Tarihçilerin Kutbu bir Atatürk Askeri: Halil İnalcık
Tarihçilerin Kutbu Prof. Dr. Halil İnalcık Anısına...
Tarihçilerin Kutbu bir Atatürk Askeri: Halil İnalcık
Bu yazıyı Türk Tarihinin ve Tarihçiliğinin uluslararası alanda saygı duyulmasının
arkasındaki en önemli isimlerden biri olan “Tarihçilerin Kutbu” Prof. Dr. Halil İnalcık
hocanın vefatının 10. Yıldönümü vesilesiyle yazıyorum. Dün yakın tarihimiz ve cumhuriyet
tarihi açısından en önemli antlaşmalardan olan ve ulusal bağımsızlığımızın tapusu
sayılabilecek Lozan’ın yıldönümüydü. Bugün ise 25 Temmuz 2026, Türk Tarihçiliğinin en
önemli hocalarından olan İnalcık hocanın vefat yıldönümü.
Yazımın ana bölümüne neden “Tarihçilerin Kutbu bir Atatürk Askeri” başlığını
kullandığımı anlatarak başlamak istiyorum. Öncelikle kendisine “Atatürk Askeri”
benzetmesini Halil İnalcık bizzat kendisi yapar, şöyle der: “Atatürk’ün Mektebinde,
Atatürk’ün askeri gibi gece gündüz çalıştım”[1] İnalcık hocanın bu sözü Atatürk’ün ne kadar
çalışkan olduğunu vurgulaması ve onun nasıl örnek alınması gerektiği bakımından yol
gösterici olması dolayısıyla ayrıca önemlidir.
Merhum Halil İnalcık hoca Tarih bilimine sadece siyasi tarih odaklı değil, bütüncül ve
karşılaştırmalı olarak bakıp Türk tarihçiliğinde yeni bir metodun ve bakış açısının öncüsü
olmuştur. Kendisinin çalışma alanları Osmanlı Tarihi, Genel Türk Tarihi, Atatürk, Milli
Mücadele olarak çeşitlenmektedir ve İnalcık çalışmalarının pek çoğunda bu dönemleri
birbirinin devamı olarak görerek bütüncül bakış açısını üslubuna yansıtır. Kendisi “Osmanlı
ve Avrupa” isimli çalışmasında Osmanlı Tarihi ile Avrupa Tarihini karşılaştırmalı olarak
inceleyip Avrupa Tarihinde Osmanlı’nın konumunu ortaya koymayı amaçlaması bakımından
Osmanlı Tarihi literatürüne önemli bir katkı olmuştur. Hoca eserlerinde Osmanlı Tarihini;
Toplum yapısı, Ekonomik yapı, Devlet Teşkilatı, Osmanlı bürokrasisi ve siyaseti gibi konuları
bir arada ve birbirini etkileyen faktörler olarak ele almıştır. Ayrıca, Hocanın “Atatürk ve
Demokratik Türkiye” / “Milli Mücadele Tarihi” isimli eserleri de İnkılap Tarihi literatürüne
yeni bakış açısı, yeni yorumlar ve bazı yeni belgeler kazandırmış olmasının yanı sıra iyi birer
başlangıç eseri oldukları için önemli eserlerdir. Daha önce belirttiğim gibi, Hoca
çalışmalarında sadece siyasi tarih anlatımı değil, tarih anlatımının içine Hukuk - Sosyoloji –
Felsefe – Ekonomi gibi farklı alanlardan boyut katarak bir çeşit Entelektüel Tarih anlatımı
yapar. Bu ise “Tarihçilerin Kutbu” Halil Hoca’nın multidisipliner bilgi birikimine sahip bir
tarihçi olduğunu gösterir.
Hocanın çalışmaları arasında “Atatürk ve Demokratik Türkiye” isimli çalışması, beni
Lisans tarih öğrencisi olmaya ve Atatürk üzerine derinlemesine çalışmalar yapmaya itmiş
olması dolayısıyla hem Hocanın hem de kitabın benim için yeri ayrıdır. Hepimizin manevi
hocası Halil İnalcık hocayı saygı, sevgi ve minnetle anıyorum…
[1] Halil İnalcık, Tarihe Düşülen Notlar, Cilt2, Timaş Yayınları, s.66