, Ermeni Meselesi/“Ermeni Soykırımı” ve Türkiye’nin Almanya yanlısı dış politikası gibi iddialarla birlikte sunmaktadır. Bu süreçte, Kemalizmin gerçek doğası üzerine yetersiz bir literatür taraması yapılmakta ve Nazilerin Atatürk ve Kemalizm hakkındaki çarpıtmalarına karşı belirsiz bir tutum sergilenmektedir. Bu durum, okuyucuların konuyu doğru bir şekilde anlamasını zorlaştıran bir tercih oluşturmaktadır. Dolayısıyla, çalışma, bilimsel işlerde gerekli nesnelliği sağlama açısından ikna edici olmamakta ve ciddi metodolojik ve analitik sorunlar içermektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Dipnotlar:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[1]: Ihrig, Atatürk in the Nazi İmagination, s. 10-15, 68.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[2]: Ihrig, a.g.e, s. 77. Hintli araştırmacı Sinha, Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı sırasında Hindistan’da “Türkiye’ye duyulan heyecan”I buluyor. Sinha ayrıca şu gerçeklere dikkat çekiyor; Gandhi, Türk Kurtuluş Savaşı’nı güçlü bir şekilde destekliyor ve Türkler ile Yunanlar ve Ermeniler arasındaki çatışmaların Türk düşmanlığı nedeniyle çarpıtıldığını ve bu çarpık görüntünün Batı kamuoyuna aktarıldığını düşünüyor. R. K. Sinha, Kurtuluş Savaşı, Devrimler, Mustafa Kemal ve Mahatma Gandi (1919-1928), Milliyet Yayınları, İstanbul, 1972, s. 150, 174-175, 180.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[3]: Ihrig, Atatürk in the Nazi Imagination, s. 21.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[4]: Ocak 1920’de kabul edilmiştir.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[5]: Ihrig, Atatürk in the Nazi Imagination, 52-54.59, 149-150.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[6]: Türk Kurtuluş Savaşı’nın çeşitli ülkelerdeki algısını çok çarpıcı bir şekilde vermek için, Çekoslovakya’nın Münih Anlaşması ile bölünmesinden sonra, o ülkede yayınlanan Ceska Slova dergisi, Atatürk’ün ölümünü şöyle yazdı: “Türkiye’yi kıskanıyoruz çünkü bu yüksek yaratımda onlara bir adam verilmiş. Çünkü biz de Mustafa Kemal’in dünya sahnesine çıktığı zaman Türkiye’nin yaşadığı duruma benzer bir durumda bulunuyoruz.” Bkz. Orhan Koloğlu, Mazlum Milletler Devrimleri ve Türk Devrimi, Kaynak Yayınları, İstanbul 2004, s. 177-178.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[7]: Koloğlu, a.g.e, s. 155-156.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[8]: A.Afetinan, Medenî Bilgiler ve M. Kemal Atatürk’ün El Yazıları, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 1998, s. 51.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[9]: Tarih I: Kemalist Eğitimin Tarih Dersleri (1931-1941), Kaynak Yayınları, İstanbul, 2014, s. 17.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[10]: Çağdaşlarından bazıları Atatürk’ü döneminin önemli güçlü insanları arasında görmüştür. Örneğin, 1932-1933 yılları arasında Türkiye’de Amerikan Büyükelçisi olan General Charles H. Sherrill, F. D. Roosevelt, Benito Mussolini ve Mustafa Kemal’I o dönemin büyük adamları olarak karşılaştırmıştır. Bakınız: General Sherrill, *Üç Adam: Kemal Atatürk, Roosevelt-Mussolini*, çev. Cemal Büyükerman, Cumhuriyet Matbaası, İstanbul, 1937. Bir diğer örnek, Mustafa Kemal’I Türk Kurtuluş Savaşı’ndan beri tanıyan Kont Carlo Sforza’nın eseridir. Kont Sforza, Mustafa Kemal’i Avrupa diktatörlerinden biri olarak görse de, Türk durumunun farklılıklarını vurgulamış ve “Türkler, genellikle Doğuluların yanılmayan içgüdüsü ile Kemal’in, kendini yenileyen özgür bir ulusun kendini yönetiminde otokratlar ve diktatörleri imkansız kılmayı hedefleyen gönülsüz bir diktatörlük olduğunu hissediyorlar” demiştir. Bakınız: Kont Carlo Sforza, *European Dictatorships*, George Allen&amp;Unwin Ltd, Londra, 1932, s. 195-208. Ancak, Kont Sforza ılımlı yaklaşımına rağmen eleştirilerden muaf olmamıştır; zira Türk entelektüelleri ve Türk liderler, Türk rejimini tanımlamak için “diktatörlük” teriminin kullanılmasına karşı hassasiyet göstermişlerdir. Örneğin, bakınız: Mahmut Esat Bozkurt, “Yeni Türk Rejimi ve Diktatörlük”, Tan (29 Mayıs 1935).</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[11]: Lozan’dan sonra gerçekleşen değişikliklerde (Boğazlar Meselesi ve Hatay), Türkiye diplomatik yolları tercih etti ve bu değişiklikler, revizyonist bir politikanın parçası olarak gelmeyen, revizyonist olmayan revizyonlardı.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[12]: Richard Clogg, A Concise History of Greece, Cambridge University Press, Cambridge, 1997, s. 109.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[13]: Joan Bird, “Atatürk”, in New Makers of Modern Culture, Vol. 1, Ed. Justin Wintle, Routledge, New York, 2007, s. 59.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[14]: İlhan Başgöz-Howard E. Wilson, Türkiye Cumhuriyetinde Eğitim ve Atatürk, Dost Yayınları, Ankara, 1968, s. 241.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[15]: Arnold Reisman, Turkey’s Modernization: Refugees From Nazism and Ataturk’s Vision, New Academia Publishing, Washington, 2006; Emre Dölen, Türkiye Üniversite Tarihi 3: Darülfünun’dan Üniversiteye Geçiş-Tasfiye ve Yeni Kadrolar, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, İstanbul, 2010.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[16]: Ihrig, Atatürk in the Nazi Imagination, s. 88-99.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[17]: See Howard M. Sachar, The Assassination of Europe 1918-1942, University of Toronto Press, Ontario, 2015, s. 145-147.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[18]: Adolf Hitler, Mein Kampf, Hurst and Blackett, London, 1939, s. 519-520.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[19]: Ihrig, Atatürk in the Nazi Imagination, s. 166.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[20]: Stephen Lee’nin belirttiği gibi: “Diğerleri, özellikle milliyetçiliğin rolü, tek parti sisteminin meşruiyeti, kişilik kültü ve popülist bir tür korporatizmin Mussolini’nin İtalya’sı ile benzerlikler bulmuşlardır. Ancak Kemalizm ile Faşizm arasında benzerliklerden daha fazla fark bulunmaktadır. Faşizm, Mussolini tarafından yönlendirilen popüler bir hareketti; buna karşılık Kemal, büyük ölçüde kayıtsız bir nüfusa değişikliklerini getirdi. Kemal’in genişlemeci bir programı da yoktu; aksine, onun tüm mantığı, geçmiş bir imparatorluğun çöküşünü kabul etmek üzerineydi, gelecekteki bir imparatorluğu yaratma girişimi üzerine değil. Bu düşünceyle, Kemal’in Batı fikirleriyle olan yakınlığı da göz önüne alındığında, Türkiye’yi herhangi bir şekilde faşist olarak değerlendirmek açıkça yanlıştır.” Stephen J. Lee, European Dictatorships 1918-1945, Routledge, London&amp;New York, 2016, s. 360.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[21]: Bkz. “Biz Asyaî Bir Hükümet Değiliz”, Cumhuriyet (18 Ağustos 1929)</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[22]: Ihrig, Atatürk in the Nazi Imagination, s. 167.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[23]: Ihrig, a.g.e, s. 175.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[24]: Ihrig, a.g.e, s. 176.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[25]: Ihrig, a.g.e, s. 177-179.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[26]: Ihrig, a.g.e, s. 203.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[27]: 1935 Genel Seçimleri için bkz. İhsan Güneş, Atatürk Dönemi Türkiye’sinde Milletvekili Genel Seçimleri 1919-1935, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, 2017.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[28]: Sachar, a.g.e, s. 142-144.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[29]: Aslında, Nazi’ler “Namibya Soykırımı” ile “büyümüşlerdi”: “Göring’e 1914 öncesi hayatı hakkında kısaca konuşması sorulduğunda, daha sonra gelişimiyle ilgili önemli birkaç noktayı belirtti. Mahkemeye [Nürnberg’de] babasından, ‘Güney-Batı Afrika’nın ilk Valisi’ olarak bahsetti ve bu görevde yaşlı Göring’in ‘o dönemde Cecil Rhodes ve yaşlı Chamberlain ile bağlantıları olduğunu’ belirtti. (…) Herero-Nama Soykırımı’ndan on sekiz yıl sonra, Hitler, bu çatışmanın bir gazisi ile yakından ilişkilendirildi. 1922’de, Herero ve Nama’ya karşı Almanya’nın savaşlarında teğmen olarak görev yapmış olan, karizmatik General Franz Von Epp’in dolaylı olarak komutasındaki aşırı sağcı bir milisyaya katıldı.” Olusoga ve Erichsen ayrıca Nazi ideolojisi ve uygulamalarını Avrupa tarihindeki “daha uzun bir eğilimin” parçası olarak incelemeyi önerirler: “(…) Nazi’lerin yeni bir canavarlar düzeni olduğu ve suçlarının bir öncesi veya örneği olmadığına dair rahatlatıcı bir hayal. Öyle değildi. Nazi ideolojisinin büyük kısmı ve bu ad altında işlenen birçok suç, Avrupa tarihindeki daha uzun bir eğilimin parçasıydı. Nazizm, on yıllarca süren Alman ve Avrupa tarihinin ve felsefesinin hem bir zirvesi hem de bir sapmasıydı. Kısmen, Avrupalıların son aşamada uzak köşelerde geliştirdiği ve mükemmelleştirdiği teoriler ve uygulamaların nihai dönüşüydü.” David Olusoga-Casper W. Erichsen, The Kaiser’s Holocaust: Germany’s Forgotten Genocide and the Colonial Roots of Nazism, Faber&amp;Faber, Londra, 2010, s. 3, 5-6, 11.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[30]: Jamil Hasanli’ye göre, pan-Türkçülerin faaliyetlerine ilişkin yayınlar Sovyet propagandasının bir parçasıydı ve bu konuda talimatlar verilmişti. Bkz. Jamil Hasanli, Stalin and The Turkish Crisis of the Cold War 1945-1953, Lexington Books, Lanham, 2011, s. 89.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[31]: Tahran Konferansı’ndan önce, İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri ve SSCB arasında yapılan bir toplantıda, ABD Dışişleri Bakanı Cordell Hull, Türkiye’nin savaşa girişini ve kendilerine yapılabilecek ekipman yardımını 28 Ekim 1943’te değerlendirdi ve “Türkiye’nin askeri hareketliliği etkin bir şekilde sürdürebilmesi için gerekli nakliye ve malzeme yok. Ayrıca, bu zamanda Türkiye’yi savaşta destekleyecek yeterli Amerikan nakliye gemisi mevcut değil” dedi. Bkz. FRUS (Foreign Relations of the United States), “The Conferences at Cairo and Tehran, 1943”, United States Government Printing Office, Washington, 1961, s. 124.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[32]: Baskın Oran, “Dönemin Bilançosu [Savaş Kaosunda Türkiye: Görelik Özerklik-2 1939-1945]” başlıklı bölüm için bkz. Türk Dış Politikası: Kurtuluş Savaşından Bugüne Olgular, Belgeler, Yorumlar Cilt 1- (1919-1980), Ed. Baskın Oran, İletişim Yayınları, İstanbul, 2009, s. 394; Mustafa Aydın, “İkinci Dünya Savaşı ve Türkiye 1939-1945” başlıklı bölüm için bkz. Türk Dış Politikası: Kurtuluş Savaşından Bugüne Olgular, Belgeler, Yorumlar Cilt 1- (1919-1980), Ed. Baskın Oran, İletişim Yayınları, İstanbul, 2009, s. 418-421, 431-434.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[33]: Selim Deringil, Turkish Foreign Policy During the Second World War: An ‘Active’ Neutrality, Cambridge University Press, Cambridge, 2004, s. 1.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[34]: Bkz. H. Seçkin Çelik, *İnönü Döneminde Kemalizm: Değişim ve Süreklilik (1938-1950)*, Hacettepe Üniversitesi Atatürk Enstitüsü Doktora Tezi, Ankara, 2016, s. 505.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[35]: Bkz. Zeki Kuneralp, İkinci Dünya Harbinde Türk Dış Siyaset: Dışişleri Bakanlığı’nın Onbir Telgrafı, İstanbul Matbaası, İstanbul, 1998, s. 51-64.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[36]: Bkz. Sovyetler Birliği Dışişleri Bakanlığı Arşivleri: Alman Dışişleri Bakanlığı Belgeleri: Alman Politikasının Türkiye’deki Yeri, 1941-1943, Yabancı Diller Yayın Evi, Moskova, 1948, s. 25-26. 1942’de Alman Dışişleri Bakanlığı’na gönderdiği telgrafta Papen, “Anglo-Amerikan bloğu” hakkındaki “Türk görüşü”ne dair düşüncelerini şu şekilde ifade etmiştir: “Türk görüşüne göre, Anglo-Amerikan bloğunun ortaklarından Amerika yenilmezdir. Dolayısıyla, Mihver Devletleri yalnızca Britanya dünya imparatorluğunu yok ederek lehlerine bir karar alabilirler. Bu imparatorluğun tamamen yok edilmesi, Türkiye’nin çıkarına değildir, bunu sıkça belirttim.” Aynı eser, s. 50.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[37]: Falih Rıfkı Atay, “Geçen Yılın Münakaşaları Arasında”, Ulus (2 Ocak 1943).</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[38]: Valentin Berojkov, Yeni Bir Dünyaya Doğru: Tahran 1943, çev. Hasan Âli Ediz, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, 2012, s. 117-118.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[39]: Tahran Konferansı’nda Stalin, Türkiye hakkında şu ifadeleri kullanmıştı: “Büyük Britanya’nın müttefiki ve aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği ile dostane ilişkileri bulunan bir ülke.” Bkz. FRUS, “The Conferences at Cairo and Tehran, 1943,” s. 496.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[40]: a.g.e, s. 496.</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">[41]: Ihrig, Atatürk in the Nazi Imagination, s. 169.</span></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>AHMET ANAPALI&amp;apos;NIN TARİH DIŞI İDDİALARINA EL CEVAP</title>
<link>https://ilterdergisi.com/ahmet-anapalinin-tarih-disi-iddialarina-el-cevap</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/ahmet-anapalinin-tarih-disi-iddialarina-el-cevap</guid>
<description><![CDATA[ Merhabalar sevgili okurlar, bu yazımda YouTuber Ahmet Anapalı’nın 18 Mayıs 2025’te yayınladığı “ENVER PAŞA’YI YARGILIYORUZ” adlı videoda ortaya koyduğu, tarihî gerçeklerle bağdaşmayan iddialara tarihî kaynaklar ışığında yanıt vereceğim. 

Lafı fazla uzatmadan ilk iddiasıyla başlamak isterim izninizle.. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202506/image_870x580_684475da5e56e.jpg" length="132615" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 07 Jun 2025 20:27:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Süleyman Bulus</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="802106816" paraeid="{1fd97cde-3402-4f06-aa3a-df8c6ace34ab}{124}"><strong><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">1. </span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Enver Paşa Almancı mıydı?</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></strong></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="425907529" paraeid="{4ecd079c-abec-4db5-b281-442ec1ba3940}{230}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Enver</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Paşa’nın Almanya ile olan ilişkilerini değerlendirirken, Osmanlı’nın I. Dünya Savaşı’na Almany</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">a</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">’nın </span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">yanın</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">da</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> girmesini yalnızca </span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">İTC</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> dönemine</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> bağ</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">lamak ciddi bir tarihî cehalettir. Çünkü 1914’te imzalanan Türk-Alman Askerî İttifakı, yaklaşık 200 yıllık bir tarihsel arka plana sahiptir. Bu ilişkilerin temeli, 1761’de Osmanlı ile Prusya arasında imzalanan Ticaret Antlaşması’yla atılmıştır. 1790’daki Askerî İttifak Antlaşması, bu </span><span class="NormalTextRun ContextualSpellingAndGrammarErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">işbirliğini</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> d</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">aha da </span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">ileri taşımıştır. 1836 yılında Prusyalı subay </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">Hel</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">mut</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">h</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">von</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">Moltk</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">e’nin</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> başında bulunduğu askerî heyetin Osmanlı hizmetine girmesi, askeri ilişkilerde kurumsal bir dönemin başlangıcı olmuştur. 1882’de ise önce Köhler, ardı</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">ndan </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">Goltz</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> Paşa öncü</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">lüğündeki </span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Alman askerî heyetleri Osmanlı ordusunun modernleşmesinde doğrudan rol almıştır. Bu süreç, Osmanlı-Alman ilişkilerinin yüzeysel değil, tarihsel bir süreklilik içinde geliştiğini açıkça göstermektedir.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1176964588" paraeid="{0347d007-5ad3-493f-bc74-220897e16089}{178}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Ayrıca </span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Ahmet </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">Anapalı'nın</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> da belirttiği gibi, Osmanlı Devleti'nin Almanya ile ittifak kurmadan önce İtilaf bloğuna girme çabaları oldu. Bu doğrultuda ilk olarak Maliye Nazırı </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">Cavid</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> Bey öncülüğünde İngiltere'ye bir ittifak talebinde bulunuldu. Ancak İngiltere, "Rusları gücendirmemek" ve İtalya'yı Almanya'ya kaptırmamak (Trablusgarp Savaşı devam ediyordu) gerekçesiyle bu teklifi nazikçe reddetti. Türk </span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">H</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">ük</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">û</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">meti 1913'te benzer bir teklifi tekrarladı ancak yine ret cevabı aldı. İngiltere'den sonuç alamayan Osmanlı yönetimi, bu kez 10 Mayıs 1914'te ebedi düşman Rusya'nın kapısını çaldı. Talat Bey'in girişimiyle yapılan bu görüşmede Rusların cevabı olumsuz oldu. 2 Ağustos 1914'teki gizli ittifak antlaşmasından önceki son deneme ise Cemal Paşa öncülüğünde Fransa'ya yapıldı, fakat bu da kabul görmedi. </span></span><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Devletin toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını korumak isteyen vatansever İttihatçılar, İtilaf Devletleri'nden umduklarını bulamayınca Almanya'ya yakınlaşmak zorunda kaldılar.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1438540890" paraeid="{e82b3da0-9ade-4d05-bd4a-d1ce20ce07da}{249}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Şimdiden </span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">“P</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">eki neden tarafsız kal</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">madılar</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">?”</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> sorusunu duyar gibiyim. </span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Bu soruya</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> öncelikle</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sözüyle cevap vermek isterim.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1505001600" paraeid="{ca6fe95d-cbcd-4442-80d4-1255a8a96c6a}{105}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Birinci</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0"> Dünya</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> Savaşı’na katılmamak, elbette ki çok daha iyi olurdu; fakat buna maddeten imkân yoktu. Çünkü katılmamak, silahlanmış bir tarafsızlığı — yani Boğazların kapalı tutulmasını — gerektiriyordu. Ancak vatanımızın coğrafi konumu, İstanbul’un stratejik önemi ve Rusların İtilaf Devletleri safında yer almış olması, Osmanlı Devleti’nin bu büyük savaşa sadece seyirci kalmasını imkânsız hâle getiriyordu. Üstelik silahlanmış bir tarafsızlığı sürdürebilmek için gereken para, silah, sanayi gücü; kısacası, gerekli araç ve gereçlerden de yoksunduk. İtilaf Devletleri’nin — özellikle İngiltere’nin — yardım etmemesi bir yana, Osmanlı halkının dişinden tırnağından artırarak biriktirdiği parayla yaptırılan gemilere el koymaları, toplam yedi milyon liraya zorla el konulması, zaten güvensizliği pekiştirmişti. Bununla da kalmamış, İtilaf Devletleri daha savaş ilan edilmeden dört ay önce, Osmanlı aleyhine bir Ermenistan Devleti kurulmasına karar verdiklerini açıklamışlardı. Hatta Bolşeviklerin yayımladığı gizli antlaşmalardan anlaşıldığına göre, İstanbul bile Çarlık Rusyası’na vaat edilmişti. Tüm bu unsurlar, Osmanlı Devleti’nin savaşa İtilaf Devletleri’ne karşı katılmasının kaçınılmaz ve mecburi bir karar olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1116016778" paraeid="{ca6fe95d-cbcd-4442-80d4-1255a8a96c6a}{128}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Yine İttihat ve Terakki üzerine araştırmaları ile tanınan Feroz Ahmad Hoca</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">da bu konuda şöyle demişti;</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1472665240" paraeid="{4c436d60-11cc-4876-9535-6db02d407fef}{187}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Tarafsızlık, akla gelen ve en mantıklı çözüm yolu gözükse de, savaş patladıktan sonra Türkiye'nin tarafsız kalmasına öbür devletlerin göz yumması pek beklenemezdi. Üstelik Balkan savaşlarından sonra İstanbul'daki hava, tarafsızlık politikasını psikolojik yönden olanaksız kılmaktaydı... İttihatçılar tarafsız kalındığı ve tecrit siyaseti benimsendiği sürece, Büyük devletlerin Türkiye'yi aralarında paylaşacaklarından emindiler. Bu inançlarını doğrul</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">ayan </span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">bi</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">r sürü </span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">tarihsel kanıt vardı. Bu nedenle Üçlü ittifakla birleşmeye çalışılmış ama bir başarı sağlanamamıştı. Sonunda, gittikçe artan bir korkunun etkisi ile Almanya'ya dönen Ittihatçılar, onun ittifak teklifini büyük bir sevinçle kabul edeceklerdi.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="723528757" paraeid="{ca6fe95d-cbcd-4442-80d4-1255a8a96c6a}{55}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Kafkas Cephesi çalışmaları ile tanınan Tuncay Öğün Hoca da</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> kitabında şunları yazmıştı;</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="390891541" paraeid="{0a569fa4-1199-436d-bfc8-2ea7ab79c0a1}{56}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Bugün aklı yerinde hiçbir fert Sevr Anlaşması'yla yok sayılan Türk milli varlığının silaha sarılarak müdafaa edilmesi zorunluluğundan nasıl şüphe edemiyorsa 1914'te de büyük muharebeye Türkiye'yi iştirak ettiren hüküm ve sebeplerin meşruiyetinden de süphe edemez. 1914'te Türkiye'nin bütünlüğü ve istiklali bugünkü kadar hatta bugünden fazla tehdit altındaydı. 1914 ile 1919 arasındaki fark 1914'te aynı milli tehlikenin herkes </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">tar</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">afından şimdi olduğu gibi açıkça görülememiş olmasıdır. Bugün Türkiye'yi silaha sarılarak mücadeleye mecbur eden sebepler Türkiye'yi 1914'te İtilaf devletlerine karşı mücadeleye mecbur eden nedenlerdir.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="550110267" paraeid="{0a569fa4-1199-436d-bfc8-2ea7ab79c0a1}{102}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Son olarak</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> d</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">a Birinci Dünya Savaşı</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">’</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">na girişle ilgili başucu kaynağı niteliğinde olan</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> </span></span><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">Harb</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">-i Umumi Eşiğinde </span></span><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">adlı kitabın yazarı olan ve Birinci Dünya Savaşı ile ilgili çalışmaları ile tanınan Mu</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">stafa Aksakal bu beyhude iddia ile alakalı şunları yazmıştı;</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1698764509" paraeid="{fe71f89e-a298-4794-aa97-ebf8e7b5d4e8}{84}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Enver'in tek başına imparatorluğu savaşa sürüklediğini savunan akademisyenler, aslında tam tersi yönde kanıtlar ortaya koymuşlardır. Örneğin, Tuncer Baykara, 1912 ve 1913 yıllarında gerçekleşen Balkan Savaşları’nda alınan ağır yenilgilerin ve bu savaşların sonucunda yüzbinlerce Müslümanın Anadolu’ya sığınmak zorunda kalmasının, toplumda derin bir aşağılanmışlık duygusu ve güçlü bir intikam arzusu yarattığına dikkat çekmiştir. Baykara, 1913 yılında yayımlanmış bir coğrafya ders kitabından oldukça aydınlatıcı bir paragraf aktarır: "1912’de Balkan hükümetleri Türkiye aleyhine ittifak ettiler. Türkiye, elim olaylar netices</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">inde İsta</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">nbul, Boğazlar ve Edirne vilayetinden başka bütün Rumeli’yi kaybetti. Bu araziyi paylaşmak için müttefikler birbirleriyle boğaz boğaza geldiler. Bu esnada birçok Müslüman ve Türk’ün masum kanı akıtıldı. Kadın, çoluk çocuk demeden kesildi, biçildi. Köyler yakıldı, yıkıldı. Şimdi Rumeli’de her taşın, her toprağın altında intikam bekleyen binlerce parçalanmış, gözleri oyulmuş, karınları deşilmiş ceset var... Bizden gasp edilen hakkın iadesi için çalışmak, seller gibi akıtılan masum ve günahsız kanların gelecekte intikamını almak, evlat ve torunlarımızın üstlenmesi gereken bir vatan vazifesidir."</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1215472920" paraeid="{fe71f89e-a298-4794-aa97-ebf8e7b5d4e8}{153}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Tüm bu veriler ışığında Enver Paşa'nın Almancı olduğu iddiası, yüzeysel ve indirgemeci bir yaklaşım olarak değerlendirilmelidir. Osmanlı'nın Almanya ile ittifaka yönelmesi, yalnızca bireysel tercihlere değil</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">;</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> derin tarihsel bağlara, jeopolitik zorunluluklara ve dönemin uluslararası dengelerine dayanmaktadır. İtilaf Devletlerinin Osmanlı'yı dışlayan ve tehdit eden politikaları, İttihat ve Terakki'nin Almanya ile yakınlaşmasını kaçınılmaz hâle getirmiştir. Bu tercih, hayatta kalma refleksiyle şekillenen stratejik bir zorunluluktu. Dolayısıyla Enver Paşa'nın tavrı, şahsi hayranlıktan çok, devletin bekasına yönelik bir yöneliş olarak okunmalıdır.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1055708420" paraeid="{fe71f89e-a298-4794-aa97-ebf8e7b5d4e8}{167}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">“</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Peki savaş</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> süresince</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> Almanya ile Enver Paşa ilişkisi nasıldı?</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">”</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">s</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">orusunu duyar gibiyim.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="21427414" paraeid="{49c5fe99-5cc2-4d39-af84-dbdd475c3734}{103}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Osmanlı Devleti, Almanya'nın yanında sa</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">vaşa gir</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">meyi a</span><span class="NormalTextRun ContextualSpellingAndGrammarErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">c</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">eleye geti</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">r</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">memiş, aksin</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">e bu s</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">üreci olabildiğince ertelemeye çalışmıştır. Nitekim daha anlaşmanın imzalandığı 2 Ağustos günü, Alman Genelkurmay Başkanı Moltke, Osmanlı’nın derhal Rusya’ya savaş ilan etmesi gerektiğini ifade etmiştir. Bu b</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">askılar</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">a rağmen Osmanlı temkinli davranmış, savaşa doğrudan girmemek için direncini sürdürmüştür. Bu süreçte yaşanan önemli gelişmelerden </span><span class="NormalTextRun ContextualSpellingAndGrammarErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">biri de, Go</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">ben ve Breslau ad</span><span class="NormalTextRun ContextualSpellingAndGrammarErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">lı Alman sava</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">ş gemilerinin ani bir emi</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">rle Osm</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">anlı kıyılarına gelmesidir. Bu hareket, yalnızca bir askeri gelişme olarak kalmamış, aynı zamanda Osmanlı’yı savaşa sürüklemeye yönelik bilinçli bir girişim olarak değerlendirilmiştir. Hatta Souchon’un hatıraları incelendiğinde, bu olayın arkasında Osmanlı’yı savaşın içine çekme amacı olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Gemilerin İstanbul’a varmasının ardından, Berlin’deki Osmanlı askeri ateşesi Cemil Bey, Alman Bahriye</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0"> Nazırı ile gerçe</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">kleştirdiği görüşmeyi İstanbul’a bildirmiştir. Bahriye Nazırı, Osmanlı’nın hâlâ savaşa girmemesinden duyduğu memnuniyetsizliği dile getirerek, en azından bu iki geminin Karadeniz’e açılmasına izin verilmesini talep etmiştir. Hatta Osmanlı </span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">H</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">ük</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">û</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">metinin sadece zahiren bir protesto açıklaması yapmasının ya da göstermelik bir şekilde ateş açmasının yeterli olacağını belirtmiştir. </span></span><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Ancak Enver Paşa</span></span><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">, seferberlik tamamlanmadan ve Bulgaristan’la tam bir anlaşma sağlanmadan atılacak böyle bir adımın Çanakkale Boğazı’nı İngiliz saldırılarına açık hâle getireceğini ifade ederek bu önerilere </span></span><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">karşı çıkmıştır</span></span><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">. Enver Paşa’nın bu temkinli tutumu, Ekim ayının sonuna kadar devam etmiştir.</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> Bu ısrarlar Eylül ayının ilk haftasından itibaren daha da artmıştı.</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> Buna en iyi örnek ise M</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">oltke’nin 4 Eylül tarihinde Liman von Sanders’e göndermiş olduğu telgraftı. Moltke </span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">mesajında Alman kararagahında Osmanlı İmparatorluğu’na karşı izlenen baskı politikasının ağırlaştırılmay</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">a başladığını haber veriyordu. İmparatorluk faal bir askeri rol üstleninceye dek bütün malzeme ve m</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">a</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">li yardım talepleri </span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">artık askıya alınacaktı.</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> Ve dediği de olmuştu</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Almanya 10 Eylül 1914’te Osmanlı’nın askeri yardım taleplerin</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">i reddetmiştir.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="360205921" paraeid="{4a4114dc-4ff5-4588-a56a-e5f639e6158e}{19}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Amiral Suchon</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">, beklediği</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> onayı ancak 14 Ekim'de alabilmiş </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">ve ya</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">zılı emri 22 Ekim'de Enver Paşa'dan teslim almıştı. </span></span><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Aynı dönemde İstanbul'da bulunan Alman subayı Pirle'ye göre</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">, Paş</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">a'nın bu harekata onay vermesinin nedeni, Almanya'dan istenen borcun tamamının alınmış olmasıydı</span></span><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">. Bu gelişme üzerine Enver Paşa, 21 Ekim'de Alman Büyükelçisine, önümüzdeki günlerde Rusya'ya karşı savaşa başlanacağını bildirmişti. Gerekli izinleri alan Suchon, 27 Ekim'de Goben, Breslav ve çeşitli küçük gemilerden oluşan 14 parçalık Osmanlı filosunu harekete geçirdi. Verilen emri 29 Ekim'de yerine getiren gemiler, 31 Ekim'de İstanbul'a döndüler.</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> Bu gelişmeyle birlikte Osmanlı Devleti fiilen </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">savaş</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">a girmiş oldu ve kısa süre sonra İtilaf Devletleri tarafından savaş ilan edildi.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="2079450276" paraeid="{4a4114dc-4ff5-4588-a56a-e5f639e6158e}{217}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Birinci Dünya Savaşı boyunca Osmanlı Devleti ile Almanya a</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">ras</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">ın</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">d</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">a kur</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">ulan askerî ve siyasî ittifak, her iki tarafın farklı çıkar ve yaklaşımlarından dolayı sık sık gerilimler yaşanmıştır. Bu sürecin merkezinde yer alan Enver Paşa, Osmanlı ordusunun komuta bütünlüğünü ve bağımsız karar alma yetkisini korumak için büyük çaba harcamış, Almanların dayatmalarına karşı kararlı bir direniş sergilemiştir. Özellikle 6. Ordu Komutanı von der </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">Goltz’un</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> 1916’da vefat etmesinden sonra doğan komutanlık boşluğu, iki taraf arasındaki görüş ayrılıklarını açıkça gözler önüne sermiştir. Almanlar, bu makama kendi generallerinden Liman </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">von</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> Sand</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">ers’i getirm</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">ek istemiş; ancak Enver Paşa bu fikre şiddetle karşı çıkarak ordunun başında bir Türk komutanın olması gerektiğini savunmuştur. Bu çekişme sonucunda Almanlar geri adım atmak zorunda kalmış ve 16 Ağustos 1915’te yapılan anlaşma ile İran’daki askerî harekâtların komutası Osmanlı Başkomutanlığı’na devredilmiştir. Bu karar, Osmanlı'nın askerî alanda bağımsızlık konusundaki kararlılığını açıkça ortaya koymuştur.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="282440075" paraeid="{4a4114dc-4ff5-4588-a56a-e5f639e6158e}{222}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> Enver Paşa’nın Alman askerî varlığına duyduğu mesafe, savaşın başında dahi kendisini belli ediyordu. 17 Ağustos 1914’te Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanı Albay Cevat’a gönderdiği emirde, Alman komutan Weber Paşa'nın verdiği emirlerde herhangi bir sakınca görülürse bunların uygulanmadan önce kendisine iletilmesini istemiştir. Benzer şekilde, Osmanlı Genelkurmay Başkanlığı için Liman Paşa’nın önerilmesine de karşı çıkmış ve sonu</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">cunda</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">kendi istediğini yapmıştır</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">. Enver Paşa ile Liman Paşa arasındaki görüş ayrılıkları 1916 itibarıyla daha belirgin hâle gelmiş; Liman Paşa, Berlin’e gönderdiği raporlarda Enver’in emirleri değiştirmesinden ve kendisini cephe dışına sürme girişimlerinden duyduğu rahatsızlığı dile getirmiştir.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1047826867" paraeid="{3cf5b2e8-02c1-4d9a-b1d1-3dee59c5c13e}{15}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">İttifakın belki de en kritik sınavlarından biri, Kafkasya ve Bakü meselelerinde yaşanmıştır. Almanya, Osmanlı’nın bu bölgelerdeki harekâtını durdurmasını istemekteydi. General Seeckt ve Hind</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">enburg gibi </span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Alman komutanlar, Enver Paşa’ya bu yönde telkinlerde bulunmuş; ancak Enver, Kafkasya’daki Ermeni saldırılarını gerekçe göstererek bu talepleri reddetmiştir. Hatta </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">Hindenburg’un</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> 9 Haziran 1918 tarihli telgrafına Enver Paşa sert bir şekilde karşılık vermiş ve bu tutumun devamı hâlinde görevinden istifa edeceğini bildirmiştir. Bu gerilim üzerine 13 Temmuz’da Enver Paşa, harekâtı durduracağı izlenimi vermiş; fakat perde arkasında kardeşi Nuri Paşa’ya gönderdiği gizli emirlerle operasyonları sürdürmüştür. Enver’in bu çelişkili tutumu, Alman tarafında ciddi bir güven krizine neden olmuş; </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">Ludendorff</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> tarafından gönderilen mektupta, Bakü harekâtı durmazsa tüm Alman subaylarının geri çekileceği tehdidi yapılmıştır. Ancak tüm bu baskılara rağmen harekât devam etmiş, hatta 10 Haziran 1918’de Türk ve Alman birlikleri arasında doğrudan çatışma yaşanmıştır.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="871042654" paraeid="{3cf5b2e8-02c1-4d9a-b1d1-3dee59c5c13e}{87}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> Enver Paşa’nın savaş boyunca izlediği çizgi, Almanlara tamamen tabi olmayan ama gerektiğinde diplomatik dengeyi koruyarak çıkar sağlamaya çalışan bir tutumdur. Almanlar, Osmanlı’yı çoğu zaman kendi hedeflerine hizmet eden bir araç olarak görürken; Enver Paşa da bu ittifakı Osmanlı’nın çıkarlarını gözeterek ve gerektiğinde kendi inisiyatifiyle yönlendirme çabasında olmuştur. Özellikle Kafkasya ve Azerbaycan’a yönelik yapılan askerî müdahaleler, Berlin’i büyük bir telaşa sürüklemiş; çünkü bu hareketler, Almanya’nın siyasî ve askerî planlarıyla örtüşmemekteydi. Enver Paşa’nın bu harekâtlarda kardeşi Nuri Paşa ve amcası Halil Paşa’yı ön plana çıkarması, Osmanlı tarafının kendi iç dengelerini ve çıkarlarını öncelediğini göstermektedir. İttifak boyunca süren bu karşılıklı güvensizlik, tehditler ve restleşmeler, Osmanlı-Alman ilişkilerini sürekli olarak kırılma noktasına taşımış; ancak her iki tarafın da savaş şartlarında birbirine olan bağımlılığı, bu çatışmaların tam anlamıyla bir kopuşa dönüşmesini engellemiştir. Yine de bu süreç, Osmanlı'nın bağımsız bir siyasî ve askerî aktör olarak kendi çıkarlarını ne denli ısrarla savunduğunun en açık göstergelerinden biri olmuştur.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1647659956" paraeid="{3cf5b2e8-02c1-4d9a-b1d1-3dee59c5c13e}{93}"><strong><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">2.  Talat Paşa Hain mi?</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></strong></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1416321019" paraeid="{3cf5b2e8-02c1-4d9a-b1d1-3dee59c5c13e}{236}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">O, samimi ve parlak bir Türk vatanseverdi. Onun zayıf tarafı çok fazla vatansever olmasıdır...Tartışmasız tam b</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">ir milliyetçiydi. </span></span><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">(Mühlman,1917)</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="2012169937" paraeid="{64bd0bc6-3a6f-4036-a24f-245085b058ce}{176}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Talat Paşa’ya iftira atmak son zamanların âdeta modası hâline geldi. Bir yanda</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> tarih bilgisini mahalle dedikodusundan devşiren </span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">imam; öbür yanda belediye başkanlığı döneminde ‘jelibon rezervi’ bulduk diyerek hafızalara kazınan o zat; bir de hanedanın vasıfsız torunu... Hepsi bir araya gelip Talat Paşa’yı karalamaya çalışıyorlar. Ama ne yapsalar nafile; Talat Paşa, onların basit hesaplarına sığmayacak kadar büyük bir isim.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="714292709" paraeid="{1b98d7c7-9c96-4ed2-94d5-28e7d3c03576}{144}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Talat Paşa, bir dönemin yalnızca siyasi lideri değil; çürümüş düzenin dişlileri arasında dürüstlüğü, sadeliği ve millete olan sarsılmaz aşkıyla sivrilen benzersiz bir şahsiyetti. İmparatorluğun çöküşünün tanığı fakat aynı zamanda milletin yeniden dir</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">ilişi</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> için temelleri atan bir fikir ve eylem adamıydı. Ona </span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">“</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">hain</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">”</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> diye haykıranlar, bir Sadrazam'ın her sabah elinde sefertasıyla sıradan bir vatandaş gibi tramvaya binip Babıâli'ye gittiği gerçeğini ya hiç bilmezler</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> ya da bilip de yüzleri kızarmaz.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="675705245" paraeid="{1b98d7c7-9c96-4ed2-94d5-28e7d3c03576}{151}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> Talat Paşa'nın hayatı, Edirne'de mütevazı bir posta memurunun yıllarında şekillendi. Bu sade başlangıcın kök saldığı topraklardan yükselen serüveni, Osmanlı Devleti'nin zirvesine, Dahiliye </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">Nazırlığı'na</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> ve nihayet Sadrazamlık makamına uzandı. Ancak Talat Paşa yükseldikçe kibirlenmedi; aksine tevazu büyüdü, halkla olan bağı kuvvetlendi, ruhu sadeleşti. Sadrazam olduktan sonra bile, devletin tahsis ettiği görkemli konağa geçmeyi reddetti. Her sabah aynı alçakgönüllülükle evinden çıkar, halkla aynı tramvay vagonunu paylaşır, elindeki sefertasıyla sıradan bir memur edasıyla Babıâli'nin yolunu tutardı.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="53884923" paraeid="{1b98d7c7-9c96-4ed2-94d5-28e7d3c03576}{158}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> Savaşın karanlık gölgesinde millet açlıkla kıvranırken, Talat Paşa bu çileyi gönüllü olarak paylaşmaktan çekinmedi. Halk vesikayla dağıtılan süpürge tohumu ekmeğini yerken, o da ailesiyle beraber aynı kara ekmeği tüketti. Bir gün, askerî levazım reisi Topal İsmail Hakkı Paşa, Talat Paşa'nın evine yaptığı bir ziyarette sofradaki çamur rengindeki vesika ekmeğini görünce şoke oldu. Derhal Paşa'nın şoförünü yanına çağırdı ve ertesi sabah kendisine uğramasını emretti. Niyeti nettir: Sadrazam'a özel beyaz ekmek göndermek. Ertesi gün bir torba beyaz ekmekle gelen şoför, ikramı Paşa'nın konağına iletti. Hanımı ve doksan yaşındaki muhterem annesi, bu beklenmedik armağandan memnuniyet duydular. Fakat Talat Paşa akşam eve döndüğünde, sofrada parlayan beyaz somunları görür görmez, en ufak kırıntılarını dahi toplattı. Şoförünü çağırarak şu emri verdi:</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="844483554" paraeid="{1b98d7c7-9c96-4ed2-94d5-28e7d3c03576}{165}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">“Bunları derhal İsmail Hakkı Paşa’ya götür ve selamımı arz ediniz. Biz, her gün vesikamızla ekmeğimizi mahalle fırınımızdan alıyoruz. Bu ekmeğe ihtiyacımız yoktur.”</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="2033964417" paraeid="{1b98d7c7-9c96-4ed2-94d5-28e7d3c03576}{172}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> Dahiliye Nazırı olduğu günlerde devletin sağladığı ödeneklerden artan paraları iade etmesi, onun vatanseverliğinin ve dürüstlüğünün küçük ama sarsılmaz örneklerinden biridir. Hüseyin Cahit Yalçın şöyle anlatır:</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1555548422" paraeid="{1b98d7c7-9c96-4ed2-94d5-28e7d3c03576}{179}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">“Nazır olduğu vakit seyahat için aldığı paradan artanı vezneye iade ederdi. Halbuki kanun mucibince alması icap eden paradan iade edilmezdi. Talât Paşa: ‘Ben hakkım olmayan parayı alma</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">m’,</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> diyerek iade ederdi.”</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1776748079" paraeid="{1b98d7c7-9c96-4ed2-94d5-28e7d3c03576}{186}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> Bu tavır, sadece kişisel bir erdem değil, aynı zamanda Talat Paşa’nın devlet anlayışının temel taşıdır. Onun için devlet, soyulacak bir servet değil</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">;</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> korunacak bir emanet, hizmet edilecek bir mefkureydi.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1048336009" paraeid="{1b98d7c7-9c96-4ed2-94d5-28e7d3c03576}{193}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">İttihat ve Terakki Fırkası kendi kendini feshettiğinde artık ülkede kalmak, siyasi açıdan tehlikeliydi. Pek ço</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">ğu</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> gibi Talat Paşa’nın da kaçması gerektiği konuşuluyordu. Ama o, vatan topraklarını terk etmek istemedi.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="657418710" paraeid="{1b98d7c7-9c96-4ed2-94d5-28e7d3c03576}{200}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">“Saklanırım, beni nereden bulacaklar? Ben vatanımdan ayrı, uzak yaşayamam. Vatandan uzak yaşamaktansa ölmek daha iyidir”</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">,</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> diyordu.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="132707473" paraeid="{1b98d7c7-9c96-4ed2-94d5-28e7d3c03576}{207}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Hayriye Hanım’ın aktardığına göre:</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="27487258" paraeid="{1b98d7c7-9c96-4ed2-94d5-28e7d3c03576}{214}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">“Vatan işgale uğradığı günlerde 108 kiloluk Talât Paşa, vatan </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">vatan</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> diye birkaç haftada 90 kiloya düştü.”</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="707694331" paraeid="{1b98d7c7-9c96-4ed2-94d5-28e7d3c03576}{221}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Bu, sadece bir fiziksel çöküş değil; bir adamın iç dünyasında kopan fırtınanın, vatana duyduğu sevdanın, ayrılığın verdiği derin acının ifadesiydi.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1196935367" paraeid="{1b98d7c7-9c96-4ed2-94d5-28e7d3c03576}{228}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> Yurt içindeki mücadele yetmemişti; savaşın ardından gelen sürgün günlerinde, Berlin sokaklarında ayazla, yalnızlıkla, açlıkla sınandı. Bu dönemde ona yardım etmek isteyenler de oldu. Bir gün, geçmişte Berlin sefaretinde kâtiplik yapmış, askerlikten muaf tutulduğu için Talât Paşa’ya minnet duyan </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">Straus</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> adında bir zat, Paşa’ya yüz bin mark verdi. Bu cömert bağış, Paşa’nın şahsi ihtiyaçlarını karşılaması için yapılmıştı. Ancak Talât Paşa parayı alır almaz tamamını bankaya yatırdı; kendi için bir kuruş bile ayırmadı. O an, çevresindekilere dönerek şu sözleri söyledi:</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="160111277" paraeid="{1b98d7c7-9c96-4ed2-94d5-28e7d3c03576}{235}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">“Vatanın ihtiyacı için para lâzım olursa ne yaparız? Ben aç kalabilirim, kıyamet kopmaz.”</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="868753273" paraeid="{1b98d7c7-9c96-4ed2-94d5-28e7d3c03576}{242}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> Bu söz, Talât Paşa’nın hayat felsefesinin özetidir: şahsi refah değil, milletin selameti önceliklidir. Açlığı, gurbeti, yalnızlığı göze almış bir adam, kendini değil</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">;</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> memleketini yaşatma kaygısındadır.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1873044724" paraeid="{1b98d7c7-9c96-4ed2-94d5-28e7d3c03576}{249}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">  Hayatının son günlerinde Berlin’de, Hayriye Hanım kapıdan çıkarken Talat Paşa arkasından gülümseyerek şu sözü söyledi:</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="752536204" paraeid="{ffc25e90-047e-42af-9aa0-034dedbfcc5c}{1}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">“Bir Talat gider, bin Talat yetişir.”</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="307095878" paraeid="{ffc25e90-047e-42af-9aa0-034dedbfcc5c}{8}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> 15 Mart 1921’de Ermeni bir militan tarafından Berlin’de vurularak öldürüldüğünde cebinden yalnızca birkaç mektup ve on mark çıktı. Ne </span><span class="NormalTextRun ContextualSpellingAndGrammarErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">villa,</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> ne </span><span class="NormalTextRun ContextualSpellingAndGrammarErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">hesap,</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> ne servet...</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1275658315" paraeid="{ffc25e90-047e-42af-9aa0-034dedbfcc5c}{117}"><strong><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">3. Sarıkamış’ta Ne</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">den Başarısız Olduk?</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></strong></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1250297725" paraeid="{d468f3cb-9190-410d-b983-04456a6d23e6}{107}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">1914 yılının Kasım ayında, Doğu Anadolu’nun soğuk dağlarında Osmanlı ve Rus orduları ilk kez karşı karşıya geldi. Köprüköy ve Azap Muharebeleri’nde Osmanlı 3. Ordusu, sayıca üstün olmanın da etkisiyl</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">e Rus kuvvetleri</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">ni geri püskürtmeyi başardı. Ancak Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşa’nın çekingen ve ihtiyatlı yaklaşımı, bu başarıyı kesin bir zafere dönüştürmeye engel oldu. Ruslar, güçlü bir takip harekâtıyla tamamen bozguna uğratılabilecek durumdayken Osmanlı ordusu, Azap Muharebesi'nin ardından anlaşılması güç bir kararla 15 kilometre geri çekildi. Oysa Ruslar zaten geri çekiliyordu. Bu fırsatın kaçırılması, İstanbul’da büyük endişe yarattı.  </span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="570265227" paraeid="{d468f3cb-9190-410d-b983-04456a6d23e6}{132}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> Durumu yerinde görmek ve yeni bir strateji belirlemek üzere Harbiye Nazırı ve Başkomutan Vekili Enver Paşa, Aralık ortasında Erzurum'a geldi. Getirdiği plan son derece cesur ve kuşatıcı bir harekâtı öngörüyordu.</span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> </span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Taarruz planına göre; 3. Ordu</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">’yu ol</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">uşturan üç kolordudan 11. Kolordu Rusları Aras Nehri kuzeyinde cephede tutarken, 9 ve 10. Kolordular düşmanın sağ yanından bir yay çizerek arkasına düşecek ve sağ cenahtan kuşatılan düşman, çekilmesine meydan verilmeden yenilgiye uğratılacak ve esir edilecekti</span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">. Bu, Doğu Cephesi'nde kesin bir sonuç getirebilecek, cepheyi aylarca rahatlatabilecek bir hamleydi.  </span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1232254346" paraeid="{d468f3cb-9190-410d-b983-04456a6d23e6}{139}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> Harekâtın icrası için 3. Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşa görevlendirildi. Ancak, taarruzun başlamasına sadece üç gün kala (18/19 Aralık gecesi), Hasan İzzet Paşa Erzurum'daki Enver Paşa'ya çektiği telgrafta derin endişelerini dile getirdi. Planın başarısızlıkla sonuçlanabileceğini, bunun uzun savaşta aleyhlerine döneceğini belirterek, daha küçük çaplı bir operasyonla yetinilmesini önerdi. Bu beklenmedik tereddüt ve istifa niyeti karşısında, zaman kaybetmeden hareket etmek gerekiyordu. Hasan İzzet Paşa görevden alındı ve 3. Ordu'nun başına bizzat Enver Paşa geçti.  </span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="868181344" paraeid="{d468f3cb-9190-410d-b983-04456a6d23e6}{146}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> Sarıkamış Harekâtı resmen 22 Aralık 1914'te </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">başl</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">a</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">dı. Anc</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">ak daha ilk günlerde plan ciddi bir sapma yaşadı. </span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">10. Kolordu Komutanı Albay Hafız Hakkı, kendisine verilen emrin dışına çıktı. Plan, Oltu'nun zaptedilmesinden sonra kolordunun güneye, Bardız yönüne dönerek Rusların ana ikmal hattı üzerindeki </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">Kötek'e</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> ilerlemesini ve Rus ordusunun gerisini kesmesini gerektiriyordu. Ne var ki Hafız Hakkı, Oltu'dan sonra Rus birliklerinin peşine takılarak kolordusunun büyük kısmını (30. ve 31. Tümenler) kuzeydoğuya, </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">Kosor</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> istikametine sürdü.</span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> Sadece 32. Tümen plana uygun olarak güneye, </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">Bardız'a</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> doğru ilerledi.  </span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1157019082" paraeid="{d468f3cb-9190-410d-b983-04456a6d23e6}{153}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> Bu tek karar, harekâtın kaderini belirledi. </span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Kosor yönüne sapmak, 10. Kolordu'yu Sarıkamış'a ulaşmak için sarp ve karlı Allahuekber Dağlar</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">ı'nı aşma</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">k zorunda bıraktı. </span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Bu rota, hem coğrafi olarak çok daha zorlu bir hat anlamına geliyor hem de kuşatma için gerekli zamanlamayı aksatıyordu. Askerler, ağır kış şartları, tipi ve fırtınanın ortasında, yetersiz giyim ve iaşeyle bu zorlu dağları geçmeye çalıştı. Yollar kayboldu, birlikler dağıldı, büyük kayıplar verildi ve çok değerli zaman heba oldu. Kolordu adeta eridi. Bu, harekâtın dönüm noktası ve en büyük hatasıydı.  </span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1256239796" paraeid="{d468f3cb-9190-410d-b983-04456a6d23e6}{160}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> Bu sırada diğer kolordu da planın dışına çıktı. </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">Bardız'a</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> ulaşan 9. Kolordu, asıl görevi olan Kötek yönüne dönmek yerine, Hafız Hakkı'nın Kosor'dan 25 Aralık'ta Sarıkamış'ta ol</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">acağın</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">a da</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">ir bildiri</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">si ve ele geçirilen bir esirin Sarıkamış'ın boş olduğunu söylemesi üzerine yönünü Sarıkamış kasabasına çevirdi. 25 Aralık'ta 9. Kolordu Sarıkamış önlerine vardığında, kasaba gerçekten de neredeyse savunmasızdı. Ruslar henüz ciddi bir takviye getirememişti. Ancak burada kritik bir kararsızlık yaşandı. 9. Kolordu Komutanı İhsan Paşa, Kurmay Başkanı Şerif Bey ve 29. Tümen Komutanı Arif Bey gibi bazı üst düzey komutanlar, harekâtın başarı şansına zaten inanmıyorlardı. Bu durum, emir-komuta zincirinde tartışma yaratırken, fiilen taarruzun gecikmesine neden oldu. Askerlerin yorgunluğunu ve birliklerin tam toplanamadığını öne sürerek, Enver Paşa'ya taarruza ara verilmesi yönünde baskı yaptılar. Bu tereddüt ve isteksizlik, savunmasız Sarıkamış'a derhal girilmesini engelledi. Kaybedilen her saat, Rusların Kars'tan ve asıl cepheden kuvvet kaydırarak kasabayı takviye etmesine olanak sağladı. Rus kaynakları daha sonra, "Türkler 25-27 Aralık'ta durmayıp taarruza devam etselerdi, takviyeler gelmeden Sarıkamış'tan çekilmek zorunda kalırdık" itirafında bulunacaktı. Bu kararsızlık dönemi, belki de son şansın kaçırıldığı andı.  </span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1251197790" paraeid="{d468f3cb-9190-410d-b983-04456a6d23e6}{167}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> Bu arada, Allahuekber Dağları'nda büyük kayıplar vererek ancak 29 Aralık'ta Beyköy</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">-Baş</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">köy hattına ulaşabilen 10. Kolordu (Hafız Hakkı) toparlanıp Sarıkamış üzerine yürümeye çalıştı. Fakat artık çok geçti. 9. Kolordu, 25 Aralık'tan itibaren Ruslarla tek başına mücadele ederken yıpranmıştı. 10. Kolordu'nun erimiş hâldeki birlikleri beklenen gücü getiremedi. Üstelik iki kolordu arasında gereken koordinasyon hiç sağlanamamıştı; her kolordu neredeyse kendi inisiyatifiyle hareket etmişti.  </span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="321814362" paraeid="{d468f3cb-9190-410d-b983-04456a6d23e6}{174}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> Ruslar, kaybettikleri kritik zamanı iyi kullanarak Sarıkamış'ı güçlü bir şekilde takviye etmişlerdi. 31 Aralık'a gelindiğinde, Ruslar sayıca üstünlüğü ele geçirmişti. Artık savunmada kalmak yerine, kendilerini kuşatmaya çalışan yorgun ve azalmış Türk birliklerine karşı taarruza geçtiler. Türk ordusu için durum umutsuzdu. Aylardır ağır yük altında ilerleyen askerler bitkin düşmüş, tifüs başta olmak üzere hastalıklar yayılmış, tümenlerin mevcudu binlerden yüzler seviyesine inmişti. Savaşma gücü büyük ölçüde kaybolmuştu. Sonunda, 3-4 Ocak 1915'te büyük bir bozgun havası içinde geri çekilme başladı.  </span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="483578789" paraeid="{d468f3cb-9190-410d-b983-04456a6d23e6}{181}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> Sarıkamış Harekâtı, Osmanlı ordusunun Doğu Cephesi'ndeki savaş gücünü neredeyse tüketen büyük bir askerî girişimdi. Teorik olarak cesur ve Rusları şaşırtabilecek bir kuşatma planıyla başlamıştı. Ancak, komuta kademesinde yaşanan kritik hatalar (özellikle Hafız Hakkı'nın planı değiştirerek Kosor'a sapması), birlikler arasındaki koordinasyon eksikl</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">iği, bazı komu</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">tanların harekâta inançsızlığı ve Sarıkamış önlerindeki kararsızlıkları (İhsan Paşa, Şerif Bey, Arif Bey) ve nihayetinde zamanında gerçekleştirilemeyen geri çekilme, bu cesur planı büyük bir trajediye dönüştürdü. Cephedeki birlikler arasındaki kopukluk, emirlerin farklı şekillerde yorumlanması ve kritik anlarda gösterilen kararsızlık, Sarıkamış’ı yalnızca bir askerî başarısızlık değil, aynı zamanda emir-komuta yapısındaki zafiyetlerin acı bir sonucu hâline getirdi. Doğu Anadolu'da Rus ilerleyişine karşı direnme kabiliyeti büyük ölçüde kırıldı. Sarıkamış, askerî tarihte iyi hazırlanmış planların sahada yaşanan beklenmedik gelişmeler, komuta hataları ve kararsızlıklar nedeniyle nasıl acı sonuçlara yol açabileceğinin unutulmaz bir örneği olarak hafızalara kazındı.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="920531014" paraeid="{d726205d-de53-4413-b59f-0918069693fc}{68}"><span class="WACImageGroupContainer SCXW228251020 BCX0"><span class="WACImageContainer NoPadding AttachedToBeginning DragDrop SCXW228251020 BCX0" role="presentation"><img class="WACImage SCXW228251020 BCX0" unselectable="on" alt="Picture 1876864288, Resim" src="data:image/jpeg;base64,/9j/4AAQSkZJRgABAQEAYABgAAD/2wBDAAMCAgMCAgMDAwMEAwMEBQgFBQQEBQoHBwYIDAoMDAsKCwsNDhIQDQ4RDgsLEBYQERMUFRUVDA8XGBYUGBIUFRT/2wBDAQMEBAUEBQkFBQkUDQsNFBQUFBQUFBQUFBQUFBQUFBQUFBQUFBQUFBQUFBQUFBQUFBQUFBQUFBQUFBQUFBQUFBT/wAARCANwAqsDASIAAhEBAxEB/8QAHwAAAQUBAQEBAQEAAAAAAAAAAAECAwQFBgcICQoL/8QAtRAAAgEDAwIEAwUFBAQAAAF9AQIDAAQRBRIhMUEGE1FhByJxFDKBkaEII0KxwRVS0fAkM2JyggkKFhcYGRolJicoKSo0NTY3ODk6Q0RFRkdISUpTVFVWV1hZWmNkZWZnaGlqc3R1dnd4eXqDhIWGh4iJipKTlJWWl5iZmqKjpKWmp6ipqrKztLW2t7i5usLDxMXGx8jJytLT1NXW19jZ2uHi4+Tl5ufo6erx8vP09fb3+Pn6/8QAHwEAAwEBAQEBAQEBAQAAAAAAAAECAwQFBgcICQoL/8QAtREAAgECBAQDBAcFBAQAAQJ3AAECAxEEBSExBhJBUQdhcRMiMoEIFEKRobHBCSMzUvAVYnLRChYkNOEl8RcYGRomJygpKjU2Nzg5OkNERUZHSElKU1RVVldYWVpjZGVmZ2hpanN0dXZ3eHl6goOEhYaHiImKkpOUlZaXmJmaoqOkpaanqKmqsrO0tba3uLm6wsPExcbHyMnK0tPU1dbX2Nna4uPk5ebn6Onq8vP09fb3+Pn6/9oADAMBAAIRAxEAPwD6x8t/O+/V37L8ifOn+3TI/wB4/wBz7lVfFXi7RPA+gvrHiPU4dI0uHYj3UyO+x3/g+SuuUuQ+QhDnNDyPL/8Ai/8AYo8vy/v/AH/79ecwftNfCed9ieO9PTenyb4Zk/8AZK0Y/j98Mp3dE8faH877Pnmf/wCIqPbxN/YVf5TvPnjd9nz/APA6ZJB/fT5K5eP4zfD/AORE8d+G/n+4n25Eo/4XF8PJvuePfDbv/wBhFKz9vT/mD2VX+U6SfzZvIlilXyfvuj/xpWjB/HEiferivAfxb8KfEqbULLQtVhnvdPmeGa13pvdE/wCWyf30f++ldDrnhzT/ABdol1o+p27z2V2myaFJnhd/+BpW0Zc/wESjKPxmpPaywQ/Pbun+3spkkb+XseLZ8/8Acr5p+C3g7R/CPgn4h+Jru91x/wCxrvWNPhmTUZneGzhT/lijvs3/AO3XpPgfxHpWhpe3Darr2opD4S03Vpv7QdH/AHKJMiOn/TZ9j76ZfJ/Iekxw/JsRPuVJ/q0/vvXlGpeNLLxd4h+F+t2T6hpeiTXd/dTf2hC9m7olm773R/4K9X0fUrfxBollqdokyWt3Cl1Cl0mx9j/c3pS5w5Ak+Sbfsf7lP8v5v499eX/Fv4mxfDLxJpeoXep/ZbVNG1J4dPd/kvrxHtvJT/0Otefxdp/wZ8H6DaeJdQ1nXtQmTZNdWto9/NM+zfNNsT7kKf8AoFHOHIdtH99Ef+Co/Mf5HeuXj8R3F98TtLt7LUPP0S78OzagiInyTP50Oyb/AL4eue8M/GnSvCvwl8Ka3441WZ9R1aF3d7WxeZ32fffYn3ERPvvRzhyHpvmJ5ezZ/HRJH5m9Pv1l3XjHw1YzaWkviPTIZ9WRHsYZptj3aP8AcdE/j+/V3R9c0zXIbqXT7hbpLe7eymdE+5ND8jpRzmfLIn8x3+T79J5jx7E31PHHR5D73f8A74pk6k/l+YvzpVWSd9/9z56tQb44fnemfZfMT53oLOXupJf+FkWUqfwaNc/+lMNdl8mxG/jrk54PM+JFqn3/APiTTP8A+TMNdFHOiPJ/HQBPXH65G8nxX8KJ/wAsbfSdSm/77e2T/wCLrr/tSbNn3NlcVBOl18YNX+9/xL9AtkT+4nnXMzv/AOiUoLOyjjTfvrifA8mu6V4h1fRPFGsJrd7cf8TPTrqGHyU+zfceFE/g8l9n/faV23mJ8m/5K5rxj4Z1DxBqvh7U9H1u30S60y7d3mex+0+dC6bHh+/8m/8A9kSgiB0Xkffp8dPkkSPfTPMTf9+gB/2Xz3T+D5Kk8iKPfv8A9yo/tXzon8H+xRHJQBJHB5dRyIn3E/jqT7QiP9/79QTzp5yLsoAJ4Pub6PISOn/6yGpPM+dEegCCCNI0/wDQ0qf5PuP9yk8xKZ5fmPQBPBH5k3yffok3xzffoj/dvvonk+d/k3u9Z6gHmfL/AH3p/wA/3/v0yBPM2f36f5nls++jUBk9Pg/cffpnzyJ9/wD4BT4/v/7iUagSSfvJPNT79R/6xN+9N9Mj2f62nxyfJRqWQzyeW/3Kj/1fyf36WeRN9Hy/erQgfHH8n3Kf5ezejpTPP8uHfT5P3ib6AKXiDZPpr276g+lvcOkMN1H99H3/ACbKuySb6pX0/lzWqfYnvUmm+/sTZb/x73/z/HVrzP8AcSgsf5e9/wC/8lEkabN6U/zv/HKhjk8x/wCBPkoAm8z+6lEkCSI/z/OlM8x/J2UTyPu2I/3/AOOgA8uHen8FE+z5P+elH99H2Uf6v7n/AH3QA+ONI/vo9EcCb/n/AIPuUR75PnSp44/v0AQSQP8AIm/5Eojj/wBup/8AWfJ/HTI/3b/fTfQBB5fl/f8A4KZ5b/d31ak3x/7lHmJIiPvoAgk/dvseiOT5970SRvP8yfPRJB5ifc30AWvlkTfvqk/3/nqaOT5E+4lSQfvEoAgjjf8Aub6ZJvkf5/uU/wD3KPMeTe6Pv+SgCD543oj/ANup9nmQ/wDAKhoIEnjfb/t7/v0yP/v3U/lvJs/go8t46AIPL8tP79TySfc/uVH/AAUvyf76OlAD5Nnyfx1H5j76I4/7lHz7/n+egBn+smdtlMn/ANd/sPT/ADlo8zzH+5QAyTf8/wA/8dRx79m96n/1j/In3KfHJ+8+dKCyGxg896qyfu99Xbf93N/wD79Z0kiSfwVnqBPJsjqJtRuNx+eH/vylNk+5vqi2/cazIF/j37/uJWD4/wDAej/E3wxP4f12K4fTpnSZ/ss3kujp9z563o4EnqeODy3+59+uojU8N/4Yt+F9xDs+z68iImxP+Js/yf8AjlMn/Yp+G8j/ACP4kgf++mr/AP2Fe+QRp/338lP+yvGj1t7WQ7s+eZP2Ffh1PsSXUPFTon3P9Oh/+M1DcfsFeAvtPmprviSBE/g862f/ANkr6ST79HmfP/frP2kivf8A5zwH4J/st2nwv8c6p4ju7h72aGZ4dGTf/qbZ/wCObZ8m9697gj8y8+SjyEp8cCQfP/HUylzDPG/DPgfxBB8H/ibo9xpk1rqmp32vPYwzf8tkm3+S/wDwOuX8M/2n408H+L7iLwvrmnT/APCCW2hQw6hYvC9xcolzvSFP4/ndEr6T/wBn+OoPL8uHe7O9R7g+eZ4x8Xvhld/FDw94G8P7Liy8nf8Aab2FN6Wmyz2bH/2HfYlejfDm+vdS8DeHpdTsptP1R7GFLu1mT50mRNj/APoFb0EDyJ/6HT5IX3/x0yeeZ5n8RvAen+PPiX4Xt9TsnutLh0bVUebZ8iO/kp9/+/sd9lcbrHjG48Jab8PPEfiX+0LJ9P07WNCu5vs7vvvNiQo/yfwTPC+x697njfY+xHn/ANhKng82P+Ol7gc55L8NdOvbG/8AAyXdjNBNb+CktZvk+RJt8Pyf79eX/ELxBceC/hF4H8Oahqd94Xsbvw7eJd6hDp3nXLzJCn+h/c+RH3/P/uV9TSSeY/8AwOiPzUk3O/36v3SueZ4/8PbFNS8f+Dbu4tF32ngG22PND/qXeZN+z+4/yV0PwPk8zw94lldNnneKtYf7n/Ty/wD8RXeSRvvf79PjjfZ8ibE37/uVJPOTx7P7nyUSSfI/8FEcflx/cpk/7xP9ugAj2SfO+z5P46f5n30qr/rE+f79P/4DQBiySf8AFy4P4/8AiTP/AOlKV0Mlq+3+/wDP89cvJP5nxFT5P3f9jf8AtzXVxyJs+/QBVkg8zelcj4LsXuvE/jnW0T5LjUU0yF9/8FtDs/8ARzzV2WpXyabYXWoOiOlpbvdbP9xN9Y/w9tfsPgPREf5Lqa0S6uP+u0375/8Ax93pc4GpJBLv/wCAVkeONVvfCvgnXtVskt3vbGxea3S6Tejuifceuhkj+ffvrjfH+uWUmpeGvC8txD9t1zUU/wBFf+O2h/fTf+gIn/A6YQ+M6Kx+2yWFq96kUd95KfaEh+4j7Pn2f7FTx/u/9/Zsqzcf6x6ZHHQBB5j7/nSp/wCB0p/l+Z/sURx/7dBGpDHG8joj76j8t4Pvp9ytGOSKRPk+/UEn+58lLnLIYf3jon8Gz56fJ5W96n/1jps/uU+e1SNPv0wKsH8f/jlPnjfZR5f9x6kjjeSH/nolAEEkexfn+SmSR+Yj/PVry/kRNnz7KPLT7mxKAI7X/XO+/wCdKnj3+c+93ojjSP53+R/v0RyfPv8A79ABJJ8nyU+ODzH+d6Pk/jojkeP76f79Z6gM/wCWOx6f5fybN/3/AJ6J40k+5RHvj/g/4HRqWQva/wC+9RyRy7/n/uVPJujf7/8A3xTPMeSb5P8AfrQggn3/AMCP9yp498mx0ojj8zf/AN91N9xN9AFKfzZJt6SuiJ99Nn36I/3lP1L7JD5F3dxO/k/c2I7um/5Knj/139ygBkkfzp/uVHB/rvnq1Pvkj/2KJP8Af+dKCyH/AFe/d/wCiODfsT/Y++9TeX5mzZ/wOiPb/H9+gCH598aIiU+P938v/ffyUyON/O379mz7lT/vf9mgCa1/d2296gkjeSb7/wAlWo40k/jqr5j/ADoj0FhsfZs/2KI/9cn/AI/RH+7+/RH+7oIJ5v3kL/7FUv771N5nmPs+5TPk+egB8cnz7KJJPL/jogj8tPnplxH5iUAEcjzv9+mRyOjbP4Kf5aRp/t0SR/P9xKAGSRp5af7fz0ffjRESn/6ymRx/PQBH8/k/f/gq1HG8afNR5fy/f+f+5UkEieT9ygCr/wCh/fqPz32VPJH9/f8APTPL8hPkoAHnefY7/wByo5I/LRPn2VJJskRESo7qD/0CggIJnj+5sqeSTy3/AIXqr5f7n5P9yiON9jpQAR7PO30RyJsd/wDbpnl/x+b89H+sT/coAnSoPP8AL+/RPvj/AI6gk/v7Kz1AI7ry5vm+49QfJv8AubKkjj8z/Yokg8xHT+PZRqBVf79V2mRmz8/NWPIf+N/nT5KiaP5j89GoDYP3e9Pn/wB+rUc/z+Vv+Sqskn+kz7PuPT4I0kfe9bEamjH+72I1WvM+TZWRHJ5k2+KWF/ufcmR61LWO4kT/AFTv/uVHOWMkk/ffc2UkciSfPRJY3Eab/s8z/wDAKZ9llgheV4ptn+5TAfJIn30qTy/M/jrH0fWNM8R6amp6PqFvqmnTfcurKbej1PqWqro9hqOpy79lpaTXTxp/HsTfQM0ZJ3jf7/z/ANyj/ln89eV+C/i9e+IPG2naJrfhebQX1bS/7W0a6e7Sb7XDsR3T5PubN9eoSRv/ABo++sype4T+f5f3Kn8zzE3v/HVGSN/uPvTZ/A9YPjTxpb+ANBn1jUEuHsoZoYdlqm9/30yQp/4+9GoHS/Pv2f8AjlFvHWXa+ILfUvEOt6VbpN5+n+Skz7Pk3um/Yj/39mz/AL7SqXjHxpp/w902C91hLhLWa7hsk8mHe++Z9iUahyHSSRxb99M8z56wdN8XWOq+IdX0S3Sb+0dJ+zPcb0+T98jumx/+APWpJ5sdy/3Nn3E/v1oR8BaeP5PuUJB/t0yORI9ib6f5j7P4aAD5I0+5RH+8/gpkcj79/wDBso8/+5QBa8tPuOn36j8tN/yVDJP/ALGyiCfZ/to9AGD5H/Fy9+/5P7D/APbmt7z/AC/krB+T/hZDvt/5gafP/wBvL10MlqlASOX+I2+fwZe6fEj79Q8nT02ff/fOkL/+OO9dLNP5H3PubPkSsTxNJ/xUPhfT9r/vrt7n/gEML/8As7pXQyQUAQx3Tx/O9cTofjzR/GPxC1Tw/Lpl3BqnhuZ/s91NDvtpd6JveF/4HTfs2f7ddL408Taf4H8N6jrup3ENrp2nwvM7v/G/8Cf8D+RKzvhnpt3Y+BtI/tBES9vk/tC72fxzTfvn/wDQ/wDxygDqY5Ek+/8APv8A4Kg8x43dNlEcHlzfJs+T+Op/svmfxp/8RQAkcnmfJR/q6Eg8uZ33/fon2SJ990+f+D+OgCSP+5Uckn302O9Hl+YlHkNJ86JvegAguk2fP9//AGKkkuk2JsSqvkPJ8j7Hp/lvv+f/AL4oALV/n+5U8n7vY6I+ymQf8Dp8nzonz/IlAB9qT+H+Oo5J/nR0f/vuqscf3/k+Sp/IeRNiJQBPBvn376n+SOqkG+R9jO8dTx7N9ABJ+7fZv31PHH5ib99RyQRfI+/fVqOOKSH7+x6z1LKv8fyfPRdbI0376k8zyP496PUcc/8AfX/co1AhkneTY/8ABRHG8abvNXfT5I0k+T7myjy0km+//BWhAeY8nz/7FEcfmQp9+jy/nqeCN/Jd/wC5QWQT740376II38nzdnyJ/fp/meZ/uVSfQ7L7f/aaW6f2p5L2qXX8aQ79+z/vugCeeT98n+5R/rE3/cSqMkktq7/bXRLK3t0d9UmmRN7/AMe9P4P9/wD260ZI3nTYjpsoAfBH5ab3qTy02b/v/wCxUccnl/I6b/k+/TPPeT5NlADPM/0bf/HvqaOD9zv3/JUPkP8AOj/IlP8Ak8lKAJ55EjTelQRyeZ9/7lH+sR/uUySP53oAmg2bN70eZEnyP/BUk++SNH+4lEcf2h/ufcSgA/dP/fo8hY0T/wBDqPzEjf5v46nk2eT81ABG8Ue90eoJ9m/79M8z9zs+enzxpJDv+ffQWN+SnSR+ZD9+mSbNm9KZ5nyUED4/3ifJ8lSeX5ez5vnpI40jtkTe/wDwOmSfvPufxvQBPHIn9/50o8/y02b6gkj/ANJ/g+SmSRv5z0ATSR+Z5jo+yjyE279/8FQ/6tKPnkh+egCaONI/k3pv/wBumT/vH+/VWST59/8AHR5fyf8AA6CCfyPLTZvp8f3/AL9Emz+5VWT7/wAlAEk8Hz0+OP5PnqHmk8v7ifx0AE8aPJ9+meW/8H+5RP8Ax7/4Kj+3JGnyff8A46z1AJI/Lf5/4KZJ+7+//wAApkkjyfx799RyR/3/AJ6NQGSfvEeq7QfMfnq/5aQQ/f31z8sj+Y33zzWYGt5fmNsrH8eaHe654P1Sy0p4U1F4U+z+c+xN6Oj7H/2Pkq9BqVvdf6Xbu7wP9x3R0/8AHH+ersc/z10GcThoPBemRpv/AOFReHvn+/5N9bf/ABFWoPDOmbXif4WWMCOn34dRtv8A7Cu2jn8zZU3l+XQPU5GPw3pkboieBJoET998mowpsf8A7/VR1Lw/aTwvE/w/1mdHR0dLXWUTf/5M13vmJv8Anf5ESk+fzvvp/sUFnjHwd03w59v0S9+GmmPoPh57R01+ykfeiP8A8sUf/p53/f8A9j7/APBXqHjiP/iifEuz7/8AZ1zsT+/+5eruk6bZaHD9k0/T7fTrXe7+Taw7E+d/nqeaO3vrOe0uE8y1mR4XR/uOj0pDPnP4V6b4okvIG8W62moPpPgdLrQHsrdIf9GuYfn3v/HMnkon/A63vB11qE9t4XS38QfZXm+GaTJ9tuP9TM/k7Ll//i/9+vVP+ED8Pz6lpd6mnpBPpmnTaTaeTM6Ils+zfDs/j+4lcf4V/Zz8FeC4dUit4tT1FNQ0t9Jmj1TUXuf9Dd/9Sn9yjlgae1GfAHw5ZeFdH1vTEu9T/teG4hfVtL1S7+0/YbnyU/1M38cM3+u/4HUn7TVrLdfBbXvs77LpJrP7P/12+2Q7P/H9ldL8PfhzpXw5hvfsV3qeo3V86PcXur3f2mZ9ibETf/cRPkra8TeGdP8AF2gz6fqaPPazPDM6I+z50dHT/wAfRKZPN73OeFQeIPEHgD4FeP7e4u4YPGujai8N3qFr/HNeTI6XKf8AAJv/AByjxNa6rY+Er3w5quq3evJoPjvR4bTUNQffNNC80L/O/wDHsd3r03xV8K9H8Y/8JLLd3d3av4h06HTLjY6bE8l3eGZE/vpvqrofwZitdB+ya74j1DxLqM2s22tXGqPCkLzTQumxNn8CfIlLk+2X7UzvEFjcQar8V9Qi1tPC++HSkTVvJ3vD+5+f5P43+fYlcV4f8XeK4PhLqKaFrupvqkPjCHRdO1DxPb/6SkLvD/x8o/3/AL9er+PPhJp/jTTfFFu+q31k+vfY5t6bH+yPbfcdP7/z1j+G/grdaVol1p+p+MLvXr248Qw+I31S6sUR3mTZ8mzf/Hso5Q5ifR9Y12D4up4X1DU4dRtYfDCahcP9n8nzrn7S6b9n8HyfwV6NJCknyf3657/hB0g+JE/jD7d+/m0lNJ+xbPkREm87fvrofMSP/gNMiYzyPLTZ/wCgUeS8f8dTfLGn3Pv/AH6P9Z/HvoIINlGyp/MSP7j0vmJ8ifcegDk4N8nxIni2fc0aF/8AyZmrr5JH3O/9+uXgg/4udqLv9/8Asa2T/wAmZq6GeeKxhnuLh9kEKPNM/wDcRPv1nqWZdrJb6r4qvbhPn/sxP7P37/uPNsmmT/vjya2/I8yGsHwXA6eHrW4uNiXWoO+oXHlp/HN8/wD6BsT/AIBW98kmxPko1II57S3uoXt7q3hurV0+eG6hR0dP9tHpljJaXVnA+ny289kibEeydHhTZ8mxNlTzwRSf+gbHrznwd9k+GviF/A6WS6dp13NNe6A8KbIXR/nmtv8AfR3d9n8aP/sUalno0e+NN6VHJP5kexKPLffs30fPRqQLH+8Sn+W9TQRvAm+ljg8yZ3+5RqBB/q0+d6I502P/AH0onkT+OoIf4/n2fPWgD44PMR33/cpZJH+eo/tSRwu7v/3wlEkjzvQBIlPkj+T7++oPn+dP9inxzvG/zoj0ASfcR6I0SP8Aj31HJJ5nyUR/uN9AEmzzH/56U+T7nyJ/BTIN7o+1P++Kfv8AlT5PkoAJPufJ8lPjk8uF/wC5TJP9tKfHsk+/vrPUAgk8vZ/AiPvo/wBY9HkJ5ezfUM++OGjUB8myS6+SmSSJHvd/k2VHHH/H/sUf8tNn360An8v77/wPTJJ3k+RE+T+B6j+dLeBPuP8A7FSRxvHs2/coLBJP3P8Atp9+nyb/AO/TP9Zv+T56J5P9uggf5aT/ACPEjp9x0f8AjrO1K+/sOG61OX7ddWvyJ9ltbTzvJ+fZ8iJ87/f+f/crUtfv/O//ANhU8G1H/j+Sgsg8vy9/+3R8kbVS/daP9qlu9Yd0u7v90l7MiJC7/chh/wDiP9ur0knz/P8AP89AE0/lSbPk2VBJ8n36JN+//ff+OiT/AFPz0AMk2bKPL8z56ekj/PSyb/O/+LoAfJI2z5E+So/njR/79Ekzx/f/AIHpnn/f+/8AJQA+SNJP+B/PRJ/rvv8Ayf3KI5PM/jqeCNPv76AKskfz/fq1HJF5L70/+zplxJ5bbNlR/LJsd/8AvigA8vzIfkf/AH6JNkabE/4HR9qfy/ufJUkcnmTbNlAEb76I9+/Z/BUkkCVH5mx9n9ygCT5H+/UckiI+xE+5Unn+Zs/gqCOTy3f5KAD599E8fyJ/sU9LpN8nyUTz/wDj9AFKORPnffU8n8H+3T/LT7+z5HpkciSP8n3KCA8xI6jkRN7/AMFSYi/u0/zE+4/8FAFX/gFM8zy3q78kj7/ubKZPH8m9KAKvySVG8Cb9qJU8kiR/wfPUH9/f/BQBD5fl/J/BT5I/kT/lnU8ciSQulVZPv7P/AB+s9SyCT9+nyVUaN9xq35nz/wC3/BUM+zzm+91rMgS6jSSaeXzd/wByp44Hkf8A3KIbfzH3/wByrUez+Df8ldRGpVk/dv8A6p/kSrUn302USR+Zsp8cHlpvqQ1IZ98f36jj3xulWpI/4/4KJNn3P4KA1GeX5nz0yOT/AGKteX/Btogj/j+SgNSCCDy03bPneif7n+/VrzPM/wDiKZH9/wCfZQWQSR/cen/w1JGnl0eX/f8AkoAg8v8A5ZbKfJ9xEqfyPM/uUeYkf3030AVf40Sn/Pvf56t1H8ke96AII5Hn+T/2emSSJv8A+B1aSBP4Pkpnlpv/APiP46AJ5PuJVHzPLk2Vdj/eUSQJJ8/8dAFXzPuPTJP49n/fdWo40/ufP/v1JHap/wB90Ac1YyeX8RdU/uf2Nbf+jrmo/GN1FqVzonhp9/8AxObh/O2f8+0Kb5v++/kT/gdWrWD/AIrnVET76aZbJ/5GuapeHJ/7c1jV9dfZsR30yxf/AKYwv++f/gc2/wD4AiUFnXySf36P9X81VY//AECrsf3jWepAyua+JXgO08f+D7rQruaayebY8N7D/rrSZH3pMn+3XS+f5e9Nn/bSo5J/Mf5G31oBV0fSv7K021tFuJp/JhSHzrp9802z5N71df79cJrljb6P8UfCniBEdLrUEufD83z/ACbHR7lP9z54X/77rsvM+elyAaEciRx7HT5/7lMj3x/feqvmPv2U+OT/AG6jUAnj/jo8vzE/26PM+T+GiCTzH/jStACOD5/k/v1PJH5fzp89H+rpklx8770oAjk2R7/kqT7Kkn8f3/uUeekiURyJsoAI4PkokgeP7/3/AOOn+Z8lEn7xKAGWMnl7/wCOnySfP/uUxP8AYog/ePQBMmyiOT5Nn9z+CmR/vPuPT33o+ys9QGR7PO3/AMFPgj+Tf9+Ojy/n2f6ujy/Mh3/c+ejUAn/74pkl186bEok/dolVU2b/AL/+3WgFqSd5Ef5P9+iPZH9+oPM/g3/7dSRyfOnz0APkjeN9n/A6I/3fybKI/wB395/uUec8n3HoAfHsjfYiVPM/z/PUPmP8m3Z8/wDHU0mz5H+TY9BZVvtNstSRLe9tIbqDej7Jod6I6fcf/fqrps9xdWaS3enzWU7u6eQ8yP8Ax/f3p/f+/Wj5nz/I/wDuVVkgvZ9StXiuIkskR/tELw/O7/wOj/wfx0APkkeN9+z/AHKPk+//AH6fJH5bom+iSD59m9aACPZIn33+epPI8ve7u/8A8XUEf+5s2Va8xJPuNQAySNKgkjSOnyfvPnej/Y/v0AM/5Z7/ALlPk/dzfJTJI/ko8zy6AH+X5nz/AMdL5nlt/uUnmeY/yf3N9P8AL/2aAGeX5afJ/BR88D7dlSSfv/4ERP8AYqaP93QBVk3x0xI/MSTfU8kfz0/55Ef7lAFXy/MT7+ymbPM+TfU3lv8AffZRHB8j7H+egBkkflp9yiST7R/B9yiTfIibKP8Ab/joIGT/AOp+5RBH5n3KfJvkRP8Acojjfy/k2UFkE8f7x3+SmT/u0+f95VqTfHH8nyf36ZJG/wDHQQRwfvET/bqSeN/4E30f6tEff8iU+SR9lBZneX5m9nSpLWN5N/yU+SR9n+5TJI9lBBV8t496PRPv3p8/3Ep8kbyf7lMkjSP71Z6gUfn2fO1V22bj89X/AJNlU2t/mP3v++KiQF+OTy/9irXySfP/AB1Sjj8x97/P/wCyVa8jz4XV3f8AfI6b0+TZW5BaktbiP79vMm//AGKZ5nluiOuyvHoP2c7e1h8q0+JfxCtX/wCe0espvf8A8cq1dfA/Wo3/ANH+NfxFstnybPtFtMn/AKBS5ZG3unqck6eZ8lQxz15XH8FvGcc3mp8evG//AG3tLN//AGSpP+FSfEC3ffF8ePEkj7/+W2h2b0csiPcPUJJ/keHZVHWILi+0q9tNP1CbS72aHZDepCjvbv8A39j/AH6wfAfg7xR4Z/tH/hI/Ht345+0On2d7qxS2+z/8AT+/XUfYfvu7/P8A30/uUwPLPhPqXjO61XxQniDx3Dq9r4evptPeH+y4YftGyHf5zv8AfT76fcrqPBfjS71Wa1fU9b8PajBcaHDqCPpG9N773865+f8A5Y/c2f8AA65f4cx/aofjIkSb3fX7+H/bf/Roa82+E/i7w/4m/suy0fU7S9n0z4Vva30cP/LKbenyP/cpcht8Z7d4m8fpJN4Q/wCEa1Ox1GDUNfttMu3h2TfuXhd9n+w/yJXZaVrllqtn5un3cN7BveHzoX3pvR9j/wDfD14p4u8B3fiP4FfDzSvD+oWmiapcTaa9pe/c3zJZvs2f7f8At12vwI+yT/CLwv8A2fb/AGVLe0S1uIf+eNzD8kyP/t+cj0cg58vKVfjN8QvEHgO38L3GiLbvBd6skN8k1v5zvD/Hsqfw58QtT1j4weOfD9x9kTw1odujwzPbbHSb+Pe/3H/jrnvj94cTxNqXgbSrh/IS+uNSh3p/A/8AZk2x642eO4tfgh48u7i7e98Q33ht724mR0Tzke5uUd/++KjlKh8B9C6H4q0fxBpqXema3p+qWUzukM1rcI6TP/cT/bq1JqVpa/JLe2kD/wAHnXCJ/wCz18kaVHe+EfBOt+ILv+wdRn8LeJ9H11LXw38llseFEfZ/c+Sb5/8AbSuk8TeAYvE3wr8B+D7vT7TUfFfiybzkunt0+06ckz/bLyZH+/8Ac+Sj3w5YHvmv+KtQ0N9bli0+F7Kx0Z9ThuvO+/Mm/wDc7P7nyJ8/+3Vrwz4mi8QeFdB1W7S30661axhuvsvnInzuiPsTf9/79eZeJtHTSvE/jy3tLfYlp4BS1t97/wACfaa8r+L2j6hPZ6dqFvp+mav/AGJ4CtrqH7bceS9j86f6Tbf33+TZT1CMec+uI9/zuib4E+/Wd4f1y78QaDZahd6VcaDezJvfT73/AF0P+/Xl+j6GniP43+K9Vu5bh59MtNN+yeTcOiI81s++Z0+4/wDwOtv4Axy/8KT8G+bcPdP9h+d3fe7/ADvVchj9k9GgkSf53/77qeO6/wByqtjsjh2fO7/36jmk/uLs+emQZdrdRf8ACf63br8k6aXZ73/7bXNT6PpUWlWdrp9oiJa2kKIifx7KxNNjf/hZGtv/ANQuw/8AR1zXZRx+X8+ygCr/AKvy6teW8iJ8/wByjy/7lSeZ8/z7PuUARzxv5P8AfqrH+7Tf8/yVe8z5PufJR/DQBwfjye4/4Sr4eW6WV3Oj6y8011DC7w2yJZzIm9/4N7uldlHH8j/33qrH4m0qTxJ/YSaxCmrpb/an0vf87wv/AB7K0JJPL+5S5wIf9XNRHI8bv8n8FTR/cfen36JP7j/wUwIZ9+xPK3f7dEcjxqib60PkjT50pnl/f/joAI/3if3Kq3Unz/7dWpNmz79PjjTZv376AKXmfJt2USf8s6tXEez59nzvTPL8tN+xNlAEf+xvo8zz/v76kj/3KfJH8n/odAEHmeW9SQfvEp/lp99qPuJ8iffoAnk/dp8i/fqOP94/3fuPUPl/wbvv1dtY02Pv+/WeoEEn/j++pPL89PnqOT/Wf7H8FH8HyJRqBBJH5joifJSwQN/wCj5H++9Pk3R/JWgDI4X3/wC4lEcfl/wVaj/vpUc8nz/Inz0AMk3bKZHH5ez+CpvM8umR/u9mz7lAD44PLhTa70yTfGmzY/yPvqeT7n3vv0z5/uo+/fQWR/Ps37NlP1XSrfWNKurK9t/MtbhNjpv2fJRBv+5v3/8AAKn+1eYnyb3R6AMvTbpNShS7tHd4H37POTY/yfJ/H/uVox/P/H/2zqCSS4kvJ/Ni2Ij7IX87f5ybE+f/AGP40p+z5PuUAHmJ5n3N/wDfqSfZs/geio4/3k2/ZQAzzH+58lT/ACxpvRNlR+R8/wBx6fI6Omx0Tf8AwUAM/hpnzyfwf7FP8z5//QKI5H2f3KACOP8AffJ9ypLqTy0f/cqPzP46kkkeRNj7KAIPLSBH+d/ufcok/v1a8vy02ffqB9lADPP+fZvepE/d/P8APUckaI6JRJs3o+zfQARyfP8AO9EciSVJJ+8/uVBHavH996AH+fRHv+//AH6f9lSRN++mRwfPsoAZ5n999lR/6x6nkg8t3dKI4E2fO9BA/wAx5EqHzPM/j30Sb9n8eymeWn/2FAEce90/36ZJv2Sff+/U0f7v+CmRwvInz0AM8z5Kmupv3KfcqGON4d6JRJH5ifcrPUCCSR9myoPMeRN+9KtSQJ5fz/fqr5Hl0agMk2fO/wAjpVbzFXgc4qby/M+R/uVV+f8Av1Eiol2CfzHf59iVak/dpvffWXHH5cz/AH3q15nmb66TLU0Y5E2U/wAxZI/n+/VWSD++/wDHVWST/RvKf+P/AMfqSy78n8FSef8AL9ysu++1z2f/ABL7iFJ3+dJnTemyn6PJe+TBFqaJ9qeFHmSF/k3/AMdAGj5fmJT/ADPMTZso8zy0f5N/+/UEkn9zfQBJBBFA7ukKQb33u6Js3vWdo/hzRNDuXfT9E0zS3m+/9itIYd/+/sT56tSTvs+/TI5P3n+3QBdnjikZN8UL+S+9N6f6n/cplja2kELpbxQwI7u7pDDs+d/vvUfnv9/f9+ixn8t0/wCedAEl9ptlfTWsstlDO9vve3eZN7wu6bH2f8Ad6o2PhnR7WzS0t9KtILVLf7F5KQ/J9m/54/7nzv8AJV6T95sf+5Ufnt/3xQBkWPw18JaV4buvDlp4c0610G7/AOPjT0t/3M3+/VXxH8L/AAp401LS73WNKd73T4XhtLq1u5rZ4Uf+BNjpXUfanjk+59+mQSeX/wADelzSGQR6HpkEzv8AYod726WTu6b3e2T7iP8A7HzvXNeMfhD4M8f3Ol3HiDQob19MTybTZM8OyH/nj8j/ADp8n3K6ySZ/O/gokk8xE+/9+j3wCDTbKC/vb2K0hS6vkRLiZE+ebZ9yquj+H9M8K6Va6VpVulrp1umyG1T7iJVrz33/AHN9Ec/nuibPuUxD/wCP5E2fJTJI/wCOn+X5dQeZ++d/4KAMvSoPM8ba267P+QdYf+h3NannvG/z1l6bI8fjbXvvpv06w+f/AIHc1tyWv+3+8/26AmM8/wAyoPL8x02VN5f+wnyfc2VJBA8n/LXZ/sUEak//ACx+SsvUtVi0rR73UL2X7LZWMLzXD/3EStT5I0+/8lcN48+Gt340vNEli1qbT4LG7Sa7sn3vbajbb0fyXRP9tE2UFj/COgPG974g1W3T/hIdT2O+9E32Nt/yxtkf/Y/j/wBt3rr/AJPJokjfen3P+B0SRv8AJsoAI5/L/jqSDZ/HUccb/J86fJ/HT5IPuPQBJPJ5ju6fcokk8t/k/wDH6jkjeSoZN8n/AACgB886fcSj7Uknz7KJP3j/AHNlEcD/AH/uPQA/7V5af8Dokn8x/wC4j1DHa+W8+xPv1N9h+VN/8FADI50kR9/9/YlTyT7PkeoJ7F0m/wDiKZsu/On3omzemz5/9igC1HOkibKmjjSR/wDbqlHG0fzvU8f3/uf7lAD49kb/ADp8/wDcp/mffojk+fftqTzPM3u9Z6gEm13RE/74qCTfH9zf89WkkT7lMfZJ9/56NSyj5nz/AD/fR6njTzHTf/3xR5aR/wAFH/oCJWgD7qN/uJUMcn75H/8AH6fJIkn3PkojtU85Ed/uUAMkk/fb9nyUeYkb/cqaSBP777KI4EkTej/99pQQQ+f/AAbPv0Rxvv8Av0+SBPv0+1jTe/z0AQpHvfZ/l60PLeNNiVV8vyH877++p55PM/2KCyrPBcR3LyvK7o6JsTZ8if3/AJ/++P8AvivJdV+LHiiTXtX/AOEf8NaZqPh7Q9RTTLt73Ufs17dzfI832ZPufJv/AI3+fY9er/ZbefVt6Sr/AGi8KI6b977N/wB/Z/vvXg/j/wCBb+ONY17RNP8AFvhmfRNcvv7Tu9L1CxS81CxudiJNNZvv+R3RP40+T56z1Lia+sftEW+m6l4hsreK0vX0+ZIbf55k+1/6TDbTbHdNj+T53z7HevQ/B3xU8KeNNY1HTNH1B7q6sd+/fbvCkyI+x3hd0/fJv+TeleX3X7Nmq6q8Gn3Hii0/sHT7i5utJRLF/OT7TeJczec+/wCfZsdE2f3/AJ61Pg7+z6nwl8VXuofatMurVLd7K0e1tHS6eF5vO/0l3d/n+4nybE+TfRqae5yHsE8j+dsR6ZPJ5aJ/fp8kiRvvSj59n39m+tDAZ5iRvsRPnoj/AHn3/v0SWqzzfwO6VPHB5f3/APfoAj/1abP46I502JvT56ZJH83z0R/3KALUk6Rvs/gT79M8xPnqOTf/AAbEqHe/mP8AJ89AE0m/+NPkSmeYm/5/uf3Kf/q3/v8A+3TJNkf/ALIlAD5JE3v8m+j/AFcmx6kgj8u2R2rHvtY0/TdVtbK7u0TUbt/9Hst/75/9vZ/c+R6ANHzE+dH/AIKnkkijh+dPnqCSTzPkRNlDyeXCi7aAGfJ/f+SiSTy/n2J8lVP+W1W/Mfznd2+eggI/3n716e/8D7/nogkWRPuVB5b+Y/8AfoAn8yKNPnpkn3/k/gqOSNN9Muv9haACT92++nwQef8Ac/77/uVDH+7+/wDcSiST503/ANz79Z6lkcke9k2UzyPm+en+R/qHi/4HUN1vjejUgjk//bqr/wADf/vip54/kql5if8APL/x+syoj4P9c/8Af/jq98/8H36owfu5nd/no1XUv7K0q91DZ8lvbzTf7+xN9dRjE1JJPLdH2VBJap53m7fn+/8Af/2K4fR/ihaaxpWl3UXivwXH9rt0meGZ5kmT/Y+//BR/wn93J/qvEfw6nRf4/wC0blKk05T0KOPy/uJ8lEb1xsHjDU5/nS98AXSP/GniKZP/AGStS11zWJ9+y08Mzp/B5PiL7/8A5BoL5DopP3n36jjj899lcp4Z8eJ4j8Savojpp6appkMM039n6j9sTY7unzvsTY/yP8ldXayf6YifI/z0ESPIvD/7T3gTxN45g8L2/wDbNre3FxNZW97e6dssriZPvoj/AN+vWpNkb79n+xvr5P8AhPJqvi7xJ4X8KS6fDa+F9J8Varrtpq803z3zwu++FE/2Hm/74/3K9M8OePPEs9z4aS71XfHfeO9V0mZNif8AHhClzsh/8g1GptKPvHs/lrJ/uN9+i6kisfPuHfZBbpvf/Y2JXiPwL8QeONY8beKLfxX4jeeexd0u/DF7b+TNpz+d+5mtn2fPbPD/AOP1694qn8zwxrf3E2WNz/6Jeq98jk98xIPjF4MvvD2ia7/wkEKaRrNx9isbp4XTzpv7mz+CurnjSN9qV8GQWv27RPBvhJHey/4RvUbPWnT76PDePYbNj/8Abaavbo/2kNS1X49/8IlY3ukpZTazc6F/Yr2/+mo6Q701Dzv7jzfJsqPfNpUv5D6Fj+5/fqG+vrLSrb7Xe3cNlao6J510+xN7/Ilea+APiH4t8a6bolv9o0lNbm8N/wBoXbvaP5KX7zeTD8ifPs+Sb5KxbrxH4l8ZfDTV5fFGmeHtRS08SWFlDJp6P9mu0S8hR5tj/wBx9/8A3xWhjyHs8d9ZXV5dWlpdwz3ti6faLWN/nhd/nTelPj+SvL7q+vfCviT4ta3o9lb3ur+dpUNukzv5Lu8OzfNs/gTf/wB8Vz0Hx+12PwfPcf2FpniHxLaeJ08OPBot26WV27pvSaGao1L5D3uOBNm93/3PkqGONI33/wByvP8Aw/rCXXxXurK40d9O16Hw7ZzXbpfedCiPNN+5RPufI+/567yT95v/ALlWYyL3mfJv2VVkk+++z79D74/k3v8APT45/wBzQBzWnTvJ4/16L+5Y2H/tzXURyPvrntNni/4TbxDEn30tLB3/API1bex41+egJk3+sm2fc2VJB/t/8Djqr5jyfx/PT/Pbfvf+CgA1K+t9Ot57i7lSG1t086aZ/wCBE+/XL/C+DW5NKutT1jU3utO1Ob+0NOspodk2nQu7v5Lv/H8mz/c+eqvxN2X2gwaU/wBzXNRttMf5/wDli775v/IKPXZef5iTo/3P7iUFj/MSR/nokkT5NiVV+ST+PfsqeD95s/goII5PN+fZvpl9fJa2v2h72FLXf/rvOTZ9/Z9+vPf2iLqKPwHZWt3cPa6Dfa5ptlrN0j+TssHmRJkd/wCBH+RH/wBh68l+JXhzRPA958TdC8H29vp3h6Hw3Ya7d6Xp7/6NaXkN58jon8DvCn/jm+lzlxjzn0za3X2rz0ilR3im2Psf7j/3Kuz7IJNmx0+Svmq71j/hC/E/xJuLfUtW8+x8a6Vrt9CjvNs02aGFJnRE+/D9/f8A7n+xXpnwIvn8R/DfUZbv+0EguNW1X7P/AGhC8Mz2z3Mzwvsf59mx/kphyB4R+Olp4u16yt4vDWvQaDqzzJpfiCaFPsV86f7j70R9j7HdPnrRj+O/gKeHW5bfxHaXSaHD52o+Sjv5Kb9jv9z50R/vun3K8y+GXirxh4c1jwv8H30RNOuvDdoj6pq800L213pSb4YXtk3797vs37/ufPVX4c/BnxRofiq91vxqlvdaImh6lpN8kN89z9ohmmR0+zWyIiW0OxNnkp8+9/46z1L5Ins8nxU0K11hNPie4nn/ALZTQndE+RLl7bzk+f8AubK6+eZ9m/e9fPvwZ+Fd2/wf8KRand30Oow6yniPzr2HZcuiO/ko6fwP5OzfXuMm/wDirQiXuF6CTzPv/PT/AJ5P+AVSj3/c/uJT0kf56CC15nmb/wC/s+RKP4PnT7lVYNn33/v1a+/8yUAHmfP9yp49kfyf36ggj+ffT/LT927/AD1nqAeY+/Y6VJHG/wDB/HR5f9z56JP3cOxKNSyPzE+00R7/ALqJUPmeXsTZvenx7/O+/WgB5b7P7lPj/wBj5KJ5PM2fJ89Qxx+X/v7/ALlAF2SB/J3/AMFQyfvE/wBik8zzPv8AyfPQ8iSPs2UAEkbxp990og/do/8Ay03VJ5nmI6bKggkeOZHT+5QBP/Hso+fZ9yo55Pn2J8m+vGPj98Qr3wXf+FLTTNQmsr27e5/dwpvfZ8ieds/jdN7uif36Aj78yb4qeNNT1i8g8OeHLd7q1fUYdM1S9tbjyZpZn+d7NHT502J88z/wfc+/XI/En7P8PdN0XT9Y8NeG9F1SLUba60PVvDCOjs6XKedC+/59/ku/z/x13Oq+EZb7wN4NvfA+n3FrP4eu01DTtL1f/RprhPnSaGbf9x3R3fe/8dYPiqx8QfEb45eALTUNEm0HRNGhudWuIbq4hmmm+dET7m9ETeiIn8b/AD0uQ3hI9n8T6ynhnRNR1j7FNqKWMLzeTD996wbXUvGv9tw3sulWmt+FLix3p/wjaJNNDNv+T53dPOTZXS2N1dx/ZUu7fZO8O+Z7WbfDC/8Ac3/frznR/hX4ftfGF7rGmPCmnatb+dNp/nTQzJN/z2hdHR0R/wCNPuUchnznUXXj/TNK+TU7LXtL+f8A5etDudif8DRHStTStc0zXJkTTNVsb3f86JDco7/98ffqjB4Rexhf+z/EviTS3T7m/VHvET/gFzvqrfeGNQ1xPK1W08LeL9n/AC01TTns5v8AvtN9MPcOv8t4Jk3xOiJ/G/yUzy/vv/BXDXWjpo+900zxV4e2/wDLbw/qP2+2/wC/O9/k/wC2NVdK8XXv9ofYdP8AGGk+Ibp/nTT/ABBpz6Pef8AdERH/AO+KA5T0OOTzPnb79Hyx/wC/XLf8Jjb6VeQ2niLTL7wpPN8iPqGx7aX/AHLlPk/772V0Xlvs+f7j/wAf9+ggf5aSI/z0ySN43+5U8kflx/I++o4/3++gAk2f3PnqHy1kf5Eq1cSeYnzp89VY98f3E2IlAHNeLviV4a8F6xZaPrd3cQajfJvtIbWxmuXf59n8FZepeJvB+peJLLU5bvU7XV7FHhhmfRr/AP1L/fT/AFP8f/siVa1jTbTWPidpcOoWiXqf2Hc7P4Nj/abb50/jR/8Abq1qXiDxLocn2LR0uPGWz5JppnRH07/rs6f8fP8AuJ89BZSuvjT4EtdVstPuPEaWWo303k29rdWNzDvf+586V2Ukbx/368v+JXhzTNR8Hprtxcf8JDqiX1giavdJ89v/AKZDvSFP+Xb/AHP++99eoee8kzp/t0ETHwSeXT5Nkj/JE6PTI5/Lff8AJTJJ0k+f+PfQA+PZvpk8lR/J52zZUn2r76bP46CCPy0kT50o+yv5LunyVJ5ieYjb6JJ0kf5E+SgsqzyPJCnyf98VB5fyb0Sr3mfx7Kg8zzN6UED/APWJVKTfv2PU08/kfJTPMSfY/wD4/srPUCrJG8fz/wDfFVvMT++1aE7p/vp/uVT8mokVEikjd7n5P46fJHcR7ESJJt/39/yJRBJ5dXo/3e/+Ouk5oFG+ju/OtXtLexfyX+/N/An+xUklq88OyVE2b0f5ET56uxyJImz+5RHG9BpqQTaTaSOiPZWLv/17o/8A7JTLrwzpU+9JvD+nuj/wPYw//EVdj+//AHKkju/7/wA/+/Uc4amVpXhXR/D8l1/Y+iafpH2h9839n26Q+d/v7Kn+1eRqUEKW8z7/AONE+RP9+rUciSfN/fqTzE2fx0yzzXw/8Fn8MWekJaa66Pp/iS513zvs/wDrkuXffbf+P/fqrofwT1DSvH8OsN4we68PWms3mtWmhPYpvSa5R0ffNv8AufO9eqR7JH2b3p8myOPf/BS5g55nj3gP4SeJfD/xFfxB4g8Zp4ltbGxm0zS0S02TJbPNv/0l/wCN0+4lela5pX9saJqmmPK8H263mtfO/ub0dN9anmJI7pRJIsmyjnDnPDY/2d7uO8e4i1u3f/iXaJZfPC/yfYJoXmf/AIH5KbKn0r4LeILX4vf2rFcaTB4U/t+bxNvRP+Jg9y8Pk+S/+x/HXt3yU+Ofy4/k/gq+cOc8f8M/CfXfhz4X8f8A/COXdjda9rl9NdaW829Et0/5Yo/+5veo9H8B+Jbr4RaR4Uu7LT/DV7p9xYbHtdR+0w3CQzJNM/yJ8jvsf/vuvZPP8xv4/wDvimSbJKjnK55nlnjz4e67rGlfEOXRLu3TUdbezmsU87Zse2RPkd/9vZ/4/WD4Z+HviifTbK4vdK0bwvO/i2HXbjRdPmR4bG2SHZsR0++7um+vbo9kmzZ/H89QXVraX37qVN6J/wAAo5iec5qx8K3tr8UdX8UfaLd9OvtGtrJE/wCWyPDNM/8A3x++rqJJPv8A9ypI4Pnf71HlrJ89MCOTfv3799HlvvdKtSWqVDJa/I/996AOd0qR/wDhMNe/dbNtvZ/P/f8A9dXXyQJG/wDsfx1y+lWMv/CVa88v3HSzT/xx62/M+/8AffZQA+TZ/cp8cfyOjp/wOoY986J8ju71g6t8SvCmj6k9ld+I7H+1ET/kFwv51z/35Te9AEeseA4tc8Z6D4gl1vUYP7J37NITY9lM7o6b3T+B/n+/XWQQef8Aci3v/cRK8X/4XT441Xx5a6P4d+Fl8+gvaPcvdeJLj+yppkR9m9N+/Ym90+/8/wA9dZY+FdV8ZOl344mX/pl4b0W7mTT7d/77zJse5f8A8cpe+WdD4j8XeHPCsiJrviDSdEnf5ETUL5IX/wC+KfY6rpWsfutM1jT9RnRN/k2V3DM+z+/sR6Zo/h/RPD8LxaVomn6dA/30htETf/v/AN+s7xH4H0LxMkHm2X9l3Vu++31DRf8AQL23f/YmRP8AxymR7po+ILXSpNBvYtbSGfSHidLhL1N6On9x0/j/ANyuD8OR6J8NdBuorT4T33hrwpcP5002nww3L/79zbJ86fJ/v7K6XTfAaf2xBd6n4o8Q+JUsX86xtdXuIfJt5k/j+RE3v/v/AHK6uO6eT5/4/wDYoAq2uq6PfaPBrtvq2n/2XMm+HVPtCbHT/frBkuvEfib7Vd6Fe2OnaXD8lo97afaf7Rf+/wDfTZD/AHHT53+/WpB4c8Px3n2iLw5oyXTvveb+zod+/wDv/crUjn8yR/noGcNb3Xib+0pJovhvaWutTJ5Nxq76zbfYn2fc+dE850/2Nlbf/CI6rqv7278Yapa3rp9zQtltbQ/7iOju/wDwOt75P7nz76PPSP7lAjhr7UvHHg68gifQpviHpbp8+oWU0NnqEX9/fD9yZ/7mzZWjH8Qk86NP+ER8abH/AI/7Df8A+Lrq/P8AM+fZU8l0snloif8AA6C+c5O68f6VHJOkuk+LPOh++n/CPXL/APj6ffq94c8VaP4uS6XTLiZ57TZ9rtZoXtrm3/uedC/zpW3Jd+X/AH65rxR4RsfEl3a6xE/9neJLL57TV4E+f/rjN/z2hf8AjR6CPcOltYHj+99yppI3/wC+P4K5Twr4xuNS1jUfD+u2lvp3iGxRJpktXd7a7hf7k0O/59n8D/3K6uP9470ByDP9XDs/jp8e/wC5RH+7k2b9lT+W8dZ6gQR/u0f5/v0R/u/v/PR5byTO/wAlEn7v+OjUAk+/RH9/fv8Av1DPP87vRHJ5m/8A2K0AtRx/Pvok/eP9z56gT93v3v8APU8knmJsSgsPMT+BE3/36jkkfelSRxrGm93+eoJPv/O9BBP5fmI7/wAdEcfz/I9HmIib9/yVH56b0/8AZKCw2eY9SQRpHeJLEieen3JtnzpUcknz/f8A46kj2R0AVdS1K0sbO61C9lSCytInmuJnf5ERPnd6+TpPi34r8F+Nr34h6n4au00TWXSyhsr3em+2+/bJv2fI+x9//A3r3H4jRv4/8SaR4Esm/wCJckyan4k/ufY0f5LZ/wDrs/8AB/cR69A+TWLCSLUIWvbK43/6FqlunyJ/c2f3KX+IuMuQ5q1+LHhS68L6Xr1xqS6Xp2oI80L3qP8AJsfY+/Z9xEf5N9b2j6xoni6H7Romq6fr1r9x5tPuEm/4B8lc741+EPg/4haJZaVqunta2tjv+yf2ZL9j+z/98fJs/wBh6yPD/wAD9K8I+HvEuk6ZreppPr1p9mfVJkhSaFE37NnkoifxvUcv94fuHo39lJYpAn2ea18mHyUTf8n/AHxUMEFxapaxfa0vURP9Iupk2TP/ALabPkrxf4SfBbxh8MvGGnPd+LbTVPDUNo8NzDD5yPM/8H7l96f8DqHWL746+GfGd1du9pq/hD7Q7/6Lbpf7If4ESFNkyfwb/v0e+L3P5j2p75P3H2uK4snmmeGFJk3u7/P/AHPuI+zfUklrZeI7N7e7S01e1V3R4ZkS5RP79ePT/tQ2Xg7wNpeu+NfDWs6JPqF3Np6WsMOx5kT/AJbbJtmxP9h67/wP4u8L/FTR0vfC8sv2WG5S6eOGJ7N/O+/86fxo/wD4/RzB7L7ZJB4Ai0eN7fw/qt9pdq/39Lun+36fN/sPDN9xP9x0rDjsdR8ItIllZN4bD/emhR7/AEB3/wBtP9daf+gV2H2XWLV3/wBIt713u9+y9T7N9ntv40TZ99/7m+rVrrCwTOj77L999lTzvk85/v8Ayf3/AP7B6sInO2njy3sbSFvEtv8A8I0Zfki1D7Qlzplx/wBcblPkT/cfZXWQbNiOj70mTejo/wB//gdc7ceDooLiS40e7l8NzzfPLHp8SfZbj/rtbP8AI/8A44/+3XM2Oh3nhG4eaFG8KDfvebQke80a4/37N/nt+3zpTH7h6JPB/H89EkPmbNr1iW/i6WXTxd3dibjT1/5i2hv9vs2/4An75P8Ac2Vq6PrGn+ILaeXStQt9RgT7/wBlffs/30++lZ6i5TzL4o6N4w1L4i+Hn8LpClqml3KXb/bvszzQ+dDvRH2Psf8A267WG71vSdNhtbLwIsCQ/chg1622f997P/Q6y57v/i7unRfPsfQLnZ/4Ew121aD5vdPKvHfh3xD4uWxOn+F5dL1B9Qtnu7yTWLZ4XhSZHfzkT/Xfc+SvTvI+ffvp8n7vfR5iT/IlBmM+y/fo8nzPnT5Kn/j2bKjkjdN/9ygBnlvHvff/AMDpkcafx/x0+CRJHf59lEm+N9ib6CA8hI02b/4KqyQPHs2fJVqCPzNkv+3RPJ8/z/8AjlAFKSN9mzf/AB0W8Hlp9+rUkfmfvag8z/brPUCG6geR02fPsqOOB/8Avh6n+fZuqPz/AC3+/wDfo1ApT2r+dsqJfujG3/vitKTbO+9H+SofPf8A2zUSKiUY/vvFU/735PKTfvojg8x9/wDfqD7C91NseKHYnz282/8Aj/j+T/viukxiSWs7yXN1F9kdHhf77/x/J/lP+AVakkf+5sqOOxeB/kqeS18z/cd6DQZHI/8AB8+z+On+X/co+y+WlPjg8vf89SBDHvjf5KtRz/L8/wB+oJEWTfspnkfPvT7/APfoI1JpJE87Z9x6JP8Ab+5TI7H99vf76fIj0/y32bN+9/79BYv+r+f5HqOOT+/T5I3/ANxKk+f/AD/BQRqQeX5j7PuU+N/4KJIJY330Rx+Y+96A1DzPL2J/fo8z+FH3pRP99HT+BPv0eW8mygsPMSP79HyRujv/ABUvlv8AIlPkjeT+D7j0APSRPv79j0QSffd3+R6g8t/OqTy/vpsoAtRzpGz7/wDco+5veqscfzv/AL9TeX8+ygDI02TzPE/iH/Y+x/8Aol6yLXxH4j1LZ/Z/gS7td/yO/iC+hs9n/AE3u9amlb/+Ek8Q73f5Httnyf8ATGt7zJdn3PnSgs4OPwBq2sWzxeK/FGoaukzvvstI/wCJbZbP7nyfvnT/AH3rqND8P6f4Ztkt9E0y00uBE/5crdE/8f8Av1of8DqR5E2ffpc5ByGpfvPidp3z7500C52f+BNt/wDYVvR/wb0+euQ1WDxB/wALp0G9t9Mt5/D39k3NlNdPfIkyO7o/yQ/ffZ5Kf9913MkfyUwkQRxps+fZ/ubKI/8AlnVuCNN/yfwU+PZ/AlLnAowR/Pv2f7H+5S+X9zej1Z/1n99Knjj+TZv3vRzgZfzxv9yn+X/cq1JJ5nyVPHAmyjnAg+SeFN71C/8Arqu/6zfTP4NlMCOZIvJ+R/nqHyPnjdPv1dkjT+/vRKhk2/8AAKAI44/4P79M/wBW/wDBVr+Kj/Wb96b6CNTjfF1rb/8ACVeBr2XYk6apNDDN/Hsezud6f7nyJ/3xXawSeXs+T+CuQ8cb59V8FIm3z/7cR/n/ALiW1zv/APHK6z/4ugsm8/53pnmJv+ffT4Nkifc/4HQn3JKACDfJ8++mTyPInyU+P93/AB76Z5H+3WeoDJI/n+So/L8ze8VTxyff/wBunwSfJs/8frQAjtXk/ub/AL9TwJ5e932I7/3KfHIn/wCxUL/u3+/WepYSR+W6f7dRyR/990zzHk2PRJt877m+tCBknm7Nj/c/uU/yH2I/+3U88f8AGj/7dQeY/wC72ffoLH+Y8fz7ErL8R+IE8Oaal35T3V1NN9ltLJPv3Ny/3E/z9xKvX11FptjdXdxKkFrbwvNNO/3ERP465PQ01DUb6fxXqelXE0z/AOi6RpaJ++tLZ3+eZ/7jv99/7iJsoAteHPCr+HLC6t01Dfrd3cfbdR1DYjvNM/8AsfwJsTYn9xK6jzPP+dE2fJUn2G3geeVYoUnm2ec6J882z5Pn/wCAVHH+8j3p/BQAeX5kPz/fpkkaSPvoj/5afxvU8e/7/wDBsoAjjj8x96JU8ezZv+5spn2rzP8AgdP/AIaAMjXPD+leLrCfT9d0y01uymf57XUIfOR/++64nxH8D9Euvh7q/hTwvs8If2g6O91DvdPkf7n3/uV6VJG/8FRySf6v+5S5gPFfBem+OPgz4P8AEt74j1B/FGnafbvNaWqXfnPNs/jT5N8Kf7FVfhz+174K8eXkFpd2WoaDevMkML7PtNs7v9z98n3N/wDtpXuj/wAGyuN1L4M+B9c8Q2WvXfhrTP7XtJkmhuoYvJ3un3HfZsR/+B0csS+b+c6yDTfstt/oUSWtqkzvNsh37/7/AP4/UdjqrWsMEuoImnTzTeSiI/nfPv8Ak+dE/jrxj4xfBbxb4g8Yf8Jr4P8AFE1lq8NokMNl9oe2+5/cf7nz/wC3V21+KHij4X/CLTtY+Iuj3b69/aKae/8ApcPzwu/yTTOnyJR74e4em6l4Z0q+uX1O0d9L1H/oKaLceTN/t79nyP8A8DSsvUvD9xdXiXF3b2OtvCnyXsP/ABLdQR/+uyfI/wD45WJ4B+LXgH4iQwW+har/AGXdTXnn/wBlp/oc1xN/Hv2f65H/AI/79d5PBexo8uy3ukeZPs6bHh2J/Hvf597/AH6iMucJRlA5GHWZbHVbW3fVf383yJpni2FLa5/3La8RPJm/3Pnren8cafpTwJrsVx4XnmfYn9rpshd/9i5T9z/4/U11dWM6T2WoW+y1e4S1T+0IUeG4d/ubE/jo/wCEceCF4tPvXSym+Sayuv8ATLJ/9jY/3P8AgD1oI1JpHjhf/b/jqF9km90/4BXIQWKeGbl3sreHw07p88L3Dvo03+4n/LF/++P+B1twax8qJqdlNoj/ACIn2p08mV/+mM38f/jlAzU8z59n9+mSTv52ynvH++2P8nyUSR+X/Aj1RiRwSeW6P9/56k8zzNj+a/8At0+DZI+x9lcv5Gt3XjPW7dPEE1lpdvFbPb2traWzujuj797uj/3KkuAaPrGtvo+o3uq6P9lureZ/s9lD9+aFPuP/AL7/ANz+Cruh317faVBd6haPp09xvf7E/wB+3T+BH/26hn87+2Esv+Ez2Xs375LL7DZvN/v/AHKy9Yk13QL/AER/7bTVLW41GGyuIZtOhh+R9/z70oA6iOT/AG6PM+en+Qkmz5NlEkHlw7/4EoIGST+X8nyVR+1eZNv/APH6tTx+X9zZ8/z/ACVVj/5Zvs+es9QCOR49+53qCO6l2D/4ip540kT5/wDgdVfM28elZlRLVvI/+qerXlpJ8iJspljJ5b/PU/lv8mz+5vroMYj4/ubN6b99Pjj2J8/z/JUMkDx/fT/tpT55Jnh+d6DQnj3x/I6JVWeTy/uJ8lPjk+TY7/fp8ciRpv8A46z1Ahk/v0QRv/AlPk/voiIj0/54/wDb/v1oMEj2PRJGkb/O/wDwOpJNkf36j+XZ89Z6gHl/O9M/1b1a+SNN9Mk3/wAHyUaiIP8AWfI9Pgj8z5KZH+4f5/46PMffRqATwP8AwUQf7/3KfJvk2f3KI/3f9yjUBkkf/fFPj/efc+SiSRNlSQR/Jv8Aufx0agQSR/vE/v1P5flo6UTx/PvplGoD4Y/m+/T5IEkR2/g/jqNPv0sn7z7ifJRqBg6PJ5/iHxR/H5NxbJ/5LJWpHI+x9n36x9D/AORk8V+U7/8AH3Dv3/8AXtDW3BpyWqeUifImxETfWhZBJ9x9/wDHTPM8uTZV7yEqD7P/ABv/AH6CDjfFWpa7a/EXwbZafrb2WiXaXj32npbo/wBo8lEdPnf50+/XXSPXL+I9/wDwsvwVEj7P9H1L/gfyQ11kcDyO/wAn8FAEEcjxp8lP8z94+z79Txw+Xs30T2v8aPv30AHn/wB+mef5fz799P8AL/g+WmeT8ny7KACOTy/uJ9+iORN/99NlHkPH/H/BR5Hyp/BQBNHdPGmxE++lHn+Y+/7lMjgfenz0SWrxvsoAfPI+x/vI6f8Aj9MgneT5N/36f5Esmz5/46k+yvH877P9igCOT929Mkk+eiSN99M+4+zZQQcn8Qrp9Jv/AAhrGzfa6frKJd/J9xLmF7bf/wB9zJXc+Wnz70+esHxj4f8A+Em8Ja3pW/57u0mRPn/j2fJ/4/sqfwd4g/4Srwlomsfx31pDdOn+26fOn/fdBsb0cnlp9yo5P9d9yiORJE30R/frPUA+eR/nep/Lff8Ac2f7dP8ALSPfs+4lVfM+ejUCTzF/u0fJJ/c31HJIn9+iPfJ87vRqBP8AJ/A9MnkT7j/+P1HJ/wADqT5Nn36NQBNn8H36f5cX8Hz7/wCOqse+Obf/AOgVakk8uHf/ABvWgD5I0j+5TJIPM2fJ9/8AjqCOR5Hrh9Ykl+KmtXWhWks0HhTTJv8AibXsb7Ptz/8APnC/9z/ns/8AwD+/WeoEcdxafEaa11O4uHtfBtjdp9h875E1e537Ef8A64o/3P77/PXc2u+Oad5bh7rzpt6b02eSn9z/AG/9/wD26g026lntp0l0z7EkM3k28L7PnhT7jon8Cf3Eq9/Bv/8AHK0AfHH/AOOfcqCST53qfy/MT5H+Sqskb76AGRyPGn3N9TRv8iUx5E+5/cojjeSPe9BA/wD+Jqf5qqyf99/x1PHP9xHoLI5J13fJTP8AWO9TybJH2UeQ/wD33QBH/q/k37Hok/dpvdd9Ef7+iSgA89N9Vb6C3vrZ7e7t4bqCZPnhmh3o/wDvpU7xvJ/H8iUSb5P4KCDyW6/Zl8Gf8JhpHiPSvtHhp7G5S6fT9L/49pnT7nyP9z/gFc18VPCvxj8P+KtX8V+CtYl1e1u7hHTS0uPnt0RPueS/yOn+589e/wD+rdHSjy3jj+/9+q+P4y4ylE8y8K/GmKD4d+GtY8Z29xpGr6nM9k8NraP99H+d9n30T/4uu20ePRNVsH1DSpbe6srtHT7Vpc3yfP8Af+59x/8Ax+o/GPgvRPiNpX9meI9P/tGBH3o/2h4Xh/g+R0rz3wP8E9Q+HPjxNQ0zxH5/hRIXR7KZHS5/j+T5Pkf53373+f5Kjk/kNPdmerTyXEFyjpb2n9lpDvd97+dv/wBzZ86bKhj020ns99p8+nXcPz6fdI720yf7j/6mua8HfFCy8aIkqaffadA7/wCj3V19yb/Y/wBh/wDYeuvktXkdLh3m/c79kaTbEff/AH/79MUvcOd0fUvsN5/Z9kjwWtvD8+i3Xz3MP+3bTf8ALZP9itvR9Ystc01L20uEurV/k8xP4H/uOn8D/wCxWdqVjb6xbR6ZqDpBdInnbLKb57d/+e0L/f8A+B1y91b6roesQXENwj69cffd02W2v7P4H/543Oz7j/x0uUjm5z0OORNnzo+z/crlNDk8z4l+Mokfe/2fTX8n+4myb562tH1y38Qaal3bpMib9jwzJsmhf+46f3642DwzpWsfE7xRe3tv591b2lhawv5zwvCjo/8AGj0wM/xH8FtQuvi1p3jC0uIUgWaGa4hmR96eSn3E/v7/AP2euk8fzyxp4a3JsR9cs03/AHP79WpPBelSJ/qtQ2fwf8Ta8/8Aj1Qz+ANE/ti11O4i1C6urSZJ7b7VqlzNDC/99IXfZ/HSkHOdD5nlw7KfJJ/t7EpfMik+f+5Uc0iSbKjUggnnSOGmSSRSJs/v/wCxVXUr67ukvbfT7T/iYQp+5fUEdLZ3/g+dP/H6ZJptxHf2txLcPvt4XR0hf9y7vs/g/wDQKNQC+nt7V4EmuIYXuH2Qo7/ff+4lU9Lmj16zW9S3u0V2dQslnsYbWK8r2+7VixsbKxs0t7e0SBIX3on39jv9/wC/USwy7R+6c1Ei4jpP7d8x/sWn6TdQJ/HdX0yO/wD3xC9F9qXiiNHdPCmku/8AAn/CROn/ALbVowTpGmxUf5KfPdPJv+/vrciBgx+IPFs80C3Hge02bPvw+JIX/wDQ4aZP4q8URvs/4V1fOm/+DxFYV1drH5kO/fvp8f7v+DfQWcjP4q8RwI7p8N9Wn/2E1nTv/i6j/wCEx12N03/DTxM+9N7+TcWD7P8AyNXbPGm93dE2JUHnpH/v1nqBy8HjjU5H8l/h14ygR9n37ezfZ/3xc0+Tx/cRwo7+BPG+zZv2f2XC7/8Ao6uigkT5ET+D56fJPFI/36NQ5zmo/iF5m/f4M8bwf7+jf/bqnk8eWkCJ5uheLE3/APUuzPs/74rb8/zN/wByppLhI0+T+/8Aco1DmOen+IWlWvzy6Z4m2f7Hhu8f/wBkotfiFo88O/7P4hT++k3h2/R//QK6WCR5Pv7/AJaPtEsbf61/++6NQOTj+J3heTYn2jU0fZv/AH2h36fJ/wB+aJPid4SjhR/7adPO+5v068T/ANo11/8AaUsf/Lw+9/8Abp/9pSxt89xN/wB9vRqByn/CyvB8aQSv4r0zZN8ib5tn/slXbrx54atbl7eXxLo6T/fdHu0StuO+eTf+9fy1pnnvJDsd/wDc+SjUDl/+E/8ACV1ebIvFegu6/wAH9qQ//F1qR+NPDk8fyeJdHf5Pn/4mkP8A8XVr7LFPv32lo/8Av2yPUE+j6VJ+6fStMf5PufYYf/iKNSB8niDR5Idya3pLp9zemow//F1DH4g0eT7msae/+wl9D/8AF0+Tw/o8lt5T6JpnkP8Afh/s6HZ/6BVKPwH4Xjmd08L6Dv8A43TS7b/4ijUs1IbiK63/AGe4t5/+uNwj1oeRLPC/yb/9yuRk+F/gqeZ9/g3Qd7/f/wCJdCn/ALJUf/CpPAkaP/xR+jIj/f2W+yjUC9oe+PxD4rR/v/bof4/+nOGt7z/3Oz+OsTw54L8P+Eba6t/D+lWmkWs03nTJa/8ALV/ub6ux/c+59ytCC1HceYn9ypJI/I+9996ox/vP46JI3+f77/JQBl6r4Vl1LxzoniD+3ZrVNPt7mH+xUt0dLjfs3u7/AH/+eP8A3xXReZ5iff8AnrjdS1jxBaeP/Cmn2lxY/wBg6hDc/boZrTfNvhTemx9/yff/APHK66T938ifPQWWvL/co7o9UvP+f+P56ZP/AAO3yVH5j/fR/noILXmf36Pkj31VkkffU7/c/wB+gjUfH+72f7dSfPHVXy5tm9Nmypo5Hn8ze7psegsP7nyfcqeT7/zv8lUvM8z+Py0qaPzfufJ9z7j0uQCf55E3/c2Uef5abHT7lQeZ+5T5/v0f6t9j7/uUwJ/Lf0p/meZv/gqrHJ5cn8FM8x5H30AaMcHlp5rumz+CuJ+G0f2G28S6YiIkGma5cw26f9MX2XKf+jq6+1m+R/k/8crkPAdr5niTxzqcSP8AYr7UYUh/23hhSGZ/++02f8AoLO2j3/x1H5f9yvOYP2hfh7fQ+JZbTxLb3SeHrd7q+8lH+SFH2O6f89vnTZ8m/wCetj4a/FDT/iVb6p9k0/U9I1HTJkhu9L1q3+zXMO9N6O6f3HSs9Q5Jnax+bP8AfT/v5UMm+P5Kj1W6u4NEvbuyt/7RvYbd3t7LztnnTbPkTf8Awb68K8AfFT4ga5qvjjwvNL4Z8UeLtH06zuoU0zfZw2N5c70ezm+d/wDU7N+/+5RqXyHuscCSPs/grhrX49eF5NK8PS28V9dXXiHVLnTNO0+G333Mzwu6TO6fwQps3u9Q/s7+I9Y8VfCPw1e67d/2hr2yaG+utn+tmhmeF/8A0Cvnf4O6HrHwh1rR/iFe3F3qmkeJNR1Lw5dw3Vv/AMgPffzPZvD/ABpC83+u/wB9H/go1HCB9lf6x3+dHdPvpv8AuUSSJJD5v2iF0f8Aj3/JXwTaWOiXXhvTrfTH1zS/Gr6BrCfEO90u3mmvYX2ffuU/jfzvuf7G/ZU3g2fwv5Ol2XiXT9Gf4UWniKb+1NU0JLxNAvrl9PTyX8l/9SiP99PuedRqV7I+7ZJPIf8Ag3/79Pjj8xNn/AK+Rf2c/AFp4j+Iul6xrGn308GjaG83ht9UeZPs9s+p3n2Z/n/j+zbPv/wV9GSarceOEkstCu5rLQUfZca7Cn/Hx/fSzf8A9rf98VoRKPIQarqUvjLVb3w1oV26QW/yatrUP/LH/p2hf/nt/ff+D/frX8P2OlalpVlFoV29rpGmXDwpDp77IX2fJ5P+2m//AL7dKNN01NLttL0/w1aaZa6Jbu6XCI/+pRP4E2ffff8Afd/9uulg+5sRPk+59z5KCCDy/LRKP9XQ/wC8f/YSmeWkb7IkoAtfJHD/AB1B/Gj7atRxps+eqskfl7/v/wC5QBJJD9+o/n8vZ/B/fpnmf3KP9Y/+/QBPHH/B/BUcn7t9/wDfpn+r+T5/kSn+Wmx99ABBG/nf+yVa+SP7m+oYP9yppPufJQBDHG/zvUHzyfPT45Hj2J8/zpTP+B0APjjf/Yok3xpsd0pnmf36P/i/koAf5D79z/xpRHG/8f8AHTPn87+//wCyUSbPk+d6AHp+7/26Nmz5/wDxypJP+Ab6j8xN70Ac3qvgDTLrWE1VEmsrrzkmuPsr/Jd7PnTen/s6fPXldr8afFHhX4zT+F/FtpcPpeqXfk6d5Nv8kKO/7mZH/jT50R9/3Hr3WTfJ/wAD/jrOutKtNVeF7uyt557SbzrSaaH/AFM39+lL3wjLlLV1YvIjyxJCl7sdEeZP/Q/49lQ339ma5DdaZdvDdeTs+0Wv9z+NH/8AiK8r+E/i7xRpvjbUPBnjPUH1e9/11vdOnzwvs3ujv9zZ/GletTxvJcweVcPaoj75v3KP5yf3KZco8hyl1HcQa950XnPqkNv/AMA1SFP4P9iZKZ4Y8m+8beK9Qt7tbqCaGwTYj/PC6JN8jp/A/wA9b09jF4m0RHt5biy85Emt5nTZNbv/AAPs/grhvD+pJpXxF1u9d7e1+3PZ6fq1qif6m/2P5M3+4/3P++KUgieoRx/6N/qkd6I4P3bu6VB/q4d8X3P499QSTyzwvEn/AB6zQ/Jew3Hzvv8A7n9z/fpkDI54v7SksvN/0ryfO+4+zZ/v/cqrHpst1Z2r6r9kvdQhfzvOtYXSFH/voj1oxyP5Mif98Vw3xC+MWhfD2GdLiX+0dUT/AJcrX59n+/s+5/6HQEDr54/svzyvsgRP3szvsRKzp/EEt9bT/wBhaVNraInz6hNN9j09P+2z/f8A+AI9fLmm6t8Rf2kNSupbe0hfQUfZ/pu9NPtP9xH/ANc/+fkr6C8I/Cu30Pw9ZWXiPULvxq9omy3/ALU/49of9y2+5/33vrPU092Bw3jjWPGE+gzp4c8Rv4h153T/AIl/gvS/9Gh+f5994+//ANDSuPXwj8XGUFLe729vtviKHzv+BfvutfTEcjxw7ETYifcRE2In/AKprs2j5qz5hRlIuf6vY6U/y0+/VKOTzIU3/wAH/PNKf83lV1HNqXY5Ej/3P9ip/wCDf/AlUvPSPZRNJ9xE+5UhqTRyJ5nzvVqSSLZ/sVnyb40p/wDq3ff89BZP5ib6mj8p4U2bP7j1S8xNifJ89T2sEs+94on2J9//AGKAHyQJ538H+/Xll9448R/E2a90n4aPaadpdvM8N3431CHzod/8aWcP/LZ/9v7lHia+u/ixr0/hrRL108KWL7PEWqQ/cuH/AOgfC/8A6Of+CvRrG1tNNtrWy0+3hsrK3h2QwwpsSFE+4iJS5C/gOJ8F/B2y8I6lBquoeKPE3i/Xok/4/dd1F3T/AH0tk+RK9G8vzI9lUpJH+0/c/g+/V2Sf5ERKZBJHBFGm93+f+5U0cCfxqnz1lySJ/G/mbHqeOe4+7v8A9zfS5Cy1cRpG/wAn/A6ZBGm/Y/3KqySPI7u70/z/AC0+emQWpPKjh+T79QSSLs+4lQzzpsqP+GgC9JskTfUccab6PPfZTJJ//HqALUcMX3//AEOuX037RdeP/EsO93S0sbNEj3/J8/nO/wD7J/3xW9JdeYiOiVyfhXVft3irxlcbETydRhsk2f7FnC//AKHM9BZ18cb76nng/g/geoINSepJL7z/AL6bHSggPL8uHds+/UckHmVP5/mfJsqrJJ89AHNeJpE03xz4Dlm2Ij3d5Zb3/vvbO6f+gV18mz/crntc0rStS+xanqtpY3T6S/8AaFvNqEzpDbv/AM9q1NK8QaV4j0SDU9KvYdR064TfDdQfcdP9igv7Ja8hJH/vv/t0x9+/fUf2pI/k2U/7V5n3KCBklr/lKnj2b9j/AHP4Kjkk2PTIJ/nd3+5QA+OBI/kqSSBdm9HoknSNNiOlR/an3b/uR0ATyR732bN7vRJa+Q/72LZs/uUQX0UFym/5E++9E8/nzeb/AH330AM8hNn3PnT5Pv1H5H36kjk8x/nWiSRPnSgB/wC62Js++9QR2qRps/gojkqeSdN+ygYQ7I3TYn8dch8JLXyPhvpFu7750+0o7/8APZ/tM29/+B10viPxBb+DtHutTvpbeygt4Xm/0p0TfsTf8m+vJfA/7QXw/wBH+HXh63l8SpqOopYwpNZaXaTTTfaXRN6bNn996z5jWMZninxUtbTxHqVrb/D/AFPT/EOnX3h3VdC0vwxZW3kzaN9j2XL/ACff+ea28n50/jTZXtHwh8Y6Z8TfjB4y8W+GpZr3QbjQ9Ksprp4Xh/0xHuXeH50++iOiPXG3H7Vngrw/r2qXfhL4eb/ENw6fbr2ZIba5uE/v7Id8z1Na/HD4x+MYU/4R/wADvpzunnbH0aZ0/wC+5nT56NTf7B7X4H8K674ZttUi1XxrqHii6u5d9vdahbwwpaf7CJCifJ/v1w3gTwX4ztPiInjjx7aeG9Fk0bQ5tMmvdFmd/wC1HeZJnvJvkTyUTyfkT53+d685utK/al8QTbPtt3p1k7/vne4sLNIf++PnrpdN+F/xlgs/tHiDx7d2saI7v9i1lPkTf/toibNlL3yPd/mPVvhf4Zt/BfhF7ey1OHWrK71G81O0vbX7jw3Ny82xP9zfUnjjxVqumzfYtHitP7R+wzag817C7oiQ7ERNm9Pnd3RP++68s/Zl8I6h4f0e98QJrFxa+CrjzntLLUH+++/99cv/AAJ86P8Acrq/FXiDTI/ivpdpd3sPn6np1glin8F2n9ob5tn/AABEp/ZFy+8d54i8VaV4O0efVfEep2OkWsOxJrq6fYm+n6H4j0fxdoNrqeiXtjrGkXCP5N1aujwv/frzb4xR+Z8QvD0qRaZdajb6NfzaBZam6fZn1XfDsf5/k3+Tv2b/APbqj8J53k+JfjKKW3tEf+w9Nm8RQ6Xsmtk1j9952zZ8m/ydm/ZVk8vunWWN9/wt7ZLaXc1r4GhmdN8PyPrjp/6Bbb/+/wB/uff7mSO7jubKKyisU05Efzv76Js+RIUT5P8A9iqujzpd2el3enxfZdIe3+S1mtHtpk+5s+T+DYn8GytTzP3KfwUzMq6bptpY2yWllFDZWsKfJawpsRP79TfP9z+CiOOjy0+/v+5QAfc+/RHH877FojjSSHc9HyUATyR/+OUeWmz56jkk8z++9M8hJPn3/PQAf6t9n3KZJG8b76fHH+53u9EkdAB5jyOlEka7Nn8dHmeYlM/1lAE8f9/7lP8AL8t9lMjj8tNm/wCR6j8tJPv7/wDvugCSSNPvpUfybHo8jy3TY/33qfMX96gCr/c+Sj/gf36f5f36kg2bN+ygCOCN/wCBKnnj8nZ/BUEcnz/J8lHmeZ9/ZQBJJJ9xP+WlRxx+X/Hv30bE/v1JHGiJ9/8A4BQBBH+82Oj/AHP4KJN8ib99Txum9P4KJNkafP8AcegDl/F2+x0TV9V0/Tbe68Q29o/2eZ7fe/8A9n/uVj/Cfxpd+PPCr3eppbprdpN9lu/sv+pd/vo6f76PXcxwRb971wHwy8OaF4A1jV/DVvrsN7q93N9tTT3+/b238Cf+h0pfzlxOrktf7N1J3RL66e+f5387fDb7E+/s/gR65DTfBdpqXxX8Uane2n2rYmmvbo+/yUmRH/fbPuO//oFb3xb8XReB/Bl1exJM+o3DpZWKWuzf9pm+RPnf7n9/56wY9O1Xxxc6vZXctxpeow6d9iu9Pf57b7ZMn7maF0++n33phCB20cfnvvilXyIXdJoXh++/++/3KfJJ5cf8EHyf7iJXFfZfiB4OsNOf5PiFevClrd2Vq6WCQ7P+Wyb/AL/+3vrnfFXji78caPq+n6JpUN18kNrFa3U376a5f59jp/cRP+AUByHUf25F4j0p9QtNbSy8NI7wvqlq/wC+uH/uQ/3P9/77/wAFUrr4a6Z4jm059QsptL0vT96W+lwzbHuN+z57l0/9A+//AH6tfDX4ZP4Rs0uNQu/7R1t3d/3PyWVj/sW0P8Cf7f366+SNI46CJ/3Cra2qWsKW9uiQWsPyJDCmxET/AHKfJInk7P8Avip/ISRN/wDBUflpv3b3/wCudZ6kFWTZs+dKq/akP8FWp4Id/wB+o1LKoG+okC3Fj++/yb6fJB5ifOn/AH3TIJP9v/cqdJ0kdP8AnpXSRqR+X5fypUkkf3H21NHP5m/f9/8AgSj/AFiJ8m9/9ipDUh8tNj7Kmf8AuNXKax8VPBvhzVX0fU/Fuh6Xq6Jve1vb5IXT/f8A4E/3Ky/+F2aJqtz9i8HxTfEPV/7mhfPbQ/7c14/7lEoL5TqPFXibT/B2iT6xqbulrC6IiQpveZ3+RIUT++71xNh8GbfxvMmtfEW3udR1uZ/Mh0tL6aGz06H+CHyYXRHf++7/AH3rR0fwPquseIdO8S+Nbu01HV7T59O0jT9/9n6Xv/jTf/rpv9t/+AV6B5jybNn8b0FlXTdDtNG02Cy0+yt9O063T5LW1h2In/AKmgj8t/kq1JJ/An3EqrBdJPNsf5KCCSOB9/8AHT/+W3/AqIJ0/jo8z7iUAH2H98//ADzp/keX/BsdKk+1LI33Km8xJE2Js30FlKO18/7n/A6n+yvv2OlJHJ5fybKsRz+Z8m+gCj9h+d/vu/8AAlM8j5K0PM/j/uVVnk/fPv8Av0EEMieWmyiSPzNj76tTyJJ8mx6jT93/AL9AFWSD/Rni2VyPhW3eDx54/t4v+PVLizuv+BvbIj/+iUruJ9kG95n2Js+/v+5XD/CG6l1KHxXqd7bzWs994imm8uZNjvbeTCls/wDuPCiPS5yzso4/nenyRvsd/nq7J9yoE+/TIK0Enlu/3KfP86fJvp8ciRu6ffSmTzpGm/ZQBB5aTp5UsUM8Gz54Zk3o9cV8PYJfD9/q/gqVHSDTNl1pMzv/AK6wmf5E/wC2L74f9zZXoEcaSJ/sVy3jXwjfaxrfhrWLLW5tFfQ5pnu0tbT7TNfWzp89sif7exKAidFJG8cnyfx0eW+/ZtqaSRPn2f36I/3b0AQ+XL/BTPLeP/vurv8Ay2TZ/HRJH/sUucCjJH99P79Sf6x9/lVNJGn3N9XvLWS22PL/AN/KOYDHnj/v7Pk+d6kk3/3KuzweZ9+mf7CUwKskbyfPs+en+X++dHi+dtlTpH8mz+PfXjfxs/aFTwA76F4S09/FHjWZ/sqWsPzpbzf3P9t0/uJ/wOlzBCPOejeKvFWieALH7brupw6dA/3N/wB+Z/8AYT7718y/Eb9pbxX481K10f4WxanpyOnzzQ2KTXtx/c/v+SldL4f/AGc73XHuvGvxd1vULrVHt3+16fpdw/8Aqf40meH+D/pjD/4/Xveh+H9P8K6Ullo9vp+g+Gobd/OtbWH7N/wN3/3N/wB+j/Eb80IfAfJ8/wCy34og0qC78YePUn1TUNRtrX7Ejvefff5/303z70Te/wAn9yvVvB37NPws8Pvpf2fw5rPihLvfNDqGqTPNDb/7bp8mzf8AwfJXeeGfsXj/AF6x8W2/7/RNMhe10OZ0/wBc7/JNc/P/AAfJsR/99/4673zPMf5/++6BSnM53TtDuNDhvbfR9P0bwu+90sbrT7RH+T++6bE+ffv+TfWpJYy3Sad9o1W++1Quju9q6Qpdv/cdPn+R/wC5V198jvsqH5/4HpmRBJY28mpWt7Kk32q3R4UdJn2bH+/8n3HqCTwzo8/9qf8AEstH/tb59RR4d6XfybPn/v8AyVoxx/P/AHN9Pj/d76BENvaxWNnBbxRQ2trEmxLWFESFE/2ErifiVo8v9saXrFlpVxq90lpc2UP2K3854ZneGaF/9hN8Ozf/ALddzJJ/fog3xp9/fQXzmR4w8D+H/H2j3WmeJdH0/V9PuPv2t1DvT5PufP8AfrAvp/Bn7PXgBPsWlJomg277EstIt/nmmf8A9Df5P467n5ZI657x54LtfHnhufSrt3g3/PFND9+Gb+B0oA0dD1yy8T6Vp2saZcJdWV9bpdW8399HrQ8v5K+cP2W/E2seGfEOvfDLxLF5F1pL+dYv/Bs/j/4A/wAjp/vvXpPxi+O/hr4LaTZf2ncfbde1CZIdL0KF0S5u3f5E+/8AcT5/vv8AJWf+MuUPe9w9D8zy6I5Pufcrx74M/FTW9S8K+IdS+It3o2kT2/iR9Gt/sW/yd+9ESHe/+ufzndN/8deySR+X8j1oR8Az5P8AgdP8v/YqRPv1Bfalb6bCj3d3b2SP8iPdSoiPQBPH+7So5KPnjWmR+TJ/f30APjkeOj777KP7lWo4/L+egCrJ+7T+B6P9W6NsqT5Pnokk+TZs+egA89N9RyT+W/8ABS+Wkn3Ep/kfPv2ffoAq/wCrdP7lTfPs/wBtaWf/AFNJBv8Aufx0EDPMeNP9jZR88n3/AL9T/PJUfmL/AHPuUFjP9inxpsdN/wAiUfJsd0qeCP533JQEBnl/J8/8f3KgeBN7uj1am8n5Nn3Kgjk8t0dKAGPGknyfwP8AfokgTfsT7lEf8D7Pk31P5iRpsoAqyR+XCnz/ADpXjc+j3EH7T9lqFpp928D2KTXN6kL+Sn7maF0d/ub/AJIa9kjR5H37/wDvuuG1z4qW+j+P9O8Gf2ZcTyXfku90k3yQvNv2fJ/wD56UvhCPx+4ZfxpurjxMkHw/0zT01G916HzriZ7hIfslmjp503+29ch8UJ9T1XxzqmmaJrr6RZW6QpdwpqP2N/kh3o/99/v/AMFegfEqC3tde8G3cX/IeTVIYbdIf9dNbf8ALymz+5s+d6j+JXwnvfGN5/aGieIP+Ea1d08mZ/s6TJcJ/t/xp/wCrLjLkMj4e3Xi3XPh1r2j6xezXuvWLzWVvqCXCI9x+5R0fzk/j+f79Vfgn8OdM8D6l4hT7FqEGvI8KTf2hcJMkKOm/ZC6f+h10vhHwAnwv+GN1o+j/aNR1fyZrp7pPkmu7l0+/wDP9z+CqPg668L+DvAc/iN9Q1D7K/k/2pe6vM81ykyfudj/AO477Kj7A+f4uQ9AjkSN/uPsqOSTzH+T+5Wfa+NPD99qut6Vb6mr3uiQo+opsfZab03/ADv9zfs+fZXPXHxh8H2HgHT/ABkdY3+G9QeFLG6tYZpvNd/uIiIm+gw9866OR96f7lPk3/xVyNr8dPAl14SvfEv9uomkWNwlrdu9vMk0M38EPk7N+996bE2Vr+DvGmhfELR31Pw/qCX2nLM8L74nheF0++jo/wA6P/sPUal8hdk3x/cTf89VUkfaOP8A0OtGTf8AP8ifJWZ5n+3/AOOVEhRH+Q8f/fe+rWxJN7vUccf+Xql4m8R6V4O0GfWNbvUstOt/vu/z73/uIn8b/wCxXSYxLt9PFY2d1d3dwtra28PnTTTfIiIn8b15lJdXvxwRP7Me70T4c/x6pDM8N7rLp/Bbfxw23+399/4KWx8P638ZngvfGemXHh7wbC6TWPhW6/4+b5/4JrzZ/B/ch/77r1aCP5Ps/wAn+wkdBoc9ofgfw54Z0f8AsfSvDmmWul7972v2dJkd/wC++/fvf/beuhsYFtbZLdIobWFPuQwwoif98JT4I/M+/wDcqSSD+DfRzkakEkflzb0+4iUQffTdv/3Kn8j+DZR5Esf3E31JZH8+/wC5v+emeX++RPv1o2/7v7++o45E/wDi6AM+CR4Puo/3/vvU3meYn/A6kjg8zejv8lEkHl/foAg8zyPubHp8c/8AH9x6k8tI/uU+O18zZQAyCN5/k3/79Pj2b96fJsqfy0/uVBJC8n3HoAg/vu9H8fzpV6D92mz+NKJLVN+/fvoAqxyJ/Bv/AOB0XEnmJ/cqb/cqlqt8ljZvcSyxI7ukMPnPs3zO+xP/AB96AOU8Takmua9a+FHSZNLf59RvU+47/fSz/wB90Te/+wmz+OrXw91XU9ch1671iySy1SHVJrJ9j/JMkKIiTf8AA/v/APA6gsfDN3Y6VqOiTan/AGjqkM39p2l7NCiPM7vv+fZ/to6f7myn/CvXLfxj4euvEtlb3FrZatfTTW8N0mx0RESH50/34XoLOykd40T5N9Ef3N7fPU8kfmJ+9T+D5Kg8h5G/g+eggZ88ifO/3P8AYpkkjSIm/wCerskfybHTY/8AsVSnsfMmSV9/yfc+egB/+r2f7f3Kkup3nR3R9j7Nm9Kj/h+/9z7lEEaRw7X/AHm+gDivhz/aelQ63oWt63feIdX0+73/ANoXqIj3FtN88LoifcT76f76PXZeZ5b/AHK5DxVY6rY+NvDWu6JpV3q6Su+k6pa2romyzf50m+f+46f+RnrspIH37P79AS/nCCR3f/cqeed5I/ubP9yo47X/AIAmyieN/J+egBnmPs+f5Hemef8AJsRKf5HyffejyE8vZvqgCeR40dKZ5/ybNlHl+Zv3PXin7QXxevdDe18C+DH+1eOdW+R44XTzrFH/ALn/AE2f+D+59+pCEecf8XPjBqp1ZvBXgK3mvfEUrpbXd1YzQ+dab/4Id/8Ay2/vv/Alb3w1+EOifBnQU1O4T+0fEvk7LvVER7mZN7/6mH/Y3v8A8D++9Q/BP4Q6V8B/DD3eoXCXXiG+REvtUfe/zu/yQp/wN/v/AMdejXU/9hpe6he6hNPBvTZCkKfuf4PJT++7v/6HQXOf2IFW61GLww91qd7qt26XGyGKy+R/nT+C2RPnd3rH1Xwbd+P5kfxRK9roiTb08NwvvS4/uPeTJ9//AK4p8n9/fWxo/h+4jf8AtPU/Jn1t02Js+dLRP+eKf+zv/HW1JAknyP8AcoIJLWTy0+f+D+DZ9ynySf8Aj9Mjj+T5KHk+59/fQBN5b0z/AFexNlP/ANZ/HTJI/wB58if+P1nqA/y/++KLqRJE/wB2rU+yNPkqGTfs+589aFlWORPkTf8AJsojk8tNlPnkT7iJTKCCPzPL2f8AslEn7xPv/fqT/gNPk2Rp9z56AMv/AIRXR5PFSeI/sif239k+xfav78O/fseub8VR/Dr/AITL+yNdtNBn8XeJtPe1WzvUTztRtof+WP8AufPXayT/AGW2e4dHdIUd3SNN718jz/8ACL/EL4FfEb4weMHhn1HWUdNLSF/9J0P7M7pYWcP8aXPnfO/+29BtRicpo+h+JfD+h+DfBSae+kaxobzWWk2t186PrdzvmvNTff8AfhsLab5H/jmevpn4Q+P/AA1Joj+F7L+3NLfwzYpvh8T2721zNZp8n2ze/wB9H2P89ZfibwBafHr4UJpl3qGkzeNbfS7bT769R0m+zzfuZpraZEf5Ed4djpXglp8FvEuqeJPEPgyXyvBT63C/25Laaa80/Q/DcL/ch85/+Xy53/J/AiPWepv7kz608T+KtTvnstK8JJbvdX1v9qfWrr57LTrb/ns//PZ/7ifx/wC5WJo3g7w7JeadNqGjv4rnvvkTxN4h2TPcPs3/ACQv/qUdEfZsRKz/AIJ/EbTPip4G0HT9T+yJrc2nJqE2n2ULpC9skzwwzbP4IZvJ3on9ytb4j65c2+padp+k+amtXDvDpieVv33Lp890/wD0xtoXd/8AfdErQx/uFj4Q7I/Bk8USf8SuHVL+HTk37/8ARkmdE/4B8ldXPrFlBqtrpj3cKapNE8yWv8bwp996Z4f0O08K+HdO0eyR/sVpCkEO/wC//v1yceuXviDxhrC2XhLTL6bw9L9ih1O91TyZneaFHdE+R/k2PQZnWQa5aSal/Z8V2k96ib5oYfn8n7n3/wC5v30WPiCyvrye0t9Qt7q6tPkuLVJvnh/3/wC5XnnhzXLef4keKLfT/Culz+MrS3tv7W+y+JN7pC+/yUf9zsT7n3P/AIus/wCHXjTSrmb+1YtHiudR1nVn0PVvEGn6mk0L38KO+zZ/Gifc3/wUF8h67HO8f3E2f79PSR5Pnp/8Hz1J5aRv9z/x+ggf5n9xKgnd47nZv+SpJNkiffenx2ryf3NlAEHnP/cpnmPs+T93T7qB0SPZ8ib6hh2R0AP8x/L3/wC3T5J/MpnlvJ8n3KfJGnyJ86UAP8zy/uPSxzvJ8jpsqOOP59lLax/J89ACSSPJ8mz5Epnn/Oj7P+AU+ON5N/36Z/cSgCeS68z5NlR+Yn7t0+//AHKZseNKZGnzps30AEc/z7K+ffEepfbv2vdE09LdH+zxW0zun3/uP/32lfQv2X5/9yvn3Q5LjWP2rtUlSVP7OtIZvk3/AH3hhSH/ANDmepl8Mi6XxHrvjzw5qfiZNOvfDmsf8I9r2mPM9vevaJco6Omx0dHrz2+8QfFDVbB3uNM1PwhPpOl/aria1SG5TV7z+NE/uJ/H8leyf6uben8FUbW68y8vX+0I6K6J5KJ/qX/j+f8Aj++lMjnOD1Lx5cal4z0u00q9vrJLhE2Wt1DsheZ0d/338b/In3KyPjpo9xH8AfFGmaY80+qXeyZ7qGHe73L3KO77P/ZKyI7rUNV/afe3+yTf2Xbu7pev8/nOlns+T/c86vav/ZP40o5S+fk5T5mn03XfBfwx8a/CS0im1HxRfailraa7NC+zVLbUpvnvLl0/jRPOSb/cT+/VKTw54r03w8/gSVE0G9sfHem6np2oeH7R5ra0s7l3f9z5yfP5M3nff/v19TfPHC+x9lM8x/k+Z/8Acph7U+YpNKfQ/Dfj2y8dJ4m1jxLD4ns73UPFukxbJktkRPsep20KJs/comx4U3/x16b+z1rmoazouvXd7cNq9r/a7pY+JJtJ/s251aHyU/fTQ/J8+/em/Ym/ZXq8cjwVHNO8kPy799Z6hKYXE/30+TZsrNp3l/Jsd6SA7YVHtUSM4nCXXxli1K/n0zwVoV94y1GF3R71P9D0mF0fZ894/wB//tjvqfwr4A1CDW08S+M9Tt9e8UJ/x6Jao6afpCf9OyP/AB/9Nn+euxggS1hgt7eKGCCH5EhhTYiJ/sJVry0nf53R02V0mPMM8z77PU8cnlzb0/g+ejy/MT56PJf+D+OgepPJH5czpv8Ak+/SeZ5fzolM/wBZsf8Aj2bKZJa+e8Esu/fC+9NnyVJZoRyfJ89Mkk8z7776g+f+OiT7mz56AJIJ/LTfvqN5/wCNEojjeNP9+lffG+z5aAE8/wAvY/8AfqTz/MmT+5sqOS38z+OmeX9x/wC5VAWvPST5P4P79MkkeR/k+5RGj7/k+f8A2KfJA3mfJUgPkn+Te9QyTv8AJRJ5sf8A33Ucdq/k/O7u/wDHQBPJP86bKf56RrvqGP8Ag2Uj/dSgCeSdPkfZ8lcvf2+n+MtYn0zUoornTkieGGF0+SaZP9c6f7cO9Nn+27/3Kn8VeIIvD+jpcPLDaz3EyWVu833POf5Ed/8A0P8A4BWDpVrLofhj7PLLM914Tvt6PM+97i22b3d/7/7mZ/8AgaUFkHi7UvEcnhLTtb0KK3vfFenzf2ZcWt1NsSXe/kzfP/v7Jk/3K9A021tND021tLf7lvCkMP8AwCuX0rw+k3xC1jW7S4mfS9kP7lH3wzXmzY9yn/bHYldRPG/303/PQEy756R/3PnqCORJH+/vqt88ibP9inpH9z/coILvyf396USSJVWON/7julTySfJ91EoAJ9nyPR8n+/VWTej0ST/f2UAPuLpLW2nu3fyERN7vs37KpeHPE2leNNBstd0e7+1aXd/PFM8Lp9x9n3H+etCCf9z/AOz1zfhK1/se817RHf8Adw339oW3z/8ALG5+f/0d5yUAdRbyf3n/AOB0ST/vP9+qlSfxp/HQBoyTpJsT7iJUHl/wfJVWeR9lch8Svibp/wAL/Cr6reuk882xLSy3/Pdzf3P9z++/8CUB8Zi/Hv44RfCHw3/xL7dNR8UXyf6DZb/uJ/z2f/Y/2P43rl/gL8Hf+Faw6p498ayzaj4vvkeaa6mR5prS2f8Ag2J/y2f+NE/3KxPgl8K9Q8XeJ/8AhbHj29/tDVLj99p1r9yG3+/++2f3ET7n/fdfQVrP9qmtdTtNVmn06W33wwpDsR3+/wCdv+/9ylym0v5IE91Omh/2jqd7qbwWUMKb0m+SG3T+N/7/AM++srTbebXLhNVvomtbVE/4l1lMnzp/02m/23/gT+BP9uobXR5tYktb3xB5M80MvnW+nxvvtrT/AG3/AOe03+39xP4K3v4P4/npmJagj+T7lP8AknT5Kq+XL/H8lSRxy/P9z/foAfHIn8FEcnz79lMjg8tNm+nxx/fT5KALX8G93/4BUHySfcok+5TI/v76z1AtRyeZJ9z56E/8cpnn+Zv2VHJH5j/7D/3KNSwn/j+Sqv8Av7Kkkjl+/wDwJ9yiT5IU+StCCaODzPn+Si63x7N/8f3KLeRtn3KW6/13z0FieZ/Aj/PXivxb+BGialDr3jXwp4X09/igtu91pd0/3HvET5JvJ/1Lzf3HdK9G8TeNNP8ACrwWUqXGqavcfPb6LpcPnXtx/wAA/gT/AG32JXJpqvjHxNqQ82dvD0dv9/RdCeG8ukf/AKfLx/3MP+4m96AhzwPnP4Y+Lta8MfF65u9F0K48Sak6yaFb2tzpCaDf6tfPsuZZL/Z+52Waf8vOz5/tNeqeDvGtp8UPh7e+EfHuu/PrmuXPhz7Fp+9NTSZN801ncv8AcfYnyb0+TZ/v1B8aPCXxUk8b2Op+C7SaTUPs6JpOoWr2zw6XNMmy9+2JN87wunkvvT598Nec2Nxd/CPxNPFuu9F17S7Z7XTtQ1bQ5tStrGw+0/6Zq14kL70e8ud/z/wIiVnqdvxl7xdrGu/C+bxXpVx4f1zSJ77VH13VvE+l7Nlzo9s6JZ2dg6fcd/3Nsifwb5nr0nwB+01ZaroOt+IPGGmafok+maWmp79Lu/tn+jO7p9m+dEdLlJk2PD/f2V1Hg7xNoX7SXwftdP1i4h07VNZ077bNZafcfvodkzpDeQ7/AJ9m+Hej14V8Zvgv4w8MeJNI1CLWLeeebXNNutU8XXWk2yPrN5Nc+TbQ/Zk+T/Rkd5t7/fd0/uUake7L4z7BtZ/t1tBKiOm9EdEmTY6b/wC/XN+DtkfirxxsdPk1S2/9I4a8h8AfFTW5/jHBo+panrOr+ELfzvDlj4kexhS21nWPvzb9n3NiJ5KbE2b99eqWvgfxLpXirxfrFl4lt7W11l4XhsptLS58l0h2f30/uVoY8nIch4L8F6JpXxy+JOlWOmW9rZanodhNfQwps+0PNNeec7v/AH3rE+F/h/TPD9g+maVZW+nadp/xOuYbS1hTZDCnk7NiV6pBpXjOP97/AMJLoL3TJsd38Oum/wD74mp8/hXW7680R9Q1bR3srG+TUHhstLeGa4mRHRPn85/79Auc6vy/L/23o/1b7/v/AOxTP9vb/HT4/wB4m+ggkj/1iP8A990eZ83yPUfl/PR5fmfOlAFqSTzJPnSoY4/Md9lH72N/noj3xvQA/wAtI0emeX5bo70+ffIj/wAG6oIf3m99/wAn9+gCfzF3/f8A++6j8v8AjpnlpvSmfwP8/wB6gCfyHj/j31H5aJTPM+T5P3lM/wBx6AHySJ8+x9m3/Ypnl+Z86U+SP59lTxx+ZCn3N9ABPcJaWf2t3/cQpvf/ANDrwT9nqxfWPEPjLxXLo/8AZD30yQukyfvnmf8AfTP8/wD2xrv/AIzeI/7N8Npo9pLs1HWd9rD/ALiI7zP/ALCbPk3/AO3Wh8OfDkvhnwNpen3V3596kO+4d/77/Ps/4B9z/gFBt9g3vMighfzZURF+fe/8FUpLq403R3u9VeKDyYd83k79ibPv7N9WrqPzJIES3t7qB32TJM//ACx/v/7dcp8StSS6h07w/wDa0tX164+yu7v/AMuyfvrn/wAcTZ/wOgx5Dnfh7odp/wAJc+oPpmoQa2+k/bbu6upndHmvH37ETf8AJs2OleleW+zfvrnfAd0+pWF9rro8H9s3H2q3R/4LZE2Q/wDjib/+B10XnpOnz/PQEw8vzI/v/JT/AJ9+ymR/fTyvuUfvY/7j/PQQE8f8H9+j5PnR9/yVBPP57732b6JPufI9Z6ljJP7n8FVfIftLT/n/AI0+fZTVuE2j59n+zs6VmKI7+5U/NVY98exN9aHmJs2P/HXUZah5fz7HqSSPzE3/ANyqMn7uZ3d33p8lSRzu/wDH9z56kstQRpsf7/8Afp8eyR/7lVY5PMf7/wB9Nm+iSd9n3/noAteWkD/dREojjin/AN+oIEfztm/fs+5UkEj/AH9+zfQA/wAvy5tjpR5e93R9iUyeOWO1837/APwOoPtHlvvlTZQBa8tNuz+Cp49nz/JVGST50d3SrUd18mzZ/wADoAPk37E+R6n/AOWfz1S8xPOf+/8A36I5JZKALUEjyPs2U/yPkdEqlJO+9JfubP7lHny75H/joAmjjT7iUyT93RHO8j79+zZ/HR5nz73oA858Y/aNY+IunaPcXCp4euNOfT7uHZ8/nXnnIj7/APY+zbP+21R2PiPVfFV/ZW/hr+zJp/KfT/FV1dO7/wBnTQ/J8ifxzf675P7jo9SePPh6/jHxnpbxeI9W0GO4tH+3Q6e6f6QltMjw7HdP3Lo7v86V3Oh6HZeGdKTT9KtIbKyR9+xP43f77u/8bv8A36Cw8OeH7Lwro9lo+j2/2XS7GFILeHf9xK1Nn+3UEEn36n8x/M/2KCA8tNif36f8sfzpVWSTzJqJJ/Mh2JQBaj/29/yfcpnkeY7vv376jjk8/enz/JUMG/f8n/odAFrEX92iCPy9/wAlH+sh3o6bKI5977E+SgCb5Pnf/wAcrnvEHhnXr7xN4a1vRNQ0+y+yJNa6jBeRPN9os32PsTZ9x0dPkd/79a8c/kfL9+ie6eO2ne3iSd3T5IXfYjv/AHN9BZJPH8/9z/fqrdarpmmzWtvd3tpaz3fyQwu+x5n/ANj/AL7rg/Cvxs8Pz6a9p4w8UeG9B8X2LzQ6ppH27Z9hdHf5N7/f+TZ89QeKr77d8QtOltJYbq1m8Oo8MyfOjp/adt86P/ubKz1L5DU+I3xb0LwBf2WmXcV3qOt3yb7TT7VPv/f+d5n+RE+R/wDbry/wB8Nbv49ar/wmvj3T7e60jej6dZPC6JsTf+5T/pj/ABv/AM9n/wBivXfF3gDwl4quU1XxLoVvq8+mI7o91vdERN7/AHPuP/H9+vHYPiV4vsbOTxLL4vtn1GHRf+Ej/wCFfpp6fYItI/ufaPv/AGjyfno1HH4fcPetf8R6boGm3WtalrFppeg6Zv8A7Rupk+RET/b/AINj/wDxFcH4P+PXgzxVpviHWn1i7h/suFLq+0/ULGa2exs9/wAj+S6b33/365r9ojxH/a3hXSNV3u/g3QfEWj6hrL7N/nQ70mff/sQ74Xf/AOwrgP2k/FuiePPEF3d+F9Zs9aOk+DdVfWdQ0+4SaGKGZ7b7NC7p/G7o7on+xRqXCHOfU2laxp+sTXv9mXCXX2S4e1uPJ/5YzJ99H/77StT+D5/4K+RfA/iPQvhr8Wrp5vEH9l2Uvj3W01NL3U/3Kf6Bvh87e+xP49n9+vbv2bfE3/CTfBHwpqVxdTanJdwzTfapH3vKnnTbP/HKNTOcOQ9Jkk/v/PU/+5/3xRHBLJ86Wk2z/ceiSN4PneJ0/wB9NlGpiEkbyVHJ9/YlCSJJv+f5/wC/R5fl7/nrQA/29ux6JPv/AD76k/dVH8m/Zsf5/wDbrPUCT+4n3/7lEkb7/uURyeQ71HJvgTfv2PWgDJI/ufJ+7pkcn39lEcnmb9n/AI/R/sP/ALlAB88ifI//AI/XNeNPFt3ptzZeHNCiW68X6sjvafavnhtIU+R7yb/YTf8Ac/jfYldJ5iRvvf8A3K5fxP4S1O+8VaR4o8P3tjZa9p9vNZP/AGhC7213bP8AP5L7PnT503o9BcDnvh/o+habo73C+IPPstW/0qaeO436nrP/AE2uXT59n9yFNiInyV0Wua4mh6Oksv2fwVoKfIl7eokMz/7Ftbf3/wDf/wC+KINK8cSO/na34Z8NI6fO/h/Sd83/AH3M+z/xyrWh/D3SdH1ifU5ftet63v8An1TV7j7TMn+5/BD/AMA2UFyOa0PR77xpDDLEureFPC6Xf2poJndNW1l0fek1y/34Yfk+599/9hPkp/xi+C2ifF62f7Xd6homqfZvsX9r6XcPbTfZndPOtn2P88L/ANx69Djn8y58p9nnv8+zf8/+/RGj+ds2fPQRznyrP8L38M+I/DUMVlp6fGrxJqLz22rWXzp4a0eFPJdIf+mKW2yFEf7802+vp2+sdP8AF2m+VLs1HTnf5HT59jo/30f+B0dP+APV2TTU+0/aPKTz9mzeifPs/wB+vmLUbHxn+y34g+26fLN4k8B31w73b6hd/JDv+f5/+eM2/wDj+49Z/wCA35+cwvid8KPHvwt8FeG9N0XxbpMeiaJqyWfhVJoXR7e5vHdEub+Z96P5KTOifJ87ujvW78Mv2jLT4epdaV8SNb1yygfVE0zTr3xOiPcpN5O+5R5oU2TQo+zZN/02Sva9D8XeD/jZ4Y1G0iS01vTnTZqOkXqI7w/7Eyf+z1l+B/g74U8M+MNb1CyisXtbexh0ax0VIU8nSLb/AFzps/6bO+93/wByjUvm+xM9J+T5PuUeX8n3643xp8YvCXw5vrXT9Yu7iS9u4fOSy0uxmvJkh/57OifcT/brqNG1XT/Eem2uoaZdw3unXaedb3UL70dK0OUtf3KnjjSdN/8AH/fpnmJH99P9yiSRJE3p9ygA8v56I54v4EqPzPnqOP770AWJ5PL30R/vI/kqOORI9/z1agjSRf8AfoAq+Z/BT4KZ8+50+T5KZ5nlv9//AG6AJ5Nkf3/k/wByoEj8tPnqb/WQo9M8zyP9/wD9AoAZJH+5+5RHJ5aJsejz/M+/U+w0ARx/vPv1POn7nZv2VBHJ5j/Jsryz9oL4of8ACK6JB4a0+b/id658mxE3zQ238b/8D+4lBcDivD+pJ8bPjxNe/wCkT+HvDyf6PMj/ALmZN/yf7+997/7iJX0F5fmI8ro/36434LeAE+HvgO1024dP7RuH+232z/ns/wDAn+wn3K6iP+z/ABBvt/tc2yxuE877K7w73T59j/30/v0Fy9/3CO1jieZ7uXT3sr10+y732PN5KP8AJ86fwfx/8Dr5i8eTp8af2ltI8P29xNPoOko6TbH2JsT/AI+X/wCB/cr6J+IWpahb6PPaaFb/AGrW76Gbyf33kpCiffmd/wCD/Y/268p/Zf8AhlF4f0GfxhexXEGqa9CmyGb/AJZW3/2b/P8A7mylL4SI+5757d5f8CfImz5EqOOP56nk8r7++jy3j+ffQZDEk8vf8nz0Sf5SnySeYnzpT5PK2fJ/HUaiM/8Aj2P8lPk2SIibKf5ifIj/AD0SQJGn302UagQ+W/8Atp/cqr5K/wDPVq0I/wCN0+em/ZkXjfUSNoxI4532IiJRJ9z/AG6PL8tPkffUldJzaifJInyU/wAumeX/AAVP/q0SpDUj/j31akgT532b6PM8v/foeRPk3/3KCyH7L5abEVEREo8v+59+poP3a/f/AOB0v9zZ9xP9igCCD93/APZ0eX5lP8t/nemQfvP++KAGJ9ynxx+Yn3Kf/q/9+pII/k+5QBBJH/HU0EaRo+9KX5fvUnl70+egA8jz0T5Nn+3UPkeX/wB91ak3+T9//gdRx/dNAEPl/JRJB8n+x/fqb+D7jvU8H7z5H2bHoA5rR40vvEOt3afO9o6aYn+xsTzn/wDH3/8AHErekj/grF8HQeXo7un37i+vJndP4/8ASX/9kre8t5Pv/PQBA8fl/wAe+iSN6nj/AMvQ8f8AcoAqx/u6f5fmb0+TfU+z/Yo8vy5kegCOONo99SeT/HvSpvkjTfUn+xQBnRwS15T46vtV8da5onh/wf4qbSdOuHvP7U8QeH/JvJrSaFE8m1d33pDvd/4/7myvT/E2my654V1fTLS9e1nvrSa1S9T79u7ps3p/uV8zSeDpfgL4507/AIRTxH4bgTVn0Tw/feD7K0RLq+TY6Peff3pN87v/ALifPQbQie1/BnxVd+NPhX4U1jWLi3/tu+05JrjZ8nnP9x5tn9x9n/j9Ufiv8afD/wAIbB/7QlhutXmhd4dM3/8AfHnP/AleMQWqfsveBn0e31uHxX8YdQsYdPS6f79pbJ8ltDbQ/wBxP7n33d99eofCv4J2/h/yPEviu3uPEPih3SaGG6/ffZH/AL7/AMDzfxu/8H8FZ6mnLD4z5jsfBuq/Eb4taRqviW3u9LvfE1xC935dvNZ/uZk+fZv/AINiOn/fFfTnjyRI/H+g6PpVlNao+k6lpMM32d0tkmeFJrZEf+N/9G+5XqHia+0q1sEl8QXumQaWlwj79XdPJSb+DY7/AMdZHj/R7vXPCsz6YiT6vp80Op6d8/yPcwvvRN/+39z/AIHWhnKrzmvo8/8Abnh6yu9Q8mf7daI8z2u9Efenz7P9ivF774F+ML6b/hHH1jwinhCa0/sx9d/s9/8AhIv7N3/8g/f9z/Y3/wByvTfh7rlpNC+mRJ5drMj6hpP+3bO+94f9+F96On9zZXUXUG+2n2PsfZQR8B4Pdar8RdK1Xw1o/grw5p91oOoW76hNNe27vbb5nd9k038CIjp8n33rqPDPhXx34bsbrTU8FfC9NOuHd3j0h7mwS4f/AG4fJdK9G8KyPB4S0FP7ljbb/wDvhK1P4Pv/AD0BznkWs+DvHfi64nhu/D/w40G1uHhmu7qa0fW3uHT7nyOiJvT++9WrT4T+IJ/k1j4oeJHtf4NL8N29tolsn/flHf8A8fr1Dy0k+f8Ajp/z7/4KA55nksf7Ofged0/tC31zW3T+PV/El/M//o6rUHwI8P6VN9r0LVfFPhq6R0/5B/iK82bP7nkzO6bK9N/1b79lT+ZFGmx/4/8AYoIOGjg8Z+HJpporu38c6W/zpa3Wyz1aH/cmT9zN/wAD2VtaH4k0/wATTPaWlxNBqMPz3Gl3qeTeW/8Avwv/AAf7ab0rbjjTZuf5ET5/nrI8R+GNH8TbP7Tt991b/wDHvqEL+Tc2j/8ATGb76UFmpHJ+++f/AH6q6rrFl4fsJ9Q1O9t9O063+ea6vZkhRE/23rjf+En1jwGtq3ivfq+ib9ieJLWH54f7n2yFPuf9dk+T/crnvjZ8SdNtdN8ZeH7vT9Dvn0zw2niaFPEjo+n3yJM/ybP4/wDUp8/+2lAQjznsGm3VlrFnHe2l3DdWsyI8M0L70mR/9ujy/M2J/f8A9uvnPwT4g8V/An4Y6Xd33hO1v/Cj79c1bUNPu/syaSl5Pv8As1tbOm90hR/n+5/sV9Gf7X8FZ6hOBD5aI+ynyQJH86PRJs8750p8kf3PuVoQMk2Rv8/8dM/33p/kPOifJTI/3n+3QBj+NNfsvCvhi91W7tbvUbKHYlxDaojvsd9jvsf+5vry/VrWLwjonh7TU8L+NNI8I+G9+oXGpz3dnvfY+9Em3zbHhd/nf/cSvQ/ip/yTrXk2O/7n7n9/50p/xQtfC+peHp7fxa9omiXF3Cmy9d0hebzk8lH/AN+bZQbQOA8K65/wk1t4o8R+H/8AhIdRg8SJ/ol1ZWMMyWmxHT9y6TfP/f8A9+u5+E8kUnhKC0im1a6n0+aayu5tdt/JvZpvvu833/n+euC/Zvs73RdR+J+jawunpr1p4kea+/sVdlh++toXTyU/g+T76f369D8D30t1eeL96f6nXJoU/wC/NtQEzotVtZbqGFLe7eB0m370/wDQKJLVL5J4pUR4HR0dHTejp/cp/meW/wA6UR/vH2J/foIPnPxr+z7rfw11j/hMPg/K+nT2+95tCT59/wDfSHf99P8Api//AACtf4C/GbRPHniHxCmoXdjp3iXUJod8KI8MM2yHyfk87+P5PuVj/wDCXa54m1yy1D/hYWp6D4g1lL+98L+H7WJP7JS2tndES9R/nmebY/8AuVseJvhDoX7RHw/0TxrpUUPhfxRq1jDqH2pP9TM7pv2TJ/7P9+l8ZvzcnuTKvjbxHL4H+IXiVLfxho3gPXtQ1TTdQ/tDXpfsyXelQwojwwvs/gmR96f7dbfwy8TxeHPhF458a2Vk/wDwjyajrGu6TZf6nzrP76bP7iO6O6f79cNpvxK/4Q7W9L+HnxY0R9etYUR7TUNasUuZof8Ab/jSaH/bT5/79e3fFCxl8R/B/wAV2miIuqPqGh3iWKWWx0uN8Lomyo1CRy/gD4za7rniey0Lxh4MTwbPqejPrunXSatDeQzWybN+/wCRPJf98ldl4f8Aih4P8XW0Euj+KNJ1RLi7+xQvZXaP502zf5P+/sTfXyFD8GdY1jR9RtPAXw/8X+B57jwbeaZrk3iebYmozbE8mGHfM/z70f5/kT561B4R1XR/BXjj4hRWXim3vfDlvpWp2Mniq0tNNeWawd3eFIYUT+B3h3/x7/8AYo1L5YH0r/wunw/H451fQpbu0g07SdOS9uNXe7TyUd7l7byX/wBven/j9Vf+F2aZH8RNU8L3dxo1qmn2811cTPrMPnQwoiPveH76fff/AHNn+3Xz1P8AAXxh4f8AE/grxXb6Pd63/wAI3o1hq2o6TsR4dWvHvJprxP8AbmTznmT/AG9ldDo3gPUtU1rQvBt74H1GC+sfF+pa5qniSa0T7LcWFz9p/wCW38bzJMkPk/wbKNQ5YH07Dq2mT3n2KK9t5r17T7akKTfO8P8Af/3K0Y/3aIlfPP7JOh6rHZ+JdT1v9/dafMnhKxut+/fZ6bvh3/8AA3d/++K+hnrQwlHkIPM++9CU+SN9lMjj+d99BA+CfyE2bN9Mk+/v30Tx+Xsp8f7xKAGSR/Pv3/O9Ekn9yn/J/Amx6ZJJ8+ygDhvGPxb8P+A5rq31C4T+0YbdJkh3p++d/uQ/+z7/AOBK4f4H+EdQ8R69qPxD8QXv219T+5CkOyF3T7jp/G6J/B/t/PWdrHwF8QeNNc1u91u00x3u755kutQu/ORId/yJDDD8/wBxP43r2eed7q2utM8P3EOnXWnvDC7zWLvDCn39ifwP8n/fHyUG/NyQLV9vuneLTdQhguoXTzt8PnbE+/s2f33Sp9S1JNNsJ724SZ4YU+RE+d3/ALiJ/tvVqOO3g8/ZbwwbneaZ/uf77vXh2pa54g+Lfjy1/wCEU1X+yNE0aZ991/t/xzOn8e9P9T/wN6DOETsoLHUPF1/e6fqe/wAubY+uJC+9E/uaYj/7Cf67/f8A9uu48zy9n8Cf7FGj2NvodtBZW8WyCH+/8+/++7/7b1PPGknyJQQUpIP4KI43q1HG+yoJIH30EEEkfl79/wB+pJPv/fX7lP8ALf7j/fqCS1ff/sf36AIfL+ejzPn2f+yVa8tNj70qOSPZs+RKz1GUvnjtvkT+P+5VdY22j73/AHxWrPsj+ffVBYPlHz/+P1Ei+pZ8yKP56I/9yo45HjSpPM+RPvfJXSYahJH5j/I9TJv+f7j/ANymSf7ezy6I4/l/30oDUnj2eZ89E8nmQun+3Ufl+X/t1ag/f74n+TfUllVJH/8Ai0qe3f8A2KZ5PmfP/cp8caec6PvSgB/mPs+58n3HqHz3k/gqbyPl+/TLj92+zY70AQeZ/ff56tRyfJTJKI9klAD/AJ5Pn/j31J5dRwb4E3pU774/9hKCxk8n9+qscnlps/gq1J+8/wBuqvkUED/MeP7iUfavIR5XT5IU30eR9zY/36g8QR+Romoy/wBy0m+T/b2UAHh+P7LollE773S3T/0CrXn+W/8AGlHkPBZwJMnzoiI+ymeR/Gj0APkkfZ/ffZRJv/gojj+TZ9zZ9x6knjSNPkf50oAj+f7j0yOTy3+TfT44/m+f/gdSRx/Ps30APj2fxvXm3xG+PXhz4Z6x/Zmq2mrXSQ26Xuo3un2LzQ6XbO+xJrl/4EfY/wD3w9a/xY1zW/Cvgme78OWiXWtzXdtp9v50LzQwvNMkPnOiffRN++vmrw/8Vteg+Jk95qGnzeL9aWK80HX9M0vSXhTXNNtpnSG/sEf5JnheZ0mhR/uPWZtCB9K+JrrxRqt54XTwq+mJpFxcJdapq8z+dstk+fZCn8bzf3/4KxPixrnhr4avH4r/AOEa0/UfG3kvDY3v2eH7akP8b7/vuib/ALn8f3K5TwB4ui+AvwBgvfEtpd6RZQ3dymjaLqH/AB+pC8z/AGO2f/b2bP8AcSoPgf4R1Pxpfv8AE3xxFbvqN9+/0uF0dPs8P8D7H+RP9j/vujUfwG38K/hf/wAI3qV1418YPDdeKL6ZHTzvuWjv8m/5/uTP8if7H3Er1eCOWOa6d7h50mfekOxE8n5Puf8As9Rxx3E9zPLvt3spkR7d4X3u/wDff+5Vry/LrQwl75z3jjwzF4u8JappUtvDO80L/Z/OhR9kyfcf5/499bem6l/aum2uobHj+1wpNsf/AHKm+y+Z86fJXPeDvCuseH/7bt73U7fUdOfUZrrS0RH863hf59j/AN/53egDkPEccXgvXpr2X7RB4X1a4+1TapCnz6Bf7P8Aj5/2IZk+/wD7f3/v123/AAk//CP6b9r12WLyUTf/AGpawv8AYnT+/wDJv2f+gf7db32VJP3Wzf8AJ8+/7lcTq3gDU9Ds7r/hDPEH9iJsffouoW/2zTPufwJ8jw/8AfZ/sUFnReDtSt9Y8JaJe29xDdQXFjC6TI+9H+StCefy/wDvv79cv8NfDOoeGfDcFlqEun73dJkTTEdIUTyUT/0NHf8A4HXUeQ+/79BEwjuvL+RKn+SRHqHyEpPL/vvQAR/u0R3X+OiSfzPvpUN9dafo9m93qGoWmnWqOn769mSFN/8AvvWI+uanrEO/w7ZW72T/AHNa1fels/8A1xh+/N/v/IlAHSwb9jy/wViXXjzw1Yvtu/E2k2rzPsRJr6FHf/cp/hHTdYg8N2tp4luIdU1REdLia1+RLj532P8A98fwf36paP8ADbwl4c0d9K0zw1pkFk6bJke0R3mT/bd/v0DOrj/eQ73+46fJ/Gjp/wCz1438QPgzp8Fn9rt9AsvFeiafvurfw9qFulzNpk3/AD203f8A99/Zn+R/4K7Lwj8MovCPiifU9Hvbuy0R7T7KnhiF3+xJNv8A9ciO/wAnyfwJXcyR+WiO9Z6lf4D5V+DXw5uPipNOnxI8ReLPGr6fMl7DdPqOzw/qib96P9mRE2Ojp89s/wBx0r6juJPn2JXFa5o+oeEby68R+FdPhuvOfztW0KFNn9qf9NoX/guf/Q66jw/4g0/xVodrqulXSXVlcJvifZsdP76On8D/AOxRqXKXOT3U7yb96fPU0cfmIn9+mSfu3o8zy/lR/v1oYjPM8uZN9HmJ99KfJJ/9nTI9sb0AcH8adVu9K+HWry2+iTa38ib4UuEh2JvT533/AH6u+I/O8YaDe6Prvw6vtR0u+3pcWU19Yujp/wB/qZ8dPEGj+H/hXrd3qsqWtq6JDvf5/nd0rk/EHxmt7X4kXSWXjPw3PpFxpLvo0L3CIiX+9PnuX/ubH+RP9h6DaETqPB2h2Xw10H+zPDXw81bTrLe915MM1s7zO/33d3m3u/8AtvVrwBY6rBD4hu9T0ybRH1DWZr2GyvXR5kh2Qom/Y7p/A9c9H8Sri1m8GxXHi3whe2So/wDwkWoJq1sm99mxPJ3v9x3+evQ9H1XTPEFsl7pWp2mqWTv8l1ZXCTI7/wC+lA5Hl+j/ALS2j6p4htbKXwv4k0/S77VptCt/EF1aJ/Z814kzw7N6Pv8AneF0T5K9W+3Rfap7dLiF5Ff50SZHdP8AfT+Cvhrwz9n/ALe0W00rXfGOqeNbTx1c3SeD5rGZ9Ghh/tObfN88OxNkLvMj7/v1iaaLXxBrt1PFplxpD3uk+IbXV7Xw3pN2+s2m/wCfZeXM3yXNz8juif8AfFZ6m3sj6B8a+ENasfFmiaB4f8cafZeFPF19eWUP/EnivL/Tt8LzXKW15v8AkR0R/wDc316pJ4g0zwAnhrwvpmlX19p3kw21pNZbHhRN6Q/f3/wfff8A2Er4qtND8ReLtBstC+HqaZZTrr7/AGbxP4esbmz0++/4lM29Ehm/49n/AOWLunyb3/v10viabwrq2j68zeF9QsdevvDulQ/Dmy+wzedY3Kb0eG2fZ8kyXP8Arv8AY+f7lHMP2R9Z/EbwHo/xN8K/2Pqv2d9+/wCw3qbHe3m/2H/9DT+5XhXwj8SeIv2f/HkPw68YS/8AFPXz79Out3+jWjv9zyX/ALj/AHHT+B60vh74b1OD9oa68G3sUv8AYPhOa58VW7/wPNqSIiJ/wB/t/wD45XeftPfDl/H/AMLtRe0Xfq+mI97af7ez53T/AD/cq/j90z+A9Zm3/wDA6wfFXgvRPHdha6f4j0qHW7K3u0vYYZvuJMn3Hryz9mH46W/xQ8MQaPqcvkeK9Pt085Hff9rh/wCeyf7f99K9uj/dp86b6iMuczlHkkT/AGpJH+4//fdQT2sWpWz292m+1uEeF0/vo/36P43/ANijzPMffs/3K0IM/wAM+FtI8E6FZaHoFhFpmkWSeTb20KfJElaf+sepJI/kpPITZ/foAk/2NteMftEfFDU/AFz4UsrLxBp/gbTtZu5oL7xVq9j9strHYm9E2b0TfM/8b/J8lewRyeZJ8715z8WNK8a3V5pGp+D4tJ161hSaHVPDGuzeTbaij7Nj79j7HTZ/ufO9BcfjMXT/AI4TeGfBei/8Jlbv4i8S3zXL23/CEWn29L6zhf8A4/0RH+RNmzf8/wB99lZcP7QSXXjm9SLVbd/Cnnaa9i8Njve7hm0+5uXTf/B/qfv/AOxsrzmf9lHxBa22kar/AMI/4c1fUUm1J5vCsOqXNhp+nJeOkyfZpofn2Qunzps+fe9dRo/7LfiOxmhW1l0RLWJLD5LV3hhTydMubZ9iPv2J51ymz5/uVnqb8sDdtf2y/h/NbR3H9meKUtfs8Oob30ObZ9gf5Ptn/XHf/HXt/meZs2PvT+D5/v14Bqv7O/iiTwlqOj+dp6XVx8PLbwkm+Z0T7Yjv8/3PufPXuNjatPbWqI9xA8L7H+TZv2fJ/H/BWhjPl+wSSX39uI6WV3cac9pcpDcP9n+/s2O6Jv8A++N6U+DVbS+sPtH2tPsULv8Avn+RE2O+/wD9Ap88iQQvcXdwsFrbpvmmd/khSvPY/EcXji8S0vfJ89Pnt/DcM3nPN/HDc3n9yH7j7P8A0Ogz+M8/+Nk/jj4qaxpfg/w1ZTWWg33+lPezTbEuId/+umT+CH/Y/jr2H4e+A9P+HPhtNHsnmun3+dd3s337ub+N3/z8la+h6G+jwzvd3D6jqNx893ezffmf/wBkRP4ErU8jy0egvn93kIfM+T5ESiOTy43qOONPufcojjf59j/fqjEWSeWNN/8AcqOeb56f5DyJ/BVWP++779lSBJ5n76rvyeTvdP3lVfLST+OiTf8APF8/yUFkEm+R6ZJqSSbNm/fRJ/c3vTJIE/v1nqSRySfx/wAdOWRNo+5TZ9/z/Pv/AL9U/lqJF9SaP92j0+SR5Pk+RNlPSDYnyPs3/wB+p/L+T/brpMNRnl+Z9zZ8iURz+Y/z/wByiOP/AL7ojj+f79Aak0/+p3p89Mgn8u53PR5EsiJslRPn+fem/wCSiSD/AG/4Kksf5nlzOn9yiSfy0f59j0ySN/OR1d03pRJA877NlUBajnff9/7/AMlPkn/cuj1D/q/nfY7/AOxR5fmfwffqSyOOR5Nn8dSQf+P1BBavAkiPK7v87/P/AOgVPHH/AB0GOpNv8v79Mkn89/k3pRJGknz7/wDvuoJLXy3oLLUciSff/jonnSNPK/j/ANiqsf7v5P8A0OmeX8/yUAPjk8t9+yqviadJNLdH/wCWzww/99zIn/s9Wo4/9tHR6yPFUDz3miWm/wCS41FN/wD2xR5v/ZEoA3vP8yaR6PMTf9+oI98lSQR0AWo50j+eoPP2fO6UySBN/wAj/wAFRyfu9lAFr7Ukmz5/v1P5ib/krOjjSP7yb3qfy0/4HQBdkkeP59+z/YSvLLXwXrcfxIfxh4w8V6fdaRoMN4+jWtrp32b7JDN/rnuX3/O6Imz5K9G/1ezfv/4HXzF+1D4413xj4n074NeD0f7brOx9Um2fch+/s3/3Nnzv/sbEoLgZHhmSX9r3403Wu6hbzf8ACtvDPyWMLu6JcTf7n99/vv8A7GxK+p/tyaleT2lpdvB/Z8yJdwvafJMjw/cR3/30+5/uVy/gDwjpnwr8M6R4P8P/AGfz7eHztl1vT7Qm9POmfZ/H8/8A6BXXQQfYYUi3zOkKbEeabe7/APA6AlPnLXmeZDvR/kT+59xKkjk/gd/++6qyRvJv3/8AA6P+WnyfP/coILXn+Xvfe+ys7xB4m0fwjok+sa3epp1lDsR5n/gd/kSrXmPH99Pk/v0ala2+o2c9le2/n2txC8NxC6ffR6AiWo5/JmdHRH/geoNSkfybpEf5PJf7/wDuVyngPWLj/iY+H73e+qaHsTzv+fizf/U3P/A9mx/9tHrX1i6Sx0G9u5Ud0ht5ndP7+xKBl6C+tLWHTkuLiGD7Xsht0d9jzPs37Eq1JJ5E2/7+yvk7xVP498Y/Evwve2mj2mkXUNvDdaXot7d/6SkKfvnSb+BJvk+5/t19BeOPHlp4HTRJdTR0TU9Rh09N8yI8Pnfx7P4037E/4HQVKJ1/np8/z7ERN7u/yIn+3XE6x4q13WP7LuPAlkmqacl8n269vXSG2mtvuOkO/wCd/wC/vT5Pkp+ueEbvxH4t069uNQuH8PQ27pd+G5v9TNNv+R32ff8A4/k/3K6+PfPN877P/ZKCOYpeIPDmmeJrD7Fqtumo2X2iG6SF/wCB4X3p/wCP1ozz75k3u77/AL9R/Pvpn8afx0AXvkRfkTfUf+s/9k30Qfc+R/n/ALlWtnyfO6P/ALlAEEmyP+/XI6PY2/hHx5qMTxO9r4kf7al6/wA/+komx4X/ANjZ86f8Drsv9Z9yua8eeFbjxlptlp8Wpf2Rtvob1722+e5i8n508n+BH3/x/wBzfQWdLJ+7f7/+5XlHia6i+C3jD/hIkTyPBviG4RNZT+CxvH+RL3/cf7j/APAHr1OORL6F3ifeifJ8/wDsfJVLWNDtPEem32manbpdWV9C9rcQv/Gj0Acb8Qvjh4P+GWsWVl4j1C7gvbu3e9SGy06a8/co+zf+5R66vQ9csvFuj2WtaPdpqml30KXVvdWvzo6P/HXx3Hr+o6V4y8L2dx8UtP8Ahfqel+G7/RbnVNaSGb7R9m1PZs/fOnz7Nj1w3iDxv5fwZ0S3srqbS77w94PfULS6fxI+lWf/AB8zJDeW0KfPeTTeTv2P8ib0/v1nzG/sT9Dvnkf7n/ftKy9D1yy8QPqj6fcPP/Z92+n3fyf6mZNm9P8Ax+vkjUo31KbXvFGt+K9ZtdO1DxhYaFqk0GpzQ21ppr21tM+zZ8kO+Z0R3/26n8Aa54d8M3U1uniq4n8Br4i8Vfa9T/tF3862hs4f+W2/e+z+B/8AYq+cz9ifT/xKtfP8DavF9nR96J8kyb0++lYv7SGsarofwi8Uaho7vBfQon+lWtt501vD5yedMif30Te//AK8A+Ht94csfgz4/wDEtv4t+TWXtp7fRZvET6k+kWfnIkKPvd3SZ/nd/wDvj+CvoXxV4m8L/ELQdU0fT/iLpOl3V3Dst73T9ZtvOhf+B0+emHLyHB/s7+KtM8QeIPHPhzRNbm8ZeF9HezfS9X1T/SXdJof3yec6fvk3p/4/sr0r4e2tppqeKLeyiSBP7fud8KIiJv2Q/cRKx/hP4YsfCMer6le+M9M8S69rEqTXeoQvbW0OxE2JDDCj7ERE/wDQ3rR+HOpRarN4vaKVLqCHxFcw+dC6Oj/uYf40oCZ2Uk7yIiea/wD7JRHPLv8AvvTI4/ub/uJ/t0eZ5j79lBkZ3hjQNP8ACujppWmedHZQu77Hff8AO7u7/wDj7vWvHP8AI/zvTPJeR3/g/wBiiON4/kf5KCjnvCvgDR/COseJdQtJr661TXLv7Vd3V7cPM/8AsQp/chT+BK6SSPy/kf7n9yi1/du//LR6kk2SQ7E+d6APhbxPo9x8OfHmvW/hfQpv7e8N7723urJ3R0tvvo7/AMGzY/z/AO5X118J/ihp/wAVPA1lrtkiJO3yXcP/AD7zfxp/uf3K8o+I2zwd+054D1Xe+zxCj6fcI/3JvkeH5/8AvtKyNV0e+/Zv+LX9u6fbvP4D1lNl3aw/8sU/20/2Pvp/sfJWcvj5zq+OPKfTMce//cpnlpG/z0WMiT2yS27+fAyb0mT7jp/fok++6JWhyk8H7z5P7j0Sb49+x6q+X5j7E31P/E9AHz54m/aT8QeH/GfijRItC0xP7HmeGFL1LnfcJs+R96f3643xB+1X4o1LSksnsbTw9O8yb9QsvOR02fP8m/5P4P46+uIPN+R0l2bP7lZ3iDSrLxNpc+maxaJqljM6PNazfOj7H30uWBtzf3TnvhX4qu/HHgbS9dvbKbTrq4h+5Mmzzk/57In8CPXmXx3jtNV1vV313StQ8UeHvDOk2d7beGLKZ0TUbm5meHzptnzukKJ/4/Xvckcsds7xQ+e+z9zDv2b3/uVwfjX4Yy+PP7O1B9V1PwX4ntItian4Zvtjwo/34d7p++T/AH0qIkfa5zF+Elvb/wBq+JfClwk2oaX4Z1GzutGTU33zack1sk32be/z/ud7/f8A4Hr0nXNc0zw5o91qup3aadp1p8811N/B/n+5XIeHfDOj/B/QUsrX+09Uvb64ed5J/wDSdQ1a8f77/wC2/wD44iVHqVndeKLya03xXuo7XhmuponfT9F3psdE/wCe15/6B/sfx6AeEfFDxd4l+P3iGy8L+GpfsWl3H76G137HdNn+uvH/AIET+5/7PX0L8L/hfpXwn8KppWn7Z72b59R1D+O7f/4j+4lHhXwH4a+HPhV9PtLREtfJ2Xd7dfPNdps+/M/8ddRBBFBDaxInkRw/IiJ/AlAc32IFqOPz/nX7n+3Ukcnl0RyJHD8j/wAdQTyJI6P9ygA+SPe/3KYnlSI//fFRyb9iJvR6h+eRNiff+5QQTR2/lv8A7FEkafP89H73b5W/5Khj/d/LvoILUcCf89agk/dyff8Av/fp/kJOm/f9yqs8ib0+f/gdBZJ8m90+eo/LijTejvTI503/ADvvo+TyUf7lZ6kFWT938iVEsfyj5GqXzPM++jv/ALlTQSfuV+lRIUdxfnkpI/3nyPUMcn/fH8FPg++7un+5XSYFqmSf7CUy62bEf+/9/wCSjy/nf56DXUmh+/8AI9SeX+5/26gj+5v/AIN9P8zy3ff89SGpJ8kdsj/7eyiORI03t/c+So/MS6h8nZ/BTPM+TZsoLLvkJInz/f8A4KPM/uVV8z5Pkl+5Q8nyUASR/vJHRvv0/wD2KqyfvG++9P8AP+RNv8H+xQRqWoN/z7/uVJJIm/53eqPmeX/HRPJ5jvv+/soLJJNm/wD2Kf8AJTI5JXR0RE+58lP8zfH+9+/QAQbdn+3WXdTpP4t0u38r/U2lzdf+gIn/AKG9XfM8t6z45En8SXr/AMcNpCj/AOxveZ6Aia/mJGn3/nof+DZUHmfx799H2j59iUAT+X5n+29TyQJGnyI9VZJJZE+f7/8AfojnfY6UATJAvk/OlSR1Vjk8uFESsvxp4xsfAfhXUfEGoRTT6dp8PnTfZU+fZv8A/ZKAKvxK8aWXw18Dav4o1D54NPh3pDv+eZ/4E/4G9eI/sr6b/aWm698U9etLh9U1y7+ywzIjzO8O/wCd0T+48z7P9yGtf9p7wH4z+LFt4U0Xw5El7ok2opNfTIm9E/uO7/3ER3f/AG69a8I2Nvpthaw6Zb6hpel2lv8A2fb6RdQpDsRH2b9n3/n2f98UF83uG9Y2txBD9nuL17r9877/ACfJ2fP8ifJ/cT5KfJB9ymSTp/B8lEcj7/n3vQQWpIHkT5PuUyPZG/8At1HJdPGn3HT+5TPtXl/wUAT+X5j70oj33Gx/v1VkuvMm3bHp/n/wb6AMTWPAdv4g8YeGvED3c0E+h/adkMPyfaPOTZsd/wC4nzvs/v1qa5DFPZ/ZH/5eJoYf/H//AIjfVpJ3j+4lZ+sarFYukssvkWtjbzXtx/toibP/AGd6Bnmum+H9T8TfGzXtQe9u9Igsfkt72ySF96bNjp86fJ/HXpuj+HNP0OGdLKJ3nm+e4ur2b7Tczf77v9+vMvgDrL+NNE1TxhLL591qdx9ld4bT7MjpD9x0T/b3v/cr16SRP7n3KCpj/L+Tf/f/AIKZH+7+5R5/8aJVHUtc0zQ4Z9Q1XU7TS9Lh+/dXsyQwp/vu9BBo+X8u/ZvojjT53+T/AH6+Y/HH7Vdx4R+Mj2V3rWiQeFNP1G20+40b7JNc39zZzW3nPqqOn/LFPufc/g+/X0lpuq2Wq2EGoafcQ3VldwpNDNC+9HR/uOlBcoSgakcaRpJs+f8A36g/2d/3aLqdNNtvtFxLDBB9xHunSHf/AN91i2PjTQtSS6/szWNM1e6t0d3tbK+heZ9n8GzfQBveZ5e/+/UEcfl/7dQaHrFp4j0Sy1XT5fP06+hSaF/76PVqeSK1s3uLiVILVPvzTOiIn/A3rPUDkZ7jVdK+KNlLe6w91omrWj2tjZfcS0uU+fZ/t70R/nf+46V2seyZ9j15D44+Mfwn1KWx03UPFtve3VpfW17DD4f33kyXML702PCjp/8AYPWL44/aI8H+KvDet6F4a124tdeuNmn/AOm2j232bzn2PNvf5PkTe/3/AOCjmN+WRd0qTw5ofwr1Txbrvh+31uC41G/1O3hmtEmmmS5uf9GRN/8AG/7n/vui18TalceJ9Bt/iL4F8LWr3Er6fpd1pcyX76Xc7N/2O53p+5d0/ufJXS654DST4V2Xh/wv5LwWMNm+kzTTb4ZntnSaH98n990+/wD7deXeE/COt+J/GyW6+APEHgexTxEnibXLrxBqMMyXFyiPshs/J++m99+/+5Vj1PfJ9H0y+sJ9PuNMtJ7K4+S4tXt0eGb/AH0/j+4lMg8M6Pa2aWkWj6elknyJapaJsT/gGytSSNN++h6ZznG+Mfh7ZX3hLVLLRNE0ayurh4d6Jbw2yOiTI/z7E/366ifStMned/7M0x93399jD8//AI5V2SN/JqHyfMR9lAFGTw5ok8KRPoWjOm/+PTof/iKn02xstKhS30+yt7K13u/k2UKQpvf7/wAiVajj+Sj5NlAFry0+/VKSPzJtn8FPkkfe6J8iUyOT/WfP89BAfxv87/JT443/AI/v0RyffojkePf8lBYR/e+f/vuiST/9ujZ5if770/8Ag/hoA8O/aC1W7tfHPwvitETz7jVHT50R02I8Nep+PPB1l480G90e9+RJvnhm/jhm/gdK+ffj14/1Dwd8ZtF/tu0h1HRNPe21CxRIfOmRHdPO2Js+/vh/8fr1Dw/+0F4a1jxDZeH9Tiu9I8Q3b+T9le0d7a3uXTzks3udmz7T5Ox/JpfbN+X3TB/Z38aaxBf634E8VokGo6fdzf2d++R3eFPvp/wD76f7D17dPvjevm345+IrR/HCa74U1WK68UeDZraHVoUm2W1p52/yXm+T77ojo/8AvpXv3hnxjaeNPDeka7ZRP9i1CFJkT+NP9h/9z7lR8Egl78Oc1I43kh/j3/36LhHkevMtL/aQ8Kapr17p7pqen2UKXk1vrWoWnk6ffJZ/8fPkzfx7P/2K1fhr8ZtH+Jr3tvZafrOkXVvDDdfZddtPs001tNv8m5RP40fY9aGfIdl5ifc31HfX3kO9vb/Z7rVEh863097jyXm/+IT/AG6q6lfS7J7fT3sX1d7d5rS1undEf/bfZ/Bv2VajjXzoLiW3t/7RaHY8yJ/45v8Av7N9BBJHY28l/wD2n9khTUXh8l5k+/s+/s/3N9c14/8AiHp/gDT/ADb2WH7bcPst7WebYj/7bum/ZCn9+ruteKPsc08FvLbpdW8PnXE1y/8Ao1jD/wA9pv8A2RPvvXL+HPhfFqusaj4i8Sz/ANtRyuj2KXULwzPD/B9p/g2fxpDs+T+Og0hE5v4X6P4z8f6r/wAJb4g1VINBuIX+yWtrC8NzMj/wJ/HDD/4+/wB+vZEtUghS3t4kghhTZCiJ8iU+SSWPfT/M+SgUpFXVfttrZ+bZW6XV0mzZDPLsR/8AgdTzx+Y2yi++1TvAlpcPBsdHf5Efzk/jT/Y3/wB+p4/3j73f5P7lAEEf7v5E+/8A36g/ex1ej2SP9x0qCSTzJt+z5KCB8Gz+D5P9+pHgTzt/36jnk+T5KZ5j7d7/AMdABJJ/Bs2VV8v98m+p5JP4PkeiP92j/wBzfQQQfOm/978m+mR7HdKmnkSSHfsqSP8AeQ7KCzOjgeRv496UeR5f/XP/ANDq78kkf9zZUMkib/kf/wAcrPUOQozxpv8Ak37P7lV1k+UfPV+SRI13v/G9QNImTUSCO7COPzPn2bNlSRyeX/10p/meR88v/AKZPJ5nz/x10mOo+P8Adpv+felHySVJ5jzw70/3Kjnk+f8AjSpDUf5e/wD3P4KJ9n8CeXUMcjb6teekafP89AakcEfzo+zelMnj8uTZU8f39j0+62Tujp996CyDy/Mf5Kkjg+f/AGKPMRP46PM8x9ifcoAg/wCAfJ/t0/y/79Eknz//ABdSeZ5jomygjUjkgTZ8n33+/RHAkabNn3f4Knk2SJvffTI9lBYbPLZP/HKmeN5ET5E/4HTI5P7lH/A3+R6AGRwPI296o6ba+Xrerps+SZLZ9/8AwB0/9krVkkSNP9bWdHdJJ4nmi+f57GF9/wDwOagC79z7lMkj+ffU3mfJI6J8n+5RJGknzxf+P0AM8v5Nmz5KZ5Cff+eppLv5P79Ef3N9AEMcbx/3/wDYqrqum2+sWF1p+oIj2V3C9rMj/wAaP8mz/wAfrQ8x/wC5/HXjfx0+PUvwv1i10eHwPceJLq7hSaxvZn2WSXPnbIUf/b/j+R/7lBcIc5t/BmS4/wCEVfwpqt3M+veE7hNMu3SbY8yJ89tN/uPDs/74evQ5Nm+vCvBeq+K9Y8K/8LVeyfUPFEU01rcaRZQpCmqaak3+pRP+eyfO8Lv/ALleyeEfFWmePPDdlruiXf23Trj59/8AGn+w/wDcdP7lATganl+Z9/7n9+ie0+ep02P/AB0+P+Oggq+R8mz+/Qlq8nySv8lTz+VHs+fZvp/yf3EoApSQPHNs/wBv/vinxwP5nz//ALFWo4/k30RyJIjo/wDwOlzgQxxvG/3K8a/aC8VWmj+HtXt5bhLWe+t4dMT5/wCN3eZ//HIf/H0r2S6nt7WF5X+SCFN83+5Xzn4/sX8efGPwb4Uu4vtX2G4/tbVH8n9yjvsd4Uf/AGIURP8AgdM2p/EeyfDPwq/g3wBomlfP58Nuj3G9/vzP87/+PvXS+Q87/J8lWpI/n/26f5f9x330GRn+W/3Nlch4/wDhrp/jTW/DWoax9nutB0Oa5vbvSNQt/Ohu3eHYj7P9j5/v13nl+X89Qal9nnsLr7bLstfJf7Q7vs2Js+egUD438AXyWvhLwpqfhLxXoel634e8NzQ6pDrVpNc2tpYX83nWyb4f+XlERNkP8aV7/wDC/wAM6ra+ANE0LT/t3hfw9p9jDa2l6+xNWu0RPv7PuW2/+587/wC5WX8E/g14f0Oz0/U9M0pdL8L2Pz+G9Jn++if9BCb+/czfwb/uJsr2vy0++/3HoNpTOX0fwVoXh+F/s+mJPO83nPdag73kzv8A3982+k8XaHaaxZxrceD9P8UXTvs2XTw2zwp/f87ZvT/gFdL8mz59iIn9+vANc+LGt/GzxDP4P+F6P/ZdpcpDq3iB08lE/v8A/APk/g+d6CIR5ieDx5qvwn8GQeF9BtLfxl4ld3eH+y4XeyhSZ/kRP45tn36y7H9nrxn4/wDPuPiX4lt71Lh0/wBCmsUubmFN+/Ynz+TD/uIj17l4R8HWngfSoIort9U1Hydk2r3qJ50v+x8n3E/2ErX8x5PnT53oL5jx7Tf2TfhppVjPFcaffapA6fP/AGhfPsRP+AbNiVw//DOfh/xd4/8AFGiWVvfeGtB0bTk09HtX377mb596b/vp5P8A6HXvHxKkig+GniiW7fZAmnTf+gV5L+zL8RtQ1x73w5Lo/nuk1zqeqa19o37LyZ/ktv8Af2In/fFIfvcvMcbH8HfiL+z1ps974P1j+1LJH850soXdE/6+bN/k2f7afcruP2afHmq3b694P1tYX1TSZnuke1+eFIZnd/s3/AHf5P8AYr1rxj4RtfHGjvo+oXuoWVlM6PcQ6fd+S9wn/PF3+/sf+PZVrw/4Z0zwjpsGn6Lplvp1lC/yQ2qbP/2/996Yc3uGxHayyJvS3m/74qN98f34n/4HXy/48/Y/8S+LvHPiHxB/wsOGytdRmeaKGZLxHh/uI7o+z5KvaP8AAj4oeHPsraf8QEutkOz59cv0R/8Ac3o/yUvfDlifQusX0tjpry2kKTzo6IkM02xPndE+/wD8Dq15Dx/df56+Zb74Q/HfVLO9tNX8btq9i6J5MEGuIjpsfej73hT502VPdab+03pU2zT9Q+1QJs/4+rjTrl/++32b6PfL5IfzH0n/AAUvyV8t33xe/aT8OO/9ofDpNUtUTej/ANjff/8AAaZ9lQWP7cGp6a7xeKPhvcadOj/8sbt7bZ/4Ep89HvmfIfVUlr/G70SQJ87pvrw7R/20vhvqtsj6g+raDvf781ulyn/fcLvsrW1L9prwlJqWg3Gja1pniHw9dzPZX0lm7/b7F9m9JvJdP9T8j76jmD2Uz1vYn/s9Pkj8v+P565vxp8RtC+HuiWuq6rcTOl3MkNpDp9u95NfO6b0SGFPnf5Pnrx7xd+0hquq/23rfw/TR9R8KeG9Dh8Qaj/aiTJc30LvNvhh/54uiQv8Af/j+StA5ZnuPiDxHpnhyGyl1W7hsku7uGyhmn/jmmfYif8DevL9c+LHjWD4r+GvDtv4Hh0vw9qerTae+r6vfJ51ykMLzPNDCn8Hyfff+/wDcpnx08D6f8afhXBrumXFxNe6fYvrvh1IZtkL3mxJoZnT+/wDJsT/fep9S1lPGPiH4PePYkT/hGvsl5dXeoTPshtPtNmnk7/8AgfyUGkTe8cfCe08f+KvCmt3suyDQ3d5rX/n7Tejwp/uI6b68r+LHjHR9Y+KnhO00rWHTXtD8ZW0Nx4Ie3RP7RmdP+Qh8nzvshfej/c+T563viH+1YnhzVU0Tw54K1bxDqj/ce9R7OF/9xER5n/8AHK5uf4m/GjUryDWLL4fw6XdJD+++2+FbmabZ/wA8Um3/APxFL4y4xO58D+B/D9j8ZvinoVpplvZaRfaTpT3ENrDs855nvHd3/wBvf8++qPwP1W98P+M/FfgnU96f6dNdWj/7f/Lb/gDo6On/AAOt74e/GJ/Eet2uhaxp9vBrz70e60z/AFPyfcSZH+eF3R/ufPR8XpNY8M6la+KNHi89LSHfdw+TvfYnz7E/30+T/gFR8cQ+1yTPBPi3qUXxY8WzxeEv7ZuvFH9h69ouo+EdQh/c6Qn2Z0SZP4EeZ0h+fe+9Hr1b4Q+JtP8Aip8Xb3xB4ce4fSLHwhYaZNdPbuiJeec7vD86ffh/jT/br1fQ/GOj+MbnUbfSrh5/s6Q+bdImxE85N6Ij/wAb7HR/9iultbX7PZpEkrv5SbPnfe7/AO//ALdGpHP9gqxwPBDBE90906JseZ0+d3/v/JXnnxe+L1l8P4YNPt3uJ9XuJvIea1t/O+wps+f5P45tn3ErrvEF5darDe2mmXb6ckSPDLrUCJM6Tf8APG2T/ltN/wCgV578JPgnL4cS113xh5Oo+JU3vbw/wWLv99/9u5f+N60CHufGaHwn+H+q6bo9q/iC4me1hle9t9Pun33L3Lu7/abx/wCOb+4n3Er1GeTz0++j/wC29Rwb9mz+B6JI/wC+9BmQ+Y/l7P8Ax+iCN5P4EqaDyo/k3/PUnkf3HoIKvkeZcwXHmunku77EfYj/ACfxp/H9+p5IXk+49QTxxfaIEl8n7V8/k7/v/wC3sqaCB43oLJI438v53qCON40+d/8AYrR+TZ9z/fqPy0k/2KAM++j8xERHdKIPOjREl2O/+xU0knl/wfJUkcfmff8AkoIKPmJH87pvqTzPMTfsqaSN/v8A8FM8h9m/ZQBBJJLImx9myj5/4NlSeR5lRyRpAjpvrPUCrJG8b/On+3TJN8j7ETY9WvL+X7/z/wBymeQ7/PK9GoGXPG/3NlKuzaPnq59l8t/v/wDjlQJB8o+VKiUgjHUh+eTfT40eTen3/wC5U8e2NHf+Oo440310nIT+W+z53qCT95NsXf8A7dT+YkkL/Jv/ANuiOP5KDXUg/wBWn3H+5Vr5532VDHH5j/J9+rUcb79/8dSGpHJA+x3RKZHHLGm/f8m/Z8lWpPufPT7WDzEnR/4/nSgsqyfu0TZ/wOqvkS7EeJ3RN/z/AO3V6OD53R6jkg/ufJQAz97G++iPfIn8dWoIfnp8kaSfwUAVfnj+5v30zy/LT7/3/v1a8jy/+AUSRp5ybHSgCrHG9P8AM8t3q15bSfPTJI0kTZ/HQAz5N0m//geyseC6T/hLb2LY+9NOtn8z+DY7zf8AxFbf+rSsGx3/APCZ62n/AE42ex/9jfNQBrxyfwfPUnzx/wAFPjg8yH7/ANyiPfHQAzzHkSoPM+VPnq75D3D0ySPy3+bZvoAzrrVbfTfsr3TvsuLlLVNkLv8Avn+5/wDt184X3m/tIfGNPD8Vxd6j4A8Lfubu6muE/wBLff8APv8Ak+ffs2J/sI711H7RXxwn8EeBU/sDVdOvrrxMqQ6H9i3+d5L/ACXM2/8Aj++iJ/v11f7PXwnl+F/w9gtNQ+fxDfP9t1Sbfv8A338Cf8AT5P8Avug2j7kec6X4c+HLjwX4J07R7iVHntHmd3h+4m+Z32f98PWJb/Bbw5YePv8AhMtJuNT8PapNN519a6Zd+TZ6i/8A02h+5/3xXoH/AACn+Qkkn3PkoMecZbyf7f3qfJvkmTa9Murq00p7X7XL5H2iZLWHf/G7/cSrsEHmfP8AJQBS8zzNm9KPPeP56mjgf76fwUzy/nT+5QRqPkneR0ok/wBT8n/j9M8hp5vN3+XU8kH30TZvf/boLMTxVI8miTokyQPcbIU3/wC2/wD8Rv8A++K8O/Z9j1Dx/wDEXxz44lvUfS3uHh06HZ/qd/8A8RCkP/fddx8cPFSeFfh7qmpo/wDpVxC+n6dDv+d9/wDrnT/b2b9n/wBnXnXiL4T+MLfwz4a8O+H31vw9B/Zepa1NNoV2kL/238j20Mz/ANz76f3HdPnoN4fCa/wr/aI1j7Nomn/FXSv+EX1fVn2aXrSJs0/UX3umx/8An2m+T7j/AH/4K9+juv3mx68l+F2seK/EGveIfB/xNtPD2qapplvYaml1pEL/AGZ/O37EdJv+WyPC/wA/+49etfZf79BnMknuv4E+5XE+I45fF3iS18Pxb/7FsUS91x0T/Xf88bP/AIH99/8AYRP79bHjHXE8I6De6q9u968OxLeyR/nu5nfYkKf777Kq6Vod74V8K3rokOo688M17cbPuXd5s/8AQPuIn+wiUEGJ8RvHnijTfE+keF/BmlaTqPiHU7S51D/idXDwwpDDsR0+RPvu8yf7lL8H/jBYfGTwbHrtrby6XdRStbajpdy+XsblPvo/99P40f8AjSvDX8F2mo6holx8UPFXiF7K78KzeKri91C7ewudDvEeFLlIXh2PDC6TbHh/2ErmtV8OeO5tVn8CeHE0nTrrxJ9jS7uvDfnf2faWFtDsSH5/nf5Pnmf/AG0Sg6uWPIew3XxC1j4t+Nv+EU8H/Z38L26b7vWt77N/9/5Pvp9zYn8f8fyJXs/hHwrpng7R00rSrfyIPvzO/wA81w/8bu/8b1kfDL4a6T8L/CVr4f0dH8hH864unTY93cv9+Z/8/IldRGjxv8n8H+3QYSmTTyeYifJ9xKII/kd9+yiST5ESiON5Pki/4H/sUEGL8QvBdv8AEbwNqnhm7u5rKDU4fJea1++ib0f/ANkr55/aO+E+i+FPBMmseFdCmuJ9BsYUtvs19sfw7Cj+dNqSJ9+aZ9nz/wB/ZX07JI/2nyvuOn8b15t4/wDgT4f+I2tvqep3erWT3domn6pa6XfPDDqlsj70huU/jT53/wC+3pfYNoT5JHnOseDtCuvjl4efw1cX2t+OZtWh8R6z4geV/wDiV6P5PyWb/wAGyb5ESH/fevpbzE3/ACV5LpH7OuheHfG154n0rXfFdrdXl9/adxp8GsOmnzTfc2PDs+dNiImyvVpI3j++nz0BOR4x8adNt/HnxI+G3gzW0efwvqb397qOn73RL57aFPJhfZ99Pnd9n+xXAfE3w54c+Emmv4c8NSwz2VxcarN/ZD3Dv/YDvo0z7Lb5/kR9m/Y/999leu/GzwD/AMJ34JnS0t76TxLp7/bdGvdMu/sdzb3mzYjpN9z+P59/yOlcNa/CvwJ8PfhXpeofE3VX0vVHd7rWdavdUd/tGpXNs9tNvm/j+R3RP7lTqaQkcP8ADnxp4z8Harr2sWkumT+EE1zQdPvtPuoXe9m+06fZw74X37E2b0fZs+f5619S/aF8e6H4JtfGd7b6DPoniTTtSvdD0+GF0msXtoXmh859/wC+R0h+f7mx69G8AeFfhl488N3v/CJawmvaXNq1he3E1lfedsubNIfJ/wBz/j2h+T+OsfxH8E/hZ4Hs7248S67qGnaDdw3mn2NlqmrbNP0tLlHe5S2/uO6I/wD6AlLUvmgYWq/FT4t6PY+JZZZfC08/gvSbbWtcRLSZEvvOR5vs0L7/ANzshT7/AM+966jw74/+IHiD42J4fXVdE1fwhFaPqeqJ/ZjpNp0Myf6HbO7u6PM/3/ufcT/bre8Y/Avwv8RryPVri61m1S+sYba+h0++eG21ezT54UuU/jT5/wDY+/UHhz4EeH/h74h1TxLp/iPxTZJNdzatd2UmrO9lM7/f3w7PnTZ/6AlPUjmiaPjj4e/CyTTb3VfFvh/w3ZWSQ7LvULpEs9n+/Mmz+OvFP+GU7fVfiEkvg+7u/CPgBLSF/wC0INR+2PqLv8/+jf3P996pfFT4m678StEstTTwfaaWmk2L+OdDtdel+32Wv2EKOjpNCn+pm/fJMifP99K679mnVbjwdDe+DLjxbonijwpo2gWerQ6vZQpbQ6d5zvvtnffs2fxp/HsquYOWcYHoHi7TfCvwW+G9r4jeyf7F4Dsbm50vzrje6O6Oj/P/ALe/Z/wOvB/Cvg7SviN4G8Nah4V8L6f8Rte0Z3h1bVL27udN0+4muXe5dEm+5eQpcv8Ac+f/AGK7/wCI37TXhe+tn0Tw/o9j4yS+2J/xM0f+z7jf/chRHeb5/wDgFYl98Jfib8XtSurjXZbfT/D3kpDY6fqbzWCWmz+OGzh3/wDj/wA9RqXD3PjO21zxdZfsy/CLwbomof8AE4vbe0TSYfn8mGaZIfnd3/gT/wAfrO8F+APGfj/yNY8ZyxaJZbE+w6faw7PJRH/5Ywv8kKf7b/PXtf8AZtpa6bapqGzUU0+JH+1XsKO+9E/13+/VG+8TPPrCaVpmm3Gr3sts9151rKnk27/wec7/AHN+/en+59ytDGMifR/D+j+EXun0y3S1urt/310777m7f/bmf53/AI6u+ekm/ZcI+z5H/ffcf/4uuJtNf+3fZbHUPGGmSeIdOT99D4V0l9VeF9mx3d3R9jv/ALiffqiupQWkMVvaa1q2tz28z6n/AMIxqeg/Y7zU337/ANz+5T+N9/8AGn9+lzl8p2F94R8NQeKn8V/2Zb2utpabJtU+dH2f7f8AB/wP79cP8ep9b1X4af2n4S/02BE+23EPk/vriHZ8joj/ANz79ejWPk6r9i1W3u7t0eHeiO+xH3/30T77p9z/AL7qbUtStNHsLrUNQu1tbW3+/dTf5+/RzGZ4r+x/JdyfDrUXuFmd5tUfZNMmx5v3MNdd4k8aahqtxZab4Rt016F7v7LfTQ3b2zvs++kM2zZ8n8b/AMFY+sWuoeZ/wi3g/RLXw9/bb3N1fW11E/ywun/Hzc7H/wBGR/uJCnzv/sV3vgfwBp/w10RNP0pHf5Nk11N/H/sIn8Cf7FRqb+58Yabob/abLUNV8n7bY70sbWyd/s1in+x/ffZ/HW3dSJv3/P8Afqby02USSf7KR/7FaGAsE/yf36S6j+f5KLX93sT/AMcok2b99BBDHI8ez5KtQT+Wj7/++Kg8v597vT/49/8A45QBSk1K3j1KCKV0/tF0d7eN0+fYmzfs/wC+0q1PHLv376JJEkuUieymdNju90mzYn3Pk/4H/wCyVPBGkb/J/wAAoLII/wB3D999++j545tjv89TyTp/BUHl/O/zrvoIHx7JE3/x0yeR44XRH/8AHKI4/Lf/AH6J43/goAPMfYn8FPkk8yH/AOLqGf7n8b1H5byJvoAZ5jyP89Ekj7/4Kf5Hmf7FMkg+d/noJIfMekkun/ubN9MgjR2/2/8AYp8n7z5/7lZ6iGST/Jv/AI6ggc+Su3ftxxUkkfmfceqi20qqB6VjIuO7J/MeT+CiORJH2O/mfJRHH/BvpnkJH/H86V2HIPSTy/uVP5nyfcqCOP8AgTf/AMDqTy/9v7lBrqPtJEk//YqeeTy03/fqrHH/AHPuU+f7n/A6A1CTfs3p99KfBO8cyPsf7/8ABTILdJPvu+/+Ojy3j2VJZPJI+/Zs+eH5KfJvj2O6ff8AuU+eP5Ef+OZEqGffJDs37Nn/AAOgCOOfy/uVP9u/hqCSHy3d0ejy32bPuP8A3KALUk/nzffpnmJH89M8t/79PSB44f4NlADI5P7j0+SR/ubKZBAkH8H/AACiTfv2b6AI/Mfenz1DdTpH4qg/e7PtFjMmz+/sdP8A489P8t45kRE/vvvqrdRvJ4ntUf7lvpz/APfbzJs/9EvQETU8xN/z/wACb/8Afp/2pJH/AI/9yqvkeW7/AO3RHH5f/A6AL0l0n3NlYPiK+u40R7LUNM054XS6vv7Q+fZZp/rnRE/9D+5WpPsg+eXZ8n8dfN/7WXi6Xw54Dvbf+z7GDxD4kf8AsyG60+V3mm0dH3/O/wDtu/3PufPQXGPNIxfg7P8A8NGfHLVPHd7aJ/whvhl0h0OH7Oifvv8Alj/44/nf77pX1h8kfyPXFfCvwBafDXwBpHh+3iRHt4d9xs+48z/f/wDH/wD0CureN9/3KAlLnJPMTf8AJ9ynyfu3f/bpn2Xy6m+XZv3/AD0GOpzfxC0O78QeErq30x4f7bt3S9055vufaYX86H/x9Nn/AAOrvgvxVb+NPDdrqdlE8CO7pNDN9+3mT/XQv/to/wAlaPyfJ8773+/WRH4A0q18bXXi3T/tenajdxeTfQ2s2y2vv7jzQ/30/v0FnQx/vH/26ZPP5/3ESoIN8cn++lEkbwffi/74oAtSSJ9mrL1jUpdK026liiSe62bIUd9m+Z/kRP8Avt6tbE+dUXY7/wDPOsHxd4gstDs7rU7vf/Z2g/6Vdv8A35v4E/4Bv3/98UDPFPEGpJ8Tf2mdE8JafLN/YnhO3T7clq+z502O+/8A2N/kp/33X0sknn/f/wC+68l+BHg7TNKh1vxRZb3fxJc+cl1MiJNNCju+99n397u/z/3Nlem/vd/z/wAdBUpmJ4H+HPhf4ape2nhrSk0v7dcfart97zPM/wDfd3+euonn+ff/AB1nRxvJ9/7j/wAdZHjjxNL4Z0RPsSJPreoTJZaXa/37l/uf8AT77/7CUEfGVYL7/hNPiE8qb59L8M/J/sTak/3/APvzC+z/AH5n/uVqeN/HelfDnwldeI9YlmSyt3REggTfNcTO+xIUT+N3f5ESvJfip8JPEfirwBp3w/8ACWoPpegraXL6prqXH+m3FynzpD/22uX3zP8A3E2V1+j/ABe8P33wN0jx7rcW+1W0S9mh+z+c8N4nyOiJ/wA9kmR0oN+Q4P8Aas8OafqWq+BtduL101GF5rK30KZ0RLvfsmR5v9iF4UfZ/G+ysfTtH1b4XWc9lD4ofwj/AKD/AMJB4i8QeT9suYYZpnS2traF/k3u+93euut/h0virVE+J/xIvLeCCxh/tC00xN6WtpbJ86TTP/32+z/vuuU13x8/xY8SafD4c0J9O1TWdOdLbT/iJozw6T4lsEfzvkdH3o6b96b/AOB6z1L5j174X+LdV1W517w5rd7Dq+o6N9mmh1e1h8n+0bO5TfDM6fwP99H/ANyu8jj2fO6V5R4O03/hVelap4l8Z6xp763r19Z2Vz/ZEOyyt/uW1tZwp/cTf/H/ALdela5qtp4c0rVNQu5d6afbvdXHk/O/kom/7laGEzQ8xPkT7leP/wBuah8TfDb+KNE1vU9I2atDp+l6fse2+yOlykMz3KOnzu6P9x/kRNld5ceOLT+yfD0uno8+o+JIU/su1dP78Pnb3/uIifO9chqMfii+8W+G5dJmm1HwpDffZbiaP79xMk3nTXk3+xvheFP9t3rPUuJ6hPGkbP8A3HrL1zxNoXh+bTotT1O30661Cb7LaJM+x7h/7iVryR+Z99K5vxVY/a9b8Io6/c1R3RNn/Tnc1oQbUknz7E3/AH/v1bj810j3v89VJI/Lf+OrUEnlw79/3/4KCBk/3H+f7lePftITxR6D4K+0eSkCeMtH3vM/yf66vZJJPMTZv+/WD4j8F6F400v+yvEuj2OtaXvR3stQt0mR3/g+R6C4fEfNvxQ8XaZofxd8a3HhLVbiye+0nR9MvpvCvkvNNfzXj+TCjv8AIkzw703v9xKwfB3iPXfH+qweAvFvivU9B0S31zWEe9utRtry932cNtNDbPebNj7POd/+AbP4K+nYfg74Hh8Kz+F7fwlo8Phe7fzptLhsUSF3/v7P7/8At1yHj79nex1XQdO0zwlaeGfD1rb3LzTaXqmgJeafdu6bEmeHen75NnyPv/36z1N4zgcp+zL8QvEHi3VdIh1jxBca1DL4Ks9Qeab/AJazPqFynnf8DREr6IdEkR0lTej/AH0f7jpXI/DX4X6Z8M/DekaVZRQ3U+madDpn9qPCiTTIj7/++N7u+z/brtY4/wB389aGEpc8z5v+KGm+I/D/AMV9EtPBulW+g6LY+FZrV/EF7F/xL9DtvtKec+z+N9kKIiVwdj4Z/wCGjL/UfDng/SrHwh8LLS4SaW6srdLb7RN/G7wp9+Z/7j/IibK+gvj98NdV+LHw6n8P6PqsOlzzXcMzvdb/ACZkR/uPs+f/APYrY0fRtP8Agz8M7K0sdPuNUgsURPJtf9dfTO6b9n+27vvoN4zH/Dn4ZeF/hlYfZPDWlLZT/ce9f572b/fmf/8AYrX1LWNP0rzPt2oQ2r7N6I83zv8A7ifx/P8A3K5HVb77c+vafqfih9Ltbj9zNpel6c95e2n7nY6eciOiP/H8ifI9WdO0eW4v5LjSdNu4b6G3S1Txd4q/fXuz/p2hf/0P5E3/AN+gz5f5xdS1K9nvNOlvpdQ0hLu0dE8N2WybUL5//QIdn9//AG/vpVqx8F3eq6bBZanFDoPh5PueG9Im2I//AF83Kff/ANxP++3rU0rQ9P8ADM11cb991cbPteqXr/vrj/ff/wBk+5XGeIPiZ4ru/Emp6P4P8IafrtlpMyW2o3utan9jS5udm/7FZp/HNs/v/JQB6BBAmlW0FpZWkMFl/cstkKJ/wBPv0alpVprlh9ivUuJ03+ej/aHSaF/9h/vp/wAAql4R8XWXjzw3Za3pUU0Fldp+5hmTZNC6PsdHT++jo6f8ArH8Q/EfT9I8RyeGLS/0862lt9qu2vJtkOnw/c3v/ff502Qp89BJP448f+HPgv4YS91OX7LZInk2mn2X+um/g2In9z/bryj4ba946+M3i218WzW7+HvDVo8yWP22JHhT+BHtof47n/ps/wAn9yt24/Z30b4jeOrHxh4niutRtreJEitdWl/fXz7/APXTJ/yxh/uWyf8AA69lggSOFE2fInyIifIiIlBt8BV0PR7Lw5Zvb6ej7Hfzpppn3zXEz/feZ/43q9PO8nyfx0/yE/gTZvqCSfy32JQYDPM+T56PMTzkp8m+SmR/7EXz/wB+gAgn8vfs/g/jp8e+f7n8dQx740f+OpoJHjf/AJ5pQBJJapt+dHqPzEkm+/sqeSTz9/z1Vkk30AQTyXv2yD7PFbvZbH+0O77Jkf8Ag2Vajk8z55dnyVV+y3f2xJYrhEtUhdJoXh+d3+TY+/8Ag/j/AO+6tSfwJ/sUASeZ5j79vyVHJIkabk/ef9NKkk2SInyfPUEkn7l6ADzEkokj3/Nvp8EabNj1J5HkffT/AHN9AEE//fdQWsm99iP/AL9T3Unzp8myqvl/vt9BBejjTfs376SeSL7mz56Z8+zer1SeRZHT5/nrPUvnJpI0k/gpkcb+dsR99Mkm/v8A9+nyfvPnR9j/AOxRqBBdbI3/APZ6qrebVA2VPP8Af/2/uVnqnyiokEd2aEcfyJ86bKP9f/BWdHIkib3+TZ9yrUMn3Pn/AO+/466THUn/AIP7n+5T5PuIm/79UoJE37Hd33/+P0/5N7vLKkG/5Pv0BqXvM/c7PubP79Ef7v79UZL5IId7S7ER9n+589EF08+9HT7lSWWo5E+ffU8cnmfx1V89/wC/VqC48tPuUAT+Z+5f+PY//odR+R8iPv8Av0eYkk2xPkd/kqrHM+yN9770oAnkjSPy0Sj+KoPMeT+P56kjk+4/30SgCbzPMojuk2bPvpUPmP8AP/Bs/uUeWm/Z99KAHxzp52ynzyLJ8+zY9Uo4/wB9sq1HJ8lAD/499ZGlQvJ4k164d96f6Naon9zYm/8A9rVqST+W/wAn3ErO0dJdOS9/ge7u5rp/9zf8n/jiJQBveW/z/Jvrw74hfte/DzwXc3Wn2lxceKNXt32Pa6KnyJN/ceZ/k/7431zX7SHxY8R3XiGy+GXg+JLq61lPJvnS42TI7/chT+58m93/ANh61PAf7JPgzw5YQP4l3+NdU+R7j7U+yyd/+uKff2f33d6z1Or3IQ9889k/bulvprW0l+Hlo9rcPsuIU1xLybyf4/3KJ9/Y/wDHXV2snwk/aC+KPh7WLTXdQ0vVND2WsPhjVLFLZLvyX3w7N/8Ac/2Pv16vffB34f3Vr9kl+H/hZ7X+4mlww/8AoHz14j8W/wBjSy1WF9Y+Hmp3eg6vD88Ol3t272vyfwQv9+F/++0/3KvkFzUj6m8t9mz770yCP50318zfs7/H7xBPrX/Cv/iH9o/tuF3htNUvYUhmd0/5drlN/wDrv7j/AMdfS0jvGiJt30zGUeQe+zfQmzZUEcab/uVagkSOb79BjqD2vl7P7lEezZs30SXX39mz/YqHzHjd330Flry0k/4BUf8AG+yuN+Juq6hpvgDW9T0e4ey1Gxt/tqPD9/ZC6O6f8DRHSusk1WySzfUHlRLKKH7U91/AkOzfv/74oALqd7G287yvPn37ET++/wDAlfOfjhLj4m/GbRPh/b3EyaDoe+9mmREf7Xc/8tpn/wBhN7on+29ddffGzWP7NsvEsvw/u9L8Lyzf8SvWr2+R3fzvkhmms0+dEf7iP/tpXWfC/wAHJ4fS61i7sobLV9TREdEh2OkKb9m//bffvf8A3/8AYoNo+4dxBY2+m26RW6JBBCiQwp/AiVJ5byJ/f/6aUf6z/c/26gj3x/6OktBiWo5PM2J/y0rkNDgTxN4tuvEDqj2unu+n6S/9/wD5+Zv+BumxP9iF/wC/UnjjVZbWzg0rT717XV9cf7FbzRp89v8AJ++m/wCAJvf/AH9lb2j6daaPptlplltgsreFLW3h3/cRKAPDf+EO8Z/Ajxh4h8cafLceK/D2uatNe654bskd5reF3+S8tk/57J/y2T+Oub8YeFbLxj8Y08BeDIriDTk1f/hJ/FT+dvtbeZ9nyIn8Dv8A3P78z17V8cPib/wq/wAB3uoWW+fV5keGxh2b/n2ff/4B/wDEVyP7LfwruPh74VfVdVtNniXXtl1fI/zvCn8CP/t/O7v/ALb1nqdXN9o7L9oXwzqHjH4LeNdE0e3+1ajfaXMlvap/y2f7+z/gf3K8y8T/ALTXhfxp4ZntPCWj6h4rvbfQ7+91GHT4ntrnRkS2+47un7m5d/k2J89fRnmJs/ubK5Dwd4D0/wAD6r4l1O01C7vb3xDff2hfPdTI/wA+zYiIiImz5P8AgdGpHPA+EtNsfDV5b+JDc2eg3PhO3XwzqVxB4ft7t7CHGobJpHeX55pvJfZM6Vo6lrmn33xDuNV06LT9Iubi48SW2ow/6XNqfk/Y7nYL+Z/3KQvsR4U/ubK/QH91GnyOuz/YriviNJpXiB/7C1DfHoNiiatrmxP9ciP/AKNbP/f3un3P7ibP46OU29rznzT+yTp3iB31uLxH9utfihrmnWD/AG26TZDY+HvJTyXtv7j/ACbNn9/ZX2RpWk2mh2EFlZW6Wtlbw+TDCn3ET+5VHwrpsscL3WoJs1TUH86437P3KfwQ/wC4n/oe/wDv1tyRv/3xRqYSlzjPn+//AB1yHjHw/wCI9V8Q+ELvRNQtLKy0y+e61FLqHe80LwumxP8Ab+d/++/9iur/AIq43x54j1DQ7/wvFaaFaaumo6ollNNdXHk/Yd6P++T5PnfYj1oQdZJIvyb/APvipvkkRPnR6pSf7/8Av0f7G6ggkurr+zbC6uPKmn8mF5/JhTe77P7n+3XGab8bPCuq6V4KvbK7mvU8XzeTpcMMP777ju7un8GzY+/+5XbfP8nz/cr5v8I/D3/hH/ij8cbjw+tw+qWNp/xTtq/+ptJryH7Tc+T/AHN8yI9BtCJ9IR/30f8A2KwfGPjTT/BVh9t1C3vp7XybmZ5rW385IUhheZ9/9z7n/fdfBHhvTftXgy9tdP12xukvtL0pNctfDcN8k32l9TtvnvJpn+S8/wBcnyfPXf8Ajjw5F4H1jxL4a0S3uLLw9aajrH2TT0d3hhR/Du90T/Y3/wDj9Bfsj7CvvF1ppvhu11hLS7vbW78l0S1t982ybYiPs/4H89WtD1hNY0qy1NLe7soLuHekN7D5MyJ/tp/BXxVoHlabpukaP8Und0/t+zm8X6hI8yWd3YPp7/2b/uWyPshdPub0+f79Puo9Y0Pwxp134XfUH0Hxpd6l4F0Z5Hd/Js5rzfYTJv8An2In2zY/9zZS5w9kfbnmeZvSuX8XeA/+Em1LSNQtdYfQdU0yXel7aw73eF0dHRN/yI/z/I/8Fb0Frb6PptraW77LW0iSFN/8CJ8lH9qxSal/Z/2S7f8A0dLr7akP+jOjv9xJv79MxJoL600PTUiS4h07TrdNnzzbET/gb1JJJd/b4Et7JJrV9/nXT3Gzyf7nyfx76o2tjL/ZqW+qtaapP/y2f7Pshmf/AK4vvq95ku/f9/56AI7WCW1edGuLiffM77Jn37P9hP8AYrwf4haPqHhzxhBNL4C8TeK7KHX38R6NdeGLiHYl5Mib4bzf9xN6ff8A7j17/HG/399fO/wr+NHxI+I2pWOtWTeE9X8N3GrPpmo+FdP3prOhwo7p50zu/wA7ps3umz+P5KDSBUtfCvxr0rwNN4SsrS00ee+uLm9u9d0+ZHdPtP754YXd/k+d5k3/AOxXX/Aj9m/T/hrDZaxrDpq/i9If9c/zw2jv9/Z/ff8A6bPW9pv7RHw81jxDe6Vb6xN59vDczec9jMltcJbf8fPkzbNk2zY/3P7lZeq/tNeEtY+Hut674P1P+0NRh0m/1DTkurGaGG4+zIju/wA6JvT99D/v76Db3z1140jf7/z0zzPnRPuIn3688f49eCtN0e6u9Q1X9/Y/Y7W+S1tJpv8ATLlN6W0OxPnm/wBhPnSs/Uf2mvh1Y+H9O1iXWLv7LqM1za29qml3L3LzW3+uh8lE3o6f3HSgw5Znq3mPJ8n/AKHUPlvXmeiftOfDjXl1VrDxF9pttL0x9ZmufskyQtZp9+aF9n77Z/HsrWuvjv4EtfHMHhSXW3TV7iaG1/49JvsyTTJvhhebZsSZ0/g30ByzO8/1ibE/77pkkmz/AIBVr5NlVZ5HkT+BKCCeP959/wC/R+6jeqscksf8dWvPSR9ifPQBHJv85HT+CpI/7+yoJ5H85ER/kT7/APt1ajuvM+dPuJ/foLMi6sdP/tuyuJX2ajsmS0R5tjuj7N/yfx/cStD/AFbolVdY1VLG/wBLifT5rqS4uPJS6ghR/snyO+9/7ifJs/4HU91v+Sggnkk8z5EqrJG8f3N9Pj/eR/P/AAUzzPL+f7mygB8GyRPk+/T7r94iVD+9j/g+R3qaOTzH/wBugBkkD7KZHH5e/fsp/mPO77PuU+SDy1d9tAFKeT+5TPLf7/3KfP8AwbPuJTPM+dNiVnqQPjg8v53/AI/4P7lEn7xPkoknlkTZTE/1fzvso1LKvl/Js/j/AI6rLINo3fe71cnkfY+/7lRLcHaPkqJBHdkUcb/7fyVP5byPUEc7x/7myp7WSXZu3/x/wV0nIWoNmz5031BdWqz/APAPnT56I5HjX91s/wCBvU/lr8/8FSa6kHkJs/gTf89Hl/L/ALlHmJG9P+TznZ3oDUI4PMT56kgj+zpsT7iVH5n3971JJJ/c376Cw/j+5RPH++f+4/z7Kj+1f9MateYkkKPv2PC+x3oAZ5HmfcRf+B0Rwfufk+SiSTy32ebv+SnwfvNn8dAGL4m03WrrRLpPDl3p9lrb7PJm1CF5oU/30R0rxv4ZfFvxXB4J1Hxr8RdV0H+wYbu50m3tdC0ub7S9zDcvbJs+d9+/Z8iJ/fr6Cjk8t97p8lfPqfCPxVpXwr0u0tLexuvEuh+LZvEdvZSXGyG7T7ZNMkPnfwO8M3/AHoNIcnKdDdftNeArW20i7eXVnvdTuJtPh0+HSbl9QSaHZ50M0OzejpvR6Phf+0LpXjjwMmu6nb3GkX0Okza1d2T27p5Nskzo7pv+/wDcrI8AfCfxbH8V4PiBrtpY6W+oXGpXV3p8N35z2PnW1nbQpv8A432W293/ANuuDtfhD8WPD/g/+ytN8P6Ne3V34YvPCUzzatsS3TzneG8+586Ojv8AJ99Kz1NeSB6nq37Unw90rWn024utW86KZLV3tdJuZofOmhSaGHeibPOdH+RP467zwH4x0f4heG7XXdElmeymd02XVu8MyOj7HR0f50dHTZXkulfBPxLY7HdLT5PGuleIH/0j/l2trOGF/wDge9H+Sul0ODWPg78IvGt7cRQz6jDfaxrVuiPvR/OmeaHf/wB9pvrQnlh9gPDnwW8QaP8AGnXvGup3en3WiXDzTaWiQv8AaUeZET532fwIjp9/+OvSb6+0/SrB73U7200u1+59qvbhLaHf/vvXzq11H8Ndc1y7sPEfibVPF3h6503/AISG81a7eaz1xLyZEmRLb7kOzf8AI6f3K9V/aCsYr74Yz28tul0iazpXyOm//mIW1ApfEY+pfEdIPilpzf8ACa+E4PAa2zwy2qa5afaZrx9/777/AM8Kfc2f3/nrjb79paLwj4Y1vUPEF7o39tvcQ/2TosN3Dsewffsufv8AzvsR3dP9hErqfi3a6xa/FD4ZfZE0Oy8KTa4lrdwpYo9zdzPDcvs37NiQpsT/AH3/ANyuJ0Oe9n8YeHfGt7qD3qa541v/AAzNoU0UL6elmj3MMOyHZ8jo9tv3/wC29BcYD/2rPhrpXiDQYPiR4cu7d9U0zYk2oWt2mzyd6eTNvT+OF9n/AAB69o+GXi7/AIWF8OvD3iB3RLq7t0e4RE+5MnyP/wCP1y+m+Fbe60H4u6OlpDBa6hql4nkwpsT59Ph/g/grl/2MfEdvd/Cu60+Lf/oOoun3P+eyJN/6G70EfYPe44PL+dPn/v0/5E+/RJJLO6eU+xEf5/k+/Unzzv8Ac3v/AHN9BkVfL8xH/j3/AOxR5H9//wBDrL8VeO/DngtHfW9dsdOnh+f7Fv33L/7kKfPXz74m/as1vx/rz+FPhV4f1BNR+TfqF1bo83kv/HDD9yH/AH5qXOVGlKZ9LSWvybJbdNkybHR0++leeabpsV1omvfC+4lmtb2HS5rWxe6m+e7sHTYkyf7n3H/ubE/v1w3wI+FesfAiz8Q+MPiB4o2T6t5P2iGa4eZId7/I8033Hm3vs+T+/XpPjzUvBU+vaJo+ta7b6X4ohf7bo0drdpDqaOifP5Kfx703ps+49Mf+A8R1KPUPHGua94ct/Dni/TvF2vWlhouspqFuiaNpdtC6b7lLn+P7nyJ/t19IeKvE2j+C9Hn1rXdTt9I0u3+/e3s2xErwjVf2iPHvxIt9ITwBolvosOsadf6npGqeJk859Rhs9nyJbI/yedv/AI3+T5/krzW+1TxBBpekXEWq6944fU7HTfGGk3t7bpf3OnTO/wBm1N4bb7j+SkyOkP8ABS5zbk5j2vxl+04ukz48IeHn8d21toyeI7y8trtIbb+zd7pvhf8A5bP8j/J/sV7BYzxatYWt7aSo9ldwpPbv/fR0376+evgD8Hdd0e8g1PULe4stEhfVbW3tdaffqF9pt46TIkyJ/qZkm859n/TavTJPD6eHPDHhr4X6JqF3++sfsr3s376aHTYfkmff/ff5IU/3/wDYpmE4w+CBqeEYJfEGsXvi24i2I+/T9JST/nzR/nm/7bOm/wD3Ehrr5I/L++6f33p8cEVjDDFbokEEKIiJGnyIifwV4r+1J4+uNK8N2vg/Qkmn8Q+JHSHyYfvpbO+x/wDc85/k/wC+6CIR55HJ+EdYf9oj42ajeojz+CvDzokKb3RJtj74f9/zn/ff7kKV9LRyPHceb/rH/jrjfhJ8PbL4SeBrLQrR986fvrubZ/rrl/vv/wCyf8ArtvI8x/4KC5S5/gIJPNk/j3p/cqrdTxabYXV7dy+Ra2iPNM/9xETe71kfFDxBrHhnwlPd+H4rR9Ye7trW3TUE3w75pkh+f/vuuW8F6j4o8VafPpmt+INBfW4t6an4fvfDbo6J/wAAuf30P+2n36COQ7nStYtPEGjwahpMqXVrcJvtJn+5N/cdP9h/79ec/CTw34l1Wbb4u0++0uTTrt9Qvkmf5NU1V33+dDs+/bQpsSH/AOwrY/4nfw5s0tH13QZ0uLh307SYdGuXudn/ADxtoUufuJ/45W98NfE3iPxGmqJ4l0/TNLvbG4S1+y2Tu7p+5R/nfe/8DpQWdrJH5nzq/wDHRGnlpv31BJdfZXRNm/f/ABv/AAUyCeK+to5bSWG6tX+48L70f/gdZ6kD5J65vxjskm8L/wC3rln/AOz10MGzfWX4m8M6V4qsILTUtKTV4IbuG9hheZ4dkyP8jo/+xWgQNT/Vt/sf36ZBH/sI/wDfR6fJv+f5Pv1n+I9SfQ/Cur6gn37Gxmuk/wCAI70DLvySb0R4d6fI6I/3KxPHniq38D+EtU1t7R717SHelrD9+4md0SGFP993RK5r4X+C9P8AB1/qNvp+nw2X/Er0pLh4f+Xi52TO8z/33+f79dL488Ky+LvB+o6ZFcQ2t1MiPbzOm9IZkdHR/wDvtEoK5eSZ5zofjzxb4d1y1t/FzeFtQtb7UU0y7Twxv87Rr903ww3Lv/rt/wBzf/fr2SeNJE3vF/45Xz74c8AeK/E3jBP7T8C2PgfTk1mHxBrmoQa49/8A2zcw7/J+zJ/yxh3vvr3i4vpY2ge1sptTjmm2f6LMmyFP45nd/wCBKDSZa8uKNP3qQujp8+/Z9yuQ1Lw5pXjzxJ4Q8Z2moXGsWWk7/sNra3ezT97o6fadmz53RN6J/v1vXz2mlahBd3Gq/ZTMjwpZXVwiQv8Axu+z+/sT/vhK5H/hJrePW9e1u4+Ieh3WnTWnk6TpcN9bf6P/AB7/AL+x3d//ABygzO8j03/j6+23H22C7f5IZoURIYdiJ5P+3/H9/wDv0+dIoES3t9iJCmxERNiJ/uV5Pp3ijX4vhTGv/CVeGf8AhY19vmuJv7Wt5La3d3+fZ8+zYibERP79el6bfWl9D/oWoW+qIn7l54bhJtj/AO26fx0BOJoRxpJ/B89MkjSPy/k2OlEknl/cf/vuj5/n30AEcn7mRImRHf8Aj+/XyfJ4B8W+LvGXhdtQ+FSaD8RtL1aGe++JWnzQ21ld2cL/ADv8j7385Pk8l0/jr6wkj8v/AD9+pPLePf8AJQXCfIfFMHwv+KHiDVdLl1Xw/wCJLrUbGHW4b57rUbZNJhe5s7mGH7BbI/3H3p8/3/nr0nx58K/FGq+EvC9lp+lO72Pw51LQnRHRPJvJobZEh/8AHH/74r6Qg2ffojn8t/3VZ6mntj5Btfhr8RfhX4HTwVoWmaze+GrHWbbU01TSJbZ9Z+zTQv8AbIYXm/5eUuf4/wC49a/wM+E/jDw54z0jU9W0LULKCHVvEN676vqKXlykN5DbeS7zb/nd9j76+pJN8nz0fJGnz/f/AL9Goe2PlG++CfjOT4UeF9Hi0J/ttj8NtY0KaFJk+S8m8nZD9/8Aj2PUHiLw74o0f4/adb6FpWraJr2oXdnezTQ6jDNo2qabCkKXM1zbP86XKfc3on9yvrTzEn++9Up9Nsp9SS9e3R72GF4UmdPnRH++if8AfCUah7YuxyeX/c+emfx/J/BT44/L+/8Ax0SbJK0MBnl+Z8lP+ypIn9yiCP5HqSSTzPvy0AQeX5aff30+D95Hsd6k8x3/AI9lRzwPsfY/z0AQyQvdWd1Fb3f2Wd0dEmRN/kv/AH9lPng8jYju+/Z9/Z9+i1je1h8rfvqC1tbfStljFFd+TsedHm3zJ9/7nnP/AL/3P7lAE9vH5ifO77EoktXkf/Yp8f7x9jS1JBPF9xN+9KAI5IPk3u+9P9imR7Nn36u+Yro8X9+s/wAvy0+/9ygAj82P/Yo8yWRH+eiOTy0o8zy0/wBiggqzxvHUckb/APA6nj/fp/t/7lPkjikfyt+ygCr5byb13/OlQz7/AO/WhJGkcz/Pv/23qt5byQ/wbHrPUsgt5Hktn/df8Aeodu3jZVnZ5abEeol2bR8lRIfUigj8v5//AGSp4/3aU/y/L+SV6JNnnfc/74rpMNR/yTt/cSiOR4/vpvojj8x/ubP9+jzPn34oDUZJJ5j7/wD2eiON9/8AsVPHH5b/AML0/wAz5Nny1JZB5jf88qPL+SpJI02/I9EkH3Pn+egAj/dpsoj3yb4tn36fHA+/ZsojjeN9/wDc+5QBVjnTznfZ8myp45Pk+RPn2fx1NPapHNv+f+/9yoZI/n3olAEfnvIvz/xp/q6k8z5Eqby96fP/AAf7FL5G/wC5/BQA+Odf43+SjzE+zb/7lVfI/gokjeNKAH/6xP7lQalYxalZz2l2iT2txC8M0L/xo/36nj3yP/8AYUyeey028tbe4u0Se+d0t0f+N9m//wBASgDxDxB4N0b4erp2o+Pfi7q114H0u+hfS9C1dIdiXKf6lJpoU33Oz76b/wC5XWfGz7bqXwueXRNMvvEs813YXUMOip5zzIlzDM7p/wAASoP2jPA934m+F17LafaJ9R0bfqEPkvveZNjpMif7bwu+z/gFZf7Lfji38TfC7T9K+ZL3SYfJRJn/ANdbf8sZk/4B8j/3NlBv9nnNTxVfWXi7UvDV3Lo/jTTv7J1NNXTf4bmdHfyZk2P/AHPv1zfh/wCF8Vr4wg13+2/EL+F7HVrnXbHw3deGJke3v5kfe/nbN7p87uif33r3iPZJC/8Ac/v1H/B8j7KDPnPNvBepPa2fj/xBd6ZfadZTazc6hCmoWj201xCltCm/Y/z7N8L15Z+wjHcT+BvFF3cReR52s7Njps+5CldD+2R8RovB3w0/sK3u3/tvXnSFIU/1yWe/98//ALJ/wOu/+BfgNfhf8K9E0d4nS98r7Vd+c+9/tM3zvvf/AMc/4BQX9g8b8f8A7cmlaVeXuieEvDV9revQ3b2v/EwfZD9/ZvRE+d/n/grIg0f9pX4vIn9oS/8ACL6Ddp86PMmlJs/3E33NfTPh/wAB+GvCupXuq6J4f0nSNQvn864vbK0RJpn/AL+/79b0knnvQHtf5D538K/sY+ErHVf7V8S6hca9qj/66HT99hbTP/6Of/vuvbvCPgvR/A+m/wBmeHNHtNB07/njZJs3/wC+/wB962vM+49SSf36COfnPjHxla+MvDN98cNBuJr3xV4Kurh5r7SR++vdKtryHfDe2f8AfRJkffD/ANM96VzVxfa98XrfSNa8L6Pqc+saxaaP4jsbq1sd8Go6rbfJN9pv3/49oYfJ/wBT/G719qx+EdPg8cz+LUeaPVLjTk0x/n+R4Ud3T5P7+93/AO+619Ngt9Ns0tLS3htbVPuQwoiJ/wB8JWepv7U8v8F/BOXR9K8Pf2he+RP4b1y/1PSUtf8AljbXO/8A0Z/9zzv4P7iV3nhzwrpnhHS7LTNKsobK1sd6W6J/yx3vvf8A8frb8zy3/v0R7I/v/On9/wDuVocsp85l6lfW+j2F1d3t2kFrbwvNcTP9xET771y/gDTb2RNR8V6rvg1TXtkyWs3/AC42af8AHtbf+P73/wBt3p/iqO38a+KrXwYnz2UKQ6nr7/weTv8A3Nt/22dN7/7CP/frtfLfZ/B/3xQBl65rlp4c0S61XU7j7Lp1pC91cTP/AAIn368H+Cdje/FDx5q/xV12KHyEd7LQ/k+4n8fz/wCwnyf77vW98YtVvfib4qg+F+hOkCTfPq17s3woifP5P/fHzv8A8ASvWtD8K6Z4O0TTtH0eJLXTrGHyYU/z/HQbfBAvR7/ub/v1NBBcSTb0R3+T+BK5rxl4guNDtbK10qyi1TxDqc32bTrWZ3RHf77u7/wIifO9eZ+NNH8P6lo+vS+KNT1bW9etNJm1O013e9nplu6fIn2OGF/4JnRE3o+/++9BjCJ3/wAW763tfCVrNdvsgh1PTXd3fYif6ZD89UvF1r/wtSzgt9ETyILd99v4xR9n2R/+nPZ883/on/fqfUvh7b/E34Y6RovjNLh55rezmu3hfyXS5REd3/77rej8M3Edv5X/AAlXiHZsREd5rben/ktQBzvhy4/4QCbZ4muHvZ7h9ieMbpN/2hN/yQ3Lp/x7P/5BetH4exyyeNviNFL8iJrNts/4Hp9tWj/wjmofc/4TDXv7j/ubB96f+A1Z3w1+Fej/AAnsNUi0e7vp01O7+2zfbXT9y+z7iIiJsSgvnPJdS+KF38cLxPAWp2Vj4U8PeLEuX0bUE1HfeXcNneIlzDNbfJs85N6Jsf7laPwhsdW+EPxO1HwPNpWjWXhfxTNf67ocOhXDumnJC8MLwun3Nj70f5P43epvjh4H1j4ha9a6Pp/w/wBMm+0fY3h8dPdwpNpfk3PnP8mzf/ubPv7/AJ6q/ELQ7T9mlL3xn4C8L+E7WC+3/bo9avrlL24ffv8AJs/4Nn332J/HWepv8fuH0NJsj/j3/wDAK5P4sXWq6b8OvEN74a1P+y9XtLR5re6e3S52bPnf5P8AcrivgR8add+M1zqN3ceH7HS/D1vCiJdWszu/2n+58/3/AJPn/wBj5K9D8eWrz+DPEMSO6b9Oudmz7/8AqXo1MOTkma9rG8aQpK/nvs2PM6bHd/79ZHj+1uLjwH4lt4t/nzaXcomz+/5L0/wz4gi8QeGNI1Wy+0eRfW6XSfaofJm+dP7j1qSRpPC6Sv8Auf49/wDcrQDjfAE32rVbq4eXf9u0bR7r/cfyZkf/ANArqPEGsRaGlr9otL6eCaZIYUsrR5n3v/sJ/B/t15f8K757WHwpb2Tw3unPp15pE16j79/2Ob/Rtn+/C7vXqGm2MWlfavsiPB9omeaX98773f77/PQXL4g8i4+0/fT7Kif6nZ8+/f8Af3/3P9iix0230qzSysrK3061h+5DapsRP9yrUEnl/wC3/t1a8t5Jvl2fcoION8TaXaalrfhC4l+d7fVHeH/f+x3NP8VTp4c0e61C38L2+t+S6PcWsNvD53k/xunyfO6f3Kq/ELVf7DufDVxb6PqGvTf2s6Q6fpGzzn/0a5/vuiVo6b4uu/O83/hFPFMD/wC3Yw//AB6qAo+CprLxbo8mq/2Fp8OlzTb9Mf7CnnTW3/PZ02fJvff/AMA2Uvg7R7TR/EnjL7JZQ2SXF9DM/koib3+zQ/P8lP8ADmq2mh6JBp9l4U8WWVrb70SGaxSZ/v8A+/T/AAjPcalqXiK6l0rU9Iga7Tyv7Ut/JeVPJRHdE/ub0qSzpf4KZH+7f+//AL9PkjeT+DZR5fmQ/foMQj/ePs31PJH/AL/+3RHsj/jokk+egsjkk8t/kojj/wCAJRJB5b/OlMjjffs2UAWp9kcP9yoI5PM/26ZJ+7/jp8H7tKAJPL8v/gdR+X/coknf+5sqeDZH9z/9ugBkkfnx/wAb/wDslVfnjf8Aj+SrUkmz/Vf8DqPy/M2O7/wfO9AB8kf8dHyfJ8/3/wC/RH/ub6Z5ifwf98UAWvMSNETf8lQSbJHf/b+5UnyR/Js3vR5aSb//ABygCCeNI/n/AI6ZfbLq2dPtE1q7ps3wvsdP9tP9upvn2b3pkmxHTZsoAy7X7XBf2un/AGS+1FPs/wA+ru6fO6fwP/tv9+tHy/L/AI0outKtPEFjPZXcW+1uE2TJv2b/APvio7GdNStY5vsl3ZfO6bL2HZN8j7PuUASeQ+9/nok/ebP4/k+5vokgTzvvUeX89AEcm+Te/wBymSSeY/8Afq15jxyI6UySP5/79BAf6tPk/wCB1Vkk8ybYif8AA6m+Ta+ymRwJG7vQWTojyVBH/wAe2133/wC/TJp0/wCWVP8Ak+dd9Z6gVZP/ABxKit93kp9wcVK8ifc+/USx/KP3L/8AfdRII7sijk8xNjvWjY7JNn9//vus6ODzHT5Kux3CRo6OqfP/AOgV0mESq87yXjpsTZ/sf36kg/1Kb/46j+y+RN8m/Y/+39ypPL8t/u0D1H+Y+/ZtT56nj3x7Hb5EqP8Ag31DJGn8b/7lAalr7V8/+x/co8z9zvd6j8jzPn3v8n3KZInz/coDUtef5j/Pv37P++6PN/2Kgj83fv30Qebs/ev5/wA+/fs2VJZaurp5LN32fc+T5Khjn+f5Kmjj8z5Hf/XfJVWCB40dJfn2UBItfPt/2KX7Qmz91vR0+/UH+s2fPU0cD7H+f5P9ygBk91/Bs3/7dMjn/fVHJH5j7/79SR/98bKADzH/ANymQXUux0l2QPvdNiO7/J/BUcn2S+d7R5ZvPh2O/ku8Lp/c+f8A4BR9lSd9kv3N+/8A2KAL3++/3Pnr5e+I3wB1vwH4n/4TD4by3yWXnPNcaXpaJ9psXf780KP9+H+/DX1B88b70qGCD5/vvs/2KC4ylA+drH9tLw5o039n+I7S41S6R9j6h4bi3p/wO2fY8P8AuUzxH+254X/4Ri61Dw1pWp3U6P5Lza7D9mtrd/777Hd3/wBxK9u8Y/DLwp4/h/4qXw5pmtv/AH7qH99/32nz1ieGfgJ8PPBV59q0Xwbp9lfb96T/ADzOn+55zvsoL54/yngnwk+F/jD42fEi1+JHxDuJoNLhdJreye3e2S+2bHRETf8AJbI/z/7dfXUk6/x799M+eP8Aes+/f8nzpTHR5P499BEp84efT5J3/wC2dEcD7PkT56I7V5E/v0EBJv8A4P4qZ5n36e8f9/76UzzH/vf8DqgDenk/7dHl/J5qOuyo5N8mz/0OpE3xolBGoR/8s/8A2es7xN4mtPCOg3usam//ABLrRN77PvzP/BCif33f5E/361JI3d02V554cuv+FoeJP+EldPP8KaS+zRk2fJd3n3Jrz/cT7kP/AAN/7lSWdL4D0O90fw95upxImvanM+oai6f89n/g/wBxE2In+5Vrxp4ut/BfhW61N973SI6W8Oz/AFz7P7n/AI//AMArXkk2ff2bE+ffXzHb2OsftBfHJ7i4iuLLwV4Zm/cpv2ed/sf7bzff/wBhET+/QXA9Q+BfhnyLCfxhqdp9i8Q+IUSZ0f8A5Yw/fT/gb/65/wDfT+5XqEkiR/PVHy3/AI0+ep443+f5P+B0ETlznlni7xVa+FfjNBcaxpmsXVrNoH2XSX0zTprzfcvcv9pRNn3H2JDUHw9+E9x9mtbjxHaTWunWM0M2l6FdXD3M2+H/AFM1/N/G6fwQp8if79etRySxo+x3SN/v7P468i8TXWsal481F4td1DTrXRtU0fTLSysrjYjvM6TXLzJ/HvhfZselIuB7H5iUskibPkeo/LeRN6J9z+/TJKZjqP8APf8AjT7lMkjf7/z/AO/T4IHk3vtpkepWkF4mnvcQpdPC8yQu/wA7on33/wBz50oNDy/47/ELxb4Ds9BtPB/h99e1fXLh7WHYnnPbuib/APU/x/Jv+/8AImyuAg/Zl8YeNL+fxL418W30GqfZNkOn2twk0zvs+RJpv9Sib/7iV0PjT9pPTNYs0svh7qFpPqD6pbaTca7e2j+TpcNy/kpeIj7PtMO9NnyPs37K7n4T+PLu+8N69aeM7i0TxD4Tu5tP1m9RPJhmRE85LnZ/Ajw7H/77rPU6fehEu/CHwO/w5+GmiaFNsTUYYd+ouj799y/zv8/+/wD+gV2UknmbPk/77rzjw38eNE8Vanp9s2i69omn6s+zSdW1qx8mz1N/7iP/AH/4031n+IPj9pljDq6RaZqD6pp/iL/hHLfRUhT7Tq9z5KPsh+f5E/fb97/cRKNTDlnOZ1ejeNLXXLnxDpmlafqz6po135Mya6j2yTO/z/JM+/8Ac/8Asmyt+OBPt6XaS3Hn+T5Ozzn8n7+/fs/v/wC3Xn914+i0P4zJol7FDp0GoWiJcPNqNtv85IXmSbZv37Nm+H7n30Stvwr8VPCnirwroPiO01uxsrLXPksftt3Cju+/7n3/AL/+xWhpKByGsXT+GfG3i+0S3+1XqfZvGenQJ8m/Ynk3iJ/wBP8AyNXrUF0l0iPE6PBMm9HT+NP4K8i8aeOLSTUv+Elt0dLrwX4ifTLi1k2edqls8KfaUh/v/I6Ps/6Y16H8OdN/s3wZpcTxTaciQu8NlN9+3hd3eGF/9xHRP+AUCl8JtffjdNmz/Yqfz386D+P5PubKZ5Hz/I71g/Er7bH8N/FD6O8yaomk3P2R0++j7H+5QQc7fePPDnibx/oOiaJ4g0zVNb0zUZpr7T7K43zW8P2aZHd0/wB90SvQH2Qf7e9K+ZPFNvDovhGGHQdK0K18N2tzoh8CXumPF9suL95k877j+c2/fNv319S3Vqkc33/46C5RI498fySp/wAAqHzH3psq188b/PUH+rf79BAzz/M+/vp/meWu+j+Le/z09N9BAyeTzEeVPvp/BRDI8/z0+SBJP46ZH+7+T+/QWQWt1aSJdS2N39qT7Q/nfvt+yZPkdP8AY+59yp498bb9nyURyPOm+WJIH3v8iPv+Tf8AI+//AG6nkj+T5H/joAj8v5/v70pnmJ/A9P8AnkT5P++KZP8A3KADzP43qfzHj2bPuVVSP7/z1P5bybNj0AI8iSJ9z56kjkTYn399R+W8b/36Z5f3Pn2UAPjkT53+5sqSPb5O9E+ffUaWvmfx/fok/dv/ALCPQBPHs+49H/fPl1Vjk/j+T/YSied5HoAf9qT7if8AA6PLid9mxKhj/dvQ8nyUAP8A9j+Oqt9rkWhvdXurahb2ukW9v880yPvhf++7/wByp/vulHnvH/33QBaePzE3oqbHT5H/AL9Vfk3p8/8AwOqs+leZ/al3aXt9p17fQpD9q3+clvs+46Qv8if+z1Rng1uxfzdkOqWUNp9xE2Xlxc/+gIlAG356b/43qCedPndE/grPsdYiu7z7Fv8AI1FLeG5m0+b/AF0KP9zf/wB8VoeX56bN9BAyDf8Acqb/AFaO7P8APULx+SnyI9M8/wAxPvvQWEf7/wC5T/l/+wog3xvs+dNv9yoPM/ffJ9ys9QCTZs+/SLN8oy//AI/TZNkcz0zen92okPqH8Gx/v0Ryf7H3Pnqj8/konyf7eypPtT7Pk+5XScZoQfvP+B0SfIiO9Mgk/wBDT5PuUy6k/fIifcR9nz1JrqTST/Jspke35H+/R/Ajvsf+CmRyeWn+xVBqWvM/d7/4KPP/AHL/ACVVjneSwRnTZPs+eHf9ynxyf7FSWTx/7/3Kf/FUEcn+vf7+37lEl0ux5ZUeBET56AJ/k3/Inz1O/wA/71P4/volUYJP32/ZsqSOR5E8rfv+felAFrZ/sU+SRI4Xff5af+h1nRyPBv8An+5RJO8ibNm/5/8AV0AWvP8AMTa6VV+3W9rNBFcXcNrPcP5Nukz/ADzPs+4ifx/JTJJPn+Sqtr9n1m58290f7LPp92/2Sa92Pv8Ak/10P9zfvdKCNS7YwXdpYWtvqd2mo3qJ++uoYfJSZ/432fwVa8uKRE2f8DqGSRN773/joj3x73T/AHKCyzH+7+Slk3xv/cqDzJZE/ubKf5nmQo7/AD76AJPL8t/k+eoN6f7NPnk/gT+Cofn2b3+/voAf5f7z5Hen/wCr+/UPn/P9+nxyPv2b/wCCgjUnjfy3/wBihP761V+fe7p9+vB/2oPE3iPwrqXwvvfCujy+Ide/tm8S00tJtiXEz2Fzs3/7Cff/AOAUFwhzn0FJ+8T5Pnp/lpsf5/MSvmL4c+JNTtfB/gbT/AWp2mo+K/Hn2zWtZ8SeJIXm2TQon2lHhR0+dHdIUT+BErP/AOGpPF0mseGnu7fQ/C+nXyJa3E2oWly9nfXiXj21zDDeJ8lts8nem/7++g29lM+o/wDWPt+TZ/BU/lpsSvm/w58ftb1L42ad4XlvdD1HSNQ1G/0/7Lpdpcu9j5KO6O95/qZnfZ86J9zf/sV7R4u8QXvh/TYP7K0d9b1S7m+zWlrv2Q73/jmf+CFNnz0GMo8hnePNYfxBqqeBNHuNmqahb+dqN1D/AMw6w+477/4JpvuJ/wADf+Cuy02xt9Ks4LKytEtbK3hSGGFE+RET+Cua8F+EYvCNne+bfTapqmoXH23UdUm+/cTfc/4AiJ8iJ/Alcp8cPjhb/CTTYIreJb3xDfQu9pZb/uIn/LZ//ZP9ugPjN7xV4/tP7bn8L6Vd3H/CQuif6mHem/8A547/ALiP/tv9xK6jw/pSeHLCG3T9/Pv33E/9+b+N68s+B/w5uNHS98YeIInTxRried9lf5/sML7N6f8AXZ3Te7/8Ar12T7nz0BL+4XfMi3/fd/8AfqGST53+R6g8x45Nn399M+eT5/8A2egjUuxyJGmyvMvF2lSweKtbS0T59Z0tNQt3dPkS/sH3p/32jp/35r0N/wDOyuU+I1rKlnpHiC3i3z6DqMN6/wA//Ls/7m5/8gzO/wDwCguB2VjfJqVnBd2774LiFJof9x031HdT2+m2c97dS/ZbG3R5ppn+4iJ9968ztfi3omh+JLrwFZS/2v4l09Jv9FtU321pbInnQvczJ8kKbNifP8/yVxPxG+NnijR/B8FlFqGmJqOp29trX9u2sKXNtb6PNcpDcvD/AM9ntkmR3d/kdH30G0aPOeteI/iVpnh+58NXH9p6fPoOrbN7o7vM/nf8ebw7P4Hf5N718l6x8arL4t6povi3W720TVPC0z6h/wAI3pEN8k39lP8AJf21y7oiTXMKbJtiP/A/yVr6X8L/ABnpXir4jfD9LW38UeG3is9FtHR/J1DS9N/fTWF5C7/JMkMzujp9/wDc19C+B/hDdab4lsvFPiPxFqviHxFFC7pZzXG/T9OmmRPtL2ybN/z7P4/uJWepv7kDwX4e/AvVfihrH9oXtvcaL4XexudM/tCa43pqmjvs/syGwh+/CkKJDNvdN/nb6+kviV4OfX/h74r03T7Tz9U1DS/JebYm++dE+RHf+Pf9z/gddt8++o44HjhSLzZn2fxzPvejUwnOUz5VuvHFr8UfFGo6J4f8Rajr2r63rOlXX/CPz6Zcwv4Vhs5keZ5nf5E+5s+T79Raz8MPEXhn4m+PvjFo9jq17rejeJ98Wi7H2alpT2dsl59mT+OZ/v7/AO/Dsr6zkklkd97/AH/vv/fqCTf8nz/crQfOfGHi74fp44vL3wr/AMIvqdr481Pxr/bqeJ5tJmRE0p/nSb7T/c8n9z5O/fv/AIK4e48B6g/hXQYr3SvEOn2X/CG/8I/Da2vgr7fM+pJczfaUTf8A8ezvvhdLn7j7Pv8AyV+gHzfOju//AH3XHeP/AAjrHiDVdB1vRNYu4L3Qbj7Umi/aPJstU/2JnT/Y+5/BS5C4Yg8K+GXgXxR4O+PQ8T61p2oavpFxqk2k26zWm99JuXsrb/T/AJPv+dseF3/g/wC+6+jvFXiZ/D91pdvb6fLq+oX0rpFawv5O9ETfM+/+/sT5E/jrV0fWE1Wztbi0SZPOT54Zvvwv/Gj/ANx0pnibw+nirR57J7h9OukdJrS9h+/aTJ9yZP8AP3N9MzlPnJrW+t9Ss4Li0ffBcIkyP/sVa8zy02f6uvNfBPiqSxkvrHVmSxvYbnZqdrv+SxuX/wCW0P8A05zP86P/AAO7pXokkfzv/f30EHyR8ZdX8Efs2/Huy1vTPCmkwa3rGgTPp0KRbIX1J7xIUmd/uWyIjvvf+5XrPiP4oa78CPC9lF4l0zVviHe2Ni+p6/r1r9ms7a3Tf8+zfs3/AOxCnz7ErpfE3wk0/wAa/EL+3dY+z3ukP4aufDlxp7p87pNMju+//cSvEfFX7KHivxVYWum6n4l8PeIUt9Afw/b3viDTprmaxTe/k3MKb9n2nyXRHd/7iPWepvHk+2elSftFtfav4kstH8BeJtetdHmhtU1Cy8nybu5mSF0hTe+9PkmR3d/kTZV3wB8etP8AHGpWWmf2Jd6Xqk02pWtxazXEMyWk1n5O9N6Psff5ybHSua8Qfs9arqXw91fRItY0+e61DXLPWnhvYZvsV2kMMML202x97o/k1ieGf2afGfgtLXUPDXiDwzp2tpql/deSmkummQ215DCjwpCj/fR4U2f3/wCOtA5YG5H+1rpU8b3MXg/Xn0uLRrbWbvUIPJ8m3S53/Zofv/PM7ps+StfTf2hb2f8AtvT3+GniaDxRpNxZ2s2ivNbPv+0o7o/2nf5KQ7E++/8AuVxl9+z7L4A+EXi+3vdTu9b3+HdKsk/six33KTWG90mRN/z/ADuj7P8AYrkfDnw58W/Hq/8AFHiW91PSdXg/tbTXhh1PSbyz0bV0traZHheF387YjzI+9/40rPUvlgemT/tZWV1punS6V4H17W7qaxv9Qu7K1mtv9Bhs5vJud779j7H+5s+/XtHh/WLTxBomnarZb3tdQtkurd3TZvR03pXhvw//AGadQ8D2V1bza1plzv0bWNJ8vT7F7aFPtlz5yOifwIn3NleyeC9Dfwr4M0HQnuEun0zTrayebZ9/YiJv/wDHKuJjPl+wbGj/ALywg8q9fVE2b01B3R/O/wCBp8lWpP3bvsTZ/wBc6q6VO8lnA8to+nO6Jvtfk/c/7HyfJVqeRI0f7++mZkccb/eapPMSP5Pk3/7dQeZ99E+//cpk/wB+NP46AJvl/wBmiOTyP4/kpkEnmU+ePzH2UAEknyb3+SpII/k3v89R+X5n8fzpSx/u/koAm8v+Df8AJUHlps+SmT74337/AJE+/RHJ5lABHC8b/J/BT4/3/wAiVa8vy0/2/wC/VKSf7+x0oAfJH9zfsembU/uUefLI/wDcpnmeWj/L89AE3kPH8n8f36Z5f/fdHnvcQ/JRH/HQAfPHv+fYlTyRvH/t1BJ/Bv30ySfzNmx/9+gAvo/t1s8W90+T78L7HSqtjfRQXMGn77uedLff500TvvT7nzzfc3/7FPkn+RKZPHLPZvb2l7cac7/8vVrs3p/338lAE0+/5Pv1DJH/AMDp8+7zkRE2bqgkkeTZs2I9BBPJ/v76qyRvHNT/AJ/vvSySeY9Z6llSePzN+zfvqJZPlH3/APvipvOSN3f+BP79QrN8o5qJCiOgg8v/AIBT/n+TYnyUyCT53p/mffR/4K6TlJ45PnTZT5JPM+49El0v8CVD5n9+g11Jo43+5so+eP8Ag3olHn/x/wDfdHn+Yjojps/3KCySSP8A4HUf8VT+Wmx3SoPMTZ8m+pI1J0T/APYpnl+ZvR/uUeZ8lJHJ5n3ET/gdBYvl/P8A+h0//VvvRN9P8j5/4Kkkj+T5/koAgngSN/k+5R5byJT/ADEkh37/AJ0o8/y/k2ffoAq31rdvZ77J7eCd3T57pHdP9v7n+xUkcH8Hzp/v1nabAkk39p3emJZapMn2V/33nP5KO+z/AGP9v/gdanmfPs/uUAMjg+ff/wCyU/yfL+4/8dPk+4nz1JHP5jumxNi0AHl+e/z7/wDfpnlvGlTeZ/wOoPPT+78lABJH57/c/goktfLRNmz/AL7qeCdPnT/gdPkj8vfv+f8A9noAq+R/A9QyRpJ9xP8AgdXY7qLyfnT+D7lEkiSTfIj0AUo43jm376x/EHgey8R694e1W7Sb7boN297aOk3yec8Lw/On8fyO9b3mfPs2fcSpPk30DPKL79nfw1daldXumahrnh3UbjVH1aG90i+8l7S5mTZN5PyfIk38af3/AJ685+J3wh8CfDn/AIReLUPEdx4X8GzbLLVtPm1R/wDibpC7zQ/ufneabzn+d0/vvvr1f40/GzSvhXpMCIkN14hu4Xexsnf5ERP+W03+x/6HXiPgP9nPxL8TfEMHj34i+INQ057tPOTT7X9zevv/AL+//j2TZ/An8FZ6nTDn+KZ5fqXxw8A/D3xZpGp+H9E8X6umn3dzqeh6frurJbWUP2nf53kwojvsfe/33316N4c/4KB6fJfvFrHgqa1snfYn9kai80z/AO5C6J/6HXvfgDw58MvBfh6fU/B9loNrpdv8k2qWsPnO7p/02fe711fiPTdE8XI+ha7p+n62mzznsrqFHfZ/A/8AsfPWhHPH+U5HR/ipZePPAGr674HR9b1Gxt3dNJukeG5S52b0R0/2/wDx+vL/AIJ/CeXx/wCKv+FkeNbS4fVPO3ww3u/ZNcps/fIj/wDLFP4E/v1j+IPtf7OHxy067srjUL3w9rLp53nb5nS237HR3/6YvsdHr6ukk8+be7u7/wC3QKfuR9wj+y/I7u70SRpJ8/8ABUn8Enz/APAKjjn8yN/4/wDcoMQ8vzNj/wAdVZLHz3dHuHSFH+4iffq9B+7T7mz/AG64D4vfEbUPAcOg2WiaOmr694hvv7M077VN9msoptjvvmf+58j/ACJ870DO/ntUuk3P87o+9N9cnffELwppvjOy8FahrdoniHVIX2aR9+Z0+f8A74+Tf9+vKfD/AMcPFdjNPaeLf7D1HTtM8Tp4c1bxBoW9LbZc2yeS6b3+R0mdIX/368esdK8S+INe1vRfCmteLL3x/ply+k6te6XrMMNl51s+yzv7xHTfMjwv8+z+NHTZ89LnNYUj0PQ7Xw58AfH/AIHvtHsrfRNLvr658DeJIPuedc/66zvH3/f37/v/APTzWva/AHXf7e0vQtbu9Jg+GXh64v306ZH33l3Z3ibH0yZH+RIU3um/f/zx/uVvfG3VdM8HXVr4ruNNXxJdJ9m097K1dN9vqW//AECbZ/Bvd3hff/A6Vl/Gn4t6f4q8N+KPDieGr7UfC9vaQw6/rtrcIn9hzTfcfZ9+Z4X2O+z7myo1N+aR1fxGvtY0q+8DfDzwbqCaDe6tDMj61dQ/bJrSzs4U37Ef78z70T5/9t68z1Xxd410f4r+FPCvjXxLNdaXoes2z3eoaZD9j/tS2vEdNPmudn3NlzC8LonyPvSulg1W7+M3hLwHe2OsQ6D8V9DmuXt3urZ5rL7Zbf6NfwzbP+WM2/8A3/nR0rp/Bfwr8UT+LfEviD4kS+G9XfWbSzsodL0+3m8m0S2md0T999/5337/AO/RqR8PxnrX+s3/ADVIlRyIm/8AvvTI5Hk+f+CtDDnJ/wDVp8/36x/EmuP4d0ee9Sy/tC62f6Np6XcNtNd/7CPM+ysL4veOLj4c+A73U7R4v7XmTZp0L/xzP/H/ALiff/4BXyx4Z+Guq/Hp7LUIribUbr7Qj3fi7VHea22I/wDqU3/PNv3/AHE2J8lZ6lwj9uZ6frH7Umt31/HpXhzwfpn9oeckMz3ureckUzvsRPk2JNv/ANh3SvoaSP8Ac/cTf/HsrxXwr8P/AAb/AMJno+iaLd297e+AJf8AibPdW6fbd80O+2Tf/c+d32fwV7H5/wBz+5Wg5chzd1Y+I9N8eaXd6Fbwz6Rqm/8At/7V9y38lPkmh/6bP9z/AIB/sV10k/mWySxSo6P86On8dMjn8uHf/wB8bK43WJ9d8OeKn1t7v7V4RS0Sym0u1hffYuj7/tOz+NP4H/uIlBmP+Ing+78TWdrqOhXdvpfivTkdLG9mT9zMj/ftrn+/C/8A459+ui8P2Muk+G9LsruX7Ve2lpDDNN/fdE2b6u2siX1slxbvC9rMm9JofnSZP7++j54/v7/n/uUAEk7+Tsb59lEmzfvf76V5/wCCviU+sW8kut/ZLFPtP2V9kLwvp1zv/wCPO8R/uP8A3H+49d7JG/z/AO/QASSfwfJR5n8CI9Eezfs31NHsjfZvoJIY43kfem/+5VrzP777/wDfqr5n8FXYJEjff8lBRBHIkkn8FMkk8tHd/wCD77/3KnkjijR/n/26x/E2uWnhXQb3WNQuLeC1tE853ml8lP8AYTfQBa0qeKTTbWWK9TUUeFHS9TZsuf8Ab+Sp5N/mfwVwGm/tBfDq+mfyfEaJaom/7U+nXKW3/f7ydldjo+uaV4js3vdE1Wx1e13/ADzafMkyI/8At7PuUAasHlSffTZUEkaSPs2fvKfHJ5b/ACJ8n9+mRyJ/coAZ5fltsT5Kf88j7N6U+SSLzt70eYn8b/foAPL8xNiPU/lps+f5KZBGm9N9Pkmi+5QWMkkST915Xz/cqrJG8aO+zfU0P7/+P7iVJ5ab99BBBJvjTfv/AN+iCNJP+B0eZ8/+w/36k/1aP/v/ACUAPjgSoNmzfv8Anp/mfPvRESiP95Jv2bKAIZP8vHT/ADPL+6nyPU/kP8+z+OoPLTZsT5KAD/X1BJ9zftRH/j2VajjpkkaRvs3/AH6oCr5aSJ/uUeZ5b74vuU+fZH9//wAcrlPF3jLUrDVE8O+EtHt9e8SvF9pm/tC4+zWVjD/A8z/f+f8AgRKkg6HSrW0tf9HtLSaygt32bHR0T+/8n9/79ZfjHxHpXgfS/wC09VlmS1d/JRIIXmmuHf7iQonzu9ZGm2PxNupnuL3XfBdkjps+y2ul3M0Kf7e93R99a9j4Ot/7Vtdb1O7fXvENojw2968KQpb7/v8Akwp9z/f+/WepfIcjfaX418f7JX1W++GWkf8ALGy09EfVpv8Ars/3If8AcSqs3w18Z+cn2f4x+JoIE+4l1p1nM/8AwN9ib0r0aSeX7faxRWj3VlMju+oQzJ5MWz+D/b3/AOx/crl9V8QeK7GwskTwvDe3s2qfZXSyu96Q2f8Az8u/yfwfwUagcvHpXxg0N9/9t+EPGtrv+e1urGbR7nZ/sOm9N/8Av1PbfEa7uYEluvh748s7hhl4P7Ihn2H03+d831ru4NYstS1vVNKt5Xe90/Z9oh8l02b03p/v0eZt46VEhRJPL+T/AG6fHv2fwU+OP+5U/wBz5HrpOUZ8+x9+zfR8kibPv76mkj/gpnl/vqDXUPLeNNibE/66URwPbvs37/8Acqfy/L2f7dHlvv8A7lBZHJO/k7PkpnlvI9Tp/t/36PM+fYn3KkjUJI3/AIPkqOOR47pPk/cbP7lTxyeY/wDz03/JR/6BQWTvP8+zZ/wOoJJHk3o//ANlP8zzP4Kk2f7dAFWD93Mm9Pkf5HqO6+2wTQxRRW+xH2Tb3feif7H+3v2ffq1P5VrC93K6JAib3eR/uJR9k8vz71Lu4me4m3ukz70T5ETYn+x8lAEPzbk+TY9R+Y8m/wA1fv8AyfP/AB1eT7lPkjST59+z5KXOBSk3yO773dNlEf33epo9kfz/AMCUR7P7n8fz0wGeX+5/3/4KZJtj+SrUkaR/co8j+P7/AM9AEFjO8Ezv/fSrXmJ5Ozf8/wDHTPL8zfv/AI6Lr/f+RPk+SgCj8/yf7H/j9SRyIjvv3/8AAKm8v5030SbPO+R/koI1IY5PM+f/AGP7lTfJsd3fYiJ870smzeiO9VNVsX1XStRsoptj3FvNDv8A7m9NlBoeA/B2+0r49eLfEPi27097qC0uIfJ+1JvRNm/ybb/gCfO/+26V6N8SvEfjW18Q+F9E8HpoPn6t9se4uvECTOiJCifc8n59/wA9cH+xjPFY+Cdb8Pu9v5+mX0O9LX+49sif+hwvXqHiaPyPip4Gf5Pnt9V/9AhpROir8R4T8TNJ8V/DHw34R09dD8E6qkWtJPo3hzQodR864vER3/c/P/vzPv8AkrV8OeMPiLH4S1r4l28XgjUYLu3mvbiGB9Rhm3wvs2PC/wDHCiOnz/x766j9om4t9Hh8I+I28Qf8IxdaXq3+ja1dWL3mn2++F0dLlE+fY6fJv/v7Kwfhzpt7pX7JHiW41B5rqfUIdY1PfdQ+TNNDNNNMjun8G9Pn2f7dMj7Bo/tZeGV8R/DS1vUuHsrq0vof9KSHztiTfuX+T/gaV6T8IfEEvir4Y+F9YuHee6uNOheZ3+/5yJsf/wAfR65T9qGRJPgnq9vFC7z332aFET+D98jv/wCOI9dD8D9D/wCEf+EXhTT3eZ9lik2+b7/z/P8A+z0D/wCXR2Uf7x97/PTPLff8j+Zvq18tRwRpI/8AHQcupJJH5iI/3Pkrzz47/D1/ip8KPEPh9JXTUHh+1adMjujxXkPzwvv/AIPn+T/gdehyfu/n/wCWf+3XIfFjxBrHhXwBreseHNPfVNbtId8NqkXnfxpvfZ/HsT59lBcPiPkj4q+HfDvgnw94a0/wRot54f8AFHimxhtdc8A2yfabZ0mT/l5tn+5c7/uOmx/k3vX0L+zn8C/+FQ+G0/tB4f7euLdIZobV98Nom/f5Kf333/O7/wAb1nfs+/BaLw48/j3xBbzT+OdZR3mmvXfzrdH/APQJn/j/AO+K9u8tP3fyfcoN5T+yfLP7Unwr1DXPiX4XfSvECeF9I8X3cOn6pe/Z/ORL+zR5rB9n+2+9P+AJVK/+HnjrX/EV1Za6934Q1PxIkPh/xJNoWnfb9J8Tw/x38L/8uk3k70fzv+AV9YX2j6fqsKRXtpb3SQzJMiTJvRHR96P/AL9T30ksFg72lv8Aap9m9LXzvJR/996BRrGXoej2nhnfFpmjpawXc3nXE0OxPn2Im9/7+/YiVr2NjFa20FvboiWsKbETf/BWdqWpaJ4RtvN1DVbfS7W4uNiTapd7N8z/AMCO/wD44laMn7j5KDIn8vzPki+eSvIfiN8dP+Efur3QvCmmy+Jdat/+Pm6hTfZ2P8Gx9n+um3/8sU/4HWL8VPF3jjxd8Qn+HXheyvtEsntEurvxBDD99H/g85/khRP4/wCN/uJXefCf4ZWnwr0f7Okv23V7hP8AS9QRPJR3/wCmMKfIif8Aof8AHWepXufGZ0fwW0fxGkF74ze78Q6u+x5vOuHRPuf6l0R9mz/Yrzz4xeLvHfw516HWNPluNL8FaNfabp9j4f0vRkvE1S2dN947+T88KQpv2bNn3P499fRP+s/grlPiBofjDWLbTv8AhDPEtj4anR3+0f2hp32xLhHT/fR0dPvpRqEJ+/758xeFfEeuz/Hj/hOPBnhy+fw14h1x9M1bxJdW7/Yruzm8n7G8KJ87umx/333E8756+xZIHgSud8M6Hpnwk+HWnaOl26aR4e07Y91N/cRN7u//AI/Xln/DRHirTbXRfFGsfD9dH+HuszQw2mpvqe+8t0m+S2mubbZ8kLu6fx703pWhpP3/AID3iSN4/wDc2fJTII33/I+x/v15z+z7408S/ErwHdeIPEstpBe3Go3MP9kWUOz+y/JfyXtnf/ls+9N+/wD269M/1f8AHQZ8hyOm/Dn/AIRzxbda7p+q6hBpctu6P4Ytf+PJ7n+O5RN/3/8AYrobHxBp99eajZWl7b3V7p7ol3Cj73t3dN6I/wDwCp5JPM+T79chJ4ATw7rGseI/CkUNjr2oTedqNrezP9m1R/8Ab/54v/cdKALXirwO+q3yaxo8tvZeIUh+yzfaod9tqlt/z7XKfxp/cf76Vyfh/wCKmm6HrCaFqd3/AGLIkyWr6RrUv/Ez06Z/kREf/l5s3f7k38Hyb/8AY6/wr8RtH8XaldaTbyvZeIbGHfqOi3X/AB82nz7Pn/g/3H/jqfxN4L8OeOP7Ol8QaPY6vPpkyTWj3SfPbv8A7D/+yfcoD/Gb32WaNKZB5u/Z/cqaCf5Ed/no+eSb5E++/wBxKADyH87+CpJJEj+5vSuJ1j4qafBrc+k6Fp+p+MtXt32XFr4fiR4bf/rtcu6Qp/ub99Q3V98S/EcyJZaJo3gq1/jutXuP7Vuf+AQw7E/77egDqPEGq6b4c0e61jWL230vS7RN9xe3T7IYk/2685tdN0r4hW3/AAm3jDfB4aV/+JNpGqb4bZId+xLyaH+Oabf8m/7iOlb0Pwrt9Sv4L7xXrF345urd99pa6pDDDp9u/wDfS2T5N/8AtvvrrrqdN0CXcU1150yQ7PJ875/77/7H+3QBekuriB0/eumz+DfXn/ir4a2mpXN1rug/8U14yZP3Or6e/k+c/wDAlyn3Jk/367ySP9y+/wD77qGSf/gFAGB4Q8ZW/ii2ktLuyuNF8SWKp/aei3PyPbu/8af89oX/AIHSuijj8v8AgRH/ANivOfjBrFl4dbw1qsWs2Ol+K/tf9n6RDqG/ZqPnffs32fPsf5Pn/gfY9dX4Y8VJ4gm/s+90+bQfEtvEk1xoV1MjzIn99HT/AFyf7aUFmx5b7Nn8dP8ALeT/AGKJI/40p/8AHsoID54/mVPuUyPf/cp8kjb9n9ymf7n36AJ7W48yH5/v/wB+o55PkdKJP3abKPL/ANygBkEe/wDgokjfZ93+Op4N+/8A2Km+T+Fv9+gsz/kk+enwfu32bKfJG8n312IlEkaQP/foIJPMf5331V8tPk3p/H89PjjeRPn+5T443kfYiO/+xQBDJ/wPZXO+LvF1p4L0qO4uIpr29uH8mx0u1f8A0m+m/uQ//F/wVe8VeNNH8HIlvqEu/Ubh9lvpFr897dv/AHEh/wDZ/uVl+C/Dmoabeaj4g13954h1P+DfvTTrb+C2h/3P43/jegDHm8R/EG6hW3034dWOn6g7/Nc6t4ktns7b/b2Qpvf/AHK2PCPhH/hFdPn+0Xs2t6pdv519qk337ib/AHP4ET7iJXUSRvJJv/gqCTZ9z5E3/coJPCvEepXHibxJa67pXjLWdBvZri58P6Tpml6X9phd7abZNNeJ/c3/ANz7iV2XgD4hXHjvSrV7eFLXV4tj6uk1vN9mh+d0mSGb+N/kf/2epH8F+K/Dmsao/hTXdBstO1O4e9mh1qxeaaxmf/XPbbH+ff8A3H/jrrtK0dPD/h7TtKtHd4LRNib/AOP+/wD99/fpTNub3C1HBb2NmlvaRQ2sEP3EhTYiJVXzPMXfWpHHD5PzulVZIPkf5/v/AOxUamBSvo4rqxe3lTfBMjo/z7H/ANuuT1JvGcN9Mmnf8I79iVsRfbTL52P9r3rs/If59nzpVPzG/wBiiRUR0c/lp9yrXzyJ8lQQRpJ5nm1P5Hz/AHHT+OtjlHySeWj/ACb/APc+emSSPHI/yVN5H+3/AN90ySPy/uI7/JUmuoee/wAm6jz/ADGT+OmfJH/uUR/3/wCCqDUmk/ePTJP3aP8Ax0/y/k35pfLeT+P7/wDcoDUmg/1OxKqvOm94t6b0T5031PHvjh+R6qzwPJMjpK/+4n8dSWWvP37E/wBijzHkeP8A26I5Ejqb7L5n8dAEMd88lz9n+zzfc3vNs/c/7m/+/RHJ86b3+R6jj3xwp5uxJ9nz7H3pvo8n50qgCS6eCbZ9z+/V75J/49lVZIPuSv8Af/jojkfY+999SA+S6SN9n/j8lM87+DZ9+h4/M/g/4HUfkPG+/fVEalrzPkojk89HRE/23qGTfPsRP46PI/5ZPvT5/nqQ1HyXXybHT7lM8/zPko+z/vn2Pv8Akokg+ff/AAUBqPjneR9jv91KZ5nmTffVEqP542qTyPk/g+eqDUf5/wDB8/yUeesD7Epnl+X/ALFEm+P50oLPnPWZ7v8AZ6+L39oRRPdeF/EMz/6KiIiI7vveFP8Apsj73RP7jvXrt9o+j/Fuz8NeKPD/AIr1CyTT/Oe01DQpofn85Njo+9Hre8QeFdM8Y6JdaVrdkmo6dcffR/vo/wDfR/4Hrw3XPhf8QPhHcwP8OpX1HRPK+R7WJHvYfufuZrb7lynyff8Av1JtD3z0Of4SXd1Nsl+KHjf5H/5+7P8A74/49qh8W/DL7d4e1BPEHxQ8WWvhryX/ALR+23FgkPk/xo7+SmyvHr744fHWxs/3Xg9NRvZk+dP+EVuUmt/k++/z7H/j+RP7lZc/w8+NfxwvEi8S319p2g74X2a1CltDb/33S2T/AFz/ACfJv/v0ByfzzJ/E3jRv2qPilZeD9H3p4K0/53mkhdH2J/rrl/7m9PkhT/b319dWtukCIluiQwQpsSNP4E/grkfh78PdH+GuiPp+lRefPN893qF0ifabt/777P8A0D+Curjj8yH/AH6CJS5geT98/wAnyUy+1iy0qxutQ1C4S1srSF3mmf5EhT+/Ucm+R9ib68l/aW+2p4G063t32PNqML7Ef/lsj/J/wBHff/wCgiMeeRy/ib9r29+3z/8ACNeGkvdOT/U3V6k00z/f3u8MP+pT5K6X4a/tUeGvHmpPp9wj+Hr3ztlvNNN51ldv/sTJ9z/cfZXpvg7wrb/D3w3Bo+iW/wBlgh/10yffuH/jmmf+N3rmvGPwd8OeNPtUsun29rqM0Ox3hTYlx/12T+P/AH/v0G3ND4D0P5/nV/v/AMdRyRp/BXivwy+IF34R8ST/AA88Rv8AZXtH8nSZr2Z/O2f8sYd7/fR0+4/+w6V7P5jyJ8i/x0ESjylp763tbd3lfYkKfO/+xUPzun2iK4uHtZkTYj/Iif7f+/8AP/45XGeNPixpnhHelvqemT6jCjp9iebYnnf3Hm/gf7/yffrM8B2PjDVfEP8AwlHiNJtLtXtHtbTSPO+ebe+9JpkT5EdPuJ/HQXy+4R/ErUoo/FFl9rt4bpLHw7quoW8Lw7/9J/cw7/8AviZ/++69G0qx/sPR7LT9+/7Jbpapv/2E2Vw3xC0OK+vvC93K7oj3E2kzP/sXkLon/kZIa7Lw/qUusaJZXcr/AL94f9I/67J8jp/32j0EfZNHzH27d77Pv7KJNn8b/P8AwU+ST5H/APQKhgninR3idH2O6b0+f5/7lZ6kD3/cQu7uqIn33/uVxXiP4zeCvCvhXS/FGq+IrSDRNQ+exutjv9r/AI/kRE3v8nz/AO5Xkv7V/irxx4VvINH8PpcavZePNJfwzY6ejoiWmqu/39/8G+2eb/vylZem/E2LVfHPg3UPC/g/VJ9a8HaZc6FrPw+ukSHU9OtpvJ2XMO/5Jk3w7N6P9x6NTf2P2zsvhzrn/C2/BPxG8Far4g/tfY9zDb61vT/SNKv4Xezm/wC+HdP+2NchcXHj3x98K4PhFq3w/wBW0/xC8UOmat4kmRP7GS2hdN95DNv+d3RPkTZv3vXUfC/9nPTND8K/bfFdulr9o068tdU0Hzv9CSze8e8hhd/+nbfs3/7b1g/Fv9rp9N1hPCnw00r/AISXxDN8iXr27uiP/chh+/N/v/co1Nvte4d/441K0/Z38N694l0SytLr+3tWS6uNP1fU/saPM6IjvbfJ87vsR3T/AH3rP+GXx08V/ELxtBpV34EsdI0t7d7qbUIdU+0vCn8H8Gx97/J/33XIeFf2ZdV8eara+KPirrF9dXrw/PoSXKO/9/ZM6fIn+5DXsnwr8Fy+DtK1d7iKG1nvr55ktYZvOS3tk+SGHf8Axoif+h1oR7nIdf5D7N6b/v8A36f5jumz+D+/RJs/jogjSR3oOUzr6S0037bqr28MGyHfcTQ26PNMiI//AAN/9iqvhnxHb+LvDena7ZRTQWuoQpdQpdJsdEf+/W9JGkfzp993riv7S/4QrxclvcSw2vh7XJne3upnREtL/wDjTf8A3Jvvp/t7/wC/QWa/ibxM/hzTUe3tP7R1e7mSy07T0fZ9omf/AG/4ERN7v/sJWfJ4O8QeILZE8UeKE2b/AN9pfhu3+wW03+w8zu8z/wDfaVR02+/tz4x6p8iPB4b05IPM/wCnm8fe/wD5BhT/AL7r0D/XpQBnabY2mj2EGn6faQ2WnQ/6m1hTYif8AqeDfs379n9z/bp8kPlp/ufwURx+Z8ifPQASSP8AJ/ceqs91cR6laxJab7WZH33STfJDs2bE/wBvfvf/AL4q1PJb2NnPcXcqQQW6b3md9iIn9965rwj440Lxjquqf2P4l0zWoLTyf9Ftd6TW7/Pvd9/30f5NlAHS+f5nyfwUzyE37Hq15HmInz1HP9/fuoA8M8ZfA3U/+FmeE/FL67qGvXN1rsK30M1sn2axsId80KQ/88UR0Te//Lbf8/8ABV+PxHonxYsNU1jxRoVvoPhfT7t08O+NH1RIZpvn8nzoX+/D86fJ/A6bK9k/1ibH+dH/AIK8e+PXw98UeIPCenWngf7OkGno6f2LvS2hmfYiQv8AOjo6Q/8APF/v76z1NufnOo0XxJrfhm8stE8YXFvqH2t/J0vxJbfIl8/8ENzD/wAsbn/c+R67aPd5mzZsf/brwT+2ItN8Q+Hvg1/ZVv4r8Lw6dDpmozTO6TedCiO+z+D5EeGb+/sf5PuV2s/iK4+EF/a2Wv6rLq/hR02W+tXXz3Ol/wACJc7Pvw/wed/B/HWhHIeh+Y/nI9P8/wC46fx0+Dyrq2guIpUurWZN8N1DNvR0/wBh6Z5HmfcoIGeY0j76mjuvv/ukpnyeW8VM8t5PnoAmjuvL+4nzu9Mj3o77/wC/TI4/MrB8afEbw/8AD1IItVvX/tG4f/R9ItU+06hdv/0xhT53oA6uSd4/nrL1LXLXR7OfUtTu7ey063TfNdXUyQwwp/fd64n/AIWhqepbItE+GnjK9uv4/wC17eHSoU/35nemR+ANY8aarBqvxAlsZ7W0m86x8K2T+dZQv/z2uXf/AI+X/wDHEoLIY/jvb+I3gi8BeHNW8cz3H3L2G3ew0xP9t7yZPuf7iPVqPwX4l8RO8vjXxL59lMmz/hG/De+z09P9+b/XTf8AjlehfPInzv8AcT5E/uVVnjeN9n9ygjnMHwd4H8OeA/PTw/4ftNIe4+/NAm+ab/fd/nrqPMSRPuUySD7jo/z0/wAt43T599AEOpOkej3W/fv8l/8A0CvjD4a+ONV8D+Bn1PxXepp3jK48O6V/wit7aolzCmlTPDC6QpM6J53nOnnO77PnT+BK+0pIPMTY71VuvDmmarD9nu9PtLq1RPJSGa3R02f3Nn9yguEuQ+LdY+MWreJtLstY1jxLpOl6v4We5n0ma9tra5fV7lL/AOzeTvT5N6Iif6n+N0evULr4qa3qvi7wvo9v49sdB1G41a/+3WV1b2aQ/wBm22oTQ797/P5z7EhRE/23/gr1Dxp8D/D/AIxvNLe4lu7KysUTfpen7Iba4Tej/Omz5PuffTY+z5K6u78OaJqVyktxo+mTvD86TTWkLuj/APfFZ6m/NA+afD/xK+IfnaXqeoeMLe6077Po+p3Gn/2NCm9L/UHtnh3p8+xETfv+/vrI8I/HTxn4x1WDR7LxQif2td6V9n1R7Gzea3huXuUfZCjvs+SFNiTfOn8dfW/2W38n5LK3+RP4IU/g+dKpWPhzStKffZaVp9rvfe7w2iJ8/wDfo5TP20f5DnvhJrl34y+FeiarqcqT6i8M0NxNCmzznSZ037P4N+ytP5/+eX/j9bf7q1TyYkSBP7iJsSsHzG9VolE55bl6P938/wDyzf8Ag31NJOm9NiffrP8A4/4KfH+7/wCAfPWxzFqSdPM+Sj/WR/x1B5fmb3+epPMT/vig11JvIeSmf6tNlPgkig+587un8dQySPJ9+pDUtR/vEok+/vT+BP4Kg+0eYj7P46PMi8zZ/sVQaj4/uOlSeX8n30+T+5VWT/Uv5UvkP/A/36mjk/c73+edPv7EoLJ440qldfZL6b+z5r2ZLqHZevDa3GybYj/Jv/2HdNn+3V21+/vZ/vfx0yed3tk+0RJA/wDc37//AB+pAtSbNmzZ89QfJ/wCmSfJv+ffvqCSR49/8f8AcqgLUc3z7P4P9yjyFkd/n/jpkHzu7pR5/mQum/7n/j9AD/LSPfvo8z/gafx/7dMn/eJs/uVHHJ5nybP+B0ASeen3qP8AbeiOTz3/AOAVH/fdH/gqSNSeP7n3Kkjk8xdi1UjkfY/z/wAFEf8AsbPuVQak7x+Z8/8A45T44/m+eoY5/wB86O77Pv76JJ/nqQ1LUn7z/fqPy/L3u/z1Vjkep/M8v5EoLHwfd/1v/fFSSR+Z86b9n9+qr7/49lEc/mffoAfJI+//AFr0eX/c+/TJJE+5T0fy6CNR/l+RUnmJ/B/BUEkj/cSmSb4/7lBZajjT5/n/AI/k31w3xX+FafE2HTrT+230uC0mfzk8l5kmR9n9x0+f5E2V2Uf3H/v7Pkp9vAmze/yUBCRa8zzPP+d9/wDcqHy/LffXNePPHlv4HttLZ7ea6vdTvk0+0RE+RHf+OZ/4E/26g1L4hafB4/07wZDvvdbuLd9QmTfsS3tk/wCW3+38/wAmxKAOX/aF+FF38TfB6PpiW/8AwkOn73tPtSb0mT+OH++m/ZXFfDn49eI/Hnw71HR9PtPtvxJ0l0hmh/juLbfsmuUR9n75P40f+P5694g8VWOpX+o6fb3cM99pjol3Cn37d3+dN/8AwCvn342eH5fhr8QtE+Ifh+1t0e7u3S7T7m+Z0/v7/k85E2P/ALlBtH+U9K+Ffwdi8Izf2xqrw6j4lf596b9lp/ub/vzf35q9Jkkfb87v9+qum6rFqVnBe2+x7W4h86F/9+o7q+SC2e4llRIIUd3f+4lBjORS8aeHH8TeEtU0y3l8u6mh/wBGmT/ljMnzwv8A99olZ3w51yLWLa6uLf5INQ8nVraH+59p/wBcn/ALlJv++689k/agt5rnSNS0rwfq2o+AL7UbbTH8YybIYfOmfyYXhhf55od+z564bWPHkuqWGqWVldS+F7J9f1Lwlq3mJ/pOkpqLukMyP/cS8Tf/ALkyUG0KUz6gg1Wy1VLp9M1C0vZrd3hfyZkmRJv7j7K8R+Auj6n8IfG3iX4e63rD6vNqEP8AwltjqDp/x8TTPsv0RP7iTbH2f9Nq5f8AZTtdb0rxhe6Ppn9n3XhdLF01R7Lwe+gpb38LpDCm9/nmd0R9/wDwD+/X0tdaHp8+q2Wqy2UL6pYo8NvdOnzxI+zeif7+xKzDl5PcOQ8QeHNP+NngbSJbiLU/DzpfW2rWkk0Pk6haTQzb0+R/ufxp/uPXbSRp53m/Z4fPf5N+z59lPkkT+/TJJP4/460I5zy/4sfCHU/ipr1lb3etvB4U+yOktlvf9zc/wTIifI7/AO/9ytfwl4D8I/BrR9U1Cyt/suyJ59U129fzr2ZET53d/wC5s/gT5K7nf/t/pR5Hn7/NRHR/kdHT5KA5z5Y8efGzUPib8FvCniWKy8Q6Ros2vvp+v6R4fufs2rfxw20ML/I/zzPbO6f3Hr1f9mzxjqfib4aWWmeIPt3/AAl+g/8AEs1xNUTZNDcom9N/9/ejp86ffrO1z4J3eueIfH9lLcTadoOs3Gm67p2qae6edY6rD8juif8AbGF/9v566/4e+A4fAFtqj3esXGt6pqdw+oaprWoIkPnPsRPuJ8iIiJ9yg3ly8h10kn77yvv/AN+quua5pnhGw+26xqtjpFl/z2vbhIf/ANuvPNN1nxr8W1hvfCOp2Pg3wbcf8e2uyW32zU9RT+/DC/yQp/cd66Xw58J/DnhzVk1a4t7vxL4kd/k13xJN9suYv9zf8kP/AABKDDkA+OdV1tY28H+F7nWIZvn/ALQ1aX+x7V0/2N6PNN/wBK5vxx8OfFHxbsINP8S6xofh7RPtCTPp+hW815c/J/08zbE/v/8ALGvTPMl86OV99M8x9+ygOc534fw+F9H0+60Lw41pv0y48nUYYbv7TNDN/wBNpv43+Suvjm8j5P8Ax+uNj0O18K+J49QtLe3srLWX8m+SFNiPef8ALGZ/9t/nR/7+9K6WSOX7Nsi+R/4P9h6ALvkPuf7/APfpkcnmO6fwV558IdVlutKnR72+vf8AR7O6/wCJhM8zo81tvdN7/wC2j13nmPJsoCXuHI/GK6t7HwrZahqH/IBtNWs5tW+Tfstkf/0Df5O//Y31Uu7XRJPiB4QfQvsj3tvDePcPpfkuiWbp/G6f35tjp/wOuvtY01FIL640+4tZ/Jmh+y3v9x3/AI0+4/3KpeG/B3h/wdDOnh/QtP0FLibfcJp9ukPnP/fegOc6GSTYib6Z8n3KPL+Z/n30eX/coAnejy/LqPzKZJ+7oAwf+ED8P/8ACYf8JX/Y9oniVIfsv9obP32yvBPi3B4o0r4r/wDCTael9ZT64/8AwgWlun8CTIkz3P8A3353/fmvpnzPk30SRpJs+RPk+f56z1LjLkPA9H8R+GvEHxC17w18P/FGseA9X09pvtE1lDbXOmXbw7Em/wBDm/jTenz/ACb/AJ/v123hXxx4tn8PaRrb6Zb+OfDV3aJdJqnh9Psep7P9uwd3R/7/AMj/APAKZffA/TI7fxfcaFcTWWqa5aTWqTTPvhsftL75vJT76b3+f/frl9H8D+I/Ab2vhzwkkPhRNZ8RXN7vtbRLm2sdNhhRETZ9zfNsh/77ejU09w7+P40+D5IU/tDVZtBuvuPZavp1zbXKf8A2VBJ8VEvpvs/hfwv4h8Xv/wA9obT7Bp6f79zc7P8AxzfWp8PfF174qh1fU0u7j+zn1S5tbH5/keGF/J3p/sO6O9dLdTzSJveV3/33o1Mzho9H8e+Nt6+ItQ0/wVpf8en+Fbh7m9mT/bvHT5E/64p/wOui8M+B/DngeH/in9EtNLdk+eZE33L/AO/M/wA7/wDfdaEknyP8+/8A26PP8tK0I5y9HH5j73ffUckaRo77N/8At1V8zzPv/wB+p443+d0+5QA+CN/vr/fpk3lRzbPv0fO8PyJs/v8A+3UEknz0AWvnjff9xKPM8xN71Vjk8xPk+ejzH2fP/wAAoAtQR+Z8+/fT5I/7j7KreZ5f8f36jnn+f79AFry0SmSQP9/+/UHmPvrRgjTZ8/z0AQeZ++2Onz0SQPHC/wA9Ek/7776VSk1J3TarJQA+eRI0f5ESspYwygttRu67+lLJI/399UZbhUkZQ6EA1nIUS9B/cf8A4BUkkj/fqrJvjdNj/I9Wv4/v799bHKHzxvsqby0j+TZTJI/I/jokkeT5/wC/Qa6hHGkf8dM8vy/ubNm+n/Js3pv/AO+KI5PL/joDUI43/gqTzHk/2EqPy02fI773en+Yn3KA1JJPKkT+5/t/36j8v5H+/sok2URyeRvd2TZ/t0BqQ3Vrqfk2T6Vd2lqi3CfaPtUPnb4f40T/AG3/AL9aHl+Z87p9z/YrPtZNKupk1W0+z3v2iFES9hff50P302P/AHPnrQ+1JBv/ANupLGeWnyfJR5ab3TYlP8/zP4/uURz+Z/H/AMAoAZ/uPUMcflzPu3olTJsojk8yb5H+SgAj/wBTs2ffo8tJE/uJU/mJH871BJJ+5oAZ5aTyIn9yiSBI/ufJ/sVNHImze70eYkiI9AEMe+PYjon9zfT440kT5Pkp8caSP9/ZTPM8h6AGRx/Z6f5aR/wUeZ5iVPHGkbum/Z/foAg8tNlP+Tfs+emSR/O+z7lP8/zP4KAGeYknybfkpkcfl/fSrXz/AO5WdqWv6VpepaRZXd6tre6tK9tYwv8AfuJkR3dE/wCAI70DLX3P4N9MkR/4PuVzX/C2/CUaajcf23b7NPvn0m4mRHdEudm94f8Af+Sul0rUrfUra11C0lSe1uIUnhmRPvo6b99AD4/9yj/WI6bPMpniDxBp/h/Sn1DU7hLKyidEeZ0/vvsT/wAfesrSvHnhzxA+lxafqsN1PqNvNdWibH/fQwuiTP8A8Ad0oA2I4/3f8aUzy5djpE+9/n2b6zrjxp4cg8Qp4cl1OFNbd02WWx9/zo7p/wCOI/8A3xW9BH++gT7lAjyjwD4q8W6x8J9O8W+JfGGiaXBNbve3f/Eg/cwwpv8Avv51c3a/HLSrj4R3XxSvdb0u10hZrlIZLrwxsubh0d4U2J52/e+z7lehfCH7JdfCvQYniR7V7fZsf50f5331w/hXw/df8KQ8X2lxp83217vxC9vDND8/z3NzsdE/29/yf79BsbWmzaxo/hvw1rGlTeHp08Q3FnvjutJeGZ3ufnd3m+0vv+/9z7ldR488Hf8ACceC9U0R9iPcJ/ojzJ/qZk+eF/8AgD7K5u1g+y/DH4ZW93FNBdW9xoiOjpsdH+RNj16h5fmQ/wBx6CJHhv7MuuPH4XvfCWp3f/E00Z96Ws1x500ML/fT/gEyP/33XtH2eH/b2f7lfO0elP4L/bAR7R4Xstet3d4UTY8PnJvd/wDb/fQ/+P11Hxc+JXjWbxJdeDfh/o+zV0SHfqEiec6b03/uUf5ERP45noLlHnkeTeGPgLqOueL/ABR4K/4WRq3h7U/BOopq3gzTP3L2UVnNvmhme2dP9J2P5yf7Gz5K6/XP2eLe91S18YeP9Qhj1jVnhtdf0nSLl/7GuL/7lneeS6b9/nJbfI/yf98V0/w2+B/iO18W6X4t8carY3ut2KfI8LvNczf7E033P43+RPkr2TxH4ctPE2g6jo93/qb63e1d/wCNP9ug0lWLWm65/bmlWN6iOiXEKPsf76f7H/AKmkk+euG+HOrXE/n2l7Nvnl3vv2bP9MT5LyH/AL7/AH3+5NXbRx+X871nqZzGSfvJqf5fyU/zEg/jpkk/lp8/9ytDEI41+ffRH9/ZEjvXB+Kvihb6brz+F9E0q48ZeL/K859I090RLRP79zcv8kP/AKHVWPwd478Ywp/wmviiHQdOf55vD/g5HTen9x79/wB9/wB8bKC+Q6HxN8SfDng7VYNK1XUNmrzf6nTLK3mubl/+AQo9YPibw/qvxcs30+9S78L+CrhE+12sybNT1dP+eL/8+0P9/wDjf/YrqPDnhHRPA9h9i8NaTb6RBMm9/J/103++7/O//A61PP8AMSD/AGKAJLe1i02GC3t4ktbWGHZDDCmxET+4lE8nzp8n3aPMeao5Pv73f/gCUATx79+yn/8AkSoUn+R/4KI53+TZQQZfjjSrvWfCWqafZeT9uuLd0t5Jn2Ik38D7/wDYfY9WvD8+oSaTZf2rLp8+twps1F9L3+Sk38ezfUaaxFqttevpUtvqN1bzPaum90RLlP4HfZ8lcprmueKNK+JfhCHyrRPCmoJNa3fk3Hz/AGzZvTf8nzp+5dE/36Czjfhn4mi8M+IdU8Mun226sbibRUSF0R5nR3ubNN7/ACI721y6f9sXr2SSxin1KC78248+3R0SFJnSF9+z53T+N/krzX4ueHNP0p5/Ev8AZUt1pHk7Nfh0yHZcuiPvhv4f781s/wA/+471vfCvx/a/ELw7dXtlqVvrUNpdvZLqdquxLtERHSb/AGH2Om9P7++gDto/3e/56ZNOn/xdH+sf7/8A9nUckiSfwUEE/mJ6U+P949M/v0+TfH/uUFkke+R/nokj/gf5KfGj7N7/AH6ZP/t/PQBBJvR6gkjep5JPLSmRyeYlAD4I/Mf/AG6f5ibPnpY5Ej++m/fUfyfxv89AFXTdNtNKsILSyt4bW1i+5DCmxEq1J9/54t9M/wBW776JJIpJN9Z6gEcfmb6P4/u/PU3mJsRNn/bTZUM8kW/+P79aAP8A+WkdEn7z5KZBJ/33U3lpH/B/wOgBkcbwJ87/ACUQR+em/Zvp9xsjRNlQx/67+5soAm/1ifOlQ+X5KbKo6r4q0zQ9b0vRLu9hg1fU3dLGyd/nfYm9/k/g+SsHxB4u10eINLg0Tw0+vadd2kzvevcfY0hmR0REd3+5/H/BQB1Hl/ud+yj+D50rnp7rxnPD/o9v4Wsn/uXV3eXPz/8AAESqvmeM5PhvPbvLaf8ACXvp37mZJk/4/Pn+/wDJs2fc2UAddHskdNif8Apnn+Wj7/vpXKeX8QILNP8AS/CHn7Pn/c3j73/77o8IyeK/+EbSXxRb2P8Abb3c37myfZClt53yfP8A7nz0AdLJP5ibtlRxwJ5O9ESuH/4TjxRa+OdbtH8D6pq/he08lLfUNP8AJ87fs3v8junnffT7lXbH4qafqXiqy0L+ytZ066uLSa9m/texez+zpDs+/v8Av/8AAKzkHIdDJH+78r/0CqMrp5jfe6/3KrX3j/wvBrGnaZLrdjBPqFo97aTPMiQ3Cb/vo/8AwOtWZZVmYZh4P99KNQ5CvHG8j/P8+z5/n/jq15b/AH6Z/q/408x/4Kn2fw762OQf5j7N9Mt0eN6I4/n2VN/fRHoNdQj3/I/39n39n8FQv/rv46mj+RN/9/8A26knjffI6P8AO9BZBBC8cO//AG/79Pkgf596O/z76kjk8uF0ogkfY6fx0AEnmzw/aNnyfwfPWPfaq1jc6Xaf2Zd6p/aFx5Lvapvht/k375v7ifwV0Ukn+jwRbNjp996owT3EkLyy2k1q6O6bHdH3oj/I/wAn9/79SAyxsYrG2S3SJIIIU2QpDCiIif3NiVPsf53RKf8AP8nyUPI+9/k2VQDPm3/8Dokglj3un8b0fwb6teY8mzf/AN8VIFHzH8n50+/SxxvH/HVmT92+x/8Ax+mfcTY6UAEkibPk+/TJP9hHqeCD999+nxx/P/sUAVfLeTfvT5Kgk3/Jv3/7laM8flw/f3on9yqPmeY9AEkf7uFET7iUbPnff/H8lTSSfufkTf8A7dQyff2PQASR/ud6ffoknSPe7pvenvs+4nyVBHH8/wA9UBPHIkn3P++KZHI+/wD26f5CbEok+/8Ac/36kCeO6i8n53+f+Cvnf9qrR/EHiLWPhfpvhXV4fDmvXus3kNvqc6b/ALPvsLne6J/f2fcr37yPn+Tf/vvUF1ptvfXMEt3bwzz2j77d3Te8L7Nm9P7lBcJ8h8q+Edc0zxBoPwv+H76hcfDnS7ebUtM8RWWl6j9jmTUrNE/cvc/f+fe82/8AjrirXxxqfiDRNe1XVviXrOnXuh+Ev7T0Pyb77MmozQ3l4kNy6f8ALbekMPyfx+dX2frnw98L+Jra9i1jw/pmowXzpPdpdWiOlw6fcd/77pWBdfBXwvdfEV/Fd3pmn3rw2NnZWNldWKOlj9md3R4f7n+u/wDHKDf20DwvR9Z1i01tPGGt+LdZgS4+IFtotxpd1fbNMsbbYj7PJ/33rjfHfxI1248Q2usaLrE11oqX3iS21DWrK43zWOjpqFkk01t/uJ/3wm96+yNY8HaP4g0290zU9Hsb3Tr599xazW6PDcP/AH3T+P8A36NN8F6JptnBb2mhaZY2sMLwpDDaIibH++n+4+xN/wDuUEe1ifMt94juJNb1TXbLxrqf9t2PjWz8OadoSajvtrjTX8lP9T/G7wu83nffrrPgD4t8R+KvG0+j6rqV9N/wgdjNo2qee7/6dfvcvsmf+/8A6NCj/wDbavXdY8M+B/Bzv4z1DR9G0h9Gsdn9rvaJvtLZE+4j/wDjmyuD+Auu6Or6pY3FzrH/AAlfiC4fWXuvEGjf2V/ayfIiPbJ9x0REhT+/QHxwOo8HfD3XvCPh+DSrLx3cPYwzO8XnaHbO6Qu7vs37/wCDfV2xtfHF07yy+LbTTkR3T7LN4bhff8/yfP51dT5f9pIjwvd2qJNv+5sd9j7Nj7/4Ksx7N+xP+B0GHMcp/wAIrquuTac/iDxHb6jBY3yagiWWkpZvM6fc3v5z/J/6HXUeZ5fyO/3KJNkb0+T7/wDsUAeI654L1vxH+1LpGt3GnunhfSdOSaG6R3RHmTfs3/8AA5n/AOAJXuUF08af7D/wb6jjRJPk/gok+599KA5zhPjn8YrT4J+D4PEEulXGrvNdpbQ6favsd0+/M/8AwCFHf/gFa+ufF7wP4Ve1TWvGGjaRPd26XVumoXyQvNC/3H/3K85+Knw/8S/FT4qaDaWmp3fhrw9oel3M39qfYYblLi5uf3Pkoj/J8kO//v8AV5Qlp4oj0XwP8P8Axl8OvE2t+GvCzumo6tp+kpcvrKW02ywh37/9S6Ikz/8AfFZ6m8IwPom+1zwPq3jbVNHTxlaQeIbiGG9fS7W+RL22mhT/AI+U/uP5P302fcre8I+P/DXjHz7fw54o0/xLdWKIlw9lcQu/z/xvs/v18o6pofjDWPiFDey+F9Y0u1sfEl/qFxa2uhw22n29s9tMiXj3P+umd96b/wC589df+y/Y3HiOT4e6xpng++8L6XoPgf8Asy+vb23S2S7mmeF08l/+WyJsd9//AE2o1LlH3To9S8VeIfFXjCNoviDceDV1DU7zSfDGh2dkk1tdyWb7Hmv3f+B5k2bErt7X4qXGrfBay8YRWUP9r31p5NppaP8A67UnfyUhT/Y87/xyvMfiBNqumeM7rS/AXiXQtauZZpb5NMGgvqmoaTNMn76azmT9ym/7/wA7/I716d8L/h7d+H7DQU1u0isoNDtPsujaQlx9pe3/AL9zcv8Ace5f5/ufIm960IlyHQ/D3wdb+B/DCaZFKk+ozP8AadUvfJ2PfXj/AOumf+/89dF/Dv8AvvT/AJN+/wDgSiT76f7H36DEZHt373T56JI/vom/56fHIm+ie6t/45YYEd9iee+ze9AhkcaSfPv2fwURx+WyOnz/AMFQfakk1L7FsmSfyfOd9j7Nn+//AH/9iiS1uI382W9/cQzecmz9yiJs2bJn/j/v/wAH8FAwnjeNP3SPdO7onyOmxP8Abpkez+0vs76nD58yI8OnvMiOmz77p/G//wBhXjfir9qz4aeB7n+x9El/t66hd/3OkIiWUL/ff98/yf8AfG+vIfGMnjD4/XieJdb8BW+keDdBSZ3vXhdHe2T+NJndHm/j+RPkoNYUv5z7SkjljTypXdEf7n+3WD440N9V8MXsVvsguoU+1W8zv9yaH50f/vtK4P8AZ3+FEXw58N3V6lxcefrOyb7FPcb0tIf+WP8AwPY+9/8Avj+CvXrryp0e3lRJ43TY6Om9HSgicDmvCPi7TPHnh+y13RL2G6srtEdHhffsf+NP99KtaP4f0/w/bPaaZp9ppdq8zzvDZQpCju/zu+ysTQ9V0LSvE974M09IoJ7SH+0P7P0/S/s1taQvs+R3+47u/wA//A66/wD30oAJI/uJvpnlvG++j/bp/wA8ib3+/QQMj/j3/PT45H2PvqeON/4/keo5Puf7FBYST/cTfTJJP9+meZ8/z0Ryf8AoAJI/MmqaCDy1dH/j/jqGPZ/4/T45E3/c3/JQAz/Vzb9n3KJJH3v/ABpT4N8ifJR/B9ygCr5bu/8AuURxt99/4Kn8vy977f8Ax+poI3+f5F+5QHIE8bw2yOj/ACPVL+P560X37ETf8j/Psqr5f9z5H/v0BMEjeNKmk2SImz55KJI387Y6O+9N/wA715zpureKPijpfl/YrzwHoLb4bmd5UfVrjY+x0h2f6lP+m33/AO5QB1E3irT08SPoTPdvqEPkvKkNs7pCk2/ZvdPufcff/c+SuK0DRviH4uv7248W603hHR4buaG30jw2iJc30O/5Hubl9+xHT/njsrsvDHgfw/4LV/7C0S30t5oUhmmhd3eb/fd/vv8A7dbfl+Z9+gDl7H4ZeEtKvIL2y8L6Za3tu7ul6kO+63v8jv5333/77rofnj3+a7um/em9/nq1HH5cP9z/AH6ZJH8/9+gggk+5uR6ZJsj2Va8v+/sT+5veo/ssuzf8jpQBV8x4/vo/36JPuJ8lTzwP/G9M8vz/AJPkoAPP8uH7nz1V8zfv3/P/AAfc/wDHKmeCWP8Ag2bKI7XzP46z1Gcprngfw14i2Nq3hrSdX/c+T/ptjDNsh/uJv+4lcjJ+zr8NHct/wiVrBn/lnHfXiKvsB53FerT/ALtPkTfVBo4dx3Ku7vRzAWJJEe2dHT94j/fqSS7fyfKT+Go44/LTZ/6BRBGm+tjPUPtTyUR7I/8AfqeCBfk2PvokjWP5NlAah5n3/wC/vrE1jx5pmh+JNI8OSu8mt6tve0tUT76J999/3Nif+zpWL4/8ean4D/sT7D4UuPFH9qaimnp5Oow232d3+59/+/VHUtS8R32pWWp3HwXuJ9Usf+Pe9fxFYedD/uVJtyHc+GfGOleMUvZdHle6gsbh7KabyXREmT76f76fx/7da8kfkPvdPnryzw5rHibwzpuyy+Dl99tdE+1uniGw33D/AMbv/ff7/wA9dZ4N8aWnjjwZpfihLS4061vrf7V9lm+d4fv/ANz79ATOhvpJZ3g+z3sMCJLvuIdiTecmx9if9Mf4H3/7FPkk/gesvQ9K0e1+1arp9o6T6y8N7cTOjo837lETej/c+RE+Srsn79/mf5KoCSSTyERNm9NlEk/yb3+5Uc8f3HqeCN5P3VSQMgjSSZ97/JU0e+SH59lMnjePe6fJ/sURyfJ9/wD3KAC+2bE2fJUEn7tHd3Sp5P3+zzUqDy/L+T+CgC9BIn32/uUPP/Gi/wC/vqCPzvM3pseif94mz+D+OgA8xJN9QSbY/wB752xNnz1P5fybKq6l+7sLp9n/ACxegZlx+ONCk0TSNY/ti3/svVpoU0663/JcPN9xE/366He/3/46+J/DmneOrX4OfAq91XxFol14R/tzRHh0yHSXhuU+f5N83nfP/wB8VRg+Jviue/8AtemeMNT0618SeHdVvbTV/FWrW3ku6Onk3KWyb/safPs+f/2Sg19ifcc+yP8A30o/j/uV8b2vjjW7qz/4Qe41Px1D4o/tl0m0X+2bP7Ts+xeds/tX7n2b/lt/f/gqlofjHxn48+Hr6w/xA1yyn0PwI+tJ/Zd2my4vIby8RHmfZ+++SFN/9+gPYn2RpXiDT9YfUYrK7hnn0+4+xXex/wDUzbN+x/8AvtKj1zXLLw/pv23U71LK1eaGHz5n+Te7oiJ/wN3RK+SPCPxC1XSvi14yfW9Tm8NeFPt2patb3tqm/wDtG/TT7Z3hmT/Yh/fIn8ez/Yrno/FXiO6e60fU9Q1y606+t/D2tQw+INWtr+5d31aFPO2Q/wDHsjo/+poD6ufdkcj7Pn/gpk8fl7PkTfXyl8E/Hnj3WPiR4e1jVb2b7F4h1HVYLuyvdftpoXSHfsS2sETfC8OxN/8AwPfX1h5nmbERPnoIlDkCS6TZsR971DPP8nyJ86ffojgf50RXfZ9+n+X5ez7nz/f+eqMdQgkTe6J9yrXmeXsTYlYlrqUt1DBcafEl7BNNsfe/k7E37Hf50/g/ufx1e/e/bPtD3DeRs2fZdibN+/7/APv1JZxPxi2XXhLf9km1GGxvrPU7iytYfO+0W1tco8yf7f8Auf7FeU+GfGqfEb4geHrTRPGsXxCurfxPN4jmvbKGZE0bTfJeH7NM7/cd9+zZX0Zb2qaVbJb2kUNrBv3pDCmzZUEmlW91YXVo9lb/AGW+f/SIUhT99/v/AN+guMuQnkn8hJHl/go8zy/uI71yEHibxBqWoa3FaaVp6aRaP/o/iC9uHS2dNn77en33dHT76bE/2614NDivrNHvdd1PVN6I++G++zW0yf7CQ7PkoINuOB5PuI77/wC4lSfZXk3psben30/jrA/4QvTZ0SJ/7Tuo/wCDztWvPk/3PnrntKk+Fms+JLrR9Hfw3qPiWxR/tFrZTf6amz7/AM6PvegOQ9A+y3G7/Uzb/wDcqOT927o/yf7DvXG+IPDnhLw/o8+oa3EkGl2ib3mvb65dIf8AgG+oPBeq/Dz4haVPceF7fQdbgT/XQpaIk0P+26Om+qDkOyutS0/RkR73VbG1/j/fXaJVKDxppWpb/wCzJbvV3h/6B9jNN/4/s2VdsdN0+1eCWLTLGF7dNlu6WiI8Kf7D1txzzTpvld3T+5Ul+6chdX2t6xDJaWnheaC1mTyZptduEtk2f9cU3u//AI5Xn/8AYcXge98N+FbvTbjxrpW+HT5X82GzsNL+Sb7NssPn37ER/vv/AHK9o+eT5P8AV7P/AByvM/HGpXfhnxmmoS3b2ug3FjbTTbP79teJv/77huX/AO/NZ6hA9Jt40gs0tItkFrCmxIYU2Js/3EqOTzdmxU31Wj1JJLy9tEhm+22mz5Jv3KTfJ/A/8afwb/79TQQXd9Z2u+4/si6+SaZIdlz/AL8O9/8AvjfWhASb5H+58lZf/CQRXWlPqGlI/iKHfsRNLuIX3/PsfY7vs+T/ANkrRk0e3j1J9Q/ffanh8nZ5z7Nm/f8Ac+5v/wBujyIrdIEiiSBP7iJsSgCr5mof2q//AB6f2WsKbPv/AGnzt/8A3xs2VieItc8MfD/R9/ibWETT3ufPR/EFx9sfzt+/9zvTf8n8CJ9yuvjRN/3PnrgPip8E/D/xi/shNdl1CCPSbnzk/s+byXdP40f/AGPuUBA8/wDFX7UN3dO9j4E8OXF7dNv8m61S0d3m/wCuNsnzv/vvsrIuvgz8S/i9ptrd+OPEs2iJcJMl3pd7Ck3ko/3PJtk+RH2f3/nr6C0qx0Twi9rpWj6fb6Q92j7EtbfY82z7+9/4/wDgdePar8W/GH2zxlFquiQ+DdO0Gxtr14UmS81CaGZ/+Pn/AJ4oiIk29Pnes9Tp/wAB0Xw1/Zv+Hnw1e1uNP0f+19Ut9mzVNa2XMyP/ALCfch/4AlbXxQ8aeCtK03UbTxhe2l0lvaf2nNpF0/nTPDD8+/yfvvs2f+OV4j408XeLdY17VPC6a9qEFjoKOl3p+lp/pusww3MPnb5k+fe9ncwumzZ8++jR/wBl7xLrHjDzdYu4brREu/JebVLt3ufs1t50KOif8tnmtnRN7v8AJ8/yVoPl/nmem+B/jN/wmPxIutKl0/VtIea0d/7P1TyUe3mh2b/kT+/Dcwv9/wD9Ar1q1nefYmxPlT7/APfrlPD/AMK9C8OXllqvlf2jr1vaQ2v9qTfffZD5O/Z/A7p9+urj2R0GEzmvH/8AxLbzQfEaPs/sy4+y3b/wPZ3OxH/74fyX/wCAV0Xzxu+/76VHqWnW+uaVe6fcf8et3C9rN/uOmyuU+Gs/jCfwun/CZ6Jb6RqML/ZYdlx5z3CJ8nnP/cd6AOr8x46tR/cSoY4/+AU/zEjTZv8AkoIDzH+070f7ifJTJ7p3REo8v+OiPZInz0ARyRvHspf9Zs/gR6mj/wBT/wDZ0T7N+z79ADI5PL+//q6JJH87/wBko8vzPn/gokjSgsjTfBvffR57/Oj/AH6JINifx0eX5aUAEkjyJsf7lXoE/c7/AOP/AHKoyRp5Lv8Ax1PJff2VZzy3EsNrawpvmmmdESFP9t3+5QBPfJ86Lv8A4K4PVfi5olreSaVon/FV+KPNeH+xdFTznidP+fl/uWyf7b1BpXjjUPGniGe30/T9QtfC9xab7HxOlvs3zI/z/I/8Do/yPs+fY9dL4f8ACOleH31eXSrJNOfVrv8AtC+dP+Xib+/QWYPgfwHqelXN1qHiPWP7buru+fUE0tP+PPS5n37/ALNv+d/v/wAf/fFdlJP5/wAj7Kjjk8zYnyUR7/vq/wBygjnHxz+Qny7KWeR40/g/3Kgjn8tE+SpJP38KRbN/z0ED498yfPRPImz7iRvT4538tN6bP4KJI3kX+Ogsq+Y//AN9M+1PHv8A7lPjjTfs+enzwPHQQQTzp5P996X53+eJPno8jzF2I/yfxvUHzR/IlAE8kn77e++jyHk+eoI/3m9/7lP/AL/z/frPUsY8fl/JsfZVBt+4/O9X7qR4P46oNM+4/K//AH3WYEsH7x99SSSNG/8AtpUEcnyR7H2f79P8vzPnT566jkLXlvJs+T/gdPjk8tE/jqGf/b+4lRvOkcPzy/Js+ff/AAUGupyPxUjlk/4QbyndEfxVYb9n9zZNWX+0hrnxD8P+A4Jfhvbvdau98iXLw2iXLw23z/Oif7+xKq/Hex17VbbwH/YWtxaRP/wk9mn2r7Olz/A+x9n8ddJBo/xFtZn3/EPRp02f9CkibP8AyZqTb4Db8Bya3deGNEuPEVollrz2kL30KfwTfx1z3wk/tOP4Y+DZbT7OiPDvuHmR9/k73/1Oz+Pfs+/Ud14Z+JH2BEt/iXp8F1v/AOPpPCUP/oHnVa+FfhG08I+ErKK01X/hIZ3tIYX1RHfybjZv2PCm/Yn36oPsncxwPIn99/7++nyQPGifPVLzP9JeLY/yJv8AO/g/3Kn8zy9+/fv2fJsoJD7K/wDrafBI0c3mo/z0zzN6ffT50/74ogj+4lAE0knyv/4/TEfy6Z88ab6mtd8n8G+pAZJ+7ffRJ+437/46LqP5PkqCTfG/+49AieON9j73p8kfyfO776qxyPJI6JTI43k+f50d/wD0CgCf/UbKf5CbH3/Oj/fpkk/mbPn8vZUEcnlv9/8A8fqiNSrH4V0SOwstP/sqx/s7T3R7G1+zp5Nu6fcdE/g2ViWPwX8CaHdXVxZeDNBtZ7vzvtDpp0P77zvv7/8AYeuljk8x0/8AZ6njkeTeju9SXznGx/A/4b/8I8nh/wD4QrQf7IhuPtkOn/YU2JN/z2/365a+1K0sdY1rQvBXwktPEul6ZF/Z+szwSw2EL7/3z2cKOn75/nd3T/br1H+1Yp5r23tN891Yp86To8Kb3Teib/8A2dK8K8cb/BfjC1/tPwv401FLTX5vEejTeFbdLyG7mmT57a5f/ljsf+P+49BvE9Q8I2Pgz4heGLLWNP0Sxn067uP7QRLqxT5LlE2b9n9/Z8n/AI5U+l/B34f+GU8rR/B+g6WjunyQ2MKb337/AP0NEf8A4BVX4Q+EdY8HfD2ytNYlVNXea5vbvT02PDFNNM8zpv8A9jfsrq7WNILeC3i+dIfkR5n850/4G/8AH/t0uUzmZGj+BPCWj+NtQ13T/DVjZeIbuH/TtahsUR5d7/8APb+N/k+f/gFalrPqE+mzv9i/sjUfnSGGaZLnZ/cm+T7/APf2VN5jx79lHmPHNv3/AMdWRzh5DzfYpZbiZ57f7/2V/JSZ9mz50/jT+PZUn2G0jv5LhLeFLqZNk115Kb3T+BHf/gb0/wD5Ypv+enySeW/+xUgM8vzJvnf+CpPI+RNlQeZ/3xXmv7QvjG98B/DF9b0+W7tZ4dX03f8AYod8zwveQo6Iiff3pvTZQEPfPTY/v/f+5/fesSxuv+E0tt9vL9l8PTJ8k0L7JtRT/Yf/AJYw/wC399/9ivnTxV+0Bp/iL4j6vF/Zvil/C9r4eTzvDeoae+mvql/NfpDDD+++f+NEf/frrpv2gta0e4tfC8Pw3dPGS6omk/8ACP2uqQ/ZoUe2eZJkudmzydiP/B/BQX7KZ73Jap5KRbE2bNiQ7Pk2f3P9yqsGlfYXtUtPs9lp0MOz+z0t9n+5s/uInz/JXh11+1C+h+Ir3T9d8JS2Vqljf3tokOqQ3OoP9jTe/nWafPDvRH2Va0v9ozVdc8GyeILXwZaTSNdww280PiK2fSXhdN/nPefcRE+46bPv0B7KZ6b8Sp9T/wCFaeL30yJ7XVP7OvPsjo+99+x9jps+5Xhvi23h0XwzDFoOj6DZeGrK+0c+Ar3THh+03dy8yed86Pvfejvv31owftbahrmj6dceH/AT63O+mXmrXyQ6tCkNvDZzPDNsm/5bfOnybPv16H4L+F/w5g1K18e+H/B+madq+p26XsN7HDsdPOTfvRPuI/z/AMFBp8Hxmh488ORfEbw9pdlv1zwvqM1x51jdJab3sZkR/nm2Ps2ff/2PuV85/FjwP4j+Bfiq18ZeHPtf9iWlx5KSTJDDs/jdH2f662mf5P4H37/9ivqrUvFWn6Hc2VpqF6kF7fPst7VPneb59nyJ/c/v0zxHo9l4u8N3ulanbpJZXybHTf8A98P/AMAf56BRlyh4O8R2/jTRNO1vT9n9nX1vv+felzC+/wCeF0/2PnR/9tK25Ibt7aeJ7vY77/JmtbdEe3T+D7+9HdK8R+AOqW/hzxb4h8GW9p9l0vzpr2xhmuPOmhuUfZeQvvf+N/3yf7D17xJJ5e9E/joIn7hVkgSS5gu/nd4d+z532fP9/en8dcN8VJP7N03SL2J0tbH+1EtdR2J/y7Xn+jTP/wB9zI//AACu/jj/AOAbE/v1ymoz6J8TfBmt2mhaxY6vBcQzWX2rT7hJkhudnyf98PsoIgM8M+HNN1K5svF0unoni/8Asv8Asm4vXd3+4/zps/67I9dJBdpBHY2+oXVo+ozJ/q4fk850+/5KP8+yuK+F/jGLXIbV32Wr6zD/AGgkLvs/0z7l/bJ/tpMm/Z/tvXayQeY6P/HWepcyfzP4/wDlnTJ7q3tbOe7u5YbW1t03yzTPsRET+OoJJ5Y3fe8X2X+D+B0+T+N6y/GPhy38Y+D9b0K9t5p7XULSa1mghm2O6On8D/wVoSc9H8bPDWq6V/aHhe4h8UQJM6XL2tx5P2dETznd0f53+T5/kT565Pxj+0ZbyaHO/g94fPSF3mvb2He9psmtofktv+Wzulyjp86b96VxvhXwV8QPFWqJqFpe69ZJpKQ3Vu/xEsYUd7zY8M0KfZtjvD9mfZv/AL6Jsr1DwP8AAXw14V021/tKKHxDqiaGnh++vbqH9zfWyPvRHh+5/sf7iVnqbe5A8l+GWueM/ib4h/4Si4uNQutX0y7sP+JfDcbNPREmms79ERH8nfs/ffff76bK+gtY+Hun6x4tfW7t/PS40abRbvT3TfDdwu+9N/8AufP/AN91t2NjaabZw2Vlbw2trCmyKGFNiIn+xU/zx/Ij76NRSmc74L8AeH/h7YfZfDmlQ6cjvvebe800z/33mfe710sG+R970yOSX7//AKBU0caR7Pv79laEDJP3fyP/AB0SSReSib/+B0SfO6bE+5TPL8vZ89ABBs2b9lc1qvjTw54c8eaX4fu9QuE8Q+IU/wBEsvnmT9yj/P8A3If4/wDf2V1cH3ER3+f79cv8QvDL+KtH8q0dINUtLhL3Tr1/+WNzD86b/wDY/gf/AGHegDpfM8vZsT/gdEkibK4rwr8UPD/iq1vXe7TS9R0yHztZ0u93pNpez7+//Y+T76ViWvxQ8YeLrf7V4P8Ahld3unP/AMe+qeKtRTR4bj+46Q/PM6f8ASgOQ9N8zzNlTeQ8afPsT+5v+TfXl8Gh/FjxNDs13xbong2B/wDl18HWL3Nyif8AXzc/+yJUMn7MPw81WFH1vQrvxXqj/f1DXdRubm5/39+/5H/3KA5D1D50fY/yOn9+jy/n3768X+Gv/CW6l4egt/DWu276do3iG/0+GbXXe5+12CfJCjunzvsf/b/grstSsfib9ssXtNY8Hf2X9rh+3Qppdykzw7/n2O7um/ZQHIdt5afx0futmxPv/wByud8TaP4o1L+zk8P+JV0Hyb55r6b+zkud9tsfZCiP8n39nz/7FUtR8HeJdRjurf8A4WLqdkkybN9ro1nC6P8A7D7PkoA7byJZE+4+/wD3KgmjSxhe4f8AcQInzzP8iJ/wOuJ1X4a3viD4V/8ACJXfijU/tX2GGym1dHdHm2OjvNs/vvs/v1asfhd4XtZkuLjT31q9i+5da7dzak//AJGfZ/45QAzR/iponiPxVqmhaE6ape6fbw3UzwTJ9mmR32Psf+PZ/HUHhH4ZPY/vvFut3Hji9huZntP7QffbWkO99myH+N9n8b7/APYrr4LG3kmS7+zwpPCn2VJkT50h+/s/3KnkjeD7lAD7iTzJvv73p/mJsT53+Sq2/wD2Pkp/mJIiOj/PQBNHGjzf+P0scab9lVJPvPRHB5m/Z8nyUASfZU3u6U+ONPvpvqrJvg31agk8hJ5Xf+D7lADI/v7Kmk2SfJvfelVYJPLmeieT++lAB5ib/wD4upJ9nl/7f9+qv+xu/jp/mJJ5nyO/z0EBHs+fZTPk379jUR7I5n+fYlPk/dv8/wBygBnl+Y+z7iP89R/6x32J/HRPP/GlVY/3fz1nqBPPskf53f8A26pTHbIw8rvT/MTejv8Ax1TaP5j+9o1AuRx+Z/GlWo/3f30Sqsk6R/6r+/8Aff5KfHJ5n362MIEk+z5NlP8A9XJvR/np8kCyf7lQ/JtRKDTU4P4sTvGngb+//wAJVYf7n3Jq7/y3jTf/AH/uVxvxGnT/AIo2L7+/xJZp8/8AuTVyOq/tQ6PY6rdWWheD/EPjLToXeyTV9It99tNfp/y5p/8AF1Jty857BfTy6bDBM+mX16k1wkLvZQ7/ACd/8b/7Cf368A/ao0q31zxt8L7SXwVcePLV/wC0t+g2V2lnv2Qp8/30T5K5STwP4z+EmseF/iXrGlanr09v5114nTS9WmubmZ7nf+5Sz+4kMLuifJXZabIn7Qt5AniVNc+F/jzwtM7pp+kX2yZLa5RNj73R96On/fD0Fw9z3zlPib4c0zTfhp8LNKT4WanZadceLX87wQl8k01z/o1z/H52z+BH+/U/wT03wprHgT4p6hruit4Y+F/27Y/hXU753fS3s0/0nfsf9zvfY+zf/wCh17PpPwk0+O28PJe+INe16fQ9UfVrS91e786bzvJeHY77PubHesvxx+zn4X8dyeJftGoazpf/AAkktnc6imn3HkpNNbfcm2bPv/c3/wB/YlBp7U8RsfhfF4H+APjzxrDpUvhR/FNxYXVpoqSzf8S6wS5h8lH3v/rnR97/AO/s/gr1r4oSXEfx10tEldE/4QrW32b/APbhrodN+CWnyaD4h0TXfFHibxlpeuWn2K4h12+SbYn/AEx2Imx6j8I/AvRvCNxrGoT674h8T6vfad/ZP9oa7ffaZrez/wCeMPyfJWeoc581fAvTbSfxh8G7LQvAWoeA/EX9nJq2o67qF9sh1yw+zbJkRN7+c7u6P8+zZ9+u41S6u4/2Tvig/wBomR08T6qiOjvv/wCQzXt0nwh8OT6D4GsopbuB/Bs0M2l3STfvk2J5Ox3/AI0dPkesLVf2afC+peJ7rVZdW15NIu9TTWrvwxBfbNMuLxH3+c8Oz++iPs37N9Goe2geX6540l+F/wC0/wDEbxHd3Ez6RcaWll5Lv8iXltp6XMP/AH3++Su7/ZJ03UNH+FE+mandve6jb6/qSXE0z7983nfP/wCP11/jX4EeFPGk17e6klxdPfatYa06ed8nnWabIf8AgGz79dD4c8M6f4OsNRi095n+3ajc6nN5z/8ALaZ977K0CUocpt/6x/8AYpkn79330+OTy9n3HqC+nisfPlvXhsoE+d3mfYmyqOUnjjT+P56Nn302bNlQR30sepeU9o/2VId/23emzfv/ANTs+/v/AI6pWOmy/wBjwWWt6gniWffve6urRIfO+fenyJ8nyfJ/3xUgaMn7ub7iU+SNNiOibN9Pjkf+BN/+/TP9Y/yfc/joAZB/6B9yiSOK6hnt7iLz4Jodk0LpvR0en/JHs30+OdNiI+ygBkECSWyPFE8CbP8AUyfI6f79QeR5Hyf8Dqe1vopHuoor1Lp4Zv3yecjvDv8An2P/AHKfJfP5fzpvoAhjj+d96U/yE2b9nyVagnSRN70/zNm+gDP/AI/49myn/wCsSnxxpOnz/Jvok/36ojUh+f8Au/frifip4Vfx5oNl4ftL37FqM2o2d7DNs87yfs0yTb3T+58mz/gaV20kiRo8u/YkKO7v/sVS8PxxXTvqez9/d7HR3TY6Q/8ALFP/AGf/AH3qS4HnPj/4A2/jjW31BNdu9LnTSUsrebyUmmS5S8S8S8f++/nJ86f7dJ4c+B+p2vjCy8Z+IPEaa34l/tH+0Lt7Wx+zWzp9je2hhRN/yIm93/j+evWvL8uTfvpn+oT71BfPM+dvD/7KGp+H9SguLfxnDZJYzak9pdaXo0MOoO94j/vrm53/AL6ZN/yf7lVv+GSb64uH1W417w9J4hl1S21N7VPDaJo0vkwvDvms9/zzP52/f/fRK+lftSf36PPT/geygPbTPEvAv7OH/CHw3qy+J21B7jRtS0jf9hS2/wCPy5e5d9iPs+Tfs2V10GsXvgebwv4H0zw5feJZ4dG3zXsN3DbJDDDsh3v538b/ANyu8+eR02VgyXTyfFe1t/8Alh/YE03/AJMw0Bz85VktX1jxDpep3vw/1D7bpiTfYdQfVLN3h3/I6bEm/jSs7w/8XNK8R/EK98Jf2PrNlqlvDM7zXSQ/Zd6bN6I6O+9/nStuC6uPHkLpplxcadoKPsl1RN8M19sf50h/uQ/9Nv4/4P79Z19a2mk+OfBtvaRQ2UENpqXk2sKbE/5Y0AeMfFiO48AftM+DfEsUtva6XdpD9rR0RN+9/s03z/x/I8P/AHxX0N408VReA/B+t67exTXVrpNu908Fqnzvs/grxT9tLw+918PdI8QRJbvdaTfbEebf8nnJs+T/AG96JXuPhHXJfEfhLRdYdPnvrGG6f+P76Uvtlz+GB4BY/wDCyP2j9Bn+2pb+HvDU3+pm854dPu0370/c7POm2f7exK9U+CfwW0r4F+G73TNMu7jVJr64+1Xd1Omze+zZ8iJ9xK9Gk2To+/8A8fSoP9Wjp/3xUakTkeZeLvB3i3Tf7UXwlFp+qaXq1x9pmstQufs1zpd58n+k2c3/AI/s/v8A+/XqE+zfvT7lM8x4/wCCi6fy/nrQOcq6rY2+pQ/ZL20hvbWb78Myb0emSSSwefd3VxaJp0Ox0d/k2f397/c/uVN5jyf36h+ST5PKTy3/AIH+eggtJJ99v/HKj/5aJ9ymWslxJNdRPboiI/7l4H3+cmz+P+589M/v/fegC15ibPuf79EfyUzzPk3/APA6fPOkmz/vugC15f8At0SSeRUHnvsR3p/zyfcTfvSgsIJH+ffsqHzHkm3ulP8AM8vZvSoJP7/z7KAJ/njpnmfJ9+nx/vH3t9yp/LTZ/c/uUAeV/Gzwjbz+Cde1PStEt7rV5ns5tRe1h/0nUbO2mR3h/wBv9yj/ACV0Nj8XvA+uaf8A2rb+M9B+xOm/fNqMMLp/sOjvvR/9ip4PiN4X36ciaxC8+oPcpY7N++b7Nv8AO+T/AGNn36paHpXgTxo8mt6Z4f0PUXmfY97/AGTDvd/9vem/+OgCldfHrwJazOlprc2tun3E0LTrm/8A/RKbKqyeIPHHxG/0fw5o9x4D0GZP9I8QeIET+0HT/p2s/wCB/wDbm+5/cr0yOOWOH5HeCD+5D8iVxVj8ZvAl94zn8KWviW0n8QpM9r9idJkd5k++iO6bHdP7iUFnS6H4Z0/wj4e07RNHi+y6dYwpBbp/Hs/23/jervmPs/3Ky/EfiPTPCWlT6rrFwmnacmzfNMj7E31qWM6XVmksX3Jk3pvTZ9+ggf5/z/x/c/gqGSN9lWp4PLTeju/yVBHJ/A/yUAM/1juuyj/Wf7FEk6SSfJ/33RHOkf8AH/wOggtWuz56gk3yfcp8f3/v76Wed/u/J9ygsg+T+Oo5Nm/+D5PuVJ5nz/J/BRJ+82ffoII/MfYlSJH9z5KPM8vZv+eiSdPk3ps/26Cw2JsR9/8AHT0j/g+5/sUfJv8A/ZKI5P79ADJI/L2JLFsqOSRP7lSSSJI//wAXUckn+389BBJ8kfyf+yUeX++T+5/sVB5nyJuaiSf502UATyQeY+z+B6gk/dp/HR5n3/8AxymR3XmfJ9+gsj8t5Pnpmx44d+yp7qd9mzfs/wDZKj8/zH+eV3rPUgqyfvKqNDtYje9X5/u/I6fJVNpH3H7lGoDp432bEdE3/wDA6f5nkOj+U86O+zZH/B/t0+OT+9/HR5n+3/uVsc5akj+R3RN+z+D+/VWDzY0TzYng/wBh6ngkf+P/AL90/wAv+D/WVJrqeCftNfFuy8B3ngq08qbWPEP9s22pw6Ra/fmhTen/AADe7old/wDBbw5rHw9+Fel6Zqvz6pCk11cWun/P88zvN5Kf33+fZXmEElvH8Qtat7iL+0dbT4h2CTag6b/9G+zO8MKf3PJ/uV9Ax3Us9ykVl9hvUhm2aj/pab7T5Pk+RP49+z79UbS/lJLGD7DDB5Utx8ju/mTXDu//AH3Xjfwd1my1j4xfE2LW7iZ/GUOqPDbw3SbNmjps8nyf9jf9/wD4BXt38Gz+/Xj3wnk1vx/8YPF/ju9srGy0HT4ZvCukuk2+a48m53zTP/wOpCHwHrs/33RP+AURx/xu9SSSS1HQY6h8nk7E+5RJ+8f5E+RKI4/M/gqSOOWRN/lO+z+OgNQjj/74p88f+xvT+/WXB4q0ySw1eW0d9b/sx3hu7XSE+0zJMn/LHZ/f/wBitqOT9z9z5P8AboLK0e+T919/56jnnS1jRJd/zzbPkTfsf/4in+R5nnxSyvdJN/BMiJsTZs2fJ9/+P/vulggSxhS3t4kSCFNiIn8CUAQQfa47/wC/b/2ds+5sfzvO3/8AfGzZVWx0e30qGdLd7h0uLh7p/tsz3Pzv/v8A8H+xWj/q/wCCn/6zZQAyPZv+f599M8t/kSrPl/P/AHP9+mQR+X8+xKAHybI3/wB/79Uv79Wv9ZvVkoj/AIEf50oI1GR/f2bPnqDy/n+/V3+J337Khk/ePv8Av0BqRwSPHqWz7IiQOm97r5Pnf+5/f+5/HRPvk+TZ8/8AcqSeB/Otbj7a9qkO95k+TZN/AiPvqeeN/wDvigsSOd44f4E/3KZP5s6bE2fco8v+OmeX5fzp9+gCOT7+9/7lSfPv2u/ybKe++R99Ekb7/kqiNTIvv9O1K1svNdH/AOPqZE/jRP4P+Bv/AOgVoQSP877Pkf8Av1Do/lXV1e6mnzpM/ko6P99Ifk+T/ge+rvzx/wAdBYyf93D8n+/89R/PJvqf55F3ulHybPkepI1GTwP5zp/sVHHH9+p/n2URwfIjp/uUBqM+TZ8j/Psrz/4ifDXXvHPizw9qun65p9jp+n200F9pl4kzpfI7o6I6QunyfJ89emxxxR/8Dp8m/en/AHwnyUG0Dh/L8fRww/6b4Qnn2bN/2G8RP++N9VbHw54ruvGena1rt7oKWun2lzDDa6Lb3O93m2ff87/crv44P9f/AAUeXLJ9/wC5/HQSeHftX6lp8nw60vSr27+y/aNRS6+eZE3w2yb3/wDZP++69T8B6Umh+APDWn7HT7Jp1sjo/wB9PkSvAP8AhQvxA8Y/GPVNQ8WvY/8ACPfbt6Xr3fnPNZ796W0MP/LHf8m/fs/4HX07JG/nP/6BQay+DkDzH3/Im9KP9Z8/yUf39n3KfH+/T7nyUGJIkHyfwVBPa/3Knk8qNPuUeZ5nyJQBR8n59+96ZHH5j733/wDfdTyfu4/46jjkSP5Nn/jlBAy60eK6kgSV5v3MyTJ5Mzw/On9/Z99P9imW8kV9D9ot3m8je8Pzwum/Y+z7j1a8x40+dKjnju59j29xbptf999qR3d0/wBj+4/3KDYkjg8zf8/8FP8AsvmI/wBz+5UNrJDJv+dH2Ps+R/uPVmPZG8n+3QQUpP3b7fv/ACVPJ+7h/v7P4KfJsjf5PuVHJJ5j/wB+gBfkkffL/wAAok/d70R/kej/AFbpvTZvojj8xKAHxyJHDs2bKPMSR4E+fZ/fpkkf9+n+X5afI+//AGNlBZ8kaH8PfHvgCw8Q6nY2mp6pe+KbTWNPt38lEudDdLm5mtkhf+CGZH+//wA9tlYnjjQ9bSw+0eF9E8aJ4Xh1HfpOkXqX+95vs0O/e6P51tvm37Jn3pv3/wB+vs+SPz/nokguJJt7vWfKbe1PnP4M6T4zg+PGr3eu/wBrQb31J77fb3P2Z4XdPsaec83kvsT7nkp/f31BJJ4g1Xf4Mt/CniH7bD47m8Qf2pNaeTZQ2yXjzb0mf77unyfJ/fr6W8t/u76Zs8iT+N6vkI9qfEfhmx8RwJv8R6P4mg8KX1xpr6ppEP2yG5uJtl55yI802+Z0f7M7+TsR9n3NlfUH7O+pPqPwQ8G3Fw93O81ij771/Om+++ze/wDG9dX4q8HaJ4803+z/ABBplpq+nO+/ybqHem/+B6u2Om2+m20FrZJDa2tuiJDDCmxET+BEqNS5S5wkkffsT+P+CrUf+3/3xUPl+W+5N9P89JHT+/WhiM8tN/8Acp8dr/u7P7lH+3U8cbwJvf79ABP+7T7n3Kgkj8z50ep55/3KJ/fqDzH/AL/yP/BQAzyPuP8Afd6J4/L+T7lHlv5n+xVry/L2b0+egCjsNH8ab3+erV15Um90emR/7UW9/wC/QAyTfIiPvRKJIPn+d/8AY+SiT95sSh4P43oAZPInl/3Kjjj8t9lPk2SP87/98VJJD/G70EFXy3+5sqP599WvI+Te7pUMkP8Ac/goAj+fenyUsH+i/Ps8t6tR/uP/AGSo7iRPnd3Tf9+gCCTfOnz7Kh8x43f7j/30qb/WRp/c/jo8v76Js+es9QM/zE/1Wz5H/jR6prJ8o+d0/wBnf0rVkgf7++q3kUagHmJI7v8A+i6mjkf5K5u08XafdeFYPEFlaazqlldukMMNrpz/AGp/n2b/ACX2Oif7f9ytS6uruPXrKyi0S4nsnhd5tXS4h8m3dP4Nn33d62INeSR402Onz15f+0n4mvfD/wAE/EtxaS3dlO6Ja/atP3+daI8yb5k2f3E313nma3P4keKWy0xPDyW6fZ71LiZ72ab+48OzYif8Dry/9pq+8QaH8KNeuLTWP9CvrmzsvsqQpC9pbTPsm/fffffv/wCAb6iRrD4jivi5Y6f4H/Zn0S78FanfXVlb6pbXsWupcb7y4ebf/pLu/wB93d6+b/hPPd+APjB4X13R0Synvr6GGaGPe6XcMzoj73f77vv319waP8CPDV18H9E8FeIPs/iXS7SHel0k29IXff8APbP/ALG99lc74D/ZT0zwj4k0jU7jxRqGvWWhzedp2l3VukKJN/A7/wB/Z/sbKPtHRGrGMeQ9k1zXLLwzYXWp6nfQ6dpdom+a6uvuQpXiv7Mt1ZX158Rk8NaxNq/gOHXE/st3+dEmdPOudj/3N70/44eJrLxxqWnfCTTNYTUdX17VNmqJCn/ILsE/fTI7/wB/Yn+/89etab4R0TQ3gfTNKtNOeGH7Kn2WHyfk+T+58j/cT56Zh8ETXkneR9rpQknmOiJ/BR5fmPuT+OiDfJI6b/8AcqiCl/ZusX1tq9ve6xDBBcf8eM2kW/k3Nomz+N33o77/AOPZU8ljaXVzp1xd2/2qfT332k0z/Ojumx3/AO+Ktfvf9yo498fz1IFuO68tHRERPn3vsTZvqCSd5H3/AMFEcf8AA9P+y/ud/wD3xQARyf7G+ied6ZHtjf532UeX8+/fVARxunz/APfFSQfvHo8j5Kj8vy96VJGpakkTfsTfTI7hJJvkd6PtD793+xTPL8t96P8A+OUFh9oeSZP+WdP+4nz/ACPs+/TI7TzNmxNiUfJvdHdKADzHkRPken+Z5kyfP9xN9Mkj/ufP8n+so8h9+z7mxP7lUBHfW9pfWbxXtpDe2r/8sZk3/wC2lGm6kl9YQXey4gS4Tf5N0myZP9h0/gepPI/geo7WSWSS6SW0mg2PsR32P53+3/n+5QBPJP5dP/3ET7lQyRpGmzZv/wByn/6v+5UgPgkTzvn/AOB/P9+s/wAR33z/AGK1/cT3b+Sn+wn8b/8AAE/8f2Va8v8Ajd9/z1Vj/f6xO6P88MKQ/On9/wCd/wD2SqLLUH2exhS3iTyIYf3MKJ9xE/uUST+Z/B/wOnyW/mb/AOBPv0zy/L+5sqTHUI/9tKfHOn8FM+fY/wDA9HkPsT7iUBqTW++R/k+5R5/mf7FHmfI+z/x+qscb/wDA6A1LXn/J86URz/I70zy/n2P99KJI/kk+/QGpP5/yfco+3PInyffqrHsk3u9TSRo/z/cR6oNSSOTzG3u+z/c/jp8knmP8lMtf9x6mkj+RH/jepLIZJEj+SiOn+X5b0yP/AIGlBGpN/FUMmzfs+5T4/v7KfsT+P949BZn+Z8n3/wCOnxyPG/m7/wDvurUkiRp9z56gk/eOj/8AodUASSPOkaO+/wCfZR57+WiVJHs8zZs/4AlPjkSD+CpAzp4JY0T7E1vau8yO7vbb0f5/n/4G6fx1xWsX2q+LvE+qaJY+KLvwhpekpbJcahpaQ/abi5mTeib5kdETZs/33evSfI8z/gFcprPhjU08Qzar4fu9JtftcSJfWWtWL3MMzw/6mZHT50dP8/coLgZ3wy8Ralrmm6pZa7LFPq+h6pNplxdQpsS42IjpNs/gd0dN/wDt120cCf365Dwj4VuPh7Y69cTXc3ii61C4fU3SysUtpnuXTY+ze+x0+RNm/wC5XXyR+Ym932fx7P46AGf6z5Kj/wBW6bKnj+58ib3+/T4I/Mf50oIJ40/c/cqOaT5P+B1JHOscNRv+/f5/+AUFjJP37vvd9n8dQ/8AA3/2Km8vzPkd6Pk87YnyJQAyT+5sokk8v7j1NJAn7tKZPa+YlAEHn/vtiPRJJR5f8Gze/wDfo8hJH37PnT+Oggn8jzPn+eo/LeN0/v0sknz7KfIjbPndN9BYyTf9z599H2p9j/PvqaPZ5Kfc+emRxvG/+qR/9igA+eR99Mkn+dP79Pk2yJs2bH/2KPL/AHfzvQBBPJ+++R6njneNKf8AZYo/n+/TI/K30AQR/v5vk+SrX8Don/fdQySeW+9HSnpI8j/JtTZQAyPfI/36jkneN9julEn39n3Eo+Te77Pv0EEPl/8AfH+xV3+P591UvL+Spo9/nfeoAk/j+989RzySzO7vs3/7FSSR+Z9z79QRxp/y130AMkjfem/ZVXzHkfa/3KuySJs+d0+SqslrFJ/+3QASSfwIifcpk/m/ci+T/YokgSTY3/AKPLfZ9/8A77rPUCNJH/jTfs/gqH99/CjY/wByn/PsT53/ANuiRUVyPtCUagTzyPJ87u7u/wDt0bH2fc/d0+ONP+2lPk2eT9/Z/wADrYjUZHH5n3KzvEfhHRPGmhz6J4gsodR0u+2faLWbf8/z/wCxWjHsjT79PgkT77v/ALlSEDxH9lPWLT/hCdb0pfs+l2Wn+Iryy0vTLq4RJreHfvSHY/z/AMb1o/EL4oeNYPG0/gz4c+F7HW/EOnWkOp6i+u3P2aH7M7/IkP8Atv8A36tePP2W/hl8Rte1TW9Y0Sb+3tQT5721uHTyZv4JkT7nnf7ddL8MvhDpXwvtrqWK9vvEOvX2z7d4g1q4869uNn3E/wBhE/uJQdPufGP+HPgPU/Dn9r6x4j1Cx1DxRr0yTaiml2/k21vsTYkMP8bp/tv9+uvkheP+D7tPjkSN0d3qf5Nn3/3lBHxlWOOo/wCP5PkqeSTzNmx/9+oI4/3e933vvqiCSPfT/L8yH79Vf9Z/H9z/AG6f5n8fybKkCT5/vq9Wkn8zfElVfMTyf/iKjjkeP5/79AFqODzHpnl+X9+mSTv9zf8A+P1BJJ5Cb2dESgC1JH8/z1BJR88bp9+meZ5n9+gjUnk2b0R6jkj8zfs+Sj55ERKPP8v5E/v1RZPbv8mzfv8A+AU+eP7iVDBP/wAD+enzyPG6Iife/jqQH+X5CbEepPLRE+T/AIHUEkjxzJ8z7Kg8z5HoAk+T+98lTRwP9p3vKnkbPubPn3/39/8A3xVWOT5NlMeOKOZLiW4eBIX+T99sT+5sf+/9/wD9AoA0Y7dJEfYm+iOD+CoJI5YG+R/vvT4JPk2fOj0ASSWqRvs2f7dUdD+z3Vh9oSXf9rd7pH/2H+5/45sqHxBPL5P2SK42T3z/AGVH/ub/AL7/APfG96sxwJbwokXyQJ8iRp/AlAE8k6b9iL89M/1m9N/z1B/y02fPvqST93NvT79BGpN5a+T87v5m+pJI0nqr5ksnz/8AjlHmPJMn8H/AKA1JvISR/v0zy/l+/wDvKg89v++6kjm8zZ/HQGpNJH9ze7vvo+eP/fpke/y/mo8zy5koDUf5Dx/f++tHmeYm56Z5/wBze/36I/ufP/33QGpPHH5ab/4/4KfHIn+/JspnyeT8n8dCSfJQWTRx+enyffoj/uf3KZB/3xU/ybET+/WeoEHzyP8AI9Mnn8zyH+5U0n7tE8r95UMkflumx/uVoAeZ86USR+Z/BUcEb+d+9f5Kk8/7R9/56ACOPyH/ANuvKP2qPCuieJvg/rd3qunpdT6eiTWkzu6PC7uiP9x/7letfPI++oLq1i1KF7e4t4bqD+NJk3o//AKAjLkmfO/jH4jXHwv+IWl+CvDP2Sy8KWlxYafcaWlsmyH7Zv8A+Wzzedv/AI02I6f365DQ/iN4t8HeD/C9pqGp6frb2+k2GraddPabHt9+n377Pv8Az7PsyfO/996+rZ/Cvh/UtYTVb3RNPutURNiXs1ojzIn8Cb6kvvDOmfZ4Nmk2L/IiJvt0+RPnTZ/3w7/991nqdPPAx/h/Jq0ngvSJvEGqxavrc1uk1xdQ2n2ZHd/n2In+x9ytuextLq8tbt7SJ7q33pDM6fPDv+/sp8Fq/wB9IkT+BET+CpJI5ZHd3+f5/wC/WhiZ0c97apsu3fVHmu9if2XabPs8Lv8AJv8An+fZ/G9aP+r+f/gG+nxwP8/yfP8A7dVZrF7qF5YpXstRe38lLpE87yf9vY/yUAWvLf8Agf5P79Tx/wB+s7zJYHtU+zzTo+/fdI6Iif76f7f+xVrTZ4p7Z5beVHgR3R/Jff8AP/Gn+/QA+fyv43+dKZ8kfzo++mXUEsjJs+5Ucm+N0R6AJ5P3f8fz0zz3/v8A3Kf88ifc/wBioJI3j/uO/wDB89AE1LJIkc1PtY/k+dKLqBNm/Z89AEMkfmP9/wAv+5RJAmynvA8aP/t0fPJ/wCgB8myNPv8Az1DJI/8AuU/y3j+T5Pn/ANuoP9Zv+T56ALXkb9ju9E8flp9+pLWd4/vp/wB90yR/Mm2bPkoASST5fuJ/uVVkjffvqeON43T5H+R6Z/q3/wDZKAHyR70d0/uVBJIkb71d9lHmJv8AufI9HlxR7Pv7N9AEnmfP9zZ89PkjT771BBH8776PLST5HR/koAkkkT+BKj+WP/fpn+sm2bPn/v0Txp9/Z89BA+SdI0ej7OnzvTJN8nyfwVPJIn+3vSgCr5abtiP/AMAo8tI9++oPnk+f+N/9uj/Vpv2f8AoAZJs37Nj/ACf3KP8Ali7unyf79P8AL/dyfPUEn7zeiPv+T50rPUA8z92iVXaNNx+WpfP/AHL/AO58lU2jfcfko1A045HjRH+So44/4HSpI4Ep8cfz762I1GJH/sUeX9ypo5Ej+TZU/wAkjybPkoLKvl+Y+xPv76fJH8/yP/3xVqDZG9Mkk+Tf/HUgQTx+W+9/4KZJvjh3/cq75fn0yTf/AB7KAGQR/ufn++9R/wCo+arXlp6UyT95N89AEMcfmOlJH9xNj1bz/tpUf+sm/e/c/wBigAgj/c7P7lMkj2Vakji2bopf9jy9lQSR+Xsd/wDx+gCDy0kdEqeSxiukeKWJHR/7/wBynxx+Xsff/BVqONPJ2O77KAKUn+wlQeWn3/8Abq9JGkj/ADpUHl/3KAGeX/HRHs2f3N//AI/U2w1D5D+d9ygCOPZH8ifJR/q3q1HH5j73eiSNKAIY9n/A6fHB/BT/ACPnp/yR/I+/56CNStHH/wBMk+erUkCRwuzpv+Tfs2b6II/M++lPkkoLKVrG88KOiTQb03p56bH/AO+P79P+eP50qeBPLtk3yo91/G8KbE3/AO5/BT540kuXd0oAyPIe61h7iVE2WkOxNn99/v8A/jmz/vursf7v+DZVXS5HurrW4UeaD/S9juj/AD/6mH7laMkfl/wf8DoAo+X89WpLX5P46PL+f76VJHJ/B/coI1Kskf3Nj1HHH5b1e8tJPuUfJs/uUBqVY402bN9P8j/xz7lP8hPO+5U/k+W77KA1Kscb7P8A0OmSff8Anq7H+8T5/wCP+OmeX89AalXy02f7f8FEcCSOio77KtSRrs37/wDgdP8AM/g+RKXOGpB5Hkf7dHmeZU/l/J8/36P9WibP/H6ZYSQfx76fBH5iJv8An2f7dMk37N+/7lP8v+NKACfY83zrsojjon/fvvf+5TPM8ttnm76AGXcaR/8AA6jk/eb9n/AKhkk8zZ/yz3v/AN8Ufwb6ALsMnybP46Z56b99QSSPH8jf7n3KfJvjdE+SgCeOdI6JLp5/9z7lEkf8dQeY8kj/AC/f+58lAEkcjyJv37Kjg3xv87p8lM8x9mzZ/t0+OT++m96AL0En8dRz/wCxUMH+uf8Aj+Sn+Z5afcff/sUFjPM/g/uVHPavqVq8KXdxZb3R/Osn8l/v7/v1JPH5f8CUQSPAv30oAJLq7kv9iWkP2J4d7zed8+/f9zZ/7PUdjfRarbJd2+94Jk3p5yPD8n+49See+z+Cqt1axalc2r3CTO8MyTJsmdPn/wDZ/wDcoAu+f8/y/wB+vIvE2lWXxN8eQRPdvA+g6jDDp11C7o9vcoiXN5Mn+3s2Q/P/AH3r1axt7iC8/wBak6PM7v8AavkeFP4ETZ/7PXm3hz7F4Ymm1PzfPTZrep3D7Nnz/bE3/wDA0RESguB6hHJ8+z+CiOR/Mf8AgrzKfxx4r8P2f9t+IH8Nvo/nWyX2kafv+26Qkz7EeaZ3/fbN6b/kT/Yr03zHj/3EoIHyR/531JHskqrHJ5n8H/j9En7tNn+3870APjk+fe9QR/7dT/Js376ZJI8fz7Pk/v0ED5JN6P8AJ/uVOn+pqrHI8e//AHKPPdP7lBZNJ99N7Uyf927/AMf+3TPP/wBxKPnRH+RKAH/6xNn8FT+X5iVV8/5v+mdSfav9igBLrf8AwUyn+Ymz5EqCTfImygCTy/nR/KSnzxv/AHPnp8f3ERH/AIKhkn8vfQBHJ8mzYlSQWrybP9v+N/79R+f5b733vU8GpfwJEjo/30egIFWSN9+zytj1BJvj+ffsf/bqTzPMkR4vk/8AZ6Z5nmef5qfPQQP8x5EeLZVWSP8AgT53q1JdbE+RHqD7U0b/ACUAM8jzE/uPVNo/mOR/4/Vj7d5if79Vp5kaZjsfrWeoGh58XnPt3pRP9z+/VWPZv+/sen+Z8m3f/HWxGpejgffvejy3keoII32VPPG8fyfcqQ1H+Z/cpnmRbPn+/UHzx/JvqeTZt/2/9ugsmj2fwPRJH5n/AACoZP3ezZRJI8j/ACJ/v0APjk8t/v7KfJH5n+3UPlpsog/d7/koAf5mz56JJP79D7Pk+f5KZH8/yf8Aj9AE0f8Aqd/8H9+meYkaf7H8dPk+4mxv4Kh8vzE2fc30AP8AM/26fJJ5ib9/z0zy/wC7/wADp8kabN7/AH6AGRz+Z/rf4KfJ/c3/AHKZHs/ub/8ApnRJH5m90egCeOSKT5Heo/L+SmeR5nyOmyp5P9T/AB/PQBBHOvl/PT/kkf77pUMf+u2U+SPy337P46AH+Z5f8dL56eZ8/wD4/Vfy/wDY+5Ukke932bEoI1J4J/n2VHPJ5cLvsd9nz7E+d6gg37n+/VueCWRPkf56Czmv+E4tbq/8PRaan2pNZd5t7w7NkKQ73f8A39+xP9966Hz/APbrg9K+GWq6H8VLrxAmpwv4ae0me30t/v215M6eds/2H8nf/vu9dz5D/OnyUAGmyJH9teJNiPcPv/2/uJ/7JUnmP9yqkFrLa+ejp/y1mdP9x3+T/wAcqfy/M+f/ANAoCYfwbH+en/6t/wC5TPL+ff8Aco8t/uUEak/yff3/AD1V8x97om/ZVqPZ8+/+P/nnVHyJY5vkfZQGpPJJ5GxKfJI8f/slUpJHkh2M/wA6VPJP5iJ/t1Qak0c/meX9/ZRJJ+8+eq3/ACxfen3Kf5jyQ7/vvQGo+STy/wCOp4P3ib/46oyRvbr/AAbKkkkeNN6OmzZUhqWpJHkffs+/SQfvvn+/TI98iI+zy6ngjeNH2J8lBYSR/P8A7FPjk8t/kokjSN/nofZH9x99AE8n+p+fYm96qyQJJ/DsojkfzPnWiSd/nTZWepZB9l8vYju/+xUmzy02I/z0+Sd9nyJ86fJUEn+29aEEnlpGqb330+OD597/ACf3KqySfP8Acp8cjyfP/rHSgC9HH5ny/f21BIjxzfJ9xKZH+4fZ/t1N56SfwbKAKsm/f8n3HpY40k2O7/8AAKmk/do/3Kgg/wBhPuUASeWkf73Y++nwbLp/7lE908lts/74otZEj/goAf8AZUk/20T5Pv0ySD5/9ipPM8x/kT/vijmgsg8hPuI/36I7f5/k+d0p8knmP8mz/bpnlvH/ALFABHH5b/79eGxx2X/CT694Cvbj+zp7vUb+1t33/PLbalC9zvT+/smhevcvng2P996zrrwdoV94htfEdxo9pP4hsYXht9Umh/fQo/30R/8AP36AgeAap8KPFvjvxJdWOreGP+EbS7ubZ/EniC11TfZ6ykP3PJh+/vf+NP4N9fQ19dS6bp99d29lNqnkw74dPskTzpf9hN77KtTwPJs+59+n+Z8n8FBfMZ39uaf/AGlZafcSvZapd273UWnzJ++2J9//AGPk/wB+tGeB0/0d96f79HmP9zfWXBo6aHo/2LRJYbKNJt6Peo9zs3vvf+P/AH/4/koINRPuVP5f9z771nWs97Heaj5tkiWSIn2eaG486a4/v/Js+T/2ep/7Si8my83zoXvtiQwzQuj79m/Y6fwUAE8H3Kf8+/7v8FMk376fHvk/2N/yUAQeR5dSSR/feppP3b0yOT+B6AIPL8t/ubEqTy0/g37/APcok3yPvqO6kitfIS4fyPOmREd/43oAkT95sqOSN/O+fZ89SeZ5b/JRHskdHf8AgoAmkkeNE/uP8lVbiB5Hf/cqTy/Mf79P8v5H+TfQBVjj8tPk2UyPf9/+/wDfq75CRp9zfUHlp9/50oAqxwps3/wf3KI43j8z5/46tSQf8D30Sab8j7/k/uUAZd1G8aSfxvUkcaf79Wp40jT56PI8td6f6t/v1nqBVuoHjffs+SqDP5LFNzjbxWrP/cR/3f8Afqo1uhY53mjUiQvkPI7/ACI9SeWnyUfwI/8A33RH990StiNS1BGkFEn7xNi1HBsj/jqSOR4/u1JYnl/7dLJskf8A2/8Abojk893/APi6fJ+8h2JFQBPHs2J89PgjTyazvLeNKtRyPH/H/wAApcgB8kj/ADrUnkfLuT+Oqse7zqm+1S/Inz0wJI4E+dHfY9QSR/P8n30p8kfz/Oj0T/f8pKAGSIm35Hp8ezZvdPkpkcn8L/JT5Nkmx0+5QBJ5flpvR/vpRJH/ALm+o4/3f+29SeZ5f8FABHIn3P499Ekf77fR8kaJRdbI0+R/koAf5iSf7FHyRo/8b1Vtfv7Knn/eN9/YlAEfl+W9H+sm30SSeZ/wGpIIPLTbsoAP4qSSRJP9hP7lLJI8fzoqVH/n/foAnk/ebHSiN3+fZVWSd9iJ9ynx7/JR0/joAkjf5H30fJ/sVBJI8nz0fx/O9BGpozx+ZDayp/Gmx3qDy/m+R6I55dnlf3Xd6ZJO8mygqQbH3on8CVB5EUdz9z56nk/5af3Kg8zy33v/AB0DHwfu/wCOmSSJ52xvk/26PLf7/wDHTP8AX7N/9/56AI44PMhd/uJTPM/1H8dWo4/n2fJ9/ZTJP3boi/JVEakcn+lTOmxP77ulEaPJv2f36vQR/wC5U0Gz5/8A2So5yylJP56bKqybI9n2h/k/gq1/qEf5f+B0/wDg3/36sjUk+T76fx/cqbz/ADPn3VVk/gRH3vUlr9z5/v1JYfPv3vT49kn/AAOjzP4HSj/c+egBKW+2wOmzZvf7lEf7yT5KtRwfavn2UFmd5n7l/n++9QwR/wAdaEkEUfyb/wDvhKg8zy0+58n9+gghg+R0bZ/wOp7HfveVN/yVHJ99/wCCpPM8xNif990APk3+T89QWsflzJU8cj7Puf8AA6IP9igB8/7vejpVLy/ubP79XZJPLT5d/wA9Vf8AbpRAZ5byfx/IiUR/c/2NlTx/39n36m+SNPufwUwKvl/vk+T50Sjy/nk3/P8A7lTySeRv+TZT5NsafJ+8/wB+gshgj+Z0/jqb/WJs/wCB0R/vH31J8kb/AH/koAzvM8t03/c/gep/L8z/AOLp8ciSfIiURyPAz/36AGf6tHRf79R/6tPn/wDQ6kjk+0f98U+SP5E+T5/7lAEHy/x/3P4KZ/c/2qteX/BR/rPn/uUAMj37E/36tRyf7ezf8j1B5j+Sn+3T/M8z5H+SgCr9hTfdOiJBPcfO8yJ87vs2b6z5I9YsdL06KJ7fW7pHhS7urr/Rt6fxzIifx/7Fa8cn9xN+z+/RHJQBVn1iWPVbXT/7Pvp4JoXme9RN8MWzZ8j/AO2+/wCT/crLsfE1pPo+nand293on250RLXUIdkyO77ER0rekg+Tf/co8vy97o7+XQBBa30V1NdRRJcefbvsffC6I77N/wAj/wAf/AKLGSLUoUliuIb2Cb7jo6Oj1JH+8dPnrO1LQNM1yw/s/ULJJ7JJoZkh37ER0fej/J/t0AaMEfz/AMeyj5YH+f8A4HTLrR0n1Ky1D7Rcedbo6eSk2yF9+z76fxv8lZ0em3uk6V9ksr19XvUfek2tTffR3+5vRP4E+5/wCgDQkjfyU2f+OUSSS7N6S/JUKalbwTXUUsVxBBbw+c91Mn+jbPn/AI/+AU+Ce3vrZLu0u0nspkSZJkf5HT+/vqgH/anjmj+f7lM8/wCfZv8A46851b4t3ej2c+sXfgy+/wCEUhu/s39upcI7om/Z53k7P9TXoccHmb3R1f5N++pAfJ9o+/8Awfcpnz+ds3/79PgkeR/n3/IlQSQPv+/QBPH+8/dPs/2KpSTvvnRH/wCAUSfu0fY/zonyJUce+RN/z/7lZ6kEnmPIj/c+Ssud/wB82fX+/WpHapOnyPUM9jL5zbjsbPK+lGoE0e+RPv0/yPLemRyfI9TQyf7FbEakkEfz0eW++iSf59mypo9kn3/++6kshjg+d9+zZUfl/JU8EfyO/wDc/gp/kPGnm7PkqgGeX5ib6Z5D+d/00oed96J8lEk7yffoAfJH5b/+z0eR5n3/AJ9j0yOR5H+T56IPNkf7nyUAXf8AcqDy3kffvSpJI/L/AHvz/wC4lR+X5cPyVIBHGkb/AHN9Mk3yTJs/jp8f+3/HR/q6ABEf7++mSQP87/xv/co89/k/26ng+/segAj3xw/O9EknmJ/ceiST+D5E2f3KJJF37HdN9AD7WDy3+f7n8FPnjf8AgqHzPubP+AUSTvG9AAkf9+n/APA6Z50vyf3KI5PMTfQAf7iUSRvv3olQee8j1ajn8tKAIPL+dKn8tPJRJfuUyefzNjpUEc/yfP8AfoAnjtU+ff8Ac/gqrJB5j/Pvq1Hsjj+d6P8AfoI1Hx7Y4fv0+Tb8n/POl/1nzo/zpVTzPLfY/wDHQWSeWmz79RxweX8+/wCSiSRI/wDgFSf8s/4E30AP8tJE/uf7dM8vzH+RN9P/ANXDvT5Ho+1JHN8ifPQAeQn33SoI4Pn+5R5jyTfOm+pPMSf/AGKACSPY+yn/ADxps3/fpkknz/fT5PuVHJP/AH0SgBfL/wBt9iU/yPMT5P4KI5P4kffRHImz7/8AwCgA8j+NH2f8Dp8cHlp9+meYnyLT49//AHxQA/5N70yTZs+5/wDZ0eWn9/5KPL8v5N/yUAT/AMGz/wBkqOebyNif36Pkpkkb7/3SfcoLI5J/MRPn2U3zE2eVSeW8bonybP8AbpnlvI+3fQQHzyVP5exH3/3KI4PL2PUckbyP/wDZ0ASRzp5P/s9Ec8Uj7HSo/J8tPv0RweRNv3/8AoAkkuk+ejzPMh/uU+O1eTZTJIH875NlBZH/ABp8lSR3SSfwOn8FHlyz/wCt/g/jojgSN96bKAH/ACT/AO3/ALdE6J/H/BTI5Pn+R9n+xT5089N/8FAB5iRp8i7KJJ/kT53qCO1eN3/g3/33qSOBPu0AP8xNuz+OmfJvdN9H+r+TZ9z5KfHs/ubHegAjjT5E+eiST5Pv/P8AwUeXLv8AufJRb/f/APQNlABHI/mfP9zZU8kEX9+o44385H21J8jpPsT56AKsflb3T56m8yKT50+T5KILWWPZvpkm3e/9+gBkkj7H8p0Sd/kR3TeiUQSPH88ro7v/ALFRyff+T5Kk+eRN/wDBQA+eR59/z/fqDY8fyb6Z5ifPT4/9v7m+gAj3wffRKkknSTYmxd9R/wAf+x9+jy3kff8AcegC1Jv2bP8AbqGCf5Nj1NHIiO6O/wDH/crzb4heILe+vLrw/d3s2l6JY2n9oa/ew/f8l32JbJ/tzfP/ALez/foAtX3xe0qfWLrSvDWn6h411S0fybhNCRHht3/uTXL/ALlHqra65rHirUn0rVfAms+CnvtOubW31S61G2mhR/408mF9n+3VrTbHxBfaba2+nvaeA/D0MOy30/T7FH1BE/29/wC5h/3NjvWpofg600fUv7Vu9V1zXtQRHSG61q+87yUf7+yFERE/74oL9w8vjutQ/wBN0d7TXr3xD/Y3/CPw+H5tOf7E/wDB9s877myu81zxdo/w5fwvaa74luNITyfsSQpaedDfOiJ990R3T+/XUf8ACSWM+vPoUN80+opb/aZrKPf+5R/uO/8Av/wVz114u8H+JtK1G4u7uG60ixuNj3ro6J9pRN/+jP8Af85P9j+OgObnDTfiFoV8979k8d+Hr3zfnsUe4hT7Omz+P597/PWhpWqy6xYWv9mXejeK73eiajNpl8iQon8cyJvf/vii60bUJIY3i1iLUERPueJNGhvH/wC+02PXIa18NbTUAJL34deC9Uf/AJ7aY/8AZU//AAD5Pk/77oIOl1/WNbsf7R/szw0+qPaQo9uj3yQ/bn3/ADp/sbE/jqHUvEGpQa3PZWnhy41GBNOe6TUPtCJC9z/Bbf77/wB+uDjuvEHh/VYNP8OahqHnOnyeDvG/zvcf9eGpb3+f/Yd3rtfDPi6y8VJqNvFZXel6pp/yX2l6hDsubd//AGdP9tPkrPUAnu9b1K22Xej6fa6dcaS812k98++G5/5470/5Y/f3vXg2max8ZrTT4IfBGpXl54RRdumT6polrPO8H8J8yX53T+4zcsmw96+lPLfZs8r5H+//ALdMYEsdvC9qzFGXKPj/AHn8FPjjlk37N/8AsUQQfP8A7tWo4P8AWff2V1GWpVk3z/8AAKf8/lp/sVJJA+/5N9TfZXj+d02UBqM8x9r/AN+nyO8kLxOn3/kfZUnkfJ/sP89HkeZ8lSWVYJPMd/3VP/j+f5PnqeSPy337/wDYp8dqm199VzgM/wCW339j1BHJsd331agjSNH+d330yS1/gT5/9+o5wHwfc+d/nokn8xNifc30RyfJRJI/2ZIv4P8AYpgQ/PC9Ecn/AI/T/I8uj7L5fz0AR+X5kO/+OiD93/3xUnl+Y+xPnokhf+P/AL4oAgnkfzvv7Ke/7z59/wBz79CR+Z8+xv7n36k8vy/n2f8AAKACOTy43T/Yp/8Ac3/O/wB/fVXy/wB38iVoyRr8j/8AfdAEEknyJ/An+3UEkfyP/wCgVakjijf53pjwf3N9LnAZH/c3onyUfPsf5/3m+npsojgXy/npgRpJ5nyIn3KPL8xIG3/fSpI40jTfRHIkcexP7lAB8/kp/An996Z5aJ/f+Srsc8UkOyX/AMcqr5ayPvffsT5PnoAZ5/zPR8ki7P8Ax96PIR3+59/+Ch4PL/jegAk37Pv/AMdPkkeN/v0SbJHT5/8Afp8m/e+9P++6AGSSPI//ALJTPL+//sUeWnnfPuRKPLSN96b/APcoAjk370/20qSDd5f/AE0qaTytn3H30QSRbNnz7KAGf8sUTZT/APljv2fO9T+YkifOnyUSf3IqAKsG/wCf/wBnojjTf8/3Hq1JskR9lHlvIm/7lAFV4/Lep/njf5HTY9EiJJsVEok2fc/joAfH+4/23/26JI3kf5Hpnl+Xsok/77egB/lvv+/5mxKn3tUHmP53/wAXRJcOmz/lpQAyfZH/AB0STvHCj/fqCT95M/yb6JN6Js/26AJ45Hkk+eiST5P9tKg89/J2JF/wOiP946UAT+Ykn39lEn7vY6InyVBHH/pL/wByp5Nkau6UAP8AM+TYlEf7x/nf5Kg8/wAx5EqSOP8AubPnSgsfJ9z+/TJJEj+49RySPHDs/jo3/c/2HoAn+SNPkTf/ALdMj+/8/wDrKjSd5N//AKHUnnvHNv8Ak/4BQA+SRP7j1BJ/f++lEc7yP87/AH6II/n2fwUEEkcif8AVKfJJ/Hvon379iVHJO/kp8iUFlv8Ag2bPnqD/AClMjun+RNtEc/3/APYoAfJ+7f77vs+5RHG/nb03R0QSSzv/AAfc+/T5P3f8f3KAJ47j++lVZ/3j70+dKZ5/mJ89HmeZ8rp9ygAT7lEkibPuURzvH9ze6UXEfmPvSgAj2b/kX/fp/l/c/gp9rH5aVJ5ezZsf79AEEccUj/c+RKf5iecn8GymTb/uf7FFv+4s9/8AG70AHmJI7/3K858Mxprl/wCbL5M/2jXL+9d9n3/sbpbQ7/8Ac/8AZK7/AM/y02oleX6PfP4dttbliiR5/Dev3M19DH9/7Hefvt//AHxNv/7YvQXE9Q8jzK5fx54i1vQ30iy0TT9PvdR1O7+yp/abukMP7l5t77Pn/grqIb6K6hSVX3wOm9HR96On8D1zfi7Uv+J94NR/vzavs+f/AK9rmggztL8P+LrXWrrXX8L+EY9UuLbyJb6DUb796ifwfc+5/wDZ1BdfD++/4R7+zH8C+E/sTTPdfYoNRvEhim/57J+5+R6wbi+srf4yamlxdaDbTPNYTRJqdjc3Ny3yf8sdj7E/33rI+GUcs3j2e41uyXS9Ut76/S0vHSZ5tcTfMnzzO+zZCn8H/A6Dc7zwP408Qar4w1Tw1ruiaZZf2ZaW0z3tlqM1z53nfc++if3H312sif7CPXD6VPF/wtTxf+9R3/s7Tf8Af/5bV1fmfces9TCZV8QaHZeJtHfTNTt/PspvnfY+x4X/AIHR/wCB0/v15Z4qkvdNs73VZZfP8a+DfJd9UT5H1TSn++kyf7ab/k/vw769djn+f7leX+Lr6KfUviM+xPItPDCWtw/993S5fZ/3w6f991oEJnpvmJInyJvT/wBDqCe1i85v3qdf+e1Z3hyS4g8JaIl2n+lQ6dbed/v+Sm+rX2qL/YrniORowff+5/uVagnfyfuVnf6v7j/8Dq9pUnmOjv8A366pnPA5bRvijb+ILCG6sfCXjSS1lTfFN/YexJU/vp89TyfEJNm9/CXjRET+/oD/APxdeU/FDxd4w8I/ArQb3welujpaWf27ULqb/j0h3onyJ/G7/c/2KqfF7x54zsfEXjjU9B8QPpGl+A9Os9QfS0t0dNUd980yTO/zonkpsTZ/HUnVyc57D/wsay8nzU8P+L0k/wCeL+HbnfU+lePLfUnRE0LxTav/ANPWgTJT9D1y41i/1FJdPu9Ogt7hIbea62f6WmxH3p/sfPs/4BXkdx8WPGXhz4jfEz+3be1g0LQfDH9r6Tp8M295tjzfvpn/AL77PufwJQTCB6zJ44t98n/FP+LP9/8AsCamT+PLSNHf+wvFnyf9QCavNfhJ4j8Yab42g8OeKPFD+K/7Z8N23iOGaa3hh+yTb9k0KbP+WPzps3/PWx+0L8VH+Ffhvw1rr3r6dpf9v20OoukPnPLbPv3p/wAD+Sgrk97kO1tfHFp5Pm/2P4mRNn8fh25/+Iq1P4utLF4EfTPEP+kfc2aHcv8A99/J8leP+DvjFrUHw9tfiBrD3GtzeMr6GHw14V0h4f8AR0ffsh87/ntsR3md32J9z+Co5/2iEk1vSNVu3vtB0ixtNb/4SLSLpEea3ubPyfk+T7/3/k2ff31nqPkPXZ/H+n2r/Z7jT/EMD7/4/Dt5/wCyJTJPiNokCPvt9efydn/Mu3//AMZry+6/agfQ9L1SXWPBXiTSNbtPsDw6Fvhe5u4bybyYXTY+z7/yOn8FUvGn7SHiCT7FY6V4c1zS54dZ0fTNU1R3heHTrm5mhd7N/n+d/JfY7p8iO9Goch67B8QtCuPM8r+2fk/6gF+n/tGoP+FqeH93lJ/b29H+f/inb/5P/INZelfHC31j/hGvJivv+J5ql/pMPnP9x7Pzt7v/AL/kv/33Xc/2lcb9j3EyIn8e+tDOZz0/xG0K1mRHtNe+b7mzw7fv/wC0ajn+JuhQTbJf7Z3p/B/YF/8A/GaZ8TfH8vw58Aa94iRJtR/sy385LXztnnP9xE3/AO+9cv4R+M2t6bqWt+H/AIgfYdL1vTHsH36LNNNbTJeb0h+/86PvR0/8foDkN6D4veGpPkRNe+RN/wDyLd//APGatT/Fjw5Gm+WLxDshfZ/yLt//APGapfE34jeKPD+q+F/Dnhe3tL3xD4hmmSF9XuJktreGFN7u+z53f7if8Dq78L/iFcfEbwTp2uvD9inuPOhuLVLjf5M0LvC6I/8AGm9Kz1DkIIPi94and083Vkf+PfoF/wD/ABmtT/hP9CjtoJXu7vyLj7mzSbx3/wDRNedeNP2j73wr4q8S+GobH+1NehewtvD2lwXD+dqN5cpM+x/7iJs3u/8AAldPqXx00fwPeaX4f8YeJbSy8UXFvC9wlkkz20Tu+xN7/wDLFHf5E3/fo1NOQ1I/iV4c2I/m6mnz/ffQ7/8A+M1JJ8SvDnzyvcamiJ9//iR3/wD8ZrkIP2jNM0ez1648V6h/Zb2PiK80W0htUmuZrhIdj79ib3+59+tSf9ojwPb69pelf8JbbvqOrWn9oWmzznR7Z0d/O3/cRPkejUz5DUtfib4cn37Lu+f/ALhN5/8AGa1LTxpoWq3TpaXtw7w/fT+y7lNn/fcNeZeH/wBqjw/4m8YavaWWsb/DVjp1hN/aDw3MLvc3Ny8KJsdPuP8AJsf/AG69X0bxhb65qur6faahNPPo0yWt9Bvf/R5tiPs/74dKNQ5OT4zLg+JXhy++SK9uH8n76f2Teb/++PJpn/C2PCXyJLrGx9+zY9jcp/7Rrq0vrjYn+kTb/wDrtXNeOPiHe+APCWo6qlpq2vXtun7nT9L3u9w7/cT/AGP9t/4K0Ahj+KPg/wA77O+uw70R5vL+yXP3P+/NQJ8XvA86J/xUtum/5Nj29yj/APfGyuD8XftH674b+APh7xtFo99q+t6tp0N79itXf7Nab0R3eZ/4ET/x+vWk8cJJrf8AYn9pTPqiWiXrw/P/AKl32ff/AN9Kz1AyLr4oeD7VHeXxLaIifffZM+z/AMcqCP4xeB7p0RPFFo6P/ct7n5//ABysTxB8cNY0340+F/Alvpl9PZamly93rU29IUdIfOSGH++/9/8AuVY0P40avr/xe8Q+EP7K1DTtM0nT0uU1C93p9um850fyU/54p/f/AI6NS+Q05/ix4K019lxrsKP9/wD497n7n/fmn3XxY8Hw/JL4jtIN+zZvhm+f+5/BU/xQ+IWp/D34Y+JfEtq73t1pNi91DDNM+yZ0/v1y+h/Hq68Qa94hvrKe3tfhzoNu8N94nurh9kt4n+uSH+DyYf43/v8A3KNR8nuGpJ8ZvAUDp5vii0+5/wA8pv8A4inwfGbwJdbPK8UWj+cm/wD1M3/xFYP/AA0fY65pukXfhXU21h5tfs9Gu4bpJraa3S5/j2Psf7nzp/A9alj+0f4P1XVdX0+08W75NJt7m5ufMSZEeGH/AFzwv9ybZ/Hs31oZ8hak+NPgKSGC4fxRCkD79n+j3P8AB/2xqGP44fD/AM7974tsU+Tf/wAe9z/8Zrl/FX7Xng3S/Ac3iLTvEv8AaJmtLyaxjeG52TeT/G/yfJDv2Jv+589dlpvxl0+TRZL7UtY8ie0isEvk+d0t5rxEeFP+B+clAchr+GfGmleNLCfUNHu/tunQzeT9q2OiO+xH+Tf/AAfPW9HImz/Y++lch4ZunutY8Xo/z+Tqmz5/+vO2rpfM+5FF/coIJ4/3j/JU3meYnzvsrO8yXZ/45UnnvJC/3KAJ45/LdPn+So5JP9J/2P4HqSOf/tnsp/mPH8mz79ADJP3f+5/v0SbP++KmePzEpkcfzv8A3/4ErPUA+f8AdvvokkfZ/sfx0eZL/wB8Uz/WPvStACOBZE/3/wCOj7L8+96JJ0jfZTPtX7777/JQA/7Cm93R6f8AZU3/ANzYlEE7yfP8nyU+eRINj7fv0FhHAnz/APfe+mSfv/volM/tL+B0p8EiyJ/t0APkgSNH/v8A9yofI8t/v/JU0c6fP+9+Sqsk77vufJ/foAJIE3/I9T+QkkKf79Mkk/8AQKjjn/goIJ/ISP8A9kpnkJG+ynySeZ/9hUHmfxpQBPHCmz/bo/1aJspnmfP9+n+f5abKCyfyPk+/8lEkaSJ5SJ92qv2p/O2L/wB90+SRvO+T+OgAkjST770RwJ5NMjkR/vp89Ec/76NN/wAlAFqGBI5k2Pv/AN+ieBPMeJ5f+BpRBdeQju+yoI5E8x9n36z1LCSBP4N9Hkf3/n30STvs3/co89P9+jUgZBGk6ebE6Oj/AMaPRdR+XGnz/fokkSPZ5SbP9hE2IlTQSfJsdPuVoAsc7x73ek8/zPv1PPH8n/2FVY5E+46f+P0AEn/AaZ/0y+4lRz7/AO/VqCD9z/t/9NKAIY4/LdH31xPi6xuPCviBPGum6e+obLf7LrNlap89xbJ86OifxvD8/wDvpvrvJ/3dVXk8v+DY6UAcbpU76VpUGp+Gk/4SHwbd/vkh0/55rRH/AI7b++n/AEx++n8H9yma54dtPixpul6h4c8WvZf2ZfJdQ6hp8KTPDMiOjpNC/wBx/nf5HouPA174Z1K91bwFcafpF7ezeffaRqCu+mXb/wB9Nn/HtN/tp9+ua1zxh4fkvnuPHXhTVvA2t+d5P9u2vneS/wDtpf2330/67UFnc2vhzxxBbPEnxQu3Rk2I/wDwjtnUCeGPFsccn/FxZrqbf87zeHbPZs/3Kh0e38QX2mw3HhfxxaeKLJ0+/rVul5/5Gttj/wDfaVN5/wAQLFH+16F4b1FN/wAj2Wo3Nt/32k0L0AZ/hX4c6rofirV9d1jxm+vXWowpC8P9kw2aIifc+4/8G9/++6677L5fyI6VkT6l4tk2eV4Pt3f/AKba4nk/+OQ7/wDxyue8TeINY0df+Kg8V+DfAcE33H3vc3Oz/Y87Ym//AIBQQdD4q1i38M6V9rlTz7qbeljZInz3c38CIleWf8Ire6q+neB7iV572+2a14yvUTej73/49t/+3s2f7iVqeEb59Sv55fAmlanq91cJsm8feKt/kon/AExR9jv/ALkKIld54Z8P2/hmwe3R3urq4f7VfahN/rrub+N3/wA/JWeofAWpIPn2O701tPVWIEq1Yn/jfds+eo/Ml/uUEC+W+35P/H60dKgfaifJ9/8Agqr5nlvWhYyeXNH8+/560M4Hlmq+DpfiF8ELXRLS4hsnvtOtkSZ03omx0f8A9krB+I3wT8R+MfFWvS6Zr2nadoPim0trLxFa3Vu73OyF3+e2f7m90d0+en+MfGPiv4e/D3w7ceH9P0b7FaaS97qOqeILt4baFIUTZCmz+N/4P9ysvxB+0L4jghn1XRPDli+g6Ho1hrWvpqkzpeolz8/kw7Pk3onzvvoOqPOe0aHpuqx3mo/2hcWL2Xnb9OS1R0eGHYnyP/fffvrl9c+E6eI/G3iHU724T+y9Z8Np4cmtUT50+eZ3f/yNXV+H/FWn+ILrVLTT7jz30+4+y3fyOmx9iP8A+gOleS/8L08S+HPGF1ZeLdE0zTtLfTtS1a3tbK4ebU7S2s/47lPufvk+5soCPP8AYJvB3wk8e+H5r3VdT8S6DqHiW30m28P6TNDYzJbQ20L73mmTf88z/wCx8nyV23xK8Ay+OIfC6RXEMCaNrltq03nJv85Id/yf7/z1g/Cf4m+KPEevSaJ4z0fTNOvbvRofEGnf2RM7p9md9jwzb/8Alsj7PufJ89YPibxx8WtN+LmneEtMsvBD2up295qFjdXr3nnJbQunyTbP4/338FZ6h7/ON1D9n/W9Lv7x/Cuu2NlZW2vJ4m0Cz1C3d4bG5dHS8hfZ/wAsZt7v8nzo7vVG6/Zl1DXLO6TXvEFvPqOrJrD6pdWVu6Ik1+kKJ5KP/BD5Kff+/Xd2vxQuJPEiebd6N/wjVxqlzotvNH532l7mGHe6fc2ffS5/4AiVhR/tc/CWSF7j/hK18lER0f7Dc/PC/wDy2+5/qU/jf7iVoP3zO/4UX4w8SX/9u+LfEejXWvJNpUNv/ZdpNDbJbWd59pf777/Omf8A4AlP8VfAvxhfeLtRTR/Eek2XhDVtfsPEd9a3Vo73qXMPk70hdPk2P5KV3+pfGbwZpXjO18KXGtwprdw8KIiRO8KPN/qUebZsR3/gR3+eq3hn47eB/Fni7/hGdI11b3WEeaHyPs0yI7w/JMiO6bHdP40oFzTOJ8P/AAP8W6H450S7uPEukz+END1bUtTsbKG0dL1/tiTb0mffs+R5n2bK9r+eN/8AYq1JIn9/56jj/eJ/sJQRKXOcx8RtDuNf8AeIdKtNNsdanu9OmhTT9Td0trjen3Hf+CvJPgZ8Pdb8AXnijxKng/U7KfVn03T4dI1PXEvLxLaHf51zNc73T5POfYm/7kKV75farFY211cXDpa2sKb5pnfYiIn33rzzw/8AHay8Y+AJ/Ffg/wANaz4utU1SbTEtdPSFJptj7POTznT5KDSHwFX4/eEbvxNpugy2nhS78Vpp988zppeqf2bqdv8AI6b7aben+46f3Hq78D/B2p/C/wAGeGvCtxo8KJDaXN7d3sNwjw2ly82/7Mn8b/ff5/8AYq98KPixafFTw8+sJpV94eT7dNp6WuqPD50zw/f2bH+dN+/7n9ypPiZ8YfDvwth0VNamZ9R1i+h0+x0+H/XTO8yJv/3E3pves9Re/wDAeXfEL9nC98afEjxx4tit4dL8SJY6a/hXXd/z29zbb3f5P7jvsR/76PWR4u8HfEXxHZ+NbJPA8O/4i6XpsN3dPqMOzQ7lE8mZJv43RPvps316Z48+OEvw98VWumXvw/8AE2o2V3fW2mW+r2X2b7NczTfc2I77/wDxz+B69QvpPsttO6RPdOiO/kx/ffZ/BRqac8j5wsfh/wCNvhz48fxraeF38UeTq+t/8SuG+hhme2vPs3k3KO77P+WOx0+/seqXg79nrxRD4V8UaJepaWM+reCk0lLpJt8MNy9zeTPD/f2J5yJXoXg747an408aXXhyX4ZeJNBfT3RNUvdQuLPybHem9HfZN/c/uV23hHxwmuef9t0e78PIkUMyPqk0P71H3/c2P/uf99pRqHPI8A1LwH8SPHkevaxd+BF0G+t9G0S1sbJ9Ttne+msL/wC0zIjp9xNn3N9er/BbR/Ff9teP/EHiXw//AMI3P4h1mG9tNLe7S5dIUtoYfndPk3/JXf2PiPR765gitNY0+d7jf9nSG7R/O2ff2f36fHrGnz3N1Emq2Lz2Pz3CJcJvt/8Af/uUakTkaMcfzvvrO1iB57C6SL781u6J/t/JUljrFlrG97K9t73yX8mZ7W4R9j/3H/uVneOPGWj/AA58Maj4g8QXaadpdim+aZ/n3/3ET++7/crQwPLLr4c+IJP2VIPBqWiv4hTw7baf9i85P9ciJvTf9yvU7G6vf+EheyfTHTS0tEmTUPOTY82/Y8Oz7/3Pn315/rXx/tLDwr4Q1iw8Nax4hvfE1i+p2Ok6fs+0pbJCk0zvvfZ8iOn/AH3XoHhjxjpXirQdL1jSrhJ7XULGHULdPuP5L/cfZQX75y/jTwjqesfEX4c6nbxb7LRri/e+ffs8nzrbYn/j9Pn8P6rH8Y7rxAlvv0t/Daaek2/53mS5d9n/AHw9Sar8YvDmlfFHRPh/9oe68S6sk115MP8Ay6Qom/fN/v8A8CVl+FfjvpXibx4mhRaLq1rZXdxeWWna7dIn2LUbmzf/AElE+femz5/vp8+x6A98f8UNH1v4lfs/eJdHTR3ste1nRnhTSHuE/czOn+p3/c/4HXmfir9nrW/DOn+K/B/gfT7RPBXiHTEuYbJ5dkOl6rDs+TZ/zxuUT5/9tH/v19A+JtYuvD+iXup2Wj33iS6h2bNL090SaX5/4N7oledeCPj1deONH1fVU+HfiDSLLT/ORJNQltP9LuYZvJe1TZN9/emz56z1LhKfKcbdeBPGvxC8cP4w1Pwu/hQzajoMP9mT3cM0yQ2c0zzXLuj7P+W2xE+/8lYEfwd8e6r4S0TwlceF4dOg8G6NrFlDq/26F01ma5tntofJT76b9+99+z56+idN8XWk+mz3uponhr7PczQumqXEKP8AJ/H9/wDjT5/9ytSDxBpkkzpb6raXU8KI8yQ3CO6I/wBx9n+3RqHNM+ffiL4A8b6Wt6/h3wkviiPXPA6eFXtftcNt/Z0yb9m/f9+F/O/g/uJVHxN8NfiHa3WoaLp/hJNTsdcl8PXr6smoQolj9jS2S5heF/nd/wBz8mz5K+kLTxVpWq2c+oRarp89qj+S91DcJs3/ANzf/fqe11K0vrVLuyu4rq1m+eGaGbej/wDA0rQPamJ4cnik1vxXFF9+HVE3/wDA7O2re8vy3Sua8PyP/bfiv5Nj/bofn/v/AOjW1dRvagxkHlvs+T+/TI4Xjd/n2JR/uVPHI/yfJQARx+Wn9+jy/k3/AO3RJ+8f7lP+SNNj/coAI5P4P9uiSR9/9zZR5f8A329T+Ykm/e/3Kz1Aq/6xNn36j+eN9+9EkqeTZvdU/wC+KJPuP8iPsrQDPk3yTP8AJv8A9upvLT5/n+5Vr+43/LOnySfPQBDA/mJRfTu8Plf3Kf8A7n9yiSPzETYlAGf5n+79ykk2b3d0/grR8jzPn30+SNN/9/ZQWZ/l/OnyPs2Ufx7Nj/crU8x4/wCCo/M+f79LnApfJI7/AO5TI/3iVdkj/wBij5P7lMgg8v5N+19iUeX8ibP4KvSSL5P3KZ5CRp9/79BZRkj+fZ9+h5KuyJ9yiTZ539+gCtHt/j/uVH5b7971d8v+DZ9+mfJG/wBygClJIn99PuVNH/roPKXf8n3KteZ5n36I5PLff/HQBVkk/jf53pkG+SarvmeZ/AlHl7PkoAhkkf8Au799R/3ET5KveZ/AjpRHB5ib3f50/goAo+WnyP8A990X1jFqWm3VpK8yQXCeS7wzeS6b/wC46fcq15aRp9z/AIHS/JJQB88/C938B3KS2+oatq8mreNbzw4/9r6tc3n2e2R5tmxHf7/7n79c1pXx68YX1zqmqxS6Zs1CHSk07S/s9zcvDNN9p3+TDD88z7Ifuf8Aj/yV9Da58OfCXiPQ59E1DQrSfS7i7fUJofnTfc79/nf7++uTn+Enwn1K/g0L+zPDz6jaW8MKaXa3ey5toYd7omxH3ps3v/329Z6m3NA82+FHx61vxx8VNL0+W0+xQ69pdnqc32p3+zW+yF/Otrb/AKbO/wA+x/4EevpmORNj/J8lcvpXwr8GaPDZRaf4c0+yS0mhmtvJTZ5Lwo6I6f3Nm90/4HXUeZ5afwUakSnAhnnSfZsfelRyf+h1P5iSfPsTfXmXxU8Ta74Z+IXgCLQdKu9e+3f2l52kWt3DbedshTY7vN8nyVoRy856H5fyI/36I5HgT907/P8AfSvmnw/+0J4g8P6P4divdPt72e4vpv7Rhupprm9t0m1aa2RN8KeSiIn8bv8APs2JWppXx68cX32W7u/DXh6DRJktr1/JvpvtKW02ofY/7mzfv+f+5s+Slzl+ykeoa/8ACHwP4jv01C98NWiaj997rT5ns3d/+2LpvrOk+C2iSbNuseL4ET7iQ+J7zYn/AI/XFXHx+8QXVh4eTR/Dmlvq+uWNnNbpe3DpCjzXj23zun8CbN9e8QwPJCiSom/Z86J/fph70DhpPhPonkwJLqHiS6RPufavEV4//s9Gj/CfwZ4Z1JNT0nwvpkGo/wDP68P2mb/vube9egSWqRwp86b6fHa/xo6UEGRP9rn+f53eoI/N3u/zxyVtyff2f+P/AN+o/LfyXRP++6CDBupH/g/jpyzfKPv/APf6tmTTUkT54krJm0+ISN/Bz930rPUB0Fx5i79n+xWjpW+R0fZ/y22VlxxvGv3P461NK/13yf8APZK2IgeI+OLHxBfeA/DWmWPgrT/iN4bu9JeG70iSWGF0udifZpt83yeT9/f/AB/cdK4a++EfxD8P+G9Q8Hw2SeJH8WeG9N0bUda/tBETS5oUeGZ3R/nmTyX+TZ/Glem658UP+Fc+FfC9pb+F9W8S3s2lveva6QiJ9ntrZP30zu77P40+T771d1H45+FNNv8AwPp6Xb3uo+NPJfS4YU+fyXTf5z/3E/8AZ6k6ffO10PUrj7Te293pj6da2kyQ2k3nI/2uHYn77Yn3P7mx/wC5XgmufDXxn8UPFv8AxO/C9j4avYbHVdP1HxdZXCbNZtpoXhtoUhT59ifI77/uOnyV9CxyRTvsilSd4X2TJG/3H/26828K/Gyy8TeMINHfQtZ0iC7+0/2TqmoIiW2o/Zn2TbP402f7f30oIhOZz3gOx+IH9tyeLdb8FfYtR0Tw3beH7TSE1SF/7Rm87fNMj/cRPkTZv+eu48QeFdV1X43+EPEcVoj6Rp+jala3E29PkeZ4dnyf8Aep/hr8V9C+LcPiF/DTve2Wj6j/AGe97/BcPsR96f7Hz/fq18TfF2ofD3QX1Wy8K6n4rghR3uE0yaFHtkRN+9/OdP8Axygv3+c8bj8F+PY/GFloj+FU/sGx8W3/AIj/AOEgTUYdk0NzDNsRIfv70ebY++oNN+C3i2PwNZaemlQpdQ/C6bwy6ecn/H+7p+5/+zr0rwd8Xr3xV4YsddfwFrmnJqE1sljZXVxbPNdwum/zk2P9xE/4HXXaV4usrrR9O1DULuLRJ75EdLLULuHzoXf/AJY/I+zfv+T5KA5pnz1P8C/Ftr45urSXRdW1HSNW1TStWe9h8RfZtMtPJhtkmS5tvvvMjw/Js+/8ldf4R+GviPR7n4ePcaYkH9k+JNe1O7/fJ8kNz9p8l/8Ab370r2qPxBpk9jdXEWp2M9raO6XEyXabLfZ99Hf+CqsniDR4NNgvX1ixtdOdN6XT3aeS/wDwOlyhKUzUkn+Te6PUnnvGn3Kg/wBZs+dHR/7lT/Js31ZiPnjS6h8qWJHSZNjo6fI/+xXglrqWseC/gz8WrrTNPu01dNc1j+zoUt33u7vshdE/uV7jqusW+h6JdanqFxDZadaI91cXUz7EhRPvu9cHY/H7wPqXhjVPEcXiKH+y9LdILueaGZHhd/uJ5Lpv+ff8nyfPUll3SvDnhrwBpvgDw1/Znnz6dD9l0mb7I832d0h+d9/8G9N/z/x76yP2htNfVfh7avb2X2q9TXNH2OkO90T+07Z3/wCAfJ/45XZeDvGuj+OPD0GseH71NU0u43okyb/vo+x0dH+4/wDsViePPi34U+F72Vv4l1tNLnu0d4U8l3+RPvu+xPkT5/vv8lAe/wA5l6zY3Hib9ofw8lxbzPpHh7SbnU4X2fuftly/kp/wNIUm/wC+69A0fxHaeIE1F7RLhEsbt7Kb7VC6fOn39m/76f7dcvffGLwf4f8AGGn+FL3xHaQa3qGz7Pa/O6fvv9T8/wBxN/8ABv8Av12WpXSWNg9xcP8AuLeF3d0+fYiUAePW+lXupeM/jjbpaTb9QtLOG03psSZ/7PdPk/4HXgl9fJ8SvDD6fb6JrjwWPgTStCvvtWlzW3+kpf23nQpvT59n+xX0Z4V/aQ+HXjzxPa6FoniCbUdXuH2Ja/2dcps+Tf8Axp8ldl4Z8eaJ4889NF1B717REeb9y6bN+/Z99P8AYegvnlD7J8+/8Kh0Xw54/wBU1LQvCkOnXVp8SdN+w3VrabPKtvscO/Z/ch3vNv2fJ9+vL/Bfg7U49N1S0lTUP+ErsfDuvQ65a2vhh7Z3mmR/kubzf/pO99jw7N//AACvvOSN5IU+R02UfvZNifvtifcpcoe1PEfgt4LsvAHxL1G30TQv7I0ubwlo7zJDDshmuUe53u/9+bZs3/x17D4gjt9S0q6R4kuv3LuiOm/59nyVd8yXZsdHT5/v1zXjTxlongDQX1jXdQTTtOR0Te6O7u7/AHERE+d3f+5TMZS5z5j8WeHbK6+HfwUh8cReJNL8IW/hiZLi98P21z9thv3toUSF/JTzkR0875PuO6Jvr274HyRWPhvwvZaxon9neOYfDFsl2/2Hydltv2JDv+5v/j8n+CtS+/aC8CeH/DGl+JrvxLDBperb/sk0KO7zbPv/ACIm/wCT+P8AuV2sF8mpWcF3bypdWtwiTQzI+9HR/nR6DaUpch5t440vzPjH8L72K0+RLvUnu7qGH7n+h7E3v/45XiPwo0T+zvjLo+oJaa9/wmsOp63N4qsrqzm/syxs33uk1tvTyU37LbY8PzvvffX0ZdfFvwlpXjaDwZLrsKeIbjYiWWx/vv8AOiO/3Ed0/g376ND+MXhTxN4zvfCmma7De63Y7/Osk3/wff2P9x9n8ez7lBEJThA6Hw54gt/EGlaXqunpcJa30KTQpdQvC+z/AG0f50r561Kx1OD9mnXt+lXbvaeLbnU5rWG3d5vJTXPOd0T77/Im+ve/FXirT/Beg3Wt63cPa6Xb7HlmSF5vvvs+4nzvXG+Gf2iPh/40h1S40TxBNeppkL3t3N9huU8mFPv/AH0+fZ/c+/QEef7B43pVjpvxe+Jyand+HLvUfCmo/ED7aiavp00KXEKaG6JM6On3N/8AfrlI/hDd6b8NNITwl4cuNO8Q33hLxJazPa27pNM/2mHyUd/7+z7iP/wCvsjQ/Edp4mtp73TLt7qBJXtXfY6fOj7HT5/9utTy7jZv+f7/AP33QX7WZ8R+HPB+n+JtKvYrK0uNU8N3ereG7W7srXww+iWTulz86eS773dE+SZ/ufcr6P8Agfo8XhV/H+mWmmf2XpEPiq5extUh8mFIXhhf9yn9zfv+5XqH72R/499Mm379mz7lLlIlV5zH0O1f+2/Ery/6h76HZ/4DQ1qzyP5PyJ89Z2h/8hvxKifwXcP/AKRw1qSRp/cf79MzkHz/ACffp8kj/wDAKgk370f76VJ8+zY6f8DqidSbzHkTZ8lT+X8nzpVKOPy9iffq7BAlSWHlvsp/lps30yf+5s30+T7n3Kz1LGbPn/uVPHP5fz7Kj8v5KZ5aTvv2b6NQIJ7rzE+5TPtSSfJRPavv/wBh6PsPlvWhAee/nfOlT/ankR9n/wCxTI43jkp/2F403/xvQBH5/wAnzp9+mTyPG+9KfcQS/Ij7KX7LLQAn2r50/wBup4/3iO+/56pSRvI7/J9z+OrtvG8f8HyUAQef/wAA+el8/wD36TyH86pEtX3vQBHJI+/7mxKktZP4P++KI4PMT+D5KIYHjegsJJH8ve7/ACVHJdf3Knng+fZ89QSWMu+gA+1fP/HUkk6Rp/wOiO18v+D/AH6j8j7nz/JQBIkiSU/z13fc8z/co+wvGm/Z8lQeR8ib/wCGgAjn8upPPf8Ag31HHA/3/v7KfJH5b7/4KAGQSP8AOiffpfMf+B32U+ONN+xE+f8AgpIIE3/On/A6AF8x9nzv8lea+P8Axx4l8OeKo4tH0/T59IsdO/tbUYbpH+030O/ZMls6fxwp89emyWryfcd65fxp4RuPEFnBcae1va+IdPfztLvbqHeiP9x0f/YdPkegC7rGoyyeG7q90Rkup3tHurF/4Jn2b0/9krynUvDPhfSvgJZeJdN0+0TV0tIdQsdaSH/TZr99n/Lb77u83yOldB8PfELabb3VnZWNy9lp8uy+0JPnv/Ds38aIn35rP+NHStXwz8OfA+paw+u6JaQ3t1DM91shvne2t5v7/wBm37IX/wCAUGnwHa+Z5b7H++/8FM8xv79MgurS+mnitLu0nnhT54YblHdP+AJT/Ilj/wCudBmPjkeNPvpVW+0qy1XWNO1O4tPP1HT96Wkz/wDLHenz1ajj8tPkqSOF43/ub6APP9S+BfgXUr+1u7jw1D58PzpsmmRHfznuU3oj/Psmd3Tf9zfWpa/DLwpHbJbpo9vsSFIdm9/kRJvORP8Av989dfPA8iO+xP8Avuqv2V43+46fJ9+gOeZ4p/wgen+HfG17/wAIP8OtJ1S9t5obq+1DVNWmtkSbf50MNt9/5977/wC4m+vW/B3iNPEejwag9pNp0770uLKZ9728yfI6PXGX2pXvw/8AFGqSp4U1zXtO1yZL3ztFhSbybnYkLwum/wCT7iPvrpfBelXGlaU76hb/AGLUb67m1CaHfv8AJeZ/ub/9ilIv7B1EklH7r+D5H2VB5jyPUkE6I9MgfHv2b/nqaCT5/vJS+f5aJveoPM8x9+/fQA+ffJ9ysm6P+kP8zda0/MSRv/Q65a8mL3UjL5W0tx86UEGl8kibEf5/46mtZ3j2L/t76peYmzZvq1Y75Jv+B1RGp4P8TPE2mw/CjRPDXiuy8R/8I9rmkuj6v4bSZ3S5RE2W2yFN/wC++f8A2Pk2Vak0PW/+Fe/A19Y0pIfENvqmlf2ikNvseHZbTff2fcRP++K6GP4seFPhf8PfC9xruu/2dBd2+y3+R5nmRPvvsRPuJ/G/8FbfiD44eCvCuq6dpmq+I7S1utQhSaHYjunkv8iO7omxEd/uO9SdPNM1PCv9iXGseIU0qyeyuvt3/Ezd7d4ftE3kp8+/+P5Nib/9ivGNH1n/AITT9obw7q9loniDTvENpb3+meJNP1aGZ7Cxs/8Ali8LumzfM6I/7n76ffr6I8zzP4/9yuR0P42eD/E3iTUfD9l4lhutR0xJnuIfnRERPkmdHf5H2fx7PuUEQOa8HX1v4E1v4tare2V3a6XDrNs8KWto774f7Ps0/con3/n/ALld/wCPI3n8B+JYold3m0u52Iiff/cvWL4A+L3hL4lTXqeF9bTUZ7FEeZPJeF9j/cdN6fOj/wB9Pkq14/8Aip4c+F+mwah4ovX061mfyUmS0mm+f7//ACxR9lAfaPIdVun8B+Ev2ffEuq6fqH9naCiJqP2KxmuZrfztMeFN8KfP999leU6b8Nk8Y+ALq71jwpcPPD4H16axh1Cxfzre5fU5nTYn8E2zZ/t19R+HPj94H8VaC+t6Vrc0+lpcw2X2r7Dcpvmm+599P4/79dlo+uW/iDSrLUNPuHnsruFLq3m2Om9HTej/AD0G/NyHyD8Qvhe/hmHW7fQtH/svw0j+FdQ1RLXSXvIXREufOd7ZP+PnY/ku6f7FaPw5+GWmeJtb8Ff2rpT694Xm1nXtQt01DQ/sFlseGFEdLP59kLvvdN9fW8c/z7H30+DfPvRN7vWfKHtTzn9nfTbjTfgh4NtLu3uIJ7fTvIeG6R0dNj/Inz/7FegRxpG+yppJH/j+/UMEnyfP/HWhhMwviJc+HdM+H+u3/i+OKXwxa2jzahHcpvQwp/sV8veJtV/4T/w3P4zl13R9I17xT4k0SG3eG7huU8L20Lu9m9zsfY8z/PvR/k3uifwV9b6lY2WuWE+n6nZW+o6dcJ+9tbpEeF/99K5rTfCPw8sfD2oppmheGU0S7TZqKWtvbfZpkT/nts+R9n+3WepcJch5n+z1Y6f9gurfUPEf9o6pp/i3VfJ1Syu/JttfmdN8z+SnyPs3/cT7jw0/9oLxxoWm6wng/T7vRtL8a+LNLfT7jWtXmSGHTtK3/vpn3/f+++xP43/3K9d0rQ9Cg03S00rStMSy09N+nfYrdNluj/xw7Puf8ArP8VeC/A+sXkF34o0Tw9qN0/7mKbWreF3f/YTf/wCgVoHP758sePNOtNK8Z+JZtK8R2kHh7Q9W8MWr+EndHufEXkpD9muUm++n302bPkfyXr7SgvrTUvtX2K7t7r7PM8M3kuj+TMn30f8A26wZ/Dng/wD4SfSJbjStG/t60h2ac81vD9phRP8Anj/Hs/3K14ILTS4br7Jbw2STO81w8KIiO/8AG71nqEpc54/az3cfjn4/vaPMl0ljZujw/fR/7PfZXkPiP4mXfiLw3a2+heMpnuk+HmjzXE2mX297e5m1C2R5n/6bbHevq6x1Xw/9vd7LU9Hm1G+2b/stxC81xs+59z79UtK8HeCrFLpNH0TQYPtHz3CafaQ/P8+/59n+2m//AIBRqOMj5/sfDOoeDvHU0tl4w8TXsGh/ECw0KxstQ1Z7mH7Hc20LzQuj/wCu3vN99/ubErgPCPj/AMZyaJda7L4jSDVNW8O69dajC/id7yZ5oUfY6Wez/Q3hf5Pv/wDfdfa0+m6f87tp9pvmuEvXfyU+eZPkSb/f+T79UY/B3hq1udRvbfw/pMF7q3yajdJYoj3af3Jn2fPRyl+1geWfBOx1Dwz4/wBU0RvEGs69ZXHhjStaf+2r57l0vJnmSZ03/cR9ifJ9yu8+JWsaFo9hpD63d2mnXVxfJa6Xql7aedDY37o/kzfP8ifx/frqILGytbn7RFb26T+SkLzJD8+xPuJv/uVB4jtdE1LQb2012KxutIdP9Ih1REe22f7e/wCStDDn98+Y/h7qujp8MdQ8PzeMNM0HxfLfeIbXTvHV1aJNbXyedvvJod/yJv3/AHEf+B9n3K9T/Z9n0zUvAHgq9ilm07VH8MWcP9hPfO8MNsn3JvJ/2/79drdeDvCmq+G7LTLvRNDvfD1psmt7Wa0heyh2fcdE+4lakFrZR3n223tLf7U8Pk/akRN/k/wJv/uUBKXMeA/GzXNEk8Sad/YmsWMF7pPjLSn1zwr9n8m51e8fyfJmR/vvsR0f+4/k/wCxRHrmhX3xy+HN74a1jT73QftGsaenhi1t/s02l3Ox3vLx/wCP76bH3/8APbfXt11ofhefxVa6ncafpL+KIbd0t7p4YftiQ/7D/f2U+18OeH9K1u61O00rTLXXtTh2XF0luiXNyn+2/wB90pcocxvaVfWms2drd6fcQ3VrcJvhmhm3pMn99Hr5pj1+48P/ALNOr6hb3s2nfZ/Gtzvukm2eTD/b/wC+3v8A3Nm/fX0FB9i8P2EESfZNH0u02QonyQwwp/B/sJWdBdeFb7Tb3TIpdDutOm3vd2STQvC6P993T/bphCR8/arrD/FD4nXuiWXi3UP+Eeu/H39mPJoWqbN9smjPM8KTJ9xN6fwVyFr4g8W+BPh/a+ItP8V69q+tan4Q16eb+1L57lN9ncoltMifcR0Tf8/8f8dfW+h+GfDWlJAmiaPpNrBaPvh/s+3hRIXRNnybP49nyVox6PpVjZ2v2fT7SB7dHhh2W6fIj/fRP9+lymntYnyDpV94j/s3UfD9p4tmtdLu9R8N/Pp/ip9Yvbd7m52TP9p2Js85P4K9++BCXGnW/jLQn1C+1Sy0TxJc6fYzahcPc3KW2yF9jzP877N/8ddfo/g/w14f017LSvDmk6fZPcfanhtbGGFPO/v/ACfx/wC3WvawW9r57W9usD3E3nTeSmze/wDff/bqOUUqvOZ+lb/+Eh8Sp8/yXcLp8n/TtDW0n3ErF0OTz/EPihPv+TcW3/pMla/l/wBzfWhjMfJs3/IlHlv9zf8Afpke+P5H/jojnTe7/wDs9BGpP/q/ub6f5nzpv376Z9q+X5PkqBJH/joLLX+r2bKP9ij5Nnyffpnmf36z1Ak8z/bqOP7/AM70SbJPnSo5/Nj/AHr/AD7K0An8t46k89JNnlbN7/fR6oyT+Z8ifJ8lQR7o5N/8eygDUk2b/wC5TPPfy/neqXmP8nyUf6xH3v8AfSgDQ8xJPubNlMn3/P8AcqD/AFaUSSPv+R/++KAJJJv4HSn+YkdUo9+/fven+Z8nz/36ALX+sbf8iUee/wBzfVLzPM/jo8x/9ygDQ85Nj/36kjkSNKzvM8v7/wDBRaz+Y6b96PQWakkkUjfPT/kjfZvrLkm+fZvojnffspcoF6eRJ0R99H+o2bNmyqMcnl/f/ufJTPMeRNlMDRknT53TZ/sf7FRx/c/9Dql5b7N7vT/Pfy0SgC1H/A6P9+meZ56b32J/sVV8/wAt0p/mPI/+/QQT+Wm5Pnp91P8AJsiqr8m9P4/9iiSd53f5PkoLJ45H2Im+nx/crnvE3i7SvA+lPquu3sOl6d/ff53d/wC4iJ87vWD4Z8f634xs4NQ8OeCbufS7hN9te67qMNmlwm/76Im96AgdJ4k8F6f4juLXU2a70jW7H5LbWtMfybxE/uf7af7D/JXPa5pPiiaRPtvh/wAI+ObXZsea6d9NvH/3/keF6u32q+PYH+Tw/wCG7qD+BIdZmhdP+BvDsqGT4hRWOoQWnijR7vwjPdvsimvZkmsrh/7iXKfIj/7D7KCzj9U8O+LdTm099E+F/hnwhe6deQzRapDr1vvSHf8AOmyGH596b02PXsUk/wA/yfcqDzHgTYlMn/efOn3/APboI5yeST+/RPJ5ex6q+Z5c33N9P8zzIaCAvp3ks50t5U890fY7/c3/AMFeS+C/E2oeEbCDT72+u9O1TZ/p2i+Ort0S4m/jez1L502O/wDB/wCgV6vJ/q/kT/xyrPkedC8UsSTwP9+GZN6f98PQXA56DxNqskML/wDCD65O7pv36Rd2F5D/AN9+cn/oFMutc8RyWzyxeFE0GBPv3XirUYbZE/4BDvd/++0rLuvg74EkvHl/4Q3RoHf+O1t/J/8AQNlMj+E/gqN0/wCKS0md0/juoXuX/wDI2+gPdI/C/wAVbLxB4y/4RpZ9P1mf7P539p6H5z20X9+Gbf8Acf8A4HXeTwRQO6I+/wD6aVSg/wBFsPKiiSCD+CGFERP++Eo8x9v3P+B1nqAyf95Ns2fJT/PeNPkWmSf7j1BG/mJ8n/AKNSCed/k+5ULSfMf3X/jlJM/loiOlQ+Wf4fu9qNQI40eTf/HWvpUiSTbN/wBx0rPjj8x/N+f/AG6u2uyN3/g+etiIHg/j7UtCHw90vRYvEtj4N8Sah4evE07Xb20SZIrNP+PmFHf5Pn+T/wBD/grzaTxh4X8VeCfCngK0/sfwhqHiTw3pU3ie91C7SH7JpqJ+5hTf880z/Oif3Efe9fTlv4f8Ka54Y0vStdtNB1SC0RHS11P7M/kun8ex/uPV7WPh74H1+5/tDWPDnhvUbp9iJe3tvbTP8n+29SdXNEg8M6bp9rf62+n6rNezvfI9xavd+clo/kp+5T+58mx9n+3Xz7feI/B+pfFHwhqEWsaTe+Bn07W7Kbw39n+zf2MiJvvLmZPv/O6Ojo/9+vp21j0S1mmlt5dMgnuJt8zwzQ/vn2bN7/36zv8AhGfCUepapdRaZ4b+26mnk6jNstt92n9yb+/QZwlyHjHwa8b+HPGniTV/iK+q6NpenppMOmaTpCX0PnWOlI/yTXOx/keZ9mxP4E2fx1678Qp3/wCED8UP9z/iU3n/AKJemaX8P/Amlfak0/w/4ZtUu02TJa29sn2hP9vZ9/566uaO3urPyd9pPA6bHR5kdHSgJzPnq18Xf8I54b/ZzuL3Vf7I0SaFIb6aebybZ0/sl3RH/g++lePW+q6r488GT6qvjLXoUsfCWsa7aTafqLw+dcw6nN9mmf8AvoiJ9z7lfauq+GfDmuaJ/YmoaZpOo6cmz/iX3SQzQps+58j/AHKktfCvhyO2e3i0rSUg8l7XZGkOzyXfe6f7m+gvmPkHxjfeIPA9nrfh/T/EerX2nand+G3vrrVNZeF4ftiTfaf9M+f7Mkzwon+xv+StDwja6x441Twp4S1XxbqCaJ/a2t2v/FP+Iprl/s0MMLpbPebEebY7v8//AI/X1jfeFdKvob23u9KsbqC+hSG4hmhR0uET7iP/AH0+ejTfCOj6GllaaZpNjapp6bLSG1t0T7Oj/f2bPuUGntTivgLrGoeIPgt4UvdTvZtRvZrFPOupvvzOj7N7/wC38ld5HvjRPkqa10dNNs0t7S0htbWFPkSFNiJU/kPHD86J/sfPQYT+I5Px/oen+JvB+t6Zqt3NpekXdo8N9dQzeS8MP8fz/wAHyV8wT+B4tc8O6p4o8OeDHg+HOp6/pT2/g61hSF9cs7bej3KQvsT987o6J/GkP+3X1V448A6V8QvCuoeHdbR30jU4vJu4YbjyXdP99K43T/2afBWl+GNQ0SJ9butOupYZv9K1y5mmt5ofnhe2d3/cun+xQXCXIcb+znBqt1YeIU0+3fwh4e0zxbfonh+6t0d0tnhR0h+R/wBzsmffsT/cqP8AaT8M+GtY2Jd6J/wl/jnXNOm0Lw7os3zpC7/O95/0x2fI7zf7CJXq/h/4R6F4Vs9EtNMt7u1g0m4murf/AE53eWabf5zzfP8Avnfe/wB+sHx9+zv4S+JniS18Qaw+sJq8Np9iSbTNZms3SHfv2fuX/v0D5oc/OfO3xQ8P6n4H1LxDd3fhy+8S+JYbvw9/ZPjeF0dLFIfs0Lwu+/fC7v53ybPn86vsy6jSdJ7e4RPImR0eF/uOn9yuJk+APgy68T6f4juLS7e9tPs2xH1F/s1xNbJshmmh37Jpk/vvXWaH4ZtPDsd79kd3e7u5r10mu9+yZ/v/AH/uJ/sUClLnPnbw58PfB/gf4kfGTV9C8JaJpeoaDb2d1pc0OnJ/oj/2e7/J/c+esS+8ear4D8NpceEtP0PSNU1DwPpurO8dimx7ya8SHe/+x++f5P8Abr6dsfA+lWOpa9qaWSPda95KaijvvSXYmxE2f7lcNof7KHgfw+l7FY6JrL/a7SGyme9vrmbZDDMkyQpv+4iOibErPU05v5zzax8cfFDQ/GE8WseK9M1vS9M8W23hy4hTRktpr5LmFJvO37/kdPORE2f3K5rwz+0L8QNS0S68RS2l2+l6ho2q6hbpNoH2a20t4Ud7bybnf/pKPs2P/t19SP8ACHR57y6updKuPPuNWh12Z97/APH5CiIj/wDfCJ8lcvB+y34M02/1S4t9H1CRL63ubX7K93M8NpDc/wDHyltD9yHf/sUcwe4c78IfE3jOTxhqOheLdYsded9DsNdt5rLTvsf2d7l5keH7/wA6Js+/9+us+JXhHRPGOg2un63b2+ov9rS6sdIvbjyYdRvER3SGb++n+x/sV0mm/D200rXn1i00y4TUXsYdMd33/wDHtDv2J/4+9M8cfDHT/iNoKaZren3bwQzJdQzWszwzW8yfceGZPnR6vnMPtHw9448fW/h/9nXUfhrqVxL4bvWm1v8AtaG2hd7a38mZ3TTLZ0/gd3hRPufuUevsPwBJL4j0Tw9rdlqcN14auNGtvJsvsmx/O/57b3+fZs+TZsrRsfg7omh+ALrwVaaPcJ4evoZobtHmd5rjzv8AXO8333d9/wB+tqx8D2+lar/acVvfJdJYppifvneHyUfenyfc3/7dRqXKXOfOnxs8H6XofjbRfGthYWtyYfFOm/8ACQeIPte/UNM+5DDbQp/BC+9N6b/uO77Hrlvhf8WNH+IX7WkGsPqs32rUNJv9MsdFmt5k+yQw3MPko+9PvzbJpn/30SvonVP2fvC+ueM08V3ej3z6p9phuXtUuJksri5h+SGaa2+47p/f/wBiuouvA9vqXiSDxBNZXH9qRWM2mQzfP8kMzo7/APj6J89Goc3uDNf8K6V4q0p9K1rTLTVNPuNnnWV7Ck0L/wC+j18ueF/C/h7wH8CNe1nRvDGiW19feJ7jRbuQ6en72zl1jyHgf/Y2fJX1Nofhl/DOj2WlWUN29rYxJDD9qd5ptif33f53rIn+Dvh+78E6p4SuNEuH0HU5prq4h3vv86abzndH/gff86f3KNQhPkPFL7xB4lsfGeo+CvB93pPhSC48a/2Sl0mlpN5ML6Z9smfZ/HN51c1pvx0+IvhXwenijxBqGk69BfeG9V1CHS7XTvs32e5s5khR9+/e+/fvdP8Avivf/Cv7PfhfwPNaz6Zpup+fbam+r/abq7muZ5bzyfszzO7/AH/kerUHwP8ACsem2uny6PNPp1paXmnwwzO7p9muX3zI/wDf309S+aB4Pa/Fj4mwaXqOlPLN/ak2o6PDY674g8Mf2bs+2XPkzJ9m3/OiffR/9uvZ/g7rmu6xpviXTPEt3b6vqmg65c6Z/akNolt9rRER0d4U+4/z7KPDn7N/hLw5bOlvp+rXs73Fne/atQvprmb/AEZ99sm9/wCBP7ldzo/gu38PzapLZafNA+rXb6hdu+998zoiO/8A44lLmJlyGJo+z/hKvFflP/y2tt6bP+nZK3v9X/B8lYulRvB4s8VxOmx/Otv/AEmSuh8tNmx91GpnMpXEnmTfc/74o8jzP7tWvLT+5T5PK3/In360IIIPufcqT5I/uffp/lpH9xPv0zy/k3/x0AP/AIKZ/rH+f5KE/wB+iOgB8cj7KPIT7tPj/wBv+CmPWeoEH2VI/uJRHGklTvRsrQCr/H9yjy031a+yJRHB8j/PQARxpsjSoLqNIH3799Txx+WlMkj8ygCCTfvfY9PjjT502VJ5aR0eem/ZvSgCPyHk/gqSO18zYiPT45/Md9iVPI6R/vfn+T+Cgsg+y/8Afb0zy/L+REp/2qL7j/8AAKI5Ef56ABIEkm/fJ8n8dHkp5z+Unyf7dEm/Z8lPg2SJ/t1GoDPsqf7b0RweZ9x9lEk6b9j/AHKPtXz/ACL9yrAZ9l8/Z/sUSWqfI++iOf5NjpUfn0AHlpIm/wCepPISPZvqOT7n36k8zzE+/v8A7lABJH8/yJ9+nxx0RwPv2J87/wACJ/HT54/IT966PP8Axp/coA4DwrpVv4g+JHivxLdxNPNo1wmi6XHN9y0RIUeZ0/23eb7/APcSn6r4RT4epPrHhzU7Hw15z+dcaLql3s0y7f8Aj2J/y7TP/fh/4Glc944/tXwH4zg1u31ibTvBuvXCQ659lhTzrS52bEmR3+4j7ER3/grvNK0DQvDM32i0tLRL2b5/7QvZvOuZv9vzn+egs43w/wDHTTPGl+mmaV4c8Qv4ldHm/su9hSzT5Pv/AL6Z0R0/3N9aniDw54t8eeHr3RNQfw94atb5PJuPJ87VZv8AgG9IUR/9v566jxBo+n+MbP7JrFvDeoj74Xeb99C/9+F/vo/+2leeax4t8UeAPEVr4S0+T/hMr3UIX+wzTf8AH5p33P8Aj8/geHY+/f8AffZQP/CdZ8NdRu9V8E2T6g+/UbR5tPmf/ns8Mzw7/wDgezfXSRweZv8Av7P46z/Dmh2nhnQbLTLd3dLdPnmf78zv87u/++++rvmfxo+ylEzn8Q+SNPL+V/nojtU/vvUn+26Uee6SI6fJTAf9heRPmfy//Z657xH440zwr5Fvd3E0+qXH/HvpGnwvc3tx/uQp/wCh/crXvtSeOGe42J+5R32ImyuX+Hum2+m+G08R3qImr65Cl7fapM+zfvTeib3+5Cn3NlAEEfiPxhqsmyy8Cf2XBv8A9d4k1lLZ3T/YhhSZ/wDvutGO+8SwJP5vhWG92J8n9kazC7v/ALGyZEpn/CwvDnzpb6n/AGi6f8sdIt5rx3/78psrOk+JuoQaVe6hceD77RNLtE859U8T3cNhCkP8bunzvsoLgaPhnxxo/ibUrrT7ea70/XrFN9xour2/2a9hT+/s/jT/AG03pWvPH5mx977K4D4SeJk+Nmg6L44lltHgWW5/sv7LaPC8Kb3hdHd33uj7PufJW98Xvi9ovwa8Hwa7rsVw9rNdw2SJZJvfe/8AH/uIiO7/AOwlZ6j5fsHSyb44XRKqR/cTe/yVJJqVpG8ET3tuj3HyW6PMiec/+x/frEsfE1vfR3X2iL+y/s929kn22ZE87Z/Gnz/cejUzNu6j89Pkf56pzQfvGy7nms3xV4x0Twd4e17WL7UIXsdGhea+8l0d4f8AgH9+tVdu0YlX/gD8fhRqSWZJP9yo45E31VjjeTeifwVPBJ5bp/v1sZ6mdJ4H8LzzPcP4U0F55vneZ9Ohd5n/ANt9lT/8I54dks0i/wCEa0N4E+4j6dD8n/jlXvMfe+z7lP8AM8t/uffqOQrmkZ3/AAiPhfydi+F9B2ff8v8AsuH7/wD3xR/wh3hqT5P+EX0NN/8AB/ZcP/xFXY40kTzd9SSfvJP4/uUcsA5pGda/D3wpA/7rwpoKf9wuH/4ip4/CPh21mS4i8NaGk+zZvTTod9a8G7Ykv99Kgnk/fb3T/fjo5TTnMufwj4ckv/tr+F9Ge6f53m/s6He9Q3XgPwldP5svhLQXf+P/AIlyVr+Z8++n+X+53/8AjlHKZ88jnpPhz4NkjSKXwZoOxP8ApxSnz/DXwU7vcS+D9Dd5vvv9k+et7f5L/wC/TI4H2fP8iUcpfPIxIfAHg+P91b+D9JRE+5/o9M/4VJ4F853/AOEH0Pe/8b2lb3z70RH/AN+p5I3jd97/AMH36OUOeRg/8K58IwQ+Ung/Q/J/ufZKgg+Gvgy1R0i8GaHDA6Ij7LRE310Pl+Z996ZH9/8A3KOUOeRgyfCvwO+/f4M0b5/v/wCj1Vj+EPw/jmjdPA+g70T/AFn2euyt4Pk3vTJP3j/c3v8AwUw55HL/APCp/A/ybPBWg/ufni/0T7j1HB8Ifh+9z5r+B9BfZ/06V0s8bxp9+p/n37Ef+Clykc0jkIPgt8P4PIdPBWkwOj74fJhdHT/b376fJ8GfBXk+U+hO6fOnz6jeP9//ALbV1kcf75/n+5T/AJ5HT56ZpznGx/BnwPBvSLw/D/4F3P8A8eq7P8JPBk8KJLoUOxPuf6Xc/J/5Grov9X9x6jkneRNm/wCSgjnMGT4V+DNS8tJfD9vPs/v3E3/xdFr8K/Blimy38NWiJ/c3zOn/AKHXSx7/ADPkSnyfc37/AJ9/3KC+c5eD4T+B4JklTwvYpsTYmx5v/i6kj+E/gz5If+EasdkP3Pnm/wDi66GSN/v/ANypPLWT/wBnoI5jnZPhl4UkhS3fR02Q/Oifa7n5P/H6nuvAfhzUpnuLjR4Xn+5v+0Tf/F1teQ8b/wAex6I4/l+d6CzkY/hX4P8AOeVPD8Lv/f8Atdz/APF1N/wq/wAHxps/sKFN6f8AP3c//F10skbRs+x9m+jy3+//AB0EGD/wrXwpHYPbp4ftPIm++nnTf/F1Rj+DvgqC5klTwvab3/vvM/8A7PXX/wCs/j2fJR5D/JsegDjY/gz4Ejd3i8L2kDv9/ZNMm/8A8fqf/hTvgqDen/COW6b/AL/+l3Pz/wDj9dfHGkbu/wA7/wDs9Ef7z/vigDE8M+B/D/g6O9Tw/pkOlpcOk02x3fzn+587u710Mcf3Hf7lQx7I2R9n+5Unz+TQAkn7v5P4Pv0zzP4KI/8Age+iSP5Pv0AEknkbP4Kjku/kqGeN5HT+OnxwfcRk/wC+KAHxyb3q15fyO6J9yqse+N3Wp5J3jTZ/33soAgkvvL+epI7pPM3v8lUvn2fx7N9PkR3j/j+/QBd89N+zzUpkknz/ALqqsiPIjukT/fp8kbx/8stlBZP53yU/zPeoPL8v79Wo40k+T5KAGeZ5nz1B88b/AHKnkjSN/ko8v++j0EFK6keSb50/g/go2eZ/3xVry0/uU+Tyv4EoAggk/d/cqeeZPs3lbE/4HR5aR/cT79Hl+ZDv+ffQBnRyeZs/jepI5PuJVr7L5n3Ep/kJsRNlAEHmfJt3/fqRP9Tsf+Cn+QmzZ/7JR5aSUFlWCNP4030+D7j/ANzZWjJGkEP30ffRJGkkPzpQWZEf9/5//Z6e8fmJvT+P+B6tQRpH9+n+XFH86fcoIKscD7/4NlHl/wDoFWp5PM+f+CmeYn8dAFKON4/n837lWo9mx02bKP8Avh6+ffi3BokHxs8Iahaahbz68ms2emapavfTJexW00MyQpbQ/ceF97vN/uf7FBcInv0kfyOj/cf5HR03o/8AsVwHjH4H6J4us9LsYtmg6Xpl2+oQ2Wnwpse5f7juj/wff+T+Oua/Z98K+HPDieJfEemW8OkWWvazNp+l2v2h9nk2zvCmze/33dJn/wD2Kh8efDLwlqvx88DXuoaFb3V7fWl/NcTPv/fPClt5L/f/AIKA+2dd/wAK91Wf4tf8Jb9tsfsSWn9mfYtnzvbOm95t/wDA/nf+OV1Gh+EdM8I209po9kllBM++Z9+95v8Abd3+d6+X/DnxU1We58Naf4X1XSdL1vxJDYPq10kKXL29zNqFyj/Jv+R9m/5KJPjv8S7HRNOS71ix1G61xLPybq1sYYf7O33NzC/+ufY+/wAlPvv996z1L9jM+rv7+yjy/wDgFfN/hH4zeOPEd5pepy6npMGnW82j2t3ZQ2iTfbvtl5NbO/nI/wAnyIj/ACfx19OybI0etDGUeQZ5H99/+2dQSbI3f/Y/gq78k/8Asb/uUyTZ/H870AVYNkjv8/3PuVynhn4e6f4cfUYXtLTUdO87fY/bU854U/547H+TYn8Gyurj2/wU+f8Ad/8AA6A5zkYfipb/APCwn8CRRTQXsNp9t3u6JD5P+wn8b/7H/A6tWPiDSfFWq63oT2nnvp7ol9a3qI6Pv+dP99P466HyLf8A1r2lu7/3/JTen/A68s+M3xGvfAd/4X03QrTw5a694ku5rWLV/Ej/AGa2h2Q7/ndPnd32bESgsq/AXVU8K/D3SLLULS7gutQ1zUrW2T7O/wAj/bLl0d/7ibE++9YPxw8K+Jfix8UdL8P6JLpllp+jaNc3V3da7YzXNrLNeI9siJsdPnSHzv8Ac311+j/E3xhdaPpFld6PpOkePLua8R9Pvbib7Ndw2yf8fNs6J86O7wv8/wDA71p6b8YvCV94YutVfXbSSCxtLa6vpoUfZD9pT5Nm9PnR/wCCg09+Hvnx341kuJtF8KXHiDT31Hxlomk/8I//AGTrWjXE1trM1nebP9AuYfntrl9iPv8AuOjpXoWj/DVPF3xaT+2NCe6S01bxJqFp9thd4YbnfZ+S/wDc/wBz/cr179pDXPFfhXQdO8V6JpWg6xZeHpvtrpq9xcwzJM/+jJs2f7Ez/fp+ueNPGfh+zSy1V/CaeIbTTrnVtRhhuLnyYbNH+R0+Tf8A399Z6l8/unyDoPgu6vvBviK0k/4mOvW/hDUk1/TLXwxNbP8AbPkfZeXLv/pM3nI7o6J/f+5X3npdxY3enW02nqiae8atbLu8nEOPk+T+H5ccVxuuftIfDTQ9STT9Q8V28F0iI+x4Zvk3w+cnz7Nm90f5E/jrpvDXjDRfF+g2Ws6RqtveabeR+bBP8/zr6/pRqY1JykzsYfC2r277/wCzbh93/TKk/wCET1KORNmm3Gz/AK5PXutFLnPQ+ox/mPEv+Ec1X/oH3fmf3/JpP+EW1KNtv9m3bj/rlXuG0Vi+LvFmj+BPDeoa/rt9DpmkafCZri8n4SJPU0ucf1GB5V/wiupum3+z7v8A781N/wAIrqA/5crsf7kNd5qXxA8N6H4q0Dw1e6rFFr+uLK+naeSzTTog3SOExwijHzNXW7R6VPOH1GB4snh3Uo1+XTbj/v09Mn8K6rP/AMul8if7CV6hH4q0iTxZceGkvYf7diso9Qez/jW3d3RX+m9HFGh+LNJ8RX2s2mnXsd3c6Pd/Yr6OM8283lpJsb32SI3/AAIUc5X1KB5e/h3VZPk/s27RP+uVTSeHdVeTcun3Gz/cr2baK818O/H/AOHviT4hXfgbTfF2mXnii1Zkl01Zcyb0/wBYit913TjeiElc80c5P1GBiTeH9V2f8g+4/wC/NR/8I7qsif8AINuE/wC2Ne0fhS/hRzlfUoHi0nhnUvvf2fcf9+qJPDOpOv8AyDbj/v1XtO0UbR6U+cX1GB41H4Z1D/oH3f8A3xUf/CM6lu+XTLj/AL817R+FL+FHOP6lA8a/4R3UvL2f2fd/9+qT/hHNVj/5h9x/3xXs34UfhS5w+pQPGZPDupbv+Qbdf9+qP+Ed1KP7mm3f/fFezbRRtFHOL6jA8Wh8O6rH8/8AZtxv/wCuVI/hrV/ndLO4Lv8A34nr2raKNoo5xfUYHjX/AAjup+X/AMg+43/9cajk8M6h97+z7uT/ALZV7TtFJtHpRzh9RgeL/wDCOan9z+zLjZ/uVP8A2DqX/Phcf9+a9hop8wvqMf5jx7/hHdS2f8g+4/79Uz/hHNT2f8eVx/35r2TaKNo9KXOP6jA8aTTNXmbYbC9CL/z0iepH0HUv+gfcf9+q9hop8wvqMf5jxr+wNVk8zdZXGz+D9zT/AOwdV/58Lj/v1XsVFHMH1GP8x40+g6r/ANA+4/79U+PQdUjT/jwuv+/VexUUcwfUY/zHkP8AYOqbfnsLh/8AgNEeg6lH/wAuFx/36r16ijmD6jH+Y8l/sG//AOgbcf8Afqnx6JqUexfsV3/3xXq/4Uv4Uuc0+pQPJJ9D1D/oH3H/AHxRHoGp/wDPlN/36r1v8KPwo5xfUoHkH9galJv/ANCuP+/NP/sPVdn/ACD7j/vivXPwpPwo5w+pQPJP7E1LZ/x4XH/fqmf2HqXz/wDEvuP+/Neu8+tHPrT5hfUo/wAx4+vh3Un/AOXK4/781N/YOpRpsSwuP+/Vet7RS7RS5w+owPI00TUo/mXTbj/vilfQ9S/6B9x/3xXrPPrRz60+YPqUf5jyV9B1LZ/x4XH/AH6oTw7qTvv+xXH/AHxXrf4Uv4Uucr6lA8gk8OanI6f6FcfJ/sVaj0DUI9n+hXH/AHxXqv4UfhRzi+pQPJJ9D1DY6Jp9x/35qP8AsPUtn/IPu/8Av1Xr/wCFH4Uc4fUoHjn9i6rG21NNusf9cqsf2PqUf/MPuP8AvzXrf4UfhRzh9SgeQR6Pqu1/+JfcfN/0xpkmh6qmxk0+7f8A4BXsX4UfhRzh9SgeQf2Pquz/AJB93/36qrHoeqxp/wAg27+//wA8a9p/Cj8KOcPqUDxqfR9Vkff/AGbd/wDfmkj0fVdvz6bd/wDfmvZvwo/CjnD6lA8a/sPVZE/5Blx/3xSf2HrH3P7PuP8Av1Xs34UfhRzh9SgeLf2Hqu7/AJBl3/36p/8Awj+qySJ/xL7v/fdK9m/Cj8KOcPqUDx2fQ9V8z/kG3f8AvolZz+CBJrUGsy+GEn1e3heGHUXtEeaJP7iP99K9z/Cj8KOcf1KB4hH4RuNkES6F5aW7+dCn2T5IX/vp/t1LN4bvpZo5pdIkkeL5En+z/Ov9+vavwpPwo5xfUoHgdr8O7bTZ557LwhbWtxcS+fNNDp6I7zf39+z7/wDt0+4+H8d9ZPZ3fhiG6sZovImtpLFHR1+/s2f3N/z17xz60c+tPmD6lH+Y8LtPAjQIkUXh1IIYdmxEtETZs+5/3x/BVqTw/qsn39Mu/wDviva/wpfwpc4fUoHiyaHqsf3NNu9mz/nlTI/D+qyOm/T7v5P+mNe2fhR+FHOH1KB47/wjt6n/AC4Xf/fp6P7Av2+7p9x/36evYvwo/CjnD6lA8g/4RnUDH81ld7/9yvK/jx4H8U6hZ6Utv8P4fiT4U3ums+G7qKHzn/54zQvN8m9H3/J/t19Y4FO+lPmHHCQR+fPhP4O/Ef4b2vhTXdN+HepXttaX2sR2nhGPVEebSLO7jh+zJ5zvs2I8L70R/k875PuVPof7MPjtJPhFbz6T5OmxaXZ23jGHfv2tYP8AabVE/v8A753T/cr7+49KOPSlzm31dHyn8VvBfjD4j/B/xXpVt4WurLVJrkwWlq8yP9ohjukZZt/8G9U37K5H4/eAvH83irVNQ8K+A9Q8Tx634QvPDfyTJbfZLl33pM+/+D5/4P7lfbX4UtHORDCwifn/AGXwB8d2+m3SSeFp2kfxR4bv/Lynz29pbWyTP/wB0evQ/g/8OfFPg/wLDpmpeHbiK6W+v5ygOcJLeTSoP++JFr69o/CjnCWFhIWiiioO0K8L/bakeP8AZN+KDInmOujSbV/vcrXulcz8QvAekfEzwXq3hbXYpJ9I1aH7NcpDJsd0PbdQB8hfCrVNf8J618cLr4hQw6b8aZfDP9t6feWk3mwppP2ZzDbWe77iW0+9H/vvtc5q34A0v4h+MdU8D+B9T+MfiiJ9X8J/8JrqOtWkdpFePO/2aBLOH9zsS2R3dyuzc29fnr6S+InwN8JfE7UtF1HXLOc32kW93Z29xaztC32e4i8qaJtn30dMfKfSsnxr+zh4Q8aaT4Xsbg6tpE/hu0/s/TNS0XU5rO9ityiI0PnIdzI6Im/12UAfFzfHbxtqXjvwpdz6g2n33iDw9Z+Hde8e29snk6ZEmuXlr9s2fcR5nRET+BHm3/wV9lfA/wASalq3ir4t6dqF7NqEGi+J1srHzgu9If7Ps32Z/i+d3f8A4HU7fsy/DttFutGGgqmlXHh5PC72SyuE+wI7uqdfv73d9/3q6nwB8M9F+G66t/ZH2uSXVblLu8mvLh5nllWGKEPuf/YhT8qAKPws+KcvxOtdTlk8HeKvB5sZlg2eJ9OFm9x/tw4d96V4novh3RfG3xa8JeE/AGkJY+BPhlrNxquqa4hZkl1VkmQ2EDufnffcvJM/+4lfVUke9NteC/D/APY18C/DXxFY6v4f1HxbbtZ3Ul4tjJ4ju3s2lcuzF4d+x/mcnkUAe+0UUUAFFFFABRRRQAUUUUAFFFFABRRRQAUUUUAFFFFABRRRQB8xa1+154q0vx9/wiCfAnxpcavJFNeW6R3dh/pFtDMkbzJ+++5l0/77r6Nh1S3kmit5JY4bxk3/AGVnXev4V4zr7r/w2v4NT+P/AIQXVf8A0tsq+RvEniHQtT+OGj+JdPs/Dei3b/FWLTHvr/VmufE926XXkzJs+7bWmz5Nj/wMn9+gD7R0P9o/wx4g1zwvZaf50ttr02qwR3r7USF7CTZLv5/jb7vrV/4sfGFPhPpep6teeH9R1DSNN0mTU5r+1ZPLykyJ5PLffbeW+iV8PeDfDvwbj1j4T6L4pj8P2ejReKfGcGoWVzKkNt9sSfZDDc5/6Y7NiP8A3ErJ1y68z4Uawmn3bz6JD4H8TpoD3Tu6Ppqa/Clm/wDtps2bP9jZQB+n0dxE7FFZd6feXd92vnVf2qvEura3rdp4b+CXi7xJpematc6S+rWN3YpDK8L7HdN8yN96k/Y58+xt/H+keK2S4+LFjrjHxRe7t323f89nND/ct/JKoifwbHrxf4b6t4dsfEnjhtS/aZb4dTx+N9Yd/C39qaXCif6a/wDBcx+d89AH1/8AFD4nad8LPCMmu39u91smtozZwunnfvrmOHdz2RpRWZp/xhjvPiBo/hO98P6lpWo6p/aslu9yY9nlWM0EfmfK33ZhMjpXxh8Ybf4e6lJ8TdU8WXdivxUt/iJp0Ojie4ze/YTNZ/Y0hX/n3eHzH/ucvUfi/VNasY/FF14ellOuw2/xKktHh/1ySfbbb7n+2ib6AP0Vh1K1uEkaK5idEbY7K33W9Kfb3dvdR7oJkmRW27lbd81fl9qWg6Vp3gDxta+HvEXgm30vUfCNg11p3gC5u3SbfqVskN7czN8iXPzzL/ff/gFfXXwR8C6F8Lf2iviZ4V8KafDo3h86Jo2oHTbVv3H2l5LxHm2dndETcf4tgoAsePv2sx4P8QeJxYfD7xN4k8L+FJhbeIfE+m+T5Fi4VHm2RM/mTeTG6O+xOK90h17T7qGykhvICl4ivAd/+tVum2vhr4reKvCnh3xL8WfFXhX4rXfwe8e6PeS/2r4R1i4hubDXpUhTyZvsD/M/2lNieZD8/wDXzf8AaU8Y2Piy38deItQ0Twz4f8W6Npmivc3fibVJv7WtLt7aG5jh0e2T/Uojv9/f87o+/wC5QB+m76laxzeU1zGki/wbxXJ+C/iVYeNNV8XWUdvLZHw3rH9izPcFds03kwzbk/CZK+MvHHgTw5N4E/aV+IE1kj+K18TppaapJM++K2/4lr+Sn9xN71Ppc1xpP7Xuu6t4vaG7+Gf/AAnc1lp0KP8A8efiF9NsntprlP496b4Yf7jv/t0AfeCalayXUlstxE88XzPFu+ZajfWrCNZS17AFi2+YfMXCbvu5r8zvhxr2iT/FT4Y+IdFtfC+hjxI/iAvHDq8t94lvYXsLx/8AiZP93/XInyH7jp/sV03w8/Zw+HeoXXwstL/w/b30Os/Cq71rVEmmZ01G8Q2Wyab5/ndPtM+x/wCDfQB+ijXEUe/dKvyrvb5v4fWktLqC+hSa3lSeFvuvE25a/OlpbfxF8LxDrXitvD0N58G/D0c2szq9ykW+/kTfMifP5L/cd/7jvXu/7Ed5YWrfErw7aaH4f0e60vVLaS7k8F6m93oFxJLbJh7NG/1LbETen9+gD1PTfjzpmp/Crxj47TTbuOx8My6tFcWjbRNN9gkmR9n++YTt+ortfD/iiy1zQ9G1TzFtf7WtYrqCCZ1D/OgcL7nDV8FR/BnVPEn7O3xv8U2/xQ8YaNaRap4wkfw/YXEKae3l3VzvR0ePftfad3z/AMZrhv2gNb0PUPD3i29isvDNjq/hnw5oSf214m1aX+04pvscM0P9j2yf6n7/AN/f877/AO5QB+o3223+0eT58fm/3N43Vxnjb4o6d4LtPDc7QvqUOua1a6JC1oysiPM+wOTn7oxXxH8UvBNgfCf7QHj+1jgHiAeMbPSLvWbqWbbaaO6aZ9pT5PnSF0d9+z+DfWBq2iavptnqmkfDvxD4EtdQm8X+GTp+neEhczaNpmpP5377e/yb3TyXdE/uJv8Av0AfpPNqllaQvJLdW8MaNsZ5JFVVb0ye9c7c/EjRbX4i2HguScDWr7TJtWh4+Q28MkaOd/1mT/x6vg99U8F6x4I+FfhKbQNCfxBEutT69B8RNYaHTLbVbZ4E1Ca8T/l5uN770/2HL1n/AAPbw3e2fw01jU30yfV5fhr4ptdI1B875Xt9QCQpDv8AnOy237F+/s3+lAH398VviTZ/Cj4Z+IvGlzazanZaNZPeva2rLvlROuyvIdM/a/ks9SOn+Mfhp4o8CXVzpd5qemf2p9nli1D7NCZpYUeF32Ps+b58Vz/xDk3/APBNB283/mndp8//AG5x1X8XfATxQ3gvVPG3j74kXPjWXw/4X1VtH0+HSYdOt7aWawdHnfZ87tsLr/wOgD6W8MeMLHxN4b8P6srLZ/2xZw3kFvM678OiuE9z8wrX+3W63CQGeLzWHypv+Zq/LP41a5oWpeCfEF7FZeGbHW/DPhjw9D/bXibVJf7TSb7FDND/AGPbJ9z7/wB/f877/wC5XqnjDwHoF1Y/Gb4lS2+/xnovxC0qPTtWEr77BP8AiU70h/ub/Off/f30Aff8ciS7trK5X5W21LXif7Mr72+LI3btvxA1Uf8AomvbKACiiigAooooAKKKKACiiigAooooAKKKKACiiigAooooAKKKKACiiigAooooAKKKKACiiigAooooAKKKKACiiigAooooAKKKKACiiigAooooAKKKKACiiigAooooAKKKKACiiigAooooAKKKKACiiigDOk0m0k1BNQltIZLxY2hS4MamVEY5Zd393pxWLN8OvCs2rXOrP4Z0h9UumV7m+FhF58xRw6b3C732sq4yfSurooA5DUfhj4Q1Zb1L3wvot8l87S3YudPhf7Q7Y3u/yfOx2L7/ACitK48I6HdRJDLpWnzQpbfYkjktEZVh4/dYx9z5U+Tp8tbtFAGXDpNlb6lNqMVnAmozosU10ka+a6L91Hfv1rn774P+AtSvpb298FeHb68nbfLdXGk27ySN/edynJrtKKAOYvfh/wCGdV1SHU77w5pN9qcMRhivLmxieZE/uK5TIWr0fhnSobhJo9LsY7hHmdJUtkVgZTmU59Xx8x/irZooA5fTfh14V0CyvbbTvDGj2FpeSedd29rp8SJcP/fdVT52+ta8em2kOozXqW8Ud9Mixy3CqN7qn3EZv+BVo0UAc1q3gHwx4i1q11jVvDOk6lq1r/x7X97YQyzwf7kjLuX8KZqnw98M65qw1fU/DOkajqnktbfbLqximn8lvvR72Xds/wBmuoooAxZPDGkNa3do2lWbW90/mTwm3Ty5X+X5nX+L7if9802XwvpNzBPDcaXZzxXFwl1MslurebMuzY7/AN5xsT5v9gelblFAHKWPw38KaffXV7a+GdGtb65m+0zzQ6dDHJNNz+8dtvzvln+b/aNacPh/S7R4Hi0+0Rre2+xQbLdR5cPGYlx/B8i/KP7tbFFAGGnhPRUt2gXSLBYWs/sWz7Im37P/AM8cY+5/sdKwPhF8M9P+EHgHTfC9g0c8Vpvdp0t0h813cuX2J/n5a7uigDHXQNOjsbmwXTrRLO88z7RbrCmyXf8Af3rjDbs/NnrWbd/DnwlqmppqF74a0e7vo7f7Gt1Pp0LyrB/zx37fuf7HSuqooAyIfDumQ29zDHptrHDd8XEaQrtl+TZ8/wDe+UBeapaP4D8N+G7CLT9J8O6TpmnRT/aorWysYoYY5v8AnoqKoAf/AGutdJRQByuqfDnwlrwb+0/DGj6huuftjfatPhl/0n7vnYZPv/7dWH8D+H3ktS3h/THNq8z22bOPMTSn98ynb8u/ndj73euiooAzH0PTptHOmSadavpRi8o2TQp5Oz+5sxt2+1WLizgu7WS0lhSW3dNjROnyMuMbat0UAcpefDnwjqGoQ3t34Z0W6vYbf7HFcz6dC7xw/d8lXKfc/wBjpWh/wi+k/Zrq1bTLI2txKk8sPkLskkXZtdxj5m+ROT/cWtuigDPs9MtdP8/7JbR2wuJmnl8pdm92xudvVq0KKKACiiigAooooAKKKKACiiigAooooAKKKKACiiigAooooAKKKKACiiigAooooAKKKKACiiigAooooA//2Q=="><span class="WACImageBorder SCXW228251020 BCX0"></span></span></span><span class="SCXW228251020 BCX0"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun EmptyTextRun SCXW228251020 BCX0"></span><span class="WACImageContainer NoPadding DragDrop BlobObject SCXW228251020 BCX0" role="presentation"><img class="WACImage SCXW228251020 BCX0" unselectable="on" alt="Picture 210056497, Resim" src="data:image/jpeg;base64,/9j/4AAQSkZJRgABAQEAYABgAAD/2wBDAAMCAgMCAgMDAwMEAwMEBQgFBQQEBQoHBwYIDAoMDAsKCwsNDhIQDQ4RDgsLEBYQERMUFRUVDA8XGBYUGBIUFRT/2wBDAQMEBAUEBQkFBQkUDQsNFBQUFBQUFBQUFBQUFBQUFBQUFBQUFBQUFBQUFBQUFBQUFBQUFBQUFBQUFBQUFBQUFBT/wAARCAMrAqsDASIAAhEBAxEB/8QAHwAAAQUBAQEBAQEAAAAAAAAAAAECAwQFBgcICQoL/8QAtRAAAgEDAwIEAwUFBAQAAAF9AQIDAAQRBRIhMUEGE1FhByJxFDKBkaEII0KxwRVS0fAkM2JyggkKFhcYGRolJicoKSo0NTY3ODk6Q0RFRkdISUpTVFVWV1hZWmNkZWZnaGlqc3R1dnd4eXqDhIWGh4iJipKTlJWWl5iZmqKjpKWmp6ipqrKztLW2t7i5usLDxMXGx8jJytLT1NXW19jZ2uHi4+Tl5ufo6erx8vP09fb3+Pn6/8QAHwEAAwEBAQEBAQEBAQAAAAAAAAECAwQFBgcICQoL/8QAtREAAgECBAQDBAcFBAQAAQJ3AAECAxEEBSExBhJBUQdhcRMiMoEIFEKRobHBCSMzUvAVYnLRChYkNOEl8RcYGRomJygpKjU2Nzg5OkNERUZHSElKU1RVVldYWVpjZGVmZ2hpanN0dXZ3eHl6goOEhYaHiImKkpOUlZaXmJmaoqOkpaanqKmqsrO0tba3uLm6wsPExcbHyMnK0tPU1dbX2Nna4uPk5ebn6Onq8vP09fb3+Pn6/9oADAMBAAIRAxEAPwD7I8h/n+T+D+5RJH/c+R6+ToPgR+0LCieV8UE3on3/AO3Ln5//ACDVr/hU/wC0hB86/EO0f+N0/tl//jNdvJV/u/8AgR8xyUv5z6n+ST7/AP6BT5I0++n8FfLn/CD/ALUvyJF4z09HR9779UhdH/8AINQT+Dv2rYLlNnii3nTZ87pqlt/8RUctX+pBy0v5z6qjj/0ZN/z/AO3UOpfbYNKupdMt7e61Hyd9vDezPDDM/wDtun3K+Yv2edD+LunfFzxIutag/wDZEVxv1xLp/Ohu7l0/5dtnyb/ub3SvqeP93Ns/go5ZfbM5cnP7h5R8Mvix4z8f6xrdpqHgrTNLg0O7m0++urXVnd3uUT7kKOn3PufP/t12vhLxHqviPyP7Q8L3Gg+dp0N7vmu0m2TO777b5P7nyPv/ANuvPfhzsn0f43Oj73/4SLVUd0+//wAeyVzXwvureTQdBlsr1J/s/wAKER9k290ff/H/AHKnU25ec9n8XeJpfCuq+F7L+z/tT65qiaf877PJTyXff/t/crqJLV40dH+//cr5w1XQ73wz8JfhZceCokn8S3F9bXtul7N532iabT5t/wB9/wDxz/Yr2H4O6lb33wu8L3Fo7uk1im93fe/nf8tt/wDt+dvqvfIlCBqax4jt9K8Q6JpU0U3/ABM0uX+1b/kt0hTe7v8A990/wPrkvjXw9a6wmmXGnQXe97eGZ97vD/BN/sb0+f8A4HXm3x68I6n448SeCvD+maxNokmoJqqXF1D8n7n7Mm9P+B/IlVb64t/ido/wl0rWLeb+zr64uYdWsrW7eHZc2dm/yb02fcmTf/3xU6l8p6nP4gt7Xxhpfh94rj7bqNtc3UL7PkTydm/f/wB/ko8F65aeP9BTVdKiuPsrzTIiTQ/PvR3R/wDx9K82+F+qy+I7/wCFGp3d291PN4bv980z/PN89n9+uMvo3vvg/wCENESLWL3WNQudVubHTNJ1D7Ak2x5n86ab+5Cj79n8dL3w5T6QngeOba1P8j+//wAArxXwdrniPxd/wqWxTxRqdla3fhh9W1F4XTffOn2ZE379/wDfeu1+GWpXeq3/AI8+0Xc10lv4nubW3SZ/9SiJD8if7H360InE6/Z5j0+T942z+5U8cH8G+n+Wnz0EBBIkiVVkj8z50SrUf7z7j7P9iiOgDlNVj8zx9oKbPn/s6/8Av/79tXSSRv8A7FYt9s/4WRom/wDg0m//APR1nXSSbNn+3QAyDZH9+p/k2fc/eVVkkff8nzo9Ec/lu/yf7FAE2w1yOsR+Z8V/Cib/ANxb6TqU2z/fe2T/AOLrq/t3lx/P/BXFWN0l98YNef7/ANh0OwhR/wC5500zv/6AlBcDtY40jffXE+Dv7Y8P+JNU0LxHrr69Pfb9T069eHyf3PyI9ts/g2fJ/v767b7R5bpvT/visHxV4VTxVeaJeprGo6RdaZd/aoZtP2I7702Oj70+46UAbfkffp8dPkkpnmJv/v7aCB/2Xz9m/wCT5Kk8iJN/yb/4Kg899/8Asf3KfHJ8m+gCTy/L/wByo5I1j+5R56R/P/fqGS68yb/YoAfJB8iUeQkaU+OTfDR56Rum96AGRxpGj/JU/wAsf3/uUeekn3Kjk+//ALFAE8CJJN/t0T/u5vv0zzEj+ffT5J/nf51/36ADzPk/26k+f79RwbJHRP46f/y0rPUBk+/+78lTwfu/v/P/ALlQfwffffT4/wB2+/8AuJWgEj/vH3r9+o/9Yn3/AJ6ZH/f2URyfJWepYyd/Leo/9W+yiafy3+5Ukn7t60ICOP5Kfs8vej0zz3SH5P7lP/1iJQBneIJIpNN+zy6hNp32iZIYbqH76O7/ACbK0fM8x99VbqS7gmg+z26OjvsuHebZ5Kf30/v/AD7Kn86gsf5fmff/ALn8dEkafwUee/8Ae+emRyfP870ATeZ/dSiSBJN+56Z5n7nZupkknmfx/I9AD/LTen30ok2SbNifPR5n30d6PM+T5KAHxxpH/BvojgTf8/8AB9yiON5E3pU/+r+9QBB5D/Im/wCRKEj+f771J5nmfx/8Dojk/efI/wD45QBBJH5f/AaZ5b/c3v8APVqSN4/n3/JUfnpJ/f30AMePyH2PR5nlvuejyPP+en+R5ifcoAk+SRPv1Vqb/V7E/j2VJB+8T79AEEcb0Sb3ejzE9KZ/rN77/v0AR/PG9Ef+3U/l/L9/+CmRxv8A79BBHP8AvE/4H9+iPf8A3P8AvipPL+dN77KPLf8AgoAg8vy0/v1Pv/74qPY8f31o/j+5v30ASSbJNmz56j+ffUkcfmfco8uWN6AIP+Wzvtpk/wDrv49jU/z/AOD+OjzPMf8A2KAGSb/79Rxxyxp89Wv9Y7/wbKI5H3/P/coLIbGDz3qrJsj31oQ/67/gNZck/mVnqBPJIseyq7ajLuPzL/3wlLJJ8n/slZ0qfvG+fvWZBpQR/wC3SeW/33/uVJHH9zf/AN91a+TZs/jrcCCP76b6fJ9/5/kSiSRPO+Sj5ZPnR9lMgZ88n8dPgjffv3r8lHyR/wAdSeX5n8aUFkcFjaQee9vbwwPcP503kwonnO/8b/33rnvDnw58L+FUuv7H8OaTpCXfyXH2W0RPtCf3H/v10vmeX8+yj/WJS5pDM6PSrTZa/wChW/8Aoj77dNn/AB7/ACbPk/ufJUljpVro8PlWNpDZQb3m2QpsT5/nd/8AvutCORIam8xH+ejnFymFfabaSXlrqFxbwvPab/Jun+/Dv+R9n+/WP4g+GXhfxdo76ZqeiQz2U12+oP5LvC/2l/vzb0+fe9df/q/4P+2lEEf++9HMMyLHw5o+lPZPZafb2v8AZlv9ltNif8e8L7N6J/3wn/fFc74q+EnhLxpYWWmaroSPZWMzzW6Wsz23ku/3/uP/AB13MkCb/v0SSfP89Xzgcvo/gvRPDj6X/ZmnpB/ZNj/Zlj++d/Ktvk+T/wAcSruh+H9P8P8A9o/2fbun9oXz6hcfP9+Z/vv/AOOVsSR0/wAt6jnM9Qhj+R/npk/3Pv0//Vp870eWlMsgjkfyXdH2UeZvq35Cfx0nkJHQBy99In/CxdI+f5/7JvP/AEdbV0XmSyeWlc7dWr/8LI0v5Pk/sa83/wC/51tXUSRpsRP/AB+gCGCDzPnd9lTSQJs+R/4/46Z/A70+OT5KAIfsvz7P79cn4A03+0rnxR4g+T/iZ6o6Q/J/y7WyeSn/AKA7/wDA63/E2sf8I/4Y1fVfNeD7JYzTI/8AtolP8I6a+h+FdI0yXY72ljDC7/7aJ8//AI/QBakg+fYj/wAFYPxGkvdN8B62+mXVxa6j9kdLSa1++ly/yJs/4G6V0nlpJ/BXI+MZNTvvE/hDT7fT/P0h777bfXSTfPD5KO8Pyf3N+ygInQ2tjLa2Nrb3Fw91PDCiTTP9+Z9n36ekf+x9xKtSffd/v0yP/boAg8t4/wCOp/8AWfIlP8v5N7/PRHs++9AEMcD70+T5KJIHj+5VqOfzE+f/AIBRJHS5wIIIH3pv/uUSSfffbU8f7zZvqaSNNnyJ/wB90wKVv/Gn3P7lTzx+Ym+o/kkqSPZs/wBugCB4/k/v7/no8vzI3/36teW+zZ/B/HR/HGm+gCC1T9993/cqeOP98/8AHT/MSP7nz0356AEf7lTxxpv+f56j8zy/uUR/u3+R/uVnqAyT7myn/JImz76USfv/AL/36P8AV/xv/uUaljJIF/g2pTJLXy3+/T540jdKZH+8f560IIJ4Hk3v8lTxx+Zs/v8A8dP8tPn30b/3KUAUrqNPtkHm745t7+Ts3/5/77qaOP8A2Pnqe6kuI4f9H8l3/wCm2/ZRH+8ff9+gsJI3j+d/7lQRwvG/z/cq1Pt/j/1lMkk/goAZ/q3f5N+/5KI4U+RH+T5Kmj2T7KI98dAEOx5JoE3/ACVN5bx/7iVDHGm/f9+n/JJ8+96ALUEfkQ/7dM8jzH3/AMFTRzp86OmyqX/oD0Fj/L8xPv8A8FLB9/8A2FpI/v8AyUfwfc+Sggnnk8yF/wDxyqUf8f8Afqbe+/599M8z7/8At0APgk+f/wBnpk8nl/wVPBB/c/ufx1HPs+49Z6gMg/effpke+Oanyfc2bPkok/d/PvrQBkn8HyUeZ5ibKf8A8s3/AIKPLTelAEHl+YlWo4/LhpdnybNn3v46dBv8n59lAFZ/3aOm+o498ifJ9+p5P49lM8v+5v8AuUEEckj7Ed3on2Rom/8AuVP882z+5TLqBKAI4J3j/jdEqTz0++lQeX5kNP8AI/goAhjkTzqPM+R/k2fPRJGkfybPnp/l/J/f/uUAP8xPWofOeP5P7lE8aVH5fmJ8j1nqBDHO8c2/79Mkk8v53/uVNHH/AH6PL/g++n3KNQKUkib/AJ/7lV2kbcf3SVY8iKOq7bNxo1Atx+bJN8nz/crRgguJP+Xd/wDgCV5rB4D0+BPk+F/hn5/+eOqf/aauweFbKP5H+G+kwI6fftdWT/4hK0A72S1uPvPbzP8A8AqCO1uPv+U/z/7FcvH4ctI1RE8GeQn332a5s2P/AN9/PUF1ofmb0/4QzUH370/c+JNm/wD8jUB7h0Wm6laaxZ/a9MvbfUbV/wDltazb031d+1eXvld/kRHd68Q+D+k+H/7Q0+4+G+kTeG7W3mubbxJYz3HnINjv8jvvffc7/wCNPuJ9+vbL6H/iW3v9/wAl9mz/AHKBnnPhX42W/irxPoOn3fh3U9ETXrH7bo2oXuzybtETe6Js/j2fPXpkm/8Aj3p/wCvm34F6T4gutV+Hi+KNYt9R0608MPqfh1LW3SF03p5MyO/8bojp/wB91vfDLXLiez+F7v4gdPO8G6le3CXs2/598OyZ/wDc+f8A8frP4DWUT3SSN/uOjp/vpWR4u8Y2ngPw3qGu6q8yaXp8PnTeSm99n3PkSvPPgDocXhxNb0+71XU73xDss7rVLW9vnvLb50fZc203/PGb7/8AsbK2P2kLVL74FeNUd3RE07+D/fStCOX3zuI/EFpdeIb3Sonm+22lvDNN8nyJ52/Z8/8Af+T7lVfF3jHTPAGgz6xrcs1rp0Lojv5Lu/zuiJ/4+9eK6V4g8S/Dn4XfFdNVuLf/AITzSUfU5tQh+5N9phTyZk/3HR0/7Y1R8aQa3a/DTxt4c1vWL7xKmn6joN1aXuqPvmdJprZ3R3/ub99RqacsT3yDxVp91r17oUUrvqlpbw3U0Ox9nku7oj7/APgD1dkkljuX+RNmz+/8++vOfE0D2Pi34jaqmsQ+GtmgWCJq7w7/ALO++5+fZ/HXDaP4u8V6b8MfHn9n63rL6pp+uWen6Xe+KrZPtqJM9t/rk/ufvv8Avh6WouQ+hkk8vYm+n+Z8n3K82tdY8R6b8WvD3hTU9Vt9RSbw7eahfTJaJD9ouUuURHRP4PkevSXgT+CtDEZ5/mTf7FEd1/co8jy02f8AoFHkPHQA+S6+59+mQT+X8/399JspfIoAwbrZ/wALI05/n/5A1zs+f/p5tq3vtX+3sTZXNSb/APhZFlb7E+TRrl//ACZhrofIeT+H5EoCRPJJ/Gnz/wAFQ/P/AAf3KsxweW6VJIib3SgDk/HFr9u0qy0zfs+3X1tav8n8G/zn/wDHEeuinjeR/k+R6y9YtZb7xnoOx3SCxhub2b/fdPJh/wDQ5v8Avitv+D7lLnAg8l4Nmz79cH8PZ/Euq69r2t3esQ3vhC+u5k0vT3h/fQ7H2b0f+47o77P9yur8aWOt6x4Y1S08P3dpp2t3ELw291qCP5Kb/wDcp/hXw/F4V8N6RpUSIn2G0htdifOnyJspgaME770TZs/26ZJG+9/7lTxxpI+7/V1N8kab9iPQBVgkfznT+5T5/wB3/wB9/JQkiI+9Fok/efIj0AHmeX/uUySR9/8AsPU8dHkpInzpQBVjneBdifPvp7zv9zfRsX+58lP8tP8AgFADIP3f8dTzyfIj79j/AO5UcfyI/wA++iST5N+ygCH7U8n+/wDx0+Sf7jun3KPs/wDtU+OBPubHoI1CCRI9+/8Aj/2Kn8x5PuUyCPyH+T5/9+n/ADx/PQWEkn775Eq1H+7h+dKgknfYjulTwXX7n+D5P4Kz1LGeX5+9/kSo543kh+TbvqTzPPdP4Hd9lR/NG/yUagVZI/LRH/jqT5P9Vs/4HT5N8czpsojkfzv4K0IGR/wb/v1NAnmJGm/7lM8z53+T/YqfzEghf5KCyOeP5P8AbrP+3PHcvbvaXfkeT539ofJ5KfP/AKn+/vq7HJ/HT5JE2fP/AB0AUpLpJ/IuEffA6b0dP46nk/dw73ffI9QT6a8c093af8hGaHYnnTP5Pyfc+T/gf36mgnikvJ7d0/fwom/zEfZ8/wDcf+P7lAFiD7nyVN5nlo9VY/3e/Z9zZRHA+756AGSSf6M6b/46mjkTyU+T56JLX7L/AAffo/g+/QAs8jzp8lQeZsp/+r/26JPv/coAn/1CffTe9R/vY3TZ/c+SpJI02f7dRxyJ87v86UASJI+90p8n7tEdE/4BUEm+P7n8FSST/wAH8dAB9q+Tf8nz1HPI/wB/Z8lQ/P8Ac3vV3y5ZIaAKskjxv/v0/wD5Y/wUyT/U/PRHG8aPvfZQAR/vId9En7v+D92lP8zy02f5ejy0k/j/AN+gA8/y32bKZJP5b7Ke8Hz79lMkg/eb3SgA8xZEd3SnyTp5P3KZ/sUzy/LRE+/voAf9qTfs2b0qCSdPv7KZ/rKfJH8lBBPJ/uVB5iRv86VJ/rP46gk3+Z81AD55EkojnSNPkSm806PZv/2KAGTyfPvo8vzPnpk/8exKgkjuNmx6AHyPFG77Khkn/ub/AJ6j8t/uf3Kkkj+4+z/crPUCDy/MR6ptPFuPyt/3xWnPP5abPuVjNHuYn56zA2ftXmVN8tVZN8ezZs+RKn/1mzZXQRqP8z5k3/cRKPM/fffqGeN/n+ffRHG8ex/4KA1CCNLF9lvFDAju7uiIifPU3mJskT+D7mymeX/G9Ecb0BqZcfhnQpLzSJU0q0SfQ0dNLeFNn2RHTY6In9zZXNeGfgX4E8D391e6P4fhguriGa1md7iaZPJf78Ox32Ild5BB5afPtpkm/wAvYn36XNI0Oa8B/DXw18OYbpNCsprV7vZ5zzXc1y+xPuIjv9xE3/IldFrmj6Z4n0S60zVbdL3TrtNk1q/8aU/y96fcp/8AB/cpiOX1zwHoXiabUb3U7eaefUNJfRbvZM6I9s77/uf39/3HrL0P4LeH9H8N6jpV3qGreIU1C4trq4vdUu/3zvbOjwpvT+BNiV3Lxv8Ac/gp8kfybP79Vzgc94u+Gvh/xpbeIU1D7R/xPrGGyu9k38ELu6bP9ve9YPh/4H6Zoei63pkviDXtX/tm+ttQuL3ULhHufOtnR0+fZ/sJXf8AkvvT5KNn76pDmM+68HWU/jm18VvcTf2pb6dNpiJ/yx2O6O//AAOtSSRI/wDgFMj/AHnyP9yk/wBY/wBygC1/Bv2/fo8xP4KPk+RP7lQyWsu/5NlAE3mJH9zf5lM89NmzZUHz/J/sUf6zeiUuQDFkgST4lwPv3/8AEmm2f+BKV1EcibPk++9cnDvj+IqOn3P7Gf8A9KUropJPuUwJv46PL8x6ZBI86fPWR4uvri10f7PZOn9qag/2K0/2Hf8Aj/4Am9/+AVnqAeFZG1X+1NY3pOl9d/6Js/59ofkT/wAf3v8A8DrofM+TZVLTbGLSrC1srd3SC3iSGHf/AHEq18+9N9aAEnmx/cT+D/Wb/wCOuX+HviPU9Y0e9i8QJYp4h0y7msr6HT96Qp/HC6b/AJ9jw7HrqP4a4P4leHNTsZP+Ew8JWiXXiu0h8l9Pf5IdXtt/+pf/AG0++j/wVnqWdz5ifc2PUfl/3n+SmaVPez2drLqFulrevCjzWqPvSF/403/x1ak2b/uUakBBGn8dHl/P9z5P9irSfvLb+CoIJ/v/AC/PRqAySP5Pk2VBHI+x6Jt1P8t403pWgEkcnyOif+gVA+ze6JTJI3kR0d3SpvI8t/n/ALlABHJ5fz/3KkjkSf5N/wDwOo5I/L30ySB/7lAD5PuPsojn8z7/AMlHl+ZR/wAA+/QBJG6yb3f/AMcp/wAkiJTLHZ+882n+WnyJ9+gAk+/9+n+W+z5Epkcfmf7FPj2bP/Q6z1AI98aO6JseofMSNN9TRyP52z+CmeX56bH+StAIPMd33/7FHmPIjp/q3f8Av1PJH5afI+9KPIh3/foAZ56eTG/9/wDjSmRxpI/71PnqafytibH+59yiOPzPv/JsoLGf6tH+f5Fp8kiUeWkdHl+Z999lBAQRpJTL7Sn1Kwe0+13dlvdP9KsptkyfP/BU0Eflv871PJ+7f5KCylBfPdNdK9lcWSW83ko8yJsm/wBtP9ipn/efdf8Aj2VV1W11C+hSHT9Q/s6fzkff9nSbzk/jh2P/AH/79FrfRatD9otLiG6tWd/nhfenyPsoAvST/wAFR/wb1+SmSTpv/wByj5/+AUAHySfxvT/kj+T/ANDojjfY77KPLeR3fZ8lACybJP8AbpPl+f8AuUTwP/ub3/gqHy3+egCbzKfHG8j1DH+7+dKn8x4H2b6ACeP++9HmP9xP46jn3zvv/goj/d7E3/JQBJ5ibNm7fR5fmfx1B5fyJT4JER99ABJvjf7lGxN+/ZS/aH/uf8DqD55PnSgC7/q6g/1kz7qZHvjT5E37KZ5f8aJQBajgTe/z1HPt2VD5f8e+nz7JNib6AIPIePf89SSRv8iP/DRI/lxpsqOON46CCSSN5P7lP8h/vpUEn7t/kokkf+5soAk8n56gkg+f53qeCR9j/wC/RP8Au02f+h0AQeX8+7fUHn+Z/v0SfvN+yiOPzPPoAPsvmJv3/PTJJP4KZHM+x6JH+dGdHrPUCCP/AJafx1Wmh/eN8jdf79TeZ5n3Eqs0zMxO3rWYGzJH89SRxps3v9+vKIP2ofhfPD5v/CR3cECfxzaTcp/7JU//AA098KYHTf4+0+D+P98kyb//AByugvkPUPL+/wD89Kj8z568z/4ae+E89yif8LI8PfP/ANNnT/2Sprf9oX4XyTbE+JHhvf8A9f1RqLlkelfwb/8AlnUcc8UaO8r7ERN7u77Nlcv4Z+JPhTx5NdW/hrxRpmvfZ0R7j+z7jztlbF1HFfQz2lxEl1aypsmR03o6fxo9WSXbXVbLUtj2+oWl1v8AueTcI+//AHP79T+W8b/OjpXh3wh8D+F9H+JfxGl0zw1p9kmk6jbJpzww/wDHoj2aO/k/3N7u9P8AhP4m0+ebwVcWmhTaW+s+G7y6Tfqk1z5MMNyj+T8/33d5nff/AMArPUvkPbvkjf8A+Lp+zzPnR99eFeNPH7+KvhP4a8V6rp/9g6R/bmiahv8AtHnP5PnfPv8A7myvSvAHjh/HnhiDXU099Osr53exSZ97zW2/9zM/9zenz7KNQlDkOujjSmSebGm9E+SvEf2qIPtXgnRIt9wl0+so9u8P99IZpvufx/cql4V8TWmq/FrxX8RUu/P8PQ6B8jw7/nRPJd3/ALm/79GpfL7h79HJ5kP+xTP7+3ZXj3hX9oKLVdKS41Pw5caXdPqmm6f9lhu0udiX/wDx7Tb/AO5/fStjxB8abTw/4V1TxBb+H9Q1fSNMuLy1u5rWa2TyUtn2PNsd/nTfv+5/co5g5ZnpkcfmffSiSN43+dK85j8Yxa54hspYn1aye78JTamllNsSFEd0+d/+m1cv4Z+MX/CF/DTwBb6hZat4l1S78Opqd29q6b7e2RE3zTO7/wC3RqHJznt0f9+iSTy/nWuRk+Jujx+M7Lw4iX11qN3bw3SPa2nnQpC+/Y7v/Anyfx1oeB/GOmePPDdrremSv9iuHmRHeHZ86O6P8n++lPUx5Db8zY+/+CnxuklMkgT7yPv30eWmz7/yVYGX9l8zxb5uz5P7O2f+RqZ4q1W78OaampxWSXtrbzI98n8aW38bp/fdPv8A+5vog1KWTxndafsXyIdOhm3/AMe95pk/9kreg/eO/wA/+58lAEEc8UcO9HR0f7jp/HXJwRxeJPGz6n/y66Dvsrf/AG7yZE85/wDgCbE/4G9Q/Ybj4c+D9XdH/tFLeV30my2fc3v+5tv++32f7la/hjR30PR7XT3/AH7om+4m/wCe0z/PM/8A3270AbfmPJs3fPU/l/wVRjk8tKteY/yfwUASR7I96O/z0TyJv2PUc8bxw76q2/8Afd6AMG61jVdK+IWiW73dv/wjWp29zapapb/vkv0/fI+/+48KP8n+xXS+Z89cP4/1W0g8XfDmyllRLq71x3hR/wCPZZ3O/wD9DSu1/gd6AJvP+epPMf8Ajqr/AKuaiOdN7/7lAFqT94lRxzpJJs+/UM8nlqmz5/79Ecnl/wAHz/36ALscflvRJIkj/foj/eJ/f31BPIm96AJJNkiU+P8A3/8AgdUo5E2VNJ/BQBP5ibKJP3nz1B/B/uUSSeZ9z5EoAkj/AHf+3RH+8f56j8zy32f7FSQf/t0APj/d/wANP+58lHyQJvT/AIBR5nmOn+xWeoDP9in/AD+T8vz/AD1J/Hv/ANuiTe6bU3pRqWQSSfcqH59/8FJJvk2Inz0QR/P9z+CtCA8z92/yVJ5nmbKjjt385Pk/gqSONPkb+5QA+OTzPnejzE3/AHKH/jpkH8H+38/z0ATSfu33/Pvep5I/MeoI0eOFPnSmPJ8iI7/OlBZP/H8/8NUfMS1vLWyt9Mf7LMkzvdQoiQwv/t/7b76n8xPkdP8AyJT761lvtNnitLubTrp02Q3UKI7p/t/PQASR/cR0pnlv93Y9QWt19q2XEUsV1A/3Hhfej1ej3SfPQBBB/sPvq1J9zZsqD5P43+/Ukkfkx/x0AEm//cj/AIKgk/jR/v8A8FHmfLs2VP5aRpv+/QBBJ9z5Kf5nmNvf56P4ah+ST/foAm/2KJI9++mRx+XNs/2KtTyeWj/7lADJ4/4E/wDH6f5aSPvdKgj3xwv+9SiSR/v76AJJP7lHlpsk2JUfnvv/AIKkjkf7+9NlAEcf9xN9L5b/ADvSeZ5n33ojf+4//AKAGTyfJ9ymf6v50qbzF2bP7lMjk8x/9+gAnkTy0TZ/BRH+7Sj7Q+zZTI5H3/J8lAD5PufP8++oJI/tHybKnkkSRPuUeZ5lBAyOPy0T5fuU+TZs+5/33UCSeZDs2fJTJJ38mgsZ8mzYiUJ+4+5/6BT/ADEp8+zyfuVnqBnyffokjf8Ajp8knybNlMkkeRN+2jUgg8v5KoNA+4/NV+SP+/8AcqDzE/i5bv8AJWYGxHJLJ8+//gFPuo/P/wCWUMif9NER9lVfPeP7nz7KPtTpC7J/B/yzrqI1IP7NspP9bpli+z+/aJ/8RRJ4Z0ef7+i6Y+/+/p0P/wARRdarFY2b3dw+yFPvvso03UrfVbZJbR/PR03pJUc0g5Rlj4f0zR3nl0/SrHTp5v8AXPZW6Q7/APf2Vo/ZUjT5NlTRx/wVD/q6ZfKcb4O8F3fh/wAW+OdTu7iGeDXtRhurfyd++FEtkh+f/vivP/hX8J/HvhnxPoieI7jw9/Ymg6TeaTp39lu73MyTOjo829Pk+5XuXnJs3pUHn/PvoDmONj+F6f8ACrvDXg/ULTT9UTT3sEvoZt/2aZIfv7P4/wDc31d+GXhG78F+Ek0K9uEuodPuJksZkfe/2PfvhR/9tE+SusknSSai1neT5Hf/AHKCzk/H/gu98TXng2W08ryNM1lNQu0mf/lj5MyPs/7/ACVyOh/CfVbXwNe+H3t7fS4NQ0a/snSG43+TczTO6fOn8Gx69dnk8uRN/wA/8FEc/l0Bznzb4V+AOu2Pwx8a6YnhrTPC+qahY2CWNrp+o+d515bfP9p87+De9bviP4e69pvgn4c+FIvDV9r2iQzJN4k/suaHzn2fvtnzum9Hmfe/+5XvHmJv+/sqGD7/APc2UuYOeZyE/hW91jxz/bb2j2Vrd+G30+aGaZN8Mzzb9jolePfE34O6x/wjHhDT4vB9x4rntPDD6K/9kails9jebE2P99N8O+vpeSdN/wB+o5P3ab0+emHOcP4H8B6hofjm61O98nyH0DStP85H+/ND53nJs/ufOlP+DvhnUPCvw9stK1W0/s+9huLn9zvR/ke5mdP/ABx0ruPM+f79EknmbPnSlzEDII/Lf56JJPLf5PuUf7dM8vzN/wA//fFMDBg/5KRev/1Cbb5P+21zWX8ar7x3pXhJNQ+H9ol7q9vcI9xa+UkzzQ/7CP8Af/gq7axv/wALM1RP400az/8AR1zXVwbI9/yf7lBZ4/8AA/8AaFtPi9ePomt6E+keKLSH7VNAn+p+R9j/ACP88L73T5Hr2SSx8h97o8e/7nyVH/ZtlHeT3sVpDBqNwiJNepCiTOn8Hz/x184WOj/FP9n3xJZW+ny33jzwhfX3+kPHC948O9/nd0+/C/z/AH0+Sly8nwF+7OR9H+X/ALNSeZWdD4j0LUvEOo+H7TWLSfW7FEe4soX3zJT5IJY3Tej/AO//AH6Zj8Je8xNlR+Wnl/c+epP+WPyVl6lqsWlaJe6hey/ZbKxhea4m/uIlAD/t2n3WqpZfa7GS9t0857J3R7lEf7j/AN9E+/V1/wB2/wDt1xXhXwyn2+68V6xaQ/8ACS6gifvNib7G2/5Y2yP/AOPv/tu9dl8mygB8caSI+9KJP3n/AACmRz/wb99Pj2fx0AWvLi8n56h8tP46J5PM+dPuUSSeW/8A8XQA+SPy/wCL/gCUeSkib32PVWe6T7iUeeknz0ATzQeX8/8Afo8lPL+58lR/avLT/gdEk/mP/cR6AHx7Pv7KWSPy0+SoI50khff/AH9n+/U8k/lpsf8A4BQA/wAhP4/uUR/u0+5TI54pE2VN5aSbE30AQyb/AO/V21jTZ/cdKqx7Uf7nz/3Kf5n3/nrPUAk+/wD7H9+j+D5N9Sf6x0RH/wCAVBJvj+5RqWH+s/j2PR88fyb6g8z5/n/gep44/MdN9aATx/31+eo55E/gSiffH8iVDHP++R/n/wB+gCbzPkpkf8H8dM8z99v2fJR5iRv9yggtSSP/ALlEkj/P/wA9Hqr5/wDBs+//ALdEe/f8j0Fk8D/wfJVn7V5ibPv73qkkbyP9/Z/7PV3yHjXYlAGfHGkEzxRWn2WFH2J8iIk38e9Nn+/U/wD33vqCeC4juZJXl3psTYmz7j/x/P8Ax/wU+OTzHoAf5af+z0f6x3+//uUyT93JvR9j1JH+7+f+/QBH5fzp996nkkSRER/v1HPcfPsSmTyfIn9+gB/mURyf7FM8xI3/ANuiP959/wC/QA/zP40SpJP3ibHSo/8AVps/jojkTYm9PnoAkkj+TY/z1G8afwVPJOkb7P4EpnmJ89AEEkCRv/t0+T+D79SSb/40+RKZ8m//AGKAI5I0/gT56ZHA/wD3xVqSRN/yJUfmeXQAz7L5ib0eiCP59m+p/k2fx0+TbHD8/wB+gCrJB87/AMdEcH8dM+T+/wDJRJJ5ex9n3EoICSR/L/2Kj8v/APYqSP8AefO/3P7lPf8Agff89AEMf7v/ANkqOOB5/v1a8yL+OmSfu32I/wBygsqxxvHG6P8APRJG8ibKf9x99Pjg8/fses9QKUkHyfPvSqvlvH9/7lXZI97Jspkkf7z56NSCl5fmfJ/BVX5/9irslR/8DqJFRL0kn7z+BN9VZI5fO+TZ5G/5/wC+9VY/EENxZ21wmla3JDdIk0Tx6c7oyP8Aceqs/jK3g+R9H8SJJ/2A5nrcnlNuGDy0RHfe6fx0+1sbeB08qJIERNiIibKxP+E40yP5Ht9cT/f0O8/+IqSDxjo+90eW+TZ/f0u8/wDjNAchvSSff2VBs/hT+Cs7SvFWlaxczxWN3580PzvC9vNC+z/gaJWpDIkc2x6BjJIX+5TPLfenzps/uV8Yabo+hXXxXf8Asq41D/ha8Pj53eSGaZ0/srfvff8AwbNm+vpaD4t2k9zPF/Y83yeLU8JI/nfffZv87/c/2Kz1KlS5TvNj/J/45T44XjmT/wBDrzPwB8aZfH/i3UdJt/Cl9a6RaTXMMOu+d5yPNbOiOkybP3L/AD70/v16hPIjq7p877K0Dl5B/lv8ibH3v8+x0qCSB4/v/wAdfDv/AAsLxba/A3RNM0/Xb6fXodcS9uLpLh/O+xvCkyb3/ub5kr6m1X42aFY+P4PC72+oTvNfJpj6pDEn2K3v3Tels7/33Ss9S5UjvP8AWJRHG0ez/frjfDnxX0nxHpWkXdppWrJ/adpeXsNq8P75Etn2Ojp/fd3+Sue8QfF608R+APF8uiS694U1TSXtobia90vZc2jzTJs+R/v1ZHIerzxvv3ulR/6z5K4ObxdL4c8f+PLjWNTm/wCEX0fSbC6+y7N/ku/nb3T/AG32JRB8dPCUnhK98QXF3d6Jp2n3aaffR6pYvDc28z/cR4fv/PvqOYOQ9A+y+Y+/Y9RwRvv3/wC3XN6P44t/EHiHTotM1ixutLu9G/tCG18l0un/AH2xJvn/AIP9iuonk+/WhBa8tJP/AIuo49kbv89Q+e8afcqOT/YoGZFjv/4WRq/3f+QTYJ/t/wCuua6GOTy/krlLGfzPH+rpv+dNJsN//f65rr49mygqQ/z32fP9x6fHP5f/AMXVKST99s/gojkf+N6CDx74vfs7xeNNSfxL4a1O40TxXC6XWxJv9Gu5kT5N/wDcf/bq94V+JviDwH8Lv7Y+LFlfQXqaj9ihRIUeaZH+5v2fJ/f+evVo5H87Z9ymalpVlrlm9lqdlb6jZTJ++tbqHej0vj+MuE/sFLwz4q0Txjpv23QtQh1G137H8n78L/3HT+CsHxx8M18aXmiXD6rd6cmn3aXTwp88N9Cj7/JmT+P50SuT8F/AWx+EPjbVPFXhq9u59LfTpk/sJ3d5nf76Ij/xp/v/AD1o/CD42aF8QmeyeKLSNbd98tkju8Lv/sO/3H/vpUe9Avk5/gPRpIH8776USI/ybHp/n+XJ86JS+Z5mz5KsxI40ePZvf7lT+R8m9PnrH1zUrLw/pV9qep3tvp2nWiedcXV0+xIU/wBt6561+LfgzWPD17rumeI7e90i0mhtbh4d++3d3RER0++n30pjO1kj8z5N9Qyb5I/9tKx9K8TaZrFzqNpb6hC91p99/Z9wm/ZsudiPs/8AH61I9Usrq2e7t7iGe1h3o80L70+R/n/742UATyb5H+5T44PL+d3rzD4e/Erxn40m0jW38JWMPgrXEea0uodRd723h2b4ZrmHZs2P/sfc3pUcf7SGiTv4hii0TWUutG059W+yzQok13bI+x3RN+9P9x9jvQVyTPUI7X538r+Op/7NfYm/+CvOYPjZaX1zavp+n/atLuPEUPh9NQ+0fJNvtvO85P8AY3/JXo086Rrv/joI5SCexeOameRcRvPv8nZ/BU0En/fupPM/2/ufcoAg8t4/9+p4/wB2/wAyf7lPjn8zfvf59lP+fZ/fegA8z592yjzPM3u9M8x9/wAlP8xY9iP/AB1nqBPHJ5f8FM+ST+Co/MeN9lSRx/u/v7Eo1LIPL8v+Cj/2RKPP8u5+5T498kmz5K0AZJJ5/wBz5KI4EkmT5/uUPB5f332URyJ/foIHyQJ/t7P7lL5CbN33P9+pp4E8nfv/AOAVBJ9ygsZJAn36faxp+8+eiSD9zv8A4P8AYqSDf9xKAI/L8t96/wAdTySeZ/sf7lR/36ZJP9xN9AFWSOyk1V3/AOX37Om/7/8Aqd//AMW71PJ/4/8Acpn9qxQJOlw7wQQum+Z0dEd3+5sepvL8v79AEMkD/f2VN5nkJ/B/8RR5b7ERH3pRBa+Z8lAEPmfvk2VNJRJA8D7PubKJI/46AGTwJO+/5Hp9vHTP9W+zYlEclAD54/npifcp/mfJTP8AWbEoAk+fZ8j7Kg8x97/36teW+zds+SoP9vfQA+PZG/36nggSf5PuVDzSRyeW/wB+gCeTZAlEkiSJ9yoPMfZs/wBZ/tvTIPNkoAnjj+R3/v1HcSfJsSiT7n36h+eRKAIPLbzvuVP8/nPvfe9Pg3x/79Pk3+dsdESgghhk/wBio/Lfe9TxyJG/+3RJv/gSgCCTZvpk/wC8T5Kf5fmfIyeZUn2VPJf5/noAqx/u/nf7i1HJJ9z7n3Pv1JP5skaJ/cqOSB9m/ZQAeR9x1+T+/UN1v3/89Ktf6yGqskflvsf56z1LIJ4/9v8AeVS3f9MauyQPGm/+9VXzE/uVEhRMH/hB9K0e2063sote8i3/AHMMNlqlzs2f7fz/AHKtf8IrafZv9Hl1mB3/AI31m8+T/wAfrqE2umz+NKI99dJlqZH/AAjPkIiRax4hg/2P7Zm/9nqb+x3j3+V4j8Qp8n/P9v8A/Q0rU/5bVP8Aat/3/n/uVJZyGj+ALfQ/E+o+IH1jXNb1S7iS136vd+ckMO/fshRETZ89b0l1bwXkCS3CI8z7ER/43q95nmPv30eXFv8A4d6fx7KAPFPD/wAK/Efhm/n1W0srR9UTxrc6sm+42b9Nufkm3v8A7n8H+xTI/AHjWP4i/ZP7H09/Cn/CZv4q/tdNRTzvJ8nZ5Pk/f3769u+eT5N9P8tI/n3/ACf36C+eZ4d4O8P+OLX463usXvhex8NaW9vcw6pqlldp5OufP/ob+T/BMiffevZJ45pIZ0TYk7o6J/v1a+Xe/wDz0ok2SbKCOc+Tv+FA+K0hglfR0nvU8FWGmP5dwm/7Ylym9Pv/AMCJvrQ1b4QajJ+0ZNq0PhrUrpbvxJZ67Frv2h002KzRP3yOn8c2/wC5X1DHGkdTW+y3T5ESr5oF88zxXwP4Z8R+ANV8ea3qemXGoQae80Ph2ytdm+4tnme5dE/23d0T/gFZejya34g+A+vWlvomsv4v1CZLrUbXV7F7Z5rma5R32b/voiJs/wBxK9+8xN/ybKZJHFJUe4HPM8o8f6b4gjm+JuoaVpj3r3Gk2H9nQum9LiaHzndNn/A0rznQ/D8vibRdb1Cy0LxDdWureLdHut/iRH+2zJD5PnO6OnyQp86V9NRxr/B/HUF9B9qfZ9omgd/vuj0vcDnONk0fUJPjqmuvZTPp3/CMfYvtv8HnfbN+z/f2V2skn3/9uiCB43+9vRKkjg/26ZBHI7/JvojkeP5NlT/Zf9umeQ/39/zvQBzVjIkfxC1t0375tLs96f3Nk1zXS+f9z/brEtbWWTxnqO9Nif2dZpv/AOB3NdDHD5f8fz0AM8t7r50SjyPLT7/zpU9rIlqnz/coknSR96UAVfL++n9+j5/v799Pk/jen/JH+630AYOo+OLLQ/EOkaPNdo+r6tNshsoZk85E2O7zOn9xNn36wviV8FtH+I14moJdzaDraOnnahZQo/2hEf7kyfx/7D/fSuxk8M6fqV9a6rcaPaXV7Y/8e97Jb75od/8AceqWseLtM8Oara6fcXdx/a7vvTT9Pt3ubl0/20T7if7dLmLgUtH8f+H/ABH4t1HwvaX2/W9PTf5Mz/61P49j/wAez+Ouhj/cbPN/v1yCfCHw1rnxA074gJaX2ka1/r5rV1SH7Q+x03zJ/A//AKHXnn/C/vFfgHxc+i/EPwr/AKLK/wC5vIJUSZ/9u22fJMn+x/rk/wBuo+AvlhM6/wCO9rd6r4MspbLTJtbg0zWbDVrvS7VN73dtDNvdET+N/wCPZ/sV5t4xtbv4vX/j/wAR+F9H1NLKbw3bafC97YvZzapfw3PnJsSbY/yJ8m9/79fRmpRy2qTxafFDe6iib0svORP+Bv8Ax7K5e60Pxraw/aLTxhb6jqP33stU0tEsn/2EdP30P+/89GoQlyHmGrfDvxDa6944n0jw3al5PEmleLLC685IUvXhSFJoHf8Agf5H+d/k+evQvgz4Z1vw/wCBr2013T7eC9uNUv717Wym+0pClzcvNs37Pn+/W9Y+INWutNT7X4M1aDUPuPa/abb7N/wCbf8AOn/AKoz+B7XxNNPd+I1e6vX+S3hhuHRNOT/pi6bPn/vzUahOR5Z4L8D+M/D/AI80vwe+qyv8OfDMP9oaddQ2jwzXf30hsJpt/wA6Qo+/5E+fYm+rvgv4F6P8IfE76w/iiG91T7JeQ2+n6p9js/tCTP5375/vzPvRE85/4K9Dj8Hax/qn8e68+nJ8nk+TbJcv/sfadm+tex8HeH4LZ4n0SxnR/kme9t0uZpv9933u9aEc5wHwv+C1p4O+GPh7w/q1vbvPY3f9rbLWZ3hhufOeZNj/AMaJv2f7eyvSfI/ufPXKX3wylsbxLjwf4iu/BqJ9/T7W0hudPuP+2L/c/wBvZs31qf2P47jdHfxB4b2fxp/Yc3/yTQHxm35flvR5j/P89Y88HjXfOkV74TdP+WLvp15v/wCB7JqpQeMdT0PVYNK8W6Zb2X2uZIbTWtL3vp9xM/8AA+/54X/3/kf+/QRyHUQfc3p/A/z1ZpY7X7K+x0+dP4HSn+X9/wDv0AMg2/ep/wDt7f8Avuj55EdN/wAlLHD5f8dZ6gP+STfsfZsok/eJsR/kqP8A1e9NlEf8GyjUCH502J9ynxx/vv8Acokk8t//AGeiPZG6P/HWgD33yOif3KZ5Hl/J/G7/AH6njkX/ALaU+T/begsgj3/xpv8Ano+eSb59lSee8nyfwVBJ9/733KAH+Y/zo9Mg3796fwJVqP7mymeWm/50+egCC7keT/vuoY/uf8Dq75nz/PRHGkn8HyUAQQb4/wCP/viqsEcUd/P9n86B/wDXXGyH5LjemxPn/wBjZ/BVqST/AIBTLX9488v2tLpEm+Tyf+WPyfOj/wCf46AC1guLVLVHuEukRNjvNDsmmf8Av/J8lMgupY3T7RaTQfud77H3on+xvqz5lH+r+d0oAZHqUU/kfP8A65N6I/yO6f7n/A6f/u/cp/mfJs/geq0draWqWqW6fZYLdNkMNq+yH/vigCby/Mf+P/cojnfZ9yoY47uPZ+9t7r98/nO6eTsh+f7iJ/GnyVH/AGkkEKNe29xp2+7+ywo/z+d8/wAj/J9xH/26ANH/AFmz5EpnmeW7/J9+o7W6Sd50ilSfyX2P5L7/ACX/ALj/ANyi4k8x/v1nqWSSTpv2f3Kgjk+d/l+en28jyPUk8b+dvrQgj8zzKnjhSdHf+5VWT7/zvQkibHSgAk+/so+eN/uUSO8lPjj8xPnoAknk8z+5VWTfHMib/wCCpvM+/wD3KPLR03ulAEMcj/7fyUeZ5nyun8dTRokifc+/R8kibH++lAEMe/zv+mdHny/P8/yb6fs+/wD+gUR/u/uUEDPP/j2fcpn2p533/c+f5N9TfJv+RP8AYqCe18vZuoAZJJ8m93pkcnmU+eNPuOlEcCInyUAVbqR4/uP/ALlMjkeRE3pVqeBJ3+/sqOO1T/vis9QKsk6fwVEsfyj5H/74qzPap52z+/Vb7L/tp/33USKiJa33n391b/ZLhHt3Te7/AHH3pVmSd9m/Zspkdj5b74v46nktfMT/AH66SRkcj/7+ypKT7KkaU+O18vem+pAh/wBW8n8dWo5Pl+b79RyRpI77N6VD5Hz70+/QBNJInnbP46kk3yJ/HsqCOx+dGb59n3Hqfy/L+Tfvf+/QBH88fz/fpkcn9+nvG8ifwJ/fp9BGoz/WPRHJ5fy/x0SQPG+/fRHH5j/PQWEcnkfJ/fo8z+Hfvon/AHjpt/gT+CiPf8nz0AHmJH99/wDco+SNt/8AfpfIfZsp8kbP/BvoAekiff3eXRBJ99/4HqDY8b1J5HzuiJQBajnTe6P/AAfco+47vVWOPzHfZU3l/PQBkQSeZ4z1dN//AC42Hyf8Dua1I5P9isi0jl/4TDV9+/8A49LPZ/33c1oeZ5nz7Pn30BIfPvj+bY/kP/HspYI5Z9/lI/3P4K5fXPhlpnibUv7YfU9e0jVPkTztF1aa23on3N6fcf8A74p8Hwv0SeGD+1bvWfEqJ/0GtUmm/wDHPkR/++KAIP8AhZvh+RJ7fSri48S3UL7HtdCt3vH3/wBzenyJ/wADepIL7x3qs3yaPoPhqydPkm1C7e/vU/7Yw7E/8frq7Wxt7G2S0tLdLW1h+5awpshT/gCU/wAhI/negZ4ddfCG9vvi7peoeIPiB4p1S6/smaZH0+ZNKhhdJoU2IkP8H75//i69T8I+GdM8F2b2mj27wJcPvuJnmea5uH/vzTP871l6lfRf8Lg0uyd03zeHbz5P9y5tv/s/++K6jyPISlEqXMSRzy1N/aXnwp5qb9j703pv2f7dMRG2In3N/wDsUR2v/jlMg8h+KnwFvvEHii68ZeD9dbSPFc0KI6XTukL7P40mT54X+RP76Psrb+JnxstPgy/h638S6Zd3trfW/wDpGtWvyIk38aIn8b/x7Pkr0bzPLREffIlT3draaxps1le28N1ZXCbJrW6TfC9BcJmRoesWXirTYNT0e9TUbJ0/gTY8P+w6P86P/sPVqOd93z15f4g+GusfDHTfFfiP4b3Gp6p4lu7eFIdM1e4+0woiP/An8b7Pub3q18C/jNcfGKzurLW/D82g+KNPT/S4U+4/z7Puffh/3Hpe99svl5/gPSZP3aJ8/wDwBKZJI+/79XZI3gR0f+B/uf3Kq+R5nz76ZkHzxpveh7t96b6nffIiQ7/+AbKg+58mygQeY8nzpUE8cV9YT2lxEl1azJsmhmTejpVry/LejyPM+dNlAHDaX9o+Hviqx0e38668Kas/k6ejyu76XcpC7vD8/wA7wuiPs/uPXocEnmP/AOP1xvjj/RdY8FSo6fPrnkvv/wBuzuUrrP8AV+X/AOP0Fk3/AC2/g2VJ5ib/AOOoI0eRN6PR5b/wvsrPUgf5cW+if7ifc/2KIP8Ax+oZP3n36NQI5N/8dH3HfelT/JI7vv8An/gojg8yH5331oAfcR9ifJvqePfI7o/8FPggT+7vojk8v5EXZQWM8zy02olQSf39lPkn8x0ok+/9yggJLr9z/t/3KZ57/J/v0SQJG+zZT/3WxN1BYf6xv4Nm+iSfy030yTZs+Sj7LLJs3pvoAguL6KxTzbuVIIP77vU8cD2qIsr+e+z538lE3/8AfFMjtbj7TPv8lLVNnkujvvf+/vp8cfyfP89AD49n33/77qSSPzHf+5UccnyOifcojT56AJPkkRKjkjTyafJG8b0zzP76b0oAIJP9+pPM8vf/AN8fJUfmfxpTPM+TfQBVk0PT7jZ/o6JsuPtv7l/J3zJ/G+z7/wDwOjZdwTP86XSTTfP53yeTDs+4mz7/APwP+/V2SRN33P8AfqSP5Pup/v0AVY7ry03yp9id32Ikzpvf/wDb2b6uySSyOm/5Nn9+meWn+5VG103+y4YLfT3+ywJNvfennb/n3unz/wC/QBekjTfUflrGj7kql597HD/pFpvne48lP7P/AH2yHf8AI779mz/bp8d9FI88SXELvC+yZN/3H/uUASR/f2U+Pf52x6f8kifc2b6JJE/joAXmo/MeB9j/AHEokkfYm+mSb5N+z+P79AE3mfxb3okkT/gdVZH8t0pfLffvpchA+1neR9nyP89Pn2STff2UyOBv4Kx5PGOmQaxdaO8txPqliiPNDDYzTeTv+586JTLNiCdPuffdH/geiS6WR38qXfs+R/8AfribGx8OeHNN1HSrKbU7VL6Z5nf7Dc70d/vuj7Kn0PXPD+j22naPaahNvd3S3e9hmSa4f7/zu6JvegDq/MWRP9umSSfP/BTPLeOj/V7HoIDy/keoJJP33ybP9unyVSjjffv/APH6z1Ateek/z/Jv/wByq6jcoO7rSz740+RPvfcqoqfKPneokVE3I5PLTZv+ff8AfqfyHgTe9QTweXs+ZNj0Sf6n79bkk8e6BP4P9uoJN38H3KZH9z/fp8cn7v5Pv1nqAyT7wojjffU0n7xN++jy9ifJRqMPL8uai4jSN/76VJJ+7+4lR/wfc3pRqAeWm/5Hpnl/P8lWvMTZ8ifPTJP3n8f+/RqBBH+8fZT4I/4Hpn+odHV99H3/AJ6NQHzx/wAe+mRx/wDjlP2PJsqTy3j/AL6UaiI5P/HKI/3n8FEl18mx/vvUkcfyfP8A3KNQIJI/4P499T+Wke/Y6/conjSoP9ujUB8cab6teWkm99/3KhjkT79Pk3yfO+xKNQOe039/4z8Qp/ctLDZ/5GroZNnyP/frmtN/eeM/EOxNn7mw+dH/ANiat7+D+/RqWEmyBKZ5ibN+yiSB96bN8dQQQS7P3uzf/sVoQT+e+x9n8FM+1PJ/cSiSB9lR+X+83/wUAcb4g/4RSx+KPhd9Q8PzXXiu7hmSx1SHTkmSFET5982/5Nm9/wDvuu28/wCX7lch4m/efEjwVvR5P9H1L7n8H7mGurk/ePQBJHdfxvT/AD/n+f7lQRweZsqSSB43+5QBN/uVJHdf7HyfwVR8v/b/AO+KJI28v53oAtRyPv8A7lc38TdHi8VeA9esn12HwpPcQp52tP8AJsRH/jf5H2fwffra8t/7v8FeMftLT3H/AAj1rZXsT/8ACPTI90+oJpz36W9/C8M1mk0KffhfY6P8n9yl8JcPjN74T+IPFfgfwxdf8LD1W3TSLHyUsfEE0ybJkf5PkdP9cn3Nj/f+evV454rqGC4t5UurWZN8M0L70dP9h6+bPD8ej6xoL/DrVdHm0fwvcacmu6tezXaW0Ph28uXSaHTIf4EdH3v8/wDB/v1tfA/4SfED4O+M59HTWIdU+HLwvMkk0yfO7/c2Q/8ALF/77p8j1HL/ACG8vf8AjPfJ5/LR6g8xJP7+/wDgrI8K+NPDnxCtr2Xw7qtvrf2Sbybj7Lv/AHL/AO3v/g/2/uVqRxvG/wAn3ErQ5Zc4/wD1b/co8zy6ZJ+8eo6CNTm/GM6R+JPAcUroiTay/wB9P40s7nZXX+W/z1yHxN0eXUvBmovaL/xMdP2anY/7E1t++T/0DZ/wOur03UrfVdNtdQtH32t3Cl1C/wDsOm9KC/sFqCNI1+/RJ+7fZ9+jy/l/2KI/3j/wf7FZ6lh/33UkkdP8h4/v0zz0370SjUAjg/26PL8vf89Ryfu/+B1JBJ/co1AfHvj/AL/z1HJ/sUu9/wC9RJH5nz/c/wByjUCOO1+T5/uUSWryPvemRyP52x/nSrX8G/f9z7laAEkb/wAdQSR+Xs/j+T7lSSXXmfPR/D89AEEcjv8AJUE8MOuLPb3cVwkKTInz74fNdNj/ACP/ABpRHPFqsM/2TUP3lvcJDM9q6PsdH3vC/wD7PV6OP+OgB/mb/wDc/jqD5I0dN++p/nj/AIPnqrJJ8/3Pv0AEeypo/umoZI/kT+//AB0eZ5mzalBA/wD1ez5qk/1iffqCSTy6tRyJIqUFkHl+W/z0yT958iVPJB8/36j/ANXv+WgA8tI0RPuUfx/fo+/89P8AkoAk+SNEpn2pI/v7/Mo+f+CjzPLT+/QBH5nmN8n8dE8EV1CkVxb+eifPsf5//HHoj2eY7onz1JJP/A+ygDO/s7y5nlt7u4R5pkmm+fzt/wDsfP8AcT/cojk1CTz/ADbe0n2I/k+S7pv/ALiPv/8AQ6u/JJs2PRJIsifLQBVnvreO8TTJbqH7a8PnJa7/AJ9n/wARUkcfl0+T9/D5X/APkqrHG8H2WKLY9rCmyV5pnd9mz5P9+gCf5433rT/knplrOl9DBLF/qJk3/P8AJU0f+4lABBG8bxuj/PXN6Xfef8QPFcXlbHht7D5/7/yTV0kkfyV57ax63/wtTxRLZXFilkljYI8N7C775tk3zo6fcoAx/EHxQ8S6H8Y9L8PvaQpoN3NDDC+x9829Pnff/sf+yV1njyeKT/hHvNd5/wDieWexP9v56uzz+I5P+he+X/r5rE1zRvEfiDVdI819DtdLsb6G9d4XuXuZtm/5PnTYn36A5zso9qJ/t0TyJs8rZ89EkH3Nj/JTJ/3aJsrPUBk/7xEd/wCCoJLXy0+T+D50qDWbq3sbCe4ld/IhTe6Qp5z/APfCfPUMd1cSXlqiRf6E8LvM7vsdP7ibKNSCaeR/7lUZf9Y3z96WO1vZ4bV7jUESeGbfN9lh2JMnz7E+f/PyUzR9NtrHT44I3l2RswHmTTO33j1PeokVEjg8P+II3T/iu9WnRPv+dp1g/wD7Ron8OeK533xeOJkT/b0Czet6Ofy1+REepJJ/L+dEX/vutyec52fw54r2fuvGux9n/QAtv/i6Z/wj/jX9xs8a6f8AJ995vDafP/3xNXS/2l8+7yvnojnf7lAc5zUGleNd6O/ivQXT7j/8SB03/wDkzU8mm+OI02f274b3/wDYGm2f7H/LzW9HJ5i/+gUST0uQvnOdjg8dx7/N1Xws/wDuaXcp/wC1qtSR+M/JTym8LO/8e+3vET/0OtTzH+f+N6tfPJD9zZ/t0cgc5izyeM/keJPCz/8AXf7ZRayeMNn+kW/haR/78Nxef/EVteXLAm+LY/8Acrza68QfFuB53/4QzwtOiXCIiQ647vMm/wCeb54U2bE+fZRyhznWRz+M/OSJ9K8MOnz73h1G5+T/AMg0/wC3eLfJT/in9Bd3+/s1mb/5GrUkuvIR33okCJvd3fYiJ/t1g+C/Gkvi6G91CK0SDSPtbw6ddb9/2uFPk87/AHHffsqNQ5y1/aviOO2TZ4UtHn/jRNcT/wCM1autV1iN/wB14Z8+DZ87pq1sn/jlaEc7/wBxKIP40o1A5v8A4SDXZLn5/BV9s/vpq1m//s9Wo/E2qxp8/grWf+AXdg//ALWrUkk8t/nT79P8zzFTYn+/RqQZf/CR3slm8v8Awh+uI6f8sfOs97/7n76s6PxjqEkzp/wg/iZP9t4bPZ/6OrqJv3flo+z/AH6ZPIkf+3RqWc1/wnEsczpceEvF8Pyf9AtH/wDQJqnj8f2+x0fw/wCLI/8Af0Cb5/8Ac2VveZ8+z/vumfbmj/g+T/fq+Qg5rwdrH9seIfEl3Fp+rWVq/wBjSF9UsXs/O2I+/Yj11cmyBHd3SNETe7/7FMkvnk3vs3/79ch4xk/4SrUn8HujwWup6TNdXF0n39iTQo8P/A0d/npgbHhG+u77Tf7Qu/8AmITPdW8L/wDLG2f7if8AfHz/APA66HzP3Lv8lZ0dxFPviidPPt/kdP7lEcnyp87/ACUuQC0knmfcqT+GqMf3Nm+ieaWT78v3PuUwMHXNH1u6+JHhrUrfTIp9Bsbe8S7vXvkR0eZE2bIf4/8AU/8Aj9df/q0d0RPnrlL7xVe2Pjnw9oqaOl1a6nDc/wDE0+17HtnREd08nZ8/8FdJJ+4/4B/HQWT+WkiI9QSSf33/ANymSTy7I/n+SofM/j+SggtUkcfybPmfZVWSd9/3Knk37P7m+gB/+/Ukf7v5031V8x403bPuVN5/nv8AwJtegDxH4zfCHXb7Sr248Dy+e93dzanfaLdXCIl9eOiJC/zo6OieT/qX+/VXwB441vwBeeGvDUv2G68FW7v4ft7293w3sz2cLveah8/yJZo6bPnr3XzPv7Nmz+/Xln7QvhW98QeEp7vSvDn9t6pND9iuJoU865Sz3+c6JDvTejzJDvT+NN9LlNoS+xM5N/gzb6p4k0Tx78GvEGmJp32v/S4Yb5/JdN/z+TMm/wD2/wBy9et6X8W/CmueNtX8KW93NBqmnXH2XZdJ5KXE333SF/43SvmzUvHnxA+EmqJd/wBlaZZeJfE0X/CQazp8MPnb3/49rbT7aHem/YiJ5zpvffMj7Hr0n9ov4a+FdW02y8UT3Vv4U8ZPcQ2WnXryuiX1y/yQ202z+P8AgR/4KPjNP7kj3iSPy3+dPv0eRFJ86JXlmj/Ea9+EngPwvb/FO4u5/EN9cTWu+12XL7E+ffM6f7H9yvRrHVbXVbODUNPu7e9064TfDNavvR0qNTCUOQ0I4PM370+T+OuK+Ff+g+G59H3vJ/YN9NpKO/8AzxR98P8A5BdK7WC6SSF0bfs/grjfA8b/APCVeP3R3fTn1SHZ/wBdvs0PnJ/44n/j9aAdlGibPubP+B0fc/26PLejzPLrPUgn8zzE2Ij/APAKqyfu/wCD5/79P+3PJs2bEpklx5jp/HWhYeW/9+rSfcrlPiF4jl8D+APEviO3t1up9J065vUhd9iTPCjvs/8AHK4bwr8dIvF1/qOoWSWMHgPQbTfr/iSe4/cpebEd7aH+/wCT/G//AACgIQPXZI/Mf7nyVJ5f935P+B15la/tIfD+fRJ9QTWLjZDcQ2r2T6dcpevNMm+FEttnnPvRHdPk/geo9V/aQ+HmlWekXtx4j/0XU7T7bC8NpNN5Ntv2edNsT9ym/wCTe+ys9Q5Jnpvl/PR5jyQ1yOh/Fjwv4u8Z6v4U0rU3vde0lP8AToUt5tkP3P8Alts2b/nT+Ouo8x0/4BWgfATf8sdtQz/2hvgSy+zunnbLh5nfeibP4P8Ab+5UF9fXUFzZRRWU0/nP++mR0RLdNn33qfR9NstHs3t7K3WBHd5n2b/nd/nd970APjgSCH5EREf53RE2Jvp/+xRPJsdE/g/v0zzPn30AWo/3cP3031BJ+8ffRHvkTfTPPTe6J/BQA+SDzN70RyeWnk7KZ5j7KPM8x9iUAP8AL/g/jo8v597r8n8FHmPGmzf86J/co/1ifO/3KCAj+/Vry/L+9s+SoYJPn31NJsRP79BZVg/d79n3KZJJ5n3Kmjk/gf8AjqH549mzZ/uUAP8A4aP+AbKI5P8Ab2USSeZ9/wDgegBnl/M/yVJ5fmffpPPfem//AIBRJI+9PnSgBnkU/wAt9m+pJI/L+eoJP49lAD44/k+epPL+XYn7yoI5PMSj97voAq3Ucsdy98j3bvsdPsqP8j/8A/v1a8vy037Pk/26PMeT7/3KpSWKQX7y2kVv5lw6fa5pndPkRP8A0OgC1H/qXrk9Dtbv/hYXi93idIHhsNn+38k1dRps8V9bJd29wl1azJvhmR/kdK5vwrpv2Xxz4yli1B57K4ezfyfO3vbzbH3p/sJQB1EcCSW29/k/4BR5Hno/+5T5J3jf5PnTfVWe+uPLnt1SZJ9m9Jnh/cp/8X/uUAMjjf502fwfc/jqj/pF9Z2txsu9IffvmsrpEd/9x/8A7CrXkW/2mS6+zp9t2eT5+z59n9zfWR4x8eaF4AsPtet6hDZf3Id/75/+Af8As7/JQBowWqQX7ypbwpdXGzzXRPnfZ9yoNc1zTNKfyr27T+0XTellao81y/8AuInz184X3x+8YfF7WLrSvBmlXyWX3E/st0SZP9ua5/5Y/wCfnr2TwP4V8UWPhWCy8R63Dp0+zZcJ4YTyXuP+u1y/zu/+5srMvlhAwPiF8VNV+Hvht9YuvCiaXau6JCmu6ikNzNvf+C2Te/8A4/Xny/tEa/tG3R7WRezR6dcup+h38179Y+HNH053lt9Mt/Pf/ltMnnTf99vvera3Uu0f6Q3/AH3US5QiWf8AV7KfHGmyqSSfuU3/AMH/ADzSn/P5PzvXSc2pa+T+P/vupvL/AI/4E/jqtHOkeyknk8vYi/IlSGpOkib/AL9WpPK/4B/frPk/dpT/APV79/z/APslBZPJJ8/36tJskhT+P+B6zvM+RPk3vT4/uPKmxET7+96ALUkH7zYleZ6r8RtY8XXN7o/w3srTV7q0fybvxJqjumk2j/xomz57mb/YT5Kq65qt78WNVfQvD968HhC3fZrmtWv3Lt/+fO2f/wBDdPuV6HpVjZaPZ2On6VaQ2WnWkOyG1tU2IiUuUv4DgrH4SanrEMKfEDxxqPjVF+d9IS3h03THf/bhh+d0/wBh3r02C1iS2SKKJIERNiIibERP7lVZN/2nfs/g/wBZV2Sf5ERPv0yCSOPy037/APgFPjtUk+/WdJImz533/PU8c9x93f8A7m+gsnkgSN/k+eiCNN+z+Cqsk7yO7u9P8/y0oILU8cXk/P8AO9QfJs+5UE8/yUzzH2fI9AF75Pv1H5MUjpv+/R577KZJP/49QBOlqn/sj1ydjB9q+JGvPs8x7HS7O1T/AIG8zv8A+yV0sl15iI6Ilcp4V1V77xV4yuPK2eTqMNkmz/Ys4X/9Dmegs66NH+58lT3EHybP79QQak3+Up8l95/302bKCBnkJHDv2ffokgeT7j1P56TfJsqCSR6AOX8R7LHx54GeX7j3F5a/8De2d/8A2jXXyRp/B8n+/XNeINN0e+Sy1PWLe0n/ALGf+0LefUJnSG3f/ns+z+5/t1qaP4j0rxNoNrqulXqXunXab4bpN+x0oL+yXpIPMf8Av1BJ9/fsSj7UkfybKk+1eZ/sf79BBHJa1PGiSfI/3P4Kjkk2UyOdPMd3+5QA+ODy/k3vUkkH8avRJPFHHsTZUH2r59/8H9ygCeSBJH2eV87/ANyj7L5D75UdHT5KfBfRQXMe/wC59+iefz5vN/vvvoApXWh2WpSWst3ZQ3U1o++3eaFHeF/76f3K8H/aF8K+I7rxn4a8Uf2emtaRod3DNaWrzbIbHYjzTXl4/wDAm9IU+Tf8m/8Av19BRyeZN89R3XlTo8UqI6P8jxv86PQXGfIfNPg/XNQ8T+CdXtPiF53jK91jZrs1k+yzTQ7CZ/Js0tn/AOWNy+zeib/4/nf+/wBR4D8Op+zFpHjW4u9bfxDoP2i2+yafDKj3MLv8n75P+WL/ADp/v1e8cfCS9k8Saj4l0q7m1eDzk1Z/CMyQpDfalDCkNm7zffSFNiPs+5vTfXDeBbjSvg/Dr1lqdvpN74Ge4TTPEWu6nC8uoazrD/O6W0KI/nQo7+SiffT59n3Kn/Eb/H8J9GeFfEemeKtNg1PSrjz7Vn2P8/zwv/cdP79Ynwhjl/4V7pfmy7713uftD/35vtM29/8AvuvPfhz4AvfDnie18QfDzUIb34e6hbzTfYvO2Tb9nyQ7HT5/nRER3+dPnR667wJ8cPB/ibWH8LxXFvomrxO8EOnzPs3v/HD/AAbJt+/5P++N9T8Bnyc3wHpscfz/ADv9yoJI/M/uVJ8m/wDuUzmjUgg8j7+9/wDvin/3Nn9yp/L/ANj5KqyXVvGj77iH9z/rvn+5/v1oQc78UfDl34x+G/ivw/ZPEl7q2k3NlC8z/IjvC6Jv/wC+68b1/wDZh1PSdH1HQvBT6Zovh7xDoENlqmmSb0hh1K22eTcwp/Hv2bJv7/yPX0FJPFHbPdvKiWsKb3mf7iJ/fqTzEuoUlR0eN9jo6fxpQbQnKB8y/Er4a+KPEX9r+OPGumeFtOf/AIltt/Zb6/NZ+TDbed++h1JETyZt9z8nyfcTZ/HVXw38J/iH/wAIldXelar4e8av4s8N/wBhXepzapvSx2TXOx0mRP8ATERLnY/3Hd0/269D+NP2eTxn4e+2/wBk3U9vpN/NodlrsyJZPrG9PJebf8m/yd+zf/t1B8Fr7/i4XitLSKxS1h0nTZtZg0V0msk1v5/OSHZ8m/ydm/ZWepvz+4df8Gfhzd/DHTfENlcXEN0l3qf2q3dPvvD9mhhTf/t/ua7mSO7gvLWKK3SeGbe9xdPcbPJ/ubE/j31BY30t9DZXsSTQWU0O97W9t3hud/8AB/ufx/JV2OT5ERPkrQ5Sro+j2mm2yWlknkQJvfY7u773fe/zv871ejk8tNm+o/8AV0fwfJQBJP8Ac/gqCOPy33799P8A4Hejy02b99ABDv27Khkj8yTZsp8myTZRHI/z/wAFAD0j8tKZJvjffT/L/wC+KJKCAkk8yRPkonj+T/bo8z5KZH+8oLLUf9/7lHlv9ymR/u0+/wDfqP5JH+ff/v76AJJI0++lR/Jsf56PI8t0RH++9SfuqAIP7n+5SVJ5f8f8FSQbNm/ZQBHAn9xKkkg8vZ/7PUcc77/k+SjzPM+/soAkkk8zZ/BJUccfl/3H30SR0JGkaff/AOAUAMg/1lT/ADxt/HUfmJ8m96joAk/4BTJI/Mbf8++n/wDLH53qSORKAMTy5dNv33y3c6Xb/uYUhTybTYn99P4H/wBv+OsHwrYva/E7xzcbX2XCWD/J/G/kum//AMcSrXxU8Yp4H8GXWoRJLPqMzpZWnk7P9c/yJ87/ACIiff3vWRBpuseNbzWLK4luNLvYdO+y3Fqnz232mZP3M0Lp99Pv0Fwidr5j3T74nhmg3ulwnz79/wDsURxpBCkVvEkGxNiJ/crkJLX4geFbPTv9T48vXhS1u7K1dLBIXT/lsm/7/wDt765fxH48uPHmm6ppmhafDdO6Jaw2t1cbJprn7770T/liiffoDkOyk8QPrFhPd6bqdpZaQm9JtafY6b/7kKfxv/tv/wCP1y+q/CTTPGN/a3Fwlxp1lDv8550R73VN+z53d/uJ/wCP/wC5W38Ofhk/hKwR9Qvf7R1RH3pDD8mn2P8AsW0P8H+/9+uvkRNj/PQQZfh/w/ZeGbBNM0eyt9Lsk+TyLVNif8D/AL9aEkn7n/bSpPISdN/8FR+Wu/d8/wDuVnqQVZPufP8A3KredEaszwRb/vvUax/KKiQLcWON/wDfSnyR/J86f991DBIn/j9TRz/PseukjUk8h4/lVKHj/wBinxz+Xv3fx/cequpaxZaPpr3eoXtvZWsKb5rq6m8lE/4G9SXyFry0kT5KfJH5fyV56nxs0fUoXl0fRPFPiHS0fZ/bWi6HNeWzv/cT+N/99E2VNB408W+Jvk8NeD7vSIH+/q/jRPsaJ/uWafvn/wCB7KA5Db8aeMbLwXpUF3dxPdXV3MlrY6XA/wC+vpn+4if5+SuesfgnpXiCZNY+IGn2nijxLM+93und7a0T+CGGHfs2J/4/Wp4Z8ARaPraa7quq3HijxQ8Ox9X1BETyU/jSGFPkhT/x/wD267LzN7p/B89AEdrpSWNnBb29vDa2sKbEhhhRET/cSpI4/Lf5PkqaSf5/7myqUF1++/e0ATxwfP8A/Z0/55H3/wC3TIJ/n+T5/n2U/wA//vjfQA+SxXzn/uUeR5f8H/A99Ed9571P9qST5KCyCO1856k+y/P/AH6I5/L+TemxKfHdJO+z/vigCD+zfnfZvd3+5TJIP4PuVP56bvvpvqCef5/n+f8A26CAkj8tNlM8vzJE/wDQKmkn8z5PkejzEj/2KAIZIP3LxbK43wrB5fjzx+kX/Hql3ZzP/wBdns03/wDjiQ12Wq6laaPYT6hdyolrEm93rk/hda6npqeKH1u3SDVLvXJtQeFH3/uZkTyUf/bRE2f8AoL+ydfHA8b/AHKJI32O9XZJP3O/fUMcib0oIKsH7vf/AOyJT5/3iU/zPLf5PuUy6keOHfs/j+5QAyP/AG0R4/7jp8j1xPguxl8M63qPg+VNmnIn9oaG+/8A5dnf99D/ANsXf/vh0/uV3keyT+CsHxj4EsvE1/oN7dvffbdBuHvbSGyu/syTO6bNjv8A3KAibE8fz7KI43kf5KfJOkm/Y6P8/wDA9Pjk+egCHyHk+5R5fl/x1Z/5bR1JPC9LnAzpI3+dP79T+XL9/wAry0+5U77PubKnjki+zfff+58lHOBnTx+X9/8AgT/vuiSN/wCCrT7Pv/f/ANuj/Wf3/npgQSQPJ89Tx2sWx32o7vT4IHj/AI/+APT446AGRwxR/cT564b4t/Ce3+Kmg2Vp9rt9OutPu/tVu91aJeQ73R0ffD8m/wCR3/j+R67nUr57Wzne0i+2zom/7LC6I7/7Hz/crE8Qa5pnhWz/ALb1jU306yhTyfJd/kd3+4iJ995v4ERKz1L+A+fbHWNQ+GOtvaRXT+A/D3gW3mm1FNWmmv5vEVg773mhh+588z/I+93R32PXc6bo3gT9paH/AISWKy1PRNRt5oUvkR4UmuE2JND52zej/I6bHT50ruZ9HT4oeBrq08R6Vd6JBqH3LJ5dl5bpv3wv8n3Jt6I+z+D5K8K+IXwh1jwzr3h7T9Ei1RNES7/tPUfFVq6Qukz7/tN5ebNiI8KJC6fJsf50f79Bv8Z3/i749ah4D+Jeo6J4o0L+y/C8yJ/Z2r2v+uff9903/I+z+NPvp/t16u+jpPDpzy3F9I9u6TJNDN5PnP8A7ez5HT/Y+5XAaHrGn+NPAF74r8Z28KeFJn/tO0staRHhtLOH/U3OzZ8jun77/gdch418TeMNS1Kx+JXw38S2+t+FHRLbUdPvfOSG0RPkmd4fv7P7/wAm9KP8Bme3SWNpJfwXr26Pe26OkM39xH+/R/YenySXrpp9pvvvnu/9HT/SP4Pn/v8AyVkfD3x5o/xN0R9V0eVH8mZ4buFJkm8mZP8AbT76f3HrpJP3Cf79ESJQGeX5CJ9xNn3ERP8A2SieT5/kf79Ekj7N9EGyNPvvWhBS8QeHNH8VaPNp+u6ZY6vp1x/rrW9t0mhf/gD0eH/Dmj+EdLtdH0TSrfSNPt/uWWnxJDCn/fFaPmJIn8FR+Z5f8fl/JQMJP3j0+ON9if36hupEtUeaV/3EKb3fZ9xK+SPi9+0R4q8aXFrpXhSbU/h7peo3Fmmh6pqGnOl74lme5SH/AEbf8kMKffff87p/sVnqVCHOfXscf7t0SXfQkf7z+5srkdN+Knh/UvGeqeF0vdmo6fcQ2TzPsSG4vHheb7ND/fmRE3un8G9K7KTfvRN9GoDJ5Pn2fwJUEH3HSL+/T76+tNNs3u724htbWL53mmfYiVy+lfE3wvqt1BZWmpvvu5vJt5prSaG2uH/uJM6bHetAOrtZPk2OtM8t5Pn/AIEqTmnybP3aUARxyPR5byPsqTzPMepvkj2UAVZP3f3Kk/iSiOTzN+xKJJH+5QAef89RyT/PUkcfmfwbKPL+dHfZQBVffG6PU3zyJ9/50qSSN/J2VHB/coAZ+9jo+d/v0/56Pn3/ADJQAz/0Cnxx+W/+x/sURxvIj7E/3Knh32/mO9AQGfwff376gkgSR3eLfVqeRdqPsqD543R0+R0oAZJGkn+5/HT/AJP4PuUeQ6eW+z+P7lSeZ/An3KAK9L/Bvp/yf8Do/wBX/volAHlnxenvfFV5p3w8sorRI9et3mvrq9d02W0LpvSHZ/HXG/FC1l8R+P8AVNMt9QuNIsrSGHzrVHuU85Eh3708n+59yvTPiNavqPiHwbZWto82rvqiXtvNs+SGGH55vn/3P4Kn8f8Awj0f4jfPe3GoaddQ/J9q0u48l9n9x/4Hqi4+4cb8K/7Y8TfDnxDoVxrq63dWk02mWmqJcO+9PJTZvf7+9N/+/UnwZ8AaV4D1LxRaW+npBqkM1sk10l99pTY6b9if3ErstK8B2ng74ev4X8ORQ2qfZ5obd7p/neZ0++7p9965fR9c0L4a/Cu91tPDSaQmmOlrfafZbN7zI6Q/f/j+d/v1H2B/GejeZ5f/ACy+So/M8z5k/uVyml/FzRNYtvFeoQ2lx/wj3h5Jkm135Ps128KP5yQ/39mzZv8Aub6wY/jpaX3wx0Hxhp/h/U719YvodMt9F3ww3MVy7vD5L732JsdHoM+SZ6THv3/x0SRv/vpXmc/7Qtlpuiavcan4a1Oy17SdUttFm0J5oXme5udnk7Jt/k7H3/f312Xgfxc/jGwvZb3QtQ8NXtpcPazafqCJvR/v70dPkdNj/fSo1DkNCSN/4P79V137RndWlJG+x33/AHayV+6PkeokKJN5aSfcepo/++6I4/MdP4/7lcb4g+I3n6rdeHPB9pD4h8UQ/wDHxvf/AIl+l/7dzMn/AKJT566TGMTU8aeMdK8B6P8AbdTead7h/JsdPtU33N3N/wA8YU/jf/0Cue03wXqvjS5tfEHjuGFPs777HwrD++trR/4HuX/5eZv/ABxK0PBXw5Tw7qr67reqzeK/F9wmybWrqLyfsyf88baH/ljD/wCPv/HXbWuzzvK/gf79BoMk3ybN7/7CVNHsg+d330QbY9+/76f8s6k+SR/uVIED/f8ANT+58lEEbxun3N9WvL/4HRJAn99/+AUAMjtXkfej1H5D7/k+5VqCRP4HT/gdMjkeP7/8FAFKON403o6fJ/cqaP8AeJ89SR7N9PkjTzNqfx0AVfn/AIPkojkfZ89WpI/M+fZ/sVInlR/f/hpc4EcEH3N6fJRv+/vq1J+7/jqCSNJPvUwIY4Hk+4nmVH86Tf332Ve+RPk/gp/ySfwbKXOBSjjf5H2bKSeN5F+f53/2Kt+W8b/Olc74u1Z9K03Zb2VxqN1Mnz2tq6b/ALNvTzn+f+4lHOBz19dS65r2nXb/AGefwhaXH2VE+/515v2ed/uI/wC52f333/wVd+HNpqFja+IbHUtQbVJodWmSGZ0+fydkPkp/wCHZU/8AZWiaS76Lb29vY6DrNu80P2VNkKOib32f8A/ff8Aej4V2Ot/8IZa3fiN4Z9e1B/tt3NCmxPn+58n8H7lEplnVz74ETY/+/RHJ5af7dT+X5aOib6gjji3/AMdBAzyPLT50eqsk6RvAjvsd/wCD+/WpJ9zYnz0yS1/8foAgk2fI/wB9Hokk+1Qv990+5T/Lff8AOv36II3j+RKAPPfAej6f8PdY1TwZp9pDZWXz6vpcKb/9S7/vk/29k3/jkyV3kn7vfWJ4m8Hv4g1jQdTi1WbRL3Rrt7r7VDbo/nQumx7Z9/8AA/yf98JXQyQJI/3P+AUAQwSeZv3/AO/U08j7Pv1JBGv3/v0SQeWmxKAKvmfJ9/fvo89pE+f7lWpLF40+4nz1H5fyfcoAZJ+8fZv+/VqTZGiJF9yoI/KRPk/1lSeZ8ifcoAm+/wDPWfqV9cfZnSy8me9TZ8k02z/vvZSXWpPO89rp7Wk+ow+S80MzumxHf7/yf7CPsrP1KRdNuXtNKtLf+2779877P4PufaZv7+z/AMf+5QBSuriLTdVuk0TTIrrXrtEe4m+4iIn+pe5f/wBAT770+DwjaR6qmt6r/wATvW4f+Pe9mT5LTf8A8+0P3If/AEP/AG619G0O00fT/sluj7N+95nfe8z/AMbv/t1ekj8v5/4KAC1k8tH2fPRdRrOrxSos8EybHR/n3pT44/MT5/kSjy3kfZQM82+P3gvVfGPhKy0/TLK41fSEuP8AiaaFp+opYTX1t5LoiJN/BsfY+z/Yqr8OdS0f4J/CVLjxLrqT6pDN/wATy9+1/bJrjWH2b4f77zfcRESvWtn9/wC/XG+MfhP4X8eTJd6xokOo3tvDMlo829Ehd/4/k+4/yJ+++/Weprz/AGDx7xVb+K/iF8N9E8ZfCm3uPA2o2mo3k03h9Ehs3vnR3R3dE+R5v3L/ACf7de1/DLxNqvjvwNZarrGmJpeqPvSaFEdEd0/jRH+dErwP/ia/CGz8KWmtWvn3XhbTvsuh2s3nPDqN+6b7/U3eFHfyYUd0R9n8b1t+Lo9Q+PWieDfHfg/WLvS/FdjYpepoqTI7+TM7p5yO/wDf2Ps/volX8Rp/6Se//wCr2f8APPZR88f3Ky/CuuXepaVa2usfZIPEX2RJrvT0dN6f7ez+BK1P7jp89HMYS9wj8t96fx7Kk8v7nyf9tKPLffs+enyRvGmzfTIINV1Wy0fR7rU9QuEsrKxhea4up32JCifO718/3nj27/aKt9Fh0myuPCXjLRrj/hKdD0nxNFsg1aHY8NteI/8AcTzkd0++nyI9dj+0V4W1/wAW+D9MtNK07+3tFt9QhvNe8PwTeTc6nZp8/kwv9z7+x3R/v7Nlec+I/i9LrHxU8N+KP+EZu9IstGtLmy0PRfEFzDo+p6zeXOxJvJSZ/khhRP8Agbv8lZ6nVROG0PWP+FV+JHl/dQa3pKPDpz+LrS8+zQwzTP8AbNWvJoUfyZry5R9jv9yFK+jPh78dNM8fp4Ut7fT7tNU1vRn12a1T50sbbfsR3f8AuO+/Z/frnfFXhnwP+0D4P07xBcXureF7rVn/ALClmhuHtprjZNsm0y52fI/zpMn/AH3sryzxN4ftPhDr2g63qdpv8c2lx/wkfiLV9IR/JtNNT/RrbRrb++kz7LZE/wB96NS/cke/Q+GbvWfECah4gSLWNaid3tLJ/n0zRYX+58n/AC8zPs++/wD44lQ+ONSvfEGm2WhXF79q1G48SW1lDdeSib0hdLmZ9n+wiOlbfg7x3caxDBoup/ZNL8eLpcOp6jpNrvuUsfO+RN7/AO+n/jlQeDvDN7Brd1reqxQpOiPZadap87w22/e8zv8A89pn+d/+AJWhgdlJvkd3SmSb9/8AwCnyfvNmz+OiT93/AB/PQYjPL8z/AIBU3yff30R/vNlSf6tKAKvz/P8AP/B/BRBv3/f+enwfu3dEWp/M8x/koLCSTy/vulQT/vJt6fcqeOTzPk2U+OOKN/noAq+Y8f8AHs30zzEkSrt1a+Zs/v1VSN0fZQAf6tP9yjzH++1Pjg8z53/go/1jon30oAk8zzKjgneT+PfR5fz0QR+RvoAJN8n8dM8x/wB2/wDHT49nz0zy/uJsoAfJdPJTPP8AP2f3/wC/RJGmyjzPnTfQARyfP89T+f5b/c31H5fyb6ZJG/ybKAMTxp4O0r4hWCafrEUzpC7vbzWtw8Lwvs2b0dK85vvgrruq2Hla34jtPEP9maZ9m0bzLd7Z4rn/AJ7O6P8AO/8At169JH5e96owQeReXVw8UME82xN6ffdE+5v/AO+3oDnPKdV1W41X4o6Xp+oW9ol1sS1ebT3ffC7wzTfI7/c+5W18W/AcvjT4Rav4P0yKFPt0KQok02zennI773/77rkfD+lXHiD9pC68QPLdvpyJc+Sj2jpCiQolt8j/AMe9/wC5XtX/AAP7n8FBc5fAeHX3wT1u18K698OtClhsvh5qF9bTWkiXGy60uzd995Zp8n3N6fJ/12f+5VXUv2fdTmttU8OXF6/iHwpfeJ7DxH/xN7v/AEn/AKfEfYif3EdNn99698k2eTSeQ/yUB7WR4dY/BbW/B3g/xX4U8P6V4e1rw1casmp22n618/8AaNs/+us7l3R33o/+pm+f+D+5XX/A/wAF6x4D8Papb6nbw6XZXGovdadoUOovfppdtsRPJSZ/v/Pvf+4m+vRpP3ab0/74qOTfNDsd6z1CUyGS6T533vseqayblBqWSDy0f+Oqyyoiged0qJGcTiZ/BXivxjM7+KPFc2naXNv/AOKf8Mf6ND/uPef66b/gGyur0PwzpXhHSk0rw/plvpenp86Wtqmz5/77/wB9/wDbetTy0+Sp44/9z7n9yuky1IPL/uU/zPv/AO5U8cflp8lPkjSPZQGoSf8AHz52z76b/wDgdQz3CfuE2PNvm2b0+4n+/U0cHmJ9z7j0/wAj/wAcqSxY5/L/ANuo5J/49v36k8j+D5EeiSB/+AUAQRyP5P8At0//AIH86VJ5f8G2iSBN7v8AJQBBJI8aJsen+Z5kyVP5f8f/AI5R9lfZJ89ADI5H3/f+ej/WPvd6f5af8tUqfyEk2PQBBJJ8n3/n/wBuqvmJN5bp9z+/V37Kkn8dGxI4XTZ9ygCH/WbHf5Pnp/nvGlEcb7fnSmSfwJQAT3SQQ+bK+xIU3vI/9yuQ8OeIPtz6X4gRdlrrk32LZNDse02b/JR/7nzo6P8A7bp/cqr8Rtcf7TZeF9PuEfW7i3m1ZLV4d/2uG2+fyf8Agb/J/wAAejUtS0rSrDVLe41O306115E1PS/Om+d5vk+RP777/JfYn9+gsztY0PT/ABhDP8N9Tt7jfY3EN7DMjumywR96TI//AH3bV6bJfOibE2JsrH8KwahPbf2nrtpDp3iG7hT7Rawzb4bTZ/yxR/8Agf8A33WxJH5ifx0EBJd/In+5RHO6P86fwb6Psr/8Aenx2vlun+5QAR3fz79ib6nnkemR2qf7dRyfxps/77oAJLjzNlLJJ5e+o5LV5PnojtXk376ACSOWSzfynRJ9nyO6b0/74rnvAGsanqvhjfrr28+vWl3NZXz2tv5MLzJM+x0T/c2P/wADrqI7Xy/4643VfEGmeB/Hlrb6hdw2UHin5Ld3/jv4dibP+Bw7P+/NBZ1cc/l0+STzHTZ/cpjw+W+x6zvEepS+H/D2qaqlp9tksbR7qG1h/wCW2xPuUEm357/f+/TJ9+xNibN9fLH2HVfDPwc8PfGtPFWs3vi+7TTdW1FJtRd9Pvobl4Uez+zfcRESbYmz5/kqlpvxi8a+EdSutQeW31fQbHSfEOoPZXtw+93h1l4U/wC+E2J/uVnqa+xPq35496VSur5JJptPtL2G11t7fzoUmheZET7m90/ub/8Abrnbr4mva6948099M+1QeGdOs72HyZv3128yO+z5/kT7leHab8VPj38Sre6u/Cnhy3stLa7fZdfJsdE+T5Hufv8Az/3E2PWgRpH0ZqviCWOZ7LRLdNR1T7ju/wAltaf7cz/+yJ89T6VpqaVDO7yvdXtx893ezffuH/8AZE/uJ/BXyxfftEfGX4SJAnj3wVaXunb087UJrR9N3v8Ax7Jk3w7/APfr6M8B/FDwv8RrO1fR9VhS6mT/AJB90/kzI/8Ac/2/+AVnzBKlI6+OdI/46fHP5iPvo+ypG+xE/wC+6f5aR/79aGJVjn8xN7pU6fcp8mz7qPR/q6AJPP8ALRNiVH5j7/nejy3+5/4/R5b/AMPz1nqBg+PPh74f+I2gz6T4gsv7Rstj7H37Jod6bPkdPnT5K8z8G/DnxRrHxC1TxLraTeDdBT7HDY+G7KZPOmS2TYn2maH5PJ3u7+Sn3/4/7le1R/cf5/Mf+Oj/AJaJ93/tnRqXznz1+0L8GfEE/iS1+JHgfUL6DxLp6J9osoU3vMifxw/332f8sX+/XsPw11zW/F3gbSNV13RH0jV7iHfcWvkumz5/v7P4N/39ldJHv3/+yV5L+0F8Pdd8XWGl674c1W7tdb8PO91b2Vq7/wCkf7n+38n3P46v4whL3eSZ69HGmzZsqO+++mz/AIHXAfA/4lXfxY8Bwaxe2UNlercPZXaQps3un8ex/nT7/wBytTx548TwrcwafaWX9qa9dwvNDp/neSkUKffubmb/AJYwp/f/AO+KiISj9g6iP94m/Z+4T/xyvAPjF4V8P/GKz1TWvDXii0g16x0m50y41CbTkv8ATHs96O+/ejpvT76Oj767X/hA7vx4YLjXbttej+R1juke20aL/rjZp89z/vzPsrfjgt4P9CsoZvEN7aJ5PzuiafaJ/Hv2fuYU2fwIm+tDT4D47/s3QE8Ow+HdP12a61qHVEtdG8M6pLN/ZMOgw7Jnv7mH5N6PDvuXufv73TZX0D4S1TT/AI8+E9R0TW9VtNFN9NDqfh7RdPuUi1bTrCHY9neOj/Pvd08750+RHRKh8M/A/wCG/ipPENppWlay+iPDDa/2pNfTPbTQpN5z2dnv+f7HvT59nyP9yvENctfGvgPxnoN34ri1TUdR0a4TVprqZLab+1793eGws9NuURJkSbf88L/cRKz1On4y18Vvh9qvw18V2EOv+JrzWI9SV9TmnuZprD/hJ9SeZ4UtvtNv/qZraHyfJR/k5evQPg7+0FLrnjzTvCXiDxVY2t7omnQ6TqNl/rrnUdYdE8750+4kP3N/3Hd3/uV618L/AIjeINcmuvB/j200+y8c2lil7dpoVw81t5L/ACJNv/5Yu77/AJP9jfXjfxQ+Hq/B2zvbfQn/AOEe8B+Jk0rw/qOtWr/vtDsE877TM7/35vO2ed/Bvd3o1I+P3Jn0f4S8XaV440SDWNEu0vdOmd0iukT5H2O6Ps/2N6Vryf3N/wAn+5Xyz8Ifj94P+Hv9r+GrKXxDr3hS0m+1aB5Fu95NaaJCiI9y/wDH9m87ztj/AH9if3K+o4b6K6toLi3dJ4Jk3wun3HT+/RqYShyFqCTy4UR6Ym/79Hz/ACPT5JPLejUggk/dp/wOj/c/77qSSRJ6jjjfZ9zen9+tAFjk+5/sUnmfOn+/Un8f+5T44P79ADPMTf8Afoj/AHjvvok2b6j/APIdAE88iRo/+5TPM8zZso/g+5SQf+P0AL9ofenyb6PPTY9R+W/8H/jlMj/eJQBP5kUifdqPz/k+RKhf7lPj/ebN7/f/ANigAkkf59+z/YqSON5E3vspP9Y/yJR5nybPloAkkk+X56j/AN96PLTZUPmeXv2IlAEc8lxsf7Pbo8+z5Ed9lYPia6tPBXhK9ltERHt4fJt4f78z/JCn/fbpWxPay3V4n2i0h+y2+yaF97+d53z/AMH+5/6HXi/xm+KFx4f+Jng3w1pmmf2ve+d9tmtXfYjzOmy2+f8A333/APfFARhzneeB9He11jUbdtTuLq10m0ttFRH+4kyJvmdP9/fDXXyR/J8ib3rH8OaP/wAIzocGn+a91Onz3F0//LaZ/nmf/gb1ox7/ALnz0ESkTx/7SbHej5P+AUQR/Pvf+D+OmSbN/wBxN9ABdbI3T+NKj8/y97/36g/4AlST79nzolZ6gQSSeY+9P++6Z+7/AInTd3p/l/7/ANz56rrI6qB8/wD3xUSKiOjk8xE3pWhs/c1V/dbI3f7/APcqST7m/f8Ac/grpMtQ8/8AffInlon36m+1Js2ulQyQeZ87/wAdP8hI6Cx8cnzuifOmyjz0jTejvTI4/LmT79TyWP8ArPn2VIEcc/2h/u7P79TwSJHv+/s/uVB88ex3fe+z7+ypP9Xs/wBigAkukj/e7PkSnxz/AL7emz5/7lHmNJDsl+5UEkCSSfJ8j/7FAEnn/Psq0mzZv31S2fxb3pI4/MTejUAT+Y/nO/8AAlP+1f3KqyRvG7v/AAVPaweZvfenyUAPjniSZNnzp/HR9uTe7v8AcpkkfmImymRxvG/z7KAJo5Pn/v76Z8kj/JvRHpkcbxr8n/fdHz7KAPL/AB9fa3o/xC0u40rw1feIZ5obaa0eylhREe2mmS5SZ3+4jw3nyP8A366HwX4Hl0lLW78QXFvqmqWk0z6XCkP7nSIZn/1ML/x/J8m+te133Xiqdvk8nT4fsv8AvzTbHf8A74RIf++62/n2bET56Cx8Eib/AOCpJJPn2b2qDy3j/h8ujzv9n5/79BA+Sb50RPuUST+WlQx/f30eX8j7HoAteZ8j7Kjjuv7/AP33RB+730zy/Lf7j7P9ugCeSn/6uoI5JZP3Sb3314x8WviZ4w8OalraeFYtJgtfDeh/8JHqMmrQzP8A2im9/wDRoXT7nyQv8/z/AMHyUFxjzntyT/J877N9SSX0NpDO9w8MCQpv85/uIn996zrWT+0rC1vUR0guIUmRH/20qrrmuWXhzR59T1W7hstOhTe803+fn/3KBj/D/ibSfGOjwaxol2mo6Xcb3t7pN+yZEfZvTf8A7lc14u8VXtj4wstKt7vyLX+zvtsyeSj/AGj/AEyGHZ/ubHevk/8A4Wh8QNY+Jd1b+B/EGraR4X1y+2aTp82xEtPO+5sTY+z77vs/36+jPGkj6H4w0FLi4/tHUf8AhG79POdE33E1s9tc79n+3ses9TWUeSQaX+zT4a0rUtOeLUteuvD2n3f9oWPhW6vt+mW9zv3o6J9/Yj/OiO+xK88n074aeIH824svGUHhH/iZaNceKkT/AIlNz9vuXmmR3+/s+0v8j7Nm+voyPZr+ju9pvtUvrTen2pNjwo6fxp/f+evmnUrXXbizk8GW+ieL/wDhJZvCv/CHw6K+l/8AEjRPuf2h9s37Nmz5/wC/Wg4TPV/D/wAJ9H8DvrFla6hrPijW/EMMKate+ILtLnZbIjoj7NiJ9z5ESrXxYutP03wNe6ZaaxrOj/2TaQ3s1l4R2f2n9gR9n7lH+4nyf+OVt+ANNuLfRHuLiVJ57ubf5z/fmhT9zD/44if99vWP8Qvg7p/xGv0u7jVdZ8PXr2L6ZcXWi3Hkvd2bvveF/k+5/wCPpQYc/v8AvnnPgf8AaPl8P+A9Ot/Felaz4lnhsf7Q1nUI0hmSx0qZ3+xvefPseZ4djuif7b10vj/9k3wf40RLjR0h8L3qfOj2UP8Aoyf7fk/wP/tpXn998K/GEFn4o+HmleEnj0TVtZ/tC412S7RLa40qFIfJsk/jR9kKW33NiJveuy+IfxC1N/hR/wAJBe6nrfwputMuNmqWVlp0Oq3kL/OkKfJvRIXfZ8/8af3KRvL4vcOb/wCEj+KH7Oc0CeI5X8c+Bofke987fcp/uO/3P9x/kr3vwB8QvD/xN0RNV8P3v22y/wCWyP8AJNbv/cdP4K4fw58YtC/snwb4a8d3dpZeP/EljbfaPDbw+c7zOm996fwJ8j/f+5XIeKv2U20fXp/EHwv1248Kau/37JJn8n/gH/xD70qP8Avj+M+jPM+++z5Kj8vzH3/wV89aP+0Zqfw5eDR/i3b29le/Ij6pp7/3/ub4dn+x99K970rWLLxBYQXumXsOo2U3zpNavvR6OYiUZQLXlvs+RKZ5b/7Cf8Dq1J/3xUHyb99GpiSR/vJPn/go8xPvbKPL8x9/36jn3zw//EVoAzzP+AbKI5/n/wDi6ZHG8HyUSQPG/wDsf7FAFr5JJnd/uO/zvXhvhW+0/wAP211b+MNTuNI8Zf2y91qM02kzXkOrIjv9mRNibPJRHTYifcdK9r+ff93/AL7rI8aSeI/+EM1SLwlKkHiF4f8AQfOfYm//AIH8lBcZchzU/iO48R2f/Ev0fxD4oeb5/wDTU/sTT3/39/z/APjj1aj+Gtx4mhgi8UXdu+lwujp4b0iH7Npif7D/AMdz/wAD2J/sVynwI+PUXxGvLrw5rG+y8X6fvSVHTyftGz777P4HT+NK9k8zy9+z5Ees+YuXujPL/gR9iImzYnybKoz6VaX3kPd28N09o/nW/nJv8l/ub0/uP871dn+58ib6ZHA8n360IOU+HPw9t/AcOtytezapq+t3z6hqOqXSbHuH/gT/AGERNiIn+xXXeX8jo6Jsf+/Umx/uURxpImz5PkoA+evjh8AZfEWt694jiltJ9Lu7eGbUbWG2mTWYfs0Lps0yaF/keZPk2P8AJXUfAn4c+LfCVmNb8ReJ7ub+1rZJn8JPEj22jP8AIkMML/f+SFER/wC+/wA9ex/JImx03p/6BVWSN/4P+B1nqb83uEkEEs/+qR3dE/gSo/n+4lfPvxKjPiDxdq8uu2nibXtK0zU7DRdO0Lw/dzW3k+dCkz38zw/O7/PsT+D5K9D+DOuahqWia3Zahevq8+h6zeaKmqTffu4YX+R3/wBv+B/9tK0M+Q9D8j7nz/cp/wDqE+T95UEn7yj+DZQQSSSVH5nz7N9Hl0vyRyf79AD/AC/M376fBH/9hVXy3kR/nq1BI8aJ/foAh5pI5PL++nyUfJvemf6z79AE8/7z7nyJUce3Z8/yf+z1JayJ5OyV6gk/13+xQA+SNJE2I9Ecf9+ofLeN/wCOpvP8ugA/1fyI9M8v+59z/wAfp8EbyfPU8Ebxvvf+CgBkf7x32PvqjP8Aa47ZEsrT7VI8yb/33k+Sn8b/AO3s/uUalqVxa/vUtLi9+dE8m12b/wDf/wBz+OmQRppr3Uv2ibY/755Jpt6J/wDEJQBl+I77TPAHh691OV0tdOt982zfs3u/+/8Axu9fPXwB8Oax8Qvipq/xF12LfBb70sZt/wAj3L/3P9hEr2TVdYfxdNB9it4p5riF/wCy/tSb0htn+R9QmT/b+4ifx/8AA3rofCvhnTPBfh7TtC0e38nTrFNkKfx/7/8Avu9BfNyGpJA0b/8APSmR/f30T+bs++9Hn+Ynz0GI+SBNjujpRJA+yoPn+ep/n+RPm+RKAKvkeZ86UeW//A6Z8+//AIHT5Lp5E273rPUAjj+/8mymfZ2/i37u9Rx3Xl2+9/npFvLhlB31EjWnsS+X5f8ABT5I6Pkj/jfZRH/wOuk59Rkf7urX/LP56qyRvv8AkqaP7/zpUhqWo/K2f3Kk8zzPk3/wVVj/AHj/ADvRPJ5kP+49BZNH9z5/46P9W8fyfcqrHP8AJsq1BImz56AGRx/7Gz/cojp/mfJs2ffqHz/7iUAP2fJ/7JRD9ymeZv8AvulTRyfJsoANhpY/3n+x/fpP4Pufx/cqT5/79Z6gHmPHD8iJv30z/Wf8Dp88n8FQRyPGmx/++60Af8n8b1JHH56bNr/PUHnvGmynx3SQI7v8iQpvoAwfB0bx2eo3b73nvtRuZn3/AOxM8Kf+OIldF/rP9h6zvDkf2XRLJH2JJ5KO+z++/wA7/wDodXfP8t3/APZ6AJP9Z/v1HJ/tpR5/yf8AAPuJR88f3KAF8hKfHH5c1M30nn/P8/z7KALXl+X/AHKPLSmfwf8AsleUeI/2iNE8OeKrrTL3StZTRbG+TTLvxV5Kf2ZaXjomyF3370++nz7Nm96C4HX/ABY8I3HjzwBqPh/T9Q/st9Q8lHuk3pvh85POT5Pn+dN6f8Dr5tvvCOteFf8AhJPhV4c1jws/h3xd/bCafotrM7v4d2Q703vv/wBS7/fTYmx5q+krqHxXdePNOe3uNPsvBtvaO9z8nnXl9cv8iJ/0xRPv7/464bxHJ4S8HJe+Pdb8KQ6JqDXD7LW1t4ftOqbPuTXLp/c+/wDPv2ff+/WeppAZJdWX7N/wz1TWNd1C48UeK75/tV3O7un2u52bERE/5drZETZ/sJ/t1y+m/CvVfjg9l4o+JepzWWgp89ppdrM8PnI/9z/nij/99vWj4E+E93448Wz/ABA+IEXnzzOj6dpDv8iJ/Bv/AOmP9yF/9969ugnuPtN15rw7N/7nZv37Nn8f+3v31fIKUuQ5O3+CPhK11PS7nR/Dq6Le6e0L282kfuXRE/vo/wAj/wAfz/f+f79VfiN4dtLG2TxhZaZD/bejXEOoTSQw75ri2RNlzD/t/uXf5P7+ytH4leGX8XeBtU09HuEukTzrf7LcTQv5yfOnzp/BXS2N9FqVha3tv/qLiFJof+BpvpmRj+A763n0p9H+0efPpKIiO/8Ay8Wb/wDHtN/uOmz/AIGj1v3X2iO2fynd9ifIm+vLp9ngPxPZWj3aWVldzP8A2Bqj/wCpsZn+/p83/TF/vp/3x/AlegQeI4rFNmt+TpF19x0mm/cv/uTP9/8A9DpchQeEY0j8JaCmzZ/xLrb/ANASteREkTe6VneGZPP8N6RKn3HtIXTZ/c2JV6Sfy9lMiQ/yfM/j+SvLPiF8AbfxxreqXFv4l1bQdL16G2h1/S7KKF01SGH7nzv88PyfI+z+CvUI7pI6f/A7pQXz8h49rlrqsnxW1TxR/wAIvfappng3S0tdG0+12JNqN5c/8fLw7/k+SFERP996z/jT8YtY8OeBtB8W+H9dtPDUF3C7w6FruhzTahql5/yxs9if6l3+dP7/ANyvao5PuO++vDviF8JPEcdzreq6Fq02qaJNq8Pip/CqW6Jc3d/DsdIYbx32Qwu8KO/yf36DSE4/bOruvH/w8+JusJ4J1uySfWJk+yvBqFjNs+07N720Nzs2ecifwI9cBrHwP8YfCG/fWPhVqDvp3/Lxosz7/uf7D/67/wAcep/hXqWu/H7XNO13xbrVppz+Fr77U/gjT9OmtprG82OifaZpvnf5HfZs+R6+gpJPL373RPn/AI3rPUPh+A8/+GXxw0/x5N/ZWoWj6D4iT79lM/yTf7j/APsj/PXo8cnkO+//AIH8lef/ABG+DOifEqzvXdP7I1tkdE1CFPnd/wDpsn8f/odec+HPH/ij4FzaX4a+Istx4htbh/Jt9XT53RE/j/20/wB/50o1F8fwn0T5nmIn/j9R/P5n+5UOlaraa5YWuoafdw6jZXCb4bqF96OlTSUakDJP3k336fJvk/v/AO3TLqRP7myn/wCsRK0IGSfvET79Mp8c7xuifco+SP50f5KAOK8SeC7LStY1Tx7o+iPe+L7fS5oYYU+5cP8A7n9+qvwd+Ldp8VNDd3eFNXtE/wBLhhR0R/8AbTf/AJR67+P94m9/v768e+IXwu1ix8YJ418FXEMGo/O93pD79lxNs2ecn8G/Z99P4/8AfpS982h/fPZEkqeP+5XkVj8etP8AD+j6o/iuK407V9GRHmSCH5L5H2J50P8A7On8FerRz+ZGkv8AA9RqPl5AkkeN/v7KZH9/Yn8b0TxvG771dN9Ecnlv/wADrQxPHX+MHi3Ur641HQtE0Gfw9C1wbSyvb101jWobd/8ASZrVfuIn9zf9+vVfD/iC08VaDp2t6fLv07U7dLq3fZ/A6b0rw3Vfhf4103xDBZeHNC8M6ilpDcw6N4nvdUmhudGtrne7o9mnyTOm99le0eEfDMXgfwfonh+yd3tdMtIbVHf+PYmzfQayOd8cfCTSfHGpJqq6rr3hfV9n2aa98N6m9m9xD/cm2ffryj4v+V8L9e+HPg/w9e+LvD3huax1Waa18EW/2y8uJk8nY770d3+++9/9uvpCP7xrhviH8K7jxx4h0HXdM8W6t4Q1fRobmGG60uGGbek2zejpMj/88UoCEjw7Qf2sn8KfDvwpDq0tpr3ii9iv7mafXdRh0p0tra5eFEm3p/x+fcTydn399eh6b+01p/iCweXT9HuHvbu70qHS7V5tj3cN/D5yTf7GxEm3/wDXF6P+GZbLTbaxl0TxbrOj+IUS8S+154Ybm51FLl/Om3o6bN+/50dPuU/Tfg6918etE1qXSb6DRPCfh3+zLTVL27SZ9Umf5EfZ9/fCjzfO/wDHNWepp7hwHw5/aWvfGnwKSW1TUNb1SGGz0KbWrW4hhubjW7l0RIU3p8mzejvM/wAn+w9dl4O+OkvhzVf+Ea8Z6fd2Wow31/DqN7dXyXKW7pbfb4UR0RN8L22/Z9z/AFOyrsH7JvhrStHgstM1jVtL8mxs7XzrXYjvc2c2+2vHTZ/rk+dP9tHrnviV+z1da54STw5u1DxZqnibxDbahrniqeaG2+yJDsR/kT+B7ZHhRE/v0al+4e3eA/E0vjHwZomt3Gnvpb6naJe/YpH3vCj/ADojv/uVtSURxpBsihRERPkRE/gSiT79aHKMf7lEcb76Zqt8mm6Ve3XlPdfZ4Xn8mH782xPuJXiPwd+O3iPx5/Z2tamvhG68KX1jNe3E2hai73Ph10Tf5N+k3/A03ps2OlAch7jJH5f/AAOjy/kryXUv2kPD+paVZS+GpX1G6fVtKsntdUtJrN/s15cpD9pRHRN6ff2P9yoYP2pPAmj6bp3/AAkeuw2t7NbpezPp9pczWsMLzPCkzvs+RN6bN70F8sz2Py0+/vqH5I/krB8B/Erw58TbO6u/D93NP9huPst2l1bzW00L7N/zpMiP9x0euhkk8t/ub6CB8cnyVn6rqVxa2z/Yrf8AtS6R0T7LDcIjpv8A433/AHP7/wDwCnyakl9v/sq4sXnt7hIbvznd/K/vp8n8eyixgspPPuLRLffcTfvpodn750+T53/2NmygCeCxigubp/tFxO803+rkfeif7Cf3Eryjxx8RtQ1XxVZeF/C+jw+IbXznTUd77IZnR/nh3/3E/j/74rnvjV8VPFWpX9l4S+HtjfSXupv/AMheGHZ5yfcfyX/uff3zV6F8J/hynw58PT29xdpe63dv519dImxN/wDcRP4ET/x+g2/vnUeHNHi0155bh/tuqXb77u62bN/9xE/uIn8CVeng8tKPOojk8ve9BiRxx/u/npnzx/wVP57xpv2/JUc8/wA/yUAM8vzP4fnqCSOXfsqTz/33z1d8tHh3PQQZ3l/x0zyEjf599Pkk+fZtonuopETY+/8A2Kz1GMeBI/4Pk/8AQ6prB8o+T/xyrMknmJ/7JUaxrtH3qiRfUI/ufcqSOT5E2fJsqrH9x/4/9yn+Y/3N6fJXSYalqT/b+5RHv/3KZ5fmfImz5Eojn8x/n/uUBqTeXs+fdvq1H+/R4vub6qyfc3pTIJ/Lm3vUlk/kPJ89Ecf7503ulR+Y8buiJ9ymST+Wj/PsegC75D7Pv0yTZG+3Y9Ec77/v/f8Akp8k/wC5dHoLIZPvCnpsqCOR5Nm+pIP/AB+ggmg3wJv+/U8kjx/7Cf7dQef5f3/+AUySfz3+T5P9igCeT95/t1V8j/bqaORJPv8A8dMnmTZ5Sf8AfaUAHlv8mz+OoPEEf2XR9Rl/uWkz7P8AgFEcnlvvqr4muk/sp0f/AJbPDD/33Mif+z0AakcDwWcCTLsdIUR9lM8h/vo9Hn+ZNI9HmJv+/QA+OP5P7mz7j1JP+7+ZH+dKI7pI/nqDz9nzulAD/L+f56kjj+f76JUf25JNnz/fqTz03/J/4/QBwXxbsfGF9Z6Jp/hfULvRILi7m/tbV9Pt4Zrm0hSF3TYj/J877Er548JXvxDvr7xRYah4H/tHVNc0OGbxV4Y128hs0u3dHhTU7Z/nRN+zZNC/zo6I9fY91+8T+5/B8j1554O8AaF8J4de1u91vVtUnmt993rXiS++0zJbQ73SHf8A3E3vWeptCRVsfFVp8E/gnoNx4r1VLp9P062snm3/AD31zs2Iib/79cb8J/Dmq/FfUv8AhYfjiL/RZvn0nSPOfyUh+T53R/4Pk/4H9+uD8I/aP2wPivP4l1W0mT4ZeHn8nTrJ32fa5v8AbT++/wDH/sbEr6k+1/arl7S3ea1TT5kS4R7T5LhNn3Ed/wCD50+5/c2VoEvc9wnkglvpp/Nit57J9jwvv87f/Hv2f98VZ8vy6PMTyfkf5E/gT+CpI5/4HegxI/If7yfwVz3g7Q/EGlLq9pqdxaXVkl876W8L/vktn+fZN/ub9n+5XQ+f5e99/wDwCqXiPxVpXg7QbrW9YuHtbK32b3SJ5tm/5PuJQEC1daVb6lbT2V3bw3trMmy4hmTekyf3HrjdV8F67o+iXWn+HNVsbrS/JdP+Ef8AEFu80KJs+4kyfOn+4++u8gn8ubZsR6g1Kf8Ac3Wx/k8l/v8A+5QWcp8L/DOoeFfCVrpl7DY2Wx0+zWunzPNDCnkp8m//AH97/wDA66uSB99Uo9Y0+x/su3u72K1nvtkNvC7/ADzPs+4laMknkTb/AL9ATI/J/wBtqXy/9uie+ighnllf7Lawpvmmm+RET++71yGq+IPEeuLpdx4JsoptOS7R7u61d/syXdt/GkKOm9/7+/5PuUEHV3T29jbfaL29t7WBP47qZET/AMfrEk8QXepQ/wDFP6YmqQf9BS9m+zWX/AP45v8AgCf8DrR8QeGdM8VWH9n6tbpqNl9ohukhf+B0felaNxP86bqAMfwra6xP4egTxKlv/a7o6Xb6f9yb7+z/AMc/74rm7H4F+BNN037F/YUOoybNn23VHe5uf9/e/wBz/gFeh/Ii/Im+o/8AWf8A2dAzl/D/AIR1jR/E892niO+uvDT2mxNCuv33kzb/APXI/wB9E2fwV0PiPwzp/ibRJ9M1i0S6srhPnR/k/wCBo/8AB/v1ak2R/wB+uU0q1i8I+Ob1Gid7LxNN5yXTvv2XiJ/x7f7jom9P9x0oK+I8en8I+IP2ZXvdd0K7/tfwo7wpNp8yJDDs3/O839yb/pt9x/469u8F+PNH+IWiR6nokr7P+W1rMmya3f8AuOn8Fb11BFPDPbyok0EybHR03o6V5FrngvU/hrraan4H0+0+yzIkDo+//RIUfe6On8aP/wCOUv8ACb83P8Z61JH89Pjk8j7j157o/wAdPD+sJokVxFfadq+oX39mPpbw75rS52O/z/7HyfI9d4/7x99MwlDkHySeZ/c3vTI9sb1l6V4u0TxBePDpmt6ZqM6J86WV3DM6f98VqRx/I8qfcoJJvk/go+TzvueZTJJ7e1h82WWGBN+zzHfZ87/cp/l+Z9ygo+UvjZ+z7441K8fUNP1N/FenO8zzJv8AJvU37/n2J8j7N6J8n9yve/hfrmoa58K9BvdVSZNX+w+Td+dC8L+cnyO+x/8Acrr44/nSnz/v0dP4KC+eXLyHw78C9Y1Xw5efCXxBcaV4s0G11a3mTUda17X/ALZp+uTPbO8MKQvM/k73Tejvs+5Xcab+1R4r1K2177Fo+jeJb230lNWt/wCwre/eGH/SUhmR96f6ZsR9++H7+yvSvD/7LvgTw/8AYkd9e1eysYXhsdL1rWZry2tEdHR9kP3E+R3T/gdQW/7L3hS1sJ0S98SXt0ulppljdXuszO9pCjpNCkP9zY6JsoNOeEjyLWP2ntQ07XvAfiPztL1e9vbfWNGhTS5pk097nzrNIZrxJk32yJv+ff8Ac/4HXZeI/GniKPxnqHjB7Kxk0Hwzrln4fvkTUblJri5dEheaGHf5Pko959x/nfZv/gSuy8K/s3+HLXw9AniO3m17xDd2NzDrl7dXbzfbprxIftLv/wB+U2f3NlakH7OfhKPWLXUPO1mdIZra6m0+bVHezvrm2REhublP45k2J8/8exKz1DngZfwv+NOp+P8AxJpGjvplpa31vp15N4kRHf8A0G5hufsyQp/vukz/AD/wJXskknl/cT5/9uvL/hD8Nb3wjrfjnxLrFpp9l4h8Wat9tuLXS5nmSGFE8mFN77N7v87v/tvXpkkbyfK9GpnL+4EH799j/JR/q6Pn/g+enpv2ff31oQQ+Z87/AOxR5iSPv/74p/lv9z+CmeWkb/P89AE8kb7Kj/hqSOT7+/8AgqOP5/uUAUtYtbi+0q+tLS7fTr2aF0hvUTe8LunyP/wCvmq+/Z38Y/ELUYJfFGleEfC97FpN/pl94m8Nu/2zXHubZ4f3ybE2JvfznR9/zp8lfUUkb/O/9+mRx/wJQXGfIfL/AIV/Zl8SxzWV3dafo2iXtjcaP86a5fak9xDZ3iXMz75v9Sj7Pkh2ff8A461LH9l7xXH4M8UaOl3pM91q3h2z0mF0mfYjw3lzM+/5PubJkr6Pkg8v59leF/Gm1fxB4k1e3vdH1Pxdpeg6TbXtp4V0+4mhTUbmaZ0eabyfndIURPk/26z1NITlM7jwr4H1Xw54/wDHOq3cSPa69d211Dsf54Uhtkh+dP8AfSusTfdbHt5XTZN8++H7+z76fP8A+h1538J/KbWPFHhe7+0ajpnhnUbZ9J/tNvOm0/zrVH+zb/4/Jd/4/wC/XofiTxJpvhXR59V1K6+xWVv96bZvd/8AYRP43/2K0ImWJNkCO8rwwQQpvmd/kRP9t68//ty38ZSf2e+yyhZ96eHoHT7Tffxo82z/AI9rZ/v/AO3v+f8AuV4p8QvF3ij9oLXoPDXhy4/svSNn2p4d+zyU2f668f8Ag/3P/Q6+gvhf8MtH+F/hlNP0x0vb24RHvtUf55rt/wDf/uf3EoL5eSHvG3oehy6aj3GoSpdapMiI90ibERP4IYU/gRK1PI8tHp8cfn/Ov3P9upPM8v5KDAoxx/7eyiPf8+zY++p/kj3v9ymR+VIj/foIIPIeRP79Qf77fcq1HB5fz/wUSRp8/wA9ADI4Ek/jp8m7/Vf3KkjjT/nr/uVBJ8j/AH3+f79Z6llWST/bqCSBP7/36vSbN7psemfuvvpvo1IKk8n3/uf7dV6lk/d/IlRLG+0fI9RIUdyz5Hlon8G+pvk2/wC3UEcf8e/79SW8nz7HrpJ1COCiOPy3/wBinySeW/zfwUSSeZ/HQGoeR5iIiSumx/7n30okjT/b2U+DZJ89Sf6uPZ/HUlkEkHzo+9/uUeT57bKnnk8i23v/AAPUcc/lpv2f/YVQEn+r+++9/wCDfR5fmVNHskTY/wA9Dyf8AqSylBapao6b3/v73ffU8cfyb6I5Ejd0f/vun/3P7lBAeWmzfsdKZcWvlvU0H7vf86PRJIkb/OtAFWP5KPL8x/kqeT94++iT5Pv0AQRx/wC38j1keJrX7Vf6Db/wS6ijv/uQo7/+holb0En8G2sueeWTxbZRbPkt7GaZ32fcd3RE/wDQHoCJdjjlqSCP/wAfp/mfw7Pnok/ebPkoAY8aRv8A3NiVH/cerUn7v/Y/23qSTZ5O9EREoAox7I/9up/L8z5Nnz0+DZ5O/wCT56kjoAgk/d7K+XP2hfEHiD4xfEW1+DnhSX7Lp3+u1+9R/k+T59j/AOwnyfJ/G/yV7V8dPiUnwk+G+qa6iefqn/Hrp0Oz79y/3P8Avj53/wCAVwH7K/g7VfD/AIAuvFepWUN14l8QzJdbJn8mb7Hv+R3f+++95v8Avig2j7kec9Q8K+FbXwBoOl+GvDlo+nWVpD8k72++F03pv3v/AM9n+f8A9DroYIIrGFLeJNkEKbIU3u//AI/UljY2+mp5UTzOju7/AL6Z5n+d9/8AHU3lp6UGJDJA/wA7vR5fmP8AIj/8Dq7JAkiffpkez+BP+2lLnAg8xvVafdRpPC9vcQ+ek0LpNC/3HR/4Kkk+/wDP8j0Rx+YiO/ybP79MDifCOsS6Hfz+FNSlRLq02Ppc0z7HvrP+DZ/fmT7j/wDAH/jrb1mf7DoOo3Hlb3ht5n2f3/k+5U994R0nXNb0jWLu38/UdHeZ7F3f5IXmTY77P7+xKtaxB9qhSLbvSaZP++Pv/wDslAz5i8R+GfHvjH4r+HkuLvT9H8Qpbw3VvpkMLzQ2OxPO+zPN/H86J8/+3Xuvi7xpLo82nRWVk+t3T6jDDfWun77l7GF/vzPs+5sfZ9+uX0fwjb+IPjB4ru9Yf7Ulv5Lpa75raaHemxN+x/uOiP8A7/8A3xXqem2Npo9mllp9pDpdqn3LW1hRE/8AHKDWUjmtS8DprnjDTtdu7i4dLG2eF9Jd99lM+/5Jtn3N6fP/AAfx/wCxXUxyPPNvd3d/+em+pv4P9v8Ajpkf7v5N/wD4/QYkfz7/AL9M/jT+/V2TZs++lMj2SI9ABBs2fJvR6tSbNn39/wDwCiP92nyLsqD/AFj1nqWSRx+Z9yud8aeEbfxxptrpl1e3FrZJdw3U32L5Jn2fOmyb+D5/40+eui8z7+z/AL7pnl+X9yjUgSPfOm/Y8H30RJvvvsqrrGmy6lo97ZRXs2nXVxC6Q3sOx3t3dPv7K43XLW08HfEjS/Est3cfZdZT+xbhJnd0t5n+e2dP7iO6bHT++6V6BJJ8vz1oWfFvj/4O/EX4e+KoPE1o/wDbdrp7w3Vve6e7v5Ox/uPD/t/P/wB919fX08V1o73ETvsmt3mT+B/uVl/EbxNd+C/B97qen2kN7qm+G1sYZn2I9zNMkMO//Y3uleXaH8Qtb0rxDDb6n44t/Hli+uJ4c1ZP7MSw/s68dH2fZtn+uh3o6fPQX704ngPwnjl8AW3wR8Uanp/gvS9O+yXMMN74f3/2m+/T5n336fxwoiO77P49ldDB8cPiRBbapaReJdT36noFhq2nahrWnWCPC82oQ23nQ20O90hdJvkSb5/kr6d8OfBn4f8Ag7Uv7Q0LwPoOkai6PC91ZWKI+x/vp/uPT9K+C3w88MpImleCdDskf7+y0T5/nR/++N6I/wDwCs9TT20D598eX3ivUf7U0/WPiA91a+FvGXh7RX0yaxtoX1TfNbTfaX2JvR3d/k2fJsStjxH8RvGfiPQdLsvD/j240jxrqeuarpljZQWlm9t9mhvHT7Tc70+SGGFE+5999iV7prnwr8JeI/E8HiXU/C+k6jr1vs8nULq3R5k2PvT5/wDYqlq3wT+H/iaZLjVfBWh6o6b9j3Vij7N773/77d3er5A9tA7KxjeOztYnuPts6Qoj3WzZ53+3R5jyb0fZs/uUy1tYtNs4LS0iS1tbdEhhhRNiIifcRKfHI/yPTMAjg8vZv+5TPM+fe+yrUcafO6ffqr5fmTf7FBA/yPMd/nojj8v5Ho8v5n+SiOP/AG6Cx8H7t/8Abok+5tRKZH+7qegCD599Wo5E2bKg/iqTzPLoAJJH31B8+99n3KfJ+8m31JJHvoAg8jzG2bKnSTy0RfubKI4/3bo+yo5I/M+ff8iUByB5/wD3xRJIkb7/AO/9xKh/j+5UF1dPJeSafaedBevb+dDevaedbQ//ABb/AOxQBPPfRSXM9pFcW/8Aan2fzktXf+D7iO/+xvrkPGnwn0z4hWenf8JG80Or2KfudX8P3c1hNC7/AH9jo+/Z/sPXa+W/8fzzv99/79ec/Er4sJ4Ruf7J0qJ9R1uZ0R/JRH+z/wC4jv8Avpv+mKUFl7SvD+ifCfR7XQvDmlO882+ZLX7R++uH/juZpn/8fd6j/sq78RzO6yu/2iF4ZtdmRHREf5HhsIX/APRz/wDj9YPwy+EOoQ3j+JfGGoX17q9x876RdXCPDC/9+bZ99/8AY+4letSR+Y+/fQBz3h/wro/gPwwmj6VpSQaXDDs8iFPOeZP9v/ns/wDv1txxpBDBFs2InyIifwJRqVjdz2bpZXCWt18myZ4fO2f3/kqa4j+fY/3KCCSOdPJ2JUEknnuj/wByjy3j+T7lMkgdP46AI/Ld0T53dP8AcpnlvJ8m/Y9Xo/4N67P9ynyRpHNvSgCj5b7Nm/5Kh/1fyVdkkeqscHz79m9P46CB/lpOm/8AuVVnk+f+Op5I/L3u2/79EaP8m9NiJQBVjn+f5ld96UeYnk//ABFPjtf7/wDfo8hI33/3HoApeZ5n8G//AIH9+nwyfu147UTx+ZN9z56r/P8A3HrCRcd2Sx74/wCD71PgjeNn+f5//QKkgj/g373okjeN9j/crpOQJpPPjT+/R5ab33pT/L8uH79H+/Qa6h88ab/499HmPHv2J9+n+Ykj/wC/Ukm+f599SGpHHI8mxH/uVD8+zZuq1B/f3/PvqO6j8uZ0oLGeYv8Adp8kjyJs+/UkcfmPT/LSN99AFWT/AHP++KPn2J8n3KfJH/t/PUkkflvQRqQeZ9/5P4KPM8xPk37HSrUkfybP7lMjkoLI4/3nyPK6b6n+eNNmx3ojj8z7nyU+TZJGnzv/AHKAKvmPHN/t1n2sjT69qj7P9TDbQ7/7/wB9/wD2eteONE/j/wBiqsEaWuvaj/H51vC7p/3+T/2SgCSNHk+4mykkkffs/gqfy/8AgFEn3/n30AQeW3k/f+SmeZ5fyO9XfI+X79Hl/wC7QBDHI+xErB+IWsa3ofgnW9T8P28N9q9jaPdW9rN86TOnzun/AHwj10Pkf3P4/v1HJHLH5f2e0e93uifI6fJv++/z/wBygZ4/8Tfhnon7QVh4K11/EH2LQYZob1Ifnf7Sk2z5E2fxv9yvU9NtZY5nu76Kx/tHY8PnWUOz9zvd0T5/8764D4X31l4O8Saj4Ct7i3n0jzprrw7dWs3nJs375rPen3JoXd/k/uP/ALFeof7nz0CkMknf+OiOT7PM9TRx/wDA6kkgSTf/AAUEakEkj+TJsff/AMApkkjx/Pvqf5P40+T/AG6fHa+W2/Y70FlHzJZG3vUnmfP9yppIN83yf36kjtUj+dPuf+h0AQR79+9H2VzvjTxNF4chutQu/wDmGadNep/v/Iif+h7P+B103l/P9x68A/aI8VXfk2WlaZEmovrl8mkonnfwQ/O/+/8AvnhT/ti9BcPemdD+zZBcXXw3TVdQREvdQuHff9oebfCj7Ifnf/gdeuyXT/xVS0PQ7fw/ollpVv8A6ixt0tU/4Amyr3kJI/zvQE/fkJJceZ81Hl+Y/wDv1keKtVTwz4b1fWHtLjUf7PtJrr7Lapvmm2Jv2J/t189fFT4seO5PDeqaVrumW+kT2MWla7fJ4R1F0uZtKuZnhezR32bLneiJ8n3/APYoCMOc+nI4Pn2Sv8lSRx+W7/P/AB15L+zb4m1iTw3qPhLxRb6pa+KPD1w7zWutSpc3KWEzu9n++T/Xfufkd/76PXsHkJsoCcOQhk/dv975Ke8aff3/AD0Tx+Xsd0+SiTZsSggfHImzfvpnmfPUHlv/AB1O9ADJ4Le+Tyri3hutjo6ecm/50fej/wDfdPnk8ynxx+Y+/fR/ub6AMXxd4ct/F2iXWlXFxNDBcIn76H78Lo+9HT/bR0R6878P/BvxE3i6z1Dxb4o0nW7LTbz+0bS10XRE017u82bEubx0f986I9etyfvP4aI5EkfZQWEcfmfPT5P3lL8n3P8Ax+vHvj14y8Z/C+bS/FGlS2974Tt3RNU094U3/f8A7/8At/c/2H/36AjA9C8R+MdH8D6f9t1vUIbK1f5E87+N/wC4ifx1eguodY0f7Rpl7D5FxC/2e9tdkyJ/cdP79Zd9a+Gvi54Gg+0W9vq+g6tCk8P+599HR/4HSvB4NN1X9lfxhO/9oTaj8NtTf5LXyXeZJv8AgHyI/wD6H/v0Fxj9go33xC+Kv7NOpOnjO3/4TnwHNN+51SF3d4d7/cR3+dH/AI9k3yf3Hr6J+HvxC8OfFDQU1Xw5qaajZfcm+TZNbv8A3HT+CteP7Frmlf8ALLUdOu4f403pNC/+x/GlfPXjT9mXUPA+q/8ACW/B+9m0TVIfnfQkm+SZP40h3/Js/wCmL/J/tpS/wD5uf4z6Pk3+dJTP9W/yV4j8If2odK8Y3KeH/Faf8Iv4yT9zsvYfs0N2/wDcTf8Acf8A2H/4BXsNjrGn6lf6pZWlwj3umTJDdw7Pnhd03p/449MUochqf6yHfUccnl/x/PRH+7Sj+KggP4PuUJv31JJvk+f5Kjj+/s/9DoAkn2xv/cqOT92m/wC/Uk8nmbKjeT+BKADy/wDgFSeZNI/3N9CURyJJ9ygA8zzEqOSdI9jolMnmSOHe/wBxPnf/AGKfa/Z762SX78E0O9EdNn36AMu+jl1W2e3iuJoILi3f/iZ2Vwm+H/c/2/499XvM+ywpvuH8uFPneZ/7n8bvUGq3Wn+HNNe7u3t9O0u0T53f5IYUrwrxV8QvEHxi1iy8P+B4kTS0m867mmt0eF4dnyPcv9zY7/8ALH777KC4x5z0OPx5aeLraCXR7t73S7t3htHsn2Tao6ffSF/+WMKfxzf98Vu+EfAem+Dftt7b2qrqN8290hld4bf/AGIUf7n+/wDfem+B/AOmeC7N3t0+1ahMmy4vX+/N/HsRP4E/2ErpJJPkRHSgBkkfyP8AP8lHmf7H3KZHH5ifc+SnxxpQQQX0dpfXNlb3bwo/nedbpJ8j+ciO/wAn/j9Wo5Ejff8Ax0zzPLdNkTvv3/P/AAJT/Minb7mz+/QWSRyfO+/ZUH+sfzd9Wo7Xy/4H2VB5HkfdT7lADLqRNnzv9+iP7nyU+eDz9m9EeoY7VLVESL5E/wC+6CA8z502b6P9XRseP7j/AH6E+589AEc+/wAne9Ef3NlMkj/36f8AJIj1nqAzz0+4/wDwCoJJP9jZ/wADokjTf8jvTJI0kf7+9KNQIJ7ry4fk3/fpnnO3OyiSPz5tm+o137R8i1EgjuyeS68hPkT/AMfokn8xKILX7+9KZHH8/wA6f79dJjqWvM/c/Pvf/wCIpk8//wCxU3l/ufup/wBc6h8ve+9977P4KA1I0+/v+5VqSRv4Hqt5f7v+PZVmP7+/Z8j1Iah/q3+5Un2rztm9/uUeWnk/d+T/AH6I4PMhfZ/A9BZH5jf3Kh+1LvTd8m99ibKm/wBemz+5TNnlp86eZVASeZ5jp89J5iR7H/8AHKI4/Pf7lSfZfI/2/nepI1D7R8m35vv/ANyo45qk8vzNm9Hokj/goLI45/kqTz/LfZ9yiONNyfx0SWrx73SgB8kksm/7lZcE8v8AwlU7u77PsKf+hvWj8/30+SsG1+fxnq7+b9yxs02f7e+agDofM+R3ffvo8/z/AL/zyVBHG8ab/nqSONPn/goAfJ9z76f8Ao+1J5afJ9+meX5f8dRxwfwf3KAJPMSTYn8e+vl/9qSS98QeKvD2n6F4j8SfatWtEtZvDFlvtkeF5vvv/cd/uJvT+CvbvH/jzRPBeg6jqd7rr6c+jPDdXENrs86bf/qbb5/+e2zZXlH7Mvhm78caxq/xb8R2/wBq1TU7h00l5vvww/cd0T+5/An+wn+3QbR9z3zofhJ8OdP1j9n610d7u7svtF9c3UV7a/JNY3KXLok0L/7Gyt7wr8RvFGla3ZeEvHHhfU31F38m08VaRb+dpl9/tvs/49n/AL6PXodrY29jbJb2kUNrAn+phhTYiVPHHLH+6R/99KCOcmgn8xKk8/y/k/v1BBG+6n+X8+/5XoICed5Nmz56k+1JJUEafPTPI+4lAF3zEjTZ993pkcjxpuqr5nl3Oz7/APt1NJ/qX3/8AoApeINVfTdNurvzUR4Yd6fJv2P/AAV4Jocmn+PP2lvslpcefa+DYfJSyRPkheH5N/8AwOZ3/wC+K9d8ea5Fo/h7Ubu4Rfsunxfarh3/AI3T/Uw/8DfZ/wAA/wB+vDvBWm+Mvhl8HdU8W6Bp9jq/i7WdZttiXUL7Li2+0+S+90+5v3zPvoNofCfUEk6b/wDYqbzN/wAleZ/Dn4xaf44v7rQr2yu/C/jKxTffeG9U/wBcif8APaF/uTQ/7aV3nlv99KDE0P8AVon8D183af8ADXxfrGreP734gxeH9F8Ga5fTPqM89276hNYQ/JZojpsS2RPkf+N97vX0XGnns/8Af/2/4K4y0S38V3MniPWJVTw9buj6NDO+yF0T/mITb/77/c3/AHERH/joN4HD+A9N1Xw+mo3Hgrwvq2vTanse48T+OtW8l7vZ8ifJs87Yifc+RK7K18TfEW3j/wCJn8P7G62f9AjxEn/oEyJXinib9oLxbpfiHUdQ0/XtM1vUbHxFNpL/AA3+zol7NYIm/wC2Qzffd3hTzt/3NnyV7lrHxi8KeGfBNl4t1PU/I0u+t0urR9m+a4R03/JD996AlCZPB8TdMjmS01201PwhdOnyf27b7IX/ANy5TfD/AOP11drJFfWCXdpcJdWrpvS6hdHR/wDgaV8+6l+3B4Eh1D7FaaZrmr2r7Ed7WGF/kf8Aj2O/zpWv4H8VfCT4m38Fx4P12bwhrcXyQ/2fv013f7+zyX/czf8Aj9Z6ilSke1pJ89P/ANZXLyar4j8Krs1vT/8AhJbLfs/tDQrbZdIn/Taz/j/34f8AvimXXiCLxB4YfUNMluJ9LS72Xc2kPvm+zJ9902fOj/c3p99PnrQjkOr8yW1v3t3tJkg8nf8AandNm/8Auf36x9NsUj8Q32sJq13e2up29slvBvT7HDs3/wCp/vu+/e//AACubm+I3h/TbX+ytCvXtXTydl79kme2t0d/v73+/wDc+59/e6JXjfi638KaV4/1uy+KrpBoKeHUuvDaXUzwzI73MzzJZon/AC8pvhT5Pn+5WepcIH1B/uU/y/nR9+yvjvVb7WPEHjlItPu77QZ/7Zhhhunt980Kf2hZ/PMj/I839+t6D44eNYLyC3vfEUP9qWM1ta2mkPpyI/iXfqE1tM/+xsREf9z9z77/ACUamnsj6m/1j1S1jR7LxNol7pWpxJPZX0LwzI/9x6+VbH4veO9K0HSL3VfGcP8AaN3pdhq1jp76TCn9rTXNzsms0/64ps+58/77e/yV6n8APiFN4/1fxXcHxxb+J9JiuPJ0yxeK2S8SFH2PNMkP3Ed/uI/8Cb/460M5RKv7MOv3slt4r8Jam8KXug6i6JapD5OxN+z7n9zem/8A4HXpvxC8I6Z4x8Ga3o+t2811p1xb73S1TfMmz50dP9uvmLxx4g+Ifgv4u6jpSXdpZXXiGZLVL1E+SaGbZClyn/TZNn/AHr7C8vyPk++ifJv/AI6XwyNJfznyr8Fvjpdx6l4Q8CWnnXVr/aPk/wBrzP8A66HY+9Pn/wBvZs/4Gn8FfVUm/ZXn/ib4J6F4j8Z6R4tt9+l63Y3aXUz2qfJfbP8Ansn9/wCf79M8R/HDw14f8YJ4cvYtTedJra2u9QhsXfT7Ga5/1MM038Dv8n/faUcvIKUuc5D9qH4T+H/H/gx9Yu/Dmp6p4ot/ksbrQrfzrl3/AIEmT+OH/f8AufwVyPwBg+IHgfW7rVfGvhrWdL0h9L2apqmr3CPDDDbJ+5+Tfv8Ak+f/AL7/ANiveNH+JvhzXPHmqeDdP1Jb3XtJtEur6GH50t0d9iI7/wB//Yra1y6uLHR9Ru7TT31S9ht3eHT0fZ9ofZ9ze/8AfphGUoe4eZ2v7SfhK60TUdQuLTXtLntEtnTT73S3S8u0uX2Wzww/x+c/yJ/4/XXeA/iBp/j/AE26u9Pt76ymsbt7K+0/U7fybq0mTZ8jp/uOj/8AA6+c4/HmoeGfEnjz4geGvB/i/wASwanp1gn2LXdLuXmt9V859kMKbN/2aFHd32fJ/c+/XsH7PkNr/wAIdqNwJdYvNY1DUXvdZ1DXdMm02a7vHRN7pDN9yFE2In+wlZ6hOJ6xvWRPkqP/AH38ymR/u5t/+xT55EjheX+BE3v/ALCVoYh/HvpiVz0HjzT9Us7K70S7fVLKb55n0+0mvHRHT5E+RNm/fsqC18XSyPa293p99Zajd3bwW6ahp01tCkO/77v9zfs/8fegvkOr/wBXvpY/ufPVS6uriS88pLe4TdC/+lOibIXT7m9H+d6ktYJY7eBLi7e9dETfdOiI8z/3/k+RKCA8v/SfN819mzZsf7iUmoeILbT7VJJlZmuG8m3hh+ea4f8AuIn8b1heNPH+j+B9NnlvbuH7UiO6Qvv+d9n3HdPuVyHhnwVe/Eqztdb+IemQo+/zrey+5sT+BE/jRP8Ab++/+xQXCJ1clw+qa2iPbvez/PDM6fPZaR/7JNc/+gf+h3vDPhHRPAeiJo+hWSWVkj73/vzP/fd/43rQtdNt7GzS3tLeG1tU+5DapsRKnkg+f/W0BIfBGknz/f2UTyeQ+3ZRax+Ymzf9/wDgonR933E2UEBHO+/+Cp49k/8AwCqXl/OiJU0f7t/K/goAY+/7YiIkP2X5/Od3+dP7myn+ZFG+xKqyabe/aUliuP8ARdjpNDs++/ybH3/wfx/991b8vzH+dNn+3QWTR3X7nf8AOmymR3yf79R+R5fyb/46hkk/fb/4P7lAD5P9inxyJHC776ZHI8ibH+5voupPMT5/uUED5PK2I/8AHR5aRp9+oZI/LRNiUef8jolAB5if79RyT/wI6bHpnl+XTJPv/coAf5ifc+REo+SNHSqqfvP4PMokjT7ib6z1Akk2R/3NlV4JIvJX5McUyf8AdpsqCCdPJX6VjII7sn8z5fkepI/3j/ItQQR/J9z56I4JY/nrsOQnjk/v/wDfyn+Z8lVfLeP7/wA71P8APs2UGuo+1+/8lTybY/8AY/36qwR+Xv8A79Pn/eJs+/UhqPkk/jqe1n/fJ/3w9VY43kT+D5/4Hpnl/Om9Pn/gf+5QWXfMTf8Af2fJRJIm+idEjd5f79Mnk8yFPk3ulAD4JER99T+ZFJs+f56zpIX3umz5KP4N9AF6eRPO2JvpPnkf7++ofn30eX5ibH376AHxz/J/fSiSRNm/zf8AgFMtY32ffok+/wDc+egA89PkTZWd9litfGF1KiO/2uxT/c/cu/8A8eSrX/LZE+d3+/8A8AqrdfvPE9kib02WNy7/APfcKJ/7PQBrxyN9xHTY9SeWn9z/AIHVGPfvf5/4NlEEdAGjHGiJv3pvrI8Qa5aaH9le4850uLuGyhSG3eb53f5N+z7if7dWv49/3P79ePfHT4tzfD3wT4h8QaZrFwk7/wDFP2OnzWnkol5v+e5R/vuiJ/wD5KC4e/7h5l4/+1/tEfFrRPhlZa3cajonhn99r+oPCifaHT77/J/H/wAsU2f33r6u03TbfSrGC0srSG1tbeFIYYYU2JCifcSvHv2YfhDD8K/h1BLcb31vWdl7fTzff/2E/wCAf+hu9ewyT/vqAnMf/q3o8zy//ZKgjgep/L8z97/B/sUGOpz3xG1y78M+GP7dt3eCDTLiG9vtib3ms0f99/447v8A8ArqLW6SS1R4pUnR/nR0+46fwPVX/WffRHR/k2VyfhXwrrfgTWH0zT7ixvfAex3t4Zt6Xmlv/wA8U/gmh/uf3KCztY/9z5H/AOWlLP5SfceoIJ387/gFM8zy/wCOgC1/q4fk++9QXWqw2NvPd3DwwQRJvd3/AIERKZ8/kum/fs/4BWd4gkikeC3llVIPkurve/8AqbZPn+f/AH32J/33QM8b+Nmqy+JvEnhf4WWnz3WrbL3VnhdE+/8A7/8AcRJn/wCAJWXrnwv8baP4pvvEun+MIfAcdjqj2Vve6pd+dpMOifZkSFPsbuib/O/jf599b3wW8A3c/wATvGXxA1u4+23V9cPa2OyZHhh/v7Nn9xPJT/vuvZ9Y0fR/E2lPp+t6faavZTfftb23SaF/+APQaynye4cj8FvEF38Qvhv4a8S6rb2n9r3du++6tYfkdN7pvh/jRH2I/wDwOvQpNkbo/wDBVKCTyIUit4kgjRNiIn3ESqXiDxBaeGdBvdVvX/0W3Te6J9+b+4if7bv8if79BiY/jjZ4j1WDwfbu8EF3b/atWnR9jpYb9nk/9tn+T/cR6q/E34av8RpvC9lcW9jdaDY6ol1qmi3qfubuFIXRE2fx7H2Psf5PkrC8D+LNK8P+OP8AhDdW1BH+JOuW767qkKJvSJPuJDv/AIERPkRP9h3rtb6+8R2vjne6afp3gOx055ru9mf99d3L/cRP+eKQonzv/HvoND5i8M+I/B+m6Pe+FP8ATtLn8N6jqsN3rWkTQwzWNml5MlnpLzOju/nfcSH+4m+mXVi/xG8Q6XqvivR77UftafYtJ8F+G7ffNcWds/zvvd0+zQ79iO+/59ldd4g8M3HxC8c2txo9pF4H8Df2t/aF3dXqJbPql5s2PNsf77umxErpfjVpU2jvqN2lp4hh0TU9DTQpr3wxafbL3S0hmd0/c/feF9+x9n9yg6eY7HwbZeAfG3hq5tbPwrY2cdlL9mvdGvNMhhmsZv7kyf36zPFX7NHw88TaJ9ltNCt/DU6QukN1pcP9/wDvp9x//ZKj+CtpqWqal4o8Vz6fqFjp2sxWFlpyasmy9mhtodn2mZE+47/3P7iJXqn33dPk3/3P46Dm+CfuHztpXjTxX+znDBonjD7d4o0FJtlpdWVu83+jbN/nI/8AfT+OF/8AgFeqf8I54c8fpB4u8P6xd2T3yb4fEHhu78nzv7nnJ9yZ0/uOlddrGj2XiPR73TNYsodQ067TZcWsyfI6V8ual4Z8Qfsk+Lk1vw/cPrfgbU7hIbuyvfkRP7nnOn3H/uTbP7m+s9Tb4z1r+3PEfgDVbrU/GdlD4r0W3fe/ieytNlzaJ/fmtvn3p/tw/c/uV0PibwXpnj/xD4Q8R+bb3ul6S76haeW7uk0z7PJmR0+R0+T/AMfrovDPibTPF2j2usaVKk9rcb02b/nhdPvo/wDtpXEeJ9Dg8BrHf2N1faf4dfUEvb7TdPudnk/f86aFP40/jmh/4GlaGZ5V8TdYl0rW/ih4gTxXqdl4h0G+01NG09NUdIZne2hfyfs33JvOd9n3P46qeIP2jNb1/VNV0JLbSba11PfbaRq0aTWyWP8Ap8Nn53nb97om/wCd0RPnTZ89e+f8IX4X1LW4PEr6Fo17q/yTW+tfZIXmf5PkdJv9yqWufBnwprmj6vFb6VaaDdam/wDpGqafaQ+c/wA6O+/ejo6Ps+dH+R6z1NIzicN8E/iFqfiPUoPDmpppl6+mWl5/xNLKZ5vOeHUHtt6O/wDfRN9ezxyJH9zYjv8A7Fc94A+GWi/DLw3a6Vo9ujvEkyPeuiI775vOf7iJsTe/3E+Suhgg8x/9/wD8crQwn8fuHI/FTR/tGj2WsWnhz/hJPEOjXaXWlw+d5OyZ/kd3f/njsfe/+5Xn+j/tBeI/EltZaPonh/Q9R8a3Gs3mkps1R/7GdLOFHmuUm2b3T50T7n3/APcr1D4gQ+JX8Nzr4VSxfW0dHSHU/wDj2uE3/voXf+Dem9N/8FeI+Gfg7418G6xB440fwvo1lew6zeXUPgiHUfJtrSzubZIX2TbNiTb4UmfYmz53pTN48p7d8MvHEXxK8DaX4gS0bTnu0fzrJ33+TMj7HTf/AB7HR68b/aC1K78T+IbLw/a6F4kTxLpmrWF7oaWtu82k6v8Avkd3uXRNmyHY/wB996fI6V6p8HfBt38Pfh1pehanLC+qQ75rt4f9T500zzPs/wBje9dxHI+xPn+T+Op1M+bkmebaV4cTSf2hNRvbLSfsunXHhtPOuobfYk1y947vvf8AjevTdhok/d/7lVL7VbLSrB73ULuHT7KH/XXUz7ET/fqwJ5JH37971D5jyPWA+ua7qVtqn9haFNe7E/4l2pzOiWdw+z7/AM/z7Ef+4lZF1fX11qslvd6q897Db7JvCvhh/Ofe/wB95rl/9T/c/g+SgjkNu68TPPePp+lW82ozvaPM97ZTJ5Np/c86b7if3/4/uVzUcf8AwkV5a3cVvb+MtXt4Xtv7QffDodp9zf8A9fL70/g3/wDAK27Hwq995EWtpbpp0P8Ax7+G7JP+Jfb/AO//AM9n/wDHP9ioPF3xp8GeA9STR9T1WaDUUt0meHT7Ga5+ww/wPNsTZCn+/QWaMGlahv2ar4r1C6eb5IbKydNNtk/3Eh+d/wDvuqupeCrqfR7q1tdQvr6yuE8i70XVNWme2u4f+u2zfC/+5XSQXVpfWyXFvdw6jaum+G6h+dJkf+NHSqup69aaKLZblZWubptlpZ2y75rh/wC4if5SgfMT6HYy6bpVraXtx589vbok033E+T+P5/4K8vuvjhp/ibxgnhTwzcXE6Teck2qaWiTTPs/gtk/gT/p5f5Erlvip4P8AiB8cPEUHh2HV7XRfA0SRvqn2JPtKJMj/AOpeb/ltN/ufuU/jr1v4c/DLw/8ADXR/7M8P6elkj/8AHxdP881x/vv/AOyfcoL9wj8P/D+3jvLLUNVtbeCeyd57HT7V/OhtHf8A5bTO/wDx83Oz+N/ufwV2F1JFJ89QeW8fyP8Ax0eX8/z0GA/+D5P7lMk+/sSnzx+Xs+/UMez77v8AwfcoAnhk+f8A3P4KST/gdQpJ5aPvT79TWsifc+/QAeRLs+SiSP59lWp9mx/KSqUn7ve6O9AFK6m0yDWLJJXRNUmhmS33o+/Z8m//ANkrUjk8yT5Hql9quILlLf7PM8M0Lu90mzZDs2fJ/wAD3/8AjlTf6tP7lAE/lpv276j+ePfv+Sjy/Lh+R/v0yfZ5L7/noAfJvjf+CmSff+5RBB5if3H/AIKfHv8AnR3/AO+KAGTx/wB//wAfqOOT5Njp9+pJ9kbp8++qsH7iben/AI/QBajg/uf+gVJPa+X/ABJ8/wDBUf2h4/n+eqskj70es9QD7L5f3Xpkcf8AA6PT/M/4B8/3KfJvjk81fn/36NQKs8fkPUEexkB3pUl1J5j73qgquyg1Ei47suRwfx7Pv/x76JI0kd9tVY5/MT7+zZ/t1Nayfc+ff/frpObUn8tI/uf+P0SJ8n+29QQSfPseapPnkd977P7m+gNS1+68nanz0zy0k+/UEl8kcPzuiJv++/yUQXfn702PvSpDUmj2b3/gqT/WbPkqCN/9hKtW8iRpQWT/ACeT8/8Ayx+So/If77UeYm90T77pUMd2+xHoAe8b7Nn33o/j/wCmlQeY0j76kjk8zYz/AHP79AE3yf7lSRyJs2O9VfM+eTYmx6PLSP5P4KAH/wAf399Pn8mR96f+P1Sjj/fVajk+T5030AP8tJH/AL6VkWPm3XifV3lT9xDDbWsL/wDfbv8A+hpWpJJ5b/c3/wC/Wdofm2v9oyyp+/u76adN/wDAn3E/8cRKANjyF3vvT565Px58UPBPw5R38S+JdP0h0Tf9lebfcv8A9sU+evOf2hfjvqvhG8tfBXhSyuL3xLrKbPtVrsd7Tf8AcRP77v8AP/uVxXgv9imykT+0/HesTXWr3c32q+tdF/c/vv8AbuX3u/8AwDZWep1csOX3zq7r9sj4X3SQRPd+IYEu38n7a+kvbJD/AH33v/cql8Qvhqn7RnjLwpe6F410TxL4J0NEh1FIL7zrlHR97/cT53m2In8GzZW3P+yT8L9n7rRNTgdPuXUOs3O//wAfd0ryjx5+yh4t8F6l/wAJV8L/ABHNdXto/npZTIltep/f2TJ8k3+4+zf/ALdX74c1L7B9feX/AB7fnoj/AHj/AD14J+z7+0tcfEK5/wCEa8V2iaX4vi37JoYXhhvtn3/kf/Uzf7Fe8SSeXs/v0zllHkHyff2b6I4/kR9/yUyP7+/e9TQbPO2PQRqM8j50p8e/Zs30SXXybPv7Kh8x/Wgsm8tPv7/46JP3n303/wCxXKfELxNqHhnwTq+t6Vt+1WMP2p0mTejwo6ed/wCOb66jz7eNHl81EgRN7v8AwIlADJ54rGF7uXeiJ8/yfx14B8VPE2q+KvGdr8MtHeH7bfOk3iK63/f3pvS2R/8AYTY7v/sJ/frrp/j5o13HZapDoXiP+wmuNmna7e2nk6ZqM38Gx/v/AN/Z8nz/ACVe+FfgeK11W98YXdvMmqahF5MP2qV3dId/zv8A7HnP8+z+5soNo+5753nhzwzaeFdHstNst/2W0TyYd/33/vu/+29XZI/M++lSf6//AHKjjnljTyt/z0GJJHGmxNleUfFDxNFptnrfiu4sptU0TwHvvf7PhfZ9uv0T+D/rij/99v8A7Fdr4u1y40ewSLT5bf8AtvUH+xack3zokz/xv/sIm93/ANyr2leFbK18N2uhPbpqNkkWx/tSI/2h/vu7/wC27/PQXA8Rm0fRNc8D2vxS+F9rcavren6+/iC7tZv+Qhdvs8m8099/3HSF9iQ/wbEo/aC8R3vj/wAQ+GvhlpX7+fXHhutRsnh+eGz/AI/O/ufx/J/sV1fxQj8OfBO81v4l2ks1rq99afZbjS4Zdltq9z/yxmdP76Ij/P8A3KxP2WvA+q6dZ6p468SvdzeIfFmyaZLpv3yQp9zf/cd/v7P7mys9Tfm+0Fp8PfCXxC+O3jzR/Fuj2OtWug6Nptto2magm+G0sHhffMiP/fdNjv8A7CV5z4y+M114H8Jwf8Kv8S6hr3hvwzodtep/xKft/nJ5zp/p95M6bEdE2Js+eva/jn8AdN+Nn/CPPcQ6dBPp98j3F7PC/nPZ79723yOm9H/jR/krX8TfAX4eeLrmC41Xwlpl15NomnpD86J9mT7ibEfY+z+D+5QHPA8L03xV4q8MXHijT9P8W3b3uueNbyC0stL0BL+8SGGzR3S2Tfs2fOm93+RET/brz1/2j/GU/jPwU+mnTtO8ZeNtDs9Ml1q9hT7HY7NTvIXmeH++/wAif3N719Z6x8Bfh54gvLq91DwvaT3VxcJdTTJM6O8yJs370f8AufI/9/8AjrkLr4LeBNHudb8P/ZLF9L1Ox/4mMPk7IdI0RHd0tof7m+bzn3/7/wDcSjUuMoHUeHNSu9KubW3iuL7VNEh2aTp0L/67UZkf/SdQd3/5Yp/3x9/++ld7qVjFqthdWVxEk9rdwvDNC/8AGlZvhXSreeG11BtMh0++e0+ywon37e2/5Yw/7H8G/wD+wrfk3/8AfFaHMfHvgO+vf2W/jr/wi+sXcL+FPE2zZdJD5MKP9xJtn+/8j/8AAHr6T8cTa3B4n8G/2Z4ffV7VNRm/tGZJkT7In2Z03v8A991yn7SfwkT4qeA5/KTfremb7q0RP+WqbP30P/A0+5/tolR/CH4hXfi7wBpCeVd63rdjcQ6fff2fMifI8PyXM2/76bH+f/bSs9Tb4/fO50qOLQ79NC2W9rp3kvNpKJ/BCn+uh/4A7ps/2H/2K6Hy/wByifc/jrivF2uWUDwan9tSB/DerWf9oo/yeTDcp5Pz/wCxsm3/APAKzvE3xq0fwz4f0vWItP1zV7K+t5r2H+z7He6WcP37l/n+RNmx/wC++/7laGB6HHs/4HT4/wB4n3K858OfHDQvE3jP/hHNPivnf98lvqD2+y2u3hRHmRH/AL6JMn8FeWeLvA+tp8YJ/hrZXrweA/G7v4mvv3zpNbpC6fbLaH/YuXeH/c3zUFwgfS3mPHRJI8klfLmnftCeOLrxbey2mi3H/CKQ6tf6NDD/AGM6Q26WyTIlz9s37HffD/qdn3HrLu/i943uvBun/wDCW/2DrcGvaNpXiC2hsrSa2S0d9QtkeF/n/ff65H3/ACfOlAeykfXUf3PnejzHjfa7/wAFfG/hH46axpXhX4h6UlpDHZaDNqWy11dH36vNeatNCkyP/BbQ79j7Pn3/ANyus03xjrv7PviS68Kaq+jXWiafqOm3Ws6vZW723+h3iPbI+x3fY6TW0P8Avo9LmNPYn0zJJ5nyb65Dx5o/iXWH0tNH+yajZLcJ/aOkao6JbTJ8+x3+Te+x9j7P49lM+E/iPVfGPw60jxBrEUMF7qyPewwomzZbO7/Zkf8A2/J2V0smqWX9qvpTyv8A2ikKXTw7H+RN+zfv+5TMPgKsngvR9Sd31DT01u9m/wBddXvzu7/7n3ET/YSrsH2TR5rXTLSyeBLje6JZWmyFP7+90+RHqr/Zr6ro/wBn1i0RHm2faIbK4fZv3/wP8j1qRyS+Y+x9iUAVY/tE/npe+T87/I9rvR0T/b/268A8TeO7T4V+Ob2LU/Fv/CFPd+JH127e606ab/hIrB4URLaF0T53TZs8mul0P9oi98QX9lqEXw81Z/A19qz6Lb+J4buGZ/tPnPDve2T50h85Nm+vTYPHnhq61660KLxLpM+r2KPNcaf9uhea32ffd0++lBp78D5s0P476h8K/hunhq38KXFl4oe4uXsbLV/3NtaW0z+dDvT777EmRNn99Nldl8HfhX441nXk8d/EPXb6DUb6x+yvpEL+S80Lvv2TbP8AUp9z9yn/AAN69Q1X4m+ErXQdX8QaZquk69Pplpc3Tw6fdwzTTfZk3um/+/8Ac/77q1a+P/D8+iJqt7rFjpcf9nQ6ncQ3t2iPaQzJ8nnf3Kz1L1N61/0WGC0t0SC1i+RIY02Iif7FEkn+/XNXXxG8Hx6JBrr+LdDTRLjf5OqPqMPkzbPv7H37Hqex+IXhe+ubq0tPE2jXU9jbpdXCQ30LvDDs373+f5E/260MPfN7zPn3/wC3R5nl76y5PGPhy11610SXxBpKavfJ51vp730P2mZP76J9962/LTZQBB5jbdn8dSeYkfz0kkiUySTen3P9igB8aeZUnl+W/wB+qsc7/wBxKtSbN/ybH/3KAI3k8t02fc/jojjSmSTv5yJsT/ptVqOdJPuJvRKCzOktbv7fBcRXeyyRHSa18n/XP/B8/wDBs+f/AL7q15n3Kz9cvtMtdY0T7XE/22a4e1sXRHdEd4Xd9+z/AGE/jq7PvoAnk/d/c+/VWT92mx/46mj/AHif3NlQ+Z5fz/wJQQTW/wBzenz0++d5Ej2ffqskjwfwfJvqbzPM+4lAEMkfmfwURx/fp8kjSPsRPkoeN/v0AQST+WlVfLTfvRKkn/dumynyP/q6z1IGeR5j73+49Pk/dp8lEl08ibNlMj+59+jUsqyRvIm7+N6rLs2j5KuT/wAe9P8AgdRLs2j5KiQR3ZFHH/sfcqfy3kf51qCOd46ntZH2b99dJyE0CJ9/ZUN9YxXX/AH3pT45H2fJsT/fqfy0/wBypNdSr9lTy/uJ877/APfo8v5P9ynySeW/3Kk8xN+96A1Ejg8xPnqSCPyE2J+8/wBuo/M+/wDPUkkn+/8A990Fh/Hv2fPRPH877fuP/BUfnt/zxq15i/Zo2f5HhfY9AEPkf3E/77p6Q/ufkoknSN9iS7/kog2SbKAGeQnz/wDotKfJA8f8H8H9+svxV4j/AOEV0e61K4sr69gt/vw6XaPczP8A7iJ9+uR+Gfxs0L4rzT/2Fp+vQwW+/fdanpM1tDvR9jojv/Gj/wAFAcvuHfxwJJN5uz5/uU/y33/co+f/AGdlZfhnxNp/i7RLXWNHvftWl3ab4br+/wDPsoGanySf7FHkeW/z/wAFP8t5HTZ871z3j/xHe+GfAHiHWLKLz72x06a6t0f503onyUAcBofwW8QWPx11vxrrCaZPpDzPNpMyI/2ne6Inz/J/AiOlep311ZaVZvd6ne2ml2v/AD2vbhIU3/7718+3Ub/DK/1jU9Pu/Fk+vaHc6Umo61q13NNZ+JUvJkSaFIf9Sn3/AJNnz/JXpv7QVjFqXwxnt5beG6RNW0p9k3z/APL/AG1BrL4jL1L4leR8S9Oh/wCEl8LQeBvs+y5m/tmz+2zXPz7Pk3/6lP8Avvf/ALFcnfftNWXhXw3rep+IH0mHVPtCf2XosN8n76zffsud+/e/yI7un8GzZXZePPGn/CI+PNOspfB+kz+Hv7Lv9Qm1B4YXmea2h3+TCmz5P9t6PhX4j1DxVqWo6Z4t0fw9PqMOnWGrW82n2KbPJvEf9y+/f86PC/z/AMdAHmf7UPwy0++s4Pin4U1CH+1NPeF7i6srtPJf508m5f8A20+T/gD/AOxXuPw18Xf8LC8AaD4jR1gmvrdHmRP4JvuP/wAA3765fTfDNpfaJ8XdHS3hS11DVLyHyYURETfp8P8ABXIfsW+JIr74XXunxI//ABL9RdP+/wAiP/6HvoCXwnv8du8b70ffT/LSP79EkjybNj+QiP8AP/t1J/rPn/8AQ3oMir5fmI/8e+jyP/iK5PxN8afA/hGae3vfFGnz6jb/AH9P09/tNz/3wn/s9eI337S3jD4vardeH/hV4au7KNNnna1N5Mzoj/x/88Yf+Bu70ucr2Uz6WutNSe1e3u7dHguE8maF0++j/wAFcBY2P27w3r3wylupYNXh0maytJrp/nu7N4fJhmT/AHPuP/c2f7deS/AnSrX4O+HL34gan4w/4TWPxJqdtpl2+kXf2m2sXebyd80zv87o77PuJ9+uy8efHTw5H4hSyt/DV9q+r6fc3kOh6vMnk2U2q21s7vbJNv8AO/gdH+TZv+Smacnv+4chrF1qfjS81vwvaaZ4utfEOs2Nho1xpOoafs0nQ4bZ033KXO/Y/wBx9mz+/Xtfjz4qaJ4Dhspbj7drd1fed9k0/Rbf7Zc3Hk/PM6In8CfxvXzn4uvviB8UNHj/ALQ8ZXEEms+B38TaHZeG3ezhublH/fWz/wAc37l4U/4G71o/8KX1jUk8rwJ4f0y18B6g9h4gt9I1C4ms7aZJrbZc6fvT98ib0tpnT7j/AD76C5R/nOk1z9pDxLdXOt674XstJn8FaDY2GtXb3u97nVNNuf8AltDs/wBT5KJN9/f86V9DRx+eiSxSo8D/AHHryX4Ufs+2XgHREi1O9TW530650maBIfJsns5pnm+zeT/cR3dE/wBh667xJH9qbS/Amjt/Z6X1pvu3tU/49NNT5HT/AGHm/wBSn/A/7lBhLk+wM8MwP4m16fxXcROlrCj6fo0L/wDPt/y2uf8Ats6fJ/sIn9+uykj8v7+zf/HT44IrWFIrdEghhRERET5ET+5XiP7TvxAu4LCy8A+HEefxL4h2I8ML7HS2d9mz/gb/ACf7m+gIR5pHN+H9cf8AaP8AjHe+Vvn8DeHn2b0fZ52x96f7/nOm/wD3E/26+ko3eO5eV/n/AL9cj8K/h7p/wn8E2Ohaf87w/PcTbP8Aj4mf77/5/grsvI8x/wCCgJS5/gIJJJZP9tP7lVbqeKxsLq9u5UgtbdHmmd/4ET53esj4qaxqvh/wk9x4fe3g1Sa7s7W3e9h3wp51ykPzp/wOua8K33iPWE/sLxH4lt4PEL7/ALRpGoeHodl2n9+F0fZND/4//foI5DtdN1W01zSYL3TJUvbWb57eb7iTf3HR/wC4/wDfrz34X6N4l8TO6eLbK+0v7Pd/bdWhuk+S+v8AfvRIf79nCiJs/vv/AMDrU2ar4D2aPb+ILfUbqZ3mtNCtdA3zQp/cT98iQwp/t/Ilb3w18QeI9Y/teLxQmmQXun3CWrw6Wj7E/cpN9/f8/wB9KCztZI/M+dH++9Ecfyb3eoPtTwPAiJv87+OsjxjqWp6P4V1S90fTE1fUbeF3t7J7jyUmf/bf+BKz1Ad4outbh0W4n8OWen3+sRMjpZ6lcPDDcJv+dN6fcevjLzL3wd8SNLsrS71DwhPrOs2aaj4buk/fQ2yXm+HZN/Gn+2n8Fe7n4jeO7yH4X3GlS+Ht/iyK2kuLK5tJneFPJ868mR9/3ET7nyffdK9R1L/hF/EGtw6Vevpmo6pp7pqENldeS9zb/wDTZEf50/36NS4e4Y/jH4a6Z44udOlvbi7tYLR3SaGym2JfQ/8APGb++n/oG96574y+EfFvjSw0jR/DlvpM3h7f/wATnT72+msHu4U/1NsjpC+yH+//ALHyVxvir40eOPCOsappWof8ItBIn2Pzr1Eme28O/abnYn2x9/779z8/8H/fFd/4D+JVx4w+DN74r/0d720t79Hey3+TNNbPMm+Hf/A+zen+/WgcsonG+C/gnrGh/GafxbcRaHA/2i8e41Cyu3e9uIZkRIdPeHZsRIdn3/8AYT/br0Px/wD2F4Vhfx3e6Y97qmjWM1rb+S/75/OdP3KfwfO+yqXwy8Haf4R1LVLXT7K3tf8AiV6VDceT8n2ibY7vM/8Aff5/v10njjwr/wAJd4SvdM+0Jaz3Gx7e62b/ACZkdHR9n++iUDl8R4JpXhWysfiQmu+NfDXh559W1T7FMnh/VrmZNG1K5h2f6TC/7nznT5POT+P/AH69kvvg74PvtN060l0RPI0+xh0+3Te/yQo6TIn/AH3Cj/8AAK858P8Awv8AFuueKvN13w54b8L6Wmsw67ql1pGqTXj65eQ7/J2I/wDx7Jvffsr2eHVXvobW70eKHW7W4f8A10N8iIifxvv/AI/9ygUpnMXXwT8D31tBFe6FbzwQw38Ox3f50vH33KP/AH0d/nrk9e+BOgeIvhNqHhvwJcafHpHimZE1nV9TmudSnuLNPk/czO+932JsTf8AIleoarfaZoepWUt3qb2s9wj2sNrNN+5d/nmf5P7+xH/74riZPHGlQaxrWty/EC0uoJrTyNM0iNHRLT+P+587u/8Af/goCE5no/8AY9lHpqWXlJ9i8nyUh+58mzZsp8kEVrbQWlv8kFumxIU+4n9yvHtN8Y3sfwxS0/4TvQf+E/vnd7jVPOd7WF3f5/JR0/gTYiJXpvh/xHpXiOGf+x9YtNbjtH+y3Dwzec8L/wBx/wDboInE1PLST+D56kj/AHHyf+h1HJIkfzpTP8/JQB8i2ug6tB41spPDXgTxd4D+KE2uJJq76S0yeFr6287/AEm5fe/kujw7/wCDfvesC18JeMNW8YaDK/hLVtPksdT157vT7Lw6ltZWPnWt4iP9s/1148zuj79+z56+3/LeP5Kkg2ffrM39sfKtx8Jb7Q/APw9stF8KvZSWvgLWLK+htbREdL+bT4URJv8Aps7o6f8AAK5DTvA/jD4a/Dufwve+F7jxDdPq2la1N4tm0b+0pvJdPn323/LaazdNiQ/c2Oj7K+2Y5/Lf91Ucm/76Uah7Y+QfhB8K9YvvHOkXHiPwvqF7pEPirWNTR9d0mG2TZNp8KQzPbJ8ib33/ACf+z1Vtfgnq2h/DHwhb6Z4MmstRTwP4nsr5IbTZN50yJ5MM3+27/cr7I+TZ82+jzPP/AI3o1D2x8aeI/D+p6H8YNETT/D99Pr2oS6JdPpOr6TDeaffJbQwpNeQ3P37N7b+5/sf7dfZ/meX9/wDjrOu9HsrrWLXU3tEfUbSF4Ybp/vwo+zfs/wB/YlWo9n99K0M5S5w/1j7KI438z5P4KfJIkf36JNk/8FBAzy/MTZT/ALL5n3N6PRBH8j1JJJ8/+tegCDy/LT7++nwfvE2O/wB+pPMeTZvd0qOaP5H2P89AEMkcs9ndJb3CQTujokzpv2P/AAfJ/HT54PL2JK3z7P7lEEfkJ5W/fTLW1i03yLKK3uPIdHdJnfem93+5vd9+/wCegB8EfmR/O/yUSWryPT/MTftd6kgnh+4m/wCT+/QASQPsTe/yf7FQR7Nn3/8Afq156bHiqlJH5a/f+5QAJJLH/sUeZLImzfRHJ5aPs/go8zZQQVZ43j/+Iok3+X/cepo/36f7f+5RJ5Uj+U77P9v+5QBD88nyI/zpVWff/frQkjSOZ9nz/wC29VZIHkh++mx6z1LIYJ/Mt3/dP/uPUPk1Z8vy0+R/kqJdm0d6iQ+pFHB5Hz/PT4/3fyVP+6j2fx0eW7zb0TfXSYaj/M89970R74/9umR/u5vn+SjzPM+egNQk/ePv2fPRHG/3/wCCp4/3b70d0p/meYn+xUlkHz/7FHl/JU8kfmI/y0PGnyUAMj+5sogjeRvK/vpT44/LfY7pRHH5b/J/wCgCrHI8cz/J/BsqeOT+D7jomyrt1Akb79n8G+qsn7x/koAfa7/LTf8AJXyz/ZWoQfs92tpqen6m+iJ41vJtfsoYX86bTf7Tmd/kT53T7jvs++lfU3l/I++iOPzP4/8AcoLhLkPkHwb8LtN8ffEfRLd9A1Sf4WJqOsXOh2d8lzDbJD5Nns+R/nSH7T5zoj1y/hHUovhz8Op7JPDmuWr33grUtChtbLS7l9+qpczb02bPkfY6Pv8AuV91Sb/uPUfmSx/cf56z1Nvanxv/AMKhi8Qax/aeq6FqF1ezeNdHsppne5T/AIlv9mQ+cn/XF337691+AOh/2P8ADe90S40+W1srfXNVtbSyukfYln9sm8lPn/5Y7Puf7FepxyO/3/uPTJJ/IubVIrSaeCZ3SaZHT/R02ffff/3x8laESnznh3jLwj4E+C39l67rdx401vTrS7/4lPhv7dNf2VjMib/Ohhf+4iO/zu+yuu+JVrqHxG+FcEvgyK31ue+ew1C0+1Xf2ZHhSaG5+/8A7iVe+M3w1T4hfDrUdHtIrf8AtGH/AErTt/yJ9pT7iP8A7D/Oj/79eV/svfFu0j8PWvgrXbhNO1Sxme1tEm/c7Pn/AOPZ9/3HR9+z++lAfHDnPStc03U/Eeq6dqGp+Art/skNzDsh8RWbo/2lNkyOn+5UHw18Bv4AsLqWLStevb24SG187VNUsLmZLaFNkMKOjp8ifPXpsf7tHSVH3/xo/wDBUfyOlBHMec6HPqfg7Q/HniXXtPTS/tGo3OrW9q9xDM/kpbQom90+Te7w/wDj9eX/ALCtjex/D3xDe3v/AC96y6I/3/uQolM/bI+IzzWdl8MvD6fate1a4h+3Ik33E3pstv8Afd9n/AK91+HPgu3+GvgPSPDlokKfYbfY7wpsR5v43/7730Fy+E+c9c/ao+IfjHxDqnhf4b/D9/7UtL57V9QmR7nYiPs+5sREf+P56nj/AGd/jL8RnR/iB8RUstOmT99pfnPc/wDkGHZD/wCPvX1b5jyJ87v/APF1H88j/P8AcoD2v8h4/wCFf2U/h5odyl3e6U/iXUU/5etU2JC//btDsSvVtK0e00ezSysrW30uyh+5ZWUKQwp/wBKt+Z8m/wDuU7zEoMefnPjLUv2e9TkX4yeH/Atyuma99ueZ9Mun2afrNndp9phf/YuYZvORJk/uIj13Fn+zh4q8aeJLXxN4p1LS9Jnml03Vt8Nv52p6dcwom+zR/wDUpbPMju+z53319HybP4P4vv0Rz/8AA6XIbe1mYnhn4c+HPCOj6Xp+maenkaT5yWLzfvntkmfe6I/9ytuSP+Cp/M+dNlHmeXvdPuf3KZkYPiPXLTwrol7qWoSzR2VjC802z+P/AGE/2/4Kx/Afhy70qz1HWNV3/wDCQ646XWo7PnS3+TZDbJ/sQp8n+/veiT/iuPHP2Tyv+Ka8PTJNcTfwX2pffSH/AHIfvv8A7ez+5XbeR5nyI/8AHQI53xj4qtPBfhXUde1PzvsWnwvdTIn33/2E/wBuvGP2ftD1DxjquqfFPxA/2q91R3h0lNn/AB7w/cd0/j/g2J/sI/8AfrR8VSXHx0+Kj+D981r4U0b/AEq+dH2TXD/wf8Af50T/AIG9e3R2NvawwW9pElrDCmyGFE+RE/uUG0vcgEf7t0Tf9+s7WPE+ieGbyCLWNb0/S57j5LZNQu0hd/7mxHrI8Y65eyalpfhfR71NL1TU4ZpptQ2b/wCzrOHZvm2fc3/OiJv/APZK8xutc8Nf8IrrEWlaRZa/ZeIrF7ax1CSV7zVtTv5vkhR5n/j2P5z7PkhRP4KDGET0D40+ILLw/wCCYL7UJUS1h1TTd7v/ANfkL1a8R+GdQ+KmlfYrvT5tL8PO6TJdXUOzU3f+B4U/5dv99/n/ANijVdK0rw58JUt/FdoniHTtG0uH7XD9n+0vcPCifcT+N96fJXnlj488NSabqlo/wn1a18S2lxZ2X/CKoiPNN9pTfbPvSbYibEf53f5NlLmLPR/D/h/VfhzbfYk0/UNe0R5nf7aiPNqEP/Xzv+e5T/bT5/8AYqj8J9Ystc8T/EO7sr231GyfWYfJmtX3p/x5wo//AI+lQ/Dm18JfEbw2mrWXhqbTnhuJrW40+6mmSa0uYX2TI+ybZ8jpXZeFfBfh/wAFpdJoWj2+lpdzfabv7Lv/AH039999MDof9+qt1axXdnPbv9yZHR9lWvkkT5H/AO+6P9ZWeoHIaP8ADnR9DvPD0to9w8+g6S+i2PnPv2Qv5O/f/t/uUrbj0Oyj1R9QTT7T+1HTyftvkp5zp/c3/f2Va+SN/wDgdJWgHluj/s+2Wgabq9rZeMPE3/Ewu3vX33cLulz52/zv9T8/9zY+9NnyV1F14Dt/DHwo1fw1pUszo+nXiedNNvmmmmR97u/993ffXUSfxvUcd9afafs7ywvdbPPSy3pvdP7+z+5QPnOQ+HN9FfXn21JXnTUNA0e6/wDHJk/9krpb7WJZE36Taf22kN39lmhtbuFPs/8Afd9/9z+59+vM/h7cPptzoNp++06DT5r/AMOXenzIm9H3pc2aPs/uQ161HAke90RE/v7E2b6CpfEQR2sv2nf9od0RNnk/Js37/v8A9/fVry/LR4kREgX+CFNlEc/lp/sf7dWvkkm+d3+5/coIOR8QWtpPrHhOWVN88OqO8Lv/AAP9iua0PEF94jtdNnl0KKHUdRR0f7FdSun2hP40R/4H/uVi/EKfVftnhdNETT/7Um1R9j6uj+SifZpt/wBz560LGTxbA+94vDO//YmvP/iKoA+HniLUvFvhv+27qbZa6jN59ja/x21t9zZM/wDHN993/ufc/gpnhy1SDxJ4vl2Q/wCkXcL/ACfx/wCjQ/fp9jH4lsbBIk0zwtAif6lLK4uYYf8A0CjwzpuqwX+r3esJp6PfXCPDDpc0zoiJCifO7onz/JUlm7SwR/wfwU+SP++6UR/vEoMQ8tNm53o8v+5/HUnmJG6b0+eiT7/+xQWEcib/AJ0+dKP9tP7lRxyJP56RSpP5L+S+x9+x/wC49MjTzH2b/uUATpG86f3KPnj+4nz1HJJ/c30RyP8A36ACSN9lMjk/gf7lEm/fs31aj+f+CgCDyPMqHy3jf+5U0n7v7ibKPL8zZ/sUAEmxP4KPk+T7/wA9Cb4/ko8x5G+5soAk89diKm/YlRySJ8/yff8A79SfPGnybP8Afo8v7+9Pv0ARzxpH9xKhvo4r62e3lR9kybH2Ps+T/fqby32UySRN/wAm/wCSgDE+fQ9iO9pBoNvafvr3ULt/OR0+5v3/AMGz+N3rY+T+/VqOOKdNlwiOn9x0376qWMd7JbJ/aEVuk29/+PJ3eHZv+T53/wBigBfLTf8AfSiTZJ/wBP46fJAnnO+x6Z8m+gCOSB5/n/2KZ/H/APF1akjfen9+mSff/wDZHoID+D5Hqr5nnzbE+5U/mJIj/J/wOk8vy970FhH/ANdfkpkf7u22b6ZJO7v9zZT/AJKz1Aqyfu6gjxsG5vm7/PU8kj/wL8lOWFto+7/3xUSCO7KEfyfJs+/Wva74/vp9xPnrOjj+RH+/U8cj+Xs/g310mESrHJ594773/uPG/wDBU8EnyIiU/wAvzH37KJI/m+SgeofPvT53+ejzEj2Pv3vT/L8uHf8AJTP9Z9xE+agNQ8/98nz0/wAzYmz59/8AHUnkJ/HR9l/j+5sqQ1COT59m9H+T/viiOT+NHR9/8afOlRxxp/33RBAke/ZsSgsnnkeSznTzd7p89QQT+Z86fOmyrUEnlv8Ac+T+OmfZUtXdE2UAHmJs+/RJI8kPz7Pkf5KPIeP/AIBU8cCRo+9Pv/7FAFWed97pvf7lCb96f7dP8j5N/wAlEf3Pn2UAVbq6itU824fYm/Zv/wCB0zzPsu9Xea6/ffxvvf5/4KfY332pPtFpcW91p1wiPbzWr79/+3v+46fcq15bxuj7PkoAkjkTf/t/7deQ/Fv9n3Qvibef23afZ9I8S/ce6e3862u0/uTJ/wC1k+dK9d8jzPn+5RHH5E2/7j0B8B8s654j+Pfwr2Q6V4aTV9Bi+4j79YTZ/sOmyZP+21Y8PxU/aA+KGiXWn2/hebw9P52x5rLTptN3o/8AB9puf9T/AMA+evr6NP7n/fdM+eT7zv8A8DoNfangnwL/AGXrTwBraeKPEdxDr3iv78M0c0zpaO/333v8803+3Xvck+yPZ8j0SbNifIiP/f2UeR5mygylKcxkcj/98USSVNHAknyO9SRwJ/GlAFWT95s+ej5/n+dP9+ppIP8AWf3Epn2V3T5Pn2fwVQEHmPs2VJ8joj7Nkn9yo5Ian8h9saIlBGoz/V/frnfHHie40OGDT9HiS98UanvTTrJ3+RP79zN/0xh373/74/jrY8R6xZeHNEvdV1B3SysU3vs+d3/2E/23+4lc74A8M6la/bfEHiPYnivU0RJoU+dLG2T7lmn+5993/jepLOi8M+H4fCvhuy0eK4mukt0+eab780zvveZ/9t3d3rhvjF8W7LwdZ2vhy0l/4qXWUeG0REd3Tf8AJ/4/9xP/ALCvQ9SvrfTbZ7i4lSCCH+N/uV438L/g7LffELV/iH4jvf7Uvbu436cj/cRPueds/wBj7if7G9/46C4/znd/C/wi/gPwrBZXcv23V5tk2o3v9+bZs2f7iJ8if7ldfJP5m/Yn3P46Z9h/gR9+yn+R87/O9BJ574g8OeLYPiE/iDw5LoLwXekpplwmted/o+yZ33oiff37/uf7FQeH7Hwp8Ntbgi1jxHb3Xi/U02QzXqeTsR32eTbQp8ltC7vs/wBt/wC/XpMdr8leRa5pqf8ACZ+Nbi4RN6ap4emmd/8AnwR02f8AAEmSZ6Cj1DxNqWq6d4b1S90LT4dU1u3t3mtNPmm8lLiZPuJv/gr598Iwa74Vv/HniDR/h14mTwhr0tn/AGjouqTbNWd3SZLy5tvn37ER4U2b/wCB9lfSfl+X8m/e9cT8Yvhy/wAV/Bj+H01u78Pb7hHea1/jT+NHT+PelAQnyHy/H448JeEfhK/hy41DxDpE8Os3914d0/S9WezmsbZ3+RLy5Tfvf777PnevQP2UI/Gfi3Up/Eeu+KtW1TTtJ36fbo9880N8/wDH9/8AgT/0OvQvDnwy+H/wde1d7d9b8S28O+0+1f6ZqDpv/wCWMP8AAm9/4E/jrz3XPi9p/hH/AIpTwlp99deELi4+y3Grw27zPb3lzvuXm+R98ybN/wDwNNnz1nqdXNz/AAHvfir4jeH/AAO/laxqHkXU1u91DZIm+a4hR0T9yn8fzun/AH3XnngP49XHj/xYiaZpif8ACKTTfZYrr53vUd4d6TOn3Ehd0mh/2Hhrg/Cvwh8W/ErVptV8UahNpdlqELz+fMiPcu83yTQwpv3pC6b/AO5/y7PXsk+laJ8Bfh1r2p6JpnnvaW73T73/AH19N/tv/tu/+5RqRyQgdzJv/jok/d/7FeDW/wAR/E3hXWbuXWfG9n4rm0u+s7LxJosGmJbQ6Z9sfYj2c3332O6I++veUtU2I97supLd3dJvJRNj/P8Ac/4A+ytDDkOQ0rUvEepax4o0zWLuxsrW3mhfTLrSEdJvsz7/AJ33703702fcrpY/3j/cRP777Pn2f79Yvji+t/DL2vi14nePTIXhvtifO9m/39ifxuj7H/77/v1uwXdvqVha3tv/AKVa3CJNC6fxo9AHlnirTb3TfiFqOn6fKlqniyxSaxut/wBzWLP50T/gcKJ/35evQ/DmuReJtHsdTiRkguId/kzfI8L/AMaOn+w+9Ko+PPCMvi7R0itLtNL1u0uE1DS9QdN/2S5T7j7P40++jp/cetTw5pT6Ho9rp7yvqM6J+9unT/XO/wA7v/wN3egPslr5P43/AOB0zUtSt9Ks59Qu7hLWytIXmuJn/gRPnd6tSbI/4Ky/Gnh9fGPgzW9EeXyE1Oxmst/9zemygDyt/idd65qXhTWtY8Jap4X8KNqKPaa1e3ELu/nQzQw+dbJ89sj+d8jv/sV7RP8A3E/4HXydJcah8Q/iX4l8Ff8ACKa9onivVvsCeJ9QurtJtJtLO2dH862dPnffs2J/c319aR6lZaqn2iylhurV3fZNC6Oj/wDA6C5CxxvH9x9/+3Ufl+Y/9zZT5JE/gf5Kh3/P8iUGQR79+z5Hp/zyJ/Dvo/g/uURxpJ89ABPI8kL7vv8A8D0QR/Jvd/uVPJIkf30SoI5Hkf7nyb6CgjnuJN/m2n2V/OdE/eo+9P4H/wCB/wByiOPZ8+/56g02e3vrBJbS4e9tXd3SaZ9/8f8AlKvSf3Hi2bH+/QBH5ex/7n/A6ZJJ/G6bKf8A6z5P/H6PIeT/AHKAIY5/7n8FTeZ9xt1Mjg8vf8lTxxxT7N+ygCPz3kTZv30ef5aInyUSRpG++iONJPuJvoAZ9o8vfv2O9T+f+52b/n30yONI0+dKT/b+5QBPHJ5b/Jsokk8t6qx/3P43okjf7/8Ac/goDnCOd5/+AU/z/wCP+CofL8t02fPvokjf+5QA+SRN+x/46q332uxe61DT7T7be+T5KWr3fkpN/wCyJ/v1P/c3UeW9AEcmuafJc3sUt2kE9jCj3aTfIkKP/t/co89JER4fng/gdPuVPNsurOe3u9k8L/I8Myb0dP7mys6fwzZSTfa7TfZaj9k+xQ3UP/Lun+xD9z/xygC957yfOmyo553kR3d0jrP8i70t3e7lhutOht0/0pEf7S8yff3p9z/vitCx2X0MEqPvgmTej/30oAZB/BvfYn+3T5JEjR0T/WPRPH/t1D5j+X/sUAEEfmJ877KPM8x/k+/RH+7fej7/AO5UG/zLn/b31nqA+ST+DZ89RLO20fK9JPP87v8AwU1ZnZQd61Eh9SLz0jhp/mf33+f+CqscfmIlT+R/A7/PXScZdg/1KS/x/wAdE8/l7E+49MgjRESKieD95vd3+/v+epNdQ8x5PuP8n+/RHvk2f36P4ESjy/k2b9j1Qaj/ADP3O9Pv0R75EdKZHapBZpbomyBfuJR5aRvUlk8f8dPePy3pkcf7uTe/36gkgfyXS3d0fY6I/wDcoAn8zzJtjvU3npJCj/3Pk+SqscaRumypI4/33z/8DoAmjukk+fZsokneSF0T79QyRvGz7/k31H5Hyf3/AOOgCTz3j/4HUF1/acFzp32K3t3tZpn+3PdO6OkOz5PJ/vvv2f8AAKg1K6i02F7i7lSCD5E3un9/5EqTTdKi0d717dHR7u4e6m3zPN87/wDoH3PuJQRqWvLigRIrSJIIIfkSCFNiJ/uJT453k+R/4Kg+eSb+4lSeX8nzJ/HQGpN56R/3PnqSSRJE3pUHlpHvSJN9H/LFEegsnnk8v53qr5//AKHT5433/wB/5KZ5flps2UAP8xN+x6PMT+CmeS8nz/36PnjffVEaj/P/AH2+nxyJIn+3UMcnmPsdPko+4/zv/wDZ1Ialr/WJ89P+1eXvT5N/9+qsf7z5P/Z6g8zzE2b/APYoNCTz0jffs+/T/tSRwu77EREd3d32IiVkax4g0rw5vfWNY0/SP+whdpD/AOh1gX0ngz4qR2uj/wDCQaZrSRTJcy6Zp+qQv9r2fwTIj73T/Y/2KBe+UtDkuPib4hTxBdxNB4Q0yb/iTWU0Oz+0bn/oIPv/AIE/5Yp/wP8AuV6Bdala6bDPd3dwkFrCm95pn+RKg1LUrfR7O6vdQuEsrW3hea4mm+RIUT+Ovl7xhqPiP9p3xtZeH9CVdP8AAduvnvqEj/61H/5eXT+/8+xE/wBjf8lBcY8x6P4Z8Xa38XviFrcUW+DwVp/7l/kTZM+zeiI//PZ0f59n3E+SvZE2QoiRJsRU2IifcRKyPCvhHT/B3h610TR7T7Lp1jD5MKf3/wDbf/brXnjfdsT+ClyESlzE/wBueR9++o5J/n/jpkkb70+T5P8AYqr5jx/uoread9/9z7n/AAOmBo+f5f8A9hXB+PLG3/4STRJbhN9rrEM3hy7f+BEmTfDv/wCBps/7bV2s8csfzxJvT+Pf/crL8R+H4vE2g3WmOn799k1u/wDcuUffC/8A32iUAGleJrS18MWuoaxe2llth8m7urqZIYUuU+R/nf8A20esT4hfF7RPhzZwO6Pq97K/yWVr/c37Hff/ALD/APoaf368z+KHgvU/iNc6Je6fEkCX2yaZPs6Xj26XKfZr/ZDN8nnQv5L7/wDbmrofCP7O/kPav4l1OHUbK33oml6ejw20zvCkPnO/3/nSFHdN+zem+s9TphGP2w1zwB4c1XXoPEHh+WGDS/HWnOmo6h9o/fO6J9ptryHf8/ybH+T/AHP7lcNo9jpmpeF/HP8AZWpp4r15L6z1C7vdCdE+3Wb3O+b7Gif6l0f7Yn39/wA/3/nSul8efCvxXcfExP8AhHJrT/hF30OZIdIvYX+xRO6JbTQpMnz22+FE2bN/z767X4f/AAR0/wAN339q63LF4h150hRLr7OlskKQpCifInyO/wC5R9/9/wDuUamnMcj8HfCKf8LL1HxRoT3b+DUhfTLH+2vtPnIjokz/AGbzvn2JNvT5/wC//sJXsmuaVa+JvD2oafdxXD2uoW72r2r/ALl/n/8AQK1JJPMd3+/R/wAArQxl758y/D/x9ZfGJfCOi2mhWWr62rw6n4qup5kRLFIZnS2e5mREe5uX8n5E+5993qS6/a+0fw5c+Mru91Cx1e1t7GbUNJtbKG5T7W8M3k7IZnh2TI6eS+9N+x9/8FTeD/2ZdT+HOm+FL3w//Zll4lSW8tfE6QzOkOqWFzM7u+/Z/rod6On/AANK5fxH+zT4z8eeCdE8L67b6Ha2vgvQLnTNGvbW+f8A4mNy6IkMz/J/oybE+dP771nqbe5zHuUnxw8Balrdl4fu9TT7bfJCj2t1p03ko8yb4YZndNiTP/cf56zvhr8bLTx3pvh6JLTz9evrf7Vd6fp+zZpdt5zwo7v8iInyfc+//wB8V4jrnw5TTvHF1rHiPUPC0FlrOs2eu3d1J4yuXSxdEh86H7HC6Jcvvh+Sb/vv7lej/Af9n/U/hUb2yufsOqeHvElg02uWrXDN/p4d/nh/vwvC6Js/g2fJRqROED3eCP5/7n9zfXJ/E60m/s2yvWuL7+yNPuPtWow6e7pc7NnyTJs/54v++2fx7KNN8QWvhnXrHw1rd26faPk0Oe63v9uT/njv/wCeyf8Aj6fPXZ+YkCb0rQwOd8M+I/7csP3sqT3UKJveH7lwj/cuU/6Yv9//AMcrYknf+CvK/FVu/wAI9ms28zp4Nid3d0i3vobu/wA/yfx2b/xp/wAsfvpXpWh33/CQaDp2qpF5CX1vDdeS/wDBvTfsoA+W/wBpD/hMLj4x63F4aid9ITwVZzeIksptmoPpqX83nQ2f/TZ03/8AfH+3R8WPjFL4O0fzfhPrFxB4a8PeG7PU7ey0XTrP+z4YZnfZ9smmffsdE2IkPz/fr6rj0rT49VfWEtLf+1Ht0tXvdn77yd+/Zv8A7m+uGuvgL8PLq5g+0eB9Bn+zxPCm+0TYiO7vs2f77v8A991nqbwqwPHtS8f+N/L8Q6hL44voE1Dxa/hzRtC0nRra5uURPn/cu/yec/z/ADzfIiUfCv46eJdU/wBH8Qa2ifZNL8Q75r37MjvNYXMKQu7w/JvRHffs+SveNc+GXhTxBoL6Pqfh/T73S7i4+2vavD8j3P8Az2/3/wDbqlP8D/h7faVZaZd+CtDn0+0uHure1exTZFM/332f7daBzwPna1+LXxFvtE1fxA/jNLWytLTw9ZeT/ZcLpDNqUNt5147/AOx5zuifcrXuvib4w03Xte8FRePdT8Q6hb+IUstOm0XSbB9TuIf7PS5mTe+y2R0d/nd69y8VfDLTNV8Ga3oWhRWnhqfUIYYXuobGGZHSHYiI8L/I6bE2bP7lcv4A/Zh8KaH4b1HT/EelaN4hfUNU/tN4YdLSztrd/JSFEhh3/ImxP7/z76z1L5oHi+lfGb4leNPBk+sReME0ifQ/BVz4gmjh062m+3XMN5cw/P8AwIjpD8+z/gFfXGh3z6loOnXr7E+0W8Mzon+2m+su1+GXhexs57K08OaTZWtxbvZPDDboiPbO7u8Oz+5vd3/4HW9BapBCkMSIkCJsRET7iVcTCUucmsftEkKfbfJ+1bP3yQ79m/8A4HUk8f8ArH/gqjo8EVrptklvFLa2qQpsSbfvRP7j7/nqeSfzN6b6ZA+ORI9/ybKZJJ9z+5T47V5P9z+5UM8bbt9AE0cjvRPvj/g+eoY5HT79TSSI9ABJJsRNn/fdSQyfJUfmeWn3P+AVJ5f8e2gAkuk31H5ny/7FSTweZDv3pvf/AMcqrH+7fe22gC15H8f8FRx7I/vvvqT7V5afc+/VWONpN6ffoAmnki+58iUyP95/uJ/t0eR/sUyOPzPkoAmk2Rp/sUyP/c+SmeX5af30/wB+nx/u9+99lAB8kf3E37/79PkkX5Pk2UyT/Yf5/wD0OoJP4PnR/wC5soAkkkTZvf5P9yqM909i8+oXd3cfYkh2Paw2/nPv3/f+T5/+AVP5b7Eoj/cTfvX+ff8AwUEBdf3H+SmTyJ8n3Pnoggu/3D3cUKT/AD/JC+9KjkjfeieV8/8AAlAEnnpJ/cqOeNPOf+CuQ8TfFDTPDmqvpVlp+p+K9eT/AF2l+G7f7TND/wBdn+4n/A3rIn+NkVrMkVx4C8fwT/xp/YfneT/t70es5FnoHl732VWVPlH32/2q8+sf2gvAWpXn2J/Ef9kXsz7Eh120m013f/Y85ET/AMfrvljuto8qxaaP+GTZ973qJCiSw/eqf5JI/wDbqjHvjTf/AH6n/vvsrpOUu+RFHsd3pnmP/A9Mj+5I+x6PL/c7t9BrqWvkok2bJP7/AN/7lVf9XD/G9Ee+OT50dP8AfoLLvlv996g8vy6kknSO2/26q/7lSRqXfM8tN9Hyff3/AHqgk/dp/fojnWO8SL/Y376Cyfy/n/8AsKfJHUkk6I8a7/nqCS68xHRPk2UATyfvESX/AL7qOPZ/wOoYP3j+U7/f/wDQ6ZPdLBNAnlXDu/yfJDv2f7/9xPkoAg03UnvpvtFpe2N1pezYkkO/f5yO6P8AP9zZ/B/v76upInybKg/dfIiJ8n9xPkqTz0kd3RP/ALCgCb+BPkqT5JH2I/z1VkneN9mzZsSiOT53+egC7HGkf+/TPL/gqDzH2b/++KZJ+7SgC7BAm9/79H+s/wCAVBYyJ5z70fy9lWpN8kO+gAjgST5kdKhkgSObZv31V859iIv/AOxT7eR/Mf7nyf36XKA/y0/4HUnl/P8AOifNVWP95Nv/ANipvLf+CmRqZ/iPXNJ8H6VPrGq3sNrp1un76Z/4/wDYRP43r5fvvi38UPjv4q/sz4daVqGieF4X/fapC6Wzun8HnXLo+z/ch+euk1XR7T9pPx5Pt1qZPDWh/JDDZP8Afh+dHm/67O6bE/uIj16b4m8Y6J8JLPw94a0/w1rOo/a0mh07S/Ddj53kpCiO7/fT++nz0HZ8B4do/wCwHaao6XfjXxbd3V66fvodFh+SZ/43eabe7v8A8AStDXP2B/CUlm/9heKNc069d9+/UNk0L/7+xEdK2/8AhI/Fej+EtL0R9P8AiRezzaj52qave+G3ea4tvvvD8k37n+4jp/creg+OEtjqut67rfhfxvp2gwwv5KXWgOiW8KP99/4N7/f3v9xNlBPNP+Y4r4e+IL3wH4qvfhV8QIpr3QdT/wBCtE1C7+07Em+RNk333hm+5/sPsr37wX4B0T4e6U+maFaPa2rzPM/nzec7v/tvXiv7XvhGW+0TQfFGn2UN1qmn3f2VN77H+f54X+f+5Mn/AI/Xt3gfxEnjHwloniBESBNQtIbrZ/c3pvdKBS9+HOdD8+1/k/4HTPk2VBHI8jv/AAJTI5Hj+TZ99/46Dm1LUEabPn/74ryG1/aCf+2Lq31PwZr2l2s1jf6hpLvse51SGzfZNstk+eF/nTZv+/Xr3l/3PuV84R6V8QNS+KkHjKy+H66D4u0/TL+11S9utR/4lms/J/ocMPzu+zeiPv2JsrPU2gerfDX4qXHjS/1vR9T8OXHhfXtJS2muNPuriG5/czJvhfen+4/yfwbK7mOB4037Pkb/AGK+WNK8aW/wL1Lxl441bwrqPg3SPEKWyW3hvULtHudR1VN/2m5+++yHY6Jv3/wfcr0b4Ef8Jh4mm1Hxn4l+0ada6zbw/ZNInmf5P+m3ku/7lNnyJ/f++9aFyiamrWN34V+IFqlvdJDpE01zrqJN/wAtfk2Xlsn9z5HS52f79eoRxpPGjo+/+46fx1z3i7w6/iDTYEt7j7DqNjcJdaddf88blPuf8A/gf/Yd6wfCviBNOtkifULdE+1pavot66Je6XM77EhR9/75N/3Pk+5/HQR8Z6FHB5lZ/wDbEX9sT6ZsuEuobdLrf5L+Tsd3T7/3N/yfcq1BqUUcyRPcIjzP8iP996fB9o8mCK4l8+dPvzImxHf/AHKCR/zx/wAdEc6fcokj8tN7/PXKeOPib4c+Gtmn9sXqJezfPb6fD89zcf7if3P9t/koK941/FXirT/B3hvUdb1V3g0+xh86bZ/6An+2/wAiV8zeOPjv4r8ZWFja2Xh/SX0XVpktv7CurT7fc3ab/nfZ/HsfZ9xP+B16n4u8HeMPjNo9ql3qFj4X0R3SZNP8l5ptn30d33/PN/44ldZ8PfhfoXwytvJ0e3mnvXTZcavev517cf77/wDsifJWepv7sDwfR/2etTg8T+CpdYt4Un1CZ3vtPS0R4bGGH53RHT5Id+9E2J/33X1HJP8AcT+/Xzn8Qpr34T/GDw34j1DXte/sHU9Ruf7W1me+/wCJVb23kv5Nh9mR/kfem/ztn/A6q/s5/F7/AIWb8VvGV3L4otNQg1PSbDUNL0K1vkm/s6HfMmzYn/LbZ5Lzf7b7K0CfNOPOfR/9lafdXllqFxZQz3Vjv+zzunzw7/v7Kwf+E0SDxgnhe7tLtN9ik0OrzQ7Ibub+OFP4N6J8+yui/g2fwJVHUtKtNcsJrK9t/tVq773T+4/8Dp/cdP79BgaPybNn3/8AgFEf7zeuz5P4K5PR5PGGleIXstQSx1Hwolp5yeILqbZeo/8AzxmT7j/9dq7OSNJE+dKAMHw/4q0zxUk/9nyzO8Kb3Sa3eHen8Eyb/vwv/A6VqSSeXv8A++K841fwHc+DpYbvQIbq60JJXnbS7N/9M0l3+/NYf34f79s/yP8AwV0nhXxlba5FbJvt743H/HvqGn/8ed3s+/8A9cZk/jhf56AOjj3yPU0cG9/nSoY98fz0QXHmSJvR/kSgB8eyP7/399Wo4/Mf53/8cql5fz/x1a8vyE/v0ARxwPH89Vbq4igt55ZZUtYER3eZ/k2f7dWpPNk+RHf5/wCCvOdVn134sTajpnh/Vf7E8L28z2VxrVr897dzJ/robb+BET7jzf7+ygD0O1027gtUilluLrYiI906f67/AG/kok37/nSuDsfgf4U025823/t6O6dNj3v/AAkV/wDaX/4H51MvrHxh4LW61DR9YuPGWlwpvfQfED77lET7/wBmuU++/wDsTb/9+gD0a3k8t9m+o/8AWPv31neH9c0/xNoNlrGlX0N7p12m+GZP/QH/ALj/AOxVuP8A39/+/QBNJB+++Sj/AFjP/fqHzH8nf89P/gTZQBPHvkqaSPy9+x9lVo5Njp/uVH5/mfPvoAfH+8ffRJB5nyOiVJYxp5O9P9zZvonk8tHoAgkkST91/wB8U+PZAn+49Mj/AN+iSTzE+f8Av0AT+f5b/f3p9yo5P3j/AN9Hpn+2j0Qyf7f3KADy/v76PL+RG+/Vrz3+f+4lVY/+Wfz/AH6ACOOmSQfI6bKf5jx/x1narrFpo+mz6nqd7Dp2nWib7i6m+5Cn+3VAWvL+R9nz1keKvFWheA9KTUPEeqw6Xau+xPO+d5n/ALiInzv/AMArmp/jh4MkRHtNVu9bupn2Q6fpGl3M1zM/+5s/9Dq14V0PU5tbn8W+I7SGy8RTQ+TaWSP539l239zf/wA9n/jdP9ypDkIdH+KmhX1zO+laP4suoH+f7bD4dvNjv/cTem/7n+xsqbxBo+t+P1tbeX7X4X8NP/x9x+d5Op3f9xN6f8eyf3/4/wDcrH8T/EzxZYeIHn0LR7HWPDduj2ss1zq0NtdXd4j/ADw22/8A1rp/c/v11Oh+OLTxBo+n6np6TXtrqGx4YUT99Cjvs3un8CJ/HWepY/R9N0fwrbWuhaVb2mkQPveHT4X2b/777Pvv/tvWfJ488NR2EF3/AG7bpBNff2Yj73+e537PJ/399dDHY+RDB5r/ANo3sKOn226hTzv/ABz7lUtSsbHVHge7tLe6+zv50PnQo/kv/fT/AG6NTEm1K1/tK2e3vYkvYHT/AFN1D5yf98PXA2/wN8C2kKQweHXtoUGFhtbu5SNR6KN/Arrv7HisbzV9TsneDUdQRN7zO80O9E2J8n/xH36wtS8bDTb6a2bw/wCIrpo22maysd8Le6nfyKiRUTqkg/g+/VqOP5Nj1Vjn8tEqfzHk+589dJzQJpI/++6ZHH5c3+5T55/L3u+/en9z56hkkeN9+yg01LXl/P8AP/HR8+/+/Uf2p/k/gSmef5jpQGo+OPzKkj2Rvs2f8DqN5P7lMk/d7/v/AO/UhqWvM+ejy/8AYot/9T8n36gkkT7n8f8Av0FlrzEkokjff/BTPP8AM8vZ/c/gpnnvvT+DfQBN9l/j/gokjuPOnuJXt54Jpv3KQpsdE2J9/wDvvv31Wkure+d9Plid/Oh+dHT5Nn/oH/AKmjkePZE7/I/yf7lAE/lp9/ZRJa+Z9zbVX7U8E2z/AL7q7/rE+/s2UAVY4/4H+5/HT40SOmefFv2Uef8AJ9x/noAn8jy/4/8AvumSWv8AG9J5n9+pI596Ps/36AI/L3/d+SpJ4/L+T/x/fUcl15ibHSmeekibKADyPnT+CiSBI5tlHnvI/wDwCmeZ5k3+xQRqTeQnyJsRKq6xBdyaPqKWT/6U9vMkP+/s+T/x+rXmJv8Aufd/2KI50gf++9BofPv7E2lW+lfD3V7T7J5GqJfQ/a3f7777ZNn/AAD79eoeJo/L+Kngb/nn9n1X/wBAhrx+xuv+Gc/i1exXFvv8L+JJneF4Yfn+/v8Av7/neF3dNn9x0r2TxBoc3jybwp4o8L+KLSyTT/tPk3X2FL+G7SZNjp99Nn3KDWXxc5xP7RE+oR23h5IrvUE057i5e7h0XVEsL2bZbO6Oju6fIj/O9WpNYvfEH7Lr6xrav/al94V867+T+N7b5/kqfxH8J/FHjG2Sy1vxnoOo2sUyP5F14PhmTen+/N9+rXirwP4w8QeHdU0q9+IGk2WiXFu8N3N/wjaQvDD/AB7H+07E+T+/QQUv2ofs9r8ENbdH+d3s/s6ffdH+0o9bXwB0q40r4M+ELS4lR5/sO/5PubHd3T/xx68R+IXxKf8AaI8ead8P/B92/wDYML75tXhd087Z8k03/XFE+RP77vX1PptjFY21ra2kWy1t4UhhT+4ifcoLl7kOQf5abPkojj8x/kf7lMkkTd/uU+e+t7W2nuLiWG1tbdHeaZ32JCn996Dm1J//AECuQ+JvjS3+GXgnVPEt3bve2tjCj+Snyb97on3/AOBPnrzPxV+2B4c0e8eLT9HuNXskfZDezXH2ZLj7+/Ymx3/gf53rqPAf7Qvgz4jX8+lW939i1F32JZauibLv/ri/3JqDb2czz/4T/Ce9+KniFPin8QLt9XS4TfpOhOn+i26fwTbP7n9z/vt6+jf9Y+/f8/8AHSR/u0dEiTeifc+5XgPhn4veIPCPxF17QfHHiWx1SDS9AfWtUS1077Mmlzb02W1s/wB+8TY//fez+/soD35n0F9nSs7WND0eSS11W70qG9vbH57eaO0865T/AHP464r4C+PPEHjHw34ovfGdvb6XqNjrlzapZJ/y6W2yF0R3/voj/O9ehec8n72K4Se1dE2IkP8A4/v/AO+KA5eQntbW4jR0e4+1fO+zZDs2J/c/4B/fp/mPB8j15T8VJNP1LWNOstVt0urLT9Jv9dS13v8AvrmHYkP3P7nnP/wPZXpOmwXFjpVrb3sv2q6ht0heZ/vu+z53oA8r+J3x3u9H8YR+AvBmnpqPjWaFJt91v8m3R/ubE2fvn/8AHE/jqf4Y/B37DHqOseOIbfW/EOrIj3cN0/2lIf8AYeb/AJbfc/2ET7leoR2tvHcvd/Z4ftTpse68lPO2f3N/39lWpP3m96z1DnGeYn/AKZH/AKWiOiOm/wDvpUd9fW+j2F1e3txDZWtujzS3Uz7ERE+d3euG1z4xWmm/aotP0y71u6h1GHSbSG1dES+vJofO2I7/ACfIn33rQkxfE3wr8CeC9YfxhrGoasmnJqn9ppoT3Dzae+pTfJ5yWyJveZ9/3P7/APBTPBfir4dal8VHuPDWmXH/AAkOp6d5N9s077GljDbP9yZHRHhm3zfc/wByuT8OeLtY+LGgwRWUtwnivQfEX9oad/a9u/kvD++2Q3Lp9z5POtt/9+GvQPBfwvuP+EtvfGviNLe18UXdx5yQ6XM7w28P2ZIfJd3/ANdvREd/9tE/uUHR/jPSfM89Pk+5sp8e+N65T4jfEJPhf4SfW30e41S1SZIXS1uIYXTf/v8A3/8AcSuQ8AftBf8ACf8AjODQovA+uaQk0Lzf2hezQukKJ/fRP++Pv0GPJ9s9Xkm8xNlcHa+GdY8F+JPEviO0u77xRZazMk1xpD7POtNibE+zf30/2K7Xy3++n9+p5JHkTZs/4HQBn6H4j0zxHaw3elXsN7A6b/kfY6bH2fOn30+euQ8Y/BPQvF2twa7Fd6h4e1FLuG9uH0m48mG+eF96edD9x3/2/v1vSeH/AA/4f17W/FcWmWllqN3Cn9qap8++aGFP46teH/EFl4n0Sy1jTHd9O1CFLq3eRNm9H+58lAG9HP5mzfUfmeXNuT+/9+sjxB4jt/DOlPdvbzXs7zJa2mn2v+uu5n+4if5+RN71l/YfGuswp9tu9M8KQb/30Okb7+82f9fL7ET/AIAj0AXfF3xG8OeB7yC31vWLeyvZv9Tp/wA81zN/uQpvf/geysW4+I2oaxMieGfA+vavv+/e6pF/Y9kn/A7n53/4Aj1veGfDOleDkn/seyS1nuH33F7v33Nw/wDfeZ/neteOeWT53f8A77/joA4PVfBvij4h2b6f4r1O00XQZv8AW6R4VuZvOu/9ia8fY6J/sQom/wDv10M+h6JaaDa+H/s9vpekfubW3tbV/J+4+9ETZ/uVt+Y8b/InyP8A8tKgnuvL1K1t/skz+cjv9qRPkTZs+/8A7fz/ACf7j0AW5o/MR3f7++o/MT+Cjz/M/dfwUySD59lAHDeMrRvBepR+LtFtIXnuJUg1bSYXSH+1P7jon3HuU/g/v/OldX4c8R2XirTftumSzOn3JobqF4ZoX/uPC/zo9eJfEr4UeKtY+J3gbW9b1K01qybxFClvpMNo/k6RDDvuUmR9/wDrn8nY7v8A39ibP4+rtdY0z4qa3q+t2MWueFLrSZn0+x8YQzJDbaiiPs/v7JoUm3psdP8Ac+/QXyHqcn7h6k5rjND8W6ra39roXi2yt9O1e43paahZP/xL9U/64/xwzf8ATF/+Ab66+OT56CB/mJ9ymf6umeY+9P8Abp/n+XsdNnz0AP8AkjTZ9zfRJG8j1DJO8j79n/AKmjni+f8AdUASQff/ALlTSQJ/v76hjukj+59/f8lQRyPG77/79BYeWsn3EdKJI3gf53q1JP5f8HyVSnvkjV5bh0ggh+d3d9iIn+//AHKCB8e+RP8A2ej/ADvrgJ/j14UnuU0/w093451SZ32Wvhu3+0p/wO5/1Kf991agg8e+I5t+q6hY+DdLdPk0/Qv9M1D/AIHeP8if8ASgDq9V1LT/AA/o8+oandpp1lD9+af5E/8As3/2K43Q9HuPGl5/bfiiy/4lyXHnaNosybPJRPuXNyn8cz/f2P8Ac/36u+H/AIc6FpWqpqF3/aHiHV4X3w6h4gvnvJoX/wCmO/5E/wCAJXZSSJJ/v/36AGSXVxI7/vW+f/bqrJH/AAVPfSJBo90+/Y/kvs/2Pkr5O+Gvxm8S2vg99b8V3T2XiW30PTf7A0i9mea2vra52Q/bH8n57m5eb+D+D5E/j30Fwpc56hH4L1bwrrM8SeBYfGVjDqNzqek3v9owwpYzXL75kuUm/wBv50dN9dl4L8B6f4D0eBLeytP7UmT/AE69hh+e4ffvf5/7m932V89at8evEfiOwg1jzdJ0i98LedNfWt1czWyavs1D7N5KQo/8Gze6O7/O6J/HXpMnxb8Uax4h8PaZo7+HvtV9ql/Dd6fdQzb4bO2vHhe537/k+RERE/jd6XMX7GZ7P9l8y2ffVL7L8j7Nn/fdeAaH8dPHV1Np13qFp4Wj0iaHStQuEhS585La/vHtkTe77N6bN+//AIBVXw/+0Z4t8TX8GmWVpof2rU7jTf7OvZre5S2SG8eZN+zfvm/1KOj/ACb/AO5UakeyPoKSP+DZvT/Yqv8AJ/cqn8MvEcvjj4b6XrV2kNrfXELpcJa/6nzkd0fZv/g+SrXP/PJqiRlJcrJ44/M/1tT+R8/8aURyJG+/5P8Acp8k6b02bK6TmHxweX9x/k/gpkkfl/c3/coknTzPko8zzPv0Guoz/wBAoj/dpv8A4Kmjh8z+NKZ/q0qQ1H+X8m/NL5byfx/f/uU+OTzEokkSR96bPuVQahHI8cNVZLXzLnej/wC/sRPnqaP+NKk/2N9AahHsj/gqb7K8n8dEcafc2/PWffR2l1N/Z9w9xvh2XvyO8P3H+T5/4/nT7lSWWo5Jo4U3/u3/AI0R96b6j8n50q9JImzZs+f+/UHyVQEE8H/LV0+f+P5Kkjk+R970+Od92z59j/7FH2VN7/O9AEEkfn/wUeQ8b79+/ZU8myPfv/36JJPL+f8Ag/8AQ6AGfPJsRP46Njx/uvnT5/nokk/2NlH+271JGonkPvdEff8AJSyQfx/wU+P7n3KfHOkibKA1Kse+N6PI+Tf8nz1PJB/H9x6fHsjqg1IZI/L/ANiiTfG++rX+sf8A26j8vy97/fqSzF8VeC9K8eaHPpWt2n221l+f5H2PC/8AA6P/AAPXil18NfiH8GfIi+HWzVNB2fJ5cSPcp9z5Jrb7k33P9cj7/wDYr6C8x4/43rzL4xfHrT/gzrfhf+3ZbSy0HUYb+e7vZn/fQ+TCjokKfxu7vsoLpTl8ETy+++OHxwtbP5Ph1De3s38CeHb9Hh+T77/Ps/74f+CsjUvB3xw+OD/2f4jlfSPDU3k74NUt0s7ZP7/+jJ8833P4/wC/Xslr8bJfDHhXS9Q+Idk+kaprLzTad4f0i3mv7yK2T5/3yJv+dE+d3T5E37K0Y/2hfA8+sWWmWmpzXv25LZ4b2ysZprZPtP8Ax7edMibE3/wb6Dfmn9iBd+Gvwv0L4X6VPb6ZEl1qNx/x/apMiJNdun9/Z9xP9iuyjj8yH7/364Pwr8cPC/irxOmhaZcXz3rpM9tNNp00Ntd+S+ybyZnTZNs/2K9Djm+RP/H6Dl/xlWTfI+xN9eS/tJyXsfgO1t7d9n2i+h3pv/jR/k3/AOxvdHf/AHK9kjji+f56434m/C/T/iamnW9xqtxZQWk290tUR0mR9nyOn/AE+eguHuTLXgvwHpnw90FNK0qyRJE+S4unRHmu3/jd3/265fxV8BPCniZLp7fTLfSLqZPnSyTyYbh/9tP4H+T76fPXq3meY86fPvf7lQyR+W++gOf7Z4p8PfiNd+HPEM/w88VyzWt1D/oul3t7N++mT+BHf+Pen3H/ANh6qp+zhdeLryyT4keIE8eaXo9pNp+l2r2j20zo7o/nXMyP8837lPubP79df8d/hJL8VPB/2e3eG11603vYzTQ70f8A6Yv/ALD7K8y+HPxs8V+NPCuo+CokRPibpj+Sj3v7n7XbI/777/yJcon/AMXQb/H78Db8K6T4K/Zvm8VpoWoafdXWrajNN/Z813M/kuiIiWzzO7/Onz/7b7/9iu18Fx+NdV1v/hIPECTaPpb2jw2+keb882996TTInyI6J8lP+F/whsvA8n9oXdwmqeIX/wCX3ZsSH/Yh/wDi/vvXoEm/+Pf9+gznM8/+IWhxX1/4Xu3d40eabRbh/wDYvIdif+Rktq7Lw/qT65o9ldy7PPdP9IT+5MnyOn/faPVXxd4cTxV4V1HSkuPIe7h/czJ/yxm++j/8AdErh4fiFceH/h/4l8S2mlPezJY/8JBFpe/yfn+5eQ/8Amhd/wDgdKREPfPVpJPL3/JWffXfl2961pEl1e28Lulqjpvd9nyJ/sb6+c9K/aP1PWLnVLK41jT72y3p/wATDRdLuYbr7HNC/wDpNnC+97mGGbyf3yJ86P8Ac+St74C/DnxhpviT/hM9Vd9Ig1m087VNPunR7m4uX2ffTyfkRH3unzv8jonyVGpfKehfDnxw/irwfBZeMLe3g8S/a5tC1bT4Ud4ftKI+/wD4A8Pzpv8A79cB4D/ZT0zw/wCHk0/UNV1N7VL6Z5rWHUXeG+RH321y/wDHDcomz54XT7le62tjb2NzdXFvbwwT3bo9w6J88zomxN//AACn/Ps20ahzGfpWj6V4N8Npb2SQ6XpdjD/G/wAiJ/tu9eAfFD9rpNN1v/hF/hvoj+K/Esv3JnhfyUf/AGIfvzf7/wByvQviZ8GX+KGvWT6nrdwnh5LR4ZtL+d9k38E0P8CP/tvvrpfA/wAOdC+HNndW/hzTIbK6uP8Aj4vZv31zcP8A7c333/3K0H7h4po/7N/iP4o6lZeIPix4gvn2Qo6eH4XT/f8An/gh/wC2P/fdew/DLwA/gOz1fzUhSe7u38lEff5Nmn/HtDv/ANj53/4HXz1rE/iXR/Afxg0e68S6h4k8Sy+LdNsoXh/0N7vzks99nDs/49kdHdN/8CfPXqH7MM+oW+g+LtE1O3uNIutJ1+5hXQr27+2PpcLojww/af8Alsmx9+//AG9n8FZ6lS5uQ9nk/gogjSTfTPnkufKT5/8AcrE8TeOPD/ge5gtNb1i307Ubj/j30/55ryb/AHIU+d60OY3pI1/ebE+//wADrjf7Si8B+JEtLuWG18L6nN/ol1M6Iljefxwu/wDAj/fT/b3p/cqeTxB4o1zZ/wAI/wCGobJH/wCXrxVcfZt/+5bQ73/772VgeMfhfrHxOs4LLxb4otLXS/NSZ9M8P6Z5O/Z/08zO7/8AjlBsaNjff8JH8YL1PKR4PDNiib/+ny5+d/8AgaQon/f6vQP9en+5XDfDm+8JQWeo6F4X+zomh3f2W+S13uiTfx/vn/1z/J8712Ud15GzZ86P/GlBASQPGn9/Z/BRHH5nyJ89PktXjd9+9H+/semR/fdP4KAC6nt7GwnuLu4S1tbdN7zO+xET++9cv4R8eaF4x1XUYdH8S6Zq8Fps/wBFtd6XMP8Afd9/8H3NlVfi9J5Hhi11CW3e906x1S2vdRsrVN7zWyP8+xP49j7H/wCAViabrHhfxp428NXHg+90/V30lLn7de6Q6OkMMyf6l/8AbebY+z/Yegs9U8j5E+f/AL4qOf7++iSTy9n9+m/JQQO8x5FeJ/nR/vx14x8ePhl4g1zwHp2j+CrSxfS9PR0/4R90hSGZ9ifZvvo6OiP/AAfJv/v17VJ90Uv+rrPUuHuHz7JrEUGveHvg7caenivSIbGHT77VHu3hvUuYUR3dP9tEeGb7+/Y/yfceu4n8VXvwrv4LLxLqb634edP3Wuun+k2KfcT7YiffT/p5/wC+66z/AIQ7Qv8AhJ/+El/sq0TxCkP2X+1PJ/feT/c314P8V/DPjCD4nJ4o0qK7gutcmTwZaTWT/wDHpYTIkz3j7PufvvO/8crQv4z6PtZLfUrOC7t5UurWZN8N1azI6P8A7j0eR5nyJXz7o/irw14q+IuvaJ4auPEPw8ntPtM39raRKiW199mdEuXe2dHh+/8Ax/x7Hrsvh7448UeJvCOl+I9Eu9M+I2g3Fuk2xHSw1ZH/ALj7He2d/wDvigjkPTfkjR0o8t5Pnrmo/iVF5KJqfhzxTpF1/wA+r6M9zs/4HDvR6qz+NPEF1N5Xh/wJqd0n/P7rtwmlWyf8A+eZ/wDvigOU6+OPzHrB8XfErw/4HeC11PUN+qXD/wCj6RZJ9p1C4/3IU+esuPwr4w8Vb08W+I7TTrL/AKBHhFJrbf8A9drl/wB8/wDwDZXSeH/CuheC7byvD+iWOkI6fP8AZYUR3/33++9AHLn4lalfbItK+HXjK9uf4/7TtodNhT/fmmeqt14A1j4hXn2jx69j/YkL77fwdp7+dbO/9+8m/wCXl/8AY+5Xo0aJ993/AO+6JNmx9i+ZQQMtYEtbNLS32WsEKbEtYU2In/AEqGeN432b/uVZgj+/Lv8A46ZPs877m+gA8j543R/np/lvG6fPvo8zy33/AHESjz/MTe9ADJIPMTY7/J/t1ial4A8Oa5ZwWl7oWmXtrb272sMM1ojokPyfIn9xPkT/AL4reh2SfP8A+OVJJs/gfZQB5X4w/Zv8KeKrnSE8r+y9L0/5/wCy9PtLZIX+dH/jTfC/yfO6bHdK6y++HPg/WNSgvb3wvod1dQvvS6msYXdH37/kfZ/fd3/366Ty0SmSQf8Aj9BfNMzv+Ef0eOFETR7FNiIibLdPkRH3on/AH+dKy9H+HPhTw5N5uleGtJ05/O87fa2KI+/+/XUfP52x0o+z/ufvUEGfBa2mlW32S0t4bW1/ghhh2In/AACsfzHrennSPf8AIiVlLGNo3OiN3XZ0rOUgG/3P9uiOPy5NmyiCTy32fwPU8n+/WxyEfl+ZvfZ8/wDv0eZ/sUfxfJVqT93vT5P+AUGuoQTpH/qk/g+d3qt88n8e+pvk/uUeX5n3HoDUPMeTfsTZUn8X+q+TZUceyT599P8Av/O70BqMkj8yF0+dN/8AGn36fHJ5cP8Af2/xv/HUkk/mJ8/3P4KI40f7ib6A1H2uyR9/zuj/ANymTz3EdsiSujvv/wCWKfJVG+tbTVbm1tHuNQtbq3eG9/0V3RH2P8iO/wDGn99K2I4/M8x/4/8AfqSyjJ9+TZ/FTJHf59lXZI3jRGo8t/8AgFUBDH+8fd9yjz/MhdP7lP8A/IdMjj8uZ3+R3oAZJ+8T5E+TZSR7/wB5/cqeON9nlf36P4N7pQBBHJ5j/vfk3pTP9Z86f3KtRx+Y/wA6USR/P9z959z5KAII/wDY/uUR/wDjmypPLeP5N/yU+PZJvR6CNRkEn77/AGH/ANuo5J33/wB/+Op/L8v+Cj5/n2VIakHz7Pv1PJI/8H9z79Hy/wD2FP8A9W/3KCxn+r+/86V5t8TPhLa/Enxx4H1DVbWx1TQdE+3/AGyyvU3+d51t5KbP9yvSY9/z/J8lEe/Z9+gOc8A0D4SfEXwHeaJe6Pe6H4ln8PWl/oWnJq93NC82lTPC8LzOiP8AvofJRP8AbSuIt/gF4o8I+M/A+k6VcWkOoLbWzv4q0+W5tnhhtn33MNzCn7m5R9+yHf8Ac3/7FfXMcb+d8ifP/t0zy5ZPkRv+AUF+2mfOHwy+AvjXQ/idoPijxHd6fdT6Sl/Dd6h/a1zczaj533HSF08m2RP7iV9GSRvAifP/AOOVN5EsCfc2Uzy3+7/foIlLnGR/ck/3KmgRI0ff870zy/k3ulH2Xz96o7pv3/8Aj9AGJ441XXdHttOTRNEm1Sa7u0huJv4LGH+O5dP4/wDcrP1LxdqEfxCsvDlvolx9ieF7q71q6hf7Mmz/AJdk2f8ALb+P5/k2VyHwy0200r4J6R4g8R634kup7e0e9u5n1a8d/vv9xEf/AMcotfih4X/snwBL5vi+N/GToljavqlzvh3/AD75n37EoL5D0PSvGlv4gv8AVLK0S4/4lkyQvdPD+5mf+PyX/j2fcf8A268b/aF8M3fh/WNE+IGhOlrexXaQ3b+TvTf/AMsXfYm/Z/A//AK9G8XaP/YcOgppWt69p3natbWT/wDE0eZNjv8AP8j10niDw5aeJtB1HSr3f9l1CF4Ztn8CP/coCEuSXOZcnxQ0K18AJ4zu9Qhg0F7T7U80f77Z/sfJ999/yVwcn7R9vqHg3wbrWj+F9W1u98U29zc2OiwPDDMkMKb5nd3+RNifwf7dYP7OesJ4Z1vxD8OruJ3urGZ7qF/J2Qu6PsmRP/HH/wCB1yOq/CTUP+FafC/T/GHgfVvEug6NY36apoukTIlzb3j/AOpmf50+TZvT7/8AGm+g35Y8x9M+B/F2n+P/AAxoniDTHf8As7VrRLqHzk2PsdKyI7W08P8Ai3UbLf8AuJrj+0E3p8j214/k3Kf7n2nY/wDwOuQ+CXjjSvD/AIS8DeB9b1D7V4rfS9n+hJ51qjp9yF5k+TfsTZ8n9yuy+Jkdvpujprctu88GnI6X2z/nzm+SZ/8AgHyTf9saDPl5Jm94Z8D6Z4V0fSNMtInng0mF7Wxmvf300UP9xH/3PkrXk/ufx1n6Hqsuq6VA9w6fbU/cXEafcSZPkervmfPQQEkiR0zzPk30eR581Pkj8uH+CggZ/tfPRHH5j76f56QfM9VfEGuaf4V0p9T1u9tNE05f+W17MiJQWcv4g+EPhrxBYeIbS4tJnTXr6HULuRLl4ZvtMKIiTQv/AMsXTyU+5/cqPQPDvhz4M+GNavXuJYNPV31PVtX1e7e5mmfZ8800z/f+4if98JTIPiVqHiN0fwl4au9e05/+Y1qE39lWX/AN6b5v+AJU974Dfxbc2WoeMJotR+zuk9poVlvTTLeZP433/Pcv/v8Ayf7FAe8YOj+H/FHxbsLXVdY8Qat4N8NXyedb+G9JT7NevD/0+XP30d/v7E2bK7Xwj4H8P/D1Hi8P6Pb6c9389xdJvmuZv9+Z/nf/AL7rbn+/v376ZPI+/wC+lAc5Hsl8xH/5aUuyXf8A8DqaOP5/v/JT49v8FBBy+q2qeH9Ytdd/1ME2zT9R2J99Hf8AczP/ALjvs/3Het6S1eSF7dH2O/yf7lVfE2jp4j8PajpT3E1ql9bvavNDsd0R0/g30aHB/ZWlWWmS6hd3s9onkJdapMn2m+2fx/J9+gs4P4JyRR6JPFa2/wBlgexsLp0jfem94dkz/wDA3hevQ/MTzoIXdN7/AMG9N7/7leI+H9cvfh74q17TLi3m07SLG4mSG9vbfeiWdzN50Nzs/jhhuXuYXf8AgR0r3GS0t57xLhreH7VCmyG6dEd0R/4Ef+4/yUBMhsYLiTyL27sreDVIUdN9q+/yUd/4H/4AlTRwJAm1LeGBN+90hRE/9AqfzEj/AOB0yeTy3+5QQP8ALTfT/LSmeZ/sU+P+/QWHz0yT93U8aeW/zvRJH5f3/uUAQfwUSSf7ez/Yokj/AI0+dKZ5dAHIar8J/DmpWHiiK0tP7IuvEML2t9dWr/O6P9/Yn3E3/wAeyuXuPhPrdrfwafp+pzaRp2p6/NrWqXukP9meGFIdltbJ/wB8Q7/9yvWoI/7/AP33T5JP4P46z1L5zjfhrqV74g03UdbukmgTUNRme0gfemy2R/Jh+R/ub9m//gddZP8Ac/j/ANtKelEkjxv9/wD8co1IIJP3aPR5jx/JsqeOD+/v+f8Ajpn8b1oBH88jfOu+p/L++7vs/wBij+Oj/WffoAZ/rIf4ESo5JH/jqfy/L+dKLTZs+f5HoAg+bZ9zZ/v0R79m/wC//cq9H/cqCePyKAGeZsqOeT+5UiI+z5Pv/wDTOo/9RDvd02J/HvoAZ8+/79aMMiRpVWPfJ/sf7dQSSPBv/wDHHoAtXFx5c3332VnSak86bN7/AO/UknmyIj/98fJRs/c/OlZ8wFGT7nm76pzXBWRgu7bnirk8f9/7lV2jl3H91QQOk2SOjpU3yed8/wAlQxxpvqf5PLT/AJ6Vsc5NJGsifJ/4/TI5PM/j/go8z/vunxxpH/wCg11H/wCs2b9m/wD2Khj/AHb/AHKmjj/4Bs+5TJI/3z73+5QGoRyeemzYn36JJ/8AWfcdEqeOBPJd9n3KPLSTe6O9BYSSeW38P+5Uccnlo7xLv/2KnktfLsEll3b3f79Zd9pV3PeaW9vqs2lwWk3nXEMMKP8Aa02fJC7v9xN/z/JQBPpupXF9YWtxLZPp08yb3snmSbyX/ub0+R6uyTv86JTI4/I+5/F/BT5I0+ff9+gASTzN/wD3xTI5/wCBvvo9Hlpvqae1i+4n8Xz1IDI3/wBZTIJPMff8lHkfJsR/nojj/jRKAJvP8tKhnk+T+P5Kfv8AP+XfRJA8/wB96ADzPLh+5vpkk6fIj/O9P8lNm/f9/wDgqCSP+FHoAtQTpIm90+R6hkk+d9n8FP8AI+Tf/wAs6ZJ+7+dKADzP7/8A33VrzP3zp5W9EqCSP/R9jfJUEkjyfIn/AH3QBakj8x3/AIP9imRyPv8Av0ze+ze6UJG8b7H+dKALXl/8Drzz4lfGnSvhf4h8PWmu+Va6RqMV/Nd6pM+z7IltDv8Aufx7/uV3kd9LGuxPkT+/Xkvxm+Cdr8XvGfgOXW9MtNb8NaT9vfUYbp/uPNDsh2J/H8//AHxQXDk+2VdV+P174c8B6d4g13R9P8PT6tcTf2dpGr3bpc/ZvJd4XdER9j/c3p/Aj10sn7QHgDTdUsdNu/E+nx6hfRW0yQozumyb/Uvv+5sf+B3rznQ/AnxQ8D6x4e1VtMsfHN14etL/AMP2/naokM19YTPC9tcu7p8kyeTsmT+P79ec+H/hR4z0648c/C+y0nSdQku9B0TT9U1qS78lNOd/Od9iOm+ZE+fZs/jRKDbkgfR8/wAePDWq68/hzw1rGn6v4lh1FNPm0+aZ4dj/AD+cm/Z99EhmfZ/sVnWvx+0yC8tYtdfTNLtU0Z72+vbW7eaGG5S8+xvbJ8nz/P8AJXIz/DLxX4R0fRL3StKsdb1TSfGt/wCI/wCy/tyQ/a7a5+0on777iTbJkf8A4BXGyfs2eO7688NeJZU0y18V+Hkv9TsbWG+32b3k2rPcpC/yfOjwu6b/AOB6A5IHsEn7QuiQfEW68L3F7o0MFvvd5nu3+0/Jbec6bNmzf9/5N+/Z89d5o/jjw/qupaRaWWpxXs99YpqdukP/AC2tt/8Arv8Ac+evC7X4X+MPt9roWoaPp9r4at/GE3jCbxA98jvsd3m+zeTs3+dvfyd/3NiUfsm+FXtbPxLrqahDq+kJdvoXh29h+dH0q2d/J2f8DmdP+AUEyjA9G+C3i7Sbr4XaJ/xONP3oj2ro93DvR0mdNn36o2vw5eDwT4A8Pv4g0nz/AA3qNtezP9oT/SEh3/cTf/t12Unh/wAP2KQJLoWkp51x8n/ErhffM/8AwCqtj8NfDVrv83w5o107u7+ddaXbO/zvv/uUGfOQ+P75I4fDSJLDOk3iKwRNjo+/99XZeZ8mz/WVj6P4Z0TQ5vN0/QtJsp/n+e1sYYX/AO+0StHY8b/wf7lBB89eKrW08P8A7Yfh67t4ngvdTtIftHk/P52+GaH50/7YpXXfE34O+Jfi94hurLU/E32LwVsh2WULv8/yfPvhT777/wCN32J/crov+FV6f/wt3/hYb3dw+qfYfsSWv8H9zf8A98f+hvXceY8ab99BfOcV4A+C3hf4avay6Zb3d1e26bIbrULh32f7ifcT/vivQJ4IrqF7eWJJ4JkdJkf7jo/8FeZftEfEL/hXvwj1vVYtSXS9UuNmmWN07/6ma5fyUf8A4Bv3/wDAK828A/HTVbH4A3usafquh+LrrwjfXOk6pq2tX0yfa0hf/Rpk8lHd5pkeH5P43egvklP3z0/wzIngO51C01B0jtbFIbW7f53RIUT/AEa8/wBx4dkLv/A8KV6HDPFJCjW7pOjpvR0fejpXzh44/ag8R/DnT9E1DxB4Y8N6Rq76ZbXt9pk+rO+oOjv88NsiI7/Inzv52xN9dRpvx08RyeJ/9N8K2Nr4NfxVN4Sh1CG+d73zv4JvJ2bPJ3/J9/fWeoShM9M1zx/4a8OarZaVqviDSdL1S+/497K9u0Sab/cStuffB/sV82fbtH0rXtbXW38IeTcazqT+NX8QzQpePYf8uaQ+d8+zydmzZ/HXS+C5NV8TfBzwp4Md7hNe1PSU/tG6d387TtNd/vv/ANNnh2In+2+/+CtAlA3bXWfFfxQmmfwzep4N8Go7oniSSJLnUNUf7m+zR/khh/6bP87/AMCVueHPhD4U8M38Oq/YrjxD4hT5/wC3fElw9/c7/wC+jv8AIn/AESur02xt9Ns7XT7S3hgtbdEhhhhT5IUT7lT+W+zY/wDHQRzhdTy3T/O7u+z56j+fZ9//AFNTxxv/AAfx0+SD5/noAqxyfP8AO/8ABR/Emz7+z+On/wCr++m+of7StPOSLzd7+d5LpD8+x9m/Y+z7nyf36CA+1PHG/wA++iO6ikfyvNTz4fvoj/Om+mQebfQoktvNp07vv8mGZHf7/wDG/wDt1558TfjZY/C/xDpemS+H31576F3dNLvrb7bDs/vwv/B8/wB/fQXGHOehxx3d9Z3qXaJpfzukL2VxvmeH+B/ufI//AH3XE+NPD76X428L+Nf7T1DZpn/Esu4Xm3wvbTfJv2f3/O8l3f8A+Iq18K/i9pnxY/tT+z9E1nSH090S4TV4UT7/APAjo9dl4j0qLVdB1Gyli+1JcW80Pk79m/en3N9AfAcv8RPCl7rscN/otxb6d4o0zf8AYXvF320yP/rra5T+OF/4/wDvus74Ov4j/wCEVuv+Ej0J/C8/9ozfZNJkuPtP2e2+T5Ef+5v37P8AY2Vq+ALrXZ/CtrF4ri09PEtv/ot9Dpd99pTeiffd/wCB3T59n+3XUfZ/9igP7gf6vY7r/uVH88nyb6n8xN/3KZJGn8Hz/wDTSggf/fSn/JJ86f8AA6ZHH9/56I4/L/26Cy1Hsgh+/TJJE/gqCTf9z5Pko8x/WgBk8mz5EpIN+x3/AIKX/WPvq1H+7d/KT7336AI453jdESjzPL+5sqHy/M+fdRJH87vQBH5mx/k/jo+1PI9HkfO+/fUkFr5m9EoAm8z9z/cSoZJ38z5ESpp44pLZE+RHT5NlVfL+ff8AcSgCSCT/AMfqaT939ymeQmz5PnrO8TeJtP8ACujpd6rd+TDv2Qwojvc3D/3IYfvzP/sJQBozz+Ymz7lYmueLtE8KzQf23rdjpz3H/Hul1N88v+4n33rL0PUvFuua9PcXGlTeF9BRLaa3h1CGGa5m+d/OR9j/ALn/AJY/7lQ+A/hP4c+HN5qmoaVa/atX1C4murjVL399c/O+/wAlH/gRP9igAk8eaxfeJNEstP8AB+uf2DdvN9u1rULf7N5KIm9Nib9/zv8A30qbVfD+t65renanF4ouNEtbe3mtbiy0tEfznd02OjzJ8nyJ/crrPL8xN/z1B5flvJs++/36A5zBn8I299C63et+JJ/k2f8AIcmh+T/gGyqsfgOyj8Bz+Eku9Q/s6ax/s95vOTfs+f50/g3/AD11ckfmInyVDJvk/joI5zl/+Fc6P9jS3S98Q7E+RP8Aiorz/wCLqbwr4Oi8F+Hk0q01DU7pPtc1091ezb5nd337N/8Ac/grek/d/wAb/fokT5P79Ac5xv8Awg/iWPxnrfiOy8avp0F8kKQ6XNpyXNsiIn8e90+fe7/cqex/4Tu38TWv9p3ujXuiQ2kz3D6fC9s9xc/J5KbHd9n/AACur+fy9m/ZVXzHj31nqXznG+I/HnijStV077P4C1DW9LfTnmvk0+4hea0m3/6n53RH+TfWVc/GjTop3RvCvj2Eg8x/8I9NxXo8lq8iJvfZVbzH/hWbHb99RqBZkjfyUdNsiVPJs2ea7p/uVBH+8hf/AG6ZHvk+/WxjqT+ZFGzv8mynxzvI/wBxNlQR2vmbP9upJIHj/wCAUBqT+Ym3/cp8kaSJ/BWXdaxp9js/tDU7HTt7/J9tu0h3/wC5vrk/Eccuq+M/D2p2/jPSYPDVjve+0X+0Yf8AS3+fY/8AwD/x/wCT+5UlnofkPGjpv+/TI7fy32fwVxPw9vpdN026u/EHjDTNRe+m+1WnnajDvt4f4LZ/4Pk/vp993eu2knSfY9v5Lxv8+9H376A5Qvr63sXtYpZdn2ibybdNjvvf7/8A7I9EdrFawukTzPvd3/fTO/3/AJ/++Kq2Mmt/adUS9itLWy81EsfJd/OeHYm95v7j79//AHxVq4kff+630Fj4402Jvo8v5vkf79QXX7zZ8n8H36PL8xPk+R6ogk/1nybPnqaPZ5PyPUPmeRM//oaVNBImz7n+/UgMupHg2P8A36Z5nyfJ/BT5/wB5s8p99Q/PIjp9z/rnQBdgjeR/ufwb6f8A6t/7n+/UEEix/Lv+SmT/ALtNn33/AIKAHzyeZv8Ak2P/AH6qx/u3+ej544XevlzR/wBqiXVvhv4Dii1C+/4TLUNZsLK+mfQ5ktnR7nZN++dPJ+5/cegvl5z6qkkSRPn/AL9Ekfz79+xK8V1T9qjStA1bUbTW/DWraXBb2N/qFvNNNbPNcJZ/f/0ZH86Hf99N/wB+rNv+0Lcar4S/ti38D6m873CWsMKX1m9s6Om/zvtm/wAlE2fJ9/7/AMlAckz2GTfvSmeX5b14b/w1fp8+iWWoaP4M17W/O0abWrtLWa2/0G2tpnhm3u77HdHR9mz79SeB/j8msfEzxR4XRLjW7r+0fPtLW1hTfp2m/Y4ZvOm/33fYiffd3oD2Uz3TzPkT+DZUMkiSfc+5Xzt4m/aauL7RNX0/T9Eu/C/iG3Swvbf7bNbXLvbTXkML70R38l/n+4/z/PXX+Ff2lvDvirx/B4at7SaC1vr650/TtUe7tnS7ubbfvTyUfzkT5H2O6fPsoDkmewRokmx/v0ySPy3/AINj0+ORJH2J8lEmyTZ/BQQSf6tN++o5Nn+t+X5/49nz1V89pN7u9SeWkn33+/8AcoGPj2/P8mx/7lTR2vlp/BVOO6t7V98twib3RE850Te7/wAFTfakkv8Aykt5tmzf52z9z/ub/wC/QI574m+INT8P+FX/ALEW3TW767ttMtJrpN8MM1zMkO90/j2b9+yvK/A/jh9D17S7Sy8Yan4y0S419/Cuow67aQwvb3nku6TW3k7NkPybNj16vrnhlPFXh6bTNYu3Tzt6O+lv5Ox9+9Jkd/n3psSuQ0f4V6xa6zBrfiLxrdeNdR0x3fRra9sYbO2t5n+R5pktk/fTbPk30uUuM4cp6ba744fnlmun/jd9n/fHyf8AfFEf3/n/AIKwb7xdoUH22J9YtLV7SZIbiHzvnhf7+zZ9/wC5/cqePUtQvoUe08P3bo/3H1C4hs//ABz53/8AHKZBrySfPvSiT+/srI+3a7IqP/YVok//AE21n7//AHxC9Ef/AAksc3myxeHvIf8A5Y+dco6f8D2f+yUDNeOfy3/jokk8xNjom9KxJL7xB/BpWjJ/f36tM6f+k1T+Xrvzv5uhp/10huX/APZ0qhFXxB4L0/xdqvh7UNQe4d9Du31C0h3/ALl5tjpvdP49m99lcb48/Zv8P+NPFUniB9b17RL57i2vXTSLhEhe5tkdIZnR0f50R/8AxxK9Dkg1u68jZqen2qIn+keTpzu+/wD2HebZ/wCOU+18OSz+f9r8R65db/4Emhs0/wDIKJ/6HUlnlHiP9mnRNYh1S41vxn4pSDWbSGy1aaa+hR9RSHe8O9/J/g3/AMGzf/HWD4A+Elx/wmHiHU7i71PV3t/E95rtjpE135OjJM/+pud+ze77Hf5E3oj17lB4L8P2tyl3/ZiXt6j7/tWoO946f7jzO+yuG8aWOj658VNL/tW1mutX0x7DUNMuv+fdHmmtn/4BveF3/wCAVnqaRmP8XfB1/iNrFlqHiW40bZbon2dNL0aH7Tbv/HsvJt7/AH/9hK7bw54V0fwdYPb6PaJZJM/nTO7u81xN/fmmf53f/betfzPLTe/yJ/feqsl1FJawXC282opNs2PZJ53yP/H8n8H+3Whn7xNJJ5bv/G9SeZ5j/Iju/wDcSqX+l/2k6fZIfsXlb/tX2j59+/7mz/2es6TQ/t2j/YtduE1fzn3u8KPbb/n3p8iP8n/fdBBqf2rb/wBoPafa4ftWzzntd/77Z/f2f3KqpqWoX1t5sWnvaz/aNjw61+53w7/ndNm/7/8ABV37CnnPLsh8x02b9nz7P9+vL/jpcfE230/SIPhvaLPdXFx5N9N+58y3T+B/33yIn3970DPQNc1XTPCP/E11vW7fSNL2bES9dEh3/wB9P43evKPHH7VnhnQ0RNC0y716eZHe3d4Xtra7dP4E+TfM/wBz7iUyx/ZeXVbl9Q8Z+KNQ1e9m/wBd9lld3+f+Dzpt/wD44iJXSeH/ABB8N/AHn+H/AAj9hfUdPTe9lpH+mXKfOifO/wDf3v8AxvQbcsTx+x0v9oj42Xkdxq13/wAIB4Xm+/ZPvs3dH/6Yp++m/wCB7Erq4P2TdE8K6PqN3pj3eveL5n32l1qlx9mtrSZ/+WyJ8/3Pv/Pv37K6jxH+0LpmhvBaWWlanq+vXGxHtYURIbGZ5vsyJc3P3E/ffI+zfsryLxN8ePHXjjxJdeGtFRPDD30SafFa70e5W5dJoXeF/vu8Nymz7mxETe/36Db3z6Z8K2un+GYU8NWkTpPY26TTTSQ7PtDvv3zf7bu+/fXS+Z5jo+/7/wDBXg/wv+EniDwz42svECedZaDNp2z7FqF281zD5yQu8Pz/AD/Jco7/AD/89nr3G1j8t9/+xsoMJfEcpqT6nofxI057jU9/hrVrd7W3skt0RIbxE373f77u6I+z/c2V1Eezf8j1l+ONKuNc8PXqWmz+0Ydl7Y/9fMPzw/8Aj6bP+B1R8I+ONE8eaV/aGiahb3qbES4hhm3vaPs3+S/9x0oIOi8xNlTRx/JVXYatR79n9x6CA8+KObZ/BsonkSOH79Q/x/7DJR5DybNlBZH5n3P4Kk8zy/46PL8xPufPR5fl7P8A0OggI/3iff8Ano8zy32b6jk37/kqSSP/AGKCwgki/j30eYkiPs+fZUcm/wCf5KZ/6BQBO+zyf79TQbNm+qskfyb9lXrWSLydju//AACgAnkSNE+SoI40k+ff91P79Z2peJrSPVZ9Pif7bqlpbpdPpcP/AB8+S/yI+x64r/hA/EfibUtXTxrrb3vhpL530vRdI/0aG4tv4Ptjp8839zZ9z+/voA2/CvxGsvHGpXtvo9jcTR2N29rLdP8AJbTJ/wA9oZvuTf7ifco8HfDXTPA/+lpcXGt6vseH+19UuHublId/yQo7/cRP9iuog8qC2giiREghT5ERNiJ/uJUcciRv89AE8caSJv8AkSj91H/GlQeZ5iI70XUn+jJs2ff+5QQT+Ymz5P3m96J4/wCN9mxKIPK2JsffTJ/9igsZ5ifPs2f3Pnp8flbXTZs2VB5f+x8++mPAnz/33oIJp/ufJ9yoY9kb/vV+So5N7w7Pn3/3KPMSPejrQBJJGnnbESjzPLqD+PeiVPHJ8j/IlZ6lkE/79Nn8dUGdNxq/PJFv+felU227j87/APfdZgSxyeY9EciRulMj/dp9zf8A7lE+7e++uo5C157p/Hv/AN+n+Wkmx3+SmSSeXs2f3P7lHmPs2bPv/wAdBrqebfGnw/pWsf8ACDf2ho9pqj/8JVZon2qFH2b9+/7/APuVR+M2q/DL4J+FYNb1v4f6TqKXFwllDa2WjWe932O/8af3Eep/jprmq6PbeA30rQn15/8AhJ7P/RftCQ/PsfZ87/3619Y1LVfFVt/Z/iD4OTahZff8m91nTZk3p9z+OpOmIeEfCPw88ceG9L1jT/Bnh59L1O3S6hSbRrZPkf8A4BVX4M/YtK+EXgrT0iu0guLf7FD9lhf5Pv8A33T7n+/V6Txj4w03TYPsvwqm3p8iWSeItNRESpvhPo/iDw54J07T/ECW9lPb2kMP9lom97d/n375kfY9UR9k7KxtUgsILdN/kRIkKec+932f7f8AHUkkeyj7V5c3leann7N/l/7FP+1eZvd32bE37HoIIPnkf7nyVPaukdy77Pko899n3Pk2fJTET7n8e+gCaTZIj/3KZBH/AH6Z5/8Af/j+SnwbJP4NlSASR+W/+xR5afPRdb46gnneTZvoAnjk8z+D56f5byJ8iVD5/wB9KZ57yfP8mz7ifJQA+SPzIdj15zB8D0j+F3hTwP8A2xN5Gg31nqCXrw/PN5M3nbNn+3Xo08iSbNiVH57yPs+TZVBzngPhv9km48P6lBcQeMPsslimpQ295ZaNDDeP9pR/31zM+/zpk/74qCP9kWWF3vX13Rk1R9UTU3sk8OomjPsheH57Dfs3/Pv3/wB+voXz/nTZ+8/v1P8Aann/ALlRyF+1meMeEf2aU8K+HtR0z/hI5r37XoF5oXnfZEh2Jc3M02/YnyfJ533K5PxB8L/Anw58TwXGofEO38L+KL6b5LrYiXM1m9mlm8L/AOw+xHR3+49fRk86Qb3d/wDUpvfyfnf/AL4rwS+8TaZ4O8ba2uoa74W0G6u9fmvfEn/CT7Em1HRPJT7MkO9PnTZvTYn8dMuM5zKvhz9kJNNs4EfxXYuiaXDpif2RocNsjpDeQ3PnTbH+eZ/J+d/9uur8I/s7J4H8bQahb6rY/wBg293c6hb6fDo1sl7vm3vsmvPvvCm99n3P4K2/2eoL2x+EWiebZPZWTvczWiTu/nJbPM/2ZHT/AK47K7+CSWO2gSaXfdI/zva/Ikz/AO4/8FLlCU5lryPMfa6ff+RKz7XWLK6sJ9QtLhNUtYd6b7J/O3unyOif7e/5KfHHFHeT3HlJ9qdPJebZ8+z+5v8A+BvU/meXN9z5KZiHmS77V4rRPIm/4+PtT7Ht02fwJ/G+/wCTZT/JuPtju8qPBs2JD5P3H/v7/wCP+CiP92if990+TZG//s9AFK0sYoIUi+e62Pv33T+c+/f/AH3q15flolHmf7dPjn+T7++gjUPM8x03/Js/gqlqN9LBN9isrf7VqLJv+dHSGFP77v8A+yJ89ZfirUpYdN1e3t4n3pYzTy3W/YkPyPs2f33+SvlxPi94r1HwP8FbLUvDviTQbFrmwm1HxC+qWz/bofscz/wO7/vtjv8AP/coNow5z6j0PStH87Ub3Tbi3uted3srvWk2PcpMn8G/+DZv+59xK1LX7Ra/ZbS4e4vZ3h/fagkKIjun9/Z9x3/uV82SfHrxR4D8E6dqcvg/w9a6drmhza14d0/TJnTydjw/ubn/AG3SZH3p/HWj4u/aI8XfD3XrLTNbt/Cb3tu9mmo6fp815NNN9pm2O8OxNkKJvT/XffoD2Uz3jxj4jTwr4P1vXYov7RfTLSa6SFP+Wzom/Z/33Xik/jTxB4H1DVLvUPHWoeJdX0N7B/EWi3VikOmeTcuif8S/Z86PDvT/AH6hg/aT13/hJ/Femanpmg6RPo1vfzQ6Xql3NYXqeS/yO7zJ5M0Lp8++H7lY+j/tPeK/EH2rStP0rwzrerzazpumW96kN5bafMlzDM+/98m/5Hh/4HQbRhI9u+KEPiWfwW7+D997eu6ed/ZdwiXM1t/H9mf7m/7nz/3N9eA6b8XPFvwI8YWvhzxne3evaC7/ADyapcJcum9/neGZPnd0T78L/wDs9e4/CTWH8XeGILjWNC0zTtX0HVLzTNmnp+5hmhd4Xmh3/c3p/wCh1a+KHw50z4m+CdR0fYkE8z+db3SQ7Nlz/ff/AH0+R/8AYoIjLk9yZ19rPFO6RRS+fvh85NifI6f39/3KtSXTx2c/lWVw7w70SF9kL3H+4+/ZsevIf2c/EH2Gz1HwJcan/aM+jP51jNDC6QzWbv8AcT/rjNvh/wC+K9ok2R796f7lBHLyFXzJY7lNnkx2vz+d9/f/ALGyvP8A4qWMX/EklfzvPvpptJhurX5Hheb99bb/APttbQp/wOvQ/L8xNn8Gyub+Jvhy41jwTqloiP8AbYYfttp/B/pML+dD/wCPolAQINDg1DUvET+I7S4sf+EX1bS4ZptPSF3uXvP7+/7mzZ8mxP466ixn8yzglt4ntUeFNkM0Pkuif3Nn8H+5XNfD3XLLVbN0sn32twiataf7Ftc/On/fD+cn/AErenjeS5guElm/c7/kSbYj7/76fx0BMvSSeZ8lR+SkmzY/3Kg8/wCd4nimTZ9x/k2PWR40j1C+8Da9b6Jqa6Jqk1jMlpqGz/j3fZ9+gg1NV1Wy8P8AkPqd7b6d5zokP2p9m9/7iVkeMfiFoXge283U5Xnupvnt9Psk86a4+dE+RP8AfdK+afBfiDVbqb+z9E0//hK9Lt0/tC+h8N+Iptb3w3ML2zoj3Ox4Zt+ybZv/AL9dd4H/AGb9TutET/hJdTm0tNQ0BLW+0iF0me0v/OheaZH+46P9mR3T7m93/v1nqbcsIfGaOlftCf8ACY+KtL1DR9P8jwbb3FnazXU126TTfb98KP5KfJ8kyeT9/wDv1t+IPgykniTxLpmiafb6J4a8SaAiTTWUKIlpqVtN+5m2f3/32/8A7Y11fgf4T+HPAFtOmn2n2q6uN/2m9vfneZ97zf7ifvnd9iJsTfXZeZ5f3030ahz/AMh4/wCHPgQ91f63qfjPULfUb3WXm+0afpCPDZIj+Tv2fx/ftkm3/wB93r1bStNsrGad7Syhtd7vM7pD993++/8AwOp45E/ufJU0Ebxon3P79aEc/OEkjyJTJI32f7b0T7fOT5/uffqDy/kTfQBPBI/3t9Z+j+H7fQ0ntNM0rT9I0vf50Menps3zP8829K04I/MhT5P4689+Kngt77VdE8YaetxdeIfDM3nW9klw+y4h/wCW0Oz7m90d9j/30SgDv/kj2fPRJH/HvrO0fWLTxHptlqemXCXtldpvt5k/jrjdS+PXgSxuZ7KLW5tbvbf5JrXw3Yzaq6P/AHH8lHRHoA9A8z+5/HRHG/8AuV5zB8SvEviO1/4pr4ZazB/zxvfF1wmlQv8A7ez55v8AxyiTwz8U9VhS4uPiVpnh2d/+XLRfDaXMP/A5rl97p/3xQHIek+Z8lMk3STfP9yvMvDPxN8QXWm2q3fhqbXtRtNZudC1R9CT5N8P/AC2hR/4H+T5Hf5Pnrb1Lx/rFjeWVu/w68WPBcXENq97/AKN5Nvvf777JnfYlAch2Ue/7m/5/9unyRvs3O9c14i8Qa7o8mnJo/hd/EL3d28Myf2ilslvDsf8AfO/+3sT5P9uqt9rPjiNLpNP8H6Y91s3w/avESbN/+3shoA6+T94n3KZ5f/PWuQ1LUvHs3w0SXT9P0m18avYwu9lM++GG53p5yf3NmzfVqHQ/Fd98+p+K7eyTZ88OhaWif+Rrl3/9AoA3pr6ytd8VxdwoiIjvvm2bEd9if+P1yHh3XPGHjizneXR08AQJNNavNdf6TezbHdN8MP3ET/bf/virXh/4c6V4f8VXviOyuNQfVL60Syu3vbt7n7Rsfejvv/jT7nyfJ89dZveP53+egDndH+Hmg+HNSTULS0efV9jo+r3tw817Nv2b97v9/wC4n+5/BXURo8afJ/wOqvmfP9+pJI/uPQA+OB/O2JRHA+x0/jqDz3jf5KfHJLvd0+f5KAIfsr/x/cSp44P76b6j+1PHv31PB9yff9xEoAZHs+T5Nj/fqaSP5PkT7lQwSfvneiSf+NH2UARxx/PvqSb94m/5P9yoPn/u0SSJIj/P89BAR743f+/TPL+f76URx/vnT79P8tN/zfJQBB5bx70T53d6P9W/30+SpHk8t/kqrHO/3/k+/WeoD7qN5/8Agf8AfqgyfMcutWPM8x9++qjSS7j8i1mBYjg8z+Cp440j/wBioPMij/1Xz1PHJ5n9yuo5wnjT5Pn/AN+iS1SPfvRHR/4KfJAkn3KZ8nyfPQa6nDfFSfyE8B/J/wAzVYfJ9/8AgmrvPn/ePsriviN5Un/CGo6I+/xJZ7H/ANvY9YOuftQ+CdD1ifSkt9Z177Pvh+26RYvc2z3if8uaOn35qkvl5z0y+1Ky0pLX+0Lj7KlxcJaw/I775n+4nyVasdKtNNtoLSyi8i1RNiI7u/8A4+9fMf8AbnxN+GWpeG/HHjC98Uz+HpvOm8SWVlcQ3NnaJNv8mFLNE3/J8iO7vXsHwr+L1p8Tba9WXR77wvrenzJ9o0LVH/0lIX+eGb/cdKC5R5DgPgt8cNV+JV4n2vxb4TnunS5ebw3ZaXcpeQ+S7p/rnfZ/AlZ3wZ/aC1vx/wCJPC+nvrfhnxK+s2L3N9ZaFY3KTaH+53o8zu7o6b/k/g+evQ/hz8K/EHgO2tdKi+IE2o+F7fzkTSJtGtkfY+//AJbJ8/yb6nsfgnaaVD4NfR9du9L1fw3pb6SmoQwpvu7bydmyZP8AYdEmT/bT/boL5oHB/wDCzfiLoc3xJuLi78N69pHhDRrl5r2y06a2T+0kTelt88z79iff/wB9Erq/iN8WNY8H3N0llaWj+T4NvPEaecj/AOuhdNif7nz0eB/gTqHhnwffeEtV8a3Gu+E7vTrnT5bF9JhtppXm+/M8yfO7/O77/wDbpkHwIuLqw15PEvjXUPEt7faA/hy0unsYbb7JZv8Af+RPvzP8m9/9igPcOJ8K/tEa7rGm+KHi1jw341h0nwxNrX9oaFaXMMNjcp86W0293+/9/wCT+49egeOPi3rHhF9llaWL7/B+peIP3yO/+k23k7E/3PnrUvvg7o+paxPqH224gg1DQ38P6tZQoiJqMP3Emf8AuTJ8/wA/+3WJY/s+3ElhqkXiPxrfeIXm0CbwzYzPYww/YbN/vv8AJ/rpvkT53/uVnqHuHN6J+0Rq/iCf4P24sLVL3xM8yeIU+f8A0F0R0dE/7bI/3/4Er3t/9zf89eZaP+zno/hzxD/wkFvqt3PO+rW2ppC+zYnk2zw7E/2HeZ5n/wBuvUJNkcO7fvetCJ8n2Bnlp53yfJRInmP8mxKf5iR/fTf/ALFMnkSB3eV0tYE++8z7EqiAjgT/APYo8hJPM2b3eiO+f+0vs72lwiJDv+27P3P3/ub/AO/VG1gvZ9HSLXbu3vb5/wDXPpaTWaP8+9P49/8AcqQL2xI2/wBykkj+46b/AJ6nT958/lb6Z/rH2J9z+OgCra2NpDNdXCW6JPcPvmdE+ebZ9zf/AMAqrrnh/R/E2xNT0+0unhT91NNbo81u/wDfhd0+R61PL2ffenwSRbE3oqPQAyOR57ZJYpXuoJvn85/vvUMcfl/79XYLr/X/AOkLdOjvv2bN6b/nRH2VHJdJInzxfcoAqxx+Y7/fqfyPM/3P79WoJEdN70/zEjT7nyUucDP/ANZ8m/8Agp8n7xKfHGk8P9zfRJHTI1Kv9/8A26hvr77LCiJF591M+y3tf+ez/wDsif33q1JJ5ab96bETe8j1R0OCK+uf7V++9wn+jv8A3If4P++/v/8AfH9yguAR6V5+j3Vldy/ap7uF/tE33Ed3T+D+4n9z/crl7X4M+GrHw34U0Tyri6svD1xDe2jzTfPNNDD5KPN/f+R9myu8kR9+9vno+eP770BznlNj+zL4Mtbae0ll1m+tWtP7PsbW91R5k0u23pN5Nt/cTeif8ATZVrxd+z14a8YeIdX1PULvXLX+1ntpr7T9P1F7a2u7m22eTM6f302J/sfJXpvnpSb08zf/AB7KA55nkWq/sw+D9ce9i1OXXNUsrhLlLfT7rVHeHTvtL75ntv7m9/8AvirWlfA/wlpPjCC7uNT1zXvFDzW2ru+qao9zczPbI8KPs/uJ5zp8nyfcr1D596fJWDJJ5nxXsrdET/kATPv/AO3mH5KC+eZnaVpuheFZp9PtLfVoEuL6bWpv+JXczQzTTO+9N+z5Pn+fZ/sVPo/xK8KeIPFt14X0/WEfXreHzptPe0uYXhT/AG96J/fSrsGsXfipHi8OXb2tkr7LjWtm/fsf50tkf77/AO39xP8AbrFn0PTND+IXhT7FbwwO9vqTu7/PNcO/k73d3+d6APJfFV3e/DL9qLw1cWkTpoOs/PcfvvkR7l/Jm/3P33kv/wB919EeI/Een+EdB1HW9YuEstO0+F5rib+4leCftpeH3n8GaD4lt4t82k3ez/XeT99N6f7+yaFPkr3XR7608ceD9Ovb2yhurLVrGGaa1uk3o6Om90dKC5/DA8U/4XF41+M1te2nw/0K70RIfkmvX2b/APY2XO/yU3p/c3uldr+z78MvEHwn8JajY+JfED+Ib6+vnvf9c8yWm9Pub3+d69KtdNsrHTUsrK0hsrK3TZDa2qeTDCn9xESn/wADo/8AwCs9SJTPJNa0vWvhwZl0fw3e61apczXOh3ujfO+mPM+97a5h3/PbO+9/7iJ/c2V69cR/P8j0zzP9iieTyK0DnKWq2P2q2e3824tfO+TzrV9jp/uVNBJcSXLp9n2ImzZN5yfP9/f8n8Gz/wBno8zzHqGeO3vrV7eVPPgm+R4X+49BA+1tbSxSRLS0t7VHfe6Qwom9/wC++yn/AMf+/TLWd5JrqJ7d4PJf5H3o6TJs+/R/33QBP5ibPv8A/wBhRH/fqP8A1ib9lSXEifJs+/QBa8n/AHaPkT79Qee+xHen/PJ/yy370oLCCTzN/wC6qHzPMf7myn+Z5f30emeY0b7/AOCggf5jxvv/APZ6ZJJ/H8lPj/fvvqf7Omz+5/coLPFPip4D0zwH4b8ZeKNCS+0661n7Gms/ZZv3MNn5yfaZkRPuPsd3d69a8OWtlpuiWsXhq3t7XQUhR7T+y9iW2z+D7lZ3/CY+HJEskfW7F/tzzQ2iecj/AGjyd/nIn9/ZsffXD6N8GfhJ4mSfUNH8NaTe2txN+++xTTfZnf77/Ij7P46AO11zx34U8KzP/bHibQ9LdP4LrUYUf/0Oua/4W3ceLn+z/DfR5vFDv/zMF1C9to1p/t+c6b5n/wBiFK6jSfAHh/Q0/wCJZ4c0bTk/6ddOhT/2Sqtr8UPB994nn8NW/ivTL3xDC7wvpaXaecjp99Nn+xQBP4H8D2nw98K2ulWks166b5ri9m+/dzP87zP/AL71veZ8n/odUtc1zT/Dlg+oarew6dZJ8j3V0+xE31dtZIrqzSWJ0nSZN6P/AH0oAf5ib/4E+SoZI3+/U09r5ab9+/5N9Mjk8xNj/JQAzzPvoj0eX/cp8kiSP8n/AH8pkci/ceggmtY0+emT0+CN4/8Ac/2KJ5/L+TYn3KCyHYlRyR+W/wDuVJ5ib9n9yiT94lBBHJInyfJT49/+3SxyeXs3J/3xR56R/wCxQWEkfmIm9/46fGnmJs/go8tP4P8Av3RHJ/foAZ5af7aO9RySJJ996kefz3+/v/36jkkT7/8AHQQSRwJv2fJvqPyEjm+58n8dHmO6JvpZJ/nTZQAklqkj/wC//HTJPufPsejzPv8A/jlM+1eZ8n36AIPL8z7ifu6Z5aRp86PVqe4eNNibEqPz/M++6VnqBWkj8zZ8nzpVBvvH7laU/wC7T5NnyVTaR9x+SjUB08b7NiOnz0//AFDo/lPOjvs2I/3P9unxyf8Afb0f99f7FbHOWvL+R9ifc/g/v1Vg3xonmxeX/sO9Twb4/neiT92n3/k/2/uUGup4P+0n8W7TwXqXgrT7e3uNb8Q/2zbanDpFknzvCm9E3/3N7vsSu/8Agt4V1j4c/C7S9K1BEfVLfzrq4h0/+/M7zbE/vv8APsrzPTZ0/wCEz1f7PF/aO/4jWf8AxOn+f7Qn2Z38lH/6dn+SvXfD/wASvDXi3W30zw14t8PavdWkz/2jZQ3fnXOzZ/yxRP8Ab2UG0v5TpbGB7GGDZLcSfO777qbe/wD33Xjfwk1W01X42fEqLXWuE8apfeTaQ3UOz/iTps8nyf76b/vv/uV7j/sf368b+DP9t+PPiF4r+Iup3en/ANkQvN4Z0aG1R9/k21z88zv/ALb1IQ+A9duPvvsojj/jd6kk83+/Uf8AcoMdQ+Tydifcok/eP8ifcqSOF5Pk2VHNOsD2sUssKTzPst0eZEeZ/wC4ifx0Fkkcf/fFPnj+Tfs3p/frLtfEH2rT9XfT9Pu9Un093tXtfJ+zPLMn8CPNsR/9/wC5W35j+T9zZ/sPQBVj3yfuvv8Az0ySfyERHR33zbP3Kb9n/wBhT/LT9+jvNOk330utjonybNif7H/xdEMH2WFIookgghTYkKJsREoAgg+1/b/+Xf8As7Z9zY/nedv/AO+NmyoINHisbaeJHuLpLiZ7p/7Qm+0/f/g+f+D+4lXaXzP/ALOgA+Tf86b99R+X9xPv/wC5/BVry/npkcbp/wDEUAPk2xv/AOh1S/v1ak3yb0dKI/3fyffT+5QRqMj/AHj7Nnz1B5fz1e+T77vsqOTfI+//ANDoDUq2sfkak+yyhgSZN810mze7/c2P/wAA/jp8++T+H56ZqUlpYpBqF7qD6dBb/O7+dshff8ib/wDvv/vurs8b7/8AcoLBLjy4f4Epknmz70TZR5f8dEkf8affoAh+ffv/ANj7lP8An37H+5sp/wA8jf7tEkb7/kqiNTIvt99qVrZJK6O/+lTIn8aJ/B/wN/8A0B60IJHj3vs+R6h0OSK+8/VUTel2/wC5/wBuFPuP/wAD+d/+B1dk/d/cegsZP+7h+So/nk31P8+ze/36P9Z9zfUkajJ4H850/wBio44/v1a8ttlMjgTZG/8AwCgNRnybPkf59lcH8QPhzr3jLxZoOp6Zrdjp2n2NpNBqOn3STbL6F3R9n7l0+T5Pnr0mOOKP/gdP+ff9/wD3KC4HFRx+OILeBEuPCbuibP8Aj0vET/vjfVW18OeKL7xnp2t63d6Clrp9pcww2ukQ3O93m2ffeb/crvI4/kn3/JT/ACHk3u7/AO/QB4P+1lqunyfD3S9H1C7Sy+16il788yJvhtvnf/2RP9969X8B6V/wj/gDw1pmx0e0062hdH++nyJXisH7NPiXWPi1qmu+JfEFje6LNffak8lHe5uId+9LZ9/+pT+B9n36+iJI3853oLl8HIHmPv8AkTelH+38myj/AMcoSTz/AL+xKCCdIPk/gqCeCn+YsafIlHmeZ/HsSgCr5Hlvv3vTI4/MffU7/cqOOTy/k2ffoAZPpSXTwI8twnlTecnkzPDv2f39n30/2Kjg2XUP2iL7Qib3h2TQvC/yfJ9x6tySPGnzpUc0Et1seK7+y7H+f9zv85P7n+x/v/7FBZJHGn9/+CnyWvmJJ9z+5VW1urefzvKdH8mbyX/2HrRgj8x3RUeTf/sUEGdJ/c+/8lTyfu4f9z+CifZG/wAn3KSSTzH/AL9AC/JI/wC93/7FEn7veiP8j0eZ5bo7/wDjlEeyRPkoAfHIkcOz7lH2hJGT7+z+/TJI6f5flp8j/wC58lBZ8naH8NfiH4Ds9e1WytL7VNR1601iytHeFEm8Ov8AaZpofJ/uQzI/3/7/AJNZfi7w/wCMILDzfCmi+OoPD0Wo79L0i9e5855vs0O/e6TedD++37Hfem/fvTY6V9hSQPJ87p89Elq8j73loNvbTPAPhJpvxAg+NmqXfiP+2YLV3v8A7XvhmeyeHen2NEd5vJ+RP+eKJ/HvrOk03xHqT/8ACL2/grXEvbfxxN4gTWprdIbaG2S5ebek2/53dPk2f7dfSfl+XvTzaZ5flvuTfS5CPanxbpVr4ttbX/isNN8TWvhTULjTf7R0t7iaG5u5tlz50MLzTb5n3/ZnfZsR0T5Er6Z/Z61W41X4J+ELu9lu7qebTkfzrp98z/f2b3/jrr9c8OaV4usHstY0+01eyd/ntb2FJk/74erUFrb2qJb2+yGBERERE2IiVGoSlzhJI+/Yj/f/AIKmjj/v/wDfuoZI0jfelP8AP8x0+T560IGeWm/+5T47X/YT/co/26njjeBN/wDHQBHJsjT7n3KZJH5nzo9TzyeXDsqDzP8Ab+//AAUAM8j+P/WO9E8fl/J9yjy331a8vy/+AUAUvL/g30n/AC2+d/n/ALlWp5Ip/M2UyPf9zYj0AMk3ybHd0SiSP5/v/wCx8lP+f5EpkkHl/PQBHPImz5E2Uzy9j7KfJJFv3v8A36kkgT77vveggq+W/wBz5KZ8+/8A2Ku+X8vzP9//AGKgkg8t9n3NlADPn3p8lRwR/Zd/yfPVrzFg/j/3KZPInzu7/wC3voAgk3zJ8+xKh8x43f7j/wB+pv8AWInz/JR5fmb9lZ6gZ/8A0y2fI/8AGlU1f5R87r/s+la0kHyeb5v36qeRRqAvn+Zv/jp8cnlunz1kQ/8ACSyeG4JfsWjad4hd0861e4mubaFN/wDfREd32f8Aj9Wp7XUJNYtbi31C3g0iGF0lsntP30z/AMD+dv8Ak/3NlbEampPI8exN9eZftLQardfArxRFaWn2pJrf/SE85Id9sjo82x3/AI9iPXeR6Vcf29PqEut6hPavF5KaQ/k/ZoX/AOeyfJv3/wC+9eUftReFfP8AhL4h1DT7e+nunu7Ca+SHfc+dCjp8iQ/c/wBv5EqJGtL4jgPjhqXhpP2S/Dd34UtIdE8PPd2z6dp/zo6ff3pvT+NPn3vXg/w90vU9K+JHgPXdK+S6u9Utobea1RE3/c3w7E/2Pv194fCSfwlrHwx05PClvM/hqaJ7V7XUIdkz/wAEyXKf39+/fR4R+B/gTwr4hTWNE8L29lqkKOlvMjzTfZ0f7/ko7/JR9o6I1eWPIb3jzxdZfDnwxqniPVftCaXp8XnTfZU3u6f7FeRfs3/Z5Ne8eanb6VqHhTS9cvkvdL8P6mjwv5KJ++uUh/23erXjiDUPix8Qv+EHt9Cey8KaNq8N74kvZrtP9L+TzoYUh/uO+z/vivapJPMTZ/BTMPghyB5j+dtoj3SP/wA86P8AWfP/AB0Qx/O++qMdSl/wjkV1bavb6hqF9qllqH37W6m2Jbps2bIdmx0T/gdWo4FR7X91DJ5P+pd03vD8mz5Hqfy/M/jqPy/LSpLJ/t0v8cruiUzzPM2O70R/u5P/AIurX2VPs2//AG/++KAKsEj7KJ5H37Fp/wDq3+5/4/TNi1QEfmffeiD7+96kkjSP/gdR/JH/AB1JGpak379nlUyOfzJt/lUzzHj+ff8AwUkmzfv+49BYyOfzJk+f/vip5Pk+X7/yU+OPzNjs9Mk+R/ufI9ADPnkTZ8ibKP8AWOnyfcSn+X5/3Pk+T7lMjgSR3+f5NlUAef5EO9Nj/wCw9R2M9xJYQPcW6QXTpvmhSXzkhf8Aub/46k8tP+AJRawXED3XmypPA7/udibNibP/AB/+OpAJLry031N5jyfMj/wUyT7mxPufx76PL/uUAPjn8ube/wDB/sVn+ILqW+vE0+Len2v/AFzp/BD/AB/99/c/4HVry0/gR9/+3VWD9/f3Uuz5E2Qo6P8A3Pnf/wAff/xyqAteekG/5E2b9ibPk2JUfnvJs/uVakjTe9Q+X99//QKkjUI5Pn/v7KI5/wDYokj+TZvp88aRom96A1HwRv5m/wC5TPtXmffo8z5HR/k/3KZHAn3N/wDwOgNR/nPs2Pso8/y0+f79EmyN9nyf7FHl+Yjp8lAaj/tX8HyUfankTZv2VDH/AB76mkj/AL6b3qg1JIJPMfe/zulPkkeSSmWu/wDvpU3ybUSpLIfM/gSj5f8AgdP+Te+2oI45f+AUAT2s8UafP8++mSfvH+dKIN8abXdKm+S3+T/vigCl5b7NiI/36PLeN9/zo9WpJH8vYv8A33UEn+3VAM/1kOz59iPT/wB7JsRE+5UkD+Y9c14/+JWj/CvTY9Q8QPdw2Tvs8y1sZrlE/wB/yUfZ/wADqQNu6tZZ0gT7RcWux0ffC+x/kffs/wBz+B68/wBV0uLx54t17T9d/tZ9B0b7HDDp+nzTQ+dNMm/zn8nY7/3P7ibHr0DQ/EFl4g0SDWLf7RBZTI7p9qt3tn+T/Yf50rnbqPw/4xfQfEdpe6naz6jCkNpqGi3D2zzQum9Em2fwfx/P9ygsz/hJqWoT2fiHR9Qu7jVP7D1m50y3vbp97zQoiOm9/wCN037N/wDsV3nlxR/f/grB0fwjZeEbDUbfw1EtlPd/O73ss15C82z77pv+/wD3/wC/WvNOkc0Fu8Vw88yO6OkL+Smz++/8FAD/APWPTPn3/cqf540RH/cfJ8m9KfBJ8/36CC1HH+5/gqC63+X/ALe+iOb5Niffo8t5H/v70oLIZNkm93+5Ufl/7NT/ACRv86Uef5k3z7Nn9ygCCT938n8FE8n9z5KtSSJJ8lMnjikT+D+5QBV8zzJvufJT5J/n2O/z/f2VJ/sI/wAlEcf30eggf5aSfPspkkfl7KJJNj/PR5iRw/xvQAeX9/8A9DqOOR9j7N9Wo5PkRKZ/q33o+z/boLGR/wB93okkfen/AKHT5JH+RH+enxxpH/t0AVZJPMm+T+Cp453jTZv/AOAVN8kab9j76h8/5vuUAQRx+fNvfelWv76J9yoZP+B0RyeY/wA7/wC5QAyP95959lR+Z5b/AH3qf599R/PvoIIP9vfvq3H9/wC4j/8AA6g8j5P7lPj2b/uUASf6t/v/AD1BPJ5ju7y73qf5JPkqCCTy/wDboAZJB5bo++qsk/z/AL1vkq15nyfcpnyf3KAIJJvn2b9nyUTx7/uPs/246fJs+R3+SoPLTZv/ALlABH5se99/zpUPlzf3sf8AA6f5HyI/8FMkuIt5+WWs9QLX9z/x96fJBsTe/wB+iN/M2Jvpn2p5IfuVsRqPj/26tQTeRNBt+/8A30qr5j7PuffogmeNPuUBqfM3gv4jah8Ab/xloXivwl4s166fWbnWrjWtFsfOsvs02z99/sf7aVrxwXH7Uni3UX0zxR4h0v4X6Zbwvper6F/oH2jUv4/ndN82z/vivon7c+zyf+WH/PP+Cjz0gjSJIkRE+RET5ESpOnm+0ZHg7wPoXgPR00fQrL7LDv3zTO/nTXD/APPaZ3+d3/262pIU/v8A+5TPP8h/9un/AG75PufJQYh5fl/f2f3Kg8zzH+5Unmeem9/n2VHBJ8mxERP499UAeYn/AH3U/mfJsqr/AB0/+BHqQJP4N7pT45/Mmf8AuUyPfJD8nyVH/q/u1QFqPZH99/v0zzlqGSP5/uff+eo7qCWOF/s8W+dP4N9SBa8xJJPk+/UDyfJUkkD70qCON9+z/bqiNSeST7jpR/rN+/8Av1H5f3EdKPLl2P8AwfP8lBZPB/c+SnyR+Zs/ub6qwb40+f5PnqSSTzJoPv7KkCaSRfufJ/uUef8AL9yof9ZJv/uVH8+x/wDbqgJI5PM+f/xyjz7KO/R/K/fv+53/AD/P999n+x/HRHHLsdNn+39+iRLiNHeJEd3/AOez7E2b6kC1HOknmIz7KINnz/3KgkkSTY+x/v8Az0QSeX8m+gCe+ure1Se4ll2QQxec71R0ed49Ng+0RLBO6b5k/uO/zv8A+h1W1X/StSsrTYkkG/7VN/uI/wAn/fb7P/H60P8AWbHdNkm/79ABJO8n8fyUeZ++2PsRKg/j/wBinz76CNS35nlps+Tfvo8xPuVR+SPZRH+8m3/fqg1LXmJ60z5NnyfP89Vdj7N9Pj3/ACb0+5UcgalrzPkTZR/sUyP7n3Pkpkkj76Yalry0jj+/vqOOT5HqHzH+R0T7n36I5PL/AIH30BqWo/uPT45H2fJUHnvIiJso/wBXQWWoP3nyPR5f/fFQ+Z5fyOn3Kmj3ybNnz76AGRxrJsd/uUyST/UJU11/yzR//HKZJ+/f/wCwoAg8zzH++nyVPPHUEcf2V9+z56Pnj/4BQBP5flzbUrkPjF4f1Pxd8Mde0fSkSfUb6FEhR32I/wA6PXXxx+ZH5r0eX8776APnr4qfDXxn4j+OVlrulaIj2VpcWDw6ok0P+pTf9pR3d96ff+4ibH/jrmoP2c/Efhzw9ZWXh/SodOgbSbNL6OG+2I9+lnfwzP8Af+/vmh+f/wCIr6tgkf8AgqS+jSRER/8AfrPU29pI5PwB4ZsvA/g/SPD+n6fDp0Fjbonkw/Psf+N9/wDv766KT7+x/wC//BRHHbxx/PRH5Un/AO3WhBnWujpYo8WmeVpyPd/arj9z53nb3+dPnf5N/wDf/gq1dXUVrveV/IgSHznup/khRP8Afq9HAnzp8/z1H5CeT9nl/fp/GjpvoAZ5kUib/k2fwVag/eJVH7L5jwOlxMnk7/3KPsR/9+j+0v7NsJ5b1PMfztifYoXufk37E+T/ANDoAnnuvL/g++9MknTZ/cqaexST966fc+TfUMkHmP8AJQA9/uVB89Wtifcd3+/XFeOPiNaeDtV0uy/sq+1RLh0+1zWTp/xLoXdIUmdP498zomxP9ugDso98iUyffHNU0GyPZ9/fRPIknyUAQ+Ynzv8A990+TZ8lE+zZ/HT44/k3JQAySTzE+RKgk/4G6VP5aSPsqCP+P56ANGCDzER0RHpk/wDq/u/PUf8AqPn/AO+6Xy3kfzXd/n/goAj8zzERN/z/AHKZ5fmP/t0/y/LdNjvRJ99/9igA/wBYkm/fvRKg895Pn2bHqTy3R/N3/P8A3Kf83396b99ADI5PMf77/fokkRNnyPT/AC0g/jT56jy/996AGSSPJ/fokkf7mz5P79HkP5yf3H/gqSS3f+/QQQSSPs+/U/8Aq0+ao5I/n+ddlHmPJ/foAh8xPMf/ANDo8zy96In36j8ny/v0eWkibN+z/boAZJI8m99/yUySTy43+d9//odWvI/cu/yPVGT9587/AO5QASb/APtnsqu03zH53qXy3jT/AGH/AL9U2j+Y/erPUC/8+xE2fc/jqSOP5/k31N5Dxv8AxvTJP3dbEaj47WpPsvlv/uVB/rH/AI6n894/uVJYR2vmTfO/yffp8lHmeW9HlvInyfcoAZPB/ceiSBNmxHqaCR/7lEkfl/coAZHH5aIiJTJ4/n2I9Pjk+f5//HKJN+/7/wBygAjj8v8A4BTPLfeiI/n0+N/n+f8A9Aok+/uR6AH+X5HyOmymSf8AodP+0SyQ7Hmf+/s30z/WIifc/uUAMgj+dN9XY4/k37Pn/uVB5nyVPJP5afJ9ygCCSN9/3N9Q/P8Ax/8AAKteZ5nzon/fdR/wfc3/APslADNnlpUHmPG+yr3l+YnyVH5aff2fPQBD5fz/ACU+SN6fH/sUfPv+5/3xQBD5flv/ALFWo4aI5E/j+T56PM+f7+ygCOC1/ufPsqeT7mz503p/B9+iDYn+/TH/APZ6AILHZ9mglR3uoHT/AFz/APLb/bqee18uZ4qjur5LGaCK7uNj3E3kW+/5N77N+z/f2I//AHxUkkyb9/8AHQBnWsafadUl8p96OkPyJvd0REf/ANnerXlvH/sb6Zo1qlrNqkr7He4u9/yfwfuUT/2SppJEk2fwP/sUBMhjj+f56u/JsqHzH27/AOOiP/XUEaiSR/vPnpn2ep4/3f8AuVBHP/BsoDUPLl37Ep8f3/nSljk+47pU0k6SP8//AAOgNRnkJIm9PnRKg8v56njn8vZs3u9Ekib/AJKA1I5I32bP4Kkjg8vY7vv2USTUR/wPQGo+T95UEcHl/fqeSRPnRP79M/1mz/Y/v0Fk0ki//Z0J+7+TZ8lMk/efJsp8cn9+gAn/AHc3yfOlEciVJ5abHZPn2VVn82N9+/fQBHdT+Yn/AAP59lM8zzP4KZHbvJs+T7j1N5H7n50f+/QBJHP5f8e/+PZUfmP8m+X79HltJ8/3P+B1J5Dzzf39n9ygA+f/AOzqP++m/fsq1/rEqr5aJNsegAjkRIf4HeiPZ/AibKPLSN3R6I42kdNn3KAJ4JPn+T+CpPM89PnT5Kgjjfzt7/c2U+SDzPuf+OUAQSfu/wCNPnqe0kT/AMconjeT+D56ZJv+RKCyP7DZSX6ag8SfbfJ8lJn+/s379lVY/tdjDZRfvtXk37Jrp/JhdE/v7P8A2RKteW+z7n+5R5fzo7pQAQXUU9z5Tu8DvM6Il18ju6f3N/36828FyXuq+ML3ULvZsuNUv5ofk37IbPZZ2yf99vM//A69NgkeN/uJ/fSvHv7V1W60rW7eJPP1e0/t7RYYUf59+9Lm2T/gcNBcD0PTfH/hrVdbn0rT/Een3uqQ/ftYZt7/APxD/wDAK6GONP77/PXzF40+JUupaJZaF4a/sHVLK7vtNTwfDpcyfbdOmhf9950P30dHT/0OvpaORN779kez77yfIn/fdAcpakpnnvt3v/wCmRweXN8ib6jn+5v+ffQQTU2ONU/j2U+OT5KJIPM3s3/fdADI9nzpvqaOdPufcqrJvj/g+/UkkfmP9+gCben+zTJJPPffv+eoI9++pP4H/uUAPj+/9+p/k/8A26o/6yT53+epPs7/AD/Jv+SgB7x+Ym90pjyJtR/v0fwfP/4/TH+/QBN5CSIj7KJNkn8HyJT/ADE+T5/9xHqldSfO9AE8kfnvVqCCJPvOm/8A2/uP/sVneX5ifO/3/wC5Ucf7t/8A0CgCSTyo5kR0dP8AY31BJH5iP5XzolEe/wDuUyP+N3+T56CC15aR73f93VWSNZH+d9iVBPIkab/ubKPLeTfQBPHs8n5P9XVKf5ZmHvT5IPLdE31V+b+JH3d/nrPUC1HH8+/+/U8kjyJ86VB5f77+NKn+z1sRqTRzvIn3EqSSTy/4N9FrG8f8dPn/AHib/vvUllXzP9inyR/Jv31J5fz73pJI/Mf/ANkSqAk8x49m/wCeh5/n+/8A990/7P5iJvqSG1TY/wBzf/HUllX5vvU+CTzN++n+Wkn3Hel8j/x+ggjkjb7iUz/WfJ/45U32V5P4/npkkflv/uUAP/1cOz/Y+/8Ax1DJG8if33/gp8m+NPv0+ONJP46AGfP/AB/8AokjfZ8lTxx+X8+yo5I/k/joAZHH/t7KJJHjd/v0+ONP/ZNlSSR+W/8AsUAQR+b/AMspan/5Y/71P+SR/ko8n5Pm2UAUvL+fZT/L8ub79EcHlzU+T53/ANigCGTf/fok/dv8lWvL+d99Hyfwf990EakEEnz0XX7y2kR4t8D/ACOlT+Qkf3PuVNHJ9/8AjoLPH/D6axB8V7LQtQ0y7fS9Dsbm9tNad98N2j7IYd//AE2RPOR/7/369Tj3/PVrznkR0d/k379lM+f7/wDfoDmM6xk/c3SP/wA/c3/o6rUn3/8AYq7dR+Z9lf8A57JTPL8vf/HQEil/Hsp/mf8AAP43qd4/uJUHlvHN/rf+AUAT+X5i/f8A9zfVHzPLm+dd9Wo9/mb3RHo/5bbEf50oI1Ks8/npv2fOlTySf3PvvUHlvIk+ymfLH5FUGpJ5ibf9yn+Ykieb9ymSfvJHii3/AD0nz7H+T+OgsJJ/k+f/AL7qeOfyE2bN6bP7lFxIkkNQfPP8jvs/v0Ealr5JNmz56fb7I9/+3S+X5afJ9z/0OpvM+/sT5KksJI/n+f8Aho8t433v/cpkk/mP89Ecfmb6AJ/P8xNm/Yn36j3xf8Dpn8dF1H5D/Pves9Swkki2b/8AxyoPMfdvo/5Yyf71Mj3yffetCCSSTzH+/vqb7V/Hs2J/sVSj2SOm/wD9Aq1a7POf7jp9zZQA+Cd9/wA1Pk2P/tvTJP3ib9myoLXfv+egCeSNP4/4P9ioI/ubN/3Knk2bHT+Oqse+P7n/AAOgC1PJF9m+RPnosY/Lf/W1Vk3ybE2fcSiOT+5QWaPmeXvTf/33Ucn7yqscjxzJ8/8AB/HUnmPvdPuUAPk/dv8Ax0yOR433/f30Qb9773+eppPuf7dAEP8AHvf5Erhrr4Vy/wDC0oPGFprs1lZO6T32ipbo/wBruUR4Um87+D5H2P8A39iV2vmeY6I6VJ5j/wDA3oCBlweHNH0rWLrW7LRNPsdXvnRLvUIbREuZv9960L7SrLVdNnstQtIb2yuE8ma1mTekyf3HSpJJHjR9/wB/fUfmPs++1AEMel28d/ZXEUt3apb2/wBlhsoJtlrs/wCuP99NnyVHHPqGm6b5uoW6Xt7v2bNFt/k2O/yfI7/3Pv1e+ff9/wDg/jqOT7n+9QAyx1Wynv72yS4R7q02ecmx/k3/AHK0Y/3ib0TfVWSR5IfKf54PubH+dHp8em2n+i7LREjtH/0dE+RIfk2fIif7FABJJ/sUeYkn+3/BUH2eXfdOj7/40hk2IifJ9zfVL+2Lux03Tpb3TLiC6uHSGaHT/wDSUt3f/b/uf7dAGu+zfTPkkqrPrmnx6ra6ZLd26ajcQvNDC7/O6Js3v/wDelQ6VrllrlhBqemXtve6dcJvhuoX+SZKALskieZ8if8AA6PLf+CiCeGTz9k0L+T8joj/ADp/v1HPa/avI81HgeF96OnyOj0ASR/u3/v0/wD1kyUyOPzH2fI9Ef3/AJ3+T/0CgAk3ybERPuPT5PuvUEknlpu/9Dp/nvH9yLf/ALdACxxvs+d0SoI4Pk/2Kn+1fOiOnyUzz/4NlACSR/wfwb6h8iX59tTyXX7z7n+wlRyXUu/Zs2bqAIJ4fM37/wDgdEaeXs3/APAKn/16bH376gkuvLR12fu0+5WeoBdO+zZs+f8A2Kz5Ld2cnKJ/s+lWvM8z+B/kqlNdP5jduf7lGpEi75j/ACP9yhPvyUR/vE2Jsp/keW9bEaj44/7776kjk/2Kjt403vuqTy331JYRyeZv+T/xyiTZ5PyI+/8Av0RwPvffUf8Aq0qgJI98aVNHO/yI/wBymeX5ib6Zsfzvn+/QAeY8j1ajvn2ImyoJI/Lm+/8A8Do8vzPvu/yPUgPf7/z76J/v7F+/U/8At/fqDy3kff8AI9ADINki7P8Avt6knj+RET50pI403fOm+mSb96In8VAD45H/AI/++Kk8xI/v7/8AfqNN/wB+mSQP870ATxxp8lE++CH5HqP5/J+apJNkkP3Nj0AQQSfPsf56nk+/sSn2sKfx/wDAHonj/uJQBBJJ5n/AaIYP7+/5Kkjj/v76f5jx/wAf3KAGeZ5f3E+/TKf/AMBokj8t96UAR/aH2bEqSOT5E2fx1HJB5jpvqeONPJRH+RKAKsk/9yj+P+Gnx2v30/5Z/wC/9+oZI/Mf53egjU0Y7p/syRbPuO71BJJ86bPkp6fu0+/vp8kaR7Pk+Sgshk3/AD/PUHmfP5rVP5abPv1H5Hl/O7/JQAz5/v7KZ5aTun+3Vry0kT+5RsSR/kT/AL4oAgjj/wCWSfc+49M8hI3RESrXkpv3/cqOOCgAgg/2Nm/79TwQJHv/AIKZJH5fyU/540+/9+gCl5aR73f/AL7p88CTpudN/wDcp+zzPkd/kSpI/wB2n/xFBGpHJvjRNnz7P7lSQf6n5/8Avij/AFb0QR/JvoLH/I/8D76Pkj/3/wDYp8eze9MkjTZ8lABH+8f+/U8lr9q2P8/yVHHs2fJ9+iSf7LsTf9+gsZJY+Wn30qD5I/8Agf8AsVJJOmxH37Kj3/u/KoICSNI96Js2f7dSRyeXDsi/jqD55Kf5flo/8HyUATxyeYn3HogjTfvSmRzp5P36I5IvufPQBNPJ8n9//gFVf7lSSTpR5nmJ8lABHs/77qbyIUT/AIBVX/lon36kjukk/vpQAfLG/wD8XU3lpH/t7/7lM+SeieP+8+zZ9+gskj2b96fJvp/l+X/GmyoI5EjT5Pk/36JJ/wDb/wDHKAGeXFJsRPn2U+N/Lf7n/AKI5Io/+ulM+Td9+gAj2yfc+TfT5I/kSiONPk+//v0eY+z7+x6ADyP4NlMkjT5Pk+7U0cnz7HT5NlSSQRR/x0AQeYnkpsSn+Z5nyfcqGPyt2ze9Wv3UnzrQBB5if79H8FEkjxo/lbN7/c3/AHP+B0yGR/vy+T8/9ygB8kf8aJ9z+PZVKbR7S7hRJbS3nhhdJoU8n5IXT7jon+xV2ed5Ef50+f8AuVD+9j+SgBIIEjud8SQxvN87uiff/wB/+/VKfQ/M0pNPsr6+0hLd0eGaym+f5H37N77/AJH+49XY98f30qSR0+RET56AI57G7+32txFepBa7H86y8n/XP/A+/wDg2fPWf5eq2Om/6bt17Ud//Lkn2bem/wD23/gT/wBArakkfZUME/mJsdPv0AQQX1vJeT2X2j/SrdEndHR/kR/ufP8Ac/gp/lvJvSJ0dP8AY+ffXG6x8VPD/wDaV1ommRX3ivUYf3Fxp+hWn2zY/wDcmf8A1Kf7jvVXTfEl14gm/sJPCXibwV9o06a1sX1SG2Sy3/3NiO/zon3P9igOQL74xeHLG5d7u31aCyS7/s/+13sf9C87fs+/v+5v/jrtvIfzn314pJrl3dade+HLtr7Ubr+xf7GTwf8A2XMnm3P8dz52zZs/299d/qXi7T/AH/CNWWu+JbHREeH7K6XVu7/bnRE+5N/BQXKJ18cz3H/AKgkjl376xdN8aafffantPEvhu93/AD6ckN2nyJs/5bfP8/z/ANyrtjqVxqVhavbpY63dTOiX39i3yPDb/wB9/n+d0T+59+ggtSSPHG77/uJUEf7xPNrP1zXNQ03+0PsnhrUNU+yQo8PkzQp9rd3+4m9/vp9/56g1LxNcWusT6fFoOp6jssXvUuodnku6f8u2/wD57PQQa/kPIu9H+/VeW0fzG+51rJk1bVb6FEfRHsrW40t5rh31FIZra5/59v8A7d/BXhtp8S/jFb28cXhq2/4SzQUGLPWr3R9015H2kZt67z1+fA343fxVnzFRjzH0pHJ5cbpU0Enl1nx/vPkp8cDyb62MYmjJP8/3EqaPZI/z/wDfdZcm+d/mo+fYib/uUGhoxxpHG7/3P4KfJB5aebsTZ/v1S+fa9Pkd3R0dEdH+/QAST/OifJUkk7yfO9QW/m73+TZR/H8/9/8A5Z0ATxyPI7onz0+PfI/3KZHH8/8A7PUHmeWzvQBoyR+X+9Tf/uR0zy9kO9Kjt6JJHkh+4/kfwVID4/8Abo+SOqse+N/kffspkc/z/foAtee//fdTwSJv+eqP/LH5/v0R/uE30AXpJE/2E2f3KJJIt+x3TfWdPI8k2/e9En7z/gFLkA0fP8zZsokmeObZVWORI0/6Z0//AFexP4/v/vKYE/ny/wDAKI5/MTfVWST7n8H+xUf/ACzf/foAn895HqeOd4EqrH/7J/co/gdN/wDHQBPJP5nlulRxz/J8/wB+mRyeZvRPko8tJERt/wDB89AFqPZHH871H5ifx7KZJG/ko/3EpkkaR7Pk/wBygC78knzo+x/4Kg8zy32P9yqvn/fqTzE2f3EoAmkkSP8A4BUn8H8Cb/7lVZI/k/j+/T5N6P8AfoAtSbI4d/3Ho+1JHN8ifP8A399VfM8xvnemf3/n37KXKBN5jyTfOm+pPMSf/YqjJu3p86fOlSQRvJDVgWpJPn+/9z7lRyT/AN9EokjeOGP5P+B0fwfc3vUgSRyfxp89RybJI96UQRv8+/8A4HRHH5b/ADp8lADP9ZNvd6tQf3PubKqyfu5Pv/JU/wDq/uPsR/8AxygB/lp/f+Sjy/4P+WdEciR/cf56JI/MfZv2UAP+SmSQPJJ+6T7lEcfz/ff5EqfzH+T+CgCj5flv/Bso8t5H2VJPJF/A/wA9Ek8vkps+eqAI4NmzfUckbyPsqSPfJJ871HJJ/BUgHl+Wn36I4PIm+/vqTz0k/wCulEn7z7n8FAD4LV5NlMkgfzvk2fPT/M+TYn7v/bog2SP87/coLGeXLP8A610+T+OiOBI33psp/wAkif8AxdMkkT5Nnyb6ACN/n+R9lPn/ANIT/Yo/1abESmR/f2ffegCP7K8G/wC4m+pI40+5/wCh0+T+P919yoPk++n/AHxQBJ/sbaen7v8Ag2O9M/g+5s+Sn+Z5n9+gA8uXdv8Al2UyOP8A+wq1/Bs2f8DqvQBJ5cscyfJUn+s89UT56gkj2O+z5/7lEcex/wC5QA+C1lj2b3pkm3e/9+p453jT50qCeTzH3/wf7dAEEn3/AJPkqT55E3/wU+ON9n8dMkkTZ9z56AIPMT50p8f+3Ukf7z7iU/y/MoAg/j/2Pv0eQ8jp/fqfy03/ADp8lPjkSST/AGE/uUAEciRtIj/3/wC5Xm3j/wASRXV5daJcXdxp2iWNul1rN1ZJ++dHfZDZw/7c3+x8+z/fr0bzPMd32fJXnng6f+2LxLh5Ufztc1W9+5/HbP8AZof++E/9AoLiT6VpWtyabBb2T2ngPRUT9zpOl2ML3qf77v8AuUf/AHEf/frX0fwjaaVfpqd3qes63qKI6Qzavfed5O/7+xERESui+y+Z8j1yfjy+8Qabc6Dp+hS2lldahfPazXV7afaUhTyXf7m9P7lBBsR+KrK68ST+H4ruafULe3S6uLVE+SGF3+Te/wDt/P8A98Vy99448FeJtButQvbhLrQbS78lL2aF033Kf8+z/f3p9z5P46jsbXUNN8Qzyy+JfBCa9MiQu/8AY2y5ff8AcR/9J3/wJ8lMn0pLrz/D6an4Dur355rjS00v/Y+/5KXPyPsoL5TeuvCssix+Vd297sT7mu6NbXj/AO5v+R65TUvhfaT75ZfBXgu6f+/p/naVN/wB0R9n/fdangfxB4l/4TnW/Dmuy6NPZaTY2zpNp9pNC83nb9n35n+5seu1+T+B0es9SJnjTTeJPDeoW9jpd9e2cso2W/h/xmyXFref7Frqqfcf/Yf/AL4rs/Dni638SXOo6Y+n3eia3Yp/pekahs86H/bTZ8jp/tpXS6rptp4g02fTNQt1vbK4TZNC/wDHXkvi5LvTdN1T96914o8Fomp6Xq7/AOuuLD+OGZ/4/kSZH/4A9GoQPUPLfY6eUmx/v/7dRNHLuPlP5Mf8Mf8Ad9qtxzpPCksWx4JvnT/bSoZ47QzN86df7j0ozI5TQjsfPf5FqT7C+/5ERKIJPvpvd65OC+8W6lr2vJb+ING07S7S++yw2r6M9zN/qYX3u/nJ/frUIHWf2b8m93p/krXnmo+NLjR/DyeINQ+JfhC18PO6eTqF1pOyF/8Agf2n562LGTxbdQpKniPwzqNrMm+GaHSZvnT+B9/2n56A5Dq/IX/gFEkCf3Pv1yEl14l028tYtQ8UeFkkvpvJt4X0mZHmf7+xP9J+/sR6P+EuluvGE/hqy8ceEP7bhTz30j7I73qJ/ufaaC+Q6+ONPvy/x0R7N77Ernr6TxHpumz6he+IPDdrZW6O8002lzIiIn8bv9prOt9c1iC/srK48V+E/tuoI81papYzb7hE++6J9p+dKAO18jzHdE+Tf9/ZTI7V/n+T5KwdW1LVdK01JbvXfDdlO8yQpNNYzJC+99iJ/rvvu7olTzx+KI9nlan4e+f5H32Nz9//AL/UByG15bbKZ5fybHf/AIBWJJJ4rtU8173wsiIjvM7295/c+/8AfqHRrvxRqVnaXcV74RvbKaHel1apebJf7jp8/wBygOQ6SOBZEqHy3jfYi/PWJP8A8JrG/wC6uPCGz+N3hvN//odPk/4TCSH5Lvwsk/8AH/o95s/9DoDkNuSBI/4/Mpnl/M//AMRWJJH4zkRH83ws77Pn3w3ifP8A7Hz1B5HxA875Ljwbs3/88b/f/wCh0ByHReRs+d9nyUnkPWFJH47j+T7R4Q+59z7Pf/f/AO+6g/4uBv3u/g1/7+xL9KCOQ6uCBJIdjpvf+/RJJ/Hs3vWRax+KJLZ/O/4Rv7V/Bse82VB/xWHzvv8AC3+xs+2VnqWb0n+2iJTI/wB2+zYj1iyf8JbI6b/+EW2f9vlQR/8ACZ+c7yp4WRP9h7z/AOIrQk6SP92m/wD74o+z/I77PkrIgk8SyOiSp4b8n5/nSa53/wDoFPn/AOEo+3ukUXh77F/fea53/wDoFZ6lchqRxvs3+V5dSQSeRv8Ak3/79YM8/i2N3SK38Mzp/f8Atd4n/slEl14tR02af4bf5087/iY3P/xmtANqSR3++iJ/sUz5N+/bWDJdeM987/2Z4ZdN/wAn/E0uU/77/c1P9q8UOn/IM8PI/wDH/wATSb/4zWeochtSQeZ86fPUP8GxIvnrB+1eOJE/5A/hZE/7C1z/APGatT3XjDZvt9P8N7/40fUblP8A2jWgchteX9z50pkkjx//ABFYnn+M5Ifn0zw356fwf2pc7P8AY/5Y1VkuvGuz91o/hnfv/j1a5/8AjNAch0skaO/+qRHp/wDq03ukT1y8d947k3+bo/hNPn/g1a5+5/35qSS+8cbJ/wDiVeFvvp5Mb6pc/wDj/wC5oDkOh8x/vvElTx/3/kSuQ+3ePd6P/YXhPz9/3P7Zuf8A4zT9D1zxLJ4nfT9dstJ06B7R5oU0u7mud+x0T53dE/v0ByHX+Y8kP3PuUSfv9j7NiVBHO+x3dPuVJHP+530ED5P3n+xRJA+z969Mjk3v8/yU/wAz9zvdN9AB5fmfc+5TP49lEcbbkdE+eiSB5H83Z8m/7lAB/cok/d/JRJH/AOP/AMFP+d3rPUA8t/O30Sb9m9P4KPI+VPuUyTfWgEH+smf5/wDvuiT+5v8A46tRxps+5R5Cb/8AbegCr57unlealEf30q79lT+5/uUeX833N/yUAVY4/wDSXf8A77qSfZGnzp89Wv8A0CoPn/v0FkHzyPsf+OpI9n9/Z8lWvL+R0/8AH6g8tI337KAKskn7lFR/v0/zPuPv/j+SpJI0kffs2U/5NmzZQQQxyP8AcpPtHz7971ak/d/wbEeofk3/ACUARxyfvPnd6kgj/j/gqb5Nmyjy/k30AMnjeT/cpk8kv2aD532Va8tJP9uiSTzP3TuuxKCyj5ksexHeiOT/AF//AI5U/wAn9ynx7NmzZQAy1/eOi73+5T5P3aPU8EHmP8ibP9ymSeVJM+xN6f7dZ6llWOR9nz/P/wBM6JJH+dH+5U08a/3EojjSP7iVoQQ+Y+/5fkon/efP9zfT4P3iI8sTwSf3H++lE8HnonlJQBPBH5abNn/AKJI/L2P9ymeW8CP8nz1H5j/79ABP/c3/ACbKEkSPT/8AfemSSJR5nmPv/wBYlAEfmS/cSvM9N+22OpeIdH09HfXtD1T+3bSH/n+s7nfvRP8AvuZP9/ZXqfl7Nj7K5rxd4cutVey1XRLtNO8S6fv+yTTJvhmR/vwzf7D/APjn36ANTR9ci1zTYNQtPntZvub02Oj/ANx/7jp/Glc94x1X7Lr3gpJX2faNZ2f7/wDo1zWd4c1JPGOq6i+lPN4U8a2n/IU8P6hD8lx/tuiffT+5cw//AGFHiaTw1rlh9k+Ifhd9Oghm377pHudP3/30uYfuf8D2UFk//CM+JYPiLqmoRaZ4h/s67ezfztLuLBLZ9ibH87zv33/fH9ysH4f+AfFGgeIXTWtPlvbK3vrybSZLXYn2FJnfe8yffd3R/kf59m+ul0f4T/DrWLB7jStH0/UbJ0+/p+ozTJ/45NT/APhUngy1h2J4cS1Tfv8Aku7n7/8A33QPmKWmybPiv4yiaKZHTTtN3+Z/B/rq6jzP4/8AbrH8OfDLwf4L1Ke90fRIbLUbj5JpvtE0zv8A99vW9PHFBC8sqeRAnzu7/IiUGcyHz/n+evKPF3iCKRPiTqrun9nWOjf2KkyfOk1zsd3T/vuaFK7KfxcniqG6svBjpql188M2rp/x52n+353/AC2f/YSuU8OeEbTxHeaJZWn7/wAFeGX+SZ/+Yvf/APPb/bRH+ff/ABu/+xS5uQIRO40OC40vwxpFjLLvntLGGF3/AL7oiJU/25/9r/virUkaRzPvRNlOa1t9x+Vv++6wjEiW5Lpv+ufe/wByuT1LwzaeMbDxfo+q/aE06+1TZN9luHhd0+zW3yb0+euysYIofuIn/AErm49V0/QH8X6nqd3aadp1vqnnPdXU2yGFPsdt993rf7YQPnbwDJoul6D+z0dZe0h8PRWOpQp9tdPsyzeT+537/k+552yvQ/2c4Iv+Fe+FJf7bmRE068+w6FvTY9n9tfybnZ9/7mxE/g2PXa6xqXw0uvAEGoard+GX8FPs8ma9e2fT3+f5Nm/5Pv11+m6bpM01rqFvb2L/AOj+Tb3sKJ/qf7iP/c+5TN+Y8h+L3hHT4/jZ8IfFD+c+qf2y+npvuH8mGH7Hcu+xPuJv/jf/AGErznQ7jT5Nb8KWiS2n/Cap8TtVmvkTZ9t8n/Sd7v8Ax7Ps3k/7H3K+k9Y8TeFIPEmnaVqeq6TBr02+bTrK6uE+0v8A7cKP8/8Afqra3Xge68f3Vvby+Hv+E8+z/wCkJD5P9p+T/t/x7KA5jB+MWpWmsfATx5e2VxDe2T6Bf+TNC+9H/cv/AB14J4P8R+IPhXo/jm98SxWl78TL7wkmreHtXhR3hmsIYU/0OFH/AOfZ/ndP49++vo/xH44+HXgCFPDmu634Z8PQPb/JpGoXcNsjwv8A9MX/AIPv1aj8VeBNSh0G7/tjQbqB036TdedC/wAm/wAn9y/++6J8n9/ZQKEuQ+cNY1iWC/8A+Eft/Gt34/0FpvDGrPe3txDcvb3L6tCmzen3EdE37P4KfY/ErXXm0jXU8cXd7r2uajrdlqnhXzU8nTobaG5dNkOzfC8Pkw/O/wB/fX07Y+C/DmlWb2mmaFpmnWrzfanhtbRER5t/39ifx1NB4O0KDVb3U4tE09NUvodlxepaJ51wn9x3++9BpzxPlOXUtaXwv4f03xL8V9Y0201TwVc+J31a5ubeF7u82Q/uN+zZ5KI+/wAn+PfSWnxau/CXwp1e0bxKul3Vv4V8MPo0LzIj75k2P5Kfx76+qtV8HeHdcsLKy1PQtM1G1sX328N1aJMkL/7CP9yi+8B+HNSmspbvw/pN1PaQ+TbPNYwu9un9xPk+RKA9tAteX86fPs/2Kn/1joj7Kf5aSJ/n56f5CfJveg5j5B+F8et+Gfid4Jsk0fVtO8Was+sQ6/r2oTedp+ruiPNC6fP++RHRPubNifJXuXxl03xLdfA3V7S3uPP8Qvbwpd/2W/2P7Qm9PtKQu7/I7pvRPn/jrQ8M/Avwf4Z1u91XTNMmgnu4Zof+PuZ0tkmffMkKb9kO9/n+Sui1XwHomq+DP+EU1Cye90F7RLJ4bqZ3d4U+58/39/yff+/WeprKXvHkv7Ocn/FT/EbR9M0LVvDXhrT7iwm07SNX3pNb+dD+++R3d0R9m/Z/8XWd+07r/jLwz428By+BdK/t7xDNb6wlvZebshR/syfO/wDf2f3P79eteH/hJ4c8OaTBp9laXexNRTVnmmvpnubi8T7jzTO++b5P4HrbvvCun6rr2kaxcWTz6ppPnJbXSP8A6nzk2P8A+gUaj5oc/OeB+A9cuLfw98PPD/wv1a3nuvFlvea1feJ/E8L3k0zw7PO3wo6fvvOfZs/gRK5TTfjZrt14k/4SW0tLFNe1PQNN0lLWZ3fT4bx9WubN5v8AbT5N/wD3wle8ax+z14K1JLqKXTLjTpJtRm1bfp99NbTQ3MybJnhdH+Tf/GifI9TyfAXwVPo76f8A8I1Clk+nQ6T5KO6bLaF/Oh2f3HR/n3/f30alc8DyzUfih8SoPE8PgS1uPDP/AAlCeIU0mXWprGb7LNbPYPeJN5O/5Jvk2bN9Y8/jjxn4x8VfDzxLcXekweGv+Ek1W1tNLtYXS5T7NbXiI8z7/n3vC77NnyfJXt3hX4LeFPDL6dLa6ZM89jfPqaXt1dzTTPcvD5LzTO773+T5PnqG1+Avgqx8cp4rt9KmTW0uJr2L/S5vs0M0yOk0yQ79iO6P8/yUaj5oHO/Dn4oax4q1j4bWl6loieIfBr+ILjyU2P8Aad8KbE/2P3z17D8+/wD364PwP8DPA/w117+2PD+lTWuo/Z3skea+mm8m2d0fyYUd/kTen3Erv/MSPY6JRqYS5fsFK+gljR/s8qWt0/yJNs37HrxH4Q+H9dj8MfErQk8YahPrf/CSXMP/AAkl1Cj3KfuYd7on3E/2E+4le8SfPWPofhnT/D9zqj6fb+RPqd2+oXHz798zoiO//jiVoRzHmH7PsGsf8KV8BxWWoJOkM0326bVEeaa4h86ZPkf+/v2Pv/36o/tXaVqd98NXu7TxBd6Ra6fd2c1xa2SJ/p3+kwoiO/30T/YT79eoaV8NdE0ew0GytLea1tdDuHurGFLh02O+/fv/AL/+uf5Hq74m8K6b400efR9Vt/tVlNseaPfs37HR0/8AH0Sgvm9/nPNvi9pWoSfFH4War/wkF9BpCa/9l/sVERIZne2uXeZ3++/3ERE+4leu2P303/3/AJKy9Y8M2XiO60u7vbT7U+mXf220f/njNsdN/wD3w71Jo/hy00O51GWy87zNQuPtVw7zO6edsRPk3/c+4nyUEc58kfA/W9S8W+IvCGi+NYr7S/Ddo+pXnhuP7R+71y/hvJvOeZ/+mKf6mH/ff+Cuk1X4veMNY8B2usaq+kp4e8b6NrCadZafC6XOneTbTTQ75t/77eiPv+RNj17xP8IfDUnhjSNC/sp007Rr7+1rF0mdHt7ne770f7/33f8A77rIsf2ffAmlX+o3tvoj776G5tfJku5nhhS5/wCPn7NDv2Q7/wCPZWepvzRPKIPjF4wsfDF1run/ANkv4Q8IPpWmX2n3ULve33nQ2zzOk2/5Nn2lNibH37Hq7a/FT4karcpbxXHhu1/t7xPeeH9Jd7GZ/sMNs9zvmm+f987pDsRPkr026+BfgfUvENlrdxo7vdWn2b5Eu5ktpntv+PZ5od+yZ0/gd60dY+Dvg/XPDf8Awj9xaP8AYvtz6mnk3E0M1veO7u8yTJ86Pvd/uf360DmiePfBPxp4j0q5stE1B7S6uri48VXt9NDv2edbahsTZvf5E+d/krv/AIZeIL3xxD4K8S6gkKT6n4V+1TRwp8m95oX+SpJ/2cPh7P4b0vQv7FuEstMmuZrfydRuUm/0l99yjzI+90f+NHra0rw/ZeEfEnh7StHRLXRNP0Oayt7Xfv2Ik1tsoCc4nWSb9mz/AG6JN87pv+5sp/7qSHf/AAfx0/y/3nyPQcupD5HyP8/8dEcibHTfU3yfxp/HUkcCb96UFkcf/fdSSSJ8lHz/AHEp8e/yfkTe++gB/wAskdHlpH8n9/8Ajpnlv/wCnyR/3HrPUsh8tI0eiOT59j/JT/8AYf8AgpnkfxoibK0IIHn+f5PnojneOaj7D5j/AH/v1P5D/Om9PnoAIP3afP8AO9TX0jR2yPvSoY4PJT5qJ43kT/Yegsgknl/gf93sp8d15fybHf5P+WdQ+R/cff8AJU32F/M3o/36CCRL7/pl871BJJ8+/e/+5U8di+9H87+D+5R9l+f/AFtBZHJJ87/7lMjkbfT/ACHjf5/40ojtX2f36CCT7X5n/A6j/wBZ87/fep5LV/J/26ZHHvT7lBZHJJ5bp8lEk/ybKkkg+f8Ag2VH9lfft30EB82//YWiSRJJkqTyHj/jo8n56CyPz/LojkeSZPkoktX+fY6P8lSR2v2iZPNf92ibN9AD/M8tPkpkc/mPsf7lP+yvs++lQRw+W++gCSSN9n990qOOR/4/kqeSDzE+/spkkD70/wCWiUAEk7u6JUd1fJpVhdXcvnPBCju6Qo8z/wDAET79TxwPIm/Z9yn/ADxx7/46AOU8D/F7w78TXvU0RNT/ANEd0me90y5s0R0fY6b5kTe/+xWvB4m0+TVb3T0vYXurFIZruHf/AKlH37Hf/f2PXlN14D8V+H9Htb230r+1L2x8cXniD+z4btEe4s3eb7jv8m/98j7HryiP4EeNbXTUiuPCVpez30Om/wBozJcW1y6eT9p3psmdEmf54fv/ACbP9tKz1NuSB9Twa5p99rGo6bb3CSXtj5P2hP7nnJvSt6OP9z8/+rr5c+E/wL8d+EfGHhTXdbt0vbWxsbbT7jTHvkdIXSF0+2I6ffdPkT/cd9lfT8G+NN+/+P79GpEo8gyeRI/uVBJ/v1PJHLJ877H2fx1kX2uWlj4h0TRJt/23U/Oe3RE+/wCSm9//AEOtCCr4m8I6P4xtoLfWLJ7r7P8A8e91DM8Nzb/7kyfOlc7Bofj3w27/ANieK7TxDZb/AJLLxPC6XOz+59sh+/8A8DSt7Q/GOj+ItNtbi3vYkS4uJrWFLp0heZ4ZnhdER/v/ADo9Xv7c0yTZb/2rYvPv8jyI7tN+/wDuf79Ae+eeaxPZSXCf8JH8J9Whuv8An98N26Xif9/rZ0m/77Ss9/EfgrSndLS4+JGkO/zvDDaavsT/AIA6PXqcmpWkcPmy3tpBAib973CImyrqSS7E2Sv/AMAegOY8yfxHo99Cnlax8SrpP7kOnXkL/wDA3+zI/wD4/WRPBLqupJFafCrXNX3vve98b6y8MO/+/wCS7zO//fFeyTxvIibv/H6g+w+Z8n3NlAHDx+DtY8QOn/CYa7C+lomxPDfh+F7bT/8Agcz/AL6b/c+RK6u1jt7GGC0t0SCCFPJhRE2Iif3K0ZNKSSH53/74qCPTfkd/N+T/AG6z1AqzyJsf/wCLpnlp/fb/AL4p8+myybP46q7riH5Pn+Xj79GpBqQT+Y/3/krzzx3deGoNN1dPFf2H7F/wkVmlu97C72qXnk232Z5v9jfs+/8AJXoFj+7m/h+dPnrmtVk0ePTfF/8Awkctj/YP2v8A0v8AtTZ9m8n7Nbff3/JsrQIHzZ8MpNPsfG3h608S3Gk3ul2PirxClxqibE0m7vHtkdPJR/kT5HmTZ/fR69X/AGaYE/4V74QlTW5kh/s68+w6F5ybHs/tj+Tc7Pv/ACJsT+589dlHpvgTxH4AgiS08N3XgaGLzkRIYX0xET59/wDcrooNN0/5L23tbfesP2W3uoYU+SH+4j/3PkT5KXIbSkeB/tH3XhqO81G70y40ZNb0zWdEuvEWnzQ7NT1FEmh+xpZzP9z+P7if30+SsvQ59Mj8Q+F4YntP+E5X4o6q92ibPtvk/wCk79/8ez7N5P8Asfcr27XJ/BUfjbSE1X/hHn8X7P8AiXf2h5P9obP+mO/5/wDvitiDR/DUHjD+0EstMTxXd2//AB9fZ0+2zQp/t/f2fco5A9qeeftGf2LrngnwpqFuun6ok3irRES6REm3p9sT+P8AuVynxs8f2/g7Uvibbvqen6RJpng+zvdDgdIU8q5e5uUd4Uf+PekP/jle26lb+HPDnhtJdQi0nS/D2nul1vukSG2t9j70f+4nz1y8nir4T/EbUkd9V8G+KL3T4ppt/nW1zNbw/wAb/wCwlHIEJHkWsar4w1Xx1eyxfEPXNLtZvHcPhVLKy8nyYbN7NHfZvT/Xb/uP/BWDdfFTxxdQ6J4ffxLqCQ2lvrb/ANtJqlnptzdvZ6g9tC800ybH2J87on36+pNH/wCEa1h55dKTSdRSG4S6mmtdk2y52ff/ANh9myptS8F+GvEFglpqvhzSdRsoZnukhurFHRJn+++x0+/RyF8x8xar8QvHGpaX4h8UN41u9On8PaN4e1BNL0vZ/Z9xNc/6533pvdH/ALnyV9d/av7lYl14f0y6S683TLGf7XsSZHhT99s+5v8A7+ytHy/76UchjOXOWo5E3/wUeWk/z76gjj+TZ/cqSPyo4X/2KZJ434Z8M30nx6+IWl67rV14hsdW8PWciWr/ALmG0he5uU8mFE+58n8f33rF+BHw9itW8eeLfBWzSI9Qvn0nQ4dQuLm8tktrabZNM6O+/fM6Tf8AAESvav8AhHNPj8SXXiBLd01S7tIbKa63/fhR3dE/77d6zrX4c6Jp3glPCUVvcWOgomxEhuHR/v7/AL/3/v0uQ15g+KGlah4g8B63aaVrtx4euprd3fULWFHmRNnzom/7jv8A3/4K8A8VeHNK8VfswfDJ7u0m1HxXqGk6VoujTPfXKeTc3KJ++fY6b9ib5vn/ALlfTU8KX0N1bum+CZHR0/vpWJY/DnRILPwpp6ae/wBl8LOj6XDvf/R9kLwp/v8AyP8Ax0cpEZcpteFfDlv4L8K6RoVlLNPZafbpapNdTedM+xPvu/8Afrwj4hfBPwVqv7QnhD7Xo7v/AGzaare6in265RLiZPs2x9m//beveI9DtI9en1tEuPts1ulk/wC+fydiO7/c+5v+f79Vb7wdZal4h0vxA9o8mo6ZDNDb3W9/kSbZv/8AQEo5Q5uQ8UsfFXkeKrLXU0q3TVLjx9eeGXm86bZ9mS2dN+zfs37IUrnrX42fGPUvD1lqqTeDYPt3hW58Wwp9huf3KWz7Ps3+u+ffvT5/4P8Abr2CT4A+DJPGf/CYPp9x/bSX39oJ/p032ZLnZseZId+ze6ffetG1+Enhe10q1sk0/ZBb6NN4fhR5n+Swm++n/jn36OQ25oHkV9+0t4tuvG10mj6F5+iaZcabbXGnppNzcvcfaYYZpn+2J+5h2JcpsR0+fZW94O+LfjjUvHOif2r/AGH/AMI1rmv6roVva2tu6XsP2P7Tsmd9+z5/s2zZsrq774F+CtS1611i40yb7Vb/AGbfCl9MltcPbf8AHs80O/ZM6bE2b627H4c+HLGbS3Sy2Pp99c6nab5n+S5ufO85/wDgfnP/AN90chHNE6u+3yWDrbskE+z5Jtm/Y/8Aufx18narBrGh/Bz4jaE+u6n4l1678cQ6ZDNNN5M2qO72f+jb0/1KOm9Pk+4lfU8kb/8AAK5q++FfhrXNH1vStQ0x3tdZvv7Tu0SZ0f7T8myZH++jpsT7lHIRGXIee/s52viCx0fW9C22+gyaN4quUvvD91K95/Z1m8KPDbW1zv8An++j73/vumyn/tV6dqs3w0+16br93pFlY3dm9xa2SfPff6ZCiI838Cf7n367zQ/hP4c8Kw2tvp9vfQPaXz6s8019M81xcumx3md3/ffI/wDH/sf3K1/EfhXT/Gmjz6Vqtu97p02x3Tfs+46On3P9tKOUOb3+c+Y/2hZ9Yuvi74o12xtLi60vwsmj/aNeTUXhfw7++86bybZP+PnfC6b6+tLiTzEfevyP/wCgVwfir4LeEvGPiRPEGq6fcXV0/k/aES7mhtrvyX3w/aYUfZNs/wBuuk0rQ7TR5tUlt/O36hcfbZt8zum/Z/B/cT5PuJRyBKfNE8O8HfCHwV4V+Ovjm60/SnT/AIR7TNN1DS0e+uXS3mdLne+x3/2ErBg+KF74A8H6X4g0TR9PTVNZ8CP4jmSZ5nT7SlymxPnf5E33k3+Ur6Pj8HWVjr2r66llsvdTt4YbuZ9+yZId+z5P+BvXAaV+zL8P9GS6+z6Jd7L6xfT3SbUZpkS2d0fyYd7/ACJvT7iUcpftY/bOU/4Wp8VfD/iTUbTVbjwne6fo2v6bpN39isZoXu0v9n3N7/J5O/8A29/+xWJ4L/aQ8a6xePqr6V5+g3aar9nT+xrmH7D9mSZ4Xe8d9k2/yfnRPub69xvvh74f1K61S4uLJ3n1C+s9QuP3z/PNbbPJf/gGxKxbX4CeCrXW77VYtMm33CXP+ivfTPbW73P/AB8vDDv2Qu/z/On9+jlHzQMv4O/Ebxn4g8Q2umeMH0Of+0/Ddt4jtH0iF4fs/nPse2fe77/4Pn+Su8vo0/4T/S3++/8AZd58/wD22tqZpXgfRPD9/Y6hZWnkXVvpaaTD87/JZo+9Eq7JJ5firTvuf8g65/ef9tramZ/HI1Pn2eVs+5RJP5ab9vyU+T/Xb/kqCSDzE+f+/QY6j/M/2Kn+TfVXekbomypJP38O/wDjoDUmkkT/AOwqf+DelUo5H+TfV2PfJ/AmygsPM+5T45Jfn2USbI0/go/1abN9Z6ljJJHkm+ep/ISTfvdfuVH/AKv+CmfP/B/co1AJNkaf33pj/wDj9VZ98bumzZR5cu/79aEFrz0kfZ9/5Kf5kWz56pRxpvf+D5KfHG+x9/zpQBajnTyf4Hk/56Ux7pI5vn/8cqCT7ibP++3o+/8AfoAteYm+jzPmd/4KpSff+R/uVdgk8v5KACST/vumeZ/fqDy/mdPnojj+d/8AYoAtST+WmzfT47rz0/3KpeX5nz0+1+/QWTyXSyfIiUSSfP8AO9Mmj8tNiJsqr8+/Y9AGh5ib9mymPVWOP+Pf9+n/AL2TYnz0ATx/eNP8vzNn9yqscj7Pv0zzHk2O9AFqORNnz0eenyfwVVj3/J/BT/L+fY9AE8c/8T/wU9Lry49myqscfl/O/wA9EEbyP/v0ATyTrs+TfvrB1Xx5oXhzW9O0fVdYsdO1TU32WNrNNseatuffGn3Pv15r8UPDFv8A6Vr01u91p8tj/Z+swwW/nXP2bfvSaH/bhf5/9ygD0PUtVTR7Oe7u5fIgt0eaZ/7iInz15z/wnnji10RPGGp6foKeFNiXU2lw+d/advZv/wAtnm+477PndNlbfhnWF8SaWmia7LDdahcWn+uR/wBzq9s6bPtNs/8AHvT76ffSsH/hB/GGpeG08GahfaT/AMIvCiWs2rwzTf2hcWaf8sfJ2bEd0+R330AeppP/AMD/APQHpjz+Yn3Kgk+/8j/cT+CjzPM/36AJ4502ffrg/ib8L7f4jeMPBt3qEXn6JpP2x7tEu5rZ98yIibPJdHrtY/ufPT4/v/OlAQmfKt9+zn4wtJtBstPstMey0yZJre6+1p50KJq015sd5keZ/wBy6bNjp8+/fWxo/wCzLLptnaypoWhwapDaWf8ApqbN/wBpTVnuZpt+z7/k/Jv/AOAV9JTwJH/wCoY5JY/9v5PuUuQ29tM+W4/hDqEF54e0zxqnhnTtBsfsenwpqmrQ/wDE0SHUHuXfyX/2HT5K+rrWNPkSJE8hE+TZ9yvNdN0fR9Y8c+L/AO3bLSb3Uf3KW6agiPs03yU+4j/cTzvO31qfC+NLXwr5Vls/siG7uU07yX3p9jR/k2f7FMiUuc7yf7mz5KZ8+z54k8vZTJJPM/jp8H7x/v0EB5fmPvqSOCKT5Hp8caRp9yo/M8ttn9+gBjxxRps2VkXEa+c33+v9ytf/AFlc7fX+28lHydaz1AvWuyN33r+8+5XnvjS+8Lvputp4tSxSy/4SKzS0fUEd7b7Z5Nt9md/9jfs+/wDJXfxyPJMlcnP/AGP9j8cp4gfT30T7X/paaoifZkT7Nbff3/JWxED56j8I2Xib9mn4w6VrFxDqL6Hq2sXs11oUz22mX1z5PnJsRP8Alijun7n5/nSvpDQ40kvNEdNbf/kDIn9hb02Tfc/0nZ9/5Puf3PnqCDxB4C8P/DqCVLvw3pfgmaHyYXSaGHT3R/4E/gf+OuhtbHSrq5tdTt4rGef7Pst72FEf9y/z7Ef+59ypLlLmPnb9oj/hGYLjUb3TbjRk1vTNZ0e68RWV0n/EzvkSZPsyWbv9z+P7ifP86V3MHhHT9D/auTWLd7h9R1PwxePcPdTO+xEubZERE/gT/YT+/XZa5J4Hk8baImsJ4b/4S7Z/xK/tqQ/2hs/6Y7/n/wC+K0Y/EHhe68Yf2amq6TP4ot7f/jyS4T7akP3/ALn39n3KC+Y2oLrT/EFgjo9pqmnTJ8n3JoX/APZK+Y5JIvB3wT+M+taPb2ml6jaeJ9SRLqG0h+SH7TCjp9z7mzfX0ZJdaJ4H0HfL/Z/h3RLFPnf5La2t0/8AQErB0bx/8N/EEOo6fpXiPwzqME0M17fWtrd20yOn/LaaZE/g/vu9AQkeN6540vtc+IWveGvCXir+x9HfxZommefoXk/ukmsJnuUR9mze+xKwdL8afEDwXo9rrreLdU8UTzQ+J7JNP1CKHyX/ALN3/Zn2In+u/c/O/wDHvr6P8I+H/BMGn7PC+maD9it5kdP7It4dkMyfc+5/Hsf/AMfrbg0fTLWaDZp9pB9nd3hdLdP3Lv8AfdP9/wDjoNOeJ8j2PxC8ex+G9Uii8YXG+707R72HUJtUsNSubea5vEheZEhTYkLo7/I/9yvePg7PqsGpePPDmp67d+JINB1lLW01DUNn2nyXtoZtjuiJv+d3rr9K8AeFNGS6tNP8P6NZWt3MlzNDa2KIk0yfPvdNnzvW3a2tvYzTyxW8ME9w++Z0TZ5z7Nm9/wC/QZylzh5fl0+OP7+ymRyeY77/AOCpvP8AIf8A8coMj5Yn0fT/AAr4t8S6t4a1vWXg8MaTqs3jDxjNM8yXNy6b4bZE+480P3/k+5sRP46h/Zz0Pxh4f1jW9EeyTwhrd94b03ULTT9UvptVtrt97pc6g77/AJHf5EdP9yvWvCv7MvgTwPNPLp9vrP2WZLlJtPvdZuZrKZJt/nb4XfY+/e9WtD+BHg/wzYapaWVvq2/UIYbV7q61S5e5S2hfekMMzvvREf8AgSo1OmUok/xw0rw1N4M+0eLdVuNO8NafcJc31razOj6js+RLZ9nzvvd0+RPv7NlfOfirwb4wuvDHgbwunh/UNbupbTXtah8HXWszWb6dZu6fY3mud/zzQ70RE/2/9ivpn4jfCfQvi9YadZeIIrueCxu0vbf7FdzWzpMn3H3p/c31l3f7O/g+60fTtMm/t7/iXvN9nvf7Zuf7QRJv9dC9zv3uj/3KWpnCUYm98HdVbxB8IvBuoPqdxq/2jSbZ31CZNj3D7E3u6f399eReP/gn4N1X9oTwalxplw8euWmq3uop/aNyiXEyfZtj7Ef/AG3r23Q/B2j+EbmB9Kt3skt9Oh0yG1SZ/s0NtD9zZD9zf8/3/v1PdeEbfVfEWl+IriymfUdPhubW0mTfsRJtm/8A9ASnqHN754ja+JvI8T2XiBNMhTVLjx7c+GXm86bZ9mSF037N+zfshSub0340/GDUvD0Gpp/whyfbvCtz4thR7S5d4YbZ9j233/nebenz/wAH+3Xsn/CgfBr+Nk8Zf2fd/wBqLff2mn+nTfZkvNmx5kh37N7p9960LX4V+F7XTbWyTT3+y2+jTeH4U+0P/wAec330/wDHPv0vfNOaB4/fftIeKLrxnOmj+H/P0TTLjTbW409NJubma4+0wwzTOl4n7mHYlymxH+/sra8I/FvxrqvjPR/7Tt9Bfwvrmv6r4ft4bWGZL2H7H9p2TO+/Y+/7M6bNldtdfAvwVqWtwa3cWV359v8AZv8ARUvpktrt7b/j2eaHfsmdNiff/uVr2Pw18P6a+lvFaukmmajc6tb/AL5/kubnzvOf/gfnPWhnOUDR8VWsV94b1SK41N9EgmtnhfVIXRHt0dP9cjv9zZXz14L8B2lr4q+I3w81B9T8IaJcQ6be6dpaay8z6jDvdHf7S7/I9y6bHRP/AGevpLVdH0/xBpV7pmp28N7p19C9rcWs3zpMj/I6V57afs7+CtN0TVNKl0++vU1P7N511qGozTXqJD89tsmd96eS/wBzZ9ygiEuQ539nqPXYNE1vQkih0R9D8T3MN9oN7M9/9hs3h3w21tc7/n++j73/AL7pU/7SHgN/F3hu6u9Pt7vXte0vS7l9O0KHWfsCI7/8xD5Pnd4dnyf79dl4f+E/hzwrbWVvp8V8n2fUX1d5pr6Z5ru5dNjvcu7/AL75H/j/ANj+5T/Hnwh8OfFCa1uNYt777VaQva/atPu5rN3tpvvwu8L/ADo+z7lRqHN7/OeCfEqBNS8DeF/ihpWp6nr11b2mj3V3rX9o+T/Ydn8jzXKWaP8AO8yO+9Hr6t+yxTwvv+46f+OV5zq3wB8D6xqtrqFxpTolpDbQvZWt3NDZXENt/wAeyTQo+yZE/g311+m6bb6Vc6pLb/aHn1C4+23HnTO/z/Inyb/uJ8n3EqwlKJ4V4O+DXgzwz8cvHktlpkqf8I9pmm6hpyTajeOlvM6XLv8AI7/Pv2JWLH8Tb3wH4M07xBomj2iaprPgR/EcyXU1y8P2lLlNiJvf5E33k3/jn9yvpKPwrZWPiTV9d+xP/aOp28MF8779jpDv2fJ/wN64DTf2Zfh/oaXSW+lX2y+sX0zZdapczJDZu6P5MO9/3Kb0T5Epcpp7WH2zjYfip8UPD/ie9tNYfwte6fo2v6bpN89lYzJNdpf7PnTe/wC58nf/ALe//YrL8M/tJ+Ldcv59T/sRH0G7TVfsyJpNyn2H7Mkzwu9y/wC5m3+T86J9zfXvF18NfDmpTapcXdo7z319Z6ncfvn+ea22eS//AADYlc7pvwI8FWOt3Wqxafd77j7SiWr30z2Vv9p+S5eGHfshd97/ADp/fqdRc0DF+EPxG8Z+IPENrpnjBNGf+0PDdt4jtP7Fhmh+z+c+x7Z97vv/AIPn+SvRrqNP+Ez0vZs3/wBnXmx9/wD02tqg0Pwdonh/UrXULK0dLq00tNFhfe77LZH3on/2dT3UnmeM9Ii/6h14/wD4/bVZH2jaj2yfPR5aSInyUz+/8/8AvpRHv/gdKCAkgTfs+T79Hl/7FEcm/wD36I5EkffQA/y/Lfe/z1ajk+5spnmRf3N9VY5PMf7lAFqT++9H+sTZR/B9/fsplZ6gTJJ/s/79Mg3/AHKZJH5f3HqOSTy33urolaAT/NJs3pT5I0+/9/8A3Khkn+RNn9yqsc7o+/8A2PuUAXZIEjfelT+ekiJ8mzZWdJdPR5jyI/8AB/coLLr7KZPJ5f8Auf7lQxyPGmzfSSTvvoAkkji3vs++9P8A9X/dqr5jyPv+/R5nmJ/wOggtf6x/k+4lP8xI3+589VfPd/uUz7RQBd+SOH/fqSOP5N/yfJWdHIn9+nwXXnumx/8AgD0FmjJAjvvTZR5f99EqlJI++n/avM/+LoAnkj/jRKj8tI9iy1DHJ/f/AIEqP7U8if7dAGjJs2On8Cf7FVfL+T/fqr5kuz/fqf7V+5oAf5f+x8lEmyf7n3Kgjn+4m+jz/wCBPk30ATxwOk2+nz7bVKq/3N7/AMdLJOkm/Yj0AWfPTYnyUR/+P1SkuktUeW4fyIFTe80z7ERP9+uX034t+HNVmeLTLi+8Q7Pv/wBhadNconz/AN/Zs/8AH6AIL74cy6N57+HIbHUdFuLj7Tc+FdXbZbRTfxzWc337Z/8Axz/cqGfxdb+HI/Kvb3xN4bkmT7+taN/aUMX+5conz/8AA3rXuvH62u+Kbwp4sRP+e39k79//AABHd6taP4/0fxBfvZaZqbwajs3vp91DNbXKJ/f8l9j0G55tdfF7T9JvLW40rxrfeMne7hhu9I/sB03o77N6OkKbHT7/AM/yV7VPGkfyffpn9pXG355Zn/4HVWeT+NPnT+4lBgT/ANzbT5JPL2P/ALFVfM+f53/gokk8xP8AcoIJ76+e1s55fKd9iO/lp/HsrgvA/wAR7jXPDEGsatZWj6fcr5yan4c868trf/pjcps3wun3PubK7OT93s2b9/8Av1l3XgfRLrVX1NLL+z9Um+/qGlzPZ3L/AO+8P3/+B0FwOd8Qf8Ks8cfYrjW7jwnq72/z276hcQpMn/fbo/8AwCtj/hPPC8eyLT9Tt9UdNiJa6Ej3mz/Y/c/IlVZvCOsfaP8Aketem2fc/tC3sLzZ/wADeHfRJ4Z1ieH7PL4715E/jTT7ezs0/wDHIaCzasfEFldal/Z/+kWWqeT5yWWoW7wzOn99N/361JIZYPvvseuR8P8AgDw54f1J9Yt7KafV9mz+0NQuJrm5T/cd/uf8ArpJLp5PnffvrPUj3Qnvpd+zzfnSj7d5affqGSRd+9Kj8z5P8/PRqQWpL54/46pMiAn52ouJPk2PUGWXg80agWrHZHMib/n2fcrz3xx/wisFn4hTxK9ollN4is/J/tDe9t9v+zW32bztn8G/Z9+vRoPK+07/ALn+3XO3114RjfW9K8R3eh+RqE2+bT9XuIdlwmxE+dH+/wDcrQIHzH4Y8ReGvA/hi7/tqx0fxR4ysfF+q2ejQ2syQ6Zd3kyI7uiP8kMKI/z/AH9mx/79e4/BnwUng7wx4X0qLxbDqP2TSXT7FZPC9tcP5295k/j2I/yJ/BsroZPCPwq1jRLKyuNK8F6jommb/s8LpZvDb7/v7E/gq9pUnw/0PyItMu/C2nfZLd7W3SyuLaHyYXffsTZ9xN/8FI2lI8O/aIk8Px3Oo6hpkujJremazo914itZk/4m12iTJ9mhs3f7n8f3E+f50qzYp4P8VfGyy0zwv/ZmnWvhnX7nU9U1d7hPtuo6q6Oj20P8bom/53+58iIle0al/wAK81LW9O1u7l8J3WtWKf6JqF1NbPcw/wC471lweHPhPY+JE1u0svBFrraTPP8A2hD9jS5SZ/vvv+/vphze4dX5+n+INNTYlpqOnTf7k0M3/wAXXzZ5lv4O+CHxk1vR7Kx0vUbTxJqSJew2kP7mH7TCjp9z7mzf8lfSej6l4X0qwgstN1DQ9OtYfkhtbW7hRE/4Bvpnn+ErG2urKW40GCDUN7zWr3FtsuN/33dP49/8dBEJHzhrnjDUNU+IuteHPCXihdH0h/FWj6Z5+hJD+6Sazd7lE+TZvfYlZenfEDx74O0q112XxbfeK53h8T2Safeww+S/9m7/ALM/yJv879z8/wDf319JeH/Dnw68OJBaaZZeFtLRJkmSGye2h2On3HRE/j+d60IE8JW/2W4t5dBRLd5nheO4tvkeb77p8/8AH/HQac0T5P034m/EOx8MajEni2433djo97DqF1qNhf3NvNc3kMLuiQpsSF0d/kf+5Xv/AMHb7WINV8c+H9V8QXfiX+wdZS1tNQ1TZ9p8l7aGbY+xE37Hd66HTfCvw88P2z2+maf4W05NQmS5mhtfscKTTJ86P8n33retf7HgmvZbe40xJ7h99w8NxDvd9mze/wA/9xKBSkPjj+++ypJP4HRPnSo49c0yP531XT0T/bvof/i6Z/aulSQ711XT0/3LuH/4ugyPmN/CeoQeMvEUfw61jU73WtJ0nVU8ReJ9Qu3+zXepTJ/o1tsd/J3wv8/yf6lE2fx0/wCCc+p2PjbVPD/g/T9Z8PI/hWz1CaHxp5zp/aSXOyabY77/AJ03/OnyO6V6V4L+Avwy8E3k39laxdTQSpcxy6XeeJ3ubKbzt/nb7Z32fPvetDQ/hJ4C8M6Pqmn2Wp3GzUIYYbi9uvETzXiQwv8AuYUm370hT+5SOnmgP+NNj4fuvBn2jxXrd3pfhexuUur6G1d0e+RPuWz7Pnfe7p8iffrweTwjrdroPgq38YaF4s1Hwo8OsTWmhaXcTTXunO8yPYJc7H3/ACQ7/nf5EevoL4k+BPA/xXsLKy8S6wmyxvkvbf7Frn2N0mT5Efej/wC3WPdfBP4dX2g2OmXeu3zwaZ52zUH8VP8AbNk3+uhebzt7wv8A3KZnGUYGr8BfEep+Jvgt4G1jWHd9UvtJtnuJpvvu+z79ebfEL4NeD9V/aA8IJcWN86a5aare6iiateIlxMn2bY+xJvk++/3K9j03TfCWh6l9rstV0+1RNOh0+GyTVE8lIU+5sh37E+/9+pJ7XwvqXiTTvEFxqemf2ppkNzDaP/akPyJNs3/x/wCwlAc3vni9j4q8vxPZa6mnw/2pceO7nwy7/aJtn2ZLZ037N+zfshSuesfjp8XtS8PWWoJD4QRL7wxc+KoUe3uf3MNs+x7Z/n+d33p8/wDB/t17XJ8AfA8/jODxgllfPqn27+1okTVH+xJcumx5kh37N7p/HWhY/BnwlY2FrZJb/wCi2+jTeH0T7d/y5zffT/xz79Z8xp7h4rdftJ+JrrxhPFpWiJPpGn3Nha3dkml3M01x9phhmmdLlP3MOxJk+R/v7K6Hwj8W/GupeNNEbU4dE/4RfWdf1XQreG1Sb7ZF9j87ZM779nz/AGZ02V3mpfs9eCtS1u11XyrhHh+zPNZQ6o6WV29t/wAezzQo+yZ02J87/wBxK1LX4X+H9N/shre02f2ZqNzqdo73f3Lm587zn/8AIz/JRzGcuQ0fEdrFqXh7VLeXU20GCa3eF9UR0R7Ten+uR3+49fMVj44T9nPVfiNpj29x4eRk01NA0/VL57+F/O86H+03m+fYjum90/6Y/wC3X1Vqulaf4i0fUdK1OK01HTruJ7W7tZpkdHhf76PXNeA/hX4X+Gr3sujvNNe3aQpNdavqj3lz5MP+ph3u/wBxP7lHMEPcPL/2U9Vu/Efwlsv7H8S2/iT7Dr+pQ6tqGob3muIfOmdNn9x33wv/AHNlbH7SfgCXxV4burvTIr7W9b0zTrl9O8P2us/YNjv/AMxD5H3u8Oz5P9+vRtH+HPhzQ7fTreyd7WCx1GbU4Uh1HZ/pM2/fv+f50/fP8j/7FUfHnwh8NfFB7W91X7Wk9pC9ql7peovZu8M334XeF/nR9n3KNQ+1znzB48/aF0zXNb+F9knjP7Fpek3eiXuozTI8M2rTTJv3un/PFEfe/wDtzf7FfZ0lik9s6OnyOn/fdYl18OdCvtK0HT5dKhg07Rri2utOghfYkLw/6nZ/8RVqx0O30O51CW3uJt+oXD3UyXV3v+fYifJv+4nyfcSjmCR4D4O+DvhLwz8cvHFxZafd/wDFPaXpuoadDNql5MkMzpc732PN8/3E+/WPa/Eq98B+D9O8RaJo9p/aOs+BH8RzJdXdy6faUuU2Im9/kTfeTf8Ajn9yvpOx8K6ZY+JNU11LdP7U1OGG1u3ebejpDv2Js/4G9cNpv7L3w90db5Leyvnju7F9MeO61maZIbN3R/JhR3/cpvT+CjUvm/nOHj+KHxN0fxPe2Wsf8Ite6fpOv6bpN89lb3KTXCX+zY6b3+Tyd/8At7/9is7wr+0n4l1zUpNQ/sKF9Bu4dV+zomk3kL2P2ZJnhea5f9zNv8n50T7m+vcb74e+F7681G7u0Tz9QvrPU7j/AEvZvmttnkv9/wDg2JWDY/AjwFa63dahb/aH+0fbNlk+rO9taPc/8fLw22/ZC773+5/fejmH7n8pkfBn4geLfEGvQaT4tt9D36h4btvEdo+ipMn2dJn2PC+9/n/g+eu/1LZH450TZ8j/ANnX6f8Aj9tU+h+B9C8P6lZXtlEiXtppaaLDvuN+yzR96Js/9nqDUp4o/H+gp5sL79Ov9iJN/t21HMZm989L5nl/wfJT4/8AU/PT/LTZ8+/elaGJRnk/ff3NlL5HmVa8lP7lPkjijf7n36AIINmz7tSeWkf+3T/LSP7n8dMkj+Xf/HQAVH8kj1JH/c30R0APT7lEkHmR7Hp8f+3THrPUCr9l8v8Av09IPM/jqeT/AHKPIrQCr/sUzyPnq79lX72+iOD5HoAZ5fmJ8/zvUc8HkPv31PHH5af7lMkj8ygCCT7/AMmyn+Qnzo++jy0jqTzk37PloAj8j+4lH2V5Nn8b1PHP5jvsSp5Nkf73f8lBZV+yv8/996I40j/gqb7VF9x6ZHIklADI7WKeb+5/fo8j986Jvk+T79Pk37N6U+D94n+3QBD5Hz/O9Pjg8x98Tp9zZRJOkb7Hb5KPPSN32JQAzyHk2fP+7/jqOS1f5PnqSOf5PnSo/P8A9igAkgST599SeR/wCo/4Pkep/M8xP7/9ygCCSPy3qeOOiON96Iib3/uVJJH5CfvXTf8Axoj/AHKAPNf+EctPih4y8Q/26n9qeGtBuE0+00WZP9GmudiPNNMn8f8ArkRK0LHw5r3w10vf4fuG1Twtb/8AMC1CZIXtE/6drl//AETN/wB91z3i661v4e+MP7Tt9ThsvBviG4T+1pkt0mm0652bEmTf8iQvsTe779ldtB4Z0K1dLi9iTV71/nS91q4+2O/+5v8AkT/gCUFnO6H8cPB/jSbZ4f1C71rVETe+kafYzPeps/vp/B/v79lM8caVrvxN8Pvp/wDwi8Ol3W/faah4h1FEexm/gmhS23vvT/fSur1zwzpXibyHu7dILq3/AOPS9spvJubd/wDpi6fP/wCyVxWreOPEfgPXrXwv5SeMtUvoXfTrpP3Nzb/c/wCP9E+RE+ff5ybN+z7lA/8ACdR4D1y48TeD7K9vURNRR3srtE/57Qu8L/8Aj6b66GOB/nTfs/v/ACVl+GfD8Xhnw9a6fFcPO8KO80z/AH5pnfe7/wDA3d61fM8ve6P9+gzn8QkkH8f8dEcH+2vz1J/vr9+jz3jdHSgA+wyyJs2bKztc8XaZ4RsEu9Y1C306B/kRH+/N/uJ993/3KtX2peXbT3Gz5IUd9iVyngPRreDTbXxnqaI+vanbpNNql06f6PC6b0hhf+BE/wBigAg8eS6r/wAgrwj4m1FN/wDrprRLBP8AgH2l0d/++K0P7cuI0ne78L69BtTfvhtobxH/AO/LvRJ4/wBCkd9mqpeun8Gno947/wDflHqHTfHGp6pv+xeCtcRP4Jta8nTYX/77d3/8coLJvDnirR/F3n/2VqcN69p8lxZbHS5t3/6bQv8AOlaNxv8Ak2PsTfWDB4fuL7xVp2t+IH0ay1iLfDaPp+/zpkdP+PZ5n/139/7nybK6u+u7exsHuLh4YIIU3vM77ERP9+ggqyfu4XTZ/wB91Vgj8v8AuJU/mJOm9HTZ9+qsc8V1bJLbuk8EyI6Oj70dP9is9QH3UHnp8ux3qu0L7jVj5N7ok2/Z/wB9pUSu+0fPRqQS+Yn8Hz0SWNpO/wC9srSd/wC/Nbo7/wDj9VYI3kd0qSCT7mz5971sRqWoI7ePeiWVjsf/AKdE+f8A8cojjtNn/HlY/wC3/oifc/74qP5/OfZ/3xR5nlv8iJUcsCuaQ+OC02f8eVin+5bpUkelaf52/wDszT9/9/7JD/8AEVB5cOze9SSbZPn/AIEo5YD5yaTTbH5P+JfY/J9z/QYX/wDZKZdWtpffPcafYz7PuedaQv8A+yVPBG8iI+/59lRzyPJNv/ufwUcpfOQ3Vjp90uy40zT59n3N9jC//slQf2Ho/wD0AdG2P9//AIl0P/xFWvM+4/z/AD0/y/k3/wCrko5SOaRS/wCEZ0KRNj+H9GfYmxEfS4X2J/3xTP8AhHNCj/1XhfQ0R/v/APEuh/8AiK0Png/gpn2f7m/+P+CjlgVzyKs/g7w5PMksvhrQXf8A56Ppds//ALJRH4Z0S3/1WhaNA7/3NLh/+Iq1/FtR9n9+p540jd/n/go5Q55mX/wjOhRv5qeH9Dgf7/mf2Xbb/wD0Cj/hEfDsnzv4a0Hf/wBguH/4itBI0k/9kpkf3/8Aco5YE80jLk8D+F5G+fwp4e+d9/8AyCbb/wCIp/8Awh3hr7v/AAjWg/P9/wD4lNt8/wD45W3BGkab6Z5byP8AIiUe4VzSMeTwX4aupv3vhrQZ/wDf0u2/+IpZ/AHhKfz3l8JeHnR/4P7Jtvn/APHK054PL/j+epI4/MdNn3NlHKHNIwZPhf4Kk3yv4P0PfNsd/wDQUqCP4T+BIH+TwVoKP/H/AMS5K6WOP989Hl/P9/7n36ZJiR/DXwf5Lo3hTQ9j/fT7DDRH8OfB/k/Z/wDhEtD8j+BH06HZ/wCgVt+X5f3Geo5JH+dHegDLj+Hvg+1m/wBH8JaCn+5pcP8A8RRP4A8JTv8AvfCWgv8APvf/AIlcPzv/AN8Vsfx/wJsqaTZs/j30AYsngPwpJv8A+KX0H9987/8AErh+f/xyj/hA/CW90Tw1o2x/v7LGGteSOn+WnyUBzmRH4L8NeTBb/wDCOaM9rD/qUexTYlUpPhz4SnmT/ilNDd/772MP/wARXUSWrx/Ps2RvUccaRp87vQBz0fw98JRp/wAipon3/wCDTkqe18D+F7T/AI9/DWjQP/sadDWvJB/Hv2b6PI+T/begDnpPhl4M3pL/AMIfoO9P+odD/wDEU+f4a+D55vNl8H6C8/8Af/suHf8A+gV0Pl/3/wC5R9lSTY6PQBz0fwv8FRvv/wCES0Hf/wBg6GrWleB/C+h6l9t0rw5pOl3ro6PdWVokL7P7m+tvy0g+bZRHskk+f+5QA+PZ5PyPT4/3ex3+5UMf8DJU0cb+T8n3Kz1AZJvj+T+D79M8z+Cj/V/7FEkHmJRqATyeRsqOS6+T5KY8DyPvSnx2r/JvTelaAEe+R6tRx/uXdE+5VWON43f+5U8kjxptT/gdAEH25/v/APAKk+1Jv3v8lVfIfZ/sb6PIlkTen9+gC1JdRb/v1HJP8/7p6Z5Es6P8n8dPeCX5PkSgsk86n+Z/fqDy3jq1Hs8zY+z/AL4oAZJJ/HUHzxvU8myN/k/jp/l/w7P/AB+ggz55Hkm+5/3xRHH8/wB/+CrXl/Ju2U+TZ99EoAggk/d/cqeeZPs3lbE/4HR8n8CUeX5ifc+egDOjk+5/HUifwVd+y+Z/c+Sn+Wn3KAK3n/Js30+OP9zsepvL8tPuUz5JP7lBZVgjT+NN9PT92jvs+TZWjJJFBDsR/wDvujzEkh+egDIj+5vT79P8vzF3p/H/AAVaj2Qffp/mJs37KAKsdq+//Yokj8v+P+CrU86SUzzE/dpQBVjj8v597/8AxdMk1KygufsUtxbwXUyb0tXmTznRPvvs/uVa/v8A/wARXgHxU03Sr745eEE0/Spn8Sw6tZvd79Ld/wC0bPyXTel59yGGHe+9P46C4RPcbXWNP1iOdLLULTUU+5MkMyTI6f7dec+OPAHgTXH07R7vWNM8PJpl297DpdrcQw/6Y/3HdH/9A/j31V+C3h/R/CMOt+I/7Eh0G68U6zNDDa2uneT5VtC7w2ybET5E2I77/wDptU/jHwPpV98afA2p3Hhyxvf9E1J7i9msUf59kPk732ff/uUB9s1LXwPLqXxXfxVFrtjOlvb/ANmPp8Kb/wDRv4/ufcm87/xxK6/R/CumeFbae30eyh06Cb53dPneb/fd/nf/AIHXyx4c8R+KPEF/4e0fTLjWdBupvsFr4k1DT9L+zTJcveTed87w7N+z+P8A299MuvEfxT0Pwzayv4j166gvrezm1S9vU2PpyfaZkfY8MLunyJDv+R/79Z6l8p9af6zeiP8Awfcokjr5s8HeIPiLrD6RrGoa7rn+jvoifYktPJtr6Ga5mSZ5keHe/wC52f3Nn36+nZJEjV60MZR5A8j++7/7lQSbI3f/AGP4KuxzpP8AfpkkiR/Jv30AVYNkjv8APs/uVy/hzwBpnhx72L7Pb3tk82+0S9Tznt/+mPz/ACbE/grqEkp8kn93599Ac5xsHxNeP4iv4KTT5oEhtPtSXu//AEZ02fcTZ/H/ALH9yr2leLbTWPEOr6OlvNa3umOnnec6fvt/8af7FdR57xw7N/yf3Kgj3yI8Tv8AIib0SgDzzx/4PTUvid8PPEFpZXF1daZfTI8299lpC9nNvfZ9xPn2Jvql8aY9Q+IXgDTtE0fTJp08Q30MN2mpwvCkNmnzzed/GiOibP8AttXL6x8SvFXhn4l3V3qGp3cHhRNU+xWn2W0trnTLhPs3/HtNMn762vPO3/f+T7lP/wCF/f8ACHW3m6xFd6pZTWNtqH22Z4UeF7mze5httiJ/H5Lpv/vvQb8sjz2PUviH4Z1jwH4fu01xJ9P36T9iskdLbUUhmdPtKPs2TJ9m2O6TbP8AYffVWex+KFj4Mtb19T8TWT/aLC1u7VPO/wBHtk0xHd4YYU3/APHz8jun/oFe3fF7/hIPsHgrVbLW7jw1e3GqWenzWsNvbXPk/aX2TfPMn3/4K53xN8W73wdNqN3/AKdraWk1/p6WUzwwpNNZ/Zvn37P43f8A4BvrPUsZ8CLHxBY6x4luPFD6n/a+oW+m3U017C6Qzf6GiPsT7iPvR96V6v5n+/XB+B/i9rHibxU+iax4Xt9I2Jfok0Oo/ad81nMkM38CfJ++TZXoWx/79GpyVPiO7j+F2qQ/Ok1vv24++9H/AAq3VfMRvNtOP9t//iK9Vya+LPGH7VHiDSfjH4++FOi6zbN481jxJZ6X4b/tIJ9l0a2fT4ZJLl+z/P52yH77v8lZ88j3PqdI9/8A+FX6r5e3faf99PT/APhWGpeZ8r2mz/feuL1D9oK3+EPiObwLqmmeI/FCeGdEi1bxD4ymFuIbe2dJm86bBT53aB/kRK5L4p/tVaw/wv8AFyJ4c1/4b+Kk0JNf0aXVxbP9ps/OhR5E2O6o6ecm9H+dN9HOH1Kkew/8Kv1J49rvaf8Afb1J/wAKz1B/47f/AL7euJb9oDT/ABpdeF7zSJdatPDt14wh0Sw1u3SH7NrbeTMZdu/5vswdCnmJ990+T5Oa98kuooWRHlVHf7is33qOcPqlI83Hw51RY3XzYP8Avo02f4X3s+zf9kfZ/BveuV/a88ZfEL4f/B3W9V+H0NlBe21rNNd6vfS/8g+FEzvjh2nzZX+6v8Kkc17fpczTaXZSs2WeJHb8Vo5w+qUjzr/hWequ3zy2n/fb1PJ8N9SkO7zrfP8AvvXpX40fjRzsPqlLseaSfDfVJFx51v8A99vTf+Fbaq8ex5bT/vp69N/Gj8aOZh9UpHmL/DPUj/Hb/wDfb0knw41WRNvmwfma9P8Axo/GjnYfVKR5nH8OdRj/AIrb8zTf+FZ6lu/1tr/309enfjR+NHMH1Skea/8ACt9Sxt863x/vvR/wrXUv+e1v/wB9vXpX40fjRzMPqlI81/4V3qv9+0/76ej/AIV3qv8AftP++nr0r8aPxo52P6rSPMY/hzqsf/LWD/vo0knwz1GRH/ewI7+5r0/8aPxo5mL6pSPNf+Fbal5e3zrf/vt6JPhvqXybHtOP9p69K/GuU8B/Evwz8TrG/vPC+r2+sW2n302mXEtsciO4iPzp+GRRzB9UpHN/8K61T/nrbfmasf8ACutS/wCetv8A99PXo/Ncxp3jzRNYsNdvbDUFuoNFuJrK+aGKRxDND/rU24yxX/ZzRzi+p0jnP+Fc6ns/1tv/AN9vR/wrnUtv37f/AL7erVx8ZfBkPw5sPHZ8Q2snhTUPJ+x6kpdkuDK+yFUXG52d3ChOv0rv6Ocf1KkeZJ8O9X87c72m3/Yd/wD4ip5Ph1qT/wDLW3/77evR+awf+Ew0hvFz+GBer/bi2P8AaTWe1t/2ffs3/wDffFHOL6nSOTj+G+pfPultz/sb3o/4VzqX/PW3/wC+3r0rmjmjnD6nS7Hmv/CutV/57W//AH29H/Ct9ST7ktv/AN9vXpXNYXjDxfpPgPwzqfiLXb5dO0bTbd7q7unVmSKJOWY7fajnD6nS7HKf8K/1RF/1sH5mj/hX+o/89YP++jWD4P8A2tvhH44ury00TxlBcXdrZTX7W01rcWztbxLvkdEljTeFXk7M16poetWfiLSLHVdOuEutPvoI7m3nTkSROgZH/EGjnH9UpHGf8IHqX3vNgz/vGl/4QHUl2fPb/wDfb16J+NYHhvxdpPjCC/l0m9S+WxvptMuWjVv3dzC+yVDn+61HMH1Skc1J4D1KT+KD/vo0R/D7Uk2fvoeP9t69E/Gj8aOYPqlI86/4QDUtz/vYPzNH/CAalt/1sH5mvRfxrlfH3j/w/wDC/wAMXOv+JtTi0TR7UKJLqYEjLHaqKqgszZx8qjNHMH1SkYv/AAgOq+Xt823/AO+3pP8AhANS+f8AewfN7mp/hn8a/Bnxgtb+fwlrS6o1hIsN3bvBNbzW7t9wPFMiOmfda72jmD6pSPOI/h7qX8bQfmak/wCFfakv3Xtx/wADeul8TeMdI8H29lLq16lil9fQ6fbtIrfPcTPsiTj+81b/AONHMH1Skedf8IFqn/PWD8zSv4D1L+9B/wB9GvRPxo/GjmYfVKR51/wgGpeXt82D8zQnw/v/AOOWD8zXov41z+teMtF8N6toWmajqCWt9rdy9np8LK2biZIXmZB/wBHb8KOcPqlI5v8A4V7qG779un/A3qb/AIQe/TZ80H5mt+Dxpotx4yu/C0V+ja/bWMeoTWe1t627u6I/03owrf8Axo5g+qUjz2bwHqUiv+9g/M1F/wAK+1Tbjfb/APfb16P+NYPhvxhpHiz+0/7JvVu/7MvptMu9it+6uYjh0/CjmD6pSOT/AOFdaru/1tr/AN9PU58A6r/DNb/99vXdXV1Dp9vLPPMsMES7nkkbaqLWHqnj7w7o/gSbxjc6tbp4Yt7H+0m1RcvD9m8vf5vy9V280c4fVKRzifD/AFTb/rYPzNNk+HWqvs2zW6f8DesTwb+1l8JPHmoXFjonjKC6v4rSa+FrNa3FvI0MSb3dEljXeFXk7c16h4f17T/Emg6brGmXSXmm6jbx3Vrcx9JYnQOjD6qaOcPqlI43/hXuq+X/AK633/771APhvq6/8trT/vp69O/Gj8aOZh9UpHmjfDvVz/y1tP8Avp6WP4e6wibfNtP++3r0r8aPxo5mH1Skeaf8K71crhpbT/vp6Z/wrfV/+e1t/wB9vXp340fjRzMf1WkeY/8ACt9XEm5ZrX/vp6f/AMK31Tf80tps/wB569L/ABo/GjmYvqlI81k+HWq7/lltNn+2z0J4B1qP7ktp/wB9vXpX40fjRzMf1Wkea/8ACvtXLfNNb/8Afb0j/DvV/wDntaOn9zc9emUUc8hfVKR5jJ8PdbkT/j4t/wDvt6fH8OtYjk3faLf/AL7evSvxo/GjmYfVaR5pH8O9X+ffNaf99vTJPhvq7/8ALa0/77evT6KOeQ/qtI8w/wCFb6vu3edaZ/3noj+HGqKcNJbbP9969Poo55C+qUjzb/hX+pf9Of8A32//AMRS/wDCvdTk/jt0/wCB/wD2Fej/AI0fjRzMPqlI87/4V3f7cf6J/wB9PUX/AArm8/vW35mvSfxo/GjmD6rSPDZv2Z/DNx4r/wCEml8PabJrm7zHuHeXaz7Nm/Z9zfs+Tfs31T0v9lXwjommz2Fl4W0iCyuJ4bqaBmeRHmhffC/zf3P4P7lfQFFHOX9XgeQz/BWCdf3tlYz/AOnR6n87P/x8p/y2/wB+ud1P9mPQ9U17UdYm8M6I+p6hG63F08s3z79nmfJ9359if98V9AUUc4fV4HhkPwFNjqH2+1stKgvt9w6Toz7/AN86PN/326JWn/wqLWP+fi0/7/P/APEV69+NH40c5P1Sl2HV8765+yxbeMZvjMmr3cFu/jPULPUNM1CzTF5pk1vawpDNv/vpNHvSvoiioOw+a7H9nXxV4t0f4jQ+Pdc06bUfGnhTTtBu7nR0fatxbrdI9wFf+B/ORtn++K5jxn+zb8S/jNoWqReOdV8Lw3lv4afw7pkWkrctDP508L3VzPvT5N6WyIiJv++/z19d0UAfMmk/sza14Z8RaRp2iajpsPw80PxfD4o0bS2D+dp6G2uUubNP4dnnTb0/ub3WvYPFnwX8E+PPFuieKNf8O2mp+IdFK/2fqEwbzLba+8bOf71d3RQBwHxy8CXfxO+D3i7wnp9xDbXusadNZwzXAyiM4/irs9NgazsbaBuWjiRD+WKuUUAFFFFABRRRQAUUUUAFFFFABRRRQAUUUUAFFFFAHmX7R3xCuPhb8FvFfiDT0M2sR2htdLhT7019MfJtk/GZ0r4/8B3PiT4AyeKvB82mTfCBPEXgXz9J1nxBfW00H9sWMPk3N1vid9m9Hhkff/zz3195a54Z0nxZb2cWrWFvqEdrdw31ulwocRXELbo5B/tK4qt4m8E+H/GU9lJrej2WrSWTO9v9shSTyjJG8L4z/eR3X8aAPiTQ/iB4q8F+DvF+hahqvjHRPF9re+Gbt7LVtfTWofs1xqCQvPZ3yfPsm+bfE+zb2+/X0n+zF974sf8AZQNX/wDaNdH4Z+APw58HaNe6RongvRrDTry4huri1gtUCSywyb4Xb/cZRs/u4rsdF8O6Z4fN6dMsbex+3XT3lx5KbfNmfG92/wBo0AfKnw9+D8Nn+1drvhf+0Wn8A+FfJ8a6L4d2fJaalfvMjnnrHG8M8iJ/C9z/ALFcVo/xO8R3Xxe8C+KNJ13xZd+H9f8AG9xoz6lrGtxQ2GoQ/wCko9tbaUm/YkPkj98+x/k3/wAdfbtr4Z0q18RXuuRabbx6xeW8NtcXyoBLLFGXMaM3fbvf/vquPsv2d/hrpviKXX7fwRosOsy3f29r1bRTIlzu3+cp/gff3WgD5f8Ag14m1/TdM+CviiP4la94p1rxnfajp+s6Zf6h9ptvs6Q3MhdIf+WL2zwwJv8A9s7/AL9cXqXjbxNeeAtJ1+DxJqFn4qvvhdoPma6sv+kq82tojvv/AL/zvX1n8A/2X/CfwR0Ow8vSdKufFyW0ltfa/DaBJrlHkZ//AIj/AL5rtP8AhTfgldPhsv8AhFdM+y29lBp8UX2ddiW0M3nQw4/uI/zY9aAPj3xzo/izwDN8XbzTfij45nXwDqOiXOj217rHmoz3Ihe5S5+T/SEff9x/kTPyUvir4neJF+Lem+J9D1vxVPosvxFh8Nvf6hrUNtpjr9p+zTWEOlId82z5/wB8+x96b6+z9S+HfhjWBra32h2N1/bXk/2n50W/7X5P+p8z+/s21z1z+z18NbjxZceJZPBWiSa7dXKXkt89onmGZHR0m/39yId3XigD5W+HnjrxX4f8aCTxJ4s8QanJ4jtdd/sjXtN1+HUtA1nyUeZNlt9+weFE/gTZ8j/PXpXxI1a/17/gnJqOp393LfaneeAobq5urpt7yyvao7u/417RpHwI+H2g+JdU1/TvBujWms6ksyXd5DZIrzLMf32f9/8Aj/vYrfm8EaBdeDT4Sl0i0fw2bT+zzpbQjyfs+zZ5ez+7igD5e8bfDH4l+MtEt/FvxDufCdjpvhLw/ql1p1r4cjuZrm5mm054P300v3ECO/yJ99sV458QviN4hsfhvdan4X1vxUJvBPg/Qnea11uHStK0e5ezjmRHh+/fPNvT5HTZ0Sv0VvNHs7/SZtMngim02aJreW2ZfkaLbsKfSuC1z9m/4Y+I7+K91LwJoN/cxWSaejz2Eb/6Oi7ET6Inyp/dzxQB80eLtV8Xsfir8QofH/iO0uvCfi/SrLSdFgvtmmLDMmmmZJof+WyP9pf7/wBz+CsmTWr651XUPCOkXfiifUr3xp4sv30bwvq0Wj/aYYbpEM1zfO6OiQ7/ALiff3/7FfZ0nw18KzabqmmP4esHstSuIbu+hMI2XEyeXsd/7zr5MX/fC1k+JPgH8PfF0MMWseDdHv44b6bUkE1qh/0mY/vpPq/8f97vQB8i/CXUvFnx4sfAFnq3xG8UabbL4G1LU7iXQtW8qa7uLfU2toneZE+ban8f8Z5rA8YfGDxb40+FNrrtp4i8WXHiDQfh1Ya7qN1peuQ6JpmmXM0DyJdTfx3cjlP9Ts2fJs/jr7s8OfC/wf4UkjfRPDmm6Y8NvNZp9lgRNsMs3myJx/C7/PisHVv2cfhfrkmlzah4E0G6fSrNNPtPOsY2WG2T7kI/2V9KAPlLxp4j8beIND+Lnj9PiD4i0u88HaRoer6TpdhfeTYJM+mwXM3nQ/8ALZHcn5H+T79fQn7VUOh6r4I8K2+seJZvB2oS+JbF9E1+O2S4hstSQu9u8yP8nlNsdPn7utehwfCvwcui6poq+G9OOl6rbxWt/beUNlzFDGIo0cfxbERUrZ8UeEtF8baDdaJr+lWmt6Pdpsn0+9hWWGVfdWoA+MfFHxK17wPqvxB0PxpqGkyeNzpGjww+Nvh1AkWo30M1/wCTDZzRTPst5nZ5Nj79io7v/BXM2viXx7can4h+H8nivxR4VK+OPDdhsbxGmq6np9tdwzfaYftn+35O/Z8+yvsPQ/2evhl4b8Jav4U03wNoll4e1fDahp8dmvl3WD8u/j5tvb+72qx4d+BHw98KtCuk+DNG08xTQ3KPBZojedDv8mT/AGnTzH+b/boA+T/jRqnizw9ceKtA0S7vvGV74Z8YeDYdAsvEF+W82byUf55vV3+d3qW3+IGpeM/AXw30mDxN458ReMtek1XU9Y0XS9Ui0WZbm3KJcwzXLv8A6HDbO+xIYfv/ACP719i33w58M6hqFzqF1oVlPez3dtqEs7xfO9xbf6iX/fT+GsHxB+z58N/Fks8mseC9F1J5r99TleazQ7rl0RHl4/idEQP/AHsc0AfHXw81zxj8Y/DfhSDUfiN4n02G08B63qcs+i6ttmu7m01N7a3d5k/1u1E+/wDx1fsfE3jTwf4Ln1hviF4n1bUPEXwZv/FN0+oXe5LbUoRbbJrZP+Xf/j5f5E/2K+y9B+E/g3wyoi0vw1penr9nnstlrbIi+TNJ5s0OP7jv8+2pJvhf4RuLOC0k8OafJaxaQ+hpD9nG1bB9m+2/65ny0+T/AGaAPkLx1448UeG/iYfFWpeKfEF74Q0+XQYXuvDGvQ40N5khDw3+lP8A8fKXLy7/ADk3vsm+T7ler/tbWHiDUvG/wNtvC2q2eia8/ie5FrfahafbIYv+JZeby8O9N/yb/wCOu48Tfs6+EvE/xZ8KeOJtG0nz9Ft5ImR7FHe4YeX9mff/ANMdj7P9+vRNW8M6XrWo6Ve39hBe3mlTPdWU0yBnt5WjePenodjuv0agD4h8Y6x41+GXxP8AinceOPG/2vXbnwholnaan4Q0pLO5QTanNCkMKTTOiO7vs853+Tfv/grGtfE3j3+0fFfgKTxR4p8JJH4u8LWKxy+JE1XU9PhvDMlwn2v+HeiI+z59n419weKvhj4S8Xtqba54e0/VH1S0jsL77VbrIbm2SQukb+qK77qyvDnwF+HnhWNV0nwbo+nlZrefdb2aI3mwuzwyMR950Z3O4880AfG/jLxF8TNK8W/ECTSfEWtRRfD/AFGx0nTb/WPGENpaRRJBC4e/t3Tfd/aXmf53/wCAfcrZ+FPjjW9L/aF8TaX4g1G48K+Bf+Eq8Q3+m3FnL8ms6nDsea2udnz7YYd7pD/y22P/AHK+tfEXwP8AAXizxhY+KdZ8I6RqXiCxKm3v7myR5k2HKZP8W3+HP3e1ak3wy8I3UflzeHdPkT+1v7cw9uv/AB//APPz/wBdP9qgD4O0jxf4n1rUtAgm13xmPD/jnwhrt0114g8QxPNqyJbedFcw2EO/7D/wD+B9lexalpsGmf8ABM+/jt765vo3+HLzeddTm4cbrIts3n+FCSm3+ED2r2/wz+z18NfBWpJqGh+BtD0q+R3kS6t7NEZN6OjhD/Cm13+T7vz1taf8LfCGi+BJ/BVj4c0+18JzQSwSaPDCEtmR870Kf7W40AfN+v8Awy+J3jrSNG8V/EC68I2GjeEtEvrzTrTw2lzNc3E0tg8H72aXZsTY/wBxPv14n44+I3iGx+EMmoeGNd8VRzeCfAugzPNZa5DpGlaPcPZJMm9Pv3zzfJ8jps/gr9HrjSbS40ltNlhjk094vs7W7r8jR7duz6VwGtfs3/DDxBfWt3qXgTQbue0sk0yF5rBH2WyLsSPp0ROE/udqAPmTxtrHi+dvi58QofH/AIlsbrwh4h0hNJ0W1vdmmIk1tp7zJND/AMtkf7S/3/ufwV9EfATxDqfiHWfiuupahc3qaf41urK0WZt32eBba1dI09E+dz/wKuym+GXhOTTNT0x9AsHsNVlhnvrXyhsuXiSNI3cfxFUhhA/3FrW0bw3pugXGoyadZwWT6jdNe3bQrt8+ZlRWkb/bOxPyoA2qKKKACiiigAooooAKKKKACiiigAooooAKKKKACiiigAooooAKKKKACiiigAooooAKKKKACiiigAooooAKKKKACiiigAooooAKKKKACiiigAooooAKKKKACiiigAooooAKKKKACiiigAooooAKKKKACiiigAooooAKKKKACiiigAooooAKKKKACiiigAooooAKKKKACiiigAooooAKKKKACiiigAooooAKKKKACiiigAooooAKKKKACiiigAooooAKKKKACiiigAooooAKKKKACiiigAooooAKKKKACiiigD//2Q=="><span class="WACImageBorder SCXW228251020 BCX0"></span></span></span><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun EmptyTextRun SCXW228251020 BCX0"></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="419604002" paraeid="{d468f3cb-9190-410d-b983-04456a6d23e6}{28}"><strong><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">4. Irak Cephesinden 60.000 Asker Mi Geldi?</span></span></strong><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1659420864" paraeid="{5d8861ed-4bdc-448f-bc42-bc92f5127159}{195}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Sarıkamış Harekâtı sırasında Arap ülkelerinden getirilmiş birlik vardır ancak bunlar iddia edildiği gibi ordunun çoğunu oluşturmuyordu. Yalnızca Bağdat’tan getirilen 37. Tümen Köprüköy ve Azap Muharebeleri esnasında bölgede kullanıldı. Bu tümen iki alaydan oluşuyordu ve toplam kuvveti de iki bin kişiydi.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1799927310" paraeid="{92fcd5ac-a40b-4d66-ad58-f683e4926444}{133}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="901921387" paraeid="{ffc25e90-047e-42af-9aa0-034dedbfcc5c}{252}"><strong><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">KAYNAKÇA</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335551550":2,"335551620":2,"335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></strong></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="395496253" paraeid="{694928e5-c80c-4351-a0d6-3cb0bd0f7dd2}{196}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">AHMAD, </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">Feroz</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">. </span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">İttihat ve Terakki</span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">. Kaynak Yayınları, 1986.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1878195901" paraeid="{694928e5-c80c-4351-a0d6-3cb0bd0f7dd2}{203}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Akarcalı, A. Atilla (ed.). Enver Paşa: Hürriyet, Adalet, Müsavat. Doğu Kütüphanesi, İstanbul, 2021.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="757753534" paraeid="{694928e5-c80c-4351-a0d6-3cb0bd0f7dd2}{210}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">AKSAKAL, Mustafa. </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">Harb</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">-i Umumi Eşiğinde. </span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Osmanlı Devleti Son Savaşına Nasıl Girdi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, İstanbul</span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">, 2010.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="2011876551" paraeid="{694928e5-c80c-4351-a0d6-3cb0bd0f7dd2}{217}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">ALKAN, Necmettin. </span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">İmparatorluğun son savaşı: Birinci Dünya Savaşı'na neden ve nasıl girdik?</span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">. Timaş Yayınları, 2020.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="2081882040" paraeid="{694928e5-c80c-4351-a0d6-3cb0bd0f7dd2}{224}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">ALKAN, Necmettin; ŞIMŞEK, Eyyub; UYAR, </span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Savaşanların Gözüyle Türk-Alman İttifakı (1914-1918)</span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">. Kronik Kitap, 2018.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1201004493" paraeid="{694928e5-c80c-4351-a0d6-3cb0bd0f7dd2}{231}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">ALKAN Necmettin, Uğur Üçüncü ve Eyyub Şimşek. Zoraki İttifak: Birinci Dünya Savaşı'nda Türk-Alman Askerî Ortaklığı. Timaş Yayınları, İstanbul, 2025.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1424544452" paraeid="{694928e5-c80c-4351-a0d6-3cb0bd0f7dd2}{238}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">BABACAN, Hasan. </span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Mehmed Talât Paşa, 1874-1921</span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">. Türk Tarih Kurumu, 2005.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1981557520" paraeid="{694928e5-c80c-4351-a0d6-3cb0bd0f7dd2}{245}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">BALCI, Ramazan.</span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Tarihin Sarıkamış Duruşması</span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">. Nesil Yayınları, 2007.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="119271039" paraeid="{694928e5-c80c-4351-a0d6-3cb0bd0f7dd2}{252}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">BARDAKÇI, Murat. </span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Enver</span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">. Türkiye İş Bankası, 2015.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1227009662" paraeid="{d9b99352-dbf0-49fe-886d-2e0f40cbf818}{4}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">BOZ, Hakan. Bayrak Kalpak Revolver. Timaş Yayınları, 2023.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1096210816" paraeid="{d9b99352-dbf0-49fe-886d-2e0f40cbf818}{11}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">BÖLÜKBAŞI, Necati. Tarihin Arka Yüzündeki Sarıkamış Harekatı. 2014.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="678758113" paraeid="{d9b99352-dbf0-49fe-886d-2e0f40cbf818}{18}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">ÇAKMAK, Fevzi. Birinci Dünya Savaşı’nda doğu cephesi harekâtı-1935 Yılında Harp akademisinde verilen konferanslar. </span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Yay. Haz. Ahmet Tetik, Sema </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">Kiper</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">, Ayşe Seven, Serdar Demirtaş), Ankara: Genel Kurmay Basım Evi</span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">, 2005.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1303096990" paraeid="{d9b99352-dbf0-49fe-886d-2e0f40cbf818}{25}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">ÇAVDAR, Tevfik. </span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Talat Paşa</span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">. Dost Kitabevi, 1984.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="378845819" paraeid="{d9b99352-dbf0-49fe-886d-2e0f40cbf818}{32}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">ÇOLAK, Mustafa. Komitenin Kahramanı: Enver Paşa. Yeditepe Yayınevi, 2024</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="29200705" paraeid="{d9b99352-dbf0-49fe-886d-2e0f40cbf818}{39}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">ÇOLAK, Mustafa. Komitenin Ruhu: Talat Paşa. Yeditepe Yayınevi, 2024</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1170476759" paraeid="{d9b99352-dbf0-49fe-886d-2e0f40cbf818}{46}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">ÇOLAK, Mustafa. Enver Paşa. Türk Tarih Kurumu, 2025</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1014746840" paraeid="{d9b99352-dbf0-49fe-886d-2e0f40cbf818}{53}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">İLDEN, Şerif. Sarıkamış, Yayına Hazırlayan: Sami Önal. </span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul</span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">, 2011.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335557856":16777215,"335559739":0}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="950540365" paraeid="{d9b99352-dbf0-49fe-886d-2e0f40cbf818}{60}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">TEKIR, Süleyman. </span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Beyaz harp: Kafkas Cephesi, </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW228251020 BCX0">Sarikamış</span><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> harekâtı, teşkilat-ı mahsusa operasyonları</span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">. Kronik Kitap, 2021.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="20585609" paraeid="{d9b99352-dbf0-49fe-886d-2e0f40cbf818}{67}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">TEKIR, Süleyman. İttihatçılık İktidar. </span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">İstanbul: Kronik Kitap</span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">, 2024.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1253382640" paraeid="{d9b99352-dbf0-49fe-886d-2e0f40cbf818}{74}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">YALÇIN, Hüseyin Cahit. Tanıdıklarım, Yapı Kredi Yay. 2001.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="3124638" paraeid="{d9b99352-dbf0-49fe-886d-2e0f40cbf818}{81}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">YALÇIN, Hüseyin Cahit. </span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Talat Paşa</span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">. Ötüken Neşriyat, 2018.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1390795548" paraeid="{d9b99352-dbf0-49fe-886d-2e0f40cbf818}{88}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">Öğün, Tuncay. 100 Soruda Sarıkamış Harekâtı. Rumuz Yayınevi, İstanbul, 2020.</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1663385597" paraeid="{d9b99352-dbf0-49fe-886d-2e0f40cbf818}{95}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun EmptyTextRun SCXW228251020 BCX0"></span><a class="Hyperlink SCXW228251020 BCX0" href="https://www.geliboluyuanlamak.com/185_sarikamis-kusatma-harekatina-ait-degerlendirmeler-m-sahin-aldogan.html" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun Underlined SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0" data-ccp-charstyle="Hyperlink">https://www.geliboluyuanlamak.com/185_sarikamis-kusatma-harekatina-ait-degerlendirmeler-m-sahin-aldogan.html</span></span></a><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun EmptyTextRun SCXW228251020 BCX0"></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1282504135" paraeid="{d9b99352-dbf0-49fe-886d-2e0f40cbf818}{102}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun EmptyTextRun SCXW228251020 BCX0"></span><a class="Hyperlink SCXW228251020 BCX0" href="https://www.geliboluyuanlamak.com/265_95-yildonumunde-sarikamis-harekatini-yeniden-degerlendirmek-1muzaffer-albayrak.html" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun Underlined SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0" data-ccp-charstyle="Hyperlink">https://www.geliboluyuanlamak.com/265_95-yildonumunde-sarikamis-harekatini-yeniden-degerlendirmek-1muzaffer-albayrak.html</span></span></a><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun EmptyTextRun SCXW228251020 BCX0"></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="1007701715" paraeid="{d9b99352-dbf0-49fe-886d-2e0f40cbf818}{109}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun EmptyTextRun SCXW228251020 BCX0"></span><a class="Hyperlink SCXW228251020 BCX0" href="https://www.geliboluyuanlamak.com/266_95-yildonumunde-sarikamis-harekatini-yeniden-degerlendirmek-2-bolum-muzaffer-albayrak.html" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun Underlined SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0" data-ccp-charstyle="Hyperlink">https://www.geliboluyuanlamak.com/266_95-yildonumunde-sarikamis-harekatini-yeniden-degerlendirmek-2-bolum-muzaffer-albayrak.html</span></span></a><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun EmptyTextRun SCXW228251020 BCX0"></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="873753036" paraeid="{d9b99352-dbf0-49fe-886d-2e0f40cbf818}{116}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">M. ŞÜKRÜ HANİOĞLU, "TALAT PAŞA", TDV İslâm Ansiklopedisi, </span></span><a class="Hyperlink SCXW228251020 BCX0" href="https://islamansiklopedisi.org.tr/talat-pasa" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun Underlined SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0" data-ccp-charstyle="Hyperlink">https://islamansiklopedisi.org.tr/talat-pasa</span></span></a><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> (07.06.2025).</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 335559738":240,"335559739":240}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="951827246" paraeid="{d9b99352-dbf0-49fe-886d-2e0f40cbf818}{123}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">M. ŞÜKRÜ HANİOĞLU, "ENVER PAŞA", TDV İslâm Ansiklopedisi, </span></span><a class="Hyperlink SCXW228251020 BCX0" href="https://islamansiklopedisi.org.tr/enver-pasa" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun Underlined SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0" data-ccp-charstyle="Hyperlink">https://islamansiklopedisi.org.tr/enver-pasa</span></span></a><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> (07.06.2025).</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 201341983":0,"335559739":0,"335559740":255}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="791679641" paraeid="{d9b99352-dbf0-49fe-886d-2e0f40cbf818}{130}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 201341983":0,"335559739":0,"335559740":255}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW228251020 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW228251020 BCX0" paraid="886018432" paraeid="{d9b99352-dbf0-49fe-886d-2e0f40cbf818}{137}"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0">TUNCAY ÖĞÜN, "SARIKAMIŞ HAREKÂTI", TDV İslâm Ansiklopedisi, </span></span><a class="Hyperlink SCXW228251020 BCX0" href="https://islamansiklopedisi.org.tr/sarikamis-harekati" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun Underlined SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0" data-ccp-charstyle="Hyperlink">https://islamansiklopedisi.org.tr/sarikamis-harekati</span></span></a><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW228251020 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW228251020 BCX0"> (07.06.2025).</span></span><span class="EOP SCXW228251020 BCX0" data-ccp-props="{" 201341983":0,"335559739":0,"335559740":255}"=""> </span></p>
</div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İlter Dergisi 1 Hazirana Hazırlanıyor!</title>
<link>https://ilterdergisi.com/ilter-dergisi-1-hazirana-hazirlaniyor</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/ilter-dergisi-1-hazirana-hazirlaniyor</guid>
<description><![CDATA[ İlter Dergisi 2025 Nisan-Mayıs-Haziran Sayısının yayınlanacağı 1 Haziran için hazırlanıyor! ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202505/image_870x580_68332286abdb7.jpg" length="86017" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 25 May 2025 17:04:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ahmet Faruk Akdağ</dc:creator>
<media:keywords>İlter, Dergi, Fiziksel, Basım, Mahmut, Esat, Bozkurt, Felsefe, Tarih, Şiir</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>VIII. Henry ve Anglikanizmin Doğuşu: Bir Taht, Bir Aşk (!), Bir Mezhep</title>
<link>https://ilterdergisi.com/viii-henry-ve-anglikanizmin-dogusu-bir-taht-bir-ask-bir-mezhep</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/viii-henry-ve-anglikanizmin-dogusu-bir-taht-bir-ask-bir-mezhep</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202505/image_870x580_6832ec1441935.jpg" length="108804" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 25 May 2025 13:11:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>Rüstem Kılıç</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div class="OutlineElement Ltr SCXW138212739 BCX8">
<p class="Paragraph SCXW138212739 BCX8" paraid="1812972981" paraeid="{7faa132c-55d8-434d-88d3-84ec3863f4ce}{19}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW138212739 BCX8"><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">Tarih, çoğu zaman büyük dönüşümlerin ardında kişisel hırslar, tutkular ve krizlerin olduğunu gösterir. Bazı küçük ayrıntılar bazen tarihin seyrini değiştirebil</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">ir. XVI. Yüzyıl İngiltere’sinde </span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">baskıcı ve otoriter </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW138212739 BCX8">Tudor</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8"> hanedanlığının hüküm sürdüğü yıllarda VIII. Henry kendisi için küçük tarih için büyük bir adım atmıştı ve bu İngiltere tarihinin dönüm noktas</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">ıydı.</span></span></p>
<p class="Paragraph SCXW138212739 BCX8" paraid="1812972981" paraeid="{7faa132c-55d8-434d-88d3-84ec3863f4ce}{19}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW138212739 BCX8"><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">Avrupa tarihinde hatta genel milletler tarihinde evlilik yoluyla ittifak kurmak olası bir davranıştı ve beklenen bir durumdu hatta </span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">hükümdar çocukları bu duruma göre yetiştirilirdi. Habsburg hanedanlığının tüm neredeyse tüm Avrupa’ya hükmetmesinin alameti</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8"> </span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">farikası buydu, evliliklerle itt</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">ifak kurup etki alanını genişletmek. </span></span><span class="EOP SCXW138212739 BCX8" data-ccp-props="{" 201341983":0,"335559740":360}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW138212739 BCX8">
<p class="Paragraph SCXW138212739 BCX8" paraid="1472442756" paraeid="{7faa132c-55d8-434d-88d3-84ec3863f4ce}{49}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW138212739 BCX8"><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">Ancak Henry’nin durumu biraz farklıydı. Henry, </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW138212739 BCX8">Tudor</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8"> Hanedanlığının ikinci kralıydı ve İngiltere’yi güçlü bir otorite ile yönetmekteydi. </span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">Monarşide hanedanlığının devam etmesi için en önemli kural erkek varisti ve Henry’nin eşi</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8"> </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW138212739 BCX8">Aragonlu</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8"> Catherine uzun yıllar evli olmalarına rağmen erkek varis dünyaya getirememişti. Bu durum hanedanlığın devamını tehlikeye sokuyor</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">du. Henry bu durumu düzeltmek ve işleri yoluna koymak için Catherine’den boşanarak hayatının aşkı Anna </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW138212739 BCX8">Boleyn</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8"> ile evlenmek istiyordu. Lakin bu aşkın önünde önemli bir engel vardı İngiltere Katolik bir ülkeydi ve Katolik mezhebin</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">de boşanma yetkisi Papa’dadır. Papa VII. </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW138212739 BCX8">Clement</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8"> boşanma talebini reddetti. Reddetmesinin ardında yatan büyük sebepler vardı</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8"> evlilikler çoğu zaman siyasi demiştik ve Catherine, Kutsal Roma-Cermen imparatoru Şarlken’in teyzesiydi ve Papa Şarlken’</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">in etkisi altındaydı. Şarlken teyzesinin dul kalmasını istemezdi. </span></span><span class="EOP SCXW138212739 BCX8" data-ccp-props="{" 201341983":0,"335559740":360}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW138212739 BCX8">
<p class="Paragraph SCXW138212739 BCX8" paraid="1136144488" paraeid="{7faa132c-55d8-434d-88d3-84ec3863f4ce}{83}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW138212739 BCX8"><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">Henry, hayatının aşkı için önemli bir karar vermek zorundaydı. Papa’nın bu kararını yalnızca dini otorite ile değil İngiltere’nin </span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">egemenliğine el uzatılmış bir karar olarak görüyordu. Tüm kraliyet yetkisi üzerinde bulunan Henry, </span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">Parl</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">a</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">mentoyu toplayarak </span><span class="NormalTextRun ContextualSpellingAndGrammarErrorV2Themed SCXW138212739 BCX8">1534’de</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8"> Üstünlük Yasasını kabul etti. Bu yasaya göre İngiltere Kilisesinin en yüce başı Papa değil, kraldı. Böylece Katol</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">ik Kilisesi ile bağlar koparılmış oldu. Anglikan Kilisesi doğdu ve Henry hem devletin hem de kilisenin lideri haline geldi. Bu adım dönüm </span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">noktasıydı yalnızca İngiltere için değil Avrupa’da hala devam eden mezhep çatışmalarının kilise ve devlet </span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">ilişkilerinin yeniden tanımlanmasına yol açtı. Protestan Reformu öncüsü</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8"> </span><span class="NormalTextRun ContextualSpellingAndGrammarErrorV2Themed SCXW138212739 BCX8">Martin</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8"> Luther</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">,</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8"> kıtada büyük bir yankı uyandırdığı zamanda Henry’nin bu hamlesi İngiltere’yi Katolik dünyasından </span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">kendi benzersiz yoluna soktu. </span></span><span class="EOP SCXW138212739 BCX8" data-ccp-props="{" 201341983":0,"335559740":360}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW138212739 BCX8">
<p class="Paragraph SCXW138212739 BCX8" paraid="850351365" paraeid="{7faa132c-55d8-434d-88d3-84ec3863f4ce}{119}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW138212739 BCX8"><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">Henry istediğini almıştı Catherine’den boşandı ve </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW138212739 BCX8">Boleyn</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8"> ile evlendi. Ancak işler </span><span class="NormalTextRun ContextualSpellingAndGrammarErrorV2Themed SCXW138212739 BCX8">hiçte</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8"> istediği gibi gitmemişti. Bu evlilik bir öncekinden daha kısa sürdü ve </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW138212739 BCX8">Boleyn</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8"> devlete ihanet suçundan yargı</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">lanarak idam edildi. Henry sevdiği kadın için Papa’yı karşına aldı ancak sevdiği kadını da ipe götürdü. </span></span><span class="EOP SCXW138212739 BCX8" data-ccp-props="{" 201341983":0,"335559740":360}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW138212739 BCX8">
<p class="Paragraph SCXW138212739 BCX8" paraid="967405522" paraeid="{7faa132c-55d8-434d-88d3-84ec3863f4ce}{139}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW138212739 BCX8"><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">Henry, hayatının aşkı </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW138212739 BCX8">Boleyn’in</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8"> ardından erkek varis için arka arkaya dört kadınla daha evlendi.</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8"> Bunlar sırasıyla Jane </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW138212739 BCX8">Seymour</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">, </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW138212739 BCX8">Clevesli</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8"> Anne, Catherine Howard ve Catherine </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW138212739 BCX8">Parr</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8"> idi. </span></span><span class="EOP SCXW138212739 BCX8" data-ccp-props="{" 201341983":0,"335559740":360}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW138212739 BCX8">
<p class="Paragraph SCXW138212739 BCX8" paraid="790291130" paraeid="{7faa132c-55d8-434d-88d3-84ec3863f4ce}{163}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW138212739 BCX8"><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">Bu dramatik ve çalkantılı </span><span class="NormalTextRun ContextualSpellingAndGrammarErrorV2Themed SCXW138212739 BCX8">hikayenin</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8"> arka planında mezhep değişikliği kalıcı bir miras bıraktı. Anglikanizm, zamanla hem dini hem de siyasi bir kimlik kazandı. İngiltere Roma’dan uzakl</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">aştı kendi milli kilisesiyle yeniden şekillendi ve </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW138212739 BCX8">bugünki</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8"> haline büründü. </span></span><span class="EOP SCXW138212739 BCX8" data-ccp-props="{" 201341983":0,"335559740":360}"=""> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW138212739 BCX8">
<p class="Paragraph SCXW138212739 BCX8" paraid="795579843" paraeid="{7faa132c-55d8-434d-88d3-84ec3863f4ce}{179}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW138212739 BCX8"><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">Bugün Anglikan Kilisesi, dünya çapında yaklaşık 85 milyon mensubu olan bir mezhep haline geldi. Bu mezhebin temelinde Henry’nin kişisel arzu</span><span class="NormalTextRun SCXW138212739 BCX8">larının, siyasi iradesiyle birleştiği karmaşık ama tarihi bir mücadele yatmaktadır. </span></span><span class="EOP SCXW138212739 BCX8" data-ccp-props="{" 201341983":0,"335559740":360}"=""> </span></p>
</div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>UNUTULMAYA MAHKUM GÜNDEM...</title>
<link>https://ilterdergisi.com/unutulmaya-mahkum-gundem</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/unutulmaya-mahkum-gundem</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202504/image_870x580_67fa20f393429.jpg" length="365816" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 05 Apr 2025 16:07:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ömer Şerif Durmuş</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div class="OutlineElement Ltr SCXW209156479 BCX0">
<p><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW209156479 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">İnsanlık tarihi devrimler ve devinimler üzeredir. </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">Gerek tarım devrimi olsun gerek Sanayi devrimi olsun her devrim geleceğe sönmez bir kav iletir. Bu kıvılcım</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">;</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">insan toplumunu dengede tutacak, haksızlığa karşı durmayı sevk edecek duygunun başını çeker. İnsanlar doğaları gereği özgürlüklerinin kısıt</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">lanmasını istemez ve buna göre aksiyon alırlar. </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">Akıllara kazınmış Fransız devrimi öfkeli bir halkın neler başarabileceğini gösteren önemli bir örnektir. Zira başı çeken hükümet yetkilileri o zaman da </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">yandaşları gözetir, yargıyı yönetir, yasama görevinin ismini kirletir olmuştu. </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">Baskı ve zulümlere dayanamayan halk </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">geçmişte; </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">Haiti’de, </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW209156479 BCX0">Macaristand</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW209156479 BCX0">a</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">, Slovenya’da, Almanya’da, İtalya’da, Fransa’da, Sırbistan’da, Çarlık Rusya’da</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">, </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW209156479 BCX0">Kübada</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> başlarındaki Despotlara ya da krallara boyun eğmemişti. </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">Yakın tarihte ise Doğu Almanya’da, </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW209156479 BCX0">Bangladeşte</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">, Meksika’da, </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW209156479 BCX0">Filistinde</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">, Po</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">rto Riko’da ve Doğu </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW209156479 BCX0">Türkistanda</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> insanlar başta hükümetleri olmak üzere terörizm ve baskı</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">dan </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW209156479 BCX0">muzdaripler</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> fakat mücadeleyi bir an</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> bile</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> bırakmıyorlar. Çünkü insanoğlu böyledir, hakkını arar. Protesto haklarını seçim</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">ler</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> ile değil </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">mücadele ederek </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">almıştır. Anayasa</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">l haklarını münakaşa</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> ile</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> değil kanıyla, teri</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">yle yazmıştır. </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">Devletinden korkmak istemez çünkü devlet onu</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> yaşatmak</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> için vardır. Polisi, askeri, doktoru, öğretmeni, işçisi, </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">köylüsü hep bir elden ilk önce halk olma sıfatını</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> kazanmalıdır. Jean Jack Rousseau Toplum sözleşmesini yazarken devlete kutsiyet affetmez hatta onu ezer. </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW209156479 BCX0">Çünlü</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">toplumun ilk amacı birlik olabilmektir, devlet yalnız bir ara</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">cı kurumdur</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">.</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> Anayasal hakları korumak, halkı bir arada tutmaktır devletin görevi.</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> Şayet bir </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW209156479 BCX0">devledin</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> ferdi</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">,</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">Anayasal hakların</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">dan </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">mahru</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">m </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">bırakılarak her türlü işkence ve zorbalıkla</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">,</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> nedeni bile açıklanmadan göz altına alınıp </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW209156479 BCX0">usülsüzce</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> ifadesi alınabiliyorsa o devlette hukukun üstünlüğünün zerresi</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">nden söz edilemez</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">. </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">‘’500 Yıllık devlet aklı var, sen anlamazsın, senin aklın anlamaya yetmez.’’ gibi </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">provoke edici</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">, </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">aşağılayıcı ifadelerle devletin şiddet aygıtlarını savunan</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">; ‘’ bir sözünle meydanlara iner, o protestocuların aklını alırız.’’ diyen insanlıktan çıkmış insan müsveddeleri maalesef insanoğlunun yüz karasıdır.</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">Hazır devletin şiddet aygıtı demişken polislik gibi önemli bir mesleği kendi halkının iradesini bastırmak için kullanan bu akla yazıklar olsun. Bu kadar polis gücü 6 Şubat deprem</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">inde niçin sahaya inmedi? Bu ilaçlı </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW209156479 BCX0">toma</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> suyu </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW209156479 BCX0">Boludaki</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> otel yangınında nereye kaybolmuştu sormak i</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">stiyoruz. Biz milletin sesi olarak sorular soruyoruz ancak karşılığında cevap alamıyor sopa yiyoruz.</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">Bakınız bir ülkenin içten içi çürüdüğünü anlamak için</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun ContextualSpellingAndGrammarErrorV2Themed SCXW209156479 BCX0">bir ka</span><span class="NormalTextRun ContextualSpellingAndGrammarErrorV2Themed SCXW209156479 BCX0">ç</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> şeye bakmak kafidir</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">:</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> Yargı düzgün işliyor mu ve </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">yürütülen davalar ne kadar şeffaf.</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> Geleneksel medya araçları hükümet</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW209156479 BCX0">propogandas</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW209156479 BCX0">ı</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> yapıyor mu? </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">Başta gençler ve öğrenciler olmak üzere halk günlük yaşantısından memnun mu? Sağlık, güvenlik, eğitim gibi önemli sosyal alanlarda torpil ve adam kayırma </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">ne seviyede? Lokal ve global ekonomide ülkeyi temsil eden</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> firmaların hükümetle yakınlıkları ne seviyede?’’ </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">Bakın tüm bunları sadece tek bir kişi olarak düzeltme şansımız tabii ki yok. Ancak uzun bir süreç ve kararlı bir duruş ile aklı selim yaşayacağımız günlere ulaşabiliriz. </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">Bu olaylardan bir şey çıkmaz, zaten gündem değişti yine hiçbir şey değişmedi hala her şey aynı gibi karamsar düşüncelere kapılmayın. </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">Geçtiğimiz günlerde Gazi Üniversitesinden büyük bir öğrenci kitlesi ODTÜ Üniversitesindeki sıra arkadaşlarına destek olmak için yola çıktılar. Dayanışma ruhunu </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">hissedebiliyor musunuz? </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">Selam olsun hakkını aramak için haykıran öğrenci kardeşime, selam olsun mesaisi geç bitmesine rağmen bayrağını alıp </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">halkını</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">ezdirmek istemeyen emekç</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">i</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> kardeşime, selam olsun </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">bu meselenin siyaset üstü bir mesele olduğunu kavrayıp </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">toplumu adına çabalayan abilerime, ablalarıma, amcalarıma, kardeşlerime... Saraçhaneden,</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW209156479 BCX0">Kızılay</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW209156479 BCX0">a</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">;</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW209156479 BCX0">Diyarbakır</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW209156479 BCX0">da</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW209156479 BCX0">n</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">, İzmir’e bu memleket bizimdir, gerekeni yapacağız.</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW209156479 BCX0">Kropotki</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW209156479 BCX0">n</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">bu günlerimizi </span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">şöyle özetlemi</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">ş</span><span class="NormalTextRun ContextualSpellingAndGrammarErrorV2Themed SCXW209156479 BCX0">: </span><span class="NormalTextRun ContextualSpellingAndGrammarErrorV2Themed SCXW209156479 BCX0">’</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">’</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"> </span></span><span data-contrast="none" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW209156479 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">Yalnızca itaat edenler yollarını kendi başlarına arayanlardan daha sık yanılı</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">r</span><span class="NormalTextRun ContextualSpellingAndGrammarErrorV2Themed SCXW209156479 BCX0">.</span><span class="NormalTextRun ContextualSpellingAndGrammarErrorV2Themed SCXW209156479 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun ContextualSpellingAndGrammarErrorV2Themed SCXW209156479 BCX0">’</span><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0">’ gün birlik olma günüdür.</span></span><span class="EOP SCXW209156479 BCX0" data-ccp-props="{" 201341983":0,"335551550":6,"335551620":6,"335559685":0,"335559740":360}"=""> </span><span style="text-align: right;"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW209156479 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW209156479 BCX0" paraid="498353199" paraeid="{dbc59495-3b0d-4c65-b23b-f79d4d1b857a}{184}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW209156479 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW209156479 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW209156479 BCX0" data-ccp-props="{" 201341983":0,"335551550":6,"335551620":6,"335559740":360}"=""> </span></p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202504/image_870x_67f12aca4594c.jpg" alt=""></p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202504/image_870x_67f12ac605a12.jpg" alt=""></p>
</div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>HAK HUKUK ADALET</title>
<link>https://ilterdergisi.com/hak-hukuk-adalet</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/hak-hukuk-adalet</guid>
<description><![CDATA[ İmamoğlu ve Saraçhane olaylarını konu edinen bir yazı. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202504/image_870x580_67ee95669aea9.jpg" length="513909" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 03 Apr 2025 17:04:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Taha Murat Aydın</dc:creator>
<media:keywords>politika, siyaset, hak, hukuk, adalet, saraçhane, ekrem imamoğlu, imamoğlu, protesto, eylem, gösteri, boykot, polis, yolsuzluk, soruşturma, mahkeme</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>HAK HUKUK ADALET<br><br><span>Canım vatanım çalkalanıyor, ülke genelinde ortalık karışık, her zamanki gibi. Fakat bu sefer durumlar biraz farklı. Gündemde İmamoğlu'nun tutuklanması, diplomasının iptal edilmesi, muhtelif CHP'li belediyelere kayyum atanması; bunların bardağı taşıran son damla, alev topuna dönüşen son ve en büyük kıvılcım olması üzerine halkın örgütlenip sokağa inmesi var. Tüm bu havadislerin arkasındaysa anayasayla ters düşen bir iktidar...</span><br><br><span>Anayasamızın 34. maddesi gereğince herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. ​Fakat Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasının ardından, İstanbul Valiliği 19-23 Mart tarihleri arasında dört gün süreyle her türlü toplantı, gösteri ve basın açıklamasını yasakladı. Valilik, bu kararı kamu düzenini korumak ve olası provokatif eylemleri önlemek amacıyla aldığını belirtti.​ (https://www.habergram.com) Benzer şekilde, Ankara ve İzmir valilikleri de 21-25 Mart tarihleri arasında beş gün süreyle eylem yasağı kararı aldı. Bu yasaklar, İmamoğlu'nun gözaltına alınmasına karşı düzenlenmesi muhtemel protestoları engellemeye yönelikti.​ (https://tr.euronews.com) Bu tür yasaklar, Anayasa'nın 34. maddesiyle güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanımını kısıtlamaktadır. Yetkililer, bu tür kararların kamu düzeni ve güvenliği gerekçesiyle alındığını belirtse de, bu tür geniş kapsamlı yasaklar demokratik hakların kullanımını engeller, anayasamızla taban tabana zıt düşer. </span><br><br><span>Eylemlere mani olan bildiriler yayınlamak zaten hukuksuz, peki ya meydanlarda hukuksuzluğun karşısında duran vatandaşlara karşı uygulanan insanlık dışı müdahaleler? Tüm polis müdahalelerinin bakiyesi olarak payımıza düşenlere dönüp bir bakalım: Plastik mermi isabeti dolayısıyla sağ gözünü kaybetme tehlikesi yaşayan bir genç, dövülerek tutuklanan ve cinsel tacize uğrayan bir kadın, bacakları cop darbelerinden dolayı mosmor kesilmiş bir kadın, meydandaki binlerce polise rağmen İBDA-C (İslami Büyük Doğu Akıncıları Cephesi) terör örgütü mensupları tarafından çivili sopayla saldırıya uğrayan bir kadın, üzerlerine TOMA'dan tazyikli su sıkılıp ters kelepçelenerek yerlere yatırılan ve sabaha kadar o metanet göstermesi güç vaziyette bırakılmakla tehdit edilen bir grup genç, biber gazı sebebiyle geçici görme kaybı yaşayan bir grup genç, yerlere yatırılıp tekmelenen, hakaret edilen, coplanan, kasıtlı olarak doğrudan gözlerine biber gazı sıkılan on binlerce genç ve belki de en önemlisi hengame esnasında farkında olarak yahut farkında olmaksızın tekmelenen, yerlerde sürüklenen, üzerlerine basılan, yırtılan, parçalanan yüzlerce Türk ve Atatürk bayrağı... </span><br><br><span>Hukuki zeminde ele alındığında protestoların meşru, protestolara karşı benimsenen tutum ve tavrın gayrimeşru olduğunu anlatabildiysem ne mutlu. Peki ya onlarca yılın ardından iptal edilen diploma da neyin nesi? İstanbul Üniversitesi'nin, İmamoğlu'nun diplomasını "yokluk" ve "açık hata" gerekçeleriyle iptal etmesi, idare hukuku açısından tartışmalıdır. (https://www.ntv.com.tr) İdare hukukçusu Osman Ertürk Özel'e göre, hukuka uygun idari işlemler geri alınamaz ve hukuka aykırı işlemler de ancak belirli süreler içinde geri alınabilir. Özel, İmamoğlu'nun yatay geçişinin o dönemde benzer durumdaki herkese uygulandığını, dolayısıyla bir hile veya açık hatanın söz konusu olmadığını belirtmektedir. (https://www.ayandon.com.tr) Bu bağlamda, diplomanın iptali kararı hukuki dayanaktan yoksundur. Eğer tüm bu bahsedilenler size çok soyut geldiyse daha somut örneklerle pekiştirelim: Eski Genelkurmay Başkanı, eski Milli Savunma Bakanı, darbe girişimi döneminde Genelkurmay'ın başında olan Hulusi Akar'ın kızı Serra Akar, 2003 yılında babasının yaptığı bir başvuruyla Amerika'daki okulundan Türkiye'deki bir üniversiteye geçmek istemiş. Üstelik de Amerika Birleşik Devletleri'nde bu kızcağız biyoloji okuyor. Türkiye'ye geçerken birdenbire biyoloji oluyor tıp! Ve Hacettepe Tıp Fakültesi'ne tırnak içinde, illegal biçimde geçiş yapıyor. Yakalanıyor mu? (Yakalanıyor.) Ama ne zaman? 2014'te. 2014'te bu durum ortaya çıkınca, YÖK bir yazı yazıyor. Ve YÖK'ün yazısı çok net. Diyor ki, bu gibi durumlarda eğer bir usulsüzlük varsa bile bu idareden kaynaklanan bir hatadır. 60 gün içinde idare bu hatasını düzeltmediyse eğer bu bir müktesep (kazanılmış) hak olur. İdarenin yanlışlığından dolayı, idarenin hatasından dolayı vatandaş sorumlu tutulmaz, devamlılık gereği geriye dönük işlem yapılamaz, diyor ve kesip atıyor. E on bir sene geçti diye yapmıyorsun, otuz beş sene geçince yapacak mısın? (Fatih Altaylı) Yani sevgili okur, kimine kazanılmış hak, kimine diploma iptali ve tutuklu yargılama...</span><br><br><span>Son olarak yolsuzluk ve terör iddiaları. Bilindiği üzere İmamoğlu ''terör'' soruşturmasından serbest bırakıldı, ''yolsuzluk'' soruşturmasından tutuklandı. (https://www.diken.com.tr) Peki yolsuzluktan belini bir türlü doğrultamayan ülkemizde İmamoğlu'na yöneltilen yolsuzluk iddialarının aslı astarı var mıdır? Gelin bir göz atalım: İmamoğlu'na yöneltilen suçlamalar arasında "suç örgütü kurmak ve yönetmek", "rüşvet almak", "irtikap", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetmek" ve "ihaleye fesat karıştırmak" bulunmaktadır. (https://www.aa.com.tr) Bu suçlamaların somut delillere dayanmadığı ve siyasi rakipleri etkisiz hale getirme amacı taşıdığı üç maymun oynanmadığı müddetçe açıkça gözükmektedir. Özellikle, İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı adaylığının açıklandığı gün tutuklanması ve yürütülen süreçte ''gizli tanıkların'' aktif olarak rol oynaması, tatlı bir tesadüf olmasa gerek. Yetmezmiş gibi İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlamasıyla tutuklanması, savunma hakkının kısıtlandığını göstermektedir. Bu durum, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Bu hukuksuzluklara yalnızca direnişçi vatandaşlarımız değil, tüm dünyadan tepki yağmaktadır. İmamoğlu'nun tutuklanması, uluslararası toplumda da yoğun tepkiyle karşılanmıştır. Fransa ve Almanya gibi ülkeler, bu durumu demokrasiye yönelik bir tehdit olarak değerlendirmiştir. Bu tepkiler, Türkiye'deki demokratik süreçlerin uluslararası alanda da sorgulandığını göstermektedir. Yani ülkemiz için yalnızca hükümete duyulan iç güvensizlik değil, dış güvensizlik ve dünya genelindeki saygınlık da azalmıştır. Elbette bu durumların ekonomik götürüleri de olmuştur. İmamoğlu'nun gözaltına alınmasının ardından Türk Lirası, döviz karşısında hızla değer kaybetmiştir. Dolar/TL kuru 41,21 seviyesine çıkarak tarihi bir zirveye ulaşmıştır. (www.cumhuriyet.com.tr) Döviz kurlarındaki bu ani yükselişi kontrol altına almak amacıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), piyasaya yoğun döviz satışıyla müdahale etmiştir. Bu müdahaleler sonucunda, TCMB'nin rezervlerinde dört gün içinde yaklaşık 28 milyar dolarlık bir azalma yaşanmıştır. (https://www.sozcu.com.tr) Siyasi belirsizliklerin artmasıyla birlikte, yabancı yatırımcıların Türkiye piyasalarına olan güveni sarsılmıştır. Merkez Bankası'nın 28 milyar dolarlık müdahalesine rağmen, lira dolar karşısında 40 seviyesinin üzerine çıkmıştır. (https://www.cumhuriyet.com.tr) Bu durum, Türkiye'deki ekonomik istikrarın zedelendiğini ve yatırımcıların risk algısının arttığını göstermektedir. Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanması, Türkiye ekonomisinde ciddi olumsuz yansımalar doğurmuştur. Döviz kurlarındaki rekor artışlar, Merkez Bankası rezervlerinin hızla erimesi ve yatırımcı güveninin sarsılması, bu sürecin ekonomik maliyetlerini gözler önüne sermektedir. Siyasi istikrarsızlıkların ekonomik dengeler üzerindeki bu tür etkileri, ülkenin gelecekteki ekonomik politikaları ve uluslararası ilişkileri açısından endişe vericidir. Tüm bu tutarsızlıklara ve ülke atmosferini saran endişe haline rağmen yolsuzluk iddialarını kesinkes reddedemiyoruz. Eğer gerçekten yolsuzluk söz konusuysa, eğer gerçekten işin arka planında halkın emeğine tecavüz söz konusuysa; fırsat bu fırsat, hem muhalefet taraflı yöneticilere hem iktidar taraflı yöneticilere yöneltilen yolsuzluk iddiaları değerlendirilsin, her iki taraf adil koşullarda yargılansın. Ne de olsa söz konusu onun, bunun, şunun parası değil; bizim, hepimizin parası. </span><br><br><span>Sevgili okur, eğer yazdığım onca şeyi okuduktan sonra hala meselenin bir belediye başkanı olduğunu düşünüyorsan, üç maymunu oynayanlarla aynı zihniyeti paylaşma tehlikesiyle karşı karşıyasın. Bazen bazı şeyler, büyük bir reaksiyonun başlatıcısı olur sadece. Bir düşün, sevgili okur. Aşkı, örgütlenmeyi, karşı koymayı düşün. Ne demiş Edip Cansever? ''Diyorum, bir şeye karşı komaktır günümüzde aşk'' Ne demiş Ece Ayhan? ''Aşk örgütlenmektir bir düşünün abiler'' Aşk nedir? Neye aşıksın? Bir düşün sevgili okur. Fakat sakın susma. Bırakalım onlar kendi üç maymunlarını oynasın, sussunlar. Ne de olsa bizim oynayacağımız tek üçlü var: Hak, hukuk, adalet!</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gündemin Gidişatı ve Eylemlere Milliyetçi Bir Bakış;</title>
<link>https://ilterdergisi.com/gundemin-gidisati-ve-eylemlere-milliyetci-bir-bakis</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/gundemin-gidisati-ve-eylemlere-milliyetci-bir-bakis</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202504/image_870x580_67ebea687f539.jpg" length="107721" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 30 Mar 2025 00:36:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>Aziz Yeldan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Eylemler başlayalı bir hafta oldu. Bir hafta içinde nelere şahit olduk? Şahit olduklarımızın sebebi neydi? Memleket-i Ali vatanımızı istikbalde ne bekliyor? Sorular, beyin fırtınasına başladıkça artırılabilir. Pek tabi Sosyoloji fakültelerinde daha analitik sorular ve tespitler yapılabilecektir. Nitekim ülkemiz ve vatandaşlarımız birer denektir…<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Soruların bizce, Türkçe cevaplarını aradığımızda karşımıza çıkan ilk tespit, olayların tamamıyla siyasi sıkışmanın yarattığı entropik vakıalar bütünü olduğudur. Bir tarafta Neoliberal zemin üzerinde pragmatist politikalar güden hükümet bir tarafta mevkisini asla yitirmeyen oportünist Sosyal Demokrat ana muhalefet partisi ve bunların çevresinde bütünleşen diğer ideolojiler. İşte meclisimizin ve siyasi iklimimizin halet-i ruhiyesi budur. 1980 darbesinden sonra Turgut Özal’ın ve Erdal İnönü/Bülent Ecevit’in tayin ettiği Türk siyasi geleceğindeyiz. 1960-80 arası doğan nesle hitap eden, onların kavgalarını barındıran, onların dertlerine çözüm arayan politikalar… Evreka, evreka diye her haykırdıklarında bizim neslimiz tarafından gülünç bulunan politikalar… Mecliste bizi temsil etmeyen milletvekillerinin suni sorunları ve çözümleri… Cami, okul, adliye, maliye, hariciye, tarım, hayvancılık vb. her alandaki siyasallaşma ve ilkelerin terki… Ez cümle; milenyum doğumluların ve Türk Devlet ilkelerinin sorun denilenleri sorun görmediği, çözüm denilenleri yetersiz ve taban tabana zıt bulduğu bir siyasi ortam mevcuttur. Bu yaşananlar da işte bu mevcudun millet vicdanındaki karşılığıdır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Türk isyan tarihinde 1153 Oğuz isyanı, 1240 Babai isyanı, 1518-1612 Celali isyanları, Meşrutiyet isyanları, Öğrenci olayları, gibi birçok isyan görülmüştür. Görüleceği gibi 1000 yıllık tecrübe milletimizi yavaş yavaş daha sakin, daha gürültüsüz isyanlara götürmüştür. Kılıç çekmeyle başlayan süreç, slogan atmaya evrilmiştir. Peki reaya ve vatandaşın tepkilerine karşı dönemin otoriteleri ne yapmıştır? Gerek Oğuz isyanında gerek Celali isyanlarında baba rolüyle reayanın teskini sağlanmıştır. Reaya dinlenmiştir, önemsenmiştir, yaşananların sebebi boylu boyunca irdelenip başı okşanmıştır. Çünkü bu isyanların hiçbirisi devleti yıkmak, bölmek için ortaya çıkmamıştır. Taleplerin göz ardı edilmesi sonucunda oluşan kamuoyu tepkileri beyan edilmiştir. Bu tepkilerin gösteriliş tarzı da yaşandığı devrin dinamikleri çerçevesinde gelişmiştir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Peki bugün yaşananlarda sokak ne diyor, otoriteler ne diyor? Otoriteler ne mi diyor; sayın Cumhur-u reis, vatandaşına vandal deyip asırlık töremizdeki millete baba olma rolünü aksatıyor; kendince sokakların abisi olmaya çalışan Özel, tepkileri mahkemesi süren ve henüz dosyaları hâkim-savcı önünde olan bir belediye başkanı etrafında toplamaya çalışıyor. Özel’in medyası da sanki meydanlarda terörbaşına sövülmüyormuş, milliyetçi sloganlar atılmıyormuş gibi olaylara “Ekrem için” başlığı atmaktan geri durmuyor. Yetmezmiş gibi paçavraya paçavra dendi diye üzülenlerden özür dilemeye koşuyor. Kurmaylarını da meydanlara göndermek suretiyle rezil ediyor (Gençliğe Hitabenin yanlış okunması). Türk milletinin 56 yıllık çınarı, mefkuresiyle, sistematiğiyle siyasetimizin en muhkem uzvu MHP ise olaylara sessiz kalmakla beraber sokaklardaki milliyetçi gruptan oldukça rahatsız. “Bozkurt” un parti sembolü olmaktan çıkmasına ve halka partiden bağımsız yayılmasına tepki göstermekteler. Bunun dışında her eylemde sokaklara çıkıp polise saldırmak ve yıkıcı/bölücü faaliyetlerde bulunmakla meşhur olan marjinal sol gruplar, beşinci günden beri meydanların milliyetçi çehre edinmesi karşısında çok tepkili. Ortalığı karıştıramamak, polise saldırıp provokatörlük yapamamak çok kanlarına dokunmuş gibi duruyor.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Otorite mevcut durumu bu şekilde yorumlayıp milletin sesini kavrayamamıştır. Buna karşın meydanlar beşinci günden itibaren milliyetçi bir çehre almış ve esas tepki apo/pamuk şeker sürecine yönelmeye başlamış gibi görünüyor. Grubun içinde devlete ve polise karşı kitleyi kışkırtmaya çalışanlar olsa da gezideki gibi başarılı olamıyor ve hızla polise teslim ediliyorlar. Meydanların çok kısa sürede yaşadığı dönüşüm yeni kuşağın hassasiyetleri ile ilgili büyük ölçüde fikir vermekle beraber; partilere ve siyaset denen ilkesiz hastalığımıza da mesafeli olduklarını gösteriyor. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Meydanların sesi, bu sese karşın otoritelerin tezatlığı ve neslin güncel tutumu göstermektedir ki; Türk milleti artık siyasetten, particilikten, ideolojilerin kurumlarca tekelleştirilmesinden bezmiştir. Cumhurbaşkanımız ve bakanlar kurulunun partiler üstü bir mevkide olması gerekmekte ve sloganlara kulak verip babacan devlet adamı rolüne dönmelidir. Ana muhalefetin ise sosyal demokrat kaygılarla iyice faydacılaştığı ve Dem parti mensubuymuşçasına takındığı tavrı bırakması gerekmektedir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Tüm tespitler bir noktaya bağlanacak olursa o nokta şudur; Türk milleti, sağ liberal ve sol demokratlık gibi kisvelere meydan bırakmaksızın, tarihin haklı çıkardığı tek ideoloji olan Türk milliyetçiliği etrafında birleşmek zorundadır. Mümtaz Turhan’ın da dediği gibi milliyetçilik zaruri bir yaşam tarzıdır. Diğer tüm ideolojiler ise gündelik siyasi emellerin yol arkadaşıdır. Bu yol arkadaşlığının sıradanlaşması ve asıl zaruriyetlerin unutulması, iki taraflı aksi yönde beyanatlar verilmesi bu sürecin yegâne sebebidir. Muhalefet, eylemleri konsolide etmeye ve iktidar karşıtlığına odaklamaya çalışsa da bu eylemler esasen partiler üstüdür ve tüm partilerin sistemi tıkamasına yöneliktir. Buradan çıkışın ise çözümleri nettir. Cumhurbaşkanı, partiler üstü ve Türk devlet töresine uygun biçimde kapsayıcı, babacan olmalıdır. Meclis, milletin esas dertlerine odaklanıp siyasetin vehimli kavgalarına girişmekten imtina etmelidir. Bürokrasi ve kurumlar, disiplinli ve özverili çalışmalıdır. İkinci bir suhte bunalımı yaşanmaması için (ilki 16. Yüzyılda yaşanmıştır.) güncel nesille hiçbir zihniyet bağı kalmayan beyaz yakalıların, kademeli olarak emekli edilip alttan gelen yeni neslin devlete ve milletine entegre edilmesi gerekmektedir. Çünkü eğer bu nesil, bir an önce milletine entegre edilemezse kaybedileceği çok açıktır. Ek olarak bu entegrasyonun gerçekleşmediği her yeni günde; yaş ortalaması yükselen kurumlar, yeni nesilden ve taleplerinden uzaklaşmaktadır. Teknoloji ve iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla devlet-vatandaş bütünleşmesi sağlanmış gibi görünse de bu bütünleşme yeni nesilden ziyade X kuşağı için geçerlidir. Çünkü ne yazıktır ki Türk devlet yaşamında talepler dahi asabiyet (İbn Haldun) kanalıyla iletilmektedir. Ve her şeyden önemlisi; Türk devleti, Türk devleti gibi hareket etmelidir. Türkiyecilik hülyalarından vazgeçilmeli ve ananevi kutsiyetler tartışmaya açılmamalıdır, suni gündemler oluşturulmamalıdır. Türk çocuğunun devletten esas bekledikleri bunlardır. Bu aziz vatanın fertleri; yıkıcı/bölücü/vandal hareketleri asla tasvip etmez ve desteklemez. Bu durumda emniyet güçleri gereken müdahaleyi meşru zeminde gerçekleştirir. Bundan ötürü herhangi bir kaygı da yersizdir. <span style="mso-spacerun: yes;"> </span><o:p></o:p></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>OSMANLI HUKUKU ÜZERİNE BİR İNCELEME</title>
<link>https://ilterdergisi.com/osmanli-hukuku-uzerine-bir-inceleme</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/osmanli-hukuku-uzerine-bir-inceleme</guid>
<description><![CDATA[ Bir imparatorluk, kutsal hukukla töresel gelenekleri nasıl aynı kazanda eritebilir? ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202503/image_870x580_67cb4a3bddba6.jpg" length="130942" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 07 Mar 2025 23:11:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Süleyman Bulus</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div class="OutlineElement Ltr SCXW81718111 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW81718111 BCX0" paraid="572113083" paraeid="{16e3b1fb-089b-4658-821a-ae86ece81f56}{45}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW81718111 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0">Osmanlı Devleti, Türklerin Orta Asya’dan getirdikleri değişmez ve köklü devlet anlayışının, göç yolları ve yeni fetihlerle birleşerek Anadolu’ya ve Rumeli’ye yayılmasıyla hayat bulmuştur. Bu geleneksel anlayış, yalnızca askeri düzenin veya coğrafi yerleşimin ötesinde, hâkim sınıfın, beylerin ve Türkmen–Oğuz gruplarının yüzyıllardır bağlı kaldığı adete, inanca dayalı bir yapı olarak ortaya çıkmış; bu yapı, ilerleyen yüzyıllarda devletin idari, hukuki ve toplumsal ilişkilerinin temellerini oluşturmuştur. Eski Türk devlet geleneğinin bu derin kökleri, ilerleyen dönemlerde, Osmanlı’nın merkeziyetçi yapısının ve devlet fermanlarının </span><span class="ContextualSpellingAndGrammarError SCXW81718111 BCX0">temelinde,</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> hem </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">şer’î</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> hukuk hem de örfi, yani geleneksel hukuk unsurlarının bir arada var olmasına olanak tanımıştır.</span></span><span class="EOP SCXW81718111 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559738&quot;:240,&quot;335559739&quot;:240}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW81718111 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW81718111 BCX0" paraid="1686901481" paraeid="{16e3b1fb-089b-4658-821a-ae86ece81f56}{51}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW81718111 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> İlk dönemlerde, devletin kuruluş aşamasında hâkim olan bu anlayış; devletin kuruluşunu gerçekleştiren beyliklerin, ataerkil yapıları ve törelerine dayalı olarak ortaya çıkmış; adeta “atadan kalma” bir düzenin sürekliliğini sağlamak amacıyla uygulamaya konulmuştu. Türklerin Orta Asya’da uzun yıllar boyunca benimsedikleri bu devlete ait </span><span class="ContextualSpellingAndGrammarError SCXW81718111 BCX0">anlayış,</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> hem askeri disiplinin hem de idari usullerin şekillenmesinde belirleyici rol oynadı. Devletin erken dönemindeki bu düzen, kurucu unsurlar olarak </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">şer’î</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> hükümler kadar, yerleşik örf ve adetlerin, törelerin ve geleneksel uygulamaların da bir sentezi olarak ortaya çıktı. Bu durum, ilerleyen yüzyıllarda Osmanlı Devleti’nin, merkezi otoriteyi güçlendirmek için uyguladığı reform hareketlerinde bile, köklü geleneklere referans verilmesinde kendini göstermiştir.</span></span><span class="EOP SCXW81718111 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559738&quot;:240,&quot;335559739&quot;:240}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW81718111 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW81718111 BCX0" paraid="2101107537" paraeid="{16e3b1fb-089b-4658-821a-ae86ece81f56}{57}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW81718111 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> Osmanlı idaresinin ilk yıllarında, Orhan Bey döneminde, devlet düzeni büyük oranda töre ve yasa esasına dayalı olarak kurgulanmıştı. Bu </span><span class="ContextualSpellingAndGrammarError SCXW81718111 BCX0">dönemde,</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> hem yeni fetihlerle genişleyen topraklarda hem de mevcut yapının korunması yönündeki ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak, hükümdarın ve yetkin idarecilerin kararlarında hem dini normlar hem de geleneksel örf esaslı hükümler bir arada kullanıldı. Hâkim sınıfın, beyliklerin ve Türkmen gruplarının yüzyıllardır süregelen geleneklerinin etkisiyle şekillenen bu idari düzen, daha sonra ortaya konulacak olan “örfi hukuk” unsurlarının ilk izlerini barındırıyordu. Devletin bu erken dönemindeki uygulamalar, ilerleyen zamanlarda merkezileşen bir idarenin ve karma bir hukuk sisteminin oluşumunda zemin hazırlamış; belgeler ve vakıf–temlik kayıtları aracılığıyla merkezi idarenin geliştiğini biz günümüzde de görmekteyiz.</span></span><span class="EOP SCXW81718111 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559738&quot;:240,&quot;335559739&quot;:240}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW81718111 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW81718111 BCX0" paraid="1067809850" paraeid="{16e3b1fb-089b-4658-821a-ae86ece81f56}{63}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW81718111 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0">Bir yandan </span><span class="ContextualSpellingAndGrammarError SCXW81718111 BCX0">da,</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> erken dönemlerde devletin idaresinde yer alan </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">şer’î</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> prensipler ile geleneksel örf ve adetler arasında sürekli bir etkileşim söz konusuydu. Bu etkileşimin dikkat çekici örneklerinden biri, Pir Mehmed’in fetvasında kendini gösterir. Fetvada, </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">raîyetin</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> yani halkın, babasının kaçtığı toprağa geri getirilmesi meselesine dair, “gerçi </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">şer’î</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> maslahat değildir” ifadesiyle bu uygulamanın </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">şer’î</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> hükümlere aykırı olduğu belirtilmiştir. Ancak konunun çözüme kavuşturulmasında dört temel unsurun dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır: </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">Şer’î</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> olmayan bir durumun varlığı, buna dair yaygın bir adet veya genel telakki, hükümdarın iradesi (</span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">emr</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0">-i âli) ve genel düzenin bunu gerektirmesi. Bu durum, örfî hukuk ile </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">şer’î</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> hukukun birlikte değerlendirildiği bir yaklaşımın benimsendiğini göstermekte; ilerleyen dönemlerde devlet idaresinde uygulanan pragmatik anlayışın ilk örneklerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır.</span></span><span class="EOP SCXW81718111 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559738&quot;:240,&quot;335559739&quot;:240}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW81718111 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW81718111 BCX0" paraid="1230734202" paraeid="{16e3b1fb-089b-4658-821a-ae86ece81f56}{69}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW81718111 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> I. Bayezid döneminde ise Osmanlı Devleti, merkezi hazineyi genişletmek, yeni vergiler koymak, defter ve tahrir usullerini uygulamak, kadılık müessesesinde ıslahat yapmak gibi önemli adımları atmaya başlamıştır. Bu dönemde, Çand</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0">a</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0">rlı Ali Paşa’nın önderliğinde gerçekleştirilen bu reform hareketleri, yalnızca merkezi idarenin güçlenmesini sağlamakla kalmamış, aynı zamanda padişahın hukuk meselelerinde tek başına hüküm vermeye kalkışması gibi örneklerle de ortaya konulmuştur. Rivayetlere göre, Bayezid’in kendi başına bir hukuk meselesinde hüküm vermeye çalışması, ileri gelen Mehmed </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">Fenâri</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> gibi isimlerin tepkisini çekmiş; bu durum, devletin idari düzeninde merkeziyetçi bir otoritenin ne denli önemli olduğunu ortaya koymuştur. </span><span class="ContextualSpellingAndGrammarError SCXW81718111 BCX0">Böylece,</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> hem </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">şer’î</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> hükümlerden sapmaların hem de örfi düzenlemelerin uygulanması, Osmanlı Devleti’nin idari ve hukuki yapısının evriminde belirleyici rol oynamaya başlamıştır.</span></span><span class="EOP SCXW81718111 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559738&quot;:240,&quot;335559739&quot;:240}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW81718111 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW81718111 BCX0" paraid="1304046948" paraeid="{16e3b1fb-089b-4658-821a-ae86ece81f56}{87}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW81718111 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> Devletin yaşamış olduğu iç çekişmeler ve parçalanma dönemleri </span><span class="ContextualSpellingAndGrammarError SCXW81718111 BCX0">de,</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> bu sürecin ayrılmaz bir parçası olmuştur. Fetret Devri olarak adlandırılan dönem, Osmanlı İmparatorluğu’nun iç mücadelesinin, parçalanmanın ve düzensizliklerin </span><span class="ContextualSpellingAndGrammarError SCXW81718111 BCX0">hakim</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> olduğu bir süreç olarak kayda geçmiştir. Geleneksel olarak 1413 yılına tarihlenen bu dönem, aslında Düzme</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0">ce</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> Mustafa’nın 1422’de ortadan kaldırılmasıyla son bulmuşt</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0">u</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0">r.</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> Bu çalkantılı dönemde, devletin iç işleyişinde yerel bey ailelerine ve vakıf düzenlemelerine verilen tavizler, merkezin güçlenen devletçi ve Sünni siyasetine karşı taşradaki hoşnutsuzluğu dengeleme amacı güderken, idari politikalarda esnekliğin zorunluluğunu açıkça ortaya koymuştur.</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> II. Murad döneminde ise, devletin bu çalkantılı süreçten çıkışını belgeleyen pek çok vesika günümüze ulaşmış; 1431 tarihli </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">Arvanid</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0">-ili </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">timar</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> defteri, örfi vergi esaslarının ve askerî sınıfların durumunun ne denli detaylı bir biçimde </span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0">belgelendiğini göstermektedir. Bu belgeler, ilerleyen yüzyıllarda Fâtih Kanunnamesi gibi düzenlemelerin temellerinin aslında çok daha önce atıldığını ortaya koymaktadır.</span></span><span class="EOP SCXW81718111 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559738&quot;:240,&quot;335559739&quot;:240}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW81718111 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW81718111 BCX0" paraid="64218610" paraeid="{16e3b1fb-089b-4658-821a-ae86ece81f56}{123}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW81718111 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> Fâtih</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> Sultan</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> Mehmed, devlete ait </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">kanûnları</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> toplama ve düzenleme sürecine girdiğinde, sadece yeni kurallar üretmekle yetinmemiş; geçmişten kalan, atalar döneminde uygulanmış olan </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">kanûnları</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> da bir araya getirerek, bu unsurları kendisinin “benim dahi </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">kanûnnumdur</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0">” ifadesiyle meşrulaştırmıştır. Padişah, Nişancı </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">Leyszâde’ye</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> Divan’da amel edilmek üzere bir </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">kanûn</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> tanzim etme emri vermiş; bu emir doğrultusunda, ataların geçerli </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">kanûnları</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> birleştirilmiş, padişahın gözden geçirip eksik noktaları tamamlamasıyla birlikte resmi bir </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">kanûn</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> metni ortaya çıkmıştır. Bu metin, yalnızca devletin merkezi otoritesini pekiştirmekle kalmamış, aynı zamanda idari ve hukuki uygulamalarda, </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">şer’î</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> ve örfi unsurların nasıl bir araya getirileceğinin de somut bir göstergesi haline gelmiştir.</span></span><span class="EOP SCXW81718111 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559738&quot;:240,&quot;335559739&quot;:240}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW81718111 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW81718111 BCX0" paraid="688619747" paraeid="{16e3b1fb-089b-4658-821a-ae86ece81f56}{165}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW81718111 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> Ancak, </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">Fâtih’in</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> bu düzenlemeleri tek başına padişahın getirdiği yenilikler olarak değerlendirilmemelidir. Onun tahta çıkışından hemen sonra, Osmanlı tarihinde kardeş katli uygulamaları gibi dramatik olaylar da yaşanmış; bu uygulamalar, devletin iç istikrarını sağlamak adına, aile içinde bile uygulanan acımasız yöntemler olarak tarihe geçmiştir. I. Bayezid’in Kosova Savaşı sırasında, iç</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> savaş</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> ihtimalini ortadan kaldırmak için kardeşi Yakub’u idam etmesi, sonrasında ise I. Mehmed’in, büyük oğlu Muradı </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">veliahd</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> ilan etmesi sürecinde, iki küçük oğlunu ölümden kurtarmaya yönelik alınan önlemler, devletin aile içindeki çatışmalara karşı ne kadar sert bir tavır sergilediğini göstermektedir. II. Murad’ın, kendisine karşı başlatılan isyanları bastırmak adına kardeşi Mustafa’yı yakalayıp idam etmesi, Bizans tarihçisi </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">Ducas’ın</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> da belirttiği gibi, Osmanlı’da kardeş katlinin eski bir âdet haline geldiğini ortaya koymuştur. </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">Fâtih’in</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> ise tahta çıkışının hemen ardından, atalarının izinden giderek küçük kardeşi Ahmed’i ortadan kaldırması, bu uygulamaların devlet düzeninde meşru görülmesi adına yapılan müzakerelerin ve fetvaların bir sonucuydu. Ulemanın da onayıyla, “karındaşların </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">nizâmı</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> için katletmek münasiptir” şeklinde ifade edilen bu yaklaşım, hem devletin iç istikrarını korumaya yönelik acımasız yöntemlerin hem de </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">şer’î</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> hükümler ile örfi gelenekler arasındaki karma ilişkiyi gözler önüne sermiştir.</span></span><span class="EOP SCXW81718111 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559738&quot;:240,&quot;335559739&quot;:240}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW81718111 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW81718111 BCX0" paraid="1123158654" paraeid="{16e3b1fb-089b-4658-821a-ae86ece81f56}{199}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW81718111 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0">Devletin idari ve hukuki yapısında örfi hukukun etkileri, yalnızca aile içi düzenlemelerle sınırlı kalmamış; aynı zamanda vergi uygulamalarında, ceza sistemlerinde ve kamu düzeninin sağlanmasında da kendini göstermiştir. Osman </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">Beğ</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">bac</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> adıyla anılan örfi vergi uygulamaları, devletin geleneksel yapısına dayanırken, fetva kurumunun özellikle kamu işlerinde yetersiz kalması, sultan tarafından verilen hükümlerle telafi edilmiştir. Hatta, devletin pratik gereksinimleri uğruna hazırlanan </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">hukumlerle</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> tam uyumlu görünmese </span><span class="ContextualSpellingAndGrammarError SCXW81718111 BCX0">de,</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> sivil otoritenin devamı ve kamu yararının gözetilmesi amacıyla bu hükümler mecburiyetle uygulanmıştır. Türk tarihçi ve devlet adamı Tursun Bey, "Her insan toplumu, İslam toplumu da dahil olmak üzere, bekası için sivil bir otoriteyi kabul etmelidir" diyerek siyasetin önemine dikkat çeker. Tursun Bey’e göre, siyasetin hikmete dayandığı takdirde, insanın tabiatında bulunan ve her iki dünyada da mutluluğa götüren mükemmelliği gerçekleştirme amacına hizmet eder. Bu tür bir siyaset, ilahi siyaset olarak adlandırılır ve buna şeriat denir. Şeriat, dindar bir kişinin diliyle ifade edilen, mutlak doğruyu ve adaleti temsil eden bir yönetim anlayışıdır; bunun kurucusu da peygamberdir. Ancak, eğer otorite bu düzeyde değilse ve yalnızca akla dayalı olarak, tıpkı Cengiz Han’ın dünyada düzen kurma amacını benimsediği gibi bir siyaset uygulanırsa, buna "sultani siyaset" ya da "padişah yasağı" denir. Başka bir deyişle, bu tür bir siyaset "örf" olarak adlandırılabilir. Bu anlayış, Osmanlı'da kanunların belirli bir örf ile oluşturulmasını sağlayan "</span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">Kanûnnâme</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0">-i </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">Sultânî</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">ber</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">Mûceb</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0">-i 'Örf-i </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">Osmânî</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0">" adlı mecmuada da somutlaşmıştır. Bu görüş, Osmanlı’da padişahın fermanlarıyla şekillenen örfi hukukun, </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">şer’î</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> hükümlerle beraber devlet düzenini sağlamada ne denli önemli bir yer tuttuğunu göstermektedir.</span></span><span class="EOP SCXW81718111 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559738&quot;:240,&quot;335559739&quot;:240}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW81718111 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW81718111 BCX0" paraid="622499444" paraeid="{16e3b1fb-089b-4658-821a-ae86ece81f56}{245}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW81718111 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> İlk dönemlerde, padişahların önemli siyasi kararlar alırken fakihlere danışmaları, ilerleyen dönemlerde ise Şeyhülislamlık makamının kurulması, devletin dini ve hukuki meselelerinin uzman ellerde toplanması için atılmış adımlar arasında yer aldı. Ancak </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">Fâtih’ten</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> sonra, özellikle devletin idari alanında, </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">kanûn</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> yapma faaliyeti tamamen </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">padişanın</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> kontrolüne geçerek, merkezi otoritenin güçlendirilmesinde belirleyici olmuştur. Devletin bu iki ayrı alanı – askeri </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">kanûnlar</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> ve </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">reâyâ</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">kanûnları</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> – arasındaki ayrım, Osmanlı Devleti’nin yapısının temel dinamiklerinden biri olarak kendini göstermiştir. Askere ait </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">kanûnlar</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0">, devlet hizmetinde bulunan tüm sınıfları kapsarken, </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">reâyâ</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">kanûnları</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0">, askerî sınıf dışında kalan tebaa üzerinde uygulanarak, toplumun sosyal ve ekonomik yapısının düzenlenmesinde merkezi bir rol oynamıştır. İstanbul’un fethinden hemen sonra tertip edildiği iddia edilen bu </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">kanûnlar</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0">, daha eski dönemlerden miras kalan düzenlemeleri de içinde barındırmakta ve böylece Osmanlı idaresinin hem geleneksel hem de yenilikçi yönlerini ortaya koymaktadır.</span></span><span class="EOP SCXW81718111 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559738&quot;:240,&quot;335559739&quot;:240}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW81718111 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW81718111 BCX0" paraid="381301097" paraeid="{16e3b1fb-089b-4658-821a-ae86ece81f56}{251}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW81718111 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0">  Geniş coğrafyaya yayılan ve çeşitli toplumsal, ekonomik yapıları içinde barındıran Osmanlı Devleti, asayişi sağlamak ve kamu düzenini korumak adına zaman zaman ağır ceza politikalarına başvurmuştur. Devletin mali sıkıntıların yaşandığı dönemlerde para cezaları; deniz seferleri ve donanma harekâtlarının sürdüğü zamanlarda ise kürek cezası gibi uygulamalar, devlete özgü pragmatik çözümler olarak karşımıza çıkmıştır. Bu durum, İslam kısasının öngördüğü katı ceza yöntemlerinin ötesinde, örfi hukukun sunduğu alternatif yaptırımların devlet yönetiminde nasıl yer bulduğunu </span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0">göstermektedir. Özellikle geniş topraklarda asayişin sağlanmasının zorluğu, devletin yerel idari organlarının, kaza organlarının </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">şer’î</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> ideal düzen yerine, somut durumlara göre farklı yaptırımlar getirebilmesine olanak tanımıştır.</span></span><span class="EOP SCXW81718111 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559738&quot;:240,&quot;335559739&quot;:240}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW81718111 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW81718111 BCX0" paraid="116865971" paraeid="{df87fa5c-dd38-43ec-8262-d9e48f2950dc}{4}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW81718111 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">Kanûnların</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> yazım tarzında ise iki farklı yaklaşım görülmektedir. Bazı </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">kanûn</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> metinleri, </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">meseleciliğe</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> dayalı olarak önce örnek olayları verip sonra bu olaylardan yola çıkarak genel kuralı ortaya koyarken; bazıları modern anlamda soyut sistemle kaleme alınmıştır. Örneğin, zina suçu gibi konularda sabit </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">şer’î</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> ceza uygulanması beklenirken, suçun işlendiği koşullar, kişinin maddi durumu, toplumsal konumu gibi unsurlar göz önünde bulundurularak farklı para cezaları öngörülmüştür.</span></span><span class="EOP SCXW81718111 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559738&quot;:240,&quot;335559739&quot;:240}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW81718111 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW81718111 BCX0" paraid="91518821" paraeid="{df87fa5c-dd38-43ec-8262-d9e48f2950dc}{10}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW81718111 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> Devletin uygulama alanında bir diğer dikkat çekici husus ise meyhane ve içki konusundaki düzenlemelerdir. 1476 yılında gayrimüslim tebaa için meyhane açılmasına izin verilmiş; ancak Kanuni döneminde, örneğin 1555 yılında, </span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0">meyhanelere</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> kesin yasaklar getirilmiştir. Bu çelişkili uygulamalar, Osmanlı Devleti’nin farklı sosyal grupların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla, belli dönemlerde esnek bir yaklaşım benimsediğini göstermektedir. Müslüman tebaa arasında şarap içme suçu için uygulanan </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">hadd</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> cezası, Hz. Muhammed döneminde ayaklara 40 sopa vurulması şeklinde öngörülürken; </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">Fâtih’in</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> kanun padişahisinde “eğer </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">biregű</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">hamr</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> içerse, Türk veya şehirli olsa, kadı </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">tazir</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> uygulasın, iki ağaca bir akçe ceza verilsin” şeklinde bir hüküm yer almıştır. Bu örnek, </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">şer’î</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> hükümler ile örfi düzenlemeler arasında zaman zaman görülen farklılıkların, toplumsal ve idari ihtiyaçlar doğrultusunda nasıl uyarlanabildiğini açıkça ortaya koymaktadır.</span></span><span class="EOP SCXW81718111 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559738&quot;:240,&quot;335559739&quot;:240}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW81718111 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW81718111 BCX0" paraid="78162704" paraeid="{df87fa5c-dd38-43ec-8262-d9e48f2950dc}{20}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW81718111 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0">16.yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlı padişahları, meyhane uygulamaları hususunda titizlikle planlanmış müdahalelerde bulunmuşlardır. III. Mehmed, I. Ahmed, IV. Murad, IV. Mehmed ve III. Selim gibi saltanat mensupları, kamu düzenini koruma ve toplumsal denetimi güçlendirme hedefiyle meyhanelerin işleyişinde çeşitli düzenlemelere gitmişlerdir. Bu müdahaleler, devletin ekonomik ve sosyal yaşam üzerindeki doğrudan etkisini ortaya koymakta ve yönetim anlayışının dinamizmini gözler önüne sermektedir. Özellikle III. Selim döneminde, Rusya ve Avusturya ile süregelen savaşların yarattığı ortamda meyhanelerin kapatılması yönünde sayısız ferman </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">yayımlanmıştır.Benzer</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">şekilde,II</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0">. Mahmud döneminde Yunan </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">İsyanı’nın</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> patlak vermesiyle askeri güvenliği sağlamak amacıyla meyhanelere yönelik kısıtlamalar getirilmiştir.</span></span><span class="EOP SCXW81718111 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559738&quot;:240,&quot;335559739&quot;:240}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW81718111 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW81718111 BCX0" paraid="1199300983" paraeid="{df87fa5c-dd38-43ec-8262-d9e48f2950dc}{26}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW81718111 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0">  Osmanlı Devleti’nin ceza hukukundaki uygulamalar </span><span class="ContextualSpellingAndGrammarError SCXW81718111 BCX0">da,</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> hem </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">şer’î</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> hükümlerden sapmaların hem de örfi hukuk prensiplerinin getirdiği esnekliğin bir göstergesidir. Cinsel organ kesme, dağlama, kazığa vurma ya da beytülmalden mal çalmaya teşebbüs edenleri öldürme gibi cezaların uygulanması, bazı kesimler tarafından </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">şer’î</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> hukuka aykırı olarak değerlendirilmiş; bu uygulamaların İslam hukukunun ruhu ve özüyle örtüşmediği ileri sürülmüştür. Devlet, özellikle ceza hukuku alanında, </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">ta’zir</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> hakkı kapsamında suç-ceza dengesini göz önünde bulundurmaksızın, bazı durumlarda aşırı ve ağır yaptırımlar uygulamıştır. Bu durum, kaza organlarının, </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">şer’î</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> ideal düzen yerine, kamu menfaati ve idari-siyasi maslahat gereği farklı kararlar alabildiğini ortaya koymaktadır.</span></span><span class="EOP SCXW81718111 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559738&quot;:240,&quot;335559739&quot;:240}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW81718111 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW81718111 BCX0" paraid="408354471" paraeid="{df87fa5c-dd38-43ec-8262-d9e48f2950dc}{32}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW81718111 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0">Bir diğer önemli örnek, Osmanlı’daki miri arazi sistemidir. İslam hukukunda özel mülkiyet esasken, Osmanlı Devleti fethedilen toprakların mülkiyetini devlete ait saymıştır. </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">Ebüssuut</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> Efendi, miri araziyi şeriata uygun göstermek için bu sistemi kira akdiyle açıklamış, tapu resmini peşin kira, öşrü ise </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">harac</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> olarak yorumlamıştır. Ancak bu izahlar, mevcut düzeni sonradan meşru göstermek amacıyla yapılmış bir tefsirden ibarettir. Devletin idari ihtiyaçları için getirilen bu sistem, kamu yararını bireysel mülkiyetin önüne </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">koymuştur.Bu</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> durum, Osmanlı hukuk sisteminde örfi hukukun şeriat hükümlerine üstünlüğünün zamanla nasıl içselleştirildiğinin bir göstergesidir. Böylece, devletin ekonomik çıkarları, bireysel mülkiyet hakkının önüne geçmiştir.</span></span><span class="EOP SCXW81718111 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559738&quot;:240,&quot;335559739&quot;:240}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW81718111 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW81718111 BCX0" paraid="1134638192" paraeid="{df87fa5c-dd38-43ec-8262-d9e48f2950dc}{40}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW81718111 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> Sultan II. Mahmud döneminde, reform hareketlerinin hız kazandığı bir ortamda, Şeyhülislam </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">Mekkizade</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> Mustafa Asım Efendi gibi isimler, padişahın reform politikalarını destekleyecek nitelikte atanmış; ancak daha sonra padişahın politikalarına muhalefet ettiği gerekçesiyle görevden alınmış ve yerine daha uygun görülen başka isimler getirilmiştir. Bu durum, reform hareketlerinin Osmanlı idaresinde ne denli tartışmalı ve dinamik bir yapıya sahip olduğunu, farklı siyasi ve idari unsurlar arasında sürekli bir çekişmenin yaşandığını göstermektedir. III. Selim döneminde ise, meşhur </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">Çerkezizade</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> Mehmed Said Efendi’nin reformlara tam destek vermemesi nedeniyle azledilmesi, merkezi otoritenin ne kadar katı bir disiplinle yönetildiğini ortaya koymuştur.</span></span><span class="EOP SCXW81718111 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559738&quot;:240,&quot;335559739&quot;:240}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW81718111 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW81718111 BCX0" paraid="859777816" paraeid="{df87fa5c-dd38-43ec-8262-d9e48f2950dc}{46}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW81718111 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> Yerel idari belgelerden örnekler vermek gerekirse, </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">Kazâ</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0">-i Yenişehir’den Kalender ve Çine kazasından elde edilen örnekler, bölgesel idarecilerin uyguladığı cezai yaptırımların, örfi hukukun etkisiyle nasıl şekillendiğini göstermektedir. Bu belgelerde, adam öldürmeye karşı uygulanan kürek cezası gibi yaptırımların, </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">şer’î</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> ideal düzenin ötesinde, yerel </span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0">idarenin somut ihtiyaçlarına göre belirlendiği, kamu menfaati gözetilerek farklı kararların alındığı açıkça ortaya konulmaktadır.</span></span><span class="EOP SCXW81718111 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559738&quot;:240,&quot;335559739&quot;:240}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW81718111 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW81718111 BCX0" paraid="1891686476" paraeid="{df87fa5c-dd38-43ec-8262-d9e48f2950dc}{62}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW81718111 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> Tüm bu gelişmeler, Osmanlı Devleti’nin idari ve hukuki yapısının, </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">şer’î</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> hükümler ile örfi geleneklerin bir arada nasıl var olduğunu, her iki unsuru da birbirini tamamlayacak şekilde evrimleştirdiğini ortaya koymaktadır. Devlet, kurucularının Orta Asya’dan getirdiği köklü gelenekleri, Anadolu ve Rumeli’de yerleşik olan örf ve adetlerle harmanlayarak, geniş bir coğrafyada asayişi sağlamaya, kamu düzenini korumaya ve ekonomik ihtiyaçlara cevap verebilecek esnek bir yapı oluşturmuştur. Bu yapı, kardeş katli gibi dramatik uygulamalardan, vergi ve ceza sistemlerine; meyhane düzenlemelerinden reform hareketlerine kadar uzanan çok katmanlı bir sistem olarak, devletin varlığını sürdürebilmesinde temel rol oynamıştır.</span></span><span class="EOP SCXW81718111 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559738&quot;:240,&quot;335559739&quot;:240}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW81718111 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW81718111 BCX0" paraid="1610961192" paraeid="{df87fa5c-dd38-43ec-8262-d9e48f2950dc}{72}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW81718111 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> Sonuç olarak, Osmanlı Devleti’nin tarihsel süreci, başlangıcından itibaren merkeziyetçi otoritenin, dini ve örfi hukuk unsurlarının, toplumsal düzenin ve ekonomik gereksinimlerin sürekli etkileşim içinde olduğu dinamik bir yapı olarak ortaya çıkmıştır. Kuruluş yıllarından </span><span class="ContextualSpellingAndGrammarError SCXW81718111 BCX0">itibaren,</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> hem </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">şer’î</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> hukuk hem de örfi düzenlemeler, padişahların fermanlarında, idari belgelerde, fetvalarda ve yerel uygulamalarda kendini göstermiş; bu unsurlar, zamanla birbirine entegre olarak Osmanlı’nın eşsiz idari ve hukuki mirasını oluşturmuştur. Böylece, devlete özgü bir devlet </span><span class="ContextualSpellingAndGrammarError SCXW81718111 BCX0">anlayışı,</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> hem geleneksel Türk devlet geleneğinin hem de İslam’ın </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">şer’î</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> hükümlerinin etkisiyle, pratik, esnek ve çoğu zaman tartışmalı yollarla hayata geçirilmiştir. Osmanlı, geniş coğrafyaya yayılmış tebaa arasında asayişi sağlamak, iç çekişmelerin ve isyanların önüne geçmek, aynı zamanda ekonomik düzeni ve kamu güvenliğini tesis etmek </span><span class="ContextualSpellingAndGrammarError SCXW81718111 BCX0">için,</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> hem geleneksel örf hem de </span><span class="SpellingError SCXW81718111 BCX0">şer’î</span><span class="NormalTextRun SCXW81718111 BCX0"> prensipleri kendi içinde harmanlamayı başarmıştır.</span></span><span class="EOP SCXW81718111 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559738&quot;:240,&quot;335559739&quot;:240}"> </span></p>
</div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İlter Dergisi 2025 Ocak&#45;Şubat&#45;Mart Sayısı</title>
<link>https://ilterdergisi.com/ilter-dergisi-2025-ocak-subat-mart-sayisi</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/ilter-dergisi-2025-ocak-subat-mart-sayisi</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202502/image_870x580_67b0d42670341.jpg" length="97192" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 15 Feb 2025 18:59:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mehmet Aydın</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p>Aşağıdaki butona tıklayarak yeni sayımızı indirebilirsiniz.</p>
<p><br><a href="https://www.dosya.tc/server3/6g9yfb/Ilter_Dergisi_2025_Ocak-Subat-Mart_Sayisi.pdf.html" target="_blank" rel="noopener">Tıkla</a></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tehcir Kahramanlarımızdan: Dr. Mehmet Reşit</title>
<link>https://ilterdergisi.com/tehcir-kahramanlarimizdan-dr-mehmet-resit</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/tehcir-kahramanlarimizdan-dr-mehmet-resit</guid>
<description><![CDATA[ Var ettikleri tehcir projesiyle aziz ve mukaddes vatanımızı, tek dişi kalmış müstebit garp canavarlarından ve onların haritalar üzerinden yaptıkları “Sykes-Picot, Şark meselesi” projelerini bozan; tarih boyunca millet serüvenimizin en ihtişamlı ve şerefli mevkiine yerleşen İttihatçı münevver, asker ve doktorlarımıza saygı, şükran, dualarımla … ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202502/image_870x580_67adf8a5163d0.jpg" length="70835" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 13 Feb 2025 16:54:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Aziz Yeldan</dc:creator>
<media:keywords>Mehmet Reşit, Doktor Mehmet Reşit, Tehcir, Ermeni, İttihat ve Terakki, Diyarbakır, Vali, Nemrut Mustafa, Mithat Şükrü, Şahingiray</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 3;"> </span><b>Tehcir Kahramanlarımızdan: Dr. Mehmet Reşit Bey<o:p></o:p></b></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><b><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Giriş<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Mehmet Reşit Bey ile ilgili kaynaklar az ve muammadır. Mithat Şükrü Bleda’nın hatıratını yayınlayan oğlu Turgut Bleda, Reşit Bey’in sık sık not defteri tuttuğunu ve kendisi de bir devlet görevlisi olan gelini Özel Şahingiray’ın yayınlama sürecinde olduğunu 1970’lerde kaydetmiştir. Lakin bu çalışma o yıllarda yayınlanamamış ve Nejdet Bilgi’ye nasip olmuştur. Dr. Mehmet Reşit hakkındaki en tafsilatlı kaynak da nitekim Bilgi’nin eseri olup aile evrakından oluşmaktadır. Eserin izlencesi ve içindekiler kısmı ek olarak siteye eklenecektir. Bunun haricinde tüm kariyerini Türk büyüklerine iftira atmaya adamış Hans Lukas Kieser adında tarihçiliğin soytarısı bir zat, birilerine şirin görünmek adına Reşit Bey hakkında bir eser yazmıştır. Üzücü olan husus da dijital ortamda bu eserin Reşit Bey hakkındaki tek eser oluşudur. Çeşitli dijital ansiklopediler de Kieser’in çalışmasını referans aldığından dijital manada Reşit Bey, tamamen karalanmakta ve mukaddes istirahatgahında rahatsız edilmektedir. Bundan ötürü Bilgi ve Bleda’nın eserlerinden sıkça faydalanarak dijital ortamdaki literatüre katkıda bulunmak namına bu yazıyı kaleme almanın bir meslek sorumluluğu olduğunu hissederek bu yazıya giriştim.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><b><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Mehmet Reşit Bey’in Serüveni<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Mehmet Reşit Bey Çerkes kökenli Haniko ailesine mensup olup serüveni Kafkasya’da köklü bir aile mazisine dayanmaktadır. Kırım Tatarları tarafından vakti zamanında Kırım’a yerleştirilmişler ve iç siyaset dinamiklerinde önce Hanlığın sonra da Kırım ile Moskova arasındaki siyasetin temelinde bulunarak Kuzey Türk devletine müspet hizmetlerde bulunmuşlardır. Ailenin isminin Haniko yani “Hanzade” olması ve Çerkes kabilesinin onlara bu ismi vermesi, Haniko ailesinin Kırım Tatarlarında mevcut olan Atalık müessesine hizmet etmesindendir. Vakti zamanında Hanların yanında yamacında büyüyen Haniko ailesi fertleri, bir bakıma Kırım Tatarlarının da vasisi haline gelmektedir. İşte böylesine derin ve köklü bir yapıda olan, Türk devletine olan hizmetleri yüzyılları aşkın olduğu bilinen Haniko ailesi, 93 Harbinde Rus zulmüne maruz kalmış ve muhacir olarak İstanbul’a gelmişlerdir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Mehmet Reşit, ailesinin maddi durumu ve müspet mevki sayesinde iyi eğitim görmüş ve sivrilmeyi başararak Mekteb-i Tıbbiye’ye girmiştir. Ailesinin İstanbul sosyetesindeki mevkisi nedeniyle payitahtın önemli münevverleriyle kurduğu çeşitli dostlukları daha ergenlik çağlarında başlamıştır. Nitekim kendisi not defterinde İttihad-ı Osmani cemiyetinin kurucularından biri olduğunda 17 yaşında olduğunu kaydeder. Eğitimini tamamlayıp Tabip Yüzbaşı olduktan sonra İstanbul’da mesleğini icra ederken 1890’larda patlak veren Ermeni isyan girişimlerinin yarattığı çatışma ortamında, ordunun sıhhiye ihtiyacına yara olmak maksadıyla cephe cephe gezmiştir. Bu süreçte Ermenilere dair ilk izlenimlerini edinen Dr. Reşit Bey, olayların faili olarak devlet düzenini yeteri kadar tatbik edemediğini iddia ederek 2. Abdülhamid’i itham etmiştir. Bu süreçle ilgili malum diaspora Abdülhamit’i çeşitli iftiralarla itham ederken Dr. Reşit’in onu yeterli sertliği göstermeyip gereken tedbirleri almadığı ve Garplıların hasmane siyasetine acizane şekilde kaybettiği gerekçesiyle eleştirmesi dikkat çekici bir başka husustur. Ermenilerin bu isyanları 1897’lere kadar aktif olarak sürmüştür. Dr. Reşit ise ordunun çeşitli kademelerinde bir yandan doktorluk görevini ifa ediyor bir yandan da Abdülhamit’i eleştirmekten çekinmemiştir. Ermenileri küstah ve şımarık buluyor, Avrupalıların emellerinin payitaht tarafından engellemediğini söylüyor, çareyi milletçe birleşmekte buluyordu. İttihatçıların büyük çoğunluğu gibi o da üç tarz-ı siyasetin tabii süreci içerisinde Osmanlıcı- İslamcı- Türkçü mevkide bir ideolojik yaşantıya sahiptir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Serüvenin istikbalinde İttihatçı faaliyetleri sebebiyle Şeref Vapuru ile Libya’ya sürülmüştür. Lakin burada da faaliyetleri durmamıştır. Bölgedeki eğitimsizliği ve tıbbi yetersizliği çevre mahallerin valilerine bildirmiştir. Bölgedeki diğer İttihatçı sürgünlerle birlikte kütüphaneler kurarak halka okuma-yazma öğretimi yapmışlardır. Üslubu genel olarak çok sert bulunabilir. Raporları, arz mektupları, ricaları genellikle serttir. Yabancı çalışmalarda “Radikal Vatansever” olarak tanımlanırken tam da bu yönü öne çıkartılmaktadır. Devlet işleyişinde bir kusur, ağırlık gördüğünde sözünü asla sakınmamaktadır. Türk-Yunan harbi sırasında yanına gelen askerlerle çeşitli mülakatlarda bulunmuş ve elde edilecek zaferin diplomatik görüşmelerde aynı niteliğe sahip olmayacağı ön görüsünü ortaya koymuştur. Esasen Dr. Reşit’in doktor, asker, siyasetçi olarak kariyerleri gerek bütün halinde gerek ayrı ayrı incelenirse yaşadığı dönemin muhtevasına hâkim olduğu tespiti ilk göze çarpan husus olacaktır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><b><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Devlet Görevlisi Mehmet Reşit Bey<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">2. Meşrutiyet ilan edilip meclis kurulup sürgünlerin dönüşüne izin verilince İstanbul’a dönmüş ve Tabip Yüzbaşılığı bırakarak mülki idare görevlerine talip olmuştur. Başlangıçta Prens Sabahaddin’in grubunda bulunmuş fakat Prens’in azınlıklara bakış açısını beğenmemiş ve istifa etmiştir. O, Prens’in müteşebbis fikirlerinden etkilense de adem-i merkeziyetin devletteki Türk-Müslüman merkeziyetçiliğine ket vurup azınlık isyanlarını ve ecnebi dehaletini tetikleyeceğini savunmaktadır. Ardından İttihat ve Terakki grubuyla anlaşıp kurucularından birisi olduğu teşkilatına geri dönmüştür.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">İlkin İstanköy ve sonra Humus’ta idari görevlerde bulunmuştur. Lakin kendisi hakkında sürekli merkeze menfi raporlar ulaştırılmıştır. İdaredeki sertliği, yolsuzluk ve asayiş eksikliğine mahal vermemesi civar idareciler tarafından olumsuz karşılanmıştır. Neredeyse gittiği her makamda ondan önceki idareciye methiyeler düzülüp Dr. Reşit’e şikâyet dilekçeleri biriktirilmiştir. Humus’ta yabancılara toprak satışına karşı çıkması ve böyle bir pazarlığı gördüğü an yetkilerinin de dışına çıkarak sert tedbirler alması <i>“tarafgir”</i> olduğu yönünde meyal ithamlara sebep olmuştur. Onun bu sert tavrı devlet adamları arasında da huzursuzluğa sebep olmuştur. Nitekim Dr. Reşit’in bu sert yapısı yine çağın birikmişliğidir. Gençliği boyunca çıkan her hadisede Abdülhamit’i ve idarecilerini yetersiz, yumuşak tavırlı gören ve buna uzun yıllar maruz kalan milliyetçi bir gencin kendi idareciliği döneminde aynı yumuşaklığı göstermeyeceğini görmek sissiz havada karşı dağları görmek gibidir. Dr. Reşit, gençliğindeki siyasi havadan çeşitli tecrübeler edinip ilkeler biriktirmiştir. Lakin iç siyaset dengeleri sebebiyle hakkında çıkan dedikodulardan ötürü sürekli şehir değiştirmek zorunda kalmıştır. Humus’ta toprak satışına karşı çıktığı için hezeyana tutuşan ahmaklar, bugün engel olunamayan başka satışların acısını çekmektedir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Lazistan’a atandığında ise aynı ilkeli tavrından ödün vermemiş yalnız bu sefer bir de Pontusçu bölücülerle mücadele etmiştir. Onun aman vermeyen tavrı Süleyman Nazif’in de dikkatini çekmiş ve “kanun adamı Dr. Reşit” efsanesini payitahtta da duyurmasına sebep olmuştur. Özellikle Lazistan’da Jandarma içerisinde yaptığı düzenlemeler ve Pontusçu çetelere yönelik tavrı ile Cihan Harbi’nde bir de Karadeniz cephesinin açılmasını engellemiştir. Müstakil ve sert tavrı ile bilinen Trabzon İttihat Terakki’sinde de gerekli düzenlemeleri yaparak Karesi’ye atandığında arkasında tam teşkilatlı bir Karadeniz yerel yönetimi bırakmıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Karesi’deki idareciliği ise öncekilerden daha başka sınavlar taşımaktadır. Bölgeye atandığında Balkan Harbi’nin nazik durumu halen tazedir. Rumeli’deki Türk efradı vatanlaştırdığı coğrafyasından şiddetli mezalimlerle akın akın Anadolu’ya göç etmektedir. Her vatansever gibi bu durum Dr. Reşit’in de içini ezip yüreğine dokunmaktaydı. Nitekim İttihatçıların orduda ve siyasetteki aciz duruma tahammül etmesi de artık imkansızdı. Bab-ı Ali basılmış ve idare ele alınarak Edirne’yi kurtarma planları yapılmış ve neticede başarılı olunmuştu. Dr. Reşit ise Rumeli muhacirlerinin yerleşimini organize etmekten sorumluydu. Rum ve Bulgarlarla yapılan sert savaşlar, Anadolu’daki gayr-i müslim efradın da çetecilere verdiği destekler bardağı taşıran son noktaydı. Karesi ve İzmir’de gayr-i müslim tasfiyesi başlatıldı. Dönemin İzmir İttihat Terakki Katib-i Mesulü Celal Bayar, aynı programın İzmir’deki uygulayıcısı ve şahididir. Anılarında da tasfiye sürecine ilişkin detaylar vermektedir. Bayar’ın bu süreçteki rolünü tespit için yazıları ve dönemindeki etkisi gözden geçirilmelidir. Celal Bayar, “Turgut Alp” mahlasıyla yazdığı yazılarında “Milli Ekonomi” fikirleriyle Türk devlet adamlarını etkilemiştir. Osmanlıcılığın tamamen iflas ettiği Balkan Harbi itibariyle artık Türk köylüsüne yönelim başlamıştır. Gayr-i müslimlerin şatafatlı ve imtiyazlı yaşantısı, Garp devletlerinin gönderdiği casus ve tercümanlarla olan iletişimleri, şımarıkça devlete kafa tutup daha çok imtiyaz isteyen tavırları bölgedeki idarecileri gittikçe sert ve ketum bir psikolojiye sürüklemiştir. Bölgedeki Bulgar ve Rum efradın ilk mübadili bu dönemdedir. Bir beynelmilel anlaşma çerçevesinde olmasa da Türk’e yönelişin hız kazandığı bu dönemde tasfiyeler süreciyle birlikte Rumeli’den gelen Türk ahaliye toprak ve arsa dağıtımı başlamış böylece Batı Anadolu yerleşimi eskisini de ikiye katlayacak şekilde Türkleştirilmiştir. Bu devlet operasyonunda da iki baş aktörden birisi Celal Bayar birisi Dr. Mehmet Reşit Bey olmuştur.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Demografinin Türkleştirilmesi sürecini takiben ekonomik elitin Türkleştirilmesi süreci de başlamıştır. Bu Osmanlı’nın kuruluş devrindeki iskân politikasından itibaren ilk kez devlet eliyle yapılabilmiştir. İttihatçıların devlet idaresini Bab-ı Ali baskınından sonra ele alışıyla birlikte asli unsur/gayr-i müslimlerin durumu tartışmaları da bitirilmiş ve asli unsurun Türkler olduğu kesinlik kazanmıştır. Nitekim döneme yönelik Merkez Umumi yazışmaları ışığında yapılan çalışmalar, Müslümanların düşük mevkide olmalarına yönelik hezeyanlarla doludur. Böylece Müslüman tüccarlar teşvik edilmeye başlanmıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Karesi’deki bu debdebeli görev yıllarından sonra başka bir nazik bölge olan Diyarbakır’a tayin edilmiştir. Buradaki durumun hassas ve ince bir iplikte oluşu ondan evvelki “Şark Vilayetlerinin Islahatı” sürecinden gelmektedir. Tarihimizdeki ilk çözüm süreci olarak da görülebilir. Mahmut Şevket Paşa ve Said Halim Paşa döneminde ortaya çıkan sorun tamamiyle suni olup garp devletlerinin dayatmasıdır. Rus sefiri, bölgedeki profesör ve gazeteci kılığındaki ajanlar, İngiliz casusları; Kürt ve Ermeni önde gelenlerini günden güne birbirine karşı nefretle dolduruyordu. Van, Bitlis, Diyarbakır’da baskın nüfus olarak öne çıkan Türkmenler ise uzun bir süre gelişen olaylar karşısında sessiz kalmıştır. Bölgedeki espiyonaj ve bölücü faaliyetlerin sonucunda Rus-Alman-İngiliz dayatması bir projeler bütünü ortaya çıkmıştır. Hasıla gelen “Islahat” dayatmasının iki önemli ayağı vardı. Birincisi, Avrupalı devletlerin kendi arasında bir türlü ortak bir mutabakatta anlaşamıyor oluşu diğeri ise Osmanlı devletinin üç devletten biriyle uzlaşma çabasıdır. Almanya, Rusların önerdiği tekliflerin özerkliğe kapı açtığının farkındaydı. Weltpolitik adı verilen doktrin kapsamında 1850’lerden itibaren süren Kafkasya politikasına (enerji kaynakları zemininde) Rusya tarafından ket vurulmaktaydı. Rusya ve İngiltere’nin temel gayesi ise Basra ve Irak hakimiyetinde önemli yer tutan Doğu Anadolu’da nüfuz sahası edinebilmekti. Esasen üç devletin çıkarları doğrudan çatışsa da birbirleriyle uzlaşıp aynı dini paylaştıkları Ermenileri kullanmak Türk ve Müslüman Osmanlı ile uzlaşmaktan daha yeğ durmaktaydı. İşte tam da bu ortamda buradaki sözde ıslahat, gerçekte işgal hedefiyle Rusya’ya tam salahiyet verilmiştir. Avrupalı devletlerin gizli kapılar ardında yaptığı toplantılar sürecinde Osmanlı Meclis-i Mebusanı gizli celselerde bölgenin bayındırlığı, iaşesi ve eğitimi üzerine toplantılar yapmaktadır. Osmanlıların temel gayesi batılıların işgal planlarını bölgeye yapılacak devlet yatırımlarıyla bozmaktı lakin bu çaba yalnızca bir acziyetin göstergesidir. Nitekim bölgeye yapılacak yatırımlar hususunda 2. Abdülhamit, 1890-1900 yıllarında büyük bir ilerleme kaydetmişse de ne Ermeni olayları durmuş ne de Rus istekleri bitmek bilmiştir. Çünkü meselenin özünde insanın refahı değil haçlı zihniyetinin bir yansıması olarak Rus, işgal emelleri yatmaktadır. Osmanlı’nın merkezi bir bölgesinin beynelmilel bir mesele oluşu, Avrupa şehirlerinde üzerinde projeler yapılması da bunun en önemli göstergelerinden birisidir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Sürecin sonunda devreye sokulan ve Osmanlı devletine imzalatılan Yeniköy Antlaşması’na göre Sivas-Erzurum-Trabzon ve Van-Harput-Diyarbakır iki müfettişliğe ayrılacak, bunların başına Ecnebi idareciler atanacak, resmi daireler ve eğitimde anadil tanınacak, toprak işleri müfettişler tarafından düzenlenecektir. Toprak işlerinin yani tapu ve tahririn ecnebiler tarafından yapılması maddi, dil ve eğitime yönelik “multi” tanımlamalar ise manevi özerklikler tanımaktadır. Bu antlaşma üzerine bölgedeki Vali ve Kaymakamlar (başta Van valisi Tahsin Paşa) bunun bir işgal olduğunu belirterek istifalarını istemiştir. Lakin Osmanlı devletinin iç planı, tarihin akış seyrinden anladığımıza göre başkadır. Antlaşmaya yönelik görüşmeler 1913 yılının Ocak ayında başlamış, antlaşma Şubat 1914’te imzalanmıştır, valilerin istifaları kabul edilmeyerek müfettişleri oyalama süreci başlatılmıştır. Nitekim Ağustos ayında da savaşa girilerek antlaşma hükümsüz bırakılmıştır. Geçen bir yıllık sürede Rusya ve Almanya’nın çıkar çatışması, Weltpolitik’in sürüncemeye girmesi, Avrupa’daki hizipleşmeyi artırmış ve savaşı da yakınlaştırmıştır. Böylece Avrupa’nın yalnız ve hasta adamı Osmanlı, en azından Almanya ve Avusturya ile ittifak kurma şansını yakalayarak İngiliz ve Rus tahakkümüne karşı elini güçlendirmiştir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Ağustos ayında savaş başladığında nazik ve hassas Doğu Anadolu’da en büyük iş valilere ve İttihat Terakki şubelerine düşmekteydi. Dr. Reşit Paşa’nın buradaki ilk mücadelesi ise aşiret yapısı ve şeyhlik müessesi üzerine olmuştur. Bunun en büyük sebebi bölgedeki Kürtleri Osmanlı safına çekerek aşiret reislerinin başına buyruk tercihlerinden sıyrılmalarını sağlamaktı. Müesses nizamın vatandaşı sömürüp köleleştirdiğini öne sürmüşse de uzun vadede bölgede başlayan Ermeni terörü ve Kürt vatandaşlara yönelik kışkırtmalar sebebiyle öncelikli husus Ermeniler olacak ve Kürtler üzerine planlanan toplum reformu ertelenmek zorunda kalacaktır. 1915-1916 yıllarında Kafkasya cephesindeki hareketlilik üzerine Rusların verdiği emirle faaliyetine hız kazandıran Hınçak ve Taşnakların karşısında mücadele eden Dr. Reşit, ev aramaları ve toplantı baskınları ile Ermenilerin planlarını ve stoklarındaki silahları ele geçirmeyi başarmıştır. Savaştan önce Hınçak’ın sivillere silah dağıttığını öne sürmüştür. Not defterlerindeki kayıtlara göre kendisi Diyarbakır’a geldiğinde yürütmenin büyük kısmının Ermenilere bırakıldığını, Ermenilerin Türklere “artık biz hâkim siz mahkumsunuz” dediklerini, topyekûn bir hazırlığa giriştiklerini kaydetmiştir. Sevk ve İskân kanunun çıkışıyla birlikte, başlayan tehcir sürecinde yaklaşık 120.000 Ermeni’yi Suriye’ye tehcir ettiğini kaydetmiştir. Batılı bir casus olduğu bilinen Floyd Smith, evlerde çıkan silahların masumane birer savunma aracı olduğunu, tehcire karşı çıkan Lice kaymakamının ortadan kaldırıldığını, Amerikan misyonun bölgeye barış getirdiğini, Reşit Paşa’nın sosyal darwinist eylemlerde bulunduğu vs. birçok ithamda bulunmuştur. Başta devlet görevlisi olarak tarafsız raporlar yazdığı öne sürülse de ele geçirilen bir Taşnak üyesinin kendisini fişlemesi sonucunda ülkeden ayrılmak zorunda kalmıştır. Böylece Amerikan-Ermeni ilişkilerindeki dostane hava da ifşaata ermiştir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Dr. Reşit, İstanbul’a dönüp tehcirle ilgili bilgi verirken bir dost ortamında Mithat Bleda, ona bu yaşanan sertliğinin sebebini sormuş ve başka bir çare olup olamayacağını irdelemiştir. Dr. Reşit ise “Ermeniler bizi kaldırmayı kafaya koymuştu ya onlar bizi ya biz onları, benim yerimde olsaydınız yaşananları görseydiniz daha fenası olurdu.” Demiştir. Reşit Paşa’nın “yaşananları görseydiniz”’den kastı; basılan Türk köyleri, Akdamar adasındaki katliam ve tecavüzlerin muadili terör eylemleri… olduğu çok sonraları araştırmalar kapsamında ortaya çıkarılmıştır. Dr. Reşit ve Van valisi Tahsin Paşa’nın terör ve işgal ordularına karşı gösterdiği büyük mücadele neticesinde Anadolu Türklüğü baki kalabilmiştir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Savaştan sonra başlayan topyekûn İttihatçı avlamasında ilk tutuklanan yine Dr. Reşit olmuştur. Anadolu’yu işgal ettirmemenin, zulme karşı mukavemet göstermenin ve savaşı uzatıp Rusya’daki ihtilali tetiklemenin faturası; vatansever İttihatçılara İngiliz eliyle, Damat Ferit yaptırımlarıyla uygulanmıştır. Malum mütareke dönemi tarihimizdeki öyle rezil bir dönemdir ki Bleda’nın hatıratından öğrendiğimiz üzere İstanbul’da yeni hükümete ve İngilizlere yaranmaya çalışan vatan hainleri, İttihatçıları jurnalliyor ve hatta hiç yaşanmamış menfi hadiselerle itham ederek kendilerini İngiliz subayların gözüne sokmaya çalışıyorlardı. Bu süreçte kızlarını subaylarla evlendirmeye çalışanlar, evlerinde subaylara partiler verenler de hiç azımsanmayacak kadar çoktur. <i>(Bu hususta okurlara önerilebilecek en önemli eser şüphesiz Sodom ve Gomore’dir.)<o:p></o:p></i></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">İşte bu kara dönemde ismi küfür cismi küfür bir vatan haini olan Nemrut Paşa <i>-İstiklal Harbi başarılı olunca Irak’a kaçarak Kürtçü mücadeleye girişmiştir</i>- mahkemeleri ortaya çıkmış ve birçok vatansever İttihatçı ’ya idam fermanı verilmiştir. Vatanın en namuslu ve şerefli evlatları Kürtçü bir fikri yapıya sahip olan içten pazarlıklı bir vatan hainine yargılatılmıştır. Mithat Şükrü Bleda, bu dönemden bahsederken cümlelerinde barındırdığı büyük bir hüzün ve hayal kırıklığı ile mahkemelerin İngiliz zorlamasıyla hızlandırılmasını, takınılan rövanşist tutumu, hain Ferit idaresinin İngilizlerle iyi geçinmek için efendilerine gösterdiği hürmet ve hidameti gözler önüne sermektedir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Dr. Reşit, mahkemelerin sonunda idam edileceğini anladığında mahpus olduğu Bekirağa Bölüğü’nden kaçarak son kez ailesini görmeyi arzu etmiştir. Yazdığı “mülahazat” eseriyle fikirlerini çok sevdiği milletine arz etmiştir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span><i>“Bir de meselenin müsebbibi Ermenilere karşı bir şey yapılmıyor ve yapılmayacak. İslam kanı helal. Ermenilerin öldürdükleri kâfi değil. Şimdi mahkeme-i örfiye ile en münevver Müslümanları mahvetmek istiyorlar. Hükûmet yok. Millet yok. Avrupa’nın istilası gittikçe şiddet buluyor. Artık bu şerait dâhilinde kimden adalet beklenilir? Kaçtım. Tutulur ve bulunursam ölmek ve teslim olmamak fikriyle kaçtım. Bu namussuz muhitte, Bu edepsiz ve deni hükûmetin idaresinde, bu rezil gazetecilerin avavelerini işiterek ve memleketin her gün istilaya uğradığını ve milletin hakaret gördüğünü görerek yaşamaktan ise ölmek herhâlde daha iyidir. Hayatımı bu vatana ve bu millete vakfetmiş ve bugüne kadar hiçbir fedakârlıktan çekinmemiştim. Fakat kim takdir etti. Takdirden vazgeçtim. Aleyhimde edepsizce dedikodu yaptılar. Ermeni meselesinde benim ne kadar vazife-i vataniyemi ifa ettiğim meydanda iken yüz binlerce lira çaldı, yedi gibi hezeyanlarla namusuma dokundular. Ailem bana muhtaç ve ben bir felakete uğrayacak olsam sefalete düşecek ve kimseden muavenet görmeyecek. Hâlbuki ben ailemi ihmal ederek vücudumu ve hayatımı bu memlekete vakfetmiştim. Lanet olsun bu nankörlere. “<o:p></o:p></i></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Ardından peşine düşen polislere yakalanacağını anlamış ve hayatına son vermiştir. 1928 yılında Maliye Bakanlığı’nın teklifi ve Mustafa Kemal Atatürk’ün olurlarıyla Kadıköy/Rasimpaşa’da bir emval-i metruke aileye bırakılmış ve maaş bağlanarak vatana hizmetin karşılığı bir nebze olsun ödenmeye çalışılmıştır. Aynı şekilde mensup oldukları “Haniko” ailesinden mütevellit Atatürk tarafından aileye “Şahingiray” soyadı verilmiştir. Hizmetleri karşısında ödenmez borçların hırkalarını sırtımıza giyip aziz ruhlarını rahatlatmak gayesiyle elimizden geleni yapmak da biz Türk evlatlarının en onurlu yükümlülüğüdür. Vatana ve dinimize bulundukları mukaddes hizmetler hatrımızda baki kalacaktır. Ruhu şad mekânı cennet olsun…<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Şerafettin Turan: Atatürk&amp;apos;te Uygarlık ve Irk Sorunu: J. Gobineau&amp;apos;dan E. Pittard&amp;apos;a</title>
<link>https://ilterdergisi.com/atat%C3%BCrkte-uygarl%C4%B1k-ve-%C4%B1rk-sorunu</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/atat%C3%BCrkte-uygarl%C4%B1k-ve-%C4%B1rk-sorunu</guid>
<description><![CDATA[ Bu yazımız; Şerafettin Turan&#039;ın &quot;Atatürk&#039;ün Düşünce Yapısını Etkileyen Olaylar, Düşünürler, Kitaplar&quot; isimli eserinden alıntı olup, belirli yazım ve imla hataları düzeltilerek sitemizde paylaşılmıştır. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202501/image_870x580_678fdf00f328f.jpg" length="68255" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 21 Jan 2025 20:45:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>piyanist</dc:creator>
<media:keywords>Atatürk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Atatürk</b>’ün geçmiş yüzyıllardaki <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türk uygarlığı</b>nı ortaya çıkarmak ve geçmişi çağdaş açıdan değerlendirmek amacıyla tarih çalışmalarına büyük önem vermesi, onu kimi ana konular ve sorunlar üzerinde durmaya sürüklemiştir. Dolayısıyla söz konusu sorunlara açıklık getirmek, onların süregelen olumsuz etkilerini ortadan gidermek isterken de kimi düşünce ve görüşlerden yola çıkarak bir sonuca, ya da kendine göre bir bileşkeye varmak istemiştir. Bunlara örnek olarak, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türklerin </b>ırk özellikleri ve yetenekleri ile uygarlık sorununu ele alabiliriz.</p>
<p class="MsoNormal">Uygarlığın <i style="mso-bidi-font-style: normal;">“beyaz” </i>ırktan gelen ya da kafa yapısı <i style="mso-bidi-font-style: normal;">“brakisefal” </i>olan topluluklara özgü olduğu iddialarının yaygınlaştığı ve <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türklerin </b><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“barbar” </i>diye aşağılanmak istendiği bir dönemde, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türk </b>kavminin üstün sayılan <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Âriler</b>’den hiç de eksik bir yönü bulunmadığını kanıtlama çabaları, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Arthur de Gobineau</b>’nun eserinin yayımlanmasından kısa bir süre sonra <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Mustafa Celâlettin </b>ve <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Ali Suavi </b>ile başlamıştı. Yukarıda da değindiğimiz gibi <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Mustafa Celâlettin, </b>1870’te çıkan <i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Les Turcs anciens el modemes” </i>adlı kitabında <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türklerle Ariani </b>kavimler arasındaki yakınlık üzerinde durmuştu. <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Ali Suavi</b> ise <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Muhbir </b>ve <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Ulûm </b>gazetelerinde, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türklerin </b>yalnızca asker bir kavim olmayıp dünya uygarlığına hizmet eden bir ırk olduğunu ve tarihteki kimi kavimlerin <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türk </b>aslından geldiklerini öne süren yazılar yazmıştı.</p>
<p class="MsoNormal"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Mustafa Kemal </b>kuşağı, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Mustafa Celâlettin</b>’in görüşlerinden kuşkusuz ki habersiz değildi. Ne var ki 1930’lara gelindiğinde, ırkçılık ve <i style="mso-bidi-font-style: normal;">“üstün ırk” </i>kavramları, kimi devletlerin ya da devlet başkanlarının izledikleri bir siyasaya da dönüşünce, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türklerin </b>uygarlık yeteneğinden yoksun bir kavim olmadığını meydana çıkarmak, ırkçı görüşlerin yanlışlığını göstermekten çok, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türk </b>ulusuna özgüven ve moral gücü sağlama yönünden zorunlu hale gelmişti. İşte <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Atatürk</b>’ün, devrimci atılımları sürdürürken antropolojik ölçümlere de eğilmesi, bir siyasaya katılma ya da bir modayı izlemekten çok, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türkler </b>hakkındaki ön yargılara ve suçlamalara, aynı yöntemle yanıt verme amacına yönelikti.</p>
<p class="MsoNormal">1930’lu yıllarda <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Atatürk</b>’ün tarih araştırmalarına destek olmak amacıyla <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türklerin </b>antropolojik yapılarıyla ilgili bazı çalışmalar yaptırttığı ve 1932’de toplanan ilk <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türk Tarih Kongresinde</b> ırk sorununun, üzerinde durulan ana konulardan biri olduğu bilinmektedir. Gerçekten de söz konusu kongrede ırkçılık kuramları ve <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türklerin </b>antropolojik yapılarına ilişkin olarak <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Doktor Reşit Galip, Şevket Aziz Kansu </b>ve <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Sadri Maksudi Arsal</b>’ın bildirileri tartışılmıştı. <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Yusuf Akçura </b>ise tarih yöntemi hakkındaki bildirisinin sonunda, ırkçı görüşlere ve <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Gobineau</b>’nun <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Ârileri </b>üstün sayan düşüncelerine değinerek, tartışmalardan çıkan sonucu şöyle özetlemişti:</p>
<p class="MsoNormal"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Bir haftadan beri huzurunuzda söz söyleyen arkadaşlarımız ispat ettiler ki, Avrupalıların hükmetmek amacını gözeterek ortaya attıkları ırk kuramının bilimsel bir kıymeti yoktur… Biz, bütün dünyada yaşayan insanları, Avrupalılar gibi ve onlar derecesinde hukuka sahip adam evlatları sayıyoruz.” <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">(Birinci Türk Tarih Kongresi, Konferanslar-Münakaşalar, T.C.Maarif Vekâleti, s. 607)<o:p></o:p></b></i></p>
<p class="MsoNormal"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Atatürk</b>’ün bu konuda, üstün ırk kuramının esas kaynağı olan <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Gobineau</b>’nun <i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Essai sur l’intgalitt des races humaines” </i>adlı ünlü yapıtından başlayarak, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Alfred Cort Haddon</b>’un <i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Les races humaines”</i>ine ve <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Eugéne Pittard</b>’ın <i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Les races et l’histoire”</i>ma gelinceye kadar birçok eseri okuduğu ve değerlendirdiği görülmektedir. Özel kitaplığında söz konusu kitaplara koyduğu işaretlerde dikkati çeken nokta, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Atatürk</b>’ün <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Gobineau</b>’da bile <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türkler </b>hakkında verilen bilgiler üzerinde eğilmiş olmasıdır.</p>
<p class="MsoNormal">Örneğin, etnik ayrılıkları ve etnik grupların karışmalarını sergilemeye çalışan <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Gobineau, </b>sözü <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Oğuzlara </b>ve <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Anadolu Selçuklularına </b>getirerek, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Altay Oğuzlarının Finli </b>bir kavim olduklarının sanıldığını, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">İslâm </b>çağında <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türk </b>kabilelerinin değişik adlar altında <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">İran </b>ve <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Küçük Asya</b>’da yerleşmiş bulunduklarını, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Selçukluların </b>büyük ölçüde <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">İslâm </b>gruplarla karıştığını, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Selçuklu Devleti </b>sona ererken de <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türk </b>ırkının devamını sağlayan yeni <i style="mso-bidi-font-style: normal;">“sürgün”</i>ler verdiğini, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Osmanlı </b>diye anılan bazı kişilerde sarı ırka benzeyen çizgiler görülmekle birlikte, bunun doğrudan doğruya <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Fin </b>kökenli olmaya değil de, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Slav </b>ya da <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Tatarlarla </b>evlenmelere dayandığını öne sürmekteydi. <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">(Atatürk’ün özel kitaplığındaki nüsha, Anıtkabir, No. 227, 1, 218-221)<o:p></o:p></i></b></p>
<p class="MsoNormal"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Atatürk</b>’ün bu bilgileri içeren satırlara koyduğu işaretler kuşkusuz ki <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Gobineau</b>’nun görüşlerine katıldığı anlamına sahip olmayıp, bu iddialar üzerine eğilmek gereği duyduğunu göstermektedir. Çünkü <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Atatürk, </b>aşağıda belirteceğimiz gibi, ırklar ve uygarlıklar konusunda <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Pittard</b>’ın görüşlerini kabullenmiştir.</p>
<p class="MsoNormal"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Mustafa Kemal</b>’in bu kitapta kırmızı kalemle işaretlediği bir başka yer, bundan 5.000 yıl önce <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Turan </b>adıyla tanınan eski yurtlarından çıkan sarı ırktan kavimlerin baskısıyla beyaz kavimlerin yer değiştirmek zorunda kaldıkları yolunda <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Gobineau</b>’nun yazdıklarıdır <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">(Anıtkabir, No. 227, I, 380 vd)</i></b>. Burada <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Atatürk</b> için önem taşıyan noktanın, sarı ırkın beyaz ırkı daha batıya itmesi değil, yeryüzünde ilk uygarlıkların doğuşunda, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Turandan </b>yani <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Orta Asya</b>’dan çıkan bir göç dalgasının rol oynamasıdır.</p>
<p class="MsoNormal">Bunların dışında <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Atatürk</b>’ün, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Gobineau</b>’nun kitabında, M.Ö.II.yüzyılda <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Çin</b>’in batısında yerleşen beyaz ırktan kavimler arasında <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Yüeçi </b>ve <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Ou-soun</b>’larında<b style="mso-bidi-font-weight: normal;"> (Vusun) </b>bulunduğunun <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">(II, 262 vd)</i></b>, büyük çoğunluğu sarı ırktan olan <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Cengiz</b>’in ordusunda beyazların da görüldüğünü <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">(II, 304 vd) </i></b>belirten yerleri işaretlemiş olması, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Atatürk</b>’ün her yerde <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türk </b>ve <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türklükle </b>ilgili bilgileri değerlendirmeye çalıştığını göstermektedir.</p>
<p class="MsoNormal"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Atatürk</b>’ün, Cambridge Üniversitesi Etnoloji Profesörü <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Haddon</b>’un Fransızcaya <i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Les races humaines et leur repartition Geographique” </i>diye çevrilen kitabında da, özellikle <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Anadolu</b>’da gelişen kültürler ve bunları yaratan kavimler üzerinde durduğu anlaşılmaktadır. Bunlar arasında, daha <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Neolitik Çağ</b>’da <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Anadolu</b>’da doğan uygarlığın brakisefal bir Akdeniz tipinin eseri olduğu, bu uygarlığın <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Batı Asya</b>’dan <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Avrupa</b>’ya ve <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Mısır </b>üzerinden <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Afrika</b>’ya yayıldığı yolundaki kısım <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">(Katalog No. 2077, Anıtkabir kitapları, 725, s. 187)</i></b>, ya da batıya göç eden <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türklerin </b>XI. Yüzyılda <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Anadolu</b>’ya yerleşmelerinden sonra <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türk </b>deyiminin, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Küçük Asya </b>ve <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Avrupa</b>’da salt <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türk </b>kökenli bir topluluk değil de, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">İslâmiyet</b>’i kabullenmiş kavimleri de içeren bir kavram olarak görüldüğü <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">(Katalog No. 2077, Anıtkabir kitapları, 725, s. 186) </i></b>biçimindeki satırlar, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Mustafa Kemal</b>’in ilgisini çeken, dolayısıyla etkilendiği görüşler izlenimini vermektedir.</p>
<p class="MsoNormal"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Haddon</b>’dan başka <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Atatürk</b>’ün, Paris Antropoloji Okulu Etnoloji Profesörlerinden <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">George Montandon</b>’un, <i style="mso-bidi-font-style: normal;">“La race, les races mise au poinl d’tthologie somatique” </i>adlı eserini de incelediği ve <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Turanien </b>ırk (Race Turanienne) bölümü üzerinde durduğu görülmektedir <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">(Özel kütüphane katalogu, No. 2084, Anıtkabir, No. 716)</i></b>.</p>
<p class="MsoNormal">Bütün bunlarla birlikte, ırksal özellikler ve onun tarihsel olaylardaki rolü konusunda <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Atatürk</b>’ün en çok <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Pittard</b>’ın görüşlerine katıldığı bilinmektedir. Bunda <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Pittard</b>’ın “ırkçı” bir bilim adamı olmayışı kadar <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Anadolu Neolitik </b>kültürünü ve <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Balkanlardaki </b>ve <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Anadoludaki Türklerin </b>antropolojik özelliklerini araştıran bir uzman oluşunun da elbette ki büyük payı vardır. Nitekim <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Birinci Türk Tarih Kongesi Kurultayında </b>ırklar ve uygarlıklar konusu üzerinde konuşulanlar en çok <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Pittard</b>’ın görüşlerine yer vermişlerdi.</p>
<p class="MsoNormal"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Atatürk</b>’te 1937’deki <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">İkinci Türk Tarih Kongesi Kurultayına </b>katılan <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Pittard</b>’ın <i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Les races et l’histoire. Introduction ethnologigue â l’histoire” </i>adlı ana eserini çok dikkatle incelemiştir. <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Pittard</b>’ın ırkları antropolojik bir kavram olarak değil de, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Boule</b>’a dayanarak, kan yakınlığı ve milliyet, dil, gelenekler gibi yapay sınıflandırmalara olanak veren doğal ayrılıkların belirlediği bir fiziksel türdeki devamlılık diye tanımlaması, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Atatürk</b>’çe benimsenmiş görünmektedir. <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Atatürk</b>’ün söz konusu kitabın gerek ön sözünde gerekse metninde yer alan bu tanımı işaretleyip yanına dikkat anlamına gelen “d” harfini yazmış olması bunun kanıtıdır <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">(Katalog No. 2088, Anıtkabir kitapları: 729, s. VIII, 4.)</i></b>.</p>
<p class="MsoNormal"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Gobineau, Selçuklular </b>ve <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Osmanlılar </b>döneminde <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türklerin </b>diğer kavimlerle çok büyük ölçüde karıştıklarını öne sürerken, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Pittard, Avrasya</b>’nın güzel ırklarından biri olarak nitelendirdiği <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türklere</b>, evlenmeler dolayısıyla bir miktar yabancı kanın katılmasını, <i style="mso-bidi-font-style: normal;">“büyük bir vazoya birkaç damla” </i>olarak niteliyor ve <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türklerin </b>fiziksel tiplerini çizmeye çalışıyordu ki, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Atatürk</b>’ün bu bölüme ne denli ilgi duyduğu, sayfa kenarlarını ve satır altlarını sık sık çizmiş olmasından anlaşılmaktadır.</p>
<p class="MsoNormal">Öte yandan <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Pittard</b>’da kişisel ilişki kurmuş olduğu <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Atatürk</b>’ün bu konudaki düşüncelerini ve nelere önem verdiğini büyük bir açıklıkla anlatmaktadır:</p>
<p class="MsoNormal"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Atatürk’ün Anadolu uygarlığının en uzak kökenlerine ve insan ırkları arasında Türklerin işgal ettikleri yere ilişkin bulguları…<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNormal"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">Birçok kez birlikte söz ettiğimiz sorunlar arasında, Neolitik uygarlığın dünyaya getirdiği büyük sosyal değişikliği hatırlatmak isterim… İnsanlık bundan büyüğünü yaşayamaz… Bu efsanevi olaylar Asya’da meydana geldi. Fakat bunun merkez alanının neresi olduğunu henüz bilmiyoruz. En eski Eti kültürü, yeni sosyal durumun başlangıcı hakkında bir imaj -hatta renkli bir imaj- vermektedir. Neolitik Anadolular coğrafya bakımından Avrupa topraklarına en yakın olanlar olduğundan yeni durumu onların yapmış olmaları olasıdır. O zamanın Avrupasının brakisefal nüfusları ancak bahsettiğimiz Asya ülkelerinden gelmiş olabilirler.<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNormal"><i style="mso-bidi-font-style: normal;"><u>Başlıca rollerden birini eski Türkiye’nin oynamış olmasını olanaklı kılan bu genişlikteki bir sorunun Atatürk’ün gözü önünde eşsiz bir parlaklıkla belirmiş olmasını anlıyoruz.</u>” <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">(Eugéne Pittard, Atatürk’ün Hatırasını Tanzim, Belleten, 10 (1939), s. 187 vd.)<o:p></o:p></b></i></p>
<p class="MsoNormal">Bütün bunlar, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Atatürk</b>’ün ırklar ve bunların tarihteki etkinlikleri konusunda ırkçılığı ve üstünlük iddialarına saplanmaksızın, bir yandan <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türklerin </b>tarih boyuınca uygarlık alanındaki yerlerini ortaya çıkartacak, öte yandan da <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türkleri </b>küçültücü iddia ve önyargıların yersizliğini kanıtlayacak bir çerçeve içinde kaldığını, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Gobineau</b>’dan tepki duyaraktan, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Pittard</b>’ın da görüşlerinden yararlanarak etkilendiğini göstermektedir.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Milliyetçiliğin Felsefesi</title>
<link>https://ilterdergisi.com/milliyetciligin-felsefesi</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/milliyetciligin-felsefesi</guid>
<description><![CDATA[ Millet aslında bir zümrenin ismidir ve milliyetçilik bu zümrenin yüceltilmesi gerektiğini söyler. Peki neden ? Neden millet zümresi yükseltilmelidir ? İşte yazımda bunu açıklamaya çalıştım. Keyifli okumalar ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202501/image_870x580_67816b03962ae.jpg" length="83747" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 10 Jan 2025 22:03:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>egemtn</dc:creator>
<media:keywords>Millet, Milliyetçilik, Neden milliyetçiyiz, Milliyetçilik nedir, Milliyetçiliğin felsefesi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Neden diye sormak, sorabilmek, sormayı akıl etmek ne güzel bir şey değil mi? Bir<br>bilinç’e sahip olmamız... Ama bazen bu beceri sırtımıza çok büyük bir ağırlık<br>yükleyebiliyor. "Neden varız?", "Neden yaşıyoruz?", "Hayatın anlamı nedir?" gibi soruları<br>yanıtlamak çok zor ve bu soruların ağırlığı oldukça fazla. Ben bugün elimden geldiğince<br>size neden milliyetçi ve vatansever olmanız gerektiğini anlatacağım. Ama ilk önce<br>milliyetçiliğin kısa ve ‘yüzeysel’ kaçabilecek bir tanımını yapalım.</p>
<p><br>Milliyetçilik özünde, mensup olduğun büyük grubun, yani milletinin, çıkarlarını<br>gözetmek ve ona göre hareket etmektir. Milliyetçilik bu yönüyle ofansif değil, defansif bir<br>ideolojidir. "Başka milletlerden üstünüm" demez, tam aksine "Başka milletler beni yok<br>edebilir" der. Kendi milletinin varlığını korur. Öyle ya, varlığınızı korumak istiyorsanız<br>kendi çıkarlarınızı gözetmelisiniz. İşte bu noktada bazı sivri zekalar, "Neden tüm<br>insanlığın değil de milletimin çıkarlarını gözeteyim?" diyor.</p>
<p><br>Arkadaşlar, siz tüm insanlığın çıkarına elbette hareket edin. Ama ortak tarih, kan ve en<br>önemlisi kültür bağınız olduğu bu grubun çıkarlarını üstün tutun. Çünkü eğer bu grubun<br>çıkarlarını siz üstün tutmazsanız, diğer kendi çıkarlarını üstün tutan milletler sizi<br>parçalayacaktır. Siz enternasyonal çıkarları gözetin ama nasyonal, yani evinizin,<br>ulusunuzun çıkarlarını üstün tutun.</p>
<p><br>Her insan komşularından, yakınlarından önce kendi çıkarlarını gözetir, değil mi? Kendini<br>doyuramadan, kendine bakamadan başkalarına yardım edenlere en nahif tabirle<br>mülayim derler. Ve siz de o eski Türk filmindeki mülayimin durumuna düşmek<br>istemiyorsanız, kendi çıkarlarınızı, kendi milletinizin çıkarlarını gözetmek zorundasınız.</p>
<p><br>Her insan, varoluşu gereği mutlu olmak ister. Bu varoluşsal amacı tamamlamak ve<br>korumak için milliyetçi olmalısınız. Bakın, Napolyon bir ulus devleti kurabildiği için<br>Avrupa’ya bir dönem hükmedebildi. Kendisinden nefret etsem de Hitler’in başarısının<br>kaynağı da budur. II. Dünya Savaşı’nda Almanya, millet ve ulus ‘nasyonal’ olabildiği için<br>tüm dünyayla savaşabildi. Millet olmanın önemi işte budur. Eğer siz günümüzdeki o<br>muasır medeniyetler dediğimiz medeniyetlerin nasıl bu duruma geldiğine bakarsanız,<br>hepsi geçmişte kendi milli çıkarları için türlü entrikalar döndürmüştür. Hatta ileriye gidip<br>insanlık suçları işlemiş, kendi milletleri için diğer milletleri sömürgeleştirmiştir. Gariptir<br>ki, günümüzde liberallerin göz bebeği olan bütün toplumlar, milliyetçi olabildikleri için o<br>konumlara gelebilmişlerdir ama günümüz Türkiye’sindeki liberaller ile İslamcılar,<br>milliyetçiliğe karşı olmakta yarışmaktadırlar (bir nebze milliyetçi olan liberaller bu lafı<br>üstlerine almasınlar).</p>
<p><br>Böyle diyoruz diye de "Milliyetçiler hürriyet, özgürlük, liberalizm düşmanıdırlar" sonucu<br>çıkmasın. Bir milletin fertleri eğer hür değillerse, o millet başarısız bir millettir. Bireyler,<br>hürriyetini korumak ve sömürge olmamak için milliyetçi olmalıdır. Eğer sömürge<br>milletler, milliyetçi olup bu dava uğrunda teşkilatlanıp başarılı olsaydı, sömürge<br>olmayacaklardı. Bizim Kurtuluş Savaşımız bunun en iyi örneklerindendir.<br>Ülkemizde ‘milliyetçilik’ denince insanların kafasında kötü bir imaj canlanmasının<br>nedeni, Türk yakın siyasi tarihindeki o mafyatik ve milli çıkarları için değil, kendi çıkarları<br>için milliyetçi kisvesi altında gezen milliyetçi müsveddeleridir. Halbuki milliyetçilerin<br>tarihine bakarsanız, ne büyük fikir adamları, ne elitler çıktığı ortadadır: Atatürk, Ziya<br>Gökalp, Yusuf Akçura, Namık Kemal, Mehmet Emin Yurdakul, Mustafa Çokay, Sadri<br>Maksudi gibi isimlerin bizlere mirasını, o milliyetçi kisvesi altında gezen insan<br>müsveddelerine yedirmemek de bizim görevlerimizdendir.</p>
<p><br>Yurtsever olmanın, millet olmanın, imtiyazsız ve sınıflara rağmen kaynaşmış bir kitle<br>olmanın önemi, günümüz politiğinde ve insanlık tarihinde kendini tekrar ve tekrar ispat<br>etmiş bir gerçektir. Millet olamayan toplumlar yok olmaya mahkumken, millet olmuş<br>azınlıklar, kimi zaman kendilerinden kat kat daha güçlü düşmanlarını derdest<br>edebilmişlerdir. Millet olma halinin, milliyetçi olmanın birey için önemi ise, kendi<br>varoluşundaki mutluluğa kavuşmakta önemli bir yer tutmasıdır.<br>Bu kavramları başarabilmiş ülkelerde suç oranları daha düşüktür, halk daha gelişmiştir,<br>gelir seviyesi daha yüksektir. Eğer milletler başarılı milletler ise, bu milletin fertleri daha<br>özgür, daha hür, daha müreffeh bir ömüre sahip olacaklardır. Bu kavramların mutlu<br>olmaktaki önemi göz ardı edilemez. Eğer siz kendinizin, evlatlarınızın, torunlarınızın,<br>gelecek nesillerinizin rahat ve mutlu bir hayat sürmesini istiyorsanız, tarihteki milliyetçi<br>hakikatin kendini tekrar tekrar vuku buldurmasını göz ardı etmeyip milletinizin<br>çıkarlarına göre hareket etmeli ve milliyetçi olmalısınız.</p>
<p><br>Milliyetçi olmayan toplumlar, kendi milletinin çıkarlarını gözetmeyen toplumlar, milli<br>çıkarlarını gözeten toplumlar tarafından sindirilmeye, yenilmeye ve yok edilmeye<br>mahkumdur. Bu gerçeği göz önüne alırsak, sömürgeleştirilen toplumlarda yaşayan<br>fertler ne kadar huzurlu ve mutlu olabilir? Bugün Doğu Türkistan’da, Filistin’de olan<br>vahşetleri biliyoruz. Ve biz, kendi çıkarlarımızı olabildiğince gözetip millet olup<br>güçlenemediğimiz için Doğu Türkistan’daki soydaşlarımız bugün o vahşete maruz<br>kalıyorlar.</p>
<p><br>Milliyetçiliğe karşı sunulan aptalca argümanlardan biri olan "Bu millete şans eseri<br>geldin, bu milliyetçilik niye?" argümanını da bu gözle değerlendirmek gerekir. Eğer şans<br>eseri bu topluma geldin ise bile, sen millet olamazsan seni yok edecekler. Bu bir<br>hakikattir.</p>
<p><br>İnsan, tabiatından gelen acizliğinden dolayı bir miktar kolektif yaşama mahkumdur.<br>Zamanı biraz geriye alalım: Tarih öncesi çağlarda insan, doğada tek başına hayatta<br>kalma konusunda diğer türlere karşı elverişsizdir. Bir ayıyla yumruk yumruğa<br>dövüştüğünüzde, tabii ki ayı kazanacaktır. Ama eğer 10 insan birleşip materyal üretip<br>öyle ayıya saldırırsa, insan ırkı galip gelecektir. Bu küçük insan gruplarına klan dersek,<br>klanlar toplumların ilk örneklerindendir. Ve insanın rekabetçi doğasından dolayı<br>insanlar ve klanlar arasında da rekabet vardır. Hangi klan suya yakın yere yerleşecek?<br>Hangi klan daha gelişecek? İşte bu çekişme vardır. Klanlar, kendi çıkarlarını gözetmeye<br>başlarlar. Bizim milliyetçi hakikat dediğimiz şey de özünde budur.<br>Acizliğinden dolayı kümülatif yaşama mahkum insanoğlu, bulunduğu grubun çıkarlarını<br>hep gözetir ve dünya buna göre şekillenmiştir.</p>
<p><br>Ama bu durumla birlikte milliyetçiliğe aykırı olmayan bir enternasyonalizm yaratılabilir.<br>Milletler, tek bir resim gibi değil de, yapboz parçaları gibi birleşik bir formata girebilir.<br>Zamanla birlikte dünyanın geneline tek ve ortak bir kültür hakim olduğunda, tek dünya<br>devleti gerçekleşebilir. Veya bunların aksine, transhümanizmin, bilimin ve inovasyonun<br>gelişmesiyle birlikte her bir insan, bir millet kadar güçlü duruma gelirse, milliyetçi<br>hakikat artık hakikat olmayacağı savunulabilir. Ancak bunların dışında, günümüzde<br>milliyetçi hakikati tanımamak ve reddetmek çok büyük bir ahmaklıktır. Dünyanın<br>bulunduğu bu konjonktürde milliyetçi olmamak, yok olmaya mahkum olmaktır,<br>eşdeğerdir.</p>
<p><br>Yani kısaca, millet olma hali ve milliyetçilik gerekli olmasının iki ana nedeni vardır:</p>
<ul>
<li><br>1. İç sebepler: Millet olma hali, büyük bir kalabalığın ortak bir kütle olma hali, bir<br>sakinlik ve stabil olma hali yaratır. Bu da bu ortak kütleyi daha hızlı geliştirir.<br>Daha hızlı gelişmiş bu kütlenin mensupları da daha büyük kazançlar elde eder,<br>daha mutlu bir hayat sürer.</li>
<li><br>2. Dış sebepler: Eğer biz millet olamazsak, milliyetçi olmazsak, diğer kendi<br>çıkarlarını gözeten gruplar, yani milletler tarafından yok ediliriz ve bu ortak<br>kütlenin mensuplarının her birine çok kötü ve acı dolu bir hayat verir.</li>
</ul>
<p>Tüm bu anlattıklarım çerçevesinde "Neden milliyetçi olmalıyız?" sorusuna verdiğim<br>cevap şudur:</p>
<p><br>Her insanın varoluşsal ve evrimsel temel amacı mutlu olmaktır ve insanların bu<br>mutluluğa ve daha iyi yaşam kalitelerine ulaşması için milliyetçi olmak bir gerekliliktir.<br>Bundan dolayı, eğer mutlu olmak istiyorsanız, siz milliyetçi olmalısınız, ama az ama çok.<br>Eğer kendi varoluşsal amacınızı tamamlamak ve kendinizle torunlarınız için<br>yaşanılabilecek bir hayat istiyorsanız, bir miktar milliyetçi olmalısınız.</p>
<p><br>Millet olabilmiş bir toplum olarak Japonya’da depremlerde ölüm oranı daha düşüktür.<br>Neden? Çünkü kendi milletinin çıkarını gözeten bir müteahhit, aynı millete mensup olan<br>vatandaşlarının ölmesini istemez. Ayrıca Japonya, bu millet olma hali sayesinde, iki<br>nükleer bomba yemesine rağmen, bu kadar kısa sürede toparlanabilmiştir. İngilizler, ilk<br>olarak o küçük adaya, sonra da dünyanın büyük bir kısmına, milli çıkarlarını gözeterek<br>ulaşmışlardır. Amerika, milli çıkarlarını gözeterek, kapitalist sistemde en büyük güç<br>öznesi olan şirketleri dünyanın en büyüğü yapmıştır. Nazi Almanyası, millet olabildiği<br>için tüm dünya ile savaşabilmiştir. Yugoslavya’daki o kan dondurucu olaylar ve<br>katliamlar, millet olamadıkları için olmuştur. Filistin’de Araplar, millet halinde toprak<br>satışına ve Yahudi göçüne direnemediği için devletleri yıkılmış ve zulme maruz<br>kalmışlardır. Doğu Türkistan’da biz, tek ve güçlü bir millet olamadığımız için<br>soydaşlarımızın kanı dökülmektedir.</p>
<p><br>Emperyalist güçlerin ilk hedef aldığı kavram, bu yüzden millet kavramıdır. Öyle ki,<br>emperyalist güçler, bundan dolayı politik doğruculuk kavramını desteklemektedir. Millet<br>olamayan toplumlar daha kolay parçalanır ve sömürge haline getirilir.<br>Peki, günümüz Türkiye’si sizce milliyetçi midir ve millet olabilmişler midir? Mecliste<br>milliyetçi bir parti var mıdır? Devletler doğası gereği milliyetçi olmalı iken, sağcı partiyim<br>iddiası ile oy toplayanlar en sol politikalardan olan mültecilere izin vermektedir,<br>anayasa tartışmaları açarak milletin yapısını bozup bu güzel Anadolu’muzu<br>emperyalistlere açan ve geçmişte de açmaya çalışmış güçler bertaraf edilmedikçe<br>Türkiye aydınlığa çıkabilir mi? Otoriteye sahip kurumlar kendi halkını sömürdükçe<br>ekonomi düzelebilir mi? Türk milletinin fertleri bu ahval ve şerait için kendilerine bir yol<br>çizemiyorlar ve bunun da çözümü, saf seküler bir Türk milliyetçiliğidir. Eğer bu duruma<br>gelmeyi sağlarsak, işte o zaman müreffeh günleri görebiliriz. Biz o ulu önderin altında<br>millet olabildiğimiz zaman, dünyanın en büyük güçlerini derdest etmiş bir ırkın<br>torunlarıyız.</p>
<p><br>Eğer biz millet olabilirsek, tüm sorunlarımızı çözebilir, başımızdaki "biz akız" iddiasında<br>bulunan kara bulutları yok edebilir ve aydınlığa çıkabiliriz.</p>
<p><br>Bu yazımı ulu Türk milliyetçisi Mustafa Çokay’ın şu sözleriyle bitirmek istiyorum:</p>
<p><br>" Bizim maksadımız yalnız Türkistan’ın değil, bütün Türk ülkelerinin, bütün Türk halkının<br>dost olarak kendi aralarında birlik ve kardeşlik içinde yaşamaları ve dış düşmanlara<br>karşı kendisinin ve hükümetinin güçlü olduğunu göstermesidir. Ülkümüze<br>ulaşacağımıza, taleplerimizi yerine getireceğimize imanımız yüksek ve güçlüdür.</p>
<p><br><strong>Maksadımıza ulaşacağız, aksi halde halimiz haraptır. Yok oluruz. Dağılırız. Yok</strong><br><strong>olmamak için, dağılmamak için güçlerimizi birleştirip omuz omuza verip birbirimize</strong><br><strong>yardım ederek yaşamalıyız. Aksi halde geleceğimiz karanlıktır. Bunu</strong><br><strong>unutmamalıyız.</strong> "</p>
<p><br>Sağlıcakla kalın, Milliyetçi kalın.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>EDEBİYATIN KELİME KÖKENİ</title>
<link>https://ilterdergisi.com/edebiyatin-kelime-kokeni</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/edebiyatin-kelime-kokeni</guid>
<description><![CDATA[ Bu makalede edebiyatın kelime kökenine ineceğiz. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202412/image_870x580_67608ef785b14.jpg" length="53361" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 23:27:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>Taha Murat Aydın</dc:creator>
<media:keywords>edebiyat nedir, edebiyat, edebiyat sanatı, edebiyatın kökeni, edebiyat makalesi, edebiyat makaleleri</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">EDEBİYATIN KELİME KÖKENİ</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><span style="font-size: 12pt;">Edebiyat, Arapça edeb kökünden türetilmiştir. Çok eski çağlarda davet anlamına gelen kelime, İslamiyet'in doğuşundan bir asır önce zariflik ve ahlakla ilgili 'edeb' anlamını kazanır. Sonra ilmü'l-edeb (edeb ilmi), çeşitli bilgi dallarının genel adı olur. Osmanlı dönemi metinlerinde ilmü'l-edeb bahsinde, kurallara uygun ve güzel yazı yazmanın yöntemleri anlatılmıştır. Tanzimat'tan sonra edebiyat kavramı literatür karşılığında kullanılmaya başlanmış ve böylece yaygınlık kazanmıştır. Edebiyat kelimesinin bilhassa Arapça kaynaklarda ve Osmanlı metinlerinde hangi anlamlarda kullanıldığını araştıran M. Kaya Bilgegil'in değerlendirmesine göre edebiyat;</span><br><span style="font-size: 12pt;">1) Ahlaki bir mana,</span><br><span style="font-size: 12pt;">2) Dile ait ilimler,</span><br><span style="font-size: 12pt;">3) Güzel yazma sanatı ve onun öğretimi,</span><br><span style="font-size: 12pt;">4) Edebî yazılar,</span><br><span style="font-size: 12pt;">5) Bir mevzu ile ilgili neşriyat,</span><br><span style="font-size: 12pt;">6) Lüzumsuz yere sözü uzatmak, edada tasannuya düşmek mana</span><span style="font-size: 12pt;">larını ifade etmek üzere kullanılmıştır (Bilgegil 1980: 18).</span><br></span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><span style="font-size: 12pt;"><span>Edebiyatın bilim ve sanat yönü üzerindeki ayrıntılara geçmeden önce </span><span>bu kavramın sözlüklerde nasıl tanımlandığına da bir göz atalım.</span><br></span></span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><span style="font-size: 12pt;"><span>Türk Dil Kurumunun Türkçe Sözlük'ünde edebiyat;<br>1) Olay, düşünce, duygu ve imajların dil aracılığı ile biçimlendirilmesi sanatı; yazın, literatür<br>2) Bir bilim kolunun türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve eserlerin hepsi; literatür,<br>3) İçten olmayan, gereksiz boş sözler şeklinde tarif edilir.</span></span></span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><span style="font-size: 12pt;"><span>Ferit Devellioğlu'nun Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lügar'inde edebiyat sözcüğü;<br>1) Nazımlı, nesirli güzel sözler,<br>2) Bu sözlerden bahseden ilim, diye tanımlanır.</span></span></span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><span style="font-size: 12pt;"><span>D. Mehmet Doğan'ın hazırladığı Büyük Türkçe Sözlük'te edebiyat kavramının karşısında yazılanlar şöyledir:<br>1) Düşünce, duygu ve hayallerin, yazı veya sözle, dil vasıtası ile güzel bir şekilde ifade edilmesi sanatı;<br>2) Yazma ve söz sanatı ile ilgili kaidelerin tamamı veya bu kaidele-re uygun eserleri içine alan disiplin;<br>3) Bir milletin, bir ülkenin, bir devrin edebi eserlerinin tamamı;<br>4) Bir ilmin, bir sanatın kaideleri, çeşitli kolları ve ürünleri ile ilgili eserlerin tamamı, literatür.</span></span></span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><span style="font-size: 12pt;"><span>Bu tanımlarda edebiyat kelimesiyle ilgili şu ortak noktalar göze çarpmaktadır:<br>Edebiyat, kelimelerle meydana getirilen bir sanat dalıdır.<br>Edebiyat, edebi eserleri çeşitli yönleriyle inceleyen bilim dalıdır.<br>Edebiyat, herhangi bir bilim veya sanat dalırun kurallarına ve yöntemlerine dair yazılmış eserlerin tamamıdır.<br>Edebiyat, boş ve gereksiz sözlerdir (Önal 1999: 15-17).<br></span></span></span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><span style="font-size: 12pt;"><span>Bu tanımlardan ilk ikisinin yerine yazın, üçüncüsünün yerine de yaygın olarak literatür kavramı kullanılmaktadır. Edebiyat yerine kullanılan yazın kavramı, edebiyata yüklenen ilk iki anlamı üstlenmiş görünmektedir. Böylece kavramın yazıya ilişkin anlamına öncelik verilmiştir. Ne var ki yazın kelimesi edebiyat kavranuna yüklenen anlamı tam olarak içermemektedir. Çünkü edebiyat, sözlü geleneği de kapsayan bir anlam çerçevesine sahiptir.</span></span></span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><span style="font-size: 12pt;"><span>Türk edebiyatının tarihi metinleri dikkate alındığında edebiyat kavramının kapsamı daha da genişler. Geçmiş yüzyıllarda yazılan manzum sözlükler, öğretici niteliği belirgin öğüt kitapları, menkıbeler ve hatta tarihler edebiyat kavramının içinde yer alır. Bu tür metinler, kurmaca ve hayal ürünü oluşlarından değil de kendilerine özgü dil kullanımlarından, bilhassa divan şiirinin dayandığı estetik anlayışa bağlı olduklarından ötürü edebî değer kazanıyorlardı.</span></span></span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><span style="font-size: 12pt;"><span>Bütün bu tanımlardan sonra edebiyat kavramıyla ilgili söylenmesi gereken özetle şudur: Edebiyat; malzemesi dil, kaynağı yaşantılar ve hayal gücü olan bir yaratıcılık biçimidir. Başka bir deyişle edebiyat; duygu, düşünce ve hayalleri, olayları, eşyaları, soyut ve somut değerleri anlatmak üzere kelimelerle meydana getirilen bir sanat dalıdır. Aynı zamanda edebî eserleri inceleyen bir bilim dalının da adıdır.<br><br>-<br><br>Kaynakça: Prof. Dr. Muhsin Macit, Uğur Soldan - Edebiyat Bilgi Ve Teorileri El Kitabı</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rus Bürokrasisinde Taşra Teşkilatı Reformu: Kamu Meclisi Zemstvo</title>
<link>https://ilterdergisi.com/rus-burokrasisinde-tasra-teskilati-reformu-kamu-meclisi-zemstvo</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/rus-burokrasisinde-tasra-teskilati-reformu-kamu-meclisi-zemstvo</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202412/image_870x580_67560659abca4.jpg" length="190755" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 23:51:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>Aziz Yeldan</dc:creator>
<media:keywords>Rusya, Zemstvo, Meclis, Duma, Zemstvos, Halk Meclisi, Çarlık, 2. Alexander, Bolşevik</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"><b><span style="font-size: 16.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Rus Tarihinde Anayasalar ve Serfliğin İlgası<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Rus toplum yapısında kemikleşmiş düzeyde “serf”lik sistemi görülmektedir. Dünyadaki muhtelif medeniyetlerde; Magna Cartha, Medine Sözleşmesi, Boy nizamı, Feodal otoriteler bulunurken Rusya, 19. yy’ın sonuna kadar serflik sistemini zedelemeyip aksine güçlendirerek sürdürmüştür. Rus tarihinin Bolşeviklere kadar olan sathında kapsamlı ve toplumsal yapıyı derinden etkileyen anayasalarına bakıldığında gözümüze en başta 3. İvan’ın 1497 Anayasası çıkmaktadır. Kanunname özel mülkiyeti savunsa da bu özel mülkiyet soyluların ve boyarların özel mülkiyetidir. Sıradan bir çiftçi bu özel mülkiyet kavramında can bulamamış ve yalnızca mülklerin çalışanı konumunda kalmıştır. Bu anayasa, Rus feodalizmini güçlendirip serfliği sıradan hale getirmiştir. Lakin Rus toplumunda serfliği perçinleyen asıl düzenleme, 1649’da Zemskiy Sobor meclisinin çalışmalarıyla yapılan kanunnamedir. Bu kanunname Romanov hanedanının ikinci Çar’ı olan Aleksey Romanov döneminde çıkmış ve meydana gelen halk isyanlarına (Tuz ve Bakır isyanları) tepki olarak düzenlenmiştir. Çiftlik sahiplerinin hakları artırılmış, köylüler ailesi ve varlıklarıyla soyluların mülkü sayılmıştır. Devlete karşı gelenlerin ve kilise aleyhinde bulunanların idama çarptırılması kati hal almıştır. Böylece devlet otoritesi Rus topraklarına yayılmış ve isyanlara karşı caydırıcı bir hukuki düzenleme vücuda getirilmiştir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;">15-16-17-18. yüzyıllardaki bu hukuki düzenlemeler tarihi bağlamda okunacak olursa sıra dışı değildir. Bu dönemde Osmanlı Devleti dışında bilinen dünyanın büyük çoğunluğunda serf yahut buna benzer uygulamalar görülmektedir. Lakin Fransız İhtilali’nin başlaması ve dünyayı kasıp kavurmasıyla imparatorlukların ve soyluların mülkleri, otoriteleri akamete uğramıştır. Bu dönemde imparatorlar, halka hak ve özgürlükler tanımak, soylular ise kapital sisteme eklenmek suretiyle şahsi çıkarlarının zarar görmesini engellemek istemiştir. Rusya da bu hususta hukuki düzenlemelere gitmek zorunda kalmıştır. Öyle ki gerek halk tabanında gerekse askerler arasında birtakım örgütlenmeler meydana geliyor ve yer yer isyanlar patlak veriyordu. Dekabristler Ayaklanması buna bir örnektir. Liberal görüşleri olduğu bilinen ve Fransız İhtilali’nin ortaya çıkardığı matbuata hâkim olan Çar 2. Aleksander, birçok hususta düzenlemelere gittiği gibi en önemli düzenlemesi de serflik sistemini ilga etmesidir (3 Mart 1861). Genç yaşlarında Avrupa’nın çeşitli ülkelerine seyahatler düzenlemiş ve siyasi yapılar, bürokrasi, toplum yapısı ile ilgili çeşitli tecrübeler edinen Çar, basın sansürünü kaldırmış, seyahat özgürlüğü tanımış, serfliği ise kademeli halde kaldırmıştır. Daha önceleri de yapılmaya çalışılan fakat soyluların itirazı üzerine iktisadi ve siyasi kaygılarla vazgeçilen serf reformu, özgür köylü kavramını ortaya çıkartmış ve 24 milyon köylü ile yeni bir sosyolojik yapının inşasına başlanılmıştır. Lakin köylüler özgürleşse de ellerinde toprakları olmadığı için eski efendilerinin topraklarını işlemeye devam etmiştir. Alexandre, bu hususta köylülerin çalışma koşullarına dair iyimser düzenlemeler de bulunmuş ve köylülerin toprak sahibi olabilmesi için teşvik vermiştir. Lakin bu teşvik, köylülerin 49 yıl çalışması karşılığında verilmişti. Esasen köylüler, soyluların değil devletin serfleri olmaya başlamıştı. Bunun neticesinde çıkan isyanlar sert bir şekilde bastırılmıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"><b><span style="font-size: 16.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Zemstvo Kanunu<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Köylülerin yeni bir konjonktüre uyandığı bu süreçte ise yazının bizatihi konusu olan Zemstvolar, idari reformlar kapsamında hayata geçirilmiştir. Bu kurum şehir ve kazalarda faaliyet gösteren yeni bir taşra teşkilatıdır. Bu bölgesel yönetimler birer meclis mahiyeti taşımakla beraber günümüzdeki il belediye meclislerine benzetilebilir. Fakat dönemi düşünecek olursak niteliği kesinlikle daha kapsamlıdır. Sistemin hayata geçirilişinde dönemin Savaş Bakanı Milyutin ve edebiyatçı, bürokrat Valuev (Puşkin’in Yüzbaşının Kızı romanında Valuev’den etkilenilmiştir.) etkili olmuştur. İlk bakışta ülkedeki bölünmeleri artıracağı öngörülse de Fransız bürokrasisinden ilham alınarak yapılan bu düzenlemenin ana gayesi, merkeziyetçi yapıya taşrayı eklemlendirmek ve özgürleştirilen köylülerin devlet eliyle kurumsallaşarak marjinal örgütlenmelerin olmasını engellemekti. Aynı zamanda “sosyal devlet” kapsamında köylülerin refahına ilişkin adımlar atılarak devlete tabiiyetlerini artırmak hedeflenmiştir. Bunlar merkeze karşı şeffaf biçimde vergi çıkarmakla da mükellefti. Yüksek bir salahiyetle iş başı yapan zemstvoların eğitim, kültür, sağlık, toprak, sosyal yardım, belediye işleri gibi birçok sorumluluğu bulunmaktaydı. Denetimin artması ve köye giden hizmetlerle beraber vergilerin toplanması da kolaylaşmış ve gözle görülür biçimde bir artış yaşanmıştır. Bunun üzerine doğal olarak bu kurumlar yaygınlaştırılmıştır. Genel olarak yine soyluların ve “ağa”, “efendi” diye nitelenebilecek kimselerin nüfuzunda bir faaliyet süreci göze çarpmaktadır. Bu kimseler aralarından yetkili seçerek şehir meclisine de gönderebiliyorlardı. Böylece alttan başlayan bir öz-yönetim piramidi ortaya çıkmaktaydı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Sorumlulukları ve yetkileri göz önüne alındığında Fransız İhtilali etkileri barındıran ve köylülerin refah/denetimi için girişilmiş bu reform hareketi ilerleyen süreçte Rus merkezinin başını çok ağrıtmıştır. Rusya’da demokrasi kültürünün olmamasının yansıra bir de yoğun bir köle kültürü vardı. Bu köle kültüründen bir anda ayrılıp demokratik haklara sahip bir toplumu inşa etmeye başlamak, pek tabii sosyal krizleri beraberinde getirmiş olmalıdır. Nitekim “kültür” kavramı üç/beş yılda değişebilen bir kavram değildir. Rus halkında ideolojiler ve kimlikler uçlarda yaşanmıştır. Genelleme yapılırsa; ülkenin şehirli ve zengin kesimi Çar’a hayran ve mutlak otoritenin takipçisi, taşralı ve okuma-yazma standartlarında eğitim görmüş kesimi siyasi hadiselerden uzak ve günlük cereyanlara kapılmakta, üniversiteli ve asker kesim ise Avrupa’da ortaya çıkan Marxist, Liberal, Milliyetçi görüşlere meyleden gençlerdi. Bu uçlarda yaşanan toplumsal anomali ortamında ise meclisler, kurulduğu her bölgede kendi iç dinamikleriyle değerlendirilebilir hale gelmişti. Rus nüfusun çoğunlukta olmadığı; Kafkasya, Türkistan, Polonya kesimlerinde bu meclisler kurulmamıştı. Kurulan yerlerde ise merkeze yakınlık, kışlaya yakınlık, üniversiteye yakınlık, matbuata yakınlık ve mezhep/etnik durum, gelir dağılımı gibi metrukler meclislerin mahiyetini değiştirmekteydi. Lakin üstte de ifade edildiği gibi genellikle çiftlik sahibi soyluların meclise hâkim olduğu ortadadır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;">2. Alexander’in halefi olan 3. Alexander ise bu reformların bir faydası olmayıp devletin merkezi yapısına zarar verdiğini düşünmekteydi. Bu nedenle meclisin aleyhine işlere imza atarak birçok bölgede meclis faaliyetlerini durdurduğu göze çarpmaktadır. Durdurmadığı bölgelerde ise seçim usulünden atama usulüne geçmiştir. Yeniden otokratik sürecin işlediği Rusya’da bunun yegâne sebebi Liberal ve Komünist cereyanlardı. Buna karşım 3. Alexander ve 2. Nikola çeşitli otoriter düzenlemeler yapmıştır. Lakin 2. Nikola döneminde yapılan başarısız askeri harekatlar sebebiyle asker ve bürokrasi baskın gelmiş ve 1905 reformu hayata geçirilerek Duma meclisi ilan edilmiştir. Bu meclis Zemstvo’dan tamamen farklı ve kapsamlı bir yasama meclisidir. Zemstvo’nun yerel mahiyette olduğunu göz önüne alırsak halef-selef bağı kurmamız pek mümkün değildir. 1905 Duma’sının bağı 1. Petro’nun senatosunun da evvelindeki Boyar Duma’sına bağlanır. Çar 2. Nikola’nın indirilip Romanovların sonu geldiğinde ise kurulan geçici hükümet ve Bolşevikler yeniden Zemstvoları canlandırmaya çalışmıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;">25 Mayıs 1917’de Eyalet Konseyi’nin aksine bir karar alınarak yeni bir düzenleme gerçekleştirilmiştir. Bu yasal düzenleme ile yerel yönetimlerin tüm yürütme memurları Zemstvolara bırakılmıştır. Bunlara evvelkinden daha çok bağımsızlık ve sorumluluk tanımlanmıştır. Tüzüğüne bakılacak olursa<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoListParagraphCxSpFirst" style="margin-left: 53.4pt; mso-add-space: auto; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman';"><span style="mso-list: Ignore;">-<span style="font: 7.0pt 'Times New Roman';">        </span></span></span><!--[endif]--><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;">20 Yaşını doldurmuş her Rus vatandaşı cinsiyet ayrımı yapmaksızın seçime katılabilir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left: 53.4pt; mso-add-space: auto; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman';"><span style="mso-list: Ignore;">-<span style="font: 7.0pt 'Times New Roman';">        </span></span></span><!--[endif]--><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Orantılı temsil ilkesinden hareketle eşit oy gizli sayım esastır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left: 53.4pt; mso-add-space: auto; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman';"><span style="mso-list: Ignore;">-<span style="font: 7.0pt 'Times New Roman';">        </span></span></span><!--[endif]--><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Meclis başkanları ve üyeleri merkezi hükümetten bağımsız seçilir ve mesai yapabilir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoListParagraphCxSpLast" style="margin-left: 53.4pt; mso-add-space: auto; text-indent: -18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1;"><!-- [if !supportLists]--><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman';"><span style="mso-list: Ignore;">-<span style="font: 7.0pt 'Times New Roman';">        </span></span></span><!--[endif]--><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Denetim yasadışı faaliyetler halinde yapılabilir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Görüleceği üzere günümüzde dünyada pek rastlanılamayacak bir meclis tasarısı hayata geçirilmiştir. Bu pek tabii üniter devletlerin kabul edebileceği bir yönetim tarzı değildir. Lakin adım adım Bolşevik Rusya’ya hazırlanan Rus toplumunun o gün benimsediği konjonktür bu olmuştur.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">          </span>Merkezi hükümetin düşüp hükümete Bolşevikler hâkim olduğunda ise Zemstvoların akıbetini anlayabilmek için Bolşeviklerin devlet sistemi ve teşkilat yorumlarını göz önüne almamız gerekmektedir. Üstelik yeni hükümetin pek rövanşist bir yaklaşım gösterdiği de ortadadır. Bolşevikler idareyi ele aldığı gün Rusya’daki tüm kurumlara olumsuz bir gözle bakarak işbaşı yaptılar. Bu süreçte Zemstvolar da “Çarlık rejiminin kirli kalıntısı” olarak değerlendirildi. Lakin yasal olarak özgürlüğe ve kamuoyu takdirine nail olmuş bu kurumu oldu bitti ile kapatma yoluna gitmeyip farklı yöntemler izlemişlerdir, bu yöntemler; meclislere giren Bolşevikler meclislere hâkim olarak Bolşevik sistemini kurmuştur, köylerde görev yapan askerler ve siviller kendi meclislerini kurup bürokratik olarak ön plana çıkmış ve bu meclislerin işlerliği kalmadığından doğal ölüme sürüklenmesi beklenmiştir, güçsüz ve yaptırım gücü bulunmayan Zemstvolara direkt kayyum atanmıştır. Bolşevikler, sistematik bir bürokratik operasyon ile Çarlık kurumlarını ele geçirmiş ve niteliğini tamamen değiştirmiştir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">          </span>Siyasi niteliğe sahip olmayıp daha çok bürokratik yürütme zeminine oturan Zemstvolar, Bolşeviklerin tüm kurumlara uyguladığı sosyalistleştirme faaliyetinden nasibini almış ve yerini Sovyetler ile Halk Komiserler Konseyi’ne bırakmıştır. 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna Savaşına değin Ukrayna’nın bazı kırsallarında 1991 itibariyle Zemstvo temelinde birtakım meclisler kurulmuştur. Günümüzdeki faaliyetleri hakkında ise sağlıklı bir bilgi almak şu sıralar pek mümkün değildir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">          </span><o:p></o:p></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Atatürkçü Anlamda Ulusalcılık</title>
<link>https://ilterdergisi.com/ataturkcu-anlamda-ulusalcilik</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/ataturkcu-anlamda-ulusalcilik</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202412/image_870x580_6755ed2fb0c61.jpg" length="86175" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 22:02:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ahmet Faruk Akdağ</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ulusalcılık Fikrinin Tarihçesi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">  Ulusalcılık ya da Milliyetçilik; Avrupa da yaşanan Sanayi Devrimi sonrasında ortaya çıkan işçi <br>ihtiyacı ile birlikte gelişme imkanı bulmuştur. İnsanlar arasındaki güçlü bağı oluşturmanın <br>temelinde dil yatar. Dili ise ortak kültür oluşturur. Yazımızın konusu olan Ulusalcılık fikri, ortak <br>kültürü esas alır. </p>
<p style="text-align: justify;">  Ulusalcılık ideolojisinin asıl ortaya çıkış noktasına ise 18. yüzyılın ortalarında gerçekleşen ve <br>asırlar boyunca dünyayı etkisi altına alacak “Fransız İhtilali” diyebiliriz. Jean-Jacques Rousseau<br>tarafından ortaya atılan bu idea daha geniş kitlelere yayılarak Osmanlı topraklarına kadar gelmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ulusalcılığın Temeli</strong></p>
<p style="text-align: justify;">  Diğer bazı ideolojilerin tersine Ulusalcılık fikri ırkı ya da dini esas almaz. Ortak kültür,<br>Ulusalcılık fikrinin yapı taşıdır. Çünkü bir bölgede yaşayan insan topluluğu içerisinde farklı dini <br>görüşler veya ırklar bulunabilir. Farklı ırktan gelen veya farklı dine mensup olan insanlar aynı <br>dili konuşarak ortak bir kültüre sahip olabilirler.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Atatürkçü Ulusalcılık</strong></p>
<p style="text-align: justify;"> Kurtuluş Savaşı sırasında bayrağı taşıyan Ulu Önder Atatürk; arkasında sadece tek bir ırkın <br>veya dini görüşün olmadığını biliyordu. Çünkü bu topraklarda yüzyıllar boyunca farklı <br>inançlara, farklı ırklara mensup insanlar yaşadı. Atatürk bunun bilincinde bir Cumhuriyet <br>kurmuş ve yaşamı boyunca bu fikre mensup olmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">  Atatürk’ten sonra ise bu fikri gerçekten anlayabilmiş ve hayatını bu fikre adamış kişilerin sayısı<br>belki de bir elin parmak sayısını geçmeyecek derecededir…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Günümüzde Ulusalcılık</strong></p>
<p style="text-align: justify;">  Günümüzde Ulusalcılık fikrinin bir kömürden farkı kalmamış seviyededir. Ağızlara sakız olmuş <br>bu sözcüğün sadece dilde kalmaması; akıllarda yaşatılması gerekmektedir. Umudumuz olan <br>Türk Gençliğine bu konuda inancımız her daim tamdır.</p>
<p style="text-align: justify;">  Değerli vaktinizi ayırıp okuduğunuz için teşekkürlerimi sunuyorum. Yeniden görüşene dek <br>hoşça kalın...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>1605 Barut Komplosu: Guy Fawkes ve Tarihin En Büyük İhanet Planı</title>
<link>https://ilterdergisi.com/1605-barut-komplosu-guy-fawkes-ve-tarihin-en-buyuk-ihanet-plani</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/1605-barut-komplosu-guy-fawkes-ve-tarihin-en-buyuk-ihanet-plani</guid>
<description><![CDATA[ Komplonun Gölgesinde Kral ve Parlamento
17. yüzyılın İngiltere’si, derin dini çatışmalarla şekillenmişti. Katolikler ve Protestanlar arasındaki mücadele, sadece inanç farklılıklarından değil, aynı zamanda siyasi güç dengesinden de kaynaklanıyordu. Kral I. James, Protestan bir lider olarak Katolikler için güvenilir biri değildi. Katolikler yıllardır gördükleri baskının intikamını almak istiyordu. İşte böyle bir atmosferde, tarihe kazınacak bir ihanet planı filizlendi: 1605 Barut Komplosu.
Parlamento’nun taş duvarlarının ardında bir sır yatıyordu. Kral I. James’in ve lordların toplantı yapacağı gün, yerin altı barut fıçılarıyla dolacaktı. Plan basitti; kral, hükümet ve soylular bir anda yok edilecekti. Ancak bu hikaye, basit bir isyan değil, bir ihanetin hem zekice hem de trajik şekilde su yüzüne çıkışının hikayesiydi. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202412/image_870x580_67522988c120f.jpg" length="533070" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 06 Dec 2024 01:31:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mehmet Aydın</dc:creator>
<media:keywords>1605 Barut Komplosu, Guy Fawkes kimdir, Barut komplosu tarihi, Robert Catesby, Guy Fawkes gecesi, V For Vendetta anlamı, İngiltere dini çatışmaları, Barut komplosu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<h3>Komplo Kuruluyor: Robert Catesby’nin Öfkesi</h3>
<p>Bu tehlikeli planın arkasındaki isim, karizmatik bir Katolik lider olan <strong>Robert Catesby</strong> idi. İnançları uğruna her şeyi göze alabilecek kadar öfkeliydi. Protestan egemenliğine bir son vermek istiyordu. Bunun için inançlarını paylaşan bir grup cesur adam topladı. <strong>Guy Fawkes</strong>, <strong>Thomas Percy</strong>, <strong>Thomas Winter</strong> ve diğerleri, <strong>Catesby</strong>’nin etrafında toplandı. Amaçları netti: İngiltere'yi Katolik bir krallığa dönüştürmek.</p>
<p>Komplo öylesine titizlikle planlandı ki hiçbir şeyin yanlış gitmeyeceğine inanıyorlardı. <strong>Guy Fawkes</strong>, uzmanlık alanı olan patlayıcılar sayesinde bu planda kilit bir rol oynayacaktı. Ancak hiçbir plan tamamen kusursuz değildir. Gizli bir ihanet, her şeyi değiştirecekti.</p>
<h3></h3>
<h3>Fitilin Ateşlenmesi: Guy Fawkes ve Barut Fıçıları</h3>
<p>4 Kasım 1605 gecesi, <strong>Guy Fawkes</strong>, Parlamento binasının altında nöbetteydi. <strong>36 fıçı barut</strong>, tahtanın altına dikkatlice yerleştirilmişti. <strong>Fawkes</strong>, sessizliği bozan her ayak sesine kulak kesiliyor, her tıkırtıda irkiliyordu. Sabah, planın gerçekleşeceği andı. Ancak işler beklenildiği gibi gitmedi.</p>
<p>Komplonun gerçekleşeceği günün hemen öncesinde, bir lordun dikkatine sunulan anonim bir mektup, her şeyi alt üst etti. <strong>Lord Monteagle</strong>, bu mektubu Kral’a ulaştırdı. Bir ihanet kokusu alınmıştı. Parlamento binası derhal arandı ve <strong>Guy Fawkes</strong>, barut fıçılarıyla yakalandı. Direndi ama yakalandığında bile amacını saklamadı. “<strong>Bu, kralı ve onun hükümetini yok etmek için hazırlanmıştı</strong>” dedi.</p>
<h3></h3>
<h3>Planın Çöküşü: İnfazlar ve Miras</h3>
<p>Komplo ortaya çıktıktan sonra, <strong>Guy Fawkes</strong> ve arkadaşları kısa sürede yargılandı. İşkenceyle itiraf alınan <strong>Fawkes</strong>, <strong>Catesby </strong>ve diğer komplocularla birlikte vatana ihanet suçundan idama mahkum edildi. Ancak <strong>Catesby</strong>, <strong>Fawkes </strong>kadar şanslı değildi. O, bir çatışmada öldürüldü. Diğerleri, darağacında can verdi.</p>
<p>Plan başarısız olmuştu, ancak Katoliklerin üzerindeki baskı daha da arttı. <strong>1605 Barut Komplosu</strong>, İngiltere’nin dini ve siyasi tarihindeki en büyük ihanetlerden biri olarak kayıtlara geçti. <strong>Guy Fawkes’</strong>un maskesi ise bir sembol haline geldi. Bugün, her yıl 5 Kasım’da İngiltere’de “<strong>Guy Fawkes Gecesi</strong>” düzenleniyor. İnsanlar, barut komplosunun başarısızlığını kutlamak için ateşler yakıyor ve havai fişek gösterileri düzenliyor.</p>
<p></p>
<h3>V For Vendetta ve Guy Fawkes’un Maskesi</h3>
<p><strong>Guy Fawkes</strong>’un hikayesi, yıllar sonra modern bir sembole dönüştü. <strong>V For Vendetta</strong> filmi, otoriteye başkaldırının, özgürlüğün ve direnişin simgesi olarak <strong>Guy Fawkes</strong>’un maskesini yeniden tanımladı. Filmde kullanılan maske, günümüzde birçok protesto hareketinde hala kullanılmakta. Barut komplosu, tarih boyunca bir ihanet planı olarak anılsa da, <strong>Guy Fawkes</strong>’un maskesi artık adalet arayışının sesi oldu.</p>
<h3></h3>
<h3>Kaynakça</h3>
<ol>
<li>Fraser, Antonia. <em>The Gunpowder Plot: Terror &amp; Faith in 1605</em>.</li>
<li>Nicholls, Mark. <em>Investigating Gunpowder Plot: Fact or Fiction?</em></li>
<li>"Guy Fawkes Night", Encyclopedia Britannica.</li>
</ol>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tarihin Unutulmuş Uygarlıkları: Kaybolan İmparatorlukların Sırları</title>
<link>https://ilterdergisi.com/tarihin-unutulmus-uygarliklari-kaybolan-imparatorluklarin-sirlari</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/tarihin-unutulmus-uygarliklari-kaybolan-imparatorluklarin-sirlari</guid>
<description><![CDATA[ Tarih, yalnızca bir zaman çizgisi değildir; insanoğlunun yükselişini ve çöküşünü anlatan kadim bir aynadır. Bu aynada, sayısız imparatorluğun silikleşen izleri, bizlere ibret verici hikayeler sunar. Görkemli sarayları, sonsuzluğa meydan okuyan mimarileriyle bir zamanlar dünyayı titreten bu medeniyetler... Şimdi ise yalnızca tozlu sayfalarda yaşıyorlar.

Peki, bu kadim uygarlıklar neden yok oldu? Kimi, doğanın gazabına uğradı. Kimi ise insanoğlunun hırsına. Her biri, bugün bile çözülmeyi bekleyen sırlarla dolu. Kuruldukları topraklarda, onları hatırlatan taş yığınları dışında pek az şey kaldı. Ama onların hikayesi, insanlığın hikayesidir.

Unutulmuş medeniyetlere dair bu yolculuğumuzda, tarihin tozlu perdelerini aralayacağız. Belki de geçmişin sessiz fısıltılarında, geleceğimiz için önemli dersler bulacağız. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202412/image_870x580_675065aef212f.jpg" length="584862" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 04 Dec 2024 17:51:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mehmet Aydın</dc:creator>
<media:keywords>kaybolan uygarlıklar, tarihin kaybolan medeniyetleri, Sümerler, Mohenjo-daro, Harappa, antik uygarlıklar, kaybolan imparatorluklar, eski medeniyetler, tarihte kaybolan imparatorluklar, tarihi kaybolan medeniyetler, çöküş, eski Mısır, Babil, piramitler, Tenochtitlan, Roma İmparatorluğu, İnka İmparatorluğu, Machu Picchu, Petra, Asma Bahçeleri, antik yapılar, kaybolan medeniyetlerin sırları, Mısır piramitleri, Babil’in Asma Bahçeleri</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tarihin İlk Kayıp Uygarlıkları: Nasıl Kuruldular?</strong></p>
<p>İnsanoğlu, tarih sahnesine çıktığı ilk günden bu yana medeniyetler inşa etmiş ve bu medeniyetlerle dünyayı şekillendirmiştir. Ancak, bu uygarlıkların bazıları zamanla silinmiş; geriye yalnızca onların varlığını kanıtlayan birkaç kalıntı kalmıştır. Peki, bu kadim medeniyetler nasıl kuruldu? Hangi koşullar onları tarihin en önemli figürlerinden biri haline getirdi?</p>
<p>Tarihin ilk kaybolan uygarlıkları arasında Sümerler, Mohenjo-daro ve Harappa gibi isimler öne çıkar. Sümerler, MÖ 4000’li yıllarda Mezopotamya topraklarında, Fırat ve Dicle nehirlerinin bereketli deltaları üzerinde yükseldi. Yazıyı bulan, tekerleği geliştiren bu toplum, medeniyet kavramının temellerini attı. Bir diğer yanda ise Mohenjo-daro ve Harappa, İndus Vadisi’nin huzurlu sularında muhteşem şehirler kurmuş; gelişmiş altyapı ve mühendislik harikalarıyla adeta çağdaşlarını geride bırakmıştır.</p>
<p>Bu uygarlıkların ortak özelliklerinden biri, su kaynaklarının merkezinde yer almalarıdır. Nehirlerin sağladığı bereket, tarımı geliştirmiş; bu da nüfusun hızla artmasını sağlamıştır. Ancak, kurulan bu görkemli şehirler yalnızca coğrafyanın ürünü değildi. Bu toplumlar, düzenli bir yönetim sistemi, gelişmiş bir iş bölümü ve sanatı destekleyen bir kültürle yükselmiştir.</p>
<p>Sümer tabletlerinde “Enlil’in gazabı” gibi eski Türkçe’nin tarihimizdeki kökenine benzer ifadelerle anlatılan mitler, bu uygarlıkların nasıl bir dünya görüşüne sahip olduğunu da bizlere fısıldar. İnsan doğayla uyum içinde yaşarken, onun sert yüzüne de hazırlıklı olmak zorundaydı.</p>
<p>İlk uygarlıkların kuruluşuna dair bu kısa yolculuk, bize sadece geçmişin izlerini değil; aynı zamanda insanlık mirasının ne kadar güçlü olduğunu da hatırlatır. Çünkü her taş, bir zamanlar insanların hayalleri ve emekleriyle şekillenmişti.</p>
<p><strong>Yükseliş Dönemi: Kaybolan İmparatorlukların Güç ve İhtişamı</strong></p>
<p>Her uygarlık, kendi yükselişini inşa ederken aslında tarihin en görkemli sahnesine bir iz bırakıyordu. Coğrafi avantajlar, liderlerin vizyonuyla birleşiyor; bu da toplumların altın çağlarını yaşamalarını sağlıyordu. O ihtişamlı dönemde şehirler büyür, sanat göklere yükselir, bilim ve teknoloji insanlığın sınırlarını zorlar hale gelirdi.</p>
<p>Bir düşünün... Nil Nehri'nin bereketli sularıyla şekillenen Mısır. Piramitleri, sadece birer mezar değil; Firavunların ilahi güçlerini simgeleyen taş anıtlardı. Ya da Azteklerin görkemli başkenti Tenochtitlan, suyun üzerine inşa edilen ve adeta doğayla dans eden bir şehir. Sümerler mi? Onlar, zigguratlarıyla tanrılarına ulaşmayı arzuluyorlardı. İnsan eliyle yapılan bu yapılar, sadece mühendislik harikası değil; aynı zamanda toplumsal inancın da bir yansımasıydı.</p>
<p>Roma’nın kilometrelerce uzanan yollarını ve hukuk sistemini hatırlayın. O sistem, yalnızca ticareti değil; devletin gücünü de taşırdı uzak diyarlara. Hititler ise demir işleme konusundaki ustalıklarıyla dönemlerinin ötesine geçmişti. Fakat bu görkemli hikayelerin bir başka yüzü daha vardı. Genişleyen topraklar, hızla artan nüfus ve büyüyen şehirler... Bunlar, hem bir güç hem de birer yük olarak uygarlıkların omuzlarına biniyordu.</p>
<p>Yükseliş dönemlerinin ardında, toplumları bir arada tutan değerler vardı. Töre ve kut gibi kavramlar, yalnızca eski Türkçe sözler değil; aynı zamanda yönetimin kutsallığını ve halkın birlik içinde yaşama isteğini anlatıyordu. Çünkü yükselmek, yalnızca güçlü liderlerle değil; halkın ortak bir ruhta birleşmesiyle mümkündü.</p>
<p>Ancak, yükselen her şeyin bir gün çökmesi kaçınılmazdır. Kaybolan imparatorluklar, zirvede geçirdikleri o kısa ama görkemli dönemle bize önemli dersler bırakır. Görkem ne kadar büyüleyici olsa da, onun altında yatan fedakarlıkları ve zorlukları unutmamak gerek.</p>
<p><strong>Çöküşün Kaçınılmazlığı: Kaybolan Uygarlıkların Sonu</strong></p>
<p>Her başlangıcın bir sonu olduğu gibi, yükselen her medeniyetin de bir gün yıkılacağı kaçınılmazdır. Ama bu yıkım, her zaman aniden gelen bir felaketle mi olurdu? Yoksa küçük çatlaklarla başlayıp yavaş yavaş mı gerçekleşirdi? Tarihin kaybolan imparatorluklarına baktığımızda, her biri farklı bir sona doğru sürüklenmiş gibi görünse de, çoğunun çöküşünde benzer dersler saklıdır.</p>
<p>Aztekler’i düşünelim. İhtişamlı Tenochtitlan, Hernán Cortés ve onun küçük ordusuyla karşılaştığında yalnızca silahlara yenilmedi. Avrupa’dan gelen hastalıklar, nüfusun büyük kısmını hızla kırıp geçirdi. Peki ya Sümerler? Toprakları üzerinde birbiriyle savaşan küçük şehir devletleri, düşmanlarına karşı bir arada duramadı. Sonunda, tarihin tozlu sayfalarında kaybolup gittiler.</p>
<p>Bazen doğanın acımasız gücü, insanın gururunu yerle bir ederdi. Pompei’yi örnek alalım. Vezüv Yanardağı'nın patlaması, koca bir şehri bir gecede tarihin karanlıklarına gömmüştü. Ne var ki, çoğu kez çöküşe insanın kendi eliyle yarattığı sorunlar neden oluyordu. Aşırı genişleme, ekonomik çöküşler, iç savaşlar… Her biri, bir medeniyetin omurgasını kıran darbelerdi.</p>
<p>Eski Türkçe’de sıkça geçen “akibet” kelimesi, bu çöküşleri anlamak için önemli bir ipucu olabilir. Her medeniyet, kendi sonunu hazırlayan tohumları içinde taşır. Güçlü bir liderlik ya da etkili bir yönetim sistemi olmadan, iç çatışmalar kaçınılmaz hale gelir. Ve tarih, bu zayıflıkları affetmez.</p>
<p>Ama bir düşünün: O uygarlıklar, yıkıldıklarında gerçekten kayboldular mı? Yoksa bugün bile onların izleri, kültürümüzde, dillerimizde ve geleneklerimizde yaşamaya devam ediyor mu? Çöküş, yalnızca bir son değil; aynı zamanda bir dönüşümün de başlangıcı olabilir. İşte bu yüzden, tarihin tozlu sayfalarını çevirmek, bize sadece geçmişi değil, insanlığın kırılgan ama dirençli doğasını da anlatır.</p>
<p><strong>Antik Medeniyetlerin İsimleri Sakladığı Sırlar: Derin Analizler ve Çözülemeyen Gizemler</strong></p>
<p>Antik uygarlıkların inşa ettiği yapılar, yalnızca mühendislik harikaları değildi. Aynı zamanda her biri, halklarının evrene, doğaya ve Tanrı'ya bakış açılarını yansıtan derin anlamlar taşıyordu. Bu medeniyetler, yaşamlarının temelini oluşturan inanç sistemlerini ve felsefelerini mimarilerine işlediler. Ancak günümüze kadar ulaşabilen bu eserler, hala çoğu zaman gizemini koruyor.</p>
<p>Mısır piramitleri buna verilebilecek en iyi örneklerden biridir. Yüzyıllar boyunca, piramitlerin sadece mezar yapıları olduğu düşünülse de, aslında daha derin anlamlar taşıdığı günümüzde daha çok fark ediliyor. Bu devasa yapılar, Mısır halkının Tanrı'ya yakınlık arayışının bir simgesiydi. Piramitlerin geometrik mükemmelliği, sadece mühendislik bilgisini değil, aynı zamanda gökbilimsel ve spiritüel anlayışlarını da gözler önüne seriyor. Bu yapılar, sadece fiziksel bir yapı inşa etmekten çok daha fazlasını ifade ediyordu; o dönemin insanları, piramitleri gökyüzüne doğru yükselerek Tanrı’ya ulaşmak, ölülerin ruhlarını ebedi hayata taşımak için inşa etmişlerdi. Ancak piramitlerin inşasıyla ilgili hala birçok soru işareti bulunmaktadır. İnşa tekniklerinin sırları, Mısır halkının ne kadar ileri bir uygarlık olduğuna dair çok önemli ipuçları veriyor, fakat tüm bu bilgiler, hala tam anlamıyla çözülememiştir.</p>
<p>Benzer şekilde Babil, sadece büyüklük ve kudretle tanınmaz. Babil’in Asma Bahçeleri gibi yapıları, hem mühendislik hem de spiritüel bir derinlik içeriyordu. Asma Bahçeleri, suyla olan olağanüstü ilişkisiyle Babil halkının doğa üzerindeki egemenliğini simgeliyordu. Fakat bir başka açıdan bakıldığında, bu yapılar Tanrı’ya daha yakın olma çabasının bir sembolüydü. Yüksek duvarları, bu bahçeleri tanrısal bir alan haline getiriyor, Babil halkının evrene bakış açısını yansıtıyordu. Bu bahçelerin yerinin hala tam olarak tespit edilememiş olması, Babil’in bu kadar derin bir medeniyet olduğunun kanıtıdır. Babil, sadece fiziksel yapılarla değil, aynı zamanda evreni anlamaya yönelik derin bir felsefeyle şekillenmiş bir uygarlıktı.</p>
<p>Machu Picchu ise başka bir kayıp medeniyetin simgesidir. İnka İmparatorluğu'nun kaybolan başkentlerinden biri olarak bilinen Machu Picchu, dağların zirvesine inşa edilmiş bir şehir olarak karşımıza çıkar. Bu kayıp şehir, yüzyıllarca unutulmuş ve sadece 1911’de yeniden keşfedilmiştir. İnka halkı için bu yüksek dağlar, Tanrı ile olan bağlantılarının bir parçasıydı. Dağlar kutsaldı, Tanrıların yeri olarak kabul ediliyordu. Machu Picchu’nun yapısı, gökyüzüne yükselmenin bir simgesiydi. Taşları, doğa ile insanın uyumunu ve evrenle olan ilişkisini simgeliyordu. Ancak, bu şehrin inşasıyla ilgili hala çözülmemiş pek çok soru bulunmaktadır. İnka halkı, bu şehirleri sadece bir yerleşim alanı olarak değil, aynı zamanda kutsal bir bağlantı kurma aracı olarak inşa etmişti.</p>
<p>Petra da kaybolan bir medeniyetin izlerini taşıyan bir başka yapıdır. Çölün derinliklerinde kayalar içine işlenmiş bu şehir, insanın doğa ile olan bağını simgeliyordu. Petra'nın yapıları, sadece bir mühendislik başarısı değil, aynı zamanda spiritüel bir anlam taşır. Buradaki yapılar, insanın doğa ile uyumlu bir şekilde yaşama çabasının bir sembolüdür. Petra, taşların gücüyle bütünleşmiş bir medeniyettir. Bu kayaların arasında kaybolmuş bir halkın izleri hâlâ keşfedilmeyi bekliyor.</p>
<p>Antik medeniyetlerin bıraktığı bu yapılar, sadece mühendislik harikaları değil, aynı zamanda halklarının derin düşünsel dünyalarını da gözler önüne seriyor. Bu uygarlıklar, yaşadıkları dünyayı anlamaya, evrenle bağ kurmaya ve Tanrı’ya daha yakın olma çabalarına dair izler bırakmışlardır. Fakat bu izlerin çözülememiş yanları hala insanlığı cezp etmeye devam ediyor. Her bir kayıp medeniyet, kendi çağında büyük bir derinliğe ve bilgiye sahipti. O dönemin insanları, doğa ile uyum içinde yaşamaya çalışırken, aynı zamanda evrenin sırlarını çözmeye de çalışıyordu. Bu medeniyetlerin inşa ettiği yapılar, onlar için birer yaşam felsefesiydi, fakat zamanla kaybolan bu halkların ardında bıraktığı sırlar hala bizi bekliyor.</p>
<p><strong>Kaynaklar</strong>:</p>
<p>Bauer, L. (2009). The Architecture of Ancient Egypt: A History of the Ancient Egyptian Civilizations and Their Architecture. University of Chicago Press.<br>Horn, C. (2001). Babil’in Sırlarındaki Gizemler ve Tanrı ile Bağlantı. Anatolian Studies.<br>Wheeler, M. (2006). The Mysterious Wonders of the Ancient World: Unsolved Mysteries of History. Oxford University Press.<br>Schmidt, P. (2015). Inca Civilization and the Engineering Marvel of Machu Picchu. Historical Review Journal, 31(2).<br>Cole, J. (2018). Petra: The Lost City of Stone and Spirit. Journal of Ancient Civilizations, 14(4).<br>El-Masri, H. (2011). The Pyramids of Egypt: Myths, Mysteries, and Engineering Marvels. HarperCollins Publishers.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>OT GİBİ(!) YAŞAMAK ÜZERİNE?</title>
<link>https://ilterdergisi.com/ot-gibi-yasamak-uzerine</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/ot-gibi-yasamak-uzerine</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202411/image_870x580_67438a5175c61.jpg" length="78468" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Nov 2024 23:31:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ömer Şerif Durmuş</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="498353199" paraeid="{59b618a1-8931-4ba0-8868-8c3a01cdc085}{161}" style="text-align: center;"><strong><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">OT GİBİ</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">(!)</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> YAŞAMAK ÜZERİNE?</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span></span></strong></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1084484978" paraeid="{a20fcfe3-31ef-4cd4-8ed2-bbb023cf468d}{164}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="702669651" paraeid="{a20fcfe3-31ef-4cd4-8ed2-bbb023cf468d}{178}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">    </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> Bazen keşke bitki olsaydım diye düşünürüm. Hiç de garipsemeden yürekten inanarak. Kaçımızın bu dünya için </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">gerçek bir yaşama amacı var ki? Hal böyleyken uçurumun kenarında yemyeşil bir vadiyi seyreden </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">mor bir sümbül olmayı hayal etmek garip midir? Sümbülün de bir amacı yok pek tabii ama sanki yağmura, fırtınaya, hastalı</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">klara inat yaşıyor. Benim ne eksiğim var ki bir Sümbülden. Her şey bir yana gerçekten bitkilere </span><span class="ContextualSpellingAndGrammarError SCXW32993448 BCX0">bir çok</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> açıdan ne kadar benzediğimizi fark etti</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">m. Üzerine biraz düşündüm ancak düşünmek yeterli gelmeyince yazıya dökme ihtiyacı da hissettim.</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="970935720" paraeid="{1bbbbe0a-ff3e-4931-bae2-0e2034b17bf8}{37}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1482333671" paraeid="{1bbbbe0a-ff3e-4931-bae2-0e2034b17bf8}{45}" style="text-align: center;"><strong><em><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">VARLIK</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span></em></strong></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1274437008" paraeid="{1bbbbe0a-ff3e-4931-bae2-0e2034b17bf8}{87}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1606786604" paraeid="{1bbbbe0a-ff3e-4931-bae2-0e2034b17bf8}{100}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">     Öncelikle öyle ya da böyle varız. İster bir tanrının ürünü olalım </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">ister büyük bir tesadüfün ürünü olalım en kötü ihtimalle de </span><span class="SpellingError SCXW32993448 BCX0">matrix</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> deneyinin bir parçası</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">,</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> bir şekilde atom</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> yığınlarından oluşan organik varlıklarız. Somut olarak var olmamız ve düşünebilecek canlılar ol</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">arak var olmamız, birbirinden ayrılıyor diyebiliriz yine de. Sonuç olarak diyalektik eylemlerde bulunduğumuzu</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> kabul ediyorsak varlığımızı kucaklamalıyız.</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1838358128" paraeid="{f7f7b167-dfa3-4c73-a829-4562a17acf5c}{204}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="126343293" paraeid="{f7f7b167-dfa3-4c73-a829-4562a17acf5c}{193}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">     Günümüz biliminin bize sunduğu kadarıyla bitkilerin sinir sistemi bile yok. Düşünmeyi bırakın</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">,</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> hormonlar dışında efektif vücutsal fonksiyonla</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">rı bulunmuyor. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">Peki bitkiler ve insanların niçin benzediklerini </span><span class="ContextualSpellingAndGrammarError SCXW32993448 BCX0">düşünüyorum?,</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="508389135" paraeid="{951717fb-93bb-4dd7-8717-8f8730b1658d}{183}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1281260286" paraeid="{951717fb-93bb-4dd7-8717-8f8730b1658d}{191}" style="text-align: center;"><em><strong><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">GÖVDE</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span></strong></em></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1016875092" paraeid="{951717fb-93bb-4dd7-8717-8f8730b1658d}{248}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="630365178" paraeid="{5ffd4982-4fd0-4451-9389-293a3c50a6bb}{1}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">     İnsanlar </span><span class="ContextualSpellingAndGrammarError SCXW32993448 BCX0">bir çok</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> karmaşık sistemin bir araya gelmesi ile bir organizma şeklinde yaşar. Bu organizmayı ayakta tutarak s</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">istemleri bağlayan gövdedir. Gövdemiz bizi korur, gelişimimizi sağlar ve postür görevi görür.</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> İçimizdeki bilinci, mekanik etkilerden korur. Bitki gövdesi olarak </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">özelleşmiş yapı da koruma ve bağlama görevleri üstlenir. Gövdenin duruşu fotosentez eylemi ve su kaybını </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">önlemek için çok önemlidir. Peki sinir sistemi bile olmayan bir canlı postürünü sağlamayı nasıl </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">b</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">aşarıyor</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">. </span><span class="SpellingError SCXW32993448 BCX0">Kütukula</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> dediğimiz mumsu yapıyı salgılamayı nereden öğrendi</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">? Nasıl hem güneşten korunmayı hem de onu kullanmayı tıpkı insanların güneş enerjisini </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">kullandığı</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> gibi</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">,</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> kullanmayı öğrendi</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">? Bunların </span><span class="ContextualSpellingAndGrammarError SCXW32993448 BCX0">bir çoğuna</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> cevap veremiyoruz tıpkı kendi evrimimiz hakkında </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">pek </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">bilgi sahibi olmadığımız gibi.</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">Ancak </span><span class="SpellingError SCXW32993448 BCX0">benzelik</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> arıyorsak insanı diğer canlılardan ayıran özellikleri irdelemeliyiz.</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1938940115" paraeid="{3b8b98b1-5378-4bc1-af1b-130a88801014}{245}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="837938442" paraeid="{3b8b98b1-5378-4bc1-af1b-130a88801014}{254}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="2054989715" paraeid="{87152de2-03b8-46ca-81a1-78b38085adae}{6}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1361329495" paraeid="{87152de2-03b8-46ca-81a1-78b38085adae}{41}" style="text-align: center;"><em><strong><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">  </span></span><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">AHLAK</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span></strong></em></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="953106029" paraeid="{87152de2-03b8-46ca-81a1-78b38085adae}{174}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="411557020" paraeid="{87152de2-03b8-46ca-81a1-78b38085adae}{183}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">     </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">İnsanoğlu bilişsel fonksiyonlarını kazandığı ilk</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> zamanlardan beri iyilik ve kötülük üzerine düşünmüştür</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">.</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">H</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">erkesin bildiği </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">habil</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> ve Kabil hikayesi de bu duruma güzel bir örnek. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">G</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">erçekten</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> insanlar olarak iyiliğin ne olduğu üzerine binlerce yıldır düşünsek de hatta binlerce yıl daha düşün</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">ecek olsak</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> bile nesnel bir tanım</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">lama</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> yapamadık yapamayacağız</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">. Yine de bana kalırsa iyilik neden yaptığını sorgulamadığın her eylemdir. Örneğin bir anda önemli bir işiniz varken resim yapmaya karar verdiniz. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">D</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">ertten, kaygıdan uzaklaşarak kendinize iyilik ettiniz. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">Ancak ‘’Bunu neden yaptım, çok önemli bir işim vardı!’’ şeklinde pişman olma</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> dueumları</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">, yapılan eylemi ‘kötü’ kalıbına sokar. Yine başkasına yaptığınız bir eylemin nedenini sorgulamak aslında sizin menfaat arayışına iter ki bu da dışarıdan iyi </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">görünse</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> bile derinlerde bir</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> art niyet oldu</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">ğu anlamına gelir</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">. Sorun şu ki mutlu olmak ve iyi olmak arasında her zaman paralellik olmayabilir. Kimi zaman insan gerçekten mutlu olmak istemez fakat mutsuz olmak da istemez. Böyle zamanlarda bu kişiye yaptığı bir iyilik için edilen teşekkür</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> etmek,</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> o kişiyi rahatsız ed</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">ebilir</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">İyilik övgüye layıktır fakat övgü mutluluğa götürmez. Habil ve Kabil hikayesin</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">de ön planda olan da hep Kabildir. Habil hep övgüye layık işler yapan örnek kimsedir</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> buna rağmen g</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">ünün sonunda mutlu olmayı bırakın varlığını bile kaybeder</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">. Kabil ise hala nesini sürdürüyor</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">. Gerçekten daha iyiliği ve kötülüğü bile tanımlayıp ulaşamıyor iken toplum içinde nasıl nispeten barışçıl bir hayat sürüyoruz? Bu soruya erdem ve ahlak diye yanıt vermek isterdim tabii ancak menfaat demek daha Realist bir tutum olurdu. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">insanlar</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> çeşitli</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">, anlamlı-anlamsız nedenler için iletişime geçerler. Peki bitkiler içinde bu durum geçerli mi?</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="263690890" paraeid="{c137b737-364b-40e1-8b8f-efb19c13a262}{241}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="55665353" paraeid="{c137b737-364b-40e1-8b8f-efb19c13a262}{250}" style="text-align: center;"><em><strong><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">KÖKLER</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span></strong></em></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1781626054" paraeid="{51b81e64-286f-43ca-84c5-ae82d1aa3347}{33}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="192703741" paraeid="{51b81e64-286f-43ca-84c5-ae82d1aa3347}{41}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">     Derinlere iniyoruz. Burası her ne kadar arka planda kalsa da bitkinin yaşamsal fonksiyonları için gerekli tüm materyallerin iletildiği, besinin depolandığı, şahsen daha da önemlisi diğer bitkilerle iletişimini sağlayabildiği kökler...</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> Yanlış okumadınız sadece kendi türleriyle değil farklı bitki ve mantarlarla da besin mineral ve hormon köprüleri kurabiliyorlar.</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> Tıpkı insanların farklı canlılarda sevgi ve ilgiyi araması gibi bitkiler de çıkarları için gerekli-gereksiz iletişime geçiyor. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">P</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">eki bitkiler birbirlerine</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> besin transfer ederek ne kazanırlar</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">? gerçekten iyi yahut kötü bitkiler var mıdır? yoksa sadece nesillerinin devamı için mi akranlarına yardımcı olurlar varsayalım ki öyle olsun yine de bizim durumumuz da onlardan farklı mıdır? insanoğlu da özünde bir hayvan olduğundan eylemlerinin çoğunda üremeyi ve cinsel dürtülerini göze alarak hareket eder. </span><span class="ContextualSpellingAndGrammarError SCXW32993448 BCX0">bu</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> da bizi bir sonraki başlığımıza götürüyor</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">. </span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="2066048769" paraeid="{a7915791-4754-44d1-b02a-d7c5569bc349}{144}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="788802633" paraeid="{a7915791-4754-44d1-b02a-d7c5569bc349}{155}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="788802633" paraeid="{a7915791-4754-44d1-b02a-d7c5569bc349}{155}" style="text-align: center;"><em><strong><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0" style="text-align: center;"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">CİNSEL DÜRTÜ</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}" style="text-align: center;"> </span></strong></em></p>
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="788802633" paraeid="{a7915791-4754-44d1-b02a-d7c5569bc349}{155}" style="text-align: center;"><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}" style="text-align: center;"></span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1949698323" paraeid="{a7915791-4754-44d1-b02a-d7c5569bc349}{253}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1192590577" paraeid="{108ce05f-085c-4f2d-99eb-b16f6d649547}{6}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">     Günümüzden bir asır kadar önce başta </span><span class="SpellingError SCXW32993448 BCX0">freud</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> olmak üzere pek çok psikolog ve filozof cinsellik üzerine derin ve önemli tahliller yapmıştır. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">B</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">eni aştığı için </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">ben </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">biraz kar</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">al</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">ayacağım o kadar.</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> E</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">vrimsel dönüşüm üremek üzerine kurulu kompleks bir ağdır</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">.</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">L</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">ibido şehvet ve hormonlar da bu diyalektik süreçte etkilidir</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">.</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">S</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">onuçta cinsellik ve cinsel dürtüyü bilimsel ve doğal bir süreçtir</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">.</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">B</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">enim asıl değinmek istediğim konu cinsel</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> gerginlik mevzusu. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">H</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">epimiz kendimiz</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">i</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> daha çekici kılmak için çeşitli atılımlar yapıyoruz</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">.</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">K</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">imi zaman somut kimi zaman soyut gerçekleştirdiğimiz bu faaliyetler nasıl olmuşsa zamanın arzu edilen özelliklerini kapsıyor. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">Ö</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">rneğin günümüzde ince bel revaçta iken </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">önceleri </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">etine dolgun olmak çok önemli bir zenginlik kıstası olarak görülürdü. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">K</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">imi zaman farkında olmadan da cinsel seçilim için bir şeyler yapabiliyoruz</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">.</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">M</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">esela klişe bir örnektir</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">,</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> bakirlik eziklik olarak lanse edilir</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">B</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">ir erkek bu konu hakkında rahatlıkla yalan söyleyebilir. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">H</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">er nasılsa bir şekilde kendimizi beğendirmeye çalışırız ve başarımıza göre cinsel gerginliğimiz etkilenir. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">B</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">aşarısızlık </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">kişiyi</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> yoğun depresyon yahut panik ata</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">k</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> ya da kalıcı travmalara sürüklerken başarı</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">ysa</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> daha fenadır. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">Kısa süreli</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">tatmin ve dopamin... </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">elde edilen sosyal statünün anlamsız hissettirmeye başlaması ve </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">sonra başarının ardından gelen boşluk hissi</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">.</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">.. C</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">insellik ucu o kadar açık bir mevzu ki çocukluktan yaşlılığa her evrede farklı incelenen bir olgu</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">.</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">P</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">eki bitkiler için bu kadar kompleks bir olgu mu cinsel dürtü?</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1442096675" paraeid="{79bef55f-cf66-4800-a5da-93ac0d3d9af0}{154}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="715027676" paraeid="{79bef55f-cf66-4800-a5da-93ac0d3d9af0}{162}" style="text-align: center;"><em><strong><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">ÇİÇEK</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span></strong></em></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1978621423" paraeid="{ec819c7b-b8cf-4286-aa4c-bc7beb307e1d}{83}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1843336861" paraeid="{ec819c7b-b8cf-4286-aa4c-bc7beb307e1d}{91}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">     Öncelikle şunu söyleyeyim cinsel seçilim bitkilerde hayvanlar kadar önemli yer tutmuyor. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">B</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">unun en önemli nedeni çoğu bitkinin hermafrodit yani çift cinsiyetli olması. Her ne kadar bu şeki</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">lde</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> üreyebil</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">seler</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> de bu </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">üreme şekli </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">çeşitlilik açısından verimsiz olması nedeniyle tercih edilmez. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> Bu durumu mastürbasyona benzetebiliriz. Doğru yapılması sağlıklı olabilir fakat doğru ve kesin yol olmadığı aşikardır. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">Çiçekli bitkilerin tozlaşma yapmak için onlarca dimorfizmi vardır. bunlar arasında tomurcuk çiçek ömrü netler üretimi koku çiçeklerin besin içeriği çiçek boyutu çiçeklenme fenoliji</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">si ve periyodikliği sayılabilir. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">G</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">örüldüğü üzere çiçeklerin hayvanlardan geri kalır yönü yok. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">H</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">atta çiçekler hayvanlara cilve yaparak bile nesillerini sürdürebilirler ki ben en çok bu bitkileri insana benzetirim. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">K</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">ılık değiştirerek cinsel ihtiyacı karşılama sıklıkla insanlarda da karşımıza çıkar. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">K</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">endini hayvana benzeten bitkilere örnek olarak mavi </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">K</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">elebek </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">Ç</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">alısı ve </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">P</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">apağan </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">Ç</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">içeği örnek olarak verilebilir. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">B</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">azen şık bir erkek ya da güzel bir kadın görünce niçin böyle görünmek istediklerini sorguluyor olabilirsiniz. Rengarenk çiçeklerini açmış bir çiçekten farksız! Temel neden</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">:</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">S</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">eçilim baskısıdır.</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1259342499" paraeid="{a031227a-1282-485a-bb89-cd6b45701040}{72}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="1318445328" paraeid="{a031227a-1282-485a-bb89-cd6b45701040}{81}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" paraid="569053927" paraeid="{a031227a-1282-485a-bb89-cd6b45701040}{94}" style="text-align: center;"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><em><strong><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">SONUÇ</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span></strong></em></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" paraid="1530492189" paraeid="{0034bf0f-0b39-41da-8e1c-ddc68c7ac070}{43}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"></span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:2,&quot;335551620&quot;:2}"> </span></p>
</div>
<div class="OutlineElement Ltr SCXW32993448 BCX0">
<p class="Paragraph SCXW32993448 BCX0" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" paraid="340733602" paraeid="{0034bf0f-0b39-41da-8e1c-ddc68c7ac070}{51}"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW32993448 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">     Aslına bakarsanız bu yazıda temel amacım bitkilerin müthiş gelişmiş canlılar olduklarını kanıtlamak değildi. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">A</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">ksine ne kadar basit ve doğal canlılar olduklarını; biz insanların da bitkilerle çok ortak yönümüz olduğunu göstermekti. </span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">İ</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">nsanlar hayatlarının inanılmaz kompleks olduklarını düşündükleri zamanlarda bitkilerden örnek alarak duruma uygun yanıt bulabilirler diye düşünüyorum</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">. </span><span class="SpellingError SCXW32993448 BCX0">M</span><span class="SpellingError SCXW32993448 BCX0">orsümbül</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0"> uçurumun kenarında yalnız ve huzurlu iken papatya kalabalıklarda kendini bulur. Mesele hangi bitki olduğunuzu anlamak meselesi</span><span class="NormalTextRun SCXW32993448 BCX0">...</span></span><span class="EOP SCXW32993448 BCX0" data-ccp-props="{&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1}"> </span></p>
</div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Prangaizm: ideolojilerin temelindeki kölelik</title>
<link>https://ilterdergisi.com/prangaizm-ideolojilerin-temelindeki-koelelik</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/prangaizm-ideolojilerin-temelindeki-koelelik</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202411/image_870x580_67431d53ecd68.jpg" length="475620" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Nov 2024 15:45:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>Rüstem Kılıç</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">İnsan yaratılışı gereği bir ideaya sahiptir yani bir ülküye kendini adamaya meyillidir. Hal böyleyken ideolojilerin hayatımızda kapladığı yerin fazla olduğu bir gerçektir hatta daha ileri gidersek bu ideolojiler yaşam biçimimizi belirleyen bir alandır. Bu alan dikenli tellerle çevrili, girenin çıkamayacağı ya da duvarın diğer tarafından duyduklarımızı bulunduğumuz ortamda sesli söyleyemediğimiz bir hapishaneye benzer. </p>
<p style="text-align: left;">İnsan ideolojisinin esiri midir ya da neden körü körüne bir fikri savunma gereği duyar? </p>
<p style="text-align: left;">İnsan temelinde kimlik arayışı, aidiyet duygusu, belirsizlikten kaçınma, lider arayışı ve kendi fikirlerini doğrulama eğilimindedir. Tüm etkiler aslında insanı bir yöne veya ideolojiye yönlendirmeye itiyor. Sosyal olarak bireysellik insanın doğasına ters geliyor çünkü bireysel olsaydık bugün yarattığımız medeniyet bu seviyeye gelmemiş olurdu. Yani ne yaptıysak beraber yaptık. Sosyal Psikolog <strong>Henri Tajfel <em>Sosyal Kimlik Teorisi'</em></strong>nde bunu şöyle açıklar; <em>bireyler bir gruba ait olduklarında kendilerini daha değerli hisseder ve grup normlarına daha sıkı bağlanır. </em>Grup aidiyeti bireylere güvenlik, sosyal destek ve anlam sağlar. Gelelim ilk soruya savunduğumuz ideolojilerin esiri miyiz? İşte  bu noktada eğitim seviyesi ve çıkar ilişkileri devreye girer. Eğitim seviyesi düşük olan ve eleştirel becerileri zayıf olan bireyler, ideolojik dogmaları sorgulama eğilimi de zayıftır. Karmaşık durumlardan kurtulmak için liderlerinin açıklamasına sıkı sıkıya sarılır ve onu sorgulamaksızın kabul ederler. Çıkar ilişkileri de bizi ideolojinin kölesi yapabilir bu durum şöyle açıklanabilir; "bu ideoloji savunursam ve bu gruba dahil olursam kolayca yükselip zengin olabilirim ya da kirli işlerimi bu grup yoluyla kolayca halledebilirim" fikirleri ideoloji de çıkar yaklaşımının belirtisidir veya dahil olduğumuz grupta hayatta kalma içgüdümüzden dolayı hissettiğimiz güvende bi nevi çıkar ilişkisi grubuna girer.  </p>
<p style="text-align: left;">Savunduğumuz ideolojiye sonsuza kadar neden bağlı kalıyoruz? Karşı taraf belki de bizim düşmanımız değildir üzerimizdeki deli gömleklerini ve at gözlüklerini çıkardığımız zaman aslında genel olarak aynı ülkülerin peşinden gidiyoruz. <em>"özgürlük, adalet, huzur, güvenlik, aidiyet, ekonomik güç, insan ve hayvan hakları"</em> peki o zaman neden bunlardan bazılarını <strong>x</strong> grubu savunurken bazılarını <strong>y</strong> grubu savunsun? Adalet herkes için geçerli bir kavram değil mi? Dünya üzerindeki en güçlü ideolojik fikirlerin temelinde kan ve gözyaşı vardı. Tüm dünya 3-5 delinin ideolojisi yüzünden savaşa tutuştu ve 2 büyük dünya savaşında yaklaşık 100 milyon insan öldü 200 milyondan fazla insan bu savaşlardan etkilendi. Bu savaşlar sonunda kıtlıklar yaşandı aç kalındı, soğuktan donarak ölündü. Ölümün her türlüsü insana reva görüldü. Peki neden? İdeolojiler neden bu kadar kanlı sonuçlar doğurdu? 1. Dünya savaşında 3 lider uzaktan akrabaydı Rus çarı II. Nikolay, İngiltere kralı V. George ve Alman imparatoru Kaiser II. Wilhelm kuzenler milyonların ölümüne sebep oldu. İdeolojinin mürekkebi kandır. Kardeşi kardeşe kırdırıp sonunda kazananın haklı çıktığı savaşların sebebidir. Prangaizm ideolojisi tam olarak budur. Boynunuza takılan, size reva görülen prangaları kırın, dikenli tellerin ardındaki fikirleri dinleyin belki aynı dili konuşuyorsunuz ya da telleri kaldırın ve duvarları yıkın. Görünmeyen zincirlerden ve dogmatik fikirlerden kurtulun. </p>
<p style="text-align: left;">Sonuç olarak baktığımız zaman ideolojilere körü körüne bağlılık, bireyin kendini güvende hissetme, aidiyet arayışı ve belirsizlikten kaçınma gibi insani ihtiyaçlarından kaynaklanır. Ancak bu bağlılık, eleştirel düşünme ve bilgi eksikliği gibi faktörlerle birleştiğinde bireyi daha katı bir dogmatizme sürükleyebilir. Bizim burda yapmamız gereken şey ise eleştirel düşünme becerimizi kaybetmememiz yapıcı eleştirel düşünceler fikirlerimizi her zaman ileriye taşır lakin eleştirmeden olduğu gibi savunduğumuz görüşler, aklın süzgecinden geçirmeden kabullendiğimiz fikirler bizi uçuruma götürür ve unutmayın sizin kanatlarınız yok. </p>
<p style="text-align: left;"><strong>Jean-Jacques Rousseau</strong> şöyle der; <em>"Gerçek özgürlük, başkalarının özgürlüğünü kısıtlamadan kendi özgürlüğümüzü yaşamaktır." </em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tarihteki En Büyük İhanetler</title>
<link>https://ilterdergisi.com/tarihteki-en-buyuk-ihanetler</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/tarihteki-en-buyuk-ihanetler</guid>
<description><![CDATA[ Tarihteki en büyük ihanetler, bazen sadece savaşların seyrini değil, aynı zamanda dünya tarihinin akışını da değiştirmiştir. Julius Sezar&#039;ın Brütüs tarafından öldürülmesinden, Benedict Arnold&#039;un Amerikan Bağımsızlık Savaşı sırasında İngilizler ile gizli anlaşmaya varmasına kadar pek çok olay, tarihe yön vermiştir. Bu yazımızda, tarihteki en büyük ihanetler ve bu ihanetlerin dünya üzerindeki derin etkilerini ele alıyoruz. Her biri, dönemin siyasi ve toplumsal yapısını temelden sarsarak yeni bir dönemin kapılarını açmıştır. Hadi gel, tarihin en büyük ihanetlerini ve sonuçlarını birlikte keşfedelim. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202411/image_870x580_6741cd128ddb5.jpg" length="751405" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 23 Nov 2024 15:43:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mehmet Aydın</dc:creator>
<media:keywords>tarihteki en büyük ihanetler, Sezar’ın öldürülmesi, Brütüs ihanet, Benedict Arnold, Troçki’nin suikastı, Fransız devrimi, Osmanlı ve Bizans, Troçki suikasti, Haçlı seferi ihanet, Osmanlı Cezayir isyanı, IV. Haçlı Seferi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">1. Sezar'ın Ölümü: Brütüs’ün İhaneti (MÖ 44)<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olay:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Roma İmparatoru Julius Caesar, senatoda en güvendiği müttefiklerinden biri olan Brütüs tarafından bizzat öldürülmüştür.<br><b>Sonuç:</b> Sezar’ın ölümü Roma İmparatorluğu’nda büyük bir kaosa yol açmış, Roma Cumhuriyeti’nin sonunu getirmiş ve Augustus’un hükümdarlığıyla imparatorluk dönemi başlamıştır.<br><b>Efsaneleşmiş Söz:</b> “Sen de mi Brütüs?”<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><img src="https://i.ibb.co/cNKbMmS/sezar.webp" width="640" height="640" alt="Resim, Brütüs'ün Sezar'ı arkasından bıçakladığı anı tasvir ediyor ve Roma Senatosu'nda geçen bu ihanet anını güçlü bir şekilde yansıtıyor."></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">2. Bizans’ta Halka Kapılarının Açılması (1453)<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olay:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> İstanbul’un fethi sırasında Bizans İmparatorluğu içinde Osmanlı’ya direnişi sabote eden bazı kişiler, şehir kapılarının Osmanlı askerlerine açılmasını sağlamıştır.<br><b>Sonuç:</b> Bizans İmparatorluğu tamamen yıkılmış, Osmanlı İmparatorluğu’nun gücü zirveye çıkmıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">3. Benedict Arnold’un Amerikan Devrimi’ne İhaneti (1780)<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olay:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Amerikan Bağımsızlık Savaşı sırasında General Benedict Arnold, İngiltere ile gizlice iş birliği yaparak West Point kalesini teslim etmeye çalışmıştır.<br><b>Sonuç:</b> Arnold’un ihaneti Amerikan halkını şok etmiş, ancak İngiltere planı gerçekleştirememiştir. Benedict Arnold, Amerika’nın “en büyük hainlerinden biri” olarak anılmaya devam etmektedir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">4. Yusuf Paşa’nın İhaneti ve Navarin Baskını (1827)<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olay:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Osmanlı’nın Yunan İsyanı’nı bastırmak için görevlendirdiği Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın oğlu Yusuf Paşa, Osmanlı donanmasına ait bilgileri Avrupa güçlerine sızdırmıştır.<br><b>Sonuç:</b> Bu ihanet, Osmanlı donanmasının Navarin’de yok edilmesine yol açmış, Osmanlı’nın deniz gücü zayıflamıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">5. Marie Antoinette ve Arkadaşlarının Casusluğu (1789)<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olay:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Fransız Kraliçesi Marie Antoinette, Fransa’da devrim sürecinde gizlice Avusturya’ya mektuplar göndererek kraliyet karşıtı hareketleri bastırmak için yardım istemiştir.<br><b>Sonuç:</b> Bu ihanetin öğrenilmesi, Marie Antoinette’in devrimin en nefret edilen figürlerinden biri hâline gelmesine ve idam edilmesine neden olmuştur.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">6. Troçki’nin Stalin Tarafından Öldürülmesi (1940)<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olay:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Stalin ile ideolojik anlaşmazlık yaşayan Leon Troçki, sürgün edildiği Meksika’da Stalin’in ajanları tarafından suikasta uğramıştır.<br><b>Sonuç:</b> Sovyetler Birliği’nde Stalin’in otoritesi pekişmiş, ancak bu olay Komünist hareket içinde büyük bir ayrışmaya neden olmuştur.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">7. Bizans’ın Haçlılara İhaneti (1204)<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olay:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Bizans İmparatorluğu, IV. Haçlı Seferi sırasında Haçlıları destekleyeceği sözünü verdi ancak sözlerini tutmayarak onları kandırdı.<br><b>Sonuç:</b> Haçlılar, Bizans’ı işgal etti ve Konstantinopolis’i yağmaladı. Bu olay, Doğu Roma’nın gücünü tamamen zayıflattı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">8. Cezayir’in Osmanlı’ya İsyanı (1830)<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olay:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Osmanlı’nın Kuzey Afrika’daki en güçlü eyaletlerinden biri olan Cezayir, Fransız işgalinde Osmanlı’dan bağımsız hareket etmeye başladı ve Osmanlı’ya sadık kalmayı reddetti.<br><b>Sonuç:</b> Cezayir, Fransız kontrolüne geçti ve Osmanlı bu bölgede nüfuzunu tamamen kaybetti.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">9. Hannibal ve Kartaca’nın Yalnız Bırakılması (MÖ 202)<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olay:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Hannibal, Roma İmparatorluğu’na karşı Punic Savaşları’nda büyük başarılar elde etti. Ancak Kartaca senatosu, Hannibal’e gereken desteği vermedi.<br><b>Sonuç:</b> Roma, Hannibal’i yendi ve Kartaca’yı tamamen yok ederek Akdeniz’de tek hakim güç oldu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">10. Dandolo’nun Bizans’a İhaneti (1204)<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olay:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Venedik Dükü Enrico Dandolo, IV. Haçlı Seferi sırasında Haçlı ordusunu Bizans’a yönlendirdi ve şehri işgal ettirdi.<br><b>Sonuç:</b> Konstantinopolis yağmalandı, Bizans büyük darbe aldı ve bu ihanet Doğu ile Batı Hristiyanlığı arasındaki uçurumu derinleştirdi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tarihte Olmasaydı: Dünya Tarihini Şekillendiren Olaylar ve Alternatif Senaryolar</title>
<link>https://ilterdergisi.com/tarihte-olmasaydi-dunya-tarihini-sekillendiren-olaylar-ve-alternatif-senaryolar</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/tarihte-olmasaydi-dunya-tarihini-sekillendiren-olaylar-ve-alternatif-senaryolar</guid>
<description><![CDATA[ Tarih boyunca gerçekleşen olaylar, bugünkü dünya düzenini şekillendirmiştir. Peki ya bu olaylar hiç yaşanmasaydı? Amerika&#039;nın keşfi, Sanayi Devrimi, ya da Mustafa Kemal Atatürk&#039;ün reformları gibi dönüm noktalarının alternatifi ne olurdu? Bu yazıda, tarihin akışını değiştiren olayların, olmasaydı neler olabileceğini analiz ediyoruz. Alternatif senaryolarla tarihin farklı bir yolda nasıl şekillenebileceğini keşfedin! ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202411/image_870x580_6741c9a59a736.jpg" length="805445" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 23 Nov 2024 15:29:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mehmet Aydın</dc:creator>
<media:keywords>tarihte olmasaydı, alternatif tarih, dünya tarihini değiştiren olaylar, tarihsel dönüm noktaları, geçmişteki önemli olaylar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">1. Amerika'nın Keşfi (1492)<o:p></o:p></span></b></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="disc">
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l8 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olmasaydı:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Kolomb'un Amerika'yı keşfi gerçekleşmese, Avrupa'ya patates, mısır, domates gibi tarım ürünleri ulaşamazdı. Avrupa'daki tarım devrimi gecikebilir ve nüfus artışı yavaş kalabilirdi.<o:p></o:p></span></li>
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l8 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Sonuç:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Bugünkü ABD gibi küresel bir süper güç doğmayabilir, dünya ticareti farklı bir eksende şekillenirdi.<o:p></o:p></span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">2. Sanayi Devrimi (18. yüzyıl)<o:p></o:p></span></b></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="disc">
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l12 level1 lfo2; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olmasaydı:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Makinelerin üretime girmemesi, toplumsal yapıyı feodal düzeyde tutabilirdi. Şehirleşme hızlanmaz, bugünkü modern teknolojiler ortaya çıkmayabilirdi.<o:p></o:p></span></li>
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l12 level1 lfo2; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Sonuç:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Küresel ekonomi ve sanayileşmiş devletler yerine, tarıma dayalı bir dünya düzeni olabilirdi.<o:p></o:p></span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">3. Osmanlı'nın İstanbul'u Fethi (1453)<o:p></o:p></span></b></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="disc">
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l17 level1 lfo3; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olmasaydı:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans) varlığını sürdürür, Avrupa'ya açılan ticaret yolları Osmanlı yerine Bizans kontrolünde kalabilirdi.<o:p></o:p></span></li>
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l17 level1 lfo3; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Sonuç:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Avrupa'daki Rönesans ve Reform hareketleri gecikebilir, Osmanlı’nın güçlenmesi sınırlı kalabilirdi.<o:p></o:p></span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">4. İkinci Dünya Savaşı'nın Sonuçları (1939-1945)<o:p></o:p></span></b></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="disc">
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l13 level1 lfo4; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olmasaydı:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Savaş olmasaydı, Birleşmiş Milletler gibi küresel barış çabaları doğmazdı. ABD ve Sovyetler arasında Soğuk Savaş dönemi yaşanmayabilirdi.<o:p></o:p></span></li>
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l13 level1 lfo4; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Sonuç:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Teknolojik gelişmeler (ör. nükleer enerji, radar) bu kadar hızlı olmayabilir, dünya düzeni farklı bir şekilde kurulabilirdi.<o:p></o:p></span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">5. İnternetin Keşfi (1960'lar)<o:p></o:p></span></b></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="disc">
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l15 level1 lfo5; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olmasaydı:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> İnsanlar bilgiye erişimde zorlanır, globalleşme bu kadar hızlı gerçekleşmezdi.<o:p></o:p></span></li>
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l15 level1 lfo5; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Sonuç:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Dünya çapında iletişim ağları ve dijital ekonominin yerini yerel ekonomi ve klasik iletişim yöntemleri alırdı.<o:p></o:p></span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">6. Matbaanın Avrupa'da Yaygınlaşması (1450'ler)<o:p></o:p></span></b></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="disc">
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l5 level1 lfo6; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olmasaydı:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Gutenberg’in matbaası Avrupa’da yayılmasaydı, kitap üretimi elle yazılmaya devam ederdi ve bilgiye erişim çok sınırlı kalırdı.<o:p></o:p></span></li>
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l5 level1 lfo6; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Sonuç:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Rönesans ve Reform hareketleri bu kadar hızlı yayılmaz, bilgi toplumu oluşumu gecikirdi. Eğitimsizlik, düşünsel devrimlerin önünde engel olabilirdi.<o:p></o:p></span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">7. Fransız İhtilali (1789)<o:p></o:p></span></b></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="disc">
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l2 level1 lfo7; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olmasaydı:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Monarşi karşıtı hareketler ve modern demokrasi fikri gelişmeyebilirdi. "Eşitlik, özgürlük, kardeşlik" anlayışı evrensel değerlere dönüşmezdi.<o:p></o:p></span></li>
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l2 level1 lfo7; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Sonuç:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Bugünkü insan hakları anlayışı, anayasal yönetimler ve ulus devlet modelleri yerine mutlak monarşiler hâkimiyetini sürdürebilirdi.<o:p></o:p></span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">8. Elektriğin İcadı (19. yüzyıl)<o:p></o:p></span></b></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="disc">
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l11 level1 lfo8; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olmasaydı:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Edison veya Tesla gibi öncüler olmasaydı, modern dünya elektriksiz bir şekilde tamamen mekanik ve karanlıkta kalırdı.<o:p></o:p></span></li>
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l11 level1 lfo8; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Sonuç:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Evlerden sokaklara, fabrikalardan hastanelere kadar her yer farklı işlevlerle tasarlanır, modern teknolojiler mümkün olmazdı.<o:p></o:p></span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">9. Ay'a Ayak Basılması (1969)<o:p></o:p></span></b></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="disc">
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l16 level1 lfo9; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olmasaydı:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Apollo 11 görevi gerçekleşmeseydi, uzay yarışında ABD’nin üstünlüğü sağlanamayabilir ve uzay keşifleri bu kadar hızlı ilerleyemezdi.<o:p></o:p></span></li>
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l16 level1 lfo9; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Sonuç:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Uzay teknolojileri, uydu sistemleri ve modern iletişimde büyük bir eksiklik yaşanırdı. İnsanlık evrende sınırlarını zorlamazdı.<o:p></o:p></span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">10. Osmanlı'nın Duraklama ve Gerileme Dönemi (17-18. yüzyıl)<o:p></o:p></span></b></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="disc">
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l1 level1 lfo10; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olmasaydı:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Osmanlı'nın siyasi, ekonomik ve askeri anlamda üstünlüğü kaybetmemesi durumunda, Avrupa üzerindeki etkisi devam ederdi.<o:p></o:p></span></li>
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l1 level1 lfo10; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Sonuç:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Dünya düzeni Osmanlı'nın merkezde olduğu farklı bir yapıya evrilebilir, Batı Avrupa’nın bugünkü hâkimiyeti bu kadar belirgin olmayabilirdi.<o:p></o:p></span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">11. Soğuk Savaş'ın Bitimi (1991)<o:p></o:p></span></b></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="disc">
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l3 level1 lfo11; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olmasaydı:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Sovyetler Birliği dağılmasaydı, dünya çift kutuplu bir düzenle devam eder, teknolojik rekabet ve ideolojik ayrışmalar sürebilirdi.<o:p></o:p></span></li>
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l3 level1 lfo11; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Sonuç:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Globalleşme ve serbest piyasa ekonomisi bu kadar etkili olmayabilir, dijital çağ daha yavaş ilerleyebilirdi.<o:p></o:p></span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">12. Mustafa Kemal Atatürk'ün Reformları (1923 ve sonrası)<o:p></o:p></span></b></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="disc">
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l7 level1 lfo12; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olmasaydı:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Türkiye Cumhuriyeti’nin modernleşme süreci bu kadar hızlı gerçekleşmeyebilir, laiklik, kadın hakları ve eğitim reformları uygulanmazdı.<o:p></o:p></span></li>
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l7 level1 lfo12; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Sonuç:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Türkiye, daha geleneksel ve geri kalmış bir yapıda kalabilir, Batı ile uyum sağlayan bir ulus-devlet yerine farklı bir siyasi ve sosyal yapıya sahip olabilirdi.<o:p></o:p></span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">13. Petrolün Keşfi ve Kullanımı (19. yüzyıl)<o:p></o:p></span></b></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="disc">
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l9 level1 lfo13; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olmasaydı:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Sanayi ve ulaşım, kömür gibi daha az verimli kaynaklara bağlı kalırdı.<o:p></o:p></span></li>
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l9 level1 lfo13; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Sonuç:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Arap Yarımadası başta olmak üzere birçok bölge zenginleşemezdi. Küresel enerji politikaları ve büyük ekonomik savaşlar yaşanmayabilirdi.<o:p></o:p></span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">14. Berlin Duvarı’nın Yıkılışı (1989)<o:p></o:p></span></b></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="disc">
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l10 level1 lfo14; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olmasaydı:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Almanya Doğu ve Batı olarak bölünmüş kalır, Soğuk Savaş’ın etkileri devam ederdi.<o:p></o:p></span></li>
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l10 level1 lfo14; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Sonuç:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Avrupa Birliği’nin bugünkü birliği tehlikeye girebilir, küresel dengeler değişik bir şekilde şekillenirdi.<o:p></o:p></span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">15. Dünya Sağlık Örgütü’nün Çiçek Hastalığını Yok Etmesi (1979)<o:p></o:p></span></b></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="disc">
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l18 level1 lfo15; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olmasaydı:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Çiçek hastalığı milyonlarca insanı öldürmeye devam ederdi.<o:p></o:p></span></li>
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l18 level1 lfo15; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Sonuç:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Modern tıp bu kadar güçlü bir zafer kazanamaz, aşılara güven daha düşük olabilirdi.<o:p></o:p></span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">16. İslamiyet’in Yayılışı (7. yüzyıl)<o:p></o:p></span></b></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="disc">
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l4 level1 lfo16; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olmasaydı:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Arap Yarımadası'nda İslam doğmasaydı, Orta Doğu’nun kültürel, bilimsel ve sosyal yapısı tamamen farklı olurdu.<o:p></o:p></span></li>
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l4 level1 lfo16; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Sonuç:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> İslam Altın Çağı yaşanmaz, matematik, tıp ve astronomi gibi alanlarda önemli ilerlemeler kaydedilmeyebilirdi.<o:p></o:p></span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">17. Nükleer Bombanın Kullanılması (1945)<o:p></o:p></span></b></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="disc">
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l14 level1 lfo17; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olmasaydı:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Hiroshima ve Nagasaki’ye atom bombaları atılmasaydı, savaş daha uzun sürebilir ve farklı bir sona ulaşabilirdi.<o:p></o:p></span></li>
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l14 level1 lfo17; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Sonuç:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Nükleer caydırıcılık kavramı oluşmaz, Soğuk Savaş farklı bir şekilde gelişebilirdi.<o:p></o:p></span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">18. Türkiye'nin NATO Üyeliği (1952)<o:p></o:p></span></b></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="disc">
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l6 level1 lfo18; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olmasaydı:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Türkiye, Batı Bloku yerine tarafsız veya Doğu Bloku'na yakın bir pozisyonda yer alabilirdi.<o:p></o:p></span></li>
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l6 level1 lfo18; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Sonuç:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Bugünkü dış politika ve güvenlik stratejileri tamamen farklı bir düzlemde şekillenirdi.<o:p></o:p></span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">19. İncil’in Latin Alfabesine Çevrilmesi (382)<o:p></o:p></span></b></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="disc">
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l0 level1 lfo19; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olmasaydı:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> İncil’in Latin harflerine çevrilmesi gerçekleşmese, Hristiyanlık Avrupa’da bu kadar yaygın bir hâkimiyet kuramazdı.<o:p></o:p></span></li>
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l0 level1 lfo19; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Sonuç:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Avrupa’nın dini ve kültürel yapısı tamamen farklı bir çizgide gelişebilirdi.<o:p></o:p></span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">20. Telefonun İcadı (1876)<o:p></o:p></span></b></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="disc">
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l19 level1 lfo20; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Olmasaydı:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> İnsanlar haberleşmede mektuplar ve telgraflara bağımlı kalırdı.<o:p></o:p></span></li>
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l19 level1 lfo20; tab-stops: list 36.0pt;"><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Sonuç:</span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"> Modern iletişim bu kadar hızlı evrim geçiremez, internet gibi gelişmelere temel oluşturulamazdı.<o:p></o:p></span></li>
</ul>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>NAR TANELERİ</title>
<link>https://ilterdergisi.com/nar-taneleri</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/nar-taneleri</guid>
<description><![CDATA[ &#039;&#039;Ben&#039;&#039; öznesine ve bu öznenin göreceliliğine, tekilliğine yahut çoğulluğuna, algısal farklılıklarına değinen, İtalyan edebiyatının önemli bir varoluşçu yazarı olan Luigi Pirandello&#039;nun Biri, Hiçbiri, Binlercesi adlı eseri paralelinde ilerleyen düşündürücü bir deneme yazısı. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202411/image_870x580_6741bead587cd.jpg" length="38776" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 23 Nov 2024 14:38:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>Taha Murat Aydın</dc:creator>
<media:keywords>varoluşçuluk, varoluş, varoluşçu felsefe, edebiyat, İtalyan edebiyatı, Luigi Pirandello, sorgulamak, benlik krizi, varoluşsal sancılar, özne ve insan, deneme</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" align="center" style="margin-bottom: 48pt; text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif; font-size: 14pt; text-align: justify; text-indent: 21.3pt;"><br><span>NAR TANELERİ</span><br><br><span>Okura dipnot: Bu yazıda okura, anlam kargaşasına mahal vermemek için "sen" diye hitap edilecektir.</span><br><br><span>X, Y ve Z adlı kişilerin herhangi bir erek için herhangi bir yerde buluştuğunu tasavvur et. Bu ortamda kaç kişi vardır? Üç mü? Yoksa dokuz mu?</span><br><br><span>Genelgeçer yaklaşıma göre -ki bu hiç de tuhaf görünmez göze ilk bakışta- cevap üçtür. Meseleyi alışılagelmişin dışında irdeleyen bir başka yaklaşıma göreyse cevap dokuzdur. Evet, dokuz!</span><br><br><span>Yazma melekesi ve edebi-felsefi muhayyilesini insan varoluşu üzerine yoğunlaştırmış İtalyan yazar Luigi Pirandello'nun "İnsan bir midir, hiç midir, yoksa binlerce midir?" sorusuna cevap aradığı Biri, Hiçbiri, Binlercesi adlı kitabına göre bu bağlam göz önünde bulundurulduğunda çıkarılacak liste şudur:</span><br><br><span>1) X'e göre kendisi</span><br><span>2) Y'ye göre X</span><br><span>3) Z'ye göre X</span><br><span>4) Y'ye göre kendisi</span><br><span>5) X'e göre Y</span><br><span>6) Z'ye göre Y</span><br><span>7) Z'ye göre kendisi</span><br><span>8) X'e göre Z</span><br><span>9) Y'ye göre Z</span><br><br><span>Pirandello'nun dizdiği bu liste ilk bakışta çılgınca, delice, hatta biraz saçma gözükse de, dosdoğrudur özünde. Bir düşün, çevrende bulunan her tipten insanı ve onların sana yaklaşımlarını. Her birinden aynı muameleyi mi görüyorsun, yoksa her birinden başka başka mı? Sen hep sendin ve sen hep sendinse eğer, ilk seçenek daha makul gelir kulağa. Bilâkis genelgeçer düşünce yanlış çıkarıma ulaştırır bu hususta. Bunu kanıtlamak için şöyle bir düşünmeni, ama gerçekten kafa yorarak, ciddi manada, uzun uzadıya düşünmeni isteyeceğim senden.</span><br><br><span>Bir arkadaşın vardır hani, kötü çocuk değildir de, gene de ayda yılda bir buluşur görüşürsünüz, pek yakın olmadığınızdan dolayı öyle derin sohbetlere de kalkışmazsınız. Bir arkadaşın daha vardır, her derde düştüğünde seni o dipsiz kuyudan çekip çıkaran, içini dışını bilen, ne kadar sıkı giyinirsen giyin karşısında anadan üryan olmaktan felah bulamadığın. Annenin gözünde kıçını bezlediği sevimli bir bebekten öteye geçemezken, lisede kız meselesi için dayak attığın çocuğun gözünde tam bir canavarsındır. Baban seni beceriksiz, işe yaramaz, hayırsız bir evlattan öte görmeyebilir bazen. Oysa geçen yaz bir mukabele bulup girdiğin işi ne kadar çabuk kavramıştın ve işin müdavimleri seni nasıl methetmişlerdi. Yani bu üç kıyasta bile, sen aynı sendin de sen aynı sen değildin.</span><br><br><span>Kıssadan hisse herkesin yaklaşımı farklıdır. Ve her yaklaşım görecelidir. Konu insanın bir mi, hiç mi, binlerce mi olduğuna gelince mutlak çıkarımlarda bulunmak imkânsızlaşmaya başlar. "Ben" denen tekil özne birden formlarını arttırmaya başlar, birden binlerce olursun, binbir farklı yaklaşım ve binbir farklı kişilik arasındaki köprüde bocalayıp durursun, sonra "Ben" denen öznenin tekilliği gelir aklına, boğulursun, sonra deliliğin sınırında dolaşırken koca bir hiç geçirirsin içinden, duman bulutu gibi yerle yeksan olur tüm perspektifler... Fakat tüm bu bocalama hâlinin sonu gelmez bir türlü, sündükçe süner, ne ölümcül sürünceme bu!</span><br><br><span>İşte Pirandello, mevzu bahis kitabında bu sürünceme haline öyle güzel değiniyor ki; sanki günlerdir aklına takılan, ha bire melodisini mırıldanıp durduğun fakat bir türlü adını anımsayamadığın o şarkıyı haykırıyor sana. Fakat öyle fısıltılı bir haykırış ki bu, hep bir tereddüt hep bir sakınca, başka başka şarkılar saklanmış gibi o şarkının içine. Sığamamış tek bir şarkı binlerce şarkıya, ya da sığamamış binlerce şarkı tek bir şarkıya, ya da ortada ne şarkı var ne melodi, her şey başlı basınca koca bir sanrı sanki.</span><br><br><span>Okurken bazı yerlerde başım ağrımıştı kitabı. Baş ağrım kesinkes kesilmese de bir nebze dinmişti sonrasında. Bu baş ağrısı şu cümleyle başlamıştı: "Başkalarının gözünde bugüne dek kendim olduğumu sandığım kişi olmadığım düşüncesine takılıp kaldım." Şu cümlelerle de bitmemesine rağmen dinmişti bir nebze: "Ölümü düşünmek ve dua etmek. Buna hala ihtiyaç duyanlar var ve çanlar onlar için çalıyor. Benim artık buna ihtiyacım yok çünkü her an ölüyorum ben ve hiçbir anıya sahip olmadan yeniden doğuyorum: bir bütün olarak yaşıyorum ama artık kendi içimde değil, dışarıda olan her şeyin içinde." Bu iki cümleyi birbirine bağlayan, köprü vasfı gören, yani kitabın ana fikri olan cümle ise şudur: "Hiçbir şey herkes için aynı değildir..."</span><br><br><span>Gerçekten de öyledir. Biraz ironik kaçacak ama nar gibidir insan. Bir bak sen sensin, koca bir narsın sen. Bir bak binlerce nar tanesisin; ona göre, şuna göre, buna göre sensin, sen sen değilsin.</span><br><br><span>Bunca laf sonunda varacağım nokta şudur: Belki de kendisi için hiç kimse olan biri olmaktır tek umar. Belki de herkes için biri olmanın yolu budur.</span><br><br><span>***</span><br><br><span>Kaynakça</span><br><br><span>Luigi Pirandello, Biri, Hiçbiri, Binlercesi, Zeplin Kitap, 2019</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm -7.1pt 0.0001pt; text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif; font-size: 14pt;"></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ORTANCA İSTENCİ</title>
<link>https://ilterdergisi.com/ortanca-istenci</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/ortanca-istenci</guid>
<description><![CDATA[ Anlam arayışı, modern yaşam, modern insan vb. konularda çeşitli edebi-felsefi eserlere ve bu eserlerin yazarlarına gönderme ve atıflarla dolu, düşünmeye sevk eden bir deneme yazısı. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202411/image_870x580_6741b73785522.jpg" length="53302" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 23 Nov 2024 14:07:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>Taha Murat Aydın</dc:creator>
<media:keywords>anlam, hayatın anlamı, anlam arayışı, modern hayat, modern yaşam, modern insan, anlamsızlık, umutsuzluk, aidiyetsizlik, sıkışmışlık, Chuck Palahniuk, Franz Kafka, deneme, şiir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" align="center" style="margin-bottom: 48pt; text-align: left;"><br><span>ORTANCA İSTENCİ</span><br><br><em>Hayata gözlerini çok geç açmış,</em><br><em>Dünyayla yıldızı barışamamış,</em><br><em>Kendini binbir kez avutmuş,</em><br><em>Gene de derman bulamamış</em><br><em>Çocuklardır; ortanca çocuklar.</em><br><span><em>Neyse ki ben son çocuğum!</em><br><br></span><span>Okura dipnot: Yazdıklarımı ve yazacaklarımı, gayet tipik bir yaşam bunalımı içerisinde bocalayıp duran gayet tipik bir delikanlının alelade kaleme aldığı sızıldanmalar silsilesi olarak addetmektense; herhangi birinin herhangi bir meseleye açıklık getirme ve kendi nazarında açıklık getirdiği bu meseleye, yazdıklarını okuyan kişilerin de aynı his ve yorumlamayla yaklaşıp yaklaşmadıklarını öğrenme çabası olarak addetmeniz, çok daha verimli bir okuma gerçekleştirmenizi sağlayacaktır.</span><br><br><span>Chuck Palahniuk'un bir kitabı var, bilir misiniz? Yeraltı edebiyatının misli menendi bulunmayan eserlerinden biridir kendisi. Fakat insanlar üzerinde bıraktığı etki, edebiyat camiasındaki emsalsiz konumundan ziyade beyaz perdeye uyarlandığında yakaladığı başarıyla öne çıkıyor günümüzde. Hâlbuki kitap, en az filmi kadar vakit ayırmaya değer bir yapıt. Lafı sündürmeden merakları gidereyim: Kitabın adı Dövüş Kulübü.</span><br><br><span>İlk kuralı çiğneyerek anlatmaya devam ediyorum. Dövüş Kulübü'nün film versiyonunda, izleyenlerin kolay kolay hatırından çıkmayacak bir sahne ve o sahnede geçen bir tirat var: "Lanet olsun, koca bir nesil benzin pompalıyor; garsonluk yapıyor ya da beyaz yakalı köle olmuş. Reklamlarla araba ve kıyafet peşinde koşmaya yönlendirilmişiz. Nefret ettiğimiz işlerde çalışıyor, gereksiz şeyler alıyoruz. Bizler tarihin ortanca çocuklarıyız, ne büyük bir savaşımız var ne de büyük bir buhranımız. Bizim savaşımız ruhani bir savaş; en büyük buhranımız kendi hayatlarımız."</span><br><br><span>Her ne kadar çoğunlukla eril tabiatını yitirmiş erkek izleyicilere hitap eden bir sahne olduğu söylense de, modernleşme safsatası içinde özünden düşmüş kent insanının panoramasını birkaç tumturaklı cümle ile gözler önüne seriyor. Şimdiden filmi izleyen herkesin tüylerinin dikeldiğini hissedebiliyorum. Bu hem müthiş, hem de berbat bir durum. Şöyle ki, x bir zamane insanının yaşamı, y bir zamane insanın yaşamıyla tikel olarak aynı. Girdisi çıktısı göz ardı edildiğinde nefes alıp vermenin ve bilinç kazanmanın uhdesinden gelebilmiş atom yığınlarıyız. Ve ne tuhaf, hepimiz bunun farkındayız. En acısıysa bu farkındalığa rağmen elimiz kolumuz bağlı vaziyette öylece sönüp gitmemiz. Yapabildiğimiz tek şey, mevzu bahis aidiyetsizlik ve sıkışmışlık hissini konu alan bir şeyler karalamak işte! Başka ne yapılabilir ki? Ne de olsa hippi yaşamının sükse yaptığı veya 68 Kuşağı’nın hat safhada olduğu dönemleri geride bıraktık. Bu tür sansasyonlar mazinin tozlu sayfalarında, tebessüm ettiren ve hayata kendi nazarlarında mana biçen devinim silsileleri olarak kaldı.</span><br><br><span>‘’Hippi yaşamı iyi hoş da, 68 Kuşağı alakaya maydanoz kaçtı.’’ diyecekler için: Böylesi bir topluluk Türkiye’de yalnızca bir kez görüldü ve bu devinimin, 68 Kuşağı içinde bulunan her bir bireyin hayatlarına yoğun bir anlam kattığı aşikâr. Günümüzde ise bu minval üzere boy göstermiş bir oluşumla karşılaşmak imkân dâhilinde değil gibi gözüküyor. Yirminci asrın son demlerinde ve yirmi birinci asırda doğmuş kimseler, o serkeş karaktere sahip değil çünkü. Aynı Jack London’ın ilk göz ağrısındaki gibi, özümüzden gelen bir çağrı sancıyıp duruyor. Fakat biz insanlar çağrıya kulak vermektense binbir çeşit tıkaçla kendimizi çağrıdan soyutluyor, resmen sağır kesiliyoruz.</span><br><br><span>Oysa özümüze, atalarımıza dönüp şöyle bir baktığımızda onları kıskanmamak mümkün müdür? Evet, günümüzde nispeten daha konforlu bir yaşayış biçimi içerisindeyiz. Evet; bilgi denen o ulu kavrama erişmek, insanlık tarihinde hiç olmadığı kadar kolaylaştı. Evet, artık kelimenin tam anlamıyla olmasa da modernleştik. Peki sonuç? Sonuç muğlak! Sonuca ulaşma gayesi içinde ayak sürüdüğümüz yol, kof bir tereddütten ibaret. Ve bu tereddüt, naçiz vücutlarımıza sıkışmış ruhlarımızı kemirmekten başka hiçbir işe yaramıyor. Oysa atalarımız gayet ilkel fakat gayet anlamlı hayatlar yaşadılar ve anlam arayışı içinde değil, anlam içinde boğularak öldüler. Bu, zamane insanının; ortalaması onlarca yıl kadar uzamasına rağmen anlamsızlığın pençesine düşmekten felah bulamamış ömrünün tükenip gidişinden çok daha şerefli.</span><br><br><span>Sade anlamını değil, şereflerini de yitiren hayatlarımızda kafkaesk bir hamamböceği tasvirine doğru hız kesmeksizin yol alıyoruz. Hamamböceği demişken, hamamböceğini biz insanlardan ayıran nedir? Panzer kadar sert bir sırt, üç çift ince bacak, bir çift ürkünç duyarga ve bir tomar kitin mi? Yoksa insan, hamamböceğinin estetik bir görünüş ve hatırı sayılır bir şuur kazanarak biyolojik başkalaşımla boy göstermiş formundan mı ibaret? Bilmiyorum. Bu hususta tek bildiğim, benim de içinde bulunduğum Tarihin Ortanca Çocukları kümesindekilerin tek bir istence iştirak ettikleri: Anlam. Hatta salt anlam bir kenara, umut yerine konulabilecek anlam süprüntüleri de hiç fena olmazdı işin doğrusu. Her ne kadar kendimizi kandırıp aksini iddia etsek de buna muhtacız. Anlam denen o şeye muhtacız ve bu muhtaçlık hali onmadığı sürece 5-10 metrekarelik odalarımızda hamamböceği gibi ezilip büzülerek boşluk hissinin boğucu karanlığında kalakalacağız.</span><br><br><span>Modern dünya olarak adlandırdığımız ve halen sokakta anadan üryan yürüyemediğimiz sözüm ona asri bu bağlamda mevzu bahis anlamı nasıl bulabiliriz peki? Öncelikle bu sorunun köküne inerek başlamak istiyorum: Varoluşumuzdan mütevellit süregelmiş ve pek çok farklı cevap arasında mekik dokuyup durduğumuz ‘’Hayatın anlamı nedir?’’ sorusunun çağa entegre olmuş bir çeşitlemesidir bu. Cevaben pek çok şık sunulmuştur, hatta kendi şıkkımızı oluşturabilme gibi bir hakkımız da vardır, ne güzel! Oluşturulmuş şıklara üstünkörü değinecek olursak; mutlu olmak, öğrenmek, mensup olduğu inanışın ilahi ikonalarını tanımak, iyi olmak, basit bir yaşam sürmek, anlık zevklerin peşinden koşmak, Tanrı’yı öldürmek… Diye uzayıp gider. Peki, bu şıklardan hangisine yönelmeliyiz? Biz bu şıklara yönelemeyiz. Bunu yapabilmek için evvela güttüğümüz tüm o yapay ve sentetik kaygılarımızı bir kenara bırakmak gerekir. Çünkü anlam dediğimiz şey katıksızdır. Bu katıksızlık da sözüm ona çağcıl duruma getirilmiş o görünmez duvarı aşmayı, aşamasak da kendi özgül duvarımızı o duvar üstüne örmeyi gerektirir. Tüm bu sayılanlarsa cesaret ister. Ne zaman cesur bireyler oluruz, o zaman sunulan tüm şıklara yönelebilir veya kendi şıkkımızı oluşturma hakkımızı kullanabiliriz.</span><br><br><span>Yazdıklarımı okuyup kafa yoran herkese sonsuz teşekkürler! Ve anlam arayışı içinde başını alıp giden herkese selamlar!</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Atatürk&amp;apos;ün Beğendiği Bir Resim: Ağlayan Kadın Tablosu</title>
<link>https://ilterdergisi.com/ataturkun-begendigi-bir-resim-aglayan-kadin-tablosu</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/ataturkun-begendigi-bir-resim-aglayan-kadin-tablosu</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202411/image_870x580_6741829b78f22.jpg" length="97294" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 23 Nov 2024 10:23:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>Aziz Yeldan</dc:creator>
<media:keywords>Atatürk, Sanat, Ömer Adil, Ağlayan Kadın Tablo, Tablo Atatürk, Resim Atatürk, Ağlayan Kadın Atatürk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 16.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Atatürk’ün Beğendiği Portre: Ağlayan Kadın Portresi<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 16.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 16.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Eserin ressamı olan Ömer Adil Bey, Sanayi-i Nefise Mektebi’ nden mezun olmuştur. İtalya’da bir dönem yaşamış ve burada izlenimci yaklaşıma temayül göstermiştir. 1919’da İnas Sanayi-i Nefise Mektebi’nde (Güzel Sanatlar Kız Okulu) müdürlük yapmıştır. Resimlerinde gerçekçi ve doğaya sadık kalmaktaydı. İç mekân eserleri, en beğenilen eserleridir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 16.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 16.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Ağlayan Kadın portresi ise pek bilinmemekle beraber bizzat Atatürk’ün en sevdiği tablolardan birisidir. Saray ressamı olan ve 2. Abdülhamit’in iltifatlarına mazhar olmuş Fausto Zonaro, Atatürk’e “Dömeke Meydan Harbi” resmini hediye etmişti. Fakat Atatürk, “kan, savaş, ölü düşmanlar” temalı bu portreyi istememiş ve reddetmiştir. Fakat aksine Ağlayan Kadın portresi hediye edildiği zaman büyük bir beğeniyle karşılamış ve kabul etmiştir. Bu seçim; Atatürk’ün neyin sanatının yapılmasını beğendiğini, savaşa hangi gözle baktığını çok iyi ortaya koymaktadır. Kan ve zafer temalı bir eseri değil de kocası cephede şehit olduğu için onun geriye kalan eşyalarını koklayarak ağlayan bir kadının görüntüsü, Atatürk’e göre savaşın gerçek resmidir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 16.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 16.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Resme gelinecek olursa; masada Kur’an-ı Kerim, duvarda silah ve kanepelerin üstündeki motiflerden de anlaşılacağı üzere burası tipik bir taşra evidir. Kanepenin üstünde duran “Enveriye” şapkası ise Enver Paşa’nın tasarladığı ve 1. Dünya Savaşı’nda kullanılan Türk asker şapkasıdır. Büyük ihtimalle resim 1. Dünya Savaşı’na binaen çizilmiştir. Kadın gencecik ve tek başınadır. Savaşın geriye bıraktığı acımasız ve korkunç ortam, en sessiz en sade haliyle görünmektedir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 16.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 16.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Eser günümüzde Çankaya Köşkü müzesinin duvarlarında yer almaktadır. Türkiye’de sanatın ve estetiğin geliştirilmesine yönelik kaygıları olan büyük Atatürk, bu resme gösterdiği iltifat ile gerek sanata bakışını gerek savaş kavramına bakışını ortaya koymuştur. Ne üzücüdür ki kurucu liderimizin bu kadar beğendiği tabloya dair henüz bir yazı yazılmamıştır. Üstelik tablonun ismi aratıldığında da internette bulunmamaktadır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 16.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Sağlıcakla…<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 16.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Aziz Şükrü Yeldan<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 16.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;">yeldanaziz6854@gmail.com<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 16.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Egoist etik ve alturist etik</title>
<link>https://ilterdergisi.com/egoist-etik-ve-alturist-etik</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/egoist-etik-ve-alturist-etik</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202411/image_870x580_6740bab713810.jpg" length="59203" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 22 Nov 2024 20:10:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>taner arslan</dc:creator>
<media:keywords>meta etik ayn rand egoist etik</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Egoizm / Egoist Ahlak</strong></em></p>
<p>Egoist ahlak, bireyin öncelikli olarak kendi mutluluğunu, çıkarlarını ve ihtiyaçlarını gözetmesi gerektiğini savunur. Bu anlayışa göre, kişinin ahlaki yükümlülüğü başkalarının çıkarlarını değil, kendi çıkarlarını öncelemektir. Egoist bir bakış açısıyla, bir eylem ancak bireyin kendi mutluluğunu veya hazzını artırıyorsa anlamlıdır. Egoizm, kişinin kendi mutluluğu için yapması gerekenin ne olduğunu sorgularken, başkalarının yararını yalnızca kendi çıkarlarıyla örtüştüğünde dikkate alır. Yani birey, başkalarına yalnızca kendisine yararı dokunacaksa veya kendisine zarar vermeyecekse yardım etmelidir.<br>Egoizmin temelinde, insanın doğasının gereği olarak kendi çıkarlarını koruması gerektiği inancı yatar. Bir egoiste göre, diğer insanların çıkarlarını gözetmek bir zorunluluk değil, kendi çıkarına uyduğu sürece yapılabilir bir tercihtir. Bu bağlamda, egoizmin ana ilkesi, bireyin kendi hayatını en iyi şekilde sürdürmesi ve kendi mutluluğunu artırmasıdır. Örneğin, egoist bir bakış açısıyla bir birey, çevresine yardım ederken bile aslında kendisine bir haz veya çıkar sağlamadığı sürece bu yardımı anlamsız bulacaktır.<br>Rasyonel Egoizmin Prensipleri<br>Metninizdeki rasyonel egoizm, bireyin kısa vadeli hazlardan ziyade uzun vadeli çıkarlarına odaklanması gerektiğini savunur. Bu yaklaşım, bireyin kendisine uzun vadede en fazla mutluluk getirecek eylemleri seçmesini öğütler. Bir rasyonel egoist, yalnızca anlık hazlara değil, uzun vadede kendi refahını sürdürebileceği eylemleri önemser. Örneğin, bir baba olduğunuzu varsayalım ve elinizde çocuğunuzun ihtiyacı olan ilaçları almak için yeterli miktarda para var. Aynı zamanda, bu parayı kendiniz için gereksiz bir lüks tüketime harcayabilirsiniz. Ancak rasyonel egoizme göre, çocuğunuzun sağlığı için ilaç almak, hem çocuğunuzun acısını dindirecek hem de sizin vicdanen rahat etmenizi sağlayacaktır. Bu durumda, çocuğunuzu iyileştirmek ve kendi huzurunuzu sağlamak adına rasyonel bir şekilde ilaç almak en mantıklı seçenek olur.<br><strong><em>Ahlaki Egoizm</em></strong><br>Ahlaki egoizm ise bireyin, yalnızca kendi çıkarlarına hizmet eden eylemleri ahlaki olarak kabul etmesi gerektiğini savunur. Bu görüş, bir bireyin başkalarına karşı herhangi bir ahlaki yükümlülüğü olmadığını, kendi mutluluğu için ne gerekiyorsa onu yapmasının ahlaki olduğunu belirtir. Ahlaki egoizme göre, bireyin kendi çıkarlarını gözeterek eylemlerde bulunması, en doğru ve en ahlaki olan davranış biçimidir. Ancak ahlaki egoizm her zaman rasyonel değildir; bir insan kendi çıkarlarını gözetirken akılcı olmayan veya geçici hazzı artıracak eylemlerde bulunabilir.<br>Örneğin, ahlaki egoist bir bakış açısıyla hareket eden bir kişi, başkalarına yardım etme konusunda kendini zorunlu hissetmez. Ancak, bu yardım kendisine bir şekilde haz verecekse veya kendisi için bir tatmin kaynağı olacaksa yardım etmeyi seçebilir. Aksi durumda, başkalarının çıkarlarına hizmet eden eylemleri yapmaktan kaçınması, bu görüş açısından doğru ve ahlakidir.<br>Egoizm ve Günlük Yaşamdaki Örnekler<br>Egoizmin gündelik hayatta kendini gösterdiği pek çok örnek vardır. Örneğin, kişinin kendi sağlık ve mutluluğunu koruma adına sağlıklı beslenmesi, spor yapması ya da stresli durumlardan uzak durması egoist bir yaklaşımın sonucudur. Egoist bakış açısına göre, birey kendi sağlığına özen göstererek, uzun vadede kendisine en fazla fayda sağlayacak eylemleri gerçekleştirmiş olur. Bu tür bir egoizm, başkalarına zarar vermek anlamına gelmediği gibi, bireyin kendisini koruması ve hayatını en iyi şekilde yaşaması anlamına gelir.<br>Bunun yanı sıra, bir bireyin kendi zamanını başkaları için feda etmektense, kendi ilgi ve hedeflerine odaklanmayı tercih etmesi de egoizmin günlük hayattaki yansımalarındandır. Örneğin, bir öğrenci zamanını arkadaşlarıyla vakit geçirmek yerine kendi çalışmalarına ayırmayı tercih edebilir. Bu durumda egoist bir yaklaşım sergileyen öğrenci, başkalarına göre kendi başarı ve mutluluğunu önceliklendirmiş olur.<br>Sonuç olarak, egoizm, bireyin kendi çıkarlarını önceleyerek mutlu bir yaşam sürme anlayışıdır. Egoist ahlaka göre, bireyin hayatının merkezinde kendi mutluluğu ve çıkarları bulunmalıdır. Başkalarının mutluluğu, bireyin çıkarlarına hizmet ettiği sürece dikkate alınabilir; ancak bu, bir zorunluluk değil, bireyin kendi mutluluğuyla uyumlu olduğu sürece yapılabilir bir tercihtir. Egoizm, bireyin kendi ihtiyaçlarını anlaması ve en iyi versiyonunu yaşaması için bir yol haritası sunar.</p>
<p><em><strong>Alturizm / Alturist Ahlak</strong></em><br>Alturizm, bireyin kendi çıkarlarını geri plana atarak toplum veya başkaları için fedakârlık yapmasını ve bu tür eylemlerin ahlaki olarak doğru olduğunu savunan bir düşünce sistemidir. Bu anlayışa göre, kişinin kendi mutluluğu ya da çıkarından çok, başkalarının iyiliği ve toplumun yararı ön planda tutulur. Alturizm, özellikle karşılıksız iyilik yapmanın ahlaki bir erdem olduğunu vurgular. Bu bağlamda, kişinin kendi mutluluğunu ve hazzını feda ederek başkalarına yardım etmesi, hatta bu yüzden zor duruma düşmesi dahi, değerli ve övülmeye layık bir davranış olarak görülür.<br>Alturizmi savunan filozoflar arasında Immanuel Kant, Karl Marx ve Georg Wilhelm Friedrich Hegel gibi düşünürler vardır. Kant’a göre, ahlaki bir eylem, yalnızca iyi niyetle yapılmalı ve sonuçlarından bağımsız olarak doğru sayılmalıdır. Bu bakış açısına göre, eğer bir davranış toplumun genel yararını sağlıyorsa, bireyin kendi çıkarlarını ne kadar feda ettiği değil, toplumun bu eylemden ne kazandığı önemlidir. Örneğin, Kant’ın ünlü Kategorik İmperatif ilkesine göre, bir davranışı herkesin uygulayacağı evrensel bir yasa gibi düşünmeliyiz; böylece her birey başkalarının yararını gözeten bir ahlaki çerçeve içinde hareket edebilir.<br>Alturizme Örnekler<br>Alturizmi gündelik hayattan örneklerle somutlaştırmak gerekirse, bir soğuk kış gününde kendi montunuzu üşüyen bir başkasına vermeniz, alturist bir davranış olarak görülür. Böyle bir durumda, kendinizi soğuktan korumak yerine, montunuzu ihtiyacı olan birine vermeyi tercih etmek, kendi rahatlığınızı göz ardı ederek toplumun yararını önceliklendirmeniz anlamına gelir. Bu davranış, alturist ahlak açısından oldukça değerli bir örnektir.<br>Bir başka örnek olarak, iyi bir doktorun insan hayatını kurtarmak adına bazı hastalarını ücretsiz tedavi etmesi verilebilir. Alturizme göre, bu doktor kendi maddi kazancını önemsemeden, hastaların iyiliğini ve sağlığını öncelik haline getirmiş olur. Bu tür eylemler, alturizmin özündeki “diğergamlık” ya da “başkalarını düşünme” prensibiyle uyumludur.<br>Alturizm ve Toplum<br>Alturizm, toplumsal uyumun sağlanması için oldukça önemli bir etik ilkedir. Alturist düşünceye sahip bireyler, toplumun daha dayanışmacı ve yardımsever bir yapıya bürünmesine katkıda bulunur. Örneğin, bir öğretmen düşünelim: Bu öğretmen, öğrencilerinin daha iyi bir eğitim alabilmesi için ek dersler verir, hatta kimi zaman ders materyallerini kendi cebinden karşılar. Bu fedakârlık, öğretmenin kendi çıkarlarını bir kenara bırakıp toplum yararına hizmet etme isteğinin bir yansımasıdır. Alturist ahlaka göre, öğretmenin bu davranışı toplumun daha iyi bir geleceğe sahip olması için yapılmış anlamlı bir eylemdir.</p>
<p><b><i>sonuç</i></b><br>Genel manada bakıldığında egoizm/ahlaki egoizmin daha mantıklı olduğunu söylemekteyim; çünkü alturizmin bir dayanağı ve temeli yoktur. Mesela neden iyi olanın toplum yararı ve çıkar gözetmemek olduğunu göstermez ya da neden ben bu kurallara uymalıyım sorusuna bir cevap vermez. Bu eksikler ise şunu beraberinde getirir: ahlakın bağlayıcılığı ve ontolojisi problemini bize açıklayamamaktadır.<br>Neden ateist bir devlet yöneticisinin parayı kendi zimmetine hiç fark edilmeden geçirme şansı varken geçirmesin veya kötü bir şeyi sırf çıkarı olduğu için yapmasın? Bu durum, genel anlamda alturizmin ana problemleridir. Bunun gibi sorulara cevap veremeyen alturist ahlaka inanmak bir tık güçtür.<br>Ama şunu da es geçmeyeceğim: egoist ahlak da neden ahlaklı olanın mutlu eden şeyler olduğunu, yani ahlakın ontolojisi problemini açıklayamamaktadır. Ayn Rand'a göre üretmek bir erdem ve ahlaklı bir şeydir ve bunun ontolojisinin hayat olduğunu öne sürer. Bir insan üretmeden de hayatta kalabilir ve mutlu olabilir; neden böyle bir şey yapması gerekmektedir, anlaşılmamaktadır.<br>son.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Son Vals</title>
<link>https://ilterdergisi.com/son-vals</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/son-vals</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202411/image_870x580_6740be1c6c1c8.jpg" length="458518" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 22 Nov 2024 16:41:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>afifmuhsin</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Göğsümdeki sonsuz ikindi vakti<br>Zuhur etmektedir usulca şimdi<br>Ay gönlüme arsızca çökene değin<br>Sessizce ellerime değ, ruhuma in</p>
<p>Orada bulmalısın işte beni yeniden<br>Zarif raks edişinle, kıskanırken kuğular<br>Duygular karışırken bir kuş efkar fısıldar:<br>''Ölmektesin genç adam müphemliğe düşerken''</p>
<p>Ölmeliyim öyleyse çaresiz ve gizlice<br>Ahbabım şeytan görür... görür güler sinsice<br>Bilmektedir belli ki, tahayyülden de öte<br>Nefes alayım izin verin, son dansım için !</p>
<p>Tut ellerimden şimdi hissedeyim tenini<br>Kavalyen olmalıyım şeytan izlerken beni<br>Raks edelim, masun gölgesindeyken kederin !<br>İntiharımdır bu benim, uçurumum gözlerin...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Partilerin Memleketi</title>
<link>https://ilterdergisi.com/partilerin-memleketi</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/partilerin-memleketi</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202411/image_870x580_6740bde063fd8.jpg" length="495799" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 22 Nov 2024 16:40:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>afifmuhsin</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Gözlerden ırak memleketin birinde</span><br><span>Uçsuz bucaksız uçurumların eşiğinde</span><br><span>Bir ülke vardı</span><br><span>Kapkara bulutlarla bezenmiş</span><br><span>Dünün mirası</span><br><span>Yarının geleceği</span><br><span>Fakirin kirası</span><br><span>Zenginin eşeği!</span><br><span>Üstünde oynanırmış çizilirmiş her iş</span><br><span>Trajedi, dram ve komedi</span><br><span>Hepsi de birbirinden beteri</span><br><span>Şarkıların ve şiirlerin memleketi</span><br><span>Ha bir de müziksiz partilerin</span><br><span>Asıl sahibi onlar işte</span><br><span>Şu gariban memleketin</span><br><span>Ah memleketim , canım memleketim!</span><br><span>Dans ederken şeytanlar üzerinde</span><br><span>Uçsuz bucaksız uçurumların eşiğinde</span><br><span>Gözlerden ırak memleketin birinde</span><br><span>Bir akıllı ara</span><br><span>Ve de çuval dolusu para</span><br><span>Bulduğun vakit de sus</span><br><span>Ve yuttuğun yalanları kus</span><br><span>İşte karşında bu ütopya</span><br><span>Nezih ve saygın vatandaşlarıyla</span><br><span>Hepsi de biribirinden âmâ !</span><br><span>Ne demiştik ?</span><br><span>Hepsi de birbirinden beteri!</span><br><span>Sağırların ve dilsizlerin memleketi</span><br><span>Ha bir de müziksiz partilerin...</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Deliliğe Kaçış</title>
<link>https://ilterdergisi.com/delilige-kacis</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/delilige-kacis</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202411/image_870x580_6740be03c4479.jpg" length="354551" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 22 Nov 2024 16:38:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>afifmuhsin</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Kedilere selam vermek için kendilerinden kaçan şairler<br>Selamete ermek için fazla hevesli ve bir o kadar da faniler<br>Ağaçkakan seslerinde vücut bulmak için soyulmuş derileri<br>Bazen rüzgara uğuldamak ister izmarit kokulu ses telleri<br>Ruhları karanlık, bakır rengindeki kalpleri<br>Rengi bambaşka kızıl, Sodom&amp;Gomoreyi yakarken kullandıkları şarap kokteylleri.</p>
<p>Gerçi uzak durmak gerek hepsinden<br>Tehlikeli ve guraba işlerinden<br>Hele hele en yakına bile ırak ezgilerinden<br>Uzaklaşmak gerek ya!</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yunan Mitolojisi; Dünyanın Oluşumu</title>
<link>https://ilterdergisi.com/yunan-mitolojisi-dunyanin-olusumu</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/yunan-mitolojisi-dunyanin-olusumu</guid>
<description><![CDATA[ Yunan mitolojisinin evreni oluşumunu açıklama çabasını inceleyip, tanrılaştırmaların genel özelliklerine bir bakış atılmıştır. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202411/image_870x580_673f5be9c1907.jpg" length="545694" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 21 Nov 2024 19:12:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>Harun Efe Aktürk</dc:creator>
<media:keywords>Yunan Mitolojisi, Mitoloji, Evren, Tanrılar, Gaia, Uranos</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size: 16.0pt; line-height: 107%;">GİRİŞ<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Arial',sans-serif;">Yunan mitolojisi insanlığın ilkel inanışları arasında en geniş kitlere hitap etmiş ve günümüze kadar izlerini koruyarak gelmiş olan mitolojilerden birisidir. Şimdilerde mitoloji denince akıllara ilk olarak yunan mitolojisinin gelmesinin çeşitli sebepleri vardır. Çok derinlemesine ve çeşitli karakterler içermesi açısından en kapsamlı mitolojiler arasında yer almaktadır. Tanrılar, yarı tanrılar(demigod), periler, canavarlar gibi çok çeşitli mitsel öğeyi içinde barındıran bir oluşumdur. Ufuk açıcı fantastik evreni sayesinde de günümüzde halen daha filmlere, dizilere ve kitaplara ilham olacak derece geniş bir evrene sahiptir. Elbette ki yunan mitolojisinin fantastik yanı ile dikkat çekse de bu mitlerin zamanında bir inanışı içerdiğini unutmamak gerekir. Felsefe öncesi dönemde evrenin yaratılışına ve temel madde sorularına mantıklı cevaplar verilmese de mitoloji ile bir cevap verildiği gerçeğini unutmamak gerekir. Aynı zamanda çeşitli mitlerle uyulması gereken bir ahlaki normlar oluşturulması mitoloji alanı kesinlikle felsefi açıdan yorumlama ihtiyacı oluşturuyor. İnsanlığın görece ilkel olduğu zamanlarda bile bir tanrılaştırma anlayışına sahip olması ve bu anlayışları bir tapınma ritüeli, yani din haline dönüştürmeleri üstüne derin çıkarımlar yapılması mümkün olacak bir konudur. İnsanlığın tanrı anlayışlarının temeline bir adım atıp en azından insanlıkla ilgili daha derin düşüncelere sahip olmayı sağlayabiliriz. Bu konuda insanlığın en eski varoluşsal dizgilerinden olan mitolojileri kullanarak yeni bakış açıları kazanmamız mümkün olacaktır. Dergimizde bulunacak ilk mitoloji yazısında ise en yaygın mitolojinin; evrenin, zamanın ve maddenin oluşumuna dair yaptığı açıklamaları temiz bir üslupla aktarmak yerinde olacaktır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Arial',sans-serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"><b><span style="font-size: 16.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Arial',sans-serif;">Yunan Mitolojisi; Dünya’nın oluşumu<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Arial',sans-serif;">Yunan mitolojisinde her şeyden ve herkesten önce var olduğuna inanılan bir hiçlik vardı. Bu zaman öyle bir zamandı ki ne bir tanrı, ne bir insan. Ne de bir hayvan vardı. Canlı, hareketli varlıklar olmadığı gibi dağlar, gökyüzü, güneş, nehirler, çiçekler ve ormanlar yoktu. Kaos ucu bucağı olmayan dipsiz bir uçuruma ya da her yeri kaplamış bir kara deliğe benziyordu. Yunanlar bu duruma ‘’Khaos’’ diyorlardı. Khaos – yani kaos- sadece bu zifiri karanlık, karmaşık, düzensiz ve tehlikeli duruma verilen bir tanım değil aynı zamanda tanrısal bir kişilikti. Yani ilk tanrı bir yokluğu temsil ediyordu. Yunan mitolojisinde bir yerin veya bir durumun tanrısallaştırılıp bir tanrıyla özleştirildiklerini çok defa göreceğiz. Bu tanrılar aynı zamanda maddesel bir yer kaplayan bir cisim (örneğin yeryüzü) olabildikleri gibi konuşan, yürüyen ve çocuk sahibi olan tanrılarda olabiliyorlar. İlk tanrının durumu da tam olarak bundan ibarettir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Arial',sans-serif;">Khaos’tan sonra ikinci bir tanrısal varlık çıkıyor karşımıza. Tanrısal varlığın neden ve nasıl Khaos’tan çıktığına dair herhangi bir açıklama bulunmamaktadır. Hikayeyi ilk kez aktaran Hesiodos bunun hakkında herhangi bir sebep sunmamış ve olaya bir mucize gözüyle bakmıştır. Bu dipsiz boşluk ve düzensizlikten bir mükemmellik ortaya çıkıyor, bu şey müthiş bir tanrıça, adıda yunanca ‘’Gaia’’ yani yeryüzü toprak anlamına gelmektedir. Gaia ilk madde diyebileceğimiz bir ilk düzendir. Düzen ve iyi anlamına gelen kozmosun ilk örneği olarak karşımıza çıkmaktadır. Oluşum hikayemizde şuanda sadece 2 tanrısal varlık var olmakta; Gaia ve Khaos. Bu ikiliden yeni nesiller ve yeni ölümsüzler çıkması için – Khaos dediğimiz oluşumda bazı ölümsüzler var edecek – bir olguya daha ihtiyacımız vardır. Eros yani tutkunun ve aşkın simgesi ortaya çıkıyor. Eros, Khaos gibi o da bir tanrı ama tam olarak bir kişilik belirtmemekte. Söz konusu olan daha ziyade, varlıkların filizlenmesini, büyüyüp serpilmesini sağlayan bir fışkırma enerjisi, binevi bir hayat enerjisidir. Eros dediğimizde modern zamanda aklımıza gelen tombul, kanatlı, küçük tombul yanaklı uçan bir perinin oku ve yayı ile insanları aşık ettiğini düşünmeniz normaldir. Dizilerde, filmlerde, çizgi dizilerde çok fazla karşılaşılan bu Eros bahsi geçen Eros’tan çok ayrı bir oluşumdur. Yeni bir varlık olarak oluşumumuza katılan bir diğer tanrısal olgu ise Tartaros’tur. Tartaros kelimesi size tanıdık geliyor olabilir çünkü günümüzde de çoğu yapımda atıfta bulunulan bir yapıdır. Tartaros’u açıklamak gerekirse kendisi yeryüzü olan Gaia’nın derinliklerinde varolan bir yerdir. Evet yine yer kelimesini kullanıyorum çünkü Tartaros’ta bir kişilik değildir. Bunlara girmeden önce, Tartaros küflü, kokuşmuş, kötü bir havaya sahip, zifiri bir karanlığa sahip tam anlamıyla kötü bir yerdir. İlerleyen zamanlarda da kozmosa karşı çıkmış titanları ve tanrıları hapsetmek içi kullanılan bir cehennem kavramına dönüştüğünü de görmekteyiz. Gördüğünüz üzere Tartaros tamamen bir mekansallığa tabi olmasına rağmen yeri geldiğinde çocuk yaptığını, konuştuğunu, bir şeyler amaçladığını görebilmekteyiz. Yunan mitolojisinde belki de anlaşılması en zor kısımlardan birisi burasıdır. Bir varlık hem sadece mekan hemde düşünebilen bir tanrı olabilmektedir. Bu oluşum Gaia’nın çok derinliklerine gömülü haldedir. Son hale baktığımızda varlıklarımız sadece Gaia, Khaos, Eros ve Tartaros’tan ibarettir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Arial',sans-serif;">Burada bir parantez açmak gerekirse o da Khaos’unda çocuklara sahip olduğudur. Kulağa mantıksız gelse dediğim gibi yunan mitolojisinde bunlar olağan durumlardır. Neden bu çocukları anlatıya dahil etmedim diyecek olursanız Khaos’tan gelen tanrılar mitlerde geçmemekte ve anlatıda herhangi bir yeri bulunmamaktadır. Yunan mitolojisinin başlangıcını anlatan kitap, makale ve yazılarda da çok az yer verilirler çünkü kaynak çok azdır. Bu çocuklar, Erebos yada Erebus ve Nyks yani gecedir. Aslında iki tanrı da karanlığı temsil etmektedir ama temel farklılıkları vardır. Öncelikle Erebos yer altındaki yani Tartaros’taki devamlı ve güçlü karanlığı temsil eder. Nyks ise daha çok gündüzden yanı aydınlıktan önceki karanlığı temsil eder bu da sonlu bir kavramdır. Aslında bakıldığında bu tanrıların geri planda kalması, deyim yerindeyse unutulması yerine daha ön planda olduğu bir senaryo daha keyifli olabilirdi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Arial',sans-serif;">Kuşkusuz Eros’un enerjisinin itici gücüyle, kocası veya sevgilisi olmayan Gaia , kendi derinliklerinden ve güçlerinden tek başına harika bir tanrı dünyaya getirir: Uranos. Uranos’u anlatmak gerekirse Gaia’nın milimi milimine her yerini tam anlamıyla örtecek bir gökyüzüdür. Uranos Gaia’nın adeta göksel ikizi niteliği taşımaktadır. Herhalde bir matematikçi bunu ifade edebilmek için, tamamen aynı uzama, aynı yayılıma sahip iki küme derdi. Uranos oluşmasına rağmen Gaia yine başka bir tanrıyla etkileşime girmeden çocuklarını çıkarır. Ourea diye adlandırılan dağlar ve o dağlarda ikamet eden büyüleyici güzellikteki genç kızlar nymphelerdir ama tanrısal bir varlık oldukları için insanlıkla herhangi bir alakası yoktur. Son olarakta Pontos, ‘deniz’ tanrısı ya da denizin tuzlu suyu gelir. Anlaşıldığı üzere evren ve dünya düzeni yavaş yavaş bir düzene oturmaktadır ama halen daha bir düzenden bahsetmek çok uzaktır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Arial',sans-serif;">Şimdiye kadar anlattığım süreç boyunca sadece ilkel tanrıların varolmasını ve bir yer edinmesini inceledik. Bu olaylara bir açıklık daha getirmek gerekirse, kaos dediğimiz zamanlar tamamen bir vahşilik, bilinçsizlik ve canilik durumudur. Yoktan varolmuş tanrı Gaia da şuanda biz düzen ve iyilik teşkil etmemektedir. Aslında daha tam olarak bir atmosfer ve dünya bilinci yani mekan algısı oluşturulmamıştır. Uranos basit anlamda yeryüzü dışındaki alanlar olsa da bundan ötesi değildir ve gökyüzü ve yeryüzü arasında bir boşluk bulunmamaktadır. Modern bilim açısından baktığımızda durum mantık dışı gelse de bu olguları oluştuğu döneme göre incelemekte fayda vardır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Arial',sans-serif;"><span style="mso-tab-count: 4;">                                               </span></span><b><span style="font-size: 16.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Arial',sans-serif;">Gaia ile Uranos <o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Arial',sans-serif;">Uranos, yani gökyüzü kocaman bir tavana benzeyen veya yukarıda asılı duran bir sınıra benzemekten ziyade Gaia’nın bir kılıfı olarak düşünülebilir. Anlaşılacağı üzere sürekli bir temas halindedirler. Deyim yerindeyse Uranos Gaia ile sürekli bir ilişki halinde ve bunun sonucunda devamlı olarak çocuk sahibi olmaktadırlar. Uranos’un bu durumunu anlatmak için ‘tutkulu bir aşık’ sözü açıklayıcı olacaktır. Uranos ve Gaia ile aslında ilk gerçek tanrılar olacaktır. Soyut bir kişiliğe sahip olmayan ilk tanrılar ve birer hakiki ‘karaktere’ dönüşecektirler. Aslında burada tanrısal oluşumların bir enerji ya da bağımsız bir maddeyle özdeşleştirilmesinden ziyade kişileştirilmesini görmekteyiz. Kelimenin bir diğer anlamıyla tanrılar insanileşmiştir. Bu tanrılar sahiden kişilik havası taşıyan, bireyselleşmiş, bir psikolojileri olan tanrılara dönüşmüşlerdir. Bazen birbirleriyle çelişseler, hatta yıkıcı olsalar bile daha derin duygulara ve duygusallığa sahiptirler. Yunan tanrıları semavi dinlerde geçen tanrı olgusundan çok bağımsız niteliklere sahiplerdir. Mutlak bir bilginlik ya da iyilik bir yana çok cahil ve barbar tanrısal oluşumlar bulunmaktadır. Bu ayrımı yapmak oldukça yerinde olacaktır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Arial',sans-serif;">Gaia ile Uranos’un aşkını anlattığımıza göre bu aşkın meyveleri yani çocuklarından da bahsetmek gerekecektir. Öncelikle bahsedeceğimiz çocuklar ‘titanlar’ olacaktır. Altısı erkek altısı işe dişidir. Dişi olanları erkek olanlardan ayırmak için ‘titanidler’ dendiği olmuştur. Titanların genel özelliklerini üç maddede toparlayalım. İlk olarak titanlar kesinlikle tanrılar gibi ölümsüzlerdir. Bir savaş sonrası ölüp yok olmaları düşünülemez. Sonra muazzam, tükenmez, aklımızın almayacağı düzeyde insanüstü güçleri bulunmaktadır. Tamda bu yüzden bugün konuştuğumuz dilde hala titanlar(devler) olarak anılmaktadırlar. Bu yüzden sağlam metallere titanyum ismi verilmiştir. Son olarakta hepsi oldukça güzellerdir. Bu yüzden hem dehşet verici bir güce hemde büyüleyici bir güzelliğe sahiplerdir. Kökenlerinden gelen şiddet ögelerini yani kaosu barındırmaktadırlar. Titanlar dışında Gaia ve Uranos Hesiodos’un değimiyle ‘tanrılara çok benzer’ üç canavarsı varlığa daha hayat verir ama bunları tanrılardan ayıran noktalar vardır. Aslında bu farklara verilebilecek en spesifik örnek alınlarının ortasında kocaman bir göze sahip olmalarıdır. Bunlar kozmosun yani düzenli ve ahenkli bir dünyanın oluşmasında büyük bir rol oynayacaklardır. Bu tanrısal varlıkların ismi ‘Tepegözler’dir(Kykloplar). Kardeşleri titanlar kadar güzel varlıklar olmasalarda güç ve hiddet konusunda kalır yanları yoktur. Birinci tepegöz gök gürültüsü gibi gürleyen Brontes’tir. Sonra Steropes(şimşek) ve Arges(yıldırım) gelir. Tüm tanrıların kralı olacak Zeus’a gelecekte silah verecek olan bunlardır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Arial',sans-serif;">Gökyüzü ve yeryüzünün aşkı titanlar ve tepegözlerden daha dehşet verici üç varlığa daha hayat verir. Bunların her birinin elli başı vardır ve omuzlarında çıkan 100 kol ile akıl almaz bir kuvvete sahiptirler. Bu yüzden onlara yunanca da 100 kol anlamına gelen ‘Hekatonkheires’ adı verilir. Öyle etkileyici varlıklardır ki Hesiodos dikkatlerini çekme tehlikesine karşın en iyi olanın onların adını anmamak olduğunu söylemektedir. İlkinin adı kottos, ikincisininkş Briareus ve üçüncüsünki Gyes’tir. Tepegözlerin yanı sıra, bunlar ileride olacak kozmik düzen için büyük çabalar verecektir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Arial',sans-serif;">Bu yazımızda yunan mitolojisinde ilk oluşumlardan titanlara kadar olan dönemi detaylı olarak incelemiş bulunmaktayız. Bundan sonra ise Kranos’un babasına baş kaldırması ve tahta geçmesinden, oğlu Zeus ile olan savaşlarına kadar olan çok heyecan uyandırıcı kısım detaylandırılacaktır. Mitolojiye her zaman gereken önemi tahsis etmek için benzeri yazılardan da faydalanabilirsiniz.<o:p></o:p></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Milenyum ’da Türklüğün Ne&amp;apos;liği Üzerine</title>
<link>https://ilterdergisi.com/milenyum-da-turklugun-neligi-uzerine</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/milenyum-da-turklugun-neligi-uzerine</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202411/image_870x580_673a1bd3b7b44.jpg" length="91737" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 18 Nov 2024 03:10:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>Aziz Yeldan</dc:creator>
<media:keywords>Türk, Tanım, Erdem, Milenyum</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Akademi dünyasında oryantalizmin gelişmesi ve Osmanlı düşün hayatındaki ilerlemeler üzerine Türkistan’a yönelen batılı aydınlar ve Türk mütefekkirler, Türklük üzerine çeşitli tanımlar yapmıştır. Bu hususta çalışmalar yapan ve düşünce üreten kimselerin başında Barthold ve Vambery gelmektedir. Bu kimselerin fikirleri bilimsel çerçevede olmakla beraber bizim içimize sinen ve kabul görmesi daha muhtemel olan fikir Ziya Gökalp’in “Türk demek Töreli demektir.” sloganıyla meşhur fikirleridir. Gökalp’in fikirleri Türklük tanımını “epistemolojik” tartışmalardan “ontolojik” süreçlere ilerletmiştir. Bu fikirler Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında ve düşünce hayatında uzun bir süre egemen olsa da devam eden süreçte Irk bilimi ile yapılan tetkiklerle farklı tanımlar ve farklı tanımlama usulleri ortaya çıkmıştır. Şu bir gerçektir ki rahmetli Ziya Gökalp, bu tanımı yaparken ırk bilimi esaslarının ve oryantalistlerin yaklaşımın pek tabii farkında idi. Lakin o bu tanımı yaparken Türklüğün ne’liğini cismani değil ruhani kavramış bir Türk mütefekkiriydi. Bundan mütevellit ne siyasetçiler ne de batılılar gibi niyeti meçhul kalan yaklaşımlara girişmemiş, öz ve net şekilde bir tanım ortaya koyabilmişti.</p>
<p>Milliyetçi seciyeye sahip olduğunu iddia eden her Türk araştırmacı, bilimsel düşüncenin birikimli ve sistemli olduğunu kabul ederek; milli faraziyeler çerçevesinde oluşmuş birikimin havuzunda yüzmelidir. Konumuz Türk kimliği olduğundan “Gökalp” havuzunun birikiminde yüzmekteyiz.</p>
<p>Dünyada iktisadi sistemin değişmeye başladığı 15. Yüzyıldan itibaren başta olağan kültürel değişimler, ardından suni politik hamlelerle millet tanımları değişmeye başlamıştır. Özellikle 19. Yüzyılda millet bilincinin lehine gelişen düşünce hayatı, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Varoluşçu ve Liberal cereyanlarla aleyhte seyretmiştir. Küreselleşen dünyanın kurulan yeni kurumları ise millet tanımlarını ve etnik birikimleri değiştirmeye başlamıştır. Ülkemizde de 1980’den sonra başlayan Neo-Liberal politikalar ile Türklüğün Ne’liği üzerine bir hayli tartışma yaşanmıştır. Bu tartışmaların bir kısmı iyi niyetli olmakla beraber büyük bir kısmı ekmeğini emeğinden/devletinden değil de efendisinden yiyen beşinci kol personellerinin tartışmalarıdır. Bu personeller, milenyumdan sonraki siyasi ve sosyo-kültürel zeminden faydalanarak, Türk gencinin zihnini kuşatmaya başlamıştır. Bu kuşatmayı kırmaya memur edilen çevreler ise basiretsiz kalmıştır. Halbuki biz milliyetçilere göre Türklüğün ne’liği; atalarımızın fütuhatı ve milli mütefekkirlerimizin çalışmalarıyla tespit edilmişti.</p>
<p>Geldiğimiz noktada 21. Yüzyıl dairesinde yaşayan vatandaşlarımız, soyca/dince/maddeler çevresinde belli kimlik tartışmalarına maruz kalmaktadır. Bu tartışmaların lüzumu, varlığı, yönü asla sarih olmamakla beraber hiçbir gerçeği yansıtmamaktadır. Ülkemizdeki tartışmaların yanı sıra birer beşinci kol faaliyeti olmakla beraber Türk çocuğunu kıskaca almaya çalışan batı taassubu fikirler, ülkemizde kol gezmekte ve teveccüh görmektedir. Batılı taassup; kadın-erkek ilişkilerini, aile düzenini, milletlerin hususi özelliklerini, cinsiyetleri, inançları tehdit ederek hayatın tabii akışını tehdit etmektedir. Bu tehdidiyle, Türklük gibi binlerce yıllık töre birikiminden mürekkep bir kavramı da hedef tahtasına koymuştur. Ülkemizde soyca Türk olan bir kısım gençlerimiz ise kafelerde boş sohbetler ve lüzumsuz tartışmalar ile Antik Yunan tiyatrosu görünümünde bir yapıda duruyor ve kick bass gürültüleri sanat zannedip, batının palampoş giyimine özenerek ya çıplak geziyor yahut reklam panosu gibi sokaklarda yürüyor. İçler acısı bir görünüm sergileyen Türk gençliği; ailesinin çabası ve gayretiyle, devletinin harcamalarını boşa çıkarıp, batının miskin gençlerine özeniyor. İşte bu ahval ve şerait içerisinde, zaman akıp fikri işgal yayıldıkça; milliyetçi kimseler için Türklüğün ne’liği üzerine daha boyutlu düşünceler gelişmeli ve yayılmalıdır.</p>
<p>Ne’liğe matuf olacak bir düşünce derlemesi, ancak milletimizin gerçekleri ve milenyumun gerekleri çerçevesinde yapılabilir. Tarihsel sürece ve hayatın gerçeklerine başvurulduğu zaman, Türklüğü soyca bir kalıba sığdırmak doğru olmamakla beraber Türklüğe zarar verip niteliğini küçültmektedir. Türklüğü kafatasındaki mm’lik çıkıntılarda, bıyıkta, omurgada arayanlar hem hayal kırıklığına uğrayacak hem de Türklüğe bir hayli zarar vermiş olacaktır. Türk’ün camideki, mezhepteki konumunu arayanlar ise binlerce yıllık mazisi olan ulu bir çınara karşı bölücü bir faaliyette bulunmuş olacaktır. İşte Ziya Gökalp, bu durumdan mütevellit gerek ırk bilimi usullerine gerek siyasi muhabbetleri ittihaz etmeyip, Türklüğü cismani değil ruhi bir zeminde görmüş olmalıdır. O halde Türklüğün gerçek ne’liği nedir ve ne olmalıdır? Türklük bir isim midir yoksa bir fiil midir?</p>
<p>Bugün Anadolu’da bir dükkân sahibinin yahut bir belediye işçisinin birine “gavur tohumu” diyerek onu sosyal dışlamaya maruz bırakıp resmen Türk olmaktan meneden tavrı, hangi sebepten ortaya çıkmaktadır? Sıradan eğitimli/eğitimsiz bir vatandaş hangi filtrelerle birinin Türk olup olmadığına karar vermektedir? Bu sorular tam anlamıyla özümsenmeden ve cevabı yine kökünde aranmadan ortaya konacak tanımın/yasanın/sloganın bir geçerliği yoktur. Bu sorulardan açıkça tek bir yanıt çıkmaktadır: “Türklük bir erdemdir”. Erdem ise müspet davranış kalıplarıdır. Bu müspet davranış kalıpları ise sosyo-kültürel boyutta bir aşure görünümü çizmektedir. Türklük bu aşure görünümünün bıraktığı bütünleşik tatta yatmaktadır. Türk; namaz kılmasa bile mukaddesatına düşkün olana, namusundan-vatanından geçemeyene, sevdiğini usulünce sevene, çöpleri toplayıp bizim hayatımızı kolaylaştıran işçiye bilinçle bakana, çocuğunu okutup ortaya medeni bir insan çıkartan öğretmene hürmet edene, yere çöp atmaktan imtina edip de çöpünü elinde taşırken çevreye konteynır koymayan belediyeye söylenene, ince düşüncesini hayatın her alanına yayana ve bu gibi basit-karmaşık-zor müspet davranış kalıplarına sahip olup, bu vatanın bir ferdi olduğunu iddia eden, vatandaşlık gereğini yerine getirene denir. İşte bu nedenledir ki bu özelliklere sahip olmayıp, müspet davranış kalıplarına riayet etmemiş kimselere tabiri caizse “gavur” denmektedir. İşte bundandır ki kendisini Ermeni olarak addeden millete dahi müspet davranış kalıplarına sahip oldukça “gavur” denmemiş, “tebayı sadıka” denmiştir. Ve yine bundandır ki Aliya İzzetbegoviç, Yahya Sinwar, Şamil Basayev gibi soyca Türk olmayan kahramanlar, yukarıda vasıfları zikredilen Z kuşağının yozlaşmış gencinden daha Türk’tür.</p>
<p>Türklüğün ne’liğine dair zikredilen düşünceler metnin akışından da anlaşılacağı üzere şahsım tarafından ortaya konmamış, güncel tartışmaların ve ahvalin gidişatından ötürü malumun hatırlanmasına niyetle yazılmıştır. Türklüğün bir fiil özelliği gösterip, soyu-zürriyeti eksen almayıp, erdem odaklı bir kavram olduğunu anlamak için tarihsel süreçteki millet-devlet ilişkisine bakmak ve sıradan vatandaşa kulak vermek gerekmektedir. Bugün Toros eteklerinde yaşayan bir Türkmen için inancıyla, yaşamıyla, adaletiyle ez cümle; erdemli duruşuyla hasıla gelmiş bir vücut Türk’tür. Siyasetçilerin ve “post-modern ekser ulemanın” cümleleri yalnızca kendi sosyetik yaşamlarını bağlamakta olup hayatın gerçeklerine dahil değildir.</p>
<p>Gerek bu metnin yazılma sebebi gerek bu fikirlere ittihaz etmemin sebebi olan şey açıktır. Yukarda da bahsedildiği gibi “Batılı Taassup”. Bu taassup ile Türk milleti, bir noktada sert bir harbe tutuşacaktır. Kaldı ki taassup, savaşını ilan etmiş ve Türk milletine karşı hamlelerini yapmaktadır. Türk evladı da bu harbin bilinciyle kendi cephesinden iştirak etmek zorundadır. Lakin bu harp, meydanlarda kan dökerek olmayacaktır. Bu harbin cepheleri sokaklarda ve evlerdedir. Türk çocuğu ise bu cephelerde; iyi baba olarak, iyi arkadaş olarak, iyi evlat olarak, çalışkan öğrenci olarak, yere çöp atmayarak, dini kutsiyetlerini yücelterek, üreterek, Türk’çe yaşayarak, Türkçe konuşarak, Türk’çe giyinerek, Türk’çe sevdalanarak, tevriye üslubuyla; Türkü dinleyerek bu harbin cephelerinde bulunacak ve muzafferiyete yaklaşacaktır. Türk evladı, medeniyetler üstü seviyede bulunan töreli Türklüğüne sarılmış halde, tüm hücreleriyle beraber asrın melhame-i kübrasına hazır olmalıdır.</p>
<p>Değerli zamanını ayırıp, derdimi dinleyen sayın okurlara; Hüseyin Nihal Atsız’ın “Bütün Türk Gençliğine” şiirini armağan ediyor ve hürmetlerimi iletiyorum. Sağlıcakla…</p>
<p></p>
<p>Aziz Şükrü Yeldan, yeldanaziz6854@gmail.com</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Cumhuriyet’in Profesör Koruyucusu: Ahmet Taner Kışlalı</title>
<link>https://ilterdergisi.com/cumhuriyetin-profesoer-koruyucusu-ahmet-taner-kislali</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/cumhuriyetin-profesoer-koruyucusu-ahmet-taner-kislali</guid>
<description><![CDATA[ Bu yazımızda Ulu Önde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirlerini en iyi anlamış, bunu uygulamaya geçirmeyi başarmış Kemalizm’in başöğretmeninden bahsedeceğiz. Keyifli okumalar dilerim. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202411/image_870x580_6738752c0d426.jpg" length="82211" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 16 Nov 2024 13:39:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ahmet Faruk Akdağ</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><span class="OYPEnA font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Ailesi ve Eğitimi</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span class="OYPEnA font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Yaşamı Zile’den Nizip’e, Kilis’ten Ankara’ya ulaşan Cumhuriyet kadını ve öğretmeni Lütfiye Hanım ile Ziraat Bankası veznedarı Hüsnü Beyin, Mehmet Ali ve Mahmuttan sonraki oğlu olarak 10 Temmuz 1939 da Tokat’ın Zile ilçesinde dünyaya geldi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span class="OYPEnA font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none"></span><span class="OYPEnA font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">İlkokul eğitimini annesinin görev yeri Kilis Kemaliye İlkokulunda 1951 senesinde tamamladı. 1957 senesinde ise Kilis Ortaokulu ve Kabataş Erkek Lisesi’ni bitirdi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span class="OYPEnA font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Yükseköğrenimine Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde başladı. Bu sırada Yeni Gün Gazetesi’nde spor muhabiri olarak işe başladı. Kısa bir zamanda gazetenin yazı işleri müdürlüğüne terfi etti. 1962 ve 1963 yıllarında bu işi yaptı. Doktorasını, Paris (Sorbon) Hukuk Fakültesin’de, “Modern Türkiye’de Siyasi Güçler” adlı tezliyle 1967 de tamamladı. 1968 yılında Hacettepe Üniversitesi Siyaset Sosyolojisi alanında eğitim görevlisi olarak göreve başladı. 1972 yılında TRT Bilimsel Başarı Ödülü aldı. 1972 yılında Siyasal Bilgiler Fakültesine geçti ve doçent oldu.</span></p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202411/image_870x_67387642df235.jpg" alt=""></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span class="OYPEnA font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Siyasi Hayatı ve Kültür Bakanlığı</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span class="OYPEnA font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">1971-1977 yılları arasında Yankı Dergisi’nde önemli bir görevdeydi. Yazdığı yazılar ile dönemin Cumhuriyet Halk Partisi Başkanı Bülent Ecevit’in dikkatini çekti ve tanışma imkanı buldu. 1977 yılında Cumhuriyet Halk Partisinden İzmir Milletvekili Seçildi.</span></p>
<p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body" style="text-align: justify;"><span class="OYPEnA font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">1978 yılında Bülent Ecevit tarafından kurulan 42. Hükümetle Kültür Bakanlığı görevine başladı ve 1979 yılında bu görevi tamamladı. Kültür Bakanlığı görevi sırasında “Ulusal Kültür Derisi”ni yayımlattı.</span></p>
<p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body" style="text-align: justify;"><strong><span class="OYPEnA font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">1980 Darbesi Sonrası Yaşamı, Eşi ve Çocukları</span></strong></p>
<p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body" style="text-align: justify;"><span class="OYPEnA font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">12 Eylül 1980 Darbesi sonrasında Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde siyaset Bilimi Dersleri vermeye başladı ve 1988 yılında profesör oldu. 1991 yılının sonlarında Cumhuriyet Gazetesi’nde “Haftaya Bakış” adı altında köşe yazarlığı yaptı. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Atatürkçü Düşünce Derneği gibi derneklerin toplatılarında konuşmacı olarak bulundu. Daha sonra ise Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkan Yardımcılığı görevi yaptı. 1993 yılında Fransız Ulusal Liyakat Nişanında layık gö</span></p>
<p></p>
<p></p>
<p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body" style="text-align: justify;"><span class="OYPEnA font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">rüldü.</span></p>
<p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body" style="text-align: justify;"><span class="OYPEnA font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">1966 senesinde, Fransa’da doktorasını yaptığı sırada tanıştığı ve aynı zamanda Altınay ve Dolunay isimli kızlarının annesi Nilgün Hanımı 9 Eylül 1995 yılında geçirdiği trafik kazasında kaybetti. Aynı kazada kendisi de ağır yaralandı.</span></p>
<p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body" style="text-align: justify;"><span class="OYPEnA font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">1997 Nisan ayında ikinci evliliğini Nilüfer Hanım ile yaptı. 22 Eylül 1999 da üçüncü kızı Nilhan Nur dünyaya geldi.</span></p>
<p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body" style="text-align: justify;"><strong><span class="OYPEnA font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Düzenlenen Bombalı Suikast ve Vefatı</span></strong></p>
<p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body" style="text-align: justify;"><span class="OYPEnA font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">21 Ekim 1999 da saat 9.30 sularında yazısını faksladıktan sonra arabasına binmek için evden çıktı. Arabasının üstünde silecek ile kaput arasına konulmuş poşete sarılı paketi alıp kapıyı açtığı sırada büyük bir patlama gerçekleşti. Bayındır Hastanesine götürülmüş ve bilinci kapanmış bir halde Tıp Fakültesi Hastanesi’ne getirildi. Op. Dr. Hasan Karakış tarafından muaynesnden sonra vefat ettiği tespit edildi ve aynı doktor tarından ölüm raporu hazırlandı. Dr. Ersin Kaya tarafından basın açıklamasında bildirildi.</span></p>
<p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body" style="text-align: justify;"><span class="OYPEnA font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">23 Ekim 1999 da, puslu bir Ankara gününde toprağa verildi. Cenzase törenine Cumhuriyet sevdalısı binlerce insan ve Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu bir çok kişi katıldı. Vefatından sonra 1999 Sertel Demokrasi ödülüne layık görüldü.</span></p>
<p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body" style="text-align: justify;"><strong><span class="OYPEnA font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Umut Davası</span></strong></p>
<p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body" style="text-align: justify;"><span class="OYPEnA font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">2000 yılında yapılan operasyonlarda Hizbullah Örgütü ve bu örgütün uluslar arası terör eylemleri içinde bulunan İran’la bağlantısı büyük ölçüde gün yüzüne çıkarıldı. Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve Ahmet Taner Kışlalı’yı öldüren “Kudüs Ordusu” isimli örgütün yöneticileri İran’a kaçsa da, tetikçileri yakalandı Umut Davası’nda yargılandı ve mahkum oldu. Fakat yıllar içerisinde yapılan yasa değişiklikleriyle hepsi dışarıda...</span></p>
<p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body" style="text-align: justify;"><span class="OYPEnA font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Bu arada Ahmet Taner Kışlalı’ya düzenlenen suikastten önce “Akit Gazetesi”nde hakkında haber düzenlenmiş ve fotoğrafının üzerine çarpı atılmıştı.</span></p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202411/image_870x_673875a9aa23e.jpg" alt=""></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türklerde Konargöçer Yaşam: Bir Kültürün İzinde</title>
<link>https://ilterdergisi.com/turklerde-konargoecer-yasam-bir-kulturun-izinde</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/turklerde-konargoecer-yasam-bir-kulturun-izinde</guid>
<description><![CDATA[ Türk tarihinde konargöçer yaşam, toplumsal yapının temeli ve kültürel zenginliğin kaynağı olmuştur. Orta Asya bozkırlarında şekillenen bu yaşam tarzı, yalnızca bir hayat biçimi değil; aynı zamanda doğayla iç içe, güçlü bir toplumsal örgütlenme modelidir. Yaylak ve kışlak arasında süren hareketlilik, ekonomik yapıdan sosyal düzene kadar her alanda izler bırakmıştır. Bu yazıda, konargöçer Türklerin yaşam tarzını derinlemesine inceleyecek ve onların kültürünün zengin detaylarını gün yüzüne çıkaracağız. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/202411/image_870x580_6737b8783f9f2.jpg" length="53770" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 16 Nov 2024 00:12:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mehmet Aydın</dc:creator>
<media:keywords>Türklerin yerleşik hayata geçişi, konargöçer yaşam, yaylak ve kışlak düzeni, göçebe kültürü, Türk tarihi, yerleşik Türk toplumu, Anadolu&#039;da tarım, Türk kültürü.</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">1. Konargöçer Yaşamın Tanımı ve Temel Özellikleri<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Konargöçer yaşam, Türk kültürünün yüreğinden kopup gelen bir düzen… Orta Asya bozkırlarının sert iklimine ve uçsuz bucaksız topraklarına uyum sağlamak için şekillenmiş bu yaşam biçimi, sadece bir hayat tarzı değil; adeta bir yaşam hikâyesidir. Türkler için konargöçerlik, doğayla bir bağ kurmak, onun döngüsüne uyum göstermek ve kaynakları israf etmeden kullanmaktır. Yaylak-kışlak arasında süregelen bu döngü, hem ekonomik düzenin hem de sosyal yaşamın merkezinde yer alırdı. Ancak, bu düzenin devamı sıkı bir disiplin ve törelere sadakati gerektirirdi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Konargöçer Yaşamın Tanımı<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">"Konargöçer" sözcüğü, Eski Türkçe "konmak" (kısa süreli yerleşmek) ve "göçmek" (yer değiştirmek) kelimelerinden türemiştir. Bu kavram, Türklerin hareketliliğini, doğayla iç içe yaşamlarını ve kaynaklara bağımlı olmayan hayat felsefesini tanımlar. Konargöçer yaşamın en belirgin özelliği, hayvan sürülerinin otlak ihtiyacını karşılamak ve mevsimlere uygun bölgelerde konaklamaktır. Göçebeler, doğanın sunduğu kaynaklardan en iyi şekilde faydalanmayı bilmiş ve her daim hareket halinde olmuştur.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Türkler için doğa, sadece bir yaşam alanı değil; aynı zamanda bir yol arkadaşıydı. Onlar, otlakların verimliliğine, su kaynaklarının yakınlığına göre göç yollarını belirlerdi. "Göç vakti geldi mi, çadırlar toplanır; hayat yollara düşerdi." Bu düzen, çevresel koşullara karşı gösterilen büyük bir uyumun ve zekice bir planlamanın sonucuydu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Zorunluluk mu, Avantaj mı?<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Konargöçer yaşam, her ne kadar coğrafyanın sunduğu zorunluluklardan doğmuş olsa da, Türkler için bir avantaj hâline gelmiştir. Orta Asya’nın sert kışları ve kurak yazları, yerleşik bir düzen kurmayı zorlaştırırken; hareketli bir yaşamı zorunlu kılmıştır. Bu nedenle Türkler, göçebelik sayesinde geniş bozkırlarda hem ekonomik hem de stratejik üstünlük sağlamıştır. Ayrıca bu yaşam tarzı, toplum içinde dayanışmayı artırmış, bireyleri zorlu şartlara karşı dirençli bir yapıya kavuşturmuştur.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Yaylak ve Kışlak Düzeni<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Konargöçer yaşam, iki temel yerleşim biçimi olan yaylak ve kışlak etrafında şekillenmiştir. Yaylak, yaz mevsiminde hayvanların otlatıldığı serin ve otlak bakımından zengin yüksek rakımlı bölgelerdir. Bu alanlar, sürülerin beslenmesi için hayati öneme sahiptir. Ayrıca, yaylaklar sadece ekonomik faaliyetlerin değil; aynı zamanda sosyal ve kültürel etkinliklerin de merkezidir. Toylar (şenlikler) ve göçebe halkın bir araya geldiği diğer toplumsal faaliyetler, genellikle yaylaklarda düzenlenirdi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Kışlak ise, kış mevsiminde barınılan, rüzgârdan korunaklı vadilerde ya da dağ eteklerinde kurulan alanlardır. Kışlak yaşamında daha durağan bir düzen benimsenir; bu dönemde hayvanların bakımı yapılır, süt ürünleri işlenir ve kurutulmuş gıdalar stoklanırdı. Göçebe halk, kışlaklarda doğanın sert koşullarına karşı hazırlıklı olabilmek için yoğun bir çalışma yürütürdü.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Göç Sürecinde Düzen ve Disiplin<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Konargöçer yaşamın en dikkat çeken yönlerinden biri, göç sürecinin titizlikle planlanması ve uygulanmasıdır. Göç sırasında herkesin belirli bir görevi vardır. Kadınlar, çadırların toplanması, yemeklerin hazırlanması ve çocukların gözetimi gibi sorumlulukları üstlenirken; erkekler, göç yollarının güvenliğini sağlar ve sürülerin kontrolünü yapardı. Çocuklar, küçük yaşlardan itibaren bu disipline adapte edilerek topluluğun aktif bir parçası hâline getirilirdi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Göç sırasında genellikle sabah erken saatlerde yola çıkılır ve öğleye doğru mola verilirdi. Gece konaklanacak alanlar ise su kaynaklarına ve otlaklara yakın bir şekilde seçilirdi. Türkler, göç yollarını nesiller boyunca sabit tutarak, doğal çevreye zarar vermemeye özen gösterirlerdi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Töre ve Konargöçer Yaşam<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Töre, göçebe Türk toplumunun temelini oluşturan ve sosyal düzeni sağlayan kurallar bütünüdür. Konargöçer yaşamda töre, bireylerin görevlerini ve haklarını belirlemiş, topluluk içindeki dengeyi sağlamıştır. Törelere uyulmaması, toplumsal itibarın zedelenmesine yol açar ve ağır yaptırımlara neden olurdu. Bu kurallar, özellikle göç sırasında düzenin korunması açısından büyük önem taşırdı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Göçebe toplulukların lideri olan bey, törenin uygulanmasından sorumluydu. Beyin göç yollarını belirlemesi, hayvan sürülerinin yönetimi ve topluluğun refahını sağlaması, ona duyulan güveni artırıyordu. Ayrıca, göç sırasında alınan kolektif kararlar, törelere uygun bir şekilde gerçekleştirilirdi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Doğayla Uyumluluk ve Çevresel Bilinç<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Türklerin konargöçer yaşamında doğayla uyum, temel bir prensipti. Göç yolları seçilirken su kaynaklarına yakınlık, otlakların durumu ve iklim koşulları göz önünde bulundurulurdu. Hayvan sürülerinin otlakları aşırı kullanmasını önlemek amacıyla rotalar düzenli olarak değiştirilirdi. Bu yaklaşım, doğanın dengesini koruma konusunda göçebe halkın ne kadar hassas olduğunu gösterir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Göçebe Türklerde doğa, sadece bir yaşam alanı değil; aynı zamanda kutsal bir unsurdu. Gök Tanrı inancı, doğa ve insan arasındaki ilişkiyi kutsal bir bağ olarak görmüş; bu bağ, konargöçer yaşamın her alanına yansımıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">2. Ekonomik Yapı ve Hayvancılık<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Konargöçer Türklerin ekonomisi, büyük ölçüde hayvancılık temelli bir düzene dayanırdı. Hayvancılık, yalnızca geçim kaynağı değil; aynı zamanda göçebe yaşamın sürdürülebilirliğini sağlayan temel yapı taşıydı. Türkler, coğrafyanın sunduğu geniş bozkır alanlarında at, koyun, keçi ve sığır gibi hayvanların bakımını üstlenerek bu yaşam tarzını şekillendirmiştir. Hayvanlardan elde edilen ürünler, ekonomik faaliyetin merkezinde yer alırken, aynı zamanda toplumun kültürel hayatını da biçimlendirmiştir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Hayvancılık ve Ekonomik Geçim<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Türkler için hayvancılık, yalnızca bir geçim kaynağı değil; toplumsal kimliklerinin de önemli bir parçasıydı. Atlar, Türklerin hem günlük yaşamlarında hem de savaşlarda vazgeçilmez bir rol oynadı. Atların hızlı hareket kabiliyeti, Türklerin göçebe yaşamını kolaylaştırmış ve savaşlarda stratejik üstünlük sağlamıştır. Bu yüzden at, Türk kültüründe yalnızca bir hayvan değil; aynı zamanda bir statü göstergesi ve sembol olmuştur.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Bunun yanı sıra koyun ve keçi gibi küçükbaş hayvanlar, Türk ekonomisinin ana dayanaklarından biriydi. Bu hayvanlar, süt, yün, deri ve et gibi birçok ürün sağlıyor ve göçebe hayatın ihtiyaçlarını karşılıyordu. Özellikle yün ve kıl, hem çadırların yapımında hem de giysilerin üretiminde kullanılarak günlük yaşamda önemli bir yer tutmuştur. Büyükbaş hayvanlar ise genellikle yük taşımada veya süt ürünlerinin üretiminde kullanılırdı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Hayvansal Ürünlerin İşlenmesi ve Ticareti<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Göçebe Türklerin ekonomisinde, hayvansal ürünlerin işlenmesi ve ticareti büyük bir yer tutmuştur. Et, süt, deri… İşte bunlar, yalnızca temel besin kaynakları değil; aynı zamanda hayatın devamını sağlayan ürünlerdi. Hayvanlardan elde edilen bu ürünler, hem günlük ihtiyaçlar için işlenir hem de ticarette kullanılırdı. Özellikle uzun göç yollarında, bu ürünlerin dayanıklı ve taşınabilir olması çok ama çok önemliydi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Et İşleme Teknikleri: Kuru Et ve Pastırma<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Et, Türklerin temel besin kaynağıydı. Ancak, bozkırın sert şartlarında taze eti saklamak hiç kolay değildi. İşte bu yüzden Türkler, etin dayanıklılığını artırmak için çeşitli yöntemler geliştirdiler. Bunların başında kurutma ve tuzlama gelir. Kurutulmuş et, bozkırın rüzgârında serilerek kurutulurdu. Bu işlem, eti uzun süre dayanıklı hale getirirdi. “Sırt çantana koy, yola çık,” der gibi bir kolaylık sağlardı bu yöntem. Ayrıca pastırma, daha zahmetli bir işlemle hazırlanırdı. Tuzlanan ve baharatlarla kaplanan et, ağır taşlar altında sıkıştırılarak meşhur hâlini alırdı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Süt Ürünleri ve Kımız<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Hayvanlardan elde edilen süt, göçebe Türklerin hem günlük beslenmesinde hem de ticaretinde önemliydi. Yoğurt, ayran, tereyağı ve peynir, bu toplumun başlıca süt ürünleri arasındaydı. Kımız, at sütünden yapılan, fermente bir içecekti. Türkler için yalnızca bir içecek değil; adeta bir şifa kaynağıydı kımız. Sindirimi kolay, enerji verici bu içecek, göç yollarında daima yanlarındaydı. Özellikle büyük toplantılarda, toy* (Dipnot: Toy – Eski Türklerde ziyafet ve şenlik anlamında kullanılmıştır) sırasında kımızın içilmesi bir gelenekti.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Deri ve Yün Kullanımı<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Hayvanlardan elde edilen deri ve yün, Türklerin barınma ve giyim ihtiyaçlarını karşılamada büyük rol oynardı. Derilerden giysiler, ayakkabılar yapılırdı. Aynı zamanda çadırların dış kaplamaları da keçeden üretilirdi. Yün ise halı ve kilim dokumacılığında kullanılırdı. Bu ürünler, hem işlevsel hem de estetik bir değere sahipti. Desen desen dokunan kilimler, çadırların içini süslerken bir yandan da sıcak tutardı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Ticaretin Kalbinde Hayvansal Ürünler<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Göçebe Türkler, yalnızca üretmekle kalmaz, bu ürünleri ticarette de kullanırlardı. Orta Asya’nın büyük ticaret yollarında, özellikle İpek Yolu üzerinde, tereyağı, peynir, kurutulmuş et ve deri gibi ürünleri satarlardı. Yerleşik toplumlarla yaptıkları bu ticaret, sadece ekonomik değil; kültürel bir alışverişti aynı zamanda. Türklerin bu ticari faaliyetleri, onları büyük bir coğrafyada tanınan bir güç hâline getirdi.<o:p></o:p></span></p>
<div class="MsoNormal" align="center" style="text-align: center;"><hr size="2" width="100%" align="center"></div>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">3. Göç ve Mevsimsel Hareketlilik<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Göç, konargöçer Türklerin yaşam biçiminin temel unsurlarından biriydi. Mevsimsel hareketlilik, hem ekonomik düzenin sürdürülebilirliği hem de toplumsal yaşamın akışı için vazgeçilmez bir süreçti. Yaylaklardan kışlaklara yapılan düzenli göçler, doğanın sunduğu kaynakların korunmasını sağlarken, toplumsal dayanışmayı da pekiştiriyordu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Yaylak-Kışlak Arasındaki Hareketlilik<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Göçebe Türkler, yaz aylarında yaylaklara çıkarak hayvanlarını serin ve otlak bakımından zengin alanlarda otlatırdı. Yaylalarda geçen bu dönemde, hayvanların beslenmesi ve büyümesi sağlanır, aynı zamanda sosyal şenlikler düzenlenirdi. Kış aylarında ise daha korunaklı kışlaklara dönülürdü. Kışlaklar, genellikle dağların eteklerinde ya da vadilerde konumlanırdı. Burada hayvanlar soğuktan korunur, kurutulmuş otlar ve diğer stoklanmış yemlerle beslenirdi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Göç Yolları ve Organizasyon<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Göç sırasında belirli rotalar izlenirdi. Bu rotalar genellikle su kaynaklarına yakın, otlakların bol olduğu bölgelerden geçerdi. Göçebe halk, doğal kaynakların aşırı tüketilmesini önlemek için her yıl farklı rotaları tercih edebilirdi. Göç, oldukça disiplinli bir şekilde gerçekleştirilirdi; her birey ve aile, sürecin düzenli işlemesi için belirli sorumluluklar üstlenirdi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Sosyal ve Kültürel Etkiler<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Göç süreci, toplumsal bağları güçlendiren bir özellik taşırdı. Oba üyeleri arasında dayanışma ve iş birliği, göç sırasında en üst düzeye ulaşırdı. Ayrıca göç sırasında yerleşik halklarla da temas kurulur, bu temas hem ekonomik alışverişi hem de kültürel etkileşimi artırırdı. Göçebe Türklerin bu hareketliliği, zamanla geniş coğrafyalara yayılmalarına ve farklı kültürlerle etkileşim kurmalarına olanak tanımıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">4. Toplum Yapısı ve Sosyal Organizasyon<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Konargöçer Türklerde toplum yapısı, dayanışmaya dayalı ve güçlü bir organizasyon anlayışıyla şekillenmiştir. Aileden başlayarak oba, boy ve oymak gibi toplumsal birimler, düzenli bir hiyerarşi içinde örgütlenmiştir. Bu yapı, göçebe yaşamın zorluklarını aşmak ve topluluk içindeki huzuru sağlamak için son derece işlevseldi. Ayrıca töre adı verilen yazısız kurallar bütünü, toplumsal düzenin temel taşını oluşturuyordu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Oba ve Boylar: Göçebe Hayatın Temel Birimleri<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Türk toplumu, genellikle 20-30 çadırdan oluşan oba adı verilen küçük topluluklara ayrılmıştı. Obalar, birbiriyle akraba ailelerin birleşiminden oluşur ve her obanın bir lideri, yani “bey”i bulunurdu. Bey, topluluğun sorunlarını çözmek, göç yollarını belirlemek ve törelere uygun kararlar almakla yükümlüydü. Obalar, gerektiğinde daha büyük topluluklar olan boylara katılarak siyasi ve askeri gücünü artırırdı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Boylar, Türklerin sosyal organizasyonunda daha geniş çaplı bir birlik anlamına gelirdi. Boyların liderleri, yalnızca askeri anlamda değil; aynı zamanda topluluğun refahından da sorumluydu. Bu liderler, diğer boylarla ilişki kurar ve toplumlar arası dengeyi sağlardı. Boylar arasındaki ilişkiler, genellikle akrabalık bağları veya ortak düşmanlara karşı yapılan ittifaklarla güçlendirilirdi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Töre: Toplumun Yazısız Anayasası<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Töre, göçebe Türk toplumunun düzenini sağlayan bir kurallar bütünüdür. Töreye göre, toplum içindeki herkesin hakları ve sorumlulukları belirlenmiştir. Bir bireyin töreye uymaması, sadece kendi itibarını değil; ailesinin ve obasının onurunu da zedelerdi. Bu yüzden törelere uyum, toplumsal ilişkilerin temelini oluştururdu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Törenin uygulanması ve denetlenmesi, beylerin en önemli görevlerinden biriydi. Beyler, toplumun refahını sağlamak için adaletli kararlar almalı ve topluluğun huzurunu korumalıydı. Bu kurallar arasında, göç sırasında bireylerin birbirine destek olması, hayvanların korunması ve doğal kaynakların dikkatli kullanılması gibi unsurlar yer alırdı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Kadının Toplumdaki Yeri<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Göçebe Türk toplumunda kadınlar, ekonomik ve sosyal hayatın önemli bir parçasıydı. Kadınlar, çadırların kurulması, yemeklerin hazırlanması ve çocukların yetiştirilmesi gibi günlük işlerin yanı sıra, gerektiğinde siyasi ve askeri kararlarda da söz sahibi olabiliyordu. Türk kadını, özgür ve güçlü bir konumda bulunmuş; bu da göçebe yaşamın eşitlikçi yapısını göstermiştir. “Eşik”* (Dipnot: Eşik – Eski Türklerde kadının aile ve toplum arasındaki birleştirici rolüne işaret eden kavram) kavramı, kadınların toplumdaki merkezi rolünü ifade eden önemli bir terimdir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Toplumsal Dayanışma ve Göç Süreci<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Göçebe toplumlarda dayanışma, hayatta kalmanın temel koşuluydu. Göç sırasında herkesin belirli bir görevi vardı. Kadınlar ve erkekler birlikte çalışarak hem ailenin hem de obanın düzenini sağlardı. Ayrıca yaşlılar, çocuklar ve hastaların göç sırasında korunması, topluluğun ortak sorumluluğuydu. Bu dayanışma, Türklerin geniş coğrafyalara yayılarak başarılı bir şekilde varlık göstermelerinde etkili olmuştur.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">5. Beslenme Kültürü ve Yiyecek Hazırlama Teknikleri<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Konargöçer Türklerin beslenme kültürü, yaşam tarzlarının pratikliği ve doğayla uyumuna uygun şekilde şekillenmiştir. Hayvancılığa dayalı ekonomileri nedeniyle temel besin kaynakları, hayvansal ürünlerden elde edilen gıdalar olmuştur. Et, süt ve bunlardan türetilen yiyecekler, hem günlük yaşamda hem de uzun göç yolculuklarında dayanıklılıklarıyla öne çıkmıştır. Bunun yanı sıra, besinlerin saklanması ve taşınması için geliştirdikleri yöntemler, bu kültürün yenilikçi tarafını ortaya koyar.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Kuru Et ve Pastırma: Göçebe Sofralarının Temeli<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Kuru et, Türklerin günlük beslenme düzeninde önemli bir yer tutardı. Et, tuzlanarak ya da güneşte kurutularak uzun süre saklanabilir hale getirilirdi. Bu yöntem, göç sırasında gıda bozulmasını önlemek ve kolay taşınabilir bir besin kaynağı sağlamak için geliştirilmişti. Kuru et, sadece göçebe halkın değil; savaşçılar ve uzun mesafe seyahat eden tüccarların da vazgeçilmezi olmuştur. Bunun daha özel bir formu olan pastırma ise Türk mutfağının klasikleşmiş bir ürünüdür.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Kımız ve Süt Ürünleri<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">At sütünden yapılan fermente bir içecek olan kımız, Türklerin beslenme kültürünün en özgün unsurlarından biridir. Kımız, yüksek besin değeri ve ferahlatıcı özelliğiyle hem beslenme hem de ritüel amaçlı tüketilirdi. Bunun yanı sıra, süt ürünleri genel olarak çok yaygın kullanılmıştır. Yoğurt, ayran, tereyağı ve peynir gibi ürünler, Türk sofralarının vazgeçilmezleriydi. Özellikle yoğurt, hem doğrudan tüketilir hem de farklı yemeklerde kullanılarak beslenme çeşitliliğini artırırdı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Tahıl ve Diğer Gıdalar<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Göçebe Türklerin ekonomisi ağırlıklı olarak hayvancılığa dayansa da tahıl ürünleri de yer yer beslenme düzenine dahil edilirdi. Buğday ve arpa gibi tahıllar, yerleşik topluluklarla yapılan ticaretin bir sonucu olarak elde edilirdi. Tahıllar genellikle un haline getirilerek ekmek ya da bulgur şeklinde tüketilirdi. Bunun yanında, doğadan toplanan meyveler ve bitkiler, diyetin tamamlayıcı unsurlarıydı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Gıda Saklama ve Taşıma Teknikleri<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Konargöçer yaşamın gerektirdiği hareketlilik, gıdaların saklanması ve taşınması için pratik yöntemlerin geliştirilmesini zorunlu kılmıştır. Etin kurutulması ya da tuzlanarak saklanması, bu gerekliliklerden biri olarak öne çıkar. Süt ürünleri ise kurutularak ya da yağ haline getirilerek uzun süre bozulmadan saklanabiliyordu. Göç sırasında kullanılan deri torbalar ve tulumlar, bu ürünlerin taşınması için uygun saklama kapları olarak kullanılmıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">6. Türklerin Konargöçer Yaşamdan Yerleşik Hayata Geçişi<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Türklerin tarihi, göçebe yaşamın dinamik yapısıyla başlasa da, bu kültür zamanla yerleşik hayata entegre olarak farklı bir kimlik kazanmıştır. Orta Asya bozkırlarında şekillenen konargöçer yaşam, Türklerin hem doğayla uyumlu bir düzen kurmasını hem de geniş coğrafyalara yayılmasını sağlamıştır. Ancak Anadolu’ya girişle birlikte, yerleşik yaşamın avantajları ve yeni koşullar, bu yaşam tarzında köklü değişikliklere yol açmıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Göçebe Yaşamdan Yerleşik Hayata Geçişin Nedenleri<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Konargöçer Türkler, özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde yerleşik hayata geçiş sürecine hız kazandırmıştır. Bunun nedenleri arasında tarım ekonomisinin önemi, fethedilen yeni toprakların korunması gerekliliği ve yerleşik toplumlarla artan etkileşim yer alır. Yerleşik hayata geçiş, ekonomik düzeni daha istikrarlı bir yapıya kavuşturmuş; tarım, ticaret ve zanaatkarlık gibi faaliyetlerin gelişimini sağlamıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Coğrafi şartlar da bu geçişi etkileyen önemli unsurlardan biri olmuştur. Anadolu gibi verimli topraklara sahip bölgelerde tarımsal üretim, konargöçer yaşamın sürdürülmesini ekonomik olarak gereksiz kılmıştır. Ayrıca yerleşim bölgelerinde inşa edilen kaleler ve şehirler, güvenlik ihtiyaçlarını karşılamada önemli bir rol oynamıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Yerleşik Hayatın Kültürel Etkileri<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Yerleşik hayata geçişle birlikte Türklerin kültürel yaşamında da önemli değişiklikler meydana gelmiştir. Göçebe yaşamın sembolü olan yurt çadırları, yerini taş ve kerpiçten yapılan evlere bırakmıştır. Geleneksel dokuma kültürü, yerleşik hayatta halıcılık ve diğer zanaatlarla daha da zenginleşmiştir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Ayrıca yerleşik hayatta Türk mutfağı daha çeşitli bir hâle gelmiştir. Tarımın yaygınlaşmasıyla birlikte buğday ve baklagiller gibi ürünler beslenme düzeninde daha fazla yer bulmuş, yerleşik kültürle birlikte yemek alışkanlıkları da değişmiştir. Ancak kımız, yoğurt ve kuru et gibi göçebe geleneklerinden miras kalan gıdalar, Türk mutfağının temel taşları olmaya devam etmiştir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Yerleşik Hayata Geçişte Göçebe Kültürün İzleri<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Yerleşik hayata geçişle birlikte konargöçer yaşam tamamen ortadan kalkmamış; töre, toplumsal düzen ve gelenekler gibi birçok unsur varlığını sürdürmüştür. Yaylak ve kışlak düzeni, özellikle hayvancılık faaliyetlerinde uzun yıllar boyunca devam etmiş; göçebe yaşamın dinamikleri yerleşik hayata yeni bir zenginlik katmıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Şehirlerde düzenlenen panayırlar, göçebe şenliklerinin bir yansıması olarak ortaya çıkmıştır. Ayrıca oba ve boy sistemi, yerleşik toplulukların sosyal yapısında farklı şekillerde etkisini göstermiştir. Bu durum, göçebe kültürün, yerleşik hayatla sentezlenerek nasıl bir uyum sağladığını ortaya koymaktadır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Kaynaklar<o:p></o:p></span></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="disc">
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">İbrahim Kafesoğlu, <i>Türk Bozkır Kültürü</i>, Ötüken Neşriyat, İstanbul, 2009.<o:p></o:p></span></li>
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Faruk Sümer, <i>Oğuzlar (Türkmenler)</i>, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 1999.<o:p></o:p></span></li>
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Bahaeddin Ögel, <i>Türk Mitolojisi: Kaynakları ve Açıklamalarıyla</i>, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul, 1989.<o:p></o:p></span></li>
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Osman Turan, <i>Selçuklular Tarihi ve Medeniyeti</i>, Ötüken Neşriyat, İstanbul, 2005.<o:p></o:p></span></li>
<li class="MsoNormal" style="mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Halil İnalcık, <i>The Ottoman Empire: The Classical Age</i>, Phoenix Press, Londra, 2000.<o:p></o:p></span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Atasını sonsuzluğa uğurlayan halk...</title>
<link>https://ilterdergisi.com/atasini-sonsuzluga-ugurlayan-halk</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/atasini-sonsuzluga-ugurlayan-halk</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/2024/11/image_750x500_672fc734946c3.jpg" length="176639" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 09 Nov 2024 23:34:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ahmet Faruk Akdağ</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>10 Kasım’da Atatürk’ü Anma Geleneği ve Modern Yansımaları</title>
<link>https://ilterdergisi.com/10-kasimda-ataturku-anma-gelenegi-ve-modern-yansimalari</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/10-kasimda-ataturku-anma-gelenegi-ve-modern-yansimalari</guid>
<description><![CDATA[ 10 Kasım, Atatürk’ü anma geleneğimizin derinliğini ve duygusunu paylaştığımız özel bir gün. Bu yazıda, geleneğin modern yansımalarını keşfedelim. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/2024/11/image_750x500_672f68bb42a23.jpg" length="88697" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 09 Nov 2024 16:56:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mehmet Aydın</dc:creator>
<media:keywords>10 Kasım</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Her yıl,<span> </span><strong>10 Kasım</strong><span> </span>günü, ulusumuzun kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ü anma geleneği büyük bir coşkuyla sürdürülmektedir. Bu tarih, sadece onun kaybedilmesi değil, aynı zamanda onun ideallerine ve eserlerine sahip çıkma günüdür. Her birey, ruhunda hissettiği derin minnetle, Atatürk’ü anmakta ve onun mirasını yaşatmanın önemini kavramaktadır. Türkiye'nin dört bir yanında düzenlenen etkinlikler ve paylaşılan<span> </span><strong>10 Kasım mesajları</strong>, bu geleneğin modern zamanlarda nasıl evrildiğini gösterir. Atatürk'ü anma programı, ülkemizin kültürel duruşunu yansıtan anlamlı bir fırsat sunmaktadır.</p>
<h3>Ana Noktalar</h3>
<ol>
<li><strong>10 Kasım</strong><span> </span>tarihinin önemi ve anlamı.</li>
<li>Atatürk’ü anma etkinliklerinin gelenekten moderne yansımaları.</li>
<li>Kıymetli<span> </span><strong>10 Kasım</strong><span> </span>sözleri ve mesajları.</li>
</ol>
<h2>Atatürk'ün Anma Geleneği: Tarihsel Bir Bakış</h2>
<p>Her yıl, 10 Kasım'da Atatürk'ü anmak için yapılan etkinlikler, ulusal bilincin ve toplumsal hafızanın pekiştirilmesinde büyük bir rol oynamaktadır. Bu özel günde, geçmişe dönük bir saygı duruşu sergilenirken, aynı zamanda geleceğe yönelik dersler çıkarılır.<span> </span><strong>10 Kasım anma etkinlikleri</strong><span> </span>ile halkın katılımı artar, bu da Atatürk'ün bıraktığı mirasın canlı tutulmasını sağlar. Anma günlerinde sıkça paylaşılan<span> </span><strong>10 Kasım mesajları</strong><span> </span>ise, toplumda birlik ve beraberlik duygusunu güçlendirir.</p>
<p><img src="https://i.ibb.co/dMpGM55/10094952-10-Kas-Ym-2021-Ataturkun-Olumunun-83-YYldonumu.jpg" alt="Özlem, saygı, minnet ve hürmetle." width="510" height="287"></p>
<ol>
<li><strong>10 Kasım Atatürk'ü anma</strong>: Yurt genelinde yapılan anma etkinlikleri, Atatürk'ün özlemiyle bir araya gelen kalabalıkları oluşturur.</li>
<li>Çiçekler bırakmak: Anıtlara çiçek bırakmak, hem bir vefa borcudur hem de geçmişe duyulan saygının bir ifadesidir.</li>
<li>Duygusal mesajlar: Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar, nesiller arası bir bağ kurarak, Atatürk'ün düşüncelerini yaşatır.</li>
</ol>
<p>Atatürk'ün anılarının paylaşıldığı bu gün, yalnızca bir yas tutma değil, aynı zamanda yaşama sevinci ve umutla dolma günüdür. Bu nedenle, her bireyin bu geleneği benimsemesi gerekmektedir. Atatürk'ü anarken, anılarını yaşatmak ve öğretisini gelecek nesillere taşımak önceliklidir. Ne var ki, zamanla anma biçimleri değişse de, minnet duygusu her daim tazedir.</p>
<h2>10 Kasım Törenlerinin Anlamı ve Önemi</h2>
<p>10 Kasım, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün aramızdan ayrılışının yıldönümüdür. Bu tarih, Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin simgesi haline gelmiştir. Her yıl,<span> </span><strong>10 Kasım</strong>'da düzenlenen anma etkinlikleri, milli birlik ve beraberliğimizi pekiştiren önemli bir etkinliktir. Bu vesileyle, Atatürk'ün ideallerini ve devrimlerini hatırlamak, geleceğe umutla bakmak adına bir fırsat sunar.<span> </span><strong>10 Kasım</strong><span> </span>tarihinin önemi, sadece bir kayıptan ibaret olmamakla birlikte, tarihimizdeki yerini ve öğrenmemiz gereken dersleri de içinde barındırır.</p>
<h3>10 Kasım'da Yapılacak Etkinlikler</h3>
<p>Her yıl, ülke genelinde çeşitli etkinlikler düzenlenir. Törenler, saygı duruşları ve çeşitli konuşmalar ile dolu bir gündür.<span> </span><strong>10 Kasım</strong><span> </span>ile ilgili sözler ve anekdotlar, bu özel günde duygularımızı pekiştirir. Öğrencilerin, emekli askerlerin ve halkın katılımıyla gerçekleştirilen bu etkinlikler, genç nesillere de Atatürk'ü ve onun mirasını tanıtır.</p>
<h2>Atatürk'ü Anmanın Modern Toplum Üzerindeki Etkileri</h2>
<p>Her yıl 10 Kasım’da, Atatürk’ü anma programı düzenlenir. Bu etkinlikler, toplumun tarih bilinci ve kimliğini pekiştirmeye yardımcı olur. İnsanlar, ulu önderin fikirlerini hatırlayarak, ülkenin aydınlık geleceği için sorumluluklarını sorgular.<span> </span><strong>Modern toplum</strong>, Atatürk'ün ilke ve inkılaplarına daha fazla ihtiyaç duymaktadır. Bu nedenle, anma törenleri sadece bir hatırlama değil, aynı zamanda bir yeniden düşünme fırsatı sunar. Çünkü Atatürk, her nesle ilham kaynağı olmayı sürdürüyor. Yine de, nasıl bir toplum olmamız gerektiği üzerine kafa yormamız gerekiyor.</p>
<h3>Anma Etkinliklerinin Önemi</h3>
<p>Atatürk’ü anmanın, genç nesillere aktarılması gereken değerler açısından<span> </span><strong>büyük bir önemi</strong><span> </span>vardır. Bu etkinlikler, geçmişle bağ kurmanın yanı sıra geleceğe dair umutlarımızı da güçlendirir. Ne var ki, anma programları sırasında sadece hüzün hissetmek yeterli değil; aynı zamanda bu değerlerin yaşatılması için aktif bir çaba gösterilmelidir. Anma törenleri,<span> </span><strong>birilik ve beraberlik</strong><span> </span>duygusunu pekiştirerek bizi daha güçlü kılar.</p>
<h2>Anma Geleneği İçerisinde Yerel ve Küresel Uygulamalar</h2>
<p>Anma geleneği, geçmişle bugünü birleştiren önemli bir köprüdür. Yerel ve küresel düzeyde farklı uygulamalar, anmaların zenginliğini ortaya koyar. Örneğin, bazı kültürlerde anma etkinlikleri belirli günlerde yoğunlaşırken, diğerlerinde sürekli bir uygulama olarak sürdürülmektedir. Bunun yanı sıra, sosyal medya gibi dijital platformlar, anma süreçlerini daha geniş kitlelere ulaştırma fırsatı sunar. Bu nedenle,<span> </span><strong>anma</strong><span> </span>uygulamaları, yerel kimliklerle birleşip, evrensel bir anlam kazanabilir.</p>
<h3>Yerel Uygulamaların Özellikleri</h3>
<ol>
<li><strong>Törensellik:</strong><span> </span>Yerel topluluklar, anma günlerinde düzenli olarak törenler gerçekleştirir.</li>
<li><strong>Geleneksel Ritüeller:</strong><span> </span>Her kültürün kendine özgü gelenekleri, anma sürecini zenginleştirir.</li>
<li><strong>Toplumsal Katılım:</strong><span> </span>Anma etkinlikleri, topluluğun bir araya gelmesini sağlar.</li>
</ol>
<h3>Küresel Uygulamaların Özellikleri</h3>
<ol>
<li><strong>Çevrimiçi Platformlar:</strong><span> </span>Sosyal medya üzerinden yapılan anmalar, küresel katılımı artırır.</li>
<li><strong>Farklı Kültürlerin Etkileşimi:</strong><span> </span>Küresel bir olayın anılması, farklı kültürlerden insanların bir araya gelmesine olanak sağlar.</li>
<li><strong>Bilgi Paylaşımı:</strong><span> </span>Küresel anmalar, çeşitli bilgi kaynakları ile desteklenir.</li>
</ol>
<p>Her iki boyut da, insanlık tarihindeki önemli olayların unutulmaması için büyük bir önem taşır. Bu nedenle, anma geleneği aracılığıyla hem yerel değerler korunur hem de küresel bir bilincin oluşturulmasına katkı sağlanır.</p>
<h2>Dijital Çağda Atatürk'ü Anma: Sosyal Medyanın Rolü</h2>
<p>Dijital çağda,<span> </span><strong>Atatürk</strong>'ü anma etkinlikleri sosyal medyada farklı bir boyut kazanıyor. Her yıl, milli bayramlarda ve anma günlerinde platformlar, kullanıcıların duygularını ve düşüncelerini paylaşma fırsatı sunar. Bu durum, özellikle genç neslin<span> </span><strong>Atatürk</strong><span> </span>ile bağlarını güçlendirirken, tarih bilincini de artırıyor. Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar, yalnızca haberleşmeyi değil, aynı zamanda kolektif bir hafızayı da inşa ediyor. Ancak, bu süreç zaman zaman belirsizlikler ve yanlış anlaşılmalara yol açabiliyor. Yine de, sosyal medyanın sunduğu imkânlar, Atatürk'ün ideallerini daha geniş kitlelere ulaştırma amacı açısından oldukça önemli.</p>
<h2>Atatürk'ü Anma Geleneğinin Eğitimdeki Yansımaları</h2>
<p>Atatürk, Türkiye'nin modernleşme sürecinin mimarları arasında yer alır. Bu bağlamda,<span> </span><strong>Atatürk'ü anma</strong><span> </span>geleneği eğitim alanında ciddi bir etki yaratmaktadır. Her yıl 10 Kasım'da düzenlenen anma törenleri, öğrencilerin milli bilincini güçlendirir. Eğitimciler, Atatürk'ün fikirlerini derslerine entegre ederek genç nesillerin bilinçlenmesine katkıda bulunur. Böylece,<span> </span><strong>eğitim</strong><span> </span>sistemimiz, Atatürk'ün ilke ve inkılaplarının izlerini taşımaktadır.</p>
<p><img src="https://i.ibb.co/QmCcCd0/10-KASIM-ENG-TR.jpg" alt="Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK" width="396" height="396"></p>
<blockquote>
<p class="mt-2 mt-md-3 mb-0 mb-md-2">Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse bilimi seçin! M. K. ATATÜRK</p>
</blockquote>
<p>Bu nedenlerle, Atatürk boyunca edinilen değerler, eğitim materyallerinde ve müfredatlarda ön plana çıkar. Öğrencilere, onun azmi ve vizyonuyla<span> </span><strong>toplumumuza katkı sağlama</strong><span> </span>bilinci aşılanır. Sonuç olarak, anma geleneği eğitimde sadece bir ritüeli değil, aynı zamanda bir yaşam felsefesini temsil eder.</p>
<h2>Sonuç</h2>
<p>Atatürk’ü anmanın, Türk milletinin hafızasında ne denli köklü bir yere sahip olduğu artık herkesçe malum. Her yıl 10 Kasım'da bu tarihi anma gelenekleri, Türkiye'nin dört bir yanında farklı şekillerde yankılanıyor. İnsanlar, saygı duruşunda bulunuyor, anma programlarına katılıyor ve onun mirasını yaşatmak için bir araya geliyor. Ancak modern zamanlarla birlikte anma geleneği sadece geçmişe bir saygı duruşu olmanın ötesine geçiyor. Artık sosyal medya, sanal etkinlikler ve dijital platformlar, Atatürk'ü anma biçimimizi dönüştürüyor. Bu nedenle, genç nesillerin de bu geleneği yaşatması ve yeniden anlamlandırması gerekiyor. Her ne olursa olsun, 10 Kasım tarihi, yalnızca hüzünlü bir hatırlama değil; aynı zamanda ulusal bir bilinç ve birlikteliğin yeniden pekiştiği bir gün olarak kalmalı. Anma etkinlikleri, bizlere onun ideallerini anımsatırken, aynı zamanda geleceğe dair sorumluluklarımızı da hatırlatıyor...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İttihat ve Terakki&amp;apos;de Milliyetçilik ve Türkçülük</title>
<link>https://ilterdergisi.com/ittihat-ve-terakkide-milliyetcilik-ve-turkculuk</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/ittihat-ve-terakkide-milliyetcilik-ve-turkculuk</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/2024/11/image_750x500_672a46f01b3d3.jpg" length="241651" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 05 Nov 2024 19:25:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>piyanist</dc:creator>
<media:keywords>İttihat ve Terakki</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">19. milliyetçilik yüzyılından, 20. yüzyıla girildiği halde Osmanlı İmparatorluğu’ndaki çeşitli unsurların <strong>“milli” </strong>ideolojileri yanında, Türkler en sona kalmıştır. <strong>Panislavizm, Panhelenizm, Pancermenizim, Siyonizm </strong>ve türlü akımlar milliyetçi oluşları desteklerken Türkler <strong>Ziya Gökalp</strong>’in deyimiyle <em>“Osmanlı bayrağı altında şuursuz bir hayat” </em>geçirmekteydiler <strong><em>(Tarık Zafer Tunaya, İslâmcılık Cerayanı; İslâm Mecmuası, 1320, sayı 8, 9, 11, 12)</em></strong>. O kadar ki milli marşları bile yoktu. 1908 Temmuz’unda Hürriyet’in İlanı’nı Fransız Millî Marşı’nı (Marsailles) çalarak Selanik’te kutlamışlardı. Ve hâlâ 1789’da idiler. Ama Fransız İhtilâli’nin ilan ettiği ihtilallerin alfabesi olan ilkeler yine de Türklerin hayatına girmiş değildi. Oysa Balkanlarda durum farklıydı. Balkanlar Osmanlı İmparatorluğu’nun yumuşak karnıydı. Batı’ya karşı açık ve fazlasıyla konukseverdi. O kadar ki sırf <strong>“Türkokrasi” </strong>dedileri Osmanlı yönetiminden kurtulmak için Batı’nın emperyalizmine razı olabiliyorlardı. Osmanlılık çatısı onları hiçbir suretle tatmin etmemiştir. Büyük devletlere sığınarak Avrupa kamuoyunu önce Bulgarlar sonra da Yunanlılar sömürmekteydiler. Batı edebiyatı da bu konuda yazılan <strong>şiirler, kitaplar </strong>ya da tek yönlü <strong>tarih öğretileri </strong>yorumlarıyla doluydu. </p>
<p style="text-align: left;">Meşrutiyeti ikinci kez ilan ettikleri halde <strong>Türkler </strong><em>“Osmanlıcılık” </em>fikrine yapışıp kalmışlardır. Kimseyi tatmin etmeyen <strong>Osmanlıcılık </strong>milli bir ideal olacak güçte ve nitelikte değildi. Osmanlılar <strong>“hâkimiyet-i siyasiye” </strong>yoluyla kendilerine bağlı sandıkları milletleri çoktan kaybetmişlerdi. Ama yine de ısrarla bu ilkeye bağlıydılar. Kapitülasyonların yanında bu da ayrı bir baskı sistemi kuruyordu.</p>
<p style="text-align: left;">Bu bağ <strong>Balkan Harbi</strong>’yle koptu. <strong>İttihat ve Terakki</strong>’nin <em>“Türkçülük” </em>akımı bu savaşın dumanları içinde sanki fışkırdı. <em>“Ben varım!” </em>diyemeyen <strong>Türkler </strong>bu sözleri <strong>Balkan Harbi </strong>sonunda söyleyebildiler ve milletleşme platformuna erişebildiler. Milliyetçilik akımı artık bir iç dinamik niteliği kazanmıştı. <strong>Balkan Harbi</strong>’nin <strong>Türk milliyetçi</strong>liğine etkisi <strong>Türkçüler </strong>tarafından olumlu bir gelişme olarak karşılanmıştır. <strong>İttihat ve Terakki </strong>ile muhaliflerinin geçiçi de olsa milliyetçi bir uyanış çevresinde birleşme tecrübesi <strong>Müdafaâ-i Milliye Cemiyeti</strong>’nin kurulmasında görülmüştür. Kısa sürmekle beraber, <strong>Balkan Harbi, Gökalp</strong>’in deyimiyle, bir <em>milli mefkûre</em>’nin (ulusal ideal) somutlaşma koşullarını hazırlamıştır ve ülkenin <strong>Türk </strong>aydınlarını adeta oy birliğine yaklaştırmıştır. Çünkü <strong>Trablusgarp Savaşı</strong>’nın bittiği anda büyük devletlerin de yardımıyla Balkanların <strong>Türklere </strong>saldırması <strong>Ehl-i Salip </strong>(Haçlılar) ruhunun 20. Yüzyıl başındaki ortaya çıkışı sayılmıştır. Fakat fikir akımları arasında milliyetçiliği en fazla geliştiren ve iktidar partisinin ideolojisi yapan <strong>İttihatçılar </strong>olmuştur.</p>
<p style="text-align: left;">Milliyetçilik <strong>İttihatçı </strong>anlam ve yorumuyla <strong>Türkçülük </strong>adını alacaktır ve muhalifleri bu anlayışta <strong>Ziya Gökalp</strong>’ten ve onun yorumlarından milliyetçiliği ayırmaya çalışacaklardır. Fakat <strong>İttihatçı Türkçülük </strong>cereyanını bu fikir karışıklıklarından ve kavram kargaşasından <strong>Ziya Gökalp </strong>Bey kurtarmak isteyecektir. Öteki yorumların tersine <strong>Durkheim sosyolojisi</strong>’nin uyarlamaları ön plana geçirilecektir ve gelişmelerin hareket noktası olacaktır. <strong>Türkçülük</strong>’ten başka hiçbir fikir akımında bir <strong>“ideolog üstad”</strong>ın var olduğu söylenemez.</p>
<p style="text-align: left;">Aslında, imparatorluk ülkesinde çeşitli milliyetçilik akımları, sürekli çatışma halindeydiler. Bunlar arasında, <strong>Türkçülük </strong>bütün şimşekleri üzerine çekmiştir ve <strong>“Jön Türklerin zoraki Türkleştirme” </strong>politikası tüm eleştirilerin hedefi olacaktır.</p>
<p style="text-align: left;">Osmanlı yönetiminin <strong>(İTC) </strong>bu milliyetçiliği <strong>(Türkçü) </strong>görünümü başta <strong>Araplar </strong>olmak üzere büyük tepki ile karşılanmıştır. Aynı zamanda, <strong>İngilizlerce Araplar</strong>’ın <strong>Türklere </strong>karşı kışkırtma aracı olarak kullandığı da açıktır. Balkanların durumu zaten bellidir. 1908’in 23 Temmuz’unun birkaç gün sonrasında <strong>Bulgaristan, Bosna-Hersek </strong>ayrılmaları, kutlama şenliklerine matem serpintileri getirmiştir.</p>
<p><strong>Osmanlılık</strong>’tan hoşnut olmayan <strong>Yunan</strong> ve <strong>Bulgar</strong> mebuslar gibi Balkanlı siyaset adamları (<strong>Ermeni </strong>mebusların da desteğiyle) milli bir muhalefetin ayrılıkçı tutumlarını ülke içinde sürdürmüşlerdir. Parlamentoda <strong>Türkçe </strong>konuşan <strong>Rum </strong>mebuslar Atina mitinglerinde <strong>Yunanlı </strong>oluyorlardı ve örneğin İzmir Mebusu <strong>Kaloridi </strong>Efendi Atina Üniversitesi’nde tarih dersleri veriyordu. <strong>İttihat ve Terakki</strong>’nin <strong>Türkçülüğü</strong>’ne ve <strong>Turancılığı</strong>’na karşı yerel milliyetçi akımlar da koşut bir yol izlemişlerdi. Milliyetçi akımlar arasında bir çatışma 1908 hareketiyle beraber çıkmıştır. En azından Meşrutiyet’in ilk seçiminde <strong>Rumların </strong>ve <strong>Ermenilerin </strong>etnik temsil diyebileceğimiz savları bu durumun kanıtıdır.</p>
<p>Bu çatışma Batılı tarihçilerce yakından izleniyor ve <strong>Türkler </strong>aleyhinde yorumları ortaya çıkarıyordu. Bu noktada eklenecek bir özelliği göz ardı etmemek gerekir. Parlamento ile parlamento dışı milliyetçilik tutumları aynı nitelikte değildir. Çokuluslu bir parlamentoda milliyetçi eleştiriler ve hücumlar genellikle <strong>Türklerden </strong>gelmemiştir. Balkanlılar bu konuda şampiyondur. Parlamento dışında ise her türüyle siyasal, ekonamik, sosyal alanda <strong>Türk milliyetçiliği </strong>yayınların konusu olmuştur. <strong>Millî iktisat, milli coğrafya, milli tarih, milli edebiyat, milli müzecilik, milli filmcilik </strong>gibi müesseselerin kuruluşları her fırsatta müjdelenmektedir. Bu bakımdan parlamento dışı yayınlar bu akımın gelişmesinde çok daha büyük rol oynamışlardır</p>
<p>Parlamentodaki oluşlarda iki sorunu belirtmek gerekir. İlk olarak 1912’ye değin çoğulcu yapılı bir parlamentoda çatışmalar daha açıktır, daha normal ve çeşitli olarak ileri sürülmüşlerdir. 1912’den sonra 1914’te başlayan üçüncü dönem meclislerinde tek parti rejimi gereği, milliyetçi muhalefetin ortaya çıkması daha değişik olmuştur. İkinci sorun, Milliyetçilik akımının devreye girmesi Âyan’da Mebusan’dan daha erken ortaya çıkmıştır. Mebusan’da ise bu konu <strong>Mütarekeyi </strong>(1918) beklemek gerekecektir.</p>
<p><strong>“Yorgiyadis Efendi sorunu” </strong>heyecansız ve yaşlı Âyan’da, durgun denizde bir fırtına benzerliği göstermiştir <strong><em>(MACZ, D. II, Sİ 2, 17- 18-19-25. İçtimalar, s. 171-301)</em></strong>. 28 Haziran 1914 günü ilk kez <strong>Aydın Millî Bankası</strong>’nın kuruluşuna ilişkin bir tasarı Âyan’ın gündeminde yer almıştır <em>(Aydın Millî Bankası hisse senetlerinin 25.000 liralığının Ziraat Bankası’nca satın alınmasına dair Maliye encümeni mazbatası okunmuştur)</em>. İlk anda sorun önemsenmez. Fakat kendi deyimiyle <em>“elli yıla yakın Osmanlı Devleti’nin hizmetinde çalışmış olan” </em><strong>Yorgiyadis </strong>Efendi sorunu bu kadar basit bulmaz, önce hukuki bakımdan eleştiriye geçer:</p>
<p>Bir kez ortada somut bir olay yoktur. Aydın Millî Bankası henüz kuruluş halindedir. Ziraatte çalışan insanların parasıyla kurulmuş, bir devlet kurumu olmayan Ziraat Bankası’nın parası ortada görülmeyen bir kurum için sarf edilemez. Bu, görülmemiş bir şeydir. Böyle bir yasa tasarısının <strong>“reddi değil atılması” </strong>gerekir.<em> “Bu tür tasarılar kabul edilemez.” </em>Bu sözler üyeleri <strong>Yorgiyadis </strong>Efendi’ye karşı sert eleştirilere götürmez. Tartışma teknik planda cereyan eder ve çağrılmış bir memurun açıklamaları da dinlenir. <strong>İttihatçı </strong>üyeler tasarıyı överek onun bir hayır maksadına dayandığını ve Ege halkının başarısı olduğunu savunurlar. Onlar bunun hayırlı ve milli bir eser olduğunu ileri sürerler ve de yardım yapılmadığı takdirde bankanın kurulamayacağını sözlerine eklerler. Aslında banka kurucularının hemen tümü <strong>İttihat ve Terakki</strong>’ye kayıtlı kişilerdir ve içlerinde muhalif partilerin mensupları yoktur ve hiçbir gayri-müslim ismine de rastlanmaz <strong><em>(Gündüz Ökçün, 1909-1930 Yılları Arasında Anonim Şirket Olarak Kurulan Bankalar, s. 421; Zafer Toprak, Türkiye’de Milli İktisat, s. 159)</em></strong>.</p>
<p><strong>Yorgiyadis </strong>Efendi yeniden devreye girerek iddialarını kesinleştirir. Ona göre ortada halkın güvenini kazanmış bir kurum yoktur. Bu müessese gerçek bir banka değildi. Kurulmamıştı, kurulamazdı. Hükûmet başka bir kanun tasarısı önererek bunun kurulmasını isteyebilirdi. Bu tartışmalar sonunda tasarı Âyan’da kabul edilmiştir. </p>
<p>Ertesi celsede (30 Haziran 1914) fırtına ve tartışmalar gazetelerin olaya el koymalarıyla başlamıştır. Bu olaydan önce de <strong>Donanma Cemiyeti’</strong>’ne bırakılan bir maaş hakkındaki kanun tasarısına da muhalefet etmiş olan <strong>Yorgiyadis </strong>Efendi basında bir <strong>Yunan milliyetçisi </strong>olarak kamuoyuna tanıtılmıştı. <strong>Yunus Nadi </strong>Bey başta olmak üzere gazeteler olayı <strong>Yorgiyadis </strong>Efendi’yi çok ağır şekilde suçlayarak yansıtmışlardır. <strong>Yunus Nadi </strong>Bey’in <em>“Hezeyan Hezeyan üstüne” </em>başlıklı başyazısında: <em>“… Yorgiyadis Efendi’nin olamaz olmayacaktır hükümleri ile bu türlü milli müesseselerin olmaması arzularını izhar etmekten başka bir şey yapamadığı meydanda değil midir?” <strong>(Tavir-i Efkâr, 15 Temmuz 1941)</strong></em>. Bu yazı Osmanlı İmparatorluğu’nda yeni ve tamamen milliyetçi olarak gelişen bir akımın simgesiydi ve bu akım hızla iktisadilik kazanmaktaydı.</p>
<p>Celse açılınca <strong>Reis Rıfat </strong>Bey sorunu yinelemiş ve <strong>Âyan Meclisi </strong>için onur meselesi saymıştır. <strong>Yorgiyadis </strong>Efendi’nin bu sözleri karşısında dahili nizamname gereğince harekete geçilmesi kararlaştırılmıştır. Fakat <strong>Yorgiyadis </strong>Efendi bu birleşimde bulunmamıştır. Gazi <strong>Ahmet Muhtar </strong>Paşa’nın ısrarla üzerinde durduğu öneriyle, <strong>Yorgiyadis </strong>Efendi’nin savunmasına ve kendisine haber verilmesine karar verilmiştir. Üçüncü celsede  (1 Temmuz 1914) rüzgarlar daha şiddetle esmiştir. <strong>Yorgiyadis </strong>Efendi’den savunmasını yapması istenilmiştir. O da sözlerini yinelemiş ve bu sözlerin özür dileme olarak kabul edilip edilmemesini <strong>Meclis</strong>’e bırakmıştır. Bunun üzerine reis bunun hakaret olduğunu oya koymuş ve dahili nizamname gereğince umumi heyetin kararıyla <strong>Yorgiyadis </strong>Efendi’ye takbih ve ihraç cezası (Kınama ve <strong>Meclis</strong>’ten çıkarma) verilmiştir. Bundan sonra söz istemesine rağmen bu isteği reddedilmiş ve reisin sert bir şekilde <em>“Dışarı çıkınız!” </em>sözüyle dışarıya çıkarılmıştır.</p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Arial','sans-serif';">Son perde yirmi beşinci içtimada inmiştir (8 Temmuz 1914). <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Yorgiyadis </b>Efendi ancak ikinci celsede söz alabilmiş ve içini dökme fırsatını bulmuştur. Açıklamalarında imzasız tehdit mektupları aldığını, basında hakaret dolu yazılar yayınlandığını ve hele <i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Sizin burada işiniz yoktur. Burası Türkiye’dir, Yunanistan’a gidiniz” </i>gibi ibareler bulunan bu yayınların kendisini çok müteessir ettiğini fakat bunlardan korkmadığını da söylemiştir. Gönderilen mektuba imzasız olması nedeniyle önem verilmemiş ve bu konuda <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Meclis</b>’çe hiçbir işlem yapılmamıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Arial','sans-serif';">Fakat mektupta <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Rum </b>milletine hakaret iddiası üzerine, bu sefer de <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Mavrokordato Efendi</b> <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Rumlar </b>aleyhine bir cereyandan söz etmiş, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Aristidi Paşa</b>’da bu gibi cereyanlar yaratılmasının doğru olmadığını söylemiştir. Böylece son perde inmeden <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Yorgiyadis Efendi </b>sorununda, milliyetçilik cereyanlarının en ağır başlılar meclisinde nasıl saptandığı ortaya çıkmıştır. <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Âyan</b>’ın 1915 ikinci dönemi açılırken reis bazı üyelerin, bu arada <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Yorgiyadis Efendi</b>’nin de ölümü bildirilecektir. Milliyetçilik akımının gelişme süreci içinde “<b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Yorgiyadis Efendi olayı” </b>bir buzdağının deniz üzerinde görünen kısmı gibi dikkati çekmektedir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Arial','sans-serif';">Balkan Harbi </span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Arial','sans-serif';">döneminin koşulları içinde milliyetçiliğin ideolojik işlevi özellikle <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">İttihatçılar </b>tarafından bir imparatorluğu yıkılmaktan kurtaracak kadar güçlü ve etkin bir tedbir olarak görülmüştür. Burada <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Ziya Gökalp Bey</b>’in önerdiği model ile karşılaşılacaktır. <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Merkez-i Umumi</b>’den topluma doğru baktığı zaman içinden çıkılmaz bir kargaşayı nasıl birleştirici bir inanç sistemi ile kurtarabileceğini araştırması onun fikir planından eylem planına doğru itecektir. O da buna hazırdır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Arial','sans-serif';">İlk önerisi, imparatorluğun içindeki <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türklerden</b> başka toplumları millet yapan ne varsa onları <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türklere </b>de kazandırmak olacaktır. Hüzünlü tablosuyla <i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Osmanlı ülkesinde şuursuz bir hayat geçiren Türkleri” </i>kurtarmak yolunda hareket noktası budur. Bu andan itibaren <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">İttihatçı </b>yöntemi <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Ziya Gökalp Bey </b><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Türkleştirecektir”. </i>Birinci dönemde Osmanlı <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türkleri </b>kalkındırılacaktır. İkinci dönemde yitirilen <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Rumeli</b>’den ve yitirilecek <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Arap </b>vilayetlerinden sonra <i style="mso-bidi-font-style: normal;">“irredenta” </i>politikasıyla <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Anadolu</b>’nun kuzeyi ve doğusundan itibaren gidilebilecek her yere, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Hazar </b>ötelerine kadar <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türkçülük </b>fikrinin sonuçlarına varılacaktır. <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Turan </b>böyle doğacaktır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Arial','sans-serif';">İttihatçı </span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Arial','sans-serif';">anlamıyla <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türkleşmek</b>, içinde bulunulan yüzyılın tabiatından doğmaktır. Kısaca millet tabii ve gerçek bir olgudur. Bunun için de şuursuz bir kalabalık hayatını milli bir şuura sahip kılmak ve <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türklerin </b>millet halinde birleşmelerini ve yaşamalarını gerçekleştirmek gereklidir. Bu noktada <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">İttihat ve Terakki </b>kadar <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Ziya Gökalp Bey</b>’de şanslıdır. Çünkü imparatorluğun son perdesinin oynandığı bir dönemde yeni bir aydınlar grubu ünlü ideoloğun çevresinde toplanmışlardır. Yeni fikirler yazılmaktadır. <i style="mso-bidi-font-style: normal;">Türk Yurdu, Yeni Mecmua </i>ve<b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;"> </i></b><i style="mso-bidi-font-style: normal;">İslâm Mecmuası </i>gibi reformcu dergiler yeni tezler üretmekte ve gelişen yeni ideolojiyi disipline etmektedirler. <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türk Ocakları </b>arayış içindeki insanlarla yakın diyalog kurmaktadır. <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türkçülük </b>de artık Osmanlı İmparatorluğu’nda düşünülmektedir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Arial','sans-serif';">Gökalpçi düşünceler </span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Arial','sans-serif';">gittikçe berraklaşmaktadır. <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türkler </b>milli bir hayat kurmak hakkına sahiptirler. Aydınlar belki unutmuşlardır, belki de ruhsuz bir taklit peşindedirler. Ama halk yüzyıllar boyu bir hars (kültür) deposu olarak hâlâ canlıdır, <i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Deha halktadır”</i>. <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Balkan Harbi</b>’nin felaketli tabloları içinde, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Birinci Dünya Savaşı</b>’nın karanlık bulutları arasında, bu fikirler insanları ayakta tutabilme gücünü yaratmaktadır. Fikirler birbiri ardına doğup taşmaktadır. Halk uyanmıştır. <i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Milli mefkûre </i>(ideal)<i style="mso-bidi-font-style: normal;">, milli şuur </i>(bilinç)<i style="mso-bidi-font-style: normal;">, milli bilinç” </i>kavramları birer kutsal ilke olmuştur. <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Ziya Gökalpçiler </b>bu ilkelere ideolojik bir atılım ve kendi kendini keşfetme duygusu vermişlerdir. Bunları kutsallaştırmaktan öte bir yaşanan kurallar niteliğine dönüştürmek gerekir. Bu da<i style="mso-bidi-font-style: normal;"> </i><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Tanzimat kafası</b>’ndan kopmak demektir. Dincilerin baskısından kurtulmak, yabancı karşısında aşağılık duygusuna kapılmamak demektir ve kendi kendini yaratmak demektir. Aldatıcı <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Tanzimat </b>nikabını (örtüsünü) kaldırınca, milli mefkûrenin de yokluğu görülmüştür.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Arial','sans-serif';">Türkler </span></b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Arial','sans-serif';">milliyetlerinin bilincindedirler, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türk milleti</b>’ni kurtarmaktadırlar ve <i style="mso-bidi-font-style: normal;">“köklü mazide olan ati”</i>ye doğru yürüyerek yitirdikleri kültürlerini ve dillerini aramaktadırlar. <i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Lisan ve harsi müesseseler milli mefkûreyi besleyecek menkıbeleri ve hamle kuvvetlerini tarihlerinde ve mazilerinde bulacaklardır. Bu arayış da Türkçüleri İslâmiyet’ten daha evvele, İslâmiyetten önceki Türklüğe götürebilir.” <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">(Tarık Zafer Tunaya, Türkiye’de Siyasal Partiler, s. 112)<o:p></o:p></b></i></span></p>
<p class="MsoNormal"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Arial','sans-serif';">Kaynak</span></b><b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><span style="mso-bidi-font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Arial','sans-serif';">&amp;Alıntı: Tarık Zafer Tunaya, Türkiye’de Siyasal Partiler III: İttihat ve Terakki Bir Çağın, Bir Kuşağın, Bir Partinin Tarihi, 1. Baskı Eylül 2024, s. 300-306.<o:p></o:p></span></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yılların Özlemi: Yeni Bir Abece</title>
<link>https://ilterdergisi.com/harf-devrimi-803</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/harf-devrimi-803</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/2024/11/image_750x500_6724c1f9dfe43.jpg" length="101750" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 03 Nov 2024 14:21:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>piyanist</dc:creator>
<media:keywords>Alfabe</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Uluslararası rakamların kabul&uuml;ne ilişkin yasanın 20 Mayıs1928 g&uuml;n&uuml; TBMM&rsquo;deki g&ouml;r&uuml;şmeleri sırasında milletvekillerinden <strong>Hasan Fehmi </strong>ve <strong>Muhittin Nami, </strong>rakamlardan &ouml;nce uluslararası yazı şekillerinin alınmasının gerekliliği &uuml;zerinde durmuşlardı. Onlara yanıt veren Maliye Bakanı <strong>Ş&uuml;kr&uuml; Saracoğlu </strong>ve Milli Eğitim Bakanı <strong>Mustafa Necati, </strong>yazı değişikliğinin &ccedil;ok zor ve o denli &ouml;nemli bir sorun olduğunu belirtmişler, bu nedenle sorunu &ccedil;&ouml;zmek amacıyla uzmanlardan oluşan bir komisyon oluşturulduğunu, &ccedil;alışmaların yakında tamamlanacağını bildirmişlerdi. Ger&ccedil;ekten de bir abece değişikliği Tanrısal haklara dayalı orta&ccedil;ağ monarşileri bir tarafa bırakılacak olursa &ouml;zg&uuml;r toplumlarda bile kolaylıkla ger&ccedil;ekleştirilemeyecek bir girişimdi. Bu nedenle k&ouml;kl&uuml; değişiklikleri &ouml;ng&ouml;ren Fransız ve Sovyet devrimlerinde bile devrim &ouml;nc&uuml;leri b&ouml;yle bir atılıma ge&ccedil;memişlerdi. Bu nedenle <strong>George Duhamel, Atat&uuml;rk</strong>&rsquo;&uuml;n ger&ccedil;ekleştirdiği <strong>abece </strong>değişikliğini ş&ouml;yle değerlendirmektedir:</p>
<p style="text-align: left;"><em>&ldquo;Bu devrim, İngiltere, Fransa ve Rusya&rsquo;daki ihtilalcilerin yaptıkları devrimler ile kesinlikle kıyaslanamaz. Bu &uuml;lkelerin hi&ccedil;biri dile ve yazıya dokunmayı aklından bile ge&ccedil;irmemiştir. Ne Cromwel, ne Robespierre ne Lenin ve selefleri </em>(ardaları)<em>, y&ouml;nettikleri halkların, bilimsel felsefesini, k&uuml;lt&uuml;r y&ouml;ntemini ve t&uuml;m kaderini değiştirmeye kalkışmıştır.&rdquo; <strong>(La Turquie Nouvelle, Puissance d&rsquo;Occident, Paris, 1954, 35)</strong></em></p>
<p style="text-align: left;">T&uuml;rklerin tarih boyunca kullandıkları bilinen <strong>Soğut, G&ouml;kt&uuml;rk, Uygur </strong>ve <strong>Arap&ccedil;aya dayalı abece </strong>değişikliklerinin hepsi de bir devletin yıkılması ya da İslamiyetin kabul&uuml; gibi din değişikliği sonunda sağlanmıştı. <strong>Eski yazı </strong>diye anılan <strong>Arap k&ouml;kenli abece</strong>&rsquo;nin en b&uuml;y&uuml;k &ouml;zelliği &uuml;nl&uuml; (sesli) harflerin eksikliğidir. 29 harften oluşan bu abecede ger&ccedil;ekte <strong>elif </strong>denen ve yerine g&ouml;re &ldquo;a, e, ı, i&rdquo; gibi değişik seslerle okunması gereken tek bir &uuml;nl&uuml; vardır. <strong>Elif </strong>dışında aslında &uuml;ns&uuml;z olan &ldquo;v, y&rdquo; harfleri de yerine g&ouml;re ve bazı kurallarla &uuml;nl&uuml; gibi okunmaktadır. &Uuml;nl&uuml; eksikliği okumayı &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de zorlaştırdığından bu zorluğu azaltmak i&ccedil;in &uuml;ns&uuml;z harflerin &uuml;stlerine ya da altlarına &uuml;nl&uuml; sesi verecek <strong>hareke</strong> denen kimi k&uuml;&ccedil;&uuml;k işaretlerin konulması kabul edilmişti. Ama bu da yazımda bir&ccedil;ok karışıklıklar doğurmuştu.</p>
<p style="text-align: left;">S&ouml;z konusu abecenin bir başka &ouml;zelliği, temelde aynı olup birbirine yakın sesler i&ccedil;in ayrı ayrı simgelerin, harflerin kullanılmasıdır. &Ouml;rneğin, Latin k&ouml;kenli abecede &ldquo;h, s, z&rdquo; sesi verecek birer simge bulunmasına karşın Arap abecesinde bunların her biri i&ccedil;in 3 ayrı harf konulmaktaydı. Bundan dolayı s&ouml;zc&uuml;klerde bunlara ilişkin sesin hangi harfle yazılacağının bilinmesi gerekmektedir ki bu da yazımı g&uuml;&ccedil;leştirmektedir. B&uuml;t&uuml;n bu &ouml;zellikleri ya da g&uuml;&ccedil;l&uuml;klerinden &ouml;t&uuml;r&uuml; Osmanlı İmparatorluğu d&ouml;neminde kullanılan <strong>&ldquo;okur-yazar&rdquo; </strong>deyimi, belli bir bilgi ve k&uuml;lt&uuml;r birikimi bulunan aydın kişi anlamına gelmekteydi.</p>
<p style="text-align: left;">Arap k&ouml;kenli alfabenin okuma-yazmadaki g&uuml;&ccedil;l&uuml;kler dışında T&uuml;rk&ccedil;enin ses d&uuml;zenine de uygun olmadığı y&uuml;zyılların &ccedil;abalarına karşın okuryazar n&uuml;fus oranının artmayışından da belli olmuştu. Bu y&uuml;zden, 18. Y&uuml;zyıl sonlarından başlayarak <strong>alfabenin ıslahı </strong>(d&uuml;zeltilmesi) sorunu g&uuml;ndeme gelmişti. Tartışmaların başladığı sırada Arap abecesini d&uuml;zeltme yerine <strong>Latin abecesi</strong>&rsquo;ni almanın daha &ccedil;ıkar yol olduğu &ouml;ne s&uuml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;. İslam &uuml;lkelerinde incelemelerde bulunmuş olan Fransız dilbilimci <strong>C. Fran&ccedil;ois Volney, </strong><em>l&rsquo;alphabet Europ&eacute;en appliqu&eacute; aux langues Asiatique </em>(Avrupa Abecesinin Asya Dillerine Uygulanması) adıyla yayımladığı kitabında, başta M&uuml;sl&uuml;manlar olmak &uuml;zere Doğu halklarının Latin abecesini almalarının, onların Batı d&uuml;zeyine ulaşmaları i&ccedil;in gerekli olduğunu savunmuştu.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Volney</strong>&rsquo;in g&ouml;r&uuml;ş&uuml; değişik bi&ccedil;imlerle de olsa Osmanlı sarayına ve başkentine de yansımıştı. <strong>III. Selim</strong>&rsquo;in kız kardeşi <strong>Hatice Sultan, </strong>saray hizmetindeki ressam mimar <strong>Melling</strong>&rsquo;ten Latin harfleriyle yazmayı &ouml;ğrenmişti. Yeni a&ccedil;ılan okullar i&ccedil;in Fransızcadan kitaplar &ccedil;eviren <strong>Dar&uuml;lf&uuml;nun </strong>(&Uuml;niversite) M&uuml;d&uuml;r&uuml; <strong>Tahsin Hoca, </strong>bir &ccedil;&ouml;z&uuml;m olarak harflerin Latincede olduğu gibi soldan sağa doğru yazılmasını &ouml;nermişti. O yıllarda İstanbul&rsquo;da bulunan Azerbaycanlı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r <strong>Fethali </strong>ise <strong>&ldquo;harflerin ıslahı&rdquo;</strong>nı &ouml;ng&ouml;ren bir tasarı sunmuştu. Bu tasarı o d&ouml;nemde kurulmuş olan <strong>Cemiyet-i İlmiye-i Osmaniye</strong>&rsquo;de (Osmanlı Bilim Derneği) g&ouml;r&uuml;ş&uuml;lm&uuml;şt&uuml;. Fakat uygulamaya konulması, eski İslami yapıtların unutulmasına yol a&ccedil;acağı kuşkusuyla sakıncalı bulunmuştu. Tiflis&rsquo;e d&ouml;nen <strong>Fethali, </strong>bir s&uuml;re sonra Arap harfleri yerine <strong>Volney </strong>gibi <strong>Latin abecesi</strong>&rsquo;nin alınmasını yeni bir rapor hazırlayarak <strong>Sadrazam Ali Paşa</strong>&rsquo;ya g&ouml;ndermişti ama bu rapor da benimsenmemişti.</p>
<p style="text-align: left;">&Ouml;te yandan <strong>Cemiyet-i İlmiye</strong>&rsquo;nin kurucusu <strong>M&uuml;nif Paşa, </strong>Arap harflerinin devamından yana olmakla birlikte kimi d&uuml;zeltiler yapılmasını, yazım kurallarının basitleştirilmesini zorunlu g&ouml;rm&uuml;şt&uuml;. Ona g&ouml;re bu ama&ccedil;la 2 y&ouml;ntem uygulanabilirdi: <strong>Hareke</strong>&rsquo;lerin sayısı artırılabilirdi ya da harfler ayrı ayrı yazılarak gereken &uuml;nl&uuml;ler de yeniden belirlenebilirdi. <strong>M&uuml;nif Paşa</strong>&rsquo;nın ikinci &ouml;nerisine <strong>huruf-ı munfasıla </strong>y&ouml;ntemi adı verilmişti. Yıllar sonra <strong>Enver Paşa, Birinci D&uuml;nya Savaşı </strong>s&uuml;rerken yayımladığı bir genelge ile ordudaki yazışmaların b&ouml;yle yapılmasını istemişti fakat bu girişim yeni bir kargaşa yaratmıştı.</p>
<p style="text-align: left;">Abece tartışması, <strong>Cemiyet-i İlmiye</strong> dışında basına da yansımıştı. Bu arada <strong>Latin abecesi</strong>&rsquo;nin alınması &ouml;nerilerinin giderek yoğunluk kazandığı g&ouml;r&uuml;lmektedir. <strong>Ali Suavi, </strong>alfabenin d&uuml;zeltilmesinden yana &ccedil;ıkarken<strong> Namık Kemal </strong>bunun gerekli olmadığını savunmuştu. <strong>Hayreddin </strong>imzasıyla <em>Terakki </em>gazetesinde &ccedil;ıkan bir yazıda ise (1869) okuma-yazmadaki g&uuml;&ccedil;l&uuml;klerin giderilebilmesi i&ccedil;in <strong>Latin abecesi</strong>&rsquo;nin alınmasının yerinde olacağı s&ouml;ylenmişti. Aynı g&ouml;r&uuml;ş&uuml; paylaşan <strong>Celal Nuri</strong>&rsquo;de <strong>&ldquo;cesaretle Latin harflerinin kabul edilmesi&rdquo;</strong>ni istemişti. 1914&rsquo;te <em>H&uuml;rriyet-i Fikriye (D&uuml;ş&uuml;nce &Ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;) </em>dergisinde &ccedil;ıkan bir yazı dizisinde de Latin harflerinin kabul edilmesinin gerektiği ayrıntılarıyla anlatılmıştı. <strong>İttihat ve Terakki Partisi </strong>kurucularından <strong>İbrahim Temo </strong>bu g&ouml;r&uuml;şte olduğundan kendisine <strong>&ldquo;Latinci Temo&rdquo; </strong>lakabı verilmişti. &Ouml;nceleri Arap yazısının T&uuml;rk&ccedil;eye uygun bir hale getirilmesinden, yani bir d&uuml;zenlemeden yana olan <strong>Kılı&ccedil;zade Hakkı </strong>ile <strong>H&uuml;seyin Cahit Yal&ccedil;ın</strong>&rsquo;da Latin abecesinin kabul&uuml;n&uuml; istemeye y&ouml;nelmişlerdi.&Ouml;te yandan <strong>Mehmet </strong>adındaki Tiranlı bir Osmanlı yurttaşı 1910&rsquo;da Arnavutlukta Latin yazısının kullanılması i&ccedil;in Sadrazamlığa başvurmuştu. Ancak Şeyh&uuml;lislamlığa g&ouml;nderilen bu &ouml;neriye <strong>Kur&rsquo;an</strong>&rsquo;ın Latin harfleriyle yazılamayacağı &ouml;ne s&uuml;r&uuml;lerek karşı &ccedil;ıkılmıştı <strong><em>(Mustafa Canpolat, &ldquo;Arap Yazılı T&uuml;rk Alfabesinin Gelişmesi&rdquo;, Harf Devriminin 50. Yılı, 49-54)</em></strong>.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Cumhuriyet </strong>d&ouml;nemine gelindiğinde abece sorunuyla ilgili olarak yurt dışında iki &ouml;nemli gelişme olmuştu. 1917&rsquo;de &ouml;ğrenim i&ccedil;in Almanya&rsquo;ya g&ouml;nderilen T&uuml;rk gen&ccedil;leri orada <strong>T&uuml;rk &Ouml;ğrenci Dernekleri Birliği </strong>adıyla bir &ouml;rg&uuml;t kurmuşlardı. Başlarında <strong>Bekir Sıtkı Oransay</strong>&rsquo;ın bulunduğu s&ouml;z konusu gen&ccedil;ler 1924&rsquo;te Latin k&ouml;kenli bir abece geliştirmişlerdi. 5&rsquo;i &uuml;nl&uuml; olmak &uuml;zere 20 harften oluşan bu abeceyi tanıtmak i&ccedil;in de Berlin&rsquo;de <strong>Yeni Yazı </strong>adında bir derginin yayınına başlamışlardı. İkinci gelişme de Sovyetler Birliği&rsquo;ne katılan Azerbaycan&rsquo;da yaşanmıştı. 1926&rsquo;da Bak&uuml;&rsquo;de toplanan <strong>Birinci T&uuml;rkoloji Kongresi</strong>&rsquo;nde b&uuml;t&uuml;n Rusya T&uuml;rkleri i&ccedil;in Latince k&ouml;kenli bir alfabenin kabul edilmesi &ouml;ng&ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;.</p>
<p style="text-align: left;">Bu tartışmalar i&ccedil;inde b&uuml;y&uuml;m&uuml;ş olan <strong>Atat&uuml;rk, </strong>kuşkusuz onlardan da g&uuml;&ccedil; alarak <strong>Cumhuriyet</strong>&rsquo;in 5. yılında abece değişikliğine girişmişti.<strong> Mustafa Kemal </strong>kuşağı Batı dillerini &ouml;ğrenirken doğal olarak Latin harflerini de &ouml;ğrenmişlerdi. Nitekim o daha 1908&rsquo;de Bulgar T&uuml;rkoloğu <strong>İvan Malinov</strong>&rsquo;a bir abece değişikliğinden yana olduğunu s&ouml;ylemişti. İsrailli uzmanların ve Dışişleri yetkililerinin T&uuml;rk Tarih Kurumu Başkanı <strong>Enver Ziya Karal</strong>&rsquo;a a&ccedil;ıkladıklarına g&ouml;re <strong>Mustafa Kemal, </strong>1911&rsquo;de Trablusgarp&rsquo;a giderken uğradığı Kud&uuml;s&rsquo;te İbraniceyi diriltmeye &ccedil;alışan <strong>Elizer ben Yehuda </strong>ile g&ouml;r&uuml;şmesinde Latin alfabesine değinmişti. <strong>Elizer</strong>&rsquo;e b&ouml;ylesi zor bir uğraşa girmektense Latin harflerinin alınmasının daha kolay olacağını s&ouml;ylemiş ve eğer bir g&uuml;n T&uuml;rkiye&rsquo;de s&ouml;z sahibi olursa Arap harfleri yerine Latin harflerini kabul ettirmeye &ccedil;alışacağını eklemişti <strong><em>(ATYA, 23 vd.)</em></strong>.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Mustafa Kemal, </strong>13 Mayıs 1914&rsquo;te Sofya&rsquo;dan <strong>Madame Corinne</strong>&rsquo;e g&ouml;nderdiği Fransızca mektubun sonundaki T&uuml;rk&ccedil;e notu Latin harflerini kullanarak yazmıştı. Bu eğilimde olan <strong>Mustafa Kemal, Erzurum Kongresi </strong>ertesinde, 9 Ağustos 1918&rsquo;de <strong>Mazhar M&uuml;fit Kansu</strong>&rsquo;ya geleceğe y&ouml;nelik girişimlerini yazdırırken 5. sırayı <strong>&ldquo;Latin harflerinin kabul&uuml;&rdquo; </strong>almıştı. <strong>Halide Edip Adıvar</strong>&rsquo;da 1922&rsquo;deki bir konuşmasında <strong>Mustafa Kemal</strong>&rsquo;in Latin harflerinin kabul edilmesinden s&ouml;z ettiğini belirtmektedir <strong><em>(Agy, 264)</em></strong>. Ancak her devrimci, atılım i&ccedil;in uygun ortamın doğmasını beklediği i&ccedil;in ondan bir yıl sonraki <strong>İzmit Basın Toplantısı</strong>&rsquo;nda, <em>&ldquo;Ulusa Latin harflerini kabul ettiriniz!&rdquo; </em>&ouml;nerisine <em>&ldquo;Hen&uuml;z bu hususta kimseye s&ouml;z veremem. Daha beklemeye mecburum!&rdquo; </em>yanıtını vermişti.</p>
<p style="text-align: left;">Ger&ccedil;ekten de 1923&rsquo;te hen&uuml;z abece değişikliği zamanının gelmediği anlaşılmıştı. O yıl <strong>Tahsin &Ouml;mer, </strong><em>Latin Harflerini Kabul Etmeliyiz </em>adıyla bir kitap yayımlamıştı ama İzmir&rsquo;de toplanan <strong>İktisat Kongresi</strong>&rsquo;nde harflerin değiştirilmesi i&ccedil;in verilen bir &ouml;nergeyi Başkan <strong>K&acirc;zım Karabekir </strong>oya sunmak gereğini bile duymadan reddetmişti.<strong> Karabekir, </strong>kongreden sonra <em>H&acirc;kimiyet-i Milliye</em>&rsquo;ye verdiği deme&ccedil;te (5 Mart 1923), Latin harflerinin kabul edileceği g&uuml;n, memleketin alt&uuml;st olacağını ve yabancıların T&uuml;rkleri Hıristiyan olmakla su&ccedil;layacaklarını &ouml;ne s&uuml;rm&uuml;şt&uuml;! <strong>Karabekir </strong>dışında, <strong>İbrahim Alaattin G&ouml;vsa, Fuat K&ouml;pr&uuml;l&uuml; </strong>ve <strong>Zeki Velidi Togan </strong>gibi kimi aydınlar da uygulamanın &ccedil;ok g&uuml;&ccedil; olduğu gibi gerek&ccedil;elerle abece değişikliğine karşı &ccedil;ıkmışlardı.</p>
<p style="text-align: left;">Ama 1928 yılına gelindiğinde <strong>Atat&uuml;rk, S&ouml;ylev</strong>&rsquo;inde a&ccedil;ıkladığı gibi devrim yolunda yeni atılımlara girişmişti. Adalet Bakanı <strong>Mahmut Esat Bozkurt</strong>&rsquo;un 8 Ocakta Ankara <strong>T&uuml;rk Ocağı</strong>&rsquo;nda T&uuml;rk harfleri konusunda bir konferans vermesi bu sorunun yakında g&uuml;ndeme alınacağını g&ouml;stermişti. Yalnız abece, dili şekle d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ren bir ara&ccedil; olduğuna g&ouml;re yazı ile dil sorununun birlikte ele alınması da gerekli g&ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;. Bu nedenle T&uuml;rk&ccedil;enin &ouml;zelliğine uygun bir abecenin saptanabilmesi i&ccedil;in oluşturulan komisyona iki ad verilerek <strong>Alfabe Komisyonu </strong>ya da <strong>Dil Enc&uuml;meni </strong>denilmişti. 9 &uuml;yeli komisyonda dil uzmanı, eğitimci ve gazeteci-yazar olarak <strong>Ragıp Hulusi &Ouml;zden, İbrahim Grantay, Ahmet Cevat Emre, Emin Erişirgil, İhsan Sungu, Avni Başman, Falih Rıfkı Atay, Ruşen Eşref &Uuml;naydın </strong>ve <strong>Yakup Kadri Karaosmanoğlu </strong>g&ouml;rev almışlardı.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Dolmabah&ccedil;e Sarayı</strong>&rsquo;nda s&uuml;rd&uuml;r&uuml;len komisyon &ccedil;alışmalarını <strong>Atat&uuml;rk</strong>&rsquo;de yakından izlemişti. Dildeki yabancı s&ouml;zc&uuml;klerin s&ouml;yleniş &ouml;zelliklerine g&ouml;re değişik simgeler, harfler kabul edilip edilmemesi konusunda komisyonda g&ouml;r&uuml;ş ayrılıkları belirince o da T&uuml;rk&ccedil;enin esas alınmasından yana olanlara katılmıştı. B&ouml;ylece sonuca ulaşmak kolaylaşmıştı. Bu arada <strong>İbrahim Necati Dilmen</strong>&rsquo;den benimsenen yeni harfleri &ouml;ğrenen <strong>Atat&uuml;rk, </strong>4/5 Ağustos gecesi Başbakan <strong>İn&ouml;n&uuml;</strong>&rsquo;ye yazdığı mektupta ilk kez Latin abecesinden alınan bu yeni harfleri kullanmıştı. 9/10 Ağustos akşamı Sarayburnu&rsquo;nda d&uuml;zenlenen konserde ise abecede değişiklik yapılacağını a&ccedil;ıklamıştı. Onun hazırladığı ve <strong>Falih Rıfkı Atay</strong>&rsquo;ın y&uuml;ksek sesle okuduğu metinde şunlar vurgulanmıştı:</p>
<p style="text-align: left;"><em>&ldquo;Arkadaşlar g&uuml;zel dilimizi ifade etmek i&ccedil;in yeni T&uuml;rk harflerini kabul ediyoruz. Bizim g&uuml;zel, ahenkli, zengin dilimiz yeni T&uuml;rk harfleriyle kendini g&ouml;sterecektir. Bug&uuml;n yapmak zorunda bulunduğumuz &ccedil;ok değerli bir iş daha vardır: Yeni T&uuml;rk harflerini &ccedil;abuk &ouml;ğrenmek. Kadına, erkeğe, hamala, sandalcıya, b&uuml;t&uuml;n yurttaşlara &ouml;ğretiniz. Bunu yurtseverlik, ulusseverlik biliniz. Bu g&ouml;revi yaparken d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n&uuml;z ki bir ulusun, bir sosyal topluluğun %10&rsquo;u ancak okuma-yazma bilir, %90&rsquo;ı bilmezse, bundan insan olanların utanması gerekir.&rdquo;</em></p>
<p style="text-align: left;">Bu utanılacak duruma son verilmesi i&ccedil;in vakit yitirilmeden uygulamaya ge&ccedil;ilmesi gerekirdi. Ne ki vaktiyle <strong>Enver Paşa</strong>&rsquo;nın harfleri ayrı yazma konusundaki kararının doğurduğu kargaşayı yaşamış olan <strong>İsmet İn&ouml;n&uuml; </strong>başta olmak &uuml;zere bir&ccedil;okları yeni harfleri uygulamak i&ccedil;in birka&ccedil; yıllık bir ge&ccedil;iş d&ouml;nemini gerekli g&ouml;r&uuml;yorlardı. <strong>İn&ouml;n&uuml;</strong>&rsquo;ye g&ouml;re bu 7 yıl olmalıydı. Ancak o, <strong>Atat&uuml;rk</strong>&rsquo;le konuşmasından sonra bu yoldaki kuşkularından sıyrılmış ve yeni T&uuml;rk abecesinin en ateşli savunucusu olmuştu. Komisyon &ccedil;alışmalarının sona erdiği 29 Ağustos g&uuml;nk&uuml; toplantıda <strong>İn&ouml;n&uuml;, Atat&uuml;rk</strong>&rsquo;&uuml;n hazırladığı bir metni karatahtaya yazdırmıştı. Bunda, elde edilen sonu&ccedil;lar ş&ouml;yle değerlendirilmişti:</p>
<p style="text-align: left;"><em>1) Milleti cehaletten kurtarmak i&ccedil;in kendi diline uymayan Arap harflerini terk edip Latin esasından T&uuml;rk harflerini kabul etmekten başka &ccedil;are yoktur.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </em></p>
<p style="text-align: left;"><em>2) Komisyonun teklif ettiği alfabe, hakikaten T&uuml;rk alfabesidir. T&uuml;rk milletinin b&uuml;t&uuml;n ihtiya&ccedil;larını temin etmeye k&acirc;fidir.&nbsp; </em></p>
<p style="text-align: left;"><em>3) Sarf ve imla </em>(dil bilgisi ve yazım) <em>kaideleri, lisanın ıslahını, inkışafını, milli zevki takip ederek tek&acirc;m&uuml;l edecektir. Muhakkaktır ki yeni harflere, lisana, imlaya ilk şeklini vermek i&ccedil;in komisyonun projesi en kısa ve amelidir </em>(uygulanabilir) <strong><em>(Vakit, 30 Ağustos 1928, S. Borak; ARYG, 387)</em></strong>.</p>
<p style="text-align: left;">Başbakan <strong>İn&ouml;n&uuml;, </strong>s&ouml;z konusu değişikliğe ilişkin yasa tasarısı Meclise sunulmadan &ouml;nce 9 Eyl&uuml;l 1928&rsquo;de yeni harflerle uygulamaya ilişkin bir &ldquo;Genel Program&rdquo; hazırlamıştı <strong><em>(TV, sa. 1, s.1)</em></strong>. Yine de<strong> Falih Rıfkı Atay </strong>yeni abecenin ancak 5 yıl sonra eskisinin yerini alabileceği kanısındaydı. <strong>Atat&uuml;rk</strong> ise bu duraksamalara devrimci bir anlayışla <em>&ldquo;Ya 3 ayda yaparız ya da hi&ccedil;bir zaman&rdquo; </em>diye yanıt vermişti.</p>
<p style="text-align: left;">Komisyon &ccedil;alışmalarının sonucu a&ccedil;ıklandıktan sonra halkın tepkisini &ouml;l&ccedil;mek isteyen <strong>Atat&uuml;rk </strong>bir yurt gezisine &ccedil;ıkmıştı. Gittiği yerlerde yazı tahtasının başına ge&ccedil;erek yeni T&uuml;rk abecesini tanıtmaya &ccedil;alışmıştı. 23 Ağustos&rsquo;ta Tekirdağ&rsquo;da bu konuda verdiği ilk derste olumlu sonu&ccedil;lardan duyduğu sevinci, <em>&ldquo;Az zaman sonra yeni T&uuml;rk harfleriyle g&ouml;z kamaştırıcı T&uuml;rk manevi gelişmesinin ulaşabileceği g&uuml;&ccedil; ve saygınlığın uluslararası d&uuml;zeyini, g&ouml;zlerimi kapayarak şimdiden o kadar parlak g&ouml;r&uuml;yorum ki, bu manzara beni kendimden ge&ccedil;iriyor&rdquo; </em>diye a&ccedil;ıklamıştı <strong><em>(ASD, III, 82)</em></strong>. &Ccedil;anakkale&rsquo;de yeni harfler &uuml;zerinde konuşmuş, İstanbul&rsquo;a d&ouml;nd&uuml;kten birka&ccedil; g&uuml;n sonra da Samsun&rsquo;a ge&ccedil;mişti. 14 Eyl&uuml;l&rsquo;de başlayan bu gezisi bir hafta s&uuml;rm&uuml;ş ve Amasya-Sivas-Kayseri &uuml;zerinden Ankara&rsquo;ya gelmişti. Halkın yeni abeceyi &ouml;ğrenmek, &ouml;ğretmenlerin de &ouml;ğretmek i&ccedil;in i&ccedil;tenlikle &ccedil;alışmalarından gurur duyarak Milli Eğitim Bakanı <strong>Mustafa Necati</strong>&rsquo;ye g&ouml;nderdiği bir telgrafta b&uuml;t&uuml;n &ouml;ğretmenlere teşekk&uuml;rlerinin iletilmesini dilemişti.</p>
<p style="text-align: left;">Yurt gezisi, komisyonca belirlenen yazım kurallarında bazı değişiklikler yapmanın daha uygun olacağını da g&ouml;stermişti. Bu ama&ccedil;la Sivas&rsquo;tan Başkanlığa g&ouml;nderdiği bir yazıda bunları belirterek d&uuml;zeltilmelerini istemişti<strong><em> (ATTV, 540)</em></strong>. Onun abece değişikliği i&ccedil;in b&uuml;t&uuml;n g&uuml;c&uuml;yle &ccedil;alıştığını g&ouml;ren <strong>İn&ouml;n&uuml;, </strong><em>H&acirc;kimiyet-i Milliye</em>&rsquo;ye verdiği deme&ccedil;te, yeni abeceyi <strong>&ldquo;Gazi Alfabesi&rdquo; </strong>diye nitelendirmişti.</p>
<p style="text-align: left;">&Ouml;te yandan, abece değişikliğine ilişkin yasanın &ccedil;ıkartılmasından &ouml;nce bunu &ouml;ncelikle &ouml;ğretmenlere &ouml;ğretmeye sonra da onların aracılığıyla halk arasında yaygınlaştırmaya &ccedil;alışılmıştı. Yeni abeceyi &ouml;ğrenen kimi milletvekilleri de bunu vatandaşlara &ouml;ğretmek i&ccedil;in kendi se&ccedil;im b&ouml;lgelerine gitmişlerdi. <strong>Atat&uuml;rk, </strong>s&ouml;z konusu milletvekillerine teşekk&uuml;r i&ccedil;in g&ouml;nderdiği telgrafta <em>&ldquo;Karadenizin dalgaları i&ccedil;inde sizi de karanlık gecenin ulusumuz i&ccedil;in nur sa&ccedil;an rehberleri olarak takip ediyorum. Hepiniz i&ccedil;in ulusa yararlı olmanızı dilerim&rdquo; </em>demişti <strong><em>(ASD, V, 162)</em></strong>.</p>
<p style="text-align: left;">Bu arada yine onun isteği &uuml;zerine bir <strong>Harfler Marşı</strong>&rsquo;da yazılmıştı. Cumhurbaşkanlığı Orkestrası Şefi <strong>Zeki &Uuml;ng&ouml;r</strong>&rsquo;&uuml;n bestelediği marşta yeni abecedeki harflerin okunuşu g&uuml;fte olarak kabul edilmişti. Piyanoda &ccedil;alınmak &uuml;zere d&uuml;zenlenen marşın orduda, okullarda ve halk arasında yeni harflerin &ouml;ğrenilmesine yardımcı olması &ouml;ng&ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;. Bu nedenle notası gazetelerde de yayımlanmıştı <strong><em>(Cumhuriyet, 29 Eyl&uuml;l 1928)</em></strong>.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Atat&uuml;rk, </strong>1 Kasım&rsquo;da TBMM&rsquo;nin yeni yılını a&ccedil;ış konuşmasında <strong>toplumsal kalkınmada temel taşı </strong>olarak nitelediği yeni T&uuml;rk abesinin kabul edilmesiyle elde edilecek sonu&ccedil;ları ş&ouml;yle &ouml;zetlemişti:</p>
<p style="text-align: left;"><em>&ldquo;Her şeyden &ouml;nce her değişmenin ilk yapı taşı olan soruna değinmek isterim. Her ara&ccedil;tan &ouml;nce T&uuml;rk ulusuna, onun b&uuml;t&uuml;n emeklerini kısır yapan &ccedil;orak yolun dışında, kolay okuma-yazma anahtarı vermek lazımdır. B&uuml;y&uuml;k T&uuml;rk ulusu cehaletten, az emekle kısa yoldan ancak kendi g&uuml;zel ve asil diline kolay uyan b&ouml;yle bir ara&ccedil;la sıyrılabilir. Bu okuma-yazma anahtarı ancak Latin esasına dayanan T&uuml;rk alfabesidir. Basit bir deneme, Latin esasından T&uuml;rk harflerinin T&uuml;rk diline ne kadar uygun olduğunu, kentte ve k&ouml;yde yaşı ilerlemiş T&uuml;rk evlatlarını g&uuml;neş gibi meydana &ccedil;ıkardı. BMM&rsquo;nin kararıyla T&uuml;rk harflerinin keskinlik ve yasallık kazanması, bu memleketin y&uuml;kselme m&uuml;cadelesinde başlıbaşına bir ge&ccedil;it olacaktır.&rdquo; <strong>(ASD, 1, 359 vd.)</strong></em></p>
<p style="text-align: left;">H&uuml;k&uuml;metin bu ama&ccedil;la hazırladığı tasarı TBMM&rsquo;ye sunulduğunda 15 kişilik bir &ouml;zel komisyon oluşturulmuştu. Komisyonun d&uuml;zenlediği rapor hemen o g&uuml;nk&uuml; ikinci bileşimde ele alınmıştı (1 Kasım 1928). Başbakan <strong>İn&ouml;n&uuml; </strong>okuma-yazma m&uuml;cadelesine girişmenin her y&ouml;nde ulus&ccedil;a b&uuml;y&uuml;k a&ccedil;ılımlar sağlayacağını belirtmiş, <strong>Mehmet Emin Yurdakul</strong>&rsquo;da eskiden aydınlar ile halk arasında u&ccedil;urumlar bulunduğunu anımsatarak yeni harflerin bu toplumu tek bir ulus haline getireceğini s&ouml;ylemişti. Kısa bazı konuşmalardan sonra oya sunulan tasarı oy birliği ile kabul edilerek yasalaşmıştı. <strong>Yeni T&uuml;rk Harflerinin Kabul&uuml; ve Tatbiki </strong>(uygulanması) <strong>Hakkında Kanun </strong>adını taşıyan 1353 sayılı yasanın birinci maddesi ş&ouml;yle d&uuml;zenlenmişti: <em>&ldquo;Şimdiye kadar T&uuml;rk&ccedil;eyi yazmak i&ccedil;in kullanılan Arap harfleri yerine Latin esasından alınan ve ilişik cetvelde şekilleri g&ouml;sterilen harfler, T&uuml;rk harfleri ve hukuku ile kabul edilmiştir.&rdquo;</em></p>
<p style="text-align: left;">B&uuml;t&uuml;n resmi ve &ouml;zel yazışmaların bir g&uuml;nde yeni harflerle yazılmasına olanak bulunmadığı g&ouml;z &uuml;n&uuml;ne alınarak yasada uygulama i&ccedil;in 19 aya kadar varan 3 aşamalı ge&ccedil;iş s&uuml;releri &ouml;ng&ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;. Devlet yazışmalarında 1 Ocak 1929&rsquo;la sınırlanan bu s&uuml;re, ticaret defterleri, mahkeme ilamları ve dilek&ccedil;eler i&ccedil;in 1 Haziran 1929, basılı evrak ve tutanaklar i&ccedil;in de 1 Haziran 1930 olarak belirlenmişti <strong><em>(Şakir &Uuml;lk&uuml;taşır, Atat&uuml;rk ve Harf Devrimi, Ankara, 1973; Harf Devriminin 50. Yılı Sempozyumu, 1981)</em></strong>.</p>
<p style="text-align: left;">Yasanın kabul edilmesinden sonra Sivas Milletvekili <strong>Rahmi Bey</strong>&rsquo;in &ouml;nerisiyle Cumhurbaşkanı <strong>Atat&uuml;rk</strong>&rsquo;e <strong>&ldquo;altın levha &uuml;zerine yazılı kabartma bir abece&rdquo; </strong>verilmesi kararlaştırılmıştı (bug&uuml;n Anıtkabir M&uuml;zesi&rsquo;nde). Bu &ccedil;ok &ouml;nemli değişiklik yurt i&ccedil;inde olduğu kadar yurt dışında da b&uuml;y&uuml;k yankılar uyandırmış, d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m bir <strong>k&uuml;lt&uuml;rel devrim </strong>olarak nitelenmişti.</p>
<p style="text-align: left;">Ama yepyeni bir abecenin b&uuml;t&uuml;n topluma &ouml;ğretilmesi ve benimsetilmesi daha da &ouml;nemli olup başlıbaşına bir sorun oluşturmaktaydı. Sorunun yalnızca &ouml;rg&uuml;n eğitim-&ouml;ğretimle &ccedil;&ouml;z&uuml;lmesini beklemek, bu devrim hareketini baştan olumsuzluğa mahk&ucirc;m etmek demekti. Bu nedenle hangi yaş grubundan ve kesiminden olursa olsun T&uuml;rk vatandaşlarına kısa s&uuml;rede yeni abeceyi &ouml;ğretmek gerekliydi. Bu da iyi hazırlanmış bir programa, buna uygun bir &ouml;rg&uuml;tlenmeye ve bunları ger&ccedil;ekleştirecek &ouml;zverili bir kadroya bağlıydı.</p>
<p style="text-align: left;">İşte bu &ccedil;ok y&ouml;nl&uuml; soruna <strong>Millet Mektepleri (Ulus Okulları) </strong>denen bir uygulama ile &ccedil;&ouml;z&uuml;m getirilmişti. Abece değişikliğinin &ouml;nc&uuml;s&uuml; bir Cumhurbaşkanı <strong>(Atat&uuml;rk)</strong>, ona &ouml;nce karşı &ccedil;ıkmışken savunuculuğunu &uuml;stlenmiş bir Başbakan <strong>(İn&ouml;n&uuml;) </strong>ve Cumhuriyetin &ouml;ğretmenler kadrosunu şevkle ve &ouml;zveriyle seferber edebilen bir aydınlık ş&ouml;valyesi, Bakan <strong>(Mustafa Necati), Millet Mektepleri </strong>y&ouml;ntemiyle yasanın uygulanıp kısa s&uuml;rede olumlu sonu&ccedil; alınmasında başlıca etken olmuşlardı.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>İn&ouml;n&uuml;</strong>, b&ouml;yle bir uygulamaya gidileceğini 1 Kasım 1928&rsquo;de a&ccedil;ıklamıştı. <strong>Atat&uuml;rk</strong>&rsquo;de 2 ya da 4 aylık kurslar halinde y&uuml;r&uuml;t&uuml;lecek olan <strong>Millet Mektepleri</strong>&rsquo;nin Baş&ouml;ğretmenliğini kabul etmişti. TBMM bu ama&ccedil;la Milli Eğitim Bakanlığına 400.000 liralık ek &ouml;denek vermişti. Bu konuda h&uuml;k&uuml;met&ccedil;e hazırlanan kararname Danıştayca uygun bulunarak 24 Kasım 1928&rsquo;de y&uuml;r&uuml;rl&uuml;ğe konmuştu (1980 sonrasında 24 Kasımın <strong>&Ouml;ğretmenler G&uuml;n&uuml; </strong>olarak kutlanması buna dayanmaktadır).</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Millet Mektepleri, </strong>1 Ocak 1929&rsquo;da &ouml;ğretime başlamıştı. İlk yıl i&ccedil;inde yurt d&uuml;zeyinde 20.487 derslik a&ccedil;ılmış ve bunlara devam edenlerin sayısı 1.075.500 kişiye ulaşmıştı. İlk&ouml;ğretime kaydolma yaşını aşmış vatandaşların kurslara devamları zorunlu tutulmuştu. Devam etmeyenlerden İl Genel Meclislerinin kararıyla 5-60 lira arasında değişen para cezası alması &ouml;ng&ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;. &Ccedil;ok titizce y&uuml;r&uuml;t&uuml;len uygulama ile bir yıl sonunda okuma-yazma &ouml;ğrenerek bu okullardan belge alanların sayısı 485.632&rsquo;si erkek, 111.378&rsquo;i kadın olmak &uuml;zere 597.010&rsquo;a y&uuml;kselmişti.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Millet Mektepleri </strong>uygulanmasına ge&ccedil;ildiği 1 Ocak 1929 sabahı <strong>Mustafa Necati</strong>&rsquo;nin beklenmeyen &ouml;l&uuml;m&uuml; b&uuml;y&uuml;k bir talihsizlik olmuştu. Bunu o yılarda d&uuml;nya ekonamilerini sarsan bunalım nedeniyle b&uuml;t&ccedil;eden yeteri kadar &ouml;deneğin ayrılamaması izlemişti. B&uuml;t&uuml;n bunlara karşın 1933&rsquo;e kadar ge&ccedil;en 5 yıl i&ccedil;inde <strong>Millet Mektepleri</strong>&rsquo;nden bitirme belgesi alanların sayısı 1.217.144&rsquo;e ulaşmıştı. Bu, hi&ccedil; de k&uuml;&ccedil;&uuml;msenemeyecek bir başarının g&ouml;stergesi demekti. 1936&rsquo;ya kadar bu okullara devam edenlerin sayısı 2.546.051&rsquo;i bulmuştu <strong><em>(Mustafa Şahin, &ldquo;Bir Halk Eğitim &Ccedil;alışması &Ouml;rneği Olarak Millet Mektepleri&rdquo;, &Ccedil;TTA, 1, sa. 2)</em></strong>.</p>
<p style="text-align: left;">&Ouml;te yandan Baş&ouml;ğretmen <strong>Atat&uuml;rk</strong>&rsquo;de yaşamının sonuna kadar yanındakilere okuma-yazma &ouml;ğretmeye devam etmişti. Yeni abecenin uygulanmasına ge&ccedil;ildiğinde &Ccedil;ankaya K&ouml;şk&uuml;&rsquo;n&uuml;n bah&ccedil;esine bir karatahta koydurtmuş ve k&ouml;şk &ccedil;alışanlarının yeni yazıyı &ouml;ğrenmelerini denetleyerek eksikliklerini gidermeye &ccedil;alışmıştı. Şof&ouml;r&uuml; <strong>Sadık Kutlu</strong>&rsquo;nun yeni harfleri &ccedil;ok iyi &ouml;ğrendiğine kanaat getirince onu aş&ccedil;ılara &ouml;ğretmen yapmıştı. B&ouml;ylece &Ccedil;ankaya&rsquo;da yeni abeceye ge&ccedil;iş kısa s&uuml;rede sağlanmıştı <strong><em>(AYA, 147)</em></strong>. <strong>Atat&uuml;rk </strong>daha sonraki yıllarda da evlat edindiği veya korumasına aldığı &ccedil;ocukların okuma-yazma &ouml;ğrenmelerinde onların ilk &ouml;ğretmeni olmayı bırakmamıştı. Bunun son &ouml;rneği k&uuml;&ccedil;&uuml;k <strong>&Uuml;lk&uuml; </strong>olmuştu.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Yeni T&uuml;rk abecesi</strong>&rsquo;nin getirdiği olumlu gelişmeler karşısında, &ouml;nceleri b&ouml;yle bir değişiklikle Batı uygarlığına ulaşılamayacağını &ouml;ne s&uuml;rm&uuml;ş olan <strong>Fuat K&ouml;pr&uuml;l&uuml;, Cumhuriyet</strong>&rsquo;in 15. yılında <em>&Uuml;lk&uuml; </em>dergisinde &ccedil;ıkan (No. 67, Ey&uuml;l 1938) <strong>&ldquo;Alfabe İnkılabı&rdquo; </strong>başlıklı yazısında şu değerlendirmeyi yapmıştı:</p>
<p style="text-align: left;"><em>&nbsp;&ldquo;On yıl bir milletin hayatında &ccedil;ok kısa bir zamandır. B&ouml;yle iken alfabe inkılapı, bu kadar kısa bir m&uuml;ddet i&ccedil;inde bile memleketin k&uuml;lt&uuml;r hayatında da muazzam hamleler doğurmuş, &ccedil;ok feyizli </em>(verimli) <em>m&uuml;sbet neticeler vermiştir.&rdquo;</em></p>
<p style="text-align: left;">Latin k&ouml;kenine dayalı yeni T&uuml;rk abecesini saptayan komisyon, <strong>Dil Enc&uuml;meni </strong>olarak kendisinden beklenen g&ouml;revi s&uuml;rd&uuml;rmesi i&ccedil;in dağıtılmamıştı. &Uuml;stelik yeni &uuml;yelerle genişletilerek Milli Eğitim Bakanlığı&rsquo;na bağlanmıştı. Komisyonun T&uuml;rk&ccedil;enin dilbilgisi kurallarını saptaması ve T&uuml;rk&ccedil;e bir s&ouml;zl&uuml;k hazırlaması yanında dilin geliştirilip &ouml;zleştirilmesi &ccedil;alışmalarını y&uuml;r&uuml;tmesi de &ouml;ng&ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;. Ancak &ccedil;eşitli nedenlerle bu &ccedil;alışmalardan beklenen sonucun alınmadığı g&ouml;r&uuml;l&uuml;nce yine <strong>Atat&uuml;rk</strong>&rsquo;&uuml;n kararı ile 1932&rsquo;de <strong>T&uuml;rk Dil Kurumu </strong>adıyla &ouml;zerk bir kurumun oluşturulması yoluna gidilmişti.</p>
<p style="text-align: left;">Bu denli &ouml;nemli olduğu i&ccedil;in yeni abeceye ilişkin 1 Kasım 1928 g&uuml;nl&uuml; yasa, 1961 ve 1982 Anayasalarında korunmaları gereken devrim yasaları arasına alınmıştır.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>(Kaynak: Şerafettin Turan, Kendine &Ouml;zg&uuml; Bir Yaşam ve Kişilik: Mustafa Kemal Atat&uuml;rk, Bilgi Yayınevi, Mart 2024 D&ouml;rd&uuml;nc&uuml; Basım, s. 498-507)</strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çağdaşlaşmaya Yönelik İlk Atılımlar: Fes Yerine Şapka!</title>
<link>https://ilterdergisi.com/fes-yerine-%C5%9Fapka</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/fes-yerine-%C5%9Fapka</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/2024/10/image_750x500_671e2c50dcbd4.jpg" length="86100" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 29 Oct 2024 15:30:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>piyanist</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><strong>Atat&uuml;rk</strong>&rsquo;&uuml;n birbiri arkasına giriştiği devrim hareketlerine y&ouml;neltilen en b&uuml;y&uuml;k eleştirilerden biri bunların birer <strong>&uuml;st yapı devrimi </strong>olup k&ouml;kl&uuml; değişiklikler ya da d&ouml;n&uuml;ş&uuml;mler sağlayamadığıdır. Bu savı desteklemek i&ccedil;in de genelde <strong>fes </strong>yerine <strong>şapka </strong>giymekle, <strong>hicri takvim </strong>yerine <strong>miladi takvim</strong>&rsquo;in, alaturka saat yerine alafranga saatin, <strong>okka </strong>ve <strong>arşın </strong>gibi ağırlık ve uzunluk birimleri yerine <strong>kilogram </strong>ve <strong>metre</strong>&rsquo;nin alınmasıyla bireylerin yalnızca dış g&ouml;r&uuml;n&uuml;şlerinin, kullandıkları &ouml;l&ccedil;&uuml;lerin değiştiği, d&uuml;ş&uuml;nce ve d&uuml;nya g&ouml;r&uuml;şlerinde bir d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n ger&ccedil;ekleşmediği &ouml;ne s&uuml;r&uuml;lmektedir. Salt bu a&ccedil;ıdan bakıldığında bu t&uuml;r eleştirilerde pek az oranda da olsa ger&ccedil;ek payının olduğu yadsınamaz. Ancak <strong>devrim </strong>denen b&uuml;t&uuml;n&uuml;n oluşmasında ana &ouml;ğeleri birleştirmede etken olan bu değişikliklerin &uuml;lke d&uuml;zeyinde birlik ve beraberlik, uluslarası d&uuml;zeyde de bir uyum sağladıklarını ve aslında ilişkili oldukları &ouml;ğelerin dışa yansıması olduklarını kabul etmek gerekir. &Ouml;rneğin <strong>şapka </strong>giyilmesinin zorunlu kılınması, yalnızca dış g&ouml;r&uuml;n&uuml;ş&uuml; değiştirmek i&ccedil;in yapılmamıştı. Bu girişimle her şeyden &ouml;nce kutsal sayılan <strong>sarık</strong>&rsquo;ın hi&ccedil; de dinsel bir &ouml;zelliği bulunmadığını ve <strong>Atat&uuml;rk</strong>&rsquo;&uuml;n vurguladığı gibi bilimin, <strong>şeriat</strong>&rsquo;ın sarığa bağlı olmadığını kanıtlayarak <strong>laik </strong>d&uuml;ş&uuml;nceyi ve d&uuml;nya g&ouml;r&uuml;ş&uuml;n&uuml; pekiştirmek ama&ccedil;lanmıştı. Saat, takvim ve uzunluk, ağırlık &ouml;l&ccedil;&uuml;lerinin değiştirilmesi ile de &ouml;ncelikle &uuml;lkedeki farklı uygulama karmaşasını ortadan kaldırmak ve aynı zamanda &ccedil;ağdaş hayata uyum sağlamak hedeflenmişti. Dolayısıyla, &ccedil;ok &ouml;nemli devrimsel d&ouml;n&uuml;ş&uuml;mlerin yanında bunlar da kendilerinden beklenen işlevleri yerine getirmişlerdi.</p>
<p style="text-align: left;">İ&ccedil;teki siyasal ve toplumsal dalgalanmalar, dışta karşılaşılan sorunlar ne denli b&uuml;y&uuml;k olursa olsun devrimi tamamlamada kararlı olan <strong>Atat&uuml;rk, </strong>bu sıkıntıların yaşandığı 1925-1928&rsquo;li yıllarda birbiri arkasına atılımlarda bulunmaktan geri kalmamıştı. İ&ccedil;te <strong>Şeyh Sait </strong>ayaklanmasının yankılarının s&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;, <strong>Terakkiperver Cumhuriyet Partisi </strong>ile ilişkilerin sertleştiği ve dışta <strong>Musul sorunu</strong>&rsquo;nun &ccedil;ıkmaza girdiği bir d&ouml;nemde <strong>şapka giyilmesi</strong>&rsquo;ne ilişkin bir yasanın &ccedil;ıkartılması bunun en belirgin &ouml;rneğini oluşturmaktadır.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>-FES YERİNE ŞAPKA</strong></p>
<p style="text-align: left;">T&uuml;rklerin İslamiyeti kabul ederek İran &uuml;zerinden Anadolu&rsquo;ya yerleşmeleri, giyim kuşamda b&uuml;y&uuml;k değişikliklere yol a&ccedil;mıştı. Bunlar ş&ouml;yle &ouml;zetlenebilir: Giyim malzemesi olarak kullanılan derinin yerini değişik dokumalar almıştı. Kadın ve erkek giyimleri farklılaşmıştı. Kadınlar i&ccedil;in <strong>&ouml;rt&uuml;nme (tesett&uuml;r) </strong>denen yeni bir etken, bir kavram ortaya &ccedil;ıkmıştı. İranlıların ve Arapların giysileri yaygınlık kazanmıştı. Kent ve kırsal kesim giyinmeleri giderek birbirinden ayrılmıştı. Devlet &ouml;rg&uuml;tlerinde tek tip elbise <strong>(&uuml;niforma) </strong>oranı artmıştı. Avrupa ile ilişkiler artınca da giyim kuşamda Batı etkisi g&ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;.</p>
<p style="text-align: left;">Ama giyimdeki bu farklılaşmalar i&ccedil;inde en &ccedil;ok erkeklerin başlarına giydikleri başlıklar &uuml;zerinde durulduğu g&ouml;r&uuml;lmektedir. Eskiden giyilen <strong>b&ouml;rk </strong>varlığını s&uuml;rd&uuml;r&uuml;rken Orta Asya d&ouml;neminin simgesi olan <strong>kalpak </strong>unutulmuştu. Onların yerine Araplardan alınan <strong>sarık </strong>giderek M&uuml;sl&uuml;man erkeğin simgesi kabul edilmişti. <strong>Sarık, k&uuml;lah </strong>ve <strong>kavuk</strong>&rsquo;lar değişik adlarla &ccedil;oğalıp yaygınlaşırken ilmiye sınıfı ile tarikat ve ordu mensuplarının da r&uuml;tbelerinin g&ouml;stergesi olmuşlardı.</p>
<p style="text-align: left;">Osmanlı T&uuml;rkiyesi&rsquo;nde yeni bir i&ccedil;erik ve bi&ccedil;im kazanan erkek giyim kuşamı, <strong>Kapu Ocakları</strong>&rsquo;nı kapatan <strong>II. Mahmut</strong>&rsquo;un yeni kurduğu askeri birliğe <strong>fes </strong>denen yeni bir başlık giydirmesi ile bir b&uuml;y&uuml;k değişikliğe daha uğramıştı. Bu girişimde altı &ccedil;izilmesi gereken nokta, Şeyh&uuml;lislam <strong>Mehmet Tahir Efendi</strong>&rsquo;nin askere <strong>fes </strong>giydirilmesine, b&ouml;yle bir girişimin <strong>şeriat</strong>a aykırı olduğunu &ouml;ne s&uuml;rerek karşı &ccedil;ıkmasıdır! Şeyh&uuml;lislama g&ouml;re M&uuml;sl&uuml;man asker başına ancak İslamiyetin simgesi olan değişik sarıklar, kavuk vb. giyebilirdi. Ancak <strong>II. Mahmut </strong>verdiği kararı uygulatmadan vazge&ccedil;meyerek Şeyh&uuml;lislamı g&ouml;revden almış ve Tunus&rsquo;tan getirttiği 50.000 adet fesi askerlerine giydirmişti. <strong><em>(İ. Hakkı Uzun&ccedil;arşılı, &ldquo;Asakir-i Mansureye Fes Giydirilmesi&rdquo;, Belleten, 70)</em></strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong> Mahmut </strong>bununla da yetinmemişti. Yeni askeri birlik mensuplarının geniş bir <strong>pantolon </strong>ile v&uuml;cudu sıkıca saran bir <strong>ceket </strong>ve ayaklarına <strong>potin </strong>giymelerini de zorunlu kılmıştı. Bir s&uuml;re sonra devlet memurlarının da <strong>fes </strong>ve <strong>pantolon-ceket &shy;</strong>giymeleri &ouml;ng&ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;. Bu girişim, <strong>Tanzimat </strong>d&ouml;neminde &ouml;teki alanlarda olduğu gibi erkek giyim kuşamında da bir ikililik yaratmıştı. Bu arada daha &ccedil;ok M&uuml;sl&uuml;man olmayan tebaanın, &ouml;zellikle Yahudi hekimlerin ve sarrafların giydikleri <strong>kalpak </strong>da g&uuml;ncellik kazanmıştı. <strong>II. Abd&uuml;lhamit, </strong>1903&rsquo;te top&ccedil;u ve s&uuml;vari birliklerine <strong>fes </strong>yerine Orta Asya k&ouml;kenli olan kalpak giydirmek istemişti. Fakat &ouml;nceleri <strong>fes</strong>&rsquo;in <strong>şeriat</strong>&rsquo;a aykırı olduğunu &ouml;ne s&uuml;rerek ona karşı &ccedil;ıkanlar bu kez de <strong>fes</strong>&rsquo;i savunur olmuşlardı! Bu y&uuml;zden <strong>kalpak </strong>ancak <strong>İkinci Meşrutiyet </strong>d&ouml;neminde ordu mensuplarına giydirilebilmiş ve kısa s&uuml;rede yaygınlaşmıştı. <strong>Enver Paşa </strong>ve <strong>Mustafa Kemal</strong> gibi toplumca sevilen komutanların kendi zevklerine g&ouml;re yaptırdıkları kalpaklar da onların adlarıyla <strong>&ldquo;Enver&icirc;, Kemal&icirc;&rdquo; </strong>diye adlandırılmıştı.</p>
<p style="text-align: left;">Başlangı&ccedil;ta devlet g&uuml;c&uuml;yle giydirilen <strong>fes, </strong>19. y&uuml;zyıl sonralarında k&ouml;ylere kadar yaygınlaşırken kimi T&uuml;rk aydınlarının Batılılar gibi <strong>kasket </strong>ve <strong>şapka </strong>giyme eğilimi g&ouml;sterdikleri dikkati &ccedil;ekmektedir. Avrupa&rsquo;ya ka&ccedil;an <strong>J&ouml;n T&uuml;rkler</strong>&rsquo;in başlattıkları bu eğilim <strong>alafrangalaşmak </strong>(Frenkler, Avrupalılar gibi olmak) diye nitelendirilmişti. <strong>İttihat ve Terakki </strong>kurucularından <strong>İbrahim Temo, </strong>Romanya&rsquo;ya ka&ccedil;arken K&ouml;stence&rsquo;de <strong>fes</strong>ini &ccedil;ıkarıp bir <strong>gemici kasketi (mateletun) </strong>giydiğini anlatmaktadır. O sıralarda yurt dışına &ccedil;ıkan kimi g&ouml;revlilerin de şapka giydikleri g&ouml;r&uuml;lmektedir. Ancak bu gibilere <strong>II. Abd&uuml;lhamit </strong>y&ouml;netimince sakıncalı kişiler olarak bakılmaktaydı. &Ouml;rneğin Padişaha verilen 25 Eyl&uuml;l 1905 g&uuml;nl&uuml; jurnalde, Atina&rsquo;ya giden <strong>Kamil Paşa oğlu Sait Bey </strong>ile oradaki T&uuml;rk ataşemiliteri <strong>İhsan</strong>&rsquo;ın ve 25 Temmuz 1907 g&uuml;nl&uuml; jurnalden de Bahriye Nazırı <strong>Hasan Rahmi Paşa</strong>&rsquo;nın oğullarının <strong>şapka </strong>giydiklerinden şikayet edilmektedir <strong><em>(Faiz Demiroğlu, Abd&uuml;lhamit&rsquo;e Verilen Jurnaller, 69, 71)</em></strong>. Maliye Bakanı <strong>Nail Bey </strong>ise Avrupa&rsquo;da <strong>şapka </strong>giydiğinden, Sinop&rsquo;da d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;nde <em>&ldquo;G&acirc;vur oldu, domuz herif!&rdquo; </em>diye su&ccedil;lanmıştı. <strong>İkinci Meşrutiyet </strong>d&ouml;neminde Avrupa&rsquo;ya ka&ccedil;an İttihat&ccedil;ı <strong>Halil Menteşe</strong>&rsquo;nin de Viyana&rsquo;da başında <strong>şapka </strong>ile gezindiği bilinmektedir. <strong>Kurtuluş Savaşı </strong>yıllarında <strong>Malta</strong>&rsquo;ya s&uuml;r&uuml;len aydınlar arasında <strong>şapka </strong>giyenler olmuştu. Onların <strong>fes</strong>&rsquo;i savunanlarca eleştirildiklerine değinen <strong>H&uuml;seyin Cahit Yal&ccedil;ın, </strong><em>&ldquo;bir bez/kurdele par&ccedil;asına bu denli &ouml;nem veren kafaların&rdquo; </em>T&uuml;rkiye&rsquo;nin kurtarılmasına nasıl kılavuzluk edeceklerini anlayamadığını s&ouml;ylemektedir <strong><em>(Siyasal Anılar, 265)</em></strong>. Ger&ccedil;ekten de o yıllarda <strong>şapka</strong>&rsquo;ya Hıristiyan Avrupalılara &ouml;zg&uuml; bir başlık g&ouml;z&uuml; ile bakılıyor ve şapka giyenler Frenk taklit&ccedil;iliği ile su&ccedil;lanıyorlardı. <strong>İskilipli Atıf Hoca</strong>&rsquo;da 1922&rsquo;de yayımladığı <strong>&ldquo;Frenk Mukallitliği ve Şapka&rdquo; </strong>adlı broş&uuml;rde bu g&ouml;r&uuml;ş&uuml; savunmuştu.</p>
<p style="text-align: left;">B&uuml;t&uuml;n bunlara karşın yukarıda değindiğimiz gibi <strong>Mustafa Kemal</strong>, 1910&rsquo;da Picardie manevralarına giderken Selanik&rsquo;ten satın aldığı Avrupai bir elbise ile <strong>kasket </strong>giymişti. <strong>Fes </strong>ile seyahat etmek isteyen arkadaşı Binbaşı <strong>Selahattin</strong>&rsquo;de Belgrat istasyonunda karşılaştığı aşağılayıcı davranış karşısında Paris&rsquo;e vardığında ilk iş olarak yeni bir <strong>şapka </strong>almıştı. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri ve Milli Eğitim Bakanı olarak <strong>Mustafa Kemal Atat&uuml;rk</strong>&rsquo;&uuml;n &ccedil;ok yakınında bulunmuş olan <strong>Yusuf Hikmet Bayur</strong>&rsquo;un aktardığına g&ouml;re, onda <strong>fes</strong>&rsquo;e karşı ilk tepki 1908&rsquo;de &ouml;zel bir g&ouml;revde Bosna ve Avusturya&rsquo;ya g&ouml;nderilmesi sırasında başlamıştı <strong><em>(AHE, 31)</em></strong>. <strong>K&acirc;zım &Ouml;zalp</strong>&rsquo;in anlattığı bir başka olay ise <strong>Mustafa Kemal</strong>&rsquo;in daha o yıllarda <strong>şapka </strong>giyilmesinden yana&nbsp; olduğunu g&ouml;stermektedir. <strong>31 Mart Olayı</strong>&rsquo;nı izleyen Arnavutluk ayaklanmasını bastıran birlikteki subayların elbiselerinin ve başlarındaki <strong>serpuş</strong>&rsquo;ların (baş&ouml;rt&uuml;s&uuml;) &ccedil;ok &ccedil;eşitli olduğunu belirten <strong>Mahmut Şevket Paşa, </strong><em>&ldquo;Şu serpuş işine bir &ccedil;&ouml;z&uuml;m bulmalı&rdquo; </em>diye bir tartışma a&ccedil;mıştı. Subayların bir kısmı kişisel g&ouml;r&uuml;şlerini a&ccedil;ıklarken <strong>Mustafa Kemal, </strong><em>&ldquo;Şapka kabul edilmelidir!&rdquo; </em>yanıtını vermişti <strong><em>(Atat&uuml;rk&rsquo;ten Hatıralar, 4)</em></strong>. Bu kanaatte olan <strong>Mustafa Kemal</strong>&rsquo;in Sofya Ataşemiliterliği sırasında &ccedil;ektirdiği fotoğraflarda sivil elbise ile birlikte başına <strong>kalpak </strong>değil <strong>şapka </strong>giydiği a&ccedil;ık&ccedil;a g&ouml;r&uuml;lmektedir.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Lozan barış g&ouml;r&uuml;şmeleri</strong>&rsquo;nin son aşamasına gelindiğinde <strong>Mustafa Kemal</strong>, T&uuml;rk kadınına &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k tanıma ve erkeklerin <strong>şapka </strong>giymeleri konularını g&uuml;ndeme almaya y&ouml;nelmişti. Dışişleri Bakanı <strong>İsmet İn&ouml;n&uuml;</strong>&rsquo;de Lozan g&ouml;r&uuml;şmelerinde <strong>melon </strong>ya da <strong>silindir şapka </strong>ile g&ouml;r&uuml;nm&uuml;şt&uuml;. <strong>Mustafa Kemal, </strong>1923 baharında kendisiyle konuşan İngiliz gazeteci <strong>Grace Ellison</strong>&rsquo;a, <em>&ldquo;Gelecek yıl bu zaman kadın &ouml;zg&uuml;r olacaktır. Y&uuml;z&uuml;n&uuml; a&ccedil;acak ve erkekler arasına karışacak&rdquo; </em>demişti. Gazetecinin erkeklerin bundan hoşlanıp hoşlanmayacakları sorusuna da <em>&ldquo;Beğenip beğenmemek &ccedil;ok &ouml;nem taşımıyor. &Ouml;zg&uuml;rl&uuml;k gelmelidir!&rdquo;</em> diye yanıt vermişti. Arkasından erkeklerin giyim kuşamına değinerek şunları eklemişti: <em>&ldquo;Yaz gelip de kalpaklarımız fazla sıcak gelince, g&uuml;neşten kendimizi korumak i&ccedil;in <strong>kenarı siperli şapkalar </strong>giyeceğiz. Giysinin ırk&ccedil;ı a&ccedil;ıklaması d&ouml;nemi ge&ccedil;miştir!&rdquo; <strong>(AİK, 211)</strong></em></p>
<p style="text-align: left;">B&ouml;ylece <strong>şapka </strong>konusuna ilişkin tartışmalar da başlamıştı. <strong>Atat&uuml;rk</strong>&rsquo;&uuml;n 1923 Şubatında Balıkesir Paşa Camisi&rsquo;nde minbere &ccedil;ıkıp bir <strong>hutbe </strong>vermesinden &ouml;nce M&uuml;ft&uuml; <strong>Abdullah Esat, şapka</strong>&rsquo;nın <strong>şeriat </strong>ile ilgisi bulunmadığını belirten bir bildiri yayımlayarak şunları a&ccedil;ıklamıştı:&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <em>&ldquo;Dini d&uuml;nya işlerine karıştıranlar, kendi hırslı menfaatlerine tapanlardır. İslamiyeti bi&ccedil;im ile g&ouml;renler putatapıcılardır. Bunların s&ouml;ylediklerini doğrulayan ne bir ayet ne bir hadis vardır. Kutsal dinimize b&uuml;htan edenler, sarık, fes, şapka arasında karşılaştırma yapanlardır!&rdquo; <strong>(G&uuml;rcan Bozkır, &ldquo;Şapka Devriminin İzmir Basınında Yankıları&rdquo;, 131)</strong></em></p>
<p style="text-align: left;">Bir din adamının bu a&ccedil;ıklaması <strong>Mustafa Kemal</strong>&rsquo;e atacağı adımda kuşkusuz b&uuml;y&uuml;k destek olmuştu. Giyim kuşam değişikliğine ve erkeklerin <strong>şapka </strong>giymelerine ilişkin yasanın &ccedil;ıkartılmasına işte bu aşamalardan ge&ccedil;ilerek gelinmişti. Bu yolda ilk adım da <strong>Şeriye ve Evkaf Bakanlığı</strong>&rsquo;nın kaldırılmasından sonra hukuk&ccedil;uların giysilerinin saptanması sırasında atılmıştı. <strong>Hakimler ve Adliye Mensuplarının Resmi Kıyafetleri </strong>hakkındaki yasa &ccedil;ıkartılırken (3 Nisan 1924) bundan b&ouml;yle hukuk&ccedil;uların g&ouml;rev esnasında giyecekleri bir <strong>&uuml;niforma </strong>belirlenmişti. Artık sıranın &ouml;teki devlet g&ouml;revlilerine geleceği anlaşılmıştı. Bu arada Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı i&ccedil;inde bir girişim, şapkaya doğru bir adım oluşturmuştu. Alay Komutanı <strong>İsmail Hakkı Tek&ccedil;e, </strong>İran ve Afgan ordularında subaylarin <strong>vizyer&rsquo;li </strong>kasket ve şapka giymelerinden esinlenerek İstanbul&rsquo;da bir terziye yaptırttığı <strong>&ldquo;visiere&rdquo;</strong>leri (şapkanın &ouml;ne uzanan siperlik kısmı) <strong>Atat&uuml;rk</strong>&rsquo;&uuml;n izniyle alayındaki subayların başlarına giydikleri <strong>kabalak</strong>&rsquo;larına taktırılmıştı. Subaylar bu <strong>vizyer</strong>&rsquo;lere alıştıktan sonra yine <strong>Atat&uuml;rk</strong>&rsquo;ten izin alarak, alaya Samanpazarı&rsquo;ndan İstasyon&rsquo;a kadar bir y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş yaptırarak Ankara halkına bunları tanıtmıştı. Ger&ccedil;i bir s&uuml;re sonra <strong>Şeyh Sait </strong>isyanı başladığında Başbakan <strong>Fethi Okyar </strong>s&ouml;z konusu subayların vizyerlerini &ccedil;ıkarmalarını istemişti ama <strong>İsmet İn&ouml;n&uuml; </strong>yeniden Başbakan olunca vizyerler serbest bırakılmıştı <strong><em>(Muhafızı Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml; Anlatıyor, 40-44)</em></strong>.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Atat&uuml;rk, </strong>bu olaylardan sonra devrim alanındaki her girişimde olduğu gibi, kendi g&ouml;r&uuml;şlerini halka iletmek ve onların tepkilerinin ne olacağını saptayabilmek i&ccedil;in bir yurt gezisine &ccedil;ıkmaya karar vermişti. Onun 23 Ağustos 1925&rsquo;te eline bir <strong>panama şapka </strong>alarak Kastamonu-İnebolu y&ouml;resinde &ccedil;ıktığı geziyi bu bağlamda değerlendirmek gerekir. Bu geziden &ouml;nce gazetelerde <strong>şapka </strong>giyilmesine ilişkin bazı haberler &ccedil;ıkmıştı. İzmir&rsquo;de yayımlanan <em>Anadolu </em>gazetesinde, ordu mensuplarına <strong>şems siperli </strong>(g&uuml;neşe karşı korumalı) bir başlık giydirileceği haber verilmişti (22 Haziran 1925). Birka&ccedil; g&uuml;n sonra da (10 Temmuz 1925) Dışişleri Bakanı <strong>Tevfik R&uuml;şt&uuml; Aras</strong>&rsquo;ın başına <strong>şapka </strong>giydiği ve Bakanlık g&ouml;revlilerinin onu izlediği bildirilmişti. 12 Ağustosta da İ&ccedil;işleri Bakanlığının b&uuml;t&uuml;n birimlerinde memurların başı a&ccedil;ık olarak &ccedil;alışmalarının istendiği duyurulmuştu.</p>
<p style="text-align: left;">Gezisinde giydiği başlığın adının <strong>şapka </strong>olduğunu belirten <strong>Atat&uuml;rk</strong>, bunun giyilmesinin din a&ccedil;ısından doğru olmadığını &ouml;ne s&uuml;renlere, <em>&ldquo;Yunan başlığı olan fesi giymek caiz oluyor da şapka giymek neden olmasın?&rdquo; &nbsp;</em>sorusunu y&ouml;neltmişti. Kastamonu Valiliğinde il m&uuml;ft&uuml;s&uuml;ne kılık değiştirmenin dince sakıncalı olup olmadığını sormuş, m&uuml;ft&uuml; de Balıkesir m&uuml;ft&uuml;s&uuml; gibi bunda din a&ccedil;ısından herhangi bir aykırılık bulunmadığını s&ouml;ylemişti. Bu sırada Vali <strong>Fatin Bey</strong> ile milletvekillerinden <strong>Ali Rıza </strong>ve <strong>Mehmet Fuat </strong>ile kimi g&ouml;revliler, hemen beyaz kumaşlardan <strong>şapka</strong>&rsquo;ya benzer başlıklar diktirip başlarına ge&ccedil;irmişlerdi. Halkın ve g&ouml;revlilerin bu sıcak yaklaşımını girişilen devrim i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k bir destek olarak değerlendiren <strong>Atat&uuml;rk, </strong>daha sonraki konuşmalarında bundan gurur duyduğunu belirtmişti:</p>
<p style="text-align: left;"><em>&ldquo;T&uuml;rk ulusu &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k olaylarla kanıtladı ki, yenilikten yana ve devrimci bir ulustur. Bu ulus, ger&ccedil;ek eğilimine aykırı sanılarda bulunanlara y&uuml;z vermemektedir. Bununla &ouml;zellikle bug&uuml;n &ccedil;ok &ouml;v&uuml;n&uuml;yorum. Bundaki isabet sırrını a&ccedil;ıklamak i&ccedil;in hemen s&ouml;yleyeyim ki, bizim ilham kaynağımız, doğrudan doğruya T&uuml;rk ulusunun vicdanı olmuştur.&rdquo;</em></p>
<p style="text-align: left;">Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n eyl&uuml;l başına kadar s&uuml;ren bu gezisi hemen etkisini g&ouml;stermiş, devlet g&ouml;revlileri ile halktan bir kesim de <strong>fes</strong>&rsquo;i &ccedil;ıkartıp <strong>şapka </strong>giymeye başlamışlardı. &Ouml;yle ki bir s&uuml;re &ouml;nce <strong>şapka </strong>giyen bir gazeteciyi tutuklatmaya kalkışan İstiklal Mahkemesi Başkanı <strong>Ali &Ccedil;etinkaya </strong>bile başına şapka ge&ccedil;irmişti. Cumhurbaşkanının Ankara&rsquo;ya d&ouml;n&uuml;ş&uuml;n&uuml;n hemen ertesi g&uuml;n&uuml;nde <strong>şapka </strong>konusu h&uuml;k&uuml;met&ccedil;e ele alınmıştı. Bunun i&ccedil;in &ouml;zel bir yasa &ccedil;ıkartmaktansa sorunun &ouml;ncelikle bir h&uuml;k&uuml;met kararnamesi ile &ccedil;&ouml;z&uuml;lmesi uygun g&ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;. 2 Eyl&uuml;l 1925&rsquo;te yayımlanan bir Bakanlar Kurulu kararnamesi ile devlet memurlarının, <strong>&ldquo;Halkın kendiliğinden giymeye başladığı şapka&rsquo;yı giymeleri zorunluluğu&rdquo; </strong>getirilmişti. CHP genel merkezince 5 Eyl&uuml;l&rsquo;de parti m&uuml;fettişliklerine g&ouml;nderilen genelgede ise <strong>şapka, </strong>uluslararası uygarlığın bir simgesi olarak nitelendirilmiş ve giyilmesinin T&uuml;rk devriminin yaygınlaştırılmasını sağlayacağı belirtilerek ş&ouml;yle denilmişti:</p>
<p style="text-align: left;"><em>&ldquo;B&uuml;y&uuml;k m&uuml;ncimiz (kurtarıcımız) d&acirc;hi reisimiz Gazi Paşa Hazretleri, Kastamonu seyahatlerinde irad buyurdukları (s&ouml;yledikleri) nutuklarında, cihan aile-i medeniyesinde necip milletimizin de beynelmilel (uluslararası) makbul bir kisve ile arz-ı v&uuml;cud etmesi hususuna ehemmiyetle işaret buyurdular.</em></p>
<p style="text-align: left;"><em>Taasup ve cehalet zihniyetine karşı m&uuml;cadelenin b&acirc;riz alametlerinden </em>(belirgin g&ouml;stergelerinden)<em> olan şapkanın memurin-i devlet&ccedil;e iktisası </em>(giyilmesi)<em> i&ccedil;in muhterem h&uuml;k&uuml;metimiz her tarafa lazım gelen emirleri vermiştir. İnkılabı yaşatacak olan fırkamız mensubininin </em>(mensuplarının)<em> ve bilhassa m&uuml;fettiş beylerle heyet-i idare ve m&uuml;teşebbiseler azay-i muhteremelerinin derhal şapka giymeleri, bu inkılap-ı azimi serian tamim emrinde </em>(b&uuml;y&uuml;k devrimi s&uuml;ratle yaygınlaştırma işinde)<em> pekl faideli ve lazımdır. Bu babda icab eden tebligatın suver-i m&uuml;nasebe ile </em>(uygun yollarla)<em> icrası ve muhterem halkımıza hakikat anlatılarak teced&uuml;t </em>(yenilik)<em> ve medeniyet yolunda irşad olunması mevdu-u himmetleridir </em>(aydınlatılması sizin g&ouml;stereceğiniz &ccedil;abaya bırakılmıştır)<em> efendim.&rdquo; <strong>(CMAR, nr. 3272/B)</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Atat&uuml;rk</strong>, bu girişimin sonu&ccedil;larını yerinde izlemek ve halkın nabzını tutabilmek i&ccedil;in yeni bir yurt gezisine &ccedil;ıkmıştı. Eyl&uuml;l sonunda başlayan ve İzmit-Bursa-Balıkesir-Manisa-İzmir-Konya-Afyon&rsquo;u kapsayan gezi bir ay s&uuml;rm&uuml;şt&uuml;. Bursa&rsquo;daki konuşmasında, bir zamanlar bu ulusun başına <strong>fes </strong>giydirebilmek i&ccedil;in şeyh&uuml;lislam değiştirildiğini, <strong>fetva</strong>&rsquo;lar &ccedil;ıkartıldığını hatırlatarak <em>&ldquo;Bug&uuml;n ulusumuz b&ouml;yle duygusuz, anlamsız, mantıksız ara&ccedil;ların hi&ccedil;birini gerekli g&ouml;rm&uuml;yor! G&uuml;zel bir serpuş olan şapka&rsquo;dan pek az s&uuml;rede dervişler, m&uuml;ritler, hocalar da memnun kalacaklardır&rdquo; </em>demişti. Bir bayan dinleyicinin sorusu &uuml;zerine de bayanların da şapka giyebileceklerini belirtmişti <strong><em>(ASD, V, 37)</em></strong>. Cumhurbaşkanının bu gezisini yakından izleyen gazeteler de şapka giyilmesini destekleyen makaleler yayımlamışlardı. &nbsp;İzmir&rsquo;deki <em>T&uuml;rk İli </em>gazetesi <strong>&ldquo;Fesler Aşağı!&rdquo; </strong>başlığıyla <strong>fes</strong>&rsquo;e karşı cephe alırken, <em>Yanık Yurt, &ldquo;Uygar olmak i&ccedil;in şapka giymek gerekirse onu da yapacağız&rdquo; </em>&nbsp;diye a&ccedil;ıklamalarda bulunmuştu. <em>Anadolu </em>gazetesinde ise Londra&rsquo;da bir sergiye <strong>şapka </strong>ile gelmişken fotoğrafının &ccedil;ekilmesine izin vermeyen Irak Kralı <strong>Faysal</strong>&rsquo;ın davranışını <em>&ldquo;sarık ve c&uuml;ppe ile halkı aldatma&rdquo; </em>olarak niteleyen <strong>Ahmet Ağaoğlu</strong>&rsquo;nun bir makalesi yayımlanmıştı <strong><em>(G. Bozkır, Agy)</em></strong>. Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;mde Konya Lisesinde daha &ccedil;arpıcı bir tablo sergilenmişti. <strong>İbrahim S&uuml;reyya</strong>&rsquo;nın aktardığına g&ouml;re 17 Ekim&rsquo;de bir şenlik d&uuml;zenleyen &ouml;ğrenciler başlarındaki <strong>fes</strong>&rsquo;leri &ccedil;ıkarıp yırtmışlar ya da yaktıkları ateşe atmışlardı <strong><em>(Agy, 237)</em></strong>.</p>
<p style="text-align: left;">Devlet g&ouml;revlilerinin şapka giymelerine ilişkin kararnameye yurt d&uuml;zeyinde genelde uyulurken yer yer karşı g&ouml;steriler de yapılmıştı. Bu ilk uygulamada milletvekilleri kararname kapsamına alınmamışlardı. Ama <strong>şapka </strong>giyimini bir zorunluluk haline getirmek ve ulusa &ouml;ncelik etmeleri gereken milletvekillerini de kapsam i&ccedil;ine alabilmek i&ccedil;in &ouml;zel bir yasa &ccedil;ıkartılması gerekli g&ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;. Bundan &ouml;nceki devrim yasaları gibi buna ilişkin yasanın da bir h&uuml;k&uuml;met tasarısı olarak değil milletvekilleri &ouml;nerisi olarak Meclise sunulması uygun bulunmuştu. <strong>Refik Koraltan </strong>ile arkadaşlarının <strong>Şapka İksası </strong>(giyilmesi) <strong>Hakkında Kanun</strong> başlığıyla hazırladıkları &ouml;nerinin gerek&ccedil;esinde şu g&ouml;r&uuml;şlere yer verilmişti:</p>
<p style="text-align: left;"><em>&ldquo;Aslında hi&ccedil;bir &ouml;neme sahip olmayan başlık sorunu, &ccedil;ağdaş uygar uluıslar ailesi i&ccedil;ine girmeye kararlı olan T&uuml;rkiye i&ccedil;in &ouml;zel bir değere sahiptir. Şimdiye kadar T&uuml;rklerle &ouml;teki &ccedil;ağdaş uygurlar arasında bir fark niteliğinde sayılan şimdiki başlığın değiştirilmesi ve yerine &ccedil;ağdaş uygar ulusların t&uuml;m&uuml;n&uuml;n ortak başlığı olan şapka&rsquo;nın giyilmesi gereği belirmiştir. Ulusumuz bu &ccedil;ağdaş ve uygar başlığı giymek suretiyle herkese &ouml;rnek olduğundan, ekli yasa &ouml;nerisinin kabul&uuml;n&uuml; dileriz.&rdquo;</em></p>
<p style="text-align: left;">2 maddeden oluşan yasa &ouml;nerisinin ikinci maddesi y&uuml;r&uuml;rl&uuml;ğe ilişkin olup 1. maddesi ş&ouml;yle d&uuml;zenlenmişti:</p>
<p style="text-align: left;"><em>&ldquo;T&uuml;rkiye B&uuml;y&uuml;k Millet Meclisi &uuml;yeleri ile genel, &ouml;zel ve yerel y&ouml;netimlere ve b&uuml;t&uuml;n kuruluşlara bağlı memurlar ve hizmetliler, T&uuml;rk ulusunun giymiş olduğu şapka&rsquo;yı giymek zorundadır. T&uuml;rkiye halkının genel başlığı şapka olup buna aykırı bir alışkanlığın s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lmesini h&uuml;k&uuml;met yasaklar.&rdquo;</em></p>
<p style="text-align: left;">B&ouml;ylece s&ouml;z konusu &ouml;neri kadın giyimi konusunda hi&ccedil;bir h&uuml;k&uuml;m i&ccedil;ermeyip erkek giyiminde de yalnızca <strong>şapka</strong>&rsquo;ya ilişkindi. Adalet komisyonunun uygun bularak genel kurula sunduğu &ouml;nerinin g&ouml;r&uuml;ş&uuml;lmesine 25 Kasım 1925&rsquo;te başlanmıştı. Bu sırada bağımsız Bursa Milletvekili <strong>Nurettin Paşa (Sakallı)</strong>, bir &ouml;nerge vererek yasaya karşı &ccedil;ıkmıştı Ona g&ouml;re Bakanlar Kurulu kararı varken b&ouml;yle bir yasaya gerek yoktu, &uuml;stelik tasarı Anayasaya aykırı idi. Ancak tartışmalar sonunda oya sunulan tasarı, <strong>Nurettin Paşa </strong>ile Ergani Milletvekili <strong>İhsan Bey</strong>&rsquo;in karşı oylarına karşın b&uuml;y&uuml;k &ccedil;oğunlukla kabul edilerek yasalaşmıştı.</p>
<p style="text-align: left;">25 Kasım 1925 g&uuml;n ve 677 No.lu bu yasanın y&uuml;r&uuml;rl&uuml;ğe girmesinden birka&ccedil; g&uuml;n sonra <strong>Tekke, Zaviye ve T&uuml;rbelerin Kapatılması</strong>&rsquo;na ilişkin yasa g&ouml;r&uuml;şmeleri sırasında (30 Kasım), Ceza Yasasının 131. Maddesinde yapılan değişiklik ile de, <em>&ldquo;yetkili olmadıkları halde sarık ve dinsel kıyafet taşıyanların&rdquo; </em>davranışları su&ccedil; kapsamı i&ccedil;ine alınmıştı.</p>
<p style="text-align: left;">Şapka giyilmesine Bakanlar Kurulu kararnamesi &ccedil;ıktığında g&ouml;sterilen tepkiler yasanın y&uuml;r&uuml;rl&uuml;ğe girmesinden sonra daha da artmıştı. 14 Kasım&rsquo;da&nbsp; Sivas&rsquo;ta bu nedenle h&uuml;k&uuml;mete hakaretler yağdıran bildiriler asılmış, kimi kışkırtmalarla kadınların y&uuml;zlerinin a&ccedil;ılacağı ve Kur&rsquo;an&rsquo;ın da yasaklandığı s&ouml;ylentileri yayılmaştı. Sarıklı 40-50 kişi kentte g&ouml;sterilere başlayınca da bunlar g&ouml;revlilerce tutuklanmışlardı. Erzurum&rsquo;da <strong>Şeyh Hacı Osman</strong>&rsquo;ın kışkırtmasıyla sabah namazından sonra toplanan 3000 kişi &ccedil;arşıyı kapattıktan sonra valinin evi &ouml;n&uuml;nde <em>&ldquo;Biz g&acirc;vur memur istemeyiz!&rdquo; </em>diye bağırmaya başlamışlardı. G&uuml;venlik g&uuml;&ccedil;leri bunlardan bazılarını tutuklamaya kalkınca &ccedil;ıkan &ccedil;atışmada 3 kişi hayatını kaybetmişti (30 Kasım). Bunun &uuml;zerine H&uuml;k&uuml;met, Erzurum&rsquo;da bir ay s&uuml;reyle <strong>sıkıy&ouml;netim </strong>ilan etmek gereğini duymuştu. Rize&rsquo;de başlayan olaylarda ise elebaşıları k&ouml;y imamları olmuştu. <strong>İskilipli Atıf</strong>&rsquo;ın <strong>&ldquo;Frenk Mukallitliği ve Şapka&rdquo;</strong> adlı broş&uuml;rlerinden de destek alan g&ouml;stericiler y&ouml;redeki karakolu basıp 6 jandarmayı tutuklamışlardı. Maraş ve Giresun&rsquo;da da şapka aleyhine g&ouml;steriler d&uuml;zenlenmişti.</p>
<p style="text-align: left;">Şapkaya g&ouml;sterilen bu tepkilerin altında sarığı kutsal sayıp <strong>şeriat </strong>d&uuml;zenine bağlı olma ve onu geri getirme isteklerinin yattığı a&ccedil;ıktı. Bu nedenle olayların <strong>İstiklal Mahkemesi</strong>&rsquo;nce yerlerinde incelenmesi uygun g&ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;. Ankara&rsquo;dan ayrılan mahkeme Kayseri, Sivas, Erzurum ve Rize&rsquo;ye ge&ccedil;erek g&ouml;sterileri kışkırtma ve ayaklanma girişiminde bulunmakla su&ccedil;lanan tutuklu ve sanıkları kendi y&ouml;relerinde yargılamıştı. Bunların bir kısmı 1-15 yıl arasında değişen hapis cezalarına &ccedil;arptırılmıştı. Yargılamaların en &ouml;nemlisi ise Erzurum ve Giresun olaylarının birlikte ele alındığı dava olmuştu. <strong>Erzurumlu Raif Hoca</strong>&rsquo;nın kurmuş olduğu <strong>Muhafaza-i Mukaddesat </strong>derneği mensupları ile <strong>İskilipli Atıf Hoca</strong>&rsquo;nın yargılandığı bu davada <strong>Atıf Hoca </strong>ile <strong>Ali Rıza, &ldquo;irtica hareketlerini kışkırtarak anayasal rejimi değiştirme&rdquo;</strong>ye giriştiklerinden &ouml;t&uuml;r&uuml; idama mahk&ucirc;m edilmişlerdi. &Ouml;teki sanıklardan 20&rsquo;si 3-5 yıl arasında hapis, s&uuml;rg&uuml;n ve k&uuml;rek cezalarına &ccedil;arptırılırken, 22 sanık da beraat ettirilmişti <strong><em>(Aybars, İstiklal Mahkemeleri, 406-418)</em></strong>.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Fes</strong>&rsquo;in terk edilmesini &ouml;nemseyen <strong>Atat&uuml;rk</strong>&rsquo;&uuml;n, Mısır El&ccedil;isinden başındaki fesi &ccedil;ıkartmasını istemesi, bu duyarlılığın bir yansıması olmuştu. 29 Ekim 1932 gecesi Ankara Palas&rsquo;ta d&uuml;zenlenen resepsiyona katılan el&ccedil;inin fesinin &ccedil;ıkartılması iki devlet arasında diplomatik bir gerginliğe yol a&ccedil;mışsa da kısa s&uuml;rede atlatılmıştı <strong><em>(B.N. Şimşir, Doğunun Kahramanı Atat&uuml;rk, 251-319)</em></strong>.</p>
<p style="text-align: left;">Şapka giyilmesine ilişkin yasadan 9 yıl sonra, 3 Aralık 1934&rsquo;te 2596 sayılı <strong>Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun </strong>adı verilen bir yasa daha kabul edilmişti. Bununla hangi din ve mezhepten olursa olsun din adamlarının yalnızca ibadet sırasında ve t&ouml;renlerde &ouml;zel kıyafet ve başlık taşımalarına izin verilmişti. Bunun dışında dinsel kisvelerin giyilmesi yasaklanmıştı.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Şapka </strong>giyilmesine ilişkin 677 sayılı yasa ile s&ouml;z konusu bu 2596 sayılı yasa, 1961 ve 1982 Anayasalarında, <strong>laik </strong>T&uuml;rkiye&rsquo;yi yaratan ve &ccedil;ağdaşlaşmaya y&ouml;nelik olan <strong>İnkilap Yasaları</strong> arasına alınmış bulunmaktadır.</p>
<p style="text-align: left;">&Ccedil;ağdaşlığa y&ouml;nelen T&uuml;rkiye&rsquo;de erkeklerin <strong>şapka </strong>giymelerine &ouml;nem veren <strong>Atat&uuml;rk, </strong>kadın giyimleri i&ccedil;in herhangi yasal bir d&uuml;zenlemeyi gerekli g&ouml;rmemişti. Bununla blrilikte <strong>tesett&uuml;r</strong>&rsquo;&uuml;n kaldırılmasına, T&uuml;rk kadınının <strong>pe&ccedil;e</strong>yi atıp y&uuml;z&uuml;n&uuml; a&ccedil;masına ilişkin inancını korumuştu. &Ouml;rneğin Ocak 1925&rsquo;te Silifke Lisesi&rsquo;ni ziyaretinde <strong>pe&ccedil;e</strong>li bir bayan &ouml;ğretmen kendisine buket sunmak istediğinde, ondan &ouml;ncelikle pe&ccedil;esini &ccedil;ıkarmasını dilemişti. Bunun &uuml;zerine s&ouml;z konusu &ouml;ğretmen, alkışlar arasında pe&ccedil;esini &ccedil;ıkarmış, <strong>Atat&uuml;rk</strong>&rsquo;de buketi alıp kendisine teşekk&uuml;rler etmişti <strong><em>(İzzet Aslan, Atat&uuml;rk Silifke&rsquo;de, 75. Vd)</em></strong>. Fakat <strong>Atat&uuml;rk</strong>&rsquo;&uuml;n <strong>tesett&uuml;r</strong>l&uuml; olan kadınlara saygısını, halk arasında <strong>tesett&uuml;r</strong>l&uuml; yaşlı bir kadının elini b&uuml;y&uuml;k bir heyecan ve tebess&uuml;m ile &ouml;pmesinden anlayabiliriz.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>(Kaynak: Şerafettin Turan, Kendine &Ouml;zg&uuml; Bir Yaşam ve Kişilik, Bilgi Yayınevi, s. 487-495)</strong></p>
<p style="text-align: left;"><em></em></p>
<p style="text-align: left;"></p>
<p style="text-align: left;"><em></em></p>
<p style="text-align: left;"><em></em></p>
<p style="text-align: left;"></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tarım ve Sanayi Dönüşümünün Etkileri</title>
<link>https://ilterdergisi.com/tarim-ve-sanayi-donusumunun-etkileri</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/tarim-ve-sanayi-donusumunun-etkileri</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/2024/10/image_750x500_671e2c692752e.jpg" length="195220" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 27 Oct 2024 15:37:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>Rüstem Kılıç</dc:creator>
<media:keywords>tarım, sanayi, toplumsal yapı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">İnsanlığın tarımdan sanayiye uzanan yolculuğu, farklı coğrafyalarda yaşayan toplulukların kendine has katkıları ve keşifleriyle zenginleşmiş, her bir k&uuml;lt&uuml;r insanlık tarihinde farklı bir iz bırakmıştır. Neolitik Devrim'in ateşlendiği d&ouml;nemden itibaren, insanlık besin &uuml;retimini ve yerleşik hayatı bir d&uuml;zen haline getirdi; toplumlar, bu sayede ilk sosyal yapıları, dilleri ve inan&ccedil; sistemlerini geliştirdi.&nbsp;</p>
<p style="text-align: left;">İnsanlık tarihindeki en k&ouml;kl&uuml; değişimlerden biri olan tarımdan sanayiye ge&ccedil;iş, yalnızca &uuml;retim ara&ccedil;larını değil, toplumların sosyal yapısını, &ccedil;evreyle ilişkilerini ve ekonomik dinamiklerini de derinlemesine etkiledi. Tarım devrimi, insanlığın avcı-toplayıcı yaşamdan yerleşik d&uuml;zene ge&ccedil;mesini sağlarken, Sanayi Devrimi ile bu d&uuml;zen end&uuml;striyel &uuml;retim ve hızlı kentleşme ile yeniden yapılandı. Bu iki b&uuml;y&uuml;k d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m, doğa ile ilişkimizi, sınıfsal yapıları ve &ccedil;alışma k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml; yeniden tanımlarken, modern d&uuml;nyaya dair pek &ccedil;ok temel olguyu da beraberinde getirdi.</p>
<h3 style="text-align: left;">Tarımın Sosyal Yapıya Etkisi: Hiyerarşinin ve M&uuml;lkiyetin Doğuşu</h3>
<p style="text-align: left;">Tarıma dayalı yerleşik d&uuml;zene ge&ccedil;ilmesi, insanlık tarihinde hiyerarşinin ilk temellerini attı. Tarım toplumlarında &uuml;retim fazlası, toplumda belirli sınıfların oluşmasına yol a&ccedil;tı. Elde edilen fazla &uuml;r&uuml;n, g&uuml;&ccedil; ve zenginlik elde etmek isteyen kesimler tarafından denetim altına alındı. Bu, &ouml;zellikle Mezopotamya ve Mısır gibi yerlerde &ldquo;kral&rdquo;, &ldquo;rahip&rdquo; gibi &uuml;st sınıfların ortaya &ccedil;ıkmasına ve toprakların aileden aileye miras yoluyla aktarılmasını sağladı. İnsanlar tarım alanlarını sahiplenmeye, yani &ouml;zel m&uuml;lkiyeti geliştirmeye başladılar. &Ouml;rneğin, S&uuml;mer şehir devletlerinde, tapınaklar ve rahip sınıfı, halkın yetiştirdiği &uuml;r&uuml;nleri toplar ve depolar, daha sonra ihtiyaca g&ouml;re yeniden dağıtımını sağlardı. Bu toplumsal organizasyon, toplumun ortak &ccedil;ıkarları doğrultusunda iş birliği yapmasını kolaylaştırdı, ancak aynı zamanda sosyal eşitsizliklerin doğmasına da zemin hazırladı.</p>
<h3 style="text-align: left;">Ekonomik Dinamikler: Değerli &Uuml;r&uuml;nlerden Ticaret Ağlarına</h3>
<p style="text-align: left;">Tarıma ge&ccedil;işle birlikte, bazı &uuml;r&uuml;nler stratejik bir &ouml;neme sahip olmaya başladı. &Ouml;rneğin, Nil Nehri&rsquo;nin verimli toprakları sayesinde Mısır&rsquo;da &uuml;retilen buğday, b&ouml;lgedeki diğer uygarlıklar i&ccedil;in bir ticaret malzemesine d&ouml;n&uuml;şt&uuml;. Benzer şekilde, Mezopotamya'daki zeytin yağı ve şarap, hem ticaretin hem de k&uuml;lt&uuml;rel etkileşimin temel taşlarından biri oldu. Bu &uuml;r&uuml;nlerin değişim aracı olarak kullanılması, ticaret ağlarının kurulmasını sağladı. M&Ouml; 1500&rsquo;lerde Doğu Akdeniz'de Fenikeliler tarafından kurulan ticaret kolonileri, &uuml;r&uuml;n değişimi ile birlikte k&uuml;lt&uuml;rel ve teknolojik bilginin de aktarılmasına olanak tanıdı. B&ouml;ylece, tarıma dayalı ekonomiler, toplumlar arası ilişkileri g&uuml;&ccedil;lendirdi ve kıtalar arası ticaretin temelini oluşturdu.</p>
<h3 style="text-align: left;">&Ccedil;evresel Etkiler: İlk Tahribattan S&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirliğe Ge&ccedil;iş</h3>
<p style="text-align: left;">Tarımın doğaya m&uuml;dahale etme ve d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rme fikrini doğurması, insanlığın &ccedil;evreyle kurduğu ilişkide ilk b&uuml;y&uuml;k kırılmayı yarattı. Yerleşik tarım toplulukları, ormanlık alanları tarım arazisi a&ccedil;mak i&ccedil;in tahrip etmeye başladı. Bu ekolojik değişiklikler ilk başta verimliliği artırdı, ancak uzun vadede toprak erozyonu ve ekolojik bozulmalar gibi sorunları doğurdu. &Ouml;rneğin, Mezopotamya'da sulama kanallarının yanlış y&ouml;netilmesi, tuzlanmaya yol a&ccedil;arak verimli tarım alanlarının &ccedil;oraklaşmasına neden oldu. Bu tahribat, aslında daha sonraki sanayi toplumlarının &ccedil;evreye bakış a&ccedil;ısının da temelini oluşturdu.&nbsp;Ancak tarım toplumları, doğayı yalnızca s&ouml;m&uuml;rmek yerine, ekosisteme entegre olma ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir y&ouml;ntemlerle yaşama &ccedil;abası i&ccedil;indeydi. Bazı Amerikan yerlileri, toprağın verimini s&uuml;rd&uuml;rebilmek i&ccedil;in nadas y&ouml;ntemini geliştirmişlerdi; &Ccedil;in&rsquo;de ise pirin&ccedil; tarlalarında balık yetiştirerek hem suyun verimliliğini artıran hem de balık yetiştiriciliği yapan s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir tarım teknikleri geliştirildi. Tarım toplumlarının doğal d&ouml;ng&uuml;ye uyum sağlama &ccedil;abası, sanayi toplumlarının aksine doğayı uzun vadede koruma g&uuml;d&uuml;s&uuml; taşıyordu.</p>
<h3 style="text-align: left;">Sanayi Devrimi&rsquo;nin Sosyal Dinamiklere Etkisi: İş&ccedil;i Sınıfının Doğuşu ve Kentleşme</h3>
<p style="text-align: left;">Sanayi Devrimi ile birlikte, tarıma dayalı toplum yapısı yerini sanayi merkezli bir sosyal yapıya bıraktı. &Ouml;zellikle İngiltere&rsquo;de başlayan sanayi hareketi, kırsal b&ouml;lgelerden kentlere b&uuml;y&uuml;k g&ouml;&ccedil; dalgalarına yol a&ccedil;tı ve bu, yoğun bir kentleşme s&uuml;recini başlattı. Kentlerde artan iş g&uuml;c&uuml; ihtiyacı, iş&ccedil;i sınıfının doğmasına yol a&ccedil;tı. Ancak, sanayi merkezlerindeki &ccedil;alışma koşulları olduk&ccedil;a zordu. Fabrikalarda uzun saatler boyunca &ccedil;alışmak, sağlıksız ve tehlikeli iş ortamları, d&uuml;ş&uuml;k &uuml;cretler gibi sorunlar, iş&ccedil;i sınıfının s&ouml;m&uuml;r&uuml;lmesine ve derin bir sınıfsal b&ouml;l&uuml;nmeye neden oldu. Sanayi Devrimi&rsquo;nin bu etkileri, sosyal adalet arayışlarını ve hak m&uuml;cadelelerini de beraberinde getirdi. 19. y&uuml;zyılda Karl Marx ve Friedrich Engels gibi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rler, sanayi toplumunun yapısal sorunlarını analiz ederek sosyalist ideolojinin temellerini attılar. 1830&rsquo;larda İngiltere&rsquo;de başlayan Chartist Hareket, iş&ccedil;ilerin daha iyi &ccedil;alışma koşulları, oy hakkı ve sosyal g&uuml;vence talepleriyle ilk geniş &ccedil;aplı sosyal hareketlerden biriydi. Bu s&uuml;re&ccedil;, ilerleyen yıllarda iş&ccedil;i sendikalarının doğuşuna ve sosyal hakların kazanılmasına zemin hazırladı.</p>
<h3 style="text-align: left;">&Ccedil;evresel Tahribat: End&uuml;striyel &Uuml;retimin Doğaya Maliyeti</h3>
<p style="text-align: left;">Sanayi Devrimi ile birlikte, doğaya yapılan m&uuml;dahalenin boyutu da dramatik bir şekilde arttı. Buhar makineleri ve k&ouml;m&uuml;r kullanımı, hem havaya karbondioksit salınımını artırdı hem de ormanlık alanların b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de yok olmasına neden oldu. İngiltere ve Almanya gibi sanayi devlerinin hızla b&uuml;y&uuml;mesi, &ccedil;evresel sorunları da beraberinde getirdi. &Ouml;rneğin, İngiltere&rsquo;nin başkenti Londra, 19. y&uuml;zyıl boyunca artan k&ouml;m&uuml;r kullanımı nedeniyle s&uuml;rekli yoğun bir duman tabakasıyla kaplandı ve bu durum &ldquo;Great Smog&rdquo; gibi &ccedil;evresel felaketlere yol a&ccedil;tı. Fabrikalardan &ccedil;ıkan atıklar nehirleri kirletirken, sanayi şehirlerinde yaşayan insanlar kronik sağlık sorunları ile y&uuml;zleşmek zorunda kaldı. Sanayi toplumları, doğayı sınırsız bir kaynak olarak g&ouml;ren anlayışları ile &ccedil;evresel yıkıma yol a&ccedil;arken, doğa &uuml;zerinde s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir bir denge kurmanın &ouml;nemini g&ouml;z ardı ettiler. Ancak 20. y&uuml;zyılın ikinci yarısından itibaren &ccedil;evre bilinci artmaya başladı. &Ccedil;evresel s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik, &ouml;zellikle &ccedil;evre hareketlerinin etkisiyle modern toplumların ajandasına yeniden girdi.</p>
<h3 style="text-align: left;">Ekonomik Yapının D&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;: K&uuml;resel Kapitalizm ve S&ouml;m&uuml;rgecilik</h3>
<p style="text-align: left;">Sanayi Devrimi ile birlikte kapitalizm, k&uuml;resel bir ekonomik sistem olarak hızla yaygınlaştı. Fabrika sahipleri ve sermayedarlar, iş&ccedil;i sınıfının emeği ile elde ettikleri sermaye birikimini daha da artırarak devasa servetler kazandılar. Avrupa&rsquo;nın sanayi devleri, hammaddeye olan ihtiya&ccedil;larını karşılamak i&ccedil;in s&ouml;m&uuml;rgeci politikalar izleyerek Asya, Afrika ve Amerika kıtasında kaynakları denetimleri altına aldılar. İngiltere, Hindistan&rsquo;dan elde ettiği pamuk ve &Ccedil;in&rsquo;den aldığı &ccedil;ay gibi hammadde kaynaklarıyla dev sanayi makinelerini besledi. Bu d&ouml;nemde, s&ouml;m&uuml;rge &uuml;lkelerdeki doğal kaynakların s&ouml;m&uuml;r&uuml;lmesi, yerel halkların k&uuml;lt&uuml;rlerini, ekonomilerini ve yaşamlarını derinlemesine etkiledi. &Ouml;zellikle Afrika kıtası, k&ouml;le ticareti ve kaynakların yağmalanması gibi trajik olaylara sahne oldu. Avrupa'nın sanayi şehirlerinde iş g&uuml;c&uuml; ve hammadde ihtiyacını karşılayan s&ouml;m&uuml;rge &uuml;lkeleri, kendi kaynaklarından yararlanamadan zengin Batılı ekonomilerin hammaddesi haline geldiler.</p>
<h3 style="text-align: left;">Sınıfsal ve &Ccedil;evresel Bilincin Doğuşu</h3>
<p style="text-align: left;">Tarım ve sanayi d&ouml;n&uuml;ş&uuml;mleri, insanlık tarihinde ilerlemeyi ve gelişmeyi sağlayan b&uuml;y&uuml;k sı&ccedil;ramalar oldu. Ancak bu sı&ccedil;ramalar, sınıfsal eşitsizlikleri ve &ccedil;evresel tahribatı da beraberinde getirdi. Tarım toplumlarının doğayla olan uyumlu ilişkisinden, sanayi toplumlarının doğayı s&ouml;m&uuml;ren yapısına ge&ccedil;iş s&uuml;reci, &ccedil;evresel bozulmaları hızlandırdı. Bu durum, modern toplumlarda &ccedil;evreyi koruma ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir kalkınma arayışlarını g&uuml;&ccedil;lendirdi. Aynı zamanda, sınıfsal m&uuml;cadeleler ve sosyal hak arayışları, iş&ccedil;i sınıfının hak m&uuml;cadelesini ve toplumsal adalet taleplerini doğurdu.</p>
<p style="text-align: left;">İnsanlığın bu yolculuğunda elde ettiği bilgi birikimi, bug&uuml;n ekosisteme duyarlı, adaletli ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir bir gelecek inşa etme &ccedil;abalarına rehberlik ediyor. Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m s&uuml;re&ccedil;leri, sadece tarihsel birer d&ouml;nem olmaktan &ouml;te, modern toplumların nasıl bir gelecek inşa edeceğine dair dersler sunmaya devam ediyor. İnsanoğlu yarattığı k&uuml;resel canavarı ya ehlileştirecek ya da ona esir olarak kendi kendini imha edecek. Gelecek y&uuml;zyılda k&uuml;resel &ouml;nlemler alınmadığı taktirde geri d&ouml;n&uuml;ş&uuml; olmayan bir sona gideceğiz a&ccedil; g&ouml;zl&uuml;l&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z ve para hırsımız kendi sonumuzu getiriyor her şey elimizden gittiğinde geriye d&ouml;n&uuml;p bakmak fayda sağlamayacak, yok ettiğimiz d&uuml;nyanın kalıntılarına bakıp i&ccedil; &ccedil;ekmek bize yeşil ormanları ve akan nehirleri geri getirmeyecek. İnsanoğlu gelişmeye devam edecek bu gelişme dediğimiz şey ise bizi başladığımız noktanın da gerisine g&ouml;t&uuml;recek.&nbsp;</p>
<p style="text-align: left;"></p>
<p style="text-align: left;"><em>Son ırmak kuruduğunda, son ağa&ccedil; yok olduğunda, son balık &ouml;ld&uuml;ğ&uuml;nde; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak!</em></p>
<p style="text-align: left;"><span>-Kızılderili Atas&ouml;z&uuml;</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ENDÜLJANS’TAN METAVERSE’E; CENNET ARZUMUZ</title>
<link>https://ilterdergisi.com/enduljanstan-metaversee-cennet-arzumuz</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/enduljanstan-metaversee-cennet-arzumuz</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/2024/10/image_750x500_6714eee282fe7.jpg" length="153920" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 20 Oct 2024 15:02:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>Rüstem Kılıç</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/2024/10/image_750x_6714f09555816.jpg" alt="End&uuml;ljans Belgesi" width="213" height="142" /><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/2024/10/image_750x_6714efd521750.jpg" alt="Metaverse'in vaad ettikleri" width="246" height="140" /></p>
<p style="text-align: left;">İnsanoğlu tarih boyunca inancı y&uuml;z&uuml;nden &ccedil;ok kez aldatıldı. İnan&ccedil; insanın en hassas duygusudur ve bunu kullanmayı bilenler, insanları kolayca s&ouml;m&uuml;rmeyi ve y&ouml;nlendirmeyi başardı. &nbsp;<br />Eski&ccedil;ağda krallar, kendilerine meşruiyet kazandırmak i&ccedil;in yetkilerini tanrıdan aldıklarını veya bizzat kendilerinin tanrı-kral olduklarını &ouml;ne s&uuml;rerek b&uuml;y&uuml;k imparatorluklar kurmayı başardılar. Mezopotamya uygarlıklarında ve Mısır Uygarlığında bunu rahatlıkla g&ouml;rebiliriz. Bu durum Eski&ccedil;ağla sınırlı kalmadı Orta&ccedil;ağda bunun en b&uuml;y&uuml;k yansımalarını Hristiyanlık &uuml;zerinde g&ouml;rd&uuml;k. Papalar &uuml;st d&uuml;zey yetkilere sahiplerdi ve tanrının kararlarını onlar uyguluyor ve hatta tanrının işlerini y&uuml;r&uuml;t&uuml;yorlardı. &nbsp;<br />Tanrının iyi insanlara vadettiği cenneti ve affedilmeyi para karşılığı satıyorlardı. Biz buna End&uuml;ljans adını verdik ve bunun anlamı g&ouml;z yummak, bağışlanmaktı yani her şeye rağmen yaptıklarına rağmen g&ouml;z yummak!</p>
<p><img src="https://ilterdergisi.com/uploads/images/2024/10/image_750x_6714ef4269b59.jpg" alt="Martin Luther" width="258" height="326" style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" /></p>
<p style="text-align: left;"><br />End&uuml;ljans cennete tek y&ouml;nl&uuml; biletti arafta beklemeye gerek yoktu. Bu inanılmaz fikir orta&ccedil;ağda bir&ccedil;ok insanın dikkatini &ccedil;ekti. Aldanmak farklı bir boyut kazandı. Para ver, g&uuml;nahlarını bağışlayayım. Para ver, cennette yerin hazır. Bu d&uuml;zen uzun s&uuml;re b&ouml;yle gitti ta ki Martin Luther &ccedil;ıkıp &ldquo;hayır bu d&uuml;zen b&ouml;yle gitmez&rdquo; diyene kadar. Tamamıyla bitti mi ? hayır. Hi&ccedil;bir şey tamamıyla bitmez.&nbsp;<br />Bunun islam d&uuml;nyasındaki karşılığı tevbe etmektir. Şanslıyız ki Allah bizden tevbe i&ccedil;in para istemiyor. İslam d&uuml;nyasındaki yansımalarını Hasan Sabbah&rsquo;ın Haşhaşilik hareketinde de g&ouml;rebiliriz. Sabbah, m&uuml;ridlerine cenneti vadederek istediği her şeyi yaptırdı. Hatta onlara s&ouml;zde cenneti g&ouml;sterdi insanın cennete ulaşma arzusu &ouml;yle baskındı ki iyi bir insan olmaktan hari&ccedil; her şeyi yaptık.&nbsp;</p>
<p style="text-align: left;"><br />G&uuml;n&uuml;m&uuml;z d&uuml;nyasına baktığımızda artık tanrı-krallar yok. Bilimsel devrim insanoğlunun gelişmesini hızlandırdı internet &ccedil;ağı başladı. Eski geleneklerimizi geride bıraktık belki de bırakmadık hi&ccedil;bir şey tamamıyla bitmez.&nbsp;<br />İnternet &ccedil;ağı, kolayca zengin olma arzumuzu akıl almaz seviyelere y&uuml;kseltti. Tıpkı Papaların end&uuml;ljans satıp zengin oldukları gibi. Madem paramızla cenneti alamıyoruz o halde bu d&uuml;nyada cenneti yaşamalıyız inancı bizi belki de hi&ccedil; var olmayan sanal araziler, sanal d&uuml;kkanlar almaya itti. Bu durumun End&uuml;ljanstan pek farkı yok gibi Metaverse yani Sanal D&uuml;nya&rsquo;dan bir şeyler almak orta&ccedil;ağdan gelen alışkanlığımız mı? Yoksa kolayca zengin olma hırsı mı? D&uuml;nyada cenneti yaşamak mı istedik? Aslında bu soruların cevabı basit; Hepsi!&nbsp;<br />Metaverse, internet &uuml;zerinde yeni bir evren yarattı ve bu evrenden tapular sattı. Tabi bununla sınırlı kalmadı aslında bug&uuml;n internet &uuml;zerinden neler yapabiliyorsak metaverse&rsquo;de aynı şeyleri artırılmış ger&ccedil;eklikle yapıyoruz alışverişlerimizi, sosyal aktivitelerimizi, gezmeyi&hellip; Bu sanal evrenin değerini belki şu an i&ccedil;in anlayamayacağız ya da hi&ccedil;bir zaman anlamayacağız belki de sanıldığı kadar değerli değildir sadece orta&ccedil;ağda olanın bir benzeridir insanların paralarını s&ouml;m&uuml;rmek i&ccedil;in g&uuml;zel bir fikirdir. Bunu bilmiyoruz yeni bir Martin Luther &ccedil;ıkacak mı yoksa b&uuml;t&uuml;n Luther&rsquo;ler sisteme ayak mı uyduracak? Bunu g&ouml;receğiz. İnsanlık gelişmeye devam edecek yerimizde durmayacağız ve alışkanlıklarımız asla tamamıyla bitmeyecek. Cennete ulaşma arzumuz da zengin olma arzumuz da bizimle sonsuza kadar gelecek ve bu iki denklem arasında savrulup duracağız.</p>
<p style="text-align: left;">&nbsp;<br />Ve Yunus Emre&rsquo;nin şu dizesiyle bitirelim;&nbsp;</p>
<p style="text-align: left;"><em>"Cennet cennet dedikleri bir ka&ccedil; k&ouml;şkle bir ka&ccedil; huri</em></p>
<p style="text-align: left;"><em>İsteyene ver onları bana seni gerek seni"</em></p>
<p style="text-align: left;"></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mustafa Kemal Atatürk&amp;apos;ün Doğum Tarihi ve Nüfus Cüzdanı</title>
<link>https://ilterdergisi.com/atat%C3%BCrk%C3%BCn-do%C4%9Fum-tarihi-ve-n%C3%BCfus-c%C3%BCzdan%C4%B1</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/atat%C3%BCrk%C3%BCn-do%C4%9Fum-tarihi-ve-n%C3%BCfus-c%C3%BCzdan%C4%B1</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/2024/10/image_750x500_6714b8953d1f3.jpg" length="115307" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 20 Oct 2024 11:54:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>piyanist</dc:creator>
<media:keywords>Atatürk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><strong>Mustafa Kemal</strong> <strong>Atat&uuml;rk</strong>'&uuml;n kendisini s&uuml;rekli olarak yenileyen bir birey, bir d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r, yetenekli bir komutan, bir devlet kurucusu ve ihtilalci/devrimci bir kişilik olarak yetişmesinde ailesinin ve g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; eğitim/&ouml;ğrenimin dışında, d&uuml;nyaya g&ouml;zlerini a&ccedil;tığı tarihsel d&ouml;neme&ccedil;teki siyasal, toplumsal, felsefi değerlerin, doğup b&uuml;y&uuml;d&uuml;ğ&uuml; Selanik ve Makedonya &ccedil;evresinin ve kendisini geleceğe hazırlamak i&ccedil;in harcadığı &ccedil;abaların b&uuml;y&uuml;k etkisi s&ouml;z konusudur.&nbsp;<strong>Atat&uuml;rk</strong>'&uuml; araştırırken &ouml;ncelikle bu etmenler &uuml;zerinde durmak gerekir.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Z&uuml;beyde-Ali Rıza&nbsp;</strong>&ccedil;iftinin d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; &ccedil;ocukları olarak doğan&nbsp;<strong>Mustafa,&nbsp;</strong>tarihin &ouml;nemli d&ouml;neme&ccedil;lerinden birinde g&ouml;zlerini d&uuml;nyaya a&ccedil;mıştı. N&uuml;fus kaydına, Osmanlı İmparatorluğu'nda kullanılan <strong>Rum&icirc; (Mal&icirc;)&nbsp;</strong>takvime g&ouml;re, yalnızca 1296 yılı işlenmiş, ay ve g&uuml;n ise belirtilmemişti. O d&ouml;nemde genelde yeni doğan &ccedil;ocukların doğum g&uuml;nleri aile b&uuml;y&uuml;ğ&uuml;nce evdeki&nbsp;<strong>Kur'an'ın&nbsp;</strong>i&ccedil; kapağına yazıldığı i&ccedil;in&nbsp;<strong>Ali Rıza Efendi</strong>'de b&ouml;yle hareket etmişti. Ancak&nbsp;<strong>Z&uuml;beyde Hanım</strong>'ın a&ccedil;ıkladığına g&ouml;re s&ouml;z konusu Kur'an kaybolduğu i&ccedil;in n&uuml;fus kaydına&nbsp;<strong>Mustafa</strong>'nın doğum ayı ve g&uuml;n&uuml; ge&ccedil;irilememişti. Aslında ona doğumunda Selanik m&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;nce verilen n&uuml;fus c&uuml;zdanının ya kaydolduğu okullardan birinde kaldığı ya da sonraları kaybolduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle onun doğum tarihini belirleyen ilk belgeler askeri okullardaki &ouml;ğrenci kayıtları olmaktadır. Bu kayıtlarda ay ve g&uuml;n belirtilmeden doğum yeri ve tarihi hep&nbsp;<strong>"Selanik, 1296"&nbsp;</strong>olarak g&ouml;sterilmiştir.</p>
<p style="text-align: left;">Kendisini se&ccedil;im hakkından yoksun kılmak amacıyla Ocak 1922'de se&ccedil;im yasasında yapılmak istenen değişikliğe karşı duyulan tepki sırasında&nbsp;<strong>Ankara Belediye Meclisi</strong>'nin aldığı kararla <strong>Hacıbayram Mahallesi</strong> n&uuml;f&uuml;suna (Hane/Ev N: 161/1) kaydedilmişti <em><strong>(KAA, 177)</strong></em>. Bize kadar ulaşan n&uuml;fusla ilgili ilk kaydı ise, İzmir'de <strong>Uşaklıgiller</strong>'in kızı <strong>Latife </strong>ile evlenirken almış olduğu belgedir. <strong>"T&uuml;rkiye H&uuml;k&uuml;meti N&uuml;fus Tezkeresi"</strong> başlığını taşıyan 27 K&acirc;nunisani 1339 (Ocak 1923) tarihli belgede, doğum yeri ve hangi n&uuml;fusa kayıtlı olduğu belirtilmeksizin yalnızca doğum tarihi (1296) verilmiştir. Bunda <strong>Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri, "İzmir G&ouml;ztepe"</strong>de yani nişanlısı <strong>Latife Hanım</strong>'ın evinde oturur g&ouml;r&uuml;nmektedir. Onun fahri (onursal) hemşehrisi olduğu İzmir n&uuml;fusundan alınan bu belge, evlenmek gibi işlemlerde g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde de alınması gereken bir ikamet (oturma) belgesi niteliğindedir.</p>
<p style="text-align: left;">Ancak&nbsp;<strong>Mustafa Kemal</strong>'in İzmir dışında fahri hemşehriliğe se&ccedil;ildiği &ouml;teki kentlerin n&uuml;fusuna da kaydedildiği anlaşılmaktadır. Ona ilk onursal hemşehrilik Erzurum'da verilmişti.&nbsp;<strong>M&uuml;dafa&acirc;-i Hukuk Derneği&nbsp;</strong>y&ouml;netim kurulu, 21 Ağustos 1919'daki toplantısında&nbsp;<strong>sine-i millet</strong>'e katılan eski Ordu M&uuml;fettişine kentin evlatları arasında yer almasını &ouml;nermişti. O da 27 Ağustos'ta verdiği yanıtta bunu memnunlukla kabul ettiğini belirterek kent n&uuml;fusuna kaydedilmesini dilemişti <em><strong>(ATTB, 55)</strong></em>. İzmir'in kurtarılışından sonra merkez ve bağlı belediye ve idare meclisleri, 10 Eyl&uuml;l'den beri kentlerinde bulunan&nbsp;<strong>Başkomutan Mustafa Kemal</strong>'e onursal hemşehrilik &ouml;nerilmesini kararlaştırmışlardı. Bunun &uuml;zerine 24 Eyl&uuml;l'de <strong>"hamiyetli"</strong> diye nitelediği İzmir halkına bir teşekk&uuml;r bildirisi yayımlayan&nbsp;<strong>Mustafa Kemal,&nbsp;</strong>bu &ouml;neriyi,&nbsp;<em>"muzafferiyeti (utkuyu) m&uuml;jdeleyen bir simge"&nbsp;</em>olarak g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; belirtmişti&nbsp;<strong><em>(Agy, 461)</em></strong>. İzmir onursal hemşehriliğini &ccedil;ok ge&ccedil;meden Ankara izlemişti.&nbsp;<strong>Ankara Belediye Erc&uuml;meni,&nbsp;</strong>2 Ekim 1922'de İzmir'den Ankara'ya d&ouml;nen ve b&uuml;y&uuml;k coşku ile karşılanan&nbsp;<strong>TBMM Başkanı Gazi Mustafa Kemal</strong>'e onursal hemşehrilik &ouml;nermeyi gerekli g&ouml;rm&uuml;şt&uuml;. 5 Ekim g&uuml;nl&uuml; mektubuyla bunu teşekk&uuml;rle kabul ettiğini bildiren&nbsp;<strong>Mustafa Kemal, TBMM</strong>'nin, ancak&nbsp;<em>"Ankara'nın kahraman muhitinde pervasızca bağımsızlık m&uuml;cadelesine devam edebildiğini"&nbsp;</em>de vurgulamıştı&nbsp;<strong><em>(ABE, XIII, 381)</em></strong>.&nbsp;</p>
<p style="text-align: left;">Ertesi yıl onursal hemşehrilik &ouml;nerisi Rize'den gelmişti.&nbsp;<strong>Mustafa Kemal</strong>, 28 Nisan 1923 g&uuml;n&uuml; telgrafta <strong>"muazzez"&nbsp;</strong>bir kentin vatandaşları arasında kendisine bir yer ayrılmasından &ouml;t&uuml;r&uuml; duyduğu sevinci belirtmişti&nbsp;<strong><em>(Agy, 500)</em></strong>. Rize'yi de Diyarbakır izlemişti. Bu nedenle Belediye Başkanlığı'na g&ouml;nderdiği 5 Nisan 1926 g&uuml;nl&uuml; mektupla g&ouml;sterilen&nbsp;<em>"kadirşinaslığa"&nbsp;</em>(kadirbilirliğe) teşekk&uuml;r etmişti&nbsp;<strong><em>(Kara &Acirc;mid, Atat&uuml;rk Yılında Diyarbakır, 1981, s.31; ASD, V, 157)</em></strong><strong>.&nbsp;</strong>Dolayısıyla doğumunda Selanik n&uuml;fusuna kaydedilen&nbsp;<strong>Mustafa Kemal</strong>'in, TBMM H&uuml;k&uuml;meti'nin kuruluşu ile Ankara n&uuml;fusuna alındığını, bunun dışında fahri hemşehri se&ccedil;ildiği Erzurum, İzmir, Rize, Diyarbakır ve Gaziantep gibi kentlerin n&uuml;fuslarına da onursal hemşehri olarak kaydedildiği g&ouml;r&uuml;lmektedir.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Mustafa Kemal</strong>'in bug&uuml;n i&ccedil;in bildiğimiz en ayrıntılı n&uuml;fus belgesi, Osmanlı saltanatına son verilmesi &uuml;zerine&nbsp;<strong>T&uuml;rkiye B&uuml;y&uuml;k Millet Meclisi H&uuml;k&uuml;meti&nbsp;</strong>vatandaşları i&ccedil;in d&uuml;zenlenen n&uuml;fus c&uuml;zdanıdır. 27 Mart 1339'da (1923) <strong>Ankara N&uuml;fus M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;</strong>'nce verilen c&uuml;zdanda onun Ankara n&uuml;fusuna kayıtlı olduğu ve&nbsp;<strong>Hacıbayram Mahallesi 161/1&nbsp;</strong>numaralı evde oturduğu belirtilmektedir. İlk sayfada c&uuml;zdanın veriliş nedeni ş&ouml;yle a&ccedil;ıklanmıştır:</p>
<p style="text-align: left;"><em>"İşbu huviyet c&uuml;zdanında isim ve ş&ouml;hret ve hal ve san'atı muharrer (yazılı) olan M&uuml;şir Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri, T&uuml;rkiye B&uuml;y&uuml;k Millet Meclisi H&uuml;k&uuml;meti t&acirc;biiyetini haiz olup ol suretle ceride-i n&uuml;fusda mukayyed olduğunu m&uuml;şir (belirten) işbu h&uuml;viyet v&uuml;zdanı i'ta kılındı (verildi)."</em></p>
<p style="text-align: left;">C&uuml;zdanda o sırada 42 yaşlarında olan&nbsp;<strong>Mustafa Kemal</strong>'in fiziksel &ouml;zellikleri, kimliği, doğum tarihi, mesleği ve medeni hali ile ilgili şu bilgiler verilmektedir:</p>
<p style="text-align: left;"><em>Boy: Orta</em><br /><em>Sa&ccedil;: Sarı</em><br /><em>G&ouml;z: Mavi</em><br /><em>Burun: &Acirc;deta </em>(d&uuml;z ice)<br /><em>Ağız: &Acirc;deta</em><br /><em>Bıyık: Sarı, kesik</em><br /><em>Sakal: Tıraş</em><br /><em>&Ccedil;ene: Uzunca</em><br /><em>&Ccedil;ehre: Uzunca</em><br /><em>Renk: Beyaz</em><br /><em>Al&acirc;met-i f&acirc;rika-i tabiiye </em>(Ayırdedici işaretler)<em>: Tam</em><br /><em>İsim ve ş&ouml;hreti: M&uuml;şir Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri</em><br /><em>Tarih ve mahall-i veladeti </em>(Doğum tarihi ve yeri)<em>: Selanik, 1296. Bin iki y&uuml;z doksan altı</em><br /><em>Pederinin ismiyle mahall-i ikameti</em> (Babasının adı ve <strong>oturduğu</strong> yer)<em>: T&uuml;ccardan m&uuml;teveffa </em>(&ouml;l&uuml;)<em> Ali Rıza Efendi</em><br /><em>Validesinin ismiyle mahall-i ikameti: M&uuml;teveffiye Z&uuml;beyde Hanımefendi</em><br /><em>M&uuml;teehhil ve zevcesi m&uuml;teaddid olup olmadığı </em>(Evli ve &ccedil;ok eşli olup olmadığı)<em>: &nbsp;Bir zevcesi vardır.</em><br /><em>Deracat ve sunuf-ı askeriyesi: M&uuml;şir </em>(Mareşal)</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Latife&nbsp; Hanım&nbsp;</strong>ile evli iken d&uuml;zenlenen bu c&uuml;zdanla&nbsp;<strong>Mustafa Kemal</strong>'in Ankara hemşehrisi olarak 10 Ocak 1923'te yapılan&nbsp;<strong>Hacıbayram Mahallesi&nbsp;</strong>muhtar se&ccedil;imlerine katılıp oy kullandığı da bilinmektedir <strong><em>(ASD, II, 48)</em></strong>.</p>
<p style="text-align: left;">Yeni T&uuml;rk abecesinin kabul&uuml;nden (1928) sonra her vatandaş gibi <strong>Mustafa Kemal</strong>&rsquo;in n&uuml;fus c&uuml;zdanının da yenilenmiş olması gerekir. Onun dışında <strong>Soyadı Kanunu</strong>&rsquo;nun kabul edilmesinden sonra <strong>Ankara N&uuml;fus M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;</strong>&rsquo;nce d&uuml;zenlenmiş olan iki ayrı n&uuml;fus c&uuml;zdanı bulunmaktadır. 993.814-B. seri ve 51 sıra numaralı c&uuml;zdanda adı hanesine <strong>Mustafa </strong>ya da <strong>Mustafa Kemal </strong>yerine yalnızca <strong>Kemal, </strong>lakap ve ş&ouml;hreti (soyadı) b&ouml;l&uuml;m&uuml;ne de doğal olarak <strong>Atat&uuml;rk </strong>yazılmıştır. <strong><em>(Atat&uuml;rk, K&uuml;lt&uuml;r Bak. Yay., s.14)</em></strong>. Ondan bir s&uuml;re sonra d&uuml;zenlenen 933.815-B seri ve 51 sıra numaralı c&uuml;zdanda ise o yıllarda etkili olan T&uuml;rk&ccedil;enin &ouml;zleştirilmesi &ccedil;abalarının etkisiyle <strong>Kemal </strong>adının <strong>Kam&acirc;l </strong>bi&ccedil;iminde yazıldığı g&ouml;r&uuml;lmektedir. Değişiklikler nedeniyle d&uuml;zenlenen bu c&uuml;zdanlarda da doğum tarihi 1881 olarak g&ouml;sterilmiştir. Ankara/&Ccedil;ankaya n&uuml;fusuna kayıtlıdır <strong><em>(Hane N: 139, Cilt 56, Sahife N: 49)</em></strong>. Medeni hali kısmına da <em>&ldquo;evli değildir&rdquo; </em>diye yazılmıştır.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Mustafa Kemal</strong>&rsquo;in Rumi takvime g&ouml;re doğum tarihi olarak verilen 1296 yılı, Miladi takvimin 13 Mart 1880-12 Mart 1881 g&uuml;nlerini kapsamaktadır. <strong>Cumhuriyet </strong>d&ouml;neminde <strong>Miladi Takvim</strong>&rsquo;in kabul edilmesinden sonra doğum yılı <strong>1880 </strong>olarak g&ouml;sterilmiş, resmi sayılacak yayınlarda da bu tarih kullanılmıştır <strong><em>(Tarih IV, 359)</em></strong>. Ne ki doğum ay ve g&uuml;n&uuml;n&uuml;n saptanması &ccedil;alışmalarında kesin bir sonuca varılamayınca onun mayıs ayında d&uuml;nyaya gelmiş olduğu kabul edilmiş ve doğum yılı <strong>1881 </strong>olarak değiştirilmiştir.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Harp Okulu</strong>&rsquo;ndan sınıf arkadaşı <strong>Ali Fuat Cebesoy, </strong>1881 tarihinin <em>&ldquo;ger&ccedil;ek gibi&rdquo; </em>olduğunu s&ouml;ylerken <strong><em>(SAA, 3), </em></strong>&ccedil;ocukluk arkadaşı olup onun yaşamının sonuna kadar yanında bulunan ve dahası 10 Kasım 1938 sabahı <strong>Atat&uuml;rk</strong>&rsquo;&uuml;n vefat ettiğini &ouml;ğrendiğinde intihar girişiminde bulunan <strong>Salih Bozok </strong>ise, doğum tarihinin 1880&rsquo;den de &ouml;nce olabileceğini &ouml;ne s&uuml;rmektedir. 1934&rsquo;te <strong>Atat&uuml;rk</strong>&rsquo;&uuml;n Trakya gezisine katılan Dr. <strong>Asım Arar, S. Bozok</strong>&rsquo;un kendisine, <strong>Mustafa Kemal</strong>&rsquo;in doğum tarihinin 1880 &ouml;ncesi olduğunu s&ouml;ylediğini belirtmektedir. <strong><em>(Son G&uuml;nlerinde Atat&uuml;rk, 12)</em></strong>.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Mustafa Kemal</strong>&rsquo;in doğum ay ve g&uuml;n&uuml;ne gelince, <strong>Enver Behnan Şapolyo,&nbsp; Z&uuml;beyde Hanım</strong>&rsquo;ın kendisine bu &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; oğlunun kış mevsiminin en soğuk 40 g&uuml;nl&uuml;k d&ouml;nemi olan <strong>erbin</strong>&rsquo;de (22 Aralık-31 Ocak) ve <em>&ldquo;aklında kaldığına g&ouml;re 23 K&acirc;nunuevvel 1296&rsquo;da&rdquo; </em>doğduğunu s&ouml;ylediğini belirterek <strong>Atat&uuml;rk</strong>&rsquo;&uuml;n doğum tarihinin 23 Aralık olması gerektiğini &ouml;ne s&uuml;rm&uuml;şt&uuml;. <strong><em>(Kemal Atat&uuml;rk, 1959, s.17)</em></strong>. Buna karşın <strong>Atat&uuml;rk </strong>kendisine bahar aylarında doğduğunun s&ouml;ylendiğini a&ccedil;ıklamıştı <strong><em>(AH, I, 5)</em></strong>. Onun bu anlatımına bazı nedenlerin de eklenmesiyle doğum g&uuml;n&uuml;n&uuml;n 19 Mayıs olması kabul edilmişti.</p>
<p style="text-align: left;">Bu konuda ilk &ouml;neri, <strong>Lozan Konferansı</strong>&rsquo;nda T&uuml;rk delegeleri arasında yeralmış olan milletvekili <strong>Reşit Saffet Atabinen</strong>&rsquo;den gelmişti. O, 19 Mayıs 1932&rsquo;de Cumhurbaşkanı <strong>Atat&uuml;rk</strong>&rsquo;e <em>&ldquo;Doğum g&uuml;n&uuml;n&uuml;z kutlu olsun!&rdquo; </em>yollu bir telgraf &ccedil;ekmişti. Aynı yıl, <strong>Aydın Halkevi</strong>&rsquo;de <strong>Atat&uuml;rk</strong>&rsquo;&uuml;n doğum g&uuml;n&uuml;n&uuml; <strong>Gazi G&uuml;n&uuml; </strong>ilan etmek istediğinde kendisinden hangi g&uuml;n doğduğu sorulmuştu. Ancak o, <em>&ldquo;Bana sormayın, ben doğum g&uuml;n&uuml;m&uuml; bilmiyorum!&rdquo; </em>yanıtını vermiş, bununla birlikte <strong>Gazi G&uuml;n&uuml;</strong> olarak <strong>Samsun</strong>&rsquo;a &ccedil;ıktığı g&uuml;n&uuml;n kabul edilmesini istemişti <strong><em>(AHE, 7)</em></strong>. 1937&rsquo;de İngiltere B&uuml;y&uuml;kel&ccedil;iliği, Kral <strong>VIII. Edouard</strong>&rsquo;ın <strong>Atat&uuml;rk</strong>&rsquo;&uuml;n doğum g&uuml;n&uuml;n&uuml; kutlamak istediğinden bahisle Dışişlerinden onun hangi tarihte doğduğunu sormuştu. Konu kendisine iletildiğinde 19 Mayıs g&uuml;n&uuml;n&uuml; yeğlemişti. Bunun &uuml;zerine de Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri <strong>Hasan Rıza Soyak</strong>&rsquo;ın imzasıyla 12 Kasım 1936&rsquo;da Dışişleri Bakanlığı&rsquo;na şu yazı g&ouml;nderilmişti:</p>
<p style="text-align: left;"><em>&ldquo;Reisicumhur Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n 19 Mayıs 1881 tarihinde doğmuş olduklarını arzederim.&rdquo;</em></p>
<p style="text-align: left;"><strong>VIII. Edouard</strong>&rsquo;ın tahttan vazge&ccedil;mesi &uuml;zerine kral olan <strong>VI. George </strong>19 Mayıs 1937&rsquo;de bir telgrafla onun doğum g&uuml;n&uuml;n&uuml; kutladığında buna, <em>&ldquo;Doğumumun yıld&ouml;n&uuml;m&uuml; m&uuml;nasebetiyle Majestelerinin g&ouml;ndermek nezaketinde bulundukları telgraftan ziyadesiyle m&uuml;tehassis oldum </em>(duygulandım).&rdquo; diye yanıt vermişti <strong><em>(ASD, V, 193)</em></strong>. B&ouml;ylece onun Ordu M&uuml;fettişi olarak Samsun&rsquo;a &ccedil;ıktığı ve <strong>S&ouml;ylev</strong>&rsquo;ine başlangı&ccedil; olarak aldığı 19 Mayıs, doğum g&uuml;n&uuml; olarak kabul edilmişti. <strong>M&uuml;nir Hayri Egeli</strong>&rsquo;nin aktardığına g&ouml;re Ankara&rsquo;dan yeni bir n&uuml;fus k&acirc;ğıdı alması gerektiğinde kendisine doğduğu ay ve g&uuml;n&uuml;n belirtilmesinin yararlı olacağı hatırlatılmıştı. Fakat o, <em>&ldquo;Sene yetişir, yoksa bir g&uuml;n gelir doğum g&uuml;n&uuml;m&uuml; kutlamaya kalkarar; sonra padişahlara benzerim,&rdquo; </em>diyerek bu &ouml;neriye karşı &ccedil;ıkmıştı. <strong><em>(ABH, 14)</em></strong>.</p>
<p style="text-align: left;">Yaşamının son yılında, 20 Haziran 1938'de kabul edilen bir yasa ile de 19 Mayıs g&uuml;n&uuml;, <strong>Gen&ccedil;lik ve Spor Bayramı </strong>olarak ulusal bayramlar arasına alınmış ve Samsun&rsquo;dan Anadolu i&ccedil;lerine doğru yol alırken yanındakilerle birlikte s&ouml;yledikleri <em>&ldquo;Dağ başını duman almış,&rdquo; </em>marşı da o g&uuml;nleri simgeleyen marş sayılmıştı. 12 Eyl&uuml;l 1980 askeri girişiminden sonra <strong>Gen&ccedil;lik ve Spor Bayramı </strong>adına <strong>&ldquo;Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml; Anma&rdquo; </strong>da eklenmiştir. 19 Mayıs tarihi genel bir kabul g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;nden yıllar sonra <strong>Mustafa Kemal</strong>&rsquo;in doğum g&uuml;n&uuml; olarak &ouml;ne s&uuml;r&uuml;len 13 Mart tarihi (<strong>Haluk Şehsuvaroğlu, Cumhuriyet, 13 Mart 1962</strong>) destek bulamamıştır.</p>
<p style="text-align: left;">N&uuml;fus kaydının ancak 1868&rsquo;de zorunlu kılındığı Osmanlı d&uuml;nyasında, bireylerin yaşam&ouml;yk&uuml;leri genellikle rivayetlere dayanmakta ve efsanelerle karıştırılmaktadır. Hele s&ouml;z konusu kişiler toplumda &ouml;nc&uuml; ve &ouml;nder duruma y&uuml;kselmişlerse onlara ilişkin &ouml;yk&uuml;ler duygusal bir i&ccedil;erik de almaktadır. Bu nedenle <strong>Andrew Mango</strong>&rsquo;nun, <strong>Atat&uuml;rk</strong>&rsquo;&uuml;n yaşam&ouml;yk&uuml;s&uuml;nde ger&ccedil;ekleri ve efsaneleri birbirinden ayırt etmenin &ccedil;ok zor olduğundan yakınması <strong><em>(Atat&uuml;rk, 30)</em></strong>, yerinde bir saptama olmakla birlikte salt <strong>Atat&uuml;rk</strong>&rsquo;e &ouml;zg&uuml; değildir. İnsan toplulukları kendilerini etkileyen, esin kaynağı olan hangi kahraman i&ccedil;in efsaneler yaratmamıştır ki? Kaldı ki, <strong>Mustafa Kemal</strong>&rsquo;in &ccedil;ocukluk yıllarına ait bilgilerdeki &ccedil;elişkilerin bir kısmı başta annesi <strong>Z&uuml;beyde </strong>ile kız kardeşi <strong>Makbule </strong>olmak &uuml;zere &ccedil;ocukluk arkadaşlarının yıllar sonra belgelerle değil, belleklerine dayanarak anlattıklarının birbirini tutmamasından kaynaklanmaktadır.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>(Kaynak: Şerafettin Turan, Kendine &Ouml;zg&uuml; Bir Yaşam ve Kişilik: Mustafa Kemal Atat&uuml;rk, Bilgi Yayınevi, D&ouml;rd&uuml;nc&uuml; Basım Mart 2024, sf. 15-16-17-18-19.)</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em></em></p>
<p style="text-align: left;"></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SANDIK HATIRATI</title>
<link>https://ilterdergisi.com/sandik-hatirati</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/sandik-hatirati</guid>
<description><![CDATA[ Gece yarısıydı. Delikanlının gözüne bir damla uyku girmemişti. Anlamlandıramadığı bir huzursuzluk kaplamıştı içini, sinesinde bir ağırlık hissediyordu... ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/2024/10/image_750x500_67141c4aba87f.jpg" length="139973" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 19 Oct 2024 23:54:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>Taha Murat Aydın</dc:creator>
<media:keywords>öykü, hikaye, kısa öykü, kısa hikaye, durum öyküsü, durum hikayesi, çehov tarzı öykü, çehoz tarzı hikaye</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><b><br>SANDIK HATIRATI <o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal"><b>Gece yarısıydı. Delikanlının gözüne bir damla uyku girmemişti. Anlamlandıramadığı bir huzursuzluk kaplamıştı içini, sinesinde bir ağırlık hissediyordu. Yatakta debelenmektense kalkıp bir şeyler yapayım, diye düşündü. Yekindi ve ağır adımlarla mutfağa doğru ilerledi. Bir maden suyu-sigara yapmak, kendine gelmesine yeterdi. Buzdolabından maden suyunu çıkardı, sandalyeyi düzeltti ve mutfak masasına oturdu.<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal"><b>Oturmasıyla sorgulaması bir olmuştu. Nedendi bu huzursuzluk? Belki ölümü düşündüğündendir. Belki dedesinin ölümünü hatırlatan bir şeyler vardır bu gecenin içinde. Ama neden bu gece? Sonsuzluğa uzanan sonu çağrıştıran bir şeyler mi görmüştü acaba? Hiçbir şey görmediğinden adı gibi emindi oysa.<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal"><b>İyice kaçmıştı uykusu. Uyumak istiyordu bir yanı, uyuyup bütün bunları unutmak; bir yanıysa öylece kalakalmak. Hem birkaç saat sonra okula gidecekti, uykusuz zihni açık da olmazdı. Zaten son zamanlarda okulu epey aksatmıştı. Ama uyku da tutmuyordu hani. Bakışlarını halının köşesine dikip kara kara düşündü böyle.<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal"><b>Derin bir us ile yüzüyordu sanki. Ne maden suyu şişesini açıp bir yudum içmişti, ne de sigarasını sarıp bir fırt çekmişti. Biraz geç farkına vardı bunun. Durumu çakar çakmaz maden suyunu da, hemencecik sardığı sigaralardan gelişi güzel seçtiğini de içmeye başladı.<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal"><b>Tekrar düşünmeye koyuldu. Dedesini düşünüyordu, babasından çok sevdiği dedesini. Gerçi demir parmaklıklardan ötürü babasını sevmeye pek vakit bulamamıştı ama olsun. Gene de babasından kıymetliydi o.<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal"><b>Birkaç hafta önce, yavaş yavaş ölüm acısını kanıksamaya başladıkları zamanlarda; annesi, evin gizli saklı köşelerinden bir sandık çıkarmıştı. Pek eskiydi, rengi ladine çalıyordu ama çamdan yontmaydı. Üstünde anlamlandıramadığı motifler vardı. Annesinin anlattığına göre bu sandık, kendisine büyük dedesinden yadigârdı. Fakat içindekiler babasından kalmaydı. Aslında annesi daha pek çok detay vermişti de, tüm dikkatini sandığın haşmetine deriştirdiğinden ardındaki asırlık hatırat silsilesini kaçırmıştı delikanlı.<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal"><b>Sandığı açtıklarında içinden tomarıyla kâğıt ve fotoğraf çıkmıştı. Neredeyse hepsi sararmıştı. İnsanın içini gıdıklayan hoş bir koku yükseliyordu sandıktan. Huzur vericiydi. Hemen merakla kâğıtlara yumulmuştu delikanlı. Her bir tarafı şiirlerle, mektuplarla, yaşanmışlıklarla sarmalanmıştı; doluvermişti gözleri. Sonra öngörülebilir bir ağlama tufanı...<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal"><b>Kendisini az biraz toparlamaya başladığında annesini boş verip sandığı kaptığı gibi odasına çekilmişti. Annesi, bu tavrı karşısında oğlunun ardından tebessüm etmekle yetinmişti.<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal"><b>O gün okulu asmıştı. Yaklaşık altı saat boyunca soluksuz okumuştu. Artık duygulandığından değil, uykusuzluktan gözleri yaşarıyordu. Daha fazla metanet gösteremeyip uyuyakalmıştı. Fakat birkaç saat sonra rüyasında dedesini görmesi üzerine uyanıp tekrardan okumaya koyulmuştu. Bir altı saat daha... Ne mahpushanesi, ne cinayeti, ne Almanya'sı, ne Kore'si, ne sevdası, ne ayrılığı, ne yoksulluğu eksikti. Dedesi romanlara sığmaz bir ömür yaşamış da haberi yokmuş meğer!<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal"><b>O gün bu gündür; şiire, türküye, mektuba; kısaca edebiyata merak sardı delikanlı. Sürekli okuyor, yazıyordu. Tüm bunları düşünürken kendini yine yazarken buldu. Nereden gelmişti bu kalem? Nereden gelmişti bu defter? Bilmiyordu.<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal"><b>Hemen bir iki dize karaladı. Tütün dedi, sarmak dedi, ölüm dedi, bitirdi şiirini. Derken annesi saçı başı dağınık, uyku mahmuru, mutfağa girdi. Demek onu da uyku tutmamıştı. Demek aynı huzursuzluk ona da sirayet etmişti. Demek huzursuzluk bulaşıcıydı!<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal"><b>Annesi, delikanlının az önce sardığı sigaralardan gelişi güzel seçtiğini yakıp içmeye başladı. Birkaç fırt sonra annesinin uyku mahmurluğunu üzerinden atmaya başladığını fark eden delikanlı, şiirini okuttu ona. Annesi o günkü tebessümle karşılık verdi oğluna. Ardından delikanlı da, az önce söndürdüğünün üstüne, bir sigara yaktı. İşleri bitince uyumak üzere odalarına dağıldılar. Fakat ikisi de uyuyamadı.<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal"><b>***<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal"><b>Delikanlının Şiiri<br><br>Sardım birkaç dal,<br>Doldurdum pakete.<br>Geçtim mutfağa;<br>Yaktım birisini, <br>Gelişi güzel seçtiğimi,<br>Rastgelesini.<br><br>Düşündüm ilkin:<br>Tütün gibiyiz.<br>Ne zaman sarılacağımız da<br>O kapalı kutuya hapsedilip <br>Ne zaman yanacağımız da <br>Belirsiz.<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><a href="https://ilterdergisi.com/tutunce-ilham" target="_blank" title="Delikanlının Şiiri" rel="noopener">Şiirin Asıl Hâli: https://ilterdergisi.com/tutunce-ilham</a><o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p style="text-align: justify;"></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kuva&#45;yı Milliye&amp;apos;nin İlk Başarısı</title>
<link>https://ilterdergisi.com/kuva-yi-milliyenin-ilk-basarisi</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/kuva-yi-milliyenin-ilk-basarisi</guid>
<description><![CDATA[ Kurtuluş Savaşı&#039;nın başlamasından sonra yapılanmaya başlanan Kuva-yı Milliye&#039;nin ilk başarısı. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/2024/10/image_750x500_6713bcb9d1f94.jpg" length="179864" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 19 Oct 2024 16:05:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>piyanist</dc:creator>
<media:keywords>Savaş.</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><strong>Sivas Kongresi</strong>'nde İstanbul h&uuml;k&uuml;metinin karar vermiş olduğu Mebus se&ccedil;imleri sorunu g&ouml;r&uuml;ş&uuml;l&uuml;rken&nbsp;<strong>Mebusan Meclisi</strong>'nin İstanbul'da toplanmasının doğuracağı sakıncalar &uuml;zerinde de durulmuştu. Bu sırada <strong>Mustafa Kemal</strong>, başkentin işgal altında bulunduğunu vurgulayarak Meclis'in serbest &ccedil;alışamayacağını belirtmeye &ccedil;alışmıştı. Ancak s&ouml;z alan delegeler y&uuml;r&uuml;rl&uuml;kteki yasaya (<strong>Kanun-i Esasi</strong>) g&ouml;re Meclisin, Padişah tarafından a&ccedil;ılması gerektiği ve o kuralı değiştirme olanağının da bulunmadığı g&ouml;r&uuml;ş&uuml;n&uuml; savunmuşlardı. Mevcut iki dereceli se&ccedil;im sistemine g&ouml;re sonu&ccedil;lar ancak 40-50 g&uuml;nde alınabileceğinden&nbsp;<strong>M&uuml;dafaa-i Hukuk</strong> &ouml;rg&uuml;tlerinin se&ccedil;im kazanmak i&ccedil;in daha &ccedil;ok &ccedil;alışmaları gerektiği bildirilmişti.</p>
<p style="text-align: left;">Kongrede&nbsp;<strong>Damat Ferit</strong> kabinesini işbaşından ayrılmaya zorlamak i&ccedil;in etkin girişimlerde bulunulması &uuml;zerinde de durulmuştu. Bu arada gen&ccedil;lerden biri onun &ouml;ld&uuml;r&uuml;lmesi i&ccedil;in&nbsp;<strong>Mustafa Kemal</strong>'den izin istemişti. Fakat&nbsp;<strong>Kılı&ccedil; Ali</strong>'nin aktardığına g&ouml;re <strong>Mustafa Kemal</strong>,&nbsp;<em>"Sen ne dersin &ccedil;ocuk! Bir şaşkını kahraman veya kurban mı yapmak istiyorsun? Bırakın bu komitacı kafasını,"&nbsp;</em>diyerek bu dileği şiddetle reddetmişti <strong><em>(KAA, 67)</em></strong><strong>.&nbsp;</strong>G&ouml;r&uuml;şmeler sonunda Sadrazamın Padişaha şik&acirc;yet edilmesi kararlaştırılmıştı. Ama başvurunun&nbsp;<strong>Temsilciler Kurulu</strong> ya da kongre &uuml;yelerince değil, kolordu komutanları&nbsp;<strong>Karabekir, A.F. Cebesoy, Selahattin K&ouml;seoğlu&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>Cevdet Bey&nbsp;</strong>tarafından imzalanması uygun bulunmuştu. Olduk&ccedil;a &ouml;v&uuml;c&uuml; ve y&uuml;celtici s&ouml;zlerle dolu olan bu başvuruda, İ&ccedil;işleri ve Harbiye Bakanlarının, her y&ouml;n&uuml;yle yasal olan ve ordu tarafından da desteklenen&nbsp;<strong>Sivas Kongresi</strong>'ni basmak i&ccedil;in&nbsp;<strong>Ali Galip</strong>'i harekete ge&ccedil;irdikleri belirtilmişti. Arkasından, b&ouml;ylesi bir&nbsp;<strong>"suikast"</strong>a girişen&nbsp;<strong>Damat Ferit&nbsp;</strong>h&uuml;k&uuml;metine artık g&uuml;venin kalmadığı vurgulanarak,&nbsp;<em>"ulusun yasal emellerine dayanacak ve Meşrutiyet'e y&uuml;rekten bağlı namuslu kişilerden oluşan yeni bir h&uuml;k&uuml;metin kurulması"&nbsp;</em>istenmişti <em><strong>(NTK, III, Vesika 82; İH, 194)</strong></em>.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Damat Ferit</strong> h&uuml;k&uuml;meti, bu telgrafın Padişaha ulaşmasını &ouml;nleyince&nbsp;<strong>Mustafa Kemal</strong>, 10/11 Eyl&uuml;l gecesi İ&ccedil;işleri Bakanı&nbsp;<strong>Adil Bey</strong>'e&nbsp;<em>"Ulusu, Padişaha dileklerini sunmaktan alıkoyuyorsunuz. Al&ccedil;aklar, caniler, hainler!"</em> diye başlayan hakaretlerle dolu bir telgraf &ccedil;ekmişti. Buna bir yanıt alınamayınca kongrenin son gecesi h&uuml;k&uuml;metle olan ilişkiler t&uuml;m&uuml;yle kopmuştu. O gece Kongre Genel Kurulu imzasıyla&nbsp;<strong>Damat Ferit</strong>'e g&ouml;nderilen telgrafta h&uuml;k&uuml;metin bu tutumu <em>"bir saat daha s&uuml;rerse"&nbsp;</em>ulusun her t&uuml;rl&uuml; davranışta kendisini &ouml;zg&uuml;r sayacağı ve b&uuml;t&uuml;n yurdun&nbsp;<strong>"yasadışı"&nbsp;</strong>sayılan h&uuml;k&uuml;metle ilgisini ve bağlantısını keseceği bildirilmişti <strong><em>(S&Ouml;Y, 1, s.101)</em></strong>. Buna da bir yanıt alınamayınca ertesi g&uuml;n (12 Eyl&uuml;l) İstanbul h&uuml;k&uuml;meti ile haberleşmenin kesilmesine karar verilmişti. Padişaha hitaben yayımlanan bildiride de <em>"Yeni bir kabine kurulması işine karşı konulacak olursa hi&ccedil;bir kuvvet bizi durduramayacaktır,"&nbsp;</em>diye sert bir ifade kullanılmıştı <strong><em>(Metin: BTTD, sa. 17, s.3 vd.)</em></strong>.</p>
<p style="text-align: left;">Zor durumda kalan&nbsp;<strong>Damat Ferit&nbsp;</strong>ise İngiliz desteğiyle mevkiinde kalabilmek amacıyla onlara &uuml;st&uuml;nl&uuml;k sağlayan bir barış antlaşması i&ccedil;in Y&uuml;ksek Komiser Amiral&nbsp;<strong>Web&nbsp;</strong>ile yazışmaya koyulmuştu <strong><em>(Akşin, 572; İH,</em></strong><em><strong> 384)</strong></em>. Bundan sonra Padişaha bir bildiri de yayımlatmayı başarmıştı. Aslında metnini kendisinin yazdığı 20 Eyl&uuml;l tarihli bildiride&nbsp;<strong>Vahidettin,</strong> İzmir'in işgaline karşı gereken tepkilerin g&ouml;sterildiğini ve&nbsp;<em>"Doğu Anadolu'ya ilişkin s&ouml;ylentiler"</em> olarak nitelediği&nbsp;<strong>Ermenistan&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>K&uuml;rdistan&nbsp;</strong>sorunları konusunda da aynı duyarlılıkla hareket edildiğini savunmuştu. Devamla,&nbsp;<em>"Memleket i&ccedil;inde asayişi ve g&uuml;veni bozacak ve h&uuml;k&uuml;metin otoritesine zarar verecek her t&uuml;rl&uuml; hareket, millet fertleri arasında ayrılık ve kavga doğuracak her t&uuml;rl&uuml; girişim, devletimizin ger&ccedil;ek ve hayati &ccedil;ıkarları ile bağdaştırılamaz,"&nbsp;</em>diyerek&nbsp;<strong>Sivas Kongresi&nbsp;</strong>ile ilkeleri belirlenmiş olan ulusal direnişi d&uuml;zeni bozan, kardeş kavgasına yol a&ccedil;acak bir davranış olarak su&ccedil;lamıştı <em><strong>(Metin: NTK, III, Vesika 98)</strong></em>.</p>
<p style="text-align: left;">Bu bildiriye karşın&nbsp;<strong>Temsilciler Kurulu,&nbsp;</strong>h&uuml;k&uuml;metin değiştirilmesi i&ccedil;in Padişaha yeniden başvurunca <strong>Damat Ferit&nbsp;</strong>s&ouml;z konusu kurul ile doğrudan g&ouml;r&uuml;şme olanağı aramayı gerekli g&ouml;rm&uuml;şt&uuml;. B&ouml;ylece <strong>Mustafa Kemal&nbsp;</strong>ile onun Selanik'ten tanıdığı&nbsp;<strong>Abd&uuml;lkerim Paşa,&nbsp;</strong>27 Eyl&uuml;l gecesi makine başında karşı karşıya gelmişlerdi. 8,5 saat s&uuml;ren bu g&ouml;r&uuml;şmede&nbsp;<strong>Abd&uuml;lkerim Paşa,&nbsp;</strong>Padişahın bildirisi &ccedil;er&ccedil;evesinde, Sarayın her şeyi bildiğini belirterek &ccedil;&ouml;z&uuml;m yerinin padişahlık katı olduğu g&ouml;r&uuml;ş&uuml;n&uuml; savunmuştu. Buna karşın&nbsp;<strong>Mustafa Kemal, Damat Ferit&nbsp;</strong>h&uuml;k&uuml;metinin işbaşından uzaklaştırılması konusunda ısrarlı olmuştu. Bir uzlaşma noktası bulunamayınca da g&ouml;r&uuml;şme&nbsp;<strong>Mustafa Kemal</strong>'in şu s&ouml;zleriyle bitmişti:</p>
<p style="text-align: left;"><em>"Ulus, g&uuml;&ccedil;l&uuml;, anlayışlı ve keskin kararlıdır. İşler hızlı y&uuml;r&uuml;mektedir. Padişahımızın karar vermek ve sorunları &ccedil;&ouml;zmek b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; g&ouml;stermelerinin zamanıdır."&nbsp;<strong>(S&Ouml;Y, II, 125-135)</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em></em>Bu gelişme, kabine i&ccedil;erisinde bazı dalgalanmalara yol a&ccedil;mış ve İ&ccedil;işleri Bakanı&nbsp;<strong>Adil,&nbsp;</strong>h&uuml;k&uuml;metin toptan &ccedil;ekilmesini &ouml;nermişti. Artık tutunacak bir dal g&ouml;remeyen&nbsp;<strong>Damat Ferit</strong>'de 30 Eyl&uuml;l 1919 gecesi Saraya gidip bu &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; kabinesinin istifasını vermek zorunda kalmıştı. B&ouml;ylece <strong>Mustafa Kemal</strong>'in anlatımıyla, <em>"Kuva-yı Milliye, milletin kesin iradesini tamamen g&ouml;stermek ve ispat etmek kudretini kazanmış</em>"tı. Erzurum'dan başlayarak Sivas'ta sağlanan bu g&uuml;&ccedil; birliği ve onun İstanbul'da h&uuml;k&uuml;met değişikliği sağlayacak evreye ulaşması toplumda &ouml;zg&uuml;ven duygusunu kam&ccedil;ılamıştı. Bu hava i&ccedil;inde T&uuml;rkl&uuml;ğ&uuml; ve g&uuml;&ccedil; birliğini dile getiren marşlar bile bestelenir olmuştu.&nbsp;<em>"Ulu Tanrım sen sağlık ver T&uuml;rk'e"</em> dizesiyle başlayan marş yaygınlaşarak okullarda da s&ouml;ylenir olmuştu <strong><em>(H. Derin, &Ccedil;&Ouml;K, 46)</em></strong>.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Vahidettin</strong>, yeni kabine kurma g&ouml;revini <strong>Tevfik Paşa</strong>'ya vermek istemiş, onun kabul etmemesi &uuml;zerine&nbsp;<strong>Ali Rıza Paşa</strong>'yı atamıştı. Yeni sadrazamın kurduğu h&uuml;k&uuml;mette (2 Ekim) bazı eski bakanlar yerlerinde bırakılırken Anadolu harek&acirc;tına karşı olan Şeyh&uuml;lislam&nbsp;<strong>Mustafa Sabri</strong> ile İ&ccedil;işleri ve Harbiye Bakanlarının değiştirilmesi daha ılımlı davranılacağı izlenimini yaratmıştı. Hele II. Ordu M&uuml;fettişi iken geriye &ccedil;ağrılan Mersinli&nbsp;<strong>Cemal Paşa</strong>'nın Harbiye Bakanlığı'na getirilmesi kendisinin&nbsp;<strong>Temsilciler Kurulu</strong>'nun h&uuml;k&uuml;metteki s&ouml;zc&uuml;s&uuml; gibi algılanmasına yol a&ccedil;mıştı.&nbsp;<strong>Mustafa Kemal,&nbsp;</strong>kurul adına&nbsp;<strong>Ali Rıza Paşa</strong>'ya &ccedil;ektiği telgrafta, milletin yeni h&uuml;k&uuml;mete m&uuml;şk&uuml;lat &ccedil;ıkarmayıp ona yardımcı olmaya &ccedil;alışacağını bildirmiş ancak şu &uuml;&ccedil; koşulun g&ouml;zetilmesi gerektiğini vurgulamıştı:</p>
<p style="text-align: left;"><em>a) <strong>Erzurum&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>Sivas Kongreleri</strong>'nde saptanan ama&ccedil;lara ve &ouml;rg&uuml;tlenmelere uyulması,&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; </em></p>
<p style="text-align: left;"><em>b) <strong>Milli Meclis&nbsp;</strong>toplanıncaya kadar ulusun geleceğine ilişkin kesin ve resmi taah&uuml;tlerde bulunulmaması,&nbsp; </em></p>
<p style="text-align: left;"><em>c) Barış konferansına g&ouml;nderilecek delegelerin bu g&ouml;revi yapacak yetenekte olmalarına dikkat edilmesi <strong>(TİTE Arş., Kutu. 21, Belge 25-2; NTK, III, Vesika</strong></em><strong> 128)</strong>.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Ali Rıza Paşa</strong>'nın bu &ouml;nerilere tepki g&ouml;stermemesi <strong>Temsilciler Kurulu </strong>ile ilişkilerin d&uuml;zelmesine olanak hazırlamıştı.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>(Kaynak: Şerafettin Turan, Mustafa Kemal Atat&uuml;rk: Kendine &Ouml;zg&uuml; Bir Yaşam ve Kişilik, Bilgi Yayınevi, D&ouml;rd&uuml;nc&uuml; Basım: Mart 2024, s. 272-275)</strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TÜTÜNCE İLHAM</title>
<link>https://ilterdergisi.com/tutunce-ilham</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/tutunce-ilham</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/2024/10/image_750x500_67140501c339f.jpg" length="74056" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 19 Oct 2024 14:31:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>Taha Murat Aydın</dc:creator>
<media:keywords>şiir, ölüm, şiir seslendirmesi, şiir seslendirme, şiir okuma, şiir okuması, güzel şiir, güzel şiirler, ölüm temalı şiirler, can yücel, cahit sıtkı tarancı, nazım hikmet, orhan veli, cemal süreya, özdemir asaf, turgut uyar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><span style="color: #8b4513; font-size: 12pt;"><strong></strong></span></p>
<p style="text-align: left;"><span style="color: #000000; font-size: 12pt;"><strong>T&Uuml;T&Uuml;NCE İLHAM</strong></span></p>
<p style="text-align: left;"><span style="color: #000000; font-size: 12pt;">Sardım birka&ccedil; dal,</span><br /><span style="color: #000000; font-size: 12pt;">Doldurdum pakete.</span><br /><span style="color: #000000; font-size: 12pt;">&Ccedil;ıktım balkona;</span><br /><span style="color: #000000; font-size: 12pt;">Yaktım birisini, </span><br /><span style="color: #000000; font-size: 12pt;">Gelişi g&uuml;zel se&ccedil;tiğimi,</span><br /><span style="color: #000000; font-size: 12pt;">Rastgelesini.</span><br /><br /><span style="color: #000000; font-size: 12pt;">D&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m ilkin:</span><br /><span style="color: #000000; font-size: 12pt;">T&uuml;t&uuml;n gibiyiz.</span><br /><span style="color: #000000; font-size: 12pt;">Ne zaman sarılacağımız da</span><br /><span style="color: #000000; font-size: 12pt;">O kapalı kutuya hapsedilip </span><br /><span style="color: #000000; font-size: 12pt;">Ne zaman yanacağımız da </span><br /><span style="color: #000000; font-size: 12pt;">Belirsiz.</span><strong></strong><span style="color: #8b4513; font-size: 12pt;"></span><span style="color: #8b4513; font-size: 12pt;"></span><span style="color: #8b4513; font-size: 12pt;"></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #8b4513;"><iframe width="400" height="224" src="//www.youtube.com/embed/ipFo9tycWu0?si=N-k5xLrc36oCKD1z" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İlter Dergisi Bursa&amp;apos;da</title>
<link>https://ilterdergisi.com/ilter-dergisi-bursada</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/ilter-dergisi-bursada</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/2024/10/image_750x500_6711310b43be7.jpg" length="165339" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 19 Oct 2024 14:17:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ahmet Faruk Akdağ</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hayatın anlamı üzerine.</title>
<link>https://ilterdergisi.com/hayatin-anlami-uzerine</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/hayatin-anlami-uzerine</guid>
<description><![CDATA[ Hayat kelimesinin özünde 2 anlamı vardır birincisi kavram olan hayat ikincisi hayatı deneyimlemek yaşamak anlamına gelen hayat eğer tanrı yoksa birinciyi anlamlı kılacak bir varlık yoktur ama ikinciyi mantıklıyı kılacak tek şey intiharın mantıksızlığıdır peki intihar mantıksız mıdır? bilemeyiz. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/2024/10/image_750x500_67139623d8866.jpg" length="139857" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 19 Oct 2024 14:13:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>egemtn</dc:creator>
<media:keywords>Hayatın anlamı, İntihar, Mutluluk Kavramı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>,</p>
<p>,</p>
<p>En b&uuml;y&uuml;k problemler, asla &ccedil;&ouml;z&uuml;lemeyecek ve bilinemeyecek olanlardır.</p>
<p><br />Bazı şeylerin asla bilinemeyecek olması, bazılarına ağırlık y&uuml;klerken bazılarının y&uuml;k&uuml;n&uuml;<br />hafifletir. Eğer sorgulayıp ger&ccedil;eği &ouml;ğrenmek isteyen biriyseniz, onu asla<br />&ouml;ğrenemeyeceğinizi bilmek size ağırlık y&uuml;kler. Eğer tam tersiyseniz, işin i&ccedil;inden<br />&ldquo;bilemeyiz işte&rdquo; diyerek &ccedil;ıkıp rahatlayabilirsiniz ya da bilemeyeceğinizi reddedip bazı<br />bilgilere g&uuml;venip inanarak yaşayabilirsiniz. Ancak hakikati &ouml;ğrenmenin &ouml;nemini inkar<br />etmek bence &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir ahmaklıktır.</p>
<p><br />Bu yazımızda, felsefenin en b&uuml;y&uuml;k problemlerinden biri olan hayatın anlamı konusunukonuşacağız.<br />Bence "hayat" kelimesinin iki anlamı vardır:</p>
<p>1. Herkesin yaşadığı olgu, kavram olan hayat.<br />2. Herkesin farklı deneyimlediği yaşam anlamında olan hayat.</p>
<p>Hayat kelimesinin ilk anlamına anlam y&uuml;kleyecek tek şey, insanı umursayan sonsuz<br />g&uuml;&ccedil;teki semavi dinlerde de ge&ccedil;en bir tanrıdır. Eğer b&ouml;yle bir tanrı yoksa, ilk anlamdaki<br />hayatı anlamlı kılacak bir şey yoktur.</p>
<p><br />Anlamsız olan bir eylemi yapmayı anlamlı kılacak tek şey, o eylemi bırakmanın da<br />mantıksız ve anlamsız olmasıdır. Yani, hayat kelimesinin ikinci anlamını mantıklı kılacak<br />şey, intihar eyleminin mantıksızlığıdır. Peki, intihar eylemi nasıl mantıksız olabilir?</p>
<p><br />Hayatın birinci anlamına, yani asıl anlamına "kurşun para"; hayatı yaşamaya, yani ikinci<br />anlamına ise "yazı tura atmak" diyelim. Bu yazı turada &uuml;&ccedil; ihtimal var:<br />1.Yazı gelecek.<br />2.Dik gelecek.<br />3.Tura gelecek.</p>
<p><br />Yani eğer bir analoji yapacaksak:<br />1. Hayatımın kalanında mutlu olduğum an sayısı mutsuz olduğum an sayısını<br />ge&ccedil;ecek.<br />2. İkisi eşit olacak.<br />3. Hayatımın kalanında mutsuz an sayısı mutlu olduğum an sayısını ge&ccedil;ecek</p>
<p>.<br />Eğer bu para hileliyse, &uuml;&ccedil; ihtimalden tura gelmesi, yani mutsuzluk ihtimaline kesin<br />olarak ayarlandıysa intihar mantıklıdır. Dik gelmesi, yani eşit olmasına ayarlandıysa,<br />intihar anlamsızdır. Mutlu olduğun an sayısı mutsuz olduğun an sayısını kesin olarak<br />ge&ccedil;iyorsa, intihar mantıksızdır.</p>
<p><br />Bizler belki hayattaki her adımımızı kendi mutluluğumuzu maksimize etmek i&ccedil;in<br />atmayız. Ancak her adımımızın ucunda kendimizi mutlu etme hedefi veya isteği, kıyıdan<br />k&ouml;şeden de olsa vardır. Eğer bir idealimiz varsa, o idealimizi ger&ccedil;ekleştirmek bizi mutlu<br />edeceği i&ccedil;in o idealin peşinden gideriz. Sizin i&ccedil;in değerli olan birini veya bir şeyi mutlu<br />etmek de sizi mutlu edeceği i&ccedil;in bunu yaparsınız.</p>
<p><br />İşte bundan dolayı, para bu &uuml;&ccedil; ihtimalden yazı gelecek şekilde ayarlandıysa yaşamak<br />kesin olarak mantıklıdır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; her hamlemizin asıl amacı kendimizi mutlu etmek<br />olmasa da, o hamlede mutlu olmayı ama&ccedil;larız ve bu y&uuml;zden o hamleyi yaparız.<br />Peki para hileli midir? Hileliyse bu &uuml;&ccedil; ihtimalden hangisine ayarlanmıştır? Sorusunun<br />cevabı şudur: Bilemeyiz.</p>
<p><br />İntihar eyleminin mantıklılığı ya da mantıksızlığı bilinemez. Hileli olup olmadığını<br />bilemeyeceğimiz ve sadece iki eylemi yapabileceğimiz (&ccedil;&ouml;pe atmak veya yazı tura<br />atmak) bu teorik parayı &ccedil;&ouml;pe atmak mı mantıklıdır yoksa o para ile yazı tura atmak mı?<br />Hayatı yaşamak mı daha mantıklıdır yoksa intihar etmek mi?</p>
<p><br />Bu konuda herkesin yorumu farklı olabilir ama bilinemeyecek bir şey uğrunda<br />(hayatımın kalanında mutsuz olduğum an sayısı mutlu olduğum an sayısını kesin olarak<br />ge&ccedil;ecek d&uuml;ş&uuml;ncesi) elindeki tek ger&ccedil;eği harcamak ne kadar mantıklı olabilir? Yani<br />anlamsız olan hayatı bitirmenin mantıklılığını veya mantıksızlığını bilemiyoruz.</p>
<p><br />Bu arada fark ettiyseniz, bu ihtimallerin hepsinde &ouml;n&uuml;n&uuml;zdeki hayatı esas aldım. &Ccedil;&uuml;nk&uuml;<br />ge&ccedil;mişte yaşanmış bir olaydan dolayı mutsuzsanız, intihar gecikmiş bir eylemdir ve<br />mantıksızdır.</p>
<p><br />&Ccedil;ok sevdiğim bir s&ouml;z var: &ldquo;Ge&ccedil;ti mazi, &ccedil;ekme istikbale gam. D&uuml;n d&uuml;nd&uuml;, bug&uuml;n bug&uuml;n,<br />dem bu dem.&rdquo; Bu s&ouml;z, "carpe diem" felsefesi ile uyumlu olsa da, &ldquo;ge&ccedil;ti mazi, istikbale<br />&ccedil;ekme gam&rdquo; kısmı bu yazımıza tam olarak uygun. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ge&ccedil;en maziye &uuml;z&uuml;lmek<br />anlamsızdır ve istikbale gam &ccedil;ekmenin doğruluğu bilinemez. Bundan dolayı, bana g&ouml;re,<br />hayat kavramına &ccedil;ok fazla &ouml;nem vermeden bir ama&ccedil; belirleyip o ama&ccedil; uğrunda<br />korkmadan ilerlemek en doğru gelen se&ccedil;enektir. Hayatın bir anlamı yoksa, ona ama&ccedil;<br />vermek de anlamsızdır ama hayatın anlamı bilinemez ise hayata ama&ccedil; y&uuml;klemeyi yanlış<br />kılacak bir durum yoktur ve o ama&ccedil;, sizin hayatınızı anlamlı kılacaktır.</p>
<p><br />Bu yazının sonuna doğru yaklaşırken, filozof Emil Cioran&rsquo;ın bu yazıyla bağlantılı<br />g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m şu s&ouml;zlerini de sizinle paylaşmak isterim:<br />&ldquo;Beni hayatta tutan şey intihar fikriydi. İntihar fikri olmasaydı, &ccedil;oktan intihar ederdim.<br />Yaşamama devam etmemi sağlayan şey, her zaman &ouml;n&uuml;mde b&ouml;yle bir se&ccedil;enek<br />olduğunu bilmemdi. Sahiden, bu d&uuml;ş&uuml;nce olmasaydı, bu hayata bir yere veya bir şeye<br />saplanmış olma duygusuna asla katlanamazdım. Benim i&ccedil;in intihar fikri, her zaman<br />&ouml;zg&uuml;rl&uuml;k fikrine bağlıydı.&rdquo;</p>
<p><br />Aslında, ger&ccedil;ekten de intihar fikrine sığınarak &ouml;zg&uuml;r bir yaşam s&uuml;rmek ve kendi mutsuz<br />hayatını istediği an sonlandırabilme fikri, &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; ihtimalde bile insana bir &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k, bir<br />yaşama hevesi veriyor. &ldquo;Bu mutsuzluk aslında sahip olduğum tek şey ve bunu istediğim<br />an durdurabilirim&rdquo; fikrine sığınarak yaşamak da m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r.</p>
<p>Efendim, bug&uuml;n bu yazımızda hayatın anlamı konusuna değindik. &Ouml;zet ge&ccedil;mek<br />gerekirse:<br />&ldquo;Hayat kelimesinin iki anlamı vardır: Birincisi, kavram olan herkesin yaşadığı; ikincisi,<br />deneyim olan yaşam anlamına gelen hayat. Birinci anlam, semavi dinlerdeki tanrı yoksa<br />anlamsızdır. İkinci anlamın ise birinci anlam anlamsızken anlamlı olabileceği tek<br />durum, intiharın mantıksız olduğu durumdur. İntiharın mantıksız olup olmadığını<br />bilemeyiz. Bu y&uuml;zden, hayatı deneyimlemenin anlamsız olup olmadığını bilemeyiz. Ve<br />bilemediğimiz bir şey i&ccedil;in elimizdeki tek ger&ccedil;eği harcamak ne kadar mantıklıdır?&rdquo;</p>
<p><br />Yazının sonuna geldik. Kendinize iyi bakın, sağlıcakla ve esen kalın.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İlter Dergisi 2024 Haziran&#45;Temmuz Sayısı</title>
<link>https://ilterdergisi.com/ilter-dergisi-2024-haziran-temmuz-sayisi</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/ilter-dergisi-2024-haziran-temmuz-sayisi</guid>
<description><![CDATA[ İlter Dergisi 2024 Haziran-Temmuz Sayısını aşağıdaki bağlantıyı kullanarak indirebilirsiniz. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/2024/10/image_750x500_6711511a4aa51.jpg" length="78409" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 17 Oct 2024 21:03:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mehmet Aydın</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>100.yıl özel sayısı</title>
<link>https://ilterdergisi.com/100yil-ozel-sayisi</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/100yil-ozel-sayisi</guid>
<description><![CDATA[ 100.yıl özel sayısını aşağıdaki bağlantıyı kullanarak indirebilirsiniz. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/2024/10/image_750x500_671150620faac.jpg" length="54899" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 17 Oct 2024 20:59:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mehmet Aydın</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>İlter Dergisi 2024 1. Sayı (5. Sayı)</title>
<link>https://ilterdergisi.com/ilter-dergisi-2024-1-sayi-5-sayi</link>
<guid>https://ilterdergisi.com/ilter-dergisi-2024-1-sayi-5-sayi</guid>
<description><![CDATA[ İlter Dergisi 2024 1. Sayı (5. Sayı) aşağıdaki bağlantıyı kullanarak indirebilirsiniz. ]]></description>
<enclosure url="https://ilterdergisi.com/uploads/images/2024/10/image_750x500_67114d4ab8384.jpg" length="54196" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 17 Oct 2024 20:46:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mehmet Aydın</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>