OVERTHİNK VE DEPRESYON

Ara 14, 2025 - 13:14
Ara 16, 2025 - 15:26
 0  31
OVERTHİNK VE DEPRESYON

                                OVERTHİNK VE DEPRESYON

Çağımızın başlı başına modern bir hastalığı..

İlk başta keyifli kahve yudumları ve yükselen melodiler eşliğinde devam eden bir düşünce silsilesi. Lakin, sanıldığı kadar masum mu? Ya da sosyal mecralarda alay konusu olacak kadar basit ?

HİÇ SANMIYORUM !!

>

Genelde depresyon ve overthink karıştırılır. Benzerdir ama farkları vardır. Depresyonda olan birisi oraya kendisi sürüklenir, aynı şekilde overthink içerisindeki kişi gibi. Lakin depresyon biriken yoğun duygular, içe atım ve onca yaşanmışlıklar barındırırken; overthink' te ise anlık değişen duygular, geleceğe yönelik planlar, geçmişin tozlu perdeleri ve gün sonu değerlendirmesi misali yakın zaman düşünceleri vardır .

( Z raporu alıyor mübarek  :D  )

>

Psikoloji dalında ruminasyon adlı bir kavram vardır. Aslında ikisi de aşırı düşünme kavramıdır. Ruminasyon insanı bir müddet sonra overthink' e sürükler, overthink ise depresyona !
 
Ruminasyon da kişi geçmişe odaklanır. Geçmişte aldığı kararlar, söylediği sözler, kırgınlıklar...   Hepsine derinlemesine kafa yorar ve adeta geçmişe takılı kalır. Artık ruhunu saran düşünce silsilesi ve pişmanlıkları , yarının dünü olan bugünü de etkileyerek ardı arkası kesilmez bir kısır döngüye girer ; belli bir müddet sonra geçmişindeki takıntısı gibi geleceğine de kafa yorar, düşüncelerine tamamen teslim olur ve overthink' e kapı aralar.

VE OVERTHİNK BAŞ GÖSTERİR !!

İşte böyledir overthink ' e geçiş sürecimiz .
Geçmişe bir güzel kafa yorduk ve hamur misali bir güzel de yoğurduk ! O zaman biraz da geleceğe kafa yoralım.

Eee, Allah akıl vermiş, düşün babam düşün !    ( VERGİSİ DE YOK ! )  

Overthink durumlarında kişi geçmişi, bugünü ve geleceği sürekli düşünür; bu düşünce sarmalı kontrol dışına çıktığında, çözüm aramak yerine bu zihinsel bataklığa razı olursa, depresyona doğru sürüklenmesi kaçınılmaz hale gelir. 

Her zaman söylerim..

'' Size tatlı gelen şey overthink halleri değil, geçmişe duyulan özlemdir!''

( Tabiki overthink bize sürekli bugünden hayıflanarak geçmişi aratmaz. Bazen silip atmak hissiyatı verir. Peki şimdi sorun kendinize; geçmişini mi arıyorsun yoksa sadece silip atmak mı istiyorsun?)

Aşırı düşünmek bize kendimizi filozof gibi hissettirse de, işin gerçeği kontrolsüz bir savruluşun ayak seslerinden başka birşey değildir. Zaten aşırı düşünmek mecburiyetinde kalan bir insan , belirli bir amaca yönelik düşünür. Overthink mağdurları ise, HER ŞEYİ !!

Bu aşırı düşünme halleri artar ve yıllardır süregelen hatıralar bir bir canlanır zihinde. Böylelikle depresyon meydana gelir. Çünkü zihin olumsuz düşünmeye alışmış ve böyle çalışmaya başlamıştır. 

DEPRESYON...
Çevre ile iletişimin kesilmesi, sağlığın giderek zayıflaması ve ruhsal bir girdaba çekilme hali . Ruminasyondan overthink' e, overthink' ten depresyona uzanan bir çöküş süreci !  İnsan, depresyon bataklığına işte bu süreçlerden geçerek saplanır. Kendi isteği ile girdiği melankolik düşünceler kontrolden çıkmış ve insanı sonu görünmeyen karanlık bir yola itmiştir . Filmlerde gösterildiği gibi çikolatalı dondurma ve melankolik dizilerle kısa sürede geçebilecek bir şey değildir depresyon. İnsanın tekrardan zihninin kontrolünü ele alması ve sağlığına yeniden kavuşması gerekir. Depresyondaki bir kişinin yeme bozukluğu başlar. Kendini yağlı fast food yemeklerine maruz bırakır yada iştah kesilerek vücut kuvvetten düşer ! 

>

'' Vücudumuzun mutluluk habercisi, haşmetli serotonin ! ''
Nedir bu serotonin? Neden bu kadar gerekli ve en önemlisi depresyon ile ilişkisi nedir ? 

Mutluluk hormonu  olarak da bilinen serotonin, sindirim sisteminde yer alarak sinir hücreleri arasında mesajlar yani sinyaller gönderen , ruh hali, bağırsak haraketleri, uyku ve cinsel istek gibi vücut fonksiyonlarında rol oynayan bir kimyasaldır. İşte bu sebepten ötürü haşmetli hormonumuz bizim bir numaralı antidepresanımız rolünde. Eksikliğinde overthink' ler baş gösterdi, depresyon adına hutbeler okuttu! :D

>

Sürekli içimize atar ve kendimizi hiçe sayarsak vücudumuz stres üretir . Gamı ve kederi  vücut dil ile atamazsa, bunu beden aracılığıyla yapar.  Bu da depresyonu başlatır. Çünkü düzeni bozulan bir mekanizma, ya sinyaller gönderir ve hararet yapar. Ya da temelli kendini kapatır ve faaliyetine son verir . Bizim de beden denilen mekanizmamızdaki sorunlara iyi bakmamız gerekir. Belki de bedensel görünen bir sorunun kaynağı depresyondur ! 

>

Makaleme Alman filozof Ludwig'in çok sevdiğim ve üzerine dikkat çektiğim sözü ile son vermek istiyorum.

'' İNSAN NE YERSE, ODUR ! '' 

Hakikaten de öyle. Yediğimiz içtiğimiz şeyler sağlığımızı etkiliyor. Sağlığımız ile birlikte zihnimizi de etkiliyor. Bakınız ki filozof yada isimi nam salmış kişiler obur insanlar değillerdi. Onlar fazla ve zararlı gıdalar tüketmenin hem bedene hem de zihine iyi gelmediğini çok iyi biliyorlardı. Üstelik şunu da bilirlerdi; insanın yaptığından ziyade, doğanın sana sunduğu şeyleri tüket ! 

Tepkiniz nedir?

Beğen Beğen 2
Sevmedim Sevmedim 1
Aşık Oldum Aşık Oldum 0
Eğlenceli Eğlenceli 0
Kızdım Kızdım 0
Üzgün Üzgün 0
Woooow Woooow 1