6 Haziran Diyetisyenler Günü Kutlu Olsun !
Diyetisyenlik mesleğinin, sağlık uygulamalarındaki ve insan yaşamındaki rolünü vurgulamak amacıyla, 1986 yılından bu yana her yıl, ülkemizde ilk diyetisyenlerin mezun olduğu tarih, 6 Haziran (1966), Diyetisyenler Günü olarak kutlanmaktadır. Bugüne özel sizlere diyetisyenlik mesleğinin tarihçesinden ve meslek tanımından bahsetmek istedim. Keyifli okumalar dilerim, sağlıkla kalın.
6 Haziran Dünya Diyetisyenler Günü Kutlu Olsun !
Diyetisyen kimdir ? Beslenme ve Diyetetik nedir ?
Diyetisyen; besin ve beslenmenin sağlık üzerindeki işlevi konusunda otoriter, sağlık, beslenmeönerileri ve beslenme bilgileri konusunda güvenilir kaynak, sağlık ekibi içerisinde özel besinler vebeslenme konusunda uzman görüşleri olan kişidir. Diyetisyen ünvanını kazanmak için bireylerin kabuledilmiş üniversitelerdeki Beslenme ve Diyetetik lisans programını tamamlamış olması gerekmektedir.
Beslenme; besinlerin vücudumuzu nasıl beslediğini ve sağlığımıza etkilerini inceleyen bir bilim dalıdır.Baysal’a (2007) göre beslenme; büyüme, yaşamın sürdürülmesi ve sağlığın korunması için besinlerininsan vücudunda kullanılmasıdır (1). Amerikan Tıp Birliğine göre ise beslenmenin tanımı; besinleri,besin ögelerini ve besinlerdeki diğer bileşikleri, etkilerini, etkileşmelerini, sağlık ve hastalıktakidengeyi, organizmalar tarafından besinlerin alınması, sindirimi, emilimi, taşınmaları, kullanımları veatımlarını inceleyen bilim dalıdır.
Diyetetik; beslenme hakkındaki tüm bilgilerin uygulamalarıdır. Diyet anlamına gelen “Dieto/Dieta”kelimesinden türetilmiştir. Cannon (2005)’a göre diyetetik Yunancada yaşam tarzı, yaşam yolu veoluşum yolu anlamına gelen “diaita” teriminden türetilmiştir. Diyetetik tarihte eski kayıtlara görehastalığın önlenmesi ve tedavisni ima eden anlamında kullanılmıştır (2).
Tüm bu terimlere detaylı değinmemin sebebi, ülkemizde Diyetisyenlik mesleğinin kavramkarmaşasından ötürü yanlış ve/veya eksik anlaşılmasıdır. Beslenme ve diyetetik besinleri nasıltüketmemiz gerektiğini, daha iyi diyet seçimleri yaparak sağlığımızı nasıl maksimize edebileceğimizüzerinde çalışan bir bilim dalıdır. Bu alan hem sağlık hem de besin endüstrisi üzerinde çalışan birbilim dalı olmakla beraber, besin ve beslenme bilgisinin sağlığı geliştirmek, hastalıkları önlemek veyaen aza indirmek için uygulanmasıdır. Sanıldığı üzere bu bilim dalının uygulayıcıları olandiyetisyenlerin görevi sadece zayıflatmak değil, arka planda büyük bir beslenme bilimi, biyokimya vesosyoekonomik bilgiler barındıran, diğer bilim dallarıyla da etkileşim halinde olan ve besinler vebeslenme çalışmalarında bilimsel ilke ve yöntemleri kullanarak bunları besin alımı ve tüketimdavranışlarına uygulayan kişilerdir.
Beslenme ve Diyetetik Tarihçesi
İnsan sağlığının korunmasında beslenmenin önemi ilk çağlardan beri bilinen bir olgudur. M.Ö 2500yıllarında Babil’de bulunan taş tabletlerde hastalıklarda beslenmede yapılacak uygulamalara ilişkinbilgiler bulunmaktadır. M.Ö 1600-1500 tarihlerini yansıtan bilgilerin yer aldığı Edvin Smith ve EbersPapiruslarında sağlık için bitki ya da hayvan organlarından elde edilen yaklaşık 600 tarifin yer aldığıbildirilmektedir. Bu tariflerde sıklıkla kullanılan ürünler; kekik, ceviz yaprağı ve yağı, zeytin yaprağı veyağı, sarımsak, hardal, susam yağı, nane, yosun, defne yaprağı, üzüm, sirke, bal, karaciğer, beyin,kemik suyu gibi bitkisel ve hayvansal kaynaklı ürünlerdir.
M.Ö 460-377 yıllarında yaşayan ve tıbbın babası olarak bilinen Hipokrat hastaların tedavisindeistirahat yanında beslenmede yapılacak düzenlemelerin ne kadar önemli olduğunu “Besinle tedaviedebileceğiniz hallerde ilaç tavsiye etmeyiniz” sözüyle açıklamıştır. (Besinler ilacınız, ilacınız besinlerolsun.)
Diyetisyenlik mesleğinin kökleri ise 1880’li yılların öncesine gitmektedir. Sarah Tyson Rorer ABD’dekiilk diyetisyendir. Kadın aktivitelerini geliştirmek için 1877’de pişirme okulu açılmıştır. Rorer tıpöğrencilerine, çalışan kadınlara, okul bitiren kızlara, çiftçi kadınlara uygulamalı konferanslar vermiştir.1866’da “Cookbook” kitabı yayımlamıştır. Böylece beslenme ve diyetetik alanında ilk öncüuygulamalar ABD’de görülmüştür. Amerikan Tıp Derneği 1877 yılında kendisine bağlı bir Diyetetik Komitesi oluşturmuş ve komitenin başına Sarah Tyson Rorer’i getirmişlerdir. Mrs. Rorer aynı yılDiyetetik Gazete adı ile bir yayına başlamış, gazete çok ilgi görmüş ve kendisine her gün yüzlerce;“su şişmanlatır mı”, “sıcaklarda et mi, sebze mi yemeli” gibi sorularla dolu mektuplar gelmeyebaşlamıştır. 1880’den sonra da hastanelerde diyet mutfağı yaygınlaşmaya başlamıştır. 1899 yılındaise “Diyetisyen” ünvanı ile yeni bir meslek tanımı yapılmıştır (2).
Ülkemizde Diyetisyenliğin Gelişmesi
Gelişmiş ülkelerde 19. yy ortalarından beri sürdürülen bilimsel araştırmalarla beslenme dünyada birbilim dalı olarak kabul edilmiş ve 20. yy’ın başlarından itibaren pek çok gelişmiş ülkede Beslenme ve Diyetetik eğitim ve öğretimi üniversite düzeyine yükselmiştir. Ülkemizde ise ilk Beslenme ve Diyetetik Bölümü 1962 yılında Hacettepe Sağlık Bilimleri Fakültesi, Temel Bilimler Yüksekokulu’ndakurulmuştur. Yine ilk diyetisyen ünvanı ile göreve başlama 1966 yılında Hacettepe Üniversitesi’nde gerçekleşmiştir. Bu tarihin dünya ülkeleri diyetisyenliği ile kıyaslandığında bazılarına göre oldukça geç bazı ülkelere göre de yakın veya erken olduğu görülebilmektedir (2).
İlk mezunlar Amerika’ya gönderilmiş ve döndüklerinde gerekli işlemleri tamamlayarak 1969 yılında“Türkiye Diyetisyenler Derneği (TDD)”yi kurmuşlardır. 1972 yılında da Beslenme ve Diyet adı ile TDDdergisini yayınlamaya başlamışlardır. Mesleğimizin duayeni kıymetli hocamız Prof. Dr. Ayşe Baysal’ınbu süreçlerde büyük desteği ve emeği olmuştur. Kendisini bu özel günde rahmetle yad ediyoruz.
“Mahatma Gandi yanında çalıştıracağı kişilerde en az iki yıl gönüllü hizmet etme koşulu ararmış.Dernek çalışmaları gönüllülükle yürütülen önemli çalışmalardır. Bir oluşumu kurmak önemlidir ancakbu oluşumun faaliyetini sürdürmek çok daha önemlidir.” - Prof. Dr. Türkan Kutluay Merdol
Özetleyecek olursam, diyetisyenlik mesleğinin varlığı ve gelişimi kadar bilinçli bir toplum içinde buvarlığı sürdürebilir olması da oldukça mühimdir. Ülkemizde mesleğin tanımının ve çalışma alanlarınındaha da gelişmesini temenni eder ve tüm meslektaşlarımın diyetisyenler gününü kutlarım.
Kaynakça
1. Baysal, A. (2017). Beslenme (17. baskı). Hatipoğlu Yayıncılık.
2. Tayfur, M., Barış, O., Nazan Baştaş, N. (2017). Diyetisyenlik Eğitimi ve Meslek Etiği (3. baskı).Hatipoğlu Yayıncılık.